intihar etmek
tam bir cinnet hali. bunu dillendiren, dikkat çekmek için bile olsa konuşan kişilere dikkat edilmeli kesinlikle. bunun iyi bir yönü yok, havalı bir duygu değil. bazı gençler bunu bir oyun zannediyor ama "o an" a kadar bilemezsiniz nasıl bir duygu olduğunu.
askere gitmeden önce ve askerde olmak üzere 2 girişimim oldu, girişime girişim desem daha doğru olur galiba. 16-17 yaşlarındayken hakikaten hiç iyi değildim hiç. ergenlik bir taraftan, babam bir taraftan bana geldiler çok fena. bu yüzden bu düşünce aklıma geldiği an rahatlıyordum mesela. o zamanlarda girdi zaten ilk defa aklıma. annemin kullandığı uyku hapları vardı. küçük bir şişede 30-40 tane pembe hap. ne zaman dolaba gitsem elimi atasım geldi. ama o zamanlarda bunu yapacak toto yok bende. aklımın bir köşesinde hep dururken askere gittim.
asıl girişimim de burda oldu. zaten kafa olarak pek iyi değilken askerdeki ortamda iyice depresif biri oldum çıktım. arkadaşlarım vardı ama çarşıya falan hep yalnız çıktım hep. askerlik yaptığım yerin 10-15 metre ilerisinde ağaçlık bir alanda 2 saat öylece oturup dönerdim. bir iki defa yalnız çıkmadım sadece. görev yerimdeki yüzbaşı, sivil memurlar ve diğer askerlerin yanında hiçbir zaman "onlardan" olamadım. kavga ettim, yüzüm kan içindeyken güldüler tam karşımda bana. birileri küfür etti, gecenin bir yarısı "sen hiçsin" dendi. böyle böyle birikti hepsi. bu düşünce o günlerde alevlendi işte. gittikçe artınca psikoloji okuyan birine anlattım. biraz rahatladım ama daha sonra benim durumumu komutanlara anlattığını öğrendim. bu yüzden gata'ya psikolojik muayeneye gittim. konuşamadım ama. döndüm geldim. göz hapsindeyim yalnız, farkındayım...bir gün dolapları karıştırdım. xanax buldum 20 tane. kafam attı. diğer dolaplara baktım tek tek gündüz vakti. yaklaşık 100 tane hap aldım yanıma. geceyi bekledim. içtima oldu görev yerime gittim. yanımda haplar ve su var. uykumun gelmesini bekledim...saat gece 2 civarı uykum iyice gelince önce hapları çıkardım tek tek. suyu açtım. karar verildi, mutluluk hakim bünyeye. elime aldım önce xanaxları. öylece baktım birkaç sn...yapamadım çünkü annem geliyor aklıma. bunu o gün yapmamamın tek nedeni annem tek nedeni. hapları büyük çöp var ona attım koğuşa gittim. gözlerim dolu ama.
burda bitmiyor. aradan geçen birkaç gün sonra sivil memurun odasında uyudum. gece vakti sesler var katta. diğer sivil memurun odasının kilidini kırıyorlar benim adımı seslenip. çıksam kızacaklar. ama orda olmadığımı anlayınca benim olduğum odaya geldiler. kilidi kırmalarından önce ben açtım kapıyı. biraz ayar yedim ama bu düşüncemin birçok kişiyi korkuttuğunu öğrenmiş oldum.
askerlik bu yüzden benden çok şey alıp götürdü. insanlıktan çıkarıldım bazen. bu düşüncem sanki suçmuş gibi daha sonra görev yerim değiştirildi. hülasa bu düşünce aklınızdan çıkmıyorsa ailenizi düşünün. yapmayın.
askere gitmeden önce ve askerde olmak üzere 2 girişimim oldu, girişime girişim desem daha doğru olur galiba. 16-17 yaşlarındayken hakikaten hiç iyi değildim hiç. ergenlik bir taraftan, babam bir taraftan bana geldiler çok fena. bu yüzden bu düşünce aklıma geldiği an rahatlıyordum mesela. o zamanlarda girdi zaten ilk defa aklıma. annemin kullandığı uyku hapları vardı. küçük bir şişede 30-40 tane pembe hap. ne zaman dolaba gitsem elimi atasım geldi. ama o zamanlarda bunu yapacak toto yok bende. aklımın bir köşesinde hep dururken askere gittim.
asıl girişimim de burda oldu. zaten kafa olarak pek iyi değilken askerdeki ortamda iyice depresif biri oldum çıktım. arkadaşlarım vardı ama çarşıya falan hep yalnız çıktım hep. askerlik yaptığım yerin 10-15 metre ilerisinde ağaçlık bir alanda 2 saat öylece oturup dönerdim. bir iki defa yalnız çıkmadım sadece. görev yerimdeki yüzbaşı, sivil memurlar ve diğer askerlerin yanında hiçbir zaman "onlardan" olamadım. kavga ettim, yüzüm kan içindeyken güldüler tam karşımda bana. birileri küfür etti, gecenin bir yarısı "sen hiçsin" dendi. böyle böyle birikti hepsi. bu düşünce o günlerde alevlendi işte. gittikçe artınca psikoloji okuyan birine anlattım. biraz rahatladım ama daha sonra benim durumumu komutanlara anlattığını öğrendim. bu yüzden gata'ya psikolojik muayeneye gittim. konuşamadım ama. döndüm geldim. göz hapsindeyim yalnız, farkındayım...bir gün dolapları karıştırdım. xanax buldum 20 tane. kafam attı. diğer dolaplara baktım tek tek gündüz vakti. yaklaşık 100 tane hap aldım yanıma. geceyi bekledim. içtima oldu görev yerime gittim. yanımda haplar ve su var. uykumun gelmesini bekledim...saat gece 2 civarı uykum iyice gelince önce hapları çıkardım tek tek. suyu açtım. karar verildi, mutluluk hakim bünyeye. elime aldım önce xanaxları. öylece baktım birkaç sn...yapamadım çünkü annem geliyor aklıma. bunu o gün yapmamamın tek nedeni annem tek nedeni. hapları büyük çöp var ona attım koğuşa gittim. gözlerim dolu ama.
burda bitmiyor. aradan geçen birkaç gün sonra sivil memurun odasında uyudum. gece vakti sesler var katta. diğer sivil memurun odasının kilidini kırıyorlar benim adımı seslenip. çıksam kızacaklar. ama orda olmadığımı anlayınca benim olduğum odaya geldiler. kilidi kırmalarından önce ben açtım kapıyı. biraz ayar yedim ama bu düşüncemin birçok kişiyi korkuttuğunu öğrenmiş oldum.
askerlik bu yüzden benden çok şey alıp götürdü. insanlıktan çıkarıldım bazen. bu düşüncem sanki suçmuş gibi daha sonra görev yerim değiştirildi. hülasa bu düşünce aklınızdan çıkmıyorsa ailenizi düşünün. yapmayın.
devamını gör...
sarı penguen
daha önce görülmemiş kuş.
yaban hayatı fotoğrafçısı yves adams'ın objektifine yakalandı. yves adams şunları söyledi :
daha önce sarı renkte bir penguen ne görmüş ne de duymuştum. o sahilde 120 bin kuş bulunuyordu ve aralarında sarı renkte bir tek bu vardı

kaynak
yaban hayatı fotoğrafçısı yves adams'ın objektifine yakalandı. yves adams şunları söyledi :
daha önce sarı renkte bir penguen ne görmüş ne de duymuştum. o sahilde 120 bin kuş bulunuyordu ve aralarında sarı renkte bir tek bu vardı

kaynak
devamını gör...
daguerreotype
19. yüzyılda kullanılmış olan bir çeşit fotoğraflama tekniği. türkçeye "dagerreyotipi" olarak çevrilmiş.
ışığa karşı duyarlı olan bakır levhalar, karanlık kutu anlamına gelen camera obscura adlı yer içerisinde uzun pozlamaya, sonrasında da cıva buharına maruz bırakılır. buradan bir görüntü elde edilir ve bu görüntü gümüş plakalar üzerine sülfür yardımıyla işlenir. pozlama süresi çok uzun olduğundan zahmetli bir iş olmakla beraber, zamanında bilimsel çalışmalar için epey önemli bir yöntemdi.
abraham lincoln'ün daguerreotype ile çekilmiş fotoğrafı:
ışığa karşı duyarlı olan bakır levhalar, karanlık kutu anlamına gelen camera obscura adlı yer içerisinde uzun pozlamaya, sonrasında da cıva buharına maruz bırakılır. buradan bir görüntü elde edilir ve bu görüntü gümüş plakalar üzerine sülfür yardımıyla işlenir. pozlama süresi çok uzun olduğundan zahmetli bir iş olmakla beraber, zamanında bilimsel çalışmalar için epey önemli bir yöntemdi.
abraham lincoln'ün daguerreotype ile çekilmiş fotoğrafı:
devamını gör...
bahar candan'ın 5 bin tl maaşla arkadaş araması
başvuru linkini paylaşmıyorum ben başvuracam.
geçtiğimiz aylarda uludağ'da, saldırıya uğrayan sosyal medya fenomeni bahar candan, para karşılığında kendisine arkadaş aradığını açıkladı. candan, "çok yalnızım, arkadaşa ihtiyacım var. 5 bin tl maaş, sigorta ve yemek her şeyi vereceğim. sadece benimle doğru düzgün bir arkadaşlık etmesini istiyorum" dedi
katıldığı moda yarışmasıyla ünlenen bahar candan, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla ilginç bir duyuruda bulundu.
"arkadaşa ihtiyacım var"
kendisine arkadaşlık etmesi için birini aradığını söyleyen candan, "çok yalnızım arkadaşa ihtiyacım var. 5 bin tl maaş, sigorta ve yemek... sadece benimle doğru düzgün bir arkadaşlık etmesini istiyorum. isteklerim bu kadar" ifadelerini kullandı.
buradan
geçtiğimiz aylarda uludağ'da, saldırıya uğrayan sosyal medya fenomeni bahar candan, para karşılığında kendisine arkadaş aradığını açıkladı. candan, "çok yalnızım, arkadaşa ihtiyacım var. 5 bin tl maaş, sigorta ve yemek her şeyi vereceğim. sadece benimle doğru düzgün bir arkadaşlık etmesini istiyorum" dedi
katıldığı moda yarışmasıyla ünlenen bahar candan, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla ilginç bir duyuruda bulundu.
"arkadaşa ihtiyacım var"
kendisine arkadaşlık etmesi için birini aradığını söyleyen candan, "çok yalnızım arkadaşa ihtiyacım var. 5 bin tl maaş, sigorta ve yemek... sadece benimle doğru düzgün bir arkadaşlık etmesini istiyorum. isteklerim bu kadar" ifadelerini kullandı.
buradan
devamını gör...
erkeklerin tek amacı seks
seksi erkek tekelinde gören kadın söylemi. ilginç gerçekten.
partneri seks ile "cezalandırmak" diye bir şey var kadın dünyasında. anlamıyorum. bahsi geçen tek kişilik bir aksiyon değil kızkardeşlerim deli misiniz acaba?
hayır çok istiyorsan senin de tek amacın seks olabilir, karışmam, tercih meselesi ama anlamıyorum ki neden sadece erkekler seks yapıyormuş da kadınların tek yaptığı duruma eşlik etmekmiş gibi bir tavır sergiliyorsunuz?
kafalar, kafalar. değişmesi lazım bu kafaların.
partneri seks ile "cezalandırmak" diye bir şey var kadın dünyasında. anlamıyorum. bahsi geçen tek kişilik bir aksiyon değil kızkardeşlerim deli misiniz acaba?
hayır çok istiyorsan senin de tek amacın seks olabilir, karışmam, tercih meselesi ama anlamıyorum ki neden sadece erkekler seks yapıyormuş da kadınların tek yaptığı duruma eşlik etmekmiş gibi bir tavır sergiliyorsunuz?
kafalar, kafalar. değişmesi lazım bu kafaların.
devamını gör...
normal sözlük’teki meriç sorunsalı
ara ara denk geldiğim başlıklar da ve tanımlarda gördüğüm kelime, "meriç". medir bu meriç olayı? bu meriçler kimler kardeşim? çıksınlar ortaya yahu.
devamını gör...
kemal sunal
konuşmadan güldürebilen ender yeşilçam oyuncularımızdandır.
devamını gör...
schrödingerin kedisi
yaşıyorum ama ölüyüm.
devamını gör...
network
ingilizceden dilimize çevrildiğinde “ağ” anlamına gelen kelimedir.
devamını gör...
normal sözlük'ün erkek yazarları
dünkü sivasta 30 genconun zincirleme kazasından sonra, bugün böyle bir başlık açılması çok manidar.
devamını gör...
tartıştığın kişiyle empati kurmak
empati olgun insanların yapabileceği bir şey. bakıyorsun tartıştığın kişiye diyorsun neden böyle davranıyor anlamaya algılamaya çalışıyorsun sonra kafan olmuş çorba. bende yine bir kavgaya doğru sürükleniyor tartışma anlama kısmı kısa sürüyor, hırslanıyorum empatiden yoruluyorum bir süre sonra.bu da can nihayetinde. bu tarz insanların çok az rastlanan örneklerini gördüğümüz için gerçekten zeki ve farklı olduklarını düşünüyorum.yapabilene helal olsun.
devamını gör...
kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
yurtta kalmaya hiç niyeti olmayan biri olarak bu okuduklarımdan sonra yanından geçmem artık.
bu ne böyle.
bu ne böyle.
devamını gör...
yalan
aşk nefrete ne yakınsın? ve uzak düşmüşüm kendimden, aklım fikrimden kısımlarını pek sevdiğim; athena grubunun bir şarkısı.
devamını gör...
robins (yazar)
robinsi okurken aklıma eskiden kitaplıklarımızda geniş bir yer bulan (bkz: meydan larousse) ansiklopedileri geliyor. gazetelerden biriktirdiğimiz kuponlarla alır başucumuza koyardık. küçükken bu ansiklopedileri açar sayfa sayfa resimlerine bakamadan tanı ,hastalık , tıbbi terimler falan okurdum. eskileri yad ettim sayende teşekkürler robins.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının favori yara izleri
liseye yeni başlamışız, her kafadan insan var sınıfta. ders araları konuşurken ederken sınıftan bir arkadaşla güzel bir muhabbet yakalamışız, test çözerken arada konuşup gülüşüyoruz. zaten bahar gelmiş, ağaçlar çiçek açmış, kalpte kıpırtılar filan derken sonradan hoşlukla anımsanacak bir sürü his oluşuyor kalplerde.
bir gün konu uçurtmalara geldi, çok severmiş uçurtmaları. ben de çok severim deyince "haydi uçurtma yapalım" olduk birden. uçurtmanın iskeletini yapmak için bahçeden kuru dallar topladık, sınıfa getirdik, küçük bir çakıyla dikkatli bir şekilde düzeltiyoruz. bir ara sınıftan dışarı çağırdılar onu, "hemen geliyorum" deyip gitti. ben de şapşal şapşal işe devam ederken bıçağı parmağımın kenarına geçirmişim boylu boyunca, kanayınca fark ettim. sardım ettim ama durmadı bir süre. hemen gelmedi o, hatta bir süre eskisi gibi konuşamadık. uçurtma da yalan oldu zaten.
bu olayın üzerinden çok yıllar geçti ama o yaranın belli belirsiz bir izi var halen. ne zaman bahar gelse ve sokaktaki şeyler bana aynı hisleri anımsatsa, hele bir de gökte uçurtma görürsem, parmağımın kesilen yeri inceden sızlarmış gibi hissederim. sevmenin izi kalırmış sahiden.
bir gün konu uçurtmalara geldi, çok severmiş uçurtmaları. ben de çok severim deyince "haydi uçurtma yapalım" olduk birden. uçurtmanın iskeletini yapmak için bahçeden kuru dallar topladık, sınıfa getirdik, küçük bir çakıyla dikkatli bir şekilde düzeltiyoruz. bir ara sınıftan dışarı çağırdılar onu, "hemen geliyorum" deyip gitti. ben de şapşal şapşal işe devam ederken bıçağı parmağımın kenarına geçirmişim boylu boyunca, kanayınca fark ettim. sardım ettim ama durmadı bir süre. hemen gelmedi o, hatta bir süre eskisi gibi konuşamadık. uçurtma da yalan oldu zaten.
bu olayın üzerinden çok yıllar geçti ama o yaranın belli belirsiz bir izi var halen. ne zaman bahar gelse ve sokaktaki şeyler bana aynı hisleri anımsatsa, hele bir de gökte uçurtma görürsem, parmağımın kesilen yeri inceden sızlarmış gibi hissederim. sevmenin izi kalırmış sahiden.
devamını gör...
tüm şehir aynı apartmanda yaşıyor
alaska’da bulunan 218 nüfuslu whittier kentinde herkes, 1950 yılında kışla olarak inşa edilen bir binada yaşıyor.
aşırı soğuk havası nedeniyle yaşamın bir hayli zor olduğu alaska’da bulunan whittier kentinde insanlar normal şehir yaşantısından farklı bir hayat sürüyor.
1950 yılında kışla olarak inşa edilen begich tower adlı 14 katlı binada yaşayan şehir sakinleri hayatlarını bir çatı altında devam ettiriyor.
öğrenciler bölgede kurulan okula yapılan tüneller vasıtasıyla gidiyor ve soğuk kış günlerinde sıkıntı yaşamaktan kurtuluyor.
bu kentte spor salonları ve parklarda kapalı alanlarda bulunuyor.

düşünsenize alt kat'ta marketiniz üst kat'ta kuaförünüz.. yan daire'ye evrak işi için giriyorsunuz.bütün işlerinizi asansör ve merdivenle hallediyorsunuz.
aşırı soğuk havası nedeniyle yaşamın bir hayli zor olduğu alaska’da bulunan whittier kentinde insanlar normal şehir yaşantısından farklı bir hayat sürüyor.
1950 yılında kışla olarak inşa edilen begich tower adlı 14 katlı binada yaşayan şehir sakinleri hayatlarını bir çatı altında devam ettiriyor.
öğrenciler bölgede kurulan okula yapılan tüneller vasıtasıyla gidiyor ve soğuk kış günlerinde sıkıntı yaşamaktan kurtuluyor.
bu kentte spor salonları ve parklarda kapalı alanlarda bulunuyor.

düşünsenize alt kat'ta marketiniz üst kat'ta kuaförünüz.. yan daire'ye evrak işi için giriyorsunuz.bütün işlerinizi asansör ve merdivenle hallediyorsunuz.
devamını gör...
köçek
köçekler, kadın kılığına girerek dans eden ve bunu meslek haline
getirmiş, profesyonelce çalışan erkeklerdir. kelime dilimize
farsça’dan girmiş olup; küçük anlamındadır (nasman, 2004:1)
bacha bazi başlığında daha detaylı yazmıştım okumak isteyenler için. afganistan'dan kültürümüze geçmiş olan bir gelenek olarak köçeklik; erkeklerin, kadın kılığına girerek dans etmesi şeklinde tabir edilebilir. 15.yy'da osmanlı devletinde; '' müslüman çocuklarında köçek olarak kullanılmasının ahlaki değerlere aykırı olması'' sebebiyle kesin olarak yasaklanmıştır ancak günümüzde kastamonu, çankırı ve karabük başta olmak üzere birçok şehirde yetişkin erkeklerce hala devam ettirilen bir gelenektir.
devamını gör...
ardıç
hititlilerin en özel ağaçlarından olmuş. kralları ölünce anıt mezarının başına ardıç ağacı dikmişler. her zaman yeşil kalan ardıcın manevi güçleri olduğuna inanılırmış. aynı adet, osmanlı döneminde efe mezarları için de uygulanırmış. ölen efenin mezarı başına dikilirmiş.
devamını gör...
ibrahim tatlıses
kafadan vurulmasına rağmen hayata tutunmuş, karakter olarak fecaat ses olarak mükemmel bir şarkıcı.
devamını gör...
köy evlerinde her odada banyo olması
doğrudur hatta adına hamamlık denir arkadaşlar. bahsedilen türde köy evleri bulunur fakat artık kullanıldığını düşünmüyorum.
kalabalık aile olarak bir arada yaşanıldığı dönemlerde çiftler halvet gecelerinde kendi odalarında banyo yaparlardı. zemini tahta döşeli olan odanın bir köşesine tahta döşenmez ve beton hali ile bırakılırdı. bu beton zemine bir su gideri açmak suretiyle kirli su akışını sağlarlardı. daha sonraları bunu biraz geliştirdiler ve bu köşelere dolap benzeri yapılar yaptılar. bu odaların köşelerinde ki beton zemin ve dolaplar şimdi ki ebeveyn banyolarının atasıdır. teknolojinin gelişmesiyle kullanımı ortadan kalkmıştır.
kalabalık aile olarak bir arada yaşanıldığı dönemlerde çiftler halvet gecelerinde kendi odalarında banyo yaparlardı. zemini tahta döşeli olan odanın bir köşesine tahta döşenmez ve beton hali ile bırakılırdı. bu beton zemine bir su gideri açmak suretiyle kirli su akışını sağlarlardı. daha sonraları bunu biraz geliştirdiler ve bu köşelere dolap benzeri yapılar yaptılar. bu odaların köşelerinde ki beton zemin ve dolaplar şimdi ki ebeveyn banyolarının atasıdır. teknolojinin gelişmesiyle kullanımı ortadan kalkmıştır.
devamını gör...