hazırlıklarımızı tamamlamamız 19 yıl sürdü asıl şimdi başlıyoruz
neyin hazırlığı mı 19 yıl sürdü? hemen açıklayayım: atatürk'ü unutturmaya çalışmak, elimizde avucumuzda ne varsa satmak, zengini daha zengin yapmak, ormanları yakıp avm açmak, tarihî yerleri mahvetmek, yol yaptık köprü yaptık deyip bu yol ve köprülerden geçmeyene bile para ödetmek, yağ kuyruğu çöp kuyruğu diye zırvalarken ülkedeki ekmek kuyruklarını görmezden gelmek, ülkemizde yetişen ürünleri dışarı verip sonra onlardan satın almak, atatürk'ün kurduğu ve gelecekte olabilecek şeyleri söylediği bu yıkılmaz cumhuriyeti yıkmaya çalışmak 19 yıl sürdü! siyasetle ilgili yazmayayım, konuşmayayım diyorum sürekli kendi kendime ama pazar yerinden sebze toplayan insanları gördükçe konuşmadan edemiyorum! atatürk umudunu gençliğe bağlamıştır ve ben de gençliğin büyük kısmının gerçekten bilinçli olduğunu görüyorum. bu yüzden umudum var...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
çok ince sesiniz varsa ve minyon bi insansanız çocuk sanıyorlar ey dostlar kaçıncı sınıfa gidiyorsun kızım diyenleri gördü bu gözler diyemedim ben arapça hocasıyım ne sınıfı ben kendim ders anlatıyorum diye (kısacası sesin ince olduğu için biraz muzdaripim)
devamını gör...
yazarların sevmediği şirketler
metro turizm.
devamını gör...
popülaritesini hak eden filmler
esaretin bedeli.
devamını gör...
kendine saygısı olmayanların en az 6 saat uyuması
katılmadığım başlık. zaten sadece uyurken hayata mola verebiliyorum onu da elimden alamazsınız, kabul etmiyorum.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
başka bir parça olamaz
devamını gör...
sivas katliamı
bu katliamın ismi madımak olayı falan değildir, sivas madımak otel katliamıdır. hrant, tahir, uğur mumcu ve niceleri de ölmedi, öldürüldü. ülkemizin en aydınlık 34 insanı, hepsinin ismini yaşam yaşam bildiğim aydınları öldürüldü 2 temmuz 93'de madımak'da. ben halkım, o güzel insanlar hala odun odun ciğerimde yanıyor benim. ben karalar içindeki bir halkın çocuğuyum, aşağılık, iki yüzlü bir siyasetçi değilim ki bu güzel insanlarımızı sadece tek bir günde anıyım. bilin ki o 34 insan da her gün özlenmeye değecek insanlardı.
güneşin ak yüzüne bir duman çöktü
bir türkü çığlıkla ateşe düştü
kuytu bir köşede bir çiçek küstü
döktü yaprağını boynunu büktü
şu sivas'ın elinde sazım çalınmaz
güllerim yandı yüreğim dayanmaz
kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz
bilmez misin ki türküler yanmaz
günü gelir sanma hesap sorulmaz
dayanır kapına pir sultan ölmez
şu sivas'ın elinde sazım çalınmaz
güllerim yandı yüreğim dayanmaz
pir sultanlar ölür ölür dirilir!!!
güneşin ak yüzüne bir duman çöktü
bir türkü çığlıkla ateşe düştü
kuytu bir köşede bir çiçek küstü
döktü yaprağını boynunu büktü
şu sivas'ın elinde sazım çalınmaz
güllerim yandı yüreğim dayanmaz
kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz
bilmez misin ki türküler yanmaz
günü gelir sanma hesap sorulmaz
dayanır kapına pir sultan ölmez
şu sivas'ın elinde sazım çalınmaz
güllerim yandı yüreğim dayanmaz
pir sultanlar ölür ölür dirilir!!!
devamını gör...
senden nefret ediyor olabilirim
hakkatan biz bir aileyiz. kelebek dövmesini böyle güzel şekilde birlikte kardeşce paylaşmaya çalışan bu iki değerli insanı hangi sözlükte görebilirsiniz?
buralara ilk geldiğim zamanlar beni korkutan tek kişi kendisiydi. o da emin değildi çünkü benden nefret ediyor olup olmayacağından. ya nefret ederse düşüncesi nedenli hep uzaktan uzaktan takip ediyordum. bir gün tanışma şansına sahip oldum ve o günden beri bana söylediği tek olumsuz cümle şu oldu.
"kova burcuyum."
nickaltıma gelip "beynindeki tüm evde kalmışlığı, koca aramaya susamışlığı, kimsenin onu istemiyor ve evlenmeye layık bile bulmuyor olmasının yarattığı o psikolojiyi girdiği bok gibi girilere yansıtan, mide bulandırıcı beynine bizi maruz bırakan, 56 yaşında olduğu halde sanki 19 yaşında ilikmiş gibi civcivli cadılı nik almaya gram utanmamış sümüksü şeytan" yazsa hakkımda şu kadar zoruma gitmezdi. kova burcuyum dediği o anı hiç unutmuyorum. unutabileceğimi sanmıyorum.
çok seviyorum onu. dünya tatlısı bir insan aslında. çok ilginç şekilde müthiş tatlı bir üslubu var. sevdiğim için ara ara sayfasına girip biraz okuyup oylayayım arkadaşımı diyorum, en az 33 dakika düşünüyorum. burada kimseye laf sokulmuş mu? evde üzüldüğü için ağlayan biri olabilir mi? bana dese 4. kattan atlamama neden olacak bir cümle var mı? evde sakince çayını içen bir yazar şu an ne oluyor ya ben ne yaptım diyor olabilir mi? o nedenle 45 entry içinden 3 oylama yapıp sakince içime kapanıp hemen aynı şeyi düşünmeye devam ediyorum.
kova burcuymuş..
kova burcu olduğun için hemen buradan gidiyorum. kova burcu olmadığın günler diliyorum. hoşşa ğal.
buralara ilk geldiğim zamanlar beni korkutan tek kişi kendisiydi. o da emin değildi çünkü benden nefret ediyor olup olmayacağından. ya nefret ederse düşüncesi nedenli hep uzaktan uzaktan takip ediyordum. bir gün tanışma şansına sahip oldum ve o günden beri bana söylediği tek olumsuz cümle şu oldu.
"kova burcuyum."
nickaltıma gelip "beynindeki tüm evde kalmışlığı, koca aramaya susamışlığı, kimsenin onu istemiyor ve evlenmeye layık bile bulmuyor olmasının yarattığı o psikolojiyi girdiği bok gibi girilere yansıtan, mide bulandırıcı beynine bizi maruz bırakan, 56 yaşında olduğu halde sanki 19 yaşında ilikmiş gibi civcivli cadılı nik almaya gram utanmamış sümüksü şeytan" yazsa hakkımda şu kadar zoruma gitmezdi. kova burcuyum dediği o anı hiç unutmuyorum. unutabileceğimi sanmıyorum.
çok seviyorum onu. dünya tatlısı bir insan aslında. çok ilginç şekilde müthiş tatlı bir üslubu var. sevdiğim için ara ara sayfasına girip biraz okuyup oylayayım arkadaşımı diyorum, en az 33 dakika düşünüyorum. burada kimseye laf sokulmuş mu? evde üzüldüğü için ağlayan biri olabilir mi? bana dese 4. kattan atlamama neden olacak bir cümle var mı? evde sakince çayını içen bir yazar şu an ne oluyor ya ben ne yaptım diyor olabilir mi? o nedenle 45 entry içinden 3 oylama yapıp sakince içime kapanıp hemen aynı şeyi düşünmeye devam ediyorum.
kova burcuymuş..
kova burcu olduğun için hemen buradan gidiyorum. kova burcu olmadığın günler diliyorum. hoşşa ğal.
devamını gör...
ekşi sözlük'ün normal sözlük'ü sansürlemesi
başlığı birazdan okuyacağım ama şunu eklemek isterim.
kafa sözlük trend yakaladığından beri, ekşi bütün çaylaklarını yazar yapmaya başladı.
ekşide yazar olmak istiyorsanız, aynı mahlasınızla kafa sözlük'te üyelik alıp yazmaya başlamanız yeterli.
kafa sözlük trend yakaladığından beri, ekşi bütün çaylaklarını yazar yapmaya başladı.
ekşide yazar olmak istiyorsanız, aynı mahlasınızla kafa sözlük'te üyelik alıp yazmaya başlamanız yeterli.
devamını gör...
dokuzuncu hariciye koğuşu
peyami safa’nın otobiyografisi olma özelliği taşıyan bu roman henüz 15 yaşında iken hastane odalarında kemik hastalığı tedavisi için aylarca yatmak zorunda olan peyami safa’nın 15 yaşındaki günlerini anlatan psikolojik romandır. kitabı okumanızı tavsiye ederim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
bir boşluk var sanki içimde. doldurmam gereken bir boşluk ve ben vakit kaybediyormuşum gibi geliyor. çalışmak, hayat vb. üzerine bazen bir şeyler söylüyorum peki ben bunları ne kadar hayatıma yansıtabiliyorum ? sanki ne söylersem hepsi laf. hani nerede eylem memento ?
"kelimeler fikirdir gerçek değil. tek gerçek eylemdir." - marcus aurelius bu sözü hatırlatıyorum kendime. bazen sadece yapmak gerek onu anlıyorum hani şu bir markanın mottosu olan* just do it. belki de az laf çok iş lafı buradan geliyor.*
ve kendimi bu zamana kadar o kadar çok düşüncesel olarak kısıtladım ki artık bu olsun istemiyorum ama kırdım zincirleri*
artık her şeyi detayına kadar irdelemek de yok.
o düşünceler beni mahvetti sözlük. insan düşüne düşüne kendini harap eder mi ? edermiş sözlük.
geçenlerde kuzenim bunu atmıştı bana:

paris'te bulunan çok düşünmek insanı öldürür adlı bir heykelmiş. biliyor benim nasıl biri olduğumu yüzüme vuruyor teneke*
ki haklıda.
neyse sözlük artık çok düşünmek, kafa tabiri ile kafaya takmak yok.* ve az laf çok iş.
"kelimeler fikirdir gerçek değil. tek gerçek eylemdir." - marcus aurelius bu sözü hatırlatıyorum kendime. bazen sadece yapmak gerek onu anlıyorum hani şu bir markanın mottosu olan* just do it. belki de az laf çok iş lafı buradan geliyor.*
ve kendimi bu zamana kadar o kadar çok düşüncesel olarak kısıtladım ki artık bu olsun istemiyorum ama kırdım zincirleri*
artık her şeyi detayına kadar irdelemek de yok.
o düşünceler beni mahvetti sözlük. insan düşüne düşüne kendini harap eder mi ? edermiş sözlük.
geçenlerde kuzenim bunu atmıştı bana:

paris'te bulunan çok düşünmek insanı öldürür adlı bir heykelmiş. biliyor benim nasıl biri olduğumu yüzüme vuruyor teneke*
ki haklıda.
neyse sözlük artık çok düşünmek, kafa tabiri ile kafaya takmak yok.* ve az laf çok iş.
devamını gör...
haber vermeden gelen akraba sorunsalı
biz de başkasına davetliyiz oraya gidiyoruz deyip def edilebilecek akrabadır. ben arkadaşıma yaptım. yolladım. pişman değilim.
devamını gör...
erkekleri itici yapan detaylar
az kala unutuyordum...seksi, sekslerini bir şey başarmış gibi anlatıp övgü beklemeleri, övülmeleri
devamını gör...
özgür özel
mecliste hulusi akar hakkında yaptığı konuşma ile hafızama kazınmış siyasetçidir.(bkz: sen silah arkadaşlarının bedduasını almış adamsın)
devamını gör...
gazete
okunmak için yazılan , ama üzerinde piknik yapılan , varlığıyla cam silinen, tirajı olan ve belirli günlerde veya hergün yayınlanan matbuat ürünü.
devamını gör...






