aldous huxley
"eğer farklıysan, yalnızlığa mahkumsun." demiştir cesur yeni dünya adlı eserinde. ne de güzel söylemiştir.
devamını gör...
bazı yazarların hak ettiği değeri alamaması
kimse fikrimi sormaz, danışmaz, aynı şeyi söyleyen veya yazan birisi takdir edilir ama ben olunca maalesef.
yalnızlık da eklenince ortaya karanlık bir tablo çıkıyor.
keşke etrafımda birirleri olsaydı da ben de anlatsam sohbet tadında.
ama bir gerçek var ki yeni nesil hiç bir şey sormuyor, her şeyi bildiklerini düşünüyorlar.
emekliliğin bu kadar kötü olacağını düşünmemiştim...
yalnızlık da eklenince ortaya karanlık bir tablo çıkıyor.
keşke etrafımda birirleri olsaydı da ben de anlatsam sohbet tadında.
ama bir gerçek var ki yeni nesil hiç bir şey sormuyor, her şeyi bildiklerini düşünüyorlar.
emekliliğin bu kadar kötü olacağını düşünmemiştim...
devamını gör...
esenyurt'ta bir alevinin kapısına x atılıp defol yazılması
bu oyunlar tutmuyor kardeşim. artık denemekten vaz geçin. halk tabanında bin türlü provakosyan yaptılar daha da yapmaya devam ediyorlar. ama en ufak bir çatışma , kavga bile olmadı tabanda. tek tük olmuştur belki ama hiçbir zaman uzamamıştır mevzu.
hangi filmi hangi senaryoyu devreye sokmaya çalışsanız çalışın tutmuyor sığırgiller. boşuna uğraşmayın böyle mallıklarla..
hangi filmi hangi senaryoyu devreye sokmaya çalışsanız çalışın tutmuyor sığırgiller. boşuna uğraşmayın böyle mallıklarla..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
hemşireyim.
devamını gör...
hiç havyar şampanya ve ıstakoz tüketmemiş birey
yiğit muhtaç olmuş kuru soğana yazar havyar diyor, bilmem sövsem mi sövmesem mi? bugün gene herkesin troll damarı tutmuş alüminyum!
devamını gör...
yazarların koleksiyonunu yaptığı şeyler
plak.
devamını gör...
vallahi sizi 15 temmuz'dan beter yaparız
gündeme bakınca başıma ağrılar giriyor sinirden. ülkeyi yönetenlere bak.. bu kadar yanardöner insanı bir arada görmek şaşırtıcı cidden.
devamını gör...
almanya'da evsizler için kurulan uyku kapsülleri
bizim binanın bakır topraklaması çalındı.
bunu düşünemiyorum.
bu ülkede bunun içine sicmazlarsa insan değilim.
bunu düşünemiyorum.
bu ülkede bunun içine sicmazlarsa insan değilim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının takıntıları
ayakkabıyı aynı sıkılıkta bağlamalıyım yoksa yürüyemiyorum. kapıları kilitlemeden uyuyamam. evdekilerin başına kötü bir şey gelmiş olabileceğini düşününce uykuya dalmak üzere bile olsam kalkıp kontrol ederim. kalkıp bakmazsam sabaha çok büyük pişmanlıklar yaşayacakmışım gibi geliyor. kimseden bir şey isteyemiyorum, gerçekten seve seve de yapsalar hayır diyemedikleri için yapıyorlarmış gibi hissediyorum. çok saçma ama buna engel olamıyorum. son olarak takıntı mı bilmiyorum ama vücuduma dokunulmasını sevmiyorum. (sarılma veya normal el kol temaslarını saymıyorum.) aslında tam olarak dokunmak değil de el kol şakası desem daha doğru olur. mesela çok mutlu bir zamanımda birisi yanağımı sıksa (pitbull misali iki parmağı birbirine değecek kadar) * o günün sonuna kadar sinir küpü olarak gezerim. kolumun mıncıklanması, belime veya sırtıma konulan ellerde parmakların hareket etmesi falan da rahatsız hissettirir.
devamını gör...
eski sevgiliyle arkadaş olmak
önceden ben de olmaz diyordum ama eski sevgilin ile doğru düzgün ayrılmışsanız yani ortada gerçekten sevgi kalmamışsa ve belli bir zaman geçmişse gayet de arkadaş olabilirsiniz. lise yıllarında sevgili olduğum çocukla 7 yıl sonra tekrar karşılaştık ve şuan çok güzel arkadaşız yepyeni bir arkadaş edinmekten daha iyi bence zaten iki tarafta kendini tanıyor. bu sayede ortaya çok eğlenceli konuşmalar oluyor
devamını gör...
karşılıksız aşk
en kötüsüdür. berbattır . üzüntüden midenizi bulandırır. bir umudunuz olur ama yüzde bir olan bir umut işte o sizi mahveder. böyle bir durumun içine girdiğiniz zaman yapacağınız tek şey kişiyi sevmektir . onun çevresindeki eşi dostu sevgilisi erkek arkadaşları sizi ilgilendirmemeli doğru olan budur. siz onu seviyorsunuz çünkü o kişiyi. sakın saplantılı bir şekilde ona ulaşmaya çalışmayın bu sizi terbiyesiz saygısız hatta iyi aile eğitimi almadıysanız katil birisi bile yapabilir . unutmayın bu bir karşılıksız aşk onu bağlamıyor siz sadece masumca ona aşık olmakla yükümlü olun . allah yardımcınız olsun o yüzde birlik ihtimal gerçekleşsin inşallah.
devamını gör...
iko (yazar)
iko bile günün ünlüsü oldu, ben olamadım. hangi seviye acaba. *
devamını gör...
protoplazma
canlıların içerisinde bulunduğu ve onları cansızlardan ayıran bir tür özel madde olduğu düşünülmüştü. bilimdeki ilerlemelerle birlikte, hücrenin iç mekanizmaları çözülmüş, bu isim ve temelindeki doğaüstü düşünce biyoloji literatüründen çıkartılmış, yerine sitoplazma ismi kullanılmaya başlanmıştır.
devamını gör...
mihail baktin
mikhail mihayiloviç baktin ya da bakhtin. rus edebiyat kuramcısı.
dostoyevski romanına yönelik yaptığı saptamalar ve edebiyat teorisini temelinden sarsan, değiştiren kavramlarıyla tanınır. karnavalesk, bahtin'in kavramları dendiğinde ilk akla gelenlerdendir desek, yanılmayız; kutsalın baş aşağı çevrildiği, geleneklerden sapıldığı ve sınıfların birbirlerine karıştığı bu imgelem, bahtin'in okumaları için fazlasıyla özeldir; günlük hayatın ters yüz edildiği ve diyonizyak bir coşkunun, esrimenin kol gezdiği edebi metinleri bahtin, karnavalesk perspektifinde inceler. j. k. huysmans'ın la-bas adlı romanı, bu kavramın vücuda geldiği eserlerden biri olmak için fazlasıyla yeterli bir örnektir.
diyalojizm ise bahtin'in bir diğer önemli kavramıdır ki, bu kavramı bahtin, dostoyevski romanları aracılığı ile ele almıştır; diyalojik yaklaşıma göre her karakterin kendine yönelik bir sesi ve çıkarımları vardır, bunlar yazarın hayat görüşüyle, ve romanın ana karakterinin inançları ile ters düşebilir; yazar bu görüşleri eşitmişçesine aktarır ve böylelikle kahramanları arasında diyaloga dayalı bir ilişki kurarak aynı anda da kendisini otoritesinden soyutlar. diyalojizmin örneklerini, doğal olarak dostoyevski'nin bir çok romanında, ursula k. le guin kitaplarında, shakespeare'de bulabiliriz.
grotesk, kendisinin bir diğer önemli kavramıdır. grotesk beden ile edebiyatın geneline hakim olan bir beden imgesini kategorize eder bakhtin, yaşlıların pörsümüş bedenlerinin anlatıları, karnaval sırasındaki aşırı yemek ve içki tüketimi sonucu oluşan şişkinlikler ve ödemler, geğirtiler, dışkılamalar ve şişman bedenler, bakhtin'in grotesk anlatısında kendilerine yer bulurlar. françois rabelais'nin çalışmaları bu kavramın öne sürülmesinde bahtin'e ilham olmuştur. rabelais insanların siyasi çatışmalarını anatomi ile bağdaştırmış, bakhtin ise bunun izini sürmüştür diyebiliriz.
george r. r. martin'in romanlarında tarif edilen düğün ve eğlenceler, groteskin örnekleri açısından incelenebilir, hatta bunların game of thrones şeklindeki dizi adaptasyonunda dahi groteske örnek teşkil edecek sahneler bulmak fazlasıyla mümkündür.
bakhtin'in bunun dışında kronotop, heteroglossia gibi konseptleri de vardır, bunları da umarım ki başka bir giride ele alabilirim.
dostoyevski romanına yönelik yaptığı saptamalar ve edebiyat teorisini temelinden sarsan, değiştiren kavramlarıyla tanınır. karnavalesk, bahtin'in kavramları dendiğinde ilk akla gelenlerdendir desek, yanılmayız; kutsalın baş aşağı çevrildiği, geleneklerden sapıldığı ve sınıfların birbirlerine karıştığı bu imgelem, bahtin'in okumaları için fazlasıyla özeldir; günlük hayatın ters yüz edildiği ve diyonizyak bir coşkunun, esrimenin kol gezdiği edebi metinleri bahtin, karnavalesk perspektifinde inceler. j. k. huysmans'ın la-bas adlı romanı, bu kavramın vücuda geldiği eserlerden biri olmak için fazlasıyla yeterli bir örnektir.
diyalojizm ise bahtin'in bir diğer önemli kavramıdır ki, bu kavramı bahtin, dostoyevski romanları aracılığı ile ele almıştır; diyalojik yaklaşıma göre her karakterin kendine yönelik bir sesi ve çıkarımları vardır, bunlar yazarın hayat görüşüyle, ve romanın ana karakterinin inançları ile ters düşebilir; yazar bu görüşleri eşitmişçesine aktarır ve böylelikle kahramanları arasında diyaloga dayalı bir ilişki kurarak aynı anda da kendisini otoritesinden soyutlar. diyalojizmin örneklerini, doğal olarak dostoyevski'nin bir çok romanında, ursula k. le guin kitaplarında, shakespeare'de bulabiliriz.
grotesk, kendisinin bir diğer önemli kavramıdır. grotesk beden ile edebiyatın geneline hakim olan bir beden imgesini kategorize eder bakhtin, yaşlıların pörsümüş bedenlerinin anlatıları, karnaval sırasındaki aşırı yemek ve içki tüketimi sonucu oluşan şişkinlikler ve ödemler, geğirtiler, dışkılamalar ve şişman bedenler, bakhtin'in grotesk anlatısında kendilerine yer bulurlar. françois rabelais'nin çalışmaları bu kavramın öne sürülmesinde bahtin'e ilham olmuştur. rabelais insanların siyasi çatışmalarını anatomi ile bağdaştırmış, bakhtin ise bunun izini sürmüştür diyebiliriz.
george r. r. martin'in romanlarında tarif edilen düğün ve eğlenceler, groteskin örnekleri açısından incelenebilir, hatta bunların game of thrones şeklindeki dizi adaptasyonunda dahi groteske örnek teşkil edecek sahneler bulmak fazlasıyla mümkündür.
bakhtin'in bunun dışında kronotop, heteroglossia gibi konseptleri de vardır, bunları da umarım ki başka bir giride ele alabilirim.
devamını gör...
normal sözlük’ü bırakma nedenleri
20 günüm kaldı. sebebi,radikal kararlar.
devamını gör...
pringles'ın yeni logosu
20 yıllık aradan sonra pringles markasının maskotu değişti. daha önce burger king’in yeni lgoosunu ve kurumsal kimliğini tasarlayrak gündeme gelen jkr global ajansı bu defa pringles ile çalıştı.

geçtiğimiz günlerde tanıtılan reklamlarda “bay p” yani pringles maskotu dikkat çekti.
marka maskotla birlikte yeni bir logo ve ambalaj tasarımına gitti. öncelikle avrupa pazarında kullanılacak bu ürünler zamanla türkiye’de de değişecektir.

pringles amcanın saçları dökülmüş, pürüssüz bir bebek poposuna benziyor. eski hali daha mı samimiydi ne?
buradan
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
hüsnü arkan'ı çok severim. bende güzel anısı ve yeri olan nadide ses...
geceye ondan bir şarkı bırakayım, sevdiklerimden...
《beyoğlu'nda bi tramvay
raydan çıkmış vay
sensiz bunca yıl nasıl yaşadım ah
vay ki ömrüme vay》
geceye ondan bir şarkı bırakayım, sevdiklerimden...
《beyoğlu'nda bi tramvay
raydan çıkmış vay
sensiz bunca yıl nasıl yaşadım ah
vay ki ömrüme vay》
devamını gör...


