bir ordulu olaraktan en sevdiğim manzaraya sahip olan yason burnu'nu ve efsanesini anlatacağım sizlere.*
ordu'nun perşembe ilçesi çaytepe köyü'ne bağlı olan yason burnu yarımadası eski bir kilise, deniz feneri ve efsanesiyle ordu'nun en özel yerlerinden biridir.
antik dönemdeki ismi “iasonia akte”dir.
1. derece arkeolojik, 2.derece doğal sit alanıdır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şimdi gelelim benim mükemmel olan yason burnu fotoğraflarıma.* beraber yorumlayalım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu güzel manzarası zaten yason burnu'nun en güzel özelliklerinden biri. karadeniz'in rüzgarlı havasıyla o çimlere oturup uzun uzun denizi ve gökyüzünü seyredebilir, dilerseniz denizin kıyısında ayaklarınıza su çarparken yürüyüş yapabilirsiniz. hatta denizin kıyısına sandalyenizi atıp oturabilirsiniz bile. düşüncelere dalmak için güzel bir yer.

şimdiii gelelim yason kilisesi (jason's church)ve yason burnu fenerini tanıtmaya.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çektiğim fotoğraflar bunlar fakat attığım kaynaklardan iç mimarisine de ulaşabilirsiniz. tüm yönden çekilmiş fotoğrafları mevcuttur.


bu kilise, 1868'de yörede yaşayan rumlar ve gürcüler tarafından yaptırılmış olup, mimarisi gayet özelliklidir. yason burnu, esasen çok eski bir yerleşim yeridir. ms 3. yüzyılda hıristiyanlar, giresun'da isa’nın doğumunu kutladıktan sonra buraya gelerek 'ışıklar bayramına' katılırlarmış


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


ordu'nun fatsa ile perşembe ilçeleri arasında kalan küçük bir yarımadanın üzerinde bulunuyor yason feneri. fenerin hemen arkasında bir kiliseye ait kalıntılar var. yason feneri'nin yer aldığı bölgenin ismi ise kiremit burnu. eskiden yason burnu olarak anılıyormuş. 1980 sonrası bu ismi almış. sahili kayalıklarla çevrili yemyeşil bir alan üzerinde yer alan yason feneri, denizden pek fazla yüksek değil. bu nedenle de rüzgarlı günlerde karadeniz'in hırçın dalgaları ıslatıyor yason feneri'nin duvarlarını. gövdesi demirden üretilmiş olan yason feneri'nin ışığı 8 mile kadar aydınlatabiliyor. 


yason burnu'na gidip de yason burnu fenerine yaslanıp fotoğraf çekmeyeni dövüyorlar sayın okuyucular.* gittiğinizde siz de mutlaka orada fotoğraf çekinmeyi unutmayın. benim çektiğim bu fotoğrafta insanlar facebook'a koymak için fotoğraf çektiriyorlardı. orada bir yoğunluk mevcuttu.
ne yazık ki kendini bilmez birkaç kişi tarafından fener karalanmış fakat onu boyadılar bir dahaki gitmemde güncellerim yeni halini.

gelelim yason burnu'nu özel kılan o efsaneye..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

argonotlar ve altın post efsanesi



altın post yunan mitolojisinde zenginliği ve iktidarı sembolize eden postun adıdır. argonotlar bu postu ele geçirmek için kolkhis ülkesine gitmişler(günümüzde gürcistan'ın karedeniz kıyısındaki bir bölgesi) ve uzun bir mücadele sonucunda postu almayı başarmışlardır. jason (iason) da yunan mitolojisinde altın postu arayan argonotların önderidir.

argo ve argonaut'lar hakkında azra erhat'ın “mitoloji sözlüğü”nde şu şekilde bahsedilmektedir:
“adı "hızlı" anlamına gelen argo gemisi karadeniz'in kolkhis ülkesinde altın post'u aramaya giden kahramanlar için yapılmış elli beş kürekli bir gemidir. onu yapan ustanın adı da argos’dur.” 
“bazı argonautlar: jason, argos(gemi ustası), tiphys(dümenci), orpheus(ozan), idmon(bilici), amphiaraos(bilici), mopsos(bilici), herakles...”

jason'un kral babası amcası tarafından jason henüz küçük bir çocukken öldürülür. jason büyüyüp genç bir adam olduğunda krallığı amcasından geri almak istemektedir. bunun için ise uzak bir diyarda bulunan altın postu ele geçirmesi gerekmektedir. zeus’a kurban edilen koçun altından olan postu ares’e adanmış bir korulukta saklanmaktadır.

yunan mitolojisinde, güneş tanrısı helious’un oğlu olan kolkhis kralı aiet’nin (aietes) “altın post”a sahip olduğu anlatılır. yunanistan’da jason (iason)’un başkanlığında kahramanlar bir araya gelirler ve “altın post”u ele geçirmek için kolkhis'e gitmeye karar verirler. argonotlar, “argo” adlı bir gemi yaparlar ve yola çıkarlar. uzun ve çok zor bir yolculuktan sonra aiet’in güçlü ve zengin krallığına varırlar. “kral, yunanlı kahramanları saygıyla karşılar ve gelmelerinin nedenini öğrenir. aiet, jason’un şartlarını yerine getirmesi halinde “altın post”u yunanlılara vermeye karar verir. iason önce ateş püskürten öküzlere boyun eğdirecek, başlarına boyunduruk geçirecek ve büyük bir tarlayı sürecektir. sonra iason’un ejderhayı öldürmesi ve onun dişlerini toprağa ekmesi gerekir. bu dişlerden savaşçılar çıkmaktadır. iason’un bu savaşçılarla savaşması ve onları yenmesi gerekir. yunanlılar ancak bundan sonra “altın post”u alabileceklerdir.”

“kralın kızı, ilk görüşte jason’a âşık olmuş ve ona yardım etmeye karar vermiştir. medea bir büyücüdür. onun yardımıyla jason kralın şartlarını kolayca yerine getirir ve aiet’den “altın post”u ister. kral, yunanlılara kimin yardım ettiğini hemen anlar ve “altın post”u vermeyeceğini açıklar. bunun üzerine jason, postu ele geçirmeye karar verir. ne var ki medea’nın yardımı olmadan bunu gerçekleştirmesi olanaksızdır. kralın kızı, postu bekleyen korkunç ejderhayı uyutur ve yunanlılar “altın post”u ele geçirmeyi başarırlar. hızla gemilerine binerler ve ülkeleri yunanistan’a doğru yola çıkarlar.

mitolojide “altın post” phriksos ile helle’yi sırtında yunanistan’dan karadeniz’e taşımış olan kanatlı koçun altın postudur. babaları kral olan çocukları üvey anneleri kurban etmeye karar verir. tam bu sırada gökten inen altın postlu koç çocukları kafkaslara kaçırır.

“altın post” onur ve saygınlık ifade eden bir simgedir, farklı mitolojik hikâyelerde işlenir. onurlu, erdemli, adil, cesur, dürüst, sadece kendini düşünmeyen örnek kahramanlar önce kendi kendilerine hâkim olmayı öğrenip, kitleleri peşlerine takarlar. yolculuk ise her daim sürer gider…




ilgi çekici bir efsane gerçekten. ordu'nun en sevdiğim yeri yason burnu yarımadasıdır. kilisesi, feneri, efsanesi ve havasıyla çok özeldir. olur da karadeniz turu yapmaya karar verirseniz buraya uğramadan geçmeyiniz.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynaklar: 12345

not: ilk iki fotoğraf hariç diğerleri bana aittir.
devamını gör...

sene 1929 da kadınlara laf atan tevkif ediliyor, sene 2021 kadınlara tecavüz edip katledenler serbest bırakılıyor.

ağız dolusu biseyler söylemek istersin, boğazın düğümlenir, kelimeler kifayetsiz kalır yaa,
işte öyle birşey.
devamını gör...

ne yazık ki çoğu insanda gözlenen durumdur. bireysel davranış gibi ele alınsa da toplumsal açıdan da durum aşağı yukarı böyledir. rahat durabilmek zor gelir. huzur içinde yaşam sürmek, yediği önünde yemediği arkasında olmak, karnı tok, sırtı pek olmak, okumak, sağlığına şükretmek, bilimle ilgilenmek, sanata göz kulak vermek, insanlarla güzel zaman geçirmek, doğayı hissetmek, çiçeği, böceği, yeşili seyretmek varken, o rahatı ve huzuru batıracak ille de.

güzel bir ailesi vardır, evliliği gayet de istikrarlı gidiyordur ama çapkınlık yapası tutar, gider başkasının peşine takılır. borcu, harcı yokken veya ödeyip büyük bir yükün altından kalkmışken, rahat durmayacak ve gidecek kredi çekecek ve daha beter duruma düşecek. elinde sahip olduklarıyla yetinmez, gider başkasının sahip olduklarına göz diker. hırs ve para isteği gözünü kör eder. cinsiyet olarak ele alırsak, bunlar erkeklerin içinde debelendiği sorunlardır.
devamını gör...

yıllar yıllar önce insanlara ve kendime olan inancımı kaybettiğimde gercekleştirdiğim eylemdir.

psikoloğuma 'ama ben bu hayatı yaşayabilecek kadar cesur hissetmiyorum' dediğimde. 'kendini öldürmeye kalkmak daha büyük bir cesaret' demişti. 'yaşarsan ne olacak biliyorsun en en kötülerini yaşadın ama öldüğünde karanlık ne olacak, ne bekliyorsun?'

zihnim, ruhum, duygularım, umutlarım hep karanlıktı zaten benim için makuldu.

sonra bir gün artık dayanamadığımı fark ettim. ve koştum o karanlığa.

sonrası komedidir.
günlerce can çekişmem, insanların sahte vicdan ve merhamet gösterileri, hayatımda olan bir güruh insanın bu eylemi gerçekleştirdiğim için benden dahada uzaklaşması (çünkü mantıklı davranmıyormuşum, mantık?), bana destek olamaya çalışan beni anlamaya çalışan bir iki insan (annem ve babam, hiç unutmam onların tavırlarını. ben beni öldüresiye suçlarlar sanıyorken onlar bana sonsuz merhametlerini bir kez daha hissettirmisti.) bilen duyan insanların garip tavırları falanlar filanlar...

sonrası o kadar berraktır ki.
bir anda bir aydınlanma oldu.
hayata insanlara en önemlisi de kendime bakışım değişti.
kendime saygıda dibi gören ben hayatta ki en kıymetli varlığın en saygı duyulası insanın kendim olduğunu anladım.

şimdi banu sen çok güçlü bir kadınsın diyenler ne yaşadığımı neler atlattığımı bilmiyor. ben bu hayatta en dibi gördüm. kendi öz saygımı, sevgimi kaybettim. o kadar dibe çöktüm ki oradan çıkmanın imkanı yoktu. ama çıktım. öyle ya da böyle o karanlığı geride bıraktım.

şimdi hiç bir şey yıkamaz beni. çünkü ben bu hayatta her şeyin en en zoruna talip oldum ve hep zor olanı yaşadım. savaşmayı gerekirse yenilgiyi kabul etmeyi öğrendim. tek başıma başladığım bu serüveni tek sonlandıracağımı tüm yapı taşlarımla hissettim. kimse için hiçbir şey için kendime olan saygımı ve sevgimi kaybetmemem gerektiğini anladım. ben tektim bu hayatta. ben yoksam ne bir insan vardı nede bu çetrefilli dünya. kimse için yaşamamayı her koşulda sadece kendimi düşünmem gerektiğini de o zamanlar öğrendim. çünkü ben her konuda kendimi ön plana koyarsam kendimi sever kendimi sayar önce kendimi düşünürsem (bu üstün empati gücüyle tabi) hiç kimsenin zarar görmediğine en karlı kendimin çıktığına şahit oldum. her cümlenin zihinde önce benle başlarsa en az bana zarar verdiğini gördüm. şimdi olmuyor mu beni üzen, kıran, sarsan şeyler? tabi ki oluyor ama etkisi en fazla 2 gün sürüyor. bir silkelenmeme bakıyor yeniden kendime gelmem. ben kendimi yangın ya da afet halinde kurtarılacaklar lisetesinde en ön sıraya koydum eskiden 1256. sırada falandım hoş çokta bir fark yokmuş sanki.*

artık şunu çok iyi biliyorum ben bu hayatın iplerini elime almassam o ipler benim ayağıma hatta boğazıma dolanıyor. beni ya deviriyor ya da nefessiz bırakıyor. bu süreçte çok kaybım oldu. ama kazandıklarım hepsinden daha kıymetliydi. ben kendimi kazandım. kendimi sevmeyi saygı duymayı öğrendim. ben beni çok çok çok sevdim.

bu noktalara, bu yılgınlığa, bu karanlığa gelmeden kendinizi fark edip kurtulmanız dileğiyle.
unutma en önce 'ben' bu hayatın ilk kuralıdır.

not: ömrü boyunca bu eşiğe gelmemiş insanların atıp tuttuğu bir başlık olmuş burası. yaşamadığınız bir konuda hüküm ve akıl vermek kolay olur arkadaşlar.
umarım asla o kıyıya vurmazsınız.
saygılar, sevgiler...
devamını gör...

kişinin hafızasını kaybetmekten korkmasıdır.
devamını gör...

(bkz: adım cafer boyum bir on)
devamını gör...

arabesk deyince müslüm gürses'i unutmamak lazım. tür olarak dinleyemiyorum ama arabeskin de hakkını vermiş baba.
devamını gör...

bu sabah beklediğim kar. sabah kahve eşliğinde izleyeceğim ve içimi ısıtacak.
devamını gör...

çıkar dayı telefonunu.
devamını gör...

unutuldum mu şimdi ben?
unutuldum mu hemen?
bir hatıra mıyım artık?
o da nadiren yâd edilen.
devamını gör...

1906 doğumlu, varoluşçuluk ve yahudi felsefesi ile alakalı yazıları ile tanınan , ünlü fransız filozof ve talmud eleştirmeni. ölüm üzerine denemeleriyle beni benden almıştır kendileri.
devamını gör...

güldüren bi yere kadar da,
gözlerinin içini gülümsetiyorsa hakkını yememek lazım*
devamını gör...

hastalık bulaşma riskinden bağımsız olarak izin verilmemesi gerektiğini düşündüğüm mitingdir.

hiçbir halt bilmeden insanları yanlış ve bilim dışı tercihler yapmaya sevk eden bu güruh salgın hastalıktan daha tehlikelidir zira.
devamını gör...

immün sistemimizde enfeksiyonlara karşı savaşan, beyaz kan hücrelerimiz olan lenfositlerden kaynaklanan lenf dokusunun kanseridir. adını bu hastalığı ilk kez tanımlayan thomas hodgkin'den almıştır. en çok şifayla sonuçlanan kanser türlerinden biridir. hastaların yaklaşık %75'i iyileşmektedir.
devamını gör...

yok orada vişne , üsküdar'a bağlı kuzguncuk,
kandırmayın milleti, doğruları konuşun azucuk,
yazdan almak lazım aslında birer gocuk,
ellerinizden öper, var ben de bir kız bir de oğlan çocuk
devamını gör...

çocuk neden yok?yolda da mı yok?
ölür müsün öldürür müsün.
devamını gör...

normal sözlük bünyesinde kurulan kitap kulübü hakkında bilgi almak ve katılmak isterseniz #1041665 no'lu tanımı ziyaret edebilirsiniz.

kitap kulübü, normal sözlük yazarlarının her ay seçilen kitap hakkında kitap toplantılarına katıldığı, bünyesinde edebiyat, yazarlar, kitaplar hakkında sohbet edilen ve incelemelerde bulunulan, yani sizlerin keyifli vakit geçireceği normal sözlük kulüplerinden biridir. bu başlık altında kitap kulübü'nde yapılan toplantı duyuruları, sözlük yazarlarının kulüp hakkında söylemek istedikleri, fikirleri, soru ve sorunları, yılbaşı çekilişi gibi yapılan bazı etkinlikler yer almaktadır.

kitap kulübüne katılmak için ilgili başlığı ziyaret edebilir, soru ve sorunlarınızı kulüp başkanları @armysuzy ve @aziz varvara alekseyevna'ya iletebilirsiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beğenileriyle sözlükte beni ilk karşılayan, ilk takip ettiğim yazardır, yeri ayrıdır.. okuduğum tanımlarından, kurduğu uzun cümlelerden, söyleyecek çok şeyi olan donanımlı birisi olduğunu düşündürtmüştür.

görsel çalışmalarını da çok beğendim, nick konusunda başarılı sayılı yazarlardan..
devamını gör...

yani kadın açık bir şekilde yazmış ama bir kez daha alıntılayarak anladığımı anlatayım.
"bugün, ülkedeki bütün hukuksuzlukların yol açtığı ekonomik çöküş nedeniyle dolar şu anda 9 buçuk lira civarında."
başka yazar arkadaşlar da yazmışlar sağ olsunlar, ben de yazayım. hukuk, ekonomi ile doğrudan ilişkilidir.
siz bugün gidip kuzey kore'den yatırım amaçlı ev alır mısınız? almamanızın nedeni iyi bir yatırım olmaması değil, ülkeye olan güvensizliğiniz. sevgili kim, 1 günde alır elinizden.
değerlendirmelerimizi önyargılarımızdan bağımsız, akılcı bir şekilde yaparsak, daha hızlı gelişiriz; kişisel olarak, ülke olarak, gezegen olarak..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim