mutlu olmanın yolu. farklı farklı türleri vardır. dinle sarhoş olmak, sanatla sarhoş olmak, edebiyatla sarhoş olmak, şarapla sarhoş olmak, aşkla sarhoş olmak. en nihayetinde, konu mutlu olmaktır.
devamını gör...

bilmeyenler için (bkz: kaşıkçı elması)

bugün itibari ile kayıp olduğu söyleniyor..
dahası topkapı sarayının soyulduğu ve bu elmas ile birlikte bir çok eserinde kaybolduğu beyan edilmiş..
ancak olaya dair herhangi bir haber kaynağı yok..
olay ekşi sözlük başlığı ile haber ajanslarına düşmüş.. oradan da yayılmış her yere..
şuan için olayı ortaya atan kişi için araştırma yapılıyor ancak özellikle twitter'da nabız fazla yüksek..
sadece saray içi duvarının çatladığı ve tadilata girdiğini beyan etmişlerdi daha önce.. ama sonrasında herhangi bir açıklama yapılmamıştı.. takip de edilmemişti..
ancak asıl konu kaşıkçı elması'nın gerçekten kaybolup kaybolmaması değil. çalınsa dahi kimsenin buna şaşırmayacak olmasıdır.
tahmini bir gündem değişikliği yada dur canım sıkıldı nede olsa yazarım ahanda ortalığı garıştıram diyen mal trol başlığımı bilinmez..
neyse şimdilik ebay sessiz.. resmi bir açıklama gelir ise tanıma kaynak olarak eklenecektir..
2016 yılı çatlak ile ilgili kaynak
daha önce değiştirildiği haberi ile ilgili ilber hocanın açıklaması
devamını gör...

alkollü meksika içkisidir .sulu bir meyve olan sabır otu agave bitkisinin damıtılmasıyla yapılır.
diğer içkiler gibi yıllandıkça makbule geçer pahada arta ve rammstein grubunun solisti olan till lindemann'in en sevdiği içkidir.
devamını gör...

tam benlik gibi görünen başlık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birkaç yazar var ama söylemem bana ne.
devamını gör...

anadolu tat 1071, anadolu tat 1071, 1071 1071
devamını gör...

size bir ricam olacak. lütfen balık sahiplenmeyin. çünkü onlar ne sizin yardımınıza muhtaç ne de daha iyi koşullara ulaşacaklar. sadece hayvanlara eziyet ediyorsunuz. eğer almaya devam etmeziseniz balık sektörü çökecek ve balıklar özgürlüklerine kavuşacaktır.

köpek ve kedi için bu öneri doğru değildir. çünkü onlar binlerce yıldır insanlarla yaşıyorlar ve insanların yardımına muhtaçlar.

papağanlar doğada yaşayabilirler. istanbul ormanlarındaki örnekler buna kanıt niteliğindedir. muhabbet kuşları ise vahşiliğini kısmen kaybetmişlerdir yani geçiş dönemindedirler. ama onların dışarıda yaşayabileceğini sanmıyorum.

diğer egzotik hayvanlara ise hiç girmiyorum.
devamını gör...

dün benim merak ettiğim ve sorumun cevabını aldığım linki buraya bırakıyorum rica ederim.
kafasozluk.com/kafa-sozluk-...
devamını gör...

bir zamanlar ptt de çalışıyorlardı, sonra işsiz kaldılar.
devamını gör...

aktroll
devamını gör...

çok denizanası
iki denizanası
bir sürü denizanası
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün itibari ile adım attığım yaş. güzel gel gözünü seveyim.
devamını gör...

(bkz: işte bu bir dramdır)
devamını gör...

rayleigh - jeans yasası'na göre, tayftaki morötesi ışınlara doğru gidildikçe enerjinin de sonsuza gitmesi gerektiğini söyleyen ve bu nedenle gözlemlerle uyumsuz olan duruma verilen ad. planck yasası bulunduğunda açıklanamayan bu felaket de ortadan kalkmıştır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

karşılıklı duyulan sevgi, saygı ve cinsel istektir esasen. temelde kimyasal bir tepkimeden ibaret olmakla birlikte, çokça söylendiği gibi aşkın platoniği olmaz, o apayrı bir mevzudur. istersen kadının/erkeğin sevdasından kendini kesecek hale gel, ismi yalnızca aşırı hoşlanma olabilir.
salt platonik de olabilir adı, saplantı da, tutku da, ama kesinlikle aşk olmaz.
"tutkulu bir aşk yaşadık" tümcesini platoniğe indirgemeye çalışırsanız aradaki çelişkiyi görmeniz mümkündür.
devamını gör...

pet şişe kapağı toplayıp bundan yapma fikri, çık aklımdan.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dün gece izleyene dek, izlemek için geç kalmış olduğumu düşünüyordum ama izledikten sonra fikrim değişti. kendisinin adını ilk kez duyduğum lise yıllarımda izleseydim, muhtemelen büyük resmi göremeyecek ve filmin izleyiciye sorgulatmak istediği noktayı gözden kaçıracaktım: bir grup genci rehin alıp onlara saatlerce işkence yapan, şiddet uygulayan ve tecavüz eden bu adamlar bunu neden yapıyordu?

filmdeki şiddet ve tecavüz sahnelerinin ne kadar rahatsız edici olduğundan bahsetmiş birçok kişi. evet, film bu açıdan rahatsız edici çünkü anlattığı şeylerin bizzat gerçek hayattaki karşılıkları rahatsız edici zaten. siz görseniz de görmeseniz de ülkenin, dünyanın bir sürü yerinde aynı anda bunlar yaşanıyor. ben bu satırları yazarken de yaşanıyor. olanı yansıttığı için bir filme rahatsız edici diyemeyiz; filmde anlatılanlar rahatsız edicidir, ve bu anlatımın sebebi de izleyenler olarak bize "neden?" sorgusunu yaptırmak ve bizi "nasıl?" diye düşünmeye teşvik etmektir. bazı filmler amaçlarının bu olduğunu söylese de şiddeti sorgulatmaktan ziyade bize sadece izletirler, hatta buna meyilli olan izleyicileri özendirebilirler belki de. ama "barda"nın böyle bir film olduğunu düşünmüyorum. aksine, içinde suç potansiyeli barındıran insanlara caydırıcı mesajlar verdiğini ve "böyle suçlar neden işleniyor, bu insanlar neden böyle yapıyor?" şeklinde sorgulara ittiğini düşünüyorum.

selim ve çetesinin, servisi biten bir bara girip bira istediği anda, aslında "neden?" sorusunun cevabı kendini yavaştan belli etmeye başlıyor: bu insanlar servisin bitmediği hiçbir koşulda böyle bir barda yiyip içemezler, çünkü kapıdan bile içeri alınmazlar en başında. öte yandan, hayatlarının en korkunç gecesini yaşatacakları o bir avuç genç, değil o barda kabul görmek, servis bittikten sonra bile orada istedikleri kadar takılma ayrıcalığına layık görülmüş bu sistem tarafından. selim ise bu sistem için bir paçavra. hiçbir zaman onların girebildiği mekanlara giremeyecek, onlar gibi giyinemeyecek, onlar gibi kabul görmeyecek ve onlar gibi kız arkadaşları olmayacak. bu iki sınıf arasındaki devasa fark, selim gibilerin yaşadığı dışlanmışlığın, tüm bu ayrıcalıkları avcunun içinde tutan kesime karşı duydukları kudurmuş bir öfkeye dönüşmesine zemin hazırlıyor. öfke nefrete, nefret de şiddete dönüşüyor. kendinde, bu ayrıcalıklara sahip olarak evren tarafından "kayrılmış" insanları tartaklamayı, onlara tecavüz etmeyi ya da onları dövmeyi, öldürmeyi hak görüyor. dolayısıyla bu onun için bir suç bile değil. kurallara uyduğu takdirde asla sahip olamayacağı birtakım ayrıcalıklara, kısa bir süreliğine de olsa teklifsizce sahip olmak onun için. bir erk meselesi. kıt kanaat yaşadığı, itibarının olmadığı, yokluk içinde geçen bir hayatta, başkaları gibi olma çabası. kendisini asla "buyrun, hoş geldiniz" diye karşılamayacak bir bara girmek, parasının asla yetmeyeceği bir şişe viskiyi kafasına dikmek, kendisini normalde asla kabul etmeyecek ve sevmeyecek bir kadına tecavüz etmek. tüm bunlara sahip olan erkek arkadaşlarına saatlerce işkence etmek. selim gibi birinin gözünde tüm bunlar, kendisine yapıldığına inandığı haksızlığın telafisi. işte bu yüzden dünyada milyonlarca selim var ve aradaki bu sınıf ve refah farkı, gelir eşitsizliği, eğitimsizlik, imkansızlık varlığını koruduğu müddetçe de çoğalacaklar.

bu mesajı olanca çıplaklığıyla perdeye aktarmış bir filme "çok fazla şiddet sahnesi var, özendiriyor, rahatsız ediyor" demek de iş değildir benim düşünceme göre.
devamını gör...

akp ve mhp tarafından reddedilen esnafa destek önergesinin altını çizmek istediğim haberdir.

trabzon’da yayın yapan 61 saat adlı yerel kanal esnafa mikrofon uzattı. kapanmaya tepki gösteren bir kuaför, dükkanı kapanmasına rağmen destek verilmemesine isyan etti. esnaf, “ben kuaför adamım. günlük kazanıyorum. ben 17 gün evde ne yiyeceğim? taş mı? ne yapalım? destek yok. dün ne oldu, ak parti ve mhp esnafa destek paketini reddetti. mekanı kapatan para vermez mi? madem kapatıyorsunuz ver paramı. mal sahibi takır takır alıyor kirayı. yazık günah ya, bizimle oynuyorlar” ifadelerini kullandı.

buradan
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim