birisi

bir şey var aramızda
senin bakışından belli
benim yanan yüzümden.
dalıveriyoruz arada bir
ikimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki,
gülüşerek başlıyoruz söze.

bir şey var aramızda.
onu buldukça kaybediyoruz isteyerek.
fakat ne kadar saklasak nafile
bir şey var aramızda,
senin gözlerinde ışıldıyor.
benim dilimin ucunda.


-nahit ulvi akgün

nahit ulvi akgün türk öğretmen ve şairdir. bu şiiri de en sevdiğimdir.
devamını gör...

yapılması planlanan bir projenin farklı branşlarla bir arada yürütülmesi durumlarında çalışmacıların diğer çalışmacıların işlerine karışmadan kendi işlerine odaklanarak hareket etmesidir.

bir mühendisin kendisini davranış psikolojisi alanında geliştirerek bunu işine yansıtması multidisipliner bir yaklaşımdır.

parçalara ayrılan proje bir iş bölümü dahilinde uzmanlarca disiplinlerin bir aradalığı ile yürütülür. her uzmanın disiplin sınırlarının belirli olması ile her disiplin kendi alanından sorumlu proje odaklı farklı hedefler güderler.
farklı disiplinlerin bir aradalığı ile fark yaratan ve yenilikçi bir bakış açısı ortaya koyabilen bu yaklaşım, ortak projeye en fazla katkı sağlayacak yaklaşımdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ingilizce adıyla: mind bending. bu türde oldukça fazla içerik tüketmeme rağmen hala bıkmadığım ender film türlerinden biri.

-fight club
-exam
-forgotten
-el cuerpo
-ıdentity (kesinlikle izleyin)
-donnie darko
-memento
-the sixth sense (çok tutuldu amma velakin filmi 5.dakikasında anlamıştım ben)
-1403
-orphan
-gone girl
-the uninvited
-basic instinct
-sliver
-şah mat
- girdap (twisted 2004)
-mystic river
-the others
-vanilla sky
-ex machina
-upgrade

evet, hepsini izledim.
devamını gör...

bilgi felsefesi. bilginin imkanı, doğası ve doğruluğuyla ilgilenir. “doğru bilgi imkanlıdır” ve “doğru bilgi imkansızdır” diye iki ana kola ayrılır. mesela 3 büyükler* rasyonalizm*’i savunur.
devamını gör...

çekim tahtası; filmlerde çekilecek sahne başlamadan kameranın önüne tutulan üzerinde sahnenin plan detaylarının yazılı olduğu tahta düzenektir. bazı sahnelerin birden fazla çekilmesinin gerektiği durumlarda klaket görüntülerindeki bilgiler dahilinde montajlama kolaylığı sağlamaktadır. üzerinde ki açılıp kapanabilen kısmın hızla kapatılması ile oluşan ses ile de montajda görüntü ve ses kuşağının kolaylıkla eşleşmesini sağlamaktadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devlet kurumlarının sadece askeriye, polis, yargı ve yasamadan ibaret olmasını savunan siyaset felsefesi görüşüdür.

bu görüşe göre, devletin tek fonksiyonu, bireyleri saldırganlık, hırsızlık, dolandırıcılık gibi olaylardan korumaktır.
devamını gör...

keşke sağlıkçı ailelerinin de turistler kadar kıymeti olsaydı. bizi asiladiniz tamam ama anamız babamız eşimiz nolcak dediğimizde evlerinize gitmeyin dediniz. yurtlara, lojmanlara, misafirhanelere tiktiniz. ağlaya ağlaya camdan babama el salladigim zamanları hatırlıyorum. şimdi ise yine biz hastanede ailelerimiz ise evlerindeyken turistler denizlerimizde bizim suremedigimiz keyfi sürüyor.
ben artık yoruldum sözlük. çalışmaktan hasta bakmaktan değil, bu değersizlikten, bu iki yuzlulukten.
devamını gör...

insanların sizi sevmesini sağlamanın bilimsel yoludur. bunu yaptım hadi insanlar beni sevsin demekle olmaz tabii ki. önce iyi ahlaklı, dürüst, çalışkan, cana yakın olacaksınız.

mr. 100 dolar yani benjamin franklin amerika birleşik devletleri’nin kurucu babaları arasında yer alan , çok yönlü bir insan. yayımcı, yazar, kaşif, bilim adamı, diplomat ve siyasetçi yani ne ararsan var adamda. zamanında demiş ki:

“bir zamanlar size iyilik yapan biri sizin ona borçlu hissetmenize kıyasla yeni bir iyilik yapmaya daha hazır olacaktır.”

franklin ünlü otobiyografisinde politikadaki bir rakibinden nadir bulunan ve sadece onda olan bir kitabı ödünç istediği hikayeyi anlatıyor. rakibi, franklin’in istediği kitabı vermeyi kabul ediyor ve ardından franklin kendisine bir teşekkür notu gönderiyor. ikili, hayatlarına yakın arkadaşlar olarak devam ediyor.

peki bu nasıl olmuş? franklin'e göre birinin sizden hoşlanmasını istiyorsanız ondan küçük yardımlar isteyin çünkü iyilik yaptığımız kişilere kendimizi daha yakın hissedermişiz, işin mantığı buymuş.

gördüğünüz üzere dünyayı iyilik kurtaracak. iyilik yap iyilik bul, kim kazanmış kötülükten?
devamını gör...

mutluluğunu paylaşacak kimsen olmadığını fark ettiğin an.
devamını gör...

(bkz: sirin baba)
devamını gör...

hiç kimsenin derdini yazmaması gereken başlık. aman ha " merhem olmayan yerde yaranı açma" demişler. kimsenin derdinizle tatmin olmasına izin vermeyin lütfen. derdin tek muhatabı vardır derdi verenidir. o'na anlatın zira o hep sizinledir.
devamını gör...

tek taraflı bakış açısının insanı çok yanlış yerlere götüreceğini görmek istemeyenlerin ısrarcı olduğu konu. şöyle ki;

bir insanın bir başka insanı tercih etmekteki motivasyonunu bilmeden bu konular üzerinde konuşamazsınız. melek gibi görünüp sonradan psikopat çıkanları bir kenara bırakıyorum. onu anlamak mümkün olmayabilir (ki bazı psikologlar da bunu onaylıyor. bazıları kendilerini iyi saklar, anlayamazsınız.)

öncelikle, dışarıdan bakıldığında "ne salak kadınlar var! gitmiş bile bile lades demiş" dediğiniz kadınların hatırı sayılır bir kısmı hibristofiliden muzdarip. illa ki tıklayıp da okumaya üşenenler olacaktır. hibristofili, suç geçmişi olan insana karşı duyulan istek hastalığıdır.

---caps on---
bu bir hastalık
---caps off---

doğuştan kanser olan çocuklara "oh olmuş!" demek gibi bir şeydir bu kadınlara "o da doğru adam seçseymiş. başına geleni hak etmiş" demek. bunların tedavi edilmesi gerek.

***

gelelim gece hayatında çalışan kadınlara. bu kadınların zaten efendi adam tercih etmek gibi bir şansı yok gibi bir şey. o alemde takılan efendi erkek diye bir şey büyük ihtimalle olmadığı gibi, o alemde takılmayıp da o kadına namussuz gözüyle bakmadan sahip çıkacak efendi erkek de hemen hemen yok gibidir. o kadınlar, birilerinin korumasına muhtaç oldukları ortamlarda çalıştıklarından, önlerine gelen herhangi birine "evet" demek durumunda kalabilirler. bulabilecekleri en iyi seçenek "daha az belalı" olandır ki öyle alemlerde de bu aslında "iyi bir şey değildir".

***

üçüncü grup, yaşı ve tecrübe eksiliği nedeniyle başına gelecekleri kestiremeyen, doğru kararlar verebildiğini zanneden ergenlik dönemindeki kızlardır. o dönemde kızlar da erkekler de son derece dengesiz olabilir gönül işleri konusunda ve hemen hemen her konuda. burunlarının dikine giderler. evden kaçanların başına neler neler geldiğini gördükleri halde evden kaçarlar mesela çünkü kafaları, aynı şeyin kendi başlarına da gelebileceğine basmaz. "ben farklıyım" ya da "bana kıyamaz" gibi aptalca düşüncelerle kendilerini kandırırlar. bunlar daha sadece birer çocuktur. kimilerinin vücudu çok gelişmiş olabilir ama kafaları henüz reşit olmamıştır. 10 yaşında bir çocuğu nasıl bazı şeylerden sorumlu tutup ona ceza kesmez, ailesini suçlarsınız, bu kızların durumu da odur. onları yetiştiren ailededir sorumluluk.

***

son grup, ailesinin zoruyla evlendirilenler. bunlar kocalarının ne halt olduğunu görse bile ailenin baskısı nedeniyle o evliliklere mecbur kalıyorlar. bir gün boşanmaya kalktıklarında da sırf bunu istediler diye öldürülüyorlar.

***

geriye kaldı sizin "bile bile tercih etmiş" dediğiniz kadınlar ki bunların sayısı yukarıdaki grubun toplamından büyük ihtimalle çok daha az.

bu nedenlerledir ki insanları tercihleri yüzünden suçlamadan önce o insanların içinde bulundukları koşulları bilmek ve sonrasında da her yanlış tercih yapanın ölümü hak etmediğini anlamak gerekir.

burada yazanların hepsi hatasız, suçsuz, günahsız mı? ilk hatanızda "hata yaptın" diye öldürülmek ister miydiniz? o kadınlar da istemezdi. ne kendi aileleri, ne devlet tarafından korunmuşlar ve birilerinin kucağına itilmişler diye cezaları bu kadar ağır olmamalıydı.
devamını gör...

bugün de denizi gönlümüzce temaşa ettik.
from metrobüs
devamını gör...

iri yanaklı ya da büyük ağızlı kimselere denir.

giysinin uygun gelmeyip kabarık kalmasına denir.

zurnalarda sipsinin bulunduğu yere takılan yuvarlak plakaya denir.

cricetidae olarak da bilinen kemiricilere denir.
devamını gör...

konstantinos’un seçtiği bu şehir o zamanlarda 20.000 kişinin yaşayacağı büyüklükte bir yerleşim yeri olarak geçmekteydi. şehrin inşasına muhtemelen 324 yılında başlanıldı. konstantinos, şehri düşmanlara karşı korumak için kara tarafını marmara’dan haliç’e kadar uzanan bir surla çevirtmiştir.

yeni başkente saray, senato binası, hipodrom ve forum yapılmıştır. sanat eseriyle süslenen şehir 11 mayıs 330’da kırk gün süren eğlenceler sonunda resmen açılmıştır. başkent, yeni roma (nea roma), ikinci roma (secunda roma) veya kurucusunun adını alarak konstantinopolis geçmektedir.
devamını gör...

başlamasına 3 dakika kalan yayın, heyecanla beklemekteyim! özenle seçilmiş parçalarla harika bir yayın olacak. *
devamını gör...

amor fati iyi ve kötü başa gelen her şeyin kabul edilmesi ve geçmişe takılıp kalmadan hataların ve başarıların tamamını, gelişime katkı sağlaması için sevmektir. nietzsche'nin kullandığı bir terim olup kaderini sev anlamındadır.
yapsa mıydım yapmasa mıydım, söylesem mi iyiydi söylemesem mi gibi uzayıp gidecek kararsızlaklarla uğraşmak yerine her şekilde olanları kabullenmektir bir nevi.
devamını gör...

ahzab suresi 33. ayette geçen peygamber (saa) in seçkin aile fertleri.

"ve evlerinizde oturun ve ilk câhiliyet devrinde olduğu gibi sokaklara çıkmayın ve namaz kılın ve zekât verin ve itâat edin allah'a ve peygamberine.

ancak ve ancak allah, ey ehl-i beyt, sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tam bir temizlikle tertemiz bir hale getirmek diler."(ahzab suresi 33)

bu noktada, sünni ve şii alimler, ehlibeyt in kimleri kapsadığı hususunda ortak bir düşünceye sahip değildir.

sünni alimler; peygamber hanımlarının da ehlibeyt ten olduğu fikrini savunur*.

şii alimler ise;" ali aba*nın ehlibeyt olduğunu ve bu sıfatın 14 masum* a özel bir sıfat olduğu fikrini savunur.

ehlibeyt in kim olduğu ile ilgili başka bir ayet ise mubahale* ayetidir.
mübahale ayetinin nüzul sebebi; necran hristiyanlarının, peygamberimizi mübahale ye davet etmesidir. bunun üzerine peygamberimiz; ali, fatıma, hasan ve hüseyin(selam onlara olsun) i çağırıp mübahale davetine icabet etmiştir. necran hristiyanlarının vazgeçmesi üzerine mübahale gerçekleşmemiştir.

ali imran 61. ayette;

"...öyleyse de ki: gelin, çağıralım çocuklarımızı* ve çocuklarınızı, kadınlarımızı* ve kadınlarınızı ve kendimizi* ve kendinizi; sonra mübahale edelim de allah'ın lanetini yalancıların üzerine gönderelim." (ali imran 61)

ali imran 61 de mubahale ayetinin emri gereği peygamberimiz, eşlerini mübahale ye götürmemiştir. yani" ehlibeyt" kavramı peygamber hanımlarını kapsamış olsaydı, ayette geçen "kadınlarımız" emri gereği peygamber hanımları da mübahale ayetinin muhattabı olurdu.

bu nedenlerden ötürü şii ulemanın ehlibeyt in kimleri kapsadığı tezi, daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
devamını gör...

şile sahil

1) resimyukle.imageupload.work...
2)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim 32 diş güldüğüm fotoğraflardır genelde.

millet 66 tane cinayeti olan seri katil gibi poz verirken ben hep gülümserdim.

ama kim bilir, belki de gerçek katil benimdir...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim