e peki nedir? diye sorduran cümle. her şey paradır.
devamını gör...

kadıköy’de bir miktar orlaynım…

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne zaman kapılarını çalsam güler yüzle kapıyı sonuna kadar açıp içeri buyur eden ekip. sorununuz ne olursa olsun çözmek için ellerinden geleni yapan ve vaktinin çoğunu -özel hayatlarından kısarak- buraya ayıran insanlar bunlar.
iletişimde olduğum birkaç moddan yola çıkarak söyleyebilirim ki "sürekli ne yapabiliriz de sözlüğü geliştirebiliriz, burayı nasıl daha iyi bir yer yapabiliriz" diye kafa patlatıyorlar.
o yüzden emeklerini göz ardı etmek yerine iyi ki varlar demek istiyorum.
devamını gör...

yağmur yağdığı sırada topraktan yayılan ve birçoğumuzun hastası olduğu o kokunun adıdır.
dinlendirici bir etkiye sahiptir.
devamını gör...

üslup, biçimsel bir şeyden ibaret değildir. içinin dışına yansımasıdır. o yüzden mühim, çok mühim.

insan, ağzından çıkacakları genelde kontrol altında tutup yalan söyleyebilir veya çarpıtabilir. ama üslubu kontrol altında tutmak daha zordur. zerrelerinizden fışkırır üslup.
devamını gör...

çocukluğumdan beri kiril okuyabildiğim için lise yıllarımdayken elime fono yayınlarının yunanca sözlüğünü almamla yarım saat içerisinde okumayı söktüğüm alfabedir. ama dili bilmeyip sadece okumanın hiçbir esprisi yok.

(bkz: okuyabiliyorum ama bilmiyorum)

ama şöyle güzel bir tarafı da olmuştu. 2012 yılında amasya müzesini gezerken rehberimiz ''yunanca olduğunu'' iddia ettiği lahitlerin önüne geçip ''işte bu zeus'un, bu afrodit'in'' gibisinden poz kesiyordu. ben de lahitlerin üzerindeki yazıtlara şöyle bir göz gezdirdim, hiç afrodit mafrodit değil yani. bildiğin maşallah, allah filan yazıyor. sonra daha dikkatli bakınca, adının daha sonrasında karamanlıca olduğunu öğreneceğim, türkçe ile yazılmış olduğunu fark ettim. sonrasında da ''sen kimi yiyon, burada türkçe yazıyor. al bak burada maşallah yazıyor, şurada şu yazıyor'' gibisinden adamı herkesin ortasında rezil kepaze etmiştim. şu alfabeyi bilmesek mezar taşlarını zeus diye yutturacaktı.

(bkz: dedemizin mezar taşını okuyamıyoruz)
devamını gör...

bihter ziyagil
devamını gör...

küçük bir yerdi.
zaman çoktu.
çok gibiydi.
umut vardı.
deniz vardı.
denizin ardında.
gitmek istediği.
hayat nasıl yaşanır?
böyle bitmemeliydi.
devamını gör...

arkadaşlar tamam ben sigara içiyorum ama bağımlı değilim. bir gün kalkar iki paket içerim günde sonra başka bir gün kalkar 2 ay hiç içmem. ben bağımlı değilim. içmeyi içmemeye tercih ediyorum sadece.
devamını gör...

grip, zatürre, hepatit gibi birçok aşı +2 - +8 derece arasında saklanır. sanılanın aksine bütün aşılar sıcağa değil donmaya karşı çok hassastır ve hemen bozulur.bunun dışında inaktif aşılar vücutta çok fazla yan etki yapmaz.

bakanlık birkaç yıl önce eczanelere aşıların soğuk zincir takibi için sistem kurulması ile ilgili çalışma yapmıştı ancak bu ne kadar uygulandı bilinmez. aşı ve soğuk zincir çok sıkı takip isteyen hayati derecede önemli bir iş.
24 saat ısı ve nem takibi yapan bir sistem kurmak şu an ki teknolojide çok kolay ancak bu en nihayetinde insan faktörüne dayanıyor. eczacının işini ne kadar ciddiye aldığı ile alakalı bir durum.

maalesef ülkemizde diplomasını kiraya veren, eczaneye ayda bir kez uğrayan insanlar var, bakkal gibi eczacı kalfasina emanet edilmiş birçok eczane mevcut. hal böyle iken aşıların ve saklama koşullarının ne kadar ciddiye alındığı konusunda endişe duymamak çok zor.
devamını gör...

paranormal veya tinsel anlamda kullanılan bir terim olup, canlıların bedenlerinden yayıldığı varsayılan ışınımla oluşan ve gitgide yayılan tesir kuşakları tarzında kendini gösterdiği iddia edilen elektromanyetik alana verilen addır.

metapsişikçilerin "eflüv" adını verdikleri partiküllerin ışınımıyla oluştuğunu iddia ettikleri bu alan, yaşam enerjisi olarak adlandırılan bir tür enerjinin organizmalardan insan gözünün göremediği bir frekans düzeyinde titreşen ışınlar tarzında yayılmasıyla oluşur.
devamını gör...

hükümetin gençlere son kazığı
devamını gör...

1937'de dale carnegie tarafından yazılmış kitap. carnegie, 1912'de başlayarak 30 yıl boyunca etkili konuşma, iş hayatında nasıl davranılmalı gibi konularda seminer vermiştir. ancak bu seminerler boyunca insanların sadece etkili konuşmada değil genel olarak insan ilişkilerinde rahatsız olduğu ve geliştirmek istedikleri yönler olduğunu keşfetmiştir. kendi deyimiyle kitap bir bilgi değil eylem kitabıdır. hiç arkadaşımın olmadığı bir dönemde, yav bu insanlar nasıl arkadaş buluyor diye merak ederken bu kitabı keşfedip okumuştum. çok uygulamasam da yazanları, kısmen faydasını gördüğümü söyleyebilirim. kitapta kısaca bazı öneriler var ve öneriden önce yazarın gerçek hayattan karşılaştığı insanlar ve vakıalardan örnekler verilmiş ki iyice kafamızda canlansın. bir de sık sık pratik yapılması gerektiği yazıyor.
ilk bölüm olan bal istiyorsan arı kovanına çomak sokma kısmında, bir işi yapmak için bir insana ihtiyacın varsa ne olursa olsun olumsuz eleştirmemen gerektiğini anlatıyor. eleştirme, kınama, şikayet etme bölümün temel mottosu bu.

insanlarla ilişki kurarken, mantıklı yaratıklarla karşı karşıya olmadığımızı aklımızdan çıkarmayalım. biz duygusal davranan, ön yargıları olan, onuruna ve gururuna düşkün yaratıklarla iletişim kurmaya çalışmaktayız.

ikinci prensip, dürüst ve içten övgüyü esirgemeyin. bu şekil bir övgünün zor gibi görünen kapıları açacağını ifade ediyor. üçüncü prensip ise karşıdaki insanda bir istek uyandırmak. sen bir şey istiyorsun karşıdan ama karşındakinin bunu yapması için ona bir gerekçe vermelisin. kitapta daha fazla bölüm var ancak uzatmayacağım. yazarın vurguladığı birkaç yere değineceğim. insan oğlunun en temel dürtüsü önemli biri olma arzusudur. bunu dikkate almalı, o kişiyle bir ilişkimiz olduğunda bu arzusunu bilerek davranmalıyız. bu her ilişki için geçerli diyebiliriz. insan onaylanıp takdir edildiğinde eleştirildiği zamana kıyasla çok daha fazla çaba harcar. işveren isek böyle bir tutum daha yararlı olabilir. genel olarak bir insanla dost olmak istenirse ona zamanı ayırmalı, içten davranılmalıdır. onun da konuşmak isteyeceği sohbet konuları açmak, ismiyle hitap etmek, gülümsemek, söylediklerini hatırlamak gerek, bu hatırlama kısmı karşıya kendini değerli hissettirir. ancak bunlar dediğim gibi içten olmalıdır ki bu işin temeli odur. arkadaşlık, dostluk genel olarak insan ilişkilerinde sıkıntılar yaşıyorsanız nasıl kendimi daha iyi ifade ederim, yeni tanıştığım insanlara yaklaşımım nasıl olmalıdır diye düşünüyorsanız tavsiye ederim.
devamını gör...

ingilizce çalışmak ve bolca kitap bitirmektir.
devamını gör...

günlerin iyiden iyiye uzadığını fark etmek. birden "bahar geliyor" sevincine kapılmak.
devamını gör...

daha iyisi olduğunu düşünmüyorum.

(bkz: hasretinden prangalar eskittim)
(bkz: ahmed arif)
devamını gör...

ilk ananas yediğimde dünya başıma yıkılmıştı. yok ananas şöyle güzel yok ananas böyle manyak. enginarın meyve olanı anasını satim.
devamını gör...

başlığa doğru bilgiler kadar, hiç anlam veremediğim tanımlar da girilmiş. biz şu işi biraz toparlayalım.

mozart’ın son eseri requiem’in bir bölümüdür lacrimosa. mozart bu eseri tamamlayamadan ölmüş, öğrencisi franz süssmayr tarafından bitirilmiştir.

kısaca requiem’i tanımlayalım;

hristiyan katolik inancına göre, cenaze törenlerinde ya da ölen kişinin yıldönümlerinde çalınan bir tür dinsel ağıt veya ilahi türüdür. bu gelenek, ölen kişinin ruhunun bağımsızlığına kavuşması için yapılır.

lacrimosa;
italyanca kelimedir. gözü yaşlı olan, ağlamaklı olan anlamına gelir. requiem’in bu bölümü gerçek bir başyapıttır.

mozart’ın sihirli flüt operasına çalıştığı dönemde, viyana kontu franz von walsegg tarafından ölen eşi için sipariş edilmiştir. ancak kont tam bir düzembazdır. ünlü bestecilere sipariş işler yaptırıp, kendi eseri gibi gösteren ve eserin haklarına sahip olan biridir. bu oyunu mozart ölümü sonrası eşi constanze ve öğrencisi süssmayr bozar.

amadeus filminin son sahnesidir. gerçi film baştan aşağı yanlıştır. filmin son sahnesinde lacrimosa’ya yer verilir. bu sahnede mozart’ın kraliyet müzisyeni salieri’ye requiem’in son bölümlerini yazdırdığı görülür ki, bu tamamen uydurmadır. film için düşünülmüş bir sondur. sahne gereği mozart, eserin confutatis bölümlerini, salieri’ye hasta yatağında sözlü olarak söyler ve salieri bunları yazar. kek tarifi mi bu? böyle bir şey mümkün olabilir mi? filmin en saçma bölümüdür.

öğrencisi süssmayr, bu eseri mozart’ın yazdığı bölümlere ekler yaparak ve sonuna mozart’ın imzasını taklit ederek bitirir. ancak gerçek kısa süre sona ortaya çıkar. mozart’ın el yazması ve üzerine süssmayr’in eklediği bölümlerin orijinali bugün viyana milli kütüphanesinde bulunmaktadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

konu çok uzun, mozart kendi ölüm müziğini yaptı diyenler var ki, oraya girersek hiç çıkamayız. sonra (bkz: manas destanı gibi tanım giren sözlük yazarı) diye başlık açıyorsunuz.

bir trol bilgisiyle yazımızı bitirelim. çok iyi bir film olan “requiem for a dream” müzikleri, bana göre filmden daha güzeldir. burada youtube’a yüklenen ve çok izlenen bir görüntüye “mozart’s requiem for a dream” denir. lan o requiem bu değil. video kapağına konulan görsel ise mozart değil. bana daha çok benziyor. ya dostlar, tarih okuyarak, araştırarak öğrenilir. filmler tarihi hatalarla doludur. youtube veya sosyal medyaya yüklenen her şeyi doğru bellemeyin. etmeyin. eğletmen beni, söyletmen beni.
mozart’a gider
trol requiem’e gider
ingilizce kaynak
devamını gör...

kişi görüşünü hakaret*, aşağılama ve üslupsel sıkıntılar olmadan istediği gibi açıklayabilmeli. yani karşısındaki şahısla uğraşmak değil de düşüncenin/görüşün irdelenerek mantıksal boyutu ele alınmalı, dayanak noktaları belirtilmeli. bu şekilde konuşan herkesi sever ve sayarım. karşıt olmuş, yan olmuş, bakmam çünkü fikirler karşıt görüşleri ile gelişirler.
amaç doğruya ulaşmak olmalı, kimin haklı olduğunu tespit edip egoyu tatmin etmek olmamalı. her tarafın haklı olduğu noktalarda olabilir, bu da yeni bir fikrin oluşmasını sağlar. gelişim bu şekilde sağlanabilir.
devamını gör...

ülkemizde ve birçok arap ülkesinde hissedilmeyen ağırlıktır. çünkü dinin sadece şekil kısmına odaklanıyoruz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim