akıl vermek
senin aklın yok, sen bunları düşünemezsin demenin imalı yoludur.
iletişimde bir hatadır akıl vermek. "sen kimsin ki akıl veriyorsun?" gibi tepkilerden tutunda "bi sen mi akıllısın " gibi tepkilere kadar karşı tarafı ofkelendirebilecek seviyeye getirir ve o kişi kendini kapatır.
örnek; "bir anne şunları desin; bulaşık,çamaşır,temizlik yordu bıktım artık. "
kendinizi bu annenin yerine koyun ve şöyle tepkiler aldığınızı düşünün:
"bulaşık makinesi al, çamaşırları biriktir"
"tebrikler einstein valla ben düşünememiştim " gibi tepki verirsiniz değil mi?
işte bu durumlarda akıl vermek sorunu çözmez sorunu daha da kötüleştirir.
nasıl olmalı?
"çamaşır yorar asması zor iş şöyle yapalım.. , bulaşıklar çok çıkıyor ve de yoruldugunun farkındayım haliyle sinirleniyorsun" annenin yerine koyup böyle bir tepki aldığımızda nasil hissederiz.
sonuç olarak: akıl verme, beni anladığını göster ve yardımcı ol.
iletişimde bir hatadır akıl vermek. "sen kimsin ki akıl veriyorsun?" gibi tepkilerden tutunda "bi sen mi akıllısın " gibi tepkilere kadar karşı tarafı ofkelendirebilecek seviyeye getirir ve o kişi kendini kapatır.
örnek; "bir anne şunları desin; bulaşık,çamaşır,temizlik yordu bıktım artık. "
kendinizi bu annenin yerine koyun ve şöyle tepkiler aldığınızı düşünün:
"bulaşık makinesi al, çamaşırları biriktir"
"tebrikler einstein valla ben düşünememiştim " gibi tepki verirsiniz değil mi?
işte bu durumlarda akıl vermek sorunu çözmez sorunu daha da kötüleştirir.
nasıl olmalı?
"çamaşır yorar asması zor iş şöyle yapalım.. , bulaşıklar çok çıkıyor ve de yoruldugunun farkındayım haliyle sinirleniyorsun" annenin yerine koyup böyle bir tepki aldığımızda nasil hissederiz.
sonuç olarak: akıl verme, beni anladığını göster ve yardımcı ol.
devamını gör...
insanların zamanla değişmesi
değişmekle kalsalar iyi?
yıllar önce halamla aramda şu an tam hatırlayamadığım bir diyalog geçti. konumuz "değişim"di ve ben değişmeyeceğimi savunuyordum. müzik zevkimin, arkadaşlarımın hatta fikirlerimin bile değişmeyeceği yanılgısındaydım. benden yalnızca beş yıl büyük olan halam o gün sesini çıkarmadı. geçen yıl, elimde "asla okumam" dediğim türden bir polisiye roman gördü ve anlamlı anlamlı güldü. konuşmayı bir anda hatırlayan ve baştan aşağı bambaşka biri olan ben gözlerimdeki şaşkınlıkla bir süre kalakaldım olduğum yerde. değişmez, dediğim her şey değişmişti. değişmekle kalmamış, değişimin mutlak olduğunu savunur hale gelmiştim bile.
şimdi düşünüyorum; zamanla evler, arabalar, telefonlar, sözcükler dahi değişiyorken, bir insan neden değişmesin ki? sonuçta hepimiz aynı zamanın içerisindeyiz. üstelik gün gün farklı şeyler yaşıyoruz. yaşadıklarımız bize bakış açıları kazandırıyor. bundan da mütevellit olsa gerek değişime uğramadan duramıyoruz.
velhasıl değişmeyen tek şey, değişimin kendisi.
yıllar önce halamla aramda şu an tam hatırlayamadığım bir diyalog geçti. konumuz "değişim"di ve ben değişmeyeceğimi savunuyordum. müzik zevkimin, arkadaşlarımın hatta fikirlerimin bile değişmeyeceği yanılgısındaydım. benden yalnızca beş yıl büyük olan halam o gün sesini çıkarmadı. geçen yıl, elimde "asla okumam" dediğim türden bir polisiye roman gördü ve anlamlı anlamlı güldü. konuşmayı bir anda hatırlayan ve baştan aşağı bambaşka biri olan ben gözlerimdeki şaşkınlıkla bir süre kalakaldım olduğum yerde. değişmez, dediğim her şey değişmişti. değişmekle kalmamış, değişimin mutlak olduğunu savunur hale gelmiştim bile.
şimdi düşünüyorum; zamanla evler, arabalar, telefonlar, sözcükler dahi değişiyorken, bir insan neden değişmesin ki? sonuçta hepimiz aynı zamanın içerisindeyiz. üstelik gün gün farklı şeyler yaşıyoruz. yaşadıklarımız bize bakış açıları kazandırıyor. bundan da mütevellit olsa gerek değişime uğramadan duramıyoruz.
velhasıl değişmeyen tek şey, değişimin kendisi.
devamını gör...
seri oylanınca hissedilenler
valla heyecanlaniyorum.
devamını gör...
beş ressam adı sayamayan biriyle çıkmak
ben şahsen hiç birşeyin, adını, yazarını ressamını, tarihini aklımda tutamıyorum, önemsemiyorum sanırım, ama bir resmi beğendiysem, boyanın kalınlığından, dokusuna, renklerin kontrasından, çizgilerin formundaki sertliğe, yumuşaklığa, hepsini renkli ve net hatırlıyorum,
mesela biyografi çok okuyorum ama, google da birşeyi bulmak için bir sürü şey yazmak zorunda kalıyorum, eserlerini yaparken yaşadıklarından dolayı o eserdeki figürlerin anlamını, neyi temsil ettiğini, ne kadar zamanda yaptığını, nasıl yaptığını, biliyorum ama heykeltraşın adını tutmuyorum kafamda, evet 5 ressam sayamam ama, bu sanat eseri görmediğim anlamına gelmez.
mesela biyografi çok okuyorum ama, google da birşeyi bulmak için bir sürü şey yazmak zorunda kalıyorum, eserlerini yaparken yaşadıklarından dolayı o eserdeki figürlerin anlamını, neyi temsil ettiğini, ne kadar zamanda yaptığını, nasıl yaptığını, biliyorum ama heykeltraşın adını tutmuyorum kafamda, evet 5 ressam sayamam ama, bu sanat eseri görmediğim anlamına gelmez.
devamını gör...
yazarların duyduğu reddedilme cümleleri
hiç birbirimizi kandırmayalım, genelde "ay git be, slk mısın defol!!" türü şeylerdir ama seneler önce bir kadın bana "benim sahibim var" demişti, onu hiç unutmadım.*
devamını gör...
neden ile sebep kelimelerinin farkı
soğan doğramak göz yaşlarının akmasının nedenidir. ama ağlamak için bir sebep değildir. eğer soğanı doğrarken aklınıza bir şey gelip ağlıyorsanız onu bilemem.
devamını gör...
dünya klasiklerini türkler yazsaydı alacakları isimler
alice harikalar diyarında-ayşe öcüler âleminde.
devamını gör...
pineal bez
epifiz bezi olarak da bilinen pineal bez melatonin salgılayarak vucüdun biyolojik ritmini düzenleyen beynin derinliklerinde yer alan vucüdun en küçük organıdır.
devamını gör...
lise
orta okuldan sonraki dönemdir .aynı zamanda şuan eğitimimi devam ettirdiğim yerdir.
herkesin bilinçli olmadığı daha tam olgunlaşmamış insanların da bulunduğu. boş beleş kişilerin çok ancak yanlarında haklarını yemeyeyim iyi insanların , düzgün kişiliklerin ve hedefi olan ama bir gün hayal kırıklığına uğrayacak insanların da bulunduğu topluluktan oluşan bir yerrr...
herkesin bilinçli olmadığı daha tam olgunlaşmamış insanların da bulunduğu. boş beleş kişilerin çok ancak yanlarında haklarını yemeyeyim iyi insanların , düzgün kişiliklerin ve hedefi olan ama bir gün hayal kırıklığına uğrayacak insanların da bulunduğu topluluktan oluşan bir yerrr...
devamını gör...
eşlerini kaybetmiş iki penguenin birbirini teselli etmesi
"insanlık asıl bunlarda var, bizde değil "dedirtiyor resmen..
devamını gör...
edebiyat dedikoduları
ümit yaşar oğuzcan otuzdan fazla intihar girişiminde bulunmuştur. oğlu vedat oğuzcan on yedi yaşına geldiğinde galata kulesine çıkar ve atlar. üzerinde babasına yazdığı bir not bulunur “baba öyle intihar edilmez, böyle edilir.” diye. ‘galata kulesi’ şiirini intihar eden oğlu için kaleme alır ümit yaşar oğuzcan. bu da böyle ah be dedirten bi edebiyat dedikodusudur.
devamını gör...
sözlük yazarlarının takıntıları
kötü olayları zaman/mekan/eşyayla bağdaştırma. örneğin; kötü bir olay yaşadığım gün üzerimde olan kıyafetleri tekrar giydiğim zaman yine kötü olaylar yaşarım diye hissetmek ya da gittiğim bir yerde olumsuz bir şey yaşanmışsa o yere tekrar gittiğimde mutlaka yine olumsuz bir şeyler olacak diye hissedip gitmek istememek.
devamını gör...
ülke
cemal süreya'nın en güzel şiirlerinden biri. upuzundur, harika betimlemeleri vardır, hangisi birbirinden daha güzel ayırt edemezsiniz.
saat çini vurdu birden: pirinççç
ben gittim bembeyaz uykusuzluktan
kasketimi eğip üstüne acılarımın
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
karanlık her sokaktaydın gizli her köşedeydin
bir çocuk boyuna bir suyu söylerdi. mavi.
bir takım genç anneleri uzatırdı bir keman
sen tutar kendini incecik sevdirirdin
bir umuttun bir misillemeydin yalnızlığa
yalnız aşkı vardır aşkı olanın
ve kaybetmek daha güç bulamamaktan
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
kardeşim olan gözlerini unutamadım
çocuğum olan alnını sevgilim olan ağzını
dostum olan ellerini unutamadım
karım olan karnını ve önlerini
orospum olan yanlarını ve arkalarını
işte bütün bunlarını bunlarını bunlarını
nasıl unuturum hiç unutamadım
kibrit çak masmavi yanardı sesin
ormanlara ormanlara yüzünün sesi
en gizli kelimeleri akıtırdı ağzıma
şu karangu şu acayip şu asyalı aşkın
soluğu kesen ağulayan ormanlarında
yaşadım o kısa ve korkunç hükümdarlığı
ve çarpıntılı yüreğim saçlarının akıntısında
karadeniz'e karışırdı oradan akdeniz'e
oradan da daha büyük sulara
geceyse ay hemen tazeler minareleri
kur'an sayfaları satılan sokaklardan
ölüm bir çeşit sevgiyle uçar
ölüm uçar çocuk yüzlere
ben o sokaklardan ne kadar geçtim
damağımda dilinin yosunlu tadı
önce buğulu sonra cam gibi parlak sonra buğulu yine
bir takım tavşanları andıran bir takım su hayvanlarını
pazartesi günlerini ve haftanın öbür günlerini
yani salı çarşamba perşembe cuma cumartesi
bir başak ufak ufak bildirir konya'yı
o başakta o konya'da seni ararım
ben şimdilerde her şeyi sana bağlıyorum iyi mi
altın ölçü çift ölçü ve altın karşılıksız
para basma yetkisini fırat'ın suyunu palandöken'i
erzincan'ın düzünü asma bahçelerin dibini
antalya'nın denizini o denizin dibini
beş türlü yengeç yaşayan sularında
çağanoz adi pavorya çingene pavoryası ayı pavoryası bir de çalpara
bilinir ne usta olduğum içlenmek zanaatında
canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
sen kalabalıkta bulup bulup kaybettiğim kimya
yokluğun gayri şuradan şuraya geldi
bir günler şölenlerle egemen ülkende
şimdi iri gagalı yalnızlıklar dönüyor
n'olur ağzından başlayarak soyunmaya
bir kez daha sür hayvanlarını üstüme üstüme
çık gel bir kez daha çıkıntılardan
çık gel bir kez daha bozguna uğrat
saat çini vurdu birden: pirinççç
ben gittim bembeyaz uykusuzluktan
kasketimi eğip üstüne acılarımın
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
karanlık her sokaktaydın gizli her köşedeydin
bir çocuk boyuna bir suyu söylerdi. mavi.
bir takım genç anneleri uzatırdı bir keman
sen tutar kendini incecik sevdirirdin
bir umuttun bir misillemeydin yalnızlığa
yalnız aşkı vardır aşkı olanın
ve kaybetmek daha güç bulamamaktan
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
kardeşim olan gözlerini unutamadım
çocuğum olan alnını sevgilim olan ağzını
dostum olan ellerini unutamadım
karım olan karnını ve önlerini
orospum olan yanlarını ve arkalarını
işte bütün bunlarını bunlarını bunlarını
nasıl unuturum hiç unutamadım
kibrit çak masmavi yanardı sesin
ormanlara ormanlara yüzünün sesi
en gizli kelimeleri akıtırdı ağzıma
şu karangu şu acayip şu asyalı aşkın
soluğu kesen ağulayan ormanlarında
yaşadım o kısa ve korkunç hükümdarlığı
ve çarpıntılı yüreğim saçlarının akıntısında
karadeniz'e karışırdı oradan akdeniz'e
oradan da daha büyük sulara
geceyse ay hemen tazeler minareleri
kur'an sayfaları satılan sokaklardan
ölüm bir çeşit sevgiyle uçar
ölüm uçar çocuk yüzlere
ben o sokaklardan ne kadar geçtim
damağımda dilinin yosunlu tadı
önce buğulu sonra cam gibi parlak sonra buğulu yine
bir takım tavşanları andıran bir takım su hayvanlarını
pazartesi günlerini ve haftanın öbür günlerini
yani salı çarşamba perşembe cuma cumartesi
bir başak ufak ufak bildirir konya'yı
o başakta o konya'da seni ararım
ben şimdilerde her şeyi sana bağlıyorum iyi mi
altın ölçü çift ölçü ve altın karşılıksız
para basma yetkisini fırat'ın suyunu palandöken'i
erzincan'ın düzünü asma bahçelerin dibini
antalya'nın denizini o denizin dibini
beş türlü yengeç yaşayan sularında
çağanoz adi pavorya çingene pavoryası ayı pavoryası bir de çalpara
bilinir ne usta olduğum içlenmek zanaatında
canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
sen kalabalıkta bulup bulup kaybettiğim kimya
yokluğun gayri şuradan şuraya geldi
bir günler şölenlerle egemen ülkende
şimdi iri gagalı yalnızlıklar dönüyor
n'olur ağzından başlayarak soyunmaya
bir kez daha sür hayvanlarını üstüme üstüme
çık gel bir kez daha çıkıntılardan
çık gel bir kez daha bozguna uğrat
devamını gör...
başarının tanımı
çoğu zaman farkında dahi olmadan yaşarız hayatlarımızı.
bize ait olmayan hedeflerimiz vardır ulaşmak için çabaladığımız. bir ömrü harcadığımız.
peki kimdir başarılı olan,
nobel ödüllü bir bilim adamı m, yoksa çocuklarının kahramanı mı?
wallstreet ceo ları mı, yoksa ihtiyaç halindekilere yardım eli uzatanlar mı?
milyonlarca takipçisi olanlar mı, kendi başlarına mutlu olanlar mı?
cumartesi günü saat 23:45 de yapılacak olan makinist ile son istasyon radyo yayınında, yazdıklarınız üzerine konuşacağız.
sizce başarı nedir?
bize ait olmayan hedeflerimiz vardır ulaşmak için çabaladığımız. bir ömrü harcadığımız.
peki kimdir başarılı olan,
nobel ödüllü bir bilim adamı m, yoksa çocuklarının kahramanı mı?
wallstreet ceo ları mı, yoksa ihtiyaç halindekilere yardım eli uzatanlar mı?
milyonlarca takipçisi olanlar mı, kendi başlarına mutlu olanlar mı?
cumartesi günü saat 23:45 de yapılacak olan makinist ile son istasyon radyo yayınında, yazdıklarınız üzerine konuşacağız.
sizce başarı nedir?
devamını gör...
şans
elle tutamaz ve gözle göremeyiz ama var olduğunu biliriz. sizde yoksa başkasında mutlaka vardır*. herkes kendisine de uğramasını ister. o bir güçtür ki iyi dediğimiz durumlarda insan mutluluktan uçar. kötü dediğimiz tarafta ise çeşitli problemler çıkar. belli ki tesadüfle aralarında henüz çözemediğimiz bir bağlantıya sahip olan kelimeden daha fazlasını ifade eden şey.
devamını gör...
lut gölü
yolunun üzerinde hz.musa’nın kabristanı vardır. şehir merkeziyle arasında yaklaşık 15 derece ısı farkı mevcuttur. * kenarlarında 5-6 adet beach club bulunmaktadır. kozmetik ürünlerinin birçoğu da bu gölden elde edilmiş kimyasallardan üretilmekte ve her yıl yaklaşık 5 cm azalmaktadır.
* yukarıdaki yazar arkadaş buranın ürdün, filistin ve israil kesişiminde olduğunu yazmış, evet doğru. fakat burayı sadece israil vatandaşları kullanabiliyor.
* peygamber efendimizin, bu göl ve etrafında fazla durulmaması, konaklama yapılmaması ile alakalı bir tavsiyesi bulunmaktadır.
* yukarıdaki yazar arkadaş buranın ürdün, filistin ve israil kesişiminde olduğunu yazmış, evet doğru. fakat burayı sadece israil vatandaşları kullanabiliyor.
* peygamber efendimizin, bu göl ve etrafında fazla durulmaması, konaklama yapılmaması ile alakalı bir tavsiyesi bulunmaktadır.
devamını gör...
yazarların yazarları rahat bırakmaması
aşırıya kaçıldığında insani gerçekten rahatsız eden bir durum. ben buraya kafamı dağıtmak, eğlenmek için yazıyorum. yazdığım her kelimenin de hesabını vermek zorunda olmayayım bir zahmet. "niye öyle yazdın? o öyle değil bir kere." diye fikrimi değiştirmeye çalışanları saymıyorum bile. ben zaten fikrim neyse oraya yazmışım. sana göre yanlış ama benim doğdum bu. saygı duyup hayatına devam etmek bu kadar zor olmamalı.
devamını gör...
elektronik ürün alışverişi şans işidir
kesinlikle doğru önerme. hatta örneklemeyi evlendiğiniz kişi ve aldığınız arabayla da çağaltabiliriz.
devamını gör...
