800 tanım girdikten sonra yazmayı bırakan yazar
kitabını geri alacağımız yazardır.
devamını gör...
normal sözlük'te etkileşimin çok az olması
günümüz sosyal medyalarında olduğu gibi takip edene takip beğeni yapana beğeni olduğu içindir.
#842029 bu entrye katılıyorum, emek veren arkadaşlara destek olunması gerektiği kanaatindeyim.
insanları mutlu etmek çok kolay, bilene..
#842029 bu entrye katılıyorum, emek veren arkadaşlara destek olunması gerektiği kanaatindeyim.
insanları mutlu etmek çok kolay, bilene..
devamını gör...
vatan şaşmaz'ın ölümünden sonra unutulması
kesinlikle.
insan öldü diye çalışmayı da bırakmaz ki be arkadaşım.
sunuculuk yap oyunculuk yap, bir şey yap.
yok neymiş efenim ölmüş müş.
bak zeki mürene, adam öldükten sonra bile reklamlarda oynuyor.
insan öldü diye çalışmayı da bırakmaz ki be arkadaşım.
sunuculuk yap oyunculuk yap, bir şey yap.
yok neymiş efenim ölmüş müş.
bak zeki mürene, adam öldükten sonra bile reklamlarda oynuyor.
devamını gör...
doğru söylüyor dedirten şarkı sözleri
devamını gör...
fantz izleme deneyi
1961 yılında yaptığı deneyde fantz basit ama dahice bir deney gerçekleştirdi. bir bebeğin üzerine yerleştirdiği düzeneğe bir insan yüzü ve bir boğa gözü resimleri yerleştirdi.
iki aylık bebek insan yüzüne, boğa gözüne baktığının iki katı daha fazla bakıyordu. daha sonraki yıllarda yapılan çalışmalarda da psikologlar insanların 'insan yüzüne' karşı belli bir algıyla doğduğunu kanıtladı. bunun hayatta kalma içgüdüsüyle doğrudan ilişkili olduğuna inanılıyor.
iki aylık bebek insan yüzüne, boğa gözüne baktığının iki katı daha fazla bakıyordu. daha sonraki yıllarda yapılan çalışmalarda da psikologlar insanların 'insan yüzüne' karşı belli bir algıyla doğduğunu kanıtladı. bunun hayatta kalma içgüdüsüyle doğrudan ilişkili olduğuna inanılıyor.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
tamamen can sıkıntısı ve meraktan açtığım bir başlık. ben kesinlikle wylde diyorum.
devamını gör...
kubar
esrarın kimyasal ile desteklenmiş hali değildir.
esrarın, kurutulup, toz haline getirilerek, ısı ile plaka halinde basılarak elde edilen halidir.
esrarın, kurutulup, toz haline getirilerek, ısı ile plaka halinde basılarak elde edilen halidir.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
ey herşey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
(bkz: adnan yücel)
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
(bkz: adnan yücel)
devamını gör...
hayattaki küçük mutluluklar
pamuk şeker.
devamını gör...
ders çalışmamak için yapılanlar
masayı toplamakla uğraşıp ha bire ders çalışma programı hazırlamak.
devamını gör...
samimiyet kokan hareketler
anadolunun küçük köylerinde denk geldiğiniz herkesin, tanımadıkları halde halini hatrınızı, aç olup olmadığınızı sormasıdır samimiyet. buram buram kokar hem de..
devamını gör...
yarın seçim olsa yazarların oy verecekleri parti
bu arada bu başlığın altına gelip "ben oy vermeyeceğim verilecek hiçbir parti yok" diye saçmalayanları seçim gecesi göreceğim ben. sanki norveç'te isveç'te yaşıyormuş gibi sandığa gitmiyorlar. bu ülke bir kuzey ülkesi değil. dolayısıyla çocukça kaprisleri bırakıp sandığa gelip oy kullanmanız gerekiyor
devamını gör...
kürtlerin ana dilde eğitim hakkı
türkiye'de 20 milyon kürt var bu kadar insanı kendi dilinde eğitimden mahrum bırakmak onları kültüründen ve kendi benliklerinden uzaklaştırır. siz iran'daki 25 milyon türkün ana dilde eğitim görmesini istemez misiniz? eminim ki istersiniz.
o zaman kendiniz için istediğinizi başkası için istememek sizi ne kadar samimi yapar?
durumu bölücü yapan biziz kürtlere kötü davranırsak, onları kendimizden aşağı görürsek, haklarını kısıtlarsak, adamlar bu özgürlükleri bir şekilde kazanmak isteyecek. ve bunun için teröristlere dahi sempati duymaya başlayanları olacak.
özgürlüğü nasıl vereceğimize gelirsek örnekleri mevcut:
avrupa'nın başkenti brüksel'de şehir ikiye bölünmüş durumdadır devlet daireleri okullar hatta reklam panoları bile, fransızca ve flemenkçe olarak ayrılır. insan tabii ki kendi milletinden olana karşı daha farklı davranacaktır orada da böyle ufak sürtüşmeler olur flemenkler fransızları sert görür mesela ama bunlar tabii şeyler.
onlardan alınacak ders birbirlerini vatan haini ilan etmeyip insancıl bir şekilde geçinip kendilerinde ne hak varsa diğer milletten olan insana karşıda aynısı vermeye karşı olmadıkları olacaktır.
bu topraklarda olamaz demeyin cumhuriyetten öncesinde bu tarz milliyetçi bir devlet bu topraklarda yaşamamış bile.
o zaman kendiniz için istediğinizi başkası için istememek sizi ne kadar samimi yapar?
durumu bölücü yapan biziz kürtlere kötü davranırsak, onları kendimizden aşağı görürsek, haklarını kısıtlarsak, adamlar bu özgürlükleri bir şekilde kazanmak isteyecek. ve bunun için teröristlere dahi sempati duymaya başlayanları olacak.
özgürlüğü nasıl vereceğimize gelirsek örnekleri mevcut:
avrupa'nın başkenti brüksel'de şehir ikiye bölünmüş durumdadır devlet daireleri okullar hatta reklam panoları bile, fransızca ve flemenkçe olarak ayrılır. insan tabii ki kendi milletinden olana karşı daha farklı davranacaktır orada da böyle ufak sürtüşmeler olur flemenkler fransızları sert görür mesela ama bunlar tabii şeyler.
onlardan alınacak ders birbirlerini vatan haini ilan etmeyip insancıl bir şekilde geçinip kendilerinde ne hak varsa diğer milletten olan insana karşıda aynısı vermeye karşı olmadıkları olacaktır.
bu topraklarda olamaz demeyin cumhuriyetten öncesinde bu tarz milliyetçi bir devlet bu topraklarda yaşamamış bile.
devamını gör...
her şeyi kafaya takan kişilerin ortak özellikleri
kişisel algılıyor olmaları bence.
bi ortama giriyorum, aynı anda 3 kişi seviyorsa 3 kişi sevmiyor. o an herkese farklı farklı davranma ihtimalim yokken birinin beni sevme ve beni sevmeme olayı sahiden benimle mi ilgidir? sevmek isteyen seviyor, istemeyen sevmiyor.
ara ara "ya diyorlar ben seni ilk başta hiç sevmedim biliyor musun?" ya da çok havalı zannediyordum diyen oluyor. ama birkaç kişi yaaa ne kadar tatlısın diyor ilk baştan. sarılıp yanak sıkıyorlar. arkadan saldırıp saçımı başımı yolan yine oldu. gidip rapor aldım.
hep gittiğim markette bi çalışan kız vardı. maske taksan hem senin hem de müşteriler için daha iyi olur demiştim, o günden sonra selamımı hiç almadı. beni eledi kafasında. yerine yeni bir kız gelmiş, 2 gün içinde nasılsın canım demeye başladık birbirimize. ben yine benim, mekan değişmedi, insanlar değişti. o yüzden ortamın enerjisi değişti bence.
yani ben sahiden kendimi konu insanlar olduğu zaman hiç kimse olarak görüyorum çoğu zaman. karakterimin bazen tamamen önemsiz olduğuna inanıyorum. beni seven sevecek, sevmeyen sevmeyecek. olay benimle ilgili değil.
biri arkasından işler çevireceğimi düşünecek, başka biri yok diyecek civciv yapmaz. biri masum diyecek, biri şeytan. biri ne iyi kadın yahu diyecek, biri kötü ilan edecek. haliyle çok takmamak lazım. ben mesela takmıyorum. çok ama çok sevdiğim insanları kafaya takıyorum bir süre, üzülüyorum da ama o da geçiyor. çünkü beni üzme sebebi yine kendi yargıları ya da üzülüyor olmam benim o kişiye yüklediğim anlamlar ile ilgili.
bilen vardır seri katiller kurbanlarını yürüyüşüne göre seçer. yürüyüşünden senin av mı yoksa avcı mı olacağına karar verir. ben sosyal ilişkilere böyle bakıyorum. insanlar bakıyor, av mısın avcı mısın karar veriyor ve seni kurban edebileceğine inanıyorsa sana iyi insan özellikleri yüklüyor. işte o noktadan sonra iyi bir insan haline geliyorsun.
durum buyken çok takmamak lazım.
bi ortama giriyorum, aynı anda 3 kişi seviyorsa 3 kişi sevmiyor. o an herkese farklı farklı davranma ihtimalim yokken birinin beni sevme ve beni sevmeme olayı sahiden benimle mi ilgidir? sevmek isteyen seviyor, istemeyen sevmiyor.
ara ara "ya diyorlar ben seni ilk başta hiç sevmedim biliyor musun?" ya da çok havalı zannediyordum diyen oluyor. ama birkaç kişi yaaa ne kadar tatlısın diyor ilk baştan. sarılıp yanak sıkıyorlar. arkadan saldırıp saçımı başımı yolan yine oldu. gidip rapor aldım.
hep gittiğim markette bi çalışan kız vardı. maske taksan hem senin hem de müşteriler için daha iyi olur demiştim, o günden sonra selamımı hiç almadı. beni eledi kafasında. yerine yeni bir kız gelmiş, 2 gün içinde nasılsın canım demeye başladık birbirimize. ben yine benim, mekan değişmedi, insanlar değişti. o yüzden ortamın enerjisi değişti bence.
yani ben sahiden kendimi konu insanlar olduğu zaman hiç kimse olarak görüyorum çoğu zaman. karakterimin bazen tamamen önemsiz olduğuna inanıyorum. beni seven sevecek, sevmeyen sevmeyecek. olay benimle ilgili değil.
biri arkasından işler çevireceğimi düşünecek, başka biri yok diyecek civciv yapmaz. biri masum diyecek, biri şeytan. biri ne iyi kadın yahu diyecek, biri kötü ilan edecek. haliyle çok takmamak lazım. ben mesela takmıyorum. çok ama çok sevdiğim insanları kafaya takıyorum bir süre, üzülüyorum da ama o da geçiyor. çünkü beni üzme sebebi yine kendi yargıları ya da üzülüyor olmam benim o kişiye yüklediğim anlamlar ile ilgili.
bilen vardır seri katiller kurbanlarını yürüyüşüne göre seçer. yürüyüşünden senin av mı yoksa avcı mı olacağına karar verir. ben sosyal ilişkilere böyle bakıyorum. insanlar bakıyor, av mısın avcı mısın karar veriyor ve seni kurban edebileceğine inanıyorsa sana iyi insan özellikleri yüklüyor. işte o noktadan sonra iyi bir insan haline geliyorsun.
durum buyken çok takmamak lazım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çizimleri
helis bulutsusu, gezegenimsi bulutsular nebula içinde dünya'ya en yakın olanıdır. uzaklığı yaklaşık 700 ışık yılıdır. (vikipedi)
‘eye of the god ’ adını da alıyor, etkileyici bir göz. benim yorumumla, böyle bir şey çıktı, taş üzerine akrilik :
devamını gör...
1 yıl sonraki kendine not
naber lan zibidi?
devamını gör...
misc radyo yayını
hazır kimse bugün için radyo duyurusu girmiyorken ve "radyo ne yea spotify açar dinlerim"ciler ortalıklardan uzaklaşmışken ufak bi duyuru geçeyim. misc dinleyenlerinin yarı kadarı takipçim zaten, duyan duymayana söyler.*
pazartesi yayın var.
evet. ancak bu hafta da konuk almayı düşünmüyorum, hatta büyük bir ihtimalle podcast tarzı önce kaydet sonra yayınla yapacağım bu hafta için. neden? çünkü öyle istedim. ben, cenk, arka bahçem ve kafamdaki ziv ziv konuşan sesler olacak yine sizlerle. spotify'dan dinlemek isteyen olursa oraya da koyarız diyeceğim ama hesap aç, onaylat falan. bilirsin, üşenirim.
adiós chicas/chicos.
pazartesi yayın var.
evet. ancak bu hafta da konuk almayı düşünmüyorum, hatta büyük bir ihtimalle podcast tarzı önce kaydet sonra yayınla yapacağım bu hafta için. neden? çünkü öyle istedim. ben, cenk, arka bahçem ve kafamdaki ziv ziv konuşan sesler olacak yine sizlerle. spotify'dan dinlemek isteyen olursa oraya da koyarız diyeceğim ama hesap aç, onaylat falan. bilirsin, üşenirim.
adiós chicas/chicos.
devamını gör...
öldüğünde unutulma süresi
"tek bir kişi bile seni hatırlıyorsa belki de aslında hiç ölmezsin "
ne kadar süre diri kalırız belki bir hafta belki sonsuza kadar
insanlarda bıraktığımız izler kadarız belki de
ne kadar süre diri kalırız belki bir hafta belki sonsuza kadar
insanlarda bıraktığımız izler kadarız belki de
devamını gör...

