haklı olan bir serzeniş. biz bayramlarımızı hafta içine gelsin de dokuz gün egeye kaçalım, köye gidelim diye bekliyoruz artık. eskide kaldı böyle detaylar. benim bayramlardaki en güzel anılarım çocukluğumda kaldı.
devamını gör...

sevmeyelim de taşa mı dönelim yiyeceği.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

amacım hedef göstermek değil asla ama kampanyayı desteklemeyen yazar nasıl bir veri analizi yapmış, merak etmemek elde değil.

1 çocuğu kurtarmak yerine 100 çocuk nasıl, ne anlamda kurtarılabilir; bu kıyaslama neye göre yapılır? evladı için dünyayı yakabilecek bir ebeveyne bu karşılaştırma nasıl açıklanır? insan denilen varlık sadece bir sayıdan ibaret midir? ateş düştüğü yeri yakarken dışarıdan izleyerek yorum yapmak neden bu kadar kolay? son olarak, evladı olmayanlar böyle üstten üstten ahkâm kesmeseler mi acaba? varsa da söyleyecek sözüm yok artık.
devamını gör...

ilgi ve alaka.

ikisi zaten aynı sözcük.
devamını gör...

selenayı çağırın.
devamını gör...

3 idiots. canım ne zaman sıkılsa açıp izliyorum. o sisteme yapılan zekice eleştiriyi görüyor ve takdir ediyorum.
devamını gör...

regl olmamak. bıktım vallahi karın ağrısından, pede para yetiştirmekten.*
devamını gör...

benim canım babannem. bilen bilir, trabzon ekmeği, sert kabuklu olur. rahmetli, çiğneyemezdi o kabukları, bana verirdi. ben kabuğunu yerdim o içini. ne güzel bir ekip olmuştuk.
bizi bırakıp ebedi aleme göçtüğünden beri, ekmek yiyemez oldum. içini biri yemeden kabuğunu bana vermeden, tadı yok ekmeğin.
devamını gör...

kalın bacaklı kadındır. birçok görsel atılmış o zaman ben de atayım şuraya favori bacağımı. madem öyle işte böyle;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ölene kadar ince bel ve kalın bacağı savunacağız ulan.
devamını gör...

nazım'a göre küsmek;
kızdım ama hala buradayımdır, gitmiyorumdur, gidemiyorumdur. demekmiş.
dürüstçe,çocukça,saf ve yalansızmış. durduk yere küsmeyelim tabii ama gerekli olduğunda bizi kimse tutmasın. anlaşılmak değil mi mesele.değer verdiklerimize tepkimiz çocukça olsun yani masumca.
devamını gör...

bu nasıl bi genellemedir?
devamını gör...

böyle bir şey yoktur. atatürkçülük, atatürk'ün ilkelerinin peşinden gitmek demektir. bu ilkeleri benimsemek ve böylece cumhuriyeti korumak demektedir. atatürkçü bir eğitim sistemi yoktur. atatürk'ün ilkelerinden güç alan "çağa adapte olabilen" bir eğitim sistemi vardır. aradaki farkı anlamayanlar, "kemalist eğitim sistemi şöyle böyle re re rö" derler. bugün, özellikle de laiklik ilkesi sayesinde öğrenciler karma eğitim görebiliyor. bugün, özellikle de inkılapçılık ilkesi sayesinde çağdaş (uygulanabildiğince) bir eğitim sistemi var. bugün, özellikle de cumhuriyetçilik sayesinde birileri bizim padişahımız değil ve biz de onların kulu değiliz. tabii sapla samanı ayıramayan insanlar her yerde bir şeyleri tersten anlamaya meyillidirler. sistemin kendisini direkt eleştiremezler de, sistemi uygulayanlar ya da yanlış anlayanlar üzerinden sistemi karalamaya çalışırlar. onlara, ulu önder atatürk'ün şu sözünü hatırlatmak isterim:


milli eğitim´in gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir.


eğer bu gün atatürk'ün ilkelerinden uzaklaşmamış bir eğitim sistemi olsaydı, o zaman ne liyakat sorunu olurdu ne de ekonomik çıkmazlar yaşanırdı.
devamını gör...

alışkanlıktır.
ben de uzun cümleler arasında bir şeyler ararım genelde.
bulduklarım:
* * * *
devamını gör...

1918'de ispanyol gribi sırasında abd'de çekilmiş bir fotoğraf. "maske tak, yoksa hapse gir." tarih gerçekten tekerrürden ibaret.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

condylura cristata adıyla da bilinen köstebekgiller familyasından bir canlı. diğer köstebek türlerinden ilk bakışta ayrılır. burunun ucundaki simetrik 22 adet duyargamsı uzantı vardır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu konuyla alakalı bilmem kaç sayfa yazı yazılır. yıllardır aynı tartışma, bu konunun insanlari bir neden rahatsız ettiğini anlamakta güçlük çekiyorum. isteyen istediğini giyer, başörtüyü ister takar ister takmaz. kimse kimsenin özgürlüğünü kısıtlama hakkına sahip değildir diye düşünüyorum tabii bir başkasına zarar vermediği sürece. senelerdir aynı tartışmayı duymaktan hiç kimse bıkıp usanmadı mı?
devamını gör...

bir burhan altıntop olmasam da çirkin feysimi güldüren yazarlar olduğu için butonu kırarcasına favoriliyorum hakkımda yazılan o güzel yazıları...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
edit: ben daha hiç başlık açmadığım için nickaltı olarak yorumladım, sori..
devamını gör...

hem kitabına hem de biraz filmine değineceğim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
fareler ve insanlar,
nobel ödüllü yazar john steinbeck 'in eşsiz eseri.
kitabı okurken aklımda, yazarın hayatı acaba nasıldı sorusu vardı. çünkü çiflik hayatı tasviri o kadar iyiydi ki sanki yazar da o çiflik çalışanıydı, george ve lennie'nin ile aynı oda da kalıyordu. hikaye de bu kadar yakından geldi. hem sıcaktı hem de hayatın kendisi gibi zorbaydı.
yazarlık dışında steinbeck; tezgahtarlık, ırgatlık, marangozluk, laborantlık, boyacılık, kapıcılık gibi birçok işte çalışmış. demek ki, işçi sınıfının yaşam koşullarını çok iyi bilmesi kitaplar da gerçekliği olduğu gibi yansıtılmasına neden olmuş.

iki zıt karakter: akıllı george,
aklı sadece tavşanlarda olan, öküz kuvvetinde lennie( yumuşacık olan herşeye karşı konulmaz ilgisi olan, kalbi pamuk şekeri kıvamında ama yoksun olan aklının zorbalığında) george'ye sıkı sıkıya bağlı. bu ikisinin ortak olan tek noktası ise hayalleri. özgürce yaşayabilecekleri sadece kendilerine ait bir yer. lennie'nin, zencinin, yaşlı adamın rahatça nefes alabileceği bir yer. ayrımcılık yapılmayan, birlik ve beraberlik içinde yaşanılacak o yer. ve o yeri süsleyen bir sürü tavşan... konuyu sadece hayallerle anlatabildim çünkü devamını getiremeyeceğim..
hayaller ile başlayıp imkansızlıklarla son bulan bu kitap anlatımıyla bir oturuşta okunuyor anca bunu söyleyebilirim.

filmi için de aynısını söyleyebilirim. kitaba sadık kalınmış, işleyiş neredeyse bire bir. 92 yapımı film de george milton'a gary sinise, lennie small karakterine john malkovich can veriyor. karakterler tam da kafamda canlandırdığım gibiydi. sadece ben lennie' yi nedense gür saçlı hayal etmiştim. fakat oyuncu karakterin, o masum ve tehlikeli geçişlerini gerçekten çok iyi yansıtmış. diğer oyuncular da keza öyle.

bildiğiniz bir hikayeyi izlemenin de şöyle bir zorluğu var; hüzün en başta çöküyor içinize. ah be diye başladım ta en baştan..

bugün günüm fareler ve insanlardı....
en sevdiğim yerden bir alıntı yaparak yazımı sonlandırıyorum.

insanın yüreğinin iyi olması için akla gerek yoktur. bana zaten bu ikisi birlikte pek olmuyor gibi geliyor. gerçekten akıllı bir adama bakıyorsun, hiç de iyi olmadığını görüyorsun.
devamını gör...

okumayıp sorgulamak.
devamını gör...

taş parçaları şiiriyle sanıyorum 2016 sonlarına doğru karşılaşmıştım. sonra gidip kütüphanede ne kadar kitabını bulduysam okudum. düz bir şiir sunmaktan ziyade, kendi yarattığı ve karşıya geçirmek istediği duyguyu, kelimeleri, heceleri uzatarak, tekrarlayarak veriyor olması değişik, alışılmadık gelmişti bana. bahsi geçen taş parçaları şiiri 43 adet her biri numaralandırılmış parçadan oluşur. şiir bir sunu metniyle başlar ve orada "her gün bir taş parçası söktüm içimden" der birhan keskin. şiiri okudukça da bu taşlar sizin yüreğinize oturur.

"ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.
insan olmuştum ilk o zaman."
..
"gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum."
..
"oysa her âşık önce kendine sonra yanındakine cellat."
..
gibi bende iz bırakmış bir çok cümle içeren şiir şöyle biter:

sözde kalır sevgilim
sözde kalır bütün sözler
aşk çünkü, aşk çünkü kendine
bir yol, bir ideoloji ister.

bilirim, çöl rüzgârında çalıdır bazı yaşlar.
sen sevgilim ilerde, biraz daha ilerde
bir tarihe başlayacaksın, orası işte
benim tarihimle başlar.

ve say, geriye doğru, tek tek
sende kalsın şimdi al bu taşlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim