varoluş sancısı çektiği halde insanın bu dünyadan gitmek istememesinin sebebi
yaşamın tüm bu acı ve sevinçlerin, ölüm ve doğumların toplamından oluşan anlardan ibaret olduğunu bilmesidir. bir kere yaşayacağımız bu acı tatlı-evet çoğunlukla acı- deneyimi, niçin heba edelim ki.
devamını gör...
gelişmeleri kaçırma korkusu
ingilizce adı, fear of missing out olan psikolojik sorun.
internet ve sosyal medya bağımlılığı ile alakalıdır.
sosyal medyadan uzak kalındığında, ''eğlenceyi'' kaçırma duygusudur.
''geri kalma'' duygusu ve düşüncesi, zihinleri kemirir.
böylece sosyal medya mecrasını bırakmak istemezsiniz.
örneğin sözlük, km kimle kavga etmiş? kim kime iltifat etmiş? kim kimin kankası, düşmanı...
var olan gruplar kimler ve nelerdir?
bunları kaçırmamak adına yaşadığınız korku, sabahtan akşama sözlükte bulunmanızı sağlar.
ya kaçırırsak?
aslında bunun temelinde moslow ağbimiz vardır.
maslow ihtiyaçlar hiyerarşisinde yer alan dışlanma kuramı ve sosyal karşılaştırmalar kuramı vardır.
kişiler, kendileri için önemli olan bir havadisi kaçırdıklarını düşünürler, bu ''kaygı bozukluğu'' yaratır.
aslında bu kaygı bozukluğundan yararlanarak, sosyal medyada uzun süre kalınarak ''ürün satılır''.
internet ve sosyal medya bağımlılığı ile alakalıdır.
sosyal medyadan uzak kalındığında, ''eğlenceyi'' kaçırma duygusudur.
''geri kalma'' duygusu ve düşüncesi, zihinleri kemirir.
böylece sosyal medya mecrasını bırakmak istemezsiniz.
örneğin sözlük, km kimle kavga etmiş? kim kime iltifat etmiş? kim kimin kankası, düşmanı...
var olan gruplar kimler ve nelerdir?
bunları kaçırmamak adına yaşadığınız korku, sabahtan akşama sözlükte bulunmanızı sağlar.
ya kaçırırsak?
aslında bunun temelinde moslow ağbimiz vardır.
maslow ihtiyaçlar hiyerarşisinde yer alan dışlanma kuramı ve sosyal karşılaştırmalar kuramı vardır.
kişiler, kendileri için önemli olan bir havadisi kaçırdıklarını düşünürler, bu ''kaygı bozukluğu'' yaratır.
aslında bu kaygı bozukluğundan yararlanarak, sosyal medyada uzun süre kalınarak ''ürün satılır''.
devamını gör...
kabulleniş
çöküş dinamitinin fitilidir. inkardan sonra, çöküşten önceki evredir. geri dönüşü çok nadir gerçekleşir. vücudunuz dahi çöküşe hazırlar kendini. kimyasal tepkimeler yaşanır, depresyonun en ağır dilimine girilir. soyut kavramlar dahi yok olmaya başlar. neşe, sevgi, kibir, erdem, hakikat yitirilir. elinizde sadece şahsiyetiniz kalır. var oluş amacınızı dahi anlayamadığınız şahsiyetiniz. içinde bulunduğunuz mevcut düzenin eksik parçasına kendinizi oturtamazsınız. varlığınızı reddetmeye başlarsınız. fiziki hacminiz bile değişir. mesela elinizi kolunuzu ayağınızı daha çok sağa sola çarpmaya başlarsınız. kapıya olan mesafenizi beyniniz idrak edemez, kolunuzu kapıya çarparsınız. adımlarınız dengesini kaybeder. beynin prefrontal korteks kısmı körelir, dümdüz yolda yürürken attığınız adımlardan biri yerin yüksekliğini unutur ve sanki çukura basmış gibi dengesiz bi yürüyüş sergilersiniz. sakar birisi olursunuz kısaca. çünkü o sırada kafa başka şeyler düşünür. o kadar çok düşünürsünüz ki içsesiniz beynin tamamını ele geçirir. içsesiniz size karşı hem muhalif hem narsist hem iyi hem kötü davranabilir. saniyenin binde birinde hem size hak veren konuşmalar yapar hem de sizi yerden yere vururcasına eleştirir. sizi en çok yıpratan yine siz olursunuz. bir de o sıralarda sizin gibi kabulleniş evresine girmiş insanlara rastlarsanız süreci daha da hızlandırırsınız. 18. yüzyıldan kalma bi tablo sizi mahveder mesela. iki satır camus ile ruhunuzu size daima kötülük sunan içsesinize teslim edersiniz. birkaç dize şiir, kırbaç darbesi gibi canınızı acıtır.
imkanı olan alkol, esrar veya türevi maddelerle vücudunu ve beynini rahatlatır. bi tür solucan deliğidir bu da. sahte bir kaçış hikayesi. birkaç saatlik terapi gibidir. birkaç saatliğine ilahi bakış açısına geçersiniz. kendinizi evrenin dahi üstünde bulabilir, her şeyi inceleme fırsatı tadarsınız. gözlem yeteneğiniz artar, ileri derecede fomoya kapılırsınız. sizin hakkınızda konuşulan her şeyi bilmek istersiniz. merak radarınıza takılan her şeyi bilmek istersiniz. son dakika haberlerini daha sık takip etmeye başlarsınız. evde işte sizin hakkınızda konuşulanları daha dikkatli dinlemek istersiniz. hikayenin eksik parçalarını içsesiniz doldurmak ister. kendi kurduğunuz çok kötü bi kurgu, size muhteşem ve eksiksiz görünmeye başlar. çevrenizdeki herkese karşı tutarsız ve olumsuz kanaatler oluşmaya başlar. tebrikler, artık bir hastasınız. bu dönemde en azından hayatınızda bir theo olmalı. düşüncelerinizi ifade edebileceğiniz, mümkünse uzakta olan biri olmalı. zira içinizdekileri bi şekilde kusmak istersiniz ama çevreyi de kirletmek istemeyecek kadar naifsinizdir. sizi kurtaracak olan şeyin bir dış etken olmasını ümit etmeye başlarsınız. mesela bi kaos, deprem, kriz, kitlesel yokoluş umulur. yakışıklı bi ölüm istenir. sizle beraber herkes bu diyarı terk etsin istersiniz çünkü fomo böyle bir şeydir. hiçbir şeyi kaçırmak istemediğiniz için siz öldükten sonra hiçbir şey olmasın istenir. bencilliğin pik yaptığı nokta, burası.
eğer akıllı biriyseniz kaçmak için son fırsatınız o pik noktası olmalı. bütün hücrelerinize kadar bencil olduğunuzu düşündüğünüz o an kendinize muhteşem bir iyilik yapın ve hem vücudunuzu hem ruhunuzu bu kötülüklerden arındırın. kimisi intiharla yapar bunu, kimisi yeniden hayata tutunarak. tutunacak dal mı yok? kendiniz yaratın. freni boşalmış bir tırın şoförü, sizsiniz. ileride de bi kaçış rampası var. kendi canınız için dorsedeki maldan feragat etmeniz gerekebilir. unutmayın, siz şu an dünyanın en bencil insanısınız. suni dal yaratın veya başkasının dalını çalın veya iyi bi ölüme doğru yol alın yeterki bir şeyler yapın. çabaya en çok ihtiyacınız olan an, muhtemelen o andır. uzmanlar ne der bilmem. zaten profesyonel destek almayı istiyorsanız bu iyi haberdir, henüz kabulleniş evresine girmemiş olabilirsiniz. tedavi çok iyi bi seçenek bu noktada.
hiçbir şey yapmamak ise en kolay seçenektir. kendinizi zamana teslim eder, yavaş yavaş kendi etini koparıp yiyen yamyamın sonu neyse siz de o sonla bu hikayeyi noktalarsınız.
dilediğiniz kadar üzülün. sadece şunu unutmayın; siz bu hisleri yaşayan ne ilk ne de son insansınız.
.
.
.
.
.
.
.
bonus
imkanı olan alkol, esrar veya türevi maddelerle vücudunu ve beynini rahatlatır. bi tür solucan deliğidir bu da. sahte bir kaçış hikayesi. birkaç saatlik terapi gibidir. birkaç saatliğine ilahi bakış açısına geçersiniz. kendinizi evrenin dahi üstünde bulabilir, her şeyi inceleme fırsatı tadarsınız. gözlem yeteneğiniz artar, ileri derecede fomoya kapılırsınız. sizin hakkınızda konuşulan her şeyi bilmek istersiniz. merak radarınıza takılan her şeyi bilmek istersiniz. son dakika haberlerini daha sık takip etmeye başlarsınız. evde işte sizin hakkınızda konuşulanları daha dikkatli dinlemek istersiniz. hikayenin eksik parçalarını içsesiniz doldurmak ister. kendi kurduğunuz çok kötü bi kurgu, size muhteşem ve eksiksiz görünmeye başlar. çevrenizdeki herkese karşı tutarsız ve olumsuz kanaatler oluşmaya başlar. tebrikler, artık bir hastasınız. bu dönemde en azından hayatınızda bir theo olmalı. düşüncelerinizi ifade edebileceğiniz, mümkünse uzakta olan biri olmalı. zira içinizdekileri bi şekilde kusmak istersiniz ama çevreyi de kirletmek istemeyecek kadar naifsinizdir. sizi kurtaracak olan şeyin bir dış etken olmasını ümit etmeye başlarsınız. mesela bi kaos, deprem, kriz, kitlesel yokoluş umulur. yakışıklı bi ölüm istenir. sizle beraber herkes bu diyarı terk etsin istersiniz çünkü fomo böyle bir şeydir. hiçbir şeyi kaçırmak istemediğiniz için siz öldükten sonra hiçbir şey olmasın istenir. bencilliğin pik yaptığı nokta, burası.
eğer akıllı biriyseniz kaçmak için son fırsatınız o pik noktası olmalı. bütün hücrelerinize kadar bencil olduğunuzu düşündüğünüz o an kendinize muhteşem bir iyilik yapın ve hem vücudunuzu hem ruhunuzu bu kötülüklerden arındırın. kimisi intiharla yapar bunu, kimisi yeniden hayata tutunarak. tutunacak dal mı yok? kendiniz yaratın. freni boşalmış bir tırın şoförü, sizsiniz. ileride de bi kaçış rampası var. kendi canınız için dorsedeki maldan feragat etmeniz gerekebilir. unutmayın, siz şu an dünyanın en bencil insanısınız. suni dal yaratın veya başkasının dalını çalın veya iyi bi ölüme doğru yol alın yeterki bir şeyler yapın. çabaya en çok ihtiyacınız olan an, muhtemelen o andır. uzmanlar ne der bilmem. zaten profesyonel destek almayı istiyorsanız bu iyi haberdir, henüz kabulleniş evresine girmemiş olabilirsiniz. tedavi çok iyi bi seçenek bu noktada.
hiçbir şey yapmamak ise en kolay seçenektir. kendinizi zamana teslim eder, yavaş yavaş kendi etini koparıp yiyen yamyamın sonu neyse siz de o sonla bu hikayeyi noktalarsınız.
dilediğiniz kadar üzülün. sadece şunu unutmayın; siz bu hisleri yaşayan ne ilk ne de son insansınız.
.
.
.
.
.
.
.
bonus
devamını gör...
kendinle sevgili olur musun sorunsalı
evet olurdum. kendimden daha iyisini mi bulacağım.
devamını gör...
dünyanın en değerli şeyi
zaman.
benjamin franklin’inin de dediği gibi:
“eğer hayatı seviyorsan, zamanı öldürme; çünkü hayatın zamana bağlıdır.”
benjamin franklin’inin de dediği gibi:
“eğer hayatı seviyorsan, zamanı öldürme; çünkü hayatın zamana bağlıdır.”
devamını gör...
normal sözlük'ün gececi yazarları
bilimsel araştırmalara göre gece oturan insanlar 3 kat daha zeki oluyormuş. mabadımdanuydurdum üniversitesinde yapılan araştırmaya göre gecele.. şaka şaka, geceleri oturanlar genel olarak daha kafa tiplerdir, kötü çocuklardır, sohbetleri sağlamdır falan ama bu sadece benim teorim.
yine de siz yatın uyuyun. hava buz gibi. girin battaniyenin altına, sarılın yastığınıza. ooh mis.
sözlüğün secürity'si ayakta merak etmeyin. ben sizi korurum.
yine de siz yatın uyuyun. hava buz gibi. girin battaniyenin altına, sarılın yastığınıza. ooh mis.
sözlüğün secürity'si ayakta merak etmeyin. ben sizi korurum.
devamını gör...
üçüncü sayfa radyo yayını
"söz ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir" mesela bu konuda söylenmiş über saçma sözlerden biridir.
sevgili support, selamlar ve iyi yayınlar.*
sevgili support, selamlar ve iyi yayınlar.*
devamını gör...
venüs
bir kaç ortak noktamız olsa bile aslında venüs dünya'nın bir çok konuda tersi özelliklere sahip.
venüs, güneş sistemi'nin güneş'e yakınlık bakımından ikinci sırada, sıcaklık bakımından ise ilk sırada bulunan gezegenidir. güneş'e en yakın gezegen olmamasına rağmen en sıcak gezegen olmasının nedeni acımasız atmosferidir. gezegen, atmosferinde bulunan dirençli mikroorganizmalar sayesinde içerisine aldığı güneş ışınlarının çoğunu içeride tutuyor ve gezegeni dev bir seraya çeviriyor. bu durum da gezegeni güneş sistemi'nin en sıcak gezegeni haline getiriyor. yüzey sıcaklığının ortalama olarak 470 civarında olduğu tahmin edilmektedir.
dünya'ya ortalama mesafe açısından en yakın gezegen olan venüs boyut bakımından da dünya'ya çok yakın boyutlara sahiptir; bu özelliği sayesinde "dünya'nın ikizi" adını almıştır. öte yandan bu gezegen bizim gezegenin aksine kendi etrafında dönüşünü ters bir şekilde yapar; yani güneş batıdan doğar ve doğudan batar. (bize göre).
venüs'te yaşam: gerek sıcaklığı gerekse atmosfer şartları yüzünden venüs'te yaşam arayışları bir hayli ümitsiz ancak venüs gelecekte yaşam olabilecek bir gezegen olmaktan çok geçmişte yaşam olan bir gezegen olma ihtimali ile heyecan yaratıyor. peki venüs nasıl oldu da bu hale geldi? venüs'ün bu hale gelmesi dünya'nın geleceği hakkında bir ipucu olabilir mi?
venüs, güneş sistemi'nin güneş'e yakınlık bakımından ikinci sırada, sıcaklık bakımından ise ilk sırada bulunan gezegenidir. güneş'e en yakın gezegen olmamasına rağmen en sıcak gezegen olmasının nedeni acımasız atmosferidir. gezegen, atmosferinde bulunan dirençli mikroorganizmalar sayesinde içerisine aldığı güneş ışınlarının çoğunu içeride tutuyor ve gezegeni dev bir seraya çeviriyor. bu durum da gezegeni güneş sistemi'nin en sıcak gezegeni haline getiriyor. yüzey sıcaklığının ortalama olarak 470 civarında olduğu tahmin edilmektedir.
dünya'ya ortalama mesafe açısından en yakın gezegen olan venüs boyut bakımından da dünya'ya çok yakın boyutlara sahiptir; bu özelliği sayesinde "dünya'nın ikizi" adını almıştır. öte yandan bu gezegen bizim gezegenin aksine kendi etrafında dönüşünü ters bir şekilde yapar; yani güneş batıdan doğar ve doğudan batar. (bize göre).
venüs'te yaşam: gerek sıcaklığı gerekse atmosfer şartları yüzünden venüs'te yaşam arayışları bir hayli ümitsiz ancak venüs gelecekte yaşam olabilecek bir gezegen olmaktan çok geçmişte yaşam olan bir gezegen olma ihtimali ile heyecan yaratıyor. peki venüs nasıl oldu da bu hale geldi? venüs'ün bu hale gelmesi dünya'nın geleceği hakkında bir ipucu olabilir mi?
devamını gör...
judas keçisi
gerçek anlamıyla (bkz: günah keçisi) işte buymuş dedirtendir.
devamını gör...
cacığı bir üst noktaya taşıyan detaylar
sade maden suyu karıştırmak, cidden bir üst segment oluyor.
devamını gör...
seri artıcılar öldü mü sorunsalı
vurulduk ama ölmedik.
devamını gör...
en iyi türk yazar
hikaye okumayı seven kişiler, edebiyatımıza çağdaş hikayecilik konusunda büyük katkıları olan doğa aşığı sait faik abasıyanık'ı en iyi yazar olarak görebilirler.
nahif bakış açısı ve anlatımıyla toplumsal sorunları dile getirmekten çekinmeyen romantik yazar sabahattin ali için de ''en iyi yazar'' diyecekler vardır.
hababam sınıfı aşıkları, stepne takma adıyla eserlerini yazıya döken sınıf şairi rıfat ılgaz'ı öne sürecektir.
edebiyatımızın çınarları bizler için önemlidir diye düşünenler, ülkemizde nobel edebiyat ödülü’ne ilk aday gösterilen koca çınar yaşar kemal'i bu başlık için örnek gösterecektir. nobel demişken, bu ödülü ilk kazanan yazarımız orhan pamuk'u yazmazsam beni eleştirenler olacaktır.
benim gibi tiyatro oyunu okumayı sevenler bu başlığı gördüklerinde kesinlikle haldun taner ve aziz nesin'i akıllarından geçirecektir. ee oğuzum atayım'dan bahsetmeyecek misin diye soranlar elbet çıkacaktır, hakan günday'ın az kitabındaki derda'nın çok özel bir sevgi beslediği oğuz atay'ı yazmamak haksızlık olacaktır.
oğuz atay nedendir bilinmez, aklıma edebiyatımızın gamlı prensesi tezer özlü'yü getiriyor. bir kitabın tam manasıyla kalbe dokunması çok zordur fakat tezer özlü çok genç yaşta yaşama veda etse de bu zorlu olayı gerçekleştirmeyi başarmıştır.
edebiyatımızın 3 kemal'ini de atlamamak gerek. yaşar kemal'i zaten söylemiştik, sırada orhan kemal ve kemal tahir var.
nazım hikmet ran, attila ilhan, orhan veli kanık gibi şairlerimize hiç gelmeyeyim, yoksa sabaha kadar yazmak durumunda kalırım. hem ne demişler; şiir edebiyat dünyasının hükümdarıdır. gerisi hikaye ve romandır.
halide edib adıvar, ömer seyfettin, reşat nuri güntekin, peyami safa, mehmet akif ersoy, nurullah ataç, yusuf atılgan, adalet ağaoğlu ve buraya yazmadığım daha birçok önemli yazarımız başlık altında isminin bulunmasını hak ediyor. sadece bir kişiyi yazmak, diğer yazarlara haksızlık olur gibi geliyor bana. hepsinin o kadar büyük katkıları var ki edebiyatımıza. istesem de tek isim yazamam ve ''en iyi''sini belirleyemem.
nahif bakış açısı ve anlatımıyla toplumsal sorunları dile getirmekten çekinmeyen romantik yazar sabahattin ali için de ''en iyi yazar'' diyecekler vardır.
hababam sınıfı aşıkları, stepne takma adıyla eserlerini yazıya döken sınıf şairi rıfat ılgaz'ı öne sürecektir.
edebiyatımızın çınarları bizler için önemlidir diye düşünenler, ülkemizde nobel edebiyat ödülü’ne ilk aday gösterilen koca çınar yaşar kemal'i bu başlık için örnek gösterecektir. nobel demişken, bu ödülü ilk kazanan yazarımız orhan pamuk'u yazmazsam beni eleştirenler olacaktır.
benim gibi tiyatro oyunu okumayı sevenler bu başlığı gördüklerinde kesinlikle haldun taner ve aziz nesin'i akıllarından geçirecektir. ee oğuzum atayım'dan bahsetmeyecek misin diye soranlar elbet çıkacaktır, hakan günday'ın az kitabındaki derda'nın çok özel bir sevgi beslediği oğuz atay'ı yazmamak haksızlık olacaktır.
oğuz atay nedendir bilinmez, aklıma edebiyatımızın gamlı prensesi tezer özlü'yü getiriyor. bir kitabın tam manasıyla kalbe dokunması çok zordur fakat tezer özlü çok genç yaşta yaşama veda etse de bu zorlu olayı gerçekleştirmeyi başarmıştır.
edebiyatımızın 3 kemal'ini de atlamamak gerek. yaşar kemal'i zaten söylemiştik, sırada orhan kemal ve kemal tahir var.
nazım hikmet ran, attila ilhan, orhan veli kanık gibi şairlerimize hiç gelmeyeyim, yoksa sabaha kadar yazmak durumunda kalırım. hem ne demişler; şiir edebiyat dünyasının hükümdarıdır. gerisi hikaye ve romandır.
halide edib adıvar, ömer seyfettin, reşat nuri güntekin, peyami safa, mehmet akif ersoy, nurullah ataç, yusuf atılgan, adalet ağaoğlu ve buraya yazmadığım daha birçok önemli yazarımız başlık altında isminin bulunmasını hak ediyor. sadece bir kişiyi yazmak, diğer yazarlara haksızlık olur gibi geliyor bana. hepsinin o kadar büyük katkıları var ki edebiyatımıza. istesem de tek isim yazamam ve ''en iyi''sini belirleyemem.
devamını gör...
en sevilen ahmet kaya şarkısı
adımı anamazsın yoluma çıkamazsın
gönülden sevemezsin sen
geçmişi silemezsin rüyama giremezsin
gerçekten sevemezsin sen
gönülden sevemezsin sen
geçmişi silemezsin rüyama giremezsin
gerçekten sevemezsin sen
devamını gör...
tatangalar
1990 yılında kurulmuş sakaryaspor taraftar grubudur. dahil olduğum için söylemiyorum ama türkiye’nin en sağlam tribünlerinden biridir. maraton tribününde konuşlanırlar.
devamını gör...
hasan cihat örter
emekli olduktan sonra avukatlık yapmaya başlayan turan ateş isimli bir avukata yaptığı şu video yüzünden, o avukatın başı epey bir derde girmişti bir dönem. videoyu şuraya bırakalım.https://
üzerinden çok uzun zaman geçti ama kesik kesik hatırlıyorum. o dönem kim lan bu turan ateş, hukuk camiasının trolü olabilir mi diye facebooktan adamı takibe almıştım. öyle biri değilmiş, uzun süre hakimlik yapıp sonra emekli olunca çorba kaynamaya devam etsin ayağına avukatlığa sarmış bir abimizmiş kendisi. yolu bir ara bu hasan cihat örter ile kesişince, herhalde onunda hukuki bir olayını çözüyor, hasan cihat örter hediye babında bu videoyu yapıyor. sonra video nasıl olduysa internette bir dolaşıma giriyor, yaygara ondan sonra kopuyor tabii.
avukatların o devasa tabelaları dışında reklam yapmaları katiyen yasak. turan ateş beyefendide kendisinin bir suçu olmadığını, kendi bilgisi dışında video'nun dolaşıma girdiğini falan yıllarca anlatmaya çalışıyor. ama sonuç? bak ben halen hatırlıyorum mesela*
avukatlık işim olursa ve halen koşturuyorsan sana geleceğim turan ateş.*
üzerinden çok uzun zaman geçti ama kesik kesik hatırlıyorum. o dönem kim lan bu turan ateş, hukuk camiasının trolü olabilir mi diye facebooktan adamı takibe almıştım. öyle biri değilmiş, uzun süre hakimlik yapıp sonra emekli olunca çorba kaynamaya devam etsin ayağına avukatlığa sarmış bir abimizmiş kendisi. yolu bir ara bu hasan cihat örter ile kesişince, herhalde onunda hukuki bir olayını çözüyor, hasan cihat örter hediye babında bu videoyu yapıyor. sonra video nasıl olduysa internette bir dolaşıma giriyor, yaygara ondan sonra kopuyor tabii.
avukatların o devasa tabelaları dışında reklam yapmaları katiyen yasak. turan ateş beyefendide kendisinin bir suçu olmadığını, kendi bilgisi dışında video'nun dolaşıma girdiğini falan yıllarca anlatmaya çalışıyor. ama sonuç? bak ben halen hatırlıyorum mesela*
avukatlık işim olursa ve halen koşturuyorsan sana geleceğim turan ateş.*
devamını gör...
pofuduk
türk dil kurumu sözlüğünde neden bulunmadığını anlamadığım ama olması gerektiğine canı gönülden inandığım, güncel konuşma dilinde çokça kullanılan sözcüktür. genelde çocukların kullanımında yoğun olarak rastlanan sözcük güzel bir sevgi ve beğeni ifadesi olarak kullanılmaktadır.
bir yabancı dil öğretmeni olarak bütün dillere büyük bir tutku ile bağlı olduğum için dillere katılan yeni sözcükler beni her zaman büyülemiştir. ama türkçenin resmiyette bu konuda çok tutucu olduğunu düşünüyorum. yeni sözcükler eğer mantıklı iseler dilleri güçlendirir.
sözcük aslında mantıklı bir temele oturtularak sözlüğe ve sözcük dağarcığımıza katılabilir bence.
pofurdamak diye bir sözcük vardır sözlükte. can sıkıntısını belli etmek için yanakları şişirdikten sonra havayı pof sesi ile dışarı vermek için kullanılır. pofuduk sözcüğü de burdan hareketle türemiş olabilir. zira despicable me’den hatırlayacağımız gibi agnes’in yanakları çok pofuduktur.
pofuduk kelime anlamı olarak yumuşak ve hafif, sevimli ve yumuşacık anlamına gelir. bu kadar sevimli bir sözcüğün sözlük dışında kalıp resmiyet kazanmamış olması gerçekten büyük bir kayıptır.
yanakları pofuduk olan insanlara sesleniyorum: dünyanın bütün pofudukları birleşin!
bir yabancı dil öğretmeni olarak bütün dillere büyük bir tutku ile bağlı olduğum için dillere katılan yeni sözcükler beni her zaman büyülemiştir. ama türkçenin resmiyette bu konuda çok tutucu olduğunu düşünüyorum. yeni sözcükler eğer mantıklı iseler dilleri güçlendirir.
sözcük aslında mantıklı bir temele oturtularak sözlüğe ve sözcük dağarcığımıza katılabilir bence.
pofurdamak diye bir sözcük vardır sözlükte. can sıkıntısını belli etmek için yanakları şişirdikten sonra havayı pof sesi ile dışarı vermek için kullanılır. pofuduk sözcüğü de burdan hareketle türemiş olabilir. zira despicable me’den hatırlayacağımız gibi agnes’in yanakları çok pofuduktur.
pofuduk kelime anlamı olarak yumuşak ve hafif, sevimli ve yumuşacık anlamına gelir. bu kadar sevimli bir sözcüğün sözlük dışında kalıp resmiyet kazanmamış olması gerçekten büyük bir kayıptır.
yanakları pofuduk olan insanlara sesleniyorum: dünyanın bütün pofudukları birleşin!
devamını gör...


