la
arapça hayır, yok anlamında kelime.
devamını gör...
ümit yaşar oğuzcan
17 kez intihara kalkışmış ama 17 si de başarısız.
oğlu vedat bir kere intihara kalkışmış o da başarılı!
bak baba öyle intihar edilmez böyle edilir...
oğlu vedat bir kere intihara kalkışmış o da başarılı!
bak baba öyle intihar edilmez böyle edilir...
devamını gör...
kargo görevlisinin otizmli çocuğu darp etmesi
sözün bittiği yer... böyleleriyle aynı havayı solumaktan nefret ediyorum.
devamını gör...
1000 numaralı normal sözlük yazarı
bir daha böyle başlıklar açmamamız gerektiğini düşündürten yazardır.
devamını gör...
sözlükte atatürk'e hakarete izin verilmeye devam edilirse savcılığa bildirim yapılması
sözlüğü kendince tehdit eden bazı yazarımsıların yapmaya calıstıgı eylemdir.
bakın yapacak insan pzt gununu beklemez alır ss goruntuleri cimere bildirir.
burası insanların fikirlerini beyan ettiği yerdir 2 3 kişi atarlandı diye geri dönecek değilim varsa fikriniz adamın karşısına koyar fikri çürütürsünüz, her birinize ayrı ayrı sözlük tasarlayamam! oturun ya iletişim kurmaya calısın ya da elinizden geleni ardına koymayın ama yeter ki boş gürültü yapmayın kafam şişiyor.
bakın yapacak insan pzt gununu beklemez alır ss goruntuleri cimere bildirir.
burası insanların fikirlerini beyan ettiği yerdir 2 3 kişi atarlandı diye geri dönecek değilim varsa fikriniz adamın karşısına koyar fikri çürütürsünüz, her birinize ayrı ayrı sözlük tasarlayamam! oturun ya iletişim kurmaya calısın ya da elinizden geleni ardına koymayın ama yeter ki boş gürültü yapmayın kafam şişiyor.
devamını gör...
boşanmak
anlaşmalı ve çekişmeli olarak ikiye ayrılır.
anlaşmalı; çok kısa sürede halledilebiliyor iken, çekilmelide en az 1,5 yılı gözden çıkarmak gerekebilir.
anlaşmalıda , avukat nezdinde, protokol imzalanır; nafaka, çocuk paylaşımı, mal paylaşımı vb. konular anlaşmalı olduğundan dolayı yazılı birer başvuru şeklidir.
çekilmelide ise ne olacağını bilemezsiniz. tanıklar, taraflar , nafaka, mal paylaşımı , bulanık sularda berraklığı aramak gibi.
siz siz olun, ne olursa olsun ama, anlaşmalı boşanın.
anlaşmalı; çok kısa sürede halledilebiliyor iken, çekilmelide en az 1,5 yılı gözden çıkarmak gerekebilir.
anlaşmalıda , avukat nezdinde, protokol imzalanır; nafaka, çocuk paylaşımı, mal paylaşımı vb. konular anlaşmalı olduğundan dolayı yazılı birer başvuru şeklidir.
çekilmelide ise ne olacağını bilemezsiniz. tanıklar, taraflar , nafaka, mal paylaşımı , bulanık sularda berraklığı aramak gibi.
siz siz olun, ne olursa olsun ama, anlaşmalı boşanın.
devamını gör...
oruç musun sorusu
ramazan ayında oruç tutanlar tarafından gerçekleştirilen bir çeşit gestapo faaliyeti. adamlar oruç tutmayanları tespit edince garip bir zevk alıyorlar.
sorunun kendisi zaten bambaşka.
sorunun kendisi zaten bambaşka.
devamını gör...
barakamon
daha önce izlediğim hiçbir animeye benzemeyen, içerisinde kötü bir tane bile öğe bulundurmayan huzur dolu, izlerken tebessüm ettiren kısa anime dizidir.
devamını gör...
suriyeli gençlerin türkiye'deki hayat pahalılığına isyanı
haklı bir isyan ama işte suriyeliler yapınca bir garip duruyor.
devamını gör...
yazarları en umutsuz anda umutlandıran sözler
öğlene kadar, boğazımdan şekerli bir şey geçmediği bir günde duyduğum,
hocam size çikolatalı gofret aldım sözü.
görseli bırakırdım ama yutması daha keyifli.
her fakir için umut değil ekmek ,bazı fakirler için umut çikolatalı gofret. beyaz çikolatalı ise duble umut.
hocam size çikolatalı gofret aldım sözü.
görseli bırakırdım ama yutması daha keyifli.
her fakir için umut değil ekmek ,bazı fakirler için umut çikolatalı gofret. beyaz çikolatalı ise duble umut.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
geçenlerde balböceğim, bal yerine reçel yapan arı ile doğum günüsü yazışması yaparkene, bi baktım benim resmi doğum tarihim ile onun ki aynı.
bak şu allah'ın işine.
+40 yaşında olup köyde organik şartlarda doğunca, insanı doğar doğmaz yazmıyorlar. kendini ispat etmesini bekliyorlar. *
ağustosta doğup, köy işlerinden sıra gelince, nisanda yazılabildim nüfusa.
telefonumda ki asistanım da kutladı doğum günümü, bankalarda yazar birer birer.
zamanında yazılmamanın avantajı senede iki doğum günüsü. (bkz: her işte var bir hayır).
bak şu allah'ın işine.
+40 yaşında olup köyde organik şartlarda doğunca, insanı doğar doğmaz yazmıyorlar. kendini ispat etmesini bekliyorlar. *
ağustosta doğup, köy işlerinden sıra gelince, nisanda yazılabildim nüfusa.
telefonumda ki asistanım da kutladı doğum günümü, bankalarda yazar birer birer.
zamanında yazılmamanın avantajı senede iki doğum günüsü. (bkz: her işte var bir hayır).
devamını gör...
yorum yaparken tanım katmamak
tanım yaparken yorum katmamak başlığının çoğu yazar için evrilmiş halidir. oysa tanım yapmak format kurallarından biri ve çok da zor bir şey değil, azıcık kafamızı zorlasak buluyoruz. başarabiliriz be sözlük, inanıyorum buna.**
---kamu spotu on---
lütfen girdilerinizde tanım cümlesi bulundurun.
---kamu spotu off---
---kamu spotu on---
lütfen girdilerinizde tanım cümlesi bulundurun.
---kamu spotu off---
devamını gör...
yazarların çocukluk travması
bir çocuk beş yaşından öncesini hatırlar mı bilmiyorum ama ben hatırlıyorum. annem beni 20 yaşındayken doğurmuş. yaşayamadığı her şeyin acısını benden çıkarırdı. hasta olurdum, düğüne gidemezdi beni döverdi. çok ilginç, bebek sayılırım ama her şeyi hatırlıyorum. beş yaştan sonrası yok. annem kardeşimi doğurduktan sonra daha farklı daha olgun oldu. 30 yaşındayım, bugüne kadar bir kere sordum sadece "beni niye o kadar döverdin?" diye. "ben de çocuktum bilmiyorum senden çıkarırdım acısını" dedi. bir daha da üzmemek için sormadım. neresinden baksan hayvan gibi travma, ama ölmedik.
devamını gör...
mideme saygım yok yiyecek ve içecekleri
tok olduğu halde yenilib içilen her türlü qıda
devamını gör...
türk dil kurumu
türkiye'de türkçeden sorumlu olduğu, türkçeyle ilgili her şeyi bildiği sanılan ama -işin doğrusu- hiç de öyle olmayan kurum. "atanmış" üç-beş kişi bir masanın etrafında oturur, "acaba bugün ne tür gereksiz değişiklikler yapsak da milleti çıldırtsak" diye düşünüp uygulamaya alır; son yıllarda tdk'de yapılanın özeti bu.
dilin konuşarak yayıldığı, dilin doğrusunun tartışarak bulunacağı unutulmamalı. türkçedeki doğruları bulmak için tek kaynak noktası olarak tdk'yi almak son derece yanlış; tdk sadece fikir verebilir, "şöyle yap" diye diretemez!
bu kuruma karşı yıllardır yapılan eleştirilerin hiçbiri dikkate alınmıyorsa, kurumdakiler de eleştirileri yapanların türkçe üzerine çalışmalarını/emeklerini göz ardı edip sürekli burunlarının dikine gidiyorlarsa bu işte bir yanlışlık var; o yanlışlık da tdk'yi yönetenlerin "seçilmiş" değil, yıldırım hızıyla çıkarılan politik kararnamelerle "atanmış" olmalarından kaynaklı. senin türkçen, benim türkçem, onun türkçesi... iktidarın türkçesi, muhalefetin türkçesi, halkın türkçesi... ne saçma şeyler bunlar.
hayır hayır, kimse mecbur değil senin zırt pırt değiştirdiğin kurallarına uymaya. bunun yerine gidip arkadaşlarımla konuşurum, gerekirse birbirimizi kırarız, beki alınırız bu konuşmalarda ama gene de senin direttiğin o saçma kurallarından daha iyisini ve en önemlisi kullanışlısını, sağlıklısını buluruz. nitekim buluyoruz da.
dilin konuşarak yayıldığı, dilin doğrusunun tartışarak bulunacağı unutulmamalı. türkçedeki doğruları bulmak için tek kaynak noktası olarak tdk'yi almak son derece yanlış; tdk sadece fikir verebilir, "şöyle yap" diye diretemez!
bu kuruma karşı yıllardır yapılan eleştirilerin hiçbiri dikkate alınmıyorsa, kurumdakiler de eleştirileri yapanların türkçe üzerine çalışmalarını/emeklerini göz ardı edip sürekli burunlarının dikine gidiyorlarsa bu işte bir yanlışlık var; o yanlışlık da tdk'yi yönetenlerin "seçilmiş" değil, yıldırım hızıyla çıkarılan politik kararnamelerle "atanmış" olmalarından kaynaklı. senin türkçen, benim türkçem, onun türkçesi... iktidarın türkçesi, muhalefetin türkçesi, halkın türkçesi... ne saçma şeyler bunlar.
hayır hayır, kimse mecbur değil senin zırt pırt değiştirdiğin kurallarına uymaya. bunun yerine gidip arkadaşlarımla konuşurum, gerekirse birbirimizi kırarız, beki alınırız bu konuşmalarda ama gene de senin direttiğin o saçma kurallarından daha iyisini ve en önemlisi kullanışlısını, sağlıklısını buluruz. nitekim buluyoruz da.
devamını gör...
alt sınıfın ayaklanmasını engellemenin yolu
(bkz: george orwell 1984)
devamını gör...
charlie'nin çikolata fabrikası
oğlumla birlikte filmini iki defa izlediğimde birtakım göndermelerin olduğunu fark ettim.
bahsi geçen fabrika ve şehir dizaynı: sanayi devrimi ingiltere'si,
silindir şapkalı willy wonka: ingiliz burjuva sınıfı,
charlie'nin babasının önce işsiz kalıp sonra iş bulması: sanayi devriminin dezavantajı ve avantajı.
şişman çocuk, çocuğun babasının domuz sucuğu üretmesi ve annesinin tavırları: alman insanı.
şişman çocuk: oburluk eleştirisi
charlie'nin davranışları, efendi uslu olması: çocuğun iyi yetiştiği savı ve buram buram ingiliz propagandası kokması. (biraz da oliver twist gibi olması).
sakız çiğneyen kız ve annesi: fransız insanı. sadece sakız çiğnemenin övünç kaynağı olmasının eleştirisi.
herşeye sahip olan kız ve babası: amerikalı prototipi. amerikan burjuva sınıfı eleştirisi. herşeye sahip olmaya çalışmanın kötücüllüğü.
ışınlanmaya çalışan çocuk ve babası: rus insanı. oyun bağımlılığı. çocukla ilgilenmeyen ebeveyn eleştirisi.
umpa lumpalar: ingiliz sömürgelerinden gelen köleler.
sonunda sermaye ingiliz toprakları içerisinde kalır.
filmin aynı zamanda bir kitap olduğunu buradan öğrendim. oğlum filmi çok beğendi, ancak bu kadar propaganda kokması beni bir noktada rahatsız etti.
bahsi geçen fabrika ve şehir dizaynı: sanayi devrimi ingiltere'si,
silindir şapkalı willy wonka: ingiliz burjuva sınıfı,
charlie'nin babasının önce işsiz kalıp sonra iş bulması: sanayi devriminin dezavantajı ve avantajı.
şişman çocuk, çocuğun babasının domuz sucuğu üretmesi ve annesinin tavırları: alman insanı.
şişman çocuk: oburluk eleştirisi
charlie'nin davranışları, efendi uslu olması: çocuğun iyi yetiştiği savı ve buram buram ingiliz propagandası kokması. (biraz da oliver twist gibi olması).
sakız çiğneyen kız ve annesi: fransız insanı. sadece sakız çiğnemenin övünç kaynağı olmasının eleştirisi.
herşeye sahip olan kız ve babası: amerikalı prototipi. amerikan burjuva sınıfı eleştirisi. herşeye sahip olmaya çalışmanın kötücüllüğü.
ışınlanmaya çalışan çocuk ve babası: rus insanı. oyun bağımlılığı. çocukla ilgilenmeyen ebeveyn eleştirisi.
umpa lumpalar: ingiliz sömürgelerinden gelen köleler.
sonunda sermaye ingiliz toprakları içerisinde kalır.
filmin aynı zamanda bir kitap olduğunu buradan öğrendim. oğlum filmi çok beğendi, ancak bu kadar propaganda kokması beni bir noktada rahatsız etti.
devamını gör...
çocuk sahibi olmamak için sebepler
dünyanın berbat boktan bir yer olması geçerli bir sebep olacaktır.
devamını gör...

