sözlük radyosu üniversite tercih programı
ankara'daki üniversitelerin dil puanıyla öğrenci alan bölümleriyle ilgili sorularınızı yanıtlayabileceğim program. aynı zamanda yabancı dil hazırlık dönemi, dil yeterlilik sınavları (hazırlık atlama) ile ilgili süreçler hakkında da bilgi verebilirim.
devamını gör...
uçak yolculuğunun en güzel tarafı
uçağa sadece çok uzak yerlere gitmek için bindiğimden dolayı uzaklara gitmek diye cevaplıyorum. bir de manzara.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
hayattaymış gibi hissetmek. birilerinin hayatına dokunmak.
devamını gör...
biraz ara verelim deyip başka birine gitmek
rachel'ın ara vermek istemesiyle; ross un en az beş sezon "we were on a break! " demesine neden olan hadise.
devamını gör...
aşık olmak
bir yaştan sonra düşüncesi bile imkansız hale geliyor sanırım yaşlanmışız
devamını gör...
yeni keşfedilen şarkı
bir kaç gündür takıldım, yumuşak, tatlı bir şarkıymış, ben yeni keşfettim
devamını gör...
aşk 101
ilk sezonu geçen sene yayınlanan ve ikinci sezonu bugün yayınlanan türk yapımı netflix dizisidir.
ilk sezonu izleyip keyif almıştım hatta yeni sezonu heyecanla beklemiştim bugün çıkar çıkmaz hayatsız gibi sekiz bölüm izleyerek bitirdim.
dizinin senaryosu meriç acemi tarafından kaleme alınmış, yönetmenliğini ahmet katıksız ve deniz yorulmazer'in birlikte yapmışlar.
dizinin oyuncuları alina boz, mert yazıcıoğlu, pınar deniz, müfit kayacan, kubilay aka, ipek filiz yazıcı, selahattin paşalı, bade işçil, kaan urgancıoğlu, tuba üstün gibi başarılı isimler.
dizi bir gençlik dizisi doksanlarda geçiyor ve dönemi iyi yansıttığını söyleyebilirim. kostümler, mekanlar, üslup olarak gayet başarılı bir iş olmuş.
ilk sezonu çok beğenmiştim ama ikinci sezon maalesef ilk sezon kadar iyi değildi. iyiydi ama ilk sezon kadar iyi değildi. ellerinde bol ve iyi malzeme varken ortalama bir sezon çıkarmışlar. sebeplerine spoiler kısmında geleceğim.
dizi sürekli güzel mesajlar vermeye çalışıyordu bu hoşuma gitti. o mesajları verdi mi vermedi mi den ziyade mesaj vermek gayreti hoşuma gitti. özellikle sınavla ilgili olanlar nefisti. her öğrenci o durumlara sokuldu her öğrenci o ailelere maruz kaldı. dizi bir süre sonra şöyle ilerledi. diyalog diyalog güzel bir müzik. diyalog ve güzel müzik. bir süre sonra sıkmaya başladı.
genelde dizilerde ve filmlerde müzik kullanımı sahneyle uyumlu olur ama burada böyle değildi. sahnelerle uyumlu olan sadece iki müzik duydum gerisi güzel parça diye konulmuş.
bazı sahnelerde ve diyaloglarda sosyal medya ağzıyla konuşmak gerekirse cringe oldum. çok gereksiz ve çok boktan diyaloglar vardı. hikaye iyi bir çizgide ilerliyordu ama diyaloglar çok basitti. hikayenin çizgisini beğendim. bence iyi başladılar iyi bitirdiler iki sezon olarak düşünüyorum.
dizideki kötü ve iyi çelişkisi güzeldi karakterler dozundaydı. dönemin gözlemlenmesi ve seyirciye aktarılması güzeldi. her şeye rağmen güzel ve keyifli bir diziydi. eksikleri vardı ama olsun. ellerinde olan malzeme ve hikayeden daha iyi bir şey beklerdim.
oyuncuların büyüklük hallerini beğendim. hepsi iyi oyuncular ve yakışan oyunculardı. ayar olduğum ve sinirlendiğim konulara gelirsek. diyaloglar çok ucuzdu. aşırı sinirlendiğim kısımlar oldu. son bölümdeki isyan sahnesi tamamen gereksizdi. gördüğüm en kötü sahnelerden biriydi. tepki koysalar okey ama okulu yıkmak ne alaka lan.
dizide birbirlerine ilgi duyan gençlerin birbirleriyle oturup konuşmamasına sinir oldum. ulan seviyorsunuz işte neden birbirinize köpek çekiyorsunuz.
müzik kullanımı ve popüler müziklerin ortaya saçılması hoşuma gitmedi. twitter tayfa övsün diye yapmışlar gibi bir sezon izledim. hikaye iyi sonlanmasaydı iyice berbat olurdu ama iyi final yaptıkları için sevdim.
öğrencilerin aileleriyle olan ilişkileri ve sorunları güzel yansıtılmıştı. iyi göndermeler ve mesajlar vardı. sevdim. burcu hoca ve kırmızı elbisesi arkaya yatırdığı saçları kırmızı ruju derken tanımı sonlandırıyorum. ha bir de tadını kaçırmadan iki sezonda bitirdiğiniz için teşekkür ederim.
ilk sezonu izleyip keyif almıştım hatta yeni sezonu heyecanla beklemiştim bugün çıkar çıkmaz hayatsız gibi sekiz bölüm izleyerek bitirdim.
dizinin senaryosu meriç acemi tarafından kaleme alınmış, yönetmenliğini ahmet katıksız ve deniz yorulmazer'in birlikte yapmışlar.
dizinin oyuncuları alina boz, mert yazıcıoğlu, pınar deniz, müfit kayacan, kubilay aka, ipek filiz yazıcı, selahattin paşalı, bade işçil, kaan urgancıoğlu, tuba üstün gibi başarılı isimler.
dizi bir gençlik dizisi doksanlarda geçiyor ve dönemi iyi yansıttığını söyleyebilirim. kostümler, mekanlar, üslup olarak gayet başarılı bir iş olmuş.
ilk sezonu çok beğenmiştim ama ikinci sezon maalesef ilk sezon kadar iyi değildi. iyiydi ama ilk sezon kadar iyi değildi. ellerinde bol ve iyi malzeme varken ortalama bir sezon çıkarmışlar. sebeplerine spoiler kısmında geleceğim.
dizi sürekli güzel mesajlar vermeye çalışıyordu bu hoşuma gitti. o mesajları verdi mi vermedi mi den ziyade mesaj vermek gayreti hoşuma gitti. özellikle sınavla ilgili olanlar nefisti. her öğrenci o durumlara sokuldu her öğrenci o ailelere maruz kaldı. dizi bir süre sonra şöyle ilerledi. diyalog diyalog güzel bir müzik. diyalog ve güzel müzik. bir süre sonra sıkmaya başladı.
genelde dizilerde ve filmlerde müzik kullanımı sahneyle uyumlu olur ama burada böyle değildi. sahnelerle uyumlu olan sadece iki müzik duydum gerisi güzel parça diye konulmuş.
bazı sahnelerde ve diyaloglarda sosyal medya ağzıyla konuşmak gerekirse cringe oldum. çok gereksiz ve çok boktan diyaloglar vardı. hikaye iyi bir çizgide ilerliyordu ama diyaloglar çok basitti. hikayenin çizgisini beğendim. bence iyi başladılar iyi bitirdiler iki sezon olarak düşünüyorum.
dizideki kötü ve iyi çelişkisi güzeldi karakterler dozundaydı. dönemin gözlemlenmesi ve seyirciye aktarılması güzeldi. her şeye rağmen güzel ve keyifli bir diziydi. eksikleri vardı ama olsun. ellerinde olan malzeme ve hikayeden daha iyi bir şey beklerdim.
oyuncuların büyüklük hallerini beğendim. hepsi iyi oyuncular ve yakışan oyunculardı. ayar olduğum ve sinirlendiğim konulara gelirsek. diyaloglar çok ucuzdu. aşırı sinirlendiğim kısımlar oldu. son bölümdeki isyan sahnesi tamamen gereksizdi. gördüğüm en kötü sahnelerden biriydi. tepki koysalar okey ama okulu yıkmak ne alaka lan.
dizide birbirlerine ilgi duyan gençlerin birbirleriyle oturup konuşmamasına sinir oldum. ulan seviyorsunuz işte neden birbirinize köpek çekiyorsunuz.
müzik kullanımı ve popüler müziklerin ortaya saçılması hoşuma gitmedi. twitter tayfa övsün diye yapmışlar gibi bir sezon izledim. hikaye iyi sonlanmasaydı iyice berbat olurdu ama iyi final yaptıkları için sevdim.
öğrencilerin aileleriyle olan ilişkileri ve sorunları güzel yansıtılmıştı. iyi göndermeler ve mesajlar vardı. sevdim. burcu hoca ve kırmızı elbisesi arkaya yatırdığı saçları kırmızı ruju derken tanımı sonlandırıyorum. ha bir de tadını kaçırmadan iki sezonda bitirdiğiniz için teşekkür ederim.
devamını gör...
insanın kendi kendine yetmesi
kişinin olgunlaştığının göstergesidir. ne beklediğini, ne istediğini, ne istemediğini ya da nasılsın sorusuna kesin ve doğru cevaplar verebilmesidir. mutluluğunu da görebiliyordur, yolun sonunun onu üzeceğini de kestirebiliyordur. istediğini yaşıyordur ikili ilişkilerinde. ona yardım edecek tek kişi yine kendidir. diğerleriyle mutluluğunu paylaşır çünkü mutsuzluğunun sebebini kime anlatsa anlamayacağını bilir. bilir ki onu mutsuz eden verdiği yanlış karardır nihayetinde.
kıssadan hisse kendinizle tanışın.
kıssadan hisse kendinizle tanışın.
devamını gör...
yazarların sabırlarını zorlayan durumlar
aynı dili konuşmamıza rağmen anlamamazlıktan gelen insanlar olabiliyor.
devamını gör...
arzulanan hayat ile yaşanan hayat arasındaki mesafe
makas gibi*
devamını gör...
üniversitedeki kadınların yüzde 70’i başörtülü değilse orada özgürlük yoktur
bir konu hakkında bir fikir beyan edebilmek için herhangi bir duyu organımızdan bilgilerin alınması, kendi içinde yorumlanması ve bilgilerin karşılaştırılması gerekir. görme, işitme veya dokunma yoluyla bilgi edinme, beynin birçok alanını eş zamanlı olarak çalıştırır. fakat broca alanı, wernicke alanından iletilen düşüncelerin dışarıya aktarıldığı yerdir. eğer broca alanı tahrip olursa, kişi söylemek istediklerini bilir, buna karar da verir fakat kelimeleri seçemez. anlamlı şeyler söyleyemez ve saçma sesler çıkartır. konuşmak veya tabiri caizse fikir beyan etmek bu kadar komplike bir olgu iken, bunu dünyanın en gereksiz cümlelerini sarf etmek için kullanmak akıl tutulmasıdır.
tanım: kendisine aynı şekilde ''kadınların %70'i başörtülü ise orada özgürlük yoktur'' denildiği vakit şiddetle karşı çıkacak kişinin anlamsız, saçma, tamamiyle kendi değerleri üzerinden topluma mâl etmek istediği, şuursuzca, fütursuzca, vizyonsuzca, aptal saptal, bireysel özgürlüğü savunduğunu zannederken aslında savunmayıp bireysel dini değerlerini yücelten, ne idüğü belirsiz, arap sevici, aciz, ötekileştirici, dışlayıcı, nefret söylemleri barındıran bir fikrin maalesef ses tellerinden dile zuhur etmesi hadisesidir.
edit: eyyorlamam bu kadar zira aklıma başka kelime gelmedi, eklemek isteyen olursa portakallasın.
tanım: kendisine aynı şekilde ''kadınların %70'i başörtülü ise orada özgürlük yoktur'' denildiği vakit şiddetle karşı çıkacak kişinin anlamsız, saçma, tamamiyle kendi değerleri üzerinden topluma mâl etmek istediği, şuursuzca, fütursuzca, vizyonsuzca, aptal saptal, bireysel özgürlüğü savunduğunu zannederken aslında savunmayıp bireysel dini değerlerini yücelten, ne idüğü belirsiz, arap sevici, aciz, ötekileştirici, dışlayıcı, nefret söylemleri barındıran bir fikrin maalesef ses tellerinden dile zuhur etmesi hadisesidir.
edit: eyyorlamam bu kadar zira aklıma başka kelime gelmedi, eklemek isteyen olursa portakallasın.
devamını gör...
muir-torre sendromu
intestinal polipler, genitoüriner ve sebase deri tümörleriyle karakterize dna tamir bozukluğunun olduğu sendromdur.
devamını gör...
çirkin kadınlara tavsiyeler
başlığı açan arkadaş bir süredir trollüklere doyamıyor.
aga alıştığınız platformlara gitseniz mi artık ya? hayır burada sökmez çünkü.**
aga alıştığınız platformlara gitseniz mi artık ya? hayır burada sökmez çünkü.**
devamını gör...
mona lisa
kimilerinin da vinci'nin annesi olduğunu öne sürdüğü tablo.
devamını gör...
bulunduğu toplumun seviyesinden sürekli şikayet eden tip
bir anonim söz var, bana onu hatırlatan başlıktır. "dünyanın en zeki insanı da olsanız, bulunduğunuz ortam vasat ve vasatın altındaki kimselerden ibaret ise, düzeyinizi koruma imkanınız yoktur. hepimiz, beraber en çok zaman geçirdiğimiz beş kişinin ortalamasıyız."
şikayet edince bir şeylerin değişeceğini düşünmek günümüzde geçerliğini kaybetmiştir. değişimi herkes ister ama kimse değişmek istemez, günümüzün özeti bu...
şikayet edince bir şeylerin değişeceğini düşünmek günümüzde geçerliğini kaybetmiştir. değişimi herkes ister ama kimse değişmek istemez, günümüzün özeti bu...
devamını gör...
her şeye anlam yükleyen insan
her şeyin anlamsızlığı fikriyle henüz tanışmamış insandır.
devamını gör...
fakir depresyonu vs zengin depresyonu
zengin depresyondayken atlar ferrarisine deniz kenarı bir yerde durur, denizi izler.
fakir depresyondaysa, ağzında tütün sigarayla çıkar iki dolanır eve gelir.
fakir depresyondaysa, ağzında tütün sigarayla çıkar iki dolanır eve gelir.
devamını gör...
yazarları en umutsuz anda umutlandıran sözler
öğlene kadar, boğazımdan şekerli bir şey geçmediği bir günde duyduğum,
hocam size çikolatalı gofret aldım sözü.
görseli bırakırdım ama yutması daha keyifli.
her fakir için umut değil ekmek ,bazı fakirler için umut çikolatalı gofret. beyaz çikolatalı ise duble umut.
hocam size çikolatalı gofret aldım sözü.
görseli bırakırdım ama yutması daha keyifli.
her fakir için umut değil ekmek ,bazı fakirler için umut çikolatalı gofret. beyaz çikolatalı ise duble umut.
devamını gör...
gogol’un dar paltosu
keşfettiğim ve benim gibi uzun uzun yazdığı için etki alanıma giren yeni çaylak arkadaşımız. kim bulursa onundur, hiç kimse göz dikmesin. *
yazılarınız daim olsun efendim, var olun. bilgilerinizi bizden saklamayın. bol bol sevgiler! *
yazılarınız daim olsun efendim, var olun. bilgilerinizi bizden saklamayın. bol bol sevgiler! *
devamını gör...
