doğu perinçek ertuğrul kürkçü bülent uluer kavgası
doğu perinçek'in ne kadar boş bir insan olduğunu ve bir provakatör olduğunu gözler önüne seren kavgadır.
devamını gör...
gerdek gecesi utanmak
hala daha başı önünde insan güzellemesi yapıldığı için, utanmanın mucizevi olduğundan dem vurulduğu için şaşırmamak gerek bu tarz şeylere. geleceğe umutla bakmak varken, geçmişi günümüze taşımak isteyen, 'ayıp' adı altında zincire vurduğu ruhları günümüzde de görmek isteyen güzide toplumumuzun diğer adıyla elalemin rüyasıdır. baksana ne kadar da edepli insanlar, sevişemiyorlar. utanıyorlar. bravo.
devamını gör...
aşı bulunmuş olmasına rağmen insanların ölmesi
bu durum bir tek bana mı garip geliyor? düşünsene tedavisi var aşı var ama her gün insanlar ölüyor. bu durum bence dünyanın ne kadar berbat bir yer olduğunu gösteriyor.
devamını gör...
acele koca aranıyor
1975 yapımı, muzaffer aslan’ın yazıp yönettiği akıllara zarar bir türk filmidir. filmin başrollerinde filmin izlemeye değer tek kısmı müthiş güzelliği olan türkan şoray ve onun eşi rolünde de bülent kayabaş oynamakta.

filmin konusu şöyle; eşinin bir kazada öldüğünü düşünen apti bal, azra ile evlenir ama tam da o gün aslında bir adaya düşmüş olan ve beş yıl o adada kalmış olan eşi melike geri döner ve işler karışır.
önce azra, melike ve apti arasındaki düğüm çözülmeye çalışılır. balayı odasının hemen yakında bir oda tutan melike, azra ve aptinin sevişmesini engellemek için her şeyi yapar.

daha sonra bu sorun bir şekilde çözülünce bir başka sorun çıkar ortaya. melike adada beş yıl yalnız kalmamıştır. yanında ahmet çilsiz isimli bir adam da vardır. yeni krizin çözülmesi ise ahmet’in gerçekten “çilsiz” olduğunu anlaşılması ile mümkün olur. apti’nin gidip ahmet’in önünde eğilip bakarak çilsiz olduğunu anlaması bütün sorunu çözer zira zannederim o yıllarda oral seks henüz icat edilmemiş.

film tamamen saçma sapan cinsel espiriler üzerine kurulmuş ve oyuncu kadrosundan medet uman bir ucubedir. özellikle de mahkeme sahnesi beni benden almıştır. saçmalıklar komedisi seviyorsanız bir deneyin bence.

filmin konusu şöyle; eşinin bir kazada öldüğünü düşünen apti bal, azra ile evlenir ama tam da o gün aslında bir adaya düşmüş olan ve beş yıl o adada kalmış olan eşi melike geri döner ve işler karışır.
önce azra, melike ve apti arasındaki düğüm çözülmeye çalışılır. balayı odasının hemen yakında bir oda tutan melike, azra ve aptinin sevişmesini engellemek için her şeyi yapar.

daha sonra bu sorun bir şekilde çözülünce bir başka sorun çıkar ortaya. melike adada beş yıl yalnız kalmamıştır. yanında ahmet çilsiz isimli bir adam da vardır. yeni krizin çözülmesi ise ahmet’in gerçekten “çilsiz” olduğunu anlaşılması ile mümkün olur. apti’nin gidip ahmet’in önünde eğilip bakarak çilsiz olduğunu anlaması bütün sorunu çözer zira zannederim o yıllarda oral seks henüz icat edilmemiş.

film tamamen saçma sapan cinsel espiriler üzerine kurulmuş ve oyuncu kadrosundan medet uman bir ucubedir. özellikle de mahkeme sahnesi beni benden almıştır. saçmalıklar komedisi seviyorsanız bir deneyin bence.
devamını gör...
palto (öykü)
bugün, hep duyduğum bir sözün anlamı büyüdü benim için. neydi o? dostoyevski'nin dediği "hepimiz gogol'un palto'sundan çıktık" sözü.
bazı filmleri, kitapları, öyküleri merak ettiğim hâlde sebepsiz beklettiğim olur bazen. bu öykü de onlardan biri. hatta beş öykünün yer aldığı kitabın dört öyküsünü okuyup bu öyküyü yine okumamıştım. tuhaf.
epey içselleştirdim ve kendimden bir şeyler yakaladım okurken. bir kısmında gogol:
"akakiy akakiyeviç, kadının öğüdünü dinledikten sonra, düşünceli düşünceli odasına doğru yürüdü. geceyi nasıl geçirdi, bunu düşünmeyi, kendilerini onun yerine koyabilenlere bırakıyorum."
dediğinde ben çoktan onun ruh hâline bürünmüştüm. empatiden ziyade, akakiy'i sahiden tanıdığımı hissediyordum. bence o mutlu ya da mutsuz diye tanımlayamayacağımız bir karakter. belki ömrünün daha ilk yıllarında insanlarla arasına bir duvar örmüş ve bu duvarın gölgesinden de hiç rahatsız olmamıştı. onun yalnızlığı, sessizliği, kendini işine adayışı aynı zamanda güvenli alanıydı. gogol bunu öyle güzel işlemişti ki zannediyorum onun yaşamını bir insan değil de bir palto/cansız bir varlık değiştirebilirdi. duyduğu heyecan ve yaşadığı büyük hezeyan da yine insanlarla doğrudan ilgili değildi. bence akakiy o paltoyu baştan uca, her bir ipliğine kadar hak ettiğini bildiği için böylesine bağlıydı. onunla duyduğu gurur; aç kalışının, yokluk çekişinin bir simgesiydi.
akakiy, yazmayı seven konuşmayı sevmeyen bir adamdı. aslında yazmaya olan tutkusunu da paltoyla benzer bir şekilde ele alabiliriz. hayatında sahip olduğu somut ya da soyut, kısıtlı şeylerin anlamlarını yüceltmek istiyordu. en çok bu noktada bağ kurdum onunla. yaptığının, bir eşyayı sevmekten öte bir şey olduğunu biliyordum.
bazı filmleri, kitapları, öyküleri merak ettiğim hâlde sebepsiz beklettiğim olur bazen. bu öykü de onlardan biri. hatta beş öykünün yer aldığı kitabın dört öyküsünü okuyup bu öyküyü yine okumamıştım. tuhaf.
epey içselleştirdim ve kendimden bir şeyler yakaladım okurken. bir kısmında gogol:
"akakiy akakiyeviç, kadının öğüdünü dinledikten sonra, düşünceli düşünceli odasına doğru yürüdü. geceyi nasıl geçirdi, bunu düşünmeyi, kendilerini onun yerine koyabilenlere bırakıyorum."
dediğinde ben çoktan onun ruh hâline bürünmüştüm. empatiden ziyade, akakiy'i sahiden tanıdığımı hissediyordum. bence o mutlu ya da mutsuz diye tanımlayamayacağımız bir karakter. belki ömrünün daha ilk yıllarında insanlarla arasına bir duvar örmüş ve bu duvarın gölgesinden de hiç rahatsız olmamıştı. onun yalnızlığı, sessizliği, kendini işine adayışı aynı zamanda güvenli alanıydı. gogol bunu öyle güzel işlemişti ki zannediyorum onun yaşamını bir insan değil de bir palto/cansız bir varlık değiştirebilirdi. duyduğu heyecan ve yaşadığı büyük hezeyan da yine insanlarla doğrudan ilgili değildi. bence akakiy o paltoyu baştan uca, her bir ipliğine kadar hak ettiğini bildiği için böylesine bağlıydı. onunla duyduğu gurur; aç kalışının, yokluk çekişinin bir simgesiydi.
akakiy, yazmayı seven konuşmayı sevmeyen bir adamdı. aslında yazmaya olan tutkusunu da paltoyla benzer bir şekilde ele alabiliriz. hayatında sahip olduğu somut ya da soyut, kısıtlı şeylerin anlamlarını yüceltmek istiyordu. en çok bu noktada bağ kurdum onunla. yaptığının, bir eşyayı sevmekten öte bir şey olduğunu biliyordum.
devamını gör...
tartıştığı adamı 12. kattan atan adam
serbest bırakıldığını öğrendiğimde şaşırtmayan haber. ne kolay oldu canınızı sıkan insanları öldürüp öldürüp atmak.
bir ülkede bu kadar çok katil olmasının anormalliğini görmek istemeyenlere neler neler söylemek istiyorum da işte, neyse...
edit: xapan konuyla ilgili bilgi vermiş. kendisine teşekkür ediyorum.
fakat bu bilgiye rağmen, ülkede çok fazla katil olduğu gerçeği de ne yazık ki değişmiyor. (bkz: müge anlı ile tatlı sert)
bir ülkede bu kadar çok katil olmasının anormalliğini görmek istemeyenlere neler neler söylemek istiyorum da işte, neyse...
edit: xapan konuyla ilgili bilgi vermiş. kendisine teşekkür ediyorum.
fakat bu bilgiye rağmen, ülkede çok fazla katil olduğu gerçeği de ne yazık ki değişmiyor. (bkz: müge anlı ile tatlı sert)
devamını gör...
bahçeli ev
izinde kötü gidince hasretimi dindirdiğim müstakil bağ evi. acısını en güzel şekilde çıkarıyorum.bahçede çay ve kahve keyfi, folluktan alınan ılık yumurta.dalından koparılmış taptaze meyve ve sebze.tertemiz hava,kuş sesleri, yaprakların hışırtısı,toprağın kokusu. özledikçe telefonumda kayıtlı fotoğraflara bakıyorum. ordaymış gibi hissediyorum. dairelerde sürünüyoruz.cezaevi resmen.
devamını gör...
birini unutmanın en iyi yolu
ona karşı kendini nötr bi hale getirmek. sevgi nefret hiçbir olumlu yada olumsuz duyguyu hissetmezseniz her şey olur biter.
devamını gör...
tersine göç
günümüzde yaygınlaşan, şehir yaşantısından artık gına gelmiş +35 yaşına gelmiş insanların bir birikim sonucu köye ev yapıp yerleşmesi durumu. temel amacı, artık cürcünadan koşuşturmadan sıkılmış. yediği içtiği şeylerin sağlıksızlığından dert yanan insanların uyguladı şuan çok revaçta olan bir akım. kendi yiyeceği sebzeleri yetiştirip yiyorlar ve fazla olanları satarak hayatlarını sürdürüyorlar. benim bile aklımın hep bir köşesinde duruyor, bir gün gideceğim!
geçim kaynakları;
yumurta yetiştiriciliği
solucan yetiştiriciliği
zeytin
tavuk eti
turşu kurmak
solucan gübresi
sebze meyve
bu yazdıklarımın hepsi organik olduğu için, talepte fazla.
youtube'da bir kanal var eğer aklınıza tersine göç yatmışsa ve araştırıyorsanız, tolga bey'in göç eden insanlarla röportajlarını izleyebilirsiniz. tek başına göç eden kadından tutun, sadece yumurta satarak geçimini sağlayan insanlara kadar röportajlar mevcut. buradan
geçim kaynakları;
yumurta yetiştiriciliği
solucan yetiştiriciliği
zeytin
tavuk eti
turşu kurmak
solucan gübresi
sebze meyve
bu yazdıklarımın hepsi organik olduğu için, talepte fazla.
youtube'da bir kanal var eğer aklınıza tersine göç yatmışsa ve araştırıyorsanız, tolga bey'in göç eden insanlarla röportajlarını izleyebilirsiniz. tek başına göç eden kadından tutun, sadece yumurta satarak geçimini sağlayan insanlara kadar röportajlar mevcut. buradan
devamını gör...
kadın ayaklarında oluşan baş parmaktaki kemik çıkıntısı
başlığa girmeden cabbar açmış olabilir mi acaba dedim ve haksız çıkmadım.
devamını gör...
saçma türk adetleri
her kutlamada etrafa saçma sapan ateş etmek...
devamını gör...
eleştiri ve hakaret arasındaki fark
eleştiri iyi niyetle karşındakinin fikrini geliştirmek ya da kendi fikrini belirtmek amacıyla yapılır, hakaret ise kendini ifade etmeyi bilmeyenlerin eleştri adı altında başkalarını sözleri ile aşağılamaya çalışmalarıdır. genelde eleştirenler gözlerde yücelirken hakaret edenler gözden düşer.*
devamını gör...
vejetaryenlik
veganlık ile sıkça karıştırılandır. vejetaryenlik genellikle bir beslenme biçimiyken veganlık yaşam biçimi olarak değerlendirilir. vegan kişi hayvanları hayatının herhangi bir alanında kullanmamayı ilke edinmiştir. vejetaryen kişi ise et ve etten yapılan gıdaları tüketmezken süt, bal, yumurta gibi hayvan salgılarını tüketir. bazı vejetaryenler bir canlının dünyaya gelmesine engel olmak veya zemin yaratmak olarak değerlendirdiği için yumurta da tüketmez.
vejetaryen kişiler peynir, süt, tereyağı ürünlerinin tüketimine dikkat etmediğinde ve bu durum normalin üstüne çıktığında çeşitli sağlık problemleri yaşayabilirler.
vejetaryenlik, veganlığa geçişte bir köprü olarak kullanıldığında kişilerde hayvan ürünlerinin yarattığı bağımlılık nedeniyle ilk etapta zorlanma görülebilir. vejetaryenliği seçmiş kişilerde geçmişe oranla daha sakin ve barışçıl bir ruh hali gözlenebilir.
vejetaryen kişiler peynir, süt, tereyağı ürünlerinin tüketimine dikkat etmediğinde ve bu durum normalin üstüne çıktığında çeşitli sağlık problemleri yaşayabilirler.
vejetaryenlik, veganlığa geçişte bir köprü olarak kullanıldığında kişilerde hayvan ürünlerinin yarattığı bağımlılık nedeniyle ilk etapta zorlanma görülebilir. vejetaryenliği seçmiş kişilerde geçmişe oranla daha sakin ve barışçıl bir ruh hali gözlenebilir.
devamını gör...
türkiye'nin en büyük sorunu
sistemsizlik! hukuktan ekonomiye, siyasetten eğitime kadar her alanda sistemsizlik. ve oturmuş bir sistemin olmayışının sonucu olarak güçlü olanın borusunun ötmesi.
devamını gör...
çocuk sahibi olmak
her sabah beraber kahvaltı yapmayacağınız, her akşam kitap okumayacağınız, başını sık sık okşamayacağınız çocukları dünyaya getirmeyin.
devamını gör...
insanın zoruna giden şeyler
çok değer verdiğin bir insanın seni hunharca, vicdansızca, sevgisizce kırıp dökmesi.
devamını gör...
sözlük yazarlarına gelen son whatsapp mesajı
fesiy hesabım çalınmıştır dikkate almayınız.
devamını gör...
yu-yi
insanlar geçmişte yaşadığı şeyleri düşünüp, anıların içinde kaybolur. ve tekrardan yaşayabilmek için geçmişe özlem duyar. geçmişe geri gitmek ister. yu-yi, işte bu hatırladığımız anılardaki duyguları aynı yoğunlukta yaşama isteğidir.
devamını gör...

