mecburen yapılan, aslında tatil olmayıp kış hazırlığı ile geçen sayılı günler.
herkes güneye, ege'ye gidip 5 yıldızlı oteller'de tatil yapmak ister ama ülke şartları bunu kaldırmaz, yazın köye gidip erzak hazirlamasa kışın aç kalırlar.
tabiki burda kayıt dışı ekonomi var, onuda hesaplamak lazım.
devamını gör...

insanı derin düşüncelere sürükleyen isveç türküsü. bir sabah erkenden bir dağ trolü, kahramanımız sör mannelig adlı genç bir adama evlenme teklif eder. dağ trolü kızımız, genç adama vereceği çeşitli harika hediyeleri anlatan birkaç mısra söyler. bunlar arasında, tümü lüks ayrıntılarla anlatılan on iki evcilleştirilmemiş at, on iki değirmen, yaldızlı bir kılıç ve yeni bir gömlek yer alıyor. bu hediyeleri listelemeyi bitirdiğinde, sör mannelig cevap verir. troll'e, hristiyan bir kadın olsaydı teklifine uyacağını, ancak bir trol olduğu için onunla evlenemeyeceğini söyler. bu, trolün canını sıkar ve kaçar, eğer güzel genç adamla evlenmiş olsaydı, acılarından kurtulacağını haykırır. benim için bu şarkıyı en güzel yorumlayan grup garmarna. garmarna, altı albümünde birçok ballad kaydeden isveçli bir folk rock grubu. garmarna'nın sesi iskandinav folk rock öncülerinden güçlü bir şekilde etkilenmiş. balad aranjmanları genellikle folk och rackare'ın kayıtlarına benzer. herr mannelig, beğenilen 1996 albümleri guds spelemän'ın açılış şarkısı:
devamını gör...

"delikanlım!
iyi bak yıldızlara,
onları belki bir daha göremezsin.
belki bir daha
yıldızların ışığında
kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin.
delikanlım!
senin kafanın içi
yıldızlı karanlıklar kadar
güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.
yıldızlar ve senin kafan
kainatın en güzel şeyidir.
delikanlım !
sen ki, ya bir köşe başında
kan sızarak kaşından gebereceksin
ya da bir darağacında can vereceksin.
iyi bak yıldızlara
onları göremezsin bir daha....” / nazım hikmet ran

canım deniz
devamını gör...

tüm çocukluk fotoğraflarım garanti deniz kenarında çekilmiş. bir tanesinde yüzgeçlerim görünüyordu anasını satayım. çocukken de beni annem çok yakışıklısın diye kandırırdı bazen. resimlere bakıyorum bakıyorum bir halta benzetemiyorum. hani biraz sarışınlık ve renkli göz her şeyi çözerdi lan?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"istediğin kadar bir taşı sula, taş büyümez." -ursula k. le guin
devamını gör...

olan arkadaşları kaliteliyse dert edilmeyecek durum.
devamını gör...

chip tuning, aracın beyni olarak bilinen ecu’ya yapılan bir yazılım müdehalesidir. elektronik kontrol ünitesi denen ve kısaltması ecu olan konu hakkında bir yazı yazmıştım. #1079259

konuyu önce ikiye ayıralım. otomobil ve motor. motor bir makinadır. otomobil ise pazarlanan bir araç.

motorun performans değerini artırmak için yapılır. bir bilgisayar ile ecu’nun soket girişinden bağlanılır ve üretici firmanın, o motor için girdiği değerler değiştirilir. performans için tork limit ayarları, subaplar, hava yakıt dengesi, emisyon salınım değerleri gibi bir çok noktaya yeni değerler verilir. yıllar önce kullandığım bir araca bu işlemi yaptırmıştım. yaklaşık bir yıldır kullandığım araca ise geçtiğimiz günlerde yazılım yüklemesi yaptırdım. avrupa’da bu işlem sıkça yapılır. ülkemizde de bu işi hakkıyla yapan servisler vardır (lisanslı ürünler kullanan). yetkili servislerde bu uygulamayı yapıyor. ancak 3 katı fiyatına. birkaç yerden fiyat almıştım. ankara’da yaşayanlar için çayyolunda bir servis önerebilirim. ben orada yaptırdım. çünküüüüüü bana yakındı.

sıkça sorulan sorulara gelelim;
işlemin motora zarar verdiği doğru değildir. siz bir değil, on yazılım yükleyin motorun üreteceği değer, zaten kendisiyle sınırlıdır. yani motora, yapamayacağı bir şeyi zaten yaptıramazsınız.

örnek ile açıklayalım;
üretici firma 1600 cm3 hacminde turbo beslemeli dizel bir motor üretir. bu motor yaklışık 150 hp ve 320 nm tork değerine sahip olabilir. üretici firma, bu motoru hangi modele, hangi vergi dilimine (vergi sistemi avrupa’da başkadır. motor hacmi üzerinden değil, motorun hp değeri üzerinden yapılır), ve hangi müşteri alıcısına hitap edecegini belirlemek için bir pazar araştırması yapar. işte motor ile otomobil arasında ki fark budur. ve bu aracı 120hp güç ile piyasaya sürer. olay tamamen marketing meselesidir.

her motorun performansı aynı değildir. bu işlemi düşünüyorsanız, öncelikle konu hakkında bilgi alın. 10-15 hp değerinde yükselmeyi, aracı kullanırken hissetmezsiniz. yaptırmayın! 25hp üzeri ve tork değişiminde ciddi bir yükselme ise size performansı yaşatır. bazı servisler 60-70 hp ve 100 nm tork artımından bahsederler. ciddiye bile almayın. yok böyle bir olay. örnek olarak 2.0 litre dizel motor 190hp, işlem sonrası 228hp. gerçek değerdir.

son olarak yakıt tüketimine gelelim. işlemi uygulayan servisler, yakıt tüketiminde yüzde 15-20 tasarruf olacağını söyler ancak bu bilgi doğru değildir. sanırım bunların yüzdelik hesaplarından haberi yok. zaten bu değerde bir yakıt tasarrufu oluyorsa koşa koşa gidin yapın. ben işlem için 900 tl ödedim. basit bir hesaplama ile 5 depo yakıtla verdiğiniz para, 6. depoda kârdasınız. 7. depoda meyhaneye gideriz. yok böyle bir durum tabiki. olumlu yönde kazanım vardır ancak aman aman değildir.

sözlerimizi almanların otomobiller için söylediği bir söz ile bitirelim.

rahatına düşkün olan mercedes
hava atmak isteyen bmw
akıllı adam* audi kullanır.
devamını gör...

hanimlari derinden sarsan durum. o guzel beyler o kaprisli hanimlara binip gittiler evet..
devamını gör...

kısa süre içinde etkili miktarda alkol alınmasının , merkezi sinir sistemi üzerindeki olumsuz neticesidir. doz alımı hafif olduğunda kişide keyif, samimi davranışlar, sahte gülücük, arada da asabiyet durumları aynı anda görülebilir. bazen de kişi şuuru yerinde ve kendine hakim de olabilir. kanda alkol oranı arttığında da kontrol yitimi, agresiflik, algı bozukluğu, etrafı çift görme, konuşma bozuklukları başlar. bu oran daha da artarsa ve alkol alımı hızlı olmuşsa, körkütük sarhoşluk diye tanımladığımız, solunum bozukluğu, duyu kaybı ve komaya kadar gidebilecek uyku durumu da baş gösterir. normale dönmesi de iki ya da üç saat sonrayı bulur. daha sonra da kişinin ağzı kuruyup acılaşabilir.

sarhoşluk, yalnızca aşırı derecede alkollü içki tüketmekten kaynaklanan bir durum değildir. yükseklik sarhoşluğu mesela, dağcılar da yükseğe çıkmaktan kaynaklanan oksijen eksikliği sonucu yaşanan zirve sarhoşluğu. derinlik sarhoşluğu da derine inen dalgıçların yaşadığı bilinç kaybıyla alakalı.

bir de iktidar sarhoşluğu var, o da iktidar olanın kendini zirvede hissetmesi gibi. tabi bunu kullanırken doğru söz ve zamanlama ile kullanmak gerek. kazaya kurban gidip de iktidardakilere doğrudan sarhoş derseniz, o zaman dava açarlar.
devamını gör...

allah sizin teker teker belanızı versin.
allah sizin belanızı versin.
allah sizin belanızı versin.
beni yarım saat orda insan azmanına dövdürttünüz. tekmesinden tokadına , dönen tekmesinden, uçan sırtına ensesiyle bile vücudunun her zerresiyle adam beni dövdü. bir kişi demedi ki serbestcim yardıma ihtiyacın var mı?
adam odadaki her şeyi benimle kırdı. dolabından komodinine havlularından yastıklarına. beni boğdu boğdu duvara attı. boğdu boğdu duvara attı. çığlıklar, yardım çığlıkları. allah'ın belaları. bir kişi be bir kişi. ben bu aileden değil miyim ya? ben bu aileden değil miyim ya? bir kişi gelip de napıyon sen burda demedi. nerdeyiz biz aynı otelde değil miyiz? ilhami abi sen söyle ben başka ilde miyim? he başka yerde mi dayak yedim ben? uzaklarda mı yedim de geldim? aynı yerdeyiz be. aynı kattayız be. yazıktır ayıptır be. ne dön abi ne dön dönsem tanıycan mı beni? adam beni döve döve başka birine çevirdi. bana paspasla adam öldürttünüz. paspasla adam öldürttünüz bana."
devamını gör...

1584454674 senelik yaya olarak söylüyorum ki, ne var bunda? bunların salına salına diyerek dediği de en fazla 5 saniye falan fazla beklemek bu arada. hele hele bak, kur yapıyorlarmış bir de.
devamını gör...

bir konuda haber verirken önce haber kaynağına bakmak gerekir. orijinal haber kaynağı
@maribel_db isimli twitter kullanıcısı 11 0cak 2021 tarihinde bu paylaşımı yapmış. "dürüst olmak gerekirse" diye başlayıp yetkililere saydırmış, madrid metrosuna atıp tutmuş. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir kere nişantaşı'nda metro yoktur. istanbul metrolarının rengi de böyle değildir. tarih de 28 ocak değildir.
demet akalın'ın 6.7 milyon twitter takipçisi var. bu paylaşımına kısa zaman içinde binlerce beğeni gelebilir ve facebook, instagram sitelerinde yayılabilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
paylaşım yaparken güvenilir kaynaklardan faydalanmazsanız dalga geçenler olabilir demet hanım *.

edit: demet akalın paylaşımını 28 ocak saat 16:49'da yapmış olup, kendisine haberin kaynağı da iletilmiştir. 22 saatten beri paylaşımını kaldırmamasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
devamını gör...

asıl başlık (bkz: kafa sözlük yazarlarının kafa sözlük'ten konuştuğu kişi sayısı) olacaktı ama malum harf sınırı.

t: kafa sözlük yazarlarının kafa sözlük chatinden konuştuğu kişi sayısını paylaştıkları başlık.

ben başlayayım.
ilk geldiğimde mesaj atan karambol ve kafa sözlük hesabı dahil tam 114. şaka değil. tek tek saydım.
devamını gör...

uzun zamandır istediğim şeye kavuşuyorum.
müzik,uzun yol,deniz,sevdiğim insanlar,tatil…
yaklaşık bir saat önce çıkmış olsak da benim gibi bi insanın hiç uykusunun olmaması nası mutlu olduğumu gösteriyor sanırım*.
devamını gör...

sabundur. hastane kokusu olur ya, genelde hastaneye aittir hep, bu da oyle, bir mekana ve bir doneme ait bir sabun kokusu. o yer ve o donem disinda hic bir zaman kullanmadim ama o kokuyu hic unutmam.
devamını gör...

hiç unutmam lise 2 zamanıydı. çok uzun ve ezber yapmayı sevmeyen ben için can çıkarıcı bir şiir ezberlememiz istenmişti. ezberlemeyi unuttum ve son gün kala ne yapsam diye düşünürken aklıma efsane bir fikir geldi. akıllı saat. şiiri internette okuyan birini buldum ve saate yükledim. air pods ile saati bağladım. cam kenarında oturduğum için sol kulağıma taktım saçım zaten kulaklığı iyice gizliyordu. gün geldi çattı. sıra bana geldi. saatten şiiri başlattım ve okudum. videoda şiiri okuyan arkadaş dörtlük aralarında küçük molalar verdiği için zorunda olarak ben de durmak zorunda kalıyordum. hiç çaktırmadan güzelce okudum notumu aldım. sınav sonu arkadaşlarla konuşurken yaptığım taktiği onlara anlattım. tabi herkes hayretler içinde beyin bedava modunda. hayatımın en heyecanlı ve sanırım tek kopyasıydı. bize her zaman teknolojiyi yararlı kullanmamızı söylediler. yanlış bir şey yapmadım bence.
devamını gör...

(bkz: anksiyete)
devamını gör...

alp dağları'nın yüksek mi yüksek kesimlerinde nazlı nazlı yetişen ve kokusunun şeker ile balın karışımına benzetildiği çiçek.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hayli nadir görülen bir çiçektir. bulana şans, mutluluk getireceğine inanılır. çiçeğin ismini kelime kelime ayırırsak; edel soylu, weiss ise beyaz anlamına gelir ve türkçe anlamı "değerli, kıymetli beyaz'dır. taç yapraklarının boyutu yaklaşık üç-beş santimetredir ve sekiz tane kadar küçük beyaz yapraktan oluşur. latince ismi leontopodium alpinum olan çiçeğin bilinen otuza yakın çeşidi var. nadir bir bitki türü olduğunda artık koruma altına alınmış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

efsanelerden birine göre;
"alp dağları'nın görkemle parladığı bir gece, dağ tanrısı, öfkesinden yeri göğü inletmiş. öyle çok sinirlenmiş, öyle çok bağırmış ki; gökyüzündeki yıldızlardan, dağlara kadar birçok canlı korkuyla titremeye başlamış. en sonunda alp dağları çatlamış ve gökyüzünden korkuyla kopup düşen yıldızlar bu çatlakların içerisine düşüvermiş. dağ tanrısı'nın karısı bu duruma çok üzülmüş, ağlamış. o ağladıkça gözyaşları yıldızların üzerine düşmüş. düştüğü yerde de hepsi göz alıcı ihtişamdaki birer çiçeğe dönüşmüş."
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ayrıca 1907 yılından beri avusturya imparatorluğu'na bağlı birliklerin sembolü haline gelmiştir.
devamını gör...

her şeyi unutan, daha doğrusu hobisi unutmak olan bir milletin gözünü açacak, kısa süre de olsa bir şeyleri hatırlatacak muhteşem bir dizi. senaryosunu hakan günday yazmış, zaten ancak hakan günday yazabilirdi.

başrollerde haluk bilginer ile cansu dere gibi başarılı kişilikleri görmek mümkün. oyunculukları fazlasıyla başarılı buldum. o kadar kaliteli oyuncular vardı ki, zaten haluk bilginer denince iş bitiyor, adam hepimizin bildiği üzere emmy ödüllerine layık görüldü agah rolü ile. agah demişken, dizide hep alışılmadık isimler vardı, hakan günday'ın romanlarında sıklıkla karşımıza çıktığı gibi.
bu dizi, yıllardır unutulan olayları, kadına psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddeti, damgalamaları, adaletin olmayışını ve işlememesini, halkın ise bunları nasıl bir bir unuttuğunu çok güzel gözler önüne sermiş. sosyolojik ve psikolojik olarak ayrıntılı işlenmiş.

edit ve spoiler: nevra'nın travmatik olaydan sonra belleğini silmesi yani hatırlamaması ayrıntısı ve bunun yavaş yavaş açığa çıkması çok iyiydi. yüzleşmek istememesi, ama yüzleşmek zorunda olması.. yüzleşirken acı çekse de yüzleştikten sonra daha güçlü birine dönüşmesi.

''sen zannediyor musun ki bir tek alzheimer olan sensin? herkes hasta, hepsi hasta. yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak, sen kimsin ki, alt tarafı bir katil, alt tarafı bir cinayet haberi.''
devamını gör...

işlemci üretim sürecinde çok büyük sıkıntılara girmiş artık rakiplerinin gerisinde kalmaya başlayan kendisine ait x86 cisc komut modeline sahip şirket.

dünya da kendi isasına kendi işlemci tasarlama yeteniğine ve kendi üretim tesisine aynı anda sahip tek şirket olabilir.

intelin geride kalma durumu kaynaklı olarak muhtemel olarak teknik bilgisi olan yeni bir ceo başa getirilmiştir. getirilen ceo üretim süreci ile çok büyük yatırım planlarını paylaşmıştır. ancak intelin üretim sürecinde geri kalması tek sıkıntısı değil. ayrıca işlemci tasarımında da yeterli performans artışları sağlayamıyor. x86 tasarımı için amdnin gerisinde kalmaya başlamıştır. önceden de böyle bir süreçten geçse de önceden x86 isasına sahip intel ve amdden başka rakip firma olmadığı geri gelmesi çok zor olmamıştır. ancak şimdi gerçekten iyi derleyicilere sahip arm isası var.(ve derlecilerin yanında bir çok işl3tim sistemi arma destek vermeye başlamıştır ve armda çalışan pek çok program yayınlanmıştır) ve arm firması bu isayı herkese lisansladığı için herken arm işlemci tasarlyabiliyor. bu sefer rakibi çoktur ve rakipleri olgundur. bu yüzden rekabete geri dönmesi eskisine göre daha zordur. örnek apple m1 işlemcisi ile intel, değil x86yı da terk edip arma ve kendi tasarladığı işlemciye geçmiştir. tsmc'ye işlemciyi ürettirmektedir.

yine de bu kötü durumunda bile dünyanın en önemli teknoloji şirketlerindendir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim