genç werther'in acıları
gerçek bir aşk hikayesi. johann wolfgang von goethe tarafından 1700'lü yıllarda yazılmış bir dünya klasiği. kitap harika bir roman olmasının yanında yayınlandığı yıllarda almanya başta olmak üzere avrupanın bir çok ülkesinde intihar salgınına yol açması ile de meşhurdur. baş kahraman werther'in karşılıksız aşkı sonunda intihara sürüklenmesi ve geothe'nin bunu şiirsel bir dille aktarması sonucu bir çok genç karşılıksız aşklarının sonucunda intihara sürüklenmiştir.
kitaba dönecek olursak; werther büyük şehirden kasabaya yerleşen genç ve başarılı bir avukattır. yerleştiği kasabada soylu bir aileden gelen güzeller güzeli lotte'ye görür görmez aşık olur. ancak bir sorun vardır lotte nişanlıdır ve yakın zamanda evlenecektir. buna rağmen genç werther aşkını lotte'ye ilan eder ancak karşılık bulamaz. uzunca süren mektuplar sonunda lotte bir daha werther'in kednisini görmemesi gerektiğini söyler ve bu durum werther'in intiharına kadar gider.
kitabı okurken werther'le özdeşlik kurabiliyor ve onunla aynı acıları çekiyorsunuz.kitap ince bir kitap olmasına rağmen bence hemen bir oturuşta bitmiyor ya da bitirmeyin derim. her cümlesinde çok ayrı anlamlar ve duygular var. sindire sindire okumakta fayda var. yakın zamanda aşk acısı çektiyseniz veya çekiyorsanız özdeşlik kurmayı abartmayın. hiç bir acı intihar etmeye değmez.
kitaba dönecek olursak; werther büyük şehirden kasabaya yerleşen genç ve başarılı bir avukattır. yerleştiği kasabada soylu bir aileden gelen güzeller güzeli lotte'ye görür görmez aşık olur. ancak bir sorun vardır lotte nişanlıdır ve yakın zamanda evlenecektir. buna rağmen genç werther aşkını lotte'ye ilan eder ancak karşılık bulamaz. uzunca süren mektuplar sonunda lotte bir daha werther'in kednisini görmemesi gerektiğini söyler ve bu durum werther'in intiharına kadar gider.
kitabı okurken werther'le özdeşlik kurabiliyor ve onunla aynı acıları çekiyorsunuz.kitap ince bir kitap olmasına rağmen bence hemen bir oturuşta bitmiyor ya da bitirmeyin derim. her cümlesinde çok ayrı anlamlar ve duygular var. sindire sindire okumakta fayda var. yakın zamanda aşk acısı çektiyseniz veya çekiyorsanız özdeşlik kurmayı abartmayın. hiç bir acı intihar etmeye değmez.
devamını gör...
kerim tekin
akşamlar akşamlar gelmeyin üstüme...
devamını gör...
kokusu yaşam sevincini artıran şeyler
o'nun kokusu.
devamını gör...
saddam hüseyin
ırakla ilgili hangi konu açılırsa açılsın ilk aklıma gelen şey askerlerimizin başına çuval geçirilmesi olayı oluyor.
resmen şahsımda bir travma halini almıştır.
saddam hüseyin bile bana bunu hatırlatmaktadır
resmen şahsımda bir travma halini almıştır.
saddam hüseyin bile bana bunu hatırlatmaktadır
devamını gör...
defne
daphne yani defne, nehir tanrısı peneus’un kızıdır ve güzelliğiyle ünlü bir su perisidir. apollon ise zeus’un oğludur ve çok da iyi bir okçudur. zamanın birinde apollon, aşk tanrısı eros ile tartışır. eros’u bilirsiniz attığı oklarla insanları birbirine aşık eden bir tanrıdır. apollon eros’un okçuluğunu küçümser. buna çok içerlenen eros, apollon’dan intikam almaya karar verir.
günlerden bir gün apollon ormanda dolaşırken daphne’yi görür. daphne öylesine güzeldir ki apollon bu güzelliğe karşı koyamaz; çok etkilenir. bunu gören eros intikamını alma zamanının geldiğini düşünür. biri altın, biri de kurşun olan iki ok hazırlar. altın oku apollan’a atıp daphne’ye aşık olmasını sağlar. kurşun oku ise daphne’ye atıp apollan’dan nefret etmesini sağlar. apollon daphne’ye öyle bir aşık olur ki artık onu görmeden yaşayamaz hale gelir. ancak o daphne’yi ne kadar seviyorsa daphne’de ondan bir o kadar nefret ediyordur. o günden sonra apollon kovalar, daphne kaçar. apollon ne yaparsa yapsın, ne ederse etsin daphne’yi ikna edemez. daphne kaçmaya devam eder. ancak yorgun düştüğünde artık durmak zorunda kalır. durduğunda ise apollon’dan kurtulmak için babasından onu apollon’dan kurtarması için yardım ister. babası dönüşüm yeteneğini kullanır ve daphne’yi bir ağaca dönüştürür. bunu gören apollon hem çok şaşırır hem de üzüntüden ağlar durur. o günden sonra apollon defne ağacını kutsal kabul eder. yapraklarını saçlarının arasında tac olarak takar. defne ağacının yaprakları bir zaferi onurlandırmak için de kullanılır.
aynı zamanda her mevsim yeşil kalabilen bir bitkidir.
günlerden bir gün apollon ormanda dolaşırken daphne’yi görür. daphne öylesine güzeldir ki apollon bu güzelliğe karşı koyamaz; çok etkilenir. bunu gören eros intikamını alma zamanının geldiğini düşünür. biri altın, biri de kurşun olan iki ok hazırlar. altın oku apollan’a atıp daphne’ye aşık olmasını sağlar. kurşun oku ise daphne’ye atıp apollan’dan nefret etmesini sağlar. apollon daphne’ye öyle bir aşık olur ki artık onu görmeden yaşayamaz hale gelir. ancak o daphne’yi ne kadar seviyorsa daphne’de ondan bir o kadar nefret ediyordur. o günden sonra apollon kovalar, daphne kaçar. apollon ne yaparsa yapsın, ne ederse etsin daphne’yi ikna edemez. daphne kaçmaya devam eder. ancak yorgun düştüğünde artık durmak zorunda kalır. durduğunda ise apollon’dan kurtulmak için babasından onu apollon’dan kurtarması için yardım ister. babası dönüşüm yeteneğini kullanır ve daphne’yi bir ağaca dönüştürür. bunu gören apollon hem çok şaşırır hem de üzüntüden ağlar durur. o günden sonra apollon defne ağacını kutsal kabul eder. yapraklarını saçlarının arasında tac olarak takar. defne ağacının yaprakları bir zaferi onurlandırmak için de kullanılır.
aynı zamanda her mevsim yeşil kalabilen bir bitkidir.
devamını gör...
sözlükte artılamanın gözle görülür düşüşü
merak ettiğim düşüştür. sebebi nedir nedendir bilmiyorum.
eksi butonu gelmeli bu yüzden. ulan artılamıyorsan eksile bari okuduğunu bilelim.
eksi butonu gelmeli bu yüzden. ulan artılamıyorsan eksile bari okuduğunu bilelim.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
ütülenecek olanları sandalyenin üstüne koydum,bugün bitiriver onları ,hadi bakim,yaparsın sen,aslansın,kaplansın sen.*
devamını gör...
insana mutluluk veren sıradan olaylar
yürürken tanımadığım küçük bir çocuğun el sallaması. bir anda aşırı pozitif hissediyorum.
devamını gör...
polisiye dizilerde katilin hemen bulunması
ülkemiz dizilerden daha trajikomik, bizde bulunuyor fakat tutuklanmıyor.
devamını gör...
4 ağustos 2021 güney kore türkiye voleybol maçı
filenin sultanları'nın madalyayla döneceği olimpiyatlarda oynayacağımız son 3 maçtan ilki...
3 ağustos'u 4 ağustos'a bağlayan gece tsi 03:00'te gerçekleşecek 2020 tokyo olimpiyat oyunları çeyrek final maçı. bir başka deyişle güney kore'ye nasıl voleybol oynandığını öğreteceğimiz maç!
alın gelin kızlar! önümüzde oynanacak daha 2 maç var!
3 ağustos'u 4 ağustos'a bağlayan gece tsi 03:00'te gerçekleşecek 2020 tokyo olimpiyat oyunları çeyrek final maçı. bir başka deyişle güney kore'ye nasıl voleybol oynandığını öğreteceğimiz maç!
alın gelin kızlar! önümüzde oynanacak daha 2 maç var!
devamını gör...
normal sözlük'ün yavaşlaması
bir ara bilgisayarımdan şüphe duymama sebep olan yavaşlama. teknoloji katili olmama ramak kalmıştı ki sözlüğün yavaşladığını anladım.
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
saat geç oldu guzular haydin herkeşler evine,sizin anayız babayız yoh mi?
devamını gör...
geceye bir söz bırak
isterseniz dünyanın en iyisi olun, ulaşılabilir olduğunuzu hissettirdiğiniz vakit, insanlar sizin için daha az çaba harcamaya başlayacaktır. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bildiğin gibidir o,
istediğin gibi değil!
ve bazen bilmek iyi değildir...
istediğin gibi değil!
ve bazen bilmek iyi değildir...
devamını gör...
manidar
arapça mani (mana, anlam) ve farsça dar (sahip olan) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuş sıfat soylu sözcük.
günümüzde gerçek anlamıyla değil mecaz anlamıyla kullanımı yaygın. doğrudan ya da dümdüz değil de böyle lafı dolandırarak, ima ederek konuşma anlamını taşıyor. aslında farkında olarak ya da olmayarak bizler de bu türlü konuşmaları sık sık yapıyoruz. hele sözlük ortamlarında laf dokundurma cümleleri çok yaygın. ki, bence bu iyi de bir şey. daha kibarca söyleyerek, kastettiğimiz anlamın karşı tarafa ulaşmasını bekliyoruz.
hoş, bazen yalnızca susmak da manidardır.
günümüzde gerçek anlamıyla değil mecaz anlamıyla kullanımı yaygın. doğrudan ya da dümdüz değil de böyle lafı dolandırarak, ima ederek konuşma anlamını taşıyor. aslında farkında olarak ya da olmayarak bizler de bu türlü konuşmaları sık sık yapıyoruz. hele sözlük ortamlarında laf dokundurma cümleleri çok yaygın. ki, bence bu iyi de bir şey. daha kibarca söyleyerek, kastettiğimiz anlamın karşı tarafa ulaşmasını bekliyoruz.
hoş, bazen yalnızca susmak da manidardır.
devamını gör...
kanzuk
ekşi sözlük bünyesindeki entry adındaki tanımların başka bir sitede kopyalandığını tespit ettiğinde sitesindeki eser sahibi statüsünü kullanarak telif hakkı ihlali gerekçesiyle dava açan kişinin ekşi sözlük'teki takma adı.
devamını gör...
edebiyat dergileri
kafkaokur, masa,tezgah,tuhaf,bavul,edebiyatist,pastel,izdiham,kafa,ot dergileri gelir çoğu kişinin aklına.
tezgah dergisini çok severdim ama artık dergi çıkarmıyorlar.özlendin dön artık (arkafonda bu geldiğim en güzel tezgah şarkıları çalıyor)
pastel dergisi :yaşayan absürd edebiyat dergisi olarak geçiyor. derginin ilk zamanlardaki kokusu bana tarhanayı andırttı.
kafkaokur dergisi:herkesin dergileri arasında en az bi kafkaokur bulunur ve gerek ayraçları gerek dergi görselleri çok iyidir.
masa dergisi: eğer verdiğim paranın hakkını veren bir dergi istiyorum diyorsanız içinde az reklam bulunan masa ve edebiyatist dergileri size göredir.
tuhaf dergisi :hakan günday ve ahmet mümtaz taylan'ın yazarlığını yaptığı ki (kurucuları) da olabilir dergidir. 16.sayısı favorimdir.
bavul dergisi : eskiden aldığım dergiler arasındaydı. uzun zamandır almıyorum.
izdiham dergisi: ne zaman almak istesem gözüm hep başka dergilere çarpmış geri elimden bırakmıştım. bir türlü alıp okuma şansım olmadı. alacağım seni bir gün izdihamm!!
ot dergisi: genelde aralık sayısı için alırım. ayraç ve takvim hediyelerini severim.
kafa dergisi : en son ağustos sayısını aldığım dergidir. ölümlü dünya filmi için almıştım. bana paspasla adam öldürttünüz! posteri için aldığım doğrudur.
tezgah dergisini çok severdim ama artık dergi çıkarmıyorlar.özlendin dön artık (arkafonda bu geldiğim en güzel tezgah şarkıları çalıyor)
pastel dergisi :yaşayan absürd edebiyat dergisi olarak geçiyor. derginin ilk zamanlardaki kokusu bana tarhanayı andırttı.
kafkaokur dergisi:herkesin dergileri arasında en az bi kafkaokur bulunur ve gerek ayraçları gerek dergi görselleri çok iyidir.
masa dergisi: eğer verdiğim paranın hakkını veren bir dergi istiyorum diyorsanız içinde az reklam bulunan masa ve edebiyatist dergileri size göredir.
tuhaf dergisi :hakan günday ve ahmet mümtaz taylan'ın yazarlığını yaptığı ki (kurucuları) da olabilir dergidir. 16.sayısı favorimdir.
bavul dergisi : eskiden aldığım dergiler arasındaydı. uzun zamandır almıyorum.
izdiham dergisi: ne zaman almak istesem gözüm hep başka dergilere çarpmış geri elimden bırakmıştım. bir türlü alıp okuma şansım olmadı. alacağım seni bir gün izdihamm!!
ot dergisi: genelde aralık sayısı için alırım. ayraç ve takvim hediyelerini severim.
kafa dergisi : en son ağustos sayısını aldığım dergidir. ölümlü dünya filmi için almıştım. bana paspasla adam öldürttünüz! posteri için aldığım doğrudur.
devamını gör...
istanbul arkeoloji müzesi
türkiye'nin ilk müzesi. müzenin ana binası (bkz: osman hamdi bey)'in kuruculuğunda 13 haziran 1891 yılında ziyarete açılmıştır.
çinili köşk(1880) ve sanayi-i nefise mektebi (1917) binalarının dahil edilmesiyle müze 3 binadan oluşan bir komplekse dönüştü.
müze ana bina, eski şark eserleri müzesi ve çinili köşk müzesi olmak üzere üç bölüme ayrılıyor.
ana bina, 1887'deki sayda kazılarından çıkarılan lahitleri sergilemek için yapılmış, mimar vallaury binanın cephesini yaparken iskender lahdi ve ağlayan kadınlar lahdi'nden esinlenmiştir.
kasım 2019'da biten restorasyondan sonra müzeye gittiyseniz ana binadaki serginin muhteşem olduğunu görmüşsünüzdür. bence avrupa müzelerine taş çıkaracak derecede başarılı olmuş.
ayrıca müzenin kedi ve heykellerle dolu çok hoş bir bahçesi var.
müzenin açıldığı tarih olan 13 haziran, günümüzde müzeciler günü olarak bilinir. bu da minik bir bilgi.
çinili köşk(1880) ve sanayi-i nefise mektebi (1917) binalarının dahil edilmesiyle müze 3 binadan oluşan bir komplekse dönüştü.
müze ana bina, eski şark eserleri müzesi ve çinili köşk müzesi olmak üzere üç bölüme ayrılıyor.
ana bina, 1887'deki sayda kazılarından çıkarılan lahitleri sergilemek için yapılmış, mimar vallaury binanın cephesini yaparken iskender lahdi ve ağlayan kadınlar lahdi'nden esinlenmiştir.
kasım 2019'da biten restorasyondan sonra müzeye gittiyseniz ana binadaki serginin muhteşem olduğunu görmüşsünüzdür. bence avrupa müzelerine taş çıkaracak derecede başarılı olmuş.
ayrıca müzenin kedi ve heykellerle dolu çok hoş bir bahçesi var.
müzenin açıldığı tarih olan 13 haziran, günümüzde müzeciler günü olarak bilinir. bu da minik bir bilgi.
devamını gör...
80 tl'ye normal sözlük hesabını satan yazar
kafa sözlüğün değerlenmeye başladığının bir göstergesi olan başlıktır.
hadi bismillaaah..
hadi bismillaaah..
devamını gör...
