bazen bir çığlık şehrin taaaa öbür ucundan duyulur, yanıtlanır, gülümsetir.*
before;
https://i.ibb.co/z8g2f6x/ımg-20160910-172654.jpg
after;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiçbir zaman herkesi memnun edemeyecek olan ekiptir.
aldığı kararları destekleyen olacağı kadar, eleştiren de olacaktır.
kimi zaman alınan karara göre eleştirenler ve destekleyenler yer değiştirebilir.
bu da doğal akışa oldukça uygundur.
devamını gör...

"birinden kötü bir söz işitirsen sessiz kal, kendi vicdanı rahat bırakmasın o kişiyi."
devamını gör...

sözlükten gidenlerin veya gitme niyeti olanların şu nabız yoklama olayını anlamlandıramadığım başlıklardan birisi daha. bir insan herhangi bir sözlükten gidebilir. ama neden gidiyorum diye başlık açar bunu bilmiyorum. n’apıyorsunuz gittikten sonra başlığı açıp arkamda ne yazmışlar diye okuyor musunuz? *
devamını gör...

kesinlikle bir tane değil bin tanedir.
hardal, kramp, moğollar, nemrud, cem karaca, barış manço, erkin koray, grup bunalım, 3 hürel, pentagram, mavi sakal, whisky, kurtalan ekspres, cultus, grizu, dr skull, mirage, kronik, kaygısızlar, nekropsi, death project, deathroom...
sadece şu an aklıma gelenler bunlar. hepsinin en az 2 parçası dünya devlerinin yanında sırıtmayacak taddadır.
reklamımız ve evrenselliğimiz olsaydı şu an batının çıkardığı 4 büyük grubun yanında bizim 40 büyük grubumuz olacaktı. fakat kıymetini bilemedik. yazıklar olsun bize.
not: yine de içlerinden bir seçim yapmak gerekirse; oyum, lan noldu derken ile solisti eski bir imam olan muazzam bas dokunuşlarının yaratıcısı kramp'a.
devamını gör...

jim carrey'nin başrolünde yer aldığı müthiş bir filmdir. zaten jim carrey çok bilge bir adamdır. bütün filmlerini izlemenizi tavsiye ederim. ace ventura hayvan dedektifi filmi de çok komiktir. gergedanın doğum sahnesi özellikle.
jim carrey eşini kanserden kaybettikten sonra filmlerde rol almamayı tercih etmiştir. gerçekten bilge bir adamdır. ödül konuşmalarını filan izleyin ne demek istediğimi anlayacaksınız.
devamını gör...

bir michael jackson şarkısıdır.

ancak adam bir şarkı yaptı. ırkçılıkla suçlandı. hele bir bakalım şu şarkıya ve neler gelmiş michael’in başına?

1995 yılında çıkan politik bir şarkıdır. sözleri, müziği ve klibi, bizim kendini her akşam çamaşır suyuna bastıra bastıra beyazlayan kardeşimize aittir. şunu hemen belirteyim; ben bu şarkıyı çok severim. ancak sözleri ve klibi o dönem çok eleştirildi. anti-seminist olmakla yani yahudi düşmanı olmakla suçlandı. ilk klip, bir çocuk çığlığı ile başlar ve michael jacksonın bir hapishanede olduğu görüntülerdir. bizim siyahtan beyaza dönen kuzenimiz, gelen tepkiler üzerine klibi ve şarkıyı piyasadan kaldırır. 128 milyar dolar* masrafa girerek sözleri ve klibi yeniler.

ha işte burası çokomelli. benim sevdiğim yorum yeni halidir. hani şu klibi brezilyada çekilen. nedeni ise, ritimler efendim. davullar havalarda uçuşur. aslında “yöneten ve yönetilenleri” anlatmaya çalıştığı şarkı bu sefer de brezilya hökömeti tarafından eleştirilir. “len michael! gösterecek başka yer bulamadın mı? fakir mahalleleri çekmişsin hep.” derler.

ah be açık tenli kardeşim, ne çektin bu şarkıdan? adam bozulan imajı düzeltmek için şarkı üstüne şarkı yaptı. black or white bunlardan biridir. bu dert abimizi iyiden iyiye beyazlatır; “yapman! etmen ağalar. şu dünyada ırkçılıkla suçlanacak son kişi benim” dese de nafile.

o dönem çok eleştirildi ama şarkının içinde geçen iki satırı bırakayım şuraya sizlere tanıdık gelecek mi? sanki bugünleri işaret etmiş rahmetli;

i have a wife and two children who love me
i am the victim of police brutality, now...

nefes alamıyorum..... hatırladınız mı?

şarkı adını da çevirip bitirelim;
“bizi umursamıyorlar”
benim çevirim;
“kimse bizi takmiiyiiir.”

adam diyor ki; set me free. daha ne desin garibim?

benim görüşüm mü? yok ulen sözlerde bir ırkçılık. ancak artık bem bi beyaz olan abimizin anlatım şekli biraz farklı diyebiliriz. hepsi bu. şarkı da bu;



edit: sözlük formatına göre tekrar düzenlendi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ad astra per aspera.
(zorluklardan geçip, zorlukların içinden yıldızlara ulaşmak).
devamını gör...

kafanın içi mi?
dışı mı?
düşüncesi mi?
zihniyeti mi?
tam olarak neresi güzel olmalı?
tam bir açıklama olursa, ben de üye olabilirim.
devamını gör...

benim ikilemim sevgili meselesi. hem olsun istiyorum hem de olmasın.

olsun istememin sebebi:
hayatıma renk gelebilir, gülüp eğleniriz, birlikte yürüyüşe gideceğim biri olur. belki arada bir kitap verir ‘bak ben bunu okudum, çok sevdim, sende kesin beğenirsin’ diyerek. açarım kitabı içinden bir papatya düşer elime. (tabi böyle muazzam biri bana denk düşerse)

olmasın dememin sebebi:
zamanlarım bana bile yetmiyor onla nasıl ilgileneyim. her ilişki de olduğu gibi tartışmalar, sorunlar, kaos’lar çıkıcak. üstüne bide alışıcaksın, tam da o an ayrılıcak, acı çekiceksin durduk yere.
devamını gör...

4 yilda 8 kere dersine girdim.
degisik bir adam. matematik bilgisi zaten muazzam. onun disinda fazla liberal. kotu anlamda soylemedim, tespit.
muhtemelen yas grubu yuksek oldugu icin core matematik degil daha hayata baglayacak dersler veriyor. bizim gruptan onceki-sonraki cocuklari goruyordum. defter kitap giriyorlar derse.

bunun disinda kurdugu duzen guzel. sirketlere parali , ordan aldigi para ile cocuklara ucretsiz ders.
devamını gör...

köşkteki pudra şekeri (bkz: köşkteki esrar)
devamını gör...

türk basketbol takımlarının ve milli takımımızın başına bela olmuş italyan basketbolcu. tabi bu italyan başka türlü bir italyan. sezen cumhur önal'ın tabiri ile çikolata renkli bir bela. işin latifesi bir kenara cidden avrupa basketbolunun gördüğü en iyi şutörlerden birisidir. alev aldığı bir çok maç oldu. otomatiğe bağladı mı durdurulamayan bir özelliği vardı. tabi bizim aklımızda hep teamsystem bologna takımı ile yer etmiştir. aslında bologna takımında altı sene oynadı ama takım sürekli isim değiştirdiği için teamsystem bologna adı bende kalıcı oldu. diğer bologna'ları bir türlü kabullenemedim * mayers, türk takımlarının canını çok yaktı ama efes ve naumoski ona, 96 koraç yarı finalinde hayatının dersini verdi. o maçları tekrar izleme fırsatınız olursa çoğu yerde gülümsüyor olsa bile mayers'in burnundan soluduğunu görürsünüz zira ufuk sarıca onu istanbul'daki maç da can evinden vurmuştu. 12/9 üçlük atarak mayers'ı onun silahı ile vurmuştu. ava giderken avlandı mayers ağabey. tabi mayers'ın en büyük artılarından bir tanesi o dönem için aleksandar djordjevic gibi bir oyun kurucu ile oynamış olmasıdır. tabi bazen de çember dövme şenliklerine girişirdi. kaçırmaya başladı mı zor toparlardı. onu da söylemem lazım.

şovmen yanı da vardı. seyirciden reaksiyon almayı çok iyi biliyordu. özellikle bologna deplasmanları o dönem bütün takımlar için zordu diye hatırlıyorum. mayers da coştu mu salon cehenneme dönüşüyordu. bu adam üç kere fiba euro star mertebesine erişti. işin komik tarafı şu ki, böyle bir adam sadece bir kere italya şampiyonluğu yaşadı. cidden şaka gibi. bir de şut mekaniği çok enteresandır. tipik şutör atışı yoktur. kendine has bir şut stili vardı. maçlarına göz atarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. havalı, güler yüzlü ve şovmen bir ağabeyimizdi özetle.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

avogadro sayısı'nın olduğu konular.
devamını gör...

hem senaryo, hem oyunculuklar, hikayenin ilerleyişi, rating kaygısı, yapılan mesai, set çalışanları vs hepsi bir yana, neredeyse net 100 dakika(!)* bölüm çekilmeye devam edildiği sürece*;

ne doğru dürüst müzikler,

ne adam gibi karakterler,

ne parlayan oyunculuklar,

-dan farklı olarak "falancanın nevresim takımından filancanın bindiği araba" dışında hiçbir şey görmek mümkün olmayacağından, gayet ve de haklı olarak "normal" olan durum, sonuç.
devamını gör...

(bkz: insan her gün yeni bir şey öğreniyor)
devamını gör...


bu hayat böyle mi olur?
düşen hep yerde mi kalır?
gün olur belin doğrulur,
kim n'olacak belli mi olur oy.

hayat denen sonsuzluğun,
karşısında bir çocuğuz.
düşe kalka büyürken,
kalkamayız bir çoğumuz.


farklı bir yorum dinlenesi... *
devamını gör...

sende bir gün malum kişilerin eline düşüp, beni dövdüler ağbi ühü ühü diye onu arayabilirsin. o da seni o kişilerin elinden alabilir. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim