shawnee kabilesinin reisidir. 1767 de bugünkü ohio topraklarında doğmuş ve amerikan yayılmacılığına karşı savaşan kızılderililerin içinde büyümüştür.
hitabeti güçlü, teşkilatçı ve azimli biriydi. değişik diller konuşan, hatta eskiden birbirine düşman olan kabileleri beyaz adamın yayılmasına karşı birleştirdi. hayalleri, yaptıklarıyla kuzey amerikanın en büyük kızılderili reisidir ama bizim çevirmenler, kitap evleri tecumsehin yada pontiacin hayatını anlatan kitapları tercüme etmiyor, basmıyor nedense!
tüfek, barut... lazım olduğundan mecburen ingilizlerle işbirliği yaptı. 1812 savaşında amerikan ordusuna karşı savaşırken 5 ekim 1813 de öldürüldü.
devamını gör...

ulan ateist adama dua ettirecek kadar şerefsizsiniz! allah kuru ekmeğe muhtaç etsin sizi vitaminsizlikten organlarınız çürüsün.
devamını gör...

bu yazar, adını vermeyeceğim sözlükte daha kötü halde, yaptığı her şeyi troll zannediyor. trollüğün ince çizgisini de bilmiyor. düşmüş bir bataklığa, orada çırpınıp duruyor.
devamını gör...

“ya ne olacağıdı?” demek istediğim başlık. köle gibi hayatlar yaşarken hele bir de üstüne bu korona belası varken birbirinin aynı günler olmaması sürpriz olur diye düşünüyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dobby, marsyolcusunun diğer ayağı bitirmesini bekliyor.
devamını gör...

bazen hamburger yemeye gitmek
devamını gör...

çok büyük adammış rahmetli.

aşık veysel'in torunu çiğdem özer, üç yıl önce bir röportajda dedesinin ilk evliliğiyle ilgili pek bilinmeyen bir olayı böyle anlatmıştı:

köyün en güzel kızıyla evlendirilmiş dedem... yol arkadaşlıkları aileleri tarafından tayin edilmiş iki insan. hayat sürprizlerle dolu, gel zaman git zaman evdeki hizmetli hüseyin'e kayıyor gönlü güzeller güzeli esma'nın. aşk bu, insanın gözünü karartır.

aşıklar bir gün kaçmaya karar veriyor ve esma çocuğunu ve dedemi bırakıp kaçıyor. ama veysel de aşık ve kaçacakları gece görmeyen gözlerine rağmen her şeyi hissediyor.

neyse, bizim kaçaklar samsun'a vardıklarında bafra civarında soluklanmak için bir çeşmenin başında duruyorlar. bitkinler, açlar, ceplerinde bir kuruş para yok. esma çoraplarını çıkarıyor ve bir bakıyor ki içinde bir tomar para...

evet yaban ellerde kurda kuşa yem olmasınlar diye... işte bazılarımızın gönlü zengin... hikaye burada bitmiyor aslında. hüseyin'le esma günün birinde perişan vaziyette köye dönüyor. bu arada dedem ve esma annenin çocuğu da ölüyor.

dedem o zaman çok meşhur, "esma'ların bir ihtiyaçları var mı?" diye sorduruyormuş devamlı akrabalarına. o kadar içi acımış ki, bir şiir yazmış "zalim, kafir, yetim koydun kuzumu/ çocuğunu geride bırakıyor, zalim kafiri hüseyin" diye.

dedem ölüm döşeğindeyken helallik almak için kapıya kadar geliyor esma anne, ama "içeri girmeye yüzüm yok" deyip vazgeçiyor...

kaynak:
devamını gör...

zeynep saraç’ ın ipek ve demir’in çocukluk arkadaşlıklarından başlayıp, aşk yolculuklarını konu alan ve okuduğum ilk ve tek kitabı. okurken sıkılmadım. akıcı ve güzel bir dili vardı. karakterler çok güzel betimlenmişti. notlarıma kaydettiğim ve en beğendiğim alıntılarını aşağıya bırakıyorum.


“ya benden gerçekten nefret et ya da sev.. ama bu ikisinin arasında bırakma...”



“bazen sadece inanırsın. inanır ve gerçek olmasını istersin.”


zeynep saraç- nar çiçeği
devamını gör...

sanat tümüyle dinler, diller ve ırklar üstüdür.
ne anladığından ziyade, sana, ne hissettirdiği önemlidir.
bütün insanlar güler ve bütün insanlar gözyaşı döker.
devamını gör...

cep kitap, kalem defter, ıslak mendil, radyo ve kulaklık, ve ekmek.

kuşlara vermesi zevkli oluyor.
devamını gör...

sabah ezanı. o tuhaf, ürpertici makamı. sessiz bir adam ve kadın yan yana. yüksek nabızları, sıcak, çıplak vücutları, karmaşık zihinleri... kalpleri birbirlerinin avuçlarında, yarın olmasa diye geçiyor akıllarından eşzamanlı. ama olacak. zaten olmalı da. şu an böyle düşünmek iyi hissettiriyor yine de. hiçbir yarının olmadığı bir gece... ezan bitmeli.

birbirlerine dönük yorgun ama mutlu yüzler. kadın biraz uyuyalım diyor. adam istersen uyuyabiliriz tabi diye yanıtlıyor. istemez normalde kadın uyumayı çünkü. adam biliyor. uykuyu çok sevmesine rağmen bilinç dışı bir süreye tahammülü yok kadının. savuracak saatlerim yok. seninle uyumayı da seviyorum, bunu da paylaşmak istiyorum diyen adam bir süre önce vazgeçmişti bu tartışmadan. öyle ya da böyle her tartışma birinin diğerinin sebebini daha anlamlı bulmasından mütevellit nihayetlenmemiş miydi zaten sürecin tamamı boyunca? kendi sebeplerinden, haklı yanlarından kolay vazgeçemez insan. hele karşısındakinin sebebini daha anlamlı bulduğu için? ikna edilmeden. kendiliğinden, öylesine... öyle değildir o işler. biliyor ikisi de. ama böyle oluverdi işte. garip.

alarm çalıyor. birbirine dönük iki yüz. nabızlar yavaşlamış. bedenler sıcak hala. hangisi kadının kolu, bu adamın bacağı mı? henüz 3 haneli dakikalara bile erişmemiş bilinç dışı süre. göz kapakları aralanıyor. zihinler hala uykuda. bakıyorlar birbirlerinin yüzüne. birlikteyken çok güzel olan o yüzlere. imperial march bağırıyor bir yerlerden. kadının yattığı tarafta galiba. beden otopilotta hareket ediyor. susturulmalı bu ses. alarmı kapıyor uzanıp. sırtı adama dönük hala. adam çıplak sırta seni çok seviyorum diyor. kadın o an uyanıyor. öpüyor dönüp adamı. adam gülümsüyor, günaydın diyor. uyanır uyanmaz seni çok seviyorum demezsin be adam diyor kadın cevaben. efendim? seni çok seviyorum dedin. demişimdir, uyuyordum. ben de seni çok seviyorum. ben de seni çok seviyorum.

konuşma metni yazamıyorum ben. ama fark etmez bu anlatı özelinde. böyle olduğundan işte.
devamını gör...

(bkz: ağzıma yüzüme)

tanım : mis gibi hadise.
devamını gör...

artık kadın cinayetlerini değil sayılarını tartışıyoruz.. acınası bir durum ve ben buna alışmak istemiyorum..
devamını gör...

ansızın gelen bir istektir yakaladımı bırakmaz.
devamını gör...

o bir nükleer kraliçe!
samimiyeti, tatlı sohbeti, yazdıklarıyla çok sevdiğim bir yazar arkadaşım. kalemi daim, hayatı çok güzel olsun. o hep yazsın, hep konuşsun ben dinler, okurum. seviyorum bu kızı.
devamını gör...

parçalı bulutlu, kabarıp kabarıp yağamayan bulutlar gibi.
devamını gör...

almanya'nın dördüncü en büyük şehri olan kölnün eski adıdır.
devamını gör...

ellerinin kaşındığına ve para geleceğine delalet etmektedir.
devamını gör...

buz devri
devamını gör...

klavye sürçmesi-kazara yapmak ile bilmemek arasında dağlar kadar fark vardır.

bunu tahlil etmeden ok atanlar ya gafildir ya da amaç belden aşağı vurmaktır.


edit not: genel için değinilmiş konudur, şahsi değildir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim