(bkz: bundan bize ne olması)
devamını gör...

sözlükte mesajlaştığım herkes mi kötü arkadaş? herkesin morali bozuk, hayatı zehir, durumu vahim mi ?
bazen sözlüğe içimi dökmeye utanıyorum gerçekten. bu arkadaşlara da en çabuğundan mutluluk, huzur diliyorum.
lütfen iyi olun, moralinizi yükseltin de ben de hüznümü yaşayabileyim. *
devamını gör...

ya ikisini de yapabiliyorsa ? böyle bir kadın mantı yapamayan erkeği neden seçsin ¿
devamını gör...

üşenmek. her şeye üşeniyorum; yemek, ders, dışarı çıkmak... o kadar zor geliyor ki bir yerden sonraa. bir de umursamazlık var. o kadar umursamaz oluyorum ki çoğu zaman. dünya yansa umrumda değil.* bir de rest çekebilmeyi öğrenmem lazım. çok affediyorum. niye?
devamını gör...

hayatta zamanla dengelerin değişebileceğini, şartların sürekli hep aynı gitmeyeceğini belirtmek için annemin kullandığı cümledir ki gerçekliğini tecrübe edecek kadar* yaşamış bulunmaktayım. mesela, çok iyi giden bir iş bozulur, başka bir iş yapmak zorunda kalırsın. çok sevdiğin bir müstakil evin vardır ama bir bakmışsın ki istimlak kararı çıkmış, taşınmak zorunda kalmışsın vs. bu durumu da en çok yıllar öncesini bildiğim eski mahallelere tekrardan gittiğimde görürüm. vay be zamanında şurada bir bakkal vardı, yanında manifaturacı, onun yanında da berber vardı ama bir bakmışsın ki oralara hep yeni yeni binalar yapılmış, farklı farklı insanlar gelmiş. artık o mahallenin eski ruhu gitmiştir. "bir şey kırk yıl gitmiyor işte" deyip yeniyi olduğu gibi kabullenirsin...bu biraz da yeniyi kabullenmeyi kolaylaştıran bir cümledir aslında...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: erkeklerin zeki kadın sevmemesi)

bu ve benzer başlıklardan sonra sizce de sıra “erkeklerin kadın sevmemesi” ya da “kadınların erkek sevmemesi” başlıklarına gelmedi mi?

bir kere daha samimi. sonuçta iki taraf da birbirine düşman. çünkü zeki olsun olmasın, sevsin sevmesin iki taraf da birbirine bir şekilde sallıyor.
devamını gör...

1947 yazında art arda gelen uçan parlak cisim ihbarlarından sonra 4 temmuz'da new mexico eyaletinin roswell kasabasında bir fırtına kopar. fırtına sırasında foster çiftliğinin sahibi william mac brazel ve komşuları patlamaya benzer bir ses duyarlar.

ertesi gün erkenden fırtınanın oluşturduğu hasarı tespit ederken geniş alana yayılmış olan bir enkaz bulurlar. enkaz parlak metal parçalar ve yanmaz, kesilmez üzerilerinde hiyeroglife benzer yazılar bulunan çubuklar gibi esrarengiz parçalardan oluşmaktadır. parçalar her şekle çok kolay girebilen fakat hiç bir şekilde işlenemeyen bir maddeden yapılmıştır.

enkaz

çevrelerinin yönlendirmesiyle olayı kasabanın şerifi george wilcox'a bildirirler. evlerine getirilen parçaları gören şerif ve ailesi parçaların bir uçan daireye ait olduğunu düşünürler. şerif, yardımcılarını olay yerine gönderir. bölgeye giden şerif yardımcıları toprağın eriyip karardığı yuvarlak geniş bir alanla karşılaşırlar.

bu sırada şerif'le görüşen yerel muhabir frank joyce bu haberi duyuran ilk kişi olur. muhabirin tavsiyesiyle olayı o sırada dünyadaki tek atomik grup olan 509. bomba grubu’nun merkezi durumundaki roswell ordu hava kuvvetleri üssüne iletirler.

buradan gelen hava istihbarat görevlileri bulunan parçalara inceleme amacıyla el koyarlar. fakat olay onları da aşar ve gelen emir üzerine araştırmayı pentagon'a devrederler. pentagon'dan gelen yetkililer bulunan parçalar üzerinde radyoaktivite ölçümleri yapar. sonuçlar yüksek çıkınca enkazın tam yerinin tespiti için bölgeye uçaklar gönderilir.

havadan yapılan araştırma sonucunda roswell’in 65 km kuzeydoğusunda bir uçan dairenin enkazı bulunur. enkaz inceleme ve kaldırma çalışmaları için hazırlık yapmak üzere bölgeye bir arama-kurtarma ekibi gönderilir.

o döneme ait gazete

bu sırada, şerif ve ekibi ilk tespit edilen yanık izinin yakınlarında tanımlayamadıkları cansız yaratıklar bularak önemli bir keşif yaparlar. olayın şahitleri yaratıkları büyük kafalı ve gümüş rengi üniformalı olarak anlatır. keşfin üzerine kasabada aniden güvenlik kontrolleri arttırılır, bütün giriş-çıkışlara barikatlar kurulur.

bölgede konuşulan tek konu uzaylılar olur. bunun üzerine dedikoduları engellemek ve halkın ilgisini "ölü uzaylılar"dan başka bir yöne çevirmek için yerel yetkililer yazılı bir basın açıklamasını radyo istasyonlarına verir.

uzaylı

"uçan dairelerle ilgili söylentiler dün gerçeğe dönüştü" başlıklı açıklamada düşen ve ele geçirilip incelemeye alınan bir uçan daireden bahsedilirken bulunan bedenlerden tek kelime bahsedilmez. radyo istasyonları haberi associated press’e iletir; haber buradan tüm dünyaya yayılır.

olay önce amerika'da ve sonra da tüm dünya büyük ses getirir. roswell hava üssü, şerif'in ofisi ve yerel radyolar londra'dan tokyo'ya telefon yağmuruna tutulur. olay kontrolden çıkınca washington olaya el koyar.

washington, yeni bir açıklama hazırlayarak ilk açıklamayı yalanlar ve bulunan parçaların aslında bir meteoroloji balonu olduğunu açıklar. esrarengiz parçalar meteoroloji balonu parçalarıyla değiştirilip fotoğraflanır ve kanıt diye bu fotoğraflar yayınlanır.

bölgedeki radyo ve televizyon kanalları baskı ve tehditle görgü tanıkları ile yapacakları röportajlardan vazgeçirtilir. olayı ilk duyuran kanala konuyu kapatmak için 24 saatleri olduğu, yoksa bir daha radyo işletemeyecekleri söylenir.

enkaz kaldırma ve araştırma operasyonlarında görev alan tüm askerlere olayın ulusal güvenliği ilgilendiren bir konu olduğu ve çok gizli tutulması gerektiği söylenir ve kimseyle bu konu hakkında konuşmamaları emredilir ve resmi bir sessizlik başlar.

hava balonu

30 yıl süren sessizlik nükleer fizikçi araştırmacı s.friedman’ın tanıklarla yaptığı röportajlarla sona erer. bunu takip eden 16 yıl içinde 300’ü aşkın tanığın ifadelerini temel alan 5 kitap yazılır. kitaplardaki tanıklardan otopsiye katılan bir hemşire şunları söyler "varlıkların çok büyük başları, çukur gözleri ve sadece dört parmakları vardı, insan değil yabancı bedenlerdi".

friedman

1995'de hava kuvvetleri, meteoroloji balonu yalanını kabul eder ve bir başka yalanla enkazın aslında mogul adlı gizli bir hükümet projesinde kullanılan bir balonun olduğunu söyler. ama inandırıcı bulunmaz.

1997 yılında dönemin radyo programı olan coast to coast am sözde eski bir 51.bölge çalışanı tarafından aranır ve telefon görüşmesi kısa bir süre sonra garip bir şekilde kesilir.

telefon konuşması video linki

2011'de fbı'ın açtığı arşivinde olayın, “araçlarda insan vücuduna benzer cesetler bulduk. bulunanlar 90 cm boyunda ve metalik kıyafetler giyiyor. vücutları pilotların giydiği kıyafetlere benzer bandajlarla kaplı.” diye kaydedildiği ortaya çıkar.

tüm yaşananlardan, konuşmalardan ve resmi açıklamalardan sonra olayın herkesten gizlenen, insanlığın kaderini değiştirebilecek bir gerçek mi yoksa aşırı heyecan ve hayal gücünün ürünü profesyonel bir kurgu mu olduğu hakkında bugün dahi kesin bir sonuca varılamıyor.
devamını gör...

sabah uyanınca çaylak olduğumu gördüm. şuan da hala yazıyor. tabii bir hüzünlendik ama tuttuk kendimizi ağlamadık :') boynuz kulağı geçer demişler ;)


edit: geçti ;)
devamını gör...

esasen trafiğin sağdan akması sebebiyle merdiven inerken, merdiven çıkarken, kaldırımda yürürken (otoban kenarlarındaki sol banket kuralını hariç tutarak) uyguladığımız, medeniyetin yazılmamış ancak aşağı yukarı herkesin bildiği (çoğu zaman uygulanmayan) kuraldır.

sağdan yürümek medeni insan olmanın ilk adımıdır. lütfen siz de uygulayınız, uygulatınız. *

(bkz: medeniyet 101)

edit: sevgili celebrant'ın entry'sine değinmemek olmaz. evet, elbette yürüyen merdivenlerdeki mantık farklı. sağda bekleriz, solda bekleme yapmadan yürürüz.
devamını gör...

şu an zabahın köründe serviste zıplayarak işe giderken yolun anlamadan geçmesini sağlaması.
devamını gör...

gönlün kimi seviyosa odur.
devamını gör...

seneye de 'afganları seviyorum' ünitesini görürüz. ali ile ayşe zaten yurtdışında artık.
devamını gör...

şahika koçarslanlı.
devamını gör...

2013-2014 senelerinde ingiliz channel 4'te yayınlanmış, (bkz: where is jessica hyde?) repliği ve daha bir çok detayı ile şahsım nezdinde unutulmaz, efsane düzeyine erişmiş dizi.

kadın, yaşlı, çocuk demeden leblebi gibi adam öldürülen, renk ve kadrajları ile kendine aşık eden dizi.
(bkz: fiona o'shaughnessy) gibi bir bebekle tanışmamı, tek taraflı da olsa çok çok sevmemi de sağlamıştır, kedi canını, kocaman gözlerini yerün senin. eved.
devamını gör...

yazarların siyasi liderlere uygun olduğunu düşündükleri nickleri paylaştığı başlık.


karabagmenegelmişdir - ilham aliyev

kuaförediyecıktımbaskanoldum - merkel

güresedoymayanpehlivan - donald trump
devamını gör...

bundan beni gaza getiren bu saygıdeğer yazarlar sorumludur.

hehe şaka şaka benim de biraz payım var.


teşekkürler, teşekkürler. sildim. bir sonraki gaza gelişimde görüşmek üzere *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kışlık hazırlama zamanı.
devamını gör...

gerçek soykırım böyle olur.insanları vatanlarından hiç bilmedikleri yerlere sürdüler.karadeniz’i geçerken çoğu öldü zaten.sağ kalanların torunlarıyız işte.ne kadar kötü hissetmiştir o insanlar.iyi ki türkiye’ye gelmişler o yönden kendimi şanslı hissediyorum.
devamını gör...

"regaib" sözlükte "kendisine rağbet edilen şey, bol ve değerli bağış" anlamındaki "ragībe" nin çoğulu olan "regāib" kelimesi hadis ve fıkıh literatüründe "bol sevap ve mükafat, faziletli amel" anlamlarına gelmektedir.

alemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimiz hz. muhammed (sav)'in anne rahmine düştüğü gecedir.

regaib gecelerinde dua etmek, tövbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi çeşitli ibadetlerle geçirmek genel olarak alimler arasında kabul görülmüştür.

enes bin malik (r.a)' dan rivayetle efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur;

recebin ilk cuma gecesinden gafil olmayın, çünkü o meleklerin kendisine (rağbet edilecek bol bahşişler ve hediyeler anlamına gelen) "reğaib" ismini verdikleri bir gecedir. o gecenin üçte biri geçince, göklerde ve yerde bir melek kalmayıp hepsi kâbe ve civarında toplanırlar. o anda allah (cc) onlara bir tecelli ile muttali olarak "ey benim meleklerim! benden dilediğinizi isteyin" buyurur. onlar da "senden dileğimiz, recep orucunu tutanları bağışlamandır" derler. allah-u teâlâ'da "muhakkak ben bunu yaptım" buyurur.
(abdülkadir geylani el-ğunye 1/331, safuri nüzhetül mecalis, zebidi ithafü-s sade 1/141, ibni arrak salat:50)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

her insanın özünde var olan hakikat tohumlarını fark etmesi ve onları açığa çıkarmak için sonsuz bir istek ve gayret içinde olması kendi "regaibi" olacaktır.

bu gece dertlerimize derman, gönüllerimize şifa olsun. regaib kandilimiz mübarek olsun. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim