stresi hayatınızdan mümkün olduğunca azaltmak,
başkalarının kararlarıyla değil, kendi kararlarınızla yol almak,
başkalarının sizin hakkında söylediklerini kafaya takmamak,
doğayla bütünleşmek,
sevmek...
devamını gör...

son zamanlarda yorum veya bilgi içerikli, uzun başlıkların pek fazla rağbet görmediğini üzülerek fark ettiğim sözlük.

gündem sütunu fazla sabit olduğu için insanlar oradaki başlıklara yazmak yerine bugün kısmında gördükleri başlıklara daha çok yazıyorlar bence ve orası da çok hızlı aktığı için orada arada kaynayan çok başlık oluyor. emek verilmiş tanımlar ise çoğu kez hiçbir şekilde görülmeden, etkileşim almadan olduğu gibi kalıyor. böyle giderse korkarım yazmaktan vazgeçecek bazı yazarlar olacaktır.
devamını gör...

üstad tarkowski çok güzel açıklamış :

insan 16 yaşındayken dünyayı değiştireceğini düşünür.18 olduğunda düşünceleri sert bir kayaya çarpar. 20 yaşına geldiğinde hiçbir şey değiştiremeyeceğini anlar 25 yaşına geldiğinde ise dünyanın onu değiştirdiğini fark eder. ve insan 25 yaşında ölür, 75 yaşında gömülür.
devamını gör...

ilk bölüme özel harika bir sanatçıya yer verilmiş. kazım koyuncu'nun tanımlanmasıyla/tanıtılmasıyla başlayan yayın epey keyifli olacağa benziyor. çok sevdiğimiz sanatçının bir de kendisini nasıl tanımladığını şöyle kenara bırakayım;

‘'ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz karadenizliyim ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim.’'

iyi ki geçtin aramızdan karadeniz'in hırçın çocuğu...

edit: pusuda askıda yaşamak şarkısını bekliyordum, ah yaşasın!
edit 2: kim istediyse bu şarkıyı teşekkürlerimi iletiyorum, nasıl da hatrıma gelince kalbim acıdı.

"bir gün yolda yürüyordum, bir şarkı duydum, kalbim acıdı... bu kadar..."
devamını gör...

atatürk inkılapları kavramını kullanmak yerine devrim olarak adlandırmaları elbette bilerek tercih ediliyor. bu, bugün ilk defa olmadı, uzun zamandır bu hükümetin eğitim alanında istediklerini başardığının bir göstergesidir. haberin bu şekilde çıkması öncelikle rezalettir.
devrim köktenci ve radikal bir değişimdir, inkılap ise devrim yapıldıktan sonra toplumu geliştirmek adına yapılan yeniliklerdir. yani inkılap yapmak tek başına devrimin gerçekleştirildiği anlamına gelmez.
gerçi bugün bir çok tarih hocası veya profesörü dahi bu farkı kesinlikle bilmiyordur. google’da aratınca bile inkılap, devrim olarak tanımlanıyor, skandal.
bu ak partinin başarısıdır. eğitim konusunda yaptığı yozlaşmanın geldiği son nokta, artık şaşıranlara bile şaşırıyorum.
bu konuda türkiye’nin önde gelen iki kurum vardır, türk inkılap tarihi enstitüsü ve boğaziçi üniversitesi atatürk enstitüsü umarım bir açıklama yapılacaktır.
askeri okullar yeniden açılınca eski kalite olacak mıydı ki? tabi ki hayır!
askeri okullar kapatıldığında bu ülkede bir kültürü yok ettiler. modern türk cumhuriyeti dediğimiz olay sadece atatürk’ten ibaret değildir. mektebi tıbbiyelilerle anılsa da türkiye cumhuriyetinin temelleri askeri okullarda atılmıştır. eğitimin en kalitelisi ve rafine olanı yalnızca askeri okullarda veriliyordu. bu durum osmanlı döneminde de böyleydi, cumhuriyet dönemi boyunca da böyleydi.
bugün pilotlara bakıyoruz, basit bir kaç sınavla hemen hemen herkes pilot olabiliyor. askeri okullardan mezun olmuş pilotlar ile türk hava kurumundan veya daha yeni kurumlardan mezun olan pilotlar arasında muazzam bir kültür, eğitim farkı vardır.
doktorlara bakalım, bu ülkede bir gata gerçeği vardı. o okulda eğitim almış bir doktor üzgünüm ama ne çapa ne de hacettepe mezunu doktorlar ile kıyaslanmazdı. amacım okul kötülemek değil, doktorların başarılı operasyonlar ve teşhisleri incelendiğinde gata her zaman en öndeydi.
bu kaliteyi askeri okulların, eğitime verdikleri önem ve değer belirliyordu.
siyasi kişilerin tarihine ve savaş tarihine elbette herkes ilgi duymaz fakat askeri okul denilen kurumlarda verilen eğitim türkiye’de en kaliteli eğitimin merkeziydi.
yüzyıllık bir kültürü, türkiye’nin belki de son kalan değerini, darbe ardından apar topar kapattılar, nice parlak gencin hayatını söndürdüler. ardından milli savunma üniversitesi açıldı. başına da dünyanın en yobaz tarihçisini rektör olarak atadılar. evet biz bu gelişmeleri takip ederken, o okullarda verilen atatürk devrimleri *dersinin çok yüzeysel ve saçma bir şekilde verildiğine emindik.
bu gelişmeler, bana nedense 1909 karşı devrimini anımsatıyor. yine yobaz dinciler, 1908 devriminin getirdiği, anayasa ve kadın hakları konusunda yaptığı yenilikleri ve dinci sınıfın askerlikten muaf tutulamayacağı ve abdülhamit e yakın bugünün bankamatik memurlarımisali askerlerin erken yaşta emekliliği yani liyakat esasına dayandırılması gereken bazı durumlara karşı çıkmışlardır. zamansız ve aniden yükselen bu karşı devrim başarıya ne yazık ki ulaşmıştı. fakat uzun vadede en çok kendilerine zarar vermiştir.
atatürk inkılaplarından , eğitim alanında yapılan 3 mart 1925 tevhid-i tedrisat kanunu ile bir sene geç bile olsa 2 eylül 1925 tarihinde bakanlar kurulu kararı ile 773 tekke ve 905 türbe kapatılarak milli eğitim bakanlığına devredilmiştir.
bugün korkunç aşamalardan geçiyoruz, telafisi mümkün olmayan devrimler yapılıyor bu ülkede, fakat elbet bir gün devran dönecektir. bağnaz ve yobazların teker teker bedel ödeyeceği günler illa ki gelecektir.
devamını gör...

akşam altı ile yedi otuz arasıdır genellikle. hayat anlamsız gelir, sevdiğim şeyler bile cazibesini tümüyle yitirir, uyku çöker, yatar ve bu uğursuz periyodun geçmesini sessizce, sabırla beklerim. başka ve daha iyimser, enerjik biri olarak kalkar, kaldığım yerden devam ederim, şu ne idüğü belirsiz hayata sonra.
devamını gör...

ooo bu başlık yine hortlamış. o zaman ben de takipçilerim diyorum. onlar kendilerini biliyor.
tanım: sadece takipçilerini sevdiğini söyleyen yazar beyanıdır.
(bkz: öyle kuru kuruya sevgi yok)
devamını gör...

doktora danışarak new life 4 hepa veya muadillerin milk thistle kolin enginar ekstresi gibi içerikleri temin edilerek diyete dahil edilip daha hızlı sonuç alınabilir. ama öncelik karaciğeri dinlendirici ve kendini daha kolay yenilemesine yardımcı diyetlerdir. bilinen bir farmokolojik ilacı yoktur maalesef, iyi bakacaksınız mecbuuur!
devamını gör...

kesinlikle var böyle bir hastalık ya...bir sürü kitap kitaplığımda bekliyor hala aldıkça alıyorum
devamını gör...

isminden de anlasilacagi gibi aglamanin notalara dokulmus hali olan bir joe satriani parcasi.

devamını gör...

mensubu oldukları yunan alfabesi, arap alfabesi ve ibrani alfabesindeki ilk harfler sırasıyla alfa elif alef başlar.
buradan da etkileşim net olarak görülebilmektedir.
devamını gör...

çevresini de mutsuz etme potansiyeli olan insandır. çevresine negatiflik yayar.
devamını gör...

hayatında olmasını istediği şeylerin gerçekleşmesini izlemek insanları mutlu eder, kedinin ciğerci vitrinine bakması gibidir ama konumuz bu değil.

will smith/ the pursuit of happyness.
devamını gör...

ne zaman öğrenicem dedim..
her şey zamanını bekler dedi..
devamını gör...

günümüz toplumlarında çalışan insanın kimliği sayılan kağıt parçasıdır.

ben ik'cıyım; ne cv'ler gördüm okuyorken yoran çünkü adamın aldığı nefes bile kayıtlı ama aslında bomboş bir kağıt parçası, ne cv'ler gördüm iki satır yazan ama ne kadar dolu olduğunu hissettiren...

"cv nasıl doldurulur?" diye uzun uzun anlatacak enerjim yok şuan. merak eden portakal atsın, ya da ileride editlerim belki. ama size söyleyebileceğim tek şey, referansınız ne kadar kuvvetliyse o cv o kadar doludur, maalesef.
devamını gör...

yarası saklı, fırtınam, ölüyorum efsane şarkılar.. sert görünümünün aksine kanımca çok duygusal bir insan. iyi ki var hayko'muz..
devamını gör...

8. sınıfta sevdiğim kıza açılmaya çalışırken merdivenden yuvarlandım. tüm özgüven eksikliğim bundan kaynaklanıyor
devamını gör...

100 lirayı saniyeler içinde yok edebiliyorum
devamını gör...

ailevi sorunları olan biriyseniz, tüm dünyaya karşı güveniniz sarsılmış bir halde olursunuz ama yurtta öyle iyi insanlar tanırsınız ki "dünyada aslında iyi insanlar da varmış" demeye başlarsınız, insanlığa karşı önyargınız kırılabilir. sizin kanınızdan, sizin canınızdan olmayan insanların, sizi ailenizden daha iyi anlayabildiğini görebilirsiniz..
devamını gör...

ismi güzel bir moderatör olup oradaki ing ifadesine kafam takılıyor. bu "ing" ingilizcede fiilde yer alan bir durum ortacına mı işaret ediyor? yahut bu eyluling isimli kişinin "dokuz eylül üniv ingilizce" bölümünden mezun olduğunu mu ifade ediyor? ya da ilgili şahsın eylül ayında ingiltere'ye vardığına mi delalet etmekte? yoksa ismi eylül olup ingiliz kültürüne hayranlığına selam mı çakmakta? belki eylül ayında bu arkadaş "ing bank" isimli hollandalı kapitalist sermayenin tapınaklarından birinde işbaşı yaptığını mı göstermekte? bu da değilse istanbul civarındaki illerde eylül ayının ingiltere'deki sonbaharlara benzediğini mi bize ima etmekte. sherlock gibi kafamdaki sorulara cevaplar arıyor ve sanki buldum gibi. eee ne de olsa arayanlar bulamazken bulanların da hep arayanlar olduğunu da biliyoruz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim