hipertansif kriz tedavisinde kullanılan, kısa etkili gangliyon blokörü ajandır.
kullanimindan sonra atropin benzeri etkiler yapar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazdığı her tanımda ayrı tat ayrı bir derinlik buldugum yazar kendisi, sözlükte oldukça eski olduğu belli ama ben beğenileri sayesinde ile yeni keşfettim kendisini.

beğenerek takip ediyorum.
devamını gör...

evliya çelebi olsa blog sitesine dönerdi,her ilin ülkenin başlığının altında sayfalarca tanım olurdu,olsa fena olmazdı yaa.
devamını gör...

(bkz: azer bülbül)

''duygularım darmadağın anlayamazsın
bendeki kalp sende olsa taşıyamazsın''
devamını gör...

brad pitt'in ilk karısıdır aynı zamanda. patrondan kurtulma sanatı isimli filmdeki oyunculuğu mükemmeldir.
devamını gör...

sabah uyandığımdaki ilk yarım saat falan boş boş bakıyorum etrafıma baya dalgın oluyorum. hiçbi şey düşünmüyorum da aklımda olan tek şey uyku ve geri uyuyabilmem için bi mucize. galiba uyanmayı kabullenmem o kadar zaman alıyor*.
devamını gör...

figen genç yorumunu pek beğendiğim güzel bir şarkıdır.

devamını gör...

her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum.
her akşamdan vücudum bu akşam daha yorgun.
öyle istiyorum ki bu akşam biraz sükûn,
bir cami eşiğine yatıversem diyorum

-rabbim, şuracıkta sen bari gözlerimi yum!
sen, bana en son kalan, ben senin en son kulun;
bu akşam, artık seni anmayan istanbulun
bomboş bir camiinde uyumak istiyorum.

sonsuz sessizliğini dinlemek istiyorum.
bilirim ki taşlığın bir döşek kadar ılık,
sana az daha yakın yaşamak için artık,
rabbim, ben yalnız zeytin ve ekmek istiyorum.


ziya osman saba / her akşamki yolumda
devamını gör...

çocukken sahip olduğum en kıymetli nesneydi. ama neticede bir nesneydi. canı, kanı yoktu. benim için en olansa canlar vardı. bu uğurda heba ve hatta feda olacaktı...

güleç, kırmızı kıvırcık saçları her daim güzel kokan* bir lahana bebeğim vardı benim. e bu bana bir yerden tanıdık geliyor? neyse neyse, çık bu kanaldan miko. bitirdin şimdilik bu meseleleri sen. bir sonraki problemli dönemine kalsın tahlili.

ilkokul 1. sınıfa başlama hediyesi olarak teyzem bana ve benden 5 yaş büyük ablama birer lahana bebek almıştı. güleç ve sena. benimki yenidoğan boyutunda onunkiyse devasa ve şişko. şişko bebek mi olur? sena şişkoydu. çilleri vardı ve saçları da turuncuydu. sena kendi adını bebeğine de koyacak kadar aslan burcu bir birey, ben ise "ne olsun ki bunun adı" diye bir boy büyük ablasının peşinden 3 gün boyunca koşturan bir depresyonlu anne yavrusu. benim ilgi makinem benden 9 yaş büyük olan büyük ablamdı. o zamanlar liseli. aşığım, hayranım. dünden razı olduğu küçük annelik misyonunu layıkıyla yerine getiren büyük ablama lahana bebek alınmamıştı tabi ki. çaktırmasa da, bugün anlıyorum, biraz bozuldu buna. onun hediyesi neydi çok iyi anımsamıyorum. ama ya bir klasikler serisiydi ya da ingilizce dil öğrenme kitapları. akademik bir şeyler olduğu kesin. detayını hatırlayamıyorum, sorup öğrenmem lazım. ne var ki bu anlatacağım hikayeyi ablama hatırlatmak istemiyorum. bunun gibi bir tana daha var. hatırlaması bana olduğundan daha büyük yük olur ona. o yüzden biz de n'apalım buraya döküyoruz içimizi. biz kimdik? hatırlatalım: biz üç kişiydik. hangimiz kimiz pek emin olmasak da en az üçüz. şimdilik.

- abla hadi yaa, bul bir şey. bebeğimi adıyla sevmek istiyorum.
- tamam düşünüyorum miko. zorlama beni, en güzelini bulalım.

bu cevabı çok iyi hatırlıyorum. zaten ben bu kadınla ilgili birçok şeyi çok iyi hatırlıyorum. en güzelini bulalım. sen ne bulursan en güzeli olurdu a benim şaşkınım... bana göre senden gelen her şey en güzeliydi. en güzel olan sendin çünkü. sonunda buldu. daha iyisi olamazdı. bebeğim artık yoluna adıyla devam edecekti. güleç. canım güleç. ah güleç.

bana geldiği ilk gün diğer tüm oyuncaklarımın, yalvar yakar aldırdığım barbie evimin bile pabucunu dama attım hiç acımadan. her yere güleçle gittim, hep güleçle oynadım, onu üçümüzle de tanıştırdım. onunla uyudum, onunla uyandım. yemek masasına güleç için sandalye koydum. ben neredeysem güleç oradaydı. güleç hayatımın ayrılmaz bir parçasıydı. kırmızı saçlarının rengi bir ton açılmadı, kokusu asla kaybolmadı. dünyanın en kaliteli bebeği falan mıydı acaba? bilemiyorum. ama benim hayatımın merkezine gelip oturmuştu. ondan eminim. peki ya ablam? o bu hikayenin neresinde? benden de güleç'ten de daha merkezinde. anlatıyorum...

isim anasıydı, ananesiydi aslında. resimde gerçek annem hiç yok farkındaysanız. çamaşır suyuyla duvarları falan siliyordu o dönem haftada üç kez. yapacak iş bulamadığında henüz bekar olan teyzemin çeyizlerini gardrobun üstünden indirip, yıkayıp, kolalayıp, ütülüyordu falan. öyleli. çok yıllar sonra, ilgi çekmek için yaptığım çok yanlış bir şeyden hemen sonra, canını yakmak pahasına beni seviyor musun diye sorup durumu olduğundan daha kaotik bir hale getirmeme sebep olan çeşitli tutum ve davranışlar içerisindeydi yani. kendisi bunu hiç kabul etmese de. canı sağolsun.

- ben seni aldıracaktım miko. zor ikna ettiler beni. annem sütümü helal etmem sana dedi de öyle kabul ettim doğurmayı. o yüzden senin göbek adın ananenin adı.

hıhm oldu. anca bu kadar oldu işte.

ben henüz insanların çaktırmamaya çalışarak kırılabildiklerini anlayabilecek olgunlukta değildim tabi. mutlaka çeşitli şekillerde meramını anlatmaya çalışmıştır ablam bana. dans eden insan gördüğünde gözleri dolan, sanatçı ruhlu, duygularıyla var olan bir insan benim ablam. nasıl dışavurmamış olabilir sindirememişliğini. ben okuyamadım. bedelini ise kısa bir süre sonra herkes ödeyecekti.
araları geçiyorum. güleçle çok güzel anılarımız var. belki daha keyifli bir yazının konusu olurlar daha sonra. asıl meseleye geleyim.

beni tabi ki, tahmin edebileceğiniz üzere ablam yıkardı. bir hafta sonu, akşam yemeğinden sonra, banyo yaptırdı bana. sonrasındaki çok sevdiğimiz saç tarama ritüelimiz esnasında -saçlarının kıvırcık olmasından nefret eden küçük miko'nun hala ıslak olan saçlarını dümdüz tarayıp çeşitli tokalar, kurdeleler ile düz saç modelleri yapmak suretiyle fotoğraflarını çekmek*- kucağımda olan güleç'in ne kadar muhteşem bir bebek olduğunu dinledi uzun uzun. ritüel bitti. güleç yatağa yatırıldı. ben de yattım yanına. ablam son öpücüğünü verip ışığı kapatıp çıkacaktı ki odadan yine güleç ile ilgili bir şey dedim ben, o da "eeehh bıktım bu bebekten, hep güleç hep güleç" dedi ve yanımda yatmakta olan güleç'i alıp yere fırlattı. tabi ki çok şaşırdım ve çok üzüldüm. ağladım. sakinleştirdi beni. özür diledi. güleç'i yerden aldı, ondan da özür diledi. yanıma yatırdı tekrar. ve gece bitti. muhtemelen ağlayarak uykuya daldım. o geceye dair onun güleç'i yere attığı andan sonrası çok yok bende.

ben sabahçıydım. o tam gün gidiyordu okula. ertesi gün okuldan gelince koşa koşa odama gittim. güleç'i aldım. öptüm. saçlarını kokladım. sonra da sobaya attım. güleç yandı. ev plastik koktu diye annem çok kızdı. ablam da okuldan gelince saatlerce ağladı. ben iyi bir şey yapmaya çalışmıştım. sevinir zannetmiştim. çok üzüldü. hiç anlamadım.
keşke daha sonra da anlamasaydım.

özür dilerim abla. özür dilerim miko. özür dilerim güleç.
devamını gör...

isimlerin dillerde farklı hallerde karşımıza çıkması.
ali-ally-eli
mikail-michael-michel
cdbrail-gabriel
davud(t)-david
ibrahim-abraham
yusuf-jose-josef-joseph-guiseppe
yakup-jacop
leyla-laila
meryem-myriam-maria-mary
havva-eva-eve
adem-adam
yunus-jones-johannes
ilyas-elias-elijah
isa-yesu-jesus
süleyman-salamon
ishak-izak-isaac
harun-aaron
zekeriya-zacheria
bünyamin-benjamin
iskender-alexender
ismail-samuel
feride-frida
aklıma ilk gelenler , belki ilerde güncellerim.
devamını gör...

küçük mavi baykuş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"
.
şimdiyi sorarsanız bana
zamane zamanları sorarsanız
sokaklardan düşlerden
ve aşklardan
emekli olduğumuz
hiç mi hiç
görülmemiştir
"*
devamını gör...

herkes darbe girişimini konuşurken olayın arkasındaki kahramanı unutuyor.teşekkürler iko.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlükte de eğitimci olmamı tescilleyen yazar.
güzel bir niyeti var.
dilerim o niyetine tam vaktinde ulaşır.
o niyete ulaşırkende hem iyi olur hem iyi eder.
olan tanımlarını beğendim
yeni
pırıl pırıl tanımlarını heyecanla bekliyorum.
takipteyim çekirgem.
devamını gör...

6 milyonluk nüfusuyla pandemi sürecinin ilk galibi olan ülke gibi duran israil'in aldığı karar.
düşünebiliyor musunuz? dışarıya çıkıyorsun ve maske yok!




kitlesel aşılamanın ardından israil'de açık havada maske zorunluluğu kalkıyor



aşılama dolayısıyla covid-19 vakalarındaki düşüşün ardından israil'de pazar günü itibariyle açık alanda maske zorunluluğu kalkıyor.


israil sağlık bakanı yuli edelstein, açık havada maske takmayı gerektiren covid-19 kısıtlamalarını kaldıran bir karara imza attı.

edelstein, "uzmanlar bunun artık açık alanlarda artık gerekli olmadığına karar verdikten sonra, zorunluluğu kaldırmaya karar verdim" dedi.

israil’in aşılama kampanyasındaki başarısına dikkat çeken bakan, bu kararın dayanak noktasının bu olduğu, ancak tedbirlerin elden bırakılmaması için sürekli uyanık olma çağrısında bulundu.

israil sağlık bakanı, maskelerin iç mekanlarda hala zorunlu olduğunu belirtti.

perşembe akşamı yayınlanan son israil sağlık bakanlığı verilerine göre, çarşamba günü 196 yeni koronavirüs vakası kaydedildi ve pandemi başladığından bu yana toplam 836 bin 699 vaka bildirildi.

ülkede toplan ölü sayısı 6 bin 314 olarak kaydedildi. 126'sı solunum cihazı kullanan ciddi durumdaki 209 hasta dahil toplam 2 bin 984 aktif vaka bildirildi. ülkede pazar günü gerçekleştirilen 55 bin 470 testin yüzde 0,4'ü pozitif çıktı.

bakanlık ayrıca 5 milyon 338 bin 967 israillinin en az bir koronavirüs aşısı dozu aldığını ve 4 milyon 961 bin 238 kişinin iki aşı dozunu da aldığını söyledi.




buradan
devamını gör...

en basit yöntem kitapları sesli okumak ve bunu yaparken çiçek koklar gibi (diyaframdan) nefes almaktır.
devamını gör...

türklerin ilk yazılı eserleridir. 2. göktürk kağanlığı'na aittirler.


--- alıntı ---

1893 yılında danimarkalı dilbilimci vilhelm thomsen tarafından, rus türkolog vasili radlof’un da yardımıyla çözülmüş ve aynı yılın 15 aralık günü danimarka kraliyet bilimler akademisi'nde bilim dünyasına açıklanmıştır.

--- alıntı ---
devamını gör...

nefes
al beni, ver sonra

yol
sana çıksın hepsi

kıyı
dalgalarının bekleyişi

kan
bembeyaz bir arayış...
devamını gör...

hame tarafından açılmış başlığım. ben buranın gece kartalıyım. mahallede dolananlara kimlik sormak için varım. aynı zamanda türkçesi "nefret" olan ingilizce kelime.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim