bir kadınla evlenmek vs bir kadınla eğlenmek
eglenemeyecegin bir kadınla ya da adamla evlenmek bir çeşit intihar değil midir yaa..
devamını gör...
oksmrn1
8 şarkıdan oluşan stabil albümüdür.
7 dakika önce yayınlandı. albümün kapağını rezalet buldum. parçaları dinliyorum.
parçalar şu şekilde
stabilly the kid
bıllboard
nankör
karanlık
alıştım artık
nefret feat neva
mathılda feat ati 242
seke seke
albümü dinledim. beğendiğim parçalar oldu. beğenmediğim parçalar oldu. genel olarak iyi bir albüm olduğunu düşünüyorum.
albümün iyi yanları beatler ve stabilin beğenilen tarzının tam gaz devam etmesi.
kendisinin flow matematiğini zaten çok eskiden beri seviyorum. sevmediğim yanı ise featlerin kısıtlı olması. iki adet feat var. bir tanesini çok beğendim. diğer feat berbat olmuş bence. piyasa işi yapmaya kalkmışlar. yapabilirler ama söylemlerle çelişince komik oluyor.
albüm genel olarak bir şeyler anlatmaya çalışıyor ama anlatılanlar çok ucuz. çok klasik. eskidi artık. sürekli aynı şeyleri anlatıyor. stabil gibi başarılı bir rapçinin wack mc olma adayı olması beni üzüyor.
tamam abi anladım. çocukluğun kötü geçti. apartman ve kömürlük gidip gelmesi tamam anlıyorum. hep rapçiydin sokakta zorluk çektin. yeter artık. yeni içerikler yeni şeyler denemen lazım. bayıyor bir süre sonra. bir diğer eleştirim ise albümün kapağı. bu nasıl bir kapak yahu. sene 2021 oldu. kapağı ekleyip yazımı sonlandırıyorum.
7 dakika önce yayınlandı. albümün kapağını rezalet buldum. parçaları dinliyorum.
parçalar şu şekilde
stabilly the kid
bıllboard
nankör
karanlık
alıştım artık
nefret feat neva
mathılda feat ati 242
seke seke
albümü dinledim. beğendiğim parçalar oldu. beğenmediğim parçalar oldu. genel olarak iyi bir albüm olduğunu düşünüyorum.
albümün iyi yanları beatler ve stabilin beğenilen tarzının tam gaz devam etmesi.
kendisinin flow matematiğini zaten çok eskiden beri seviyorum. sevmediğim yanı ise featlerin kısıtlı olması. iki adet feat var. bir tanesini çok beğendim. diğer feat berbat olmuş bence. piyasa işi yapmaya kalkmışlar. yapabilirler ama söylemlerle çelişince komik oluyor.
albüm genel olarak bir şeyler anlatmaya çalışıyor ama anlatılanlar çok ucuz. çok klasik. eskidi artık. sürekli aynı şeyleri anlatıyor. stabil gibi başarılı bir rapçinin wack mc olma adayı olması beni üzüyor.
tamam abi anladım. çocukluğun kötü geçti. apartman ve kömürlük gidip gelmesi tamam anlıyorum. hep rapçiydin sokakta zorluk çektin. yeter artık. yeni içerikler yeni şeyler denemen lazım. bayıyor bir süre sonra. bir diğer eleştirim ise albümün kapağı. bu nasıl bir kapak yahu. sene 2021 oldu. kapağı ekleyip yazımı sonlandırıyorum.
devamını gör...
drazen petrovic
1964 doğumlu, hırvat eski basketbolcu. kimilerine göre avrupa'nın gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu olan petrovic, 1993 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiş.
petrovic kariyerine ülkesi takımlarından sibenka'da başlamış. ardından cibona takımına geçen petrovic burada geçirdiği 4 yıldan sonra real madrid'e transfer olmuş. real madrid'de de 1 yıl kaldıktan sonra, 1989 yılında nba takımlarından portland trail blazers'a transfer olmuş. avrupa'da neredeyse kazanmadığı kupa kalmayan petrovic'in pik yaptığı turnuva ise 1990 dünya kupası olmuş. o zamanlar avrupa'nın en iyi milli takımı yugoslavya ile dünya şampiyonluğunu kazanmışlar. takım arkadaşlarından vlade divac final maçında sahaya hırvat bayrağı ile atlayan birinin elinden bayrağı alıp yere atmış ve ülkede büyük ses getirmiş. sırbistan'da kahraman ilan edilirken hıvatistan'da ise baş düşman olarak görülmeye başlanmış. petrovic'in de en yakın arkadaşı olan divac ile bu olaydan sonra arası açılmış ve bir daha görüşmemişler. zaten
bu olay iç savaş zamanlarında oluyor ve hırvatistan 1991'de yugoslavya'dan ayrıldığı için de petrovic hırvatistan milli takımı forması giymeye başlıyor. 1992 yılında da dönemin rüya takımı diye adlandırılan amerika birleşik devletleri milli takımına karşı çok iyi oynasa da olimpiyatlarda hırvatistan ile 2. olmuşlar. yugoslavya o dönem ayrılmasaydı bu takımı yenerdi diyenlerin sayısı da az değil.
nba'de ise portland ile istediği süreleri bulamamış. o dönem takımda clyde drexler gibi bir ismin olması da bunda önemli bir etken olmuş ve new jersey nets takımına geçmiş. bu takımda kendini bulan petrovic 2 sene arka arkaya 20 sayı ortalamayı geçmiş. michael jordan'a zor anlar yaşattığı ikonik bir maçı da mevcut. 1993 yazında milli takım ile avrupa şampiyonası elemelerinde forma giymiş. aslında o elemelerde forma giymese de takımı zorlanmazdı ama o kaptan olduğu için takımı ile beraber olmak istemiş. fakat o dönem almanya'da kız arkadaşı var ve takım ile birlikte hırvatistan'a dönmek yerine münih'de kafileden ayrılıp kız arkadaşı ile araba yolculuğuyla ülkesine dönmeye karar vermiş. arabayı kız arkadaşı kullanıyormuş ve kız arkadaşının hatası ile bir kaza geçirmişler. kazada ise maalesef petrovic kurtulamamış.
once brothers adında çok iyi bir belgeseli mevcut. özellikle divac ile aralarında olan ilişki güzel işlenmiş. yine pek kimsenin bilmediği; ölümü ile sonuçlanan kazada arabada türk bir basketbolcu da bulunuyormuş. hilal edebal isimli kişi o dönem milli takımda da oynuyormuş ama kazadan sonra maalesef basketbol hayatı bitmiş.
petrovic kariyerine ülkesi takımlarından sibenka'da başlamış. ardından cibona takımına geçen petrovic burada geçirdiği 4 yıldan sonra real madrid'e transfer olmuş. real madrid'de de 1 yıl kaldıktan sonra, 1989 yılında nba takımlarından portland trail blazers'a transfer olmuş. avrupa'da neredeyse kazanmadığı kupa kalmayan petrovic'in pik yaptığı turnuva ise 1990 dünya kupası olmuş. o zamanlar avrupa'nın en iyi milli takımı yugoslavya ile dünya şampiyonluğunu kazanmışlar. takım arkadaşlarından vlade divac final maçında sahaya hırvat bayrağı ile atlayan birinin elinden bayrağı alıp yere atmış ve ülkede büyük ses getirmiş. sırbistan'da kahraman ilan edilirken hıvatistan'da ise baş düşman olarak görülmeye başlanmış. petrovic'in de en yakın arkadaşı olan divac ile bu olaydan sonra arası açılmış ve bir daha görüşmemişler. zaten
bu olay iç savaş zamanlarında oluyor ve hırvatistan 1991'de yugoslavya'dan ayrıldığı için de petrovic hırvatistan milli takımı forması giymeye başlıyor. 1992 yılında da dönemin rüya takımı diye adlandırılan amerika birleşik devletleri milli takımına karşı çok iyi oynasa da olimpiyatlarda hırvatistan ile 2. olmuşlar. yugoslavya o dönem ayrılmasaydı bu takımı yenerdi diyenlerin sayısı da az değil.
nba'de ise portland ile istediği süreleri bulamamış. o dönem takımda clyde drexler gibi bir ismin olması da bunda önemli bir etken olmuş ve new jersey nets takımına geçmiş. bu takımda kendini bulan petrovic 2 sene arka arkaya 20 sayı ortalamayı geçmiş. michael jordan'a zor anlar yaşattığı ikonik bir maçı da mevcut. 1993 yazında milli takım ile avrupa şampiyonası elemelerinde forma giymiş. aslında o elemelerde forma giymese de takımı zorlanmazdı ama o kaptan olduğu için takımı ile beraber olmak istemiş. fakat o dönem almanya'da kız arkadaşı var ve takım ile birlikte hırvatistan'a dönmek yerine münih'de kafileden ayrılıp kız arkadaşı ile araba yolculuğuyla ülkesine dönmeye karar vermiş. arabayı kız arkadaşı kullanıyormuş ve kız arkadaşının hatası ile bir kaza geçirmişler. kazada ise maalesef petrovic kurtulamamış.
once brothers adında çok iyi bir belgeseli mevcut. özellikle divac ile aralarında olan ilişki güzel işlenmiş. yine pek kimsenin bilmediği; ölümü ile sonuçlanan kazada arabada türk bir basketbolcu da bulunuyormuş. hilal edebal isimli kişi o dönem milli takımda da oynuyormuş ama kazadan sonra maalesef basketbol hayatı bitmiş.
devamını gör...
30 yaş üstü alkolik bekar erkek yazar tayfası
nickim başlıkta sayılan tüm özelliklerin teminatıdır.
devamını gör...
kitap alıntıları
"daha genç olduğum ve daha kolay etkilendiğim yaşlarda, babamın bana verdiği bir öğüt, o gün bu gündür hiç aklımdan çıkmaz. “birini eleştirmeye kalktığında” demişti, “herkesin seninle aynı imkânlarla dünyaya gelmemiş olduğunu aklına getir.”"
muhteşem gatsby
muhteşem gatsby
devamını gör...
alımlı sekreter kuşu
zerafetiyle birçok kişiyi büyüleyen alımlı sekreter kuşu, yılan akbabasıgiller’den olup afrika’nın alçak otlarla kaplı alanlarında yaşar. sagittarius serpentarius, kibar görüntüsüne bakıp aldanan yılanları ayak darbeleriyle öldürerek yer. başının arkasından çıkan siyah uçlu tüyler eski zamanlarda sekreterlerin kulak arkalarına sıkıştırdıkları tüy kalemleri hatırlattığından bu adı almıştır.
çok yüksek bacaklı ve 125 cm uzunluğunda olan secretary bird insanlara çok faydası dokunan bir kuştur. afrika yerlileri bu kuşu evcilleştirip tarlalarını kemirici ve böceklerin zararından korumuşlardır.
çok yüksek bacaklı ve 125 cm uzunluğunda olan secretary bird insanlara çok faydası dokunan bir kuştur. afrika yerlileri bu kuşu evcilleştirip tarlalarını kemirici ve böceklerin zararından korumuşlardır.
devamını gör...
birini olduğu gibi kabul etmek
bir insana yapılabilecek en büyük iyiliklerden biridir.
devamını gör...
au hasard balthazar
1966 fransa - isveç ortak yapımı dramatik filmdir. özgün adı au hasard balthazar olan film mayıs 1971'de türk sinematek derneği'nde özgün adıyla gösterildi. vikipedi
bir eşeğin bir insanla kesişen ve benzeşen yaşam öyküsüdür konusu. eşeğin çektiklerini izledikçe bir ağlama tutturmuşumdur film boyunca. bir sahne vardır ki unutulmaz; eşek inatçıdır tabiatı gereği, bu bilinir. çoğu filmde olduğu gibi arzı endam eden filmin korkunç kötü oğlanı onun inadını kırmak için kuyruğunu tutuşturup araziye salar. o günden sonra hiç inat etmez bizim eşek.
benim ana karakter ile kurduğum özdeşim gereğince ki bu zorunlu değil ya, filmleri film lan bu ne ağlıyorsun diyerek izleyen, çıtasını "hızlı ve öfkeli"serisinden yukarıya çıkarmamışlara daima öykünürüm. yaşamım boyunca sanıyorum iki-üç yaşlarımdan itibaren benim de inadımı kıran pek çok olay, durum ve maaselef bir kısmı bilinçli olan kötülük görmüşümdür.sonuç itibarıyla halen bir miktar inadım kaldı ve başıma geleceği bildiğimden yani sonumu hazırladığımı bildiğimden yapacağımı yapıp ettikten sonra kollarımı kimseye zahmet olmasin diyerek bizzat ben zincirlerim. sonra da her sade kul gibi canımı canla donatan güce yalvarırım, duymaz da, vakti saati der biri. herhalde bir teyzedir, adını hatırlayamam ve yeme içmesi kesilmeyince onu ekler. sarı perde kapanır. beyaz perdeyi yanımdaki 9 numaralı koltukta oturan ve o da benim gibi film boyunca ağlayan kadına vermiş olmalılardır. belli ki temizlik hastasıdır. inadını böyle kırar. hepimizin yöntemleri ayrıdır. kimseye zahmet olmasındır.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
maviye,
maviye çalar gözlerin,
yangın mavisine
rüzgarda asi,
körsem,
senden gayrısına yoksam,
bozuksam,
can benim, düş benim,
ellere nesi?
haydi gel,
ay karanlık...
itten aç,
yılandan çıplak,
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim,
sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
ne olur gel,
ay karanlik...
dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cigaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hain, cıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
en leylim gecede ölesim tutmuş,
etme gel,
ay karanlik...
ahmet arif*
maviye çalar gözlerin,
yangın mavisine
rüzgarda asi,
körsem,
senden gayrısına yoksam,
bozuksam,
can benim, düş benim,
ellere nesi?
haydi gel,
ay karanlık...
itten aç,
yılandan çıplak,
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim,
sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
ne olur gel,
ay karanlik...
dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cigaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hain, cıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
en leylim gecede ölesim tutmuş,
etme gel,
ay karanlik...
ahmet arif*
devamını gör...
ilk seksi hayal kırıklığı olan insan
(bkz: entry nick uyumu)
devamını gör...
yeni bir sayfada sana bakmak
yılmaz erdoğan şiiri.
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
"içinde benzetmeler olan"
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok ..
.....
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah'a inanmaktır
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
"içinde benzetmeler olan"
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok ..
.....
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah'a inanmaktır
devamını gör...
uykusuzluktan gebermek
ara ara yaptığım eylem.
bazen bundan garip bir şekilde haz alıyorum.
ama uyumuyorum. çünkü;
uyursan, ölürsün!
bazen bundan garip bir şekilde haz alıyorum.
ama uyumuyorum. çünkü;
uyursan, ölürsün!
devamını gör...
ertuğrul fırkateyni
sultan abdülhamit tarafından japonya'ya gönderilen, fakat dönüş yolunda talihsiz şekilde batan geminin ismi.
devamını gör...
fyodor dostoyevski isimli şahsın borcumu 4 aydır ödememesi rezaleti
maalesef bıçağın kemiğe dayanması, ve hatta burama kadar gelmesi neticesinde açmak istediğim rezzalet gibi rezzaalet başlığı.
fyodor mihayloviç dostoyevski isimli şahısa 4 ocak 1861 tarihinde borç verdim. bilen bilir cömert adamımdır, zorda kalana, darda kalana ve hatta barda kalana fark etmeksizin yardım ederim. bu arkadaş da kaldığım apartta beni sık sık ziyarete gelirdi, ta ki dört ay öncesine kadar.
petersburg'un karlı, soğuk ve puslu bir sabahında gözlerimi yine her zamanki gibi açmış ve memuriyet dairesine yola koyulmadan evvel soğuk su ve derimi iyice sertleştiren o kör bıçakla tıraşımı olmaktaydım. kapı birdenbire sanki yarınlar yokmuş gibi tokmaklanmaya başladı, bereket versin ses apartta boyunca yankılanmasına ve alt komşum olan albay emeklisi rodyon ivanoviç'in kapıya çıkmasına neden olmuştu. kapıyı açtım, karşımda kan ter içinde kalan fyodor'u gördüm:
"yoldaş dimitri! kuzum dimitri!"
"ne oldu yoldaş fyodor?"
pekala memnuniyetsiz bakışlara sahipti doğrusu, bunun sebebini anlayamamıştım.
"tefeciler kuzum! iki aydır borcumu ödemediğim için topuklarıma sıkacaklar, aziz petrus aşkına kuzum bana biraz borç verir misiniz?"
afyon kutumdan bir fırt çektim, kapının ağzında duran bu çaresiz adamı öylesine gönderip vicdanım ile çetin bir savaşa girmekten imtina ediyor ve vicdanımı dinliyordum doğrusu:
"para senin köpeğin olsun yoldaş, hele dur soluklan. ne kadar borcun var?"
"5000 ruble yoldaş, biliyorum bu miktar..."
"yuh ulan deve!"
"yoldaş dimitri, sana hemen faiziyle..."
"tamam tamam bakarız çaresine"
"ulu tanrı sana ışığını bağışlasın yoldaş!"
"tamam tamam çıkabilirsin, bir daha da böyle abuk sabuk işlere bulaşma"
kapının ağzında dikiliyordu, kafamla ona selam verdim, o da çıkması gerektiğini anlamıştı. petersburg'un adamlarının tefecilerle işi bitmezdi doğrusu, binaenaleyh kumarı da bitmezdi.
gelgelelim bu adam bana 4 aydır ne borç ödüyor, ne de selam veriyor. apartmanın sahibi sonya hanım'a kira verdiğini biliyorum, ancak apartta benimle karşılaşmamak için hep geceleri geliyor. rezaletin daniskası..
söyle bakalım sözlük, ne yapayım şimdi ben?
fyodor mihayloviç dostoyevski isimli şahısa 4 ocak 1861 tarihinde borç verdim. bilen bilir cömert adamımdır, zorda kalana, darda kalana ve hatta barda kalana fark etmeksizin yardım ederim. bu arkadaş da kaldığım apartta beni sık sık ziyarete gelirdi, ta ki dört ay öncesine kadar.
petersburg'un karlı, soğuk ve puslu bir sabahında gözlerimi yine her zamanki gibi açmış ve memuriyet dairesine yola koyulmadan evvel soğuk su ve derimi iyice sertleştiren o kör bıçakla tıraşımı olmaktaydım. kapı birdenbire sanki yarınlar yokmuş gibi tokmaklanmaya başladı, bereket versin ses apartta boyunca yankılanmasına ve alt komşum olan albay emeklisi rodyon ivanoviç'in kapıya çıkmasına neden olmuştu. kapıyı açtım, karşımda kan ter içinde kalan fyodor'u gördüm:
"yoldaş dimitri! kuzum dimitri!"
"ne oldu yoldaş fyodor?"
pekala memnuniyetsiz bakışlara sahipti doğrusu, bunun sebebini anlayamamıştım.
"tefeciler kuzum! iki aydır borcumu ödemediğim için topuklarıma sıkacaklar, aziz petrus aşkına kuzum bana biraz borç verir misiniz?"
afyon kutumdan bir fırt çektim, kapının ağzında duran bu çaresiz adamı öylesine gönderip vicdanım ile çetin bir savaşa girmekten imtina ediyor ve vicdanımı dinliyordum doğrusu:
"para senin köpeğin olsun yoldaş, hele dur soluklan. ne kadar borcun var?"
"5000 ruble yoldaş, biliyorum bu miktar..."
"yuh ulan deve!"
"yoldaş dimitri, sana hemen faiziyle..."
"tamam tamam bakarız çaresine"
"ulu tanrı sana ışığını bağışlasın yoldaş!"
"tamam tamam çıkabilirsin, bir daha da böyle abuk sabuk işlere bulaşma"
kapının ağzında dikiliyordu, kafamla ona selam verdim, o da çıkması gerektiğini anlamıştı. petersburg'un adamlarının tefecilerle işi bitmezdi doğrusu, binaenaleyh kumarı da bitmezdi.
gelgelelim bu adam bana 4 aydır ne borç ödüyor, ne de selam veriyor. apartmanın sahibi sonya hanım'a kira verdiğini biliyorum, ancak apartta benimle karşılaşmamak için hep geceleri geliyor. rezaletin daniskası..
söyle bakalım sözlük, ne yapayım şimdi ben?
devamını gör...
kadın cinayetlerinde yanlış tercih gerçeği
ne demek yanlış tercih? gel de sinir olma! ben bir erkeğin içten içe psikopat olup olmadığını nerden bilebilirim? adam, bilgili, kültürlü, kendini geliştirmiş, insanlara ve hayvanlara saygılı, arkadaşlarına ve ailesine karşı nazik, düşünceli ama psikopat çıktı.. eee bu durumda kadının tercihi mi yanlış? aynı şey erkek için de geçerli. psikopat kadınlar yok mu sanıyorsunuz ya da erkeğin şiddet görmediğini mi sanıyorsunuz? bazen seçtiğimiz insanlar kendilerini çok güzel kamufle edebilir ve yıllarca size gerçek yüzünü göstermeyebilir. bu durumda çok da yapılacak bir şey kalmıyor. buna talihsizlik denir. ayrıca yeter şu saçma sapan genellemeler içeren ekşi sözlükçü başlıklarınıza.
devamını gör...
en güzel yolculuk
planlı olmayan aniden yapılan yolculuklar güzeldir.
en güzeli ise bence en özgür olduğun zamanda yapılandır.
en güzeli ise bence en özgür olduğun zamanda yapılandır.
devamını gör...
kediler konuşabilse ilk söyleyecekleri sözler
tepelere çıkıp bize attıkları bakışı tâbi ki,
hepinizden iğreniyorum.*
hepinizden iğreniyorum.*
devamını gör...
sözlük yazarlarının kendilerine ait sözleri
“seni söylemenin ayıplandığı bir coğrafyaya direnirken kadraja yakalanan asil bir gülümsemedir, çehreme upuzun ve ısrarla astığım.”
devamını gör...
