gusül abdestsiz gezilen metre kadar sırat köprün uzar
müzmin sap halimizle cünüp mü olduğumuz var? konuşturmayın beni...*
devamını gör...
yazarların kullandığı arabalar
mercedes. modelini bilmiyorum ama fayans ve parke yüzeyde çok güzel gidiyor. halıda biraz takılıyor tabi.
devamını gör...
levent gültekin'e 25 kişinin saldırması
geçmiş olsun dileklerimi sunduğum gazeteci.
yapmış olduğumuz podcastte yaratılmaya çalışılan "korku imparatorluğu" hakkında bir kaç kelam konuşma fırsatı bulmuştuk.
daha üzerinden bir ay geçmedi, olan şey çok üzücü.
bir gazeteciye saldırıya uğradığı için 'geçmiş olsun' demek çok da kanıksanmış memlekette.
insana telaffuz ederken normal geliyor, esas korkunç olan da bu sanırım.
(bkz: kanıksamak)
edit : görüntüleri izledim, adama bir anda 25 kişi saldırmış, yere düşürüp dakikalarca tekmelemiş.
barbarlık bu.
yapmış olduğumuz podcastte yaratılmaya çalışılan "korku imparatorluğu" hakkında bir kaç kelam konuşma fırsatı bulmuştuk.
daha üzerinden bir ay geçmedi, olan şey çok üzücü.
bir gazeteciye saldırıya uğradığı için 'geçmiş olsun' demek çok da kanıksanmış memlekette.
insana telaffuz ederken normal geliyor, esas korkunç olan da bu sanırım.
(bkz: kanıksamak)
edit : görüntüleri izledim, adama bir anda 25 kişi saldırmış, yere düşürüp dakikalarca tekmelemiş.
barbarlık bu.
devamını gör...
yazarların hatırladığı ilk hayal kırıklığı
okula hevesle gidip bir hafta sonra bu kadar yeter daha gitmek istemiyorum demem. okul hiç hayal ettiğim gibi olmadı.
devamını gör...
atlas
#mitoloji
bir titan olan atlas, titan iapetus ve okeanid kylimene'nin* oğulları ve insanların yaratıcısı, ateş hırsızı prometheus'un kardeşidir. titanlar ile olympos tanrıları arasındaki savaş sırasında* atlas titanların tarafında savaşmış ve olymposluların zaferinden sonra diğer pek çok titan gibi tartaros'a hapsedilmek yerine başka bir cezaya layık görülmüştür. zeus tarafından kendisine uygun görülen ceza, gaia'nın* en ucunda gök kubbeyi sırtında taşımaktır. bu cezayı veya görevi de ölene dek başarıyla sürdürmüştür.
heraklios'un* on iki görevinden biri de hesperid'lerin bahçesinden altın elmaları çalmaktır. heraklios bahçeye geldiğinde hesperidlerin babası olan atlas'la karşılaşır ve gök kubbeyi bir süre taşımak karşılığında atlas ona elmaları getireceğini söyler. heraklios gök kubbeyi sırtlanır ancak gidip elmaları getiren atlas gök kubbeyi tekrar sırtına almak istemez. bunun üzerine heraklios atlas gök kubbenin şöyle ucundan biraz tutarsa pelerinini düzeltip tekrar omuzlarına alacağını söyler ve atlas gök kubbeyi tutar tutmaz heraklios bırakıp kaçar. böylelikle atlas cezasından tek kurtulma yolunu da kaybeder.
atlas'ın ikinci ziyaretçisi ise medusa katili perseus olur. perseus, neden bilmiyorum, gelip medusa'nın başını atlas'a gösterir. omuzları yüklü olduğu için başını çeviremeyen atlas medusa'nın gözlerine bakmış bulunur ve taşa dönüşerek atlas dağları haline gelir.
işbu entry'de gerek yunan gerek roma birden fazla mitolojik anlatı kullanıldığından, yazarların okudukları mitolojik kaynağa göre değişiklikler gösterebilir.
bir titan olan atlas, titan iapetus ve okeanid kylimene'nin* oğulları ve insanların yaratıcısı, ateş hırsızı prometheus'un kardeşidir. titanlar ile olympos tanrıları arasındaki savaş sırasında* atlas titanların tarafında savaşmış ve olymposluların zaferinden sonra diğer pek çok titan gibi tartaros'a hapsedilmek yerine başka bir cezaya layık görülmüştür. zeus tarafından kendisine uygun görülen ceza, gaia'nın* en ucunda gök kubbeyi sırtında taşımaktır. bu cezayı veya görevi de ölene dek başarıyla sürdürmüştür.
heraklios'un* on iki görevinden biri de hesperid'lerin bahçesinden altın elmaları çalmaktır. heraklios bahçeye geldiğinde hesperidlerin babası olan atlas'la karşılaşır ve gök kubbeyi bir süre taşımak karşılığında atlas ona elmaları getireceğini söyler. heraklios gök kubbeyi sırtlanır ancak gidip elmaları getiren atlas gök kubbeyi tekrar sırtına almak istemez. bunun üzerine heraklios atlas gök kubbenin şöyle ucundan biraz tutarsa pelerinini düzeltip tekrar omuzlarına alacağını söyler ve atlas gök kubbeyi tutar tutmaz heraklios bırakıp kaçar. böylelikle atlas cezasından tek kurtulma yolunu da kaybeder.
atlas'ın ikinci ziyaretçisi ise medusa katili perseus olur. perseus, neden bilmiyorum, gelip medusa'nın başını atlas'a gösterir. omuzları yüklü olduğu için başını çeviremeyen atlas medusa'nın gözlerine bakmış bulunur ve taşa dönüşerek atlas dağları haline gelir.
işbu entry'de gerek yunan gerek roma birden fazla mitolojik anlatı kullanıldığından, yazarların okudukları mitolojik kaynağa göre değişiklikler gösterebilir.
devamını gör...
markete gidiyorum bir şey isteyen var mı sorusu
pandeminin başında, apartman whatsapp guruplarında, yaşlı olmayanların yaşlı olanları düşünmesini ifade eden soru.
sağolsun kapitalizm bu ihtiyacı fark etti ve getir gibi uygulamalar tavan yaptı.
sağolsun kapitalizm bu ihtiyacı fark etti ve getir gibi uygulamalar tavan yaptı.
devamını gör...
binaen
buna dayanarak, bundan ötürü anlamına gelen kelime.
devamını gör...
17 gün boyunca alkol satışının yasaklanması
dün itibarıyla açıklanmış karardır. dünyanın hangi ülkesinde korona virüsün yayılış hızının önüne geçmek için içki satışı yasaklanıyor?
devamını gör...
namaz kılan robot
bozulunca da mekanik center olsun deriz artık.
akıllarda tek bir soru var: ölünce cennete gidecek mi?
akıllarda tek bir soru var: ölünce cennete gidecek mi?
devamını gör...
adam
asperger sendromu ile ilgili en çarpıcı filmlerden biridir. çoğu insan bu filmi tatlı bulur ancak tatlı değildir. gayet çarpıcı bir dram filmidir.
--spoiler--
bu filmde 2 karakter vardır. biri asperger sendromludur. karakterin babası ölür, cenazeye katılır, eve gelir ve evi süpürmeye başlar. çünkü o evi süpürme saatidir. rutindir bu. babasının yasını bile tutamaz. işinde çok başarılı olduğu halde para kazandırma hırsı olmadığı için işinden atılır. evini satması gerekir ki oysa aspergerli birey yerini çok kolay değiştiremez. adam şehirden bile çıkamıyordur. yalan söyleyemiyordur. paraya ihtiyacı vardır. borcu vardır. hepsinin toplamı aslında hayatını tek başına idame ettirecek özelliklere sahip değildir.
filmde bir de kadın karakter vardır. otizmli değildir. işi, evi, dolandırıcı zengin babası, annesi, arkadaşları, belirli bir düzeni vardır ve asperger sendromlu ona seni seviyorum demediği için adamdan ayrılmak ister. çünkü bir an bile yalan söyleyemeyen birinin onu kullandığını düşünür. adam onun zor hayatını güya anlamıyordur.
ve bu film, bakın burası çokemelli, asperger sendromlu biriyle aşk yaşamanın zorluğunu anlatır gibi görünür. sürekli her şeyden şikayet eden mızmız bir kadın, asperger sendromlunun o zor hayatını bir saniye bile göremez.
iste bu film, otizmli olmayan bir insanla yaşamanın ne kadar zor olduğunu anlatan çarpıcı bir dram filmidir. bu filmi izleyecek olan varsa otursun ve otizmli olduğuna inansin. sahiden oturup buna inansın. sonra filmi açsın ve filmi asperger sendromlu karakterin gözüyle izlesin. iste o zaman asıl sorunun otizm değil aslında otizmli olmamak olduğunu görmüş olacaksınız.
--spoiler--
seyredin. bence.
--spoiler--
bu filmde 2 karakter vardır. biri asperger sendromludur. karakterin babası ölür, cenazeye katılır, eve gelir ve evi süpürmeye başlar. çünkü o evi süpürme saatidir. rutindir bu. babasının yasını bile tutamaz. işinde çok başarılı olduğu halde para kazandırma hırsı olmadığı için işinden atılır. evini satması gerekir ki oysa aspergerli birey yerini çok kolay değiştiremez. adam şehirden bile çıkamıyordur. yalan söyleyemiyordur. paraya ihtiyacı vardır. borcu vardır. hepsinin toplamı aslında hayatını tek başına idame ettirecek özelliklere sahip değildir.
filmde bir de kadın karakter vardır. otizmli değildir. işi, evi, dolandırıcı zengin babası, annesi, arkadaşları, belirli bir düzeni vardır ve asperger sendromlu ona seni seviyorum demediği için adamdan ayrılmak ister. çünkü bir an bile yalan söyleyemeyen birinin onu kullandığını düşünür. adam onun zor hayatını güya anlamıyordur.
ve bu film, bakın burası çokemelli, asperger sendromlu biriyle aşk yaşamanın zorluğunu anlatır gibi görünür. sürekli her şeyden şikayet eden mızmız bir kadın, asperger sendromlunun o zor hayatını bir saniye bile göremez.
iste bu film, otizmli olmayan bir insanla yaşamanın ne kadar zor olduğunu anlatan çarpıcı bir dram filmidir. bu filmi izleyecek olan varsa otursun ve otizmli olduğuna inansin. sahiden oturup buna inansın. sonra filmi açsın ve filmi asperger sendromlu karakterin gözüyle izlesin. iste o zaman asıl sorunun otizm değil aslında otizmli olmamak olduğunu görmüş olacaksınız.
--spoiler--
seyredin. bence.
devamını gör...
kaç kere aşık olunabilir sorunsalı
bir defa ve sadece 1 defa. dahası olmaz. diğerleri aşk değil hoşlanmaktır.
devamını gör...
medeni bir hayat için tunceli'ye taşınmak
tunceli ile ilgili komünist başkan sayesinde yanlış bir algı oluştu, tunceli`nin diğer doğu anadolu illerinden hiç bir farkı yok, komünist başkanın öncesinde de sonrasında da çok gittim, değişiklikler sadece belediyenin çalışma zihniyeti olup bölgeyi daha verimli hale getirmiştir,ücretsiz toplu taşıma, ucuz su, yaşlı ve engellilere yardım gibi bir çok konuda sosyal bir belediye olduğunu kanıtlamıştır.
ama tunceli`de homofobiğin ağababasını görürsünüz, hadi çık gez bakalım eşcinsel olarak sevgilinle el ele dolaşmayı, komşuna bile eşcinsel olduğunu söyleyemezsin, asfalttan kazırlar seni. eğitimli oldukları da yalan bi belediye başkanı geldi diye kimsenin eğitim seviyesi yükselmedi, ama belediye çocukların okumasıyla ilgili her türlü girişimde bulunuyor o başka konu.belediye başkanı onca işinin arasında aileleri çocuklarını okula gitmesi için ikna etmeye çalışıyor, helal olsun... nüfusun çoğu kısmı hala aşiret düzenini istiyor ve kendi aralarında o kurallara göre yaşıyorlar. istatisliklere göre çocuk evlenme oranının en düşük olduğu doğu bölgesi tunceli ama bunlar sadece kayıtlara geçmiş rakamlar,ildeki nüfusa oranına bakınca yine de yüksek. kayıtlara geçmeyen ya da 18 yaşını doldurunca zorla evlendirilen bir çok kız çocuğu var hala.
bir ili medeni diye tanımlamak yanlış olur, illeri karşılaştıracaksak bu konuda medeniyet konularında tunceli`ye 10 basacak 10 tane daha il sayabilirim.sessizlik kısmı doğru olabilir, topu topu ne kadar bi nüfusu var ki gürültülü bi şehir olsun. gece hayatı yok bi kere.
manzara konusuna da gelirsek kişisel tercihdir elbette ama ben bozkır manzarasına çok da bayılmıyorum, ankaranın bir köyünde de ucuza arsa alıp evi kondurabilirim aynı manzaraya burda da sahip olurum.
ama tunceli`de homofobiğin ağababasını görürsünüz, hadi çık gez bakalım eşcinsel olarak sevgilinle el ele dolaşmayı, komşuna bile eşcinsel olduğunu söyleyemezsin, asfalttan kazırlar seni. eğitimli oldukları da yalan bi belediye başkanı geldi diye kimsenin eğitim seviyesi yükselmedi, ama belediye çocukların okumasıyla ilgili her türlü girişimde bulunuyor o başka konu.belediye başkanı onca işinin arasında aileleri çocuklarını okula gitmesi için ikna etmeye çalışıyor, helal olsun... nüfusun çoğu kısmı hala aşiret düzenini istiyor ve kendi aralarında o kurallara göre yaşıyorlar. istatisliklere göre çocuk evlenme oranının en düşük olduğu doğu bölgesi tunceli ama bunlar sadece kayıtlara geçmiş rakamlar,ildeki nüfusa oranına bakınca yine de yüksek. kayıtlara geçmeyen ya da 18 yaşını doldurunca zorla evlendirilen bir çok kız çocuğu var hala.
bir ili medeni diye tanımlamak yanlış olur, illeri karşılaştıracaksak bu konuda medeniyet konularında tunceli`ye 10 basacak 10 tane daha il sayabilirim.sessizlik kısmı doğru olabilir, topu topu ne kadar bi nüfusu var ki gürültülü bi şehir olsun. gece hayatı yok bi kere.
manzara konusuna da gelirsek kişisel tercihdir elbette ama ben bozkır manzarasına çok da bayılmıyorum, ankaranın bir köyünde de ucuza arsa alıp evi kondurabilirim aynı manzaraya burda da sahip olurum.
devamını gör...
kopya çekmek hırsızlık mıdır sorunsalı
arkadaşlar yakın bakıp bütünü göremiyorsunuz. herkese iş olmadığı için insanları eleme yöntemi o sınavlar. bilgiyi ölçmez. bir kaç günlük ezber yeteneğinizi ölçer. yeteneğinizi gerçekten ölçen sınavda kopya çekemezsiniz zaten. sınavlar gerçekten yetenek ölçselerdi çalışan insanlar yetenekli olurlardı ama nereye baksak işten anlamaz, tembel çalışanlarla karşılaşıyoruz. demek ki neymiş ...
devamını gör...
sözlük yazarlarını şaşırtan şeyler
bazı girilen tanımların saçmalığı.
devamını gör...
sıkıyönetim
vakti zamanında birleşik italya'nın ilk başbakanı olan kont cavour'a, bakanlardan biri, durumun çok sıkıntılı bir seyir gösterdiğini ve önlem alınmaz ise büyük bir kargaşanın kapıda olduğu söylemiş ve kendisinden sıkıyönetim ilan etmesini talep etmiş. bunun üzerine kont bakanı şu şekilde yanıtlamış; ''azizim sıkıyönetimle memleketi her eşek idare edebilir.''
devamını gör...
insan olmak
bedenen insan olmak değil mesele...sözünle, özünle, saygınla, sevginle kamil insan olman gerekir.sözleri nimri dede'ye ait "insan olmaya geldim" türküsünün şu dizelerini akla getirir.
"ikilik kinini içimden atıp
özde ben bir insan olmaya geldim
taht kuralı ariflerin gönlüne
sözde ben bir insan olmaya geldim
serimi meydana koymaya geldim
meğerse aşk imiş canın mayası
ona mihrab olmuş kaşın arası
hakkın işlediği kudret boyası
yüzde ben bir insan olmaya geldim
serimi meydana koymaya geldim"
"ikilik kinini içimden atıp
özde ben bir insan olmaya geldim
taht kuralı ariflerin gönlüne
sözde ben bir insan olmaya geldim
serimi meydana koymaya geldim
meğerse aşk imiş canın mayası
ona mihrab olmuş kaşın arası
hakkın işlediği kudret boyası
yüzde ben bir insan olmaya geldim
serimi meydana koymaya geldim"
devamını gör...
okuduğun bir kitabı pudra şekerine uyarla
pudra şekeri'nin çağrısı.
devamını gör...
meja (yazar)
alanım sebebiyle mecburi bir şekilde uzak kaldığım ve zaman zaman harmanlığını yaşadığım konularda, girdileriyle beni tatmin eden biricik kafa sözlük yazarı. muhakemesi/kalemi de fizik bilgisi kadar kuvvetlidir.
sözlüğü çok ciddiye alıyorsunuz diyen kişiyi de ciddiye almayarak ona istediğini verip yazmaya devam ediniz lütfen.
sözlüğü çok ciddiye alıyorsunuz diyen kişiyi de ciddiye almayarak ona istediğini verip yazmaya devam ediniz lütfen.
devamını gör...
bu devirde hala şekerli çay içen insan
hayatını anlık dahi olsa tatlandırmak istemiş olabilir,biz acıya alışkınlar şekersiz içeriz.*
devamını gör...
