hayatı güzel kılan detaylar
sözlükteki güzel insanlar.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
son bir kaç gündür kitaplığımdaki eski kitaplarımı karıştırıp tavanı izlemekle meşguldum.
az önce de lisede belki aylarca yanımda gezdirip tek yaprağını okumadığım, kitaplığın en arkalarında tozlanmaya yüz tutmuş kitaba gözüm ilişti. yapraklarını aralayınca da farklı farklı defterlerden koparıp karaladığım sayfalarla karşılaştım. kitapla bütünleşmiş diğer yapraklarla bir olmuş durumdaydı.
durduk yere yazar çizer karalardım. bir şeyler üretmek, duygularıma kalemle tercüman olmak, ne kadar zevk verirdi bana. kendimi bilmek, kendime bir şeyler katmak güzeldi. o buruşuk kağıt parçalarında ben vardım işte ve içinde anlatarak bitiremediğim sen vardın. ufacık benle başlayan her şeyi kocaman senle sonlandırıyordum.
tozlu yaprakların arasında seni düşlediğim sayfaları gördüğüm an hatırladım. neler yapmak istiyordum, neler yapacaktım, aklımı kemiren sendeki duygularım neydi?
oysa kimi zaman anlamsız geliyor insana onca istek, duygu, merak, endişe. bile isteye öldürüyor insan bunu içinde. doğrulardan saklanmak, düşlediğin şeylerin sıra sıra yıkılmasından korktuğun için. aslında bu duygular yaşatıyor bizi. işte benide yaşatan duygular senmişsin, seni kaybetmeye korktuğum duygular. hatta bu korkum senle aramda görünmez duvarlar oluşturdu her oluşan duvarda senden biraz daha uzaklaştım. yinede bu duvarlar sevgime engel olamayacak kadar çok seviyormuşum seni. bak ne kadar zaman geçmiş, neden hâlen unutmadım seni? neden hâlen her güzel şiir, her güzel kokan çicek seni hatırlatıyor bana? neden her aklıma geldiğinde yüzüm kızarıyor? neden o gün sorduğunda, evet delicesine seviyorum ama korkuyorum diyemedim? korkuyorum...
bir gün çok sevdiğim seni, bu denli sevgimden habersiz seni kaybetmekten korkuyordum. yolun sonunda artık birbirimizin varlığından habersiz iki aptal olmaktan korkuyordum. bir gün bu sevgimin köreleceğinden, ismini unutacağımdan korkuyordum.
ciddiyetimi takınmanın vakti gelmişti artık ve aynı zamanda düş dünyasından karanlığa kocamaaann bir adım atmanın zamanı da. düşlediğin şeylerin gerçek olmasına inanıp hiçbir şey yapmadan medet umacağın bir dünya değilmiş burası. bir şeyler yapmanın zamanı gelmişti yani. böylelikle içimdeki aptal bir o kadarda saf çocuğu öldürmüştüm. çocuk oyuncağı değil yani, öldürmüşüm o çocuğu, yavaş yavaş.
hayatın beni sürüklediğini öne sürdüğüm her şeyde seni içine sığdıramayan o çocuğun bir payı var. tutkuyla bağlandığım ne varsa o duygu patlamasının kökeninde ne olduğunu arayan saf çocuktan miras kaldı bana. kendimi her kötü hissettiğim anda o çocuğa aykırı davranmışım. nedenlerimi, başlangıç noktamı öylesine unutmuşum ki hatırlamak böyle zorlaşmış artık.
o korkak çocuk sanırım bunca zaman sonra şöyle derdi bana, bu hallerimi görünce :
"neden korkuyorsun bu kadar? neden vazgeçtin?"
alaycı bir gülseme ile:
genç, hâlen o aptal çocuğum işte ben, içindeki sevgi çığ gibi büyüyen senim, senin mirasçın. hatta aynı korkuyu yaşamaya devam eden senim, korkuyorum...
az önce de lisede belki aylarca yanımda gezdirip tek yaprağını okumadığım, kitaplığın en arkalarında tozlanmaya yüz tutmuş kitaba gözüm ilişti. yapraklarını aralayınca da farklı farklı defterlerden koparıp karaladığım sayfalarla karşılaştım. kitapla bütünleşmiş diğer yapraklarla bir olmuş durumdaydı.
durduk yere yazar çizer karalardım. bir şeyler üretmek, duygularıma kalemle tercüman olmak, ne kadar zevk verirdi bana. kendimi bilmek, kendime bir şeyler katmak güzeldi. o buruşuk kağıt parçalarında ben vardım işte ve içinde anlatarak bitiremediğim sen vardın. ufacık benle başlayan her şeyi kocaman senle sonlandırıyordum.
tozlu yaprakların arasında seni düşlediğim sayfaları gördüğüm an hatırladım. neler yapmak istiyordum, neler yapacaktım, aklımı kemiren sendeki duygularım neydi?
oysa kimi zaman anlamsız geliyor insana onca istek, duygu, merak, endişe. bile isteye öldürüyor insan bunu içinde. doğrulardan saklanmak, düşlediğin şeylerin sıra sıra yıkılmasından korktuğun için. aslında bu duygular yaşatıyor bizi. işte benide yaşatan duygular senmişsin, seni kaybetmeye korktuğum duygular. hatta bu korkum senle aramda görünmez duvarlar oluşturdu her oluşan duvarda senden biraz daha uzaklaştım. yinede bu duvarlar sevgime engel olamayacak kadar çok seviyormuşum seni. bak ne kadar zaman geçmiş, neden hâlen unutmadım seni? neden hâlen her güzel şiir, her güzel kokan çicek seni hatırlatıyor bana? neden her aklıma geldiğinde yüzüm kızarıyor? neden o gün sorduğunda, evet delicesine seviyorum ama korkuyorum diyemedim? korkuyorum...
bir gün çok sevdiğim seni, bu denli sevgimden habersiz seni kaybetmekten korkuyordum. yolun sonunda artık birbirimizin varlığından habersiz iki aptal olmaktan korkuyordum. bir gün bu sevgimin köreleceğinden, ismini unutacağımdan korkuyordum.
ciddiyetimi takınmanın vakti gelmişti artık ve aynı zamanda düş dünyasından karanlığa kocamaaann bir adım atmanın zamanı da. düşlediğin şeylerin gerçek olmasına inanıp hiçbir şey yapmadan medet umacağın bir dünya değilmiş burası. bir şeyler yapmanın zamanı gelmişti yani. böylelikle içimdeki aptal bir o kadarda saf çocuğu öldürmüştüm. çocuk oyuncağı değil yani, öldürmüşüm o çocuğu, yavaş yavaş.
hayatın beni sürüklediğini öne sürdüğüm her şeyde seni içine sığdıramayan o çocuğun bir payı var. tutkuyla bağlandığım ne varsa o duygu patlamasının kökeninde ne olduğunu arayan saf çocuktan miras kaldı bana. kendimi her kötü hissettiğim anda o çocuğa aykırı davranmışım. nedenlerimi, başlangıç noktamı öylesine unutmuşum ki hatırlamak böyle zorlaşmış artık.
o korkak çocuk sanırım bunca zaman sonra şöyle derdi bana, bu hallerimi görünce :
"neden korkuyorsun bu kadar? neden vazgeçtin?"
alaycı bir gülseme ile:
genç, hâlen o aptal çocuğum işte ben, içindeki sevgi çığ gibi büyüyen senim, senin mirasçın. hatta aynı korkuyu yaşamaya devam eden senim, korkuyorum...
devamını gör...
kitap alıntıları
okuyan biri dünyanın aklına yaslar sırtını.
livaneli/ kardeşimin hikayesi
livaneli/ kardeşimin hikayesi
devamını gör...
insan olun biraz (yazar)
sarı saruhan karakterine bile madalyalı tanım girebilecek yazardır. müthiş birisi cidden müthiş. tanımları ne kadar donanımlı birisi olduğunu gösteriyor. göstermese bile kafana vuruyor.
bazen bazı yazarları seçip gecemi onlara ayırıyorum ve madalyalı tanımlarını okuyorum. hem kendim bir şeyler öğreniyorum hem onlara saygı sunuyorum *
bu adama bunu yapmak istesem 1 ay rahat sürecek. müthiş yazar. respect.
bazen bazı yazarları seçip gecemi onlara ayırıyorum ve madalyalı tanımlarını okuyorum. hem kendim bir şeyler öğreniyorum hem onlara saygı sunuyorum *
bu adama bunu yapmak istesem 1 ay rahat sürecek. müthiş yazar. respect.
devamını gör...
yalova
termalleri ile ünlü olan ilimizdir.
devamını gör...
evladına sen onu beceremezsin diyen ebeveyn
böyle böyle o çocukta özgüven diye bişey kalmiyo işte.herzaman kendisini yetersiz hissedecektir ne kadar acı yazık . ilgilenemiyorsanız yapmayın .en hassas olduğum konu. bide bununla gurur duyup soyluyolar benimdir o diye.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük .
bugün uzun zamandır çektiğim hastalıklarım yok , gayet sağlıklıyım. çok güzel ve sakin uyandım. artık hayattan da öyle büyük büyük beklentilerim yok , bu sabah uyandığım gibi uyanayım bana yeter.
bugün uzun zamandır çektiğim hastalıklarım yok , gayet sağlıklıyım. çok güzel ve sakin uyandım. artık hayattan da öyle büyük büyük beklentilerim yok , bu sabah uyandığım gibi uyanayım bana yeter.
devamını gör...
kalp kırıcı sözler
sözlerden ziyade söyleme şekli kalp kırıklığına sebep olanlardır. "aptal şey" diyerek sana sevgisini hissettiren de var, "gitmeni istemiyorum" derken sana yol açan insanlar da var. ne söylediğin değil de nasıl söylediğindir kalbi kıran.
devamını gör...
mafya sözlük olsa alınabilecek nick
tatar ramazan.
devamını gör...
çocukken sahip olunan yanlış bakış açıları
bakkalda her şeyin bedava olduğunu sanmam. dedem bir keresinde ay sonu gelip bu kadar ne aldın diye kızmasaydı uzun yıllar öyle sanmaya devam ederdim. veresiye defteriyle de o zaman tanışmıştım
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük ve o kendini biliyor yazarlar.*
bugün cuma! hem müslümanlar hem de hafta sonu çalışmayan beyaz yakalılar için kutsal gün!
her ne kadar bazı hafta sonları çalışmak zorunda kalınsa da veya şu pandemi sürecinde hafta sonunun herhangi bir değeri kalmasa da evde pinekleyebilmenin dayanılmaz cazibesiyle uyandım güne!
kocaeli’de trafik her zamanki gibi, yer yer yoğun. özellikle derince-izmit güzergahını kullanacak arkadaşların seka alt geçidi yerine seka hastanesi sapağından sekapark sahil yolunu kullanmaları işlerini kolaylaştıracaktır.
herkesin günü umarım güzel başlar, umarım güzel biter!
seviliyorsunuz...
bugün cuma! hem müslümanlar hem de hafta sonu çalışmayan beyaz yakalılar için kutsal gün!
her ne kadar bazı hafta sonları çalışmak zorunda kalınsa da veya şu pandemi sürecinde hafta sonunun herhangi bir değeri kalmasa da evde pinekleyebilmenin dayanılmaz cazibesiyle uyandım güne!
kocaeli’de trafik her zamanki gibi, yer yer yoğun. özellikle derince-izmit güzergahını kullanacak arkadaşların seka alt geçidi yerine seka hastanesi sapağından sekapark sahil yolunu kullanmaları işlerini kolaylaştıracaktır.
herkesin günü umarım güzel başlar, umarım güzel biter!
seviliyorsunuz...
devamını gör...
yazarların hoşuna giden başlık türleri
bir soru.
herhangi yeni bir şey öğreneceğim türden ne varsa seviyorum.
herhangi yeni bir şey öğreneceğim türden ne varsa seviyorum.
devamını gör...
yazar olmak istemenizin sebepleri
kafa dağıtmak , iç dökmek vb. sebepler
devamını gör...
yazarların gittiği ilk konser
zara. hala beğenerek dinlerim. nereden baksanız en az 15 yıl olmuştur. hayal meyal hatırlıyorum. bütün şarkılarını ezbere biliyordum. tabi o zaman internet bu kadar yaygın olmadığı için televizyon ve radyo aracılığı ile dinleme imkanı bulup hemen ezberliyordum.
devamını gör...
köy enstitüleri
fakir baykurt'tur, talip apaydın'dır
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

bizzat ben çektim. öz hakiki. çok da iyi çekmişim. ama kamera kalitesi düşük.*
gürpınar sahili, beylikdüzü, istanbul.*
devamını gör...
kırmızı oje
kullanması güzel çıkarması eziyettir. bu eziyeti azaltmak adına ojeyi sürmeden önce parlatıcı sürmenizi öneririm.
devamını gör...


