nemo surdior est quam is qui non audiet

"hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır değildir." anlamına geliyor.
devamını gör...

benim için bozulana kadardır. genel olarak bakarsak en pahalı telefonu da alsan ,orta telefonu da ilk 2 yıl canavar gibidir. 3.yıldan itibaren şarj su gibi gitmeye, telefon ağırlaşmaya başlar.
devamını gör...

1975 yılının başlarında, arista records'a adının duyuran, sokaklarda ve yeraltının yüksek barlarında ve publarında sahne alan, herkesin "çok çirkin bir erkek!" dediği bu güzel kadın, arista records'tan john cale ile bir albüm anlaşmasına varmıştı.


her şey olduğundan daha hızlı ve daha güzel ilerliyordu. ama ortada çok büyük bir eksiklik vardı; şarkılar, sözleri ve besteleri!
elinde 2 adet şarkı bulunan patti, bir şekilde bunu 8'e çıkarması için john'dan baskı görüyordu. şarkı sözü yazmak ve bestelemek bir gecede yapılabilecek bir iş değildi.

patti'yi gerçekten yıpratacak ama bir o kadar da olgunlaştıracak bir nisan ayı ufukta görülmüştü.

nisanın ilk günü, evine kapanan patti, eline aldığı kalemi ve düşlediği rimbaud'u ile, ilk eserlerini vermeye başlamıştı. aklına bir arada en yakın dostlarından biri, nam-ı diğer çiçek adam geldi!

allan ginsberg!

allen'in patti üzerinde büyük bir etkisi vardı. savaş karşıtı olan bu çiçek adam, bizlere ilkokul rehberlik öğretmeni mottolarını hatırlatır cinsten şiirlere sahipti.
sahi, ne diyorlardı bize bu rehberlik öğretmenleri?
"sana taş atana sen gül at!" 


şarkılarına savaş karşıtlığı, ufak tefek hipsterlıklar eklemeyi göz ardı etmeyen bu kadın, çıtayı biraz daha yükseltmeye karar vermişti. şimdi de sırada, en sevdiği şairin, en vurucu kısımları yer almaya başlayacaktı.
ne diyor patti?

"go rımbaud, go rımbaud!"
kimdi bu rimbaud?!rimbaud, bilindiği üzere sembolizmin en büyük şairlerinden, en katkı veren ruhlarından biriydi.
rimbaud'u bu kadar ilahlaştıran, şiirlerinin yepyeni bir edebiyat devrimine yol açması olarak görülebilir. bir anda, kansız ve acısız olan bu devrim, edebiyatın bazı akımlarının önünü kesmiş, bazılarını yok etmiş ve onların kalan ruhlarından da fazlası ile beslenmişti.

aynı zamanda kendisi ateşli bir paris komünü savunucusu, sessiz bir devrimci ve harika latince bilen cambaz idi.
ama genelde edebiyatla ilgilenmeyip bu adama denk gelenler için akıllarda en kalan kısım, kendisinden 10 yaş büyük olan verlain ile aşk yaşaması olabilir velhasıl.
sahi nerede kalmıştık? evet! patti ve rimbaud…
tarih 13 aralık 1975'i gösterdiğinde, patti ablaımızın ilk albümü çıkmış, bir anda amerika'nın hipster camiasını dolaşmış, underground kültürü talan etmiş ve patti kadar albüm de bir ikon haline gelmişti.
punk müziğin önünü açmış, edebiyat şöleninin dinlenme zevkine erişmesini sağlamıştı.
60 kuşağının önemli ikonlarından olan patti ablamızın, rimbaud hayranlığı öylesine büyüktü ki, jim morrison onun için "rimbaud'un reenkarne olmuş hali!" sözlerini, horses albümü ile boşa çıkarmamış, land, kimberly, elegie ve birdland şarkıları ile, adeta rimbaud'un düzelerine yakın şarkı sözleri ile bizlere edebiyatı dinletmeyi başarmıştı.


uzun lafın kısası, patti'nin ilk albümü olan horses, hala büyük başarısının gözardı edilmeyeceği bir dönemde olmaya devam ediyor.
dinleyelim, dinlettirelim.
devamını gör...

üşengeçlik mi desem yoksa ego mu desem bilemedim doğrusu. arkadaşlar oy vermek hiç kimse den bir şey eksiltmiyor.
devamını gör...

lucifer'in baba memleketine kavuşacağı gün duyulacak olan anonstur.

işin kötüsü babası ile arasını düzeltirse orada da rahat yok artık, "ısısı, siyah külotlu çorap" diye diye dolanır durur aramızda.*
devamını gör...

iki kardeş arasındaki fark kadardır. iki insan, iki nefes alış , iki yürek farkı kadardır. herbirimiz ve her canlı arasındaki fark kadardır. sorun fark aramaya çalışmaktadır.
devamını gör...

konuşurken gerildiğim tek yazar kendisi.*
ama bu onun çok iyi ve takip edilesi bir yazar olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
tanımlarınız bol, karmanız yüksek olsun efendim.
devamını gör...

şaka maka benim duyurduğum yayındır.
bugün yedincisi gerçekleşecek olan ve kafa sözlük radyosunun en duyarlı yayınıdır.
mesela, apartman dairesinden yayına katılan aykut, en düşük desibelde konuşmaktadır. * *
kırkyama bir dağın başında yayın yapmaktadır, sanırsam.*

bu akşam yapılacak olan yayında, vazgeçmek ve mutlu etmek konuları konuşulacakmış.
umudum darda olunca vazgeçerim.
hak edeni mutlu etmek için çaba gösteririm.
saat 21.00'de radyonuzun frekansı ile çok fazla oynamayın; kırkyama gümbür gümbür, enerji dolu sesi ile konuşacak. aykut ise seksi ve kısık sesiyle konuşmaya eşlik edecektir.....
devamını gör...

"ilhami abi sen soyle ben baska ilde miyim?"
devamını gör...

akp erzurum mv. ibrahim aydemir'in sözleri. bilimsel olarak ne kadar güzel açıklasa da birkaç kelam etmek isterim. senin milletvekili olduğun parti yıllarca yönetti istanbul'u. onlarca noktadan boğaza kanalizasyon akıttılar. hani senin şu meymenetsiz dediğin chp'nin bşb. başkanı geldi de bu kanalizasyonlardan kurtardı boğazı. yav hadi diyelim bunu da yapmamış olsunlar. tbmm'ye taşınan bu sorunun araştırma önergesini sen ve senin partin niye reddetti?



akp erzurum milletvekili ibrahim aydemir: "müsilajın nedeni meymenetsizlik, yani uğursuzluk. bunun sebebi de chp'dir."


kaynak
kaynak
devamını gör...

ne kadar da duygulara tercüman bir tweet.* hiç kıymet bilmiyoruz sevgili meslektaşlarım yarın da haber verilebilirdi.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kuymak
devamını gör...

1960'larda kedilerin cia tarafından casusluk amacıyla kullanılmaya çalışıldığı proje. amaç, aynı dönemde yapılan diğer deneylerin çoğunda olduğu gibi, sovyetler birliği'ne ilişkin gizli bilgileri ele geçirebilmekti.

açlığa uyup kafasına göre yemek bulmaya gitmesin diye çeşitli ameliyatlardan geçirilen kedilerin kulaklarına mikrofon, kafatasına radyo vericisi, tüylerine de anten niyetine ince bir tel yerleştirilmiş.

ilk görev, arabanın altında kalan ilk "casus kedi" nedeniyle başarısız olmuş. projeye yaklaşık 20 milyon dolar harcanmış. fakat istendiği kadar faydalı bir proje olmadığı söylenmiş ve bunun nedeni olarak da kedilerin, istenen amaca uygun şekilde eğitilmelerinin zorluğu gösterilmiş. 7 yıl sonra da sonlandırılmış ve cia tarafından içeriği sansürlenerek yayımlanan belgelerle projenin varlığı doğrulanmış.

kim bilir neler ettiler zavallı hayvanlara...

***

projenin orijinal adı olan acoustic kitty, john mann albümünün adıdır aynı zamanda. link
devamını gör...

tehlikeli oyunlardan kitabın tamamının komple altını çizdim. iki kalem bitti. o zamandan beri sadece okumakla yetiniyorum.
devamını gör...

beni garip şekilde şaşırtan olaydır.

gelin hikayemi anlatayım:

minibüse binmeden önce bir kızla göz göze geldik. resmen gözü ile gülümsedi bana. ardından arabaya önce bindim bir öküz olarak, geldi yanıma oturdu. bana kolanya ikram etti ve güldü. ulan dedim bu normal bir minibüs ilişkisi değil. gözlerim yeşil olduğundan zaar maskeyle yakışıklı durduğum çok doğrudur. kızda öyle böyle güzel değildi ama. 15 dakikalık yolculuk boyunca düşündüğüm ardından okuduğum kitaba instagramı ile beraber yazıp inerken kolanya ve nazikliğin için çok teşekkür ederim diyerek kendisine verdim. birkaç saat sonra ekledi. 5. sınıfta ilk sevgilimmiş:) kendisi maskeyle olduğundan çok daha az olmakla beraber yine güzel biriydi. instadan ekledi. seni tanıdım ve dostluğumuzu hatırlatmak için verdim dedim. bana maskeye güven olmak dedirten hikaye oldu. kendisine sevgiler
devamını gör...

felsefe öğretmenimizin kulakları duymazdı. çok ağır işitirdi duysa bile. sınavlarda bir kişi hep öğretmeni oyalar, diğerleri bağıra çağıra kopya çekerdi ve öğretmenimizin ruhu duymazdı. o zamanlar zevk alırdık bu durumdan çalışsak geçebileceğimiz derslerden katakulliyle geçerdik. şimdi utanıyorum açıkçası o zamanlar eğlence gibiydi. haylazlık yıllarım 3 yaşların da başladı 17-18 civarında bitti. herkes tarafından falancanın akıllı, hanım kızlarından biriydim ama aslını çok az insan bilirdi. mahallede ailemin çok sevilmesi okulda ise derslerimin iyi olmasından dolayı hep tolere edilirdim. aslında güzel bir çocukluk geçirdim. tam bir mahalle kültürüyle büyüdüm. yaşıtım çocukların korkulu rüyası olmam dışında bir sorun yoktu şimdi acaba kimin ahını aldım diye düşünüyorum. hani travmalarınızı bulup çözmek için çocukluğunuza inin diyorlar ya sanırım bu ah konularını çocukluğuma inerek çözebilirim. kusura bakmayınız canım çocukluk arkadaşlarım ve mahallemizin güzide sakinleri.
devamını gör...

günlük hayatta çok kullandığımız bir söz ve bunu bir karikatür haline getirmişlerdi ama karikatürün gerçek hayata uyarlanacağını hiç aklımdan geçirmemiştim.
covid için %90 başarı sağlayan biontech firması kurucuları kutladınız mı sorusuna ındependent "içimiz rahatladı, tabii ki kutladık" dedi. kutlamalar kapsamında o akşam evde çay demlediklerini söyledi.

odatv4.com/asiyi-da-bulsa-t...


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

the great dictator (charlie chaplin, 1940)
hitler almanya'sının en ateşli döneminde böyle bir filmi bütün dünyada izlettirmek. işte sinema budur.
devamını gör...

barış manço'nun domates biber patlıcan şarkısında bahsettiği olay. yalnız burada suru üfleyen israfil değil, sebzeci...*
domates biber patlıcan

"keşke hislerimi sana açıkça anlatabilseydim
sana deli gibi aşık olduğumu söyleyebilseydim
göz göze geldiğimiz o anda
sanki dilim tutuldu bir anda
konuşamadım karşında

oysa bütün cesaretimi toplayıp sana gelmiştim
senin için çarpan şu kalbi gör istemiştim
tam elini tutmak üzereyken
aşkımı itiraf edecekken
sokaktan gelen o sesle yıkıldı dünyam

domates, biber, patlıcan
domates, biber, patlıcan
bir anda bütün dünyam karardı
bu sesle sokaklar yankılandı
domates, biber, patlıcan
"
devamını gör...

yaptığım iş. yenisine param yetmedi. ssd ve bir tanıdıktan aldığım 2 gb ram ilavesi ile şimdilik götürüyorum işi bakalım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim