tez yazımı
büyük bir heyecanla başlanılan ama içine girdikçe, danışman hoca beğenmeyip sürekli bir değişime tabi tuttukça sinir bozucu bir hal alan yazım çalışmasıdır. genellikle yüksek lisansta bir ürün ortaya koymaktan ziyade, bir akademik çalışma ortaya koymayı öğrenme amacı güdülmektedir.
devamını gör...
kokoreç
kimyonun aşırı yakıştığı geceleri çok iyi anlaştığım kadim dostumdur.
aynı zamanda akılda kalıcı mirkelam şarkısı.
kokkoreç koko koko
kokoreç koko kokoo
kokkorreç sensiz olmaaz
kokkoreç koko koko
aynı zamanda akılda kalıcı mirkelam şarkısı.
kokkoreç koko koko
kokoreç koko kokoo
kokkorreç sensiz olmaaz
kokkoreç koko koko
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
oğuzlar
oğuzlar ms. (766-1000); önce kök türk, daha sonra uygurların egemenliğinde yaşayan oğuzlar, batıya göç edip seyhun bölgesine yerleştiler. oğuzların bir kısmı, karluk ve kıpçak baskıları sonucu balkanlar’a yerleşip bizanslılar’ın hizmetine girmişlerdir. balkanlar’da kalan oğuzlar bugünkü romanya’nın dobruca bölgesindeki “gökoğuzlar” gagavuzların atalarıdır. hazar denizi‘nin doğusunda kalan oğuzlar ise oğuz yabgu devleti‘ni kurmuşlardır. büyük selçuklu ve osmanlı devletlerinin kökenini oluşturmuşlardır.
kaynak: tarih dersi notlarımdır. bana ait değildir.
kaynak: tarih dersi notlarımdır. bana ait değildir.
devamını gör...
yılmaz özdil'e tbmm'ye hakaretten dava açılması
şerefsiz bir aslan; tavşanı gördüğü yerde "şapkan nerde lan" diye dövüyormuş.
suyun başında- şapkan nerde lan! dayak
ailesinin yanında- şapkan nerde lan!! tekme tokat.
bu şetefsiz aslan, birgün "lan bunu hep aynı bahaneyle dövüyorum, millete karşı itibarım iyice düşecek. ben başka bir bahane bulayım bari" demiş.
bahanesi; tavşanı sigara almaya gönderecek, uzun getirirse "kısa dedim" kısa getirirse "uzun dedim" diye yine dövecek şerefsiz.
şerefsiz aslan- lan tavşan!
tavşan- buyur abi?
şerefsiz aslan- git bana şurdan x sigara al gel.
tavşan- uzun mu olsun kısa mı? filtreli mi filtresiz mi?
....
şerefsiz aslan- şapkan nerde lan senin!?
t: yılmaz özdil'in hakkında neidüğü belirsiz dava açılması.
suyun başında- şapkan nerde lan! dayak
ailesinin yanında- şapkan nerde lan!! tekme tokat.
bu şetefsiz aslan, birgün "lan bunu hep aynı bahaneyle dövüyorum, millete karşı itibarım iyice düşecek. ben başka bir bahane bulayım bari" demiş.
bahanesi; tavşanı sigara almaya gönderecek, uzun getirirse "kısa dedim" kısa getirirse "uzun dedim" diye yine dövecek şerefsiz.
şerefsiz aslan- lan tavşan!
tavşan- buyur abi?
şerefsiz aslan- git bana şurdan x sigara al gel.
tavşan- uzun mu olsun kısa mı? filtreli mi filtresiz mi?
....
şerefsiz aslan- şapkan nerde lan senin!?
t: yılmaz özdil'in hakkında neidüğü belirsiz dava açılması.
devamını gör...
her şeyi kafaya takma sorunu
en kısa zamanda bu konuda uzmanından yardım almak istiyorum. bazen hayat gerçekten zindan oluyor. insanların üstünde bir saniye bile düşünmeyeceği şeyleri ben günler hatta aylarca kafamda yaşıyorum. kendime çok kızıyorum.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
atanabildim.
devamını gör...
tretman
senaryo yazım aşamalarının sinopsisten sonra gelen hali. sahne dökümünün daha uzun hale dönüştürülmüş şeklidir.tıpkı senaryodaki sırayla sahneler birbiri ardına sıralanır ve her sahnenin birkaç satırlık detaylı bir özeti verilir. bazı durumlarda küçük diyaloglarda eklenebilir.
ülkemizde film sektöründe belirli dağıtım anlaşmaları dahilinde senaryo için ayrılan zaman çoğunlukla kısıtlıdır. bu sebepten tretman yapmadan birer cümlelik özetler yazılabilir ve doğrudan senaryo yazımına geçilebilir. emerikalı senarist george axelrod, hiçbir zaman klasik anlamda tretman yazmadığını, bunun boşa enerji kaybı ve aslında aynı şeyi iki defa yapmak olduğunu savunmaktadır: " hayatımda hiçbir zaman tretman yazmadım. yalnızca önemli sahneleri ve hangi sırada geleceklerini içeren bir döküm yaparım. 1'den 20'ye kadar numaralanmış her sahne bir satırda özetlenir: (1) kız eve gelir (2) adam kızın kim olduğunu bilmiyor (3)şimdi bir geriye dönüşle oraya alman polisi tarafından gönderildiğini öğreniyoruz vs...
buna karşılık dizi piyasasında, tretman yazmak neredeyse bir zorunluluktur. bu tip çalışmalarda, önce tretman yazılır. hemen sonrada senaryo yazımına geçilir. hatta çoğu zaman tretmanın dizi senaryosunun zor kısmı olduğu savunulur.
bir filmin ya da bir televizyon dizisinin bir bölümünün tretmanı, ortalama olarak 10 ile 20 sayfa arasında bir uzunlukta olur.her sahnenin birkaç cümlelik açılımını içeren bu metin net ve anlaşılır olmalıdır ki, senaryo metnine geçiş yapıldığında diyalogları eklemek yeterli olur.
not: alıntı değildir. senaryo kursuna gittiğim dönemde kendi tuttuğum notlarımdır.
ülkemizde film sektöründe belirli dağıtım anlaşmaları dahilinde senaryo için ayrılan zaman çoğunlukla kısıtlıdır. bu sebepten tretman yapmadan birer cümlelik özetler yazılabilir ve doğrudan senaryo yazımına geçilebilir. emerikalı senarist george axelrod, hiçbir zaman klasik anlamda tretman yazmadığını, bunun boşa enerji kaybı ve aslında aynı şeyi iki defa yapmak olduğunu savunmaktadır: " hayatımda hiçbir zaman tretman yazmadım. yalnızca önemli sahneleri ve hangi sırada geleceklerini içeren bir döküm yaparım. 1'den 20'ye kadar numaralanmış her sahne bir satırda özetlenir: (1) kız eve gelir (2) adam kızın kim olduğunu bilmiyor (3)şimdi bir geriye dönüşle oraya alman polisi tarafından gönderildiğini öğreniyoruz vs...
buna karşılık dizi piyasasında, tretman yazmak neredeyse bir zorunluluktur. bu tip çalışmalarda, önce tretman yazılır. hemen sonrada senaryo yazımına geçilir. hatta çoğu zaman tretmanın dizi senaryosunun zor kısmı olduğu savunulur.
bir filmin ya da bir televizyon dizisinin bir bölümünün tretmanı, ortalama olarak 10 ile 20 sayfa arasında bir uzunlukta olur.her sahnenin birkaç cümlelik açılımını içeren bu metin net ve anlaşılır olmalıdır ki, senaryo metnine geçiş yapıldığında diyalogları eklemek yeterli olur.
not: alıntı değildir. senaryo kursuna gittiğim dönemde kendi tuttuğum notlarımdır.
devamını gör...
yoldaş'tan normal sözlük yazarlarına açık mektup
kafa sözlük farkı! vay be duygulandım. aferin yoldaş, böyle içten ve dram içerikli tanımların hastasıyız. duygulanarak gaza geliyoruz.
ha bu arada, "seni çok merak ediyorum yoldaş, gelip bi yüzünü göreyim." diyebiliyor muyuz? ses falan yemem öyle numaraları, yüzünü göster bana.
ha bu arada, "seni çok merak ediyorum yoldaş, gelip bi yüzünü göreyim." diyebiliyor muyuz? ses falan yemem öyle numaraları, yüzünü göster bana.
devamını gör...
iki boyutta hareket
fizikte bir cismin hem yatay hem de dikey düzlemde yaptığı harekete verilen ad.
devamını gör...
edebiyattan bihaber insan
edebiyattan bihaber insana çözüm bulunabilir, türkçeden bihaber olmasın.
devamını gör...
yumurtalı ekmek
üniversitede öğrenciyken sabahları yaptığım zaman akşama kadar tok tutan güzel yiyecek. şimdi ailemle yapalım diyorum ama annem hem ağır hem de fazla koktuğu için yanaşmıyor.
devamını gör...
massachusetts institute of technology
eğitime boston'da 1865 yılında başlayan, kısaca mit olarak bilinen ve özellikle mühendislik alanındaki başarılarıyla tanınmış olan kurum. dünya çapında 1. sırada yer alıyor.
bünyesinde 5 adet fakülte ve 1 adet sağlık bilimleri ve teknolojisi koleji var. 2018 yılı itibarıyla bu kurumdan çıkan kişilerden bazıları toplam 91 nobel ödülü, 25 turing ödülü, 8 fields madalyası kazanmış
bir dönem harvard üniversitesi ile birleştirilmesi düşünülmüş. ancak mezunlarının buna karşı çıkması nedeniyle bu fikirden vazgeçilmiş.
bünyesinde 5 adet fakülte ve 1 adet sağlık bilimleri ve teknolojisi koleji var. 2018 yılı itibarıyla bu kurumdan çıkan kişilerden bazıları toplam 91 nobel ödülü, 25 turing ödülü, 8 fields madalyası kazanmış
bir dönem harvard üniversitesi ile birleştirilmesi düşünülmüş. ancak mezunlarının buna karşı çıkması nedeniyle bu fikirden vazgeçilmiş.
devamını gör...
takım elbise
mecbur olmasam asla giymem.yaprak dökümü'nde ali rıza bey evinde de öyle oturuyordu, kahveye ve gezmeye de aynı şekilde gidiyordu.nasıl rahat ediyorsun be adam seni görünce ben bunalıyorum!
devamını gör...
sözlük radyo’nun ilk canlı yayını
caanımın içinin sesini sekiz gözle beklediğim yayın.(bkz: swh)
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
tecrube edinmedigim konularda cok fazla yalpalayabiliyorum. duygu karmasasi icine giriyorum, sacmaliyorum hatta "bunu yapan ben miyim" diye durup kendime bir sormuyor degilim. sakin kalmayi ve mantikli dusunmeyi bu gibi durumlarda ogrenmeliyim...
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
saat 2:30'da ölümcül şarkılar playlistimle gireceğim yayın. madem ölümcül gece. o zaman ölümcül şarkılar. hadi bakalım.
devamını gör...
ben küçükken sarışınmışım
kahverengi gözlü birinin güneş’e 42 derecelik açıyla bakınca gözlerinin elaya dönmesi iddiası ile kapışacak olan iddia.
devamını gör...
karyatid
antik roma ve yunan mimarisinde entablatürü desteklemek için kullanılan kadın figürleridir.
caryatid olarak bilir. yununca’da karialı genç kız olarak bilmekte. aslında m.ö. 4. yy’da kullanılmaya başlanmıştır ilk olarak. bunun öncesinde ‘kore’ yani yunanca da genç kız ifadesi ya da kanephore yani sepet taşıyan ifadesi kullanılırdı.
caryatid olarak bilir. yununca’da karialı genç kız olarak bilmekte. aslında m.ö. 4. yy’da kullanılmaya başlanmıştır ilk olarak. bunun öncesinde ‘kore’ yani yunanca da genç kız ifadesi ya da kanephore yani sepet taşıyan ifadesi kullanılırdı.
devamını gör...
bilgisayar kamerasını bantlamak
yukarıdaki zaten izliyor deyip çok önemsemediğim eylem.
devamını gör...