ruhsal olarak duyularını kaybetme durumu. yediğin her şeyin aynı tadı vermesi, kokladığın her şeyin aynı kokması gibi hayatta başına gelebilecek her olasılığı deneyimlemenin vereceği hislerin hepsi tekdüze ve bilindik gelir.
devamını gör...

yattığın yerden yazsan nolur
sirke küpü olsan nolur
bu dava vişnesiz de olur
böyle laflara karnımız tok
azcık da bana sallayın nolur
devamını gör...

dilimize arapça'dan geçen bir kelimedir ve nihayetten türemiştir.
"sonsuza doğru" anlamına gelir.

reşat nuri gültekin der ki;
"bu çıplak karakol odasında, ilânihâye unutulup kalmak istiyorlardı.
devamını gör...

merhaba, selam gibi normal insanın verebileceği cevaplardır. siz kadınlar yerine dünya dışı ırklarla karşılaştınız sanırım*.
devamını gör...

gök ekvatoru ile ekliptik düzleminin kesiştiği noktalardan biri. ilkbahar noktası olarak da bilinir.

görselde vernal equinox ile gösterilen kırmızı nokta koç noktasıdır:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, aero.iitb.ac. in'den alıntıdır.)
devamını gör...

ahlak zabıtları gelip yazmışlar kendilerince de pek ciddiye alınacak şeyler değil.
evli değilim evli biriyle ilişkimde olmadı ama size ne?
bana ne?
yetişkin iki insanın birbirine duyduğu yakınlık sizi niye rahatsız ediyor siz nasıl ruh hastalarısınız böyle?
geçen ay doktorum nihayet boşanabildi,dört çocuğu var onlardan torunları var ve yirmi senedir bu adam boşanmaya çalışıyormuş.
kim suçlu burda?
onu bırakmayan eski karısı mı kendisi mi yirmi senedir beraber yaşadığı kadın mı kanunlar mı?
kimseyi ilgilendirmeyen konudur yaşayana mutluluklar dilerim.
devamını gör...

olur olmaz yere ıslanıyorsa kirpiklerin artık her şeye
anneni daha sık anımsıyorsan hatta anlıyorsan
kalbini bir mektup gibi buruşturulup fırlatılmış
kendini kimsesiz ve erken unutulmuş hissediyorsan
içindeki çocuğa sarıl
sana insanı anlatır.
devamını gör...

hiç bir zaman tiktok, instagram, twitter gibi sosyal medya ağlarını kullanmadım.. iyi ki de kullanmamışım..
devamını gör...

çok hızlı büyüyebilen, toprak seçmeyen, verimsiz topraklarda yetişebilen bir ağaçtır.
normal ağaçların 10 katı kadar (bkz: karbondioksit) emerek atmosferdeki (bkz: sera gazı emilimi)ni azaltır. fazla suya gerek duymadan ışığı fazla olan sıcak ve kurak iklimlerde yetişebilir. yaprakları (bkz: nitrojen) yoğunluklu olduğu için döküldüğünde toprağı besler ve daha verimli kılar. mor çiçekleri ile arıları kendine çeken bu güzel ağaç 5 yılda 12 metre büyüyerek 27 metre boyuna ulaşabilir. ağaçların yükseklikleri kadar köklerinin yerde ilerlediğini düşünürsek (bkz: erozyon)u önlemede de etkili olduğu söylenebilir. uzmanların (bkz: küresel ısınma ve çölleşme) konusunda destek sağlayacağını düşündüğü ağaçtır.
devamını gör...

izledikten sonra bir müddet paranoya yapmama sebep olan filmdir.

--- alıntı ---

good morniiiing. and if i don't see you again, good afternoon, good evening and good night.

--- alıntı ---.
devamını gör...

benim öğrencilik yıllarımda internet yok gibiydi, youtube yoktu falan. şimdiki erişim ağı o zamanda olsaydı gerçekten büyük bir zevkle ders çalışırdım. bir kitap bulacağım diye saatlerce akmar pasajı gezerdim. çoğu zaman bulamaz gider ikinci el, içi yazılmış kitaplarla idare ederdim.
her bilgi elinizin altında gençler. internet koca bir kaynak. açın interneti, iyice sömürün, bütün gerekli bilgiyi bulacaksınız kesinlikle.
havalar da serin gidiyor. açın camları, püfür püfür essin, aralıklarla çalışın. önemli olan ne kadar çalıştığınız değil, ne kadar kavrayabildiğinizdir.
hepinizi pırıl pırıl gençlersiniz. gönlünüzü ferah tutun, başaracaksınız. bozmayın moralinizi lütfen.
devamını gör...

kortkortkort!

guldururken burun diregi sizlatan bir kesit ile veda eden kadıköy beyfendisi’ne tesekkuru bir borc bilirim. sag salim efenim.

pelusuma iyi bak, buralar bizde.
devamını gör...

edit emektarı kadıköy beyefendisinin son filmi. emeğine sağlık dostum.
devamını gör...

aşkı bulamamak fobisi. romanlardan çıkma bir aşkı yaşatamadan, yaşayamadan ölürsem? hep denedim, hep çabaladım; ya yalansa bütün bunlar!

aman da ne romantik.
devamını gör...

son işaret fişeğini kullandığı halde kimse tarafından fark edilmeyen gemi çaresizliğine benzer durum.

şakası bir yana da, güzellik çirkinlik falan boş işler. kendine güvenen insan çekicidir. kendinize güvenin yeter.
devamını gör...

geçip gittiğini bildiğimiz ama geçerken geçtiğinin farkına varamadığımız şey, aynı zaman gibi.
devamını gör...

pembe asansör mü bu? cinsiyet ayrımlarını bu kadar belirgin kılmaya gerek var mı? ulaşımda kullanılan bir şey asansör, kimsenin mahremi değil.
devamını gör...

peşin not: bu tanımı yazdım ancak komunist veya sosyalist bir görüşe sahip değilim. tanımın içerisinde kullandığım dil sizi yanıltmasın.

vladimir ilyiç ulyanov. sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği'nin öncüsü, sovyet federatif cumhuriyetler birliği'nin kurucusu, ekim devrimi kahramanı ünlü sosyalist devlet adamı. daha sonra komunist olarak nitelemiştir.

"lenin" soyadını alışı hakkında birçok iddia vardır. bunlardan en bilindik olanı 1912 yılında sibirya'da lena nehri'nin yanında öldürülen işçileri görüp, onların anısına bu soyadı kullanması. bazen de devrim'in başlangıç yeri lena ırmağı olarak kabul edildiğinden (aslında leningrad'tır,(st. petersburg) fakat biraz sembolik bir olay bu) lenin soyadını almıştır denir.
fakat gerçek şu ki lenin bu soyadı bu olaylardan önce de kullanmıştır. 1900 yılında sibirya'da sürgünden döndüğünde 1901 yılında acilen yurtdışına çıkmak ister. fakat pasaportu yoktur. bunun üzerine devlet müşaviri n. lenin'in oğlu o. lenin gizlice babasının pasaportu vladimir ilyiç'e verir ve lenin bu pasaportla yurtdışına çıkar. daha sonra adının başındaki "n" ibaresini kaldırır ve lenin olarak kalır.

lenin 22 nisan 1870'de simbirsk'te doğdu. simbirsk'in adı daha sonra onun hatırasına ulyanovsk olarak değiştirildi. sovyetler yıkıldığında tıpkı leningrad'ın adının yeniden st. petersburg yapılması gibi, ulyanovsk'un adının da simbirsk yapılmasına karar verildi. fakat ulyanovsk halkının verdiği büyük tepkiler sonucu bu engellendi. bugün ulyanovsk hala ulyanovsk olarak durmakta.

lenin'in ailesi serfliğin (köleliğin) kaldırılması ile özgürlüğüne kavuşmuş bir soydan gelir. (ilya ulyanov, maria alexandrova) babası fizik öğretmeniydi. 1869'da simbirsk okullarına müfettiş olarak atandı. lenin bu sırada doğdu. daha sonra simbirsk ilköğretim müdür oldu ve 1886'da beyin kanamasından öldü. bu lenin'in hayatında yaşadığı üç büyük trajediden ilkidir. buraya da bir parantez açmak istiyorum, lenin türk'tü söylemleri aslında kısmen doğrudur. babası çoğunlukla türklerin bulunduğu astrakhan'da doğmuştur. hakkındaki görsellerde de hafif çekik gözlü olduğu görülmekte. ancak lenin'in soyu sadece orta asya türkleri'ne değil onlarca ırka dayanıyor. yahudi, iskandinav, türk, oyrat, rus vb. bu olayı incelerken şöyle düşünmemiz gerekiyor. astrakhan bir türk şehri (idi) fakat bu ilya ulyanov'u kesinlikle türk yapmaz, çünkü astrakhan o dönem rusya'daydı ve oradaki herkes ruslaşmıştı. tıpkı atatürk'ün selanik'te doğup, yunan olmaması gibi düşünün bu olayı.
yani lenin rus'tur. atatürk de türk'tür.

neyse, annesi de öğretmendir ve ekim devrimini göremeden ölmüştür. (1 yıl önce).

lenin'in 6 kardeşi vardır. bunlardan 2'si kendisinden büyüktür, diğerleri küçüktür. büyük olan ağabeyi alexandr ulyanov "narodnaya volya" (halkın iradesi) örgütüne üyeydi ve çara düzenlenen bir suikaste adı karıştı. 19 yaşındayken idam edildi. bu lenin'in yaşadığı 3 büyük trajediden ikincisi idi. daha sonra kardeşi olga ulyanov, st. petersburg'ta eğitim alırken, aniden tifodan hayatını kaybetti. bu da yaşadığı üç trajediden üçüncüsüdür.

lenin'in devrimci fikirleri ağabeyi alexandr'dan aldığı düşünülüyor. fakat lenin'in ailesindeki herkes devrimcidir. mesela öğretmen olan babası ilya ulyanov eğitimin herkese eşit ve bedava sunulması gerektiği savunuyordu. diğer kardeşleri de pravda ve iskra'nın kuruluşunda rol oynamış, çeşitli devrimci faaliyetlerde bulunmuştur. bu alexandr'dan önce de alexandr'dan sonra da böyle devam etmiştir. yani lenin'e ailece devrimci diyebiliriz.

lenin de o devrimcilerden biri idi ve marksist-devrimci faaliyetlerinden ötürü kazan üniversitesinden atıldı. daha sonra st. petersburg hukuk fakültesine kayıt oldu ve avukatlık yapmak için lisans aldı. (1891) daha sonra (1891) samara'ya çalışmaya gitti ve 1893'te yeniden st. petersburg'a geldi. artık çalışmak veya kariyer yapmak istemiyordu. marksizm üzerine ilgileniyordu. bu bağlamda 1895'te arkadaşlarıyla birlikte "işçi sınıfının kurtuluşu için mücadele derneği"'ni kurdu. işçilere yapılan zorbalığa son verilmesini, çalışma saatlerinin kısaltılması gerektiğini haykırdı. bunun üzerine 7 aralık 1895'te tutuklandı. 14 ay hapis yattıktan sonra sibirya'ya sürüldü. burada kendisi gibi devrimci olan nadejda krupskaya ile 1898 yılında evlendi. 1900 yılında sürgünden döndü ve 1901 yılında yurtdışına çıktı. prag, zürih, münih, londra gibi birçok yerde markiszm üzerine çalışmalarını sürdürdü. burada daha sonradan rakibi olacak olan (bkz: julius martov) ile karşılaştı ve beraber iskra'yı kurdular. daha sonra (bkz: rusya sosyal demokrat işçi partisi)ni kurdular. fakat lenin'in 1903 yılında çıkarttığı (bkz: şto delat) (bkz: ne yapmalı) kitabı ile parti içinde ayrışmalar yaşandı. lenin'e göre parlementer sistem işçileri oyalamak için oluşturulmuş bir yönetimdi. çünkü burjuva kesimin oyları ile seçilmiş parlemento üyeleri halka hiçbir şey sunmayacak ve burjuvaya yaranacaktı. bu da çok doğru. ama lenin yine de sisteme tam olarak karşı değildi. işcileri temsil eden görevliler olursa ve işçiler de oy kullanabilirse sistem kabul edilebilirdi. öteki türlü hiçbir sorun çözüme kavuşmuyordu. ki halkın nasıl bu durumdan bıkkın olduğu 1905 ayaklanması açık ve net bir şekilde görüldü.

parlementer sistemi ve martov'u destekleyen menşevik (azınlık) lenin'i destekleyenler ise bolşevik (çoğunluk) olarak ayrıldı. fakat devrim sırasında menşeviklerin birçoğu da bolşeviklere katıldı. örnek vermek gerekirse (bkz: lev trotsky)

tüm bunların üzerine 1906'da lenin rusya sosyal demokrat işçi partisi'nin başkanlığına seçildi. 1907 yılında finlandiya'ya orada prag'a daha sonra paris'e ve en son zürih'e gitti. burada çeşitli toplantılara, konferanslara katıldı. lenin'in paris'te kaldığı dönemi anlatan, (bkz: lenin paris'te) adlı bir film vardır.

1. dünya savaşı çıktığında isviçre'deydi. savaş sırasında avrupa'nın diğer sosyal demokrat, sosyalist partileri emperyalist savaşa destek verdi ve emperyalizm'e hizmet verdiler. bunun üzerine lenin partisinin adını rusya sosyal demokrat işçi partisi iken (bkz: komunist parti) olarak değiştirdi. (nisan 1917.) (nisan tezlerinin yayınlanması ile birlikte) ve kendilerini onlardan ayrı tuttu. çünkü lenin'e göre askerler silahlarını hiç tanımadıkları diğer masum askerlere değil, onlara bu cinayetleri işlettiren emperyalist liderlerine ve efendilerine doğrultmaydı. tüm bunların ışığında 2. enternasyonel'den ayrıldı.

savaş devam ederken, şubat 1917'de st. petersburg'ta ağır çalışma koşullarına, fakirliğe vb. birçok şeye karşı bir isyan başladı. kadınların başlattığı isyan, büyüdü ve işçiler de katıldı. daha sonra rus ordusundan askerler de isyana başladı. bu isyanın başlamasında müttefik kuvvetlerin rusya'ya gıda yardımı gönderememesi de etkilidir. bu bağlamda 1915'te (bkz: çanakkale cephesi) açıldı, baltık denizi'nden teşebbüslerde bulunuldu fakat başarısız oldu. rusya'da insanlar açlıktan kırılmaya başladı. bir tarafta virüs, ağır çalışma koşulları, açlık, fakirlik, yaşanmamış hayatlar diğer tarafta zengin züppeler. burjuvalar...
isyan'ın üzerine (bkz: çar 2. nikolai) tahttan çekildi ve tahtı prens mihail'e bıraktı. fakat mihail isyancılara, olan korkusundan dolayı tahta geçemedi. böylelikle monarşi bitti ve geçici hükümet kuruldu.

isyan ve yeni hükümetin kurulması haberlerini alan lenin, hemen isviçre'den (bkz: uzaktan mektuplar)ı gönderdi. burada partiye izlenecek yolu çiziyordu. geçici hükümete kesinlikle destek verilmemesi gerektiğini belirtti. devrim büyümeli ve tam bağımsız bir işçi devleti kurulmalıydı. bu nedenle rusya'ya geri dönmeliydi fakat 1. dünya savaşı'nın ortasında, isviçre'de sıkışıp kalmıştı. bunun üzerine isviçreli komunist (bkz: fritz platten) alman hükümeti ile lenin'in ve yoldaşlarının rusya'ya trenle seyahat edebilmesi için anlaşmaya vardı. almanya'nın bu teklifi kabul etmesinin nedeni doğu cephesi'ni kapatıp, bir an önce tüm birlikleri batıya çekerek, 1. dünya savaşı'nı kazanmasıydı. lenin bu durumdan istifade ederek almanya'dan feribotla isveç'e geçti. buradaki yolculuğu da yine komunist yoldaşları tarafından hazırlanmıştı. isveç'ten de sonra finlandiya'ya daha sonra da nisan 1917'de leningrad'a (st. petersburg'a) geldi. (o dönemki adı petrograd'tı) tren istasyonunda halka bir konuşma yaptı. geçici hükümete kesinlikle ve kesinlikle destek verilmemesi gerektiğini bildirdi. hemen ardından yayınladığı (bkz: nisan tezleri) ile izlenecek yolu gösterdi. bu tezlerde burjuva hükümetinin devrilmesi gerektiğini, işçi ve köylüleri temsil edecek sovyet iktidarının kurulması gerektiğini, 1. dünya savaşı (emperyalist savaş olarak adlandırır.) sırasında avrupa’daki neredeyse bütün sosyal demokratların kendi hükümetlerinin savaş politikalarını desteklemelerinden ötürü sosyal demokrasinin önemini yitirdiğini, bu nedenle rusya sosyal demokrat işçi partisi olan partinin adının komünist parti olarak değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

lenin'in almanlarla anlaşıp, rusya'ya gelmesi almanlara kötü durumdan dolayı verilen tavizlerden ötürü, (bkz: alexandr kerenski) ve lenin muhalifleri, lenin'i ve diğerlerini alman uşağı olarak yaftaladı. bunun üzerine 17 temmuz'da troçki şöyle bir konuşma yaptı:

"öyle dayanılmaz bir hava yaratıldı ki artık ne siz ne de biz nefes alamıyoruz. lenin’e ve zinoviev’e alçakça iftiralar atılmakta. lenin devrim için otuz yıldır mücadele ediyor. ben yirmi yıldır halkın ezilmesine karşı mücadele verdim. bunun sonucunda alman militarizmine karşı, nefretten başka bir duygu beslememiz söz konusu bile olamaz. alman militarizmine karşı mücadelem nedeniyle bir alman mahkemesi tarafından sekiz ay hapis cezasına çarptırıldım. bunu herkes bilir. bu salonda bulunan kimse bizim almanların paralı uşağı olduğumuzu söylemesin."

bu sıralarda gösteriler ve isyanlar artarak devam etti. alexadr kerenski önderliğindeki geçici hükümet bu gösterileri çok acımasız bir şekilde bastırdı. bu da isyanların daha da büyümesine yol açtı. (bkz: pravda) gazetesi basıldı, sol görüşlü matbaalar kapatıldı, lenin hakkında idam kararı verildi ve ortam iyice gerildi. güvenlik amaçlı lenin kılık değiştirdi ve finlandiya'ya gitti. ancak çalışmalar devam ediyordu. temmuz ayı sonunda (bkz: devlet ve devrim) adlı eserini yayınladı. gizlice yapılan 6. kongre'de enternasyonalistler bolşeviklere katıldı.
lenin yeniden petrograd'a geldi ve merkez komite'de devrim'in gerekli olduğunı vurguladı. devrime karşı direnenleri tehdit etti. 16 ekim günü yapılan oylamada 10-2 oyla devrim kararı alındı ve bolşevik ihtilali başladı.

silahlı mücadeleler 7 kasım 1917'de petrograd/st. petersburg/leningrad artık hangi adı kullanmak istiyorsanız, orada başladı :) aslında o dönemki adı petrograd'tır. devrimden sonra leningrad olmuştur ancak şehrin asıl st. petersburg'tur. 10.000 kadar kızıl muhafız 8 kasım'da kışlık sarayı'nı ele geçirdi. aslında devrim kasım'da başlamasına rağmen ekim devrimi olarak adlandırılıyor, bunun nedeni merkez komite oylamasının tarihi değildir (16 ekim). bunun nedeni (bkz: jülyen takvimi)nde 7 kasım'ın ekim ayına denk gelmesi.

iktidarın devrilmesi ile lenin çarlık döneminden kalma borçların ödenmesini reddetti. bir dizi reform ve yenilik yaptı. çocuk işçi çalıştırılmasını yasakladı, soyluluk ünvanlarını kaldırdı, çalışma saatlerini 8 saate indirdi. "komünizm, sovyet iktidarı ile tüm ülkeye elektriğin ulaştırılmasıdır." dedi. "sanayinin modern ve ileri teknoloji üzerinde örgütlenmesinin ve kent ile kırsal arasında bağlantı sağlayacak olan elektriğin yaygınlaştırılmasının kent ile kırsal arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağını, kırsaldaki kültür düzeyini yükseltmeye olanak sağlayacağını ve ülkenin en ücra köşelerinde bile geri kalmışlığı, cehaleti, yoksulluğu, hastalığı ve barbarlığı yok edeceğini köylülere göstermeliyiz." dedi. ücretsiz evrensel bir sağlık sistemi önerdi. tüm bunlara "ama onlar dinsiz, ama onlar komunuk." diyerek karşı çıkan anadolu insanı da ezilmeyi sonuna kadar hak ediyor. kısacası lenin ruslara güneşli günler gösterecekti fakat henüz iç savaş bitmemişti.

(bkz: bretz-litowski antlaşması) imzalanmak zorunda kalındı. almanlara ve osmanlı'ya önemli tavizler verildi. bu bazılarını huzursuz etti. parti içi bölünmler başladı. bir dizi kötü olay yaşandı. fakat bu tavizler geri alınacaktı. daha sonra yabancı güçler sovyetler'i yıkmak için örgütlendi, sovyetler de daha sonra adı (bkz: kgb) olacak olan (bkz: çeka) adlı güvenlik kurumunu kurdu. sonrasında troçki'nin yönettiği beyaz ordu, polonya, ukrayna savaşları derken lenin 21 ocak 1924'te öldü. iç savaşa fazla değinmeden sadece iç savaş ile ilgili kızıl ordu'nun bir marşını buraya bırakmak istiyorum:


lenin'in ölüm nedeni almanlara verdiği tavizlerden ötürü bir rus tarafından suikaste uğraması ve kurşunun omuriliğine gelmesi ile ilintilidir. lenin o saldırıdan sağ kurtulmuş ancak kurşun o dönemin yetersiz imkanlarından ötürü çıkartılamamıştır. daha sonra kurşun ilerlemiş ve lenin geçici felç geçirmiştir. ilk felçten sonra iyileşmiş, yeniden felç geçirmiştir. ikinci felçte sağ tarafını kısmen kullanamaz hale gelmişti. yine de ayaktaydı derken üçüncü felci geçirdi ve tamamen yatalak oldu. bu sürede karısına vasiyetlerini yazdırdı. vasiyetlerinde stalin'in engellenmesi gerektiğini bildirdi. bu vasiyetname karısı tarafından duyurulmaya çalışıldı fakat stalin bunu engelledi ve halkın bilmesinin önüne geçti, daha sonra troçki'yi de sürgüne yolladı ve çarlık rejimini resmen geri getirdi
devamını gör...

psikolojik siddete maruz kalmakla, manipule edilmekle, umutlarin hayallerin elinden alinmasiyla mumkun olan durumdur...psikolojik siddete maruz kalanlar bilir, darp edilmis gibi hissedersin ama karsi tarafi elle tutulur bir sekilde suclayamazsin da. ozellikle narsist kisiler, cok buyuk ustalikla yapar ve gun sonunda kisiye kendini bile sorgulatir. en hakli davanizda "acaba gercekten ben miyim yanlis olan?" dedirtirler mutlaka. siddetsiz siddet diyoruz biz bu duruma kisaca. insanin ruhunu bedeninden yavas yavas ceker, o yuzden cok can acitir. olum gibi bir sey olur ama olunmez, yasamak denilen sey de olur ama insan nefes aldigini da hissetmez, oyle bir arafta kalmaktir iste...
devamını gör...

sinkaflı küfürler etmeden bu haber hakkında ne kadar yorum yapabilirim bilmiyorum. diplomamı yakmayı isteyecek kadar beni tiksindiren adalet sistemine mi arabasında ne işi varmış diye soracak kadar aptal insanlara mı bu şeref yoksununa mı neye sövsem içim rahat etmeyecek. şurada kendimizi de parçalasak bir halta yaramayacak olduğunu bilmek kadar çaresiz hissettiren bir şey yok. düşünüyorum bir yol, bir çıkış, bir şey, herhangi bir şey... yok hiçbir şey yok! sadece oturup dehşetle okumaktan başka, ağız dolusu sövmekten başka elimiz kolumuz bağlı öylece durmaktan başka bir şey yapamamak insanın midesini bulandırıyor. tecavüze uğruyor, yakılıyor, gömülüyor, çatıdan veya balkondan aşağı itiliyoruz; bir gece yarısı apartman boşluğunda bıçaklanıyor, sırf o an orada olduğumuz için boğazımız kesiliyor, akrabalarımız hatta iş arkadaşlarımız bazen tanımadığımız insanlar tarafından tacize uğruyor, dövülüyoruz sonra ne giydiğimizden tutun ne içtiğimize kadar suçlu bulunuyoruz. bizi öldürüyorlar ve hepimiz sadece izliyoruz. hayatımızı mahvediyorlar ve mahkeme utanmasa madalya takacak bu heriflere. utanmasalar, ellerine ödül tutuşturup tebrik edecekler. yazık, sadece çok yazık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim