4 kişiyle pazar kahvaltısı yapma şansınız olsa
nilgün marmara-didem madak-tezer özlü ve leyla erbil.
devamını gör...
aşık olmadan aşk acısı çekmek
duygusal müzik çaldığında hangi kız için üzülmeyi seçmekle aynı şey.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
berberice bir masal.
ıdir ~ a vava inouva
ıdir ~ a vava inouva
devamını gör...
ben seni abim olarak görüyorum
şarkısı bile yapılmıştır.
kadın ve erkeğin arkadaşlık aşamasında kadının karşı taraftan yeterince etkilenmemesi sonucu yaşanan durumdur.
kadın ve erkeğin arkadaşlık aşamasında kadının karşı taraftan yeterince etkilenmemesi sonucu yaşanan durumdur.
devamını gör...
ifadesi alınarak serbest bırakıldı
sonra başkalarının başına bela oldu..
devamını gör...
normal sözlük mafyasından kamuoyuna duyuru
sözlük mafyasının, hakkındaki çirkin ithamları savuşturmak ve paralel yapılanmaları hizaya sokmak amaçlı yaptığı duyurudur. metnimiz yalnızca bu seferlik uyarı niteliğinde olmakla birlikte, bir dahaki seferlerde bu kadar yumuşak davranılmayacaktır. kamuoyuna duyrulur.
devamını gör...
düşünmek
seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey...
fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum.
nazım hikmet ran
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey...
fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum.
nazım hikmet ran
devamını gör...
lisede en nefret edilen dersler
cuma günlerinin kabusu milli güvenlik.
herifin sorusuna yanıt verirdik,doğru olsa da kabul etmezdi ruh hastası.
19 mayıs cuma gününe denk gelmişti bir sefer,çok iyi olmuştu.
bir defa da cuma sabahı rapor almıştım.aksilik o hafta ders olmadı.
yaşasan da gebermiş olsan da umrumda değilsin iktidarsız viagracı pezevenk.
herifin sorusuna yanıt verirdik,doğru olsa da kabul etmezdi ruh hastası.
19 mayıs cuma gününe denk gelmişti bir sefer,çok iyi olmuştu.
bir defa da cuma sabahı rapor almıştım.aksilik o hafta ders olmadı.
yaşasan da gebermiş olsan da umrumda değilsin iktidarsız viagracı pezevenk.
devamını gör...
adolph ludwig knigge
sizlere bugün biraz görgü kurallarından bahsedeceğim.
tam adı; adolph franz friedrich ludwig freiherr knigge’dir. 1752 yılında almanya da doğmuş, henüz 44 yaşında 1796 yılında ölmüş alman yazardır. ölüm nedeni bilinmesede, mason ve illuminati bağlantısı nedeniyle, politik bir sebeple öldürülmüş olduğuna inanılır.
yazdığı kitap “über den umgang mit menschen” türkçeye “görgü kuralları” veya “ adabı-ı muaşeret” olarak çevrilmiştir. çeviri bana göre “insanın iletişimi üzerine” olmalıdır.
bakınız; kitabı ve yazarın resmi

450 sayfalık kitap, görgü kurallarını ve insanların iletişimin nasıl olması gerektiği konusunda yazılmış detaylı bir eserdir. öyle ki, bugün bir çok avrupa ülkesinde “knigge kuralları” adı altında orta ve lise düzeyindeki okullarda müfredata alınmıştır.
yazdığı kitap, bilimsel araştırmalara konu olmuş, hakkında makaleler yazılmıştır. knigge’ye ait başka kitaplarda bulunur ancak “görgü kuralları” kitabı ile tanınır. edebiyat bilimcisi prof. karl-heinz göttert, knigge'nin kitabını yakından incelemiş. göttert'e göre knigge'nin kitabı daha çok bir sosyal araştırma niteliğindedir. prof. göttert, knigge hakkında ise şöyle buyurur;
“pervasızca şunu söyleyebilirim: insanların bu konuda hiçbir bilgisi yok. knigge'nin eserleri arasında sekiz roman ile filozof kant ve edebiyatla ilgili incelemelerin de olduğunu kim biliyor? knigge o dönemde yazılabilecek herşeyi yazmış. çok sayıda eser vermiş ama kimsenin bundan haberi yok. çünkü hiçbiri okunmamış."
prof haklı. çünkü ben de sadece bu kitabını biliyordum.
gördüğünüz üzere pek değeri bilinmeyen bir yazardır knigge. ancak yazdığı “görgü kuralları” kitabı ile adeta bir marka olmuştur. almanya'da 'knigge', yani yazarın adı, adab-ı muaşeret kurallarını tanımlayan bir kavram. günümüzde alman kitapevlerinde davranış kurallarıyla ilgili kitaplar bu kategori altında bulunabiliyor.
bugün hayatımıza giren bir çok görgü kuralının yazılı mucididir demek yanlış olmaz.
edit: uyarılar üzerine üç beş on imla hatası düzeltilmiştir. çok iyi cümle deviririm.*
tam adı; adolph franz friedrich ludwig freiherr knigge’dir. 1752 yılında almanya da doğmuş, henüz 44 yaşında 1796 yılında ölmüş alman yazardır. ölüm nedeni bilinmesede, mason ve illuminati bağlantısı nedeniyle, politik bir sebeple öldürülmüş olduğuna inanılır.
yazdığı kitap “über den umgang mit menschen” türkçeye “görgü kuralları” veya “ adabı-ı muaşeret” olarak çevrilmiştir. çeviri bana göre “insanın iletişimi üzerine” olmalıdır.
bakınız; kitabı ve yazarın resmi

450 sayfalık kitap, görgü kurallarını ve insanların iletişimin nasıl olması gerektiği konusunda yazılmış detaylı bir eserdir. öyle ki, bugün bir çok avrupa ülkesinde “knigge kuralları” adı altında orta ve lise düzeyindeki okullarda müfredata alınmıştır.
yazdığı kitap, bilimsel araştırmalara konu olmuş, hakkında makaleler yazılmıştır. knigge’ye ait başka kitaplarda bulunur ancak “görgü kuralları” kitabı ile tanınır. edebiyat bilimcisi prof. karl-heinz göttert, knigge'nin kitabını yakından incelemiş. göttert'e göre knigge'nin kitabı daha çok bir sosyal araştırma niteliğindedir. prof. göttert, knigge hakkında ise şöyle buyurur;
“pervasızca şunu söyleyebilirim: insanların bu konuda hiçbir bilgisi yok. knigge'nin eserleri arasında sekiz roman ile filozof kant ve edebiyatla ilgili incelemelerin de olduğunu kim biliyor? knigge o dönemde yazılabilecek herşeyi yazmış. çok sayıda eser vermiş ama kimsenin bundan haberi yok. çünkü hiçbiri okunmamış."
prof haklı. çünkü ben de sadece bu kitabını biliyordum.
gördüğünüz üzere pek değeri bilinmeyen bir yazardır knigge. ancak yazdığı “görgü kuralları” kitabı ile adeta bir marka olmuştur. almanya'da 'knigge', yani yazarın adı, adab-ı muaşeret kurallarını tanımlayan bir kavram. günümüzde alman kitapevlerinde davranış kurallarıyla ilgili kitaplar bu kategori altında bulunabiliyor.
bugün hayatımıza giren bir çok görgü kuralının yazılı mucididir demek yanlış olmaz.
edit: uyarılar üzerine üç beş on imla hatası düzeltilmiştir. çok iyi cümle deviririm.*
devamını gör...
back to the future
geleceğe dönüş filmi hollywood'daki en iyi selam göndermelerin yapıldığı filmlerin başında gelir. johnny b. good sahnesi de; en iyi gönderme sahnelerinden birisidir. şöyle ki;
marty; 1985 yılından 1955 yılına zaman yolculuğu yapan bir gençtir. 1955 yılına geldiğinde; olayların akışı içerisinde, sahneye çıkacak bir gitaristin elinden yaralanmasından dolayı sahnede gitar çalması istenir marty'den, o da kabul eder ve çalar. ancak onun ritmi gerek orkestra gerekse de dinleyenler tarafından sevildiği için bir şarkı daha çalmasını isterler. 1985 yılındaki okuldaki seçmelerde beğenilmeyen marty, 1955'te beğenilmenin yarattığı ego ile çalmaya başlar, çaldığı şarkı işte bu johnny be good şarkısıdır.
gönderme işte burada başlıyor. çünkü o şarkı henüz yazılmamış/bestelenmemiştir. gerçekten o şarkı chuck berry tarafından 1959 yılında piyasaya sürülmüştür. marty 1985'ten, 1985te edindiği tüm bilgilerle geldiği için bu şarkıyı ezbere bilir, fakat haliyle 1955te yaşayan hiç kimse orkestra da dahil bu şarkıyı bilmez. bu sebeple de marty şarkıya başlamadan önce der ki; "bu şarkı eskilerdendir, şey yani benim geldiğim yerde eskiler bilir" tarzında saçmalıyor. sonrasında çaldıkça ritmiyle tüm salondakileri içine alan şarkı çok beğenilir çünkü daha önce hiç duyulmamıştır.
ve işte göndermenin can alıcı sahnesi geliyor.
marty şarkıyı can hıraç bir şekilde çalmaya devam ederken, arkadaki solist sahneden çıkıp telefonla birini arıyor ve diyor ki;
m: hey chuck. ben marvin.
c: (hangi marvin? )
m: kuzenin marvin berry. hani şu uzun zamandır aradığın tını vardı ya; sanırım onu buldum.. işte bak dinle..
ve chuck berry'ye şarkıyı dinletir.
yani şarkıyı besteleyen chuck berry'nin nereden ilham aldığını anlatmak için çok akıllıca bir gönderme ve selamlama çeşidi.
buna benzer bir gönderme de, yukarda bahsettiğim okul seçmelerinde yapılır.
marty ve arkadaşları "huey lewis and the news" grubunun "the power of love" şarkısını hard rock tarzda söylemektedirler. bu sebeple de jüri tarafından beğenilmemişlerdir. ancak buradaki gönderme jüridedir. çünkü jüride bulunan öğretmenlerden bir tanesini şarkının gerçek sahibi huey lewis oynamaktadır ve marty'e
"ı'm afraid your just too darn loud" (korkarım ki çok gürültücüsünüz) demektedir.
what a humour maaaannn !!!
daha buna benzer çok gönderme dolu olan geleceğe dönüş film serisi, çoğu kimse farkında olmasa bile cem yılmazın gora-arog-yahşi batı üçlemesine ve içindeki esprilere de esin kaynağı olmuştur. arif ve 216 da az köfte değildir gönderme konularında..
marty; 1985 yılından 1955 yılına zaman yolculuğu yapan bir gençtir. 1955 yılına geldiğinde; olayların akışı içerisinde, sahneye çıkacak bir gitaristin elinden yaralanmasından dolayı sahnede gitar çalması istenir marty'den, o da kabul eder ve çalar. ancak onun ritmi gerek orkestra gerekse de dinleyenler tarafından sevildiği için bir şarkı daha çalmasını isterler. 1985 yılındaki okuldaki seçmelerde beğenilmeyen marty, 1955'te beğenilmenin yarattığı ego ile çalmaya başlar, çaldığı şarkı işte bu johnny be good şarkısıdır.
gönderme işte burada başlıyor. çünkü o şarkı henüz yazılmamış/bestelenmemiştir. gerçekten o şarkı chuck berry tarafından 1959 yılında piyasaya sürülmüştür. marty 1985'ten, 1985te edindiği tüm bilgilerle geldiği için bu şarkıyı ezbere bilir, fakat haliyle 1955te yaşayan hiç kimse orkestra da dahil bu şarkıyı bilmez. bu sebeple de marty şarkıya başlamadan önce der ki; "bu şarkı eskilerdendir, şey yani benim geldiğim yerde eskiler bilir" tarzında saçmalıyor. sonrasında çaldıkça ritmiyle tüm salondakileri içine alan şarkı çok beğenilir çünkü daha önce hiç duyulmamıştır.
ve işte göndermenin can alıcı sahnesi geliyor.
marty şarkıyı can hıraç bir şekilde çalmaya devam ederken, arkadaki solist sahneden çıkıp telefonla birini arıyor ve diyor ki;
m: hey chuck. ben marvin.
c: (hangi marvin? )
m: kuzenin marvin berry. hani şu uzun zamandır aradığın tını vardı ya; sanırım onu buldum.. işte bak dinle..
ve chuck berry'ye şarkıyı dinletir.
yani şarkıyı besteleyen chuck berry'nin nereden ilham aldığını anlatmak için çok akıllıca bir gönderme ve selamlama çeşidi.
buna benzer bir gönderme de, yukarda bahsettiğim okul seçmelerinde yapılır.
marty ve arkadaşları "huey lewis and the news" grubunun "the power of love" şarkısını hard rock tarzda söylemektedirler. bu sebeple de jüri tarafından beğenilmemişlerdir. ancak buradaki gönderme jüridedir. çünkü jüride bulunan öğretmenlerden bir tanesini şarkının gerçek sahibi huey lewis oynamaktadır ve marty'e
"ı'm afraid your just too darn loud" (korkarım ki çok gürültücüsünüz) demektedir.
what a humour maaaannn !!!
daha buna benzer çok gönderme dolu olan geleceğe dönüş film serisi, çoğu kimse farkında olmasa bile cem yılmazın gora-arog-yahşi batı üçlemesine ve içindeki esprilere de esin kaynağı olmuştur. arif ve 216 da az köfte değildir gönderme konularında..
devamını gör...
bilim tarihi
isminden de anlaşılacağı üzere bilimsel bilginin oluşumu gelişimi ıdısının dıdısının incelenmesidir. insanlık tarihi olarak da düşünebiliriz. insanın doğayı ve kendisini anlama yolunda heybesine neler doldurduğu incelenir bi bakıma bu alanda. gerek kronolojik bir yöntemle gerek de medeniyetler çerçevesinde araştırmalar yapılmaktadır.
ek olarak: bilimlerin teknik kısımlarının yanında felsefeleri ile bir okuma yapıldığında daha sağlam bir inceleme yapılmış olur. *
not. başlangıç seviyesinde okuma yapmak isteyene kaynak tavsiyesi yapabilirim.
ek olarak: bilimlerin teknik kısımlarının yanında felsefeleri ile bir okuma yapıldığında daha sağlam bir inceleme yapılmış olur. *
not. başlangıç seviyesinde okuma yapmak isteyene kaynak tavsiyesi yapabilirim.
devamını gör...
#guneseumutol
giresun'da yaşayan küçücük bir bebek güneş, sma hastası, ailesi tedavisi için bir kampanya başlatmış. tedavisi için gereken paranın %14ü toplanmış.
twitter'da ve instagram'da; guneseumutol hesaplarından ulaşılabilir kampanyaya, instagramda geliri güneş'in tedavisinde kullanılmak üzere bir de alışveriş sayfası açılmış. belki destek olmak istersiniz.
twitter'da ve instagram'da; guneseumutol hesaplarından ulaşılabilir kampanyaya, instagramda geliri güneş'in tedavisinde kullanılmak üzere bir de alışveriş sayfası açılmış. belki destek olmak istersiniz.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
yağmurlardan sonra büyürmüş başak
meyvalar sabırla olgunlaşırmış
birgün gözlerimin ta içine bak
anlarsın ölüler niçin yaşarmış
yağmurlardan sonra büyürmüş başak
meyvalar sabırla olgunlaşırmış
birgün gözlerimin ta içine bak
anlarsın ölüler niçin yaşarmış
yağmurlardan sonra büyürmüş başak
devamını gör...
geceye bir bilgi bırak
victoria döneminde anti sevgililer günü denilen bir gün vardı ve birbirlerinden hoşlanmayan insanlar birbirlerine içinde kaba şiirlerin olduğu olduğu mektuplar ve karpostallar yolluyordu.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ben de dinliyorum bu sefer programı. haluk levent konserlerine gittiğim zamanlar geldi aklıma, vay bee.
devamını gör...
gençlerdeki işsizlik oranının artması
gençler ülkenin geleceği diye övünüyoruz ama gençler işsiz, gençler okullarda sorun yaşıyor. gençlik başlamadan yok oluyor git gide.
türkiye istatistik kurumu’nun (tüik) “işgücü istatistikleri, kasım 2020” raporu, türkiye genelinde işsizlik ve istihdam sorununun artarak devam ettiğini gösterirken bu durum gençlerde daha yakıcı hale geldi.
buradan
türkiye istatistik kurumu’nun (tüik) “işgücü istatistikleri, kasım 2020” raporu, türkiye genelinde işsizlik ve istihdam sorununun artarak devam ettiğini gösterirken bu durum gençlerde daha yakıcı hale geldi.
buradan
devamını gör...
afgan göçmenlerin van'dan giriş yapması
zaten sıkıntılı ülkeye daha fazla sıkıntı getirmeye gelmişlerdir. hoş gelmişler!
devamını gör...
ben onsuz yaşayamam
acı ama gerçek olan bir şey söyleyeyim yaşanıyor.
bu söylediğimiz kişi kim olursa olsun bir gün onsuz yaşamayı öğreniyoruz. ayrılık ne ki insanlar ölüm acısına alışıp hayatlarına devam ediyor. o yüzden bu kadar büyük cümleler kurmamak lazım sanki ha?
"yaşayanlar unutmuştu bizi
biz öldüğümüzle kalmıştık."
bu söylediğimiz kişi kim olursa olsun bir gün onsuz yaşamayı öğreniyoruz. ayrılık ne ki insanlar ölüm acısına alışıp hayatlarına devam ediyor. o yüzden bu kadar büyük cümleler kurmamak lazım sanki ha?
"yaşayanlar unutmuştu bizi
biz öldüğümüzle kalmıştık."
devamını gör...

