iç çamaşırlarını takım giyerim.
iç çamaşırlarım ve çoraplarım uyumlu renkte olmalı.
iç çamaşırlarım kıyafetlerimle uyum içinde olmalı.
bir kıyafetin görünmeyen bir yerinde bile bir iplik sökülmüşse asla giymem.
misafir gittiğim evde gözümün önünde yıkansa bile asla havlu ve türevleri kullanamam.
kaldırımlarda çizgilere basmadan yürürüm, çoğu zaman aşağı bakarken direklere çarparım bu sebeple.
karton bardakların kapaklarıyla tam ortalı hizada kapatılmasına dikkat ederim.
mat oje dışında oje süremem çünkü lanet olası ojeler çok yavaş kuruyor ve iz oluşmasına tahammülüm yok.

aklıma geldikçe güncelleyeceğim. kendimle hayatım ne kadar zormuş.
devamını gör...

günaydın sözlük, *
erken uyanmanın telaşı üzerimde, ahh bir de tekrar yavaştan hayata karışmanın.
gününüz güzel geçsin diye c. sıtkı'nın yaşam sevincinden bir tutam bıraktım sizin için.

“bu sabah hava berrak;
bu sabah her şey billurdan gibi.
gök masmavi bu sabah,
güzel şeyler düşünelim diye.
yemyeşil oluvermiş ağaçlar,
bulutlara hayretinden."
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

black rose immortal
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir sosyal medya söylemidir. #rez veya "rez alalım, değerlenir buralar" şeklinde karşımıza çıkabilir. türkçedeki rezervasyon veya rezerve kelimesinin kısaltmasıdır. kişinin daha sonra gelişen olaylarla ilgili bilgilendirilmek istediğini, konuyu takip ettiğini belirtir.
devamını gör...

bilim dünyasına katkıları hedesi heryerde yazan bu şahsın, yayınlanan birçok makalesini ve içinde nobel ödülü aldıkları da bulunan çalışmaları dahil, hayatının dönüm noktası bütün buluşlarını, üniversitede kendisinden daha yüksek notla mezun olan ilk eşiyle birlikte yapmıştır.

psikolojik sorunları olan çocuğunun hastalığının annesinin genetiğinden kaynaklandığını düşünüp, annesini suçlamıştır.

eşiyle birlikte kazandığı ama sadece kendi adını yazdığı, imzasını attığı, zaten söz verdiği nobel ödülünün parasını, çocuğunun tedavisi ve geçimi için isteyen eşine, yıllar sonra, boşanma karşılığında vermiştir.

ilk eşine yazdığı mektupta, "evlilikten hiç bahsetmiyor, çok asil, hanımefendi bir kadın" diye bahsettiği kişi, kendisi için ideal gördüğü, herşeyi kabul eden ve evlilik istediğini söylemeyen sevgilisidir.

ayrıca süper zekasının ve ahlaksızlığının kabak gibi ortada olduğu mektupları akıllara zarardır..

çocukları ve kendisi için parasını isteyen çalışmalarını beraber yaptıklarını açıklamakla tehdit etmek zorunda kalan eşine, kendisinin saygın (!) bir bilimadamı olduğunu, kendisi çok başarılı (!) olduğu için, karşısındaki boşandığı kadına kimsenin inanmayacağını ve itimat etmeyeceğini de, kendi ağzından yazarak, hem kendi yaptığını iddia ettiği çalışmalarının tamamen kendine ait olmadığını, hemde eşi hak iddia ettiği taktirde inkar edeceğini itiraf ederek, süper zekasını ispatlamıştır.

14 mart doğumlu olduğunu öğrendiğimde, iğrenç karakterine, ahlaksızlığına, sahtekarlığına şaşırmadığım, balık burcu karın ağrısı adamdır, eksik olsaydı bilime katkıları hatta komple kendisi de keşke.
kadının kendi el yazısı ile yaptığı çalışmalarını bile imha etmeyi hesaplayacak kadar adi bir insan olabilirmi diye sordurtmuştur.

matematiğinden, iyi niyetinden, etinden sütünden faydalandığı mileva maric i, ilk çocuklarına hamileyken kendi işleri için başka bir ülkeye gitmiş, çocuk memuriyetine engel olacağı için, çocuksuz olarak yanına çağırmış, kadında çocuğu bırakıp adamın yanına gitmiştir.. üçüncü çocukları zihinsel özürlü doğunca, adam bu sefer sevgilisi ile düzenli bir ilişkiye başlayıp yine terk etmiş vs.

bu kadar akıllı bir kadın, neden oturup düşünmez.. hemde matematikte nam salmış bir kadın, eşine ödüller kazandıran bütün teorileri bulan, eşinin bütün çalışmalarının matematikle ilgili kısımlarını yapan bir kadın, neden oturup da kendi matematiğini hesaplayamaz,
verdiği bütün artıların karşılığında, gördüğü negatif muamelenin, "eksi" de olduğunun, bu adamın hiçbir değer taşımayan "0"
yazı ile sıfır olduğunun farkına varamaz,
kendi denklemindeki "yamukluğu" göremez...
hayatındaki kocaman "eğri" nin eşi olduğunu göremez..
akıl alır gibi değil...
devamını gör...

tam tersine çevremdeki herkes sevgilisinden ayrılıyor. uğursuz muyum neyim?
devamını gör...

ohooo ben buralara uğramayalı uzun zaman olmuş, bir ziyaret edeyim dedim. kendisine güvenim sonsuzdur, çok da iyi bilir bunu. deli ve manyak ama delilere olan sevgimi de çoğu kişi bilir sanırım. kendisini de ayrı bir severim. günaydınnnnn, kalk sabah oldu!!!
devamını gör...

sosyal grup oluşturmak anlamındadır. yaşama ve üreme şansını artırmak için bireyler arasında işbirliği esasına dayanır. doğada birçok canlı grubu bu şekilde birlikler halinde yaşar. örnek olarak karıncalar ve arılar verilebilir. arılarda kraliçe arı üreme faaliyetini, işçi arı ise çiçek özü toplama gibi görevleri üstlenir.
devamını gör...

16 eylül 1885 doğumlu, alman kökenli psikanalist.
freud ve jung okumalarım sonrası okuduğum için derinlemesine algılayabildim, ayrıca çok severim.

psikolojinin bütüncül boyutlarına derinlemesine çıkarımları var.
onun yöntem ve analizlerini okumak benim için her zaman çok keyifliydi.

ufuk açan bu değerli bilim kadınına saygıyla...
devamını gör...

safsata bunlar hep safsata, aman yav, azerim bülbülüm, fakir ama gururluyum... sevdiğim yazardır.*
devamını gör...

kadınlar. nasıl olur da böyle güzel bir şeyi erkeklere kaptırırız be!

benim adayım gece dışarıda rahatça dolaşmak. bunu kaptırmak en büyük yaradır içimde.
devamını gör...

"mutsuzluktan söz etmek istiyorum
dikey ve yatay mutsuzluktan
mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
sevgim acıyor"

turgut uyar-acıyor

'sevgim acıyor' ben bu cümleden daha nahif cümle duymadım hayatımda. o kadar canımı acıtıyor ki bu kısım bu şiiri ne zaman okumak istesem asla ikinci dörtlüğe geçemiyorum. başka bir şey söylememe gerek bile yok şu hayatta çünkü fazlalık ancak.
devamını gör...

bu akşam başımıza gelmiş rezalet gibi rezalettir.

sevgilim tuğçe ile 2 senedir sözlüyüz. birbirimizin ailesiyle sık sık bir araya geliriz. tabii şu pandemi döneminde aramızdaki iletişim de azaldı. bir an evvel nikah kıyalım, düğünü sonra da yaparız diye kararlaştırdık. babama ve anneme işimizin ciddi olduğunu açtım, o da kendininkilere açmış, müstakbel kayınbabam "eh gelsinler madem" demiş. buraya kadar her şey normal.

" serdar oğlumuz ne iş yapar acaba efendim?"
"yahu işte... neydi neriman?? heh firlamans mıydı neydi."
"freelancerım baba, yazılımcıyım."
"maşallah efendim ne güzel, ne güzel başka neler yapar?" (sigortalı bir iş soruyor)
"efendim işte bir de kafa sözlük'te mi ne çaylakmış yazıyormuş."

adam oracıkta ülker kruvasanıyla çayını tüketiyordu ki, bereket versin az kaldı boğazında kalıyordu.

"heheh, ne güzel efendim... ee ne demişler kız evi naz evidir, değil mi tuğçe?"

kızcağız elinde kahve ile oracıkta bekliyor, hiçbir şey diyemedi.

velhasıl neden kayınbabam olacak kılıklı şahıs "verdim gitti" dedi anlamadım. paraya kıyıp o kadar güllü lokum aldıydım... babası olmasa diyeceğimi bilirdim de, neyse.. sende de suç var be baba, nerden çıktı şimdi çaylak maylak.. şimdi arabadayım bu entryi giriyorum, çok sinirliyim sözlük...
devamını gör...

herkesten uzaklaşma, kendi içine dönme isteğidir.
insanlar bazen öyle bir raddeye gelir ki gözü ne aile ne arkadaş ne de sevgiliyi görmez.
tek istediği herkesten uzakta kocaman dünyada küçüçük kaygisiz bir hayattir.
oysa insan gerektiğinde kucak,gerektiğinde omuz,bazen bir ayna ve daima tutunacak bir dal olmalıydı insana
ama insan ne acı ki dert oldu insanlığa..
devamını gör...

bahsi geçen şarkı ve şarkıdaki kuzey kanımca bu...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kimse şarkının linkini bırakmamış bari ben bırakayım tık tık
devamını gör...

çay,kitap,yağmur.
devamını gör...

genelde yakın arkadaşlardır zira ortak bir geçmişinizde olduğundan zaman zaman geçmişten zaman zaman da gelecekten konuşursunuz ha bir de güncel konular üzerine basmadan geçmek olmaz . insan doğası gereği yeni tanıştığı biri ile sınırlı sohbet eder çünkü karşısındakinin maddi manevi görüşleri ile ilgili pek fikri yoktur bişey derse ne tepki alır karşısındaki ne düşünür gibi kaygılarla sohbet sınırlı geçer. hepimizin bir parça içinde olan duygudur böyle desem acaba ne der düşüncesi oysa eski dostlar ve yakın arkadaşların mizacını bilirsiniz bazen kızdırmak eğlenmek amaçlı bile onların bam teline dokunursunuz eğlencelidir sonra hiçbirşey olmamış gibi sarılıp ayrılırsınız. insan eşiyle bile böyle muhabbet edemez desem yeridir çünkü eninde sonunda söylediğiniz birşey bir zaman sonra döner dolaşır önüne gelir sen böyle demiştin diye gene başa döndük kelimeleri cımbızla seçmek gerekir. bir de otobüs yolculuklarında yanınızdaki kişinin bayan sohbetleri olur nerden geliyon nereye gidiyon la başlar kütük hane cilt no ya kadar gider.
sohbet edilecek kişide iq önemlidir kendi iq nuz dan düşük biri ile sohbet pek keyif vermeyeceği gibi sizden yüksek olanlarla da bir o denli keyifli olur sizin ufkunuzu açar boş bir sepetle gider sepet dolar dolar taşar döke döke geri dönersiniz.
devamını gör...

ekşide bol miktarda bulunur.
devamını gör...

(bkz: ne seksör ne ben söyleyeyim)

bu arada seksör ne lan. seksli falan bişi olduğu kesin de.. neyse.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim