hukuk okumak
-abi şuradan bi öğrenci uzatır mısın
+sizinki öğrenci mi?
-hayır, hukuk okuyorum ben.
+sizinki öğrenci mi?
-hayır, hukuk okuyorum ben.
devamını gör...
pame radyo yayını
yeni yayıncımızın ilk radyo yayınıdır.
yahu ne güzel işler çıkartıyorsunuz, bayıldım.
yahu ne güzel işler çıkartıyorsunuz, bayıldım.
devamını gör...
göz altı morlukları
genellikle adı uykusuzluk ile birlikte anılan fakat en büyük sebepleri arasında böbrek rahatsızlıkları, susuzluk, yetersiz beslenme ve karaciğer rahatsızlıkları olan durumdur.
çok belirgin ve halkalar halinde olan versiyonu birden bire başladıysa yüksek olasılık karaciğer rahatsızlıklarına ya da yetersiz beslenmeye, belirgin ve zaman içerisinde yavaşça oluşan versiyonu muhtemel böbrek rahatsızlıklarına ya da susuzluğa işaret ediyor olabilir.
okuduğunu tam anlayamayan ya da evhamlı arkadaşlar için bilgilendirme notu: her göz altı morluğu, bahsettiğim durumlara işaret etmez. bu tarz durumlarda başvurulması gereken yerler sözlükler ya da internet mecraları değil sağlık kurumlarıdır. en kesin ve doğru bilgiyi doktorunuzdan alırsınız.
çok belirgin ve halkalar halinde olan versiyonu birden bire başladıysa yüksek olasılık karaciğer rahatsızlıklarına ya da yetersiz beslenmeye, belirgin ve zaman içerisinde yavaşça oluşan versiyonu muhtemel böbrek rahatsızlıklarına ya da susuzluğa işaret ediyor olabilir.
okuduğunu tam anlayamayan ya da evhamlı arkadaşlar için bilgilendirme notu: her göz altı morluğu, bahsettiğim durumlara işaret etmez. bu tarz durumlarda başvurulması gereken yerler sözlükler ya da internet mecraları değil sağlık kurumlarıdır. en kesin ve doğru bilgiyi doktorunuzdan alırsınız.
devamını gör...
milletvekili sıralarının yüzde doksanının sürekli boş olması
oturduklarında da boş oluyor zaten. değişen bir durum yok.
devamını gör...
muzaffer tayyip uslu
-öldükten sonra-
diyecekler ki arkamdan
ben öldükten sonra
o, yalnız şiir yazardı
ve yağmurlu gecelerde
elleri cebinde gezerdi
yazık diyecek
hatıra defterimi okuyan
ne talihsiz adammış
imanı gevremiş parasızlıktan.
diyecekler ki arkamdan
ben öldükten sonra
o, yalnız şiir yazardı
ve yağmurlu gecelerde
elleri cebinde gezerdi
yazık diyecek
hatıra defterimi okuyan
ne talihsiz adammış
imanı gevremiş parasızlıktan.
devamını gör...
illere özgü şiveler
"damdaki püssüğe habbanınan vurduydum, süllümden aşağı tuvallandı..."
çatıdaki kediye ayakkabımla vurdum, merdivenden aşağıya yuvarlandı. k.maraş. güzel bir örnek olabilir.
daha detaylı bir video için, buradan
çatıdaki kediye ayakkabımla vurdum, merdivenden aşağıya yuvarlandı. k.maraş. güzel bir örnek olabilir.
daha detaylı bir video için, buradan
devamını gör...
güzel erkek isimleri
ebubekir sıddık
devamını gör...
hüseyin turan
.
devamını gör...
sevdiği halde vazgeçen insan
sevmek kötülüğe kafa tutulan bir eylemdir. kişilerden vazgeçilebilir ama sevmekten vazgeçilemez. (bkz: seviyorum öyleyse varım)
devamını gör...
birine kitap hediye etmek
çok naif bir eylemdir. şöyle düşünecek olursak; o kitabı hediye eden kişi, size o kitaptaki kahramanları,olayları,mekanları hediye etmiştir aslında. o kitabı okurken oluşturacağınız dünyayı size vermiştir.
bir de kitabı sizden önce okuyup sevdiği cümlelerin altını çizmişse "daha ne olsun?" dedirtir.
kitap hediye edenleriniz çok olsun..*
bir de kitabı sizden önce okuyup sevdiği cümlelerin altını çizmişse "daha ne olsun?" dedirtir.
kitap hediye edenleriniz çok olsun..*
devamını gör...
en pisi pisine ölen ünlü
nedim'dir.
patrona halil isyanı sırasında damdan dama atlarken ölmüştür.
patrona halil isyanı sırasında damdan dama atlarken ölmüştür.
devamını gör...
panik atak
üç yıl tedavisini gördüğüm rahatsızlık. ben atlattım, bu hastalığı yaşayanların da bir an önce atlatmasını diliyorum.
çeşitleri çoktur. bende ki durum tamamen kalp krizi geçirdiğimi sanmamla başladı. ataklar günde iki üç kez geliyor, bir saat sürüyordu. titreme ve ağlama ile son buluyor, sonrasında vücut yorgunluğuna dayanamayıp uyuyordum.
müthiş yorgunluk veren bu ataklar oldukça yıpratıcı ve ailem için de aşılması çok zor bir durumdu.
16 yaşındayken bu hastalığı yaşadığımı öğrendiğimde, çevrede çok bilinen bir hastalık değildi. ailem en büyük destekçim oldu. ilaç tedavisi ve terapilerle ataklarım azaldı. o dönem hayatımın en çok hastaneye gittiğim dönemi olabilir. eve defalarca ambulans çağırmış, gece acillerde sabahlamıştık.
hastalığımı tanıdıkça, kabullendikçe farkettim ki daha kolay baş edebiliyorum. tabii ilaçlara ve terapilere devam.. ataklar haftada bir sonra daha seyrek gelmeye başlamıştı. mutluydum ama bir yandan da orada bir yerde olduğunu ve apansız çıkacağını bilmek beni geriyordu.
sanırım bir yıl kadar sonra hastalığın seyri değişti ve ataklar çok nadiren olmaya, ama bu sefer de ailemi kaybetme korkusu, dışarı çıkma korkusu yaşamaya başladım. bu yüzden liseyi bırakıp kendimi eve kapattım diyebilirim. parlak okul hayatım bitmişti.
şimdi depresyonla da mücadele ediyor, bitik bir halde günlerimi evde geçiriyordum. kalabalığı sevmiyor, insanların eve gelip gitmesini çok istemiyordum. babamın sürekli yanımda olmasını hatta ise bile gitmemesini istiyordum.
bu dönemde bana iyi gelen çok az ama aslında çok fazla olan bir şey vardı. ailem ve kitaplar...
bunları buraya yazıyorum çünkü belki bu hastalığı yaşayan kisiler vardır. bir ışık olur. geçmeyecek hiç bir şey yok inanın.
doktorlar hep '' kafanda bitirmelisin'' der durur. o kadar sinir oluyordum ki bu cümleye. ya ben hasta olmak ister miyim? dalga mı geciyor bu adam benimle diye düşünürdüm. bir günde bitmedi elbet herşey. bir günde başlamamıştı ki bir günde bitsin. bir seylerin birikimi bir yerde patlak vermişti belki de. yavaş yavaş kendimi ve bu hastalığı tanıyarak, ilaç ve terapilerle, kesinlikle ailem sayesinde atlattım.
umarım en yakın zamanda bu hastalığı yaşayan kim varsa atlatır. sadece şunu bilmeni isterim: yalnız değilsin, hayır ölmeyeceksin ve iyileşeceksin.
çeşitleri çoktur. bende ki durum tamamen kalp krizi geçirdiğimi sanmamla başladı. ataklar günde iki üç kez geliyor, bir saat sürüyordu. titreme ve ağlama ile son buluyor, sonrasında vücut yorgunluğuna dayanamayıp uyuyordum.
müthiş yorgunluk veren bu ataklar oldukça yıpratıcı ve ailem için de aşılması çok zor bir durumdu.
16 yaşındayken bu hastalığı yaşadığımı öğrendiğimde, çevrede çok bilinen bir hastalık değildi. ailem en büyük destekçim oldu. ilaç tedavisi ve terapilerle ataklarım azaldı. o dönem hayatımın en çok hastaneye gittiğim dönemi olabilir. eve defalarca ambulans çağırmış, gece acillerde sabahlamıştık.
hastalığımı tanıdıkça, kabullendikçe farkettim ki daha kolay baş edebiliyorum. tabii ilaçlara ve terapilere devam.. ataklar haftada bir sonra daha seyrek gelmeye başlamıştı. mutluydum ama bir yandan da orada bir yerde olduğunu ve apansız çıkacağını bilmek beni geriyordu.
sanırım bir yıl kadar sonra hastalığın seyri değişti ve ataklar çok nadiren olmaya, ama bu sefer de ailemi kaybetme korkusu, dışarı çıkma korkusu yaşamaya başladım. bu yüzden liseyi bırakıp kendimi eve kapattım diyebilirim. parlak okul hayatım bitmişti.
şimdi depresyonla da mücadele ediyor, bitik bir halde günlerimi evde geçiriyordum. kalabalığı sevmiyor, insanların eve gelip gitmesini çok istemiyordum. babamın sürekli yanımda olmasını hatta ise bile gitmemesini istiyordum.
bu dönemde bana iyi gelen çok az ama aslında çok fazla olan bir şey vardı. ailem ve kitaplar...
bunları buraya yazıyorum çünkü belki bu hastalığı yaşayan kisiler vardır. bir ışık olur. geçmeyecek hiç bir şey yok inanın.
doktorlar hep '' kafanda bitirmelisin'' der durur. o kadar sinir oluyordum ki bu cümleye. ya ben hasta olmak ister miyim? dalga mı geciyor bu adam benimle diye düşünürdüm. bir günde bitmedi elbet herşey. bir günde başlamamıştı ki bir günde bitsin. bir seylerin birikimi bir yerde patlak vermişti belki de. yavaş yavaş kendimi ve bu hastalığı tanıyarak, ilaç ve terapilerle, kesinlikle ailem sayesinde atlattım.
umarım en yakın zamanda bu hastalığı yaşayan kim varsa atlatır. sadece şunu bilmeni isterim: yalnız değilsin, hayır ölmeyeceksin ve iyileşeceksin.
devamını gör...
didi
tamamen insanları aldatıcı reklamlar yapan, tüketiciyi yanıltmaktan bıkmayan çaykur'un markasıdır. köylü kadını görünümünde yöresel konuşan birini reklamlarda oynatmakta bunun en büyük göstergesi. sayıştay raporlarında çaykur'un ne hale getirildiğide ortada zaten.
devamını gör...
ölmenin en kötü yanı
genelde insanların aklında hep tamamlayamadıkları bitiremedikleri işler, yeteri kadar zaman geçiremediği insanlar, geride kalan aile kalıyor ölme fiiline odaklandıkları zaman. .
bu bağlamda da ölmeyi yarım kalmakla özdeşleştiriyor büyük bir çoğunluk..
konuya daha geniş bir perspektiften bakabilirsek dünyaya geliş amacımız ne mal mülk biriktirmek, ne geniş aileler ile sonsuza dek bu maddesel dünya üzerinde vur patlasın çal oynasın yaşamak, buradaki esas amacımız ruh varlığının öğrenmesi gerekenleri öğrenebilmesi için deneyimlemesi gereken olay döngüleri silsilesinden geçerek tekamül edebilmek derslerimizi alabilmek. bu noktada siz hayatınızı madde ve bu dünya ile eş tutmuyorsanız ölmenin kötü bir yanı yoktur, tabi ki fiziksel acı çekmek ve öte dünya ile ilgili bilinmezlik hepimiz için korkutucu ve ürkütücü gelir ve de geliyor ama ölüm alınan derslerin genel değerlendirmesini yaparak hazırlanma sürecine giriş bölgesidir, bu bağlamda ölüm - ölüm sonrası - doğuma hazırlanış ve de doğum esasında hep beraber toplu olarak incelenmesi gereken konulardır. bilgilendikçe ve de araştırdıkça insan ölmenin değil ilerlemeden yaşamanın daha vahim sonuçlara sahip olduğunu fark edebilir.
sonuç olarak sevgili sözlük , kapalı bilincimiz için gri görünüyor olsa da "her canlı ölümü tadacaktır.."
bu bağlamda da ölmeyi yarım kalmakla özdeşleştiriyor büyük bir çoğunluk..
konuya daha geniş bir perspektiften bakabilirsek dünyaya geliş amacımız ne mal mülk biriktirmek, ne geniş aileler ile sonsuza dek bu maddesel dünya üzerinde vur patlasın çal oynasın yaşamak, buradaki esas amacımız ruh varlığının öğrenmesi gerekenleri öğrenebilmesi için deneyimlemesi gereken olay döngüleri silsilesinden geçerek tekamül edebilmek derslerimizi alabilmek. bu noktada siz hayatınızı madde ve bu dünya ile eş tutmuyorsanız ölmenin kötü bir yanı yoktur, tabi ki fiziksel acı çekmek ve öte dünya ile ilgili bilinmezlik hepimiz için korkutucu ve ürkütücü gelir ve de geliyor ama ölüm alınan derslerin genel değerlendirmesini yaparak hazırlanma sürecine giriş bölgesidir, bu bağlamda ölüm - ölüm sonrası - doğuma hazırlanış ve de doğum esasında hep beraber toplu olarak incelenmesi gereken konulardır. bilgilendikçe ve de araştırdıkça insan ölmenin değil ilerlemeden yaşamanın daha vahim sonuçlara sahip olduğunu fark edebilir.
sonuç olarak sevgili sözlük , kapalı bilincimiz için gri görünüyor olsa da "her canlı ölümü tadacaktır.."
devamını gör...
normal sözlük gartic.io etkinlikleri
yine aşırı eğlenceli bir etkinlik oldu. katılmayanların bir sonrakine katılması şiddetle tavsiye edilir!!!!!!
devamını gör...
herakleitos
yeni doğana merhamet edin, çünkü sayısız kötülükle karşılaşacaktır.sözünün sahibidir.
devamını gör...
içki sigara zina bağımlısı kadın
icki, sigara, zina bagimlisi erkegin disi halidir.
devamını gör...


