ağlayan birine ağlıyor musun diye sormak
devamını gör...
biz bir aileyiz diyen patron
aynı patron sürekli ensendedir ve işten çıkarma tehtidiyle dolanır etrafında biri şunlara aile kavramının ne olduğunu anlatsın öyle sahtekarlık barındırmaz aile.
devamını gör...
nickaltına yazılan yazarı da yazan yazarı da ilk kez duymak
kendimi sorguladığım durumdur. ikisinden birini bile duymadıysam ne işim var benim bu sözlükte dedirtir. ama sözlük adına seviniyorum. ilk vakitler butik bir otel gibiydi sözlük. şimdilerde biraz daha büyüdü. yeni yazarlar keşfetmeye devam.
devamını gör...
15 ocak 2021 yanlışıkla sirke suyu içmem
1 temmuz 2004 karnımın acıkması tanımı kadar ilginç bir tanımdır.
afiyet olsun.
afiyet olsun.
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
“insan sevdiğinin gözlerine bakıp da gidiyorum der mi ya?.. insanlık suçu bu.”
leyla ile mecnun - burak aksak.
leyla ile mecnun - burak aksak.
devamını gör...
çocukluğunuzdaki bayram travmaları
bundan yıllar yıllar öncesi. ortaokuldayız, yanlış hatırlamıyorsam beşinci sınıf olmalı. küçük sayılacak bir ilçedeyiz. o zamanlar bayramlarda böyle kim kimle şeker toplamak için gezecek muhabbetleri olurdu, belki halen vardır. biz de sınıftan bir arkadaşla sözleştik. ilçenin merkezinde büyük bir cami var, adı da merkez cami, orda buluşacağız. bayramlıklar alındı, gece uyunamadı derken bayram sabahı geldi çattı.
camiye vardım, bekliyorum bekliyorum arkadaş yok. ne saat ne telefon o zamanlar. o yaşa göre epeyce bekledim. beni sattı diye iyice triplendim. elemanla şeker gezmek* için millete sırt çevirmişiz piyasada yok. baktım geleceği yok dedim hemen birilerine yamanmak lazım yoksa tek gezilmez. neyse bulduk mahalleden bir ekip şekerimizi gezdik, bayramımızı yaptık, tatil bitti, okullar açıldı.
böyle uzun tatillerden sonra okul bahçesinde istiklal marşından önce toplanılırken tatlı bir telaş olur.* bende öfke var. sözleştiğimiz arkadaşı kolluyorum. malum beni satmış mevzu çıkaracağım. neyse sıraya girerken gördüm bunu, dik dik bakıyorum. o da dik dik bakıyor. ulan elemana bak diyorum hem suçlu hem güçlü, haklı çıkarmaya çalışacak kendini belli, sınıfa gidince dişini göstermen lazım. böyle böyle kinleniyorum iyice. neyse istiklal marşı andımız derken girdik sınıfa. daha ben davranmaya kalmadan bu demez mi “vaaay satışçılar burdaymış, ooo süper” ben bir afalladım tamam çirkefe yatacak diye düşünüyorum ama bu kadarı da fazla. dedim “ulan satışın kitabını sen yazdın, sen okudun”*
böyle biraz laf dalaşı, sen satışçısın yok sen kalleşsin sen çakalsın derken mevzu anlaşıldı. bu elemanın evi caminin aşağı tarafında. benimki yukarısında. ben yukardaki giriş kapısında beklemişim onu, o beni aşağıdaki kapıda beklemiş. ikimizin de aklına gelmemiş şöyle bir etrafı kolaçan etmek.* *
evet maalesef unutamadığım en önemli çocukluk anılarımdandır. o ilçede dört yıl kaldım bir daha beraber şeker toplayacak kadar samimi olamadık o arkadaşla.*
camiye vardım, bekliyorum bekliyorum arkadaş yok. ne saat ne telefon o zamanlar. o yaşa göre epeyce bekledim. beni sattı diye iyice triplendim. elemanla şeker gezmek* için millete sırt çevirmişiz piyasada yok. baktım geleceği yok dedim hemen birilerine yamanmak lazım yoksa tek gezilmez. neyse bulduk mahalleden bir ekip şekerimizi gezdik, bayramımızı yaptık, tatil bitti, okullar açıldı.
böyle uzun tatillerden sonra okul bahçesinde istiklal marşından önce toplanılırken tatlı bir telaş olur.* bende öfke var. sözleştiğimiz arkadaşı kolluyorum. malum beni satmış mevzu çıkaracağım. neyse sıraya girerken gördüm bunu, dik dik bakıyorum. o da dik dik bakıyor. ulan elemana bak diyorum hem suçlu hem güçlü, haklı çıkarmaya çalışacak kendini belli, sınıfa gidince dişini göstermen lazım. böyle böyle kinleniyorum iyice. neyse istiklal marşı andımız derken girdik sınıfa. daha ben davranmaya kalmadan bu demez mi “vaaay satışçılar burdaymış, ooo süper” ben bir afalladım tamam çirkefe yatacak diye düşünüyorum ama bu kadarı da fazla. dedim “ulan satışın kitabını sen yazdın, sen okudun”*
böyle biraz laf dalaşı, sen satışçısın yok sen kalleşsin sen çakalsın derken mevzu anlaşıldı. bu elemanın evi caminin aşağı tarafında. benimki yukarısında. ben yukardaki giriş kapısında beklemişim onu, o beni aşağıdaki kapıda beklemiş. ikimizin de aklına gelmemiş şöyle bir etrafı kolaçan etmek.* *
evet maalesef unutamadığım en önemli çocukluk anılarımdandır. o ilçede dört yıl kaldım bir daha beraber şeker toplayacak kadar samimi olamadık o arkadaşla.*
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ölümden sonra yaşamın var olması gerektiği düşüncesi biz insanları rahatlatan bir ön kabul, sevdiklerimiz ve kendimiz için. aksi halde insanın son nefesi verdiğinde yok olduğu düşüncesi insanı çıldırtabilir.
devamını gör...
uçmak
insan için şu ana kadar mümkün olmayan bir eylemdir. üzerinde çalışmalar yapan çokça bilim insanı vardır.
devamını gör...
unutulmayan aşk-ı memnu replikleri
bırak insanlar sadece mücevherlerimizi konuşsun.
devamını gör...
nagehan alçı'nın kendisini damardan rock'çı ilan etmesi
bu duyuru ile sözlükte açılan metalci gençliğin tarihe karışması başlığı da geçerliğini kaybetmiş oldu böylece...
ama biz size anlatmaya çalıştık gençler, metalciler tarihe karışmazlar.*
ama biz size anlatmaya çalıştık gençler, metalciler tarihe karışmazlar.*
devamını gör...
nescafe
türkiye sayfası twitterdan beni takip eden marka.
iki termos, çikolata falan da gönderdiler hediye olarak.
kahve de göndermişlerdi fakat kargoda kaldı, tek kutu geldi sanıyordum, kargocunun hatası. muhtemelen eve götürdü alçak kargocu.
iki termos, çikolata falan da gönderdiler hediye olarak.
kahve de göndermişlerdi fakat kargoda kaldı, tek kutu geldi sanıyordum, kargocunun hatası. muhtemelen eve götürdü alçak kargocu.
devamını gör...
ayçiçek yağının 0,5 lt'lik ambalajda satılmaya başlandığı yeni türkiye
#490983
videoyu izlediğimden beri boğazımda bir düğüm... ne hallere düştük böyle. benim boğazımdaki düğüm büyüyor ve boğuyor artık beni.
hala bir şeyler alabildiğim, yiyebildiğim için utanıyorum. dün uğradığım büyük bir markette, kasiyer, bir haftadır bir kişinin bile diş macunu almadığını söyledi.
ülke olarak bir yol ayrımına geliyoruz sanki, ve artık ne olacaksa olsun, kopacaksa kopsun kıyamet diyorum.
videoyu izlediğimden beri boğazımda bir düğüm... ne hallere düştük böyle. benim boğazımdaki düğüm büyüyor ve boğuyor artık beni.
hala bir şeyler alabildiğim, yiyebildiğim için utanıyorum. dün uğradığım büyük bir markette, kasiyer, bir haftadır bir kişinin bile diş macunu almadığını söyledi.
ülke olarak bir yol ayrımına geliyoruz sanki, ve artık ne olacaksa olsun, kopacaksa kopsun kıyamet diyorum.
devamını gör...
yeni biriyle tanışmak
yakın geçmiş zamanda ve yakın çevresinden bir anlamda zarar görmüş kimselerin, zorlandığı ve dahi istemediği bir durumdur. (ahanda tanım yaptım. bana özelden yazan, iyi ama az tanım yapıyorsun, sol frame uğramıyorsun, gündeme yazmıyorsun, çok zeki ve çok karizmatik ve çok yakışıklısın ama az tanım yapıyorsun diyenlere)
bu durumu yaşayanlar için kısa bir açıklama yapalım. beynimizin bizi koruma moduna geçmesi durumudur. yeni tanıştığınız insanlara mesafeli duruş aslında bir koruma mekanızmasıdır. beyniniz “ uzak dur, yapma, yine mi? ne çabuk unuttun, elleşme, sakin ol”gibi sinyaller yollar. bu aslında iyidir.
diğer taraftan insan sosyal bir varlıktır. hayatın doğal akışında zaten yeni birileriyle tanışacaksınız. sosyal derken, medyasını kastetmedim. kaldı ki sosyal medya üzerinden tanışılan kişiler ne kadar gerçektir ki? siz ne kadar gerçek kalabiliyorsunuz bu mecrada? herkesin mutlu, herkesin güzel, herkesin filtreli olduğu bir ortamdan sağlam bir ilişki çıkar mı? zor! çıksa da bir süre sonra patlar.
ancak dediğim gibi, yeni insanlarla tanışmak, hayatın normal akışında var olandır. iş, eğitim, yakın çevrenizden veya bir sebeple gittiğiniz “başka bir şehirden” birileriyle tanışırsınız.
bu durumu yaşayanlar için kısa bir açıklama yapalım. beynimizin bizi koruma moduna geçmesi durumudur. yeni tanıştığınız insanlara mesafeli duruş aslında bir koruma mekanızmasıdır. beyniniz “ uzak dur, yapma, yine mi? ne çabuk unuttun, elleşme, sakin ol”gibi sinyaller yollar. bu aslında iyidir.
diğer taraftan insan sosyal bir varlıktır. hayatın doğal akışında zaten yeni birileriyle tanışacaksınız. sosyal derken, medyasını kastetmedim. kaldı ki sosyal medya üzerinden tanışılan kişiler ne kadar gerçektir ki? siz ne kadar gerçek kalabiliyorsunuz bu mecrada? herkesin mutlu, herkesin güzel, herkesin filtreli olduğu bir ortamdan sağlam bir ilişki çıkar mı? zor! çıksa da bir süre sonra patlar.
ancak dediğim gibi, yeni insanlarla tanışmak, hayatın normal akışında var olandır. iş, eğitim, yakın çevrenizden veya bir sebeple gittiğiniz “başka bir şehirden” birileriyle tanışırsınız.
devamını gör...
maddie ziegler
(bkz: sia)nın dansçısı. 18 yaşındadır.yaşıtımdır. (bkz: dance moms) programı ile keşfedilmiştir.
devamını gör...
iş hayatının ilk kuralı
bol bol vahşi yaşam belgeselleri izleyin. işin tüm sırrını orada anlatıyorlar.
kimi bal porsuğu olur aslana kafa tutar hayatta kalır.
kimi aslanken sırtlanlara yem olur.
bu ince çizgileri öğrenmek ve feyiz almak içinde muhakkak iyi bir belgesel izleyicisi olmanız gerekiyor.
kimi bal porsuğu olur aslana kafa tutar hayatta kalır.
kimi aslanken sırtlanlara yem olur.
bu ince çizgileri öğrenmek ve feyiz almak içinde muhakkak iyi bir belgesel izleyicisi olmanız gerekiyor.
devamını gör...
vladimir lenin
rusya'daki sankt-peterburg şehrine, anısı yaşasın diye ölümünden 3 gün sonra ismi verilen lider. 1924-1991 yılları arasında sankt-peterburg, leningrad olarak anılmıştır. 1991'de sovyetler'in dağılması esnasında şehrin ismi (bkz: boris yeltsin) tarafından yine sankt-peterburg'a döndürülmüştür.
tanım 2: (bkz: leningrad)
tanım 3: (bkz: world of warships)'te 1936 yılındaki proje 21'e göre tasarlanmış ama hayata geçirilmemiş nelson sınıfı savaş gemisine ismi verilen lider. proje hayata geçseydi ortaya şöyle bir gemi çıkacaktı:
tanım 2: (bkz: leningrad)
tanım 3: (bkz: world of warships)'te 1936 yılındaki proje 21'e göre tasarlanmış ama hayata geçirilmemiş nelson sınıfı savaş gemisine ismi verilen lider. proje hayata geçseydi ortaya şöyle bir gemi çıkacaktı:
devamını gör...
birini unutmanın en iyi yolu
görmeyin.sosyal medyadan bakmayın.hiçbir yerden hiçbir şekilde gözünüz görmesin.inanın en etkili yollardan biri.
devamını gör...
yamato hanedanı
japonya'yı m.ö. 660 yılından bu yana yöneten bir imparatorluk ailesi 2681 yıllık saltanat hayatında 126 tane imparator gelip geçmiştir. ilk imparator, yaşayıp yaşamadığı bile kesin olmayan, güneş tanrıçası amaterasu'nın soyundan geldiğine inanılan, mitolojik bir yarı tanrı olan efsanevi jummu, şimdiki imparator ise onun torununun torununun ... torunu olan naruhito'dur. asılları kore'ye dayanan ithal bir hanedan olan yamatolar günümüzde meşruti monarşi, yani yetkileri anayasa ile sınırlandırılmış olarak varlığını sürdürmektedir.
devamını gör...

