yağan karı görmemle kendimi dışarı atmam bir oldu, o kadar güzel bir hava.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hakan günday'ın ilk kitabıdır. ilk eser olmasına rağmen oldukça etkileyicidir. kitap bittikten sonra uzun bir süre kinyas ve kayra akla gelir. bir yerlerde yaşayan bir karakterler olarak varlığını sürdürürler. kitabı 2016 yılında okudum. benim için yeri oldukça farklı. diğer kitapları gibi birçok dile de çevrilmiştir.

--- alıntı ---

sorarlarsa, 'ne iş yaptın bu dünyada?' diye, rahatça verebilirim yanıtını: yalnız kaldım. kalabildim! altı milyar insanın arasında doğdum. ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından..."

--- alıntı ---

--- alıntı ---

mutsuzluğuna hiçbir çare aramıyorsun. ve en büyük acının kendininkinin olduğunu düşünüyorsun. dünyadan haberi olmayan bütün geri zekalılar gibi.

--- alıntı ---
devamını gör...

rozet sistemine filmlerden/dizilerden oluşan ufak bir rozet kümesi ile başlangıç yaptık. zamanla mağazamız yeni rozetler ile donatılacaktır. bu konuda da yazarlarımızdan önerilere açığız. bu başlık altında önerilerinizi sunabilirsiniz.

varolan bir kümeye yeni bir rozet önerebilir ya da tamamen yeni bir küme de önerebilirsiniz mesela;
- animeler
- müzik grupları/sanatçılar
- futbol takımları
- vs. vs.
devamını gör...

bu ülkeyi ona kim verdi? benim hiç haberim yok. benim bildiğim kadarıyla atatürk kurduktan sonra bize emanet etti.
devamını gör...

birkaç anı nefesin son yayılmasıyla gökyüzünde ki bulutlara karışsın. çivi çakmıyoruz ya toprağa. o kadar büyük laflar etmek gerekiyor mu nasıl yaşanacağına dair?
devamını gör...

iliklerine kadar felç vurmuş gibidir. duyamazsın, göremezsin,dokunamazsın, hissedemezsin. sanki dünya durmuş ve dünya ile birlikte sende durmuşsun.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tabi ki hayır, sırf sen etkilen ve kendini mal gibi hisset diye başka işim gücüm yok kitap alıp alıp eve yığıyorum. çünkü neden yapmayayım ki, değil mi? bu da benim sadistliğim. ruhunun ezilmesinden keyif alıyorum.
devamını gör...

dilimize "dinerki" olarak geçmiştir. dine dayalı yönetim biçimidir.
devamını gör...

istanbul beyefendisi ağzıyla söylediğim ve söylerken zevk aldığım bir kelime.
devamını gör...

ingilizce intern kelimesinden türkçeye geçmiş, stajyer anlamına gelen, halihazırda tıp fakültesi son sınıf öğrencileri için kullanılan terimdir. lakin ilk tanimda da yazıldığı gibi stajyer yerine amele kelimesi daha uygundur.
devamını gör...

haklı isyanı olan adamdır. yalnız benim gibi biraz zayıf bir adamsanız, bu cümleyi kullanmamanız önerilir. üç kişilik bir gruba bunu derseniz adamlar önce sizi teker teker döverler. sonra aralarında değişmeli olarak ikişer gruplar halinde döverler. en son da üçü beraber temiz bir sopalarlar. üç faktöriyel dayak yersiniz kısaca.

allah dayağın da hayırlısını yedirsin inşallah.
devamını gör...

2021 itibarıyla hala daha en iyi türk bilim kurgu filmi. vizyona girdiği 2004'ten bu yana onlarca bilimsel buluşa şahit olduk, bir kara deliğin fotoğrafını dahi gördük; görsel efekt imkanları resmen çağ atladı, gerçekçilikten de öte bir boyuta ulaştı ama hala daha iyisini yapamadık. gerek komedi dili, gerek verdiği mesajları, gerek dilimize yerleştirmeyi başardığı lügatla harika bir eser gora.

"uzaylı da olsa insan insandır."

her şeyden önce harika bir tahayyül. olası dünya dışı yaşam formlarının insanları keşfetmesi ve köleleştirmesi gibi aslında klişe bir konu üzerine gördüğüm en sıra dışı fikir yürütme. düşünsenize, bütün bunlar 14 temmuz 1789'da aksaray'da komutan kubar'ın* robotuna tecavüz eden türk köylüsü yüzünden.

"dünyalılardan tiskiniyorum."

böyle bir klişeyi komikle bağdaştıran ve izlenebilir kılan esas şey karakterlerin müthiş şekilde başarılı yaratılması bana kalırsa. şark kurnazı esnaf arif ışık, sinemaya küsmüş bilim kurgu yazarı bob marley faruk, dünyalılara özenen uzaylı genç kız ceku, kör havacı pilot garavel, gezegenin başına geçmeye hevesli genç komutan logar ve onun ekürisi, koskoca erşan kuneri ve daha niceleri. ve bir de robot 216.

"speaking english? i live in english. it's not only language to me. it's totally best way of expressing my own. you know, sometimes i'm dreaming of a world, all people understand each other perfect. yes, i have a dream. imagine all the people dancing and touching each other, communicate in a joyful harmony. (çırağa döner) oğlum çay söyle, bakma sığır gibi. (müşterilere döner) tea? ("no thanks" cevabını alır, tekrar çırağa) sen söyle, s*kt*r et."

çocukluğumda show tv deli gibi yayınlardı. hemen hemen her bayramda mesela ya da yayın akışlarına koyacak bir şey bulamadıkları her gün. ilk izlediğimden beri vurulmuştum resmen. istisnasız her çıktığında izlerdim. o zaman internet, dvd falan öyle bildiğim teknolojiler değil. gördüğüm en ileri teknoloji vcd'ye taktığım cd'lerle oynadığım çakma atari oyunları. hayrete düşerdim haliyle. bizden çok daha uzaklarda bir yerlerde yaşam olabileceği, bir şekilde oralara seyahat edebileceğimiz ve hatta onlarla iletişim kurabileceğimizin düşüncesi bile çok garip gelirdi. herhalde bugün bilim kurguya ve ondan etkilenerek uzaya olan merakımın herhalde en büyük sebebidir.

tamam da niye oradasın?

bugün cem yılmaz hala daha bilim kurguya meraklı tek senaristimiz ve yönetmenimiz gibi görünüyor. en son karakomik filmler'de mesela böyle bir deneme görmüştük iyi kötü. öyle saçmasapan büyülü tılsımlı fantastik işlerden bahsetmiyorum elbette, türleri karıştırmamak gerek. her neyse. halbuki, uzayla ilgili bir şey anlatmak amacı dahi gütmeyen böyle bir film bile ne kadar ufkunu açabiliyor insanın, kendi örneğimden yola çıkarak özellikle çocukların.

ufo gören masum köylü, koçum benim!

sinema insanların hayal gücünü genişletebilmek, onlara yeni şeyler gösterebilmek, vizyonlarını genişletebilmek adına en etkili araçlardan biri. bizse hala daha "çocuklar etkileniyor" bahanesiyle aptal saptal sansürler uyguluyor, kısıtlıyoruz bir şeyler yaratmaya çalışan insanları. aslında kendilerini özgür hissetseler, gerekli maddi desteği alarak gelir kaygısı yerine mesaj kaygısı gütseler, dertlerini anlatabilseler belki nice şeyler anlatacaklar daha.

"bir de diyorlar ki 'uzayda hayat yok', al."

dedim ya, çocuktum. hiç de etkilenmedim öyle. "aa anne bak filmde küfretti ben de edicem eheh" diye gezinmedim de ortalıkta gerizekalı gibi. aksine, gora'ya çok ama çok şey borçluyum. hem mizah, hem de bakış açısı konusunda çok şey kazandırmıştır bana. çocuğunuz bildiğin uzaya çıkılan bir filmi izlerken o kadar şeyi atlayıp küfüre dikkatini veriyorsa, resmen gerizekalıdır. filmin bir suçu yok. çok şey yapmayın yani.

"hadi bakim!"

devamını gör...

bir anglosakson destanıdır fakat iskandinavyalılardan bahseder. ingilizlerin en eski destanlarından birisidir. şiirsel bir anlatımla beowulf adındaki güçlü bir iskandinav savaşçıyı konu alır. danimarka'ya musallat olan bir canavarı öldürmek için danimarka'ya giden beowulf canavarı öldürür ve ülkesine döndüğünde kral olur.

- lol ukdesi -
devamını gör...

şimdiye kadar hep güldürdü. ama komutan logar bir cisim yaklaşıyorcu abinin öldüğü aklıma gelince içim bi hüzünleniyor doğrusu.
devamını gör...

spinal müsküler atrofi, kısa adı ile sma, kalıtsal ve ilerleyen bir kas hastalığıdır. anne veya baba da bulunan çekinik genlerin taşıyıcı olması durumunda çocuğun hastalığa yakalanma oranı yüzde 25'tir. taşıyıcılık oranı toplumda 50 de 1, doğan her yeni bebekte 10.000 de 1 olarak görülür.
motor sinir hücrelerindeki bir mutasyon( değişim) sebebiyle ortaya çıkar. tüm dünyada bebek ölümlerine sebep olan, genetik geçişli hastalıklar arasında yıllarca ilk sıradaydı. 2016 yılında hastalığı tedavi eden abd menşeili bir ilaç piyasaya çıkmıştır.(bkz: spinraza)
sağlık bakanlığına kayıtlı 1619 sma hastası var. uzun ve masraflı tedavi süreçleri oluyor. yakın dönemde sosyal medya üzerinde tanınmış kişilerin yardımı ile canlı yayında yardım toplanıyordu. yasaya göre yardım toplama faaliyetleri valilik iznine tabi tutuldu. bu uzun ve yorucu süreç ayrıca zaman çok önemli. ilaçları pahalı ve yurt dışı tek seçenek.
üzerine daha çok konuşulmalı ve iyileştirmeler yapılmalı. bu çocuklar çok kıymetli ve zamanları az.
devamını gör...

geri zekalı gibi davranması en büyük işarettir, korkun..
devamını gör...

azerbaycan'da düzenlenen dünya aerobik jimnastik şampiyonası'nda tek kadınlar büyükler kategorisinde altın madalya kazanan kadın milli sporcu!
"güzeller güzeli ayşe";
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
başlatmayın "güzelliğine"! dünya şampiyonu ayşe diyeceksiniz! performansı;
devamını gör...

kokoreç hakkında yazılan tanımı görünce yazmak şart oldu. osmanlı döneminde kuzu bağırsağını kondom olarak kullanıyorlarmış. yani kimin aklına gelirdi.
devamını gör...

ve sıra geldi radyo yayınları arasında benim için "elitlik" akan yayına. portakal suyum bitmiş*, gazoz stoğum da bitmiş*, maden suyumla** katılıyorum bu gecelik.
şarkı listesinin yine efsane olacağına inancım tam. bu sebepleee kendim kendime 3. şarkıyı hediye ediyorum. bakalım ne çıkacak?
hem şarkımı hem yayını beklemedeyiz, maden suyumla. son 2 dakika, bakalım neler olacak?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim