beğeni borcu
sadece beğeni yapamıyor gibiyiz sanki.
ile de bir şey denecek ise de borç değil uzatılan kartvizit gibi.
ile de bir şey denecek ise de borç değil uzatılan kartvizit gibi.
devamını gör...
yazarların çektiği çiçek fotoğrafları
devamını gör...
körler ülkesinde tek gözlü insan kral olur
eski bir ingiliz atasözüdür. gerçekten körler ülkesinde görebilen birisi herkesten daha mı üstün olur yoksa tam tersi herkesten farklı olduğu için küçümsenip dışlanır mı? ben bu soruya şöyle bir cevap verebilirim. hayatları boyunca görmenin ne demek olduğunu bilmeyen kalabalığa, bir çok şeyin tanımı tam olarak anlatılamayacağından körlerin bunu anlamasına imkan yoktur. çevremizdeki bir çok şeyi deneyimleyerek anlayabildiğimizi varsayarsak , buna göre görüşüm ; en iyisi ya burdan gitmek ya da körlüğü tercih etmektir.
devamını gör...
kendini ispatlayan genç iş bulur
gençlik kollarına üyelik mi kendini ispatlama?
devamını gör...
ilker kaleli
türk dizi ve sinema oyuncusudur. poyraz karayel’de oyunculuğu üst düzeydir. aynı zamanda değişik bir karizması vardır yakışıklı desen değil, çirkin desen değil ilginçtir.
devamını gör...
bir ömür nasıl heba edilir sorunsalı
bekleyerek.
devamını gör...
likit radyo yayını
herkese merhabalar,
bu haftada geçen haftalarda olduğu gibi türkiye saati ile 22,00-00,00 arasında kabinden sizlere sesleniyor olacağım. 19 şubat 2021 likit radyo yayınında olduğu gibi dönem müziklerini derlediğim bir liste oluşturdum.* bu hafta playlistimde yer bulan bazı isimler ise şöyle; ben e. king, the shadows, the doors* ve niceleri.
siz değerli dinleyecilerimiz ise bu başlık altına yazarak yahut bana yayın süresince mesaj atarak ulaşabilecek, amcanızın 3. kuşaktan akrabalarına selam gönderip kalan şafak sürenizi anons ettirebileceksiniz.* tüm bunlar olurken %500 enflasyon ile mücadele timi ise likitlerinizin hakkını veren bir yayın çıkartmam için gözlerini belertip beni dikizliyor olacak.
şimdiden herkese iyi dinlemeler dilerim, saat tam 22,00'da sözlük radyosunda buluşmak üzere.*
edit: 26 şubat likit radyo yayınında çıkardığınız dans ayakkabılarınızı yerine koyabilirsiniz fakat rengarenk kıyafetlerinizi ve kocaman kurdelalarınızı sandıklarınızdan çıkartmanız önemle rica olunur. *
bu haftada geçen haftalarda olduğu gibi türkiye saati ile 22,00-00,00 arasında kabinden sizlere sesleniyor olacağım. 19 şubat 2021 likit radyo yayınında olduğu gibi dönem müziklerini derlediğim bir liste oluşturdum.* bu hafta playlistimde yer bulan bazı isimler ise şöyle; ben e. king, the shadows, the doors* ve niceleri.
siz değerli dinleyecilerimiz ise bu başlık altına yazarak yahut bana yayın süresince mesaj atarak ulaşabilecek, amcanızın 3. kuşaktan akrabalarına selam gönderip kalan şafak sürenizi anons ettirebileceksiniz.* tüm bunlar olurken %500 enflasyon ile mücadele timi ise likitlerinizin hakkını veren bir yayın çıkartmam için gözlerini belertip beni dikizliyor olacak.
şimdiden herkese iyi dinlemeler dilerim, saat tam 22,00'da sözlük radyosunda buluşmak üzere.*
edit: 26 şubat likit radyo yayınında çıkardığınız dans ayakkabılarınızı yerine koyabilirsiniz fakat rengarenk kıyafetlerinizi ve kocaman kurdelalarınızı sandıklarınızdan çıkartmanız önemle rica olunur. *
devamını gör...
haydi sarhoşlar koşun
(bkz: mal beyanı)
devamını gör...
ülkenin refah seviyesini artırmak için yapılacaklar
seçtiği parti kazanınca tuttuğu takım şampiyon olmuşcasına gururlanan (ki ikisi de eşit derecede saçmadır) vatandaşlar var oldukça zor düzelir.
devamını gör...
le vent nous portera
enfes bir noir désir şarkısı.
"pendant que la marée monte,
et que chacun refait ses comptes,
j'emmène au creux de mon ombre,
des poussières de toi.
le vent les portera.
tout disparaîtra mais,
le vent nous portera."
"pendant que la marée monte,
et que chacun refait ses comptes,
j'emmène au creux de mon ombre,
des poussières de toi.
le vent les portera.
tout disparaîtra mais,
le vent nous portera."
devamını gör...
üniversite hayatı
benim için zehir olan hayat. sağlık sorunları,istemediğim bölümde okumak falan gibi faktörler buna sebep oldu. çok verimli geçebilecek zamanlarımın böyle harcanıp gitmesi çok üzücü gerçekten.
devamını gör...
evlenilen erkeğin gay çıkması
olabilir arkadaşlar. uygun bir dille konuşup anlaşır ve yolunuza nasıl devam etmek istiyorsanız o şekilde devam edersiniz.*
devamını gör...
bim sözlük olsa alınabilecek nickler
"ana yurdu baba ocağı" zira her görüldüğü yerde kişiyi şehrinde, semtinde, mahallesinde evine yakın hissettiriyor, zenginin kısıtlı zaman ihtiyacı, dar gelirlinin fiyat dostu.
devamını gör...
sınır
''insanlar dünyadaki her şeyi kendi eğlenceleri için kullanan parazitlerdir.'' cümlesinden son derece etkilendiğim fantastik bir filmdir. filmi bir kelime ile anlatmam gerekse yalnızca farklı kelimesini kullanabilirim hatta bir kez daha izleyip içeriği daha iyi anlamak istiyorum izleyeli epey zaman oldu çünkü. filmden çıkarılabilecek pek çok ders olduğunu düşünmekle beraber herkese öneriyorum. birey veya toplum olarak var olmayla ilgili çok güzel mesajlar içeriyor. ancak hassas kişilerin etkilenebileceği çarpıcı sahneler mevcuttur izlemeden evvel dikkat edilmelidir. ayrıca toplumsal cinsiyet kalıp yargılarını yıkan nitelikte cast ve makyaj seçimi sanırım filmin en çok sevdiğim noktalarından biriydi. şu devirde afişinde güzel kız yakışıklı erkek olmadan bize bu filmi izlettikleri için teşekkür ediyorum. yeterince saçmaladıktan sonra biraz filmin konusuna da değinmek isterim. ''iyilik bireye aittir.''
bu cümleyle yola çıkan filmin, aslında vermek istediği mesajı çok da uzaklarda aramamak gerekiyor. iyiliği ya da kötülüğü bir dine, ırka, görüşe yüklememek gerekiyor çünkü iyilik bireye aittir. hayatı boyunca kimliğini aramış birinin, önce kendisine benzeyeni bulup sonra kendisini buluşunun hikayesi... bu benzerlik yalnızca fiziksel (tür/köken) bir benzerlik olsa da karakterimiz bu benzerlikle beraber kendisini huzurlu ve güvende hissediyor. ömrü boyunca diğerlerinden farklı olmasından dolayı dışlanmış ve ötekileştirilmiştir çünkü. belki de hayatında ilk defa biz olma duygusunu tatmıştır. ancak meydana gelen bazı olaylar nedeniyle bulduğu, diğer yarısı olarak düşündüğü kişiyle yaşamış olduğu görüş ayrılıkları, dünyada olan acımasızlıklar karakterimizi seçim yapmaya, iyinin ya da kötünün ne olduğunu düşünmeye zorlayacaktır. felsefik alt yapısının çok sağlam olduğunu düşündüğüm filmdir. tekrar tekrar izlenilesi...
bu cümleyle yola çıkan filmin, aslında vermek istediği mesajı çok da uzaklarda aramamak gerekiyor. iyiliği ya da kötülüğü bir dine, ırka, görüşe yüklememek gerekiyor çünkü iyilik bireye aittir. hayatı boyunca kimliğini aramış birinin, önce kendisine benzeyeni bulup sonra kendisini buluşunun hikayesi... bu benzerlik yalnızca fiziksel (tür/köken) bir benzerlik olsa da karakterimiz bu benzerlikle beraber kendisini huzurlu ve güvende hissediyor. ömrü boyunca diğerlerinden farklı olmasından dolayı dışlanmış ve ötekileştirilmiştir çünkü. belki de hayatında ilk defa biz olma duygusunu tatmıştır. ancak meydana gelen bazı olaylar nedeniyle bulduğu, diğer yarısı olarak düşündüğü kişiyle yaşamış olduğu görüş ayrılıkları, dünyada olan acımasızlıklar karakterimizi seçim yapmaya, iyinin ya da kötünün ne olduğunu düşünmeye zorlayacaktır. felsefik alt yapısının çok sağlam olduğunu düşündüğüm filmdir. tekrar tekrar izlenilesi...
devamını gör...
carl panzram
gerçek adı charles panzram olan, gelmiş geçmiş en sadist seri katil unvanına sahip suç makinesi.

genel itibariyle hayatı şu şekilde;
hayata gözlerini 1891 yılında minnesota'daki evinde açıyor. o 8 yaşındayken babası tarafından terk ediliyorlar ve kalan ailesi carl'ı başka bir okula veriyor. gittiği okulda taciz, tecavüz ve işkence olmak üzere birçok zorlukla karşılaşıyor.

"kendim dahil lanet olası tüm insan ırkından nefret ediyorum!"
yıllar geçtikçe içinde büyüttükleri insanlığa olan nefretini arttırıyor ve carl panzram yukarıdaki cümleyi kura kura 21 cinayet işliniyor. rivayetlere göre 1000 kadar da erkek bireye tecavüz/taciz suçundan sabıkası var.
"dünya bir b*k çukur ve ben buradan ona zarar vermeden ayrılmayacağım!"
işlediği suçlarla içten içe herkesi korkutan carl'ın erkeklere uyguladığı tecavüzün sebebi ise eşcinsel bir haz alması değildi; bunun aşağılama eylemi olduğunu düşündüğü için yapıyordu.
eninde sonunda idamına karar verildi ve onu asacak olan cellada "acele et, senin beni asacağın sürede 10 kişiyi asmıştım." demiş, sadistliğini ölmeden önce de göstermiştir.

genel itibariyle hayatı şu şekilde;
hayata gözlerini 1891 yılında minnesota'daki evinde açıyor. o 8 yaşındayken babası tarafından terk ediliyorlar ve kalan ailesi carl'ı başka bir okula veriyor. gittiği okulda taciz, tecavüz ve işkence olmak üzere birçok zorlukla karşılaşıyor.

"kendim dahil lanet olası tüm insan ırkından nefret ediyorum!"
yıllar geçtikçe içinde büyüttükleri insanlığa olan nefretini arttırıyor ve carl panzram yukarıdaki cümleyi kura kura 21 cinayet işliniyor. rivayetlere göre 1000 kadar da erkek bireye tecavüz/taciz suçundan sabıkası var.
"dünya bir b*k çukur ve ben buradan ona zarar vermeden ayrılmayacağım!"
işlediği suçlarla içten içe herkesi korkutan carl'ın erkeklere uyguladığı tecavüzün sebebi ise eşcinsel bir haz alması değildi; bunun aşağılama eylemi olduğunu düşündüğü için yapıyordu.
eninde sonunda idamına karar verildi ve onu asacak olan cellada "acele et, senin beni asacağın sürede 10 kişiyi asmıştım." demiş, sadistliğini ölmeden önce de göstermiştir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının takipçi sayıları
şu anda 70 takipçi.
beni izlemeye devam edin.
beni izlemeye devam edin.
devamını gör...
sevgilisi olup sözlükte takılan kişi
simbiyotik mi ki sürekli yapışık yaşasın? kim sizi böyle her dakika kendine bağlıyorsa hemen oradan uzaklaşın.
devamını gör...
ideal bir cümlede olması gerekenler
3 yaşında bir çocuğun anlayabileği netlik ve muhatabına göre yakınlık bildiren kelimeler.
devamını gör...


