türkiye nasıl düzelir sorunsalı
bu halk, yaşamadan, başına gelmeden hiçbir şeyi öğrenmiyor, anlamıyor.
yani illa burnu boka bir batacak , ondan sonra görecek anyayı konyayı.
bu nedenle, dibe yaklaştık da, bu yetmiyor, iyice dibe vurmamız gerek.
ondan sonra belki şöyle bir silkelenip, kendimize gelmeye çalışılabilir...
haa, bu arada etken ne derseniz de ,
tek kelimeyle din derim.
toplumlar, ne zaman dinin esiri olmuşlarsa, hepsi bundan fayda yerine zarar görmüştür.
avrupa bunu yaşadı. 1789 larda da farkına vardı, dini ve din adamlarını olması gerektiği yere, kiliseye soktu, rahata huzura refaha kavuştu. avrupa ondan sonra avrupa oldu. öncesinde kaosun hakim olduğu, tıpkı bugünkü müslüman toplumlarda yaşananlar vardı avrupada da ...
bu, dini dışlamak, dini reddetmek veya halk tabiriyle dinsizlik değil,
dinin olması gerektiği gibi yaşanması yolunda adım atmaktır.
ınsanların asgari ücret denilen bir kölelik düzeni altında yaşam savaşı verdiği bir ülkede yöneticiler,
' ya allah bismillah ' diyerek 2. 3. 4. sarayın temelini atıyorsa, orada gerçekten çok ciddi sorunlar vardır ...
yani illa burnu boka bir batacak , ondan sonra görecek anyayı konyayı.
bu nedenle, dibe yaklaştık da, bu yetmiyor, iyice dibe vurmamız gerek.
ondan sonra belki şöyle bir silkelenip, kendimize gelmeye çalışılabilir...
haa, bu arada etken ne derseniz de ,
tek kelimeyle din derim.
toplumlar, ne zaman dinin esiri olmuşlarsa, hepsi bundan fayda yerine zarar görmüştür.
avrupa bunu yaşadı. 1789 larda da farkına vardı, dini ve din adamlarını olması gerektiği yere, kiliseye soktu, rahata huzura refaha kavuştu. avrupa ondan sonra avrupa oldu. öncesinde kaosun hakim olduğu, tıpkı bugünkü müslüman toplumlarda yaşananlar vardı avrupada da ...
bu, dini dışlamak, dini reddetmek veya halk tabiriyle dinsizlik değil,
dinin olması gerektiği gibi yaşanması yolunda adım atmaktır.
ınsanların asgari ücret denilen bir kölelik düzeni altında yaşam savaşı verdiği bir ülkede yöneticiler,
' ya allah bismillah ' diyerek 2. 3. 4. sarayın temelini atıyorsa, orada gerçekten çok ciddi sorunlar vardır ...
devamını gör...
sözlükte hiçbir kadın yazara yürümemiş yazar
benim. hatta birçok kadın yazar. evet espriydi. evet çok düşünülmedi.
devamını gör...
the lord of the rings the rings of power
dizinin ilk firesini vanity'de* verdiği ortada. daha fragman bile ortada yokken amazon'un neredeyse izleyici kitlesinin yarısını karşısına almaya başlayacağını öngörmemek imkansıza yakındı. sakalsız cüce ve siyahi elf polemiği son bir haftamı esir almış durumda. her yerde görmekten kal geldi. bu iki problem öne sürülse de kendi adıma dizide çok daha büyük sıkıntılar olduğu taraftarıyım.
kullanılan renk paletleri, az önce terziye diktirip geldim tadında pür-i pak kostümler, lórien hanımı mı yoksa ritterbruder mi belli olmayan galadriel, orta dünyada ne işi olduğunu bilmediğim berber ve çocuk piyesinden hallice müzikler bana koca bir the chronicles of narnia virali gibi hissettirdi. yine de bunca insan tartışıyorsa bir bildikleri vardır diyerek biraz irdelemek istiyorum bu elf ve cüce meselelerini. bakalım kim özünde ne kadar haklı.
öncelikle, elflerin esinlenildigi nordic-celtic kültürü diye konuya başlamak suyu bulandırmaktan farksız zira konu buradan dallanıp budaklanıp tolkien ırkçı mıydı değil miydi meselesine gidiyor oradan da michael underwood vs jared lobdell arenasına varıyor iş. meseleyi bu denli karmaşık bir şekilde ele almaya gerek yok, bu denli kapsamlı bir külliyatın hali hazırda tamamen oturmuş bir lore'u var zaten. o yüzden tolkien'ı bir süre eserinden bağımsız olarak kabul edip yalnızca salt fenotip tanımları ile irdeleyelim meseleyi. tekrar ediyorum, lore yeterince kapsamlı ve zengin, aradığımız her şey tolkien'ın kişisel görüşlerini irdelemeden de bulunabilir.
kaynak olarak esas alacağımız eserler; the lost road and other writings, the war of the jewels, the silmarillion, the peoples of the middle-earth, unfinished tales, the letters of j.r.r. tolkien, ve the fellowship of the rings.
öncelikle konunun belki de bu denli karmaşık olmasına sebep olan ilk argümana biraz göz atarak başlayalım.
"tolkien, elflerin teni hakkında 'fair-skinned' dışında bir ifade kullanmamıştır. o yüzden ten renkleri hakkında kesin bir şey söylenemez."
öncelikle ingilizce öğretmeninize saygılarımı ileterek başlamak istiyorum ama hadi sizin dediğiniz gibi olsun. yine de bu, tamamen kulaktan dolma bir bilgi üzerine inşa edilmiş bir argüman olurdu. yerdeki taşı bile sayfalarca betimleyen tolkien'ın tamamen ırkların çatışması ve mutlak bir kötülüğü alaşağı edebilmek için birleşmesi temalı bir kurguda bu ırklardan herhangi birini yarım yamalak tanımladığı iddiası bariz bir saflık ve bilgisizlik ürünü olmaktan öteye geçmez. tolkien elfler için açıkça 'pale' ifadesini yazınsal olarak kullanır. hani fair-skinned yeterli gelmediyse diye söylüyorum. tolkien elfleri unutulmuş diyarların drow'ları gibi değil ne yazık ki. o yüzden güneşin ikinci çağında drizzt do'urden veya liriel baenre aramak yersiz. türkçe'ye çevrildiği süreçte çevirmenin veya editörün azizliğine uğramış olma ihtimali vardır belki bilemiyorum lakin orijinal metinde yer alan ifade gayet açık bir biçimde 'pale' ve hatta öyle ki ten renklerinin kesin bir dille dile getirilmesini geçtim elflerin kendi aralarında da çeşitli fenotipik özellikler gösterdiğini de söyleyebiliriz. teleri elflerine özgü gümüşi saçlar, vanyar elflerinde görülebilen altın rengi saç rengi gibi spesifik özellikler mevcut. tolkien her detayı ince ince işlerken böyle bir detayı atlamayacak türden bir yazar. yine de sindar, noldor ve avari'nin saç renklerinin koyu olduğunu söylemekte fayda var zira sarışın ari ırk hitler'in fantezisiydi, tolkien'ın değil. elflerde farklı saç renkleri görülmekle birlikte beleriand'ın gri elflerinin saçları da altın renkli olabilmektedir zaman zaman ve hatta atipik pek çok özellik gösteren karakterler de mevcuttur o yüzden belirli sınırlar içerisinde olduğu takdirde dış görünüşü tasvir edilmemiş bir karakter hakkında hayır bu böyle olamaz diyebilmek için istisnaları yok saymak gerek. zaten tam olarak da burada işin civcivli kısmına giriş yapmış oluyoruz aslında. atipik özellikler gösteren elfler ve beraberinde nandor ve onun alt kolları olan silvan elfleri ve laiquendi. konuya direkt öne sürülen bir argüman ile giriş yapalım.
"tanıtılan karakter silvan elflerinden olabilir. silvan elflerinin ten renkleri tanımlanırken zeytuni bir tene sahip olabilecekleri söylenmişti."
haklı ama eksik bir argüman var yine karşımızda. zeytin ve/veya zeytuni bir ten rengi ne yazık ki bu değil. bu cilt rengi spektrumu daha çok yeşil alt tonlu light brown/ moderate brown arası bir cilt rengidir. dürüst olmam gerekirse moderate brown bile silvan elfleri arasında atipik bir özellik muhtemelen. fitzpatrick ölçeğinde ııı-v arasında. burada olive'den kasıt alt tonu sarı ve yeşil olan 'ten rengi' cilt renkleriydi yüksek ihtimalle. yine de tip v silvan elflerinde görülmesi imkansız bir ten rengi değil. gerçi bu yine de elflerin özellikle gri-mavi arasında değişiklik gösteren göz renkleri olmasına rağmen neden bu elf kardeşimizin gözünün kahverengi olduğunu da açıklamaz ama neyse. yani işin özü, atipik bir özellik olarak vurgulandığı takdirde, böyle bir ten renginin mevcut olabilitesi var.
yine de yapılan açıklamalara bakınca, meselenin para kazanma odaklı olduğunu görmemek elde değil. lindsey weber'ın açıklamasına bir göz atalım.
"tolkien'ın eserinden yaptığımız uyarlamanın bugünün dünyasını olduğu gibi yansıtması bize doğal geldi. tolkien herkes için. öyküleri kendi kültürlerine hapsolmaktan çıkıp bir araya geldiklerinde başarılı olan kurgusal ırkları anlatıyor."
bu alıntıyı parça parça inceleyelim biraz. weber, silvan elflerinden ve bu ten renginin mümkün olabilmesinden bahsetmiyor. aksine, olmayan bir şeyi sanki bir lütufmuşçasına diziye eklediklerinin sinyallerini veriyor ve bunu öyle kelimeler seçerek yapıyor ki karşı çıkıldığı anda ırkçı yaftası yememek elde değil. oysa basit tercümesi şu; 'bakın biz sizin haklarınızı savunuyoruz! gelin ve izleyin. böylece daha fazla kâr elde edebiliriz.'
öncelikle şuna biraz değinelim. güneşin ikinci çağı ne yazık ki içerisinde epey boşluklar bulunduran bir dönem ve bu yüzden senarist ve yapımcıların oldukça geniş bir üretim alanı var. eğer ana hikayede ciddi bir karmaşaya sebep olmayacaksa sonradan eklenen bir karakter bence senaryoya iyi yedirilebildiği sürece rahatsız etmeyecektir ama yüksek ihtimalle nandor/silvan/laiquendi olarak yazılan bu karakter tamamen endüstriyel çıkar gözetilerek yazılıp çizilmiş bir figür ki yapılan açıklama da bunu destekler nitelikte. bu yüzden apaçık olive olarak belirtilen ten renginin ardına sığınıp abuk argümanları desteklemeye çalışmanın çirkin bir eylem olduğu kanaatindeyim.
özellikle türkiye sınırları içerisinde bu hususta sitem eden insanların pek azının bilinçaltına yerleşmiş olan ırkçı düşüncelerle hareket ettiğini düşünüyorum. bu kitlenin bir kısmı külliyatını yalayıp yuttuğu bir serinin endüstriyel kaygılarla tahrip edilmesine sitem ediyor. bir diğer kısmı ise peter jackson filmlerinin etkisi altında olan ve eserler hakkında ilk önbilgiyi filmlerden almış olan insanlar. bundan ötürü serinin tonundan, karakterlerin dış görünüşüne kadar birebir jackson ile uyuşan bir atmosfer beklentileri var ama bana kalırsa bu kitlenin en büyük kısmı amazon'un zaman çarkı serisinde de yaptığı bu içten pazarlıklı 'biz ırkçılığa karşıyız' tutumundan rahatsız olan insanlar çünkü dürüst olmak gerekirse hepimiz biliyoruz ki daha fazla para kazanmak için tüm tuşlara aynı anda basıyorlar ve biz paragözüz demek yerine ırkçılığa karşıyız diyorlar.
weber'ın da verdiği demeçte üzerinde durduğu bir düşünce var.
"bu bir uyarlama. günümüz şartlarına adapte etmenin nesi yanlış olabilir? ne var yani siyahi bir elf olamaz mı? gerçek hayatta var bu insanlar! görmezden gelemeyiz."
elbette gerçek hayatta siyahi insanlar var tıpkı birbirinden farklı ten rengine sahip pek çok insan gibi. mesele de tam olarak bu zaten. orası dünya değil, orada amerikalı, çinli ya da afrikalı biri yok. orada elfler var, cüceler var, insanlar var. fransızların cezayir'e yaptığı zulmün karşılığını içinde avrupa kıtası bile bulundurmayan tolkien evreninde bulamazsın. bulma da zaten. dünya sorunlarından uzaklaşmak için içindesin o evrenin sen, niye teleri telef edilirken durup yahudi soykırımını düşünesin mesela? onu düşünmemek için oradasın. ben niye o atmosferin içine kendimi kaptırmışken sırf ten renginden dolayı hikayeye yama yapılmış bir karakter görüp yıllar önce benden bağımsız yapılmış olan ırkçılığı düşünmek zorunda olayım? daha beteri bu durumu iyice çirkinleştiren şey asıl bunun ırkçılık olması. ticari kaygı güderek yıllar önce yaptıkları ırkçılığın telafisini sırf o insanlar üzerinden de para kazanabilmek için 'dünya barışı' sosuyla sunarak hiç utanmadan üste çıkabiliyor adamlar ve sjw'ler sağ olsun epey de kurşun geçirmezler. çarkın absürtlüğüne bakar mısınız?
ek olarak weber'ın gerçek anlamda saçmaladığı 'gerçek dünya' argümanı bariz bir hatayı da doğuruyor. elflerin cuiviénen'de, yıldızların ışıklarından başka bir ışık kaynağı bulunmayan bir yerde uyandığını da eklemek gerek. evrimsel açıdan bakıldığında bu neden oldukça açık bir ten rengine sahip olduklarını açıklar zira uyandıkları yer afrika savanaları değil. ulan develer, d vitamini almasın mı adamlar yani? hatta öyle ki birebir uyarlamada silvan elfleri gerçekten bu ten rengine sahip olabilirken işin içine ' gerçek dünya halkları' fikrini soktuğunuzda elflerin oldukça açık bir ten rengine sahip olması zorunlu oluyor. zira ister nandor ister avari olsun hiç fark etmez bu kadar kısa bir süreçte evrimsel olarak bu denli farklı fenotipik özellikler sergilemeleri mümkün değil. ee ne oldu bu şimdi?
işin özü, demek istiyorum ki; insan evriminin bir getirisi olan farklılıkları ve bunun neticesinde oluşmuş olan haksız ırkçılıkları konuyla hiç ilgisi olmayan elfler üzerinden aktarmak çözüm değil. bunu saçma bulanlar da ırkçı değil, aklı başında insanlar. her ne kadar lore'a uyuyor olsa bile sizin amacınız lore'a uyması değil, ticari kaygılarınız. elbette bunu sanat ve film endüstrisi alt başlığında tartışabiliriz lakin bu, şu an tartışılan konuyu da kapsayan çok geniş bir alan. mesele ticari kaygı güdülmesi de değil zira sanatkârlarla değil iş adamları ile karşı karşıya olduğunun herkes farkında. mesele tamamen bunu bir kaç şirin düşünce ile süsleyip insanların önüne atmak ve buna karşı çıkanları ırkçılık ile itham edebilecek hakkı kendinde görmek.
çok uzatmadan bir kaç argümana daha göz atalım ve sakalsız cüce polemiğine geçelim.
"jackson, elflerin kulaklarını o kadar sivri yaparken neredeydiniz?"
aslında güzel bir noktaya değiniliyor burada. gerçek anlamda elflerin kulaklarına gelene kadar lotr'dan, hobbit'e kadar bir dolu rahatsız edici ve ana hikaye bütünlüğü açısından hiçbir amaca hizmet etmeyen değişiklik sayılabilir ama mesele uyarlama sürecinde o değişikliklerin filmin atmosferine ne amaçla yedirilmeye çalışıldığıdır da aynı zamanda. gerçi bir bakıma elflerin kulakları sahiden insanlarda da görülebilecek türden bir sınırlama ile muhtemelen yaprak biçimini andıran hafif bir sivriliğe sahipti ama bu başka bir tartışmanın konusu. özellikle hobbit başta olmak üzere gerçekten jackson'ın tüğ diktiği pek çok nokta vardı ama bu gibi safsatalar -whataboutism- ile amazon'un yaptığı saçmalık aklanamaz. tekrar belirtmekte fayda var; fantastik evrenler mevcut dünyamızdan esinlenilmiş olsa dahi ve hatta alt metni tamamen bu dünyanın işleyişine bir eleştiri/övgü olsa bile yine de bizim dünyamızdan tamamen ayrıdır. bu babasının şarap çanağına tükürdüğümün gerçeğini rica ediyorum artık hazmedin. müsterih ol, gandalf. daha sakalsız cüce var. öhm... evet nerede kalmıştık.
mevcut değişiklikler ne amaçla yapıldığına göre ele alınır. mevzu bahis elf kardeşimize baktığınız zaman pazarlama ekibinin toplantı masasını görmek ile elflerin kulaklarının sivri olup olmaması arasında ciddi bir fark mevcut.
toparlayacak olursak eğer; böyle bir silvan elfi olması lore'a uygundur ama amazon'un tek derdi daha fazla satış yapmaktan öteye de geçmiyor o yüzden eğer tepki verilmek isteniyorsa verilmesi gereken tepki bu elf veya onu oynayan oyuncuya değil, iki yüzlü amazon ekibine verilmelidir.
daraldım. sakalsız cüce meselesine de sonra değineceğim üşenmezsem. bir ara edit geçerim. eru ılúvatar'ın eli üzerinizde olsun kardeşlerim.
kullanılan renk paletleri, az önce terziye diktirip geldim tadında pür-i pak kostümler, lórien hanımı mı yoksa ritterbruder mi belli olmayan galadriel, orta dünyada ne işi olduğunu bilmediğim berber ve çocuk piyesinden hallice müzikler bana koca bir the chronicles of narnia virali gibi hissettirdi. yine de bunca insan tartışıyorsa bir bildikleri vardır diyerek biraz irdelemek istiyorum bu elf ve cüce meselelerini. bakalım kim özünde ne kadar haklı.
öncelikle, elflerin esinlenildigi nordic-celtic kültürü diye konuya başlamak suyu bulandırmaktan farksız zira konu buradan dallanıp budaklanıp tolkien ırkçı mıydı değil miydi meselesine gidiyor oradan da michael underwood vs jared lobdell arenasına varıyor iş. meseleyi bu denli karmaşık bir şekilde ele almaya gerek yok, bu denli kapsamlı bir külliyatın hali hazırda tamamen oturmuş bir lore'u var zaten. o yüzden tolkien'ı bir süre eserinden bağımsız olarak kabul edip yalnızca salt fenotip tanımları ile irdeleyelim meseleyi. tekrar ediyorum, lore yeterince kapsamlı ve zengin, aradığımız her şey tolkien'ın kişisel görüşlerini irdelemeden de bulunabilir.
kaynak olarak esas alacağımız eserler; the lost road and other writings, the war of the jewels, the silmarillion, the peoples of the middle-earth, unfinished tales, the letters of j.r.r. tolkien, ve the fellowship of the rings.
öncelikle konunun belki de bu denli karmaşık olmasına sebep olan ilk argümana biraz göz atarak başlayalım.
"tolkien, elflerin teni hakkında 'fair-skinned' dışında bir ifade kullanmamıştır. o yüzden ten renkleri hakkında kesin bir şey söylenemez."
öncelikle ingilizce öğretmeninize saygılarımı ileterek başlamak istiyorum ama hadi sizin dediğiniz gibi olsun. yine de bu, tamamen kulaktan dolma bir bilgi üzerine inşa edilmiş bir argüman olurdu. yerdeki taşı bile sayfalarca betimleyen tolkien'ın tamamen ırkların çatışması ve mutlak bir kötülüğü alaşağı edebilmek için birleşmesi temalı bir kurguda bu ırklardan herhangi birini yarım yamalak tanımladığı iddiası bariz bir saflık ve bilgisizlik ürünü olmaktan öteye geçmez. tolkien elfler için açıkça 'pale' ifadesini yazınsal olarak kullanır. hani fair-skinned yeterli gelmediyse diye söylüyorum. tolkien elfleri unutulmuş diyarların drow'ları gibi değil ne yazık ki. o yüzden güneşin ikinci çağında drizzt do'urden veya liriel baenre aramak yersiz. türkçe'ye çevrildiği süreçte çevirmenin veya editörün azizliğine uğramış olma ihtimali vardır belki bilemiyorum lakin orijinal metinde yer alan ifade gayet açık bir biçimde 'pale' ve hatta öyle ki ten renklerinin kesin bir dille dile getirilmesini geçtim elflerin kendi aralarında da çeşitli fenotipik özellikler gösterdiğini de söyleyebiliriz. teleri elflerine özgü gümüşi saçlar, vanyar elflerinde görülebilen altın rengi saç rengi gibi spesifik özellikler mevcut. tolkien her detayı ince ince işlerken böyle bir detayı atlamayacak türden bir yazar. yine de sindar, noldor ve avari'nin saç renklerinin koyu olduğunu söylemekte fayda var zira sarışın ari ırk hitler'in fantezisiydi, tolkien'ın değil. elflerde farklı saç renkleri görülmekle birlikte beleriand'ın gri elflerinin saçları da altın renkli olabilmektedir zaman zaman ve hatta atipik pek çok özellik gösteren karakterler de mevcuttur o yüzden belirli sınırlar içerisinde olduğu takdirde dış görünüşü tasvir edilmemiş bir karakter hakkında hayır bu böyle olamaz diyebilmek için istisnaları yok saymak gerek. zaten tam olarak da burada işin civcivli kısmına giriş yapmış oluyoruz aslında. atipik özellikler gösteren elfler ve beraberinde nandor ve onun alt kolları olan silvan elfleri ve laiquendi. konuya direkt öne sürülen bir argüman ile giriş yapalım.
"tanıtılan karakter silvan elflerinden olabilir. silvan elflerinin ten renkleri tanımlanırken zeytuni bir tene sahip olabilecekleri söylenmişti."
haklı ama eksik bir argüman var yine karşımızda. zeytin ve/veya zeytuni bir ten rengi ne yazık ki bu değil. bu cilt rengi spektrumu daha çok yeşil alt tonlu light brown/ moderate brown arası bir cilt rengidir. dürüst olmam gerekirse moderate brown bile silvan elfleri arasında atipik bir özellik muhtemelen. fitzpatrick ölçeğinde ııı-v arasında. burada olive'den kasıt alt tonu sarı ve yeşil olan 'ten rengi' cilt renkleriydi yüksek ihtimalle. yine de tip v silvan elflerinde görülmesi imkansız bir ten rengi değil. gerçi bu yine de elflerin özellikle gri-mavi arasında değişiklik gösteren göz renkleri olmasına rağmen neden bu elf kardeşimizin gözünün kahverengi olduğunu da açıklamaz ama neyse. yani işin özü, atipik bir özellik olarak vurgulandığı takdirde, böyle bir ten renginin mevcut olabilitesi var.
yine de yapılan açıklamalara bakınca, meselenin para kazanma odaklı olduğunu görmemek elde değil. lindsey weber'ın açıklamasına bir göz atalım.
"tolkien'ın eserinden yaptığımız uyarlamanın bugünün dünyasını olduğu gibi yansıtması bize doğal geldi. tolkien herkes için. öyküleri kendi kültürlerine hapsolmaktan çıkıp bir araya geldiklerinde başarılı olan kurgusal ırkları anlatıyor."
bu alıntıyı parça parça inceleyelim biraz. weber, silvan elflerinden ve bu ten renginin mümkün olabilmesinden bahsetmiyor. aksine, olmayan bir şeyi sanki bir lütufmuşçasına diziye eklediklerinin sinyallerini veriyor ve bunu öyle kelimeler seçerek yapıyor ki karşı çıkıldığı anda ırkçı yaftası yememek elde değil. oysa basit tercümesi şu; 'bakın biz sizin haklarınızı savunuyoruz! gelin ve izleyin. böylece daha fazla kâr elde edebiliriz.'
öncelikle şuna biraz değinelim. güneşin ikinci çağı ne yazık ki içerisinde epey boşluklar bulunduran bir dönem ve bu yüzden senarist ve yapımcıların oldukça geniş bir üretim alanı var. eğer ana hikayede ciddi bir karmaşaya sebep olmayacaksa sonradan eklenen bir karakter bence senaryoya iyi yedirilebildiği sürece rahatsız etmeyecektir ama yüksek ihtimalle nandor/silvan/laiquendi olarak yazılan bu karakter tamamen endüstriyel çıkar gözetilerek yazılıp çizilmiş bir figür ki yapılan açıklama da bunu destekler nitelikte. bu yüzden apaçık olive olarak belirtilen ten renginin ardına sığınıp abuk argümanları desteklemeye çalışmanın çirkin bir eylem olduğu kanaatindeyim.
özellikle türkiye sınırları içerisinde bu hususta sitem eden insanların pek azının bilinçaltına yerleşmiş olan ırkçı düşüncelerle hareket ettiğini düşünüyorum. bu kitlenin bir kısmı külliyatını yalayıp yuttuğu bir serinin endüstriyel kaygılarla tahrip edilmesine sitem ediyor. bir diğer kısmı ise peter jackson filmlerinin etkisi altında olan ve eserler hakkında ilk önbilgiyi filmlerden almış olan insanlar. bundan ötürü serinin tonundan, karakterlerin dış görünüşüne kadar birebir jackson ile uyuşan bir atmosfer beklentileri var ama bana kalırsa bu kitlenin en büyük kısmı amazon'un zaman çarkı serisinde de yaptığı bu içten pazarlıklı 'biz ırkçılığa karşıyız' tutumundan rahatsız olan insanlar çünkü dürüst olmak gerekirse hepimiz biliyoruz ki daha fazla para kazanmak için tüm tuşlara aynı anda basıyorlar ve biz paragözüz demek yerine ırkçılığa karşıyız diyorlar.
weber'ın da verdiği demeçte üzerinde durduğu bir düşünce var.
"bu bir uyarlama. günümüz şartlarına adapte etmenin nesi yanlış olabilir? ne var yani siyahi bir elf olamaz mı? gerçek hayatta var bu insanlar! görmezden gelemeyiz."
elbette gerçek hayatta siyahi insanlar var tıpkı birbirinden farklı ten rengine sahip pek çok insan gibi. mesele de tam olarak bu zaten. orası dünya değil, orada amerikalı, çinli ya da afrikalı biri yok. orada elfler var, cüceler var, insanlar var. fransızların cezayir'e yaptığı zulmün karşılığını içinde avrupa kıtası bile bulundurmayan tolkien evreninde bulamazsın. bulma da zaten. dünya sorunlarından uzaklaşmak için içindesin o evrenin sen, niye teleri telef edilirken durup yahudi soykırımını düşünesin mesela? onu düşünmemek için oradasın. ben niye o atmosferin içine kendimi kaptırmışken sırf ten renginden dolayı hikayeye yama yapılmış bir karakter görüp yıllar önce benden bağımsız yapılmış olan ırkçılığı düşünmek zorunda olayım? daha beteri bu durumu iyice çirkinleştiren şey asıl bunun ırkçılık olması. ticari kaygı güderek yıllar önce yaptıkları ırkçılığın telafisini sırf o insanlar üzerinden de para kazanabilmek için 'dünya barışı' sosuyla sunarak hiç utanmadan üste çıkabiliyor adamlar ve sjw'ler sağ olsun epey de kurşun geçirmezler. çarkın absürtlüğüne bakar mısınız?
ek olarak weber'ın gerçek anlamda saçmaladığı 'gerçek dünya' argümanı bariz bir hatayı da doğuruyor. elflerin cuiviénen'de, yıldızların ışıklarından başka bir ışık kaynağı bulunmayan bir yerde uyandığını da eklemek gerek. evrimsel açıdan bakıldığında bu neden oldukça açık bir ten rengine sahip olduklarını açıklar zira uyandıkları yer afrika savanaları değil. ulan develer, d vitamini almasın mı adamlar yani? hatta öyle ki birebir uyarlamada silvan elfleri gerçekten bu ten rengine sahip olabilirken işin içine ' gerçek dünya halkları' fikrini soktuğunuzda elflerin oldukça açık bir ten rengine sahip olması zorunlu oluyor. zira ister nandor ister avari olsun hiç fark etmez bu kadar kısa bir süreçte evrimsel olarak bu denli farklı fenotipik özellikler sergilemeleri mümkün değil. ee ne oldu bu şimdi?
işin özü, demek istiyorum ki; insan evriminin bir getirisi olan farklılıkları ve bunun neticesinde oluşmuş olan haksız ırkçılıkları konuyla hiç ilgisi olmayan elfler üzerinden aktarmak çözüm değil. bunu saçma bulanlar da ırkçı değil, aklı başında insanlar. her ne kadar lore'a uyuyor olsa bile sizin amacınız lore'a uyması değil, ticari kaygılarınız. elbette bunu sanat ve film endüstrisi alt başlığında tartışabiliriz lakin bu, şu an tartışılan konuyu da kapsayan çok geniş bir alan. mesele ticari kaygı güdülmesi de değil zira sanatkârlarla değil iş adamları ile karşı karşıya olduğunun herkes farkında. mesele tamamen bunu bir kaç şirin düşünce ile süsleyip insanların önüne atmak ve buna karşı çıkanları ırkçılık ile itham edebilecek hakkı kendinde görmek.
çok uzatmadan bir kaç argümana daha göz atalım ve sakalsız cüce polemiğine geçelim.
"jackson, elflerin kulaklarını o kadar sivri yaparken neredeydiniz?"
aslında güzel bir noktaya değiniliyor burada. gerçek anlamda elflerin kulaklarına gelene kadar lotr'dan, hobbit'e kadar bir dolu rahatsız edici ve ana hikaye bütünlüğü açısından hiçbir amaca hizmet etmeyen değişiklik sayılabilir ama mesele uyarlama sürecinde o değişikliklerin filmin atmosferine ne amaçla yedirilmeye çalışıldığıdır da aynı zamanda. gerçi bir bakıma elflerin kulakları sahiden insanlarda da görülebilecek türden bir sınırlama ile muhtemelen yaprak biçimini andıran hafif bir sivriliğe sahipti ama bu başka bir tartışmanın konusu. özellikle hobbit başta olmak üzere gerçekten jackson'ın tüğ diktiği pek çok nokta vardı ama bu gibi safsatalar -whataboutism- ile amazon'un yaptığı saçmalık aklanamaz. tekrar belirtmekte fayda var; fantastik evrenler mevcut dünyamızdan esinlenilmiş olsa dahi ve hatta alt metni tamamen bu dünyanın işleyişine bir eleştiri/övgü olsa bile yine de bizim dünyamızdan tamamen ayrıdır. bu babasının şarap çanağına tükürdüğümün gerçeğini rica ediyorum artık hazmedin. müsterih ol, gandalf. daha sakalsız cüce var. öhm... evet nerede kalmıştık.
mevcut değişiklikler ne amaçla yapıldığına göre ele alınır. mevzu bahis elf kardeşimize baktığınız zaman pazarlama ekibinin toplantı masasını görmek ile elflerin kulaklarının sivri olup olmaması arasında ciddi bir fark mevcut.
toparlayacak olursak eğer; böyle bir silvan elfi olması lore'a uygundur ama amazon'un tek derdi daha fazla satış yapmaktan öteye de geçmiyor o yüzden eğer tepki verilmek isteniyorsa verilmesi gereken tepki bu elf veya onu oynayan oyuncuya değil, iki yüzlü amazon ekibine verilmelidir.
daraldım. sakalsız cüce meselesine de sonra değineceğim üşenmezsem. bir ara edit geçerim. eru ılúvatar'ın eli üzerinizde olsun kardeşlerim.
devamını gör...
laptop almak için kredi çekmek
bir mecburiyettir efendim. 12 yıllık takoz bir laptopum var. doktora tezimi onunla yazıyorum. bugün yeni bir laptop almam için kredi çekmekten başka bir yol yok. ah ulan be.
devamını gör...
hayatınızın rengi
renkler, görsel olarak algı, duygusal etkinliğe sahip ve psikolojik olarak tepkilerimizle bağlantılı olduğundan,
benim hayatımda önceliği olan renklerin en asili, tutkunun, duygusallığın ve zarafetin simgesi, mor renktir.
benim hayatımda önceliği olan renklerin en asili, tutkunun, duygusallığın ve zarafetin simgesi, mor renktir.
devamını gör...
bir ailenin çocuğuna yapacağı en büyük kötülük
her istediğini verip, sorumluluk bilinci olmayan bir çocuk yetiştirmek.
devamını gör...
22 ekim 2021 sözlük mağazası indirim kampanyası
bugüne dek yalnızca bir kez indirim oldu.
olumlu motivasyon için damping yapılması güzel olur,destekliyorum.
olumlu motivasyon için damping yapılması güzel olur,destekliyorum.
devamını gör...
tüftüf
ben külah sarma konusunda çok beceriksizdim. bir kere sarma işini hızlı yapamıyordum. yaptığım külahlarda pek ince olmuyordu. bu konuda çeşitli denemelerim oldu. tabiri caizse kırk fırın ekmek yedim ama nafile... baktım olmayacak, kendime küçük bir külah çantası yaptım. daha doğrusu anneme yaptırdım. bu çantayı yanlamasına takar, muazzam şekilde yapılmış külahları içine koyar ve böylece rekabeti dengelerdim. aksi halde şişen külahlar lordu olarak anılacaktım ki, kök tengri kimseyi bizim mahallenin çocuklarının diline düşürmesin. külahı iyi yapamıyordum ama boruyu üflemek ve hedefi vurmak konusunda gayet başarılıydım. allah bir yerden almış bir yerden vermiş işte. özetle benim meselem lojistikti ve onu da çözmüştüm.
yalnız bu külah işi tehlikelidir. yani normalde gayet stabil bir oyundur ama mahallenin piçleri * bu oyunu bir anda cehennem azabına çevirebilir. aslında kurallar baştan konulmuştur. herkes bu kuralları bilir. kimse kimsenin tavuğuna kışt demez, maksat eğlenmektir ama istisnasız bir tane sivri zeka muhakkak çıkar ve oyunu sabote ederdi. ha o nasıl oluyordu derseniz, şöyle oluyordu; bu sivri zekalar külahların ucuna iğne takıyor ve külahın isabet ettiği çocuk yandım anam nidaları ile canı yanmış bir şekilde diğerinin üzerine çullanıyordu. sıkıntı şu ki, iğneli külah tehlikeli yerlere de isabet edebilirdi. misal göz gibi. işte o yüzden de bu işi yapanlar genelde bir daha oyuna alınmazlardı. ama nasıl oluyorsa o iğneli külah bir şekilde atılırdı. bana da isabet etmişliği vardır. bir kaç kere bacaktan, bir kaç kere de kaba etimden vurulmak sureti ile gazilik unvanına erişmiştim.
güzel zamanlardı cidden. sürekli kendimize eğlenecek bir şeyler bulur ve onları hayata geçirirdik. ha laf aramızda ben halen adam gibi külah saramıyorum. çantayı da kaybettik, o yüzden düelloya davet etmeyin asla icabet etmem *
bizim zamanlar için şöyle modernize edilmiş halleri vardı. havalı dururlardı.

tanım: çocukluk zamanlarımızın en keyifli oyunlarından birisidir. elektrik borusu ve kağıttan yapılan külahlar marifetiyle oynanırdı. ayrıca fişek oynamak olarak da bilinir.
yalnız bu külah işi tehlikelidir. yani normalde gayet stabil bir oyundur ama mahallenin piçleri * bu oyunu bir anda cehennem azabına çevirebilir. aslında kurallar baştan konulmuştur. herkes bu kuralları bilir. kimse kimsenin tavuğuna kışt demez, maksat eğlenmektir ama istisnasız bir tane sivri zeka muhakkak çıkar ve oyunu sabote ederdi. ha o nasıl oluyordu derseniz, şöyle oluyordu; bu sivri zekalar külahların ucuna iğne takıyor ve külahın isabet ettiği çocuk yandım anam nidaları ile canı yanmış bir şekilde diğerinin üzerine çullanıyordu. sıkıntı şu ki, iğneli külah tehlikeli yerlere de isabet edebilirdi. misal göz gibi. işte o yüzden de bu işi yapanlar genelde bir daha oyuna alınmazlardı. ama nasıl oluyorsa o iğneli külah bir şekilde atılırdı. bana da isabet etmişliği vardır. bir kaç kere bacaktan, bir kaç kere de kaba etimden vurulmak sureti ile gazilik unvanına erişmiştim.
güzel zamanlardı cidden. sürekli kendimize eğlenecek bir şeyler bulur ve onları hayata geçirirdik. ha laf aramızda ben halen adam gibi külah saramıyorum. çantayı da kaybettik, o yüzden düelloya davet etmeyin asla icabet etmem *
bizim zamanlar için şöyle modernize edilmiş halleri vardı. havalı dururlardı.

tanım: çocukluk zamanlarımızın en keyifli oyunlarından birisidir. elektrik borusu ve kağıttan yapılan külahlar marifetiyle oynanırdı. ayrıca fişek oynamak olarak da bilinir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
masum sanılan şarkılar
"zeytinyağlı yiyemem aman" adlı türkünün, zamanında amerika'dan gelecek olan mısır yağı ve margarinlerin satılabilmesi için, zeytinyağını kötülemek maksadıyla, ısmarlama bir türkü olduğuna dair ciddi iddialar mevcut uzun zamandır.
fakat tevfik uyar, bu iddiayı çürüten bir yazı kaleme almış.
fakat tevfik uyar, bu iddiayı çürüten bir yazı kaleme almış.
devamını gör...
eski sevgilinin evlenmesi
eskidiğine göre çok da önemli olmayan durum. yıllarca seni bekleyecek değil ya. demek ki sevmiş, beğenmiş, iletişimi yakalamışlar, bahtları açık olsun. önümüzdeki maçlara bakacağız.
devamını gör...
kadınların zeki erkek sevmesi
ben akademik zeka da seviyorum arkadaşlar ama en önemlisi eq.
halden anlayan, empati kuran erkekler ilişki başlatma ve sürdürme konusunda daha başarılılar.
bunlara ek düzgün bir diksiyon ve kulağa hoş gelen bir ses konu, kendini dinletebilme becerilerinin gelişmiş olması benim için tercih etme sebebi.
halden anlayan, empati kuran erkekler ilişki başlatma ve sürdürme konusunda daha başarılılar.
bunlara ek düzgün bir diksiyon ve kulağa hoş gelen bir ses konu, kendini dinletebilme becerilerinin gelişmiş olması benim için tercih etme sebebi.
devamını gör...
yeni gelin sorunsalı
bir gün evlenip böyle salak salak hallere girerim diye cok korkuyorum rabbim sen koru..
devamını gör...
oktoberfest
ikinci dünya savaşından bu yana ilk kez 2020'de, corona virüs nedeniyle iptal edilmiştir. geçmişte antalya'da beş yıl kadar aynı isimle bira festivali düzenlenmiş, sonrasında tamamıyla iptal edilmiştir. istanbul'daki oktoberfest hala aktif zannediyorum.
ayrıca #148641 no'lu tanımda, uzaklaşmış kıymetli yazarımız 60 percent ile tanışma hikayemize de konu olmuş festivaldir.
ayrıca #148641 no'lu tanımda, uzaklaşmış kıymetli yazarımız 60 percent ile tanışma hikayemize de konu olmuş festivaldir.
devamını gör...
mudanya belediyesinin 128 milyar dolar nerede afişine soruşturma açılması
mudanya belediyesinin "128 milyar dolar nerede?" afişleri sökülerek cumhurbaşkanına hakaret soruşturması başlatılmış.
kaynak
kaynak-2
kaynak-3
chp mudanya ilçe başkanlığının billboardlara astırdığı "128 milyar dolar nerede" afişleri gece yarısı söküldü. mudanya'da billboardlardaki '128 milyar dolar nerede?' ilanlarına ilişkin "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla resen soruşturma başlatıldı. bursa valiliği, afişlerin güvenlik güçleri tarafından kaldırıldığını belirtti. merkez bankasının rezervlerinin 128 milyar dolar eksik olduğu chp tarafından sık sık gündeme getiriliyordu.
kaynak
kaynak-2
kaynak-3
chp mudanya ilçe başkanlığının billboardlara astırdığı "128 milyar dolar nerede" afişleri gece yarısı söküldü. mudanya'da billboardlardaki '128 milyar dolar nerede?' ilanlarına ilişkin "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla resen soruşturma başlatıldı. bursa valiliği, afişlerin güvenlik güçleri tarafından kaldırıldığını belirtti. merkez bankasının rezervlerinin 128 milyar dolar eksik olduğu chp tarafından sık sık gündeme getiriliyordu.
devamını gör...




