kimi zaman "kader"'in de müdahil olduğu, hatta "ben bu işi düzeltirim/düzelteyim" diyerek davranıldığında daha da beter bir duruma kişiyi düşürdüğü görülmüş, zaman zaman tecrübe de edilmiş olan eylem, durum.

demek ki bazen bazılarının bizi yanlış anlaması gerekiyor.
devamını gör...

yürüyüş yapmak.

kilo verirken birçok kişinin yaptığı en büyük hata hızlı tempoda yürüyüşler yapmaktır. zayıflamak isterken kilo veriminizin durmamasını ve daha ince görünmeyi istiyorsanız yavaş tempoda yürüyüşü tercih edin. yavaş tempolu uzun yürüyüşle normal yaptığınız bir egzersize göre %70 oranında daha fazla yağ yakarsınız. önerim, yürüyüş bandında en az 4,0 en çok 5,2 düzeyde en az 70 dakika yürüyün. haftada 4 kez yapacağınız fiziksel aktiviteyle basen, karın ve kalçada biriken yağlardan sağlıklı beslenme düzeninizin yardımıyla kolayca kurtulacaksınız.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
aklıma şu görüntüleri geldi... kaynak
yemediğimiz yarasanın, yüzümüze sürmediğimiz dışkının çilesi bizi bulmasın artık yeteer!
devamını gör...

senede bi kere yağan yerlerde olabilir ama erzurum gibi 6 ay kar kış olan bi yerde romantizmin ne olduğunu unutursunuz. az önce yarım saatliğine çarşıya çıktım , soğuktan ellerim uyuşmuş iki saattir kalorifere yapışık yazıyorum.
devamını gör...

abd'nin pis işlerini çevirmek için işgal ettiği ülkesi küba'yı bir amerikan virüsü olan emperyalizmden temizlemeye uğraşmış devrimci lider. tüm bu çabalarında kılavuz olarak atatürk'ün nutuk kitabına başvurmuştur.
devamını gör...

bazı kitaplara göre tüm hayvanlar aleminin % 84'ünü bazı kaynaklara göre tüm hayvanlar aleminin %75'ini oluşturan omurgasız canlılar.
yaklaşık 1,5 milyon farklı hayvan türü var desek, yine yaklaşık 1.200.000 farklı eklem bacaklı türü var diyebiliriz.
sınıflandırmada kategoriler çok fazla. üst alem, alt sınıf, üst aile gibi.,
yine de kabaca sınıflandırırsak:
alem: hayvanlar
şube: omurgasızlar
sınıf: eklem bacaklılar

eklem bacaklılar ekosistemlerde oldukça önemli roller üstlenir. çöpçüdürler. besinlerin geri dönüştürülmesini sağlarlar, birçok başka canlıya da besin olurlar, çiçekli bitkilerin tozlaşmasını sağlarlar .

çizgili kasları olduğu için hızlı hareket ederler, özellikle kara yaşamına çok iyi uyum sağlamışlardır. karada yaşayanlar trake solunumu, suda yaşayanlar solungaç solunumu yapar. eşeyli ürerler. birçok türünde başkalaşım (metamorfoz) görülür.

kendi içinde dört büyük gruba ayrılırlar:
myriapods = çok ayaklılar (kırkayak, çıyan)
arachnids = örümcekler, keneler, akrepler
crustaceans = kabuklular (yengeç, karides)
insects= böcekler

bir iki detay:
örümceklerde 8 bacak bulunur. akreplerde de. kıskaç hariç.
böceklerde 6 bacak bulunur. arı, çekirge, karınca, sinek, uğur böceği, bok böceği fark etmez.
devamını gör...

safranın hepatik venler veya portal ven dalları ile kan dolaşımına geçmesine verilen isimdir.
acil bir olaydır.
hızlıca endoskopik retrograd kolanjiyo pankreatografi yapmak gerekir.
devamını gör...

oooo kebap muhabbeti var demek ki. kesin kesin dinleyeceğim. 4 kulak bekliyorum yayını.
devamını gör...

yazar arkadaşlarımız karma kasmak için sürekli bilgi içeren tanımlar giriyor. tamam bilgide olsun ama akışın tamamı bu defa biyoloji dersine dönüyor. kafa dağıtmaya giriyorum başlıklara baktıkça yoruluyorum.
devamını gör...

herkesin hayatına kimse karışamaz ama yapmayın ya. itici oluyor. doğru tonu bulana kadar da saçlarınız çalı süpürgesine benziyor.
devamını gör...

beyin hasarı sonucunda santral sempatik deşarjın azalması ve beyin natriüretik peptit(bnp) başta olmak üzere natriüretik faktörlerin artmasına bağlı gelişen natriürez(idrarla sodyum atılımı) ve hiponatremi tablosudur.

klinik olarak en erken bulantı kusma halsizlik;daha sonrasında konfüzyon,letarji,kafa içi basınç artışı (kibas),papil ödemi gelişebilir.

tedavi olarak sodyum açığı belirlenerek sodyum replasmanı yapılır.
eğer akut ve semptomlar ağır durumda ise %3 lük nacl kullanılırken;
asemptomatik olgularda hiponatremi yavaş yavaş düzeltilmelidir aksi takdirde santral pontin miyelinozis tablosu oluşabilir.
devamını gör...

toplumsal bir msjı olsun, bana birşeyler katsın ama bunu sürekli öğüt veren tarzdan daha ziyade bir kurgunun içinde yapsın. kurgu da aksın gitsin diyenlerdenseniz hemen bir jose saramago kitabı okumanızı tavsiye ederim. çünkü bunu layıkıyla başarabilen ender yazarlardan biridir bence.
devamını gör...

(bkz: az bilinen efsane duyarlar)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yeni zelanda'da bulunan bu mağaralar yılda yarım milyondan fazla insan tarafından ziyaret ediliyor. bu mağarayı özel kılan ise, turistlere sunduğu görsel şölen. bu görsel şölenin baş aktörü ise küçük mantar sineği larvaları. larvalar yumurtadan çıktığında yapışkan ağlar örmeye başlıyorlar. bu böceklerin kuyruğunda bulunan özelleşmiş kanallarda mavi renkte ışık üretilir. bu ışık da ortaya tarifi imkansız mükemmel bir şölen sunuyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mağarada yaşayan diğer böcekler, yapışan tuzakları fark etmeyip mavi ışığa yöneliyorlar ve ağa yakalanıp mantar sivrisineğine av oluyorlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu mağaralarda rehber eşliğinde sandal ile gezmek mümkün.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yoğurdu buluyordu, yunan çalıp adını 'yunan yoğurdu' koysun diye...*
devamını gör...

bugün pazartesi.*
devamını gör...

batı edebiyatının temel taşlarından, insanlık tarihindeki bazı olaylara çok ilginç şekillerde etki etmiş, homeros zamanında yazıya geçirilmiş ve bugünkü hali yaklaşık 16 bin dizeden oluşan lirik destan.

yazarı homeros olarak bilinse de homeros'un lirik bir ozan olduğunu hatırladığımız takdirde aslında homeros'tan çok daha eski bir sözlü geleneğin ürünü olması olasıdır. homeros'a atfedilmesinin nedeni ise ilk kez homeros zamanında yazıya geçirilmiş olması olabilir. destanın günümüze dek tamamının korunmadığı düşünülür. çünkü konusu troya savaşı olsa da, destan dokuz yıllık savaşın sonlarındaki hepi topu 51 günü konu alır.

bu destanda troya savaşına dair neredeyse herkesin bildiği troya prensi paris'in hakemlik yaptığı güzellik yarışması, helen'in paris tarafından kaçırılması, şehrin tahta at hilesi ile alınması, akhilleus'un* topuğundan vurularak ölmesi gibi detaylar anlatılmaz. çünkü bu olaylar ilyada'da yer alan olaylardan ya çok önce yaşanmıştır ya da çok sonra. homeros bize savaşın içinden sunduğu bir kesitle bir yiğitlik destanı anlatır. bu nedenle ilyada, sevgilisi elinden alınan akhilleus'un öfkesi ile başlar ve hektor'un cenazesi ile sona erer.

bu eserde hektor, paris, akhilleus gibi isimlerin yanında ismi geçen çok büyük başka kahramanlar da vardır. zaten olaylar da hesiodos'un theogonia'da bahsettiği kahramanlar çağında geçmektedir, yani günümüz insanlığından bir önceki ve büyük kahramanların ve yarı-tanrıların yaşadığı kuşakta. bu nedenle bu destanda adı geçen karakterlerin günümüzde yaşayan insanlarla kıyaslanması mümkün değildir. onlar başka bir insan soyunun mensubudur.

kimdir bu karakterler?

yunanistan'dan gelen işgalciler olan akhalar tarafında:

- kralların kralı, bütün yunanistan'ın hakimi kral agamemnon;
- agamemnon'un kardeşi, helen'in kocası, sparta kralı menelaos;
- tanrılara kafa tutan, ares'i bile yaralayıp acılar içinde kıvrandıran büyük savaşçı diomedes;
- pylos'un bilge kralı ve akhaların en yaşlısı nestor;
- akhaların en zekisi, tahta at'ın mucidi, akhilleus'un dostu, homeros'un tabiriyle "çok akıllı odysseus";
- myrmidonların kralı, bir gözyaşının uğruna akhaların veba salgını çektiği, en büyük savaşçı, yarı tanrı akhilleus;
- akhilleus'un can yoldaşı patroklos,
- ve büyük savaşçılar telamon oğlu büyük aias(ajax) ile küçük aias(ajax).

diğer tarafta ise troya kentini denizin karşı yakasından gelen işgalcilere karşı savunan troyalılar ve onları destekleyen büyük anadolu ittifakı tarafında:

- troya'nın son kralı, paris ve hektor'un babası, ebeveynleri herakles* tarafından katledilen priamos ve karısı kraliçe hekabe;
- daha doğmadan önce kahinlerin kente yıkım getireceğini öngördüğü, doğar doğmaz kentten atılan, ida dağında* tanrıçalara güzellik yarışması hakemliği yapan, helen'in aşığı, troya'nın baş belası ve akhilleus'un katili paris;
- troya'nın veliaht prensi, priamos'un büyük oğlu, halkın gözbebeği ve şampiyonu hektor;
- troya'nın prensesleri, apollon tarafından lanetlenen, sözüne inanılmayan kahin kassandra (bkz: kassandra kompleksi) ve savaşın sonunda güvenle eve dönüş yapabilmek için rüzgar tanrılarına kurban edilen polyxena ((i: destanda isimleri geçmez));
- troya'nın yakılmasından sonra hayata kalanları kurtaran ve italya'ya gidip roma'nın kurucuları remus ve romulus'a atalık edecek olan prens aineias not: destanda adı geçmez, vergilius'un aeneis isimli eserinde anlatılır. ;
- likya'dan gelip kahramanca savaşan glaukos ve likya kralı sarpedon.

peki destanda anlatılan savaş gerçekten yaşanmış mıdır? yazıdan önceki devirleri anlatan bir hikaye olması nedeniyle bunu kesin olarak teyit edebilmenin bir olanağı yok. ancak troya kentinde yapılan kazılarda m.ö. 1200 civarına tarihlenen bir yangın tabakası bulunmuştur. bu yangın tabakasından sonra kentte bir önceki kültürün devam etmediği, batıya has bazı keramiklerin bulunduğu bilinmektedir. bundan, bu yangın tabakasının bir savaş sonucu oluşan bir yıkımı gösterdiği ve kente de yabancı bir bir işgalcinin hakim olduğu yorumları çıkarılmaktadır. yani troya savaşı gerçekten yaşandıysa, buna en yakın şey eldeki bu veridir. yine de kesin bir şey söylemek mümkün değil tabii.

gelecek entrylerde 24 bölüm ve 16 bin dizelik bu destanı okumak isteyip de gözü korkanlar ve üşenenler için ufak bir özet koyacağım diyerek entry'yi burada bitirelim.
devamını gör...

kendinizin değerini bilin. eğer bilirseniz karşıdaki kişi de bunu illa ki hisseder ve gereksiz diyaloglara maruz kalmazsınız. haa ayrıca evlilik cocuk bunlar icin asla mecbur değilsiniz ama " ilerde yasamak istiyorum" dediğiniz şeylerden biriyse de once kendinizi güzelce tanıyın,sevin once kendinizi siz sevin ki doğru kişiyi bulma kriterlerleriniz size daha uyumlu ve sizi doyurucu olsun. haa son birşey daha var o da hayatınıza giren kişiye kölenizmiş gibi yada onu emir altına alacakmış şekilde davranmayin. sonucta o da bir insan. sadece cinsiyet farkınız var.
devamını gör...

hayvanlar düşünüyor mu?
devamını gör...

bakın gençler bu çok güzel bir fikir gibi görünebilir ama işim gereği çok sayıda yabancıyla evlenmiş türk insanının boşanma evraklarını okumuş biri olarak söylemeliyim ki o kadar da iyi bir fikir değil bence... din, dil, ırk gibi farklılıkları bir kenara bırakırsak en büyük sorun, kültürel farklılıklardan dolayı yaşanıyor. özellikle çocuk yetiştirme konusu çok büyük sorun oluyor. oğlumun bir arkadaşının annesi ingiliz, babası türk'tü. kadın evlendikten sonra müslüman oldu, hayat tarzı türklere çok benzerdi ama buna rağmen türkiye'de başta eğitim sistemi olmak üzere hiçbir şeyi beğenmiyordu, aslında söyledikleri de doğruydu ama eşi de türkiye'de yaşamak istiyordu. 3 çocukları vardı, öyle bir sistem kurdular ki 2 sene ingiltere'de, 2 sene türkiye'de yaşıyorlardı, 15 sene boyunca böyle yaşadılar, çocukların kafası çorba gibi oldu, her 2 senede bir ülke değiştirmek, farklı bir eğitim sisteminde eğitim görmek, çocuklar için aslında hiç de iyi bir şey değil, bir kere ne türkçeyi ne ingilizceyi doğru düzgün konuşabiliyorlar, anne babanın çocukların eğitimi konusundaki bu anlaşmazlıkları, bence o 3 çocuğun hayatını mahvetti.. baştan "sevgimizle her şeyin üstesinden geliriz" ile başlanan bu serüven, genellikle yaşanılan ülkeye alışamamanın bile sorun olduğu bir sıkıntılar yumağına dönüşüyor.. aman dikkat diyorum... istisnalar vardır elbette ama ben gördüklerimden yola çıkarak bunları yazdım..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim