(bkz: aşı kartını gösterene bedava kebap)
bu kampanyadan sonra bile ikna olmadılarsa boşu boşuna dil dökmemize gerek yok bence.
devamını gör...

okurken karnıma yumruk yemiş gibi hissediyorum.
içinde "cumhurbaşkanı" geçen hiçbir cümle hayırlı olmaz mı?
devamını gör...

verdiğin karara veya vardığın yargıya katılmıyorum ama değiştirmeye çalışmaya ve sana doğrusunu anlatmak için harcayacağım efora değmeyeceğini düşünüyorum.
devamını gör...

mehmetçik kudüs e diye böğüren, burada israil yıkılacak diye kafa açan arkadaşlara boru gibi kapak olan açıklamadır.

(bkz: giderken bana mı sordunuz?)
(bkz: mavi marmara)
devamını gör...

sıçamasa türklerden bilecek yazar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
söğütbülbülü.
devamını gör...

tüm dünyadaki ahlaki çöküşün nedeni ile aynı olandır.
gençler zamanında birini çok seviyor, üzerine dünya kuruyorlar.
sonra biri ötekine kazık atıyor ya da biri ötekini yanlış anlıyor ya da yolları ayrılıyor.
sonra çok seven dünyaya daha large bakmaya başlıyor.
zamanında sevdiğini alanlar ile zamanında ortada kalanlar arasında ahlaki fark yıllar geçtikçe artıyor.
işim ve karakterim gereği insanlarla çok fazla muhabbet ediyorum.
aldığım cevaplar hep aynı gibi.
devamını gör...

zır zırlak birinin laf sokma çabasıyla hedef göstermesi.
ben böyle birşey demedim. hatta durdum izledim yorum dahi yapmadım.
ancak sen ve gözyaşı arkadaşların hala bu meseleyi konuşup hep beraber artı kasıyor? ne iş? olay ben değilim. benim değil başkasının nicki değişse yine aynı ağlaklıkları görürdük.

insan gibi yazdım sebebini ancak o kadar saldırgansınız ki o tanımı görmediğinize eminim. akışın anasını bellemekteydiniz çünkü o an.
devamını gör...

'yeşili koru doğayı sev' sloganını yaşatmak istemiştir.
devamını gör...

başlıkların geneline, akış ve gündeme şöyle yukarıdan bakıldığında, en fazla ne görüyorsunuz ?
ılim, bilim mi ,
din mi ,
kişisel yaşamla ilgili (ki cinsellik de bu kategoriye sokulabilir) başlıklar mı,
siyaset mi ,
sağlık mı vs. bunları çoğaltmak mümkün.

ne görüyorsunuz arkadaşlar, elbette kişisel algının da bunda etkisi vardır ama, gerçek manada bu tür başlıklar ne kadar ?

mesela ben bu konuyla ilgili açtığım bir başlıkta tam da o an saydığımda , akışta 13 tane bu ve benzer başlık olduğunu tespit etmiştim.
49 başlıkta 13. neredeyse 3'te 1.
biraz fazla değil mi sizce de ?
tüm sorunlar tanımlar bitti de bir tek kişisel cinsel sorunlar mı kaldı çözülmesi gereken .

abartmayın, sadece bunu değil, hiç bir konuyu abartmayın.
daha önce de söyledim sanırım,
özgürlüğünüzü biraz daha faydalı, kisisellikten çıkıp, toplum yararına katkı sağlayacak biçimde kullanmayı deneyin.

bazı yazarlar ısrarla 'hangi devirdeyiz yazılsın ' diyor.
yazılmasın diyen yok ki ,
sadece geneli bu durum esir almasın, sözlüğe bakınca ' biz nereye düştük ' demesin insanlar .

ben hiç kimsenin cinsel hayatında ' ilişki süresi ' ni merak etmiyorum mesela .
o, kişiye, anlık duruma, herhangi bir sağlık soruna bağlı olarak değişir.
biri geliyor , 3 dk. diyor , diğeri 30.
ıyi de kime ne bundan, ayrıca bu işin bir standartı varsa , bunu öğrenmenin yeri burası değil çünkü bu konuda sadece burada değil, türkiyede uzman sayısının oldukça az olduğu biliniyor.
bir zamanlar haydar dümen vardı, bazı gazete dergilerde tam da bu konularda soru cevap şeklinde yazar çizerdi, şimdi ne yapıyor bilmem, oralara gidin dertlerinizi sorunlarınızı yazın çizin, uzmanından bilgi alın .
önemli konular bunlar, buralarda birinin yazacağı bir cevap, kişinin bütün ruh sağlığını bile bozabilir.

o yüzden, gelin dinleyin şu ağbinizi , her merak ettiğinizi buralara yazmayın.
devamını gör...

neredeyse her evde yapılan tatlı olarak sütlaç diyeceğim başlık, tabi hamsiköy sütlacı değilse.
devamını gör...

neden yaptığını anlamadığım yazardır. artı oy konusunda cömert olan yazarın okumadan artı oy verdiğini düşünmek istemem.

edit : girilen tanımlardan sonra yeterince açık anlatamadım sanıyorum. fikirler tabii ki ifade edilebilmelidir ve saygı duyulmalıdır. fakat artı oy ben bu görüşe katılıyorum, destekliyorum demektir diye düşünen biri olarak ikisini de aynı anda savunamayacağınız iki tanıma da artı oy vermek mantık hatası olur.
ayrıca tanımımdan karşıt fikirlere kapalı olduğumu çıkarmak komik.
devamını gör...

yalnız yaşamak. bi kere çok masraflı ,tane ile sebze meyve alıyorsun bozulmasın aman diye filan.
devamını gör...

güzel olan 23 yaş değil aslında sizin o yaşı nasıl güzelleştirdiğiniz. güzelleştirebilmeyi biliyorsanız her yaş güzeldir.
devamını gör...

kalbim yeterince açıyor zaten,bırak da yaram kabuk bağlasın artık.kendini hatırlatarak habire canımı yakıyorsun.dingil.
keşke ne istediğine karar versen de kendime gelebilsem.senin yüzünden bak sözlüklere geldim*.
devamını gör...

"ablacım kusura bakma ama sen salak mısın?" diye tokatlamak istiyorum kendisini.
devamını gör...

şu an hayatımın öyle bir noktasındayım ki belirli şeyler dışında hiçbir şeye zamanım yok. yazmak benim için birçok şeyi ifade eder. bilen bilir, bilmeyen de pek bir şey kaybetmiyor zaten. yazılarıma bakıldığında, yazarken genellikle biçimsel kaygı taşımadığım, daha çok içimdekileri dökme ihtiyacı sonucu bir şeyler yazdığım pekala anlaşılacaktır. lakin son zamanlarda içimi de dökemez oldum. kimi zamanlar gece yarısı uyanıp sigara yaktığımda ya da vakitsiz anlarda aklıma düşünceler üşüştüğünde kenara köşeye birkaç sayfalık yazılar yazsam da, içimdeki uzun uzun yazma isteği ve ihtiyacını iliklerime kadar hisseder oldum. yakın bir zamanda patlayacağım ve ne yalan söyleyeyim o günü sabırsızlıkla beklemekten başka hiçbir şey yapamıyorum.
devamını gör...

-neden buradasın?
- ailemden şikayetçiyim.
- neden?
- beni dünyaya getirdikleri için . . . !


işte film aynn böyle, bir mahkemede başlıyor.
nadine labaki'nin insanı en derinden duygularına hitap ettiği filmdir.
içinde bir çok toplumsal sorun ve iğrençlikleri barındıran; çocuk yaşta evlilik, küçük bir kız çocuğuyla evlenmeyi kendine yakıştıran kişiliksiz bir adam, kendi öz çocuklarına -kendi kanından kendi canından olan çocuklarına- bırakın ilgi ve sevgi göstermeyi, ihtiyaçlarını bile karşılamayan ''sözde ebeveynler'' , mültecilerin yaşayışları, çekilen zorluklar, açlık , sefalet ve tüm bunlara karşı kendisi her ne kadar küçük olsa bile koca yürekli, güçlü, gerçek bir birey, duygularını henüz kaybetmemiş olan zain'in hikayesi. tavsiye eder miyim, elbette izleyiniz efendim.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

azıcık spoiler olabilir!!
izlerken çok etkilendiğim, kalbime dokunan bir filmdi. normalde o yaşında koşup, eğlenip, oynaması gereken ancak hayat şartları gereği zorluklarla mücadele eden 12 yaşındaki bir çocuktur zain. 11 yaşında seher adında bir kız kardeşi vardır. aslında daha bir kaç tane daha da vardır ama filme pek dahil değildirler. zain kız kardeşini korumaya çalışır. ailesi kız kardeşini mahallenin bakkalı ile evlendirirler. zain bunları durdurmaz. evden de kaçar ve etiyopyalı bir aile ile tanışır. onların da sorunları vardır o yüzden kaçak göçek yaşarlar. etiyopyalı kadın ona evini açar ve bir süre. sonra o da bir süreliğine dönmez. bu durumda etiyopyalı kadının çocuğu yonas'a zain gerçek bir abilik yapar. yetişkinlerinden görmediği yaşamadığı o durumu yaşatmaya çalışır kısa bir süre. sorumluluğun ne demek oldğunu bizzat yaşar. gerçekten güzel bir hayat yaşayabilmesi için orayı terk etmesi gerekmektedir. bunun için para toplar ve evine kendi belgelerini almaya gider. gittiğinde iki şeyle karşılaşır.
sınır dışı edildiklerinden belgeleri yoktur işte o an bunu öğrenir. gerçekte cismen var, ama resmiyette yoktur. gerçi yaşadığı bu hayat da pek var olduğunu gösteremezdi.
bir de hamile kaldıktan sonra ölen kız kardeşinin haberini alır.
eline aldığı bıçak ile kız kardeşinin katili olan kişiliksiz adama doğru koşar. ardından tutuklanır.
filmi izlerken en sinirlendiğim kısım burasıydı galiba hakimin karşısındaki savunmaları.
- onunla evlendim. evet küçüktü ama bizim burda herkes böyle evlenir, o olgunlaşmıştı.
- kızım güzel bir yatakta yatsın güzel yaşasın istedim.*
- ben de bir anneyim yaşadıklarımı siz yaşasaydınız . . .
evet, hiç de yanlış okumadınız çocuk yaşta evlendirmenin bir de savunmasını yapıldı.

zain ceza evinden televizyona bağlanır. bana en çok dokunan yer işte tam da burasıydı.belki de bir çok çocuğun isyanı, duygularının tercümanıydı zain.
''izleyenlere ne söylemek istersin zain?''
'' annem ve babama dava açacam. yetişkin olanlar lütfen bni dinlesin. çocuk yetiştiremeyecek olanlar lütfen yapmasın. size olanları sööyleyeyim; şiddet, dayak, aşağılama, zincrlerle, kemerle, demirle...
ailemden duyduğum en tatlı sözler;
defol pislik torbası, toz ol hayvan . . .
dünya berbat bir yer, cehennemde yaşıyorum. yemek istedğim tavuklar gibi pişiyorum.
hayat böyledir . . . !
iyi insanlar olacağımızı, bizim de sevildiğimizi, sayıldığımızı, düşünmüştüm. ama allah bizi öyle yaratmadı. bizi ötekilerin paspası olarak yarattı. . .''

peki ne istiyorsun?
çocuk yapmasınlar!

evet, çokça haklı bir isyandı. günümüzde gerçi önceki yıllarda da bu böyleydi, çocuk doğurmayı bir marifetmiş gibi görüyorlar. bakamayacağı bir çok çocuğun günahına giriyorlar. buna ancak ve ancak üremek denir, dünyaya getirmek değil.

zain, filmin sonuna kadar da gülmedi. ancak pasaport fotoğrafı için gülümse dediler.
gülmek ona da yakışıyordu her çocuğa olduğu gibi. . .
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gülümse zain.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sen hep gül . . .
devamını gör...

ya güzel durur ya da çirkin. asla ortası yoktur.

tabii parmağın şekline göre de değişebilir. uzun parmaklarınız varsa ister istemez güzel duracaktır fakat parmaklarınız benimki gibi minyon minyon ise bir en fazla iki tane takabilirsiniz. öteki türlüsü üst üste giyilmiş kıyafetler gibi oluyor. *
başparmağa takılan yüzükler için de aynısı geçerlidir. ha ince yüzük kullanırsanız o ayrı.

farkındalık editi: zayıf ve orta boylu bir kızın parmakları nasıl minyon olabilir aptal mars?
devamını gör...

durduk yere katil etmeyin insanları.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim