günaaaydınn hepinize.

sanki araba da gidiyomuşum, camı açmışım, keko gibi elimi dışarı uzatmışım da kuş dışkısına değmişim gibi heves kaçıran bi gün. çok aç, huysuz ve naletim şuan da. tek kelimelik özetle hangry. gününüz güzel geçsin, güzel insanlar.
devamını gör...

telefonda konuşurken sürekli gezinmek.
devamını gör...

çukur kapalı ise kapıda kapalı olsa gerek dediğim başlık.
ölesi gelen ölebilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

güzide sözlüğümüzün avam kısmını oluşturan çoğunluk.

sen , ben , o , biz , siz, onlar.
devamını gör...

bir lokantacı olarak dükkanımı kapatacak. ve evimde geçireceğim zaman. allah getir ve diğer kuryerelere yardım etsin.
devamını gör...

bazen profil sayfalarına girip bakıyorum. kurucu diyor mesela. normal senin benim gibi yazıyor okuyor ama adam sözlük kurmuş. genel başkan gibi bir şey. bir diğerinde yönetici diyor. yönetimde adam. karar merci. taşın altına elini sokan kişi. bir şeyler ters gittiğinde gel bakalım denilecek kişi. işi zor allah sabır versin. bir de moderatör var. ver yetkiyi git yat. vicdanlı biriyse gözün arkada kalmaz. meğer olam zalımın teki ise ortalık toz duman. tanıma gelecek olursak ben bu yapıya klasikleşmiş şerif ve adamları demek istiyorum. kötü kovboylar kasabayı basarsa bu iyi karakterler duruma müdahale eder.
devamını gör...

hazin son.belki bir kurtuluş belki de yeni bir varoluş.
devamını gör...

how i met your mother dizisinde, the bro code'un koruyucusu, takım elbise aşığı, çapkın, yakışıklı, en iyi arkadaşının ted mosby olduğunu sürekli dile getiren, mesleği kimse tarafından bilinmeyen ama parasız asla kalmayan kurgusal erkek karakterdir.

her ırktan, her farklı görünüşe sahip kadınla yatmayı hedeflemiş ve skorlarını defterine kaydeden kişidir ayrıca.
devamını gör...

her yıl düzenlenen ve 10-15 gün civarı süren 'gent festivali' ile bilinen belçika şehridir.
devamını gör...

üstü kalsın diyememek. ama üstü bende kalsın diyebiliriz.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fiyat tüketim eğrisi, tüketicinin satın aldığı mallardan birinin fiyatının değişmesi halinde, tüketiciye en yüksek faydayı sağlayan farklı mal bileşimlerinin geometrik yeridir.
devamını gör...

muasır medeniyetler seviyesine neden çıkamayacağımızı şimdi daha iyi anlıyorum.
devamını gör...

sert kabuklu ve zor kırılan cevizler için kullanılan bir tanımlamadır.
devamını gör...

sen beni gönlümce mutlu mu sandın?
ömrümü boş yere çalan dünyada...
neşet ertaş
devamını gör...

biz ikna edemiyoruz, siz ikna edindir. acınası bir durumdur.
devamını gör...

aynı dili konuştuğumuz birileriyle anlaşamıyoruz daha, ne yabancısı allasen. aynı ülkedeki kültür farkı nedeniyle bile sorun çıkıyor. ayrıca bir şey diyeceksin, böyle komikli bir şey, mal gibi bakacak suratına. ay hiç uğraşamam.
devamını gör...

yapraklanmadan önce nisan ayı sonuyla mayıs ayı başında, birkaç haftalığına baharın müjdecisi kabul edilen morumsu pembe renkte çiçekler açar. ama biz daha çok istanbul'un büyüleyici sembollerinden olduğunu biliriz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dilimizde yanlış yer edinmiş fransızca kökenli kelimelerden biridir ''restoran''.* bu kelime birçok yerde ne yazık ki ''restaurant'' olarak kullanılmaktadır. kökü latince olan ''restaurare'' kelimesine dayanmaktadır; bu kelime, re- “tekrardan” anlamında ön ek ile –staurare “kurmak, yenilemek, onarmak” kökünün birleşimiyle oluşmaktadır. kelimenin tarihine göz atarsak bu yanlış kullanımın önüne geçebiliriz kanısındayım. paris'te, kaynaklardaki bilgiye göre 1765 yılında m. boulanger* mahlaslı biri tarafından çorba hatta daha doğrusu et suyu satılan bir dükkan açılıyor. açmış olduğu dükkanın önüne ise ''boulanger débite des restaurants divins* yazılı bir tabela asmış. çevirisini not düşmüş olduğum tabeladan da anlaşıldığı üzere o zamanlar restoran kelimesi aslında et suyu çorbalarına deniliyormuş. 18. yüzyıl fransasında ise o dönemler halk tarafından zayıf, zarif ve tabiri caizse çıtkırıldım olmaya özeniliyordu ve bu sebeple de boulanger, bu kişilerin güçlerini yeniden toplamalarına yarayan, onları ''onaran'' et suyu çorbaları satmaya başlamış. bir zaman sonra bu tarz yerler açanlara restoran sahibi denilmeye başlandığından olsa gerek, kelime artık bir ürünün değil mekânın adına dönüşüvermiş. türkçe'de ilk kullanımı ise abdülhak hamid tarafından 1878 yılında kullanıldığı iddia ediliyor. günümüzde türkçe karşılığı ''restoran'' olarak bilinse de aslında ''lokanta'' veya ''aşevi'' daha doğru kullanımlardır.
devamını gör...

daha tezgahtan poşete girene kadar bile onlarca susam döküldüğünü düşünürsek asla bir simitte kaç susam olduğunun kesin bir cevabını veremeyiz.
dirayetli,azimli simite bağlılığı yüksek olan susamları sayarak belki yaklaşık bir sonuca varabiriz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim