türkiye'den suriyeliler değil türkler gitsin
'içimden dolu dolu ettiğim küfürler var' başlığı.
bakın ben mülayim insanım bana bunu yapan başlık küfüre eğilimli arkadaşlara neler yapmaz?
memlekette son günlerde olanlar akla mantığa sığmıyor. afganların ülkeye hücum etmesi, talibanla kardeşlik bağı kurmamız, suriyelilerin memlekete sahip çıkması.
şimdi kalbimden bu memleketi kimseye yedirmeyiz demek geçiyor ama dilimden dökülemiyor malesef. çokta bir şey söyleyemiyoruz ki artık. söyleyenlerin hali ortada. susanların gönlü yaralı.
ah benim güzel ülkem sana sahip çıkamadık vah ki ne vah...
bakın ben mülayim insanım bana bunu yapan başlık küfüre eğilimli arkadaşlara neler yapmaz?
memlekette son günlerde olanlar akla mantığa sığmıyor. afganların ülkeye hücum etmesi, talibanla kardeşlik bağı kurmamız, suriyelilerin memlekete sahip çıkması.
şimdi kalbimden bu memleketi kimseye yedirmeyiz demek geçiyor ama dilimden dökülemiyor malesef. çokta bir şey söyleyemiyoruz ki artık. söyleyenlerin hali ortada. susanların gönlü yaralı.
ah benim güzel ülkem sana sahip çıkamadık vah ki ne vah...
devamını gör...
ak parti'nin sattıkları tam liste
o kadar şey yazılan ama en önemli şeyi yazılmayan başlık ve tanımdır.
din yazılmamış.
din tüccarlığını hafife mi alıyoruz sorusu akıllara geldi.
din yazılmamış.
din tüccarlığını hafife mi alıyoruz sorusu akıllara geldi.
devamını gör...
yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıkar sorunsalı
horozun umrunda olmayan sorunsal. onun tuzu kurudur zira.
devamını gör...
karma puanı denkleştirememek
karma puanı denkleştirememek başlık parasını denkleştirememek ile neredeyse aynıdır. biri sevdiği kızı alamaz, diğeri takipçilerini göremez.
devamını gör...
doğrusunu unutturan sözler
sertaç ordar.
devamını gör...
othello sendromu
türk erkeklerinin %70'inde olduğunu düşündüğüm sendrom.
gel gör ki bizimkiler normal olanın bu olduğunu sanıyor. ilginç.
gel gör ki bizimkiler normal olanın bu olduğunu sanıyor. ilginç.
devamını gör...
sadece 3 meyve seçme şansın olsa seçilecek meyveler
beyaz dut.
dağ çileği.
napolyon kirazı.
dağ çileği.
napolyon kirazı.
devamını gör...
proletarya
kelimenin anlam kazanma sürecini en sağlıklı* aşağıdaki şekilde ifade edebileceğim kelimedir;
1. adım: latincedeki proles kelimesi çocuk anlamına gelir.
2. adım: dönemin şartlarında tek mal varlığı * çocukları* olan kişilere sonradan emekçi anlamına da gelen proleter denmiş.
3. adım: son olarak proletarya kelimesi türk dil kurumuna göre dilimize fransızcadan emekçi sınıfı olarak çevrilmiş.
buradan hareketle ilk başlarda çocuğundan -hatta oğullarından- başka sermayesi olmayan insan topluluğu olarak kullanılan bu kelime günümüzde genellikle emekçi sınıfı olarak kullanılmaktadır. hayattaki tek başarısı çocuk yapan insanları temsilen de kullanılan bu kelime dilimizde proleterya olarak da kullanılmakta.
başlıktan bağımsız yazar iç dökmesi: keşke detaylı şekilde kelime kökenlerini, neyin nereden geldiğini anlatan yazılı ya da dijital kaynaklarımız olsa da bi kelime için 49685 tane sayfa gezmesek. kaynak vermek için pek çok yeri aradığım ama içime sinen bi kaynak bulamadığım bu kelime nezdinde bi hayal olarak dursun burada bu istek de.
1. adım: latincedeki proles kelimesi çocuk anlamına gelir.
2. adım: dönemin şartlarında tek mal varlığı * çocukları* olan kişilere sonradan emekçi anlamına da gelen proleter denmiş.
3. adım: son olarak proletarya kelimesi türk dil kurumuna göre dilimize fransızcadan emekçi sınıfı olarak çevrilmiş.
buradan hareketle ilk başlarda çocuğundan -hatta oğullarından- başka sermayesi olmayan insan topluluğu olarak kullanılan bu kelime günümüzde genellikle emekçi sınıfı olarak kullanılmaktadır. hayattaki tek başarısı çocuk yapan insanları temsilen de kullanılan bu kelime dilimizde proleterya olarak da kullanılmakta.
başlıktan bağımsız yazar iç dökmesi: keşke detaylı şekilde kelime kökenlerini, neyin nereden geldiğini anlatan yazılı ya da dijital kaynaklarımız olsa da bi kelime için 49685 tane sayfa gezmesek. kaynak vermek için pek çok yeri aradığım ama içime sinen bi kaynak bulamadığım bu kelime nezdinde bi hayal olarak dursun burada bu istek de.
devamını gör...
belçika'nın bütün pandemi kısıtlamalarını kaldırmasına dair mahkeme kararı
varmı?bu ülkede böyle karar alabilecek cesur, savcı,hakim veya mahkeme? yok öyle bir karar almaya yeltenen in sonuda , terör örgütü üyeliğinden yargılanma olur.
tabiki belçika'nın avantajları çok, nüfus, milli gelir, eğitim gibi ama en önemlisi hukuk devleti olması yasalar kimseye göre değil , herkese eşit olması ve verilecek karara kim olursa olsun uymak zorunda olması.
tabiki belçika'nın avantajları çok, nüfus, milli gelir, eğitim gibi ama en önemlisi hukuk devleti olması yasalar kimseye göre değil , herkese eşit olması ve verilecek karara kim olursa olsun uymak zorunda olması.
devamını gör...
sümela manastırı
çıkış yolu tam bir treking yolu olan, ormanlık bir dağ başına inşa edilen, tarihi manastır. restorasyon öncesi daha sahiciydi. benim için doğası daha kıymetlidir. *karadeniz'de görülesi tarihi mekan. aynı zamanda muhteşem bir vadi olan altındere vadisi 'ne çok yakındır. hemen ordan vadiye geçilebilir.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın. bugün kandil. mevlid kandili. hayırlı kandiller efenim. gününüz güzel geçsin.
devamını gör...
günü kendinden bir cümle ile sonlandır
bazen seninle yeniden tanışmak istiyorum.
devamını gör...
yapılmaması gereken şeyler
planlarını insanlara söylemektir.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ben aslında çok korkağım sözlük.
evet itiraf ediyorum epeyce korkağım ve konfor alanımdan bu yüzden asla çıkmıyorum. aman ağzımın tadı kaçmasın.
evet itiraf ediyorum epeyce korkağım ve konfor alanımdan bu yüzden asla çıkmıyorum. aman ağzımın tadı kaçmasın.
devamını gör...
4. murad ve habib baba
habib baba, 4.murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği allah dostlarındandır. yaşlıdır,fakirdir, gariptir. fakat rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir.
yaşlı habib baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda istanbul'a gelmiştir.yolculuğ unun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider... niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak... bedenini de ruhuna denk kılmaktır.
fakat hamamcı habib babayı içeri sokmak istemez.
'bugün' der, 'sultan murad'ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.'
habib baba üzülür... rica, minnet eder, yalvarır...
'ne olursun' der, 'kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım.bu tozlu bedenle rabbime ibadet ederken utanıyorum.binbir dil döker.hamamcı ehl-i insaftır... dayanamaz... kabul eder... hamamın en sonundaki odayı göstererek ...
'baba şu odada hızla yıkanıp çık, parada istemem. yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar.'
habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. yıkanmaya başlar... ve bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. onunda görünümü fakirdir... ama sadece görünümü... ikinci müşteri kılık değiştirmiş, 4.murad'dır. o gün vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir.
'hele bir bakalım' demiştir, 'bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler?'
ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir.
az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır.. .
hamamcı vezirler der almak istemez... padişah ise, ne olursun der, bastırır ve padişah galip gelir... habib babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, genç padişahın kulağına fısıldar:
'şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. sende sar peştemali beline gir yanına... beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın... ve ekler: 'aman ha! vezirler varlığınızı bilmesinler.'
sonra 4.murad da habib babanın yanına süzülür. beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır...
habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. biraz kirlenmiş gibi gelir ona... allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin tedbil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir...
ve yanındakini, görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden habib baba yumuşak bir sesle konuşur:
'evladım' der, 'sırtın fazlaca kirlenmiş, müsade edersen bir keseleyivereyim.'
padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve bü yük bir haz duyar...
haz duyar, çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.
memnuniyetle habib babanın önünde diz çökerken: 'buyur baba' der, 'ellerin dert görmesin'
bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. habib baba, 4.murad'ın sırtını bir güzel keseler... fakat padişah kuru bir teşekkürle yetinmek istemez.. ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.
'baba' der, 'gel bende senin sırtını keseliyeyim de ödeşmiş olalım.' habib baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle;
'olur evlad' deyip, sultanın önünde diz çöker. bu arada, sultan murad kese yaparken bir yandan da habib babayı yoklar, ağzını arar...
'baba' der, 'görüyormusun şu dünyayı... sultan murad'a vezir olmak varmış...
bak adamlar içerde tef,dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi...'
habib baba sultan murad'ın cümlesini tamamlamasına fırsat bile bırakmaz, kendi hükmünü söyler... sultan murad'ın habib babadan duydukları, ağzı açık bırakıp, keseyi elden düşürten cinstendir:
'be evladım' der, habib baba, 'sultan murad dediğin kimdir? sen asıl alemlerin sultanına kendini sevdirmeye bak ki, o seni sevince sırtını bile sultan murad'a keselettirir.
yaşlı habib baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda istanbul'a gelmiştir.yolculuğ unun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider... niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak... bedenini de ruhuna denk kılmaktır.
fakat hamamcı habib babayı içeri sokmak istemez.
'bugün' der, 'sultan murad'ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.'
habib baba üzülür... rica, minnet eder, yalvarır...
'ne olursun' der, 'kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım.bu tozlu bedenle rabbime ibadet ederken utanıyorum.binbir dil döker.hamamcı ehl-i insaftır... dayanamaz... kabul eder... hamamın en sonundaki odayı göstererek ...
'baba şu odada hızla yıkanıp çık, parada istemem. yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar.'
habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. yıkanmaya başlar... ve bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. onunda görünümü fakirdir... ama sadece görünümü... ikinci müşteri kılık değiştirmiş, 4.murad'dır. o gün vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir.
'hele bir bakalım' demiştir, 'bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler?'
ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir.
az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır.. .
hamamcı vezirler der almak istemez... padişah ise, ne olursun der, bastırır ve padişah galip gelir... habib babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, genç padişahın kulağına fısıldar:
'şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. sende sar peştemali beline gir yanına... beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın... ve ekler: 'aman ha! vezirler varlığınızı bilmesinler.'
sonra 4.murad da habib babanın yanına süzülür. beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır...
habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. biraz kirlenmiş gibi gelir ona... allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin tedbil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir...
ve yanındakini, görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden habib baba yumuşak bir sesle konuşur:
'evladım' der, 'sırtın fazlaca kirlenmiş, müsade edersen bir keseleyivereyim.'
padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve bü yük bir haz duyar...
haz duyar, çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.
memnuniyetle habib babanın önünde diz çökerken: 'buyur baba' der, 'ellerin dert görmesin'
bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. habib baba, 4.murad'ın sırtını bir güzel keseler... fakat padişah kuru bir teşekkürle yetinmek istemez.. ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.
'baba' der, 'gel bende senin sırtını keseliyeyim de ödeşmiş olalım.' habib baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle;
'olur evlad' deyip, sultanın önünde diz çöker. bu arada, sultan murad kese yaparken bir yandan da habib babayı yoklar, ağzını arar...
'baba' der, 'görüyormusun şu dünyayı... sultan murad'a vezir olmak varmış...
bak adamlar içerde tef,dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi...'
habib baba sultan murad'ın cümlesini tamamlamasına fırsat bile bırakmaz, kendi hükmünü söyler... sultan murad'ın habib babadan duydukları, ağzı açık bırakıp, keseyi elden düşürten cinstendir:
'be evladım' der, habib baba, 'sultan murad dediğin kimdir? sen asıl alemlerin sultanına kendini sevdirmeye bak ki, o seni sevince sırtını bile sultan murad'a keselettirir.
devamını gör...
nüzhet gökdoğan
türkiye'nin ilk kadın gökbilimcisi ve ilk kadın dekanıdır.
türkiye'nin ilk bilim kadınlarından olan gökdoğan, 1954-1956 ve 1978-1980 yılları arasında istanbul üniversitesi fen fakültesi dekanlığı yapmıştır. 1958 yılından itibaren 22 yıl astronomi kürsüsü başkanlığı yapmıştır. aynı zamanda istanbul üniversitesi fen fakültesi astronomi kürsüsü'nün ilk türk doçenti olma unvanını da taşır. fen fakültesi kayıtlarındaki bir numaralı doktora tezi nüzhet gökdoğan'a aittir.
nüzhet gökdoğan, tübitak ulusal gözlemevi'nin kuruluş aşamasında aktif rol almıştır. yaşamı boyunca 6 ders kitabı çevirip 3 ders kitabı da yazmıştır. akademik yaşamında 13 bilimsel makalesi yayınlanmıştır.
24 nisan 2003 tarihinde vefat etmiştir.
türkiye'nin ilk bilim kadınlarından olan gökdoğan, 1954-1956 ve 1978-1980 yılları arasında istanbul üniversitesi fen fakültesi dekanlığı yapmıştır. 1958 yılından itibaren 22 yıl astronomi kürsüsü başkanlığı yapmıştır. aynı zamanda istanbul üniversitesi fen fakültesi astronomi kürsüsü'nün ilk türk doçenti olma unvanını da taşır. fen fakültesi kayıtlarındaki bir numaralı doktora tezi nüzhet gökdoğan'a aittir.
nüzhet gökdoğan, tübitak ulusal gözlemevi'nin kuruluş aşamasında aktif rol almıştır. yaşamı boyunca 6 ders kitabı çevirip 3 ders kitabı da yazmıştır. akademik yaşamında 13 bilimsel makalesi yayınlanmıştır.
24 nisan 2003 tarihinde vefat etmiştir.
devamını gör...
squat
diz ağrısına birebir çözüm getiren spor. yeni başladıysanız * üst bacak ağrısından dizinizin ağrısını unutuyorsunuz.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının lakapları
kıvırcık. *
devamını gör...

