türkiye'de öğrenci olmak
boşa kürek çekmektir.
devamını gör...
husiler
yemen'deki iran destekli şii grup. sık sık suudi arabistan'ın güney bölgelerine, özellikle de havaalanlarına saldırı düzenliyorlar.
devamını gör...
lucifer geri gelsin kampanyası
kalitesiz troll turnusolu olan başlık*.
devamını gör...
koronavirüs aşısı ücretsiz mi yapılacak sorunsalı
aşı sağlam olsun da ücretli olsun dedirten sorunsal.
devamını gör...
buzdolabı yumurtalığındaki ilginç şeyler
yarım limon.
devamını gör...
neden olmuyor
"olmaz tabii çünkü hayalini kurduk."
var gücümle direndiğim için, her yere düştüğümde ayaklarımı toprağa daha sert vurarak kalktığım için, ağladığımda omzumda hiçbir zaman bir el hissetmediğim için, güçlü ve dayanıklı olduğum için, tek başınalığı öğrendiğim için, muhtaç olmayı reddettiğim için, ben olduğum ve benliğimi fark edip önünde saygıyla eğildiğim için, minnetsiz yaşamak istediğim için, şekilci olmadığım için olmuyor. eh varsın olmasın, kaybedeceksem kendim olduğum için kaybedeyim.
var gücümle direndiğim için, her yere düştüğümde ayaklarımı toprağa daha sert vurarak kalktığım için, ağladığımda omzumda hiçbir zaman bir el hissetmediğim için, güçlü ve dayanıklı olduğum için, tek başınalığı öğrendiğim için, muhtaç olmayı reddettiğim için, ben olduğum ve benliğimi fark edip önünde saygıyla eğildiğim için, minnetsiz yaşamak istediğim için, şekilci olmadığım için olmuyor. eh varsın olmasın, kaybedeceksem kendim olduğum için kaybedeyim.
devamını gör...
lucifer (yazar)
kendimi bilmiyorum hocaa. kayboldum.
yalan yok, meme alevinden kör oldum.
nolucak bu arsız halim? kimbilir. birisi çıkıp haddimi mi bildirse? linçleseler mi beni ne dersin?
solcu olsam özsavunma verirdim o heyetin karşısında. beni yargılayacaklara dahi son sözüm ‘meme’ olurdu galiba.
bu bir hastalık, kimisini grip düşürür yatağa beni de meme.
tanrı affetsin beni, ıslah eylesin.
yalan yok, meme alevinden kör oldum.
nolucak bu arsız halim? kimbilir. birisi çıkıp haddimi mi bildirse? linçleseler mi beni ne dersin?
solcu olsam özsavunma verirdim o heyetin karşısında. beni yargılayacaklara dahi son sözüm ‘meme’ olurdu galiba.
bu bir hastalık, kimisini grip düşürür yatağa beni de meme.
tanrı affetsin beni, ıslah eylesin.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
senin için dinleyeceğim daima güzel babam.
devamını gör...
yazarların ruh hallerini anlatan bir söz
sonsuz bir döngüye girmiş gibiyi. yoruldum.
devamını gör...
ekşi sözlük’ten birebir başlık kopyalamak yasaklansın
imkanlı olandır. yeter ki yazarlar kafa sözlük'ü sahiplensin, bu yönde katkı vermek istesin. aktüel olaylar tabii ki her yerde benzer şekilde açılabilir. ama artık bir ekşi sözlük klasiği olmuş başlık tiplerinin ya da birebir aynı başlıkların doğrudan kafa'da açılması bence rahatsızlık verici.
şu an gündemdeki bazı birebir kopyalar:
küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler
öldürmeyip süründüren şeyler
en iyi erkek parfümü
şu an çalan şarkı
geceye bir kadın yalanı bırak (geceye bir x bırak, gündüze bir x bırak, sabaha bir x bırak ööeeehh)
bir ton böyle başlık var. daha ne kadar oldu kafa sözlük açılalı?
abilerim, ablalarım yapmayın böyle. aynı konuyu elbette açın, bol bol yazın, ama bari bir kelimesini farklı ifade ediverin. çok zor değil.
edit: "en iyi" yerine "en güzel" yazınca elbette bir şey değişmeyecek. açma o başlığı o zaman. söyleyecek sana ait bir sözün yoksa, sırf başlık açmış olmak için açmayıver. ben mesela, bir kaç gün oldu katılalı, şimdilik başlıkları okuyorum, ilgilendiğim konulara yazıyorum. henüz bir başlık açmadım. ben bilmiyor muyum gidip ekşi'den beğendiğim bir başlığı alıp kafa'da açmayı? yazmak emek ve zaman ister. ekşi'deki göz yaşartıcı emeklerle yazılmış, belki de günlerce üzerinde çalışılıp zaman harcanmış başlıkları unutmadık.
edit2: ha bir de bu var, bunu unutmuşum. sensiz olur mu hiç? (bkz: öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler)
şu an gündemdeki bazı birebir kopyalar:
küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler
öldürmeyip süründüren şeyler
en iyi erkek parfümü
şu an çalan şarkı
geceye bir kadın yalanı bırak (geceye bir x bırak, gündüze bir x bırak, sabaha bir x bırak ööeeehh)
bir ton böyle başlık var. daha ne kadar oldu kafa sözlük açılalı?
abilerim, ablalarım yapmayın böyle. aynı konuyu elbette açın, bol bol yazın, ama bari bir kelimesini farklı ifade ediverin. çok zor değil.
edit: "en iyi" yerine "en güzel" yazınca elbette bir şey değişmeyecek. açma o başlığı o zaman. söyleyecek sana ait bir sözün yoksa, sırf başlık açmış olmak için açmayıver. ben mesela, bir kaç gün oldu katılalı, şimdilik başlıkları okuyorum, ilgilendiğim konulara yazıyorum. henüz bir başlık açmadım. ben bilmiyor muyum gidip ekşi'den beğendiğim bir başlığı alıp kafa'da açmayı? yazmak emek ve zaman ister. ekşi'deki göz yaşartıcı emeklerle yazılmış, belki de günlerce üzerinde çalışılıp zaman harcanmış başlıkları unutmadık.
edit2: ha bir de bu var, bunu unutmuşum. sensiz olur mu hiç? (bkz: öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler)
devamını gör...
metropolis
bilim kurgu sinemasının mihenk taşlarından birisi olan 1927 yapımı ''fritz lang'' filmi.
metropolis insanlığın derin ve kesin çizgilerle birbirinden ayrılışını ele alırken, aslında önemli bir kehanette bulunuyor;
yeraltında zor şartlar altında makinelerle birlikte yaşayan ve sömürülen bir sınıf gün yüzü dahi göremezken, yukarıda mavilikleri sahiplenmiş, keyfinden ödün vermeyen, şatafat içerisinde yaşayan bir güruh...
çok tanıdık değil mi ? işin önemli kısmı da burası zaten. 1927 yılında günümüz dünyasının fotoğrafını çekebilmek her babayiğidin harcı değil. elbette burada filmin senaristi ''thea von harbou''nun hakkını vermek lazım. filmin yapım tarihini düşününce muazzam bir iş çıkardığını söylemek abartılı olmaz herhalde.
tabi burada enteresan bir tezatta var. o kısmı da aktarmadan olmaz. ''bilim kurgu edebiyat''ın alameti farikalarından biri sayılan, ''zaman makinesi'' kitabının yazarı h.g wells filmi neredeyse yerin dibine sokuyor. ve toplumun gittiği yönün kötücül bir aptallıkla aktarıldığını söylüyor.
işin insanı şaşırtan kısmı da burası. kurgu edebiyatın hayal gücünü temel aldığını, gelecekteki olasılıkları buna bağlı olarak şekillendirdiğini ve bu durumu sıçrama tahtası olarak kullandığını düşünürsek, wells ne yazık ki aslını inkar eden haramzade konumuna düşüyor. zira geldiğimiz noktada haklı çıkan harbau olmuş gibi.
metropolis ayrıca bilim kurgu sinemasında kendisinden sonra gelen ardıllarını da inanılmaz derece de etkilemiştir. misal ''star wars'' serisinin sevimli protokol robotu c-3po'ün atası, sahte maria robotu'dur. ha keza superman'deki metropolis vurgusu da filme göndermedir.
ez cümle; bir çıkış noktası olması, sonraki dönemi etkilemesi ve kehanetini hemen hemen tutturması açısından ''metropolis'' izlenmesi gereken bir filmdir. nereden nereye...
tabi filmin yapım yılına takılıp, aman bu ne yahu diyerek, es geçmeniz de mümkün. e siz kaybedersiniz, benden söylemesi.
ha birde size kötü bir haberim var. film hitler'in de en sevdiği filmmiş. bu da bir başka kara mizah örneği olsa gerek.
herkese iyi seyirler, izlemiş olanlara da selam olsun.
metropolis insanlığın derin ve kesin çizgilerle birbirinden ayrılışını ele alırken, aslında önemli bir kehanette bulunuyor;
yeraltında zor şartlar altında makinelerle birlikte yaşayan ve sömürülen bir sınıf gün yüzü dahi göremezken, yukarıda mavilikleri sahiplenmiş, keyfinden ödün vermeyen, şatafat içerisinde yaşayan bir güruh...
çok tanıdık değil mi ? işin önemli kısmı da burası zaten. 1927 yılında günümüz dünyasının fotoğrafını çekebilmek her babayiğidin harcı değil. elbette burada filmin senaristi ''thea von harbou''nun hakkını vermek lazım. filmin yapım tarihini düşününce muazzam bir iş çıkardığını söylemek abartılı olmaz herhalde.
tabi burada enteresan bir tezatta var. o kısmı da aktarmadan olmaz. ''bilim kurgu edebiyat''ın alameti farikalarından biri sayılan, ''zaman makinesi'' kitabının yazarı h.g wells filmi neredeyse yerin dibine sokuyor. ve toplumun gittiği yönün kötücül bir aptallıkla aktarıldığını söylüyor.
işin insanı şaşırtan kısmı da burası. kurgu edebiyatın hayal gücünü temel aldığını, gelecekteki olasılıkları buna bağlı olarak şekillendirdiğini ve bu durumu sıçrama tahtası olarak kullandığını düşünürsek, wells ne yazık ki aslını inkar eden haramzade konumuna düşüyor. zira geldiğimiz noktada haklı çıkan harbau olmuş gibi.
metropolis ayrıca bilim kurgu sinemasında kendisinden sonra gelen ardıllarını da inanılmaz derece de etkilemiştir. misal ''star wars'' serisinin sevimli protokol robotu c-3po'ün atası, sahte maria robotu'dur. ha keza superman'deki metropolis vurgusu da filme göndermedir.
ez cümle; bir çıkış noktası olması, sonraki dönemi etkilemesi ve kehanetini hemen hemen tutturması açısından ''metropolis'' izlenmesi gereken bir filmdir. nereden nereye...
tabi filmin yapım yılına takılıp, aman bu ne yahu diyerek, es geçmeniz de mümkün. e siz kaybedersiniz, benden söylemesi.
ha birde size kötü bir haberim var. film hitler'in de en sevdiği filmmiş. bu da bir başka kara mizah örneği olsa gerek.
herkese iyi seyirler, izlemiş olanlara da selam olsun.
devamını gör...
kocasını mutlu edemeyen kadın
bir insanın başka bir insanı mutlu etmesi için öncelikle kendisi mutlu olmalıdır. mutluluk bulaşıcıdır. muhtemelen kocası da onu mutlu etmiyordur.
devamını gör...
öldürmeyip süründüren şeyler
regl ağrısı birde sevdiğin kişinin yalanını yakalamak
devamını gör...
yazarların en sevdiği yeşilçam repliği
"aranızda hala bomba atmayı bilmeyen hayvanlar var"
devamını gör...
kaşar peynirinin yakıştığı yemekler
domates çorbası,
tost,
makarna,
omlet.
tost,
makarna,
omlet.
devamını gör...
udumbara
sanskritçe'deki anlamı “cennetten gelen hayır çiçeği” olan udumbara avatar filminden sonra “avatar çiçeği” olarak anılmıştır.

avatar filminde mutluluğu yakalayanların üzerine konduğunu gördüğümüz udumbara budizm'de ficus racemosa'nın ağacı, çiçeği ve meyvesini ifade eder.

budist efsanelerine göre udumbara dünyada üç bin yılda bir açan ve en nadir görülen çiçektir.
udumbara’nın üzerinde yaşadığı ağacın meyvesi içinde yetişmesi ve bir santimetreden bile küçük olması nedeniyle gözle fark edilmesinin epey zor olduğunu da belirtelim.
bu arada ortaya çıktığı zamanlarda o bölgede güzel şeyler olacağına ve efsanevi birinin tahta oturacağına ait inanış bulunan udumbara çiçeği başka….görüntüsü o çiçeğe benzeyen böcek yumurtaları başka.

yurdum insanları bu farkı bilmediklerinden “bizim köyde bunlardan çok var, chrysoperla carnea diye bir böceğin yumurtası” diye ahkam keserler anca.
haber ajansımızın kurucusu sevgili ateist kaplumbağa’nın #520441 bahsettiği dosyalarda bu çiçek ile ilgili gizli bilgiler de bulunmakta idi.
bir muhabirimizden aldığımız bilgiye göre bu çiçeğin bulunduğu gizemli bir yerde yüzüklerin efendisi’ndeki kralın kılıcı narsil de varmış. *
hem udumbara hem de narsil’e sahip olup tahta oturmak isteyen bir oturuşta 10 dürüm yiyenin elinden ateist kaplumbağa’yı kurtaranlara ne kadar teşekkür etsek azdır.
udumbara ve narsil’i elde etmek için
helios ile göklerde
hazall ile çiçek tarlalarında
kuzguncuktaki vişne ile meyve bahçelerinde
evernevergreen ile ormanlarda
zümrüd-ü anka ile kaf dağında
petit prince de paris ile paris’te
oglalalakota ile amerika’da
japon 35 ve son samuray ile japonya’da,
ice ile kutuplarda
son feci mars ile mars'ta
tartarus ile yerin altında
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası ile süt ürünlerinin ulaştığı her yerde araştırmalar yapmayı düşünüyoruz, tabi ki arzu ederlerse.*
“öyle işler vardır ki sonu karanlık bile olsa, bu işlere başlamak yapmayı reddetmekten daha iyidir" – aragorn.

avatar filminde mutluluğu yakalayanların üzerine konduğunu gördüğümüz udumbara budizm'de ficus racemosa'nın ağacı, çiçeği ve meyvesini ifade eder.

budist efsanelerine göre udumbara dünyada üç bin yılda bir açan ve en nadir görülen çiçektir.
udumbara’nın üzerinde yaşadığı ağacın meyvesi içinde yetişmesi ve bir santimetreden bile küçük olması nedeniyle gözle fark edilmesinin epey zor olduğunu da belirtelim.
bu arada ortaya çıktığı zamanlarda o bölgede güzel şeyler olacağına ve efsanevi birinin tahta oturacağına ait inanış bulunan udumbara çiçeği başka….görüntüsü o çiçeğe benzeyen böcek yumurtaları başka.

yurdum insanları bu farkı bilmediklerinden “bizim köyde bunlardan çok var, chrysoperla carnea diye bir böceğin yumurtası” diye ahkam keserler anca.
haber ajansımızın kurucusu sevgili ateist kaplumbağa’nın #520441 bahsettiği dosyalarda bu çiçek ile ilgili gizli bilgiler de bulunmakta idi.
bir muhabirimizden aldığımız bilgiye göre bu çiçeğin bulunduğu gizemli bir yerde yüzüklerin efendisi’ndeki kralın kılıcı narsil de varmış. *
hem udumbara hem de narsil’e sahip olup tahta oturmak isteyen bir oturuşta 10 dürüm yiyenin elinden ateist kaplumbağa’yı kurtaranlara ne kadar teşekkür etsek azdır.
udumbara ve narsil’i elde etmek için
helios ile göklerde
hazall ile çiçek tarlalarında
kuzguncuktaki vişne ile meyve bahçelerinde
evernevergreen ile ormanlarda
zümrüd-ü anka ile kaf dağında
petit prince de paris ile paris’te
oglalalakota ile amerika’da
japon 35 ve son samuray ile japonya’da,
ice ile kutuplarda
son feci mars ile mars'ta
tartarus ile yerin altında
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası ile süt ürünlerinin ulaştığı her yerde araştırmalar yapmayı düşünüyoruz, tabi ki arzu ederlerse.*
“öyle işler vardır ki sonu karanlık bile olsa, bu işlere başlamak yapmayı reddetmekten daha iyidir" – aragorn.
devamını gör...
beşiktaşlı sözlük yazarları
bizim aşkımız gerçekten çok farklı.herkes popüler ve daha çekişmeli maçları olan gs ve fb yi tutmayı tercih ederken; ben beşiktaşlı olmaya doğuştan taliptim sanki.siyah-beyaz asil renkleriyle ve çılgın taraftarıyla her daim bende farklı bir yeri olacak.
devamını gör...
kadın üniversitesi
çağ dışı bir olaydır. insan nasıl sosyal hayatta iki cins olarak varlığını sürdürüyorsa, bu eğitim hayatında da bu şekilde karma olmalıdır. kadını erkeği ayrıştırıp bir grubu sakınmaya çalışmak yerine, bireyleri eğitip toplumsal bilinci oluşturmak en mantıklısıdır.
devamını gör...
mangal yakamayan erkek
etrafımda bolca bulunan erkek diyerek tanımı yaptığıma inanıyorum. sıra geldi boş konuşmaya.
bizim aile erkeklerinin hiçbiri mangal yakamıyor. cihangir soylusu gibi geziyorlar haspamlar. adamların elinden hiçbir iş gelmiyor arkadaş. çivi çakmak konusunda bile beceri sahibi değiller.
sanıyorum bu yüzden ben mangal yapan erkeklere çok düşüyorum ya. eşi nobel almış kadın gibi gururlu gözlerle seyrediyorum o anı. devleşiyor adam. mağara devrinde 30 kiloluk hayvanı vurup sürükleye sürükleye getirmiş olsaydı aynı ilkel yanıma dokunurdu sanırım.
ayrıca içinde tamirci yaşayan adamlar yine aşırı çekici geliyor. musluk tamir eden, ne bileyim çatısında bir durum olunca çıkıp düzelten, evi boyayan adam çekici bir şey bence. sanıyorum büyürken bi dene bile görmediğim için oluştu bu durum. çünkü bizim evde musluk bozulunca kadınlar tamirci buluyor, onlar bulmazsa o musluk 9 sene boyunca damlatıyor.
resmen ihtiyaca uygun şekilde belirledim çekici erkek tipini. ha 1.65 boylarında, 90 kilo, kel bir adam mangal yapınca çekici gelir mi diye düşündüm mesela şu an. gelmez. kafamın içindeki mangalın başına oturttuğum adam mangal yakamasa bile çekici. iyi başladım ama ikiyüzlülüğüme yenildim. byeee.
bizim aile erkeklerinin hiçbiri mangal yakamıyor. cihangir soylusu gibi geziyorlar haspamlar. adamların elinden hiçbir iş gelmiyor arkadaş. çivi çakmak konusunda bile beceri sahibi değiller.
sanıyorum bu yüzden ben mangal yapan erkeklere çok düşüyorum ya. eşi nobel almış kadın gibi gururlu gözlerle seyrediyorum o anı. devleşiyor adam. mağara devrinde 30 kiloluk hayvanı vurup sürükleye sürükleye getirmiş olsaydı aynı ilkel yanıma dokunurdu sanırım.
ayrıca içinde tamirci yaşayan adamlar yine aşırı çekici geliyor. musluk tamir eden, ne bileyim çatısında bir durum olunca çıkıp düzelten, evi boyayan adam çekici bir şey bence. sanıyorum büyürken bi dene bile görmediğim için oluştu bu durum. çünkü bizim evde musluk bozulunca kadınlar tamirci buluyor, onlar bulmazsa o musluk 9 sene boyunca damlatıyor.
resmen ihtiyaca uygun şekilde belirledim çekici erkek tipini. ha 1.65 boylarında, 90 kilo, kel bir adam mangal yapınca çekici gelir mi diye düşündüm mesela şu an. gelmez. kafamın içindeki mangalın başına oturttuğum adam mangal yakamasa bile çekici. iyi başladım ama ikiyüzlülüğüme yenildim. byeee.
devamını gör...


