normal sözlük patreon hesabı
icim bi cız etti. gerçekten. yani nasıl desem. reklam yerine böyle bi hesap açmak. hoş ya. ki reklam da alabilirsin yani en doğal hakkın. bi de cidden bu kadar ay abi siz nasıl yapıyorsunuz para işlerini.
devamını gör...
metafor
tdk'ye göre; eğretileme, benzetme amaçlı mecaz anlamına gelir. yani, gibi benzetme edatını kullanmadan -mış gibi yapmak havası katar.
ayrıca bana hep bu repliği hatırlatır:
"bir tane bile yakmadım.*
bu bir metafor tamam mı? öldürücü şeyi dudaklarının arasına kadar sokuyorsun ama ona öldürücü olabilecek gücü vermiyorsun."
ayrıca bana hep bu repliği hatırlatır:
"bir tane bile yakmadım.*
bu bir metafor tamam mı? öldürücü şeyi dudaklarının arasına kadar sokuyorsun ama ona öldürücü olabilecek gücü vermiyorsun."
devamını gör...
erkeği erkek kadını kadın muayene eder diyerek doktoru darbetmek
kız çocuğu okumaz diyip kadın doktor arayan kişidir.
devamını gör...
doğu
4. ve 5. bölümle ilgili olabildiğince spoilersız naçizane değerlemdirmelerde bulunacağım. :
4. bölüm mükemmeldi. ilk 15 dakikada ofansif mizah kısmından baya rahatsızlık duydum. sanırım insanların yaratılışından gelen özellikleri ile dalga geçilmesinden hoşlanmıyorum. benim için bir insanın dış görünüşü ile dalga geçmekle engelli bir insanın engeli ile dalga geçmek arasında fark yok. bölümün mizah dozaşı baya yüksekti. birkaç kez kahkaha attım. ama özellikle bölümün sonuna ba-yıl-dım. hani bazen sizin için önemli ve hayatınızda yeri olan bir insandan fikir alırsınızda onun sizi anlamadığını ya da kendinizi ona anlatamadığını düşünürsünüz ya. ama sonra hayatınızda hiçbir yeri olmayan yabancı birisi çıkar size duymak istediğini söyler sizi rahatlatır. sizi bir saniyeliğinede olsa mutlu eder. işte bu bölümün sonu da aynen öyleydi.(tabi bu olay belki bir tek benim başıma gelmiştir. ve bu nedenle empati kurmuş olabilirim. bu sebepten bu kadar hoşuma gitmiştir belki.) yani sonuç olarak 4. bölüm benim ilk 5 bölüm arasında en sevdiğim ve en beğendiğim bölümdü.
5. bölüme gelecek olursak yine inceden ofansif bir mizah vardı. ofansif mizahı sevmememe rağmen diziyi baya sevdim 5. bölümde kişisel gelişim mevzusuna sağlam bir eleştiri vardı. 1. bölümdeki sohbete çağıran arkadaş bu bölümde de vardı. dizide demekki devamlı olacak. bölümün sonunda doğu yine kendine inanan kendini anlayan birisini buldu. o da ufaktan bir mutlu etmedi değil.
diziyi genel olarak eleştirecek olursam bu dizi 5. bölüm itibari ile olmuş. hem de baya iyi olmuş. türkiye "gibi" ve "doğu" gibi dijital platformda çok iyi iki komedi dizisi kazandı.
ikisinide zevkle takip edeceğim.
4. bölüm mükemmeldi. ilk 15 dakikada ofansif mizah kısmından baya rahatsızlık duydum. sanırım insanların yaratılışından gelen özellikleri ile dalga geçilmesinden hoşlanmıyorum. benim için bir insanın dış görünüşü ile dalga geçmekle engelli bir insanın engeli ile dalga geçmek arasında fark yok. bölümün mizah dozaşı baya yüksekti. birkaç kez kahkaha attım. ama özellikle bölümün sonuna ba-yıl-dım. hani bazen sizin için önemli ve hayatınızda yeri olan bir insandan fikir alırsınızda onun sizi anlamadığını ya da kendinizi ona anlatamadığını düşünürsünüz ya. ama sonra hayatınızda hiçbir yeri olmayan yabancı birisi çıkar size duymak istediğini söyler sizi rahatlatır. sizi bir saniyeliğinede olsa mutlu eder. işte bu bölümün sonu da aynen öyleydi.(tabi bu olay belki bir tek benim başıma gelmiştir. ve bu nedenle empati kurmuş olabilirim. bu sebepten bu kadar hoşuma gitmiştir belki.) yani sonuç olarak 4. bölüm benim ilk 5 bölüm arasında en sevdiğim ve en beğendiğim bölümdü.
5. bölüme gelecek olursak yine inceden ofansif bir mizah vardı. ofansif mizahı sevmememe rağmen diziyi baya sevdim 5. bölümde kişisel gelişim mevzusuna sağlam bir eleştiri vardı. 1. bölümdeki sohbete çağıran arkadaş bu bölümde de vardı. dizide demekki devamlı olacak. bölümün sonunda doğu yine kendine inanan kendini anlayan birisini buldu. o da ufaktan bir mutlu etmedi değil.
diziyi genel olarak eleştirecek olursam bu dizi 5. bölüm itibari ile olmuş. hem de baya iyi olmuş. türkiye "gibi" ve "doğu" gibi dijital platformda çok iyi iki komedi dizisi kazandı.
ikisinide zevkle takip edeceğim.
devamını gör...
norah jones
hint asıllı amerikalı müzisyendir.

allah övmüş de yaratmıştır. dünyanın her anlamda nadir güzelliklerinden biridir.
2000 senesinde bodrum’da hadigari barda dört gece sahne almıştır. gecelik elli dolara dört gece vokal yapan norah jones daha sonra arif mardin tarafından keşfedilmiştir ve sonrasında da harikalar yaratmıştır.
üniversite yıllarında tanıştım norah jones’la. sesini ilk duyduğum şarkı “ sunrise” idi. “feels like home” isimli albümün yanlış hatırlamıyorsam ilk şarkısı idi.
çok etkilendiğimi ve o çok etkilendiğim anda neler hissettiğimi bugünmüş gibi hatırlıyorum. tekrar tekrar dinlemiştim aynı şarkıyı. albümde sonraki şarkıya geçmem birkaç saatimi almıştı ve her şarkıyla da aynı döngüyü yaşadık.
ödülleri toplayan ve bunu da sonuna kadar hak eden norah jones kalitesinden ve karakterinden hiç ödün vermeden ve çıtasını hep daha yukarı taşıyarak müzik yapmaya ve harikalar yaratmaya devam ediyor.
norah jones dinlerken insan büyük bir metropolde elleri ceplerinde, hafif bir yağmur altında, devasa bir kalabalığın içinde tek başına nerden geldiği belli olmayan ama varlığına şükredilen bir huzurla yürümektir.

allah övmüş de yaratmıştır. dünyanın her anlamda nadir güzelliklerinden biridir.
2000 senesinde bodrum’da hadigari barda dört gece sahne almıştır. gecelik elli dolara dört gece vokal yapan norah jones daha sonra arif mardin tarafından keşfedilmiştir ve sonrasında da harikalar yaratmıştır.
üniversite yıllarında tanıştım norah jones’la. sesini ilk duyduğum şarkı “ sunrise” idi. “feels like home” isimli albümün yanlış hatırlamıyorsam ilk şarkısı idi.
çok etkilendiğimi ve o çok etkilendiğim anda neler hissettiğimi bugünmüş gibi hatırlıyorum. tekrar tekrar dinlemiştim aynı şarkıyı. albümde sonraki şarkıya geçmem birkaç saatimi almıştı ve her şarkıyla da aynı döngüyü yaşadık.
ödülleri toplayan ve bunu da sonuna kadar hak eden norah jones kalitesinden ve karakterinden hiç ödün vermeden ve çıtasını hep daha yukarı taşıyarak müzik yapmaya ve harikalar yaratmaya devam ediyor.
norah jones dinlerken insan büyük bir metropolde elleri ceplerinde, hafif bir yağmur altında, devasa bir kalabalığın içinde tek başına nerden geldiği belli olmayan ama varlığına şükredilen bir huzurla yürümektir.
devamını gör...
ev baklavası
mümkünse evde yapilmasin bu tatlı. çoğu şerbetli börek gibi oluyor sonra.
devamını gör...
golfçü dirseği
fleksör kasların tendonlarının aşırı gerilmesinde veya medial epikondil(dirsek iç tarafı) lezyonlarında oluşan durumdur.
medial epikondilde çok şiddetli ağrı ile karakterizedir.
golfçülerde yaygın görüldüğü için bu ismi almıştır.
medial epikondilde çok şiddetli ağrı ile karakterizedir.
golfçülerde yaygın görüldüğü için bu ismi almıştır.
devamını gör...
evlilik cüzdanı
bir nevi tapu senedi.
devamını gör...
etrafta birileri varken seni seviyorum diyemeyen insan
adab-ı muaşeret bilen insandır.
ben ikili ilişkilerin ulu orta herkesin gözüne sokularak, gösteriş içinde yaşanmaması gerektiğini düşünüyorum.
onun beni sevdiğini davranışlarıyla, yalnızken söylediği sevgi sözcükleriyle biliyorsam ve hissediyorsam bu benim için daha hoştur. ikimizin arasında ve sadece ikimize özel, kimseyle paylaşılmayan çok kıymetli anlardır bunlar.
ayrıca çevrede eşinden boşanmış, sevgilisinden ayrılmış, yalnız insanlar olabilir. belki üzülürler. bunu da gözönünde bulundurmak daha ince bir davranış gibi geliyor bana.
edit: vıcık vıcık ilişkiler yaşayamadığım için şahsım adına çok özür dilerim.
hayatta en beğendiğim çiftler çok yaşlı olup hala elele tutuşup gezebilen çiftlerdir. onların sevgisinde gösteriş yoktur, saftır ve gerçektir. birbirlerinin gözlerinin içine aşkla bakar, biri olmazsa diğeri eksik olur.bu aslında " seni seviyorum " demektir.sanırım burası anlaşılamamış.
yukarda kusmaktan bahseden yazarımıza üzüldüm açıkcası. söylediğimde bu kadar tepki gösterilebilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. adabı muaşeret olayına takıldıysa bu benim fikrim, bunu bu şekilde değerlendirebilirim, size ve başkasına bir zararı yok. siz istediğinizi yapmakta özgürsünüz ben de.başka insanların fikirlerini bu kadar hor görmemek gerekir. . ben böyle bir insanım ve sizden belki de çok farklıyım. bu toplumda bir renktir, çeşitliliktir. saygı ve sevgi çerçevesinde olduğu sürece. bu ikisi de zaten tek taraflı olmaz.
ben ikili ilişkilerin ulu orta herkesin gözüne sokularak, gösteriş içinde yaşanmaması gerektiğini düşünüyorum.
onun beni sevdiğini davranışlarıyla, yalnızken söylediği sevgi sözcükleriyle biliyorsam ve hissediyorsam bu benim için daha hoştur. ikimizin arasında ve sadece ikimize özel, kimseyle paylaşılmayan çok kıymetli anlardır bunlar.
ayrıca çevrede eşinden boşanmış, sevgilisinden ayrılmış, yalnız insanlar olabilir. belki üzülürler. bunu da gözönünde bulundurmak daha ince bir davranış gibi geliyor bana.
edit: vıcık vıcık ilişkiler yaşayamadığım için şahsım adına çok özür dilerim.
hayatta en beğendiğim çiftler çok yaşlı olup hala elele tutuşup gezebilen çiftlerdir. onların sevgisinde gösteriş yoktur, saftır ve gerçektir. birbirlerinin gözlerinin içine aşkla bakar, biri olmazsa diğeri eksik olur.bu aslında " seni seviyorum " demektir.sanırım burası anlaşılamamış.
yukarda kusmaktan bahseden yazarımıza üzüldüm açıkcası. söylediğimde bu kadar tepki gösterilebilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. adabı muaşeret olayına takıldıysa bu benim fikrim, bunu bu şekilde değerlendirebilirim, size ve başkasına bir zararı yok. siz istediğinizi yapmakta özgürsünüz ben de.başka insanların fikirlerini bu kadar hor görmemek gerekir. . ben böyle bir insanım ve sizden belki de çok farklıyım. bu toplumda bir renktir, çeşitliliktir. saygı ve sevgi çerçevesinde olduğu sürece. bu ikisi de zaten tek taraflı olmaz.
devamını gör...
yazarların ilgilendiği alanlar
mimarlık, mimarlar, moda, tasarımcılar, heykel, enstelasyon, performans sanatı, resim, bütün bu sanatları icra eden sanatçıların biyografileri ve çalışma disiplinleri, fotoğraf, reklam fotoğrafçılığı, ürün fotoğrafçılığı, fotoğrafçılar, mizah, karikatür, karikatüristler, insan anatomisi, beyin, sosyoloji, antropoloji, teknoloji, komplo teorileri, kehanetler, kahinler, görsel iletişim, görsel pazarlama, beslenme, beslenme şekillerinin fiziksel, psikolojik, sosyolojik etkileri ve sonuçları, felsefe, grafoloji.
devamını gör...
aşk başka bir şey
fatih murat arsal’ın ışıl ve harun’un talihsiz bir kaza sonucu yollarının kesilmesi ile başlayan aşk hikayelerini konu alan kitabı aynı zamanda okumadığım tek kitabı. en kıza zamanda seriyi tamamlamak gerek.(swh)
sorumsuzca yapılan bir kaza, neredeyse bir aileyi tamamen yok etmişti.geride kalan genç adamın yüreğine kazınan yaralar, vücuduna mühürlenenlerden çok daha fazlaydı.kaybettiklerinin büyüklüğü karşılığında, doğal olarak intikam istiyordu.ve karşısına cesurca çıkan bu güzel sarışın, onun öfkesinin hedefi oluverdi. genç kadın ailesine o kadar düşkündü ki hiçbir şart onu yolundan geri çeviremezdi.korkup geri adım atmadığı gibi, fedakârca intikamın yönünü değiştirdi.kardeşi için yapabileceklerinin sınırı her ikisi için de şaşırtıcıydı.
sorumsuzca yapılan bir kaza, neredeyse bir aileyi tamamen yok etmişti.geride kalan genç adamın yüreğine kazınan yaralar, vücuduna mühürlenenlerden çok daha fazlaydı.kaybettiklerinin büyüklüğü karşılığında, doğal olarak intikam istiyordu.ve karşısına cesurca çıkan bu güzel sarışın, onun öfkesinin hedefi oluverdi. genç kadın ailesine o kadar düşkündü ki hiçbir şart onu yolundan geri çeviremezdi.korkup geri adım atmadığı gibi, fedakârca intikamın yönünü değiştirdi.kardeşi için yapabileceklerinin sınırı her ikisi için de şaşırtıcıydı.
devamını gör...
sözlük radyosu
güzel işler yapıyorsun yoldaş!bakalım daha neler göreceğiz.
devamını gör...
kadife devrim
çekoslovakya devletinin hiç kan dökmeden gerçekleştirdiği devrimdir. 1989 yılında öğrenci ve halk ayaklanmasıyla komünist yönetim düşürülmüş ve çekoslovakya devleti çek cumhuriyeti ve slovakyaolmak üzere ikiye ayrılmıştır. öğrenci ve halk ayaklanması sırasında hiç kan dökülmemesi nedeniyle kadife devrim adını almıştır.
devamını gör...
sözlükte kadın troll olmaması
çok ayıp ediyorsunuz yani. sözlükte kadın troll çok. ama bazısı beceremiyor işte. karşısındakinin iq'sunu tahmin etmeden harekete geçiyorlar ama maalesef. yine de onlar da bu sözlüğün birer parçası.
devamını gör...
nazım hikmet ran
hayranlıkla izlediğim bir videosu var ortaya çıkan. 1962 yılında sovyetler birliği'nde bulunduğu sırada "mavi ateşçik" isimli bir programda önce yeni tiyatro oyunundan bahsediyor. sonrasında da şair dostu pavlova'nın çevirdiği "çocuklara" ve pek bilinmeyen "moskova yazı" adlı şiirleri okunuyor. şair dostu siirlerini okurken onun mahçup tavrıyla eli yanağında dinlemesi beni çok etkilemişti.
devamını gör...
söylendiğinde huzur veren cümleler
kısa ve öz "iyi ki varsın" denilmesidir. insanı pamuk gibi eder.
devamını gör...
infj
kendimden biliyorum dertten,kaygıdan beslenen insan tipidir. kendisini geliştirmeye takıntılı olması bir yana hiç işi gücü yokmuş gibi başkaları da kendi potansiyellerini keşfetsin diye çabalar. başkasının sorununu fazla içselleştirir. kısacası faydalı ama yorucu insanlarız, neyseki azıcık bir şeyiz
devamını gör...
yere yakın olmak
benim arkadaşlarım hep yere yakın oluyor. onlara bakacağım derken boyun fıtığı olacağım.* anlattıklarına göre otobüste iki uzun insan arasında kalırlarsa şoför orayı boş sanıyormuş. kıyamam onlara.
devamını gör...

