tehdit edildiği için beraber olmak zorunda kaldıysa eleştirmeyeceğim kişi.

insanlar bu tiplere her zaman kendi istekleriyle dönmüyor. polise, karakola gidip pek ciddiye alınmadıktan sonra öldürülen çok insan var. bazılarına aileleri de sahip çıkmıyor. koruyan kollayan olmayınca kendilerini mecbur hissediyorlar. korkudan, bana ya da aileme zarar vermesin diye düşünerek döndüklerini ve yine korkudan, pek de sağlıklı düşünemediklerini tahmin ediyorum.

yerinizde olsam fazla atıp tutmam. büyük konuşmak iyi değil.
devamını gör...

gökhan kırdar-fayton.
devamını gör...

ister istemez aklıma bu caps geldi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

az önce bir tanımımı beğenerek beni onore etmiş kişi. sevilen bir insan tüm yazarlaca.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

saygıyla ve özlemle andığımız güzel insan.nurlar içinde yatsın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

adam'ın nikahlı eşini aldatması kusurlu sayılır. kadın'ın eş'inin özel'ine girip bunu ispat etmesi kusursuz bir çalışmadır. ne yapsın kadın başka nasıl ispat edecek aldatıldığını? para verip dedektif mi tutacak, şiddete mi maruz kalacak. kendi aile yapısını bozmuş bir adam'dan bahsediyoruz. hukuk insanları bu kadar mağdur etmemeli. kadın'ın yaptığını aklı başında olan her kadın yapar. bu olayı yaşayan en kral hukukçu'nun bile eli ayağı birbirine dolaşır. adalet sistemimiz artık bu işleri kolaylaştırmalı. özellikle aldatılma mevzusunda ekran görüntüsü delil'in hasıdır. gizli saklı iş çeviren adam'ın gizli saklı ekran görüntüsü alınmasını çok doğal karşılıyorum.

aldatıldığınızı biliyorsunuz, gözlerinizle gördüğünüz o mesajı. eliniz kolunuz bağlı hukuk kabul etmiyor, adam inkar edip boşanmayı kabul etmiyor. sonra kadın deliriyor haliylen. bu kadın kocasına aldattığı kadına zarar verse suç. o baskıyla psikolojisi bozulacak, hayatı mahvolacak. ben bu çaresizlikten bahsediyorum. başka nedenlere sebebiyet verilmemesi açısından değerlendirilmeli çünkü çok bıçak sırtı olay.

bu haberi bir hukukçu'nun da değerlendirmesi gerekir tabii. ben mağduriyetin yaşanmaması adına bir değerlendirme yaptım.
devamını gör...

sevgi çok önemli. yani sevdiğin bir şeyse sonuna kadar git. bu arada green book filminden bir alıntı yapmak istiyorum, bence 12 den vurmuşlar.

the world is full of lonely people afraid to make the first move.

dünya, ilk hareketi ( sohbeti başlatma) yapmaktan korkan yalnız insanlarla dolu.
devamını gör...

muhtemelen ailesi de atatürk düşmanı olan bir velettir…

e be şerefsizin evladı atatürk’ün resmini parçalıyorsun da onun kurduğu ülkede niye yaşıyorsun iki yüzlü kansız pezemenk??

bir de atam bütün ümidim gençliktedir demiş. şu gençliği görse yüzüne tükürür yemin ediyorum. böyle gençlik olmaz olsun…
devamını gör...

cenk'in yine karizmasını konuşturduğu yayın!
devamını gör...

"eğer acıktığımı dile getirmezsem acıkmış olmam" cümlesine benzer saçmalıkta bir ifade.

rus yazarlar köylü depresyonunu öyle bir tasvir eder ki, insan olduğuna bile utanırsın, bırak olup olmamasını...

bunun yanında sadece benim babamın köyündeki depresyon seviyesi ülkenin depresyon seviyesini maximuma çıkaracak seviyede, dinlediğim anılardan şahit olduğum kadarıyla. şahit olunan en büyük yalan "köyde büyüyen insanda ne sinir oluyor ne stres." daha bundan 3 ay önce 3 çocuklu adam(annemin çocukluk komşusu) av tüfeği ile intihar etti aldığımız haberde. herkes arkasından "mezar kabul etmeyecek" diyor. diğer yandan köylerde taciz tecavüz, baskı zorbalık seviyesini bilmeyen bu konunun yabancısı tipler "ay ne güzel ayakları toprağa basıyor işte ne dert ne tasa akşama kadar doğa ile baş başasın"

buralara sanki yaşamış ve görmüş gibi tanım girmeden önce bir araştırın soruşturun. sadece benim ve arkadaşlarımın köyleri(güneydoğu anadolu-doğu anadolu-karadeniz-doğu rusya-güney rusya-doğu ukrayna)de dahil yaşanmış binlerce olay var. aklınız hayaliniz almaz. gerçi anlatsan ne olur ki? siz ona da "yok canım o sadece fransız ağır dram sinemasında olur" dersiniz.

siz bir kadının ahırda defalarca tecavüze uğradıktan sonra kendini öldürmesini, adamın gözü önünde karısının tecavüze uğramasını, taşradaki genç süt beyazı tenli rus kızının 14 yaşında zevk için tecavüze uğramasını, köydeki büyük göğüslü rus kızın akrabaları ve köylüleri tarafından baskı altına alınmasını, rus genç erkeklerinin daha küçük yaşlarda sevdiği kızların şehirden gelen adamlar tarafından satın alınmasını, satın alan adamların o erkeklerin gözü önünde şov yapmasıno vs. duymadığınız bilmediğiniz için ya da suç ve ceza son bölümünde adını şimdi hatırlamadığım ama google yardımı ile tekrar hatırladığım svidrigaylov karakterinin yaptığı (bir genç kızı adeta satın alıyordu pahalı hediyeler alıp) bir şey zannettiğiniz için, "ay ayaklarımız toprağa değiyür çok tatlııı" deyip birbirinizi beğeni manyağı yapıyorsunuz. nasılsa burası forum, nasılsa burası sözlük değil size göre anasını satayım...

şehir hayatı bir elif şafak kitabı, taşra hayatı bir külliyattır, sefiller'dir.

kafanızdaki safsataları ya da anlık patlamaları gerçekmiş gibi kabul etmemek lazım. hayata kendi gözünüzden değil yaşamış insanların da gözünden bakmayı öğrenin. her düşünceniz doğru olmak zorunda değil.

"köylülerin depresyona girmemesi" nasıl rezil bir düşüncedir ? başlığı açan arkadaşa demiyorum bunu. böyle düşünen milyonlarca insan var dünyada, sadece türkiye'de değil. cam fanusun arkasında bir dünya oluşturmuşlar kendilerine, rahat rahat yaşıyorlar. olağanüstü olaylar onlara gerçekten sadece kitaplarda olacak olağanüstü olaylar olarak geldiği için böyle rahat rahat konuşuyorlar.

haydi bırak dünya genelini, anadolu irfanı diye içi dopdolu bir olay var bu ülkede. daha bunun bir de dünya geneli var...

not: daha yeni, çok uzun zaman geçmesi üzerinden, toská başlığında diğer dillerde net karşılığı olmayan çok ağır keder ifadesi olan toská kelimesinden bahsettim. toská kelimesinin sadece şehirden çıkabileceğine inanan beri gelsin!
devamını gör...

her çiçeğin bir anlamı olduğu gibi umudu simgeliyen rengarenk bir çok rengi olan çiçek türü
özelikle siyah petunyaların zerafetine aşık oldum
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bittabii baklavadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yüzünde tebessüm etmesini sağlayın, kandırmayın yeter.
gerçekten başka bir şeye gerek kalmaz.
devamını gör...

"ben bir göçmen kızı gördüm tuna boyunda" diye türkü söyleyesim vardı o gün, kadın göçmen değildi ama bana neydi? onun evine, daha sonra bizim olacak dediğimiz eve doğru yürüyordum, "ne istiyorsun gelirken alayım?" diye sormuştum, "ekmek al gel yeter, tamız biz zaten" demişti, zeki ve ince kadın.
dün gibi hatırlıyorum o arabanın bana çarpışını, ölüşümü, şaka gibi ama maalesef gerçek bu, biz biliyoruz siz bilmiyorsunuz.

sonrası kayıp, onu bir daha hiç görmedim, belki gelir / ve lütfen gelmesin / arasında yıllar geçti.
o ekmeği bile paylaşsam yeterdi bana, oysa o bunu bile bilemedi.
devamını gör...

gürültü yapmak
gürültü yapmak
gürültü yapmak
devamını gör...

" öyle bir vakitte gel ki vazgeçmek mümkün olmasın"
(bkz: orhan veli kanık).
devamını gör...

bilerek yapıyorlar, artık iyice eminim. toplumsal olarak iyice baskılayıp ayrıştıracaklar. polislere de kafayı yedirttiler zaten en sonunda güzel bir iç savaşla bizi de orta doğuya çevirecekler. önce oy atan akrabalarımı arayıp kimse öldürmezse sizi ben öldüreceğim diyeceğim, aklımda.*
devamını gör...

gah çıkarım gökyüzüne
seyrederim alemi
gah inerim yeryüzüne
seyreder alem beni.
(bkz: kul nesimi)

makro alemden mikro aleme, mikro alemden makro aleme insan.

bir de şu gelsin muhyiddin ibn arabi'den;
''evren bizim zindanımızdır. ona hükmettiğimizi zannederiz.
oysa onun kayıtsızlığından faydalanarak varoluruz.''

insan sınırlı algı kapasitesi ve sınırlı zihinsel yetileri ile bu konuyu çözemez. sadece teoriler üretir.
(şu an için ileride ne olur bilemeyiz)
bazıları akla çok yakın gibidir, bazıları da çok uzak. zaman tek yönlü akıyor bizim algılarımızda ve sadece 3 boyutlu olarak algılıyoruz çevreyi ve doğayı.
şimdilik bu kadar ama güzel bir konudur, kafa yormak lazım gelir.
devamını gör...

günaydın sözlük,

ama öyle halsizlik ve uzun süreli ciddi baş ağrısı şikayetiyle gittiğiniz devlet hastanesinde doktor sırası beklerken, öksüren, tıksıran, ayılan bayılan teyze ve amcaların durumundan kıllanarak kendi kendinize en az 7 dakika ''kalk oğlum kalk, iyisin sen, bi'şeyin yok. susuz kalmışsımdır, yorgun düşmüşsündür, kalk. güzel bi' yemek yer, çayını çorbanı içer kendine gelirsin, kalk hasta olma buralarda...'' şeklinde telkinde bulunarak kalkıp eve dönmüşsünüz de; akşamında ateşinizin yükselmesi ile birlikte yine kendi kendinize; '' b*k vardı gittin hastaneye, hasta değilken hastalık kaptın işte. zorla hasta ettin kendini, mal oğlu mal...'' şeklinde söylenerek içeriden yahut dışarıdan oldukça gürültülü bir şekilde kendi kendinize paranoyak hakaretlerde bulunmuşsunuz gibi bir günaydın değil elbet...

arabanıza binip, radyonun tuşuna dokunduğunuz an, çok sevdiğiniz bir şarkının introsunu duymuşsunuz gibi;

işyerinizde yemek molasında hesabı ödemeye gittiğinizde, cüzdanınızı bulamayıp kaybettiğinizi düşünerek üzülmüş de, ofise dönüp çekmecenizde cüzdanı görünce sevinmişsiniz gibi bir günaydın...

tesadüflü değil tevafuklu bir günaydın.
elzem bir günaydın...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim