çok sevdiğim,naif bir yazar. bütün artı oylar onun olsun.
devamını gör...

olay bursa ulu cami-i de yaşanmıştır.
buradan
şu olay hz. ömer'in emirliğinde yaşansa, halife kahrından kendini kırbaçlatır, 40 gün ağzına lokma sürmezdi. maşallah imam hiç istifini bozmuyor.

hani komşusu açken tok yatan bizden değildir diyordu kitaplarda?
komşusu açken vaaz veren bizden mi peki?

ayrıca sende ne kadar kötüsün be abla, ne diye bağırıyorsun açız diye, git hülya hanımefendi ile simit ye.

(bkz: gerekirse simit yeriz)
(bkz: gerekti yiyoruz)
devamını gör...

küçükken ablama çok özenirdim özgün bir mahlası vardı. ben de istanbul hayranıydım o dönem. böyle bi şey çıktı işte.
devamını gör...

kendimi arıyorken olmaktan korktuğum yerdeyim, sendeyim.
al beni, ne yaparsan yap!
devamını gör...

özel bir hamurla hazırlanan, içine krema ve çeşitli meyveler eklenerek servis edilen yiyecektir.
devamını gör...

içinde paraşüt olanından alın, birde paraşüt için ekstradan para ödemeyin.
birde kaskosunu hemen yaptırın, kendinize de hayat sigortası yaptırın, jet düşerse, ölürseniz geride kalanlara bir şey kalsın.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

en fazla on metre koşarım. sonra dalağım şişiyor.
devamını gör...

doctor who - the doctor
devamını gör...

yüksek ihtimalle hatırlanmasada çocukken bir özelliğinizle dalga geçildi- hareketiniz, kişiliğiniz vs.- ve siz fark etmesenizde bunu bugününüze yansıtıyor olabilirsiniz.

(bkz: denendi onaylandı)
devamını gör...

kendimi bildim bileli istikrarla sürdürebildiğim nadir eylemlerdendir. yerel ya da ulusal radyo kanallarının iyisiyle kötüsüyle mutlaka dinleyenine katacağı bir şeyler olur çaldığı müzik türlerinin yanı sıra. uzun vadeli bir dinleyici olarak radyolara dair gözlemlediklerimi aktarmak istedim başlığı görünce.

özellikle yerel radyoların bulunduğu yerin tastamam birer aynası olduğunu düşünüyorum. şimdiye dek karşı kıyı dahil bunun aksini gözlemlediğim bir duruma rastlamadım. programcıların konuşmalarında seçtiği hitaplar ve cümlelerindeki belirli kelimeler, spikerlerin kime selam edip kime şarkı gönderdiği, varsa haber bültenlerindeki tavırları, programlara sponsor olan işletmeler, reklam metinleri ve içlerinde rakip firmaya atılan taş mahiyetindeki sloganlar, her biri o mahalde yaşanan günlük olaylara, insanların haline ve tavrına dair ipuçları veriyor. hele bazen yayınlarda çalınan müzik türüyle anonslardaki ve reklamlardaki söylemlerin birbirine tezat oluşturduğu durumlar oluyorsa o radyoda evlere şenlik durumların, dinleyene yansıyan ufak tefek çekişmelerin hatta yayın kazalarının yaşandığı vaki olur. *

ulusal yayın yapan radyolarda da zaman zaman benzer durumların görüldüğü olsa da bugün internet ve sosyal medya sayesinde ulusal radyo kanallarının daha kemikleşmiş ve ne istediği belli dinleyici kitleleri oluyor. öte yandan her ulusal kanalın farklı bir var oluş nedeni olabiliyor, kimi üç şarkı beş reklam, iki tane de rutini oturmuş programla çarkı döndürmeye çalışırken kimi istasyonlar da sanatçıların, müziğin, geleneksel ile yeninin daha geniş kitlelere tanıtılmasını görev bilip buna göre bir yayın anlayışı güdüyor. ilk gruptakiler dinleyici kitlesinin iyice gelişmesi konusunda daha çok çaba gösteriyor, bunun için çok dinlenen programların ve sunucuların peşinden koştukları olabiliyor. ulusal kanalların belli popüler programları kendilerine transfer etmesi, hatrı sayılır bir dinleyici grubunu da transfer etmesi , böylece reklam gelirini arttırması anlamına geliyor. bu program adına iyi bir gelişme olsa da riskli de olabilir; çünkü uzun süre devam eden yayınların müdavimleri değişiklikleri kolay kabullenmez, yeni yayın yerinde her zaman dinledikleri programın doğasında bir değişiklik sezerlerse bağırlarına taş basıp dinlemeyi bile bırakabilirler. ev sahibi radyonun her zamanki dinleyicileri de alıştıklarının dışında bir yayın görmeyi pek olumlu karşılamayabiliyor, bu da radyonun ticari hedefleri için kötü haber demek. ikinci gruptakilerin rolü zamanla bir tür kültür sanat ajandası oluşturma yönünde geliştiğinde, buna bir de düzgün bir sosyal medya kullanımı eşlik ederse daha sadık bir dinleyen kitlesine ulaşabiliyorlar, reklam ve sponsorluk gelirleri için de ekstra çaba harcamaları gerekmiyor.

bir dinleyen radyodan ne ister peki? aslında bu sorunun yanıtı da dinleyiciye göre değişebiliyor. örneğin trt'nin gece programlarının uzun yol şoförleri ve gece çalışmak zorunda olan insanlar tarafından sıkı sıkı takip edildiğini görünce bu dinleyiciler için sohbet ağırlıklı, müziğin nispeten daha az tutulduğu yayınlar yapılıyor. sabah programlarında dinleyeni gündemden haberdar eden ancak çok da dikkat istemeyen sohbetlerin ve hareketli şarkıların bulunduğu programlar talep görüyor, keza akşam trafiğinin yoğun olduğu saatlerde de dinleyeni oyalayacak ve onların telefonla katılımını güdüleyecek yayınlar daha çok dinleniyor. akşamın ve gecenin ilerleyen saatlerinde de sıfıra yakın sohbetin ve reklamın olduğu müzik yayınları yine ulusal istasyonların tercih ettiği yayın çizgisi oluyor. bir radyonun başarısını da gözlemlediğim kadarıyla uzun yıllar boyunca dinleyeninin de alışarak kolay kolay bırakmak istemediği rutinleri belirliyor, bu rutin bol ödüllü programlardan ya da sponsorluğunu yaptığı etkinliklerden oluşacağı gibi dinleyicisine vadettiği birkaç saatlik huzurlu bir yayın da olabiliyor. hasılı kelam, her ne kadar birçoğumuz internetten, albümlerden ve sair yerlerden müzik dinlemeye halihazırda alışmış olsak da, radyo teknolojisi halen basit ve erişilebilir oldukça radyo dinlemenin popülerliğinden çok da bir şey kaybetmeyeceğini görebiliyoruz.

siz yine de radyoları dinleyin. sesini duyurmak isteyenlerle sesle huzur bulmak isteyenleri buluşturan çok az şey var bu dünyada.
devamını gör...


yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
bir gül bir güle derdi ki görse...
yalan söylüyorum
güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.


çiçekli şiirler yazmak istiyorum bayım!
devamını gör...

bugünden tam 53 gün önce sigara içmeyi bırakan bendenizin tam da bugün aklına gelen durumdur.

açık konuşmak gerekirse zaten niye içtiğimi de bilmiyordum. * ancak şimdi daha da ilginci niye bıraktığımı da bilmiyorum. sigarayı aramıyorum. içenleri ötekileştirmiyorum. ıyy pis tu kaka demiyorum.

pandemi malumunuz yaşam stillerimizi bir hayli değiştirdi. ben pandemiden önce sigara içtiğim zamanlarda insanları rahatsız etmemek için * insanın olmadığı yerlerde veya varsa sigara içen birinin yanında içerdim.

şimdi içmeyen biri olunca; maalesef o ince düşünceyi kimsenin sallamadığını fark ettim.
hele ki pandemi varken, lakkk diye maskeler indirilip sigara yakılıyor...

hiç hoş değil. özgürlükler başkasının hakkına girdiğiniz yerde biter. unutmamak lazım.
devamını gör...

sen 3 milyar 750 milyor milyon parayı ne yaptın.
devamını gör...

çamaşır yıkamak, bulaşık yıkamak, temizlik yapmak, bekar hayat, iş yerinde gıcıklık yapmak derken baya baya burhan altıntop'a dönüştüğümü hissetmeye başladım. hayırlısı bakalım evladım... yoğlu bu yoğlu... anneeeem tipe bak...
devamını gör...

virginia woolf’un insanı düşüncelere gark eden kitabıdır.

herkesin ihtiyacı var kendine ait bir odaya. ama (bkz: özdemir asaf’)ın dediği gibi “ kime sorsan evinde bir oda eksik.” bulamıyoruz o odayı bir türlü. oda sanki kırk odanın kırkıncısı, açsak kapıyı her şey alt üst olacak. arayıp duruyoruz kendimize ait bir oda. ne yapacağız sanki bulsak? belki kafa dinleyeceğiz biraz, belki kendi kendimize konuşmaya ihtiyacımız var deli sayılmadan, belki sadece huzur içinde uyumaya çalışacağız. belki de bizi bir türkü kabullenmeyen topluma inat olsun diye yazacağız.

virginia woolf yazmış. anlatmış her şeyi. kendine ait odayı belki de nehre kendini bıraktığında buldu güzeller güzeli virginia. bilmiyoruz huzurlu mu ama biz okurken huzursuz oluyoruz onu, çünkü çok suçluyuz ona karşı.
devamını gör...

insanlar, binalar yokken her şey çok güzel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bundan yıllar yıllar öncesi. ortaokuldayız, yanlış hatırlamıyorsam beşinci sınıf olmalı. küçük sayılacak bir ilçedeyiz. o zamanlar bayramlarda böyle kim kimle şeker toplamak için gezecek muhabbetleri olurdu, belki halen vardır. biz de sınıftan bir arkadaşla sözleştik. ilçenin merkezinde büyük bir cami var, adı da merkez cami, orda buluşacağız. bayramlıklar alındı, gece uyunamadı derken bayram sabahı geldi çattı.
camiye vardım, bekliyorum bekliyorum arkadaş yok. ne saat ne telefon o zamanlar. o yaşa göre epeyce bekledim. beni sattı diye iyice triplendim. elemanla şeker gezmek* için millete sırt çevirmişiz piyasada yok. baktım geleceği yok dedim hemen birilerine yamanmak lazım yoksa tek gezilmez. neyse bulduk mahalleden bir ekip şekerimizi gezdik, bayramımızı yaptık, tatil bitti, okullar açıldı.
böyle uzun tatillerden sonra okul bahçesinde istiklal marşından önce toplanılırken tatlı bir telaş olur.* bende öfke var. sözleştiğimiz arkadaşı kolluyorum. malum beni satmış mevzu çıkaracağım. neyse sıraya girerken gördüm bunu, dik dik bakıyorum. o da dik dik bakıyor. ulan elemana bak diyorum hem suçlu hem güçlü, haklı çıkarmaya çalışacak kendini belli, sınıfa gidince dişini göstermen lazım. böyle böyle kinleniyorum iyice. neyse istiklal marşı andımız derken girdik sınıfa. daha ben davranmaya kalmadan bu demez mi “vaaay satışçılar burdaymış, ooo süper” ben bir afalladım tamam çirkefe yatacak diye düşünüyorum ama bu kadarı da fazla. dedim “ulan satışın kitabını sen yazdın, sen okudun”*
böyle biraz laf dalaşı, sen satışçısın yok sen kalleşsin sen çakalsın derken mevzu anlaşıldı. bu elemanın evi caminin aşağı tarafında. benimki yukarısında. ben yukardaki giriş kapısında beklemişim onu, o beni aşağıdaki kapıda beklemiş. ikimizin de aklına gelmemiş şöyle bir etrafı kolaçan etmek.* *
evet maalesef unutamadığım en önemli çocukluk anılarımdandır. o ilçede dört yıl kaldım bir daha beraber şeker toplayacak kadar samimi olamadık o arkadaşla.*
devamını gör...

başta bu yazıyı okuyan, ardından ihtiyacı olan herkese başlangıcı bayram olan mutluluklar dilerim.
bugün güzel bir başlangıç yapın ve onu sürdürün.
devamını gör...

ben cümle kuruş şeklinden bile anlıyorum.
devamını gör...

mezopotamya bölgesinde mö 2000-3000 yılları arasında hüküm sürmüş medeniyettir. klozetin icadı insanlığa en büyük katkılarıdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim