bal yerine reçel yapan arıya mor mahlas verilsin kampanyası
bal yerine reçel yapan arıya mor mahlas verilsin ama verilirken de mor orkide verilsin ( her kampanyaya orkide sıkıştırmam lazım modu). neden derseniz efendim çünkü şurada bir üç beş insan var kendilerini unuttularsa diye belirteyim canım merdumgiriz_ mesleğini çözemediğim hoba3434 doktorum robins ve hayranı olduğum bengaripsengüzeldünyaumutlu. bu insanlarla gün aşırı sohbet ediyorum ve gerçekten anlıyorum ki her karmacıklarını hakediyorlar. siz de hakediyorsunuzdur o ayrı konu ama bakın arkadaşlar bu arı bal değil reçel yapıyor yetmiyor sınavlara hazırlanıyor. ayrıca merdumgirizle beraber kaliteli bir z kuşağı geliyor. ben o yaşlarda böyle değildim. şu kıza da moru çok görmeyin be arkadaşlar. onun tek istediği mor mahlas ve herkese orkide dağıtılması (bence o da bunu içten içe istiyor farkındayım).
devamını gör...
bir kadının en savunmasız olduğu an
oje sürdükten hemen sonraki yarım saat, ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan bir günahı, benim o yarım saatin geçmesini beklediğim kadar..
devamını gör...
madalyalı tanım özelliği karşıtı yazarlar
aralarında olduğumu beyan ettiğim yazarlardır. iki tane vermişler sağ olsunlar. bağışlamak istiyorum. burada hunharca "bena medalyaa veeğr" diyen yazarlarımız var. bende de az var ama bağışlamak isterim kabul ederseniz. çam sakızı, çoban armağanı...
devamını gör...
en iyi arkadaş
karşılıklı oturup çay içerken eski anılardan konuşulup hiç çekinmeden en saçma hallerrini bile onun yanında sergilediğin kişidir.(prof)dedikodu dahil.
devamını gör...
üniversiteye başlayacaklara tavsiyeler
ilk sene herkesin düştüğü hataya düşüp nasıl olsa finalde geçerim diye vizeleri sakın boşlamayın bir an da sınıfta kalırsınız benden söylemesi.
he bu arada unutmadan kim ne dersen desin takmayın ve hocalar ile aranızı her daim iyi tutun.
he bu arada unutmadan kim ne dersen desin takmayın ve hocalar ile aranızı her daim iyi tutun.
devamını gör...
evinde soğuktan donarak ölen yurttaş
halk fakirlikten inim inim inlerken bu sene itibardan tasarruf etmeyenler 2 saray daha yaptıracak. entry bu kadar.
devamını gör...
kabil'in izi
mark of cain: kabil'in izi, kabil'in işareti, lanetinin sembolü. kabil'in damgası, utanç arması, tanrının merhameti.
öncelikle okumanızı tavsiye ederim (bkz: habil ile kabil)
dünyanın ilk cinayeti olan kabil'in kardeşi habil'i öldürmesinin ardından yaratıcının ona verdiği varsayılan işaretin ve lanetin hikayesidir.
kabil bir tarım işçisiydi, toprağı eker ve hasat ederdi. habil ise bir çobandı, koyunlara bakıcılık ederdi.
bu iki kardeş emeklerini tanrıya sundular ve tanrı habil'e ve onun sunduğuna saygı duydu, böylece kabil kardeşine kıskançlık besledi ve onu öldürdü.
lanetin ilk ayağı kabil'in kardeşi habil'in kanı yeryüzüne dökülür dökülmez yeryüzünün lanetlenmesiydi. habil'in kanıyla yıkanan toprak artık kabil ekse dahi ürün vermezdi.
lanetin devamı ise karışık ve birçok yorumu bulunmakta. kabil'in izi.
tanrı kabil'in karşısına çıktı ve ona kardeşinin nerede olduğunu sordu. kabil inkar etse de tanrı herşeyi biliyordu, onu lanetledi ve alnına bir iz bıraktı. bu iz her kim kabil'den intikam almak isterse intikamının ona yedi kat dönmesini sağlayan bir izdir.
bu iz tanrının merhametini ve affediciliğini de temsil etmektedir.
izin kabil'in alnında yer aldığı düşünülüyor. bazı yorumlara göre ise bu iz tanrının kabil'e utanç nişanesi, işaretlemesi.
kolda veya kafada olduğu düşünüldüğü de oluyor ancak genel olarak bunun görünür bir iz olduğu, alnında bulunduğu fikri daha yaygın.
ayrıca bir inanç daha var; amerikan protestan ırkçıları.
inançlarına göre kabil'in işareti koyu tendir. böylece ırkçı eylemlerini bu işarete dayandırıyorlar ve bu yönde öğretiler veriyorlar. bu düşünce 20. yüzyıla kadar süregelmiştir.
yahudi inanışında tanrının iz olarak kabil'e köpek verdiğini, bu köpeğin onu hem koruduğunu ve aynı zamanda da damgaladığını temsil ediyor.
aynı şekilde yine bir yoruma göre bu işaretin cüzzam olduğu, her görenin onu tanıdığı ve ondan kaçındığı, böylece kaçak ve gezgin bir hayat sürdüğüdür.
kabil'in kendini korumak için bir boynuz yetiştirdiği ve bu boynuzun da kimliğini temsil ettiği yorumlar arasında.
bu iz kim kabil'den intikam almak, ona zarar vermek isterse ettiğinin 7 katını yansıtıyor.
öncelikle okumanızı tavsiye ederim (bkz: habil ile kabil)
dünyanın ilk cinayeti olan kabil'in kardeşi habil'i öldürmesinin ardından yaratıcının ona verdiği varsayılan işaretin ve lanetin hikayesidir.
kabil bir tarım işçisiydi, toprağı eker ve hasat ederdi. habil ise bir çobandı, koyunlara bakıcılık ederdi.
bu iki kardeş emeklerini tanrıya sundular ve tanrı habil'e ve onun sunduğuna saygı duydu, böylece kabil kardeşine kıskançlık besledi ve onu öldürdü.
lanetin ilk ayağı kabil'in kardeşi habil'in kanı yeryüzüne dökülür dökülmez yeryüzünün lanetlenmesiydi. habil'in kanıyla yıkanan toprak artık kabil ekse dahi ürün vermezdi.
lanetin devamı ise karışık ve birçok yorumu bulunmakta. kabil'in izi.
tanrı kabil'in karşısına çıktı ve ona kardeşinin nerede olduğunu sordu. kabil inkar etse de tanrı herşeyi biliyordu, onu lanetledi ve alnına bir iz bıraktı. bu iz her kim kabil'den intikam almak isterse intikamının ona yedi kat dönmesini sağlayan bir izdir.
bu iz tanrının merhametini ve affediciliğini de temsil etmektedir.
izin kabil'in alnında yer aldığı düşünülüyor. bazı yorumlara göre ise bu iz tanrının kabil'e utanç nişanesi, işaretlemesi.
kolda veya kafada olduğu düşünüldüğü de oluyor ancak genel olarak bunun görünür bir iz olduğu, alnında bulunduğu fikri daha yaygın.
ayrıca bir inanç daha var; amerikan protestan ırkçıları.
inançlarına göre kabil'in işareti koyu tendir. böylece ırkçı eylemlerini bu işarete dayandırıyorlar ve bu yönde öğretiler veriyorlar. bu düşünce 20. yüzyıla kadar süregelmiştir.
yahudi inanışında tanrının iz olarak kabil'e köpek verdiğini, bu köpeğin onu hem koruduğunu ve aynı zamanda da damgaladığını temsil ediyor.
aynı şekilde yine bir yoruma göre bu işaretin cüzzam olduğu, her görenin onu tanıdığı ve ondan kaçındığı, böylece kaçak ve gezgin bir hayat sürdüğüdür.
kabil'in kendini korumak için bir boynuz yetiştirdiği ve bu boynuzun da kimliğini temsil ettiği yorumlar arasında.
bu iz kim kabil'den intikam almak, ona zarar vermek isterse ettiğinin 7 katını yansıtıyor.
devamını gör...
babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
merhaba babacığım. sana bu kelimeyi ilk defa söylediğim için şaşkınsın biliyorum. neden sevmedin beni. kötü bir insan mıydım senin gözünde. memnun etmek için elimden gelen herşeyi yaptım.gururlandırmaya çalıştım. neden biz senden korkarak büyüdük baba?
mesela neden hiç okuluma gelmedin baba. çalışman bahane değildi. sen beni sevmiyordun sadece. gururlanarak benim kızım takdir belgesi aldı diye söyle istedim hep. bu yüzden çalışıp çabalamıştım hep. görüyordum okuldaki diğer çocukların babasını, pamuk şeker alıyorlardı hatta bir tanesi onlara bakıyorum diye bana da almak istedi ama benim baktığım pamuk şeker değildi baba biliyor musun?
büyüdüm. sana sarıldığımı da hiç hatırlamıyorum mesela. oturup bir kere anlatmadım sana derdimi. bir kere ‘ buda gelip geçer kızım’ diyerek okşamadın saçlarımı. az önce geldin eve. beni neden öpmedin yanına gelmiştim oysaki. diğerlerini öptün benide öp diyeydi. sorun neydi bilmem. anlatsaydın baba. boşluktayım. şimdi benden seni sevmemi bekleyemezsin. benden bir çaba göremezsin. senin sevgi vermediğin kızına kim versin baba sevgisini?
şimdi senin bu kızın senin ya da kendisinin ölmesi için dua ediyor. ama bilgin olsun senin başına birşey gelse en çok üzülen yine ben olacağım. biliyorum.
en büyük yaram.
ulan ne güzel dolandırdın beni helal olsun he.
mesela neden hiç okuluma gelmedin baba. çalışman bahane değildi. sen beni sevmiyordun sadece. gururlanarak benim kızım takdir belgesi aldı diye söyle istedim hep. bu yüzden çalışıp çabalamıştım hep. görüyordum okuldaki diğer çocukların babasını, pamuk şeker alıyorlardı hatta bir tanesi onlara bakıyorum diye bana da almak istedi ama benim baktığım pamuk şeker değildi baba biliyor musun?
büyüdüm. sana sarıldığımı da hiç hatırlamıyorum mesela. oturup bir kere anlatmadım sana derdimi. bir kere ‘ buda gelip geçer kızım’ diyerek okşamadın saçlarımı. az önce geldin eve. beni neden öpmedin yanına gelmiştim oysaki. diğerlerini öptün benide öp diyeydi. sorun neydi bilmem. anlatsaydın baba. boşluktayım. şimdi benden seni sevmemi bekleyemezsin. benden bir çaba göremezsin. senin sevgi vermediğin kızına kim versin baba sevgisini?
şimdi senin bu kızın senin ya da kendisinin ölmesi için dua ediyor. ama bilgin olsun senin başına birşey gelse en çok üzülen yine ben olacağım. biliyorum.
en büyük yaram.
ulan ne güzel dolandırdın beni helal olsun he.
devamını gör...
sözlük kasıyor signal'a geçelim mi
(bkz: hız cezası)
devamını gör...
30 yaş üstü yazarlar uçurulsun kampanyası
30 yaşını aşmış kişinin hayat tecrübesi ve bilgi birikimi olur, sözlüğü kaliteli kılan da bunlardır. mesela 90'lar pop müziği kim yazacaktı, kimden okunacaktı? tabii ki 70'li, 80'li yıllarda doğanlar yazacaktı. 60'lı yıllarda doğan kişi de 80 ihtilalini ve koalisyon dönemlerini yazacaktı. sözlüğü, sözlük yapan 30 yaş üstüdür.
devamını gör...
efkan şeşen
1963 istanbul doğumlu besteci, şarkıcıdır. bir dönem grup yorum solistliği yapmıştır.
efkan şeşen-yüreğim yangınlarda en sevdiklerimden. *
efkan şeşen-yüreğim yangınlarda en sevdiklerimden. *
devamını gör...
creek mary's blood
nightwish'in kızılderili katliamlarına gönderme yaptığı muazzam şarkısı. 1830 yılında trail of tears (gözyaşı yolu) adı verilen zorunlu göçü anlatır. özellikle canlı performansını muhteşem bulurum. girişteki ve şarkının ortasındaki kızılderili flütünün sesini duyumsamak insana fazlasıyla haz verir. en nihayetinde kızılderili abimizin şarkının sonuna doğru lakota dilinde söylediği sözler insanın tüylerini diken diken eder.
hala her gece düşlerim
kurtlarını, yabani atalarını, o sonsuz çayırlarını
dağların tepesinde durmadan esen rüzgarı
halkımın bozulmamış sınırını
yüce ruh'un kutsal topraklarını
hala inanıyorum
her gecede
her günde
ben bir ren geyiği gibiyim
ve siz de beni güçlendiren kurtlarsınız
size hiçbir şey borçlu değildik
tek borcumuz doğa ana için bir yaşamdı
bu şarkıyı ona söylemek için
güzel bir gündü
ruhumuz sizden önce buradaydı
bizden önce buradaydı
ve gururunuz sonunuzu getirdikten sonra da burada olacak...
canlı performansı şuraya iliştireyim. izlemeyenler varsa izlesinler zira cidden harika bir performans.
hala her gece düşlerim
kurtlarını, yabani atalarını, o sonsuz çayırlarını
dağların tepesinde durmadan esen rüzgarı
halkımın bozulmamış sınırını
yüce ruh'un kutsal topraklarını
hala inanıyorum
her gecede
her günde
ben bir ren geyiği gibiyim
ve siz de beni güçlendiren kurtlarsınız
size hiçbir şey borçlu değildik
tek borcumuz doğa ana için bir yaşamdı
bu şarkıyı ona söylemek için
güzel bir gündü
ruhumuz sizden önce buradaydı
bizden önce buradaydı
ve gururunuz sonunuzu getirdikten sonra da burada olacak...
canlı performansı şuraya iliştireyim. izlemeyenler varsa izlesinler zira cidden harika bir performans.
devamını gör...
yalnızken yapılacak en güzel aktivite
kendine kahve yapıp dizi izlemek.
devamını gör...
solucan
aslında omurgasız hayvanların bir sınıfıdır solucanlar.
diğerleri ile beraber basitten gelişmişe doğru omurgasızları şöyle sıralayabiliriz.
süngerler: vücut simetrisi olmayan bu canlılar deniz tabanına tutunarak sabit yaşarlar.
sölenterler: deniz anası, mercan vs.
solucanlar:
yumuşakçalar: ahtapot, salyangoz, midye
eklem bacaklılar: yengeç, kırkayak, akrep, çekirge, arı
derisi dikenliler: deniz yıldızı, deniz hıyarı vs.
kendi içinde üçe ayrılır solucanlar. evrimsel geçiş açısından oldukça önemli canlılardır. yine ilkelden gelişmişe göre:
1. yassı solucanlar: ilk merkezi sistem bu canlılarda var. kısacası beyni var diyebiliriz. ilk ilkel beyin. sindirim kanalları tek açıklıklıdır. ne demek bu, ağız ve anüs aynı yer. örnek: planarya
2. yuvarlak solucanlar: ilk kez çift açıklıklı sindirim sistemi görülen canlılar. örnek: kancalı kurt
3. halkalı solucanlar: segmentli vücutları vardır ve ilk defa tam bir sindirim sistemi bu canlılarda görülür. toprakta, tatlı-tuzlu sularda yaşayabilirler. karada yaşayanlar deri sonumu yapar. difüzyon hızını artırmak için derileri bol mukusludur. suda yaşayanlar solungaç solunumu yapar. en bilinen örneği toprak solucanıdır.
diğerleri ile beraber basitten gelişmişe doğru omurgasızları şöyle sıralayabiliriz.
süngerler: vücut simetrisi olmayan bu canlılar deniz tabanına tutunarak sabit yaşarlar.
sölenterler: deniz anası, mercan vs.
solucanlar:
yumuşakçalar: ahtapot, salyangoz, midye
eklem bacaklılar: yengeç, kırkayak, akrep, çekirge, arı
derisi dikenliler: deniz yıldızı, deniz hıyarı vs.
kendi içinde üçe ayrılır solucanlar. evrimsel geçiş açısından oldukça önemli canlılardır. yine ilkelden gelişmişe göre:
1. yassı solucanlar: ilk merkezi sistem bu canlılarda var. kısacası beyni var diyebiliriz. ilk ilkel beyin. sindirim kanalları tek açıklıklıdır. ne demek bu, ağız ve anüs aynı yer. örnek: planarya
2. yuvarlak solucanlar: ilk kez çift açıklıklı sindirim sistemi görülen canlılar. örnek: kancalı kurt
3. halkalı solucanlar: segmentli vücutları vardır ve ilk defa tam bir sindirim sistemi bu canlılarda görülür. toprakta, tatlı-tuzlu sularda yaşayabilirler. karada yaşayanlar deri sonumu yapar. difüzyon hızını artırmak için derileri bol mukusludur. suda yaşayanlar solungaç solunumu yapar. en bilinen örneği toprak solucanıdır.
devamını gör...
minik serçe
sezen aksu'nun takma adı ve aynı isimle sinemaya aktarılmış olan film.
film 1978 yılında çekilmiş, yönetmenliğini atıf yılmaz üstlenmiş. senaryosu da yine atıf yılmaz ile birlikte deniz türkali tarafından yazılmış. başrollerde sezen aksu ve bulut aras var. oldukça hüzünlü bir hikâye...
film 1978 yılında çekilmiş, yönetmenliğini atıf yılmaz üstlenmiş. senaryosu da yine atıf yılmaz ile birlikte deniz türkali tarafından yazılmış. başrollerde sezen aksu ve bulut aras var. oldukça hüzünlü bir hikâye...
devamını gör...
en güzel teoman şarkısı
az bilinir ama mavi kuş ile küçük kız şahanedir.
devamını gör...
hz. ali
iyi insanı secdelerden değil, doğru sözünden ve emanete ihanet etmemesinden tanırsın. sözünün sahibidir.
devamını gör...
türklerin öğrenemediği şeyler
siyasette ve futbolda fanatizm gerek olmadığı.
sonuçta herkes aynı düşünmek zorunda değil.
siyaset futboldan başka konuşulacak çok daha güzel konular var. ve bu konular konuşulduğunda öfke tartışma değil muhabbet oluyor.
sonuçta herkes aynı düşünmek zorunda değil.
siyaset futboldan başka konuşulacak çok daha güzel konular var. ve bu konular konuşulduğunda öfke tartışma değil muhabbet oluyor.
devamını gör...

