bana iyi geliyorsun diyen kadın
bana göre tam olarak şunu söylemek istemiştir; başkaları onarılması zor yaralar açtı, bütün sevgimi sadakatimi sunduğum halde yarı yolda bırakıldım ve şimdi sen biraz da olsa yara bandı olabilirsin. ama iyileştikten sonra senle olamayacağım bunu bil.
devamını gör...
yazarların takipçilerine söylemek istedikleri
hepinize çoookk teşekkür ederim*. gerçekten aşırı güzel bi ortamda sizin gibi insanlarla tanışmış olduğum için o kadar mutluyum kii. çoğunuzla tanışma konuşma fırsatım oldu ve gerçekten iyi ki tanımışım dedim her seferinde de. iyi ki varsınııız*.
devamını gör...
bir yazar ya da şair neden yazma ihtiyacı duyar sorunsalı
bitmeyen anlatma meramı.
devamını gör...
unutulamayan okul anıları
habersiz yapılan ve her sene suratsız çıktığım fotoğraf çekimleri.
devamını gör...
dandelin küreleri
bir koniye ve içerisinden geçen bir düzleme teğet olan küreler. germinal pierre dandelin adlı fransız matematikçi tarafından tanımlandıklarından onun adıyla anılırlar. bazı matematiksel ispatlarda, astronomideki gök cisimlerine ilişkin bazı hareketlerin açıklanmasında kullanılırlar.
şekilde görülen m ve m' merkezli küreler, birer dandelin küresidir:

(görsel, alchetron. com'dan alıntıdır.)
şekilde görülen m ve m' merkezli küreler, birer dandelin küresidir:

(görsel, alchetron. com'dan alıntıdır.)
devamını gör...
bir erkeğin sizinle ilgilendiğini anlamanın yolu
her konuda sizi düşünmesi ve bunu size belli etmesi ilgendiğinin yegane belirtisidir ama kıymeti bilinmez.
devamını gör...
türkiye'nin son yıllarda güçlendiği gerçeği
hayal dünyasıyla gerçek hayatı karıştıran yazar beyanı.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
ey gitmek!
sesin kısık, bunalmış güzelliğin
hangi yüreğe girersen gir,
ülken yok senin..
(bkz: şükrü erbaş)
sesin kısık, bunalmış güzelliğin
hangi yüreğe girersen gir,
ülken yok senin..
(bkz: şükrü erbaş)
devamını gör...
vegan
hazreti veganlar, hayvanlar üzerinden arabesk ahkam kesmeyin. ot yiyip geviş getirken ciddi ciddi düşünün.
"yapılan araştırmalar, bitkilerin de hissedebildiğini ortaya koyuyor! süper-hassas ve lazerle kontrol edilen mikrofonlarla yapılan araştırmada, yaprakları koparılan veya bozulmaya başlayan bitkilerin "ağladığı" tespit edildi. yani bir dahaki sefere, bir bitkiyi koparırken ya da onu ağzınıza atarken, sebep olduğunuz acıyı düşünmeniz gerekiyor.
bitkileri kesmek için kullandığımız aletlerin her bir vuruşu, ortalama bir bitkinin acı içerisinde inlemesine neden oluyor olabilir. almanya'nın bonn kentinde bulunan bonn üniversitesinin uygulamalı fizik bölümü'nden araştırmacılar, "saldırı" altındaki bitkilerin tüm yüzeylerinden etilen isimli bir gaz salgıladıklarını keşfetti.
itkilerin özellikle hasar görmüş bölgeden salgıladıkları bu kimyasalı bir kavanoz içerisinden geçiren araştırmacılar, bu gaza özel olarak kalibre edilmiş lazer bombardımanı uyguladılar. böylece titreşen kimyasal, ses dalgaları oluşturmaya başladı. bunu da, aşırı hassas bir mikrofonla dinleyen araştırmacılar, sağlıklı olan bitkilerin "baloncuklanma" gibi bir ses çıkardıklarını ortaya koydu. ancak ses, eğer bitki tehdit altında ise daha çok tiz bir çığlığa/cırlamaya dönüştü. en ufak bir böcek ısırığının bile bu etkiyi yaratabileceği gözlendi. araştırmanın başındaki dr. frank kühnemann şöyle diyor: "bir bitki ne kadar strese maruz kalırsa, sinyal de o kadar şiddetleniyor."
(evrim ağacı)
"yapılan araştırmalar, bitkilerin de hissedebildiğini ortaya koyuyor! süper-hassas ve lazerle kontrol edilen mikrofonlarla yapılan araştırmada, yaprakları koparılan veya bozulmaya başlayan bitkilerin "ağladığı" tespit edildi. yani bir dahaki sefere, bir bitkiyi koparırken ya da onu ağzınıza atarken, sebep olduğunuz acıyı düşünmeniz gerekiyor.
bitkileri kesmek için kullandığımız aletlerin her bir vuruşu, ortalama bir bitkinin acı içerisinde inlemesine neden oluyor olabilir. almanya'nın bonn kentinde bulunan bonn üniversitesinin uygulamalı fizik bölümü'nden araştırmacılar, "saldırı" altındaki bitkilerin tüm yüzeylerinden etilen isimli bir gaz salgıladıklarını keşfetti.
itkilerin özellikle hasar görmüş bölgeden salgıladıkları bu kimyasalı bir kavanoz içerisinden geçiren araştırmacılar, bu gaza özel olarak kalibre edilmiş lazer bombardımanı uyguladılar. böylece titreşen kimyasal, ses dalgaları oluşturmaya başladı. bunu da, aşırı hassas bir mikrofonla dinleyen araştırmacılar, sağlıklı olan bitkilerin "baloncuklanma" gibi bir ses çıkardıklarını ortaya koydu. ancak ses, eğer bitki tehdit altında ise daha çok tiz bir çığlığa/cırlamaya dönüştü. en ufak bir böcek ısırığının bile bu etkiyi yaratabileceği gözlendi. araştırmanın başındaki dr. frank kühnemann şöyle diyor: "bir bitki ne kadar strese maruz kalırsa, sinyal de o kadar şiddetleniyor."
(evrim ağacı)
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
şimdi gözlerinizi kapatın ve dediklerimi hayal edin..yok okumadan olmaz,neyse onu siz ayarlarsınız.
yine bir otobüs..
3 kişilik koltukta,solda annem ortada ben ve sağımda tanımadığım bir kadın oturuyoruz.onbes yirmi dakika gittik, rahatsız etmedim değil mi faslı geçti kadın ile aramda.o ara annemde konuşmuş sanırım.neyse siz nerelisiniz,annen sanırım,o kimlerden gibi konuşmaya başladı.sonraaa annem konuya girdi ve ben ortada kaldım.her cümle ile bir sağa bir sola bakıyorum.insan kendisini tanıtmak için dört dedeyi birden sayar mı?*
neyse bizimkiler akraba çıktı,biraz konuştu ve ayrıldılar.
ah bu otobüsler*
yine bir otobüs..
3 kişilik koltukta,solda annem ortada ben ve sağımda tanımadığım bir kadın oturuyoruz.onbes yirmi dakika gittik, rahatsız etmedim değil mi faslı geçti kadın ile aramda.o ara annemde konuşmuş sanırım.neyse siz nerelisiniz,annen sanırım,o kimlerden gibi konuşmaya başladı.sonraaa annem konuya girdi ve ben ortada kaldım.her cümle ile bir sağa bir sola bakıyorum.insan kendisini tanıtmak için dört dedeyi birden sayar mı?*
neyse bizimkiler akraba çıktı,biraz konuştu ve ayrıldılar.
ah bu otobüsler*
devamını gör...
yazarların izlerken heyecandan çıldırdığı aksiyon filmleri
sözlük yazarlarının izlerken koltukta yerinde duramadıkları, sağa sola yumruk savurdukları, patlama sahnelerinde gözlerini fal taşı gibi açtıkları filmlerdir. her yazara göre değişebilir, zevkler ve renkler değişkendir. birine göre john wick (film)i tarihin en iyi aksiyon filmi olabilir, birine göre de john rambo'nun üzerine karakter yoktur. belki de bazı arkadaşlar diriliş ertuğrul (dizi)sini izlerken evlerinin salonlarında oyuncak ata binip tahta kılıçla koşturuyor olabilirler. aksiyon filmlerinin evreni çok geniş ve heyecan dolu. kim bilir, belki de kafa filmler yayınının bir sonraki bölümünde bu konu konuşulur. sözlük yazarlarının da önerileriyle güzel bir liste oluşturulabilir.*
devamını gör...
melanie martinez
asıl adı melanie adele martinez olan amerika doğumlu sanatçı. birçok farklı sanat dalında başarılı olsa da şarkıcı olarak akıllarda kalmıştır. 2012 yılında the voice isimli yarışmaya katılarak ün kazanmıştır fakat kendisi yarışmadaki zamanları ile hatırlanmak istemiyor.
kendine has tarzı olan ve hayatının büyük bi kısmında zorbalığa uğrayan ve şarkılarında genellikle zorbalık, toplumsal baskı gibi problemlerden bahseden sanatçı asıl çıkışını cry baby albümündeki dollhouse isimli şarkı ile yapmış, şarkı o dönem popüler olan (bkz: pretty little liars) isimli dizide kullanılmıştır.
onu diğer sanatçılardan ayıran diğer özelliği cry baby isimli albümündeki şarkıların belli bir sırada ve hikayede ilerlemesidir. sanatçı verdiği emeğin karşılığını maddi olarak alamasa da gocunmayıp tüm şarkılarına klip çekmiş bu konuda da saygımı kazanmıştır.
ikinci stüdyo albümü olan k-12'nin promosunu film çekerek yapmış filmde tüm şarkılarını tanıtmıştır. ayrıca zamanında tecavüz suçlamalarına maruz kalsa da aklanmayı başarmıştır. tüm şarkıları güzeldir fakat show and tell isimli şarkısında ünlü olmanın zorluklarını, kendisinin de insan olduğunu, toplum için bir ürün olmadığını anlatarak otoriteye laf söylemekten de çekinmemiştir.
cry baby albümünü dinlemek isteyenler için albümdeki şarkı sıralaması ve hikayesi şu şekildedir.
dollhouse: asıl karakter olan crybaby'nin babasının annesini aldattığını, kardeşinin uyuşturucu problemleri yaşadığını, ailesinin dışarıdan göründüğü gibi mükemmel olmadığını anlatır.
crybaby: sulu göz anlamına gelen şarkıda melanie kurgusal karakter üzerinden kendi uğradığı zorbalıkları anlatarak ağlamanın aslında kötü bir şey olmadığını anlatır.
sippy cup: şarkıda annesinin alkol problemlerinden ve ona yaşattığı travmaları anlatır.
carousel: crybaby'nin karnavalda bir çocukla tanışıp ondan hoşlanmasından sonra yüzüstü bırakılmasını anlatır. şarkıcı bu şarkıyı yazarken favori dizisi olan amerikan horror storyden ilham almıştır. şarkıyı dinlerken o karanlık ve ürkütücü karnaval havasını sezmemek elde değil.
alphabet boy: şarkı, hoşlandığı çocuğun onu yüz üstü bırakması ne kadar kalbini kırsa da kırgınlığının öfkeye dönüşmesini anlatır.
soap: yaşadığı olaylardan sonra johnny isimli arkadaşından hoşlanmaya başlayan cry baby ona bu durumu itiraf eder ve daha sonra pişmanlık yaşar.
traning wheels: johnny'nin de kendisine karşı hisleri olduğunu öğrenen crybaby'nin ciddi bir ilişki istediğini anlatır.
pity party: doğum günü olan cry baby, johnny ve arkadaşlarını doğum gününe davet eder fakat kimse gelmez. yaşadığı hayal kırıklığını ve kendini avutmaya çalışmasını anlatır.
tag you're it: albümün en derin ve en karanlık şarkısıdır fikrimce. şarkıda crybaby'nin bir adam tarafından kaçırılıp tecavüze uğraması anlatılır.
milk and cookies: kaçırılan ve tecavüze uğrayan crybaby, kendisini kaçıran adamı zehirleyip ondan kurtulmayı başarır.
pacify her: olanlardan sonra sevgilisi olan bir başka oğlanla tanışan crybaby, oğlan ile sevgilisinin arasını bozmaya çalışır.
mrs potato head: albümün en anlamlı şarkısı olduğunu düşündüğüm eserde kalıplaşmış güzellik algılarının insan psikolojisine etkisini herkesin kendisiyle barışık olması gerekliliği anlatılır.
mad hatter: albümün son şarkısı olmakla birlikte crybaby'nin delirdiğini ve bunu kabul edip bu şekilde mutlu olduğunu anlatır.
kendine has tarzı olan ve hayatının büyük bi kısmında zorbalığa uğrayan ve şarkılarında genellikle zorbalık, toplumsal baskı gibi problemlerden bahseden sanatçı asıl çıkışını cry baby albümündeki dollhouse isimli şarkı ile yapmış, şarkı o dönem popüler olan (bkz: pretty little liars) isimli dizide kullanılmıştır.
onu diğer sanatçılardan ayıran diğer özelliği cry baby isimli albümündeki şarkıların belli bir sırada ve hikayede ilerlemesidir. sanatçı verdiği emeğin karşılığını maddi olarak alamasa da gocunmayıp tüm şarkılarına klip çekmiş bu konuda da saygımı kazanmıştır.
ikinci stüdyo albümü olan k-12'nin promosunu film çekerek yapmış filmde tüm şarkılarını tanıtmıştır. ayrıca zamanında tecavüz suçlamalarına maruz kalsa da aklanmayı başarmıştır. tüm şarkıları güzeldir fakat show and tell isimli şarkısında ünlü olmanın zorluklarını, kendisinin de insan olduğunu, toplum için bir ürün olmadığını anlatarak otoriteye laf söylemekten de çekinmemiştir.
cry baby albümünü dinlemek isteyenler için albümdeki şarkı sıralaması ve hikayesi şu şekildedir.
dollhouse: asıl karakter olan crybaby'nin babasının annesini aldattığını, kardeşinin uyuşturucu problemleri yaşadığını, ailesinin dışarıdan göründüğü gibi mükemmel olmadığını anlatır.
crybaby: sulu göz anlamına gelen şarkıda melanie kurgusal karakter üzerinden kendi uğradığı zorbalıkları anlatarak ağlamanın aslında kötü bir şey olmadığını anlatır.
sippy cup: şarkıda annesinin alkol problemlerinden ve ona yaşattığı travmaları anlatır.
carousel: crybaby'nin karnavalda bir çocukla tanışıp ondan hoşlanmasından sonra yüzüstü bırakılmasını anlatır. şarkıcı bu şarkıyı yazarken favori dizisi olan amerikan horror storyden ilham almıştır. şarkıyı dinlerken o karanlık ve ürkütücü karnaval havasını sezmemek elde değil.
alphabet boy: şarkı, hoşlandığı çocuğun onu yüz üstü bırakması ne kadar kalbini kırsa da kırgınlığının öfkeye dönüşmesini anlatır.
soap: yaşadığı olaylardan sonra johnny isimli arkadaşından hoşlanmaya başlayan cry baby ona bu durumu itiraf eder ve daha sonra pişmanlık yaşar.
traning wheels: johnny'nin de kendisine karşı hisleri olduğunu öğrenen crybaby'nin ciddi bir ilişki istediğini anlatır.
pity party: doğum günü olan cry baby, johnny ve arkadaşlarını doğum gününe davet eder fakat kimse gelmez. yaşadığı hayal kırıklığını ve kendini avutmaya çalışmasını anlatır.
tag you're it: albümün en derin ve en karanlık şarkısıdır fikrimce. şarkıda crybaby'nin bir adam tarafından kaçırılıp tecavüze uğraması anlatılır.
milk and cookies: kaçırılan ve tecavüze uğrayan crybaby, kendisini kaçıran adamı zehirleyip ondan kurtulmayı başarır.
pacify her: olanlardan sonra sevgilisi olan bir başka oğlanla tanışan crybaby, oğlan ile sevgilisinin arasını bozmaya çalışır.
mrs potato head: albümün en anlamlı şarkısı olduğunu düşündüğüm eserde kalıplaşmış güzellik algılarının insan psikolojisine etkisini herkesin kendisiyle barışık olması gerekliliği anlatılır.
mad hatter: albümün son şarkısı olmakla birlikte crybaby'nin delirdiğini ve bunu kabul edip bu şekilde mutlu olduğunu anlatır.
devamını gör...
ay karanlık
“ maviye
maviye çalar gözlerin,
yangın mavisine
rüzgarda asi,
körsem,
senden gayrısına yoksam,
bozuksam,
can benim, düş benim,
ellere nesi?
hadi gel,
ay karanlık...
itten aç,
yılandan çıplak,
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim,
sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
n'olur gel,
ay karanlık...
dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cıgaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hayın, çıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
en leylim gecede ölesim tutmuş,
etme gel,
ay karanlık...”
ahmed arif şiiri.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
vay arkadaş, bunca zamandır beklediğimize değen program sonunda başladı.
yürüyedur bengaripsengüzeldünyaumutlu!
yürüyedur bengaripsengüzeldünyaumutlu!
devamını gör...
sardoğan
muhabbetinin de yazdıkları kadar güzel olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğim yazardır. nickaltına şu ana kadar bir şey yazılmamış olmasına gerçekten çok şaşırdım. olsun, ilk kişi olmak da mutlu etmedi değil*. memnun oldum, iyi sözlükler*.
devamını gör...
milletin midesine kuru ekmek giriyorsa o zaman aç değildir
bütçe görüşmeleri sırasında söz alan chp’li engin altay’ın “millet aç deyince hoplamayın. millet aç ve perişan. herkesin midesine sadece kuru ekmek giriyor.” söylemine akp’li şahin tin’in kullandığı bir ifade.
engin altay’ın konuşması tam olarak şu şekildedir: “[…] kirası, sgk’si, kredi borçları. gerçekten kötü durumda. chp olarak covid-19 mücadelesi kapsamında esnafın içinde bu hâlde bu meclis sessiz kalamaz. 380 bin dükkânını kapatmış esnafın sadece 750 bin garson, komi, şef, ahçı, bulaşıkçı kardeşimizin, servis şoförlerinin* içinde bu hâle bu meclis sessiz kalamaz. sizin ‘az terörist.’ demeniz ve benim ‘çok terörist.’ demem ile bu iş olmaz. biz bunu geçmişte gördük. bugün terörist dediğiniz adamlarla masalar kurdunuz, hendekler kazdırdınız. ben bu konunun orasında değil, başka bir yerindeyim. millet aç dedikçe hopluyorsunuz. niye hopluyorsunuz? ben bunu da anlamış değilim. hepimiz birazdan ara verilince yemek yiyeceğiz. yemek yerken bir dakika gözümüzü kapatalım. bunca kişiden bahsediyorum. bir anlık onları aklımıza getirelim. ‘evlerinize gidin.’ dediler. eski bakan ‘şu kadar milyarlar verdik.’ diyordu. vallahi verilmedi. kredi, borç olarak verildi ve bunlar ödenmesi için ertelendi. milletvekilleri olarak bir şeyler daha yapalım. sağlık çalışanlarının* moralini yüksek tutmamız ve aşı geldi diye rahatlamamız lâzım. daha dün bu kürsüden inen 4 arkadaşımızın testleri pozitif çıktı. dün yaptırdığım test belki yarın pozitif çıkacaktır. o kabinede yer alan 3 sayın bakan burada. teferruat ve teknik işleri boş verin. millet aç deyince hoplamayın. millet aç ve perişan. herkesin midesine sadece kuru ekmek giriyor.”
şahin tin kendisini savunurken şu ifadeleri kullanmış: “engin altay’ın sözlerimi çarpıtarak siyaset devşirme peşinde olması, bizi şaşırtmadı. zira benzerlerine daha önce tanık olduk. öncelikle şunu işaret edeyim: türkiye’de sosyal devlet anlayışı, akp’nin iktidara gelişiyle vücut bulmuştur. garibanın derdiyle dertlenen başka bir iktidar gelmemiştir. çok iyi bildiğiniz ama kabul etmediğiniz bu gerçeği vurguladıktan sonra şimdi gerçek şu meramımı anlatmak istiyorum: sizin derdiniz en iyi yaptığınız şey olan çarpıtmalarla linç ettirmek. projesi olmayıp ülkenin geleceği adına söyleyebilecek tek bir sözünüz yok. memlekete hizmet etmek gibi bir derdiniz de yok. ancak böyle ucuz siyasî malzemelerin peşine düşerek sosyal medyada kullanmak ve bundan rant sağlamaktan başka başka bir siyasetiniz yok. vicdan sahibi her insan benim kötü niyet taşımadığımı bilmektedir. bizi bilen bilir, bilmeyenler ise kendi gibi bilir. aziz milletimiz chp’nin linç siyasetine prim vermeyecektir.”
engin altay’ın konuşması tam olarak şu şekildedir: “[…] kirası, sgk’si, kredi borçları. gerçekten kötü durumda. chp olarak covid-19 mücadelesi kapsamında esnafın içinde bu hâlde bu meclis sessiz kalamaz. 380 bin dükkânını kapatmış esnafın sadece 750 bin garson, komi, şef, ahçı, bulaşıkçı kardeşimizin, servis şoförlerinin* içinde bu hâle bu meclis sessiz kalamaz. sizin ‘az terörist.’ demeniz ve benim ‘çok terörist.’ demem ile bu iş olmaz. biz bunu geçmişte gördük. bugün terörist dediğiniz adamlarla masalar kurdunuz, hendekler kazdırdınız. ben bu konunun orasında değil, başka bir yerindeyim. millet aç dedikçe hopluyorsunuz. niye hopluyorsunuz? ben bunu da anlamış değilim. hepimiz birazdan ara verilince yemek yiyeceğiz. yemek yerken bir dakika gözümüzü kapatalım. bunca kişiden bahsediyorum. bir anlık onları aklımıza getirelim. ‘evlerinize gidin.’ dediler. eski bakan ‘şu kadar milyarlar verdik.’ diyordu. vallahi verilmedi. kredi, borç olarak verildi ve bunlar ödenmesi için ertelendi. milletvekilleri olarak bir şeyler daha yapalım. sağlık çalışanlarının* moralini yüksek tutmamız ve aşı geldi diye rahatlamamız lâzım. daha dün bu kürsüden inen 4 arkadaşımızın testleri pozitif çıktı. dün yaptırdığım test belki yarın pozitif çıkacaktır. o kabinede yer alan 3 sayın bakan burada. teferruat ve teknik işleri boş verin. millet aç deyince hoplamayın. millet aç ve perişan. herkesin midesine sadece kuru ekmek giriyor.”
şahin tin kendisini savunurken şu ifadeleri kullanmış: “engin altay’ın sözlerimi çarpıtarak siyaset devşirme peşinde olması, bizi şaşırtmadı. zira benzerlerine daha önce tanık olduk. öncelikle şunu işaret edeyim: türkiye’de sosyal devlet anlayışı, akp’nin iktidara gelişiyle vücut bulmuştur. garibanın derdiyle dertlenen başka bir iktidar gelmemiştir. çok iyi bildiğiniz ama kabul etmediğiniz bu gerçeği vurguladıktan sonra şimdi gerçek şu meramımı anlatmak istiyorum: sizin derdiniz en iyi yaptığınız şey olan çarpıtmalarla linç ettirmek. projesi olmayıp ülkenin geleceği adına söyleyebilecek tek bir sözünüz yok. memlekete hizmet etmek gibi bir derdiniz de yok. ancak böyle ucuz siyasî malzemelerin peşine düşerek sosyal medyada kullanmak ve bundan rant sağlamaktan başka başka bir siyasetiniz yok. vicdan sahibi her insan benim kötü niyet taşımadığımı bilmektedir. bizi bilen bilir, bilmeyenler ise kendi gibi bilir. aziz milletimiz chp’nin linç siyasetine prim vermeyecektir.”
devamını gör...
18 şubat 2021 apartman boşluğu yayın
teşekkürler sayın dinleyenler.
devamını gör...
sözlüğü tanıtıyoruz kampanyası
üstteki kahvaltıda ne yemiş, alttakinin adını tahmin et gibi başlıklar azaldığında memnuniyetle ve hiç düşünmeden yapacağım eylemi içeren kampanya. şimdilik bende bile bir "acaba?" payı var.
devamını gör...

