normal sözlük yazarlarının en büyük fobisi
aşkı bulamamak fobisi. romanlardan çıkma bir aşkı yaşatamadan, yaşayamadan ölürsem? hep denedim, hep çabaladım; ya yalansa bütün bunlar!
aman da ne romantik.
aman da ne romantik.
devamını gör...
gece yatmadan önce yapılan son şey
hayal kurmak.
devamını gör...
1 kelimelik hikayeler
sıçtı
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
bütün hayal kırıklıklarımı topladım,
bütün can yakan sözlerini ve
boşvermişliklerini,
bencilliklerini,
susuşlarını,
işine geldiği gibi açılan algılarını ve
ansızın beliren duyarsızlıklarını,
ve hep yıkmaya çalıştığım o itina ile ördüğün lanet olasıca duvarlarını,
bir eşik vardı,
bir adım,
oradan sonrası sensizlik,
oradan sonrası sen sağ ben selamet
geçemedim...
atamadım o adımı,
seni ardımda bırakıp yoluma gidemedim,
sanki bin yıldır tuttuğum nefesimmişsin gibi bırakamadım seni,
aslında içten içe öldürüyorken beni,
oysa hiçbir zaman açılmayacağını bildiğim bir kapının önünde yüz yıl beklemek gibiydi senin değişmeni beklemek,
öyle boş, öyle nafile,
öyle ziyan edilmiş...
bütün can yakan sözlerini ve
boşvermişliklerini,
bencilliklerini,
susuşlarını,
işine geldiği gibi açılan algılarını ve
ansızın beliren duyarsızlıklarını,
ve hep yıkmaya çalıştığım o itina ile ördüğün lanet olasıca duvarlarını,
bir eşik vardı,
bir adım,
oradan sonrası sensizlik,
oradan sonrası sen sağ ben selamet
geçemedim...
atamadım o adımı,
seni ardımda bırakıp yoluma gidemedim,
sanki bin yıldır tuttuğum nefesimmişsin gibi bırakamadım seni,
aslında içten içe öldürüyorken beni,
oysa hiçbir zaman açılmayacağını bildiğim bir kapının önünde yüz yıl beklemek gibiydi senin değişmeni beklemek,
öyle boş, öyle nafile,
öyle ziyan edilmiş...
devamını gör...
alkol
abartmadan kullanınca yıkıcı bir zararı olmayacağına inanıyorum. çevremizde bize makul bir alkol kullanımından daha fazla zarar veren onlarca şey var. mesela tükettiğimiz çoğu hazır gıdadaki e kodlu katkı maddeleri, şeker ve tuz alkolden daha zararlı.
devamını gör...
anoreksiya nervoza
bir yeme bozukluğudur. kişi zayıf olduğu halde kendisini şişman olarak algılar ve kilo almamak için yemek yemeyi reddeder.
45 kilonun altına düştükleri görülür.
sağlığı tehdit eden bir bozukluktur.
45 kilonun altına düştükleri görülür.
sağlığı tehdit eden bir bozukluktur.
devamını gör...
erkan kolçak köstendil
1983 bursa doğumlu mimar sinan üniversitesi tiyatro bölümü mezunu oyuncu.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
yağmurlu gri ıslak ankara'dan yağmurdan nasibini alan (bkz: gecekondu).
büyükşehirlerin yaşanmışlık dolu evi.
büyükşehirlerin yaşanmışlık dolu evi.
devamını gör...
yapmasaydın o zaman
nankör insan lafı. karaktersizler.
devamını gör...
körlük
hiç kimsenin sizi görmediği, hiçbir hareketinizin ayıplanmadığı, tamamen karanlık bir dünyada yaşasaydınız ne kadar süre insan kalabilirdiniz? hayatta kalmak için, cinayet işler, hırsızlık yapar veya tecavüz eder miydiniz?
jose saramago'nun ilk kez 1995 yılında yayınlanan eseri, yukarıdaki sorulara nispeten yanıtlar bulmanıza yardımcı olabilir. kitapta hiçbir karakterin ve mekânın adı zikredilmediği için kurgulanan dünya, tarihin herhangi bir döneminde yaşamış veya yaşayacak tüm insanlık için olasıdır. dış dünyayı göremediğimiz zaman değil, dış dünyaya görünmediğimiz zaman yani; genele yayılmış bir körlük salgınında yaşanacakları anlatan bu eser, “insan insanın kurdudur” sözüne nazire yapmaktadır. insan içinde bir şeytan ile mi doğar, yoksa erdem, iyilik, ahlak gibi kavramlara doğuştan sahip miyiz? gözlerimizi kapatıp, bizi kendi içimize doğru gezintiye çıkaran güzel bir eser.
kitapta başta konuşma çizgisi olmak üzere nokta ve virgül haricinde noktalama işareti kullanılmamış, diyaloglar sıralı cümleler şeklinde aktarılmıştır. bu durum okumayı biraz zorlaştırsa da mükemmel kurgu, okuyucuyu hemen cezbediyor.
kitabın sonlarına doğru, doktorun karısının kiliseye gidip tüm ikonaların gözünün kapatıldığını görmesinden sonra, tanrının da körleştiği ve yaşananları görmediği sonucuna varılır. tanrının bu körlüğü karşısında şoke olan ve kiliseden koşarak kaçanlardan sonra, kendi başına kalan insanoğlunun salgını atlatması manidardır.
jose saramago'nun ilk kez 1995 yılında yayınlanan eseri, yukarıdaki sorulara nispeten yanıtlar bulmanıza yardımcı olabilir. kitapta hiçbir karakterin ve mekânın adı zikredilmediği için kurgulanan dünya, tarihin herhangi bir döneminde yaşamış veya yaşayacak tüm insanlık için olasıdır. dış dünyayı göremediğimiz zaman değil, dış dünyaya görünmediğimiz zaman yani; genele yayılmış bir körlük salgınında yaşanacakları anlatan bu eser, “insan insanın kurdudur” sözüne nazire yapmaktadır. insan içinde bir şeytan ile mi doğar, yoksa erdem, iyilik, ahlak gibi kavramlara doğuştan sahip miyiz? gözlerimizi kapatıp, bizi kendi içimize doğru gezintiye çıkaran güzel bir eser.
kitapta başta konuşma çizgisi olmak üzere nokta ve virgül haricinde noktalama işareti kullanılmamış, diyaloglar sıralı cümleler şeklinde aktarılmıştır. bu durum okumayı biraz zorlaştırsa da mükemmel kurgu, okuyucuyu hemen cezbediyor.
kitabın sonlarına doğru, doktorun karısının kiliseye gidip tüm ikonaların gözünün kapatıldığını görmesinden sonra, tanrının da körleştiği ve yaşananları görmediği sonucuna varılır. tanrının bu körlüğü karşısında şoke olan ve kiliseden koşarak kaçanlardan sonra, kendi başına kalan insanoğlunun salgını atlatması manidardır.
devamını gör...
glayöl
süsengiller familyasından bir soğanlı bitki. çok çeşit ve renkte bulunabiliyor bu bitkiden. benim de çok sevdiğim bir bitkidir kendisi. cins ismi latince gladiolus olduğu için bizde de kılıç çiçeği olarak biliniyor bu çiçek. yaprakları kılıç biçiminde olduğu için bu ad verilmiş. bu çiçek güzel görüntüsünün ve renginin ardında güzel bir koku saklıyor gibi görünse de son derece kokusuz* bir çiçektir.
devamını gör...
şerait
devamını gör...
insanlara sanat diye her şeyin yutturulabilmesi
bir sanatçıyı tek bir eseriyle değerlendirmek, daha doğrusu tek bir eseri diğerleri göz ardı edilerek incelemek yanlış olur.* bu, sanatçının oluşturduğu profille ilişkili ele alınmalıdır.
örneğin; maurizio cattelan'ın "komedyen" eseri yani ünlü muz hakkında çok güzel bir eleştiri okumuştum.
açıkçası, yağlı boya ile yapılmış bir muz resmi görseydik, klasik bir natürmort gibi bakıp geçecektik. ama sanatçı farklı bir şey yaptı. çağdaş sanat’ın olayı da bu değil midir? gerçek bir nesneyi alıp, tokat gibi yüzümüze çarptı. gerçek bir muzu alıp duvara yapıştırdı. kimse "bunu ben de yaparım" demesin.
sanatçı aslında bir heykeltıraş ve diğer eserlerine bakarak ne kadar yetenekli olduğunu görebilirsiniz. aynı zamanda bu eserin diğer eserleriyle nasıl bir bütünlük sağladığını da. popüler kültüre meydan okuyan bir sanatçı.
örneğin; maurizio cattelan'ın "komedyen" eseri yani ünlü muz hakkında çok güzel bir eleştiri okumuştum.
açıkçası, yağlı boya ile yapılmış bir muz resmi görseydik, klasik bir natürmort gibi bakıp geçecektik. ama sanatçı farklı bir şey yaptı. çağdaş sanat’ın olayı da bu değil midir? gerçek bir nesneyi alıp, tokat gibi yüzümüze çarptı. gerçek bir muzu alıp duvara yapıştırdı. kimse "bunu ben de yaparım" demesin.
sanatçı aslında bir heykeltıraş ve diğer eserlerine bakarak ne kadar yetenekli olduğunu görebilirsiniz. aynı zamanda bu eserin diğer eserleriyle nasıl bir bütünlük sağladığını da. popüler kültüre meydan okuyan bir sanatçı.
devamını gör...
kutsala saygı duymanın saçmalık olması
kutsala saygı duyulmayacaksa hiçbir şeye saygı duyulması mümkün değildir. sayın yazarın gerekçesinden yola çıkarsak insanlara neden saygı duyuyoruz mesela? kime göre neye göre? o bireyin çünkü bir değeri, bir hayatı, bir anlamı, karşılığı ve aklıma gelmeyen çok daha fazlası var. bunlar olmazsa insanlara da saygı göstermezdik belki. kutsal olan şey de insanlar tarafından bir değer atfedilmiş, yüce bir konuma koyulmuş şeyler demektir. insana saygı duyup da insanın yüce atfettiği şeye neden saygı göstermiyorsun? saçmalık değildir, saçmalık ağır da bir ifadedir ayrıca.
devamını gör...
normal sözlük'te artı oy alma taktikleri
kısa ve öz yazmaktır. maalesef her yazar uzun tanımlara vakit ayırmıyor. bu sebeple derdinizi kısa ve öz anlatın. lafı gediğine düzgün smaçlarsanız 1-2 beğeni alırsınız. adam olana çok bile.
devamını gör...
siddal
yanlış okumadım ve anlamadıysam hasta olmuş sayın yazar.
umarım geçmiştir?
umarım eski sağlığına hatta dahada iyisine kavuşmuştur?
mesaj alımının kapalı olduğunu unutup hemen mesaj göndermeye çalıştım. fakat o gerçek vurdu bir anda yüzüme şlankk diye. canım yazar lütfen dikkat et kendine.
daha öncede dediğim gibi öyle bir yazar ki kendilerini okuduğumda ruhum mekanı terk eder. aklım uçar gider. (hoş pek aklı başında değilim ama neyse şimdi oraya daha sonra gireriz.)
alır götürür sizi. uzun uzun yazar, uzun uzun okutur. ah ne iyi yapar.
tekrar geçmiş olsun sayın yazar. size sağlık, sıhhat ve huzurlu günler diliyorum.
umarım geçmiştir?
umarım eski sağlığına hatta dahada iyisine kavuşmuştur?
mesaj alımının kapalı olduğunu unutup hemen mesaj göndermeye çalıştım. fakat o gerçek vurdu bir anda yüzüme şlankk diye. canım yazar lütfen dikkat et kendine.
daha öncede dediğim gibi öyle bir yazar ki kendilerini okuduğumda ruhum mekanı terk eder. aklım uçar gider. (hoş pek aklı başında değilim ama neyse şimdi oraya daha sonra gireriz.)
alır götürür sizi. uzun uzun yazar, uzun uzun okutur. ah ne iyi yapar.
tekrar geçmiş olsun sayın yazar. size sağlık, sıhhat ve huzurlu günler diliyorum.
devamını gör...
nefret edilen insan tipi
hayatta yegane gayesi öne çıkmaya çalışmak olan ilgi budalası ,bilmişlik taslayan kısacası acziyet içinde olan kimseler .
devamını gör...
carmina burana
besteci carl orff tarafından derlenen eserin 200 sayfalık notaları ve sözleri, münih yakınlarında ortaçağa ait bir manastırda bulunmustur. enteresandır sanatçı bu eşsiz eseri hitler ve üstün alman ordusuna adamıştır.
devamını gör...

