hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üstünden atlar.

"the quick brown fox jumps over the lazy dog".
ingilizce için
devamını gör...

bilimin önemini anlamayan toplumlarda rastlanan durum.

sanat önemsiz mi? tabi ki değil. bilime önem verip sanata boş vermek de olmaz. fakat dünya çapında söz sahibi olmak için önce bilim gerekir her zaman.

insanlar ev geçindirme derdinde, bilimi falan gören yok diyoruz. fakat bilimle uğraşan bir toplum olmak için cehaleti de, ev geçindirmek için bu durumlara düşmüyor olma evresini de çoktan atlatmış olmamız gerekiyordu zaten.

bugün insanların bu durumda olup da kafayı kaldırıp bilime bakamıyor olmalarının nedeni, "meleklerin bacaklarına bakılıyor" diye rasathaneler yıktırılırken, köy enstitüleri kapatılırken seslerini çıkarmadıkları gibi, yapılan bu eylemlere bir de alkış tutmalarıydı. cehaletlerine giden yola koyulan her taşa mutlulukla destek verdiler. bugün de bu tavrın değişmediğini görüyoruz.

bu ülkenin, bizi bu noktaya getiren şeyin bilimden uzak kalmak olduğunu hiçbir zaman anlayamayacağını düşünüyorum açıkçası.
devamını gör...

kankacılık. müthiş giriler yazan insanlar var. özeniyorlar, üretiyorlar, bilgilerini tecrübelerini hiç çekinmeden paylaşıyorlar. tık yok profillerinde. ama bakıyosun şizofrenisi on metre öteden anlaşılan tipler el üstünde tutuluyor. favoriler, artılar havada uçuşuyor. kankacılık kanseri bütün platformları yok eder. üç beş asalak kalır diğer herkes soğur ortamdan. hele ki henüz yeni kurulmuş bir platformda daha da dikkatli olunmalı. ama yönetimin de buna yapabileceği bir şey yok. ilgi budalası şizofrenler her yerde var. kafaya bi huni geçir, azıcık abart, komik olmaya çalış bitti gitti.
devamını gör...

arapları araplardan daha çok düşünmek. kendi sorunlarını görmezden gelip filistin de filistin diye ortalıkta dolaşmaktır.
devamını gör...

sere serpe... *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eleştirdiğin o insan içindedir de fark etmemişsindir.
seni büyütmüştür,
bi güzel nefret etmişsindir ondan.
etrafına bakmaktan içine bakamamışsındır.
ben onun gibi onlar gibi olmayacağım asla demişsindir.
korkma korkma değişebilirsin, hele bi kendini eleştir...

t: kurtulunabilecek bir paradoks.
devamını gör...

14 yaşındayken bir parça ekmek çaldığı için 6 ay hapse mahkum edilen yazardır.
devamını gör...

divan şiirinin olmazsa olmazıdır. önce divan şiiri için çok kısaca:

birkaçı dışında çoğu divan şairimizin sadece bir divanı vardır. koskoca nedim, dasdaracık bir cildin içinde başlar ve biter. eğer bu divan’ın da sık sık tekrarlanan bölümlerini, padişah ya da vezire yaranmak için sulandırılmış kısımlarını çıkarırsanız ya da sırf biçime uygun gelsin diye şişirilmiş bölümlerini saymazsanız, geriye birkaç beyit, birkaç dize kaldığını görürsünüz. bu durum çoğu divan şairi için aynıdır.
'divan şiiri'ne adını veren divanlar, kasidelerle (-->padişah ya da vezire yaranmak için sulandırılmış kısımlarla) başlar. bu kasidelerin de çeşitleri ve divana konulma sıraları vardır. bir divan şairinin iyi bir şair olup olmadığı ise kendisinin de en çok önemsediği 'gazel'lerine bakarak anlaşılır. sözlük yazarlarının divan şiirini örneklemek için seçtiği beyitlerin neredeyse tamamı 'gazel' beyitleridir.

şimdi bu ön açıklamalardan sonra, 'mazmun'a yeniden dönecek olursak; ortak islam kültürü içinde, kalıp ölçülerle ((gbkz: aruz)), kalıp nazım şekilleri ile ve ortak hayal dünyası içinde 'özgün' şiire rastlamak cidden zordur.
kurallar, yüzlerce yıl öncesinden belirlenmiş, sınırlar çizilmiştir.

yukarıda sözünü ettiğimiz 'gazel'ler divan şiirinde şairlerin, özgünlüklerini, yaratıcılıklarını, yeteneklerini konuşturacakları, gösterecekleri tek alandır diyebiliriz. gazellerin ana teması bilindiği gibi 'aşk'tır. bu aşk, dünyevi bir aşk da olabilir, ilahi bir aşk da. her ne olursa olsun, 'aşk' anlatılacağı zaman, anlatılacak bir sevgili de var demektir. öyleyse 'sevgili' divan şiirinde nasıl anlatılır?

mazmunlarla. evet, mazmun dediğimiz, her hayali önceden belirlenmiş benzetmelerin oluşturduğu mazmunlarla.

-namık kemal'in tanzimat şiiri'nde yenilik yaparken eleştirdiği ve belirttiği gibi- eğer şairlerin anlattıkları kağıda resim olarak çizilse, karşılaşılacak 'sevgili' bir 'gulyabani' gibidir: çirkin ve korkunç, kesinlikle gerçek olmayan.

nedir en çok kullanılan mazmunlar; kaş, yay gibidir, kirpik oktur, gözler ateş saçar, boy öyle uzundur ki, selvi ağacı yanında halt etsin, bel kopacak kadar incedir, saçlar ya yılandır ya hristiyan keşişlerinin cübbelerine bağladıkları kuşaktır, dinden çıkarır, ağız zaten yoktur........bu böyle devam eder.

konu çok uzun ve kapsamlı. oysa amacım bilimsel bir makale oluşturmak değil, yalnızca bu konudaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmak, ey sevgili okur. bu nedenle, bu konuya ilişkin, 'namık kemal'in divan şiiri üzerine düşüncelerini irdeleyen bir yüksek lisans makalesi'ni de şuraya bırakayım ve aradan çekileyim.
buradan
devamını gör...

“ayrılalım” diyemeyen sevgilidir.

ya da “ben birini buldum ama çok emin değilim ondan, senden direkt ayrılıp konforumu da bozmak istemiyorum, sonuçta o bulduğum kişiyle olması kesin değil, ben bi bakıp geleyim, sonra sap gibi kalırsam devam ederiz ya da sana ona göre güle güle derim” diyemeyen de olabilir.
devamını gör...

olay yerine gidildiğinde bedenler genelde yataklarında değil de yerde bulunur. genelde kazazedeler zehirlendiklerinin farkına varır ve uyanıp bir cam ya da kapı açmak için kalkarlar. fakat dokularındaki oksijen saturasyonu o kadar azalmıştır ki, o kadar güçsüzdürler ki bunu başaramazlar. yere yığılıp hayatlarını kaybederler.

türkiye fakir bir ülke olduğu için -aksini söyleyenlere itibar etmeyiniz.- 21. yüzyılda dahi bu şekilde ölümler görülmektedir. bazılarının bedava dağıttıkları kömür çuvalları bir aileyi yok etmektedir.
devamını gör...

kovboy şapkasına benzettiğim bir çizim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

burda ise gaz lambası ve birkaç meyve kompozisyonu var. :)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tüm trollü yobazı yazarken bu çocuğu çaylak yapmışsın tebrik ederim seni sözlük.
devamını gör...

belirsizliktir.

ne zaman , nasıl biteceği, ne kadar süreceği belli değildir. o yüzden kafalar da hep bi muamma olarak kalacaktır.
devamını gör...

zor ama asıl önemli olan bu değil bence. karşılıklı sevgi ve saygı çok önemli. benim için sorun hep karşı tarafın benim ona değer verdiğim kadar değer vermemesi oluyor mesela.
devamını gör...

dayı bırak artık bak manyak olursun. ayrıca 128 milyar dolar nerde?
devamını gör...

dünyada herşey için; medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir.
ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir"
devamını gör...

müslümanlıktan bağımsız olarak dini değerlere körü körüne bağlanan hiçbir ülke gelişemez. her zaman din bir yerde sömürge, ayak bağı olarak karşımıza gelir. çünkü devletlerin değil bireylerin dini yönelimi olabilir. devletse tüm bunları korumak, kollamak ve taraf tutmamak zorundadır.
devamını gör...

yaşadığı dönemin ruhunu en iyi temsil eden kılıç ustası, sanatçı, ideolojist ve stratejistidir.

samurai üçlemesi nedeniyle bu adamı hep toshiro mifune suretiyle hayal etmişimdir. hatta yojimbo ve sanjuroyu her izlediğimde bir parça musashi'yi görürüm.

yıllar önce miyamoto musashi hakkında yazdığım bir forum yazısını da buraya taşıyorum:
<<
kimdir bu bir çok animede adı geçen kişi? "rurouni kenshin, space adventure cobra, blade of the ımmortal, samurai champloo" gibi animelerde ismini duymuşsunuzdur. ayrıca "miyamoto musashi: the dream of the last samurai" adında bir anime filmi ve "miyamoto" adında tv serisi vardır. japon sinemasında hakkında çevrilen tonla film vardır.

japonların bu gün bile dillerinden düşürmediği bir kahramandır bu adam. dünyanın en ünlü stratejistlerinden birisidir. kılıç sanatında bir ekol kurmuş ve hayatının son iki senesini bir mağarada inzivaya çekilerek ni ten ichi ryu adını verdiği strateji yolunu beş çember kitabı'nda ayrıntılarıyla anlatmıştır. kendisinin de belirttiği gibi, bu bir klasik strateji rehberidir ve sadece tekil dövüşlerde değil savaşlarda dahi galibiyeti amaç edinen yollar bütünüdür. bu gün japonya'nın büyük şirketleri dahi bu kitaptan feyz almışlardır dersek uygulama alanının genişliğini daha iyi anlatmış oluruz.

yaşamı boyunca onu "strateji yolu" öğretisine götüren çeşitli olaylar yaşamıştır. girdiği altmıştan fazla düelloyu kazanarak yenilmez ünvanını kazanmıştır.

daha 13 yaşındayken bir kavgada, mızrak ustası olan arima kihei'yi bir sopayla öldürmüştür.

16 yaşında tadashima akima ile yaptığı düellodan galip ayrılmıştır.

daha sonra bir gezgin olarak ülkeyi dolaşmış, shogunluk için yapılan savaşlardan bir çoğuna katılmış hep yenilen tarafta olmasına rağmen savaşlardan ve sonrasındaki temizlik operasyonlarından sağ kurtulmayı başarmıştır.


21 yaşında kyoto'da babasıyla husumetleri yüzünden kan davalısı olduğu yoshika ailesinin lideri yoshika seijuro ile karşılaşmış ve seijuro'nun katanasına karşı bir bokken (tahta kılıç) ile onu darmadağın etmiştir. ardından ailenin ikinci büyük savaşçısını denshichiro yoshika'yı da yine bir bokken ile kafasını yararak öldürmüştür. bu karşılaşmada, musashi'nin klasik taktiklerinden biri olan düelloya geç gelme stratejisini izlediği söylenir. aile bu kez musashi'nin karşısına seijuro'nun en küçük oğlunu, hanshichiro'yu çıkarmaya karar verir. ancak bu bir infaz planıdır çünkü 13 yaşında bir çocuktan musashi'nin işini bitirmesini beklemeyen aile, yanına kalabalık bir koruma gurubu vermiştir. musashi bu kez düellonun olacağı pirinç tarlasına vaktinden önce giderek gizlendir ve çocuğun ve korumaların gelmesiyle saklandığı yerden çıkarak çocuğu biçer, ikinci kılıcını (wakizashi) da çekerek korumaların arasına dalar ve kaçarak kurtulmayı başarır. böylece bu korkunç olayla bu aileyle olan kan davası son bulur.

japonya'yı gezmeye devam eden samuray ıga bölgesinde bir zincirli orak ustası olan shishido baikin'i öğrencilerinin önünde bir hançerle öldürür. kavgayı izleyen öğrencilerin musashi'ye saldırması üzerine o da iki kılıcını birden çekerek üzerine gelen kalabalığı geri püskürtür.

edo'da muso gonosuke adlı bir savaşçı, musashi'yi elinde yay yapmak için bir dal parçasını yonttuğu sırada ziyaret eder ve düelloya davet eder. musashi elindeki dal parçasını rakibin kafasına indirmek suretiyle karşılaşmayı kazanır.

ızumo bölgesinden geçerken matsudaira isminde bir soyluyu ziyaret ederek emrindeki en güçlü savaşçıyla dövüşmek istediğini bildirir. karşısına çıkarılan iki buçuk metrelik altıgen bir sopa kullanan savaşçıyı rahatlıkla yener. bunun üzerine matsudaira, musashi'den kendisiyle de dövüşmesini istemesi üzerine onunla yaptığı dövüşü de kazananarak bu soylunun saygısını kazanır. bu son iki karşılaşmasında musashi yine klasik stratejilerinden biri olan düşmanı arkasındaki bir yükseltiye ya da engele doğru kovalayarak yere düşürme taktiğini kulanmıştır.

gelelim mushashi'yi efsane yapan karşılaşmaya...
en ünlü düellosunu 1612'de bunzen bölgesi ogura'da sasaki kojiro'ya karşı yapmıştır. (evet o sasaki. fate/stay night'tan hatırlayanınız olmuştur, assasin sınıfı hizmetkar sasaki kojiro.)

koijuro ki, kırlangıcın kuyruk hareketlerinden esinlenerek geliştirdiği tsubame-gaeshi (kırlangıç karşılaması) tekniği bu gün bile öğretilen bir tekniktir. ganryu tekniklerini geliştiren adam olarak bilinir. bir düello için koijuro'nun da hizmetinde bulunduğu bölgenin soylusu hosokawa tadaoki'den izin alındı. ogura'dan birkaç kilometre ötedeki bir adada sabah saat 8:00'da düello için anlaştılar. musashi, kojuro'yu yeneceğinden emindir ancak sonrasında öğrencilerinin onu sağ bırakmayacağını bildiğinden gözlerden ırak ve az sayıda refakatçinin bulunacağı bu adayı seçmiştir düello için. bundan sonrası musashi'nin tam bir strateji resitali sergilediği bir süreçtir.

- musashi o gece kaldığı barakadan ayrılarak geceyi başka bir yerde konuk olarak geçirdi. bu yüzden rakipten korktuğu için şehri terkettiği söylentileri yayıldı.

- ertesi gün musashi adada onu bekleyen rakibinden ve gözlemcilerden bir haberci gelene kadar uyudu. kalktığında yıkanması için getirilen suyu içme suyu olarak kullandı. hatta kimonosunun yenlerini bir iple bağladı, saçını taramayarak başına bir havlu bağladı. tam bir çapulcu oldu anlayacağınız.
*musashi burada rakibin kendisini küçük görmesi için elinden geleni yapmaktadır.

-adaya bir kayık yardımıyla giden musashi, kayıkçıyla olan sohbeti sırasında yedek küreği yontarak bir tahta kılıç yaptı. sonrasında adaya varana kadar uzanarak dinlendi.
* burada da rakibin karşısında seni yenmek için bir kılıca ihtiyacım yok!' denilerek ilk stratejinin tersi uygulanmak istenmektedir. beş çember - ateş kitabı bölümünde anlattığı rakibin aklını karıştırma taktiği.

-kayık kıyıya yanaşırken musashi dalgaların içine atlayarak kıyıda kendisini iki saattir güneşin altında bekleyen rakibi sasaki kojiro'ya doğru elindeki kürekten bozma bokken ile koşmaya başladı. kojiro ise bizenli nagamitsu usta'nın imalatı olan nodachiyi (katanadan daha uzun bir kılıç) kınından çıkardı ve kınını bir kenara fırlattı. bunun üzerine musashi "o kına artık ihtiyacın olmayacak" gibi ağır bir söz söyledi.
* hem rakibi uzun süre bekletmiş hem de altından kalkılamayacak bir söz söyleyerek deli etmiştir, amaç rakibi sinirlendirerek hataya zorlamaktır.

-kojiro ilk hamlesini yaptığı sırada düşmandan önce davranma yöntemlerinden ikincisi olan tai no sen (insiyatifi bekleme) yöntemiyle sopayı koijuro'nun kafasına indirdi. kojiro yere yıkılırken kılıcı musashi'nin paçalı eteğini ve başındaki havluyu kesti. kojiro kanlar içinde yerde yatarken, musashi öğrenciler ve refakatçiler tarafından sağ bırakılmayacağını düşünerek iki kılıcını da çekip, şaşkına dönen şahitleri başıyla selamlayarak sandala doğru topuklamıştır.
* musashi'nin kojiro'yu tek hamlede alt etmesini yine onun stratejilerinden biri olan güneşi arkaya alma taktiğine bağlanır. (beş çember kitabı - ateş kitabı bölümü mekana bağlı saldırı)

musashi bu karşılaşmadan sonra hiçbir düellosunda gerçek kılıç kullanmadı, ve hepsinde de galip geldi.

1634 yılında strateji yolunu tam anlamıyla kavradığını ifade eder. 19 mayıs 1945'te ölümünden birkaç hafta önce iki yıldır inzivada olduğu reigendo mağarasında öğrencisi teruo nobuyuki'ye ithafen beş çember kitabı'nı (go rin no sho) yazdı. bu gün japonyanın en ünlü kılıç ustası olarak bilinir. hatta kılıç ustalığından öte kensai (kılıç piri) ünvanına sahiptir.

kitaptan bazı güzel ayrıntılar:

"strateji yolunu kavradığında anlayamayacağın hiçbirşey kalmayacaktır. yolu herşeyde göreceksin."

"tüm mesleklerin yollarını incele."

bu iki sözün hakkını vermiş ve sadece kılıç ustalığı değil, çini resim sanatında en iyilerden biri olmuştur. tahta oymacılığı, kılıç yapımı, şiir yazma, beste yapma gibi birçok alanda geliştirdiği "strateji yolu"nu kullanarak döneminin en saygın ustalarıyla yarışmıştır.

musashi, strateji yolu'nu şu ilkelerle özetler:

1. dürüst düşünceden sapma.

2. ögrenme, temrindedir.

3. her sanatla tanış.

4. bütün mesleklerin yollarını ögren.

5. dünyevi konularda kazançla kayıbı ayırdet.

6. herşeye ilişkin sezgisel yargı ve anlayışın olsun.

7. görülmeyen şeyleri algıla.

8. en küçük ayrıntıyı dahi önemse.

9. yararı olmayan şeyi yapma.

>>
devamını gör...

kendimi daha rahat hissettiğim durum.

yoksa koyarım profile bir fotoğraf takılırım. ama yapasım yok. çünkü böyle daha rahatım. daha mutluyum. bu durum benim samimiyetsiz olduğumu gösterecekse ve kendim gibi davranmadığımı hissettirecekse size evet her ikisiyim. istediğinizi düşünebilirsiniz , umrumda da değil.

ben dilediğimi yazarım, yazıyorum da. sözlükte anonim olmak/olmamaktan ziyade iyi bir yazar olmak, kurallara uymak daha önemli benim için.
yoksa yemişim resmini, cismini *

herkes nasıl rahat ediyorsa öyle takılsın. ayy anksiyetem tuttu yine.

uslu bir çocuk olursaniz whisper'ı da görebilirsiniz bir gün.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim