pat
satrançta bir sonuç halidir. kurallara uygun bir biçimde oynanmış oyunda sırası gelen tarafın hiçbir hamle yapamaması halinde, ne yenilmesi ne de kazanabilmesidir. bu durumda beraberlik olur.
devamını gör...
predestination
neresinden tutulursa tutulsun elde kalan film. bug'ları görmezden gelirsek bir şeyler oluyor gibi oluyor ama yine oldurulamıyor. keyifli vakit geçirmiştim şahsen izlerken, orası ayrı.
şimdi,
--! spoiler !--
ilk olarak filmin ilk yarısındaki sahnelerden birinde kendi kuyruğunu yiyen yılandan bahsediyor karakterimiz (uroboros), bu da izleyicide direkt bir sonsuz paradoks-döngü ışıklarını yakıyor. zaten ardından gelen bir 'tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan' muhabbetiyle 90'dan çakıyorlar filmin mesajını.
bir paradoksun oluşabilmesi için başlangıç noktası şarttır ilkesini ele alarak filmdeki karakterin başlangıç noktasını göremediğimizi belirtmek isterim. zaten izleyicinin tüm filmi anladıktan sonra kalakaldığı tek soru bu. ''peki jane'in asıl anne babası kim?'' senaryoda izleyici bu soruya takılı kalmasın diye ''zaman makinesi falanca yıldan ötesine gidemiyor'' gibi bir cevap verilmiş. yani biz (zaman ajanıyla birlikte) ancak jane'in sadece yetimhane kapısına bırakıldığı güne gidebiliyoruz. öncesi yok. fakat bu durumda tanrı(?) tarafından jane şak diye bu paradoksa dışarıdan kondurulmadıysa, bizim görmediğimiz bir anne babası varsa işin içine biyoloji girer ve kendi kendiyle birlikte olarak doğurduğu çocuk yine kendisi olamaz. sonuçta rastlantısal olarak spermler seçiliyor ve yumurtada dölleniyor. doğan bebeğin de jane/john olması çok abuk. eğer ki jane'in kendinden ayrı bir anne babası yoksa bu paradoksa dışarıdan dahil edildi demektir. ya da film zaten bunun imkansızlığı üzerine kurulmuştur kim bilir... yani filmin belirmesinin sebebi bu çıkmazdır belki de. ya da ben azla eksiğim birleştiremiyorum, pek mümkün.
şuna da değinelim. bay robertson, ajanımıza/barmene zamanda yaptığı her yolculukta yaptığı küçük değişiklikler olduğunu
ama sonucun değişmediğini söylüyordu bir sahnede, ya da buna benzer bir şeydi her neyse; jane/john/barmen/bombacı ne yaparsa yapsın kaderini değiştiremiyor. kendisine son derece obsesif şekilde aşık. seçme şansı olduğunu bilmesine rağmen geçmişe her gidişinde kendisine aşık oluyor, kendisiyle birlikte oluyor ve kendisini yeniden doğuruyor. filmin sonuna doğru bombacı kütüphanedeki kızla ilişki yaşamaya çalıştığını denediğini ancak kızın bunu kaldıramadığını yürümediğini söylüyor. çünkü kendisinden başka kimseye birlikte olamamakta... "the only thing that i know for sure is that you are the best thing that's ever happened to me. i miss you dreadfully" diyor adam kendisi için, daha ne desin. yani buradan da geçmişe yolculuklarda ne kadar değişim yapmaya çalışırsa çalışsın filmde sonucun değişmeyeceğini alıyoruz. örneğin o süreçte bir yerlerde adamın (john'un) yüzü yanıyor, yüz nakli yapılıyor vs fakat süreçteki değişiklik sonucu etkilemiyor. karakter yine bir şekilde geçmişe döndüğünde kendisiyle tanışıyor, kendisine aşık oluyor, kendisini hamile bırakıyor, kendisini doğuruyor ve geçmişe dönüp kendisini yetimhaneye bırakıyor.
--! spoiler !--
anası babası zamanında sahip çıkmamış işte bak ne hale gelmiş yavrucak.
böyle şeyler izlemeyin.
gidip ders falan çalışın
bye.
şimdi,
--! spoiler !--
ilk olarak filmin ilk yarısındaki sahnelerden birinde kendi kuyruğunu yiyen yılandan bahsediyor karakterimiz (uroboros), bu da izleyicide direkt bir sonsuz paradoks-döngü ışıklarını yakıyor. zaten ardından gelen bir 'tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan' muhabbetiyle 90'dan çakıyorlar filmin mesajını.
bir paradoksun oluşabilmesi için başlangıç noktası şarttır ilkesini ele alarak filmdeki karakterin başlangıç noktasını göremediğimizi belirtmek isterim. zaten izleyicinin tüm filmi anladıktan sonra kalakaldığı tek soru bu. ''peki jane'in asıl anne babası kim?'' senaryoda izleyici bu soruya takılı kalmasın diye ''zaman makinesi falanca yıldan ötesine gidemiyor'' gibi bir cevap verilmiş. yani biz (zaman ajanıyla birlikte) ancak jane'in sadece yetimhane kapısına bırakıldığı güne gidebiliyoruz. öncesi yok. fakat bu durumda tanrı(?) tarafından jane şak diye bu paradoksa dışarıdan kondurulmadıysa, bizim görmediğimiz bir anne babası varsa işin içine biyoloji girer ve kendi kendiyle birlikte olarak doğurduğu çocuk yine kendisi olamaz. sonuçta rastlantısal olarak spermler seçiliyor ve yumurtada dölleniyor. doğan bebeğin de jane/john olması çok abuk. eğer ki jane'in kendinden ayrı bir anne babası yoksa bu paradoksa dışarıdan dahil edildi demektir. ya da film zaten bunun imkansızlığı üzerine kurulmuştur kim bilir... yani filmin belirmesinin sebebi bu çıkmazdır belki de. ya da ben azla eksiğim birleştiremiyorum, pek mümkün.
şuna da değinelim. bay robertson, ajanımıza/barmene zamanda yaptığı her yolculukta yaptığı küçük değişiklikler olduğunu
ama sonucun değişmediğini söylüyordu bir sahnede, ya da buna benzer bir şeydi her neyse; jane/john/barmen/bombacı ne yaparsa yapsın kaderini değiştiremiyor. kendisine son derece obsesif şekilde aşık. seçme şansı olduğunu bilmesine rağmen geçmişe her gidişinde kendisine aşık oluyor, kendisiyle birlikte oluyor ve kendisini yeniden doğuruyor. filmin sonuna doğru bombacı kütüphanedeki kızla ilişki yaşamaya çalıştığını denediğini ancak kızın bunu kaldıramadığını yürümediğini söylüyor. çünkü kendisinden başka kimseye birlikte olamamakta... "the only thing that i know for sure is that you are the best thing that's ever happened to me. i miss you dreadfully" diyor adam kendisi için, daha ne desin. yani buradan da geçmişe yolculuklarda ne kadar değişim yapmaya çalışırsa çalışsın filmde sonucun değişmeyeceğini alıyoruz. örneğin o süreçte bir yerlerde adamın (john'un) yüzü yanıyor, yüz nakli yapılıyor vs fakat süreçteki değişiklik sonucu etkilemiyor. karakter yine bir şekilde geçmişe döndüğünde kendisiyle tanışıyor, kendisine aşık oluyor, kendisini hamile bırakıyor, kendisini doğuruyor ve geçmişe dönüp kendisini yetimhaneye bırakıyor.
--! spoiler !--
anası babası zamanında sahip çıkmamış işte bak ne hale gelmiş yavrucak.
böyle şeyler izlemeyin.
gidip ders falan çalışın
bye.
devamını gör...
6 ocak 2021 güvensiz maske üreten 43 markaya ceza kesilmesi
aile çalışma ve sosyal hizmetler bakanı zehra zümrüt selçuk'un yazılı açıklamasında toplum sağlığını önemsemeyen güvensiz maske üreten 43 markaya idari süreç başlattıklarını beyan etti.
--- alıntı ---
kişisel koruyucu donanımların denetimi sonrasında 17 marka/model maske için önleyici tedbir aldık, 43 marka için de idari süreç başlattık. bu ürünlerle ilgili gerekli görülmesi halinde piyasa arzının yasaklanması ve bertaraf edilmesi gibi işlemler uygulanacak. ayrıca, 14 marka için de test işlemlerimiz devam ediyor. sürecin ardından güvensiz ürünler, güvensiz ürün bilgi sistemi (gübis) sistemine dahil edilecek. kimsenin vatandaşlarımızın sağlığı ile oynamasına fırsat vermeyeceğiz.
--- alıntı ---
kaynak
--- alıntı ---
kişisel koruyucu donanımların denetimi sonrasında 17 marka/model maske için önleyici tedbir aldık, 43 marka için de idari süreç başlattık. bu ürünlerle ilgili gerekli görülmesi halinde piyasa arzının yasaklanması ve bertaraf edilmesi gibi işlemler uygulanacak. ayrıca, 14 marka için de test işlemlerimiz devam ediyor. sürecin ardından güvensiz ürünler, güvensiz ürün bilgi sistemi (gübis) sistemine dahil edilecek. kimsenin vatandaşlarımızın sağlığı ile oynamasına fırsat vermeyeceğiz.
--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...
doğalgaz faturası
(bkz: kol böreği)
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
gülmemin ayıp kaçacağı ortamlarda refleks olarak gülüyorum.
devamını gör...
fatih camii
bir süre rum patrikhanesi olarak kullanılan havariyyun kilisesi yıkılarak yerine yapılmıştır.
devamını gör...
gaziantep mutfağı
daha çok ete dayalı bir yemek kültürüne sahiptir. yörede daha çok koyun eti tüketilmektedir. mutfak zenginliğinin ana sebebi olarak bağlı bulunduğu iklim, coğrafya, üretim şekli gibi etkenler gösterilebilir.
heybetli ve müstesna bir mutfaktır. patlıcan kebabı, incik kebabı, alinazik kebabı, simit kebabı, kıymalı keme kebabı, kazan kebabı, yenidünya kebabı, tas kebabı, soğan kebabı, ayva kebabı, cağırtlak kebabı, beyran, ezogelin çorbası, ekşili köfte, mercimekli köfte, içli köfte, çiğ köfte, kakırdaklı börek, nohut dürüm, lahmacun, yuvarlama, kurutulmuş biber ve patlıcan dolması, baklava, fıstık ezmesi, katmer, içinde antep fıstığı olan tatlılar vs.
yemeklerin en büyük özelliği etli, yağı bol bol ve acılı oluşudur. yan etki olarak da bölge insanında görülen kalp damar hastalıkları, şeker, tansiyon da bu gülün dikenidir.
bunun yanında zengin mutfak kültürünü besleyen bıçakçılık, bakırcılık, kalaycılık, haratlık, tenekecilik, aktarlık gibi mesleklerin devam etmesiyle kültürel gelişmişlik düzeyini korumaktadır. şehrin mutfağında dede korkut hikayelerinde bahsi geçen kara kavurma, yahni, borani, katmer bugün de varlığını sürdürüyor.
heybetli ve müstesna bir mutfaktır. patlıcan kebabı, incik kebabı, alinazik kebabı, simit kebabı, kıymalı keme kebabı, kazan kebabı, yenidünya kebabı, tas kebabı, soğan kebabı, ayva kebabı, cağırtlak kebabı, beyran, ezogelin çorbası, ekşili köfte, mercimekli köfte, içli köfte, çiğ köfte, kakırdaklı börek, nohut dürüm, lahmacun, yuvarlama, kurutulmuş biber ve patlıcan dolması, baklava, fıstık ezmesi, katmer, içinde antep fıstığı olan tatlılar vs.
yemeklerin en büyük özelliği etli, yağı bol bol ve acılı oluşudur. yan etki olarak da bölge insanında görülen kalp damar hastalıkları, şeker, tansiyon da bu gülün dikenidir.
bunun yanında zengin mutfak kültürünü besleyen bıçakçılık, bakırcılık, kalaycılık, haratlık, tenekecilik, aktarlık gibi mesleklerin devam etmesiyle kültürel gelişmişlik düzeyini korumaktadır. şehrin mutfağında dede korkut hikayelerinde bahsi geçen kara kavurma, yahni, borani, katmer bugün de varlığını sürdürüyor.
devamını gör...
amanos dağları
diğer isimleri nur dağları ve gavur dağları. kahramanmaraş'tan başlayıp osmaniye'de devam eden ve hatay konumunda uzanarak sonlanan 175 kilometrelik bir dağ silsilesi. karadeniz karakterli ormanlar ve akdeniz karakterli maki topluluklarıyla adeta akdeniz içinde karadeniz havası veriyor. yırtıcı ve süzülen kuşların göç yolu ve barındırdığı çeşitli kuş türleri ile de uluslararası düzeyde önemli bir alandır.
devamını gör...
kardeşin eskilerini giymek
kıyafetlerin saltanat usulü ile bir önceki kardeşe devredilmesi durumudur.
devamını gör...
elit olduğunu sanan insan
parası olduğu için kendisini elit sanan ve fakirlerden üstün gören kişilerin içine düştüğü sanrı.
devamını gör...
leyla ile mecnun küfürleri
tuvalet terliği.
-tuvalet terliği! sarı olan! plastik. bi tarafı kopmuştur hani. ayak dışarı çıkar. basamazsın yahu! yani giyemezsin de ayağını sürersin üstüne basarak. işte o pis, tuvalet terliği! o derece çirkin..
kafa sözlükte kullanılası küfürlerdir.
-tuvalet terliği! sarı olan! plastik. bi tarafı kopmuştur hani. ayak dışarı çıkar. basamazsın yahu! yani giyemezsin de ayağını sürersin üstüne basarak. işte o pis, tuvalet terliği! o derece çirkin..
kafa sözlükte kullanılası küfürlerdir.
devamını gör...
kısa şiirler
kim demiş haram nedir bilmez hayyam
ben haramı helali karıştırmam
seninle içilen şarap helaldir,
sensiz içtiğimiz su bile haram.
(bkz: ömer hayyam)
ben haramı helali karıştırmam
seninle içilen şarap helaldir,
sensiz içtiğimiz su bile haram.
(bkz: ömer hayyam)
devamını gör...
shaggy
ölmesi ile meşhur zenci müzisyen. en bilinen şarkısı boombastic
ölmemiştir ve mila kunis (canımın içi) ile cheetos reklamında görünmüştür. cheetos reklamı
bu da bonus : it wasn't me
ölmemiştir ve mila kunis (canımın içi) ile cheetos reklamında görünmüştür. cheetos reklamı
bu da bonus : it wasn't me
devamını gör...
bir erkeğin en tehlikeli cümlesi
seni sevdiğim için bu kadar kıskanıyorum karışıyorum hepsi sana değer verdiğim için.
lütfen kanmayınız.
lütfen kanmayınız.
devamını gör...
firavun'un denizin yarıldığını gördüğü halde hz musa'yı takip etmeyi bırakmaması
aklımın ermediği hadise. koca firavunsun, koca ülkeyi yönetecek zekan var, sen git mal gibi ortadan ikiye yarıldığını gördüğün denize dal. halbuki bir durup düşünse belkide iman edip oracıkta mümin olacak. demek ki hırs insanı kör ediyor diye düşünüyorum. yazık etmiş kendine.
devamını gör...
sözlük yazarlarının insanlar tarafından en tuhaf bulunan özellikleri
24 yaşında olup bir sene öncesine kadar telefon kullanmamam...
devamını gör...
özür dileme isteği
s. freud “özür dilemek, sizin haksız olduğunuz manasına gelmez. karşınızdaki insana verdiğiniz değerin egonuzdan yüksek olduğunu gösterir.” der.
bile bile özür dileyecek duruma düşmekse, ne bileyim.
bile bile özür dileyecek duruma düşmekse, ne bileyim.
devamını gör...
yazarların en sevdiği 90’lar pop şarkısı
hercaiiii...
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
karnın aç mı ? bir şeyler hazırlayayım mı ?
devamını gör...
normal sözlük'te futbol konuşulmaması
kesinlikle katıldıgim başlıktir. mac olduğunda ekside gündemin tepesinde olan burada olmamasıdır futbolu sevmeme rağmen bende bu durumdan memnunum.
devamını gör...