yazarların itiraf köşesi
eskiden biri benden su isteyince ilk yudumu içip öyle veriyordum. bunu yapmazsam kendimi eksik hissediyordum. neyse ki zor oldu ama aştım.
devamını gör...
gelecekte olmasıyla mutlu edecek şeyler
pandeminin bitmesi. çünkü lütfen artık.
devamını gör...
iz bırakan şarkı sözleri
her telefona sen çık
her kapıya sen koş
beni hatırla
sen bir yerlerde
ben bir şehirde
akşam olunca
beni hatırla !
her kapıya sen koş
beni hatırla
sen bir yerlerde
ben bir şehirde
akşam olunca
beni hatırla !
devamını gör...
doğumu 2000 ve sonrası gençler
(bkz: z kuşağı) başlığıyla birleştirilmesi gereken başlık.
devamını gör...
hannes wader
alman müzisyen ve besteci. 60’lı yıllarda dünyada gelişen öğrenci hareketlerinden etkilenmiş ve bunu yaptığı bestelere yansıtmıştır. 79 yılında almanya kömünist partisine katılmıştır. ancak siyaset pek ona göre değildir. 80’li yıllarda ünlü şairlerin şiirlerini bestelemiştir. hayatı boyunca insan hakları için mücadele etmiş, şarkılarında farklı dilleri bir araya getirmiş, bana göre müzisyenliğinin yanında kişiliği de güzel bir insandır.
bir röportajında sorulur;
-neden farklı dilleri bir şarkı içerisinde kullanıyorsunuz?
-ben uluslararası bir dil kullanıyorum. bu dilin adı “insanlık” der.
bu söz bile kişiliğini ortaya koymaya yeter.
2017 yılında berlin tempodrom’da (acaaaayip bir konser alanıdır, bana göre daha iyisi yoktur. google’dan aratın ve görsellere bir bakın derim. bizden de bir isim burada konser vermiştir. ben minik diyeyim, siz serçe anlayın) veda konserini vermiştir. en sevilen şarkılarını seslendirdiği son konseri bir albüm olarak çıkar ve albümün adı “macht’s gut hannes wader” (kendine iyi bak)
şimdi gelin herkesin o çok sevdiği ve son zamanlarda bir dizide tekrar gündem olan italyan halk şarkısını eski bir konser kaydında almanca ve italyanca olarak hannes wader’den dinleyelim.
bellayagider
bir röportajında sorulur;
-neden farklı dilleri bir şarkı içerisinde kullanıyorsunuz?
-ben uluslararası bir dil kullanıyorum. bu dilin adı “insanlık” der.
bu söz bile kişiliğini ortaya koymaya yeter.
2017 yılında berlin tempodrom’da (acaaaayip bir konser alanıdır, bana göre daha iyisi yoktur. google’dan aratın ve görsellere bir bakın derim. bizden de bir isim burada konser vermiştir. ben minik diyeyim, siz serçe anlayın) veda konserini vermiştir. en sevilen şarkılarını seslendirdiği son konseri bir albüm olarak çıkar ve albümün adı “macht’s gut hannes wader” (kendine iyi bak)
şimdi gelin herkesin o çok sevdiği ve son zamanlarda bir dizide tekrar gündem olan italyan halk şarkısını eski bir konser kaydında almanca ve italyanca olarak hannes wader’den dinleyelim.
bellayagider
devamını gör...
yüzüklerin efendisi (seri)
adını hiç duymamıştım. fantastik, bilim kurgu ve de polisiye gerilim okuyan, seven bir adamdım gençlik yıllarımda. farklı okumalar alanına henüz yeni geçiş yapıyordum, ki o zamanlar kitap okuyabileceğim ve de ödünç alabileceğim bir çok güzel insan da vardı yakın çevremde.
mevcut şartlarım da iyiydi hemen hemen ne zaman istersem kitap alabiliyordum.
sene 1991 veya 1992, üniversite zamanlarım hafta sonu eve gelmişim ve izmit'e* gittim iyi bir dostumla buluşmak için.
neyse görüştük ettik eve döneceğim minibüsle o zaman da yanlış değilsem iki adet köprü* var ana yolu aşıp sahil tarafına minibüs yoluna geçmek için.
hiç unutmuyorum yine bu zamanlar muhtemelen, üst geçitlerden biri o an için bana daha yakın ama ben yine de minibüslerin kalktığı yöne ve uzak olana gittim, dedim akşam saati araba tıklım tıklım olmasın biraz daha erken duraklardan birinden bineyim.
ve bu kararım ile yüzüklerin efendisi* ile karşılaştım.
bu üst geçit köprülerde o zamanlar sürekli ikinci el kitap satan tipler olurdu, çoğunlukla genç ve de orta yaşlı,
yere bir naylon serip üzerine onlarca kitabı yığarlar ve satarlardı.
o zamanlar böyle zabıtalar falan var ama kimseyi bu işlerden dolayı kovalamıyorlar. iyi zamanlar yani.*
köprüye çıktım karşı tarafın sonuna doğru yerde bir yığın kitap var ve sakallı bir abi başlarında, muhtemelen 35-40 yaşlarında.
s.a. dedim ve bakmaya başladım, 3-4 kitap sonra ilk cildi (birinci kısım yazardı o zamanki baskılarda ki metis yayınları olması lazım yine) gördüm. ve inceledim biraz, arka yazısı falan da vardı yanlış değilsem.
dedim; "üstadım bunun diğer ciltleri de var mı?" dedi; "var."
ver dedim ve aldım. geçmiş gün, çok oldu hatırlamıyorum kaç para olduğunu.
ve eve döndüm, hafta başına da eskişehir'e okula geri dönüyorum trenle.
ilk kitabı trende bitirdim neredeyse akşamına da evde tamamladım ve devamını aynı hafta içi halletmiştim 3 cilt/kısım olarak tüm seriyi.
mezun olduktan sonra yıllar sonra yani tekrar okudum, arada da bir kez daha okuduğumu hatırlıyorum ve hatta yakın zamanda tekrar okumuştum. belki bir kaç sene sonra tekrar okurum, hafızayı tazelemek adına.
ve iddia ediyorum bu üçleme serisini ve the silmarillion'u ben okuduğum yıllarda türkiye'de seriyi okumuş insan sayısı 10.000 değildi ve artık bir fenomen halinde ünlendi, özellikle 2005 sonrası.
not olarak da the silmarillion kitabını önden okumasını tavsiye ederim bu seriyi okumak isteyenlere, o da muhteşem bir kitaptır aslında ama bu 3'lemenin gölgesinde kalmıştır bence.
3'lemenin tek cilt olanı da mevcut yine yanlış değilsem metis yayınlarından fakat yazı karakterleri çok küçük deniliyor ve ben almaya değer olduğunu düşünmüyorum, eğer sahaflarda eski baskılarını bulursanız cilt cilt alıp okumanız iyi olur.
demem şudur;
bu üçleme gerçekten çok çok iyi ve filmlerinden bağımsız olarak kitabın içindeki tasvirler muhteşem bir kere.
film size bir heves verebilir ama kitabı okumak apayrı bir olay ve keyif.
ayrıca yukarıda dediğim gibi bunu da önden okuyun ve bir tür mitoloji efsanesiyle karşılaşın derim.
(bkz: the silmarillion)*
1-the lord of the rings: vol. ı - the fellowship of the ring
yüzüklerin efendisi cilt ı – yüzük kardeşliği
2-the lord of the rings: vol. ıı - the two towers
yüzüklerin efendisi cilt ıı – iki kule
3-the lord of the rings: vol. ııı - the war of the ring or the return of the king
yüzüklerin efendisi cilt ııı – yüzük savaşı / kralın dönüşü
şimdilik bunlar efendim.
imla: ufak tefek düzeltmeler.
mevcut şartlarım da iyiydi hemen hemen ne zaman istersem kitap alabiliyordum.
sene 1991 veya 1992, üniversite zamanlarım hafta sonu eve gelmişim ve izmit'e* gittim iyi bir dostumla buluşmak için.
neyse görüştük ettik eve döneceğim minibüsle o zaman da yanlış değilsem iki adet köprü* var ana yolu aşıp sahil tarafına minibüs yoluna geçmek için.
hiç unutmuyorum yine bu zamanlar muhtemelen, üst geçitlerden biri o an için bana daha yakın ama ben yine de minibüslerin kalktığı yöne ve uzak olana gittim, dedim akşam saati araba tıklım tıklım olmasın biraz daha erken duraklardan birinden bineyim.
ve bu kararım ile yüzüklerin efendisi* ile karşılaştım.
bu üst geçit köprülerde o zamanlar sürekli ikinci el kitap satan tipler olurdu, çoğunlukla genç ve de orta yaşlı,
yere bir naylon serip üzerine onlarca kitabı yığarlar ve satarlardı.
o zamanlar böyle zabıtalar falan var ama kimseyi bu işlerden dolayı kovalamıyorlar. iyi zamanlar yani.*
köprüye çıktım karşı tarafın sonuna doğru yerde bir yığın kitap var ve sakallı bir abi başlarında, muhtemelen 35-40 yaşlarında.
s.a. dedim ve bakmaya başladım, 3-4 kitap sonra ilk cildi (birinci kısım yazardı o zamanki baskılarda ki metis yayınları olması lazım yine) gördüm. ve inceledim biraz, arka yazısı falan da vardı yanlış değilsem.
dedim; "üstadım bunun diğer ciltleri de var mı?" dedi; "var."
ver dedim ve aldım. geçmiş gün, çok oldu hatırlamıyorum kaç para olduğunu.
ve eve döndüm, hafta başına da eskişehir'e okula geri dönüyorum trenle.
ilk kitabı trende bitirdim neredeyse akşamına da evde tamamladım ve devamını aynı hafta içi halletmiştim 3 cilt/kısım olarak tüm seriyi.
mezun olduktan sonra yıllar sonra yani tekrar okudum, arada da bir kez daha okuduğumu hatırlıyorum ve hatta yakın zamanda tekrar okumuştum. belki bir kaç sene sonra tekrar okurum, hafızayı tazelemek adına.
ve iddia ediyorum bu üçleme serisini ve the silmarillion'u ben okuduğum yıllarda türkiye'de seriyi okumuş insan sayısı 10.000 değildi ve artık bir fenomen halinde ünlendi, özellikle 2005 sonrası.
not olarak da the silmarillion kitabını önden okumasını tavsiye ederim bu seriyi okumak isteyenlere, o da muhteşem bir kitaptır aslında ama bu 3'lemenin gölgesinde kalmıştır bence.
3'lemenin tek cilt olanı da mevcut yine yanlış değilsem metis yayınlarından fakat yazı karakterleri çok küçük deniliyor ve ben almaya değer olduğunu düşünmüyorum, eğer sahaflarda eski baskılarını bulursanız cilt cilt alıp okumanız iyi olur.
demem şudur;
bu üçleme gerçekten çok çok iyi ve filmlerinden bağımsız olarak kitabın içindeki tasvirler muhteşem bir kere.
film size bir heves verebilir ama kitabı okumak apayrı bir olay ve keyif.
ayrıca yukarıda dediğim gibi bunu da önden okuyun ve bir tür mitoloji efsanesiyle karşılaşın derim.
(bkz: the silmarillion)*
1-the lord of the rings: vol. ı - the fellowship of the ring
yüzüklerin efendisi cilt ı – yüzük kardeşliği
2-the lord of the rings: vol. ıı - the two towers
yüzüklerin efendisi cilt ıı – iki kule
3-the lord of the rings: vol. ııı - the war of the ring or the return of the king
yüzüklerin efendisi cilt ııı – yüzük savaşı / kralın dönüşü
şimdilik bunlar efendim.
imla: ufak tefek düzeltmeler.
devamını gör...
sevişmeli başlık görmeyince huzursuz olmak
bakıyorsun sol tarafa. akışta bir tane sevişmeli başlık yok. hayırdır inşallah diyorsun. bir tedirginlik. bir soru işaretleri hali.
devamını gör...
biz bu ilacı fakirler için değil zenginler için yaptık
ilaç sanayisinin devlerinden bayer'in ceo'sunun; kanser ilaçlarının, neden pahalı olduğuna yönelik sorulan soruya verdiği, küstahça cevaptır.
bahsi geçen ilaç yılda bir hasta için 67 bin dolar iken, hindistan'da ilacın muadili 177 dolar.
kaynak
bahsi geçen ilaç yılda bir hasta için 67 bin dolar iken, hindistan'da ilacın muadili 177 dolar.
kaynak
devamını gör...
hacivat karagöz neden öldürüldü
orhan gazi bursa'yı yeni fethetmiş,
umutla bu ışığa koşmakta herkes,
hristiyanlar,
müslümanlar,
museviler,
ve tabii...
şamanlar
jeneriğiyle başlayan, türkiye'de çekilen gelmiş geçmiş en başarılı dönem filmi. en küçük ayrıntı bile o kadar ustaca işlenmiş ki insan hayretler içerisinde kalıyor. filmde konuşulan türkçe bile 13.yy türkçesi. anadolu'yu haraca bağlayan moğolların (filmde tatarlar olarak bahsedilir, ki bu da müthiş bir detaydır) moğolcası bile atlanmamış. rum tekfuruyken orhan gazi'ye yenilip islam'a geçen ve köse mihal adını alıp orhan için mücadele eden gazi, köse mihal'in kızı ama hala gizli gizli hristiyan ibadetlerini sürdüren ayşe hatun ve babası köse mihal'in bu yüzden ona kızması, konar göçer türkmenlerin hala şaman inançlarını sürdürmeleri ve ticarete atılıp portföy oluşturmaları için tekkeye gidip islam'a geçmeleri, ayşe hatun'un komutanlık ettiği bacıyan-ı rumların (anadolu bacıları) moğollarla ve asayişi bozan konar göçer türkmenlerle mücadeleleri ve daha neler neler. okullarda bu film izletilmeli.
kadı pervane: çoban'ı tanırsın.
çoban: tanışuruz. hem de o imana gelmezden evvel tanırım.
köse mihal: ceng etmüşlüğümüz vardur. harmankaya tekfürüyken galemi çevirmiş idi ama becemedi.
çoban: bağuşlayun ama işte becermişim. islam'ı seçmişsiniz. zafer menimdir.
köse mihal: seçen men! zafer ne içün senin?
umutla bu ışığa koşmakta herkes,
hristiyanlar,
müslümanlar,
museviler,
ve tabii...
şamanlar
jeneriğiyle başlayan, türkiye'de çekilen gelmiş geçmiş en başarılı dönem filmi. en küçük ayrıntı bile o kadar ustaca işlenmiş ki insan hayretler içerisinde kalıyor. filmde konuşulan türkçe bile 13.yy türkçesi. anadolu'yu haraca bağlayan moğolların (filmde tatarlar olarak bahsedilir, ki bu da müthiş bir detaydır) moğolcası bile atlanmamış. rum tekfuruyken orhan gazi'ye yenilip islam'a geçen ve köse mihal adını alıp orhan için mücadele eden gazi, köse mihal'in kızı ama hala gizli gizli hristiyan ibadetlerini sürdüren ayşe hatun ve babası köse mihal'in bu yüzden ona kızması, konar göçer türkmenlerin hala şaman inançlarını sürdürmeleri ve ticarete atılıp portföy oluşturmaları için tekkeye gidip islam'a geçmeleri, ayşe hatun'un komutanlık ettiği bacıyan-ı rumların (anadolu bacıları) moğollarla ve asayişi bozan konar göçer türkmenlerle mücadeleleri ve daha neler neler. okullarda bu film izletilmeli.
kadı pervane: çoban'ı tanırsın.
çoban: tanışuruz. hem de o imana gelmezden evvel tanırım.
köse mihal: ceng etmüşlüğümüz vardur. harmankaya tekfürüyken galemi çevirmiş idi ama becemedi.
çoban: bağuşlayun ama işte becermişim. islam'ı seçmişsiniz. zafer menimdir.
köse mihal: seçen men! zafer ne içün senin?
devamını gör...
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
çok tehlikeli mahlası bulunan yazar.
önceki sırf sözlük isminden kaynaklı davalık olan yoldaşla dava masraflarını fifty fifty bölüşebilir. resmen diss niteliği taşıyor mahlası. kafa sözlük diyo, öyle bir yer varmış diyo, lan diyo.
ayrica sözlüğe yeni moderatör atanırsa bu yazarimizi banlamaması için de ekstra bi uyarı falan geçin. başka sözlüğün reklamını yapmiyor, o da bizden diye.
en iyisi üstteki yazarın dediği gibi nick değişimi "(bkz: normal sözlük diye bir yer varmış zaten üyeyim lan)"
önceki sırf sözlük isminden kaynaklı davalık olan yoldaşla dava masraflarını fifty fifty bölüşebilir. resmen diss niteliği taşıyor mahlası. kafa sözlük diyo, öyle bir yer varmış diyo, lan diyo.
ayrica sözlüğe yeni moderatör atanırsa bu yazarimizi banlamaması için de ekstra bi uyarı falan geçin. başka sözlüğün reklamını yapmiyor, o da bizden diye.
en iyisi üstteki yazarın dediği gibi nick değişimi "(bkz: normal sözlük diye bir yer varmış zaten üyeyim lan)"
devamını gör...
günaydın sözlük
good morning evribadi sözlük.
hayırlı cumalar iman ihlas sahibi mümin kardeşlerim.
bugün cuma ama bana pazartesi gibi görünüyor çünkü haftalık izin yapmadan çalışmaya devam edeceğim.
o yüzden bana hergün pazartesi.
yapacak birşey yok üstelik, mızmız etmeden mücadeleye devam.
hepinize mutlu bir gün dilerim,
biz buradan devam.
hayırlı cumalar iman ihlas sahibi mümin kardeşlerim.
bugün cuma ama bana pazartesi gibi görünüyor çünkü haftalık izin yapmadan çalışmaya devam edeceğim.
o yüzden bana hergün pazartesi.
yapacak birşey yok üstelik, mızmız etmeden mücadeleye devam.
hepinize mutlu bir gün dilerim,
biz buradan devam.
devamını gör...
doğum kontrol teknikleri
istenilen sayıda çocuğa sahip olduktan sonra erkek ise dursun, kadın ise yeter ismini koymak.
dedelerimiz, ninelerimiz sağolsun.
alternatif tıp son kale swh.
dedelerimiz, ninelerimiz sağolsun.
alternatif tıp son kale swh.
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
birkaç renk akrilik boya. tek sıkıntı, her şeyi boyamak istiyorum. *
devamını gör...
love of my life
çaresiz zamanlarda hayata bağlayan queen şarkısıdır. çabuk dön, çabuk dön. benden fazla uzaklaşma. çünkü benim için ne anlama geldiğini bilemezsin. hayatımın aşkı. *
devamını gör...
moderasyonun entryleri kafasına göre değiştirmesi
yahu arkadaşım, kimse senin küfrünü burada okumak zorunda değil.
zaten burası haricinde bütün sözlükler küfürlü, neden burada yazıyorsun o zaman ?
adamlar yeni bir şey ile karşımıza geldiler, biz de sevdik girdik yazıp çiziyoruz.
burası açılalı neredeyse 1 ay oldu, yönetim için 1 tane 'şu yazara da haksızlık yapıldı' diyebileceğin bir durum oldu mu ? hayır.
bak politik konularda doğrudan ve açık açık nefret ettiğim, sokakta görsem gırtlağına sarılacağım 2 tane yazar tanıyorum.
ama fikrimi gelip de küfürle ifade etmiyorum, böylesi buraya da seviye katıyor.
ne çok meraklısınız her şeyi baltalamaya ya.
helal olsun.
zaten burası haricinde bütün sözlükler küfürlü, neden burada yazıyorsun o zaman ?
adamlar yeni bir şey ile karşımıza geldiler, biz de sevdik girdik yazıp çiziyoruz.
burası açılalı neredeyse 1 ay oldu, yönetim için 1 tane 'şu yazara da haksızlık yapıldı' diyebileceğin bir durum oldu mu ? hayır.
bak politik konularda doğrudan ve açık açık nefret ettiğim, sokakta görsem gırtlağına sarılacağım 2 tane yazar tanıyorum.
ama fikrimi gelip de küfürle ifade etmiyorum, böylesi buraya da seviye katıyor.
ne çok meraklısınız her şeyi baltalamaya ya.
helal olsun.
devamını gör...
lisan
arapça lsn kökünden gelen lisān لسان "dil (organ ve konuşulan şey)" sözcüğünden alıntıdır. arapça sözcük lasana "1. söz söyledi, 2. özellikle kötü söz söyledi, sövdü, söz dokundurdu" fiili ile eş kökenlidir. *
günümüzde artık eski metinler ya da "bir lisan bir insan" atasözü dışında kendisini duymak çok mümkün değildir.
günümüzde artık eski metinler ya da "bir lisan bir insan" atasözü dışında kendisini duymak çok mümkün değildir.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
hayatımın hangi yaşında olursam olayım her koşulda bıkmadan, usanmadan dinleyeceğim şarkı.
vazgeçilmez depresyon şarkım olur aynı zamanda.
vazgeçilmez depresyon şarkım olur aynı zamanda.
devamını gör...


