hindistan'da bir bölge. isminin kökeni tavla oynayanlara tanıdık gelen penç, yani beş ve su anlamına gelen ab sözcüklerinin birleşimi. türkçe karşılığı beş su.
bölgede toplam beş büyük nehir varmış. ismi farsça ve hintçe dillerinde o sebeple pencap olmuş. burası tarihte büyük iskender ve ordusunun geldiği uç bölge. burada belki de şimdiye kadar görmedikleri suyu ve bitkisi bol bir orman ve fil, maymun, papağan, yılan gibi egzotik hayvanlar ve bitkiler ile karşılaşmışlar.
devamını gör...

arkadaşlar ben düşünce denizinde bi' boğulup geliyorum izninizle.
devamını gör...

sözlüğün en güzel zamanlarında karalama defterini mesken tutmuş yazarlardı. uzun uzun entryler içinde fark edilmeden bir sabah bir de akşam karalardık. birimiz yazınca diğerimiz de yazardı. şimdi o motivasyonu bulamıyorum.
devamını gör...

dinibütün yaşlı insanlarda rastlanılan bir durum. mesela, üzerindeki arapça yazılardan dolayı bisküvi kutusu kutsal kabul edilir, atılmaz ve bir köşede saklanır.
devamını gör...

buradan
hesaplanabilecek su tüketimi.
1 t-shirt üretiminin bile su tüketimine olan maliyeti, zevk için giyime harcama yapanları vicdanen rahatsız edecektir diye umuyorum.

su, sınırsız değil. onu akıllıca kullanmak hepimizin görevi. eğer dikkat etmez ve zamanında kamuoyu oluşturmazsak çocuklarımıza bile sıra gelmeden büyük problemler yaşayacağımız aşikar.

ben sade bir vatandaş olarak vicdanen kendimi yükümlü hissediyor, farkındalık amacıyla sözlüğümüzün duyarlı yazarlarının konuya desteğini bekliyorum.

edit: eraa adlı yazarımızın hatırlatmasıyla izlenmesi gereken belgesel (bkz: 25 litre (belgesel)) eklendi.

(bkz: kuraklık)

(bkz: 31 aralık 2020 küresel ısınma etkisi)

(bkz: 31 aralık 2020 sapanca gölü'nde su seviyesinin düşmesi)

(bkz: bursa'nın 75 günlük suyunun kalması)

(bkz: 25 litre (belgesel))
devamını gör...

başlığı açan kişinin anne ve babasının kaçak çay içtiğini düşündüren yorum.

yüksek ihtimalle anne sabah akşam din politikası, babası da siyaset, futbol laga lugasi yapıyordur. sonra bu cahil kardeşimiz de bütün 35 yaş ve üzerini aynı kefeye koyuyordur.
devamını gör...

ekşide 2013 den beri okuyucu 2018 den beri de yazar olan birisiyim.
kış aylarında yazacak, çizecek daha kaliteli daha sıcak bir ortam arıyorum.
burada bulunma amacım o.
bakalım, beraber göreceğiz.
devamını gör...

"lan kardaş bu nasıl yara
kanar her yerimden"




"hepten suya verdik
çünkü suyu yoktu
toprağı, gazı, tuzu, ışığı yoktu
bu köyleri suya verdik

eli ayağı tekerleği kanısı yoktu
ve atı, arabası yoktu
birkaç kıl keçi bir torba çökelik
ve tulum peynirine hasrettiler
ve de gavur içinde yesirdiler
sanki çarıklarını yemiştiler
gün olmuş ve dut kurusu süpürge tohumu

haybedendi yaşamları
ümmiydiler, gurbetciydiler gülmemişti hiç biri
ve soğuk, asman, pulur, hıdır öz
ve huni, su payniği, zalbar
ve pul ve güci, kırani, haskini
hesinik, hulmin, kara, pınar, ecüzlü
vahşin, venk ve payamlı ve süderek
haritadan silindiler bir sabah."

gayri gider oldum gardaşlar
ve de kız kardaşlar
gayri haram bu can bana
bu toprak damlar bu yollar bana
bu sevdalar bu ağaçlar haram bana
oğul uşak birde karım
kurt bana hastir çeker
yılan bana çiyan bana
hastir ceker yılan bana
lan kardaş bu nasıl yara
lan kardaş bu nasıl yara
kanar her yerimden
dövülmüşüm, sövülmüşüm, kovulmuşum ben
siktir çekilmişim yani kendi öz yurdumdan
çeker giderim..."
devamını gör...

nefes alamıyorum dokularım malign transformasyonu geçiriyor, yüksek dozda asbest'e maruz kalmış gibiyim trake taktırmalıyım. hayvanları sever sayarım hatta beslerim onların beni sevdiklerini pek hissedemem. etrafımdaki insanlara haddinden fazla değer veririm ama değer bildiremem. 'hak etmediğin şeyleri yaşıyorsan sana bunları yaşatana hak etmediği değeri vermişsindir' derim bununla bile kar ettiremem. bazen öyle tipler karşıma çıkar ki anlatamam. hız yapar düz duvara çarpmak isterim ama çarpamam. garip bi' çekiciliğim var etrafımda normal insanlar barındıramam. her birisinin farklı dengesizlikleri ya da aykırılık demeli daha doğru, doğru bir yola konduramam. insanlardan ukalayı yemeklerden bamyayı sevmem. limon'un yemeklerin tadını bozduğunu düşünür-zorunlu anlar dışında-el bile sürmem. dizi takip ederim fragmanlarından, film izlerim en babalarından, müzik dinlerim çok pis..
devamını gör...

mesele varlığınızın neye armağan olduğu değil. mesele 7 yaşındaki bir sabiye varlığını armağan etmesi gerektiğinin her sabah dikte edilmesi. bu tür yeminler ancak askeri diktatörlüklerde görülebilecek, militarizm kokan yeminlerdir.

ekleme: #562580 no’lu tanımla ilgili arkadaşımız kısmen haklı. haklı olduğu kısım bahsettiği şeylerin hakikaten birer sembol olması. ancak ıskaladığı şey her sembolün zararsız olmadığı gerçeği. örnek vermek gerekirse almanya bugün nazi dönemine ait gelenekleri devam ettirmek istese ve gelen eleştirilere bunların yalnızca birer sembol olduğu savunmasını geliştirse ne ölçüde makul ve mantıklı olur. ramazan davulculuğu bir sembol, ancak bu sembol çocukların pedagojik eğitimini sarsıcak boyutta zararlı değil. ingiliz kraliyet ailesi topluma militarizm pompalamıyor.
devamını gör...

hadi bakalım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zırvalık değil, ruh dinlendiricidir. sadece seçici olmak gerek.
devamını gör...

bazı sözlük yazarlarının 'en son en ben söyledim ben söyledim ahahaha' diye nanik yapma şeklidir. bildiğin cahil şeysi. madem karşındakine engel koyacaksın o zaman o kişiyle ya hiç muhatap olmayacaksın ya da sana cevap yazma hakkına saygı duyacaksın. duymuyorsan saygısız öküzün tekisin demektir. kimse kusura bakmasın.
devamını gör...

bir bitki çayı poşetinin tam da sallama kısmındaki mesajdan hayat dersi çıkar mı?
gerçekten iyi hissetmek bizim elimizde mi?
yani hayatta mutlu olmak bu kadar kolay mı?
beklediklerimiz var mesela olmayan, bu benim elimde mi?
bizi sevsin diye beklediklerimiz,
anlasın diye beklediklerimiz,
bizi arasın diye beklediklerimiz,
merak etsin istediklerimiz...
sonra
şans kapıyı kırsın değil de nazikçe çalsın ve niyetini açık açık söylesin dediklerimiz...


sahiden bu kadar kolay olabilir mi?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anlar bütünü. erasmus net. tek başına kışın 14 günü avrupa turu. ilk uçağa binme, trene binme. ilklerimi de barındıyormuş bunu da farkettim şuan. bir de italya versiyonu var bunun. ah ya ne zamanlardı...
devamını gör...

maddenin belirli bir haline verilen isim.

meraklısı için biraz ön bilgi verelim.

parçacık fiziğinde fermiyonlar ve bozonlar adlı 2 parçacık grubumuz var. bunlardan fermiyonlar pauli dışarlama ilkesi adlı bir kurala uyarlar. bunu günlük hayattan bir örnekle anlatacağım. diğer türlü kafada canlandırmak zor oluyor.

bir stadyum düşünün; tribünlerdeki koltuklar merdiven sistemi gibi yukarıya doğru sıra sıra dizilmiş olsun. şöyle:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

seyirciler, fermiyonlarımız olsun. maç izlemeye gelmişler ama hepsi sadece en öndeki sırada oturmak istiyor. pauli kuralı "hayır efendim" diyor "oturamazsınız!". böylece hepsi yukarıya doğru sıraları doldurmak durumunda kalıyor. her gelen seyirci bir diğerinin bulunduğu dolu koltuğu geçip boş olan ilk sıraya oturuyor ve böylece yavaş yavaş, sıra sıra koltuklar dolmaya başlıyor. diyelim ki stadyum dolmadı. o zaman belirli bir yerden itibaren yukarıya kadar olan sıralar boş kalacak demektir.

gelelim bozonlara... bu kez stadyumda fermiyonlar değil bozonlar olsun. bunların da hepsi ilk sıraya oturmak istiyor. pauli kuralı bunlara "ben karışmam, nereye oturursanız oturun." diyor. bozonların hepsi de en ön sıraya sıkış tepiş bir şekilde doluşuyorlar. arka sıraların hepsi boş kalıyor. bunu yapabilmelerinin bir şartı var ama; bu bozonların hepsinin enerjisi son derece küçük olmalı.

şimdi bozonlardan oluşan bir gazı alıp mutlak sıfıra mümkün olduğunca yakın olacak şekilde soğutalım. böyle bir durumda atomların hareket kabiliyeti oldukça azalacaktır. bu da en düşük enerjiye sahip olacakları anlamına gelir. yani bozonların stadyumda en ön sıraya doluşabilmesi için geçerli olan koşul gerçekleşir. bu durumda gazın atomları artık birbiri içine geçip kümelenmeler oluşturur. işte maddenin bu durumuna bose - einstein yoğunlaşması adı verilir. zaten bozon ismi de bu konulardaki çalışmalarına atfen satyendra nath bose'dan gelir.
devamını gör...

yokluğuna çok fena sarmak diye bişi icat ettim az önce, ama inan üstünde hiç güzel durmadı.

bak inat etme, hadi çıkar onu da başka bişi bakalım sen dolu cümlelerle? siyah ojeli, maviş anneli, içinde adım yazan bulmacalı ve sevdiğin şarkılar giysen ya üstüne?
sonra saçlarını savur, şöyle bi dön etrafında, anaokulu çocuklarının bol simli el işleri uçuşsun dünyaya, bi yavru kedi olmayan düşmanına saldırsın, tam şuracıkta bi adam nefes alsın, neden yaşadığını bir kez daha sebep sonuç ilişkisine indirgesin ve "aferin, bak bunun için değermiş işte" diye eşek yükü ile hak versin kendisine.
sen iyi ol gel, o elbisenin kumaşı sende olsa da dikip üstüne yakıştırması da benli kelimelerde ve ben hayatım boyunca hiç olmadığı kadar hakkını vereceğim o kelimelerin.

adın nasıl yazılır ki senin?
anlaşıldı, en başından başlamam gerekecek yaşamaya.

bak, o kedi!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bana saçma geliyor böyle şeyler. tamam herkese tek tek özelden yazamazsınız ama herkese duyurup gittikten 2 gün sonra geri dönmek biraz şov.

ben de gittim bir ara 4 5 gün falan. sessiz sedasız gittim sessiz sedasız döndüm. bir yerim de eksilmedi.
devamını gör...

dünya çapında tarihi çağları ilk çağ, orta çağ, yeni çağ ve yakın çağ olarak dörde ayırıyoruz fakat bunların başlangıç - bitiş tarihlerini ve olaylarını avrupa'ya göre daha farklı kabul ediyoruz.

yani, siz bir yabancıya "istanbul'un fethi çağ açıp çağ kapattı, yeni çağ bununla başladı." derseniz size bir yerleriyle güler çünkü ona göre yeni çağ amerika'nın keşfedilmesiyle başlamıştır.

aşağıya tarihi çağların bize ve avrupa'ya göre kabul edilen iki farklı şekliyle şemalarını bırakıyorum, isteyen inceleyip karşılaştırabilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


tanım: az bilinen bilgilerin paylaşıldığı başlık.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
pieter bruegel - ikarus' un düşüşü
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim