merhaba arkadaşlar zamanınız varsa aşağıdaki yazıyı okuyabilirmisiniz?
okursanız beni mutlu etmiş olursunuz en azından birilerinin benim yazımı okuduğunun mutluluğunu yaşıyayım.


mutluluk herkesin hayatında bir parça da olsa olmasını istediği bir duygu şölenidir.
dünyadaki herkes mutlu değil ama hepsinin peşinde koştuğu ya da hayatta daha fazla tutunabilmeleri için aramak zorunda oldukları bir kavram.zor şartlar altında yaşıyan insanlar için mutluluk kolay bir şekilde kazanılamıyacak zannediliyor.


peki mutluluk denen şey neydi ve neredeydi?
bir obje miydi,bir kitap,bir bardak su, arkadaş,biraz yemek...mutluluk veren şey tam olarak budur denemez kişiden kişiye göre değişebilen bir kavramdır.
nerede sorusuna ise şöyle cevap vereyim;
yanı başınızda olan bir şeydir. belki şuana kadar farkedilemeyen ama can atarak kendisinin bulunmasını bekleyen kozasından daha çıkmamış bir kelebek...
mutluluk bulundukça kozasından çıkar ve kanatlanır başka kelebekler-mutluluk-bularak sevgiyi salgın gibi yayar...


haftalar süren düşüncem sonucunda-bu arada düşüncem''neden çok mutlu olamıyorum''du-cevabını buldum.
istediğim herşeye sahip değildim ve mutlu olamıyordum.çok güzel bir odam yok okumak, istediğim tüm kitapları alamıyorum,arkadaşlarımla doyasıya gezip konuşamıyorum...

ancak;sıcacık bir yuvam, çok iyi arkadaşlarım ve dostlarım,çatısı olan bir evim,bir yatağım,üzerimde giyebileceğim elbiseler, yiyebileceğim bir lokma yiyecek veya bir yudum su...
evet bunlara sahibim bunların hepsi birer mutluluktu.hiç olmazsa;hala hayatta ve yanımda olan annem ve babam,gören bir çift gözüm,duyan bir çift kulağım var.kollarım,elim,parmaklarım vardı ve bunlar çok işe yarıyordu yürebiliyorum hatta koşabiliyorum.

tüm güzellikleri görebiliyor tatlı ezgileri duyabiliyor ve rahatlıyordum, ellerimle bir şeyler tasarlıyor yeşillikler arasında sonsuzluğa koşabilirdim.

bunların hepsi başkaları için kozadaki kelebekti.
birgün uçmayı bekleyen kelebek...

ben başkalarının hayallerini ,umutlarını ve mutluluğunu yaşıyordum bunlara sahip olmasaydım eğer,bunlar benim hayatta herşeyimi verebileceğim mutluluğum olurdu.
buraya ben hala mutluluk içerisinde yaşamıyorum diyen kimseler için bir mesaj bırakıyım;

''ellerimizdeki mutlulukları ambalajlarından çıkarıp kullanalım lütfen çünkü son kullanma tarihleri bittikten sonra kullanırsanız etkisini göstermeyebilir.''

ellerinizdeki kaybettiğiniz anda işte o zaman onu bulamıyacaksınız ve çok geç olacak...

mutluluğunu fark et!!!
devamını gör...

kuru buz ile gördüğümüz olaydır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlükçüm,
yine jiletle kendimi yataktan kazıyarak kalkıp işe geldim.
ne yapalım ekmek parası diyor, alayınıza hayırlı ve bereketli bir gün diliyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

haberden;

istinaf mahkemesi bugün aldığı karar ile uber'e türkiye'de erişim engeli getiren ilk derece mahkemesi kararını hatalı buldu. istinafmahkemesi kararı bozarak uber'e erişim engelini kaldırdı. erişim engelinin kaldırılması ile birlikte uber, taksi ürünüyle türkiye genelinde faaliyet göstermeye devam edebilecek.


haber linki
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geçen gün yine dolup taşmışım işte
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benden başlayabilirsiniz. asla hakaret etmem.*yine de olsun görmek istemeyen engellesin.
devamını gör...

orbikülaris oris denilen ağız ve çevresinde bulunan, öpüşmeyi borçlu olduğumuz kas sistemi.
çünkü ağızda büzüşmeyi sağlar. *
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

sözlüğün en hamarat yazarıdır. bi gittim geldim, tanımları yıkamış, başlıkları sermiş, kurutmuş... oooo.. e bize ne kaldı?..
bir de çektiği fotoğraflar gözümden kaçmadı, bak o hanımelinin fotoğrafını çekmeden önce bi koklayacaksın, yoksa odaklanamazsın. bi de balı var onun yenir de.. kime ne anlatıyorum yae?... daha yaşayacak da, odaklanacak da ohooo.
her neyse efenim. mutluluğu hak eden çalışkan bi yazardır vesselam, mutlu sözlükler dilerim.* ...
edit: e o hanımeli değilmiş. ne peki? akasya mı?.. ben de odaklanamadım, gördün mü?..*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

uzmanlara göre sebebinin "haçan eğrisi" olduğu yönünde iddialar mevcut olan durum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çok çok çok güzel bir günden kalan şahayane fotoğraf.
devamını gör...

baştan sona dersek 7. koğuştaki mucize derim ama sahne dersek o çok başka.

üstüne başına böyle süre süre annesinin kucağında şeftali yiyen çocuk bir noktadan sonra elindekinden bıkıyor ve atıyor yere.

o çocuğu annesinin kucağında izleyen yoksul çocuk ise vahşi bir hayvan gibi atlıyor şeftalinin üzerine.

nerdeyse bebeydim bu sahneye denk geldiğimde. o kadar çok ağlamıştım ki kimse susturamamıştı. bildiğin travmatik bir sahnedir bu benim için. hâlâ aklıma gelince kalbim acır, nerede çocuk görsem ve üstü başından yoksul olduğunu anlasam çocuğa bildiğin yemek ısmarlamak için yalvarırım. çünkü bir çocuğun aynı öyle yerde duran yemeğe koşmasını engellemeye çalışıyorum. bir kez daha o görüntüye şahit olsam aklımı kaybedermiş gibi hissediyorum. hatta hayvanlar bile yemeğe koşarak geldiğinde ve ham diye yemeğin üstüne atladığında kalbim sıkışır.

son derece saçma mı? bence öyle. travma dediğin böyle ilginç bir şey.
devamını gör...

yarım asırdır esefle gözlemlediğim üzücü istatistik. kabul oranı resmen yerlerde geziniyor. o kadar da inanmistik. tanrı ne yapmak nereye varmak istemektedir. bari çocuklarınkini kabul etse ama yok. kota belli.
devamını gör...

psikolog çağla altıntaş'ın md sahibi bireyler için kullandığı ifadelerden bazıları sıralanmıştır:

çok uzun saatleri hayal kurarak geçirebilirler.

gerçeklikle hayallerini kolaylıkla birbirlerinden ayırırlar; buna rağmen pek çok diğer insanın aksine kurgularını görsel, işitsel ve duygusal açıdan deneyimleyebilirler.

:hayal kurmaktan sıradışı bir haz alırlar; bunu yapamadıkları ortam ve zamanlarda hayal kurmaya güçlü bir özlem, arzu, sabırsızlık hissedebilirler.

hayal kurmak için genellikle yalnız kalmaya ihtiyaç duyarlar, bölünme olduğunda huzursuzluk ve rahatsızlık hissederler.

sıklıkla müzik eşliğinde hayal kurduklarına rastlanır, çoğu müziği bir odaklanma aracı olarak kullanırlar. hayal kurarken gezinmek, yürümek, oturduğu yerde sallanmak, el ve ayakla belirli bir hareketi tekrarlamak gibi, stereotipik hareket dediğimiz davranış sıklıkla görülür.

hayal kurma alışkanlığını hayatlarından çıkarmaya çalıştıklarında bunu yapamadıklarını ya da zorlandıklarını görürler. şartlar gereği ya da başarılı çabalarla durdurduklarında, kolay sinirlenebilirlik, güçlü bir iç sıkıntısı, hatta bazen baş ağrısı ve başka psikosomatik ağrılar vb. yoksunluk belirtileri gösterebilirler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

azıcık siyaset takip edenlerin tahmin ettiği olayların isim ve yer verilerek açıklanması, azıcık akpseverlerin canlı yayında kızıldenizi ikiye bölse inanmayacakları konuşmalardır.
devamını gör...

viking lakaplı norveçli kaşif. 1928 yılında(anneannemin doğum yılı) kaybolmuş ve bir daha kendisinden haber alınamamıştır. güney kutbuna ulaşmış ve kuzeybatı geçidini aşarak bir ilk'e imza atmıştır. bundan önce daha kuzey kutbuna gidilmeden önce, kuzey kutbuna gitmek istiyordu. ama kuzey kutbuna gidilince, yolunu çevirip güney kutbuna doğru ilerledi. ve en sonunda güney kutbuna vardılar.

roald'ın kendisi gibi tarihe geçebilmiş pilot bir arkadaşı vardı, umberto nobile adında. umberto 1928 senesinde kaza geçirdi ve roald da onu aramak amaçlı kuzey kutbuna uçtu. fakat gittikten sonra bir daha asla geri dönmedi. arktik okyanusu'na düştüğü zannediliyor. sonra da kendisiyle ekibi ölmüş, ya da düştükten kısa bir süre sonra ölmüşler. eylül 1928 senesinde roald'ın ve ekibinin aranması hükümet tarafından durduruldu ve roald ile ekibinin cesetleri asla bulunamadı. fakat 2009 senesinde falan tekrar aramalar yapıldı uçağın enkazını aramak için. ama roald'ın uçuşundan falan hiçbir şey bulunamadı. bu arada umberto nobile ölmedi, kendisi bu olaydan yani 1928 senesinden 50 yıl sonra, 1978 senesinde öldü.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aldığı öğretileri unutmayan yazarlardır.

rahmetli babannnem derdi ki, "ezana saygın olsun oğlum. ayak ayak üstüne atmışsan indir, uzanıyorsan doğrul, müziği kıs." vb. şeyler daha derdi.

elhamdülillah bunu halen yaparız.
devamını gör...

kaç gündür doldurulmayı bekliyordu bu ukde, sevişilinebilizite’ye nasipmiş. duygulandım da pek belli etmek istemiyorum şu an.

başlıklarda pusuya yatmış sırtlanların iç sesidir, pek belli etmezler lakin bizim gibiler anlayabiliyor rahatlıkla. yani her halükarda yakalıyoruz aslanlar siz hiç kasmayın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim