"çünkü insanlık tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi; kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı bir çabaya girerlerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi; talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi."

az önce bitirdiğim kitap olan "bir çöküşün öyküsü"*nün son sayfasından bir alıntı.
devamını gör...

kış aylarında denize girebiliyorum.
devamını gör...

an itibariyle; yekta kopan ile olan "pentagram 30.yıl özel" programını, peşine "yine düştük yollara" konser videolarını keyifle izlediğim muhteşem grup ve ilk aklıma gelen: 1997'de kasetçiye heyecanla gidip anatolia kasetini alıp, kulaklıkla teyipten dinlediğim an'lar, özellikle 1000 in the eastland & dark is the sunlight geri sar geri sar... déjà vu...!
devamını gör...

görünce yalnız değilmişim diye düşünüp mutluluktan ağlamak istediğim başlık.

resmi yazışmalarda bu şerefsiz yüzünden neler çektim bir bilsen sözlük... attığım maili düzeltmek için yeni mail attım; onu bile yanlış yazmaya teşebbüs etti şerefsiz.*
devamını gör...

iki oyuncunun boşanma haberi. kimdi kimdi demek yerine arama butonuna iki kelime yazıp aratabilirsiniz. boşanmayı su içmek kadar basit bir olay olaral görmeyin. anlaşmalı da olsa alıştığın birlikte güldüğün insanla bir dönemin sonuna geliyorsun.

iki oyuncuda bu yazdıklarınızı görse eminim üzülür. lütfen biraz empati yapın. bu zor bir süreç hele ki ünlüler. akrabaları sussa hayranları susmaz, bıktırır.

biraz insan olun.
devamını gör...

brezilya’da önceleri özgürülüklerini kazanan kölelerin yaşadığı bugünlerde ise fakir nüfusun belli bir oranını barındıran gecekondu mahallelerine verilen isimdir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
favelaların en belirgin özelliği fakir insanlara ev sahipliği yapmak değildir, aslında en ayırt edici yanı suç oranının olağanın çok üstünde olmasıdır.

favelalar suç çeteleri ve bu çetelerin liderleri ya da lider ekipleri tarafından yönetilir ve bu bölgelerde adalet çok acımasız yöntemlerle uygulanır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu gecekondu mahallelerindeki geçim kaynağı genellikle gasp, kapkaç ve uyuştucu satışıdır. favelada büyüyüp suça karışmamak nerdeyse imkansızdır. çocuklar daha çok küçük yaşlardan itibaren bir çetenin mensubu olurlar ve brezilya’nın görünmeyen bu yüzünde hayatta kalmaya çalışmayı, bunun için savaşmayı öğrenirler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bazı favelalara polisin girmesi bile mümkün değildir. kurtarılmış bölge olarak görülen bu favelaların bazıları küçük bir şehir büyüklüğündedir. en büyük favelalardan biri olan cidade de deus yani tanrı kent’in hikayesi 2002 yılında yönetmenler fernando meirelles ve katia lund tarafından muhteşem bir filmle anlatılmıştır.
devamını gör...

bu oyunu bile fake gps'le bilgisayar başında oynuyodum ben.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bahçede kahvaltımı yaptım, 33 derecede çayımı içmeye çalışıyorum. harareti alıyor’muş. yersen.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hangimiz olmayız ki? biri evime misafirliğe gelmiş de keyifli vakit geçirdiği için teşekkür ediyor gibi hissediyorum.
devamını gör...

''sizin hiç babanız öldümü
benim bir kere öldü kör oldum
yıkadılar aldılar götürdüler
babamdan ummazdım bunu kör oldum.''
devamını gör...

emperyalist güçler yaşlanmış bal porsuklarına tuzak kurup bir düzine uyuşturucu iğne ile halsizleştirip aslan ve leoparların önüne atıp belgesel çekerler. bu inandırıcı gelmeyen belgesellerin ortak özelliği sanki film çeviriyormuş gibi ortam yaratılmasıdır.
hileli belgeselleri izleyen bir leopar havaya girip bal porsuğuna tacizde bulunur. kaynak video

bal porsuğu, leopara haddini bildirirken eşi “akşam yemeği ayağımıza geldi” diyerek ağaçtan atlayıp leopara bodoslama dalar. leopar canını kurtarmak için kaçmak ister ama leopardan bir daha haber alınamaz. *

sadece korkmamaya başladığımız zaman yaşamaya başlarız. hayat, ya cesaretle yaşadığımız bir macera ya da hiçbir şeydir
kalplerde gerçek cesarete sahip olanlar her zaman kazanır - amir khan.
devamını gör...

çevrede çöp kovası yoksa çantasında çöp taşıyan ben, atık yağları biriktiren ben, çöpünü ayrıştıran ben. peki bunu ben nasıl yapmış olabilirim?
atık arındırma tesisi yapsın diye çöp vergisi adı altında verdiğim şey ne?
kullansaydınız ya onu.
devamını gör...

ilk olarak 16 ekim 1846'da bir hastaya anestezi uygulandığı için, bugün dünya anestezi günü olarak kutlanmaktadır.

içinizden 'ya cidden bunu kutlayan var mı?' diyebilirsiniz. cevap vereyim evet var. biz* kendi içimizde de olsa anestezistler olarak bugünü kutluyoruz. hazır bu başlığı açmışken size biraz anestezi hakkında bilgi vermek isterim. öncelikle halk arasında ki bir kaç yanlışı ya da hoşumuza gitmeyen genel şeyleri düzelterek başlamak istiyorum.

-narkozcu, kelimesi hoşumuza gitmiyor. mesleğimizi her duyduğunuzda 'bana da az ilaç verip bayıltsana' demeniz hoşumuza gitmiyor. 'oo ne rahat iş iki ilaç yapıyorsunuz hasta uyuyor' demeniz hoşumuza gitmiyor.

-anestezi bayıltmak değildir, uyutmak denebilir. yaptığımız işlem uyutmaya daha yakın, ilacı 1 milim fazla yaparsak hasta ölmüyor. ( tabi ki ilaç dozları ve hesaplamaları var ama hassas terazi değiliz.) hastayı uyutup, uyandırmak dışında hastayı ameliyatı süresince takip ediyoruz. hastanın solunumu geldi mi?, hastaya ne kadar sıvı verdik idrar çıkışı var mı?, tansiyon, nabız stabil mi?, hasta ne kadar kanadı? kanadıysa ne kadarını tolere edebilir. edemezse ne kadar kan takmamız lazım?, hastanın ameliyata göre pozisyonunu değiştirme, gerekirse arada ek ilaçlarla hastanın metabolik bulgularını sabitlemek ve ameliyat bitince hastayı uyandırmak. yaptığımız işlerin bir kısmı.

şimdi gelelim anestezi neden önemli? size bir soru soracağım. eliniz kesilse, ya da düşüp dizinizi yaralasanız bile ne kadar canınız yanıyor değil mi? işte anestezi büyük, küçük fark etmeksizin her ameliyatta sizin ağrı duymamanızı sağlıyor. kısacası yaşayacağınız bir çok travmayı minimuma indiriyor.

hiç yan etkisi yok mu? tabi ki yan etkisi mevcut ama çok nadir görülen bir yan etki malign hipertermi (hastanın ateşinin yavaşça ama sürekli yükselmesi diyebiliriz) ve ilaç tedavisi mümkün. hasta anesteziyi kaldıramadı cümlesi doğru mu? evet. bazı durumlarda doğru. bizim ilaçlarımız solunumu deprese eden( baskılayan) ilaçlardır. bazı yaşlı hastalara ilacı vermeye başladığımız anda hastanın kalbi durabiliyor ama bu da yine çok nadir yaşanan bir olaydır. 1/1000 oranında diyebiliriz.

tabi ki bunun dışında başka şeyler de var ama uzatıp sizi sıkmak istemem. sorularınız olursa da seve seve yanıtlarım. bu arada dünya anestezi günümüz kutlu olsun.*
devamını gör...

13 yıl önce işten çıkmış eve geliyor yorgunluktan başım düşmüş ağzım açık otobüste uyuyorum. uyandım durakta alelacele indim insan uyuyup uyanınca neredeyim ben oluyor anlık derken otobüsten inip sanki düz yol gibi hızlıca yürürken tam karşımda duran otobüs durağına kafayla öyle bir girdim ki camları aşağı inecekti. çıkan ses gece vakti haliyle.kızılay in en kalabalık yerlerinden olduğu için tabi milletin aklı başından gitti. bakışlar ve fisildaşmalar eşliğinde yürümeye devam ettim.
esasen utanmadim ama niye yazdım bilmiyorum. yüzüm çok acımıştı gerçi.
devamını gör...

kişinin ne kadar çalışırsa çalışsın, çabalarsa çabalasın ulaşabileceği belli bir noktayı geçemeyeceğini anlatan atasözü.
devamını gör...

kitaplığımda duran, henüz okumadığım kitap. halbuki (bkz: napolyon)'un mareşallerini ezbere bilecek kadar o döneme hayranım. (bkz: mutlaka okunması gereken kitaplar)
devamını gör...

keman çalanlardan biri kaynım, kanun da bendeydi, oradaydım yani, teyzeyi kalabalıkta tam göremedim ama "bissmmillaahh" dediğini bu kulaklar duydu.
sonra ne oldu, bilen varsa yeşillendirsin.

edit: o esnada saçlarını tarayan kızın annesiymiş.
devamını gör...

8 nisan 1692'de venedik cumhuriyeti'nin piran kentinde doğmuş italyan barok bestecisi, kemancı ve müzik teoristi. yaşam hikayesi filme dönüştürülmeli.

tartini piran'ın en köklü aristokrat ailelerinden birine doğmuştur. ailesi onun bir fransisken keşişi olmasını istemiş ve erken yaştan onu buna itelemişlerdir, bu da tartini'nin temel müzik eğitimine kavuşmasına vesile olmuştur. padua üniversitesi'nde hukuk okumuş, bu eğitim macerası sırasında eskrim öğrenmiştir.

tartini, 1710'da babası ölene kadar sevdiceği elisabetta premazore ile evlenememişti, şayet aralarındaki sosyal sınıf ve yaş farkı buna büyük bir engel oluşturmaktaydı.* ancak böyle bir karar alabilmesi için babasının yokluğunun yeterli olmadığını hesaba katamayan talihsiz tartini, güçlü kardinal giorgio carniro kendisini kızı kaçırmakla suçlayınca, yargılanmaktan kaçmak için asisi'deki aziz francis monastırına kaçmak zorunda kaldı. tartini keman çalmayı burada öğrenmiştir.

tartini 1716'da francesco maria veracini'yi çalarken dinlediği müddette büyülenir ve kendisinin kabiliyetsiz olduğunu düşünür. böylece bir türlü rahat duramayan tartini ankon'a kaçar ve daha çok pratik yapmak için kendisini bir odaya kilitler. o odada, charles burney'e göre, tartini yayları daha soyut ve sessiz bir ortamda çalışmış ve venedik'te yapabileceğinden daha makul bir şekilde pratik yapmıştır. böylece tartini'nin yeteneği muazzam şekilde gün yüzüne çıkmıştır.

1721'de padua'daki sant'antonio bazilikasının maestro'su olmuştur. padua'da meslektaşı ve müzik teoristi francesco antonio vallotti ile yakın arkadaşlık kurarlar.

öyle kopar gider.

tartini 1726'da bütün avrupa üst tabakasından öğrenciler çeken bir keman okulu kurar.

tartini'nin doğduğu kent piran, günümüzde slovenya'ya aittir ve adı tartini meydanu olmuş kent meydanı'nda kendisinin büyük bir heykeli yer alır. meydanın etrafındaki büyük taş depolardan birisi günümüzde guiseppe tartini oteli olmuştur. tartini'nin doğum günü her yıl ana kent katedralinde konserlerle kutlanır.
devamını gör...

sağlık.
devamını gör...

2 sene önce emine bulut cinayeti işlendi. kanımız dondu. ölmek istemiyorum diye çığlıklarını dinledik, kızı yanındaydı... bugün de yemen akoda... kızı yanında, yaşıyor mu diyor, 50 kere şikayet ettik diyor.

sadece izliyoruz.

kısa süre önce de istanbul sözleşmesi kaldırıldıktan sonra kadın cinayetleri azaldı diye haber yapıldı.

onu da izledik.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim