sevgili robnaja'nın bir tanımında bahsettiği klişedir.

üzerime alınıp yazıyorum. bahsedilen kişi benim ama belirmek isterim ki benim ruhum hala değil hep çocuk. hiç büyümek gibi bir çabam olmadı olmayacakta. hayat zaten istediği zaman seni o kıvama getiriyor. acele etmenin çaba harcamanın gereksiz olduğunu düşünenlerdenim. bahsettiğim olgun olmak değil. bahsettiğim şey kafa olarak büyükler gibi düşünüp, bazı şeylerden vazgeçip, bazı durumlardan utanmak. mesela asansörde sesim yankı yapıyor diye şarkı söylüyorum "komşular duyar, kocaman kız oldum" demiyorum. park boş olunca gidip sallanıyorum. sokakta çocuklarla seksek oynuyorum. hala pamuk şeker yiyorum ama gizli gizli değil. bulutları bazı şekillere benzetiyorum, yıldızları sayıyorum, kapı aralıklarına tırmanıyorum. kimin ne dediği gram umurumda değil. bırak senin de olmasın, hep çocuk kal, onlar gibi gülümse ve yaşa. kısaca "kalbini hep çocuk tut."
devamını gör...

"ablacım kusura bakma ama sen salak mısın?" diye tokatlamak istiyorum kendisini.
devamını gör...

"iman iki kısımdır, yarısı sabır yarısı şükürdür." şükür minnettir, kadir kıymet bilmektir. sahip olamadıklarımız için ise sabretmektir. hz. muhammed bir sözünde şöyle buyurur; "kanaat, bitmek tükenmek bilmeyen bir hazinedir." bu bizler için takdir görülene rıza göstermektir. bu konuyu istediğiniz kadar açabilir, üzerinde düşünebilirsiniz.
devamını gör...

el kemikleri ile ön kol arasında geçiş sağlayan sekiz karpal kemikten biridir. iki sıra halinde bulunan karpal kemikleri birbirine bağlayan merkez konumda bulunur.
devamını gör...

her şarkı bir anlam içerir mi? şarkıların bir anlaşılma derdi var mıdır? soruları elbette çoğaltmak mümkün. ancak bazı şarkıların hikayeleri, şarkılardan daha etkileyicidir.

birinci dünya savaşında bir genç geride sevdigini bırakır ve askere gider. bir gece cephede kaybolur. saklanmak için daha önce bomba nedeniyle oluşan bir çukura girer. askerler tarafından inanılan, aynı yere ikinci bir bomba düşemeyecegidir. ancak böyle olmaz ikinci bomba buraya düşer. hastanede gözlerini açtığında artık kolları ve bacaklarını kaybetmiştir. konuşamaz durumdır. genç adamın adı johhny’dir.
savaşın gerçek yüzünü ve asker johhny’nin hikayesini anlatan şarkı ise metallica tarafından yapılmıştır.

1988’de çıkardıkları ‘’and justice for all” albümünün en çok öne çıkan şarkılarından birisidir. "one" şarkısı konusunu; 1971 yapımı savaş karşıtı amerikan dram filmi ‘’johnny got his gun’’ adlı, aynı isimle sinemaya uyarlanmış romanın filminden alınmıştır.

asker johhny’nin hikayesi çok etkileyicidir. ancak kısaca anlatmak istedim. filmi izleyin. şarkıyı dinleyin

metallica - one

şuradan;
buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1965 somali doğumlu insan hakları aktivisti. kadın sünnetine karşı yürütülen mücadelenin yüzü. birleşmiş milletler elçisi. ödüllü oyuncu, yazar. kadın. insan.

cesurdur waris dirie.
tüm dünyaya kadın sünnetinin ne olduğunu yüksek sesle söyleyebilen ilk kadın olma özelliğini taşır. ona bunu yapan kadını, elleriyle onu 3 yaşındayken sünnet olmaya götüren annesini, ona bunun yapılmasını toplumsal bir doğru olarak kabul etmiş ülkesini, bu uygulamanın dayandırıldığı dinini sevmeye devam eden inanılmaz bir kadın. tüm hesaplarını kapatmış, tüm nefretlerinden arınmış; haklı davasının peşinde koşmak dışında bir gayesi kalmamış bir kadın.

waris dirie 3 yaşında fgm mağduru olmuş,
waris dirie düzene karşı gelebilmek için bilinmeze doğru yola çıkmaya korkmamış,
waris dirie kim olduğunu ne olduğunu hiç unutmamış,
waris dirie kendisini kurtarmak dışında amaçlar gütmüş,
waris dirie tüm zorluklara rağmen asla pes etmemiş,
waris dirie yıllardır süren mücadelesini sanatın tüm kolları vasıtasıyla insanlara anlatmayı denemiş,
waris dirie bir nebze farkındalık yaratabilmek uğruna kendi utancını milyonlara deklare etmiş,

belki de çağımızın en önemli kadını.

kadına şiddet, toplumda geri plana itilme gibi bir konu olmadığı için bu, bırak mazur kalanları, uzak diyarlarda yaşandığını duyan/bilen ve üzülenlerin bile 3 maymunu oynama kolaycılığını seçtikleri bu vahşiliğin karşısında dimdik durabilmek ve onun tabiriyle bu suçu engelleyebilmek için her yolu denemiş, denemeye de devam edecek olandır waris dirie.

kendisiyle yapılan röportajlar, yer aldığı programlar, çekimler ve diğer tüm diğer videolar için buradan

bu da bir konuşması*


ladies and gentlemen,

i thank you for the opportunity to speak today
at the austrian parliament.
but it is especially important to me
as a woman from africa.
because women in africa
are the most deprived people
in the world –
and so many
have no voice.

so for me,
this is also a great opportunity
to raise awareness.
you all know
that the situation for woman in africa
is simply unfair.
according to the world bank,
woman in our countries
produce more than 80 percent of the food,
and do more than 90 percent of the work.

but still,
in many african countries
they are denied the right to own land.
and in total,
they own less than five percent
of the wealth.
they are the ones
that keep our societies going,
that care for the food,
the children and unity.

but our societies fail
to recognise their rights.
in many african countries,
a woman is worth nothing.

you can sell her.
you can buy her.
you can use her
and you can disown her.

most girls and women
have no access to education.
most girls and women
have no access to the health service.
in sub-saharan africa,
one woman out of 16
dies during pregnancy and giving birth.
this is not just a natural thing:
in europe,
where there is good health service,
it is only one out of almost 3.000.
fgm is one part of this situation –
and it is the most disturbing
and the horrendous part of it.
fgm ruins the lives of the girls and women affected.
many die from it,
and the ones
that survive
suffer serious health problems
for the rest of their lives.

we are talking about more than 90 percent
of the women in some african countries.
the un estimates
that two million girls are mutilated
every year.
that means only today,
6.000 girls have to undergo
this criminal act.
6.000 tomorrow.
6.000 lives are ruined day by day.
let me be very clear on this:
fgm is not a tradition.
fgm is not culture.
fgm has nothing to do with religion.
fgm is nothing but a crime.

this has to change.
and the change is in our hands.
unfortunately fgm spreads
over asia,
the arabic countries,
the united states,
canada
and europe.

european politicians
have to take action
against this crime.
devamını gör...

yürürken sigara içmek. ne kendisine ne de başkalarına saygısı yoktur, keza artık dışarıda içmek yasaklandı:)
(bkz: sigara içme yasağı)
devamını gör...

hogwarts'taki öğrencilik yıllarında zorbalığa maruz kalmış kişidir.

--! spoiler !--

james potter ve arkadaşları*** severus snape'le uğraşıp herkesin içerisinde snape'i küçük düşürürler, zorbalık yaparlar. sevdiği kadın* james'i seçer. snape yapayalnız kalır.

kötü ve zorlu geçen çocukluk ve gençlik yıllarının etkisindeki snape güç kazanmak için karanlık tarafı seçer. lord voldemort'a kehaneti anlatır fakat lily evans'ı öldürmemesini ister. sevdiği kadın voldemort tarafından sonsuza kadar elinden alınınca hogwarts'a geri döner.

yıllar sonra harry potter hogwarts'a gelir. gözlerini annesinden alan harry'ye her baktığında snape'in aklına geçmişte yaptığı ve değiştiremeyeceği hataları, sahip olamadığı ve olamayağı geleceği ve sevdiği kadın* gelir.

harry hogwarts'a geldiği ilk günden itibaren snape'i düşman beller. quidditch maçında snape harry'nin asasındaki büyüyü kaldırmaya çalışmasına rağmen harry snape'e iftira atar. harry gerçeği öğrenmesine rağmen snape'ten özür bile dilemez.

james ve harry potter'ın kendisine yaptıkları tüm kötülüklere rağmen snape sevdiği kadının oğlunun hayatını kurtarmak için yıllarca voldemort gibi birinin gözünün içine baka baka yalan söyler. albus dumbledore'u öldürür.* sonunda öleceğini bile bile voldemort'a kazık atıp harry'nin hayatını kurtarır.

--! spoiler !--

- "after all this time?"
+ "always."
devamını gör...

ataol behramoğlu askerdeyken bir subaya karşı geldiği için trabzon'dan malazgirt'e sürgün edilir ve askerî hapishaneye atılır. o sırada muş'ta askerlik yapan arkadaşı ismet özel ile mektuplaşırlar. ataol behramoğlu'nun yazdığı bir şiire ismet özel de şiirle karşılık vermek ister fakat askerlikte şiir yazmak hayli güçtür. hiçbir şikâyeti olmadığı hâlde ağzındaki üç diş kökünü çektirerek üç gün istirahat alır ama şiir üç günde bitmez. tedaviyle kurtarılabilecek iki çürük dişini de çektirerek üç gün daha kazanır ve şiiri bitirip gönderir. şiirine, arkadaşının şiirinin ismini verir. yıkılma sakın! iki şairden aynı isimle iki ayrı şiir...

ataol behramoğlu-yıkılma sakın
ismet özel-yıkılma sakın

ayrıca ismet özel yoklama kaçağı olduğundan askerliğini sürgün alayında yapmış ve yılmaz güney de aynı alaydaymış, ikisinin yan yana olduğu bir fotoğraf var. ismet özel'in anlattığına göre nebahat çehre yılmaz güney'i ziyarete gelirmiş o zamanlarda, askerlerin içine girmeden komutanların odasında beklermiş eski eşini.
devamını gör...

filozof ve kuramcıdır. ernst bloch ile estetik üzerine uzun yıllar tartışmışlardır.
devamını gör...

ben bu hikayede, içeceği biten arkadaşı için uslu uslu düzenleme yaparken yakılan çocuğum.

vicdansız bay impoş. alırım öcümü.

öncü edit: keşke bu da tutmasaydı.


t: yayıncının tekinin gece gece insafsızlık deneylerini kafa sözlük'ün gececi yazarları üzerinde yapmak için açtığı yayın.
devamını gör...

bir kadın düşünün görmeniz ve duymanızla mideniz kalksın, yüzünüz ekşisin ve sonunu kapkara bir tiksinme alsın.. lağım medyasının tetikçisi olan bir ajan-provokatör kadını içeren yayında çıkan savaş.
devamını gör...

(bkz: eşcinselliğe karşı çıkmak)

bu ne şimdi? faşizme, kominizme, sağcılığa, solculuğa, liberalizme, kapitalizme, dinciliğe, ateizme falan karşı çıkabilirsin dr eşcinselliğe nasıl karşı çıkılıyor anlamıyorum. bu şey gibi; sarışınlığa karşıyım! karşıysan karşısın kardeşim. kimse senden destek falan beklemiyor ki zaten? sanki bütün heterolar, bütün homoseksüeller senin eşcinselliğe olan bakış açını merak ediyor.

hadi eşcinselliğe karşısın(?) ne yapak aga? eşcinselleri toplayıp yakalım mı? neden eşcinsellerden haz etmiyorsun? yoksa eşcinsel bir hemcinsini görünce etkileniyor musun? eğer etkileniyorsan sana kötü bir haberim var. *

valla ben de kanca burunlara karşıyım. kanca burunlar toplumda olmasın arkadaş! beni rahatsız ediyorlar.
devamını gör...

küçükken tatlı oluyorlar da sonra bozuyorlar. ayrıca çok masraflı ve en önemlisi de ömrünü harcıyorsun yetiştirene kadar. yok yok, yapmayın siz çocuk falan. eşinizle beraber keyfinize bakın. balayına falan gidin mesela.
devamını gör...

güzide sözlüğümüzün güzide ordinaryuslarında... ayyy pardon yazarlarında bolca bulunan fetişizm. herkes tutturmuş kendi istediği gibi olsun, olmayınca da başlıyor bi' yaftalama, karalama, linçleme. vay efendim şu yazar şöyle bilgisiz, bu böyle gündemden uzak bir ergen, yok efendim şu gereksiz çünkü hep troll yazıyor, hebele hübele (insan olmadan troll olmaya kalkanlar bu sözden müstesna). ulan sana ne yaprak demek istiyorum ama diyemiyorum. ortamlarda 'aman hepimiz kardeşiz, yok farklılıklara şöyle açığız da böyle renkliyiz' diyenler mesele tanım ve başlıklara gelince bir kasıntı oluyor nedense, ilginç. söylemleriyle tavırlarını tutturmak zor meziyettir kabul ediyorum; lakin bunu beceremiyorsan da ahkam kesmezsin ortalıkta.
işbu entry sözlükte uta buka yargı dağıtıp her şeyin kendi istediği gibi olmasını bekleyen bütün çakma ordinaryuslaradır. kendi kendine bilgi yazan yazarlar bundan müstesnadır zira kendilerini zaten keyifle okumaktayız.
rahat bırakın kardeşim, insanları rahat bırakın. kimse sizin gibi ve sizin istediğiniz gibi olmak zorunda değil. kalabalık bir ortamdaysan bunun farkına var ve farklılıklara nasıl yaklaşman gerektiğini öğren, öğrenmediysen de yaygara çıkarıp huzur kaçırma.
devamını gör...

sevginin yanına huzuru koy bugün.
umudu unutma. tek tek sil seni üzen ne varsa.
bak bugün cumartesi...


birhan eroğlu
devamını gör...

2010'da vefat etmiş olan 1938 doğumlu kerküklü ırak türkmeni türk halk müziği sanatçımız. asıl adı abdurrahman ömer ibrahim'dir. ankara devlet konservatuvarı kontrbas bölümünde tahsil görmüştür. daha sonraları bağdat güzel sanatlar akademisi'nde eğitimine devam etmiştir. ud virtüözüdür. kerküklü usta sanatçılardan reşit küle rıza, mustafa kalayı, izzettin nimet, mehmet gülboy ve abdülvahit küzecioğlu'ndan ders almıştır. ayrıca fahri kopuz'dan da türk mûsikisi dersleri almıştır. ankara ve istanbul radyolarında türkü söylemiş, bağdat radyosu türkmence bölümünde ise programlar yapmıştır. yurt içi ve yurt dışı birçok konser vermiştir. 1974'te türk vatandaşı olmuştur. kerkük kızılayı'nda gönüllü çalıştığı için kızılay soyadı önerilmiş o da bu teklifi kabul etmiştir ve kızılay soyadını almıştır. en ünlü eseri olan "altın hızma mülayim" mükemmel bir eserdir. öyle ki spotify'da tekrara alıp yüzlerce kez dinlenmesinde hiçbir beis yoktur. kerkük türkülerini çok güzel bir şekilde icra etmiştir. urfalı türk halk müziği sanatçısı mehmet özbek ile iyi bir ikili olmuşlardır. vefatından önce türkmeneli televizyonunda program yapmakta idi. (bkz: altın hızma mülayim)

altun hızma mülayim/ seni haktan dileyim

yaz günü temmuzda/ sen terle ben sileyim

gün gördüm, günler gördüm/ seni gördüm şad'oldum

altın hızma incidi/ gömleği narıncıdı

benim lal olmuş dilim/ ne dedi yar incidi

gün gördüm, günler gördüm/ seni gördüm şad'oldum

altın hızma gadağa/ yaraşıp alt dudağa

güzel gel görüşelim/ men gidirem ırağa

gün gördüm, günler gördüm/ seni gördüm şad'oldum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çoğumuzun hayatının özeti olabilir
devamını gör...

antibiyotiklerin, mikroorganizmalara karşı faydasız hale gelmesi durumu.

başlık vesilesiyle şöyle de bir haber vereyim:

yakın zamanda nature dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, bakterilerin büyük bir kısmında var olan bir enzimi yok etmeyi ve bakterilerin hayatta kalmasını sağlayan moleküllerin üretimine engel olmayı başaran bir bileşik çeşidi bulunmuş. aynı bileşik, insanın vücudundaki bağışıklık seviyesini de artırdığından, bakteri kaynaklı hastalıklara karşı iki farklı koldan etkide bulunuyormuş ve insan vücuduna herhangi bir toksik etkisi de saptanmamış.

yani özetle, bu direnç mevzusu çok yakında tarihe karışabilir. en azından uzunca bir süreliğine... sonra buna karşı da dirençli hale gelebilirler mi, orasını bilemiyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim