cehennemdeyken açılacak başlıklar
devamını gör...
büyüyünce geçer dedikleri şey
masumiyet.
devamını gör...
cinsiyetsiz tuvaletler istiyoruz
her kuşu öptük bir leylek kaldı zaten.
devamını gör...
8d müzik
8d (8 boyutlu) müzik aslında sadece ismin illüzyonundan ibaret. 3d (3 boyutlu) müziğin efektlerle elde edilen bir versiyonu. müziğe eklenen farklı efekt ve sağ, sol, ön ve arkada dolaştırılmasıyla, müziğin sanki tam merkezindeymiş gibi hissediyorsunuz.
kulaklıkla ya da stereo hoparlörler ile gözleriniz kapalı dinlediğiniz, adeta kafanızın içinde müziğin verdiği hissiyatı derinden yaşıyorsunuz.
7.1 kulaklıkla dinlenilmesi tavsiye edilir.
kulaklıkla ya da stereo hoparlörler ile gözleriniz kapalı dinlediğiniz, adeta kafanızın içinde müziğin verdiği hissiyatı derinden yaşıyorsunuz.
7.1 kulaklıkla dinlenilmesi tavsiye edilir.
devamını gör...
it's always sunny in philadelphia
hiçbir insani değeri, ahlaki kaygısı olmayan, adeta politik doğruculuğa tepki olarak doğmuş 4 gencin gündelik maceralarını anlatan sağlam bir komedi dizisi. gençler paddy’s adında başarısız bir irish pub işletmektedirler ve olaylar gelişir şeklinde özetleyebiliriz.
şimdilik 14 sezon 154 bölüm yayınlandı fakat 4 sezon daha onay aldı. bununla birlikte abd’de animasyon olmayıp en uzun süre yayınlanan sitcom özelliğini kazanmıştır.
bölümler 20’şer dakika, bir çırpıda bitiveriyor. etliye sütlüye karışmayan bir komedi olmadığını belirtmek isterim. friends vb tadında bir şey arıyorsanız size hitap etmez.
şimdilik 14 sezon 154 bölüm yayınlandı fakat 4 sezon daha onay aldı. bununla birlikte abd’de animasyon olmayıp en uzun süre yayınlanan sitcom özelliğini kazanmıştır.
bölümler 20’şer dakika, bir çırpıda bitiveriyor. etliye sütlüye karışmayan bir komedi olmadığını belirtmek isterim. friends vb tadında bir şey arıyorsanız size hitap etmez.
devamını gör...
geçmişe not
lütfen kendini sev, bunca nefreti içinde taşımak çok yorucu
devamını gör...
hoşlanılan kızın bomba imha uzmanı olduğunu öğrenmek
+alo, nerde kaldın ya?
-geldim geldim patlama.
-geldim geldim patlama.
devamını gör...
ömer faruk gergerlioğlu'nun vekilliğinin düşürülmesi
(bkz: muz cumhuriyeti)
ve
tayyip beyin ufak şımarıklıkları olarak açıklanabilecek rezil durum.
avrupa’da herkes takip ediyor ve sanırım türkiye’de kimse bunu bilmiyor.
bütün bunlar size yol, su ve köprü olarak girecek pardon dönecek.
ve
tayyip beyin ufak şımarıklıkları olarak açıklanabilecek rezil durum.
avrupa’da herkes takip ediyor ve sanırım türkiye’de kimse bunu bilmiyor.
bütün bunlar size yol, su ve köprü olarak girecek pardon dönecek.
devamını gör...
a. kadir
tam adı ibrahim abdülkadir meriçboyu. 1917 doğumlu, 1940 sonrası sosyalist toplumcu-gerçekçi şairimiz. 1939'da kara harp okulu son sınıf öğrencisiyken, nazım’a hayranlığıyla dikkatleri çeken a. kadir son sınıfta “zararlı kitaplar okuduğu ve aykırı düşüncelere sahip olduğu” gerekçesiyle okuldan atılarak tutuklandı. nazım hikmet'le birlikte yargılanarak 10 ay hapse mahkum oldu. 1943'te savaş karşıtı şiirlerini içeren ilk kitabı tebliğ toplatıldı, sıkıyönetim tarafından istanbul dışına sürgün edildi. şiirlerinin yanı sıra farsçadan yunancaya pek çok dilde yaptığı çevirileriyle dünya edebiyatının edebiyatımızda tanınmasına büyük katkıda bulunmuştur. 1958'de azra erhat ile birlikte yaptıkları ilyada çevirisi, 1970'te yine azra erhat'la birlikte yaptıkları odysseia çevirisi çıktı. pek çok çeviriyi 3 ciltte dünya halk ve demokrasi şiirleri adı altında bir araya getirdi. 1985 yılında istanbul'da yaşama veda etti.
çile
bizim hiç bir hürriyetimiz yok,
hiç bir hürriyetimiz,
ne çalışmak, ne konuşmak, ne sevişmek,
sen orda bağrına bas dur en büyük çileyi,
ben burda en büyük çileyi doldurayım,
ekmeğe muhtaç, hürriyete muhtaç, sana muhtaç.
sen orda dalından koparılmış bir zerdali gibi dur,
ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayım.
özellikle şu son iki dizesi ilk okuduğumdan beri kazınmıştır aklıma.
yol
tekmil haklar alınır.
tekmil hürriyetler kısılır.
tekmil köşe başları, tekmil kapılar tutulur.
gökyüzü tıkılır dört duvar içine.
bütün bunlara karşı,
dümdüz, apaydınlık kalır
seni bana getiren yol.
savaşı, yoksulluğu, iyiye, doğruya, eşitliğe duyduğu özlemi kavgasız, samimi, gerçekçi bir dille anlatır.
insan
insan kuş kanadında gelen yazı.
insan arı su, insan ak süt.
insan yemyeşil uzanan bahçe.
insan kum, insan çakıl taşı.
insan yiğit, insan dost, insan sevdalı.
insan kancık, insan ödlek, insan hergele.
insan kocaman, dağ gibi.
insan parmak kadar, küçücük.
insan alın teri, insan lokma, insan kan.
insan solucan, insan sülük.
insan kuş kanadında gelen yazı.
insan gül fidanında yanan konca.
insan umutların kapısı.
nazım hikmet, “a. kadir’i pek severim, yüreğimin başında oturan insanlardan biridir. onun yüreği halis bir şair yüreğidir.” der hapishane arkadaşı için.
çile
bizim hiç bir hürriyetimiz yok,
hiç bir hürriyetimiz,
ne çalışmak, ne konuşmak, ne sevişmek,
sen orda bağrına bas dur en büyük çileyi,
ben burda en büyük çileyi doldurayım,
ekmeğe muhtaç, hürriyete muhtaç, sana muhtaç.
sen orda dalından koparılmış bir zerdali gibi dur,
ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayım.
özellikle şu son iki dizesi ilk okuduğumdan beri kazınmıştır aklıma.
yol
tekmil haklar alınır.
tekmil hürriyetler kısılır.
tekmil köşe başları, tekmil kapılar tutulur.
gökyüzü tıkılır dört duvar içine.
bütün bunlara karşı,
dümdüz, apaydınlık kalır
seni bana getiren yol.
savaşı, yoksulluğu, iyiye, doğruya, eşitliğe duyduğu özlemi kavgasız, samimi, gerçekçi bir dille anlatır.
insan
insan kuş kanadında gelen yazı.
insan arı su, insan ak süt.
insan yemyeşil uzanan bahçe.
insan kum, insan çakıl taşı.
insan yiğit, insan dost, insan sevdalı.
insan kancık, insan ödlek, insan hergele.
insan kocaman, dağ gibi.
insan parmak kadar, küçücük.
insan alın teri, insan lokma, insan kan.
insan solucan, insan sülük.
insan kuş kanadında gelen yazı.
insan gül fidanında yanan konca.
insan umutların kapısı.
nazım hikmet, “a. kadir’i pek severim, yüreğimin başında oturan insanlardan biridir. onun yüreği halis bir şair yüreğidir.” der hapishane arkadaşı için.
devamını gör...
söz fato'da
şişli belediye başkanı olduğu dönemin ardından, özellikle 90'larin ikinci yarısına doğru sayıları hızla artan özel televizyonların farklı alanlarda popülaritesi olan insanlara haber program yaptırma furyasının içine soktuğu fatma girik tarafından sunulan haber programıdır.
haluk bilginer, cem kurdoğlu, perihan savaş, seda sayan aynı yıllarda haber programlar sunan, aklıma gelen diğer ünlülerdendir.
haluk bilginer, cem kurdoğlu, perihan savaş, seda sayan aynı yıllarda haber programlar sunan, aklıma gelen diğer ünlülerdendir.
devamını gör...
ırkçılığın gerekli olması
ırkçılık bir hastalıktır.
devamını gör...
iyi insan olmaya çalışmak
küçük adımlar ile olabilir.
önce kendini iyi edip, sonra iyi etmeyle devam edilebilir.
vaktinde kalkarak, vaktinde uyuyarak, ihtiyaçları giderip bedeni yormayarak olabilir.
kendi için yorulmayan hırpalanmayan beden başkaları için iyilik yaparak enerjisini kullanabilir.
bazen bir tebessüm, bazen yoldaki taşı kaldırmak vb.
bazen araç kullanan acemi şöfore tahammül etmek gibi.
önce kendini iyi edip, sonra iyi etmeyle devam edilebilir.
vaktinde kalkarak, vaktinde uyuyarak, ihtiyaçları giderip bedeni yormayarak olabilir.
kendi için yorulmayan hırpalanmayan beden başkaları için iyilik yaparak enerjisini kullanabilir.
bazen bir tebessüm, bazen yoldaki taşı kaldırmak vb.
bazen araç kullanan acemi şöfore tahammül etmek gibi.
devamını gör...
sylvia plath
üç kere intihar girişiminde bulunmuş, sonuncusunda başarılı olmuş yazar ve şair.
hayatımda öylesine yer edinmiş bir kadın ki, bazen otuz yaşımı görmeden gideceğimi düşünüyorum. plath sendromu'na yakalanan bir diğer isim de ben olacağım. biliyorum sylvia ölmek istemiyordu, sylvia ölümden güç alıyordu; sylvia ölümle besleniyor ve ilham alıyordu, bu yüzden çok kızıyorum, böylesine büyük bir kadının ölümünü aldatılmaya bağlamalarına. henüz on dört yaşındaydım sylvia ile tanıştığımda ve o zamandan beri anlamaya çalışıyorum onu, anlamaya başlıyorum da. anlamaya başladıkça daha çok benziyorum ona.
"bir gün yok ki senden haber gelmesin,
belki afrika'da geziyorsun ama beni düşünüyorsundur."
hayatımda öylesine yer edinmiş bir kadın ki, bazen otuz yaşımı görmeden gideceğimi düşünüyorum. plath sendromu'na yakalanan bir diğer isim de ben olacağım. biliyorum sylvia ölmek istemiyordu, sylvia ölümden güç alıyordu; sylvia ölümle besleniyor ve ilham alıyordu, bu yüzden çok kızıyorum, böylesine büyük bir kadının ölümünü aldatılmaya bağlamalarına. henüz on dört yaşındaydım sylvia ile tanıştığımda ve o zamandan beri anlamaya çalışıyorum onu, anlamaya başlıyorum da. anlamaya başladıkça daha çok benziyorum ona.
"bir gün yok ki senden haber gelmesin,
belki afrika'da geziyorsun ama beni düşünüyorsundur."
devamını gör...
hoş avaz
halk müziği geleneğinde güzel sesli, okuyuşundan haz alınan kişiler için kullanılan tabir.
devamını gör...
kurşuni renkler
sezen aksu'dan bildiğimiz ancak bence en güzel göksel'in seslendirdiği pop şarkısıdır.
''yok olamaz dur dur, gidemezsin
gözlerimin rengi dur, bulutlara dönemezsin
yok alamazsın beni deli zaman, dur
ömrüme o kurşuni renkleri süremezsin''
''yok olamaz dur dur, gidemezsin
gözlerimin rengi dur, bulutlara dönemezsin
yok alamazsın beni deli zaman, dur
ömrüme o kurşuni renkleri süremezsin''
devamını gör...
antinkuntin
#1695010
bacanak dur, sakin ol, ben istedim o rütbeyi.* nolur bi' çılgınlık yapma, bu da giderse bi' daha rütbe alamam.*
babasının takmış olduğu lakabı rütbe olarak seçen yazar. sağolsunlar kırmadılar, verdiler.*
bacanak dur, sakin ol, ben istedim o rütbeyi.* nolur bi' çılgınlık yapma, bu da giderse bi' daha rütbe alamam.*
babasının takmış olduğu lakabı rütbe olarak seçen yazar. sağolsunlar kırmadılar, verdiler.*
devamını gör...
sürekli ayrılıp barışan çiftler
prüzlü zeminlerde ilerleyen ilişkiler için söylenen "uzatmalı" nitelemesine konu ve örnek teşkil eden çiftlerdir.
bu tip örneğin bir de, "taşıma su ile..." diye başlayanı vardır.
bu tip örneğin bir de, "taşıma su ile..." diye başlayanı vardır.
devamını gör...


