arkadaşlar tamam ben sigara içiyorum ama bağımlı değilim. bir gün kalkar iki paket içerim günde sonra başka bir gün kalkar 2 ay hiç içmem. ben bağımlı değilim. içmeyi içmemeye tercih ediyorum sadece.
devamını gör...

abi bir topluma birisini zorla sevdirtemezsin ya da zorla nefret ettirtemezsin. kişi bir başka kişiyi sever ya da nefret eder.
neden böyle genellemeler yapıyorsunuz anlamıyorum.
devamını gör...

bazı işlerin sonu yok, o şunu yazmış lanetliyor, diğeri erkeklere dalmış kafa göz, linçleniyor vs.

bu olayın en temizi troll akışı oluşturulması. böylelikle troll akışına giren yazarlar gelip bık bık yapmazlar. neticede trollerin sahası. biz 'troller de' kendi aralarında edebiyat, sanat, felsefe gibi konularda yazan 'normal' yazarların yer aldığı akışta infial çıkarmamış oluruz.

tatlış tatlış devam eder süreç. bence olur yani bu. neden olmasın yahu.
devamını gör...

şizofreni hastası bir kızın annesini katletme haberi.

şöyle bir şey var, şizofreni hastalığına sahip kişilerin şiddet gösterme olasılıkları tedavi olduklarında yüksek değil. şiddet gösterseler de genelde kendilerine gösterirler fakat tabii ki başkalarına da zarar verebilirler. terapi ve ilaç desteğiyle şizofreninin pozitif ve negatif semptomlarını büyük oranda düşürmek mümkündür.

kısaca pozitif ve negatif semptomları açıklayacak olursam; bu isimler, belirtilerin iyi ya da kötü olduğunu göstermez. pozitif belirtiler, olmaması gereken şeylerin ortaya çıkmasıdır (halüsinasyon, hezeyan, düşünce ve davranış bozuklukları). negatif belirtiler ise olması gereken özelliklerin azalmasıdır (asosyallik, hayattan zevk alamamak, ilgisizlik, vb.)
haberde ismi geçen kadının ilaçlarını kullanmadığını düşünüyorum ve şizofreni'nin yanında ona eşlik eden başka bir ruhsal bozukluğu da bulunabilir.

kısaca, dehşet verici bir haber evet. terapi ve ilaçların şizofreni tedavisinde ne kadar önemli olduğunu da gösteren bir haber ayrıca. olan anneye olmuş.

edit: kadın önceden kızının şiddet eğilimini görüp gerekli yerlere başvurduğu halde sonuç alamamış. önlem almanız, hasta kızı hastaneye yatırmanız için kadının ölmesi mi gerekiyordu?
devamını gör...

bir gün gerçekten başıma gelmesinden korktuğum durum.

muhtemel ki bünyemdeki anksiyete ve kaygı bozukluğuyla ilgilidir. duyanlara saçma da gelebilir. sınırların kenarında dolaştığım oluyor ancak, ömrümün bir döneminde o sınıra geldiğimde kendimi engelleyememekten korkuyorum.
devamını gör...

sözlüğe gireli birkaç gün oldu ve en çok dikkatimi çeken şey bu. birkaç başlıktan biri kadınları genelliyor, genelde kadın düşmanı ifadeler yer alıyor içinde ya da kadınla alakalı şeyler romantize ediliyor. 21. yüzyılda herkes cinsiyet kalıplarını yıkmaya uğraşırken burada birileri yeni kalıplar oluşturmaya çalışıyor, yapmayın, biraz açın zihninizi bu konuda. dünyada hikayesi birbirinden farklı milyarlarca kadın var, bu kadınların hepsi tek kişiymiş gibi konuşunca gülünç oluyorsunuz sadece.
devamını gör...

yeni bilgiler öğrenme arzusu.
devamını gör...

özgür ve kendine ait bir hayat kurabilmek .
devamını gör...

bilim insanları kadar saygı gösterilmediğine katılıyorum. ayrıca yaşlı olmaları ve bizim toplumumuzda yaşlılara saygı duyulması ile de ilişkisi olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

halk tarafından bu yaşına kadar nasıl geldi acaba sorusuna sıkça maruz bırakılmış, ağzının tadını bilmiyo diye yadırganmış ve bolca ben sana bi yapıyım bak nasıl seversinlerle darlanan gariban insan tipi. örnek: çeyrek_müh
devamını gör...

eski nickini bir türlü hatırlayamadığım moderatör. ayrıca yanlış yazdığım bir başlığı daha kimse fark etmeden* düzeltmişti sağ olsun.
favori modlarımdandır kendisi.
devamını gör...

toplumda en yaygın görülen, gerilla tipi baş ağrısıdır. yaşam kalitesini en olumsuz etkileyen ağrılardandır. migren yalnızca bir baş ağrısı değil, hastalıktır. ışık, ses, koku duyarlılığı, stres, hava değişikliği, ülkemizde lodos rüzgarı, avrupa ülkelerinde de fön rüzgarı dediğimiz mevsimsel değişiklikler bu ağrıyı tetikleyebilir.
migreni olanlar genelde pratik, duyarlı kişiliğe sahip ve mükemmeliyetçi hastalardır. annede varsa eğer o migrenin çocuğa geçme olasılığı yüzde 70 oranındadır. kadınlarda 3 kat daha fazla görülür. baş ağrısı ile birlikte, mide bulantısı, ışık ve kokuya duyarlılık, görme bozuklukları, ağrı şiddetine göre el ve ayak uyuşmaları da yaşanır. atak süresi boyunca hasta çaresiz kendini karanlık bir odaya kapatarak ağrının kendisini terk edip gitmesini bekler. gündelik yaşamı olumsuz etkileyen, kapıdan sızan ufak bir ışık zerresi dahi ağrının tetiklenmesinde etkili olabiliyor. bu sebeple hasta, acil servisin kapısına dayanabiliyor.
bazı hastalarda mayalı gıdalar, tatlandırıcılı yiyecekler, turşu, peynir, çikolata, sirke de tetikleyici olabiliyor.
migren ataklarına karşı ağrı kesici etkili olmayabiliyor. tek çare odayı havalandırıp içeriye oksijen girmesini sağlamak, derin nefes egzersizleri ve alın masajı. mutlaka su içilmeli, çünkü bu ağrılar bir anlamda da susuz kalan beynin bir çığlığıdır.
devamını gör...

etiyopya doğumlu, 8 madalya sahibi, türk vatandaşı olup elvan can ismini almış ve bana hep "elvan ha böyle gelse" cümlesini anımsatan başarılı milli atlet.
devamını gör...

yaşıyorum ama ölüyüm.
devamını gör...

bütün malzemeler hazır zannederken tam işe koyulduğunuz an eksik bir malzemenin olduğunun farkına varılması ve o malzemenin o yemek için olmazsa olmaz kategorisinde bulunması.
devamını gör...

kimse de para demesin tabi .
devamını gör...

şu sıralar muzdaribi olduğum hastalıktır. sözlüğe telefondan girerken yazmaya üşeniyor ve taslak kaydediyorum, bilgisayara geçince o taslağı da unutup uzay boşluğunda yok olmasına izin veriyorum. çoğunlukla sonrasında okuyup beğenmiyor ve yayınlamaktan vazgeçiyorum. bu özelliği bir kere aktif edince öz kontrolünüz tavan yapıyor. mesela bundan da vazgeçmemek adına anında yayınlayacağım şu an.
devamını gör...

(bkz: nohutlu mantı),
(bkz: ekmek dolması),
(bkz: höşmerim).
devamını gör...

istifçiyimdir. boş kavanozları, peynir - dondurma kutularını atamam. ayrıca eve yiyecek stoğu yaparım, markete gidince her şeyden bol bol alırım.
devamını gör...

behçet necatigil'in muhteşem şiiridir.


nilüfer
ben oraya koymuştum, almışlar,
arasına sıkışık saatlerin.
çıkarır bakardım kimseler yokken;
beni bana gösterecek aynamdı, almışlar.

kışken ilkyaz, sularımda açardı;
buzlu dağlar gerisine kaçıracak ne vardı?
eski defterlerde sararırmış yaprak.
beni bana gösterecek anlamdı, almışlar.

bir ışıktı yanardı gecelerde;
akşam, çiçekler uykuya yattı,
sardı karşı kıyıları karanlık- -
beni bana gösterecek lambamdı, almışlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim