spor spikeri ve spor programı sunucusudur.

iyi bir futbol seyircisi eğer maçı stadda izlemiyorsa televizyon karşısındayken iki beklentisi vardır: güzel bir maç izlemek ve maçı iyi bir spikerin anlatması. güzel bir maçın garantisi yoktur, hele de türkiye süper lig maçlarını takip ediyorsanız. maçın gidişatı size iyi ya da kötü bir oyun izletir. yani maç başlamadan önce iyi olup olmayacağını bilmek mümkün değildir. ancak iyi bir spikerin anlatacağını bilmek mümkündür ve bu da sizi maç öncesinde ya sinir krizine sokar ya da içinizde maça dair umutlar yeşertir. örneğin; maçı aykut ince anlatıyorsa o maçta ne kadar pozisyon ya da gol olduğunun pek de bir önemi yoktur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

emre gönlüşen içinizde umut yeşerten spikerlerden biriydi. onun anlattığı maçlar sanki daha bir keyifli geçerdi. hem ses tonu hem de anlatım tarzıyla maçın içinde olmanızı sağlar ve bazı spikerler gibi de futbolcunun 97 kardeşin 35.’si olduğu gibi saçma bilgilerle zaman geçirmeye çalışmazdı.

sunduğu televizyon programlarında taktığı gözlükleri ile çok sevimli de bir görüntüsü olan gönlüşen her zaman kibar her zaman ince bir insandı. ardından herkesin iyi şeyler söylediği bir insan olması da bunun bir sonucu olsa gerek.

emre gönlüşen 2020 yılında ikinci kez yakalandığı kolon kanserini bu sefer yenemeyerek hayatını kaybettiğinde televizyonda spor programı yapan herkesin ağlamaklı bir sesle programları devam ettirdiğini asla unutamam.

müzikle de yakın bir ilişkisi olan emre gönlüşen birkaç programında the beatles ve the rolling stones’dan bahsederek beni programlarına daha çok bağlamıştı.

mesleğe başlama nedeni adanaspor’un maçlarını anlatmak olan emre gönlüşen güzel de bir adanaspor taraftarıydı.
devamını gör...

bebeğine bakarkenki bir fotoģrafı var, internette, içimi dağlayan bir fotoğraf.
yeni doğmuş bebeģine öyle sevinçle bakıyor ki anlatmak mümkün değil.
şiirlerini de okuyorum fırsat buldukça, görüyorum ki sakalından cehalet , uçkurundan dert, dilinden nalet akan insanlar ve işini kötüye kullanan sözde din adamları, ömründe kitap okumamışlar, ve cahilliğe övgü mektupları yazıp kendine postalayanlar! hep onların yüzünden, kaleminden ilim bilim akan insanlar damgalandı yaftalandı,, hastalandı, yakıldı, öldürüldü!
katarsis ' te bir yorum görmüştüm, madımak videosunun altında. aklıma mıh gibi çakılıp kaldı. '' ölüleri yakamayacak kadar dindar,
dirileri diri diri yakacak kadar müslümanız ! diye... aynennnn öyle...
devamını gör...

bir max blecher kitabıdır.

bazı eserler muhteşem bir hale gelmek, artık değiştirilemeyecek o son ve eksiksiz duruma erişmek için belirli bir zamanı beklerler. edebiyat tarihi boyunca bu bahsettiğim zaman genellikler ya bir intihar öncesi ya da bir hastalık sonrası ortaya çıkmıştır. yani eserin yazarı ölümün nefesini teninde hissetmeye başladığı o korku dolu ve heyecan verici anda.

yaklaşan ölüm dokunduğu ya da kendisini hisseden her şeyi güzelleştiren bir tılsımdır sanki. uzaktan görünmesi bile yaratıcı bir işle uğraşan insanlarda kalıcı bir eser yaratma telaşına neden olur. can havliyle yazılan ya da yaratılan eserle çıkar ortaya ve bu eserler en saf, en yalansız ve en eksiksiz olan eserlerdir. bu da öyle bir kitap.

ölüm kapınızda bekliyorsa acele etmeniz gerekebilir ve eğer yatağa mahkumsanız acele edecek gücünüz sınırlı olabilir. o zaman kendi aciz bedeniniz dışında düşsel bir beden yaratıp dış dünyaya onu salmaktan başka yapacak bir şeyiniz kalmayacaktır.

maceraları sizin yerinize bu saydam gerçekliğe bulanmış beden yapacaktır. ve bu beden acele etmek zorundadır, gerçek beden kaybolmadan önce gerçekdışı bir savaşı vermek için. acilen okunması gereken bir kitap.
devamını gör...

tam dokuz sezon yayında kalan, dört emmy adaylığı bulunan ve benim çok sevdiğim aktör jim belushi ile her zaman rolünün hakkını veren courtney thorne-smith’in başrollerinde oynadığı harika bir sitcomdur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
klasik bir amerikan aile dizisi olan according to jim’de dizinin isminden de anlaşılacağı gibi her şey jim’e göre şekilleniyor ya da jim böyle olması için büyük bir savaş veriyor.

jim maço tavırları olan ve klasik amerikan aile babası tipinde bir adamken eşi cheryl sevecen, aklı başında ve aslında yönetimi belli etmeden elinde tutan kişidir. dizinin komedi yükünü çeken karakterlerden biri de jim’in tam tersi bir karakter olan komşusu andy’dir. çiftin üç çocuğu ruby, gracie ve kyle’a daha sonraki sezonlarda ikizler jonathan ve gordon da katılır.

filmin başrol oyuncusu jim belushi ölümüne hala üzüldüğüm john belushi’nin kardeşidir, ki john belushi’yi the blues brothers filminden hatırlıyoruz.

bir zamanların efsane kanallarından olan cnbc-e’de hiç kaçırmadan izlediğim dizi everybody loves raymond, mad about you, seinfeld ve elbette friends kadar yer etmiştir bende.
devamını gör...

bana ailenden en çok kimi seviyorsun diye sorsalar kardeşim derdim. hem de annem ve babam için hiç tereddüt etmeden onu seçerdim. beni hayatta en cok sevenin de o olduğuna tüm varligimla inanıyorum. ailemden beni tek yalnız hissettirmeyen bana sevgisini her koşulda gösteren tek kişi. iyi ki var.
devamını gör...

gerçekliğinden şüphe duymadığım, durum.
gecenin kaçı olursa olsun, gündüz hangi saat olursa olsun online listesinde gördüğüm birkaç yazar var. bazen görünce, neden uyumuyorsun, bir derdin mi var? diye mesaj atmamak için kendimi tutuyorum. e tabi, ben de demek ki o saatlerde uyumamışım, online olmuşum ki görüyorum. fakat onlar sanki ben oflineken de online gibi.
(bkz: derdini seveyim butonu gelsin kampanyası)
devamını gör...

ara ara girip mutlaka kontrol ettiğim sekme. izlemediğim filmlerden ve okumadığım kitaplardan ilgimi çekenleri not alıyor ve fırsat buldukça bunlarla ilgileniyorum. film ya da kitaplarla ilgili yapılan tanımları, yorumları okumaktan da keyif alıyorum. herkesin farklı yerden yakaladığı çok güzel nüanslar oluyor, bu da paylaşımın önemini arttırıyor.
sözlüğün yararlı hizmetlerinden birisi.
devamını gör...

rivayete göre evliya çelebi bir sabah kalktığında ''şefaat ya resulallah'' diyeceğine ''seyahat ya resulallah'' demiştir. bunu bir işarret olarak algılayan evliya çelebi, kıta kıta, şehir şehir gezmiş ve o meşhur eseri ''seyahatname''yi yazmıştır.

bu cümle de dediğimiz gibi evliya çelebinin dilinin sürçmesi ile oluşmuş bir cümledir.
devamını gör...

25 ağustos 1989 yılında pakistan hava yolları adına gilgit şehrinden islamabad'a 54 yolcusu 4 mürettabatı ile 07:36 da havalanan fokker f-27 model uçak ile 08:50 civarlarında kule ile son iletişim gerçekleştirilmiş olup bir daha uçakdan asla haber alınamadı.

günümüze kadar halen hiç bir parçasına ulaşılamayan uçak himalayalara düştüğü var sayılmakta.

şimdi diyceksiniz bu konu ile ne alaka!

internet adres çubuğuna gitmek istediğimiz web sitesini yazınca ve sayfa ortada yok ise "404 not found" yani sayfa bulunamadı diye bir hata mesajı görürüz.

pakistan hava yollarına ait uçağın kalkış numarası 404 dür.
bu hata mesajı olan "404 not found" uyarısının isim babasının bu kaybolan uçak olmasıdır.
devamını gör...

tabi okumuş kadın derdini seveyim diyemiyor.
devamını gör...

"amca sen buna bineceksin" diyerek, yedekte çürüttüğünüz oyunculara jübile yapmak maksatlı, gelen ilk otobüsle sultanahmet'e gönderebildiğiniz hadisedir.
devamını gör...

olağanüstü bir olayın meydana gelmesidir. mucize ile ilgili çok güzel bir olay var. " bir gün küçük bir kız bir eczaneye girip toplamış olduğu tüm parasını eczacıya verip mucize varmı, almak istiyorum der. eczacı gülerek mucizeyi ne için istiyorsun der küçük kız da kardeşimin başında şöyle bir şişlik var babam eğer bir mucize olmazsa öleceğini söylüyor ben kardeşimin ölmesini istemiyorum ona bir mucize almak istiyorum der. eczacı buna çok üzülür ve küçük kıza maalesef bizde mucize yok der. sonra küçük kızın arkasında olayı izleyen bir adam elini kızın omzuna koyarak şöyle der göster bakalım ne kadar paran var der sonra küçük kızın parasını sayar ve ooo tam da bir mucize alacak kadar paran var der ve hadi beni kardeşinin yanına götür de onu bir göreyim der sonra kızın evine giderler ve o adam küçük çocuğun başına bakar ve 2 gün sonra o küçük çocuğun ameliyatını ücretsiz yapar. ve bu yaşanmış gerçek bir olaydır o ameliyatı yapan ise ülkemizde olduğu gibi dünyada da ünlü iranlı beyin cerrahı prof. dr. madjid samii'dir.
devamını gör...


1930ların amerikasında maycomb adında kendi halinde ufak bir kasabada yaşayan scout isimli küçük bir kızın ağzından aktarılan adaletsizlik hikayesi. o zamanlarda şu an yaşadığımız dönemden de fazla olan siyahi karşıtlığı ve onlara karşı uygulanan önyargılı tutumu, gözünde yalan olmayan ama biz yetişkinlerin bütün kötülükleri onlara aşılamayı görev edindiğimiz masum çocukların gözünden izliyoruz. yazar harper lee otobiyografik sayılabilecek bu eserinin ana karakteri scout'da kendi kişiliği ve hayatından izler sergilemiş. kitabı okurken başka bir yargısız infaz hikayesi olan yeşil yol'u anımsadım ister istemez.

kitaptan alıntı bir pasaj aslında o dönemin hukuk sisteminin özeti niteliğinde;
" bizim mahkemelerimizde, beyaz adamın dünyasıyla siyah adamın dünyası karşı karşıya geldiğinde, her zaman beyaz adam kazanır. bu ne kadar çirkin olursa olsun hayatın bir gerçeği."

"yalnızca tek bir tür insan varsa, o zaman neden hiç geçinemiyorlar? hepsi birbirine benziyorsa, niçin özel bir çaba harcayarak birbirlerini aşağılıyorlar, scout, galiba bir şeyleri anlamaya başlıyorum. galiba öcü radley bunca zamandır evden çıkmamasını anlamaya başlıyorum... dışarı çıkmamak istediği için içeride kalıyor."
devamını gör...

en güzel varlığımdır. kısa bir süre önce diğer en güzel varlığım cennete gitti. o bana emrivaki verilen bir hediyeydi. mecburen kabul etmiştim. ilk günlerde kendisini hiç sevmediğim için isim koymamıştım. "kedi" diye çağırıp duruyordum. sonrasında beni en iyi anlayan arkadaşım oldu. sonrasında ismi de kedi kaldı.

şimdiki en güzel varlığımın ismi de kedi. onu biçare ölmek üzere bulmuştum 20 gün önce. saatlerce çevrede annesini aradım bulamadım. veterinere götürdüm. doktoru yeterince anne sütü alamadığını bu yüzden öleceğini söyledi. hatta uyutmayı bile teklif etti. kabul etmedim.
dünkü veteriner ziyaretimizde doktoru şok haldeydi. söylediğine göre bugüne kadar gördüğü en sağlıklı kedilerden biriymiş.

kendisi daha küçücük. uyurken odamdan çıkartıyorum onu. zira yanımdan uyumak istiyor. fakat ona uyurken bir zarar vereceğim diye ödüm kopuyor. aşağıda anlatacaklarım harfi harfine doğrudur.

kendisini odanın dışına çıkartmamla en mazlum miyavlamaları başlıyor. kıyamıyorum elbette odama geri alıyorum. otoriter bir şekilde uyuyacaksa bunu ayak ucumda yapmasını tembihliyorum.
azıcık dalmamla sırt bölgemde onu hissetmem bir oluyor. dikkatli uyursam bir şey olmaz diye düşünüyorum. kabuslarımda hep ona bir zarar verdiğimi görerek uyanıyorum gece boyunca. ve her gözümü açtığımda ne hikmetse kollarımın arasında oluyor. çok kızacağımı bildiğinden başlıyor şirinliklere.
adı üzerinde, kedi işte.
devamını gör...

karşıdan gelen kişinin yolun ortasına tükürmesi. ne kadar kötü ve iğrendirici.
devamını gör...

francisco pizarro'nun inka imparatorluğu işgali ile ilgili çok güzel konulara değinmektedir. herkese güvenen ve dostça yaklaşan, gelişmiş silahları bulunmayan ve okuma-yazma bilmeyen amerikan yerlilerinin, teknolojik olarak üstün, okuma-yazma bilen ve daha zeki-kurnaz ispanyollar tarafından nasıl yenildiğini hayretle okuyor insan. düşünün 186 ispanyol 70.000'in üstünde amerikan yerlisini yenebiliyor. eğer olayları yazanlar abartmıyorlar ise durum bu.
devamını gör...

7 yaşından beri uyuyamadığım zaman kendimi uyurken hayal ediyorum. bir yatakta uyuyorum yalnızca bir de rüya baloncuğu var başımda, güya rüya görüyorum* sonrası yok. devamını asla getiremedim, hatırlamıyorum da bir bakıyorum sabah olmuş. hayır kötü yanı hala 7 yaşındaki halimle hayal etmeye devam ediyorum, geliştir şu hayali be kızım. biri lütfen denesin şu olayı gerçekten işe yarıyor mu yoksa ben aslında uykucunun tekiyim de bu bomboş bir taktik mi bir türlü emin olamıyorum...

bir de radyo tiyatrosu dinleyebilirsiniz, bir şeyler seyretmek uyku kaçırabiliyor ama dinlemek uykuya dalmaya yardım edebiliyor çoğu zaman.
devamını gör...

erdoğan'ın bağıra bağıra söyleyemediğini söyleme görevi üstlendiğini düşündüğüm yaşam(??) formunun cüreti.

tüm küfürleri ettiğimi varsayın. hepsini ama. bu kadar utanmazlık aymazlık olamaz. tamam, zaten istanbul'un en müstesna, en güzel yapısını da camii ye çevirmeyi becerdiniz. hem de talan ederek. içine girince o büyülü atmosferinde kendimi kaybettiğim, saçım açık bir şekilde soluklanıp kendimi dinleyebildiğim, büyük mimarları isidoros ve anthemios un hem hatalarını, hem dehalarını gözümle takip edebildiğim bu güzelim yapının içine ettiniz. mozaiklerini perde ile kapatma terbiyesizliğini yaparak. yerlerine halı sermek gibi iğrenç bir hareket yaparak.

mübarek olsun. tüm dünyaya rezil ettiniz zaten bizi, alın şimdi mahvettiğiniz cağnım kültür mirasını nerenize isterseniz oranıza sokun. ama artık şu bok ağzınızı atatürk'e hakaret etmek için açmayın.
devamını gör...

bazal gangliyon bölümlerinde globus pallidus'un lezyonlarında görülen elde,kolda yılanvari hareketlerle karakterize rahatsızlıktır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim