pandemi nedeniyle ölmeye yüz tutan türk gelenekleri
kahve önünde toplanan dayı/amca bireylerin yoldan geçen insanları gözleriyle sekme geleneği.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
buradan
eserimin ismi; bir elin nesi var iki elin sesi var.
eserimin ismi; bir elin nesi var iki elin sesi var.
devamını gör...
olağanüstü bir gece
(bkz: stefan zweig) tarafından yazılmış mükemmel kitap. öncelikle şunu söylemem lazım ki iş bankası kültür yayınları modern klasikler serisinden okudum. ilk düştüğüm şey ise kapak tasarımıydı. tabi ki zweig'in hemen hemen bütün kitaplarını okumuşumdur. en beğendiğim kitabı (bkz: vicdan zorbalığa karşı ya da castellio calvin'e)
olağanüstü bir gece'ye dönecek olursak, evet zwieg'ın uzun öykülerinden birisi. sayfa sayısı az ve muhteşem akıcı anlatımından mütevellit tek seferde okunabilecek ve herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. kitap kalabalıklar içindeki yalnızlığı, aslında her şeyi olan zengin bir adamın dışarıdan bakıldığında mutlu gibi görünen hayatının pek de öyle olmadığını anlaması üzerine kurulu. yani diyor ki zweig her şey para pul zenginlik, partiler, danslar, eğlence değil. yaşamanın başka anlamları da var. ve kahramanımız bu anlamı kendince tarif ettiği o olağanüstü gecede fark ediyor. yine yeniden bütün büyük eserlerde ve yazarlarda olduğu gibi bu kitapta da varoluşçuluğun izlerini görüyoruz. yine konformist yaşam ve otantik yaşam arasındaki farkı görüyoruz. ve çıkardığımız anlam şu: bize sunulan hayatı yaşamak zorunda değiliz, bize sunulan senaryoya mahkum değiliz. konfor alanımızdan çıkmamız lazım. kendi tercihlerimizi kendi özgür irademizle yapmamız ve sorumluluğunu da kendimiz almamız lazım. kahramanımız da o yaşadığı olağanüstü geceden sonra yani konformizden kurtulduktan sonra o zamana kadarki bastırılmış duygularını özgürleştiriyor adeta zincirlerini kırıyor ve daha mutlu daha anlamlı bir hayat yaşamaya başlıyor. okuduğumuzda özdeşlik kurabileceğimiz bir hikaye. biz de kendi bastırılmış duygularımızı özgürleştirmek istiyoruz bu özdeşleşme üzerine. zweig en sevdiğim yazarlardan biri ve olağanüstü gece en iyi uzun öykülerinden biri
olağanüstü bir gece'ye dönecek olursak, evet zwieg'ın uzun öykülerinden birisi. sayfa sayısı az ve muhteşem akıcı anlatımından mütevellit tek seferde okunabilecek ve herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. kitap kalabalıklar içindeki yalnızlığı, aslında her şeyi olan zengin bir adamın dışarıdan bakıldığında mutlu gibi görünen hayatının pek de öyle olmadığını anlaması üzerine kurulu. yani diyor ki zweig her şey para pul zenginlik, partiler, danslar, eğlence değil. yaşamanın başka anlamları da var. ve kahramanımız bu anlamı kendince tarif ettiği o olağanüstü gecede fark ediyor. yine yeniden bütün büyük eserlerde ve yazarlarda olduğu gibi bu kitapta da varoluşçuluğun izlerini görüyoruz. yine konformist yaşam ve otantik yaşam arasındaki farkı görüyoruz. ve çıkardığımız anlam şu: bize sunulan hayatı yaşamak zorunda değiliz, bize sunulan senaryoya mahkum değiliz. konfor alanımızdan çıkmamız lazım. kendi tercihlerimizi kendi özgür irademizle yapmamız ve sorumluluğunu da kendimiz almamız lazım. kahramanımız da o yaşadığı olağanüstü geceden sonra yani konformizden kurtulduktan sonra o zamana kadarki bastırılmış duygularını özgürleştiriyor adeta zincirlerini kırıyor ve daha mutlu daha anlamlı bir hayat yaşamaya başlıyor. okuduğumuzda özdeşlik kurabileceğimiz bir hikaye. biz de kendi bastırılmış duygularımızı özgürleştirmek istiyoruz bu özdeşleşme üzerine. zweig en sevdiğim yazarlardan biri ve olağanüstü gece en iyi uzun öykülerinden biri
devamını gör...
inşaat ya resulullah
birikim dergisinin fi tarihindeki bir sayısı ve aynı sayıdaki makaleler dizisinin ismi. hatta aynı isimde ve aynı konuda kitabı da çıkmıştı diye hatırlıyorum. konusu da mozambik komünist partisi’nin semirttiği muhafazakar budist sermayenin mozambik’i devasa bir şantiyeye çevirmesi ve ülkeyi felakete sürüklemesi ile alakalı idi. bir dönem iibf’lerde siyaset sosyolojisi dersleri bu makale üzerinden yürürdü. vize ve final soruları olarak gelmişliği de vardı.
ey gidi günler ey!
ey gidi günler ey!
devamını gör...
aslan burcu
zodyak’ın 12 burcunun beşincisi aslan burcudur. 23 temmuz – 22 ağustos tarihleri arasında doğanlar bu burca mensuptur.
--- alıntı ---
sembolü: aslan
elementi: ateş
olumlu özellikleri: cesur, kibar, cömert, sadık, koruyucu, dobra, eğlenceli
olumsuz özellikleri: küstah, müsrif, özensiz, taş kalpli, kıskanç, saldırgan
en sevdiği şeyler: kameralar, şarkı söylemek, yakınlık kurmak, iltifat, güzel kıyafetler, tiyatro, pahalı şeyler, tatiller
nefret ettiği şeyler: görmezden gelinmek, yavan yemekler, yalnız kalmak, vedalar, kral-kraliçe muamelesi görmemek
gizli tutkuları: dünyayı yönetmek
güçlü yanları: yaratıcı, tutkulu, cömert, cana yakın, neşeli, esprili olmaları
zayıf yanları: küstah, inatçı, benmerkezci, tembel, katı olmaları
--- alıntı ---
--- alıntı ---
sembolü: aslan
elementi: ateş
olumlu özellikleri: cesur, kibar, cömert, sadık, koruyucu, dobra, eğlenceli
olumsuz özellikleri: küstah, müsrif, özensiz, taş kalpli, kıskanç, saldırgan
en sevdiği şeyler: kameralar, şarkı söylemek, yakınlık kurmak, iltifat, güzel kıyafetler, tiyatro, pahalı şeyler, tatiller
nefret ettiği şeyler: görmezden gelinmek, yavan yemekler, yalnız kalmak, vedalar, kral-kraliçe muamelesi görmemek
gizli tutkuları: dünyayı yönetmek
güçlü yanları: yaratıcı, tutkulu, cömert, cana yakın, neşeli, esprili olmaları
zayıf yanları: küstah, inatçı, benmerkezci, tembel, katı olmaları
--- alıntı ---
devamını gör...
ruh eşi
japon mitolojisinde tanrı'nın iki insanı (ve kaderlerini) serçe parmaklarından görünmez kırmızı bir iple bağladığı düşünülür. bu ip esner, düğümlenir, gevşer ama asla kopmaz. hatta insanlar hayatlarına ruh eşlerini çekebilmek için sağ bileklerine kırmızı yün bir ip bağlarlar -sol bilek sadece enerji korumak içindir detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz -
okuduğum birkaç yazıya göre de aynı şeyleri hissettiğin kimsedir. yani ruh eşinle anlık olarak aynı duygusal duruma sahip olduğun iddia edilir -tabii bu çok ütopik geldi bana* , sonuçta farklı hayatlara sahip olabiliriz ve bunun farklı sonuçları olabilir-
ek olarak son zamanlarda "acaba o olabilir mi" merakını yaşadığım kimsedir*.
en tuhafı da bu kişi hayatınızda olabilir ama bunu anlamanız için henüz doğru zaman gelmemiş olabilir.
eğer bunu okuyorsan, merhaba ruh eşim. şu an ikimiz de bilmiyoruz belki bu gerçeği ve hatta sen inanmıyorsun bile. olsun, sadece "o anı" bekliyor olduğumu bilmeni istedim*.
okuduğum birkaç yazıya göre de aynı şeyleri hissettiğin kimsedir. yani ruh eşinle anlık olarak aynı duygusal duruma sahip olduğun iddia edilir -tabii bu çok ütopik geldi bana* , sonuçta farklı hayatlara sahip olabiliriz ve bunun farklı sonuçları olabilir-
ek olarak son zamanlarda "acaba o olabilir mi" merakını yaşadığım kimsedir*.
en tuhafı da bu kişi hayatınızda olabilir ama bunu anlamanız için henüz doğru zaman gelmemiş olabilir.
eğer bunu okuyorsan, merhaba ruh eşim. şu an ikimiz de bilmiyoruz belki bu gerçeği ve hatta sen inanmıyorsun bile. olsun, sadece "o anı" bekliyor olduğumu bilmeni istedim*.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
bu bayram da bitti kahveyle, filmle, diziyle
baklava yiyemedik yine tatile gidicez diye abidin çizilir mi mutluluğun resmi böyle?
karbonhidratsız bir dünya benim neyime.
baklava yiyemedik yine tatile gidicez diye abidin çizilir mi mutluluğun resmi böyle?
karbonhidratsız bir dünya benim neyime.
devamını gör...
izel
'iz bırakan bir ele sahip olan kişi' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
jack london
amerikalı gazeteci ve yazar.
eleştirdiği konuları olağanüstü hayal gücü ve mükemmel tasvirlerle bezeli şekilde anlatır. sanırım kafamdaki jack london tanımı tam olarak bu.
yıldız gezgini'nde hapishanedeki koşulları ve mahkumların maruz kaldığı işkenceleri anlatırken okuyucuyu bambaşka yerlere götürür. martin eden'da toplumdaki sınıflaşmadan ve bunun getirdiği yozlaşmadan bahsederken bir yandan da tertemiz bir aşkı anlatır. beyaz diş ve vahşetin çağrısı gibi kitaplarında hayvanlar, özellikle köpekler ve vahşi doğa hakkında epey bilgili olduğu görülebilir.
romanlarının yanı sıra biyografi, toplumsal eleştiri, fantastik türde hikaye derlemeleri de vardır.
1916'da henüz 40 yaşındayken hayatını kaybetmiştir. ölümü hakkında çeşitli söylentiler olsa da -bir okuyucusu olarak bana- intihar fikri daha mümkün gibi görünüyor.
overland monthly'de yazdığı öyküler, sonradan atlantic monthly adlı başka bir dergi tarafından keşfedilmesini sağlamış, aldığı telif ücreti 120 dolara çıkmış, jack london'un yayınevlerinin menziline girmesi de bu şekilde olmuş. üç kuruşluk telif ücretini beğenmezlik etmeyip dokuz ay boyunca düzenli bir biçimde o dergiye yazmaya devam etmesi, dünya çapında bilinir bir yazar haline gelmesini sağladığı için çok takdir edilesi bir hareket olmuş bence. *
overland monthly'de yazdığı öykülerin bir araya getirildiği bir kitap da var: the son of the wolf. türkçeye kurt dölü ve kurdun oğlu adlarıyla çevrilmiş, tüm bu entry, cem yayınları tarafından basılan bir edisyonun sunusundan gelmekte.
eleştirdiği konuları olağanüstü hayal gücü ve mükemmel tasvirlerle bezeli şekilde anlatır. sanırım kafamdaki jack london tanımı tam olarak bu.
yıldız gezgini'nde hapishanedeki koşulları ve mahkumların maruz kaldığı işkenceleri anlatırken okuyucuyu bambaşka yerlere götürür. martin eden'da toplumdaki sınıflaşmadan ve bunun getirdiği yozlaşmadan bahsederken bir yandan da tertemiz bir aşkı anlatır. beyaz diş ve vahşetin çağrısı gibi kitaplarında hayvanlar, özellikle köpekler ve vahşi doğa hakkında epey bilgili olduğu görülebilir.
romanlarının yanı sıra biyografi, toplumsal eleştiri, fantastik türde hikaye derlemeleri de vardır.
1916'da henüz 40 yaşındayken hayatını kaybetmiştir. ölümü hakkında çeşitli söylentiler olsa da -bir okuyucusu olarak bana- intihar fikri daha mümkün gibi görünüyor.
overland monthly'de yazdığı öyküler, sonradan atlantic monthly adlı başka bir dergi tarafından keşfedilmesini sağlamış, aldığı telif ücreti 120 dolara çıkmış, jack london'un yayınevlerinin menziline girmesi de bu şekilde olmuş. üç kuruşluk telif ücretini beğenmezlik etmeyip dokuz ay boyunca düzenli bir biçimde o dergiye yazmaya devam etmesi, dünya çapında bilinir bir yazar haline gelmesini sağladığı için çok takdir edilesi bir hareket olmuş bence. *
overland monthly'de yazdığı öykülerin bir araya getirildiği bir kitap da var: the son of the wolf. türkçeye kurt dölü ve kurdun oğlu adlarıyla çevrilmiş, tüm bu entry, cem yayınları tarafından basılan bir edisyonun sunusundan gelmekte.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
örnek aldığım kıymetli yazarımız. iyi ki var.severek okuyorum bilgilerini. sözlüğün ayrı bir güzel şahsiyetidir. sag olsun.bilgi saçmaya devam. saçtığı bir kıvılcım bir kişide karşılık bulsa miss.ufuk açıyor ustadimiz.var olsun.
devamını gör...
kadınların artık evlenmek istememesi
evlilik hayatının gerektirdiği sorumlulukların çoğunun kadının üstüne yıkılmasından ve erkeğin kendi öz bakımını yapmayı lütuf saymasından olabilir mi acaba.
bir kere evlendim. bir daha asla evlenmem. kimsenin donunu yıkayıp, çorabını toplayamam.
bir kere evlendim. bir daha asla evlenmem. kimsenin donunu yıkayıp, çorabını toplayamam.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
halk adamıyız yapmayız hece
peşini bırakmam artık gündüz gece
sevdim seni dost çıktın cengaverce
kimler geçti bu yoldan senin gibi nice
peşini bırakmam artık gündüz gece
sevdim seni dost çıktın cengaverce
kimler geçti bu yoldan senin gibi nice
devamını gör...
500 bin liralık cip kullanan türbanlı
luciferın bile gıptayla baktığı moderatör başlığı.
başka hiçbir sözlükte böylesine şahitlik edemezdiniz, ettiniz.
işte yenilikçi sözlük! hemü de reklamsuz!!
not: lucifer da tecavüzü övüp uçurulmamış bir yazar bu arada.
başka hiçbir sözlükte böylesine şahitlik edemezdiniz, ettiniz.
işte yenilikçi sözlük! hemü de reklamsuz!!
not: lucifer da tecavüzü övüp uçurulmamış bir yazar bu arada.
devamını gör...
erdoğan'ın kanal istanbul’a karşı çıkanlar atatürk ve cumhuriyet düşmanıdır sözü
ooo bakıyorum da devreler iyice yanmış, niiiiice!
devamını gör...
guilty pleasure
utangaç hoşlantı eylemleri.
devamını gör...
içinde geçtiği zaman şarkıyı güzelleştiren kelimeler
(bkz: yakamoz)
bu kelime geçince, sanki çok duygusal bir şarkıymış da sen anlamıyormuşsun, duygusuzmuşsun gibi oluyor.
bu kelime geçince, sanki çok duygusal bir şarkıymış da sen anlamıyormuşsun, duygusuzmuşsun gibi oluyor.
devamını gör...
sözlük mağazası
çok istememe rağmen 1500 olduğu için alamadığım behzat ç. rozeti yerine peşin fiyatına sadece ve sadece 500'e the matrix rozeti alarak kazıkladığım dükkan. şimdi cebimde 38 kuruşum kaldı.
(bkz: ekonomi çok iyi diyen kafa sözlük yazarı)
(bkz: ekonomi çok iyi diyen kafa sözlük yazarı)
devamını gör...


