windows 10
windows 7 desteği kesildiğinden ve 10 dayatıldığından beri kendisinden iyice nefret ettiğim işletim sistemi. istemiyorum arkadaş 10 kullanmak falan! ne diye insanları sürekli bir şeylere mecbur ediyorsunuz ki?
hayır yani parası olan zaten her şeyin en yenisini, iyisini alır. olmayana da dayatmanın bir faydası olmaz, alamıyorsa alamaz. ille tüm yeni programları ve oyunları buna uyumlu yaparak insanları sıkıntıya sokmak insanlık mı?
hayır yani parası olan zaten her şeyin en yenisini, iyisini alır. olmayana da dayatmanın bir faydası olmaz, alamıyorsa alamaz. ille tüm yeni programları ve oyunları buna uyumlu yaparak insanları sıkıntıya sokmak insanlık mı?
devamını gör...
the shining
çekildiği otelde otel yönetimi kitapta geçen 217 numaralı odayı kullanmamalarını istemiş. çünkü filmden sonra kimse bu oda da kalmak istemezdir diye düşünmüşler. bu yüzden yönetmen senaryoyu otelde var olmayan oda numarası 237 yi kullanacak şekilde değiştirmiş.
devamını gör...
90 yaşındaki adamın 87 yaşındaki komşusunu öldürmesi
hah şimdi ömür boyu hapis yat da gör gününü
devamını gör...
en pisi pisine ölen ünlü
orhan veli kanık. 10 kasım 1950 de ankara'da belediye çukuruna düşüyor ama çıkarılıyor sonrasında istanbul'a dönüyor. 4 gün sonra 14 kasımda bir arkadaşının evinde fenalaşıyor bunun üzerine doktorlar alkol zehirlenmesi olduğunu öne sürüyorlar. sonrasında tedaviye başlanıyor ve komaya girerek ölüyor. lakin 16 kasımda yapılan otopsiyle asıl ölüm nedenin; beyin kanaması olduğu anlaşılıyor.
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
aklından çıkmayanın aklına dahi gelmiyorsun.
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
karambol başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürler. devamını da görmek ümidiyle...
devamını gör...
pul biberli yoğurt
yediğimde canım cips istediğinden kilo vermek için tüketmemem gereken karışım.
cipssiz yenir mi be?
cipssiz yenir mi be?
devamını gör...
karma puanı yükseltme
bir eylemdir.
buraya yazmak ve okunmak için geldiğimizi düşünüyorum. eğer yazdıklarım okunmayacak ise karma puanım 3 milyon 750 milyar milyon olsa ne olur ki. en pahalı rozetleri de alsam mutlu olmam.*
ben gerçekten artı oy verdiysem okumuş ve begenmisimdir.* lütfen siz de bana öyle davranın sevgili yazarlar. ben de tanımlarınızı beğenirken asla karşılık beklemiyorum. fikirlerimi okuyun, bana eleştirilerde bulunun, benden mutlusu olmaz. teşekkürler..
buraya yazmak ve okunmak için geldiğimizi düşünüyorum. eğer yazdıklarım okunmayacak ise karma puanım 3 milyon 750 milyar milyon olsa ne olur ki. en pahalı rozetleri de alsam mutlu olmam.*
ben gerçekten artı oy verdiysem okumuş ve begenmisimdir.* lütfen siz de bana öyle davranın sevgili yazarlar. ben de tanımlarınızı beğenirken asla karşılık beklemiyorum. fikirlerimi okuyun, bana eleştirilerde bulunun, benden mutlusu olmaz. teşekkürler..
devamını gör...
su içmek
bir türlü alışamadığım şey. su içmenin sağlık için gerçekten önemli ve gerekli olduğunu bilsem de sevemiyorum. hatta sırf su içiyo olmak için limonlu suya alıştırmaya çalışıyorum kendimi.*
devamını gör...
normal sözlük haber paylaşım rezaleti
günden güne artan, istikrarlı bir şekilde devam eden rezalettir.
gündemde bulunan her 3 başlıktan 4'ünün haber başlığı olması artık kabak tadı verdi. burada paylaştıklarınızı zaten bizde sizin okuduğunuz gibi haber sitelerinde okuyoruz arkadaşlar. kimisi radyodan duyuyor, twitter' dan görüyor, televizyondan izliyor. bir şekilde görüyor yani. haberi paylaşıp yorum yapsanız bir beyin fırtınası başlatsanız anlayacağım da, sırf tanım girmek için haberi alıntılayıp linkini paylaşıyorsunuz. beğeni kasıp egonuzu mu tatmin ediyorsunuz? tanım girince sözlük yönetimi para mı veriyor da bizim haberimiz yok? maalesef en üzücü olanı da bunu moderatörlerin yapması. bunu yazma sebebim yönetime şikayet etmek değil, sözlükte kalitenin artmasını istememdir. kendi fikirlerimizi paylaşalım, bilgi verici tanımlar girelim ama kopyala yapıştır yapınca da şahsi görüşüm hoş olmuyor. umarım sözlükte daha kaliteli tanımlar, bilgilendirici içerikler, fikirlerin özgürce ifade edilebildiğini görürüz. başta moderatörlerimizin buna örnek olması dileğiyle.
edit: dediklerimden çok demediklerim hakkında yorum yapılmış. haber paylaşılmasın diye bir isteğim olmadı. nitelikli haberleri tabii ki de okuyalım tartışalım. ancak her haberi de bu platformda paylaşmanın bir manası olduğunu düşünmüyorum. bunu normal karşılıyorsanız haber sitelerinden kopyala yapıştır yapmaya devam edebilirsiniz. nacizane kendi fikrimi belirtmek istedim. sözlükte biraz profil gezerseniz ne demek istediğimi anlayacağınızı umuyorum.
gündemde bulunan her 3 başlıktan 4'ünün haber başlığı olması artık kabak tadı verdi. burada paylaştıklarınızı zaten bizde sizin okuduğunuz gibi haber sitelerinde okuyoruz arkadaşlar. kimisi radyodan duyuyor, twitter' dan görüyor, televizyondan izliyor. bir şekilde görüyor yani. haberi paylaşıp yorum yapsanız bir beyin fırtınası başlatsanız anlayacağım da, sırf tanım girmek için haberi alıntılayıp linkini paylaşıyorsunuz. beğeni kasıp egonuzu mu tatmin ediyorsunuz? tanım girince sözlük yönetimi para mı veriyor da bizim haberimiz yok? maalesef en üzücü olanı da bunu moderatörlerin yapması. bunu yazma sebebim yönetime şikayet etmek değil, sözlükte kalitenin artmasını istememdir. kendi fikirlerimizi paylaşalım, bilgi verici tanımlar girelim ama kopyala yapıştır yapınca da şahsi görüşüm hoş olmuyor. umarım sözlükte daha kaliteli tanımlar, bilgilendirici içerikler, fikirlerin özgürce ifade edilebildiğini görürüz. başta moderatörlerimizin buna örnek olması dileğiyle.
edit: dediklerimden çok demediklerim hakkında yorum yapılmış. haber paylaşılmasın diye bir isteğim olmadı. nitelikli haberleri tabii ki de okuyalım tartışalım. ancak her haberi de bu platformda paylaşmanın bir manası olduğunu düşünmüyorum. bunu normal karşılıyorsanız haber sitelerinden kopyala yapıştır yapmaya devam edebilirsiniz. nacizane kendi fikrimi belirtmek istedim. sözlükte biraz profil gezerseniz ne demek istediğimi anlayacağınızı umuyorum.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
ben eski kecilerdenim..
hem gezerim.. hem yazarım..
afilli olmaz belki manim..
ama yine de denerim..
hem gezerim.. hem yazarım..
afilli olmaz belki manim..
ama yine de denerim..
devamını gör...
aşure sevmeyen insan
sevmeyen insanlara saygım sonsuz; yemiyorlarsa kendi tatlılarını bana uzatabilirler.
devamını gör...
erkek adam ev işi yapar mı sorunsalı
yapmassa pislik içinde yaşar...erkek adam onu yapar mı bunu yapar mı derken umarım erkek adam kıçını siler mi demez bi gün biri.
devamını gör...
normal sözlük dislike butonu
gerek olmayan butondur, insanların fikirlerini beğenmemeniz veya katılmamanız o kişiyi kötü gösterme amacı taşımamalıdır. zaten engelleme seçenekleri mevcut.
devamını gör...
dore müzik
müzik aletleri satışı yapan magazalar zinciridir. internet sitesi üzerindende satış yapmaktalardır. geçen sene bizzat kendim yamaha c80 almıştım ve ilgi, alaka, hizmet açısından bir sıkıntı yaşamamıştım. tavsiye ederim ama kefil olmam ona göre hahahytt.
devamını gör...
ülkeler hakkında ilginç bilgiler
çeşitli ülkeler hakkında girdiğimiz değişik bilgileri içeren başlık.
bunlardan biride afganistan'da yaşanmış ve belki hala daha yaşanmakta olan olaylar. afganistan'da akut gastroenterit hastalığına halk arasında türk hastalığı denmektedir.
özellikle ülkeye yeni ayak basmış her türkün ilk yakalandığı hastalıktır bu. hele ki yanılıp yazılıp dışarıda yemek yediyseniz. bakın dışarıda yani bayağı bayağı sokakta.
sokak satıcıları vardı. patates kızartıyor, adını bilmediğimiz bir takım yemekler yapıp satıyorlardı. eller ah o eller, sağa sola sürelen eller, oralarına buralarına sürülen eller, kirden rengi değişmiş eller...
kasaplarda dolap yok oralarda. etler yolların kenarlarında asılı. yani umarım hala öyle değildir ama. benim orada bulunduğum senelerde hijyen konusu bayağı sıkıntılıydı. sokaklardaki kokular, etlerin üzerlerilerinde uçuşan sinekler, pis akan sular, koyunlar çöplerde otluyordu daha neler neler...
biz tabi çok dikkat ediyorduk. yemeye içmeye. okulda bize özel aşçılar olmasına ve her şey bizim hijyen şartlarımıza uygun olmasına rağmen biz yinede yemekhane yemeklerini yemiyorduk. kendi mutfağımızda kendimiz hazırlıyorduk.
bir gün bir veli ziyaretinde mecburi ikram edilen yiyeceklerden yedik. sonraki bir iki gün benim için işkenceydi. elimi kaldıramıyor, önümdeki suyu içemiyordum. koko alıp hastaneye götürdü. kan testi, muayne vs derken eve dönerken sordum kokoya 'hijyen nist hemşire türko hastalik' deyip sırıttı. sizin bünyeler çok zayıf derdi hep.
kusur bizdeydi onlara göre biz zayıftık o şartlara uygun değildik. üç sene kaldım o ülkede iki kez yakalandım bu hastalığa. ikisindede koko hep dalga geçti benimle. bazı öğretmenlerin bünyeleri okadar zayıf oluyordu ki rapor alıp tayin istiyorlardı.
bakın 'bu ülke bu kişinin yaşam şartlarına uygun değil' raporu gördü bu gözler. hey gidi hey daha neler neler yaşandı. aklama geldikçe yazar sizlerle de paylaşırım.
not: yaklaşık on yıl öncesine ait anılar, bilgiler bunlar. değişim olmuşsa ne ala hala aynıysa vah vah...
bunlardan biride afganistan'da yaşanmış ve belki hala daha yaşanmakta olan olaylar. afganistan'da akut gastroenterit hastalığına halk arasında türk hastalığı denmektedir.
özellikle ülkeye yeni ayak basmış her türkün ilk yakalandığı hastalıktır bu. hele ki yanılıp yazılıp dışarıda yemek yediyseniz. bakın dışarıda yani bayağı bayağı sokakta.
sokak satıcıları vardı. patates kızartıyor, adını bilmediğimiz bir takım yemekler yapıp satıyorlardı. eller ah o eller, sağa sola sürelen eller, oralarına buralarına sürülen eller, kirden rengi değişmiş eller...
kasaplarda dolap yok oralarda. etler yolların kenarlarında asılı. yani umarım hala öyle değildir ama. benim orada bulunduğum senelerde hijyen konusu bayağı sıkıntılıydı. sokaklardaki kokular, etlerin üzerlerilerinde uçuşan sinekler, pis akan sular, koyunlar çöplerde otluyordu daha neler neler...
biz tabi çok dikkat ediyorduk. yemeye içmeye. okulda bize özel aşçılar olmasına ve her şey bizim hijyen şartlarımıza uygun olmasına rağmen biz yinede yemekhane yemeklerini yemiyorduk. kendi mutfağımızda kendimiz hazırlıyorduk.
bir gün bir veli ziyaretinde mecburi ikram edilen yiyeceklerden yedik. sonraki bir iki gün benim için işkenceydi. elimi kaldıramıyor, önümdeki suyu içemiyordum. koko alıp hastaneye götürdü. kan testi, muayne vs derken eve dönerken sordum kokoya 'hijyen nist hemşire türko hastalik' deyip sırıttı. sizin bünyeler çok zayıf derdi hep.
kusur bizdeydi onlara göre biz zayıftık o şartlara uygun değildik. üç sene kaldım o ülkede iki kez yakalandım bu hastalığa. ikisindede koko hep dalga geçti benimle. bazı öğretmenlerin bünyeleri okadar zayıf oluyordu ki rapor alıp tayin istiyorlardı.
bakın 'bu ülke bu kişinin yaşam şartlarına uygun değil' raporu gördü bu gözler. hey gidi hey daha neler neler yaşandı. aklama geldikçe yazar sizlerle de paylaşırım.
not: yaklaşık on yıl öncesine ait anılar, bilgiler bunlar. değişim olmuşsa ne ala hala aynıysa vah vah...
devamını gör...
homofobik
"toplumun belli bir kısmının bazı hal ve hareketleri estetik bulmayıp, görmek istemeyen kişi." bu kadar masum bir tanımla geçiştirilecek kişi değildir. homofobik, görmek istememekle kalmaz, yok olmalarını, telef edilmelerini, linç edilmelerini, binadan aşağı atılmalarını, taşlanmalarını destekleyen, fırsat bulsalar bu eylemlere de katılabilecek kapasitede kişilerdir.
devamını gör...
sevgili ile yapılabilecek en güzel şey
eğer karşındaki kişiyi gerçekten seviyorsan yolda yan yana yürümek hatta aynı gökyüzü altında olmak bile bir mutluluk sebebidir dostlar. ama en güzeli sarılmak herhalde.
devamını gör...

