yolda seninle aynı hızda yürüyen yabancı kişiyi geçme isteği
yabancı rahatsız olmasın diye gelen istektir. sapık zannedilmek istemem.
devamını gör...
din
din, sadece kitleleri uyutan bir toz değildir. hissedebilen bazı kimseler için delilik panzehiridir. büyüdükçe farkına vardıkları anlamsızlık için sığındıkları bir köşedir. ne kadar saçma da olsa, ne kadar çelişkiyle dolu da olsa herhangi bir açıklama rahatlatır; bilmemekten daha iyidir.
devamını gör...
11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu
burada her sözlükten daha kaliteli bir ortam varken ve bana ciddi anlamda bir şeyler katan birçok insanla tanışmışken sırf isim değişecek diye burayı bırakmam. diğer yazar arkadaşların da böyle düşüneceğine eminim. geçmiş olsun yoldaş, yanında olmaya devam edeceğiz.
devamını gör...
karma puanını bir kere kullanınca asla kullanılabilir karma puanına eşit olmaması
(bkz: bütün sırrı bozdun ya)
devamını gör...
tarihin en güzel intiharı
dünyanın en güzel intiharı olarak tarih sayfalarında yer edinmiş evelyn mchale'ın hayat hikayesinden ve tabiki ölümünden bahsedeceğim şimdi.
evelyn, 20 eylül 1923 tarihinde california'da dünyaya gözlerini açtı. 8 çocuklu bir ailenin 6. çocuğuydu.

huzursuz bir aile ortamında büyüyen evelyn, küçük yaşına rağmen olgun bir kızdı. anne ve babasının kavgalarını izlemek yerine kavgalarda hep ara bulucu olmaya çalışıyordu. her zaman söylerim acı insanı güçledirir diye.
ne yazık ki ilerleyen zamanlarda ailedeki bu huzursuzluklar düzelmekten ziyade daha kötü bir hal aldı. bir gece yarısı annesi helen, tüm bu olanlara artık dayanamadığından evi terk etti ve bir daha da geri dönmedi. babası vincent, 8 çocuğa bakmakla yükümlüydü artık. bu hem çocuklar için hem de babası için çok zorlu bir süreçti. ama tüm bu zorluklara rağmen baba 8 çocuğunu da yetiştirmeyi başardı.
ilerleyen yıllarda evelyn, barry isimli bir beyefendi ile tanıştı. kısa süre içinde nişanlanan bu çift, tüm çiftler gibi arada kavga etseler de dışarıdan gayet mutlu görünüyorlardı.
çift bir gün buluşmaya karar verdi. nişanlısı barry, evely'e inci bir kolye hediye etti ve haziranda evlenmek istediğini söyledi. söylenenlere göre barry evelyn'i şehirde beraber çalıştığı erkeklerden kıskanıyordu. bu yüzden bir an önce evlenmek istiyordu evelyn ile. evelyn ise planlardaki bu büyük değişikliği başta kabul etmek istemese de sonradan mecburen kabul etmek zorunda kaldı. ya da sadece kabul ediyormuş gibi göründü..
günler sonra 1 mayıs 1947 sabahı evelyn dönemin en yüksek binası olan empire state'in 86. katındaki gözlem evine çıkıyor ve kendini aşağı atıyor. o sırada tesadüfen aşağıda park halinde olan arabanın üzerine düşüyor.
işte tüm hikayenin en ilginç yanı bu. yaklaşık 250 metre yükseklikte kendini aşağı atan evelyn'nin vücudu tek parça halinde kalıyor ve vücudunda hiçbir yara izine rastlanmıyor. çok ilginç değil mi? hem de üzerine düştüğü arabanın hurdaya dönmesine rağmen. kendisi hurda bir arabanın üzerinde sakin ve huzurlu bir şekilde uyuyor gibi görünüyor.

fotoğrafı olaydan yaklaşık 4 dakika sonra tesadüfen oradan geçen fotoğrafçılık öğrencisi olan robert wiles çekmiştir.
benim etkilendiğim kısımlardan bir diğeri de nişanlısına ömür boyu çıkarmayacağını söylediği inci kolyesini eliyle sıkı sıkı tutmasıdır. sanki ölürken ondan güç almak istiyor gibi görünüyor.
intihar sebebi kesin olarak bilinmiyor. ama intihar notundan bazı çıkarımlara ulaşabiliriz.
"ailemin içinden veya dışından hiç kimsenin hiçbir parçamı görmesini istemiyorum. lütfen bedenimi yakarak yok edin. size ve aileme yalvarıyorum, benim için tören veya anma düzenlemeyin. nişanlım haziran’da evlenmeyi teklif etti. ben kimse için iyi bir eş olabileceğimi düşünmüyorum. o benden çok daha iyi birisi. babama söyleyin annemle çok fazla ortak yönümüz var.”
ben evelyn'nin bir çeşit çocukluk travması olduğuna inanıyorum. babası hiçbir zaman harika bir baba olmamıştı ve annesi onları terk etmişti. evelyn de benzer bir hikaye yaşamaktan korktuğu için intihar etti. bu benim düşüncem tabi, gerçeği tam olarak bilemeyiz.
görsellerin kaynağı
geçtiğimiz ay hadise "hay hay" isimli parçasında evelyn mchale'ın intihar şeklini klibinde canlandırdı. klibi izlemek isteyenler için aşağı bırakıyorum.
evelyn, 20 eylül 1923 tarihinde california'da dünyaya gözlerini açtı. 8 çocuklu bir ailenin 6. çocuğuydu.

huzursuz bir aile ortamında büyüyen evelyn, küçük yaşına rağmen olgun bir kızdı. anne ve babasının kavgalarını izlemek yerine kavgalarda hep ara bulucu olmaya çalışıyordu. her zaman söylerim acı insanı güçledirir diye.
ne yazık ki ilerleyen zamanlarda ailedeki bu huzursuzluklar düzelmekten ziyade daha kötü bir hal aldı. bir gece yarısı annesi helen, tüm bu olanlara artık dayanamadığından evi terk etti ve bir daha da geri dönmedi. babası vincent, 8 çocuğa bakmakla yükümlüydü artık. bu hem çocuklar için hem de babası için çok zorlu bir süreçti. ama tüm bu zorluklara rağmen baba 8 çocuğunu da yetiştirmeyi başardı.
ilerleyen yıllarda evelyn, barry isimli bir beyefendi ile tanıştı. kısa süre içinde nişanlanan bu çift, tüm çiftler gibi arada kavga etseler de dışarıdan gayet mutlu görünüyorlardı.
çift bir gün buluşmaya karar verdi. nişanlısı barry, evely'e inci bir kolye hediye etti ve haziranda evlenmek istediğini söyledi. söylenenlere göre barry evelyn'i şehirde beraber çalıştığı erkeklerden kıskanıyordu. bu yüzden bir an önce evlenmek istiyordu evelyn ile. evelyn ise planlardaki bu büyük değişikliği başta kabul etmek istemese de sonradan mecburen kabul etmek zorunda kaldı. ya da sadece kabul ediyormuş gibi göründü..
günler sonra 1 mayıs 1947 sabahı evelyn dönemin en yüksek binası olan empire state'in 86. katındaki gözlem evine çıkıyor ve kendini aşağı atıyor. o sırada tesadüfen aşağıda park halinde olan arabanın üzerine düşüyor.
işte tüm hikayenin en ilginç yanı bu. yaklaşık 250 metre yükseklikte kendini aşağı atan evelyn'nin vücudu tek parça halinde kalıyor ve vücudunda hiçbir yara izine rastlanmıyor. çok ilginç değil mi? hem de üzerine düştüğü arabanın hurdaya dönmesine rağmen. kendisi hurda bir arabanın üzerinde sakin ve huzurlu bir şekilde uyuyor gibi görünüyor.

fotoğrafı olaydan yaklaşık 4 dakika sonra tesadüfen oradan geçen fotoğrafçılık öğrencisi olan robert wiles çekmiştir.
benim etkilendiğim kısımlardan bir diğeri de nişanlısına ömür boyu çıkarmayacağını söylediği inci kolyesini eliyle sıkı sıkı tutmasıdır. sanki ölürken ondan güç almak istiyor gibi görünüyor.
intihar sebebi kesin olarak bilinmiyor. ama intihar notundan bazı çıkarımlara ulaşabiliriz.
"ailemin içinden veya dışından hiç kimsenin hiçbir parçamı görmesini istemiyorum. lütfen bedenimi yakarak yok edin. size ve aileme yalvarıyorum, benim için tören veya anma düzenlemeyin. nişanlım haziran’da evlenmeyi teklif etti. ben kimse için iyi bir eş olabileceğimi düşünmüyorum. o benden çok daha iyi birisi. babama söyleyin annemle çok fazla ortak yönümüz var.”
ben evelyn'nin bir çeşit çocukluk travması olduğuna inanıyorum. babası hiçbir zaman harika bir baba olmamıştı ve annesi onları terk etmişti. evelyn de benzer bir hikaye yaşamaktan korktuğu için intihar etti. bu benim düşüncem tabi, gerçeği tam olarak bilemeyiz.
görsellerin kaynağı
geçtiğimiz ay hadise "hay hay" isimli parçasında evelyn mchale'ın intihar şeklini klibinde canlandırdı. klibi izlemek isteyenler için aşağı bırakıyorum.
devamını gör...
mutluluğu azaltan şeyler
baş ağrısı, maaşın çabuk bitmesi, sevilen yemeklerin kilo aldırması, dizinin heyecanlı yerinde 20 dakikalık reklama girmesi.
devamını gör...
uğur mumcu
gazetecilik onurunu hiçbir şeye değişmeyip yazdıkları gerçekler yüzünden katledilen yürekli insan.
devamını gör...
herr holz
adminler niye atmıyorsunuz bu adamı illa sözlük olarak komple davalık olmamız mı lazım adam açıkca suç işliyor
devamını gör...
rasyonalizm
düşünce ve önermeleri duygulara ve denemelere değil yalnız akla ve bilişe dayandırma ilkesidir. mantık her zaman duygulardan daha az zarar verdiğini düşünüyorum. duygularla hareket etmek ve önemli ancak her zaman doğrusu olmayabilir.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
kim benim şarjımı aldı?*
devamını gör...
sözlük yazarlığı
önünde yazılı olan veyahut rafında duran bir kitaptan bir şeyi alıp herhangi bir katkın olmadan, olduğu gibi alıp entry olarak girmek değildir. bilginin olmadığı bir konu hakkında, ama sanki biliyormuş gibi, sanki o konuya hakimmiş gibi sadece alıntılayarak tanım girmek sözlük yazarlığı falan değil.
sözlük deyince bunu kelime anlamıyla anlıyor birçok kişi. sözlük, hmm o zaman bilmediğim şeyleri de yazsam olur... bu değil. benim de kitaplarım var, ansiklopedilerim var. içlerinde bilmediğim çok şey de var. peki ben bu yolla yazarlık yapıyor muyum? nope. bilmediğim konularda alıntı da olsa ahkam kesecek birisi değilim. bunları niye yazdım? yaşı küçük bir arkadaş bana hayat dersi vermeye, aldığım tüm eğitimi sorgulamaya kalktı çünkü. bu kadar öz güven iyi değil gençler.
sözlük yazarlığı; biraz özgün olmayı gerektirir. bilgi içerikli de yazıyor olsanız tarzınızı yansıtabilmelisiniz. zira bunu yapmamıza izin verilmemiş olsa, moderasyon da salt bilgiyle doldururdu burayı. fakat burada kendinden hiçbir şey katmadan yazan çok kişi var maalesef. mesela ben de biliyorum kitap alıntılarıyla övgü almayı. neyse, tanımadığınız kişiler hakkında çok emin konuşmayın olur mu bebeeem!
sözlük deyince bunu kelime anlamıyla anlıyor birçok kişi. sözlük, hmm o zaman bilmediğim şeyleri de yazsam olur... bu değil. benim de kitaplarım var, ansiklopedilerim var. içlerinde bilmediğim çok şey de var. peki ben bu yolla yazarlık yapıyor muyum? nope. bilmediğim konularda alıntı da olsa ahkam kesecek birisi değilim. bunları niye yazdım? yaşı küçük bir arkadaş bana hayat dersi vermeye, aldığım tüm eğitimi sorgulamaya kalktı çünkü. bu kadar öz güven iyi değil gençler.
sözlük yazarlığı; biraz özgün olmayı gerektirir. bilgi içerikli de yazıyor olsanız tarzınızı yansıtabilmelisiniz. zira bunu yapmamıza izin verilmemiş olsa, moderasyon da salt bilgiyle doldururdu burayı. fakat burada kendinden hiçbir şey katmadan yazan çok kişi var maalesef. mesela ben de biliyorum kitap alıntılarıyla övgü almayı. neyse, tanımadığınız kişiler hakkında çok emin konuşmayın olur mu bebeeem!
devamını gör...
ölmeye verilen isimler
mortingen şıtraaze
devamını gör...
yazarların takipçilerine söylemek istedikleri
sizi toplayıp miting yapsam kaçınız oy verirsiniz? 53 kişisiniz biriniz verir herhalde.
devamını gör...
hocasına aşık olmak
benim vardı formasyon stajını yaptığım 6 yaş grubunda. her hafta ilk gelenlerden biriydi, önce öpüşüp koklaşıp hasret giderirdik, sonra başlardı o hafta yaptıklarını anlatmaya kuzum benim. sonra biraz sitem; öğretmenim ben seni çok özlüyorum neden gelmiyorsun...
arkadaşları gelip oynamaya başladığında ise bir bana bir onlara bakardı, hadi bakalım biraz sen arkadaşlarınla oyna ben de diğer arkadaşlarınla sohbet edeyim derdim.
gün içinde gelip sıkılır yada öper giderdi. ya ağlamayorum sözlük, saçmalama!
taha bera portakallı kekim...
arkadaşları gelip oynamaya başladığında ise bir bana bir onlara bakardı, hadi bakalım biraz sen arkadaşlarınla oyna ben de diğer arkadaşlarınla sohbet edeyim derdim.
gün içinde gelip sıkılır yada öper giderdi. ya ağlamayorum sözlük, saçmalama!
taha bera portakallı kekim...
devamını gör...
evlenmek istemediği için yakılan çocuk
medeniyetin beşiği canım ülkemde bir gün geçmiyor ki çocuk, kadın, erkek, hayvan, dağ, taş, bayır, çayır zulme uğramasın.
urfa'da ikamet eden ahmet mohammad dwla'nın evlendirmek istediği 13 yaşındaki çocuğu babasının talebini reddettiği gerekçesi ile babası tarafından ateşe veriliyor ve komşular çocuğun sesini duymasın diye yüksek sesle müzik açıyor. amara'nın öldüğünü düşünen babası kardeşi ile evden kaçıyor.
cenazesini almaya kimsenin gitmediği amara ise kimsesizler mezarlığına defnediliyor...
akıllara özgecan aslan'ın tabutunu sırtlayan kadınları getirmiştir. dilerim cehennem sizler için vardır.
kaynak için; buradan
urfa'da ikamet eden ahmet mohammad dwla'nın evlendirmek istediği 13 yaşındaki çocuğu babasının talebini reddettiği gerekçesi ile babası tarafından ateşe veriliyor ve komşular çocuğun sesini duymasın diye yüksek sesle müzik açıyor. amara'nın öldüğünü düşünen babası kardeşi ile evden kaçıyor.
cenazesini almaya kimsenin gitmediği amara ise kimsesizler mezarlığına defnediliyor...
akıllara özgecan aslan'ın tabutunu sırtlayan kadınları getirmiştir. dilerim cehennem sizler için vardır.

kaynak için; buradan
devamını gör...
boshin savaşı
1868-1869 yıllarında, japonya’da tokugawa şogunluğu ile imparatorluk yönetiminin gelmesini isteyenler arasında yaşanan iç savaştır. muharebe, imparatorluk güçlerinin zaferiyle sonuçlandı ve japonya’nın yenileşme hareketi olan meiji restorasyonu dönemine girilmiş oldu.
baş rolünde tom cruise’un yer aldığı, 2003 yapımı son samuray filmi boshin savaşı’nı konu almaktadır.
baş rolünde tom cruise’un yer aldığı, 2003 yapımı son samuray filmi boshin savaşı’nı konu almaktadır.
devamını gör...
dışlanmak
kendimi bildim bileli maruz kaldığım davranış. ben daha 5-6 yaşlarındayken bile hiç kimse benimle arkadaş olmak istemez kimse benimle oyun oynamazdı. kaç yaşındayım halen daha bu durum böyle ne yazık ki.
tamam insanlar beni sevsin demiyorum yalnızlık güzel bir şey ama yaşadığım müddet boyunca sürekli bunun olması sürekli dışlanmam, istenmemem, arkamdan konuşulması, küfredilmesi bilemiyorum.
kötü, kaba bir insan olduğumu zannetmiyorum hatta hatta naif, kırılgan, hassas, alıngan bir bünyem var. öyle über zeki, topluma tamamen aykırı biri de değilim bence. egoist veya bencil olabilir miyim? belki biraz ama kim böyle değil ki?
bu yazdıklarım beni kimse sevmiyor, herkes bana düşman gibisinden bir şey değil. sadece dediğim gibi çocuktum böyleydi gencim halen daha böyle gidiyor. kendimi kimseye kabullendirmek gibi bir amacım yok ama hayatta her zaman zor anlarınızı tek başınıza atlatan bir bireyseniz bir yerden sonra insan güvenebileceği bir dost, bir aşk istiyor. istiyorsun işte insan doğasına karşı çıkamıyor ki.
aykırılığımı inkar etsem de belki de gerçekten sorun bu toplumla kendi kişiliğimin bir türlü uyuşmamasıdır. kaba, sirke suratlı insanların olduğu bir coğrafyada sevgi kelebeği olmak insanların tepkisini çekiyor sanırım ama kimse için de kendimi değiştiremem.
bu yazıyı niye yazdığımı da bilmiyorum sadece bazen yalnızlık çok acı verici olabiliyor hepsi bu.
tamam insanlar beni sevsin demiyorum yalnızlık güzel bir şey ama yaşadığım müddet boyunca sürekli bunun olması sürekli dışlanmam, istenmemem, arkamdan konuşulması, küfredilmesi bilemiyorum.
kötü, kaba bir insan olduğumu zannetmiyorum hatta hatta naif, kırılgan, hassas, alıngan bir bünyem var. öyle über zeki, topluma tamamen aykırı biri de değilim bence. egoist veya bencil olabilir miyim? belki biraz ama kim böyle değil ki?
bu yazdıklarım beni kimse sevmiyor, herkes bana düşman gibisinden bir şey değil. sadece dediğim gibi çocuktum böyleydi gencim halen daha böyle gidiyor. kendimi kimseye kabullendirmek gibi bir amacım yok ama hayatta her zaman zor anlarınızı tek başınıza atlatan bir bireyseniz bir yerden sonra insan güvenebileceği bir dost, bir aşk istiyor. istiyorsun işte insan doğasına karşı çıkamıyor ki.
aykırılığımı inkar etsem de belki de gerçekten sorun bu toplumla kendi kişiliğimin bir türlü uyuşmamasıdır. kaba, sirke suratlı insanların olduğu bir coğrafyada sevgi kelebeği olmak insanların tepkisini çekiyor sanırım ama kimse için de kendimi değiştiremem.
bu yazıyı niye yazdığımı da bilmiyorum sadece bazen yalnızlık çok acı verici olabiliyor hepsi bu.
devamını gör...



