bir arkadaşım var. 5 gün önce kanser teşhisi konuldu. dün de karaciğerine de metastaz yaptığını öğrendik ve bu kısımdan henüz haberi yok. tedavi için hastaneye gitmeden onu görmek, moral vermek için gittik dün. gözüm yaşlı çıktım evimden, onun kapısından girmeden hemen önce yüzüme kocaman bir gülümseme yerleştirdim. eski günleri yad edip bol bol kahkaha attık. ve ona "iyi olacaksın" dedim. inanarak bir yalanı söyledim. hem ona hem de kendime.
evet yalan söyledim ama birazcık umuda tutunmak için. şu an yalan olan gerçek olsun diye...
devamını gör...

hollanda amsterdam

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ruhsar dizisini biliyorum
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaynak
kaynak-2
--! spoiler !--

gaziantep büyükşehir belediye başkanı fatma şahin, şahinbey ilçesinde düzenlenen bir törende yaptığı konuşmada mustafa kemal atatürk için kullanılan başöğretmenlik unvanını, akp’li cumhurbaşkanı erdoğan için kullandı.


--! spoiler !--

kişisel yerlerini sağlamlastırmak için, artık gözlerini kör edip, ne yapacaklarını şaşıdılar. yazık şu gelinen hale. millete hizmet etmesi gereken devlet insanları, artık tek bir kişiye hizmet ediyor.
peygamberlik is loading...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

güzel samimi bir aşk filmidir efenim.tavsiye ederim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir zeynep casalini şarkısıdır. buradan
devamını gör...

..................
süngüye kalkmış balçık dolu siperden,
o beni görmeyişler ölecek birden.
devamını gör...

sözlük yazarlarında sıklıkla gözlemlenen bağımlılık türü, mizaç.
suçluluk duyguları, değersizlik hisleri, öğrenilmiş çaresizlik, aktarıma maruz kalmak vb nedenlerle melankoli mizaç haline gelir.
acı çekmek, üzüntü duymak gibi duygular artık kişinin normal/sıradan ruh hali olur. alışkın olduğundan uzaklaşmak ve yenilik her şekilde yoracağından bilinçlice yahut bilinçdışı şekilde sürekli kendini üzecek durumlara sokma, olanların hep negatif yanını okumayla sonuçlanır.
mutlu olmak huzursuz hissetirir, o kimdir ki mutlu olsundur?

ayrıca sekonder kazanç sebebiyle, özellikle şair ve yazarlarda, şarkı sözü yazarlarında, ressam gibi sanatla uğraşan bireylerde melankoli sanatının asıl kaynağıysa bunu bırakmak istemezler. kısaca rutin melankoliye döner.
devamını gör...

"bilmezler yalnız yaşamayanlar,
nasıl korku verir sessizlik insana;
insan nasıl konuşur kendisiyle;
nasıl koşar aynalara,
bir cana hasret,
bilmezler..."
devamını gör...

bu hafta esnek çalışma düzenine geçiyoruz
devamını gör...

milattan önce 200'lü yıllarda yaşamış olan hint imparatoru.

asoka'nın dedesi, bölgede büyük bir güç olan maurya hanedanlığı'nı ve ülkenin ilk imparatorluğunu kurmuştu. asoka da onun izinden gitmeye kararlıydı.

kazanılan birçok savaş ve yapılan fetihler sonrasında bir gün bir savaş meydanında, ölen askerler arasında dolaşırken bir anneye rastladı. kadın ölen oğlunun başında feryat ediyordu. asoka hayatında ilk kez o gün, kıydığı canların ve sebep olduğu acıların farkına vardı ve bir daha savaşmamaya yemin etti.

o günden sonra budizm'e yönelen asoka, artık can almak değil can kurtarmak amacıyla hareket etmeye kararlıydı. bu uğurda ülkesinde mimari yapılar, hayvanlar için barınaklar yaptırdı. etrafındaki herkese insan, hayvan, bitki fark etmeksizin her canlının sevilmesi, korunması gerektiği düşüncesini aşılamaya çalıştı. onun sayesinde bölgede budizm hızla yayıldı.

rivayete göre asoka, idamı, köleliği, hayvanlara ve ormanlara zarar vermeyi yasaklayan ilk hükümdardı.

***

böyle bir hayat sürdükten sonra, yaptıklarının kendisinden sonra geleceklere de örnek olmasını istedi ve icraatlarını asoka sütunları adlı duvarlara yazdırdı. imparatorluğu, ölümünden sonra sadece 50 yıl dayanabildi ve dağıldı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kararsız özellikleri en meşhur olanıdır. bir konuda kızıp söylenmeye başlarlar, söylenir söylenir ve sonunda neye kızdıklarınıda unuturlar. çok eğlencelidirler. takıntılarını dışarıdan birinin müdahalesi ile unuturlar. canlılara karşı çok merhametlidirler. tabi genelini kapsamaz söylediklerim.
devamını gör...

meclis-i mebusan üyesi ve tbmm‘nin ilk üç döneminde vekillik yapmış olan kişi. bir dönem ittihat ve terakki üyesi olarak çalışmıştır.
“kavaklıdere” semtindeki bir caddeye adı verilmiştir. ankaralılar caddeye değil o bölgenin tamamına kısaca “tunalı” derler.
devamını gör...

zamanında deniz kenarı bir kasabada çalışırken(sevgili beyaz yakalılar bu iyi bir şey değil çok sıkıcı) okula bisikletle gidip gelen çocuklar görürdüm hayatımda hiçbir şeye bu kadar özenmedim.
devamını gör...

bir dram filmi için yeterli. izlerken sıkılmadım, duyguların şelale olduğu kısımlar da mevcuttu. gözlerimizi doldurup başımıza ağrılar girdiğine göre bu film izlenir. konusuna gelecek olursak musa on beş yıldır hapistedir. cezasının bitmesine de üç yıl kalmıştır. izin alıp kızını görmek için dışarı çıkar. çünkü en son kızını gördüğünde minicik bir bebektir. özlem ile yanıp tutuşmaktadır. gözlerinin önünden kızının o tombul kolları, sevimli boğumlarının silindiği bir an bile yoktur. izne çıkarken de yanına emekliliği yaklaşmış bir gardiyan verirler.





musa on beş yıl kızını hiç görmemiştir. kızının annesi ile aralarında olan gerginlik baba kızı iki yabancı yapmıştır. musa ile kızı zaten karşılaştıklarında çok büyük duygular yaşanmaz arada. bir soğukluk mevcuttur. musa'nın annesi ise alzheimer hastalığına yakalanmıştır ama bazı şeyleri arada hatırlar. oğlunu hiç tanıyamaz. oğlu izninin bitip kalan cezasını çekmeye gittiği gün gerçekleri hatırlar ve musa'ya anlatır. işte o andan sonra bizde ciğer kalmamıştır. izleyin efendim.



sonu da beni gayet tatmin etti. tam hayat gibi sonu. hayatta da her şey istediğimiz gibi olmuyor. bazı şeyler eksik kalırken bazı şeyler beklemediğimiz şekilde güzelleşip umut veriyor.
devamını gör...

#1177875 ablamın dediği açıdan bakınca ben de bir anda uyandım.
* ne kimse doğum günümü kutlar
* ne ceza aldım şimdiye kadar
* adam ceza alıyor, 10 tane nickaltı giriliyor. ben de kıçımı yırtıyorum acaba görülüyor mu diye.
* ne yoldaş '' gel konuşalım '' diyor, ne diğer arkadaşlar. unuttular gittiler beni.
*adam her gün radyoda, şurada burada. ben 5 ay önce program yapayım dedim, kimsenin ruhu bile duymadı.
* adam benden 3.5 ay sonra kayıt olmuş. tam bir fonomen oldu. ben de '' ismail abi ''
ne diyim arkadaş, demek ki bende hata var.
devamını gör...

en çok etkilendiklerimden biri halil ibrahim kardeşlerin hikayesidir.
vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış. büyüğü halil. küçüğü ise ibrahim. halil; evli ve çocuk babası. ibrahim ise bekârmış. ortak tarlaları varmış iki kardeşin... ne mahsul çıkarsa, ikiye pay ederlermiş. bununla geçinip giderlermiş. bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı… ikiye ayırmışlar. iş kalmış taşımaya. halil, bir teklif yapmış :
- ibrahim! kardeşim, ben gidip çuvalları getireyim. sen buğdayı bekle.
- peki abi demiş ibrahim. ve halil gitmiş çuval getirmeye. o gidince, düşünmüş ibrahim:
- abim evli, çocuklu. daha çok buğday lazım onun evine. böyle demiş ve kendi payından bir miktar atmış onunkine...az sonra halil çıkagelmiş.
- haydi ibrahim, önce sen doldur da taşı ambara demiş.
- peki abi..!
ibrahim, kendi payından bir çuval doldurup düşmüş yola...
o gidince, halil düşünmüş: demiş ki:
- çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var. ama kardeşim bekâr. o daha çalışıp, para biriktirecek. ev kurup evlenecek. böyle düşünerek, kendi payından atmış onunkine birkaç kürek...
velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atmış diğerine.
bu, böyle sürüp gitmiş...
ama birbirlerinden habersizlermiş. nihayet akşam olmuş. karanlık basmış. görmüşler ki, bitmiyor buğdaylar. hatta azalmıyor bile...
hak teala bu hali çok beğenmiş.
buğdaylarına bir bereket vermiş, bir bereket vermiş ki...
günlerce taşımış iki kardeş, bitirememişler.
şaşmışlar bu işe...
aksine çoğalmış buğdayları.
dolmuş taşmış ambarları.

bugün "bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir.
bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir...
alıntı
allah halil ibrahim sofralarının bereketini,huzurunu,birliğini versin cümlemize.
devamını gör...

duyularımızın bir yada birden fazlasının birden fazla uyarıcı ile uyarıldığı durumda beynin hangi uyarıcıyı önceliklendireceğini bilememesinden kaynaklanan durum. donup kalmaya veya anksiyete ataklarına sebep olabiliyor.
anksiyete, tramva sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklara sahip bireylerde daha sık görülebilmektedir.
arka arkaya mesaj gelmesi, ortamda konuşan insanlar, kapı gıcırdısı, insan temasının çok olduğu kalabalık otobüs, konser gibi alanlarda bulunmak tetikleyici sebepler olabilir. genelde görsel bir sebepten ise gözleri kapatmak, etrafta çok ses var ise tek bir sese odaklanmak yada ortamdan uzaklaşmak ile çözülebiliyor. gerçekleştiği an duyulan her ses irrite edici olabiliyor, çünkü beyniniz neye odaklanacağını anlayamıyor. genelde tüm enerjiniz bitmiş olarak çıkarsınız bu durumdan.
çalıştığım ortam duvarları olmayan, 3 tarafı camdan imal edilmiş bir oda olduğundan, dışarıdaki kapı sesi, asansör sesi, koridorda telefonla yapılan konuşmalar, sürekli camın önünden geçen insanlar nedeni ile sık sık kitlenip kalıyorum. genelde kulaklık takıp müzik dinlemek, gözlerimi kapatmak ya da klavye sesine odaklanabilmek için bir şeyler yazmak iyi geliyor. an itibari ile kapımın önünde telefonla konuşan mahluka odaklanmamak için bu tanımı giriyorum. birazdan yan odada telefonla konuşan mahluk ile bunu alıp ikisini birbirine çarptırmak sureti ile siyam ikizi haline getirmek istiyorum. damarlarımda saf adrenalin var artık.
yukarıdaki cümlelerden görüldüğü üzere tanımı girmek işe yaramadı bu nedenle kulaklığımı takıp gözlerimi kapatmayı deneyeceğim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim