şimdiki bilgiyle 2000 yıl önce yaşamak
bir haftada orta çağ, 15 günde yeni çağ, yemin ediyorum 1 aya fransız devrimine kadar götürürüz biz bu işi.
devamını gör...
vesica piscis
birinin merkezi diğerinin çevresinde bulunacak şekilde kesişen aynı yarıçaptaki iki dairenin kesişmesinden oluşan kutsal sembol.
hıristiyan ikonografisinde çok sık kullanılmıştır. hıristiyanlıkta tanrı'nın ihtişamını yansıtırken aynı zamanda bu kutsal sembol, doğurganlığın, üremenin ve yaşamın yenilenmesinin bir simgesidir.
hıristiyanlıkta balık, isa’nın sembolüdür. balığı ve dolayısıyla isa'yı da sembolize eden vesica piscis, yüksekliği ve genişliği 265: 153 oranında ifade edilen dört eşit dik üçgene bölünebilir. √3'e “balığın ölçüsü” denilmesinin nedeni, 153 sayısı'nın kutsallığında yatar. isa, müritlerine ağlarını denize atmalarını söyler ve tam olarak 153 balık tutulur. 265: 153 bölünmesinin sonucu 1.73203'e yani çok yaklaşık √3'e'tür.


gotik dönemde katedrallerin kemerleri, pencereleri, tonozları ve sundurmaları vesica piscis geometrisine dayanırdı.

kesişen alanın özel bir ismi var; mandorla (italyancada badem).

12. ve 17. yüzyıllar arasında, bazı ingiltere, irlanda ve galler kiliselerinde, taş oyma"sheela-na-gig" adlı çıplak figürün abartılı vulvası vesica piscis'i temsil eder.

vesica piscis modern mimaride ve çevre düzenlemelerinde de kullanılmıştır.
aziz petrus meydanı
hıristiyan ikonografisinde çok sık kullanılmıştır. hıristiyanlıkta tanrı'nın ihtişamını yansıtırken aynı zamanda bu kutsal sembol, doğurganlığın, üremenin ve yaşamın yenilenmesinin bir simgesidir.
hıristiyanlıkta balık, isa’nın sembolüdür. balığı ve dolayısıyla isa'yı da sembolize eden vesica piscis, yüksekliği ve genişliği 265: 153 oranında ifade edilen dört eşit dik üçgene bölünebilir. √3'e “balığın ölçüsü” denilmesinin nedeni, 153 sayısı'nın kutsallığında yatar. isa, müritlerine ağlarını denize atmalarını söyler ve tam olarak 153 balık tutulur. 265: 153 bölünmesinin sonucu 1.73203'e yani çok yaklaşık √3'e'tür.


gotik dönemde katedrallerin kemerleri, pencereleri, tonozları ve sundurmaları vesica piscis geometrisine dayanırdı.

kesişen alanın özel bir ismi var; mandorla (italyancada badem).

12. ve 17. yüzyıllar arasında, bazı ingiltere, irlanda ve galler kiliselerinde, taş oyma"sheela-na-gig" adlı çıplak figürün abartılı vulvası vesica piscis'i temsil eder.

vesica piscis modern mimaride ve çevre düzenlemelerinde de kullanılmıştır.
aziz petrus meydanı
devamını gör...
ucubeler
bir sirk cücesi olan hans’ın güzeller güzeli trapezci cleopatra’ya duyduğu imkânsız aşkın ve arzunun hikâyesini anlatan 1932 yapımı bu film, ilk dakikalarından son sahnelerine dek, “ötekilerin" ve "ayrımcılığın" ne olduğuna dair pek çok soruya ilham vermiştir.
freaks
sirk çığırtkanının, insanlarda merak uyandıran, ucubenin hikayesine bir giriş niteliğindeki konuşmasına kulak vermek ayrıca önemlidir: “bizde yalan yok dostlarım. elimizde canlı, nefes alıp veren hilkat garibeleri olduğunu söylemiştik. onlara güldünüz, onları görünce ürperdiniz. ama doğumda başınıza bir kaza gelmiş olsa, siz de onlar gibi olabilirdiniz.”
yönetmen tod browning, makyaj ve kostüm kullanmaktansa filmde görüntüleri son derece farklı olan insanları kullandı. kimi doğuştan getirdiği genetik özellikleri nedeniyle kimiyse uğradığı saldırılar sonucunda diğer insanlardan farklı görünüyordu.
filmde yer alan oyuncuların hepsi gerçek hayatlarında görüntüleri nedeniyle sirklerde çalışıyorlardı.
gösterildiği yıllarda seyirciler dayanamayarak sinemayı terketmiş, sonra da filmin sinemalarda gösterilmesi yasaklanmıştır.
sinema tarihinin en rahatsız edici filmlerinden biri olarak kabul edilir.
film adından da anlaşılacağı üzere ucube olarak nitelendirilebilecek insanların hikayesini anlatırken bir bakıyorsunuz ki gerçek ucubeler fiziksel tuhaflıkları nedeniyle diğerlerini ötekileştirilip aşağılayan ve her istediğini yapma hakkını kendinde gören "normal gözüken" insanlar.
freaks
sirk çığırtkanının, insanlarda merak uyandıran, ucubenin hikayesine bir giriş niteliğindeki konuşmasına kulak vermek ayrıca önemlidir: “bizde yalan yok dostlarım. elimizde canlı, nefes alıp veren hilkat garibeleri olduğunu söylemiştik. onlara güldünüz, onları görünce ürperdiniz. ama doğumda başınıza bir kaza gelmiş olsa, siz de onlar gibi olabilirdiniz.”
yönetmen tod browning, makyaj ve kostüm kullanmaktansa filmde görüntüleri son derece farklı olan insanları kullandı. kimi doğuştan getirdiği genetik özellikleri nedeniyle kimiyse uğradığı saldırılar sonucunda diğer insanlardan farklı görünüyordu.
filmde yer alan oyuncuların hepsi gerçek hayatlarında görüntüleri nedeniyle sirklerde çalışıyorlardı.
sinema tarihinin en rahatsız edici filmlerinden biri olarak kabul edilir.
film adından da anlaşılacağı üzere ucube olarak nitelendirilebilecek insanların hikayesini anlatırken bir bakıyorsunuz ki gerçek ucubeler fiziksel tuhaflıkları nedeniyle diğerlerini ötekileştirilip aşağılayan ve her istediğini yapma hakkını kendinde gören "normal gözüken" insanlar.
devamını gör...
feministlerin topluma bir yararının olmaması
ne kadar cahille aynı coğrafyada yaşıyoruz dedirtti yazılanlar. insanımız hiçbir şey bilmediği konularda atıp tutmaya ne kadar meraklı.
feminizm; cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkarak, cinsler arasında siyasal, toplumsal,
ekonomik eşitliği savunan görüştür.
yani kadınları ilgilendirdiği kadar erkekleri de ilgilendirir. bunun farkında olup buna göre hareket eden bireyler tabii ki topluma fayda sağlayabilir. ama kadınlara en büyük zararı yine kadınların verdiği ülkemizde feminizm sadece erkekler tarafından değil kadınlar tarafından da yanlış anlaşılıyor ya da işlerine geliyor ve bu sayede 'feminizm erkek düşmanlığı abi' 'lezbiyen bunlar' diyen tek hücreliler dolanıyor ortalıkta. lütfen sözde feministlere itibar etmeyip farkındalığınızı geliştirin ve böyle başlıkların mantıklı olduğunu savunmayın.
feminizm; cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkarak, cinsler arasında siyasal, toplumsal,
ekonomik eşitliği savunan görüştür.
yani kadınları ilgilendirdiği kadar erkekleri de ilgilendirir. bunun farkında olup buna göre hareket eden bireyler tabii ki topluma fayda sağlayabilir. ama kadınlara en büyük zararı yine kadınların verdiği ülkemizde feminizm sadece erkekler tarafından değil kadınlar tarafından da yanlış anlaşılıyor ya da işlerine geliyor ve bu sayede 'feminizm erkek düşmanlığı abi' 'lezbiyen bunlar' diyen tek hücreliler dolanıyor ortalıkta. lütfen sözde feministlere itibar etmeyip farkındalığınızı geliştirin ve böyle başlıkların mantıklı olduğunu savunmayın.
devamını gör...
ateistlerin islam'ı müslümanlardan daha iyi bilmesi
nedense kuran'da her şey açık seçikken, hac suresi 16. ayet muhammet kitapta ala al, mora mor demişken, hep yanlış anlaşılıyor bu ayetler. "allah orada onu demek istememiş"miş! neden allah bir şeyler dikte ederken dolambaçlı yollar seçiyor? domuz etinde böyle dolambaçlı yollar yok ama. al benden de bir tefsir. bakara suresi 173. ayet "kuran'da domuz denmiş ama bugün bildiğimiz domuzu kastedilmemiş. o domuz mekke'de yetişen zararlı bir domuzmuş"
valla kuran'ı dini en iyi ışid biliyor gardaş. ne yapak ona tabi olak mı? hem islamda açık seçik bir haram-helal kavramı bile yok. kimisinin abdestini kan bozar, kimisininkini namahrem birinin dokunması. kimine ahtapot, midye haramken, kimine değil.
güzel kardeşim, biz ateist olurken bilmediğimiz şeye ateist olmadık. bazılarımız islamı en dibine kadar yaşadık. mesela turan dursun... sen onun bildiği kadar ilim biliyor musun?
"aga boş ver soru sorma, kaybolur gidersin" yüzünden müslümanların sakalı boktan çıkmıyor. teyzemi s.kebilir miyim? emmoğluma nikah düşer mi? g.te kaçan nohut oruç bozar mı?... islam binbeşyüz yıldır bu daireden çıkamıyor. koca koca kelli felli adamlar baş başa verip "g.te kaçan nohut ıslaksa oruç bozar, az nemliyse mekruhtur" gibi salak saçma şeylere kafa yoruyor.
bakın avrupaya; adamlar dini kovduklarında yükselmeye başladılar.
valla kuran'ı dini en iyi ışid biliyor gardaş. ne yapak ona tabi olak mı? hem islamda açık seçik bir haram-helal kavramı bile yok. kimisinin abdestini kan bozar, kimisininkini namahrem birinin dokunması. kimine ahtapot, midye haramken, kimine değil.
güzel kardeşim, biz ateist olurken bilmediğimiz şeye ateist olmadık. bazılarımız islamı en dibine kadar yaşadık. mesela turan dursun... sen onun bildiği kadar ilim biliyor musun?
"aga boş ver soru sorma, kaybolur gidersin" yüzünden müslümanların sakalı boktan çıkmıyor. teyzemi s.kebilir miyim? emmoğluma nikah düşer mi? g.te kaçan nohut oruç bozar mı?... islam binbeşyüz yıldır bu daireden çıkamıyor. koca koca kelli felli adamlar baş başa verip "g.te kaçan nohut ıslaksa oruç bozar, az nemliyse mekruhtur" gibi salak saçma şeylere kafa yoruyor.
bakın avrupaya; adamlar dini kovduklarında yükselmeye başladılar.
devamını gör...
mekone
ya da ''mekone hilesi'' ismi ile anılan olay. şair hesiod tarafından milattan önce 700 yılında yazılmış theogony şiirinde anlatılır.
titanları yenen olimposlular ile insanlar, anlaşmazlıkları çözmek adına mekone denen yerde toplanmışlar. insanlar ve tanrılar arasında kesilen kurbanlardan pay hesabı yapılıyormuş. prometheus zekice bir oyun ile, kestiği öküzün etini bir yana koyarak iç organları ile örtmüş ve diğer yarısını, kemiklerini diğer yana koyarak üzerini yağı ile kapatmış. eğer zeus yağ kaplı olanı seçerse verilen kurbanlarda kemikler tanrılar için yakılacak, et insanlara kalacaktır.
buradan sonra olaylar iki türlü gelişir. bir söylenişe göre zeus hileyi görmesine rağmen yağ-kemik olan tarafı seçer. öfkesini insanlardan çıkarmak için bunu mazaret olarak kullanmayı düşünmüştür. fakat bu anlatışta tanrı zeus'un iyi gösterilmesi, aldatılmaz aktarılması esas da olabilir. diğer senaryoda zeus, prometheus'un hilesine kanar ve çok öfkelenir.
öfkesinden dolayı zeus ateşi insanlardan saklar. ama prometheus ateşi çalarak insanlığa verir. (hephaistos'un (demirci, ateş tanrısı) ocağından bir kıvılcım çaldığı ve bir rezine sapına [ateşin kaynağı bu da olabilir.] onu saklayarak insanlığa verdiği söylenir.) bu sefer prometheus'un cezası ağır olur. bir kayalığa zincirlenir ve karaciğeri her gün bir kartal tarafından yenir. herkül (herakles) onu bu ızdıraptan kurtarır.
bu olaya sinirlenen zeus, ilk kadını pandora'yı hephaistos'a su ve balçıktan yaptırır ve içine ruh yerine prometheus'un çaldığı ateşten bir parça koyar. pandora'yı, prometheus'un kardeşi epimetheus'a gönderir. amacı insanlığı cezalandırmaktır. prometheus'un çabalarına rağmen epitmetheus pandora ile evlenir. zeus evlilik hediyesi olarak bir çömlek gönderir. hepimizin pandora'nın kutusu olarak bildiği bu hediye asla açılmamalıdır. içinde tüm kötülükler ve acılar vardır.
meraklarına yenilemeyerek kutuyu açarlar ve tüm kötülürken dünyaya yayılır. çeşitli varyasyonları olan hikayede, son anda kapatılan kutu içinde umut kalır ya da kutu en son pandora'yı hapseder. zeus intikamını almıştır.
titanları yenen olimposlular ile insanlar, anlaşmazlıkları çözmek adına mekone denen yerde toplanmışlar. insanlar ve tanrılar arasında kesilen kurbanlardan pay hesabı yapılıyormuş. prometheus zekice bir oyun ile, kestiği öküzün etini bir yana koyarak iç organları ile örtmüş ve diğer yarısını, kemiklerini diğer yana koyarak üzerini yağı ile kapatmış. eğer zeus yağ kaplı olanı seçerse verilen kurbanlarda kemikler tanrılar için yakılacak, et insanlara kalacaktır.
buradan sonra olaylar iki türlü gelişir. bir söylenişe göre zeus hileyi görmesine rağmen yağ-kemik olan tarafı seçer. öfkesini insanlardan çıkarmak için bunu mazaret olarak kullanmayı düşünmüştür. fakat bu anlatışta tanrı zeus'un iyi gösterilmesi, aldatılmaz aktarılması esas da olabilir. diğer senaryoda zeus, prometheus'un hilesine kanar ve çok öfkelenir.
öfkesinden dolayı zeus ateşi insanlardan saklar. ama prometheus ateşi çalarak insanlığa verir. (hephaistos'un (demirci, ateş tanrısı) ocağından bir kıvılcım çaldığı ve bir rezine sapına [ateşin kaynağı bu da olabilir.] onu saklayarak insanlığa verdiği söylenir.) bu sefer prometheus'un cezası ağır olur. bir kayalığa zincirlenir ve karaciğeri her gün bir kartal tarafından yenir. herkül (herakles) onu bu ızdıraptan kurtarır.
bu olaya sinirlenen zeus, ilk kadını pandora'yı hephaistos'a su ve balçıktan yaptırır ve içine ruh yerine prometheus'un çaldığı ateşten bir parça koyar. pandora'yı, prometheus'un kardeşi epimetheus'a gönderir. amacı insanlığı cezalandırmaktır. prometheus'un çabalarına rağmen epitmetheus pandora ile evlenir. zeus evlilik hediyesi olarak bir çömlek gönderir. hepimizin pandora'nın kutusu olarak bildiği bu hediye asla açılmamalıdır. içinde tüm kötülükler ve acılar vardır.
meraklarına yenilemeyerek kutuyu açarlar ve tüm kötülürken dünyaya yayılır. çeşitli varyasyonları olan hikayede, son anda kapatılan kutu içinde umut kalır ya da kutu en son pandora'yı hapseder. zeus intikamını almıştır.
devamını gör...
memleket partisinin logosunun çalıntı olduğu iddiası
madem bi' halt edip çaldınız bari güzel bir şey çalaydınız ya.
devamını gör...
türkiye'nin yarısının asgari ücret ile çalışması
insanı düşünmeye iten bir istatistiktir. işsizlikten dolayı insanlar düşük maaşları kabul etmek zorunda kalıyor, yoksa hiç maaşı olmayacak çünkü. işverenlerin de çoğu vicdansız olduğu için bu durumdan faydalanıyorlar ve düşük maaşla en yüksek performans alabilecekleri kişiyi seçiyorlar.
bunun tek çözümü kimsenin bu maaşları kabul etmemesi olurdu ama bu imkansız bir şey ve insanlardan bunu yapmalarını beklemek de çok büyük bir haksızlık. çünkü bu ülkede kaymak tabaka dışında kalan herkes çaresiz. kimse lüks için çalışmıyor, maaşıyla kira ve fatura ödüyor, bir şekilde gıda ihtiyacını karşılıyor ve maaş o şekilde bitiyor. yani o maaşa hayır dese, en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak duruma düşecek.
hal böyleyken halktan bir şey beklemek vicdansızlık, işverenlerin de çoğu iyi değil, bu durumda iş devlete düşüyor. umutsuzluk da burada başlıyor zaten, bizim mükemmel devletimiz bizi yaşatmaya değil emeğimiz yemeye yeminli. o yüzden de bu durumu çözmek adına bir adım atmayı bırakın, tam tersi işleri daha da kötü duruma sokmak için elinden geleni yapıyorlar.
işte sırf bu yüzden ileride bu istatistiğin daha da artacağını düşünüyorum. türkiye'deki kimseyi iyi günler beklemiyor, aklınız varsa en azından burada çocuk yapmayın da bizden sonra ki nesiller de aynı şeyi yaşamak zorunda kalmasın.
bunun tek çözümü kimsenin bu maaşları kabul etmemesi olurdu ama bu imkansız bir şey ve insanlardan bunu yapmalarını beklemek de çok büyük bir haksızlık. çünkü bu ülkede kaymak tabaka dışında kalan herkes çaresiz. kimse lüks için çalışmıyor, maaşıyla kira ve fatura ödüyor, bir şekilde gıda ihtiyacını karşılıyor ve maaş o şekilde bitiyor. yani o maaşa hayır dese, en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak duruma düşecek.
hal böyleyken halktan bir şey beklemek vicdansızlık, işverenlerin de çoğu iyi değil, bu durumda iş devlete düşüyor. umutsuzluk da burada başlıyor zaten, bizim mükemmel devletimiz bizi yaşatmaya değil emeğimiz yemeye yeminli. o yüzden de bu durumu çözmek adına bir adım atmayı bırakın, tam tersi işleri daha da kötü duruma sokmak için elinden geleni yapıyorlar.
işte sırf bu yüzden ileride bu istatistiğin daha da artacağını düşünüyorum. türkiye'deki kimseyi iyi günler beklemiyor, aklınız varsa en azından burada çocuk yapmayın da bizden sonra ki nesiller de aynı şeyi yaşamak zorunda kalmasın.
devamını gör...
insanın ağzının tadını kaçıran olaylar
insanın canını sıkan olaylardır mesela, sözlük’teki huzur bozan tipler ağzımın tadını kaçırıyor. ekşimtrak bir tat bırakıyor, enselerinde durup usulca ‘takipteyim dostum ayağını denk al’ deme isteği oluşuyor.
devamını gör...
22 ekim 2021 yağ kuyruğu
akp iktidarında yaşanan bir başka rezalettir.
geçen haftada benzin ve mazot kuyruğu olmuştu; zam haberi sonrası benzin istasyonlarında kuyruklar oluştu
(bkz: kınadığın şeylerin başına gelmesi)
geçen haftada benzin ve mazot kuyruğu olmuştu; zam haberi sonrası benzin istasyonlarında kuyruklar oluştu
(bkz: kınadığın şeylerin başına gelmesi)
devamını gör...
şemsi tebrizi ile werner heisenberg'in aynı öğüdü vermesi
iki farklı insan birisi 20.yy'da yaşamış bir fizikçi diğeri 13.yy'da yaşamış bir alim ama ikisi de aynı öğütü veriyor:
şems-i tebrîzî dedi ki;
"kader; yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir
öyleyse, ne hayatın hakimisin
ne de hayat karşısında çaresiz."
belirsizlik ilkesini bulmuş olan werner heisenberg, "yaşamda harmoniyi/ahengi arayan kişi varoluş oyununda hem oyuncu hem seyirci olduğunu asla unutmamalıdır..."
gerçekten çok garip
şems-i tebrîzî dedi ki;
"kader; yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir
öyleyse, ne hayatın hakimisin
ne de hayat karşısında çaresiz."
belirsizlik ilkesini bulmuş olan werner heisenberg, "yaşamda harmoniyi/ahengi arayan kişi varoluş oyununda hem oyuncu hem seyirci olduğunu asla unutmamalıdır..."
gerçekten çok garip
devamını gör...
bir hayvan olsaydınız hangi hayvan olurdunuz sorunsalı
ben bir kuş olmak isterdim çünkü;
uçuyorsundur özgürlük
kanat çırpıyorsundur başka diyarlar
bakıyorsundur başka canlılar
bir dala konarsın huzurlu kuş sesleri
bir ev örersin yetenek
bence bir kuş bir kuştan fazlası...
-_-özgürlük-_-
uçuyorsundur özgürlük
kanat çırpıyorsundur başka diyarlar
bakıyorsundur başka canlılar
bir dala konarsın huzurlu kuş sesleri
bir ev örersin yetenek
bence bir kuş bir kuştan fazlası...
-_-özgürlük-_-
devamını gör...
eleştiride üslubun önemi
"ben evde televizyon izlemem de izletmem de." diyen kişi ile
evde yüz yüze konuşup çayımızı içmek varken neden birbirimizden haberimiz yokmuş gibi televizyon izleyelim? diyen kişinin mesajı karşıya farklı yansır.
evde yüz yüze konuşup çayımızı içmek varken neden birbirimizden haberimiz yokmuş gibi televizyon izleyelim? diyen kişinin mesajı karşıya farklı yansır.
devamını gör...
dil piercingi
piercingler içinde delimi bana göre en zor ve zahmetli olandır. dilinizi birkaç dakika boyunca köpek misali dışarıda tutmak ve delimin acısına katlanmak hiç kolay değildir. bakımı kolay olsa da ilk 1 hafta bitkisel hayat moduna geçersiniz. konuşmanız peltekleşir, en sevdiğiniz yiyeceklere hüsranla bakarsınız. estetik açıdan güzel durmaktadır. yemek yemeyi seven bir insansanız benim gibi 6 saatin sonunda 'eeehhh yeter be, yemek istiyorum!' nidalarıyla çıkarmak zorunda kalırsınız.
devamını gör...
sözlükte yazmak
deneyimleri, bilgi ve birikimleri okunan ve ilgi duyulan bir mecra'da yazmak.
"aha da buraya yazıyorum." sanki başka yazacak yerim var da. hakikaten yazacak yerimiz yok arkadaşlar.
"aha da buraya yazıyorum." sanki başka yazacak yerim var da. hakikaten yazacak yerimiz yok arkadaşlar.
devamını gör...
handle is my middle name
dönüp dönüp izlediğim, izlemekten asla sıkılmadığım, bütün üyeleri babamın oğlu gibi olan friends dizisinde chandler bings’in söylediği bir cümledir.
dizide her zaman en sevdiğim karakter olan ve birçok tavrını, huyunu ve konuşma tarzını kendime benzettiğim için daha da çok sevdiğim - çünkü kendimi çok seviyorum- chandler bu cümleyi çok güzel bir anda bir kelime oyunu yaparak söyler.
handle üstesinden gelmek anlamına gelen bir sözcüktür ve chandler üstesinden gelemeyeceğinin düşünüldüğü bir anda söyler bu sözü. göbek adımdır üstesinden gelmek der ama asıl mevzu chandler isminin tam ortasında handle fiilinin olmasıdır.
kelime oyunlarına bayılırım, zekice kelime oyunları beni benden alır, chandler gibi zekasına hayran olduğum karakterlerin yaptığı zekice kelime oyunları ise en üst seviyede keyif verir bana.
her yeniden başladığımda bu kelime oyunun geçtiği bölümde gülmekten kendimi alamıyorum. bazen kendi kendime bu espiriyi yapıp gülüyorum. sonra kendi kendime güldüğüm için beni deli zannedeceklerini düşünüp yeniden gülüyorum. chandler olsa bu şiirsel hırsızlığın üstesinden gelirdi mutlaka.
dizide her zaman en sevdiğim karakter olan ve birçok tavrını, huyunu ve konuşma tarzını kendime benzettiğim için daha da çok sevdiğim - çünkü kendimi çok seviyorum- chandler bu cümleyi çok güzel bir anda bir kelime oyunu yaparak söyler.
handle üstesinden gelmek anlamına gelen bir sözcüktür ve chandler üstesinden gelemeyeceğinin düşünüldüğü bir anda söyler bu sözü. göbek adımdır üstesinden gelmek der ama asıl mevzu chandler isminin tam ortasında handle fiilinin olmasıdır.
kelime oyunlarına bayılırım, zekice kelime oyunları beni benden alır, chandler gibi zekasına hayran olduğum karakterlerin yaptığı zekice kelime oyunları ise en üst seviyede keyif verir bana.
her yeniden başladığımda bu kelime oyunun geçtiği bölümde gülmekten kendimi alamıyorum. bazen kendi kendime bu espiriyi yapıp gülüyorum. sonra kendi kendime güldüğüm için beni deli zannedeceklerini düşünüp yeniden gülüyorum. chandler olsa bu şiirsel hırsızlığın üstesinden gelirdi mutlaka.
devamını gör...
tanımı gülücük ile bitirmek vs nokta ile bitirmek
smiley içine random şeysini de ekleyelim.
yine de noktanın alacağı versustur. bakınız konu dönüyor dolaşıyor noktaya geliyor! niçün? çünküüüü nokta çokomelli.
yine de noktanın alacağı versustur. bakınız konu dönüyor dolaşıyor noktaya geliyor! niçün? çünküüüü nokta çokomelli.
devamını gör...
yurt dışında olup türkiye'de olmayan şeyler
insan emeğine saygı.
devamını gör...
kadın çantasında bulunanlar
telefon, şarj aleti, cüzdan, manikür ve makyaj malzemesi -far paleti -ayna-tarak vb, parfüm, deodorant, nadir de olsa saç düzleştirici, biber gazı varsa elektroşok cihazı, hijyenik bakım ürünü, sigara-çakmak, kulaklık, nemlendirici krem, dudak nemlendirici vb. kremler, ıslak mendil, hepsinde olmaz ama gördüğüm üzere söylüyorum 6.35'lik ateşli silah (tabanca) ve roman (kitap) daha da sayılabilir ama en nadir görüleni de 6.35'lik tabancadır
devamını gör...
