10 dakika sohbet edince, giriş-gelişme-sonuç filmini görebiliyorsun.
eskinin yenisi, yeninin eskisinden öteye geçmeyen, zerre gelişim ve yenilik içermeyen kişilik ve karakter gördükçe. bir sıkıntı basıyor isteksizlik hevesizlik.
başlassınmı ya da başlamadan bitsinmi karar veremiyor insan.
devamını gör...

sevgilim sabahın erkenini seviyor,
ben geceyi ve esmerliğini onun,
o dorukları seviyor, korkuyor bundan
ben rüzgarla buluşan tepeyi, tuhaflığı,
ona bir yeşil gülümsüyor,
ben, hayatı delice sevdiysem nasıl,
diyorum, seni de öyle.
o kendi boşluğunda oyalanan günlerde
canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor,
ben göğe bakıyorum geceden,
kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim
diyorum, yanında,
o sabahları eğilip öpüyor denizi.
çıplağın çıplağımda, rüzgarın dağımda olsun,
esmerliğin gecemde, öyle kal.
“bulutlara bak, gidiyorlar, hızla” diyorsun,
yağmur bir yalıyor yüzümü,
bir duruyor. sabahları eğilip yüzüme
öpüşün geçiyor bir, bir duruyor aklım.
su ve rüzgar, dağ ve doruk, sonsuz hepsi,
oysa camdaki sardunya gibi üşür
bana biçtiğin ömür, ölüm geliyor aklıma bir
bir, çıplağın çıplağımda.
rüzgarın dağımda olsun esmerliğin gecemde
öyle kal, sana sonsuz sarıldığımda
aşk şiiri-birhan keskin
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gözlerimi açıp karşımda beni seyreden bir çift güzel göze günaydın demek dururken, kısmet sizeymiş arkadaşlar!

günaydın. hatta biraz da tünaydın...
devamını gör...

tamamen can sıkıntısından ve meraktan açtığım başlık.
yaşadığım yerde o kadar güzel bir güneş ışığı var ki kendimi fransa'daymışım gibi hissediyorum.
özenle hazırladığım için kendiminkinin de reklamını yaprak isterim.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: arkadaşlar sahip olmadığınız şeylere sahip insanları hemen yalancılıkla suçlamanız komik görünüyor.
danimarka'da güneşli günler çok çok azdır ve bugün de yaşadığım yerde çok güzel bir güneş ışığı olduğu için erkenden uyanıp kendime güzel bir kahvaltı hazırlamak istedim, hepsi bu.
evet size yalan söylüyor olabilirim, süphelenmeniz doğal, bu konuda sizi anlıyorum. ama bu konuda söylemek istediğim bir şey var: böyle sofralar kurabilmek, gösterişli kıyafetler giymek ve the macallan viskiler içebilmek için bütün hayatım boyunca çalıştım.
yani bütün zamanımı para kazanmak için harcayan bir insan olduğum için böyle şeyler beni mutlu ediyor.


kopenhag'dayım hepinizi kahvaltıma davet ediyorum. umarım sahip olmak isteyen herkese çok daha iyisini verir tanrı.

...ve umarım bir gün eşimle ve bebeğimle kahvaltı yapmak nasip olur bana da...
devamını gör...

sokaktaki bir kediyi sevmek ve beslemek.
devamını gör...

2015 yapımı çağan ırmak'ın yönetmenliğini üstlendiği senaristliği yine çağan ırmak ve ali demirel'e ait komedi, aile filmi.

oyuncular,
demet akbağ
yetkin dikinciler
ümit erlim
sevil akı
suzan kardeş

nadide (demet akbağ) ellili yaşlarda, taze dul ve hayattan oldukça sıkılmış orta yaş krizine girmiş bir ev hanımıdır. artık toplumun ve ailesinin ondan beklediği evinde oturup torun bakması, günler yapması, yine çoluğu çoğu için kaygılanıp hayatlarını kolaylaştırmaya çalışmasıdır. denerde aslında ama yapamaz. kendini oyalamak için bir çok kursa gider, bir çok etkinliğe katılır, torunuyla, çocuklarıyla zaman geçirir yine de olmaz.

ve hayatını değiştirecek o haberi görür. üniversite affı. yıllar önce bıraktığı su ürünleri bölümüne geri dönmeyi hayal eder karetta karettalar çağırır onu adeta. ne yaşına ne de çevre baskısına ne de okula gittiğinde karşılaştığı tavırlara aldanmaz tutunur hayallerine.

çekimler istanbul üniversitesi ve muğla'da yapılmıştır. ikinci hayatını yaşayan nadide hanım muğla'ya genç öğrencilerle bir göreve gider haşarı, haylaz, sorumsuz bir ekip değişik esrarengiz bir kaptan ve bir hocayla başlar macera. komik diyaloglar eğlenceli olayların içine çekilir durur hazır cevap ve bir o kadarda zeka küpü nadide.

demet akbağ benim hayran olduğum nadir oyunculardan. adeta yaşamış bu rolü. filmde o kadar cuk oturan detaylar, hayat dersleri, insanı sarsan gerçekler var ki ben yine bunlara odak izledim, izliyorum. mesajı olan filmlere zafım büyük. beni iyi hissettiren filmler arasında. bu ara pek ihtiyacım var buna. neysem bana göre keyifli bir film umarım sizlerde beğenirsiniz.

iyi seyirler...
devamını gör...

iş ahlak bekçiliğine geldiğinde meydana gelen bir durumdur (gerçek müslümanları tenzih ediyorum).
devamını gör...

bazı bölgelerde şeklinden dolayı kuzukulağı da denilen bitki. erik bulamadıysanız kuzukulağı yiyin denebilecek kadar lezzetli bir ekşiliktedir. yukarıda bahsedilenler haricinde üzerine tuz serpilerek balık yanında enfes olur. merak edenler için şuraya bi yere görsel ekliyorum:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aşk'a gelip whatsap grubuna attığım ilahilerin ifşa edildiği yayındır. aykut after'da ölecektir. iyi yayınlar diliyorumdur.*
devamını gör...

kimi arıyorsanız söyleyin yardım edek beraber bulak kapansın bu mesele.

tüm sözlük denmiş ben ne arıyorum acep bir zahmet ne aradığımı bilen varsa söylesin çünkü ben ne aradığımı bilmiyorum.

bir şeyler aramak şart oldu. gidip bir başlık maşlık bir şey arayayım bari.
devamını gör...

en önemli belirtilerinden biri yorgunluktur. dünyada az kişide görülen bu hastalığın tıbbi tanımını yapmayacağım. ben olaya yine biraz farklı bakayım.

yorulduk!

siyasetin seviyesizliğinden, insanların ilgisizliğinden, dinci yobazların gürültüsünden, kadına şiddet uygulayan şerefsizlerden, hayvanların canına kıyan gözü dönmüşlerden, doğanın içine tüküren beşli müteahhitlerden, bitmek bilmeyen salgının yedi sülalesinden, havanın nenimden, şehirlerin oksijensizliğinden, dostların kadir bilmezliğinden, birilerinin hep görmezden gelmesinden....

yağmurun hep sağanak yağışından, insanın yavşağından, aşkın aldatmacasından, samimiyetin hiç kalmamasından, egzoz gazlarının salınımından, şarkıların hep yalan olmasından, eğitimin ezberci, düşünmenin gereksiz görülmesinden, iyiye doğruya kimsenin değer vermemesinden, vergilerin yüksekliğinden, insan hayatının ucuzluğundan, yolsuzlukların ayyuka çıkmasından, mafyanın youtube kanalından, toplumların örgütsüz yaşamlarından, sorgulamadan fikir sahibi olanlardan....

henüz 14 yaşındaki çocukların önlerine sınav koyanlardan, ayrıca soruların kazık olmasından, milli eğitimin yerle yeksan edilmesinden rahatsızlık duymayanlardan...

kapitalist sistemde borç içinde sürünerek yaşayıp, hiç bilgisi olmadan komünizme yardıranlardan, solcuyum deyip, das kapitali okumayanlardan, ekonominin serbest piyasasından, dünyada açlıktan ölen çocukları görmeyip, tv dizilerine ağlayanlardan....

rakının durmadan zamlanmasından, meze tabaklarının çok küçük olmasından, meyhanelerin hesap kabartmasından, müziğin sesinin kısılmasından, hayatında hiç türkü dinlememiş olanlardan, aydınları benzin döküp yakan yaratıklardan, gece vakti pusu kurup ali ismail korkmaza tekmeler atanlardan....

cennette huri var diye ellerini ovuşturanlardan, ırmaklarından şarap içeceğini sanan dangalaklardan, kilisenin çanından, günah çıkarma odalarının darlığından, sakalına boncuk dizen hahamlarından....

ekmeğin gramajından, balın arısından çalanlardan, gökyüzüne bakmayı unutanlardan, birilerine “nasılsın” demeyi akıl edemeyenlerden, vicdanın körlüğünden, ırkçıların söylemlerinden, futbolun şikesinden, sanatın çökmesinden, dürüstlüğün beş para etmemesinden, adaletin terazisinden, elmalı davasına bakan mahkeme heyetinin cübbesinden, bir tane bile yolsuzluk soruşturması açmayan savcıların cemi cümlesinden, insanların sahtesinden....

ve tüm bu yazdıklarıma kader diyen tek hücreli amiplerden, yarına söyleyecek sözü olmayanlardan, zulme karşı susanlardan, akıl tutulması yaşayıp, içinde yaşadığımız sorunun bir sendrom olduğunu göremeyenlerden,

yorulduk!

ve yine manas destanı gibi tanım girmişsin diyenlerden, yazabilmenin önemini küçümseyenlerden de ayrıca ben yoruldum.

(bkz: kaç kaç kaç)

kamu spotu editi: sözlüğe bir yazı girdikten sonra 10 defa düzenlemeye tık tıklayan, zaten imlayı hayatından çıkarmış ancak çok güzel cümle deviren ve harf hataları yazan, kendimden de yoruldum.
devamını gör...

çay yap.
devamını gör...

çok bir şeye de gerek yoktur çoğu zaman. yaşanan ufacık bir şey bile onunla o kadar eğlencelidir ki. sadece yaşarken onun yanınızda olması bile gülümsetir.
devamını gör...

ay noluyo noluyooo! aaaaağğğ!
melting beybim gelmiş, hoş gelmişşş!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nasip olur mu..sanmam.
bu gidisle cildimiz de düzelmez kaderimiz de.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

türkiye cumhuriyeti devletinin yasama organı. altı yüz milletvekilinden oluşur. tek meclislidir. 23 nisan 1920 tarihinde gazi mustafa kemal atatürk tarafından kurulmuştur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

soner canözer'in kuruculuğunu yaptığı türk senfonik rock grubudur.

maalesef ki dağılmışlardır. geride mükemmel eserler bırakmışlardır.

almora - cehennem geceleri
devamını gör...

şöyle bir şeydir;

deneğimiz fazla araştırmamış, öğrenmemiş islam hakkındaki tüm bilgisi aile ve çevresinden öğrendikleriyle sınırlı (kısacası ülkemizdeki genel çoğunluğa hitap eden) bir müslüman olsun adına da tuğçe diyelim. bu kişinin bir de ordan buradan birkaç yazı okuyarak ateist olmuş bir arkadaşı olsun ve bunlar tartışsınlar. bizim müslüman olan arkadaşımız yani tuğçe hiç o zamana kadar sorgulamadığı için inandığı bazı şeylerin mantıksız olduğunu bu ateist arkadaşı sayesinde anlasın ve ateist olmaya karar versin.
başka bir gün ateist olan tuğçe müslüman bir kişiyle tanışsın. bu kişi hem tuğçe'den hem de onu ateist yapan diğer ateist arkadaşından yaşça büyük hem de bilgisi daha fazla diyelim. müslümanla tartışacak ve sorguladığı hemen her şeyin karşıdaki kişi tarafından altının doldurulabileceğini görmüş olsun. bu sefer tekrar müslüman olmaya karar verir. daha sonrasında ise karşısına kendisinden daha donanımlı bir ateist çıkar vs vs. bu şekilde devam edecektir.
yukarıdaki hayali örgüden farklı olarak bizler siyasi ve dini tutumlarımızı kolay değiştirmeyiz. mesela bizden daha donanımlı ve zıt fikirli birisi karşımızdaysa ya küfrederiz ya da çeşitli psikolojik savunma metodlarıyla söylediklerini kabul etmeme eğilimi gösteririz. eğer öyle olmasaydık ve sadece gerçeğe ulaşmak arzusunda olsaydık işte o zaman durumumuz yukarıdaki tuğçe ile aynı olacaktı. sürekli bizden daha donanımlı insanlar ya da bakış açıları karşısında rüzgarda savrulan bir yaprak gibi ordan oraya savrulacaktık. bunun nedeni inanç konusuna akıl ile yaklaşıldığı zaman kesin bir sonuca ulaşılamayacak olmasıdır. hem bir tanrıya inanan insanların cevap veremeyeceği pek çok "boşluk" vardır hem de ateistlerin cevap veremeyecekleri "boşluklar" vardır.

yukarıdaki kısım sadece akıl ile ilgili olan kısımdır bunun bir de vicdanla ilgili, hislerle ilgili duyuşsal kısmı vardır. zekanız size ne söylerse söylesin hisleriniz de bir taraftan konuşacaktır. ölüme karşı duygularınız ne söylüyor? ölen annenizin nerede olduğunu düşünmek istersiniz? varoluşa hangi pencereden bakıyorsunuz? tüm bunlar kişiden kişiye değişecek olan şeylerdir. işte agnostisizm kısaca bunu söyler. dine ya da dinsizliğe bakış, sayılamayacak kadar çok faktörün etkisindedir ve kişiden kişiye değişir. agnostik der ki; "madem kişinin karakterine göre, duygularına, zekasına, eğilimine, çevresine, kültürüne göre bu tercih şekillenecek. ( yani evrensel bir 2+2=4 durumu olmayacak) ben bir tercihte bulunmamayı tercih ediyorum."
*
devamını gör...

1- ne için yapıldı bu güncelleme?

beğeni yapmayı suistimal eden, kötü niyetli, okumadan puan yükseltme profil parlatma vs amaçlı yapanları engellemek için ise;

*bu şekilde de gecikmeli de olsa yine yapacaklar...

*bu güncelleme bu durumu engellendimi? çözüm getirdi mi?
bence hayır.

*nasıl olur bilmiyorum ama, bu tip yazarları tespit edip, uyarmak, gerekirse uçurmak, daha mantıklı.


2- sözlüğe giren yazarlar, ya başlıklara girip çeşitli yazarların tanımlarını okuyorlar, yada yazar profiline girip okuyorlar, ve beğeni yapıyorlar, şu an profile girip yazar okumak bu şekilde mümkün değil, resmen başlık okumak dayatılıyor..

*çünkü beğenilen bir yorumdan vs den sebep yazarın sayfasına girip okuyunca ve bu uyarı çıkınca, insan gerçekten çıkıyor..

yazarlar okunması için tanım giriyor, bu beğeniler de iyi tanım yazdıklarının işareti,

burada etkileşim olması için insanları yazmaya, okumaya davet edip,
etkileşimi engellemek?
iyi olduğunu belirtmeyi engellemek nedir?
beynim yandı...

üzerine düşünülmeden, olacakları öngörmeden, sanki hızlıca yapılmış bir iş... "iş"
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim