insanı ürperten ve derin derin düşüncelerde dolaştıran hüzünlü bir durum.
bunu ilk olarak hastaneden sonra çaresizce eve getirilip de vefat eden dedemde deneyimlemistim. o kocaman kuvvetli bedenin içindeki kan buz gibiydi, artık nefes almıyordu bu çok ilginçti. sanki nefesini tutuyor ama hiç bırakmıyordu. karnının inip inip çıkmasını beklerken sabit şekilde öylece durması, teninin soğukluğu, bedeninin kaskatı kesilişi, açık olan gözlerinin artık seni görmediğini bilmek, hepsi çok garipti. bu kadar uzun süre hareketsiz yatabilmesi, bu kadar uzun süre nefes almamasi çok ilginçti. yaşamiyordu. bedeni artık etten ibaretti. duyguları da kaybolmuştu. daha bir gün önce o yatakta hareketsizce de olsa yatan nefes alan kişi simdi yoktu. onu o yapan gitmişti. orada yatan ise sadece değişmis baskalasmis bir bedendi yalnızca. bir çok anıyi bizlere bırakmasına, bizlerce hatırlanmasına yarayan yalnızca bir et yığını kalmıştı. kendisi çoktan uzaklara yolculanmisken ardında kalan bir mektuptu dokundugum. hatıraların yazılı olduğu bir mektuptu. çürümeye mahkum o mektubu da zihnimize gömerek yolcu ettik.
devamını gör...

rumlara göre kutsal sayılan çeşme ve göllere denir. kutsal anlamına gelen 'hagia' ve su anlamına gelen 'ma' nın birleşmesi ile oluşmuştur.
devamını gör...

sözlük şarkı yarışmasına, uber kategorisinde olduğu için alınmayacağı konusunda duyumlar aldığım yazar.

canım sen unkapanı ben? bak kırarız parayı?
devamını gör...

izlediğim en iyi dizilerden biri. karakterleriyle, göndermeleriyle, paramparça eden sahneleriyle benim için başyapıt niteliğinde.
devamını gör...

artı oylardan 3 kişi bile olmadığını iddia ettiğim başlıktır.

3 kişi nedir yahu 3 kişi çok baya çok.
hayaletler okuyor tanımları.
devamını gör...

ilkokulda en önde dans etmek için kendimi hırpaladığım şarkı. kaç hafta uğraşmıştık o dans için. şimdilerde fark ediyorum yanlış seçim olduğunu.
devamını gör...

o gün öldüm ben!
gözlerimi kapadım,
kalbimi susturdum...
bilmiyorum bu bana benzeyen kim?
kim bu her gün kendini iyi olduğuna inandırmaya çalışıp da o günlerin sonunda hep ağlayan?
bu kim?
acısı ile vedalaşamayıp içinde onu büyütmeye çalışan,
saklayan,
candan öte can bildiğiyle bir anda kırk kat yabancı olmayı kabul edemeyen,

bana çok benziyor;
feri kaçmış gözleri,
umutsuz bakışları,
solgun hali,
hatta olur olmaz ıslanan kirpikleri,
bana benziyor...
ama ben öldüm o gün!
o ben olamam.
olsa olsa benim kadar kırılmış bir kadındır o da,
kırılmışlığının tarifi de telafisi de mümkün *olmayan bir başka kadındır.
devamını gör...

kişinin nedenini bilmediği ve gerçek bir sebebe bağlı olmayan, kendisinin veya yakınlarının başına bir şey geleceği, gelecekte yaşayacağı bir durum ve zorlukla baş edemeyeceğine dair yoğun kaygı ve bunun yol açtığı manevi ve fiziksel emarelerle kendini gösteren ruhsal bir sorun.
devamını gör...

sevdiğim bir arkadaşımla sahildeki çimlerde, ılık bir bahar gecesi bira içmek...
düşüncesi bile iyi geldi, umarım bu sene bahar geldiğinde, ortalık biraz düzelmiş olurda, işler güçler, keyifler yerinde, bizde de içecek muhabbet edecek iştah olur, belkide sözlük bir zirve yapar neden olmasın...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir ışık kaynağından gelen ışık miktarında, uzayda bulunan gaz ve toz bulutları gibi bazı yapılar ile dünya atmosferi nedeniyle ortaya çıkan azalma.

uzayda bulunan toz partikülleri, ışığın geçişini engeller. bu durumdan, indirgeme adı verilen bazı yöntemlerle kurtulabiliyoruz.

atmosferde bulunan moleküller, ışığın saçılmasına neden olur. bundan kurtulmanın en iyi yolu da uyduları atmosfer dışına, yani uzaya göndermektir.
devamını gör...

"sen bana bir kahve yap, ben de sana hayat yaşanabilir bir şeymiş gibi yapayım."
devamını gör...

yalnızca bir halkın değil, tüm insanlığın, hatta tüm canlıların ortak bayramıdır. ama en çok da ölümün karşısında yaşamın, karanlığın karşısında ışığın, kötünün karşısında iyinin, yokluğun karşısında varlığın, kıtlığın karşısında bereketin, esaretin karşsında özgürlüğün, ehrimen’in karşısında ahura mazda’nın, zalim kral dehhak’ın karşısında demirci kawa’nın yanında olanların bayramıdır. ey güzel insanlar hepiniz için;

türkçe: nevruz kutlu olsun
kırmanckî(zazakî): newroz pîroz bo
kurmancî: newroz pîroz be
devamını gör...

bu kişi için söylenen türküde geçen "de, bre!" sözü sonradan yanlış anlaşılarak "debreli"ye dönüşmüş ve "galat-ı meşhur" haline gelmiştir. hasan, osmanlı dönemi yunanistan'ın drama kazasındandır ve "dramalı hasan" olarak bilinmektedir. türküde adı geçen drama köprüsü de bunun kanıtıdır. yunanistan'da "debre" diye bir yer yoktur. "bre" ünlemi türkçe'de de kullanılan "be!" ünlemi ile aynı anlamdadır ve onun trakya ağzıyla söylenişidir. rumlar da aynı ünlemi "vre" olarak kullanmaktadırlar. türküde "de bre!, hasan" denilerek cesaret duygusu aşılanmaktadır.

"at martinini de "bre!" hasan dağlar inlesin" türkünün doğru söylenişidir.

(bkz: galat-ı meşhur)
devamını gör...

buradan
devamını gör...

herhalde fakülteye bakıp; bu insanlar da benimle aynı mesleği paylaşacak dediğimdir malesef. ne bileyim lisemdeki troll adamlar bile daha zeki, kültürlü insanlardı.zeka, kültür önemli gençler.
devamını gör...

herkesin aklındaki bir soruyu çözmek için bu başlığı açmak zorundaydım.
bu entryi okuyan çoğu türk genci astrolojide bahsedilen kova yani aydınlanma çağına giriş yapacak sayemde erkekler, kadınlara 100 yıl daha yaklaşabilecek medeniyet konusunda.

kadınlar kışın mini etek ve çorap giyince üşümüyor mu diye soran erkeklerimizin olduğunu biliyorum malum kendileri kadınlarla konuşamaz ama sorsan hepsi tam bir don juan, fındık kıran...

kışın giydiğimiz o çoraplar aslında termal olduğu için üşümüyoruz ama erkekler o çoraplara bakarken maddenin arkasını görmeye yani bacaklarımızı görmeye çalıştıklarından ( suphanallah her biri bi süperman sanki) bu ayrıntıyı hiç anlamayacaklar onlar sadece hafızalarını gördüğü görüntüyü nakşedip akşam için stok görüntü atıyorlar.
devamını gör...

profesyonel yönetimler sebebiyle artık çağ dışında kalması gereken, işe yaramaz,ahkam kesen,beyni sulanmış fosil.
devamını gör...

el suremeyeceginiz, göz süzemeyeceginiz, abladan hallice ama namahrem olduğu da her bir harfinde belirtilen kadın. "yenge" kavramının ulkemizde farklı kültürler ve farklı bakış acilarindan algılanışı üzerine güzel bir kitap önerebilirim.
iletişim yayınlarından çıkan "yengeler cumhuriyeti" kitabını mustafa ciftci ve tanıl bora derlemiş.
devamını gör...

“bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. sanki içimde derin bir hiçlik var. ”
zülfü livaneli
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim