yeni keşif arkadaşlar, taze çıktı. çok beğendim. mutlaka dinleyin. *
devamını gör...

ukulele çalmaya çalışmak. fransızca öğrenmeye çalışmak.
devamını gör...

lise 3'deyiz, matematik hocamız da sınıfa çalışın, test çözün deyip duruyor. haline de üzülmüyor değiliz, arkadaşımla ''hocam bundan sonra sıkı bir şekilde çalışalım değil mi, konular yetişir?'' gibisinden bir soru sorduk. hocanın gözleri parladı, ''evet tabii ki çalışın, yetişir'' dedi, biz de artık daha sıkı çalışacağız dedik ve zil çaldı. hoca sınıftan ayrılınca tahtaya ''ders çalışacağımızı söyledik ama nerede çalışacağımızı söylemedik, eve gidiyoruz'' yazmıştık*.
devamını gör...

şöyle bir şeydir;

deneğimiz fazla araştırmamış, öğrenmemiş islam hakkındaki tüm bilgisi aile ve çevresinden öğrendikleriyle sınırlı (kısacası ülkemizdeki genel çoğunluğa hitap eden) bir müslüman olsun adına da tuğçe diyelim. bu kişinin bir de ordan buradan birkaç yazı okuyarak ateist olmuş bir arkadaşı olsun ve bunlar tartışsınlar. bizim müslüman olan arkadaşımız yani tuğçe hiç o zamana kadar sorgulamadığı için inandığı bazı şeylerin mantıksız olduğunu bu ateist arkadaşı sayesinde anlasın ve ateist olmaya karar versin.
başka bir gün ateist olan tuğçe müslüman bir kişiyle tanışsın. bu kişi hem tuğçe'den hem de onu ateist yapan diğer ateist arkadaşından yaşça büyük hem de bilgisi daha fazla diyelim. müslümanla tartışacak ve sorguladığı hemen her şeyin karşıdaki kişi tarafından altının doldurulabileceğini görmüş olsun. bu sefer tekrar müslüman olmaya karar verir. daha sonrasında ise karşısına kendisinden daha donanımlı bir ateist çıkar vs vs. bu şekilde devam edecektir.
yukarıdaki hayali örgüden farklı olarak bizler siyasi ve dini tutumlarımızı kolay değiştirmeyiz. mesela bizden daha donanımlı ve zıt fikirli birisi karşımızdaysa ya küfrederiz ya da çeşitli psikolojik savunma metodlarıyla söylediklerini kabul etmeme eğilimi gösteririz. eğer öyle olmasaydık ve sadece gerçeğe ulaşmak arzusunda olsaydık işte o zaman durumumuz yukarıdaki tuğçe ile aynı olacaktı. sürekli bizden daha donanımlı insanlar ya da bakış açıları karşısında rüzgarda savrulan bir yaprak gibi ordan oraya savrulacaktık. bunun nedeni inanç konusuna akıl ile yaklaşıldığı zaman kesin bir sonuca ulaşılamayacak olmasıdır. hem bir tanrıya inanan insanların cevap veremeyeceği pek çok "boşluk" vardır hem de ateistlerin cevap veremeyecekleri "boşluklar" vardır.

yukarıdaki kısım sadece akıl ile ilgili olan kısımdır bunun bir de vicdanla ilgili, hislerle ilgili duyuşsal kısmı vardır. zekanız size ne söylerse söylesin hisleriniz de bir taraftan konuşacaktır. ölüme karşı duygularınız ne söylüyor? ölen annenizin nerede olduğunu düşünmek istersiniz? varoluşa hangi pencereden bakıyorsunuz? tüm bunlar kişiden kişiye değişecek olan şeylerdir. işte agnostisizm kısaca bunu söyler. dine ya da dinsizliğe bakış, sayılamayacak kadar çok faktörün etkisindedir ve kişiden kişiye değişir. agnostik der ki; "madem kişinin karakterine göre, duygularına, zekasına, eğilimine, çevresine, kültürüne göre bu tercih şekillenecek. ( yani evrensel bir 2+2=4 durumu olmayacak) ben bir tercihte bulunmamayı tercih ediyorum."
*
devamını gör...

ilk defa alıp öğrenmeye başladığım bir müzik aleti. iyikine öğrenmişim diyorum. çünkü kalimba çalarken insana istemsizce bir huzur geliyor.
devamını gör...

çoktan tedavülden kaldırdığımız eski bir kelime. bir zamanlar trt sunucularının dilinden düşmez. ekrandan esenlikler dilerlerdi. ayrılırken de esen kalın derlerdi.
devamını gör...

oje ve eteklerr.
çok gereksiz para bayıyorum onlara...
devamını gör...

bu saatlerde mekaninin sahibi benim, gecenin sonunda herkes dagilir ama ben buradayim. yani bence uyumamak icin hayli gecerli bir sebep. bu arada "mekanin sahibi" olayi da biraz iddiali oldu, umarim yoldas gormez.
devamını gör...

yarışmanın adı da kafa sesi olsun.
devamını gör...

ah sana gel dedim
içimde kaybolan papatyalardı gözlerin
eski bir radyodan
çalan şarkıyı dinledim
hayatı kahrolan gibi
gururu ayaklar altına alınmış biri gibi
devamını gör...

hatay.. medeniyetler şehri.. insani da bir o kadar samimi.. medeni..
iyi ki varsın hatay..
devamını gör...

yargılanmaktan korkmadan tüm zayıflıklarınızı anlatabilmeniz. müthiştir.

hep güçlü görünmek, güçlü olmak zorundayız. yaşama karşı, çevremize karşı. diz çökmek zorunda kaldığımızda derteleşecek birini arıyor gözler. bir şeyler söylemek gerekiyor. bir çaresizliği anlatmak istiyor insan. bir çift gözün o bitkinliğe ortak olmasını istiyor. seni hiç tanımayan, senin de tanımadığın biri oluyor bazen bu kişi. olmayan bir omuzdur, kafamızı koyup uzaklara bakmak istediğimiz.

yaşam. her şeyiyle bize tuzak kurmayı biliyor. zayıf hissediyorum bu aralar. koca arturo bandini, kırılgan bir çocuk gibi. yaslanıp sızlanabileceği bir omuz arıyor. yaşam işte. neydim değil, ne oldum dedirtiyor bir anda. dün berrak bir zihinle, şu veya bu diyerek yargılar ortaya koyarken; bir gönülde sığıntı olabiliyor insan. tüm kanatları kesilmiş gibi hissedebiliyor. kafasını kaldırıp gökyüzüne "nedir bu, nedendir ?" diye bağırmak isteyebiliyor. birilerinin sesini duyup "bundandır" demesini istiyor. çözüm mü ? değil. lakin birinin duyduğunu bilmek istiyor işte. bir şarkı ona gerekenleri söylediğinde, onun cevabını yaşayan, yaşamış birilerine söylemek isteği vardır. anonimken, bu kolaydır işte. anonimlik güzeldir.

bizi saklanmaya, gözlerle anlatmaya zorlayan yaşama karşı bir çözüm üretmişiz. hiç tanımadığımız, bizi kınamayan bir insanın bizi anlamasıdır meselemiz. üzücüdür gerçekten. bir vazgeçişin derin hüznünü, vazgeçmeyenlerden başka kim bilebilir ki ?
devamını gör...

üslubu pek benzemese de ahmet hamdi tanpınar'a atfedilen-ve yılardır öyle bildiğimiz- sahibi muallak güzel bir şiir.

sanırım ibrahim sadri'ye ait:

'bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet'
devamını gör...

gencecik yaşında hayatı elinden çalınmış, kahrolmamak mümkün değil. çok şiddetli bir çaresizliğe itilmiş hassas bir kalp...böylesi nahif bir insanı kaybetmemiz o kadar acı ki..
annesine almak istediği fırından bahsediyor,kardeşlerinden bahsediyor. kardeşlerinin ona o kadar çok ihtiyacı vardı ki.. bizim ona çok ihtiyacımız vardı,onun bize ihtiyacı vardı... ama ben hissediyorum elinden gelen her şeyi yaptığını, sonuna kadar mücadele ettiğini hissediyorum ama maalesef hayat çok acımasız ve olmuyor işte bazen.
intihar değil bu, cinayet. katillerin ve destekçilerinin en güçlü olduğu dönemlerden birindeyiz maalesef. nefret ve cehalet egemen oldu bu topraklara maalesef.
çok üzgünüm,çok öfkeliyim.
ne kadar zor da olsa inadına yaşamalıyız ama bunu hissediyorum,birbirimizin elinden tutmamız lazım.


"yaşamak bu yangın yerinde
her gün yeniden ölerek

zalimin elinde tutsak
cahile kurban olarak

yalanla kirli havada
güçlükle soluk alarak

savunmak gerçeği, çoğu kez
yalnızlığını bilerek

korkağı, döneği, suskunu
görüp de öfkeyle dolarak

toplanıyor ölü arkadaşlar
her biri bir yerden gelerek

kiminin boynunda ilmeği
kimi kanını silerek

kucaklıyor beni metin altıok
"aldırma" diyor gülerek"

"yaşamak görevdir bu yangın yerinde
yaşamak, insan kalarak""
devamını gör...

tahminen kendimize benzeyen herhangi bir canlı ile karşılaşmamız durumunda verilebilecek tepkiler nedeniyle alındığını düşündüğüm eğitime konu olan haber. plazma silahıyla saldıracak bir yaratığa karşı işe yaramayacağını sizin kadar onlar da biliyordur sanırım.

bu arada biz böyle şeylere komik deyip geçerken birilerinin, kendince ve basit de olsa önlemler alıyor olması takdire şayan bence. yani biz her zaman her işin dalgasında olup hiçbir şeyi beğenmezken, bir şeyler olup bittiğinde çareyi başkasından beklemeye de alıştık iyice. bakınız aşı mevzusu... bu kadar basit bir konuda bile böyleysek, daha büyük bir sorun karşısında ne yapardık acaba.

kendi adıma, dünyayı başka yaratıkların istilâ edeceğini düşünmüyorum. birileri bir tiyatro çevirip bunu tüm dünyaya bir güzel yutturabilir, o başka konu. doğal olanının gerçekleşeceğini pek düşünmüyorum ama yine kendi adıma konuşayım, ihtimaller için bile önlem almak iyidir. sonradan ağlamaktansa...
devamını gör...

namıdiğer bir ekonomist başbakandı bir zamanlar. ülke malum bütçe açıkları ve yüksek enflasyon başta olmak üzere birçok ekonomik dengesizliklerin tillahını gördü en sonunda 1994 krizi patlamıştı. demek ki ekonomistlik yetmiyor ekonomiyi yönetmek için. teoriyi pratiğe aktarabilmek ve piyasaların beklentilerini dikkate alıp anında çözüm üretebilmek gerekiyor.
devamını gör...

vallahi de billahi de tillahi de komedi. bu taga yazanlar erdoğan destekçileri, kadrolu maaşlı troller. hemen hemen her tweet erdoğan desteği içeriyor çünkü. ulan erdoğan devlet mi, sen kimin yanındasın devletin mi reisinin mi?!?! iq düşüren bir tag harbiden. zira döviz kurunu vatan millet edebiyatıyla düşürmeye çalışan bir milletiz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu konu esasında geçmişi fetö öncesine dahi dayanan bir içeriğe sahip o bakımdan konuyu yorumlamaya önce din kelimesinin kökeninden başlamak istiyorum.

tdk'ya göre din din tanımı tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum ve ikinci anlam olarak da bu nitelikteki inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen demektir.

bu açıklama üzerinden devam edersek bu terimi şu şekilde okumamız gerekiyor: yaratıcı ve doğaüstü güçleri tanımlamaya ve tapınmayı sistemleştirip bununla ilgili töreler ve sembolleri belirleyen x kurumunun y kurumu ile iletişime geçip aralarında kendi aralarında yaratıcıyı tanımlamaları ile ilgili ortak paydayı bulma çalışması ..

halbuki ortadaki realite yaratıcı tanımlamalarının konuşulup ortak payda da bulunma ile uzak yakın olmadığını herkes gayet net şekilde görebiliyor..
bununla ilgili tarihin sayfalarına bakarsak durumu görebiliriz..

2019 vatikan dinler arası diyalog ziyareti
2014 papanın dinler arası diyalog ziyareti

papanın fas'a dinler arası diyalog ziyareti

göründüğü üzere dinler arası diyalog söylemini a,b,c,d dinleri a - b, c-a , d-b gibi farklı dinler arasında gerçekleşmemekte ısrarla ve ısrarla katolik kilisenin ruhani liderinin islam camiası ile iletişim kurma ya da daha doğrusu etkisi altına alma çabası şeklinde devam etmektedir.

bu açıdan bakıldığında dinler arası diyalog teriminin gerçek açıklaması: katolik kilisesinin haçlı seferlerinden beri hegemonya altına almaya çalıştığı anadolu, mezopotamya ve kuzey afrika bölgesindeki insanlar üzerindeki yeni asimilasyon çabalarının kısa ve insanları ürkütmeyecek olan açıklama biçimidir.
devamını gör...

işin en acıklı yanı vay be ne laf soktu helal olsun diyecek insanların olması.
t. ülkenin bakanının kendisini ifşa eden bir mafyaya saldırı cümlesi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim