ankara'ya aşık olmak
bir kamçılı orkestra şefi ukdesidir.
bu aşkı deniz kenarı şehirlerden gelen insanların geneli anlayamaz. bu aşkı çocukluğunu, gençliğini, ilk sevgilisini, mutluluklarını, hüzünlerini şehrin baktığı yerlerinde gören insanlar anlar.
sizin o denizi, yeşili olan şehirlerinizi herkes sever. oraları sevmek kolaydır. ankara’yı sevmek ise yürek ister, bu bozkırda bile güzellik görecek derin bir ruh ister.
edit: sen tunalı hilmi ile kennedy’nin kesişiminden dikilip caddeyi yokuş aşağı izlerken asfalttan ve binalarla dolu bir cadde görürsün. ben o caddede ilk elini tuttuğum kızı, konser için ilk gittiğim mekanı, liseliyken yılbaşı gecesi komi olarak ekstra çalıştığım mekanı, oturup ağladığım köşeyi görürüm.
bu aşkı deniz kenarı şehirlerden gelen insanların geneli anlayamaz. bu aşkı çocukluğunu, gençliğini, ilk sevgilisini, mutluluklarını, hüzünlerini şehrin baktığı yerlerinde gören insanlar anlar.
sizin o denizi, yeşili olan şehirlerinizi herkes sever. oraları sevmek kolaydır. ankara’yı sevmek ise yürek ister, bu bozkırda bile güzellik görecek derin bir ruh ister.
edit: sen tunalı hilmi ile kennedy’nin kesişiminden dikilip caddeyi yokuş aşağı izlerken asfalttan ve binalarla dolu bir cadde görürsün. ben o caddede ilk elini tuttuğum kızı, konser için ilk gittiğim mekanı, liseliyken yılbaşı gecesi komi olarak ekstra çalıştığım mekanı, oturup ağladığım köşeyi görürüm.
devamını gör...
sokak röportajında ekonomiden dem vuran 11 yaşındaki çocuk
t: 11 yaşındaki bir kız çocuğunun, yerden göğe kadar haklı ve acı serzenişi..
11 yaşında çocuğun, yaşadıklarını göz önünde bulundurup bunları söylüyor olması bu ülkenin tükenmişliğinin resmidir. ben ahh gençliğim gitti derken bu evladımız hani benim çocukluğum nerde der gibi tokadı çarpıyor yüzümüze..
11 yaşında çocuğun, yaşadıklarını göz önünde bulundurup bunları söylüyor olması bu ülkenin tükenmişliğinin resmidir. ben ahh gençliğim gitti derken bu evladımız hani benim çocukluğum nerde der gibi tokadı çarpıyor yüzümüze..
devamını gör...
kişisel ileti
hani alayım diyorum, ne yazsam onu bilemedim ondan almıyorum. yoksa yeterli kaymem var yani yeter.
devamını gör...
normal sözlük’ü sevmek
yani garip bir duygu. zaman zaman ne yapıyorum lan ben burada dese de insan. sevmese durur mu?
devamını gör...
yazarların yazar takip etme kriterleri
fikrime yakın olması, gayri ahlaki tanımı olmaması, pozitif olması.
devamını gör...
kamkat
turunçgil ailesinin en küçüğü yani tekne kazıntısıdır. küçük limon görünümünde ovalimsidir ve rengi portakala benzer. küçük çekirdekleri var ama kabuklu ve çekirdekleriyle de yiyebilirsiniz çünkü kabukları sert değil. aromatik kokusu var ve minnak bir şey insan yemeye kıyamıyor o kadar sevimli ki.(swh)
portakalın torunu, mandalinanın bebeği de diyebiliriz bu minnağa.
portakalın torunu, mandalinanın bebeği de diyebiliriz bu minnağa.
devamını gör...
sanıldığı kadar başarı gerektirmeyen şeyler
rektör olmak. yazıldı değil mi bu yazılmış olmalı!
devamını gör...
düş kurma zamanı radyo yayını
herkese selamlar sevgiler, bu gece 23:00'te düş kurma zamanı radyo yayınıyla sizlerle olacağım.
bugün tanıtacağım müzik grubu kendi müzik grubum olan astrovelvet olacak. biraz bencilce bulabilirsiniz ama çok uzun süredir üzerinde çalıştığımız, 1 mayıs'ta piyasaya sürülmüş düş kurma zamanı isimli, bol velvet underground göndermeli, içerisinde shoegaze, dream pop, ufak bir tık progresif rock ve neo psychedelia etkileri ile bezenmiş albümü tanıtacağım.
şu kötü dönemde lütfen sevgiyle ve en önemlisi sağlıklı kalın. sizleri seviyorum!
bugün tanıtacağım müzik grubu kendi müzik grubum olan astrovelvet olacak. biraz bencilce bulabilirsiniz ama çok uzun süredir üzerinde çalıştığımız, 1 mayıs'ta piyasaya sürülmüş düş kurma zamanı isimli, bol velvet underground göndermeli, içerisinde shoegaze, dream pop, ufak bir tık progresif rock ve neo psychedelia etkileri ile bezenmiş albümü tanıtacağım.
şu kötü dönemde lütfen sevgiyle ve en önemlisi sağlıklı kalın. sizleri seviyorum!
devamını gör...
takip listem
sözlükte takip ettiğimiz yazarları görebileceğimiz yerdir.
devamını gör...
100 yıl sonra açılacak başlıklar
tanım: 100 yıl sonra açılması muhtemel başlıklar.
(bkz: 100 yıl önceki sözlük yazarları)
(bkz: mars belediye başkan adayları)
(bkz: voyager 1 uydusu uzaylılar tarafından bulundu)
(bkz: uçan araba tutması)
(bkz: 100 yıl önce dinlenen şarkılar)
(bkz: yazarların favori beyin çipi markası)
(bkz: 100 yıl önceki sözlük yazarları)
(bkz: mars belediye başkan adayları)
(bkz: voyager 1 uydusu uzaylılar tarafından bulundu)
(bkz: uçan araba tutması)
(bkz: 100 yıl önce dinlenen şarkılar)
(bkz: yazarların favori beyin çipi markası)
devamını gör...
yazarların çocukluk travması
7-8 yaşımdayken ankara'ya ilk gittiğimde büyükçe bir avm'ye gitmiştik anneannemle. etrafa adapte olmaya çalışırken bir anda anneannemin yanımda olmadığını fark ettim. gelene geçene onu görüp görmediklerini sordum. ev çok yakındı avm'ye. dışarı çıksam eve gidebileceğim de çıkışı da bulamamıştım bir türlü. neyse ki bir güvenlik görevlisi beni fark etti de anneanneme teslim etti. adeta travma. ne zaman avm'ye gitsem muhakkak birileriyle beraber giderim.
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
büyüdüğümde mutlu olacağımı hayal etmektir.
devamını gör...
yazarların şu an olmak istedikleri yerler
ne zaman çok canım sıkılsa ya da insanlar beni hayal kırıklığına uğratsa kendimi böyle bir yerde tek başıma otururken hayal ediyorum.
hava biraz kapalı, sırtımı dağlara, yüzümü denize dönmüşüm.
üzerimde uçuş uçuş beyaz bir elbise,
elimde bana iyi gelecek bir kitap. kulağımda yormayan güzel bir müzik belki,
uçsuz bucaksızlığına hayran kalarak denizin, küçük dertlerimin akıp gitmesine izin veriyorum.
sakinim, hiçbir şey düşünmüyorum.
gündelik kaygılardan, hatta bütün kaygılarımdan arınmışım.
sadece o an yüzümü yalayıp geçen meltemin bıraktığı hisle mutlu oluyorum.
oturuyorum, okuyorum, sessizliği, huzuru hissediyorum.
güneş de birazdan çıkacak, bekliyorum.
yalnızım, mutluyum...
hava biraz kapalı, sırtımı dağlara, yüzümü denize dönmüşüm.
üzerimde uçuş uçuş beyaz bir elbise,
elimde bana iyi gelecek bir kitap. kulağımda yormayan güzel bir müzik belki,
uçsuz bucaksızlığına hayran kalarak denizin, küçük dertlerimin akıp gitmesine izin veriyorum.
sakinim, hiçbir şey düşünmüyorum.
gündelik kaygılardan, hatta bütün kaygılarımdan arınmışım.
sadece o an yüzümü yalayıp geçen meltemin bıraktığı hisle mutlu oluyorum.
oturuyorum, okuyorum, sessizliği, huzuru hissediyorum.
güneş de birazdan çıkacak, bekliyorum.
yalnızım, mutluyum...
devamını gör...
geceye bir sagopa kajmer sözü bırak
hayat bir gün o gün bu gün
---------------------------------------------------------------------------------------
ister istemez her şeyim sende rehin.
ne yanlış bir karar masası, sen ne kötü bir hakimsin.
bu ne zor bi dosya, sen ne kolay bir kararsın
senden görünmüyor önüm, meğer ne kolaymış fikri ölüm.
---------------------------------------------------------------------------------------
bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası
---------------------------------------------------------------------------------------
aklıma gelenler bunlar unutmayın sagopa bir cümle mühendisidir
---------------------------------------------------------------------------------------
ister istemez her şeyim sende rehin.
ne yanlış bir karar masası, sen ne kötü bir hakimsin.
bu ne zor bi dosya, sen ne kolay bir kararsın
senden görünmüyor önüm, meğer ne kolaymış fikri ölüm.
---------------------------------------------------------------------------------------
bu neşenin sonudur elbet derin bi baş ağrısı kahkahalar bugün senin, peki ya bundan sonrası
---------------------------------------------------------------------------------------
aklıma gelenler bunlar unutmayın sagopa bir cümle mühendisidir
devamını gör...
üç frenk havası radyo yayını
merakla beklediğim yayındır. işin içinde anders varsa kalitesinden sual olunmaz.*
devamını gör...
semaver
okuduğuma pişman olduğum nadir kitaplardan birisi kendisi. haksızlık etmeyeyim diye teker teker kitaptaki tüm öyküleri okudum, semaver ve birkaç öykü dışındaki öyküler bana pek kaliteli gelmedi açıkçası. kitabın içinde cinsiyetçi ifadeler vardı, yüzümü ekşiten kısımları bulunduğunu çok iyi hatırlıyorum. öykülerin bazılarının giriş ve sonuç kısmı bana alakasız geldi, tatmin etmedi, “yaa ben şimdi ne okudum?” dedirtti. yazarın ilk öykü kitabıymış, kitabın kalitesiz gelmesinin sebebi bu olabilir. bir daha sait faik abasıyanık’ın yazdığı bir kitaba para verir miyim, pek sanmıyorum. yazara karşı bende önyargı oluşturdu bu kitap. okunmasını pek öneremeyeceğim ne yazık ki.
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
suratsız ve isimsiz gezmeye devam edeceğim o zaman
devamını gör...
the big bang theory
2007 yılından bu yana yayınlanmaya başlamış bir amerikan komedi dizisiydi. epey ödül töreninde ve birçok dalda aday gösterilen dizi yapımcılarıyla,senaristleriyle,konusuyla ve son olarak oyuncularıyla hatırı sayılır miktarda ödül de kazanmıştır.
dizi ekibinin başarısı aşikardır ancak karakterlerden sheldon lee cooper'ı canlandıran jim parsons'ın mükemmel oyunculuğu ile dizinin başarısına büyük katkısı göz ardı edilemez bir gerçektir.
dizi ekibinin başarısı aşikardır ancak karakterlerden sheldon lee cooper'ı canlandıran jim parsons'ın mükemmel oyunculuğu ile dizinin başarısına büyük katkısı göz ardı edilemez bir gerçektir.
devamını gör...
oruç tutmayanın başı ağrısın
ağrı kesici hap içebilme özgürlüğü
devamını gör...
geceye latince bir söz bırak
ecce homo. ayrıca (bkz: ecce homo (kitap)).
devamını gör...