kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yeni evimizde badem hanım açık balkon ile tanışınca.
devamını gör...

bir derste bu kuram hakkında konuşurken bir hocamız kuram insan önce kendini doyurmalı derken türk annesi önce çocuğunu doyurur, neden diye sormuştu. cevaben türk toplum yapısını yansıtmayan bir kuram olduğuydu. çok teferruatsız, düz bir kuram. insan psikolojisini daha derin inceleyen kuramların yanında hiç bence.
devamını gör...

herkesin yazma motivasyonunu etkileyen şeyler başka.

ben mesela, yazılarım ister oylansın ister hiç okunmasın. o an yazmak istemişim yazmışım. bazen bir bilgiyi bazen bir öfkeyi paylaşmışım. çok yazdığım da olur arada durduğum da. kimseyi tanımadan kimseyi bilmeden ortaya attığım her cümle benim için çok rahatlatıcı. birine söyleyemediğimi, içimde kalanları veyahut sürekli tekrar ile boğduklarımı buradan kendimle konuşurmuşum gibi yazıyorum ya değmeyin keyfime. buradan keyif alıp almama meselesi tamamen kişisel. bazıları sıkılıyor ki, bu çok doğal. yazacağın bir şey kalmadığında gitmen normal. fakat gidildiğinde burası çok kötü bir yer denmesi saçma. çoğunluk ne yazar çizerden çok aslında bazen sadece yazdıklarımla ilgileniyorum. yazım tarzlarını beğendiğim bir çok yazar gitti. okudukça keyif aldığım acaba bugün ne yazdı dediğim bir kaç kişi kaldı. kalanlarda benim gibi bireysel takılanlar. çünkü biz bir ekip değiliz.. ben vişne olarak bu sözlükte varım ve misyonum halen yazmak.
yalnız hiçbir beklenti olmadan yazmak, okumak ve oylamak gibisi yok.

sözlüğün havası sürekli değişim halinde bence sen takıl kendi halinde..

bu tanımı uzay boşluğuna yolluyorum..
devamını gör...

nereye gideceğini bilmeden düşünüyordu saatlerdir, bildiği tek şey gitmek istediğiydi. bütün çocukluğu ve gençliği korkaklıkla geçmişti "artık bu böyle olmamalı" diye düşünüyordu. susadığını fark etti, usulca sandalyeden kalktı ve mutfağa doğru ilerledi.
mutfaktaki küçük masanın üzerindeki sürahiyi gördüğü zaman aklına eski zamanlar geldi, annesi ne çok kızardı sürahiden ağzına su dökmeye çalışırken mutfak zemini ıslattığını görünce! artık özgürdü, sürahiden su içtiği için kızacak bir annesi yoktu ancak zaman değişmişti tıpkı kendisi gibi. bunu yapmak isteyecek kadar çocuk, bunu yapacak kadar da hevesli değildi. sürahinin yanındaki bardağa su doldururken aklına küçükken hep londra'ya gitmek istediği geldi, ne çok severdi kasvetli havaları! bunu düşünürken hala hevesi olduğunu fark etti ve şaşırdı, onda hala bir şeyler için heves duyacak canlılık kalmış mıydı? halbuki son 5 yıldır bir ölüden farksızdı.
yavaşça salona doğru yöneldi, belki de hemen bu gece bilet alıp gitmeliydi. içinde kalan son hevesi keşfettikten sonra dönebilir miydi tekrar o kasvetli hayatına?
devamını gör...

hoş gelmiş yeni moderatör. daim olsmndfngn.
devamını gör...

akp'nin özeti gibi dizi. bizi salak yerine koyup her türlü akıl dışı şeyleri yapıyorlar ama biz yine zamanla alışıyoruz. hatta bazen yaptığı son saçmalıkla son demlerini oynuyorlar, izlenmez artık diyoruz ama bir bakmışsın biz alıştık onlar alıştı her şey olduğu gibi devam ediyor bütün saçmalıklar olmamışçasına. saçmalıklara rağmen vazgeçemiyoruz belki de alternatifi olmadığı içindir. bunların saçmalıklarına ne zaman topyekün yeter artık dediğimiz vakit, vazgeçmemizle azalarak biter akp gibi. ayrıca onlarda akp gibi halkın nabzına göre hareket ediyorlar.(sözlüğü ya da diğer sosyal mecraları takip edip ona göre senaryo geliştirmeleri gibi).
devamını gör...

birden fazla en büyük sorunu olması.
devamını gör...

pek küfür etmeyen bir erkek olarak, selamlaşmayı dahi asgari seviyeye indireceğim kadın türüdür. kesinlikle yakışmaz.
devamını gör...

yeni kurulan sözlükte yeni başlıklar için orta açmaktır.
kullanımı oldukça basittir: gizli bakınız vermek istediğiniz kelimeyi seçip alttaki gbkz kısmına tıklamak. abra kadabra!
devamını gör...

yapmadım. hep söylenen masrafı ve stresinden de ziyade gerçekten istemediğimi fark ettim. herkes bana yapmazsam bir gün çok pişman olacağımı söyleyip durdu. arada düşündüm, pişman olur muyum diye. ben mezuniyet baloma da gitmemiştim, ona da pişman olacağım söylenmişti, olmamıştım. fark ettim ki şatafat yarıştırmanın bir gereklilik olduğu hiçbir etkinlikten zevk alamıyorum. işte mezuniyet balosu olur, düğün olur, herkesin alttan alttan kendi şovunu yapması dikte edilmiş birtakım etkinlikler benim için zulüm. 2 yıl oldu evleneli, hala zerre pişmanlığım olmadığı gibi hayatta verdiğim en iyi karardı diyorum.

gerçekten istemiyorsanız yapmayın. ama ‘gerçekten’ istemiyorsanız. hani istemem ama annemler çok üzülür aşkımcılık oynuyorsanız onu zaten bi geçelim.
devamını gör...

üzgünüm, böyle detaylar yok. biraz boş bir ifade (nezaketen öyle dedim, doğrusu: boş bir ifade). müzik dinleyen insanı belli eden detaylar gibi bir ifade bu. kişisel gelişim kitapları okuyanlardan mı bahsediyoruz mesela, yoksa kadir mısıroğlu okuyanlardan mı veya said nursi, kahraman tazeoğlu... hayır, sartre, kierkegaard; tanpınar, atay okuyan insanlardan bahsediyorsunuz muhtemelen. ama bunlar bile insanın nezaketini, anlayışını garantilemez.

ama bu ifadeyi doğuran şey ne merak ettim. bir aidiyet ihtiyacından geliyor galiba. böyle bir cemaat olsa güzel olurdu ama yok işte. çok sevdiğiniz kitapların yazarları ile tanışsanız onlarla çok iyi ilişkiler kuramaz, çok güzel sohbetler edemezdiniz. okuduğunuz, anlattığınız, hissettiğiniz her şey size dair. başka kimse yok, yapayalnızsınız.
devamını gör...

seven gider mi ?

seven herhalükarda sevgisini belli eder. şartlar ne olursa olsun sevdiği karşısında hep aynı kişi olarak kalır. bazen gitmeye mecbur kalır insan başka bir diyara gider. o zaman mesafeler girer araya lakin mesafeler sebep değildir ayrılığa... önemli olan sevdiğinin kalbinden gitmemek. çünkü bazen kalmak için gitmek gerekir. gerçek ayrılıklar sevdiğinin kalbinden gidince olur. sevgi biter, seven yabancılaşır. ve bazen seven gider. "sevmiştim, sevmişti oysa" dersin kendine lakin tek taraflida sevgi olmuyordu anlarsın o zaman onun için canını verecekken o sana zamanını bile vermediğinde anlayacaksın. nazım hikmet'in dediği gibi "her gelen sevmez, ve hiçbir seven gitmez"
sevende asla gidemez zaten ama kıymeti de bilinmez...
devamını gör...

kaç gündür bu başlığı görmekten sıkıldım. asıl saçmalık sizin küfürsüz olduğunu bile bile sözlüğe gelebilmeniz, burda kalmakta ısrarcı olmanız ve boş laf yapmanızdır. bilin istedim!
devamını gör...

ben de gelirim.
40 yaş altı gelmesin. dönülmez akşamın ufkundayız eşliğinde içeriz biz.
devamını gör...

kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti anayasa mahkemesinin laiklik ilkesine aykırı olduğu için kur'an kurslarını kapatma kararı alması.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: ahmet beyin ceketi) adlı mükemmel şarkısının hikayesini buradan ayrıntılı bir şekilde okuyabilirsiniz.
devamını gör...

daha yaygın tabiriyle siber zorbalık.

insanlar, anonim olmanın verdiği rahatlıkla her şeyi söyleme cüretini kendine layık görüyor. kişiliğinizden tutun da yüzünüzün şekline, sakallarınıza, makyajınıza, işinize, ailenize, etek boyunuza, pantolon paçanıza, kısacası hayatınıza dil uzatma hakkını kendisi için bir hak zannediyor. günümüz dünyasında bir kere olsun eleştirilmemiş, hakarete uğramamış insan var mıdır? sadece ailenizle bir fotoğraf paylaşın, canım eşim/ailem deyin, bunda dahi buluttan nem kapacak tipler çıkacaktır.

sosyal medya bize umursamamayı öğretti. umursamadığın kadar varsın çünkü sosyal medyada. birilerinin hakkınızda söyledikleri karakterinizden, kişiliğinizden pek de bir şey kaybettirmeyecek.
devamını gör...

tüm ilhan irem şarkıları.
*konuşamıyorım
*yazık oldu yarınlara
*haydi sil gözlerini
*anlasana
*işte hayat
*günaydın
vb.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim