her muhabbette aklına hikaye gelen insan
bu tür insanlarda beyinlerinin bir köşesinde yüz bin milyon tane hikâyenin bulunduğu bir oda vardır. bu insanlar ortamdaki her muhabbete uygun ders niteliğindeki hikâyeleri odacıklarından çıkarıp anlatırlar.
devamını gör...
hoşlanılan kızın vallahi gayretullah'a dokundunuz demesi
az önce başıma gelmiş garip durum.
esra ile tv kanalı değiştirme tartışması yaptık her zamanki gibi. o, "işte benim stilim" yarışmanın fi tarihindeki bölümlerini tekrar tekrar izliyor, bense discovery channel'da hurda savaşçıları programına bakmak istiyorum. genelde bu tartışma olduğu zaman onu mutfaktaki televizyonu izlemeye yolluyorum. zaten haftada bir gün çıkıyor bu program. birazcık hoş karşılasa, anlayış gösterse ne olur sanki.. bu kadınları anlamak gerçekten güç dostlarım.
+tatlım bak benim bu programım haftada bir gün çıkıyor?
-ya ali! her gün mü izliyorum ben seni neden böyle yapıyorsun sen yaa biraz anlayışlı olsan ya. öküzz. *burada ağlamaya başlıyor*
özel gününde diye fazla dokunmuyorum, battaniyeyi üstüne çekmiş gofret yiyip ağlayarak moda programını izliyor şimdi. bir ara hıçkırarak ağladı ve "vallahi siz gayretullah'a dokundunuz! billahi dokundunuz! ama görüşeceğiz!" dedi salondan. ne demek istedi pek anlayamadım. yine de kıyamıyorum ballı çöreğime, bu gibi günlerde ona özel ilgi gösteriyorum ve şayet tartışırsak gönlünü alıyorum. gideyim de yakışıklı bir meyve tabağı hazırlayayım.
esra ile tv kanalı değiştirme tartışması yaptık her zamanki gibi. o, "işte benim stilim" yarışmanın fi tarihindeki bölümlerini tekrar tekrar izliyor, bense discovery channel'da hurda savaşçıları programına bakmak istiyorum. genelde bu tartışma olduğu zaman onu mutfaktaki televizyonu izlemeye yolluyorum. zaten haftada bir gün çıkıyor bu program. birazcık hoş karşılasa, anlayış gösterse ne olur sanki.. bu kadınları anlamak gerçekten güç dostlarım.
+tatlım bak benim bu programım haftada bir gün çıkıyor?
-ya ali! her gün mü izliyorum ben seni neden böyle yapıyorsun sen yaa biraz anlayışlı olsan ya. öküzz. *burada ağlamaya başlıyor*
özel gününde diye fazla dokunmuyorum, battaniyeyi üstüne çekmiş gofret yiyip ağlayarak moda programını izliyor şimdi. bir ara hıçkırarak ağladı ve "vallahi siz gayretullah'a dokundunuz! billahi dokundunuz! ama görüşeceğiz!" dedi salondan. ne demek istedi pek anlayamadım. yine de kıyamıyorum ballı çöreğime, bu gibi günlerde ona özel ilgi gösteriyorum ve şayet tartışırsak gönlünü alıyorum. gideyim de yakışıklı bir meyve tabağı hazırlayayım.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
okuduğum şehre geldim, üniversiteye de uğrayayım dedim. fakülte bahçesinde tüm akademik kadro toplanmış, beni de oturttular. avlu şampiyonlar ligi gibi, profesörler, doçentler, dekan bey daha yeni yukarı çıktı.
devamını gör...
hipparkhia
muhteşem bir insan. ilk kadın filozoflardandır. zengin bir aileden gelmektedir fakat ailesinin izin vermemesine rağmen soylu bir aileden gelen fakat tüm servetini halka dağıtan krates ile evlenmiştir.
bu çift evlilikten önce olduğu gibi sonra da sıra dışı iki insan olmuş, topluma açık yerlerde sex yapmış ve bunun yanlış bir şey olmadığını savunmuşlardır. hipparkhia kendisinin kadın olduğu için dokuma tezgahında oturması gerektiğini söyleyen kişilere inat eşiyle sosyal normları hiçe sayarak felsefe yapmıştır.
eğer aşkının ve ideallerinin peşinden gitmeyip ailesinin ısrarı üzerine soylu ve zengin birisiyle evlenseydi bugün adını bile bilmeyecek bu başlığı açamayacaktım. ama şimdi ise hikayesi yüzyıllarca daha yaşayacak.
bu çift evlilikten önce olduğu gibi sonra da sıra dışı iki insan olmuş, topluma açık yerlerde sex yapmış ve bunun yanlış bir şey olmadığını savunmuşlardır. hipparkhia kendisinin kadın olduğu için dokuma tezgahında oturması gerektiğini söyleyen kişilere inat eşiyle sosyal normları hiçe sayarak felsefe yapmıştır.
eğer aşkının ve ideallerinin peşinden gitmeyip ailesinin ısrarı üzerine soylu ve zengin birisiyle evlenseydi bugün adını bile bilmeyecek bu başlığı açamayacaktım. ama şimdi ise hikayesi yüzyıllarca daha yaşayacak.
devamını gör...
aykut elmas repliği
"yavaş lan gaç dane alıyon!"
devamını gör...
mamak
ankara'nın doğusunda kalan samsun yolu kenarında kalan ilçe. türközü, akdere, misket, natoyolu, tuzluçayır, abidinpaşa gibi semtleri vardır. eskiden gecekondu ilçesi iken şu anda hızlı bir yükseliş içindedir. özellikle doğukent tarafları gelişim açısından baya iyi durumda.
devamını gör...
fakirlik belirten detaylar
e-ticaret sitelerinde daha ürünlere bakmadan filtreleme yapmaktır.
(bkz: fiyata göre en düşük)
(bkz: fiyata göre en düşük)
devamını gör...
somut
soyut olmayan, duyu organlarımız ile algılayabildiğimiz, elle tutulur gözle görülür kavramların tamamıdır.
kısaca var olan her şeydir.
kısaca var olan her şeydir.
devamını gör...
fön
saça şekil verme amaçlı saç kurutma makinesiyle yüksek ısıda yapılan işlem. bir de fön rüzgarları vardı coğrafya dersinden.
devamını gör...
allah yazsam kaç kişi beğenir diyen kişi
atatürkü seven 1 milyon kişi arıyoruz diye atatürkçüleri sömürenlerin, dinci versiyonudur.
sadece bizdede yok güney afrika da "eğer isa'yı seviyorsan amen yaz" diyorlar ve milyon yorum alıyorlar.
sadece bizdede yok güney afrika da "eğer isa'yı seviyorsan amen yaz" diyorlar ve milyon yorum alıyorlar.
devamını gör...
kafa izninde
gitmeyin lütfen.. mesela ice.. sizle guzeliz..
devamını gör...
travian
bundan sekiz-dokuz sene önce deli gibi oynadığım, şimdiyse tek başına oynaması içimden gelmediği browser oyun.
beraber başlayalım diyen yazar olursa mesajını bekliyor olacağım.
beraber başlayalım diyen yazar olursa mesajını bekliyor olacağım.
devamını gör...
içinde hapsolmak istediğiniz yıl
hiç birisi... bir şey'e hapsolmayı reddediyor zaman'ın tuhaf akışına kendimi bırakıyorum.
devamını gör...
signal
işime yaramayacak uygulama.
bütün çevrem whatsapp'tayken ben signalden ne yapayım ki?
bütün çevrem whatsapp'tayken ben signalden ne yapayım ki?
devamını gör...
aeneis
vergilius'un yazdığı ve hayatının son demlerinde yakılmasını istediği destan. augustus'un isteği üzerine kaleme alınmış olan bu destan homeros'un ıliad'ının ( ilyada) bittiği yerden başlar ve roma imparatorluğunun kuruluşunu aktarır. vergilius, aeneis'i neredeyse dokuz yılını ayırarak kaleme almıştır fakat ölümü yüzünden yarım kalmasa bile eksik kaldığı söylenebilir. bugün şüphesiz vergilius'u vergilius yapan yegane eseri aeneis diyebiliriz. vergilius, roma'ya bir ruh üflemiş adeta. ayrıca meşhur "cehennemi karıştıracağım" sözü aeneis'te geçmektedir.
latincesi insana kendi kalemini sorgulatacak kadar güzel yazılmış, o büyülü dünyanın içine çekiliyor ve saplanıp kalıyorsunuz. bugün türkçe'ye 5 ayrı çevirmen tarafından çevrilmiş olsa bile şahsi önerim türkân uzel çevirisi olacaktır.
--- alıntı ---
"lucus in urbe fuit media, laetissimus umbra,
quo primum iactati undis et turbine poeni
effodere loco signum, quod regia ıuno
monstrarat, caput acris equi; sic nam fore bello
egregiam et facilem victu per saecula gentem.
hic templum ıunoni ingens sidonia dido
condebat, donis opulentum et numine divae,
aerea cui gradibus surgebant limina, nexaeque
aere trabes, foribus cardo stridebat aenis.
hoc primum in luco nova res oblata timorem
leniit, hic primum aeneas sperare salutem
ausus, et adflictis melius confidere rebus.
namque sub ingenti lustrat dum singula templo,
reginam opperiens, dum, quae fortuna sit urbi,
artificumque manus inter se operumque laborem
miratur, videt ıliacas ex ordine pugnas,
bellaque iam fama totum volgata per orbem,
atridas, priamumque, et saevum ambobus achillem.
constitit, et lacrimans, `quis iam locus' inquit `achate,
quae regio in terris nostri non plena laboris?
en priamus! sunt hic etiam sua praemia laudi;
sunt lacrimae rerum et mentem mortalia tangunt.
solve metus; feret haec aliquam tibi fama salutem.'
sic ait, atque animum pictura pascit inani,
multa gemens, largoque umectat flumine voltum."
--- alıntı ---
latincesi insana kendi kalemini sorgulatacak kadar güzel yazılmış, o büyülü dünyanın içine çekiliyor ve saplanıp kalıyorsunuz. bugün türkçe'ye 5 ayrı çevirmen tarafından çevrilmiş olsa bile şahsi önerim türkân uzel çevirisi olacaktır.
--- alıntı ---
"lucus in urbe fuit media, laetissimus umbra,
quo primum iactati undis et turbine poeni
effodere loco signum, quod regia ıuno
monstrarat, caput acris equi; sic nam fore bello
egregiam et facilem victu per saecula gentem.
hic templum ıunoni ingens sidonia dido
condebat, donis opulentum et numine divae,
aerea cui gradibus surgebant limina, nexaeque
aere trabes, foribus cardo stridebat aenis.
hoc primum in luco nova res oblata timorem
leniit, hic primum aeneas sperare salutem
ausus, et adflictis melius confidere rebus.
namque sub ingenti lustrat dum singula templo,
reginam opperiens, dum, quae fortuna sit urbi,
artificumque manus inter se operumque laborem
miratur, videt ıliacas ex ordine pugnas,
bellaque iam fama totum volgata per orbem,
atridas, priamumque, et saevum ambobus achillem.
constitit, et lacrimans, `quis iam locus' inquit `achate,
quae regio in terris nostri non plena laboris?
en priamus! sunt hic etiam sua praemia laudi;
sunt lacrimae rerum et mentem mortalia tangunt.
solve metus; feret haec aliquam tibi fama salutem.'
sic ait, atque animum pictura pascit inani,
multa gemens, largoque umectat flumine voltum."
--- alıntı ---
devamını gör...
kişide kaçma isteği uyandıran muhabbetler
memleket muhabbeti en itici muhabbettir, duyduğum an donup kalıyorum zaten, birde bazen bazı insanların işini beğeniyorsun, bir tasarımını, bir eserini vs.. diyorsunki ne şanslıyım, yetenekli, donanımlı bir insanla tanıştım, ama adam/kadın sana memleketini soruyor ya, inanılır gibi değil, birde üzerine şuralılara benziyorsun da denir fix..
halbuki ben bilmeden sade filtre kahveye alışıp, gündüz parkta yürüyüp, gece bol binalı şehir görüntüsü arayan bir insanım..
ne kadarda newyorklulara benziyorum değilmi..
aynı şekilde baban ne iş yapıyor, nerden emekli filan, nereye varmaya çalışıyorlar anlamıyorum, herkes memleketinden, annesinden babasından bağımsız yapmıyormu herşeyi, ben genelde şunu merak ederim ve konuşmak isterim, "ne istiyordun" "ne yaptın" memnunmusun, yada yapmak istediğin neler var, gibi şeyler, 40 yaşlarında bir arkadaşım bir kızla çıkmaya başlamış, belliki çok keyifli anlatmak istiyor, dedimki hayırlı olsun çok sevindim, uzun süredirde yalnızdı, anlaşıyormusunuz, seninle aynı meslektenmi, ne yapar filan diye sordum, dediki "savcı kızı" (!) te allahım ya, kızın babasının mesleğinden erkilenmiş galiba, ben gerçekten bu muhabbetleri hiçbir zaman anlayamıycam sevgili sözlük..
halbuki ben bilmeden sade filtre kahveye alışıp, gündüz parkta yürüyüp, gece bol binalı şehir görüntüsü arayan bir insanım..
ne kadarda newyorklulara benziyorum değilmi..
aynı şekilde baban ne iş yapıyor, nerden emekli filan, nereye varmaya çalışıyorlar anlamıyorum, herkes memleketinden, annesinden babasından bağımsız yapmıyormu herşeyi, ben genelde şunu merak ederim ve konuşmak isterim, "ne istiyordun" "ne yaptın" memnunmusun, yada yapmak istediğin neler var, gibi şeyler, 40 yaşlarında bir arkadaşım bir kızla çıkmaya başlamış, belliki çok keyifli anlatmak istiyor, dedimki hayırlı olsun çok sevindim, uzun süredirde yalnızdı, anlaşıyormusunuz, seninle aynı meslektenmi, ne yapar filan diye sordum, dediki "savcı kızı" (!) te allahım ya, kızın babasının mesleğinden erkilenmiş galiba, ben gerçekten bu muhabbetleri hiçbir zaman anlayamıycam sevgili sözlük..
devamını gör...
tavşan ralph ile duyar kasmak
makyaj yapan her insanı suçlamakla aynı şeydir. sadece makyaj malzemeleri için değil kullandığınız diş macunundan saçınızı yıkadığınız şampuana kadar çoğu marka yapıyor bunu. "duyar kasanları" konuşmayı bir yana bırakıp alacağımız markalara dikkat etsek daha yararlı olur bence. hatta buyrun o markaları da şöyle bırakayım.
devamını gör...
grup vitamin
ismail bir tuhaf adamdır
üç kuruş için hesap sorandır
uyanık geçinir amma yalandır
tüm mal varlığı cebinde olandır
liseyi altı senede bitirmiş
cin gibi çocuk bizim ismail
neden bu kadar acele etmiş?
aklını seveyim lan ismail
üç kuruş için hesap sorandır
uyanık geçinir amma yalandır
tüm mal varlığı cebinde olandır
liseyi altı senede bitirmiş
cin gibi çocuk bizim ismail
neden bu kadar acele etmiş?
aklını seveyim lan ismail
devamını gör...
küfretmeden hakaret etmek
(bkz: o da senin görüşün)
"bazı insanlara ' tam bir gerizekalısın ' diyemediğimiz için 'tabi o da senin görüşün' diyoruz"
-george carlin
"bazı insanlara ' tam bir gerizekalısın ' diyemediğimiz için 'tabi o da senin görüşün' diyoruz"
-george carlin
devamını gör...
