şarap gibidir. hanımefendi özen ister saygi ister sevgi ister. edebiyat bir hayat alışkanlığı bir yaşam zevkidir. bunu bilen anlayan ve böylesine dikkatli bir tutumda olan hanımefendi onun dilinden anlayan ve onun hassasiyetlerine saygi gösteren bir bey ile denk gelirse şiir gibi ilişki yaşarlar. anlamak hissetmekle birleşir ifadelere özgürlük katar ruh katar hayata tat katar siyah beyaz iken her yer renkli olur. cümleler kanina karışır mazallah başını kitaplara çarpar üstünü başını şiir yaparsin. bir o kadar tatlı görünürsün hanımefendinin gözüne. öğle uykulari gibi sessiz tatli aksama doğru baslayan hafif yağmur gibi serin ve naiflesir dünya.
aksamlari bir kadeh sarapta kaybolur, geceleri ayisiginda sevisirsin. edebiyat bilen anlayan hanımefendi dünyayı dünyan kılar. selam olsun şehrin yalniz ve güzel hanımefendilerine...
devamını gör...

1853 küba'da doğan jose marti, xlx. yüzyıl latin amerikasında sömürgeciliğe karşı savaşın öncülerinden ve dünyanın ilk antiemperyalist savaşçılarındandır. küba bağımsızlık mücadelesinin öncülerinden jose marti, şair ve yazar, siyasetςi, devrimci, gazeteci, edebiyat profesörüydü.

“işte bütün kıtada egemenliği elde etmek isteyen yırtıcı canavar. düşünü gerçekleştirmeye başlıyor avrupa'yla yarışma ve dünyada başlıca güç olma arzusu yönetiyor onu. sanayisinin sürüm bulmayan ve gelişen ürünleri için tek bir zorlayıcı pazarın kurulmasını, gelecekteki egemenliğinin güvencesi olarak görüyor bir an önce gemlemek gerek bu canavarı. gerçeği cesaretle söyleyerek ve ortak düşmana karşı bir an önce örgütlenerek. “

"çürük ve sallantılı çağdaş eğitim sistemini tümden değiştirmek gerekir. i1k eğitim, temelde pratik olmadıkça halklar için gerçek ilerleme, insanlar için mutluluk olamaz. çocuğa onu besleyen yeryüzünün güçlerini kullanmayı öğretmek gerekir."

“şiirin yasal anası duygudur. duygusuz insan bir dize mimarı ya da görüntücü olabilir, ama şair olamaz.siyasa ya da sosyolojiyi dizeleştiren değil; yüreğin fışkırdığı ışıkları ve kokuları bir savaş tamburu gibi korkusuzca çalan, evreni zafer inancına çağıran kişidir şair.”

1895 yılında ispanyol sömürgecilerine karşı küba'nın kurtuluş savaşını yönetirken savaş alanında öldürüldüğünde 42 yaşındaydı. fidel castro ve arkadaşlarının önderliğinde küba halkının gerçekleştirdiği devrim, hiç kuşkusuz, jose marti'nin ülkülerinin ve eyleminin bir başka aşamada gerçekleşmesidir.

kalbini, kalemini, aklını, tüm varlığını ülkesinin bağımsızlığına adamış bir anti emperyalist savaşçıdır.


aynı yalınlıkla ölmek isterim
kırda bir çiçek gibi, sakin, gösterişsiz.
mum yerine yıldızlar parlasın üstümde
yeryüzü uzansın altımda sessiz.

ben aydınlık ve özgürlük delisiyim
varsın hainleri gizlesinler soğuk bir taş altında
dürüstçe yaşadım ben, karşılığında
yüzüm doğan güneşe dönük öleceğim.


(bkz: guantanamera)

kaynak
devamını gör...

beni duygulandıran başlık.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(bkz: webtekno)
devamını gör...

okurken ta o zamanlarda bile* avrupa insanı üzerindeki antik yunan esintilerinin bu denli fazla olduğunu görünce çok şaşırmıştım. ayrıca fransız ihtilali'ne henüz iki yüzyıl varken demokrasi fikrinin bu denli gelişebildiğine de. bu bağlamda "ya bu avrupa insanı düşünsel devrimini nasıl gerçekleştirdi kardeşim?" diye soran herkesin muhakkak okuması gereken kitaplardan.
devamını gör...

davlumbaz ışığının loşluğunda mutfak masasında oturmak..bu da sayılıyorsa en sevdiğim şeydir kendileri.
devamını gör...
(tematik)

kanın açık renkli olduğu ve kalp atımına uyumlu şekilde fışkırdığı görülen kanamalardır.
devamını gör...

finali ile şahsımı hüzünlendirmiş bir filmdir. evet ne kadar fırlama gibi dursam da duygusal bir serseriyim aslında.
devamını gör...

moda

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kime sorsam tutuyor. ben ekim'de doğdum ve sonbaharın hazzı benim için klişelerden çok uzakta, gerçek bir mutluluk kaynağı başlı başına. bayılıyorum ekim'e yaklaştığımız günlerdeki o havalara ve komple ekim ayına... bir başka geliyor...
devamını gör...

birçok bilim adamı tarafından, mısır'daki ilk hanedanlığı kurmuş firavun olarak bilinen firavun. "ilk firavun" da denir. yaklaşık m.ö. 3100'lü yıllarda hüküm sürmüş, yani 5100 yıl önce.. narmer, "akrep kral"ın veliahtıdır. bu arada "akrep kral ka"yı, muhtemelen daha önce hiç duymadınız. çünkü nerdeyse hiçbir yerde adından bahsedilmez. tarihsel kaynaklarda da çok çok az bahsedilir kendisinden ama antik mısır hanedanlığı öncesi dönemde hüküm sürmüş bir kralmış.

daha sonra narmer tahta çıkmış ve sanırım mısır'ı tamamen birleştirmiş tek yönetim altında. narmer'in "ilk firavun" olarak bilinmesinin sebebi narmer paletleridir. bu paletlerde, narmer'in, aşağı ve yukarı mısır'ı birleştirmesinin resmedildiği düşünülür.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

işte bu yüzden "ilk firavun" olduğu düşünülür. bu arada, narmer'in akrep kralın ta kendisi olabileceğini de günümüz bulguları ortaya koyuyor. fakat "ilk firavun" meselesi hakkında, narmer'in menes diye bir oğlu daha var o da firavun. ve, m.ö. 3 yüzyılda yaşamış tarihçi manetho firavun listesinde birleştirici firavundan menes olarak bahseder. belki bu yüzdendir, bazı tarihçiler, erken hanedan döneminin ilk hükümdarının firavun menes olduğunu ileri sürüyor. ama henüz "ilk firavun" kimdir hâlâ tartışma konusu.

bazılarına göre, narmer ile menes aynı kişi ve başka-başka iddialar var. bir de, narmer'in hor-aha diye bir oğlu daha var, daha doğrusu ilk oğlu. hor-aha da erken hanedanlık döneminin ikinci firavunu, kaynaklar hor-aha'dan bahsediyor, fakart menes hakkında bir kayda pek rastlanmıyor.
devamını gör...

(bkz: so what)
devamını gör...

nazım’ın şiir yeteneğini farkeden annesi okuldaki hocası yahya kemal’den özel ders vermesini ister. ders için gelen yahya kemal ile celile hanım arasında kısa sürede aşk doğar.
yahya kemal kıskanç bir aşıktır. celile hanım’a güvenmez. yakup kadri’ye “bu kadar dile gelmiş kadınla nasıl evlenirim” der. evlilik hazırlıklarına başlarken bir mektupla, yahya kemal evlenemem diyerek aşklarını bitirir. yıllar sonra celile hanım oğlu nazım hapiste iken onun özgürlüğü için galata köprüsü’nde açlık grevine başlar. yahya kemal artık yaşlı, gözleri görmeyen eski sevgilisini görmezden gelerek yanından geçer.
bu aşktan geriye şairin ölüme yazıldığı zannedilen ama aslında celile hanım'ın heybeliada'dan istanbul'a doğru yol alışında yaşadığı kederi anlattığı meşhur şiiri kalmıştır.


artık demir almak günü gelmişşe zamandan
meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan

hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol
sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol

rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli
günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli

biçare gönüller! ne giden son gemidir bu!
hicranlı hayatın ne de son matemidir bu

dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler
bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler

bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden
bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden
devamını gör...

artık yeni hiçbir şey yok. icat edilebilecek her şey icat edildi.
charles duell (amerika patent dairesi başkanı, 1899)
devamını gör...

zirvesine göz koyduğum dağlara bak
koşup takıldığım çitlere bak

cahit zarifoğlu - korku ve yakarış,
sayfa 95
devamını gör...

bir tür terapi gibi bir şeydir belki.
doğduğumuz andan itibaren taklitlerle bir şeyler öğrendiğimizi düşünürsek şimdi de kandırmaca da olsa mükemmel görünmeye çalışmak bir başlangıç olabilir bazıları için.
bırakın insanlar kimseye zarar vermediği sürece (kendisi de dahil) yansımalarını istedikleri gibi sunsunlar.
dip not: başlığı açan yazarın ilk paragrafı tam da benim nickimi, kişisel iletimi ,(belki de) beni anlatıyor.
devamını gör...

insanoğlunun hiçbir zaman ulaşamayacağı bilgeliğe ulaşma çabasıdır.
devamını gör...

muhtemelen bizim komşunun evidir o. hırsız girecek korkusu sanırım hiç kapattıklarını görmedim.
devamını gör...

babamın ölümü. beş kuruşsuz kalmak. akrabaların birden bire ortadan kaybolması. yapayalnız kalıvermek.. komşunun oğlu restoranda çalışırdı. kalan ekmekleri getirirdi bize. öyle böyle geçerdi günler. kış, soğuk.. kuaförde çalışırdım haftalık 5 liraya. okuldan sonra akşama kadar, hafta sonu tamamen kuafördeydim. deşecek çok hal var da halim yok... büyüdüm ve sırtımda bir kambur çocukluğum...
devamını gör...

pay, yıkılır, eylül, kamber, ahmak, efkarın delisi gibi muhteşem şarkılara sahip, hak ettiği değeri bulamadığını düşündüğüm türk şarkıcı.
devamını gör...

ne yani senin gibi boş tanımlar mı yapsınlar diyesi geliyor insanın.
tanım: sevilesi bir insan tipi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim