kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pentagram, pilli bebek, emel sayın?
arkadaşlar tarikat mısınız, deli mi?*
devamını gör...

bir saat önce başıma gelmiş olan talihsiz durumdur.

biliyorum bunu itiraf etmesi zor, biraz da anonim oluşumun arkasına saklanıyorum dostlarım lakin bilirsiniz işte... her erkeğin herkesten sakladığı gizli, biraz sapık bir huyu vardır. herkesten gizlediğimiz, ve hatta; eşimizden dostumuzdan, en yakınlarımızdan sakladığımız tuhaf fetişlerimiz takıntılarımız elbette var yani... bu gayet de normal bir şey ve bu insani özelliğimden asla utanmıyorum, asla gocunmuyorum.

bilen bilir daha önceden söylemiştim, bir fabrikada güvenlikten sorumlu şef olarak çalışıyorum ve vardiyalı olduğum için saat 1 gibi bitti mesaim ve eve doğru yol aldım. her ayın 15'inde yaptığım bu ritüelimi tekrar gerçekleştirecek olmanın derin arzuları içerisinde şevkle gülümseyerek servis camından dışarıyı seyrederek hayaller alemine daldım. bir yandan proleterya sınıfın neden hala ayaklanmadığını düşünüp bir yandan arabayı satıp gs - malatya maçına 4-6 oran oynasam mı acaba diye bir risk sorgulaması yaptım. nefesimle buğulanan cama birtakım garip, anlaşılmaz işaretler bıraktım ve yol böylece bitti.

kız arkadaşım esra kapıyı açtı:

esra: hoş geldin bebeğim. günün nasıldı?
ben: iyiydi hayatım işte aynı nasıl olsun... fabrika aynı. hee. yeni gelen çocuk...
sözümü kesti:
esra: ramazan'ı diyorsun. alışabildi mi.
ben: ne gezer, elli nasır tutmamış körpecik bir çocuk daha. ama pek cevval... incelikleri öğrendi, kavraması uzun sürmeyecektir.

işle alakalı muhabbetimin infosunu verdikten sonra hızlıca duşa girmeye yeltendim. esra, yanıma müstehzi bir kadın hareketiyle yaklaştı. öpüp koklamak için sokulduğunda, az sonra gerçekleştireceğim kutlu davamın izzetine hâlel getirmesin diye bu dünyevi zevki ertelemek zorundaydım. onu kibarca ittim ve uzaklaştırdım kendimden. hışımla gözlerimin içine bakarak bağırdı:

"ne var selim?? neden böyle yapıyorsun. seni düşündüm ben akşama kadar. yoksa beni istemiyor musun artık?"
" ne alakası var hayatım biraz yorgunum sadece... hem... hem gece daha uzun kaçmıyorum ya eheh. (delikanlıca alnından öptüm)"
"aramızdaki ten uyumu gitgide yok oluyor selim, bunu anlayamıyor musun!..."
"neden?"
"sen benimle ilgilenmiyorsun artık...!"

bir an düşündüm ve hayatı sorguladım:

neden her ayın 15'inde bu oluyor tanrım?
neden ben?
neden esra böyle?

sonra üstümü değiştirmek için banyoya hücum ettim. banyoda bir tek benim ve tanrının bildiği fayansı kaldırarak altındaki zuladan gizli kasayı gün yüzüne çıkardım. şifreyi "1922" girerek tuşladım. kliks* diye açıldı kasa. içeriden efe kıyafetlerini çıkardım. potinlerimi giydim, fesimi taktım, üstüme ceketimi aldım... hemen altındaki oyuktan rahmetli dedem seyid ali efe çavuş'un 1879 model paslanmaz winchester kırma tüfeği çıkarttım. telefondan çakal çökerten zeybeğini açarak duşakabine girdim. bir yandan winchester tüfeği tutuyorum karşımda işgalci düşman varmış gibi doğrultuyorum.

bre düşman bozuntusu!
bre gafletin yılmaz vurucusu!
bilmez misin aydın'ın efeleri sevdim mi tam sever, kızdım mı da tüfengini alır bitene kadar mermisini vurur!
ben selim efe, babam kadir efe, dedem seyid ali efe çavuş...


bir yandan sıcak su akıyor üstüme sırılsıklam oldum ve üstümdeki beyaz gömlek iyice üstüme yapıştı. kıyafetlerim ıslakken hemen hemen 6-7 kg ağırlığa çıktı ve hareket kabiliyetimi zorlaştırdı. bir elimde tüfek çakal çökerten zeybeği oynuyorum, yere üç kez vurup peşrev veriyorum.

"bre ayanlar, bre kendin bilmezler, efelerin seçmesi selim çavuşa çattınız gari!"
"efeleee silah sabit!"
"gez!"
"göz!"
"arpacık!"
"ateş!"


karşıda bir düşman var gibi tüfeğimi doldurup ateşledim. karşımdaki hayali düşmanı yerle bir ettim, al kanlar kahpe vücudunu boyamıştı o'nun.

sonra bağırdım:

"behey kanı bozuk tahta kuruları, kılıncımızı sizin ak mintanlarınıza sildik! gidin bu vatandan, tez elden!"

mutlak zaferi kazandığımda, zeybek oynamaya başladım tekrardan. sonra birdenbire istemediğim bir şey oldu, yerde duran zeytinyağlı kellik sabunuma bastım. yere "şlaks" diye boylu boyunca düştüm, o kadar gürültülü bir şekilde düşmüştüm ki, bilincimi kaybederken fark ettiğim son detay, esra'nın bağırarak kapıyı zorlaması olmuştu.

esra benim bu absürt görüntümü görünce anlam verememiş ve kafamdan akan kanı ve yerdeki tüfeği görünce intihar ettiğimi zannedip sinir krizi geçirmiş. bir süre baygın kalmışım, öldü diye polisi çağırmış. savcılar ve adli tıp gelmiş fotoğraf falan çekmişler, allah'a şükür bir kişi nabzıma bakmış da, baygın olduğumu anlayabilmiş. acil doktoru kafama dikiş attıktan ve gerekli pansumanı yaptıktan sonra doğruca eve geldik. esra'ya ne diyeceğimi bilemiyorum dostlar. kız odada kendi kendine konuşuyor herhalde. ya da annesini arıyor... bu olayı nasıl açıklayacağımı bilemiyorum başım çok fena zonkluyor. ilişkimiz zaten onun psikolojik sorunları sebebiyle hep çalkantılı geçiyor. onu çok seviyorum ama efe olmayı da seviyorum. artık daha fazla bu sırrımı saklayamadım ve kötü bir deneyimle öğrenmiş oldu. ne yapacağım ben yardım edin. bilsem de buraya yazmazdım zaten, içimi dökmeye ihtiyacım var sözlük.
devamını gör...

tüm sosyalliğimi kaybettim. insan görmek istemiyorum artık. arkadaşlarımla bile çok az konuşur, görüşür oldum. yanımda birisi olunca dayanamıyorum. yalnız kalmak istiyorum. karantina bana asosyallik kattı bolca. ama böyle daha iyi gibi sanki.
devamını gör...

günlerdir yerleştirme sonuçların açıklanmasını bekleyen öğrenciler ve aileleri bu sabah nihayet öğrendiler.
iyi sonuç alanların gözü aydın, sonuç dilediği gibi olmayanlara geçmiş olsun.

17-20 yaşlarında mesleğini seçmek zorunda bırakılan öğrencilerin bir anlık hevesle, ailesinin etkisiyle, yanlış yönlendirmelerle tercih ettiği mesleklere mutlu olmalarını bekliyoruz. oysa insan o yaşlarda neyle mutlu olacağını bilecek kadar yetkin değil.

yolunuz açık olsun taze üniversiteliler, mezuna kalanlar size de kolay gelsin.
devamını gör...

bu ara en çok kendimden af dilemek için kullandığım deyimdir. etrafımda hiç bulunmaması gereken insanların beni üzmesine izin verdiğim için kendimden özür dilerim.
devamını gör...

emektir.
devamını gör...

liselerde ortaokullarda yaptığımız yaparken eğlendiğimiz tatsız espridir.
bu kadar komik olmayan ama komik olan başka espri görmedim.
devamını gör...

pink floyd'un efsane bateristi. david gilmour ve roger waters arasındaki kavgalarda ortada kalmış mütevazı kişilik. bir röportajında david ve roger'ın kavgaları olmasaydı o albümleri yapamazdık demiş üstad.
devamını gör...

yıllardır süregelen, dile pelesenk olmuş, kolay kolay da geçmeyecek o kadar saçma sapan, sorulması ayıp olan, saygısız ve boş sorular var ki. bir kere kimsenin hayatına özeline saygı yok. meraklı, sırf konuşmak için konuşan, dedikodu yapıp moral bozmak isteyenler ile birlikte aynı toplumda yaşıyoruz. dahası var mı?
devamını gör...

belirsizlik... çok yoruldum, bıktım ve şimdilik elimden hiçbir şey gelmiyor. sessizce bekliyorum.
stefan zweig'in kitabında kurduğu bu cümleyim sanki:
"her günüm birbirinin aynı gibi geçiyordu. ağacın yaprakları gibi yan yana dizilip yeşeriyor, sonra da solarak dökülüp gidiyorlardı."
devamını gör...

ajdar anık, yalçın çakır, ahu tuğba gibi üyeleri bulunan jüriyi geçerek, türkiye'nin en kötü jürisini kurmuş olan programdır.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

'iz bırakan bir ele sahip olan kişi' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...

eskiden, bir ülkenin kralının aşçısı türk, bir ülkenin başkanının berberi türk diye birileri sevinirdi. neyseki seviye artmış, artık bir türkiye'li olarak, buradan giden birinin geldiği seviyeye hepimiz sevinebiliriz.
ama adam yarın birgün türkiye'ye gelip, ben göttingen üniversitesinin rektörüyüm derse, birileri, hava atmak için götünden üniversite ismi uydurma diyebilir.
devamını gör...

çok irite olduğum insan tipidir. tamam birisini sevmezsin, sevmediğin için de arkasında konuşursun ki ben bunada karşıyım iyi ihtimalle diyelim ama konuştuğunuz arkadaşlık ettiğiniz birisinin arkasından konuşup sonra hiçbir şey olmamış gibi arkadaşlığa devam etmek nedir arkadaş. böyle iki yakın arkadaşı birbirine kırdıran çok fazla insan var. yani bu tür şeyler yapınca ellerine ne geçiyor anlamıyorum.
devamını gör...

ingilizce kökenli bir sözcük. etrafımızda olan her şeye etki edebileceğimizi ve dünyayı değiştirebileceğimizi düşünmemizi sağlayan manevi güç anlamına gelmektedir.
devamını gör...

kesinlikle ve kesinlikle onu el bebek gül bebek yetiştirmemek ve hayatı öğrenmesini sağlamaktır. ayrıca mutlaka paranın nasıl ve ne kadar zor koşullarda kazandırıldığı da incitilmeden öğretilmelidir.

çocuğun ilgi alanını keşfetmesi için ona destek olunmalıdır.


tanım: bir ebeveynin çocuğuna yapabileceği en büyük iyilikleri paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...

bundan 10 yıl kadar önceydi. kuzenim doğdu. biz de teyzemi ziyarete hastaneye gittik. ismini ne koyacaksınız diye sorduk. dedesinin ismi olacak dedi teyzem. çocuğun dedesinin adı da ebubekir sıddık'tan hallice bir isim. ben de böyle bir isim olmasın istedim. iki-üç gün sonra anneme dedim ki"anne rüyamda gördüm. kuzenimin adını berk koymuşlar." bunu annem laf arasında teyzeme anlattı. ve sonuç olarak teyzemlerde güya benim rüyamda gördüğüm ismi beğenip kuzenime berk ismini verdiler. evet sözlük rüya müya görmemiştim. sadece çocuğa acıyıp böyle bir yalan uydurdum. zamanı gelince kuzenime yediğim bu haltı anlatırım ama çocuk daha küçük. evet hayatımda söylediğim en büyük yalan da budur işte.
devamını gör...

benim için light yagamidir.
devamını gör...

bu iş iyiden iyiye yılan hikayesine döndü artık, konuyla ilgili her ülkeden farklı açıklamalar geliyor. eğer aşı gerçekten brezilya'nın açıkladığı gibi %50.38 etkinlik değerine sahipse bunun kumardan hiçbir farkı yok. annemin ev yoğurdu da beni virüse karşı bu kadar koruyordur muhtemelen. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim