elf
doğaüstü varlık türüdür. elfler iskandinav, anglo sakson ve cermen kültür kollarına ayrılan kuzey kültürünün çok popüler bir halk inanışı figürüdür. aslen iskandinavya ve ingiltere mitolojisinde yer aldığı varsayılan peri halkına verilen addır. elfler kimi zaman iyi yürekli, şefkatli, hastalıkları iyileştiren, bitkilerin ve taşların gizli sırlarını öğreten varlıklarken; kimi zaman zararlı, hilekâr ve tehlikeli olabilirler. şaşırtıcı güzelliktedir (biz burayı baz almıyoruz) melodik bir ses tonuna sahiptirler. elfler 1200 yıldan fazla yaşarlar. bu yaşamın sonucunda ya yaşamdaki kötülüklerden sıkıldıkları için ölümü tercih ederler ya da bilinmeyen bir diyara göç ederler. bu nedenle elflerin ölümsüz oldukları söylenir. elfler narindirler ancak hızlı ve güçlüdürler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

3 gözünü kapatarak bekleyen, 8 gözlü zıplayan örümcek için kullanılabilecek varsayımsal deyim.
devamını gör...

dünya senin etrafında dönmüyor; şu an yaşadığın her şeyi başka bir yerde, belki ülkede, belki de seninle aynı şehirde olan biri de yaşıyor. acının hissedilme dozunu farklıdır fakat birileri seninle aynı duyguları paylaşıyor.

hayat sandığın kadar kötü değil; her ne yaşamış olursan ol, hayat hiçbir zaman göründüğü kadar kötü değil. önemli olan yin ve yang'ı baz alıp kötünün içindekini görmek. biraz daha dikkatli bakmak lazım sadece.

hayal etmek önemli ama olmayınca üzülme; hayal etmeyi hepimiz çok seviyoruz ve neredeyse her an hayal kuruyoruz. bunu abartıp beyni şartlandırmak olmaz. belki biri olmayacak ama diğer hayal gerçekleşecek? neden gerçekleşeni görmezden gelip gerçekleşmeyen için gözyaşı dökelim ki?

ağladık da ne oldu? geçti mi her şey?; gece gündüz ağlamanın kimseye yararı yok. var mı? yok. kaybedilen tek şey gözyaşları. bu nedenle ağlatan ne varsa geride bırakmalı insan. zaten ne demişler; ağlamaya değer olan hiçbir şey ağlatmaz.

birileri gider, birileri kalır; kimsenin varlığıyla hayatta kalmadığımız gibi, kimsenin yokluğuyla da ölmeyiz. hayat bu; ne getirip ne götüreceği belli olmaz. bugün ağladığımıza yarın gülmek var. ola ki çok üzdü; çiçek koklamak, hayvan sevmek, kitap okumak daha iç açıcı değil mi?
devamını gör...

hakkında nickaltı girmek için sabahı bekleyemediğim yazardır. nasıl müthiş. bu tanımından bahsediyorum, bu aha bu, #422654. sen neredeydin? zaten daft punk hayranıyız. bir de böyle tanım yazılır mı arkadaşım? heyecandan tanımı okurken taşikardi oldum. ama yüzümdeki gülümseme de bir saniye gitmedi. hep yaz.*
devamını gör...

kan bağı denen olayın ne kadar gereksiz olduğunu, muhattap olmak zorunda kaldığın insanlar yerine muhattap olmayı seçtiğin insanların daha özel olduğunu anlamamızı sağlayan insan topluluğu.
devamını gör...

aslında toprak da, çimen de güzeldir ama biz illaki yağmura ihtiyaç duyarız onların kokusunu hissetmek ve beğenmek için.
devamını gör...

yasemin sakallıoğlu’nun yazıp şahan gökbakar’ın yönettiği ve bence imdb’den 2.4 alarak büyük bir başarı elde etmiş filmdir.

sosyal medyada otuz saniyelik, bir dakikalık video çekerek her nasılsa ün kazanan insanların film yapmaya kalkışmasının ne kadar büyük facialara neden olabileceğini bize gösteren filmlerden biridir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şahan gökbakar’ın dikkat şahan çıkabilir programındaki tiplemelerinden biri olan recep ivedik’i filmini yaparak çok sayıda seyirci çekmesiyle sosyal medyada ünlü olan abartı tiplemelerin sinema perdesine akması da hız kazandı.

şu dönemlerde bunun çok sayıda örneğini görüyor ve dişimizi sıkarak bu dönemin geçmesini bekliyoruz. aslında bunun en facia örneklerinden birini zamanında internet alemini sallayan bates motel pro’nun çektiği patlak sokaklar filminde görmüştük ama kimse ders almadığı ve herkes ya tutarsa dediği için böyle filmler gelmeye devam ediyor.

bu filmin konusuna değinmeye gerek yok. zaten öyle aman aman bir konusu da yok. herhangi bir handycamle sözlük yazarlarının herhangi birinin çekebileceği kadar da basit bir çekimi var. ama asıl sorun karakterlerin komik olmak için sürekli bağırmaları. hayatımda bu kadar saçma az şey izledim. sinir bozuculuk konusunda the annoying apple ile yarışır.

ben 17 dakika dayandım. sinirleriniz sağlamsa belki siz sonuna kadar gidersiniz.
devamını gör...

gözlerime durumumuz yoktu sevisemedik'i aratmıştır.
devamını gör...

tam adı joseph raymond mccarthy dir. 1908-1957 yılları arasında yaşamış, abd tarihinin en nefret edilen politik karakterlerindendir. 1947–57 yılları arasında senatoda cumhuriyetçi partiden wisconsin senatörü olarak görev yapmış , politikada mccarthyizm terimine adını veren kişi olmuştur.

1950'lerin başlarından itibaren abd'de nice bilim adamı, sinemacı, entellektüel ve yazarı komünist olmakla suçlamış ve zamanında abd siyasi iklimine egemen olmuştur.

1947 de ilk kez senatoya girdiğinde sessiz sakin, pek etliye sütlüye karışmayan bir senatör olarak takılmaya başlamış ama daha sonra şubat 1950 de abd dışişleri bakanlığına 205 komünistin sızdığı beyanatı ile dikkatleri çekmeye başlamıştır. devir ikinci dünya savaşı sonrası soğuk savaş dönemidir ve dünya artık ikiye bölünmüştür. bu iddaları karşısında senato dış ilişkiler komisyonunda ifade verir ve ispatla dendiğinde tabii ki kem küm eder ama dünya savaşından yeni çıkmış, devam eden kore savaşı'ndan bıkmış ve doğu avrupa ile çin'deki komünist ilerlemeler karşısında dehşete düşmüş bir ülkenin korkularındanda yararlanarak suçlama kampanyasına artan bir halk desteği ile devam etmiştir. mccarthy, artık ülke çapında anti-komünist “haçlı seferi” başlatmıştır.

mccarthy'nin 1952'de yeniden seçilmesinden sonra, senato'nun hükümet operasyonları komitesi'nin ve onun daimi soruşturma alt komitesinin başkanlığına seçilir. sonraki iki yıl boyunca, çeşitli devlet dairelerindeki komünist bağlantıları
(iddaları) nedeniyle sayısız tanığı sorgular, kimseye karşı makul bir suçlamada bulunamamasına rağmen, yaptığı şov ve kurnazca hamlelerle pek çok kişiyi işinden ettirir, kimisi çareyi ülkeden ayrılmakta (kaçmakta) bulur.

bu namussuzun kariyerinin düşüşü 1954 yılında televizyondada yayınlanan abd ordusu içindeki komünist subayların sorgulandığı oturumlarla başlar. televizyonda günlerce tefrika halinde yayınlanan bu oturumlarda halk mccarthy'nin gerçek yüzünü görmeye başlar. aynı zamanda avukat olan joseph n. welch, mccarthy'e tarihe geçecek aşağıdaki sözleri söyleyerek kapağı mccarthy'e monte eder:


“have you no sense of decency, sir, at long last? have you left no sense of decency?” sözleri; sen de hiç terbiyenin kırıntısı yok mu be adam, hiç mi kalmadı sende? mealindedir.


bu tarihi anın görüntüleri aşağıdan seyredilebilir:


kasım ayında yapılan ara seçimlerde cumhuriyetçiler senato'nun kontrolünü kaybeder. abd tarihinde pek eşi benzeri olmayan bir durum olarak aralık 1954'te , “senato geleneklerine aykırı” davranışı nedeniyle senatoda ezici bir çoğunlukla sert bir şekilde kınanır, böylece adını verdiği mccarthyizm dönemi sona erer, çanlar artık mccarthy için çalmaktadır, meslektaşları ve daha sonra medya tarafından görmezden gelinir ve ikinci görev süresini tamamlayamadan arkasında binlerce kişinin ahı ile ölür.

tarihe epey meraklıyımdır, bu adam ile ilgili epey belgesel seyrettim epey kitap okudum. bu ve eski fbi başkanı j. edgar hoover gibi adamlar abd tarihinde nasıl yer alabilmiş, anlayamıyorum. abd de de o dönem aralarında albert einstein gibi meşhur bilim adamları, orson welles, charlie chaplin, joseph losey gibi aktör ve yönetmenler, bertolt brecht, artur miller gibi yazarlar hep bu adamın tezgahından geçmiş, çareyi ülkeden kaçmakta bulmuşlardır.

bir de türkiye doğumlu ünlü abdli yönetmen elia kazan gibi olanlar var. 1947 de gentleman's agreement ve 1954 de on the waterfront filmleri ile en iyi yönetmen akademi ödülünü alan bu yönetmen, işini kaybetmemek için hollywoodda olan pek çok kişiyi komünist diye gammazlar. bu hareketi onun laneti olur, devir değişince 2003 yılındaki ölümü ne kadar yaptıkları peşini bırakmaz, eski saygınlığını hiçbir zaman geri kazanamaz.

bu dönemde bir de bu adama kafa tutanlar vardır ki takdir edilesi adamlardır. 1951 yılında ray bradbury "fireman=itfaiyeci" adıyla bir kitap yayınlar, bu 1953 yılında fahrenheit 451 adıyla yayınlanacak olan ünlü eserinin temelini oluşturur. daha sonra bradbury, mccarthy döneminde amerika birleşik devletleri'nde işin kitap yakmaya kadar varacağı endişesi nedeniyle bu kitabı yazdığını söyler.

1953'te oyun yazarı arthur miller, the crucible (cadı kazanı) isimli kitabını yayınlar, aslında salem kasabasında cadı avını anlatsada bu kitap birebir yazıldığı o döneme bir göndermedir. yukarıda "haçlı seferi" demiştim ama "cadı avı" belki daha doğru bir tabir olur.

aklıma gelen bu dönem ile ilgili daha önce yazdığım tanımlarım ise aşağıda, belki o atmosfer kafanızda daha iyi canlanacaktır:
#329023
#208444
devamını gör...

güzel şeyler artık kendiliğinden olsun. çabalamaktan çok ama çok yoruldum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

park yeri aradığı için değil. öngörüsüz olduğu için sınava geç kalmış beyefendi. sınav yerine gitmek için çok değil 15-20 dakika erken çıksa bu duruma düşmeyecekti oysa.
devamını gör...

iş arama süreci.
devamını gör...

bir bölümünde ananın cerahatlı a.ı tepkisiyle okuru komaya sokmuştur.
devamını gör...

şuraya kişisel başarılarımı yazayım, sanırım yeterli bir cv olacaktır:
-4 kere mahalle maçı (1 kere yenildik)
-13/14 el kafa topu (2'si hariç hep zafer)
-lisede voleybol takımı (1 maça çıktım, yendik)
-nfs 2'de ford indigo ile sayısız 1.lik
-fifa 2005'te 14 senelik manchester united yöneticiliği
-nfs underground 2'de drag yarışlarının hepsinde 1.lik
-tokyo drift, death race ve transporter gibi filmleri ezbere biliyorum
-usain bolt'un ilk dünya rekorunu canlı izledim*
-euro 2008'in tüm maçlarını izledim
-üzerinde 2002 dünya kupası türkiye kadrosunun yer aldığı posta pulum var
-hayatımda 1 defa saçımı ümit davala gibi kestirdim.
-efsane milan kadrosunu ezbere sayamam ama yolda görsem tanırım.
-kusursuz top resmi çizebilirim
-profil fotoğrafım kimi raikkonen, profildeki öbür fotoğraf da kimi'nin aracı.

ben bu iş için biçilmiş kaptanım*
devamını gör...

siz kimsiniz de hayata hazırlamak için milleti üzüyorsunuz, aldatıp terkediyorsunuz? şaka kutusundan mı çıktınız siz? allah'ın psikopatları.
devamını gör...

insanın her duyduğunda tüylerini diken diken eden ve dinleyene gururla eşlik ettiren bir marştır. türk ordusunun kurtuluş savaşı sırasında izmir’e girişini konu alır.

izmir’in dağlarında çiçekler açar
altın güneş orda sırmalar saçar
bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar
yaşa mustafa kemal paşa yaşa
adın yazılacak mücevher taşa!
devamını gör...

engellediğim ilk yazar.
devamını gör...

sizi izmir kemalpaşa ilçesine davet ediyorum, nisan ayında bizim sakura lari görmenizi tavsiye ederim, yanlış tarım politikaları ve çiftçilerin çok çok zengin olma istekleri yüzünden 20 yıl önce si gibi olmasa da, çok güzel kiraz çiçekleri , bahçelerini görebilirsiniz.
devamını gör...

sadece intravenöz uygulanan, yarılanma ömrü en kısa kalsiyum kanal blokörleri grubundan ilaçtır.
hipertansif kriz tedavisinde kullanılır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim