jake lee isimli ingiliz müzisyenin 2012 yılında hayata geçirdiği witch house dediğimiz müzik tarzını icra eden elektronik müzik projesi. bu proje, 2012 yılından bu yana 6 albüm çıkardı.

cilt 1 ve cilt 2 albümleri kurulduğu yıl olan 2012 yılında bandcamp ve soundcloud üzerinden dinleyiciye sunuldu lakin kendisini tanıtan kısım, o dönem bağımsız elektronik müzik kısmında oldukça farklı işler yapan crystal castles müzik grubu ile yakınlaşmaları ve crystal castles şarkılarına remix yapması ile oldu.

this is your escape'i 2013 yılında piyasaya sürdü ama istediği başarıyı hala elde edememiş olmasına rağmen, bağımız elektronik müzik takipçileri, crim3s, crystal castles gibi grupları bilen insanlar arasında yer edinmeye başlaması ile asıl mevzuya 2014 yılında future ghosts
albümü ile değinmeye ve daha fazla dinlenmeye ulaştı.

2015 yılında yayınladığı whıte lıght albümü ile tarzı tamamen oturmuş ve istediği başarıyı elde etmeye başladı, hemen ardından 2017 yılında the void, 2019 yılında ise forbidden files ve entity albümleri piyasay sürüldü.

bu güzel müzik grubunu dinlemek için sizi şuraya alalım
devamını gör...

zeytinyağlı yaprak sarması.
devamını gör...

kelime anlamı olarak aleksitimi yunancada a= yok, lexis= söz, thymos=duygu anlamına gelen kelimelerin birleşmesinden meydana gelmiş bir kavramdır. duygularını fark etme, tanıma, ayırt etme ve ifade etme güçlüğü olarak tanımlanır. duygusal körlük olarak da adlandırılır. daha fazlası
devamını gör...

dunyanin en guzel kadinlarindan biridir fevziye fuad. laf-i guzaf degil gercek bir prensesdir. 1921 yilinda misir'in iskenderiye sehrinde misir kirali 1. fuad'in kizi olarak dunyaya gelir. soylu ve zengin ailenin kizi olarak oldukca guzel bir cocukluk donemi gecirir. buyuyup genc kiz oldugu donemde ise ailesi tarafindan egitim icin isvicre'ye gonderilir. oldukca zeki, donanimli bir kizdir fevziye. turkce dahil olmak uzere birkac dil ogrenir. egitimini bitirip misir'a doner.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


o donemlerde misir oldukca zengin, modern bir ulke. ulkesine doner donmez, kendisi gibi isvicre'de egitim almis iran şahının oglu m. riza pehlevi ve ailesi tarafindan istenir. riza esasen iranli bir kadina asiktir ama iran ve misir arasindaki baglarin guclenmesinden oturu bir nevi ticari bir evlilik yapmaya olumlu bakar. fevziye misir'daki hayatini oldukca bogucu bulmasindan oturu bir nevi kacis umidiyle evliligi kabul eder. ailesinin de onay vermesiyle riza ile nisanlanir. 10 aylik bir nisanlilik doneminden sonra cift evlenir. hem misir hem iran'da gunlerce suren dugunler yapilir. fevziye'nin hayati artik esinin ve ailesinin yasadigi iran'da bir sarayda devam eder.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


iran o donemlerde misir'in cok gerisinde kalmis bir ulke. gerek ulke, gerek yasadigi hayat sartlari fevziye icin tam bir hayal kirikligi olur. zaman gectikce de fevziye bunalima girer. hem esiyle hem esinin ailesiyle ciddi sikintilar yasar. kendisini odasina kapatir, butun gununu uyuyarak gecirir. yasadigi sikintilar iran basininda bile yer alir. hatta baska bir adama asik olmasindan oturu bunalima girdigi dedikodusu bile doner. zor donemlerden gectigi donem icerisinde hamile kalir ve bir kizi olur. durumu kiziyla daha da kotuye gider. ruhsal bunalimlarindan oturu cocugunun bakimini ustlenmesine bile karsi cikip annelik yapmasina bile izin vermezler. erkek cocuk yerine kiz cocuk dunyaya getirdigi icin de aile icinde daha da dislanir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

zaman gectikce durumu ciddilesir ve yataga dusecek kadar buyuk bir rahatsizlik gecirir. tedavisi icin misir'a gitmek istedigini esine bildirir ve riza kabul eder. esasen fevziye'nin amaci tedavi icin misir'a gitmek gibi gorunse de kiziyla bir daha iran'a donmemek icin gitmenin planini yapar. riza bunun farkindadir da. tum hazirliklar yapilir, gidecegi gun belirlenir ve yolculuk icin ucaga binerler. ucak tam kalkmak uzereyken fevziye'nin yanina bir gorevli yanasir ve babasinin kizini bir kez daha opup sarilmak icin kizini istedigini fevziye'ye iletir. gorevli cocugu babasina goturdugu an ucak kalkis yapar ve fevziye mecburi misir'a tek basina donus yapar *. misir'a doner donmez esinden de bosanir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bosanmanin yaklasik bes ay sonrasinda ise cerkez asilli turk olan ismail şirin'le evlenir. bu evliliginden ise iki cocugu olur. o donemlerde misir karisir, cumhuriyet ilan edilir, ailesinin tum serveti yok olur ve ulkeyi terkederler. fevziye ise tum kaosa ragmen esiyle birlikte misir'da
sade eski hayatindan bir hayli uzak bir sekilde yasamayi surdurur. 1994 yilinda esi, 2013 yilinda ise fevziye vefat eder...
devamını gör...

çocuğum yokken buna yorum yapmam ne kadar sağlıklı olur bilemiyorum ama gözlemlediğim kadarıyla, çok çok uç şeyler olmadığı sürece anne/baba çocuğunu bir şekilde affediyor günün sonunda.
ya da belki affetmek yanlış tabir oluyor bu durumda, bağını kopartmıyor demek daha doğru sanırım.
ince bir çizgi var, affetmeyip, sırt çevirince daha kötü şeyler yapabilir, ya da affedip, nasılsa arkamda ailem var diyip, daha kötüsünü yapmaya devam edebilir. bu noktaya gelene kadar, her adımında, müdahaleci değil ama takipçi olmak gerekiyor bence. o ana kadar hiçbir şey yapma, görme, duyma sonra her şey bitince sırt çevir.
çocuklar çok uç noktalar dışında bence ebeveynin yansımasıdır. o yüzden o noktaya hep beraber geldiniz. suçu tek kişinin üstüne atmak bencilce. affedemiyorsan, kendini de affetme.
not: iyi ebeveynlerin çocukları da büyük hatalar yapabilir tabii. fakat, istisnalar kaideyi bozmaz.
devamını gör...

acı çeken bir gencim kitabımı yazmışlar...
devamını gör...

keşke daha fazlası yazsa da daha fazla fovorilesem düşüncesidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yok olurduk ama kimin çocuğu, hangi uyruk, hangi devletin sömürgesi olurduk bilemem.
ama hz.adem olmasaydı olmazdık.
devamını gör...

insanlıktan nefret etmek ve utanmak için eklenen sebeplerden biri.
devamını gör...

biz bunu daha önce yaşadık ve kimse umursamadı.

bana nedense yakın bi geçmiş tarihimiz dejavu gibi gün be gün aklıma geliyor. yok yav bu kadar benzemez diyorum. sonra açıp o dönemleri okuyorum. neredeyse herşey aynı.

biz kim miyiz istanbul üniversitesi.


gerçekten moralim çok bozuk sözlük. neyse random beğeni atanları koruyun beğenin pohpohlayın, size öyle yazarlar lazım.
devamını gör...

çok basitçe insanı, insana, insanca ve insanla anlatan sanat dalıdır diye tanımlanır. hem oyuncuları hem de izleyicileri için bir hobiden , keyiften ziyade statü göstergesi olarak da bilinir. oysa ki, en klasiğinden en modernine yazılan tiyatro oyunlarının en temel dertlerinden biri de toplumdaki bu statü farkının insanları nasıl ayrıştırdığıdır.
devamını gör...

her şeye plandemi diyenler, o aşının içinde biontech veya sinovac olmadığına inanacak mı?
bidonlarla gelip, ampullerere doldurulmadığı ne malum.
benim, devlete güvenim tam da bir tür ikna taktiği olabilir mi diye bir an aklıma gelmedi değil.
bana ilaç olsun, aşı olsun yeter, yerli yabancı takıntım yok.
ucunda, pandemi finali varsa, çipi olsa razıyım. bana bir şey olmaz evelallah.
devamını gör...

türk basketbol takımlarının ve milli takımımızın başına bela olmuş italyan basketbolcu. tabi bu italyan başka türlü bir italyan. sezen cumhur önal'ın tabiri ile çikolata renkli bir bela. işin latifesi bir kenara cidden avrupa basketbolunun gördüğü en iyi şutörlerden birisidir. alev aldığı bir çok maç oldu. otomatiğe bağladı mı durdurulamayan bir özelliği vardı. tabi bizim aklımızda hep teamsystem bologna takımı ile yer etmiştir. aslında bologna takımında altı sene oynadı ama takım sürekli isim değiştirdiği için teamsystem bologna adı bende kalıcı oldu. diğer bologna'ları bir türlü kabullenemedim * mayers, türk takımlarının canını çok yaktı ama efes ve naumoski ona, 96 koraç yarı finalinde hayatının dersini verdi. o maçları tekrar izleme fırsatınız olursa çoğu yerde gülümsüyor olsa bile mayers'in burnundan soluduğunu görürsünüz zira ufuk sarıca onu istanbul'daki maç da can evinden vurmuştu. 12/9 üçlük atarak mayers'ı onun silahı ile vurmuştu. ava giderken avlandı mayers ağabey. tabi mayers'ın en büyük artılarından bir tanesi o dönem için aleksandar djordjevic gibi bir oyun kurucu ile oynamış olmasıdır. tabi bazen de çember dövme şenliklerine girişirdi. kaçırmaya başladı mı zor toparlardı. onu da söylemem lazım.

şovmen yanı da vardı. seyirciden reaksiyon almayı çok iyi biliyordu. özellikle bologna deplasmanları o dönem bütün takımlar için zordu diye hatırlıyorum. mayers da coştu mu salon cehenneme dönüşüyordu. bu adam üç kere fiba euro star mertebesine erişti. işin komik tarafı şu ki, böyle bir adam sadece bir kere italya şampiyonluğu yaşadı. cidden şaka gibi. bir de şut mekaniği çok enteresandır. tipik şutör atışı yoktur. kendine has bir şut stili vardı. maçlarına göz atarsanız ne demek istediğimi anlarsınız. havalı, güler yüzlü ve şovmen bir ağabeyimizdi özetle.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nefes darlığına sebep olan insan. aşk insanı özgürleştirir, kısıtlamaz.
devamını gör...

"seni çok özledim. " seni seviyorum dan daha güzel bir kelime benim için.
*seni çok özledim, sesini, gülüşünü... sabah konuştum ama napayım işim gücüm sen olmuşsun. senin gidecek yerin kalbim demek ki, hep benimlesin. gözlerimi açtım içimde sen, gözlerimi kapadım senin gözlerin. yemek yiyorum, karşımda sen, müzik dinliyorum sen, dans ediyorum, hayalinle ben. "
seni seviyorum diyemedim mi şimdi? iyi ki demedim böylesi kafi.
devamını gör...

içine işleyen soğuk
hissedilmez
özlemişsin tüm hücrelerine kadar
hissedilmez özlemden başka
bütün hislerin uyuşmuştur
özlemden başka yoktur.
devamını gör...

kımız, herkes içemez çok ağır bir tad ve kokusu var , üstelik pahalı.
aldığına pişman olursun.
devamını gör...

izledikçe, dilerim çevremde böyle manyaklar yoktur umma gereği duymama, sebep olan dizi.
han; yakışıklı uşaksın, şirketin var, güzel bir karın var yapma artık manyaklık falan.
insan zincirlemek nedir, yakışmıyor sana.
devamını gör...

dünya üzerinde bilinen en derin nokta.

her ne kadar birçok insan henüz oraya inilemediğini sansa da, 1960'lı yıllarda don walsh ve bir batiskafla jacques piccard tarafından ziyaret edilmiş, daha sonra ise james cameron ve victor vescovo gibi isimler de daha derin noktalarına inmeyi başarmıştır.

bir de küçük uyarıda bulunayım. bu fotoğraf mariana çukuru'na ait değil. genellikle internette arama yapıldığında karşınıza ilk çıkan budur ama burası farklı bir yer. mariana çukuru şu bölgede...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim