aşk-ı memnu
tabi siz anneleri tarafından size emanet edilen çocuklara her bakımdan yetersiz gördüğünüz bir kadının annelik etmesine şiddetle karşısınız ama.
devamını gör...
bir erkeğin sizinle ilgilendiğini anlamanın yolu
saçınızı çektiyse veya tükürüp kaçtıysa sizden hoşlanıyor olabilir. *
devamını gör...
mezar taşına yazılması istenen söz
yaşamayı severdi. yaşam bunu bilmese de.
devamını gör...
moderasyonun yazar kayırması
ayan beyan ortada olan durumdur.
(bkz: lucifer)
bizi en ufak entry nedeniyle 2 gün uzaklaştıran yönetim bu arkadaşa nedense sürekli torpil geçiyor. şu başlıkları biz açsak kışkırtma diye silik atarlar, şaka gibi lan.
(bkz: lucifer)
bizi en ufak entry nedeniyle 2 gün uzaklaştıran yönetim bu arkadaşa nedense sürekli torpil geçiyor. şu başlıkları biz açsak kışkırtma diye silik atarlar, şaka gibi lan.
devamını gör...
kazıklı maria
(bkz: bitti demediniz mi lan)
devamını gör...
eski sevgiliyi özlemek
özleyecek olsam ayrılmazdım. ohhh iyi ki yok. yirmilik dişimi ozlerim de onu özlemem.*
devamını gör...
sma kampanya sahiplerine hakaret etmek
bu kampanyalara hakaret etmek kimsenin haddine değildir.
hele ki sizin hiç haddinize değildir fahrettin bey, siz sağlık bakanısınız.
sizin yapmanız gereken insanlarımızın sağlıklı olmaları için çalışmak ve o çocuklarımızın ve ailelerinin hepsine ama hepsine haklarını teslim etmektir.
hele ki sizin hiç haddinize değildir fahrettin bey, siz sağlık bakanısınız.
sizin yapmanız gereken insanlarımızın sağlıklı olmaları için çalışmak ve o çocuklarımızın ve ailelerinin hepsine ama hepsine haklarını teslim etmektir.
devamını gör...
satranç
eskiden çok iyi oynadığım yeri dolmaz oyun.çocuklara öğretilmeli diye düşünüyorum.
devamını gör...
ölmedim ama hafif sürünüyorum (yazar)
çakraları kapanasıca moderatör.
sabah bana "benim çakralarımın anahtarı sende mi?" diye sordu, "arabada unuttum" dedim, 3 saat laf işittim, uyudum uyandım hala işitiyorum.
sardı mı sarıyor! *
edit : tsi ile şu an saat 18:32,hala devam ediyor, artık ne kadar dayanabilirim bilmiyorum, yiyeceğim var ama suyum bitmek üzere, bu yayını duyan, benim gibi kurtulan varsa haberi olsun, dışardan sesler geli...........dıt dıt dıt dııııııııııtttttt...
sabah bana "benim çakralarımın anahtarı sende mi?" diye sordu, "arabada unuttum" dedim, 3 saat laf işittim, uyudum uyandım hala işitiyorum.
sardı mı sarıyor! *
edit : tsi ile şu an saat 18:32,hala devam ediyor, artık ne kadar dayanabilirim bilmiyorum, yiyeceğim var ama suyum bitmek üzere, bu yayını duyan, benim gibi kurtulan varsa haberi olsun, dışardan sesler geli...........dıt dıt dıt dııııııııııtttttt...
devamını gör...
yazarların başına gelen doğaüstü olaylar
sadece bir kere başıma geldi böyle paranormal bir olay. 2 sene önce yazın ortalarında aydın'daki yazlığımdaydım. akşam üstü olup hava serinleyince, kardeşimle birazcık gezmeye karar verdik. tıpkı her zaman yaptığımız gibi. biraz gezerken en son geniş ve kapalı bir araziye doğru geldik. çimlik alanda yürürken tellere paralel yürüyorduk ve tellerin arkasında ise ileriyi görmemize engel olan bir sürü çalı vardı. ancak o tellerin arasında bir boşluk fark ettik. kapkaranlık bir kanalizasyona açılıyordu ve o bölgede teller yırtılmıştı. sürünerek telleri geçebileceğim kadar bir aralık bırakmıştı. telleri geçmeyi düşünmeden önce çok garip bir şey fark ettik. kapkaranlık kanalizasyondan içeriye bakıldığında bir ev gözüküyordu, ve evin balkonunda yaşlı bir adam hareketsizce oturuyordu. ama bunun nasıl olduğuna hiç anlam veremedik. çünkü kanalizasyon kapkaranlık olduğu gibi karşı tarafta da hiçbir ev yoktu. gördüğümüz karşısında şaşkına döndük, ve bunun ne olduğunu anlamak için ise evimize dönüp, yanımıza fener alıp, sonrasında tekrar gitmeye karar verdik. eve dönüp eşyalarımızı aldıktan sonra 1 saat içinde geri döndük. ancak çok ilginç bir şey daha oldu. kanalizasyon tüneli yok olmuştu. önü ise çalılarla kaplanmıştı. sadece bir saat içinde gördüğümüz her şey gitmişti. o saatten sonra da hep o şekilde kaldı ve ikimiz için çok garip ve açıklayamadığımız bir anı olarak aklımızda yer etti...
devamını gör...
merak etmeyin yoldaş sizi bulur
yoldaş'dan iyiden iyiye tırsmamıza sebep olan cümledir. bundan sonra ''amirim'' diye hitap edelim, ne olur ne olmaz...
devamını gör...
fotoelektrik olay
metal yüzey üzerine gönderilen yüksek frekanslı ışık nedeniyle metal yüzeyden elektron koparılması olayı.
heinrich hertz elektromanyetik dalgalarla deney yaparken bir özellik gördü; bir deneyde kullandığı metal topuza morötesi ışık gönderdiğinde, hava boşluğunda oluşan kıvılcımların daha kolay oluştuğunu gördü. ancak o sırada başka şeyler araştırdığı için bu konuyla pek de ilgilenmedi. daha sonra ilgilenenler çıktı ve albert einstein'ın nobel fizik ödülü'nü alması bu sayede gerçekleşti.
fotoelektrik olayı ve metalden kopan fotoelektronları basit bir deneyle gözlemleyebiliyoruz.

(görsel, byjus. com'dan alıntıdır.)
ihtiyacımız olan şey havası boşaltılmış bir tüp, değişken bir gerilim kaynağına bağlanmış 2 elektrot, metal bir yüzey ve ışık. metal yüzeye düşürülen yüksek frekanslı ışık, bu yüzeydeki atomların elektronlarını onlardan koparacak enerjiye sahip. kopan fotoelektronların ait olduğu metal yüzey, anot görevi görüyor. bu fotoelektronlar, katoda ulaşacak enerjiye sahip olduğundan devrede belirli bir akım çıkar ortaya. ampermetre sayesinde bu akımı okuyabiliriz.
tabii ki bu olay sonsuza dek sürmez. belirli bir kinetik enerjiye sahip olan fotoelektronların koparılmasından sonra akım durur. yani fotonların enerjisinin, elektronlara ait atomların bağlanma enerjisinden büyük olduğu noktaya kadar sürer. elektronların sökülebilmesi, ışık şiddetine değil, ışığın frekansına (yani dolayısıyla enerjisine) bağlıdır.
heinrich hertz elektromanyetik dalgalarla deney yaparken bir özellik gördü; bir deneyde kullandığı metal topuza morötesi ışık gönderdiğinde, hava boşluğunda oluşan kıvılcımların daha kolay oluştuğunu gördü. ancak o sırada başka şeyler araştırdığı için bu konuyla pek de ilgilenmedi. daha sonra ilgilenenler çıktı ve albert einstein'ın nobel fizik ödülü'nü alması bu sayede gerçekleşti.
fotoelektrik olayı ve metalden kopan fotoelektronları basit bir deneyle gözlemleyebiliyoruz.

(görsel, byjus. com'dan alıntıdır.)
ihtiyacımız olan şey havası boşaltılmış bir tüp, değişken bir gerilim kaynağına bağlanmış 2 elektrot, metal bir yüzey ve ışık. metal yüzeye düşürülen yüksek frekanslı ışık, bu yüzeydeki atomların elektronlarını onlardan koparacak enerjiye sahip. kopan fotoelektronların ait olduğu metal yüzey, anot görevi görüyor. bu fotoelektronlar, katoda ulaşacak enerjiye sahip olduğundan devrede belirli bir akım çıkar ortaya. ampermetre sayesinde bu akımı okuyabiliriz.
tabii ki bu olay sonsuza dek sürmez. belirli bir kinetik enerjiye sahip olan fotoelektronların koparılmasından sonra akım durur. yani fotonların enerjisinin, elektronlara ait atomların bağlanma enerjisinden büyük olduğu noktaya kadar sürer. elektronların sökülebilmesi, ışık şiddetine değil, ışığın frekansına (yani dolayısıyla enerjisine) bağlıdır.
devamını gör...
nazım hikmet ran
"şehrime gel sevgili.
yarın çık gel bırak her şeyi, bir bekleyenim var de gel.
gel ki, bu şehir adımlarınla anlamlansın.
gel ki, bu şehir nefretim olmaktan çıksın.
gel ki, nefes alayım.
gel..."
-nâzım hikmet ran-
yarın çık gel bırak her şeyi, bir bekleyenim var de gel.
gel ki, bu şehir adımlarınla anlamlansın.
gel ki, bu şehir nefretim olmaktan çıksın.
gel ki, nefes alayım.
gel..."
-nâzım hikmet ran-
devamını gör...
şeker portakalı kitabından alıntılar
" onu düşünmekten kendimi alamıyorum, şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi. "
devamını gör...
sigara böreği
her yaptığımda geriye bir tane bile kalmayan börek.
taze yufkadan olanına dayanabileni tanımıyorum.
tarif için internete bakın, yaparken sevgi dolu bakın.
taze yufkadan olanına dayanabileni tanımıyorum.
tarif için internete bakın, yaparken sevgi dolu bakın.
devamını gör...
bacha bazi
bir an önce son bulması gereken sapık bir afganistan geleneğidir. geleneğe göre 5 yaşından itibaren erkek çocuklar ailelerinden para karşılığı satın alınarak oryantal dans eğitimlerine tabi tutulur. 8 yaşından itibaren ise orta yaş ve üzeri kodomanlara meze edilir. kadınsı kıyafetler ile dans ettirilir ve tecavüze uğrar. bu gelenek osmanlı devletinde zenne kültürü olarak karşılık bulmuş ve saray eğlencelerine bolca yer almıştır. hala günümüzde köçek kültürü olarak doğu karadeniz'de sürdürülmektedir. köçek kültürü artık profesyonel meslek olarak yetişkin erkeklerce sürdürülmektedir ancak kökeni bu leş afgan geleneğine dayanır. insan hakları komisyonundan unicef'e hiç bir global kuruluş bu geleneğin sürdürüldüğü arap ülkelerine ses çıkarmamaktadır.
sırrı süreyya önder'in beynenmilel filminin bir sahnesinde bu konuya şöyle değiniyor;
yerel müzisyenler olan gevendeler'in sorumlusu olan abuzer karakteri kızı ile girdiği diyalogda şöyle bir cümle kuruyor; ''benim annem açlıktan öldü, babam ise kardeşlerim ölmesin diye bana etek giydirip ağlayarak oynattı.''
sırrı süreyya önder'in beynenmilel filminin bir sahnesinde bu konuya şöyle değiniyor;
yerel müzisyenler olan gevendeler'in sorumlusu olan abuzer karakteri kızı ile girdiği diyalogda şöyle bir cümle kuruyor; ''benim annem açlıktan öldü, babam ise kardeşlerim ölmesin diye bana etek giydirip ağlayarak oynattı.''
devamını gör...
talcid
mide ekşimesi ve reflüye karşı kullanılan asit giderici bir ilaç. şu ara kutusu büyümüş, beş tablet halinde çıkıyor.
devamını gör...

