her yıl düzenli olarak başladığım hala bitiremediğim oğuz atay klasiği. sıkılmıyorum da okurken ama sürekli araya başka kitaplar giriyor. bu ay tekrar başlıcam hadi bakalım.
devamını gör...

venus, bir shocking blue şarkısıdır.
devamını gör...

geç gelen adalet gibidir.
devamını gör...

şöyle 3 tane şahanesine sahip * olduğum güzellikler.

jiro bey
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

jan hanım
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

karaburun bey
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"caner özyurtlu'ya bakıp çıkacam" niyetinde izlemeye başlayıp sevdiğim dizi. türk dizisi hiç izlemememe rağmen bu dizi çok güzel ve komikti. şakalar evet eski, malum 2014 de çekilmiş. fakat bu, dizinin güzelliğini yok etmiyor.
karantinada keyifle izledim ve yine olsa yine izlerim.
devamını gör...

okurken gündüz vassaf çoğu zaman benimle değil de kendiyle konuşuyormuş gibi dışlanmışlık hissine kapıldığım kitap. belirli kavramlara fazla derin anlamlar yüklemesini bir yana koyarak, kavramları oturttuğu noktaları bir çok açıdan gerçekçi bulmadım. anlattığı kavramlar üzerinden bireylere yöneltilen tavırlar benim için yabancıysa bu kadar, öyleyse kim bunlar?
nitekim bu kısmını biraz ütopik bulmam benim bireysel totaliterlikle kişisel hayatımda karşılaşmamış olmam da olabilir.


yine de totalitarizm’in günahının bu denli bireylere yüklenmesi, kitabın bir başka totaliter fikir kaynağına dönüşmesine yol açabilir. 
aşk ve sessizlikle ilgili söylediklerini beğenmeme rağmen anlatılmaya çalışılan fikirle çelişen cümleler de akıcılığı, düşüncenin oturmasını ve fikrin bütünlüğünü engelliyor.


tek tek aforizma şeklinde ele alındığında kitabı daha çok beğenebilirdim. okurken bana anımsattığı kadarı ile emre yılmaz’ın kapitalizm eleştirisi olan uçuk kaçık kitabı şeytanın fısıldadıkları’nın ciddi bir şekilde yazılmış hali olduğunu söyleyebilirim.

bunlar dışında okunacak, üzerine düşünülecek ve bireysel totalitarizmle ilgili fikir sahibi olmanızı sağlayacak bir kitap.
devamını gör...

adından da anlaşılacağı üzere mantar şeklinde olan ağızda dağılan leziz bi kurabiye, ben yaptim sizde yapın..
devamını gör...

komedi gibi bir durum.
tercihen yazarsınız ya da yazmazsınız gidersiniz. ayrıca başlık açıp gidiyorum demekte nedir ki?
devamını gör...

kuş dili, şakır şakır konuşurum. kafa sözlük kuş dilinde dertleşebilecek arkadaşlar mesaj yollayabilirler, discord üzerinden görüşelim, çok dertliyim sözlük. eğer geri dönüş yapacak kuş dili konuşabilen arkadaş olursa ona nesli tükenen kauai kuşunun dilini öğreteceğim. biraz daha farklı ve daha hüzünlü tonlamalarla konuşuluyor.
size bir video bırakıyorum. kauai kuşunun dilini öğrenmek için öncelikle bu videodaki gibi en temel kuş dilini öğrenin, kendinizi geliştirin, derdinizi anlatabilecek kadar konuşabilin ki dertleşelim.
devamını gör...

ne kadar erken öğrenilirse o kadar iyidir çünkü hepimiz aslında tekiz bence
devamını gör...

yunanistanın atina kentinde yaşayan 30'lu yaşlarında olan mickey ve chloe , mickey'nin dj'lik yaptığı partide tanışır. bir hafta sonunu beraber geçirirler ama chloe'nin gitme zamanı yaklaşır. velakin kendilerini büyük bir aşkın içinde bulurlar.

baş rolleri sebastian stan ve denise gough paylaşan film bir kelime ile tanımlayacak olsam sakin olurdu .açıkçası filmi sebastian stan'nın oyunculuğunu beğendiğim için izledim. bu filmde de gerçekten iyi bir oyunculuk sergilemiş çok cesur sahneleri vardı deyim yerindeyse hiç sırıtmamış aynı şekilde denise gough için de söyleyebilirim. çok klasik bir konusu olan film çok büyük bir beklentiye girmeden boş bir kafa ile sadece zaman geçirmek için izlenebilir, izleseniz de izlemesiniz de bir şey kaybetmezsiniz. konuyu ele alış biçimleri dediğim gibi ne kadar klasik olursa olsun yönetmenin farkını ortaya koyduğunu düşünüyorum. önünüzde bir çiftin hayatını izliyorsunuz en açık şekilde ve şunu da eklemeden yapamayacağım filmde habire yemek yapıyorlar habire bir yemek olayı var bir süre sonra absürt bir durum oluyor açıkçası*

imdb 6/10
benim filme puanım da 4/10
devamını gör...

bayramlarda mutlulukla gittiğimiz, uzun süre kalınca da canımızın sıkıldığı anneanne ve dede evi. yanından geçerken, baktıkça hüzünlendiren o ev, orada öylece kaldı.
devamını gör...

afrika'nın batısında bulunan gine bissau ülkesinin başkentidir.
devamını gör...

gözaltı tedbirinin uygulanabilmesi için ortada bir suç şüphesi olması gerekir.

cmk m.91/2: gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu
işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır.

demek ki bize bir suç lazım.

bildiriyi okudum. #681061 nolu tanımdan ulaşabilirsiniz.

herhangi bir suçla ilişkilendirilebilecek iki cümleye rastladım.

1- " bu kumpaslardan çıkarılacak en önemli ders; tsk’nin, anayasanın değişmez, değiştirilmesi teklif edilemez temel değerlerini titizlikle sürdürmesi zaruretidir."

2-"bu gerekçelerle, tsk ve deniz kuvvetlerimizi bu değerlerin dışına çıkmış, atatürk'ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını kınıyor ve tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz. aksi halde, türkiye cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir."

hain fetö kumpasından bahsediyorlar.
diyorlar ki; anayasanın değiştirilemez temel değerlerini yani şu meşhur ilk dört maddeyi tsk'nın sürdürmesi zaruridir.

bu maddelerde türkiye cumhuriyeti devletinin temel özelliklerinden bahsediliyor.

şimdi tsk nasıl sürdürecek bu maddeleri titizlikle? orası muamma.

ama sıradan biri çıksa dese ki anayasanın ilk dört maddesini sürdürmeliyiz. gözaltına almazlar.
neden? çünkü anayasanın maddelerini savunmuş olur. anayasanın maddelerini savunmak suç olabilir mi? olamaz.

ancak bunu söyleyen, emekli amiraller yani emekli silahlı bürokratlar olunca iş değişiyor. neden?
çünkü geçmişte darbe yaparken askerler ne diyorlardı? cumhuriyeti, devrimleri korumak bizim görevimiz. sonra da darbe yapıyorlardı.

dolayısıyla 1 numaralı cümle sıradan biri için suç teşkil etmeyecek fakat bir asker kişi sarf ettiğinde suç teşkil edecekse bu anayasa m. 10'daki eşitlik hükümlerine aykırı olmayacak mıdır? muğlak...

2 numaralı cümlede ise irtica tehdidinden bahsediliyor üstü kapalı şekilde. diyorlar ki biz tsk'nın bu temel değerlerden uzaklaşmış gösterilme çabalarının karşısındayız aksi halde biz karşı çıkmazsak tarihte örneği olan bunalımlı ve tehlikeli olayların yaşanma risk ve tehdidi ile karşı karşıya kalırız. irtica tehdidine karşı devleti yine biz koruruz demeye getiriyorlar.
tamam da az önce benim yaptığım şey yorum. yani ben o amirallere siz neyi ima ediyorsunuz kardeşim diyebilirim. ama o kadar.

sen şunu ima ettin diyerek yürütülecek soruşturma hukuki açıdan ne kadar sıhhatli olacaktır?
böyle bir durumda hangi suç şüphesinden bahsetmeliyiz?

hepsinden öte bu ifadeler hangi suç ile ilişkilendiriliyor? merak konusu...

sonuç olarak ne tarafa çekseniz oraya gidebilecek bir bildiri. buradan kovuşturmaya yer olmadığı kararı çıkabileceği gibi uzun vadede tutuklama ve mahkumiyet kararları da çıkabilir.

son olarak bu amirallerin yaptığı da iş değil yani. bu kadar öngörüsüz hareket etmek, hukuksuz yargı kararlarının çıkabileceği( elbette hukuki kararlar da çıkabilir) ihtimalini düşünememek en hafif tabiriyle işgüzarlıktır.
yap yine açıklamanı ama darbe ihtimalini akıllara getirme. sen darbe ihtimalini akıllara getirirsen alacağın reaksiyon da bu olur.
kusura bakmasınlar...

nerden bakarsanız garip bir durum yani...

edit :tck 316/1 kapsamında işlem yapılmış. 316'nın kapsamı çok geniş.
"bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümünde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa..."

bu suçlar; devletin güvenliğine karşı suçlar ve anayasal düzene karşı suçlar. 302'den 315'e kadar olan suçlar bu maddenin uygulama alanına giriyor.

alın size bir muğlaklık daha.

izah editi: 1 ve 2 numaralı cümlelerle ilgili çıkarımım kesin bir kanaat içermemektedir. emekli amiraller belki de başka bir şey kastetmişlerdir. bilemem. ama böyle yorumlanmaya müsait bir durum söz konusu.
devamını gör...

"değerli olan şey aslında ne kadar genişe yayıldığımız değil köklerimizi ne kadar derine saldığımızdır. "
devamını gör...

üsteki yazar o kadar haklısın ki. bekar mısın? ailen ile mi yaşıyorsun? evlenmeyi düşünüyor musun yada nişanlı mısın? evliysen çocuk düşünüyor musun? sanki iş yerinin nüfusuna giriyorsun hangi şirket yada kurumsa ismini soyad olarak alıcaksın. 2 ay deneme süresi var zaten işi ve çalışanı tanıma süreci bu kadar özele gerek yok. tam bir köle olabilir misin soruları.
devamını gör...

paracelsus şöyle demiş: "her şey zehirdir, zehri belirleyen dozdur. suyu bile çok içerseniz sizi öldürür." sevi için de bu geçerli. çok severseniz o sevgi yine sizi zehirler yetmez karşınızdakini de zehirler. her şey dozunda efenim, önemli olan çok sevmek değil güzel sevmektir. sizi güzel seven insanlar olsun hayatınızda. son olarak:

"bir seviyi anlamak, bir yaşam harcamaktır. harcayacaksın." -özdemir asaf
devamını gör...

sömürüyü sahiplenme olarak da niteleyebilirsin, o zaman tam anlamıyla yerine oturur her şey.
amatör tiyatrocu bir kız “gerçeğin tiyatrosu”nda hayatının rolünü nasıl oynar? ünlü polisiye yazarı john le carre’nin akıl oyunlarına dayanan bir casusluk öyküsünü anlatan 1983 yılında yayımlanan bu kitap “kim terörist, kim özgürlük savaşçısı? hayatını, ailesini, geleceğini hiçe saymış bu insanlar ne için savaşıyor?” vb. sorulara bir cevap niteliğinde.
küçük trampetçi kız (the little drummer girl) konusu mossad-filistin ekseninde geçse de insan hayatını aşk başta olmak üzere çeşitli yönlerden sorgulayan psikolojik temaları yüksek bir kitap.
alexander skarsgård, michael shannon ve florence pugh gibi ünlü oyuncuların yer aldığı dizisi ise gayet kaliteli küçük trampetçi kız dizisi
filmi
kitabı okuduktan sonra kim suçlu kim masum diye uzun uzun düşünüyor insan. kitaptan bazı alıntılar...
bir aslanı yakalamak istiyorsan önce keçiyi bağlaman gerek.
şiddet şiddeti doğurdukça kan bitmez, iki taraf da kaybetmeye devam eder.
ölümün panzehiri aşktır, zevk değil.
devamını gör...

sonra senin kaldığın yerden çocuğun döngüyü devam ettirsin.
devamını gör...

90'lar ve 2000'lerdeki çocukların korkulu rüyası chucky serisinden bir film.

hikayesi annesi ile tekerli sandalyeye muhtaç bir kızın evine kargoyla gelen ne olduklarını bilmedikleri chucky bebekle başlıyor.
ufak bir chucky fotoğrafı ile gözümüzün pası silinsin.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

daha sonra bu korkunç bebek chucky'nin aile içerisinde yaptığı katliama tanık oluyoruz.

bebeğin içindeki katilin aslında kadının kocası olması ama kadının hamile iken erkekten uzak tutmaya çalışmak için polise haber vermesiyle başlayan intikam hikayesi filmin ortalarında işleniyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim