muhabbet kuşu
daha iki haftalık bir yavrucukken gelen ve on yıl bizimle yaşayan minik, ağzı laf dolu arkadaşımdı bir tanesi. son kez gözlerime bakıp gözünü yumuşunu unutmuyorum hiç. 15 yıl oldu nerdeyse hala özlerim.
devamını gör...
insan neden okumalı sorunsalı
okuyan bir insanın esprisi de bir espriyi anlaması da farklı olur.
okumamış bir insanla sohbetin bile farklı olur.
konuşma tarzı, hareketleri, alışkanlıkları,
insanlarla olan ilişkileri bile farklı olur.
o yüzden okumak önmli ve güzel şey.
okumamış bir insanla sohbetin bile farklı olur.
konuşma tarzı, hareketleri, alışkanlıkları,
insanlarla olan ilişkileri bile farklı olur.
o yüzden okumak önmli ve güzel şey.
devamını gör...
sevdiğin insanı terk etmek
bazı gidişler sevgisizlikten değil, çaresizliktedir. sevmek bazen yetmiyor. hatta sevmek çoğu zaman yetmiyor. saygı, saygı, saygı... tüm ilişkilerin kökünde olmazsa olmazdır. saf sevgi diye kurulan çoğu ilişkinin hırsı vardır, sevgiye güvenme hırsı. bu hırs sevgiyi gösterene sınanma olarak döner. seven alttan alır sevilen sevgiden güç alarak haddinden fazlasına talip olur. sonra ne mi olur? kendini değersiz hisseden bir tükenmişlik. o yüzden ilişkiler kangren olmadan bitmeli. bu noktaya gelinmek istemiyorsa insanlar “saygı”yı sevginin önüne koymalı. unutmayın! herkesi sevmek zorunda değilsiniz ama saygı duymak zorundasınız. bir gün sevgi biterse kaliteli bitsin diye saygı köklerden gelmeli.
devamını gör...
ben sana mecburum
en sevdiğim şiirdir. ayrıca birisine okuduğum ilk şiirdir. benim için anlamı büyüktür yani. en sevdiğim dizeleri de şunlardır:
"ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldanıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin".
"ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldanıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin".
devamını gör...
30 mayıs 2021 sedat peker'in 8. videosu
sedat peker 8. bölüm iddialar özet akşı:
1. rte'ye seslendi: beni ajanlıkla itham ettin. çevreni sarmışlar hiçbir şeyden haberin yok. ben vatan haini değilim. bunu en iyi sen biliyorsun. senin hiçbir gücün yokken ben vardım. onların hiçbiri yoktu. sonraki videoda helalleşeceğiz.
2. karşı taraf çok genişledi. aklımı tatilden geri çağırdım.
3. ben uyuşturucu ve faili meçhuller konusunda devleti suçlamaktan kaçındım. aksine şahısların suçlarını söyledim. devleti yargılatmaya çalışmadım. o yüzden türkiye'ye operasyon çekiyor diyemezsiniz.
4. herkesi gider alırız diyorsunuz. abd'nin "ortadoğu'nun uyuşturucu patronu" diye tanımladığı halil falyalı'yı neden almıyorsunuz? tr'de de yasadışı kumardan aranıyor. ama onda kasetler var. herkesi çekmiş o da. (falyalı'da birilerine yönelik şantaj videoları olduğunu söylüyor)
5. ben kaset yayımlamam, sapık mıyım ben? ama beni boşa düşürecek şeyler yapmaya kalkarsanız kendimi de mahcup ettirmem.
6. kutlu adalı cinayetiyle ilgili aihm'de açılan dava nedeniyle zaman aşımı ortadan kalkabilir, sorumlular yargılanabilir. (kendince bir hukuki yorum yapıyor)
7. ben zaten pkk tarafından tehdit ediliyorum. koruma için dhkpc'nin tehdidine ihtiyacım yok. ss, koruma polislerini beni dinlesin diye yerleştirdiğini iddia ediyor ama dosyada hiçbir ifadeleri yok. yurtdışına gitmedi dediği bu polisler 7-8 ay benimle birlikte yurtdışında kaldı.
8. tecavüz iddialarını fetöcü polisler benden şantajla para almak için uydurdular. o polisler şu an fetöden cezaevinde.
9. herkesi fetöcülükle itham ederek devlete olan güveni sarsıyorsunuz. (ss'nin cb olmaya çalıştığını, eylemlerinin ardında bu hedefin olduğunu iddia ediyor).
10. habertürk'teki gazetecilere (yanardağ ve saymaz) sesleniyor: adam 2,5 saat konuştu. o programı terk etmeliydiniz. saymaz ve yanardağ namuslu gazetecidir ama tezgaha geldiler.
11. silivri emn. müd. hakan çalışkan, ss onu arattıktan 3 saat sonra intihar etti.
12. çev. şeh. bak.'daki erdal kayapınar hakkında fetö soruşturması olduğu halde (belgesini yayımlamıştı) açığa alınmadı veya yeri değiştirilmedi. (bu kişinin sadık soylu tarafından ihbar edildiğini, daha sonra bu dosyanın kapatılıp kayapınar'ın esir alındığını iddia etmişti).
13. türkiye'nin kürtlere daha iyi davranması, onlara sahip çıkması gerekirdi. o bölge bilinçli olarak fakir bırakıldı. aksine kalkındırılması gerekirdi.
14. cezaevlerinde kadınlara çıplak aramalar yapıldı.
(suriye konusuna girmek için önce kürt ve alevi meselesine değindi)
15. mit tırlarından bahsederken: sp suriye'deki türkmenlere silah ve cephane göndermek için bir proje başlatmış. devlet bu iş için araç sağlamış. bu sevkiyata sadat tarafından organize edilen başka araçlar da eklenmiş. sp'nin adıyla giden ama sp'yle ilgisi olmayan araçlarmış.
16. sadat'ın organize ettiği bu tırlar terörist örgüt el-nusra'ya gönderilmiş.
17. suriye'yle milyarlarca dolarlık kaçak petrol, araç, alüminyum, bakır vb. emtia ticareti yapıldığını, bu işin organizatörünün cb idari işler başkanı metin kıratlı olduğunu söyledi.
18. suriye ticareti için metin kıratlı'dan onay alındıktan sonra ethem sancak'ın yeğeni olan mt grup şirketlerinden murat sancak ve ramazan öztürk'ün onayı alınması gerekiyormuş.
19. daha sonra da el-nusra para sorumlusu ebu abdurrahman devreye giriyormuş.
20. berat albayrak, beylikdüzü'nde ethem sancak'ın yeğeni murat sancak'ın evinde kalıyormuş. bu kişilere berat'ın ekibi diyor.
21. el-nusra gibi yapılarla yapılan bu gizli ticaretin geliri devlet kaydına girmiyormuş, adı geçen şahısların kontrolündeymiş.
22. bakanlığı döneminden itibaren ülkedeki çoğu büyük şirket ve holdingin sigorta işleri ss'nin şirketine verilmiş.
(ss'ye yine tasma göndermesi yaptı ve konuşması boyunca yine kom daire başkanı resul holoğlu'na işaret etti.)
23. libya ulusal mutabakat hükümeti lideri serrac'la yapılan görüşmede rte bütün ihaleleri alacak şirketleri tek tek belirtmiş (kendi çevresindeki şirketler). libya'lı sermaye çevreleri buna itiraz edince serrac o dönem istifa etmek zorunda kalmış.
24. bu videoları önce sinirlendiği için yapmaya başlamış ama mesele artık kişisel olmaktan çıkmış. bunlar için sabaha kadar okuyormuş. "darağacına gitmeye hazırım" dedi.
25. (yanlış anlamadıysam cyrano de bergerac'ın bir şiirine gönderme yaptı. nereye gönderme yaptığını tam anlayamadım. kastettiği bergerac'ın kendi eseri mi yoksa bergerac hakkında edmond rostanda tarafından yazılmış tiyatro oyunu mu bilmiyorum.)
26. dekor: zülfikar, pusula, dünya küresi, masada açılmamış zarflar ve arkada mario puzo'nun "aile" kitabı.
1. rte'ye seslendi: beni ajanlıkla itham ettin. çevreni sarmışlar hiçbir şeyden haberin yok. ben vatan haini değilim. bunu en iyi sen biliyorsun. senin hiçbir gücün yokken ben vardım. onların hiçbiri yoktu. sonraki videoda helalleşeceğiz.
2. karşı taraf çok genişledi. aklımı tatilden geri çağırdım.
3. ben uyuşturucu ve faili meçhuller konusunda devleti suçlamaktan kaçındım. aksine şahısların suçlarını söyledim. devleti yargılatmaya çalışmadım. o yüzden türkiye'ye operasyon çekiyor diyemezsiniz.
4. herkesi gider alırız diyorsunuz. abd'nin "ortadoğu'nun uyuşturucu patronu" diye tanımladığı halil falyalı'yı neden almıyorsunuz? tr'de de yasadışı kumardan aranıyor. ama onda kasetler var. herkesi çekmiş o da. (falyalı'da birilerine yönelik şantaj videoları olduğunu söylüyor)
5. ben kaset yayımlamam, sapık mıyım ben? ama beni boşa düşürecek şeyler yapmaya kalkarsanız kendimi de mahcup ettirmem.
6. kutlu adalı cinayetiyle ilgili aihm'de açılan dava nedeniyle zaman aşımı ortadan kalkabilir, sorumlular yargılanabilir. (kendince bir hukuki yorum yapıyor)
7. ben zaten pkk tarafından tehdit ediliyorum. koruma için dhkpc'nin tehdidine ihtiyacım yok. ss, koruma polislerini beni dinlesin diye yerleştirdiğini iddia ediyor ama dosyada hiçbir ifadeleri yok. yurtdışına gitmedi dediği bu polisler 7-8 ay benimle birlikte yurtdışında kaldı.
8. tecavüz iddialarını fetöcü polisler benden şantajla para almak için uydurdular. o polisler şu an fetöden cezaevinde.
9. herkesi fetöcülükle itham ederek devlete olan güveni sarsıyorsunuz. (ss'nin cb olmaya çalıştığını, eylemlerinin ardında bu hedefin olduğunu iddia ediyor).
10. habertürk'teki gazetecilere (yanardağ ve saymaz) sesleniyor: adam 2,5 saat konuştu. o programı terk etmeliydiniz. saymaz ve yanardağ namuslu gazetecidir ama tezgaha geldiler.
11. silivri emn. müd. hakan çalışkan, ss onu arattıktan 3 saat sonra intihar etti.
12. çev. şeh. bak.'daki erdal kayapınar hakkında fetö soruşturması olduğu halde (belgesini yayımlamıştı) açığa alınmadı veya yeri değiştirilmedi. (bu kişinin sadık soylu tarafından ihbar edildiğini, daha sonra bu dosyanın kapatılıp kayapınar'ın esir alındığını iddia etmişti).
13. türkiye'nin kürtlere daha iyi davranması, onlara sahip çıkması gerekirdi. o bölge bilinçli olarak fakir bırakıldı. aksine kalkındırılması gerekirdi.
14. cezaevlerinde kadınlara çıplak aramalar yapıldı.
(suriye konusuna girmek için önce kürt ve alevi meselesine değindi)
15. mit tırlarından bahsederken: sp suriye'deki türkmenlere silah ve cephane göndermek için bir proje başlatmış. devlet bu iş için araç sağlamış. bu sevkiyata sadat tarafından organize edilen başka araçlar da eklenmiş. sp'nin adıyla giden ama sp'yle ilgisi olmayan araçlarmış.
16. sadat'ın organize ettiği bu tırlar terörist örgüt el-nusra'ya gönderilmiş.
17. suriye'yle milyarlarca dolarlık kaçak petrol, araç, alüminyum, bakır vb. emtia ticareti yapıldığını, bu işin organizatörünün cb idari işler başkanı metin kıratlı olduğunu söyledi.
18. suriye ticareti için metin kıratlı'dan onay alındıktan sonra ethem sancak'ın yeğeni olan mt grup şirketlerinden murat sancak ve ramazan öztürk'ün onayı alınması gerekiyormuş.
19. daha sonra da el-nusra para sorumlusu ebu abdurrahman devreye giriyormuş.
20. berat albayrak, beylikdüzü'nde ethem sancak'ın yeğeni murat sancak'ın evinde kalıyormuş. bu kişilere berat'ın ekibi diyor.
21. el-nusra gibi yapılarla yapılan bu gizli ticaretin geliri devlet kaydına girmiyormuş, adı geçen şahısların kontrolündeymiş.
22. bakanlığı döneminden itibaren ülkedeki çoğu büyük şirket ve holdingin sigorta işleri ss'nin şirketine verilmiş.
(ss'ye yine tasma göndermesi yaptı ve konuşması boyunca yine kom daire başkanı resul holoğlu'na işaret etti.)
23. libya ulusal mutabakat hükümeti lideri serrac'la yapılan görüşmede rte bütün ihaleleri alacak şirketleri tek tek belirtmiş (kendi çevresindeki şirketler). libya'lı sermaye çevreleri buna itiraz edince serrac o dönem istifa etmek zorunda kalmış.
24. bu videoları önce sinirlendiği için yapmaya başlamış ama mesele artık kişisel olmaktan çıkmış. bunlar için sabaha kadar okuyormuş. "darağacına gitmeye hazırım" dedi.
25. (yanlış anlamadıysam cyrano de bergerac'ın bir şiirine gönderme yaptı. nereye gönderme yaptığını tam anlayamadım. kastettiği bergerac'ın kendi eseri mi yoksa bergerac hakkında edmond rostanda tarafından yazılmış tiyatro oyunu mu bilmiyorum.)
26. dekor: zülfikar, pusula, dünya küresi, masada açılmamış zarflar ve arkada mario puzo'nun "aile" kitabı.
devamını gör...
bir ihtiyacın olursa çekinme
karşındakinin senin mahcubiyetini hissetmesinden kaynaklıdır. bugün sana, yarın bana şeklinde bakarlar dünyaya. "ben senin için her zaman buradayım, elimden geleni yaparım, lütfen sen de yardım istemekten çekinme" demektir. insana değerli hissettirir. ülkemizde yardım istemek nedense utanılacak bir şeymiş gibi algılanıyor. yardıma ihtiyacın olduğunda yardım isteyebilecek olmak da bir erdemdir bence. bazı şeyleri aştığınızı gösterir. kaldı ki eğer çevrenizde böyle insanlar varsa da çok şanslısınız demektir.
devamını gör...
apifobi
t: küçükken yuvalarını oymam hasebiyle*, biri kulağımı biri de çenemi ısırmıştı, o gün bugündür sahip olduğum fobi.
ayı gördüm; bozuntuya vermedim, yılan gördüm; kaçmadım, domuz sürüsü gördüm; korkmadım, köpekler tarafından istiklal caddesi'nde kovalandım; umursamadım, bu tırışka mahluku gördüğüm an koşarak türkiye turu atabilirim. yeter ki benden uzak dursun. saygımdan bal yemiyorum, gelip beni bulmayın sevgili arılar.
ayı gördüm; bozuntuya vermedim, yılan gördüm; kaçmadım, domuz sürüsü gördüm; korkmadım, köpekler tarafından istiklal caddesi'nde kovalandım; umursamadım, bu tırışka mahluku gördüğüm an koşarak türkiye turu atabilirim. yeter ki benden uzak dursun. saygımdan bal yemiyorum, gelip beni bulmayın sevgili arılar.
devamını gör...
telefonu kapatmak için üretilen bahaneler
karşı taraf fark ederse elde patlayacak bahaneler. bence direkt 'yeter bu kadar konuştuğun kapat telefonu' deyin gitsin. bu şekilde karşı taraf bir dahaki aramada kısa kesmesi gerektiğini anlayacaktır diye düşünüyorum. anlamazsa kandırmaya devam. o zaman ben de şu bahaneyi bırakayım; misafir geldi onlarla ilgilenmem gerek, sonra konuşuruz.
devamını gör...
youtube premium
reklamsızlıktan para kazanılan yöntem.
devamını gör...
dizi tarihinin en zeki karakteri
sherlock holmes yazanı dövüyorlar mı?
devamını gör...
kur'an'da kadına vurma ayeti
kuran'da geçen nisa 34'dür.
yüzyıllarca osmanlı'da bile tefsirlerde "vurmak" olarak geçmiş, kimse dini tahrip etmemiştir.
ama baktılar birileri kadın hakları diyor, insan hakları diyor, hümanizm diyor.
hemen bazı "yenilikçi" din adamları çıktı.
dediler ki yok bu kelime "darabedir durabedir" kökü şudur budur, 78 tane anlama gelir. bu da "yatak ayırmak" anlamına gelir. he kardeşim he çocuk kandırıyorsunuz. aptalız biz.
bırakın. çocuk muyuz. din işte. neyse o.
şekillendirip durmayı kesin artık.
yüzyıllarca osmanlı'da bile tefsirlerde "vurmak" olarak geçmiş, kimse dini tahrip etmemiştir.
ama baktılar birileri kadın hakları diyor, insan hakları diyor, hümanizm diyor.
hemen bazı "yenilikçi" din adamları çıktı.
dediler ki yok bu kelime "darabedir durabedir" kökü şudur budur, 78 tane anlama gelir. bu da "yatak ayırmak" anlamına gelir. he kardeşim he çocuk kandırıyorsunuz. aptalız biz.
bırakın. çocuk muyuz. din işte. neyse o.
şekillendirip durmayı kesin artık.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
müthiş muazzam bir yayın olacağı her halinden belli. 90lar.. en sevdiğim.
devamını gör...
billy sheehan
gezegenimizde ender bulunabilecek, eşlikten ziyade baya lead gibi çalan ve inanılmaz bir tekniği olan bas gitaristlerden.
(bkz: mr. big)
(bkz: the winery dogs)
(bkz: mr. big)
(bkz: the winery dogs)
devamını gör...
sözlüğün kalitesinin çok düşmesi
bu durumu kalitenin düşmesinden ziyade kalitenin hiç artmaması olarak kabul ediyorum.
bu durum hakkında birkaç kelâm etmek istiyorum.
şöyle ki;
karma puan bahsi
bu sistemin varlığı, girilen tanımlarda nitelin değil nicelin daha önemli olduğunu söylüyor bize.
yazarlar bir yarış halinde, üç dört kelimeden ibaret anlık düşündüğünü tanım olarak giriyor.
bu da kaliteyi düşüren yegane sebeplerden biri.
karma sisteminin puanlama metodu, nitelikli tanımlara daha kıymet verecek şekilde yeniden düzenlenmeli diye düşünüyorum.
hiç olmasa da olur da hadi neyse yazma motivasyonunu arttırıyor diyelim.
evet, bilgi kategorisi bunun için yapıldı, gayette iyi oldu.
#317930 tanımda dediğim gibi (bkz: yetmez ama evet). yetmedi.
el emeği göz nuru tanımlar giren yazarlara adres olarak wikipedia'yı göstermek
bu durum epey can sıkıcı olmaya başladı. peki bunu yaparken ne gibi bir argüman sunuluyor? biz buraya kafa dağıtmaya, eğlenmeye geliyoruz deniliyor.
tamam ne güzel hep birlikte kafa dağıtalım.
kafa dağıtma, kafa dağıtma peki neymiş bu kafa dağıtma?
(bkz: bir kezbanla karşılaşıldığında yapılması gerekenler)
(bkz: kafa sözlük'te kızların teklif etmesi)
(bkz: kadın dediğin ince belli ve bakımlı olmalı diyen erkek)
burada asıl sıkıntı bu başlıkların açılıp tanımların girilmesinden çok, bu tanımları girenlerin kendini haklı ilan ederek bilgi tanımları girenlere yallah wikipedia'ya diyerek yol göstermesi olsa gerek.
çaylak(!) yazarlara yapılan adaletsizlik
hukukta temel bir ilke vardır. kanunların geriye yürümezliği ilkesi, kazanılan hakkın geriye alınamayacağı gibi de yorumlanır.
dört beş tane tanım girmesine rağmen kaliteleriyle kendilerini açıp açıp okutturan yazarlar bir gecede çaylak oldu. böyle insanları yazarlıktan çaylaklık mertebesine düşürmek hiç yakışık almadı.
bana yapılan bir eylem olsa bu, 100 karma puanı falan umrumda olmadan bir daha yazmazdım herhalde.
ayrıca;
kalemi sağlam, bilgilerinden nasiplendiğimiz yazarlara şükranlarımı sunuyorum.
mahrum etmeyin bendenizi yazılarınızdan. yazmaya devam ediniz.
kısa bir ekleme: işbu tanım, öznel görüşleri yansıtmakta olup, tartışılmaya her daim açıktır.
bu durum hakkında birkaç kelâm etmek istiyorum.
şöyle ki;
karma puan bahsi
bu sistemin varlığı, girilen tanımlarda nitelin değil nicelin daha önemli olduğunu söylüyor bize.
yazarlar bir yarış halinde, üç dört kelimeden ibaret anlık düşündüğünü tanım olarak giriyor.
bu da kaliteyi düşüren yegane sebeplerden biri.
karma sisteminin puanlama metodu, nitelikli tanımlara daha kıymet verecek şekilde yeniden düzenlenmeli diye düşünüyorum.
hiç olmasa da olur da hadi neyse yazma motivasyonunu arttırıyor diyelim.
evet, bilgi kategorisi bunun için yapıldı, gayette iyi oldu.
#317930 tanımda dediğim gibi (bkz: yetmez ama evet). yetmedi.
el emeği göz nuru tanımlar giren yazarlara adres olarak wikipedia'yı göstermek
bu durum epey can sıkıcı olmaya başladı. peki bunu yaparken ne gibi bir argüman sunuluyor? biz buraya kafa dağıtmaya, eğlenmeye geliyoruz deniliyor.
tamam ne güzel hep birlikte kafa dağıtalım.
kafa dağıtma, kafa dağıtma peki neymiş bu kafa dağıtma?
(bkz: bir kezbanla karşılaşıldığında yapılması gerekenler)
(bkz: kafa sözlük'te kızların teklif etmesi)
(bkz: kadın dediğin ince belli ve bakımlı olmalı diyen erkek)
burada asıl sıkıntı bu başlıkların açılıp tanımların girilmesinden çok, bu tanımları girenlerin kendini haklı ilan ederek bilgi tanımları girenlere yallah wikipedia'ya diyerek yol göstermesi olsa gerek.
çaylak(!) yazarlara yapılan adaletsizlik
hukukta temel bir ilke vardır. kanunların geriye yürümezliği ilkesi, kazanılan hakkın geriye alınamayacağı gibi de yorumlanır.
dört beş tane tanım girmesine rağmen kaliteleriyle kendilerini açıp açıp okutturan yazarlar bir gecede çaylak oldu. böyle insanları yazarlıktan çaylaklık mertebesine düşürmek hiç yakışık almadı.
bana yapılan bir eylem olsa bu, 100 karma puanı falan umrumda olmadan bir daha yazmazdım herhalde.
ayrıca;
kalemi sağlam, bilgilerinden nasiplendiğimiz yazarlara şükranlarımı sunuyorum.
mahrum etmeyin bendenizi yazılarınızdan. yazmaya devam ediniz.
kısa bir ekleme: işbu tanım, öznel görüşleri yansıtmakta olup, tartışılmaya her daim açıktır.
devamını gör...
ihmal sendromu
neglect sendromu olarak da bilinen posterior parietal kortekste hasar sonucu oluşan rahatsızlığa verilen isimdir.
bu hastalarda hasarlı tarafın karşı tarafındaki kısmını ihmal eder.
örneğin;
sol elini,sol kolunu,vücudunu kullanmaktan kaçınır.
tıraş olduğu zaman sol tarafını tıraş etmez veya yıkamaz.
ancak dokunma duyusu kaybolmaz yani sol tarafında bir yere iğne batırıldığı takdirde hasta onu hissedebilir.
bu hastalarda hasarlı tarafın karşı tarafındaki kısmını ihmal eder.
örneğin;
sol elini,sol kolunu,vücudunu kullanmaktan kaçınır.
tıraş olduğu zaman sol tarafını tıraş etmez veya yıkamaz.
ancak dokunma duyusu kaybolmaz yani sol tarafında bir yere iğne batırıldığı takdirde hasta onu hissedebilir.
devamını gör...
bahar
en sevdiğim mevsimdir. bahsedilen ilkbahar mı yoksa sonbahar mı emin değilim açıkçası ama ben hangisini daha çok sevdiğime karar veremiyorum zaten çaktırmayalım en sevdiğim diyip geçelim*. havaların ne çok soğuk ne çok sıcak yani en güzel olduğu mevsimlerdir ayrıca benim gibi her türlü ceket-mont-hırka giymeyi sevenler için de mükemmel bi fırsattır bu dönemler.
devamını gör...
sözlük radyosu bayram sabahı yayını
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
kimseler görmedi ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim.
ömür hanımla güz konuşmaları/şükrü erbaş
ömür hanımla güz konuşmaları/şükrü erbaş
devamını gör...
medusa
kainatın, tanrılar tarafından bölüşüldüğü çağlarda, medusa adında güzelliğiyle herkesi kıskandıran, aynı zamanda bütün tanrıları kendisine aşık eden bir kız yaşarmış. medusa o kadar güzel bir kızmış ki yeryüzünde güzelliğiyle ona rakip olabilecek başka bir kadın bulmak mümkün değilmiş. bu yüzden derlermiş ki; yeryüzünde bütün kadınlar bu güzelliği yüzünden medusa'yı kıskanırmış. işte bu güzel medusa kendisini tanrılara adamış ve iki kız kardeşi ile birlikte baş tanrı zeus'un en sevdiği kızı zekâ tanrıçası athena'ya ait bir tapınakta yaşarmış. phorkus ve keto'nun kızları olan bu üç kız kardeşten medusa'nın haricinde diğer ikisi ölümsüzmüş. kendi tapınağında yaşayan bu güzel kızı gören athena da kızın güzelliğinden etkilenmiş ama kendisini daha güzel ve çok daha zeki bulduğu için de pek fazla önemsememiş. athena, baştanrı zeus'un kardeşi olan denizlerin efendisi büyük poseidon ile birlikteymiş. güçlü ve ölümsüz, büyük tanrı poseidon da karısı athena'nın tapınağında yaşayan bu güzeller güzeli kızın farkındaymış ama tanrılar katında bir ölümlüye aşık olduğu için küçümsenmekten korktuğu için de gizliyormuş ona olan ilgisini. bir gün athena her şeyi bilen baş tanrı zeus'un izniyle öğrenmiş poseidon'un, medusa'ya karşı ilgisini. poseidon bunu şiddetle reddetmiş ve tanrıça athena'ya da yeryüzü ve gökyüzünde ondan daha güzel ve alımlı hiçbir canlının olmadığı üzerine yeminler etmiş. athena da poseidon'un bu söylediklerine inanarak olayı çok fazla büyütmemiş.poseidon athena'ya öyle demiş demesine ancak yine de bir türlü çıkaramıyormuş aklından dünyalar güzeli medusa'yı.
medusa tutkusu yüzünden poseidon aklını kaçıracak gibi oluyormuş. sonunda denizlerin büyük tanrısı bu tutkusuna yenik düşmüş ve bir gün gizlice girdiği sevgilisi athena'nın tapınağında, güzeller güzeli medusa'ya zorla sahip olmuş. dünyalar güzeli medusa harap bir halde tapınakta kalmaya devam ediyormuş ama bu olayı athena'nın duyması da fazla zaman almamış. athena, güçlü poseidon'un bu yaptığı karşısında kendisini aşağılanmış hissetmiş. bu hissi önce derin bir kıskançlığa, sonra da büyük bir sinire dönüşmüş. öyle hiddetlenmiş,öyle hiddetlenmiş ki medusa'yı çok acı bir şekilde cezalandırmaya karar vermiş ve kendi kendine demiş ki "öyle birden öldürmeyeceğim onu ve kardeşlerini, onlara da önce büyük acılar çektirmeliyim.tıpkı benim çektiğim gibi." ve bu sinirle medusa ve kız kardeşlerini birer ifrite çevirivermiş. dünyalar güzeli medusa ve kız kardeşlerinin artık yüzleri o kadar çirkinmiş ki kimse bakmaya tahammül bile edemiyormuş. medusa'nın gören herkesi bir mecnuna çeviren, en ufak bir yelde bile bütün telleri havalanan o güzelim saçlarının her bir teli bir yılana dönüşmüş. bununla da yatışmayan athena'nın siniri medusa'ya yine de bakmaya çalışan herkesi o bakışların taşa çevirmesini sağlamış ve o da bunun üzerine dünyanın en kuzeyindeki hyperborea'ya sürülmüş. gel zaman git zaman athena bu cezayla da yetinmemiş ve medusa'yı öldürmek için argos kralı akrisios'un kızı danae'nin, zeus'tan olma oğlu perseus'la yani üvey kardeşiyle işbirliği yaparak medusa'nın kafasını kesmeye karar vermiş.perseus üvey kız kardeşinin bu isteğini hemen yerine getirerek ışıltılar saçıp insanların gözlerini kamaştıran keskin kılıcını savurduğu gibi zavallı medusa'nın yılan saçlı kafasını bedeninden ayırıvermiş.
ancak athena'nın bilmediği bir şey varmış. güzel medusa, poseidon'un kendisine zorla sahip olduğu gece denizlerin kudretli tanrısından hamile kalmış. perseus'un gözleri kamaştıran kılıcı medusa'nın kafasını bedeninden ayırdığı anda poseidon'un medusa'nın rahmine bıraktığı çocukları pegasus ve chrsyar, medusa'nın cansız bedeninden dışarı çıkıvermişler. athena, denizler tanrısı poseidon'dan olma bu iki kardeşi kendisine köle yapmaya karar vermiş. kardeşlerden chrsyar'ın iyi bir savaşçı olacağını düşünen athena onu kendisine, kanatlı beyaz bir at olarak doğan pegasus'u da korinthos şehrinin kralı glaukos'un oğlu bellerophone'e vermiş. pegasus'u ona vermesinin nedeni de bellerophone'nin ağzından ateşler saçan, aslan başlı, keçi gövdeli ve yılan kuyruklu khmimaira adında bir canavarla savaşmaya gidecek olmasıymış. athena, uzun zamandır bu canavarla savaşmak için yardım isteyen bellerophone'a pegasus'u vererek yardım çağrılarına da kayıtsız kalmadığını göstermiş böylece. athena "pegasus, bellerophone için bu savaşta oldukça işe yarar, ne de olsa denizler tanrısı güçlü poseidon'un oğlu" diye düşünmüş. bellerophone, pegasus'u iyi bir savaşçı olarak eğitmiş ve çok güzel bir dostluk kurulmuş aralarında. zamanı gelince de bellerophone kanatlı atı pegasus'a binerek khimaira ile savaşmaya gitmiş. pegasus canavarın ağzından fışkırttığı alevlerin kendilerine ulaşamayacağı bir yüksekliğe çıkmış. bellerophone da canavara havadan oklarıyla saldırmış. kurşun ve demir karışımı oklarının birbiri ardına fırlatmış korkunç canavara. canavar yaralanıyormuş ama bu yaraları hiç de ölümcül değilmiş. en sonunda elinde tuttuğu, tanrıların onu kutsadığı mızrağını kaldırmış ve canavar khimaira'nın en zayıf yerine, yani tam çenesine saplamış.
canavar khimaira'nın ağzından fışkırttığı alevler mızrağın kurşun ucunu hemen eritmiş. eritince de kurşun canavarın boğazından içine doğru akmış ve canavar oracıkta ölüvermiş. bellerophone canavarın cansız bedenine gururla bakmış. yakın dostu büyük ve güçlü tanrı poseidon'un oğlu pegasus'la birlikteyken yenemeyeceği hiçbir düşman olamayacağını düşünmüş. bellerophone bu büyük zaferinin sarhoşluğu içinde kendinden geçmiş ve artık kendisini de bir tanrı olarak görmeye başlamış. yerinin de tanrıların yaşadığı olympos dağı'nın zirvesi olduğunu düşünerek oraya doğru yola çıkmış. o sırada olympos'taki tahtında olup biteni izleyen tanrıların tanrısı zeus, olympos'a doğru kanatlı atıyla gelen bellerophone'u görünce çok sinirlenmiş. hemen bir atsineğini göndererek pegasus'u ısırmasını emretmiş. at sineği baştanrıdan aldığı emirle birlikte hızla bellerophone ve pegasus'un yanına gitmiş ve pegasus'u ısırmış. at sineğinin ısırmasıyla canı çok yanan pegasus gökyüzünün engin mavilerinin ortasında çırpınınca sırtındaki bellerophone'u da atıvermiş. böylece bellerophone tanrılara karşı işlediği bu büyük günahının cezasını ölene kadar insanların ondan iğreneceği bir şekilde çirkin, kör, sakat olarak geçirmeye mahkûm olmuş. pegasus ise yükselmeye devam etmiş. sonunda olympos'un tepesine varmış. zeus buraya kadar gelebilen bu kanatlı beyaz atı çok sevmiş ve kendisinin silahlarını taşıyan bir hizmetkâr olarak yanında görevlenmiş...
üçü de gorgon ve kardeş olan medusa, stheno ve euryale, antik deniz tanrıçası olan ve kardeşi archaic dünyada yeraltı canavarı olan phorcys'in kızlarıydı. stheno, euryale ve medusa, phorcys tarafından yay ve ok ile kutsanmışlardı. yaylar yeraltına aitti ve lanet getirdiklerine inanılmıştı. medusa ölümlü olup güzelliğinden dolayı lanetlendiğinde yayını onu lanetleyenlerden intikam almak ve eski güzelliğine sahip olabilmek için kullanacaktı. medusanın lanetlendikten sonra yılanlardan ok yaptığına inanılır. bakışları taşa çevirirken okları da hedefi yok ederdi.medusa yayı sağ eliyle tutarsa lanet getirir, sol eliyle tutarsa bakışları ile taşa çevirirdi.
devamını gör...
birini sevdiğini anlama yolları
o aklına geldiğinde dünya güzelleşiyorsa.
devamını gör...