empati genel anlamda ikiye ayrılır; bilişsel empati ve duygusal empati. detaylı ayrımda ise davranışsal empati, toplumsal empati gibi farklı türleri vardır.
bilişsel empati; kısaca bir kişinin nasıl düşündüğünü, yaşadığı duygusal durumun ne olduğunu anlayabilme olarak tanımlanabilir.

iş hayatında ve sosyal hayatta ilişkilerde başarılı olmanın ilk adımı bilişsel empati yeteneğinden geçiyor diye düşünüyorum. geliştirilebilir bu yetenek, özellikle duygusal empatinin yarattığı korkulardan ve kafa karışıklıklarından uzaklaşıldığında çözüm odaklı bakış açısı kazandırır.

iddialara göre katiller ve psikopatlarda bilişsel empati yüksek olmasına rağmen duygusal empati ya hiç yok ya da çok az. ancak asıl tehlikeli olanlar her iki empati türünün de yüksek olduğu katil ve psikopatlar.

bilişsel empatinin gelişmesinde orta-ön lobun (medial prefrontal korteks) etkin rolü vardır.
developmental psychology dergisinde yayımlanan bir araştırmada bilişsel empatinin kızlarda 13, erkeklerde ise 15 yaşından itibaren artış gösterdiği bulundu.

empati geliştirilebilir bir beceridir. örneğin; uludağ üniversitesi eğitim fakültesi dergisinde yayımlanan bir araştırmada ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören on öğrenciye empati becerilerini geliştirmelerini sağlamak amacıyla çeşitli etkinlikler içeren bir program uygulandı. eğitim programında öğrencilerin farklı duyguları tanıyabilme, ifade edebilme, aynı durum karşısında farklı kişilerin farklı duygular hissedebileceğini kavrayabilme, dinleme becerisi kazanma, bir duruma empati yaparak tepki verebilme gibi becerilerini geliştirmeye yönelik yöntemler uygulandı. sonuçta eğitim alan öğrencilerin ölçülen empati becerilerinin eğitim almayan kontrol grubundaki öğrencilerinkine göre artış gösterdiği bulundu.(ama tabii 10 öğrenciden oluşan örneklem yeterli midir tartışılır.)
devamını gör...

(bkz: kara para aklama yöntemleri)
devamını gör...

katıldığım başlıktır.
son derece katıldığım başlıktır.
ama kalitesiz başlık olmayan bir sözlük vadetmek mümkün değildir.
var etmek hiç mümkün değildir.
bütün başlıkları kaliteli olan bir adet sözlük yoktur.
bir sözlüğün kalitesini kaliteli yazarlar belirler. başlığı açan arkadaş ben siz o şu bu gibi yazarlar boktan başlıklara yazmazsak kaliteli başlıklar açarsak bunun üstesinden gelebiliriz.
devamını gör...

iki özelliğe de sahibim, lanet olsun.
bende sökmeyen versus.
(bkz: mütevazi)
devamını gör...

sia'nın en sevdiğim şarkısıdır.

klibinde dansçı maddie ziegler oynamaktadır.
devamını gör...

bunları yönetici seçen kişilerin de kültürleri bu seviyede olduğu için pek abes bir şey bulunmayan tartışmadır.
devamını gör...

insanı hayvandan ayıran en önemli özellik.

hayvanlar merak etse de soru sormaz. kendilerine verileni kayıtsız şartsız kabul eder. günümüzde bile insan görünümlü bir sürü hayvanın olması soru sormamaktan geçer.
devamını gör...

bir yüzü genç, bir yüzü yaşlı olan iki yüzlü roma tanrısıdır. tapınağının kapıları savaş zamanında açık, barışta ise kapalı durur. ingilizce ocak ayı anlamına gelen january sözcüğü bu tanrı'nın adından türemiştir.
devamını gör...

buyrun benim.
fularım da beymen. soruları alayım?
devamını gör...

"ekmek aldıktan sonra, eve dönüş yolunda, aldım ucundan bir parça."

sir mr. dubaracı
devamını gör...

kendi hayatları yoktur. sürekli asıl kadını/erkeği pohpohlarlar.
devamını gör...

erteleme artık, erteleme.
devamını gör...

betasin, fakirsin, araban yok, zayifsin, çok efendisin, sosyal statün zayıf vb.
devamını gör...

tanımları hoşuma giden güzel,eğlenceli bir yazar. ayrıca bana burayı gösterdiği için de kendisine teşekkürlerimi sunuyorum*.
devamını gör...

dady'nin serzenişi haklıdır, değildir, bunu biz yazarlar kendi aramızda bu başlıkta uzun uzadıya tartışırız. eteğimizdeki taşları dökeriz. gerekirse yönetime baltalı ilah zagor misali dalarız/giydiririz. o bizim meselemiz.

ama başlıkta benim canımı sıkan şey bambaşka bir şey; sözlük radyosunda program yapan bir arkadaşımızın başlık altındaki serzenişi ve ona yoldaşın yine başlık altından yanıt vermesi. bu şekilde sözlükte kurumsallığı sağlayamazsınız. kendi emeklerinize yazık edersiniz. sizlerin konuyu konuşacağı yer burası değil.

insanlar bir radyo programı yapmaya karar vermişse, artık kurumsal kaidelere riayet etmek zorundadır. şikayetlerini, serzenişlerini, kırgınlıklarını, yılgınlıklarını artık içlerinde hangi hisler varsa bunların topunu birden özel bir toplantıda dillendirmelidir. ha keza aynı şekilde bu rahatsızlıklar varsa yönetim de, bu rahatsızlıklarla ilgili yayıncılarla toplantı yaptığı esnada ilgilenmelidir. burada bu konuların konuşulması hayra alamet değil. sözlüğe yara verirsiniz. iş magazinsel hale gelir ve sonrası ayıkla pirincin taşını. herkes bir şeyler söyler. kaos başlar. yandaşlar oluşur. yönetim tarafında olanlar ve programcı tarafında olanlar diye ortadan ikiye bölünürsünüz. konuşur/anlatmaya çalışır durursunuz ama mevzuyu çözemezsiniz. yani özetle yazık edersiniz.

kimsenin kimseyi birbirinin önüne atmaması lazım. işleri kurumsal ciddiyet içinde çözmeniz lazım. bu tartışmaların bize yansıması demek henüz emekleme aşamasında olan bu sözlüğün ayağa kalkmasını engellemek demektir..

şikayet mercii biz yazarlar değiliz. şikayetin değerlendirileceği kurulda burası değil, o yüzden savunma verilmesi lüzumsuz.

ha şunu bir yere kadar anlarım. tüm çözüm yollarını denemişsinizdir, talepler iletilmiş, reaksiyon alınamamıştır. yollarınızı ayırmaya karar vermişsinizdir. kimsenin kafasında soru işareti kalmaması için bunun nedenlerini yazar ve eyvallah dersiniz.

ama henüz kendi içinizde bu meseleyi adam gibi tartışmamışken, çözüm yollarını yine kendi içinizde zorlamamışken, mevzunun buraya taşması inanın şık olmamıştır.

şurada yavaş yavaş portakallaşmaya başladık üzerimize limon sıkmayınız rica ederim.
devamını gör...

her tutan şeyin dizisini yapmak moda oldu zaten. bir bu eksikti diye düşündüğüm başlık.
devamını gör...

ekşi mahlasımdı, burada da aldım.
devamını gör...

"kurşunlarınız var, ancak silahlarınız boşaldığında ölmüş olmamı ümit edin. şayet ayakta kalırsam silahlarınızı dolduramadan ölmüş olursunuz. sıra bende."
devamını gör...

hani bazı zamanlar olur çok ihtiyaç duyduğun bir an olur ya işte o an ihtiyaç duyduğun insan yanında olmayınca çaresizliğin ikiye katlanır. birgün seni affetsem çaresiz kaldığım anlar seni affetmez.
devamını gör...

çıkış noktamdır, tişörtün etrafına neler giyeceğimi düşünürüm,
tişört-fular-hırka-çizme,
tişört-ceket-loefer...
alt giyim fiks değişmez genelde,
tişört candır, ayrıca tişört erkeği de hoştur, rock tır, cool dur, mesela erkek kardeşim gayet fit olmasına rağmen, yaz kış gömlek giyer, onada söylüyorum, beyler resmi davetler dışında biraz keko duruyor haberiniz olsun, fazla kilonuz varsada kurtulun, tişört giyin, öyle kas kas vücudunuz olmasına gerek yok, ideal kilonuza yakın bile olsanız daha sağlıklı daha enerjik görünürsünüz, siz bunu bir düşünün derim...

*hele orjinal bir yazı şekil espiri bişey varsa daha da hoş oluyor
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim