efendim dönüyorum geliyorum birşeyler yazayım diyorum ne yazsam bu yazara az diyorum siliyorum gidiyorum işte böyle bir yazar sığmıyor kelimelere tanımları .
devamını gör...

şimdiden hazırlığımı yapayım da.

sitedeki eş dağılım pastasını mafyalaştırmışlar. armullah, cabbar, ermo, iko, melissho gibi isimler yönetiyor bunu.

bu adamlara ücret ödemeden, sözlük kızları ile tanışma hayalleri kurmayın boşa. ben de bu yollardan geçtiğim için ayıktırmak istiyorum yenileri. bunlarla uğraşamazsınız, çok pis saldırırlar.

gidip armullah hocama paşa paşa yıllık 6000 tl tutarındaki aidatı yatıracaksınız.
sonra ekipten bazı kişilere yönlendiriyor o. sistem basit işliyor fakat etkili.

bu çete çok büyük. ellerinde bir kaç kız bile var.

parayı ödedikten sonra, ben veya sözlükte bilinen 3-4 yazar sizin boş nickaltınıza girip methiyeler düzüyor.

açtığınız tırt başlıkların altına gidip çok güldüğümüzü ve kesinlikle farklı bir yazar olduğunuzu yazıyoruz. önceden ayarlanmış kızlarla sahte sözlük aşkları yaşıyormuşsunuz izlenimi veriyoruz.

sonrasında bahtınız açılıyor zaten. bu adamda kesin bir iş vardır diye sizinle tanışmak istiyor olaydan habersiz masum kızlar.

başlarda kanım donmuştu bu iğrenç sisteme lakin alıştım zamanla. kapitalizmin girmediği alan kalmamış.

verin 6000 tl, rahat edin derim ben. bunlarla savaşılmaz.
devamını gör...

ikisini söylemeyenler, bu alemin kralıdir dostlar.
devamını gör...

breaking bad hank ıle evlenirdim. aşırı komik bir adam.
devamını gör...

van gogh sarısının sahibidir. tablolarındaki renk yoğunluğu, van gogh 'un renklere olan tutkusundan gelir. öyleki gogh' un bazı zamanlar boyalarını yediği söylenir. kendisi zamanın ötesinde olan birçok dahi gibi, zamanının çok sonrasında değeri anlaşılmış sanat dehasıdır.
devamını gör...

gözünü kapattığında içerde kimsenin kalmaması.
devamını gör...

esmer ya da kumralsanız 2-0 önde başlayacağınız göz renkleri.
devamını gör...

whatsapp muadili mesajlaşma programı, çok güvenli olduğu iddia ediliyor, uzaylı elon musk tarafından da tavsiye edilmiş.
devamını gör...

kendi kalbini kırarak.
devamını gör...

yağmur.
devamını gör...

daha çok uzağa gidin.
devamını gör...

bir üst noktası sarıldığınız bireyin kokusunun sizin üzerinize sinmesidir.
devamını gör...

azıcık benim de sebep olduğum yürümeme problemi. bazı başlıklarda üç aşağı beş yukarı benim yazacağım şeyleri yazan yazarlar var. hal böyle olunca aynı tanımı tekrar yazmanın bir manası yok diyerek beğeni verip çıkıyorum başlıktan.
devamını gör...

*
emoji gözüküyor mu bilmiyorum genelde şu el işaretiyle başlarlar ve devam eder.
devamını gör...

haluk levent'in 1993 yılında çıkardığı yollarda kasedinde yer alan güzel bir şarkı.
benim de şu dünyaya gelişim
hey canım
rinna nay.
devamını gör...

pencereyi kapama
gök dolabilir içeri
sen neyi görebilirsin
ıslak bir bulutun ağışını mı

pencereyi kapama
kuş dolabilir içeri
sen neyi taşıyabilirsin
kırık bir dalın yükünü mü

pencereyi aç
soluğun çıksın dışarı
sen büyütmedin mi ciğerinde onu
kokusu hayatı yıkasın diye

pencereyi aç
sesin sarsın dünyayı
duyulur elbet ta ötelerden
yürek kendini tanır.

(bkz: arkadaş zekai özger)
devamını gör...

atatürk kurtuluş savaşı yıllarında islam hakkında olumlu şeyler söylemiştir hatta meclisin açılışı duayla falan olmuştur, atatürk savaş sırasında camilerde hutbede vaaz vermiştir. ancak türkiye cumhuriyeti ilan edilip atatürk bütün gücü eline aldığı zaman(bu yıllar 1930'lu yıllara denk geliyor.) kendisinin islam hakkındaki görüşleri 180 derece değişiveriyor.

evet karabekir, arap oğlunun yavelerini türk oğullarına öğretmek için kur’ân’ı türkçeye çevirttireceğim. ve böylece de okutacağım. ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler' - kazım karabekir paşaların kavgası

''“ahlaksız bir arap'ın dini görüşlerinden oluşan islam artık ölmüştür. belki çöldeki göçebe kabilelerine uygun olmuş olabilir, ama gelişmekte olan modern bir ülke için değil.. dine ihtiyaç duyan bir yönetici korkaktır. hiçbir korkak, yönetici olmamalıdır." (grey wolf, mustafa kemal, an ıntimate study of a dictator, h.c. armstrong, sayfa 241, 1934)

fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. m. kemal (kaynak: söylev ve demeçler, cilt 1, s 389. (1 kasım 1938'deki son meclis konuşması)

gerçekte dinleri konusunda halkın hiçbir fikri yoktur, din dediği şey, bilinmeyen inanç dizgelerine ve gizle karışık emellere kör bağlılıktan başka birşey değildir. m. kemal (kaynak: atatürkün el yazmaları, medeni bilgiler, afet inan)

tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla utanmaksızın tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur. m. kemal (kaynak: atatürkün el yazmaları, medeni bilgiler, afet inan)

natür (tabiat) insanları üretti, onları kendisine taptırdı da… m. kemal (kaynak: atatürkten düşünceler, derleyen: prof. enver ziya)

ali kılıç (istiklal mahkemeleri savcısı)anlatıyor: “meclise geldik. bir de müezzin geldi. müezzin ezan okudu. meclis kapısından içeri girdiğimiz zaman atatürkün önüne sırmalı elbiseler giyinmiş bir imam dikildi. atatürk ne istediğini sordu. imam ellerini kaldırarak: “dua etmeden girilmez!” dedi. atatürk, “bu yurt askerin süngüsü ile kurtarıldı ve bu meclis onun gayretiyle kuruldu. yoksa senin duanla değil! çekil oradan!” dedi ve imamı eliyle iterek meclise girdi.” (kaynak: kemal arıburnu, atatürkten anekdotlar-anılar)

türkler, arapların dinini kabul etmeden evvel büyük bir milletti. arap dinini kabul ettikten sonra türk milletinin milli rabıtaları gevşedi; milli hisleri ve heyecanı uyuştu. bu pek tabii idi. çünkü muhammed’in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde, bir arap milleti siyasetine müncer oluyordu. m. kemal (kaynak: medeni bilgiler ve atatürkün el yazmaları, afet inan, türk tarih kurumu basımevi, ankara 1969, s 364-365)

insanlar ilk devirlerinde pek acizdi. kendilerini koruyamıyorlar, hiçbir hadisenin de sebebini bilmiyorlardı. kendilerini koruyacak bir kuvvet aradılar. nihayet insanlık vicdanında bir kuvvet yarattı. o da işte allah’tır. herşeyi ondan beklediler, ondan istediler. hastalıktan, felaketten korunmayı hep allah’larından istediler. fakat modern çağlarda insan herşeyi allah’tan beklemedi. ancak toplumdan bekledi. her şeyin koruyucusu insan cemiyetidir. bizi koruyan, refah içinde yaşatan toplumdur. m. kemal (kaynak: enver behnan şapolyo, atatürk ve milli mücadele tarihi, 1932, s 305.)

muhammed’in peygamberliğinin başlangıcına dair birçok eski rivayetler vardır. bunlar artık efsanelere karışmıştır. hakikatte peygamberin ilk söylediği kuran ayetinin ne olduğu malum ve belki de mazbut değildir. kuran sureleri muhammed’e açık semada peyda olmuş bir şimşek gibi günün birinde, birdenbire bir taraftan inmiş değillerdi. muhammed’in söylediği sureler uzun bir devirde dini düşüncelerinin ürünü olmuştur. muhammed, bu surelere birçok çalıştıktan ve incelemeler yaptıktan sonra edebi şeklini vermiştir. m. kemal (kaynak: afet inan, atatürkün el yazmaları, 2000'e doğru dergisi, 8. sayı, s 15-16.)

benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. m. kemal (kaynak: andrew mango, atatürk, s 447.)
devamını gör...

giresun'da yaşayan küçücük bir bebek güneş, sma hastası, ailesi tedavisi için bir kampanya başlatmış. tedavisi için gereken paranın %14ü toplanmış.
twitter'da ve instagram'da; guneseumutol hesaplarından ulaşılabilir kampanyaya, instagramda geliri güneş'in tedavisinde kullanılmak üzere bir de alışveriş sayfası açılmış. belki destek olmak istersiniz.
devamını gör...

monty hall problemi, ünlü bir olasılık bulmacasıdır. bir yarışma programında olduğunuzu ve önünüzde üç tane kapı bulunduğunu varsayalım. bu üç kapının ikisinin ardında birer keçi, ve bir tanesinin ardında ise bir araba bulunmaktadır. sizden bu üç kapıdan birini seçmeniz isteniyor. sunucu, hangi kapıda ne olduğunu biliyor ve size arkasında keçi olan kapılardan birisini açıyor. bu aşamada seçiminizi değiştirebilirsiniz, ancak değiştirmek sizin yararınıza mıdır?

çoğu insan seçimini değiştirmenin fark etmediğini ve %50 şansının olduğunu düşünür, ancak bu yanlıştır. seçiminizi değiştirmek her zaman arabayı bulma olasılığınızı arttırır. peki nasıl?

varsayalım ki bu üç kapının ilkinde araba, ikinci ve üçüncüsünde ise keçi var.

ilk kapıyı seçtiğinizde arabayı seçmiş olursunuz. diğer kapılardan birisi açılır ve eğer siz kararınızı değiştirirseniz, karar değiştirmek size kaybettirir.

ikinci kapıyı seçtiğinizde keçilerden birini seçmiş olursunuz. sunucu arkasında keçi olan diğer kapıyı açmak zorundadır. bu durumda karar değiştirmek size kazandırır.

üçüncü kapıyı seçtiğinizde yine keçilerden birini seçmiş olursunuz. sunucu tekrar arkasında keçi olan ikinci kapıyı açmalıdır. bu durumda karar değiştirmek size yine kazandırır.

bu üç olasılığın sonucunda seçimin değiştirilmesi 2/3 oranda kazandırır. bir diğer bakışla, yarışmacının seçimini değiştirmesi durumunda her zaman ilk seçiminin tersini elde edeceği çıkarımını yapabiliriz. ilk seçimin keçi olması olasılığı, araba olması olasılığından daha fazla olduğu için; seçimin değiştirilmesi her zaman daha avantajlıdır.

buradan pek çok kez oynayarak bu olasılığı gözlemleyebilirsiniz
devamını gör...

''yuro'' demeyi tercih eden insandır. ben de açıkçası ''yuro'' demeyi daha çok severim.


büyük düşünürün de dediği gibi ''herkesin hayatına kimse karışamaz''.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim