hiç yapmadığım şey. hiç üşenmem, saatlerce yazarım. öyle wiki'den falan da değil üstelik.

bu nedenledir ki yakın zamanda bir blog açmayı düşünmekteyim. umarım bir engel çıkmaz ve nasip olur.
devamını gör...

fransa ve italya sahillerinde görülen fin balinası denen tür. bizim sahillere de 30-40 yılda bir uğramış.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

=)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gölgelerin gücü adına dedikten sonra değişim yaşayıp atılgana binen çizgi film karakteri.
(bkz: 80'lerde çocuk olmak)
devamını gör...

ıvan ıllic diye avusturyalı bir adam var. tr.wikipedia.org/wiki/Ivan_...
bu adama göre; eğitim eşitliği diye bir şey yoktur. özgür bir toplumun, okulda oluşabileceğini söylemek bir kandırmacadır. fakir bir çocuk orta yada burjuva sınıfından olan bir çocukla, okulda aynı eğitimi alsa bile, aynı seviyeye gelmeleri çok düşük bir ihtimaldir.
zengin adamın çocuğunun sahip olduğu avantajlar, onu okul dışında daha da geliştirecektir. tatil, kitap, dil gibi...

illic eğitimlerin önemli olduğunu, ancak eğitimlerin okullarda verilmemesi gerektiğini savunmuş, adam okul sayılarının artmasının yıkıcı sonuçları olduğunu söylemiştir. ona göre; hayatımızda işe yarayacak bilgi ve becerileri okulda değil okul dışında deneyimleyerek öğreniriz.
devamını gör...

ingiliz ajan (1922 - 2020)
çift taraflı çalışan bir ajan. yani hem mı6 hem de sovyet ajanı.
soğuk savaş döneminde ingiliz mı6 istihbarat servisinde çalışırken kore'de ruslar tarafından deşifre edilince kgb adına çalışmaya başlamış.
sonra ingiliz istihbaratı 1961 yılında onun sovyetler birliği adına çalışan bir ajan olduğunu anlayınca yakayı ele veriyor ve 42 sene hapse mahkum ediliyor.
1966 yılında
londra'da hapishaneden kaçarak sovyetler birliği'ne sığınıyor. verdiği bilgilerle çok sayıda mı6 ajanı deşifre oluyor.
devamını gör...

bedelli yapıp erkeğim diye dolaşmakta bence bir sakınca yok ama bedelli yapıp "devlet için asarız keseriz" diye dolaşmak komik. bunu yapan bir grup var. ocakları falan var.
devamını gör...

'the lady with the dog' hikayesini çok sevdiğim yazardır. aldatmak ile ilgili fikirlerinizi değiştirebilir, ve bir noktada hak verebilirsiniz, karakterlerin hayatları göz önüne alındığında.
devamını gör...

bizim ülkede, aşık olup babasından isteme çabaları hahahah. fuckbuddym di evimin direği oldu xd. lan biriniz kayserili diğeriniz antepli fuckbuddy sizin neyinize allah'ın patlıcanlı gözlemeleri.
devamını gör...

yaşamak.

daha doğrusu istediğin gibi yaşayamamak.
devamını gör...

çakal sesi...

doğanın kucağına atmışsın kendini, keyfin yerinde, karanlıkta basmış, ateş yakılmış, tam ateşi harlayacaksın, bünyeni darlayan o ses duyulmaya başlıyor.

bebek ağlaması desem değil, kahkaha gibi desen o da değil...

sanki ikisinin karışımı illet bir ses! tamam birader topu topu iki üç gün kalacağız, bölge yine senin bölgen, bir şey dediğimiz yok...

ne diye kulaklarımızı tırmalıyorsun.

birde ilk sesten sonra koro halinde kıkırdamaları yok mu mahvediyor insanı.

bir süre sonra alışıyor olsanız dahi gıcık olma süreci asla bitmiyor. ayıdır, kurttur, tilkidir, geyiktir bunlar saygılı hayvanlar. domuz bile anlayışlı. ama bu çakallardaki bölgecilik kimsede yok. umay ana ıslah etsin bunları.
devamını gör...

ıngiliz dili ve edebiyatı = ingilizce öğretmeni
devamını gör...

beni benden almışlar da aralarında bölüşmüşler gibi, hızla eksilmeye başlıyordum. insanı insan eksiltir diye düşünüyordum, nasıl çoğaltırsa... **
devamını gör...

nickelodeon animasyon dizisi winx club'a dayanan bir gençlik dram dizisidir.
genel olarak oyunculara bakarsak;
bloom / abigail cowen :malum hepimizin bildiği ateş perisi. dizide biraz acemilik sergilese de içindeki gücü keşfettiği zaman ortamı cehenneme çevirebilir. dizideki tek güzel hatun.
stella /hannah van der westhuysen : dizinin şişirilmiş karakteri. hatta o kadar şişirilmiş ki diğer kızların ablası hatta bir tık annesi gibi duruyor. başka oyuncu mu yoktu dedirtecek kadar sırıtıyor bence. #591669 yazara da katılıyorum tam bir pelinsu !
aisha / precious mustapha: anaç ruhlu bir kızımızdır kendisi. "aman bloom ağzımızın tadı kaçmasın", "aman musa sen bizi kutsa" edalarında takılsa da kendisi su perisidir.
musa / elisha applebaum: çizgi filmde de en çok sevdiğim karakterdi. bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın edasıyla takılıyor kızımız. kulaklığını kulağından çıkarmıyor çünkü tipik empati perisi. duygularınızı,zihninizden geçenleri okuyabiliyor. bu yüzden de kimsenin zihninden geçenleri okumamak için de kulaklığında atarlı giderli şarkılar dinliyor. yaşadığı aşka da insan arada imreniyor *
terra / eliot tuz: dünya/bitkilerle iç içe bir peri. dizinin 2. gereksizi olmasa da olurmuş. flora'nın obez olmuş hali de diyebiliriz.
beatrix / sadie soverall : dizinin kötüsü demek pek doğru olmaz sonlara doğru sizi bugta bırakabilir.
sky / danny griffin: tipik çizgi filmdeki sky görünümlü sky yani. dizinin ışık ve görüntü kalitesine göre yakışıklılık ile çirkinlik arasında mekik dokuyor. yetenekli bir dövüşcüdür.

çok bi beklentiye kapılmadan sırf boş vaktinizi doldurmak için izlerseniz izlenir. ama çizgi filmi-dizi ile bağdaştırırsanız büyük hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.
devamını gör...

biri de benimdir. kendime tam anlamıyla ressam demesem de resimleri para kazanma amacı güderek yapmıyoruz . ama yeni tuvaller boyalar malzemeler için satmak şart .
devamını gör...

çok gerçek bulduğum film. "insanlar kendileriyle yaşar kendileriyle ölür." hayatınıza giren bir başkası, kurduğunuz veya kuramadığınız yuva, sahip olduğunuz statü... hepsi sizin önem verdiğin şeyler. hayatımızda meşru gördüklerimiz bizi biz yapıyor. oysa arada çok ince bir çizgi var. dün ak dediğinize bugün kara deseniz bütün emeklerinize rağmen çabalayarak sahip olduklarınızın ne anlamı kalır?


mahmut öyle böyle güvenli bir alan kurmuş kendisine. o alanı aşanlara yakınları da olsa pek tahammülü yok. bu tahammülsüzlüğün sebebi küçük kurallarla inşa ettiği hayatı mı? kişisel alan tanımayan cahil cesaretli dışardan gelenler mi? yoksa taşralı kökenleri ile yüzleşmekten kaçınması mı? sanırım hepsi ya da izleyenler kendine seçeneklerden hangi/hangilerini seçerse.

mahmut'un ilk zamanlarında elinden avucundan bir şey gelmediği için yusuf gibi boş boş şehri gezip çırpındığı zamanları da olmuştur kesin. işte yusuf iken mahmut olanlar veya o geçiş döneminde olanların içselleştirebileceği bir film bu.

bu arada film benim için, yanlış hatırlamıyorsam bir kaza ile yenikapı sahiline oturan ve bir türlü enkazı kaldırılamayan gemi gibi bir çok eski türkiye manzarasını da kartpostal tadındaki o 2002 kışı ile birlikte tekrar hatırlatmasıyla ayrı bir güzeldi.
devamını gör...

pulp fiction, v for vendetta, çöpçüler kralı.
devamını gör...

dolar& euro artsa da zammı koyuyorlar ,artmasa da yine koyuyorlar , bize fark etmez biz her türlü yiyoruz zaten.
zamanında bir arkadaşım vardı , boş boş dolaşıyor, elinde de iyi iş gelen usta biri , bir gün dayanama dim, sordum yahu niye çalışmıyor sun diye , cevap : kardeşim çalışıyorum aç , çalışmıyorum yine aç yani iki durumda da acım , niye çalışayım dedi.
siz yinede çalışın , allah kimseyi işsizlik ile sınama sın .
ülke de zam yapmak için bahane çok .
devamını gör...

aşk bu kızılötesi yaralı müzesi hareket edemem..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim