sohbeti devam ettirme çabaları
iyi anlaşan insanlar herhangi bir çaba sarf etmeksizin sohbet edebilir, hatta istemsiz konu konuyu açar. sohbeti ittirip kaktırmak ile sürdürmeye çalışıyorsanız bu o insanla pek de iyi anlaşamadığınızı gösterir, yol yakınken bu sevdadan vazgeçebilirsiniz.
devamını gör...
çok kısa bir hayatımız olduğu gerçeği
kısadan çok anlamsız olması insanı sinir ediyor.
devamını gör...
kalp atışı
default yaşam sinyali, heartbeat. pqrst şeklinde bir atım dalgası vardır, ki sağlıklı bireylerde 1 atım 0.85 saniye civarında sürer ve ortalama 70 kez atar bir kalp.

tabi bu kalp atışı bazı durumlarda değişir, bu da değişik değişik isimlendirilmiş durumda. bir iki tanesini genel kültür açısından en azından bilin, ya da acil servise kalp krizinden [miyokard infarktüs] giden bir yakınınız falan olursa konuşulanları azıcık ucundan anlayın.
1. sinüs ritmi: kalbin dinlenme durumunda attığı hali. normal ritm yani. 70 atış [bpm] demiştim yukarıda (60-100 aralığı normaldir).
2. aritmi: kalbin normalden farklı ritm ile atması, ritm bozukluğu (yavaş veya hızlı fark etmez, ikisi de aritmidir).
3. bradikardi: aritminin bir çeşidi bu aslında. kalbin 60 bpm'den yavaş atması durumu.
4: taşikardi: aritminin diğer çeşidi. kalbin 100 bpm'den hızlı atması durumu.
daha da var ama ben ne kalpten anlarım, ne de kardıyovasküler sistemi severim. atrial/ventriküler fibrilasyon vs falan onları bilen arkadaşlar daha güzel anlatır zaten.
son olarak şöyle bir görsel ile bugünkü sağlık köşemizi kapatalım.

tabi bu kalp atışı bazı durumlarda değişir, bu da değişik değişik isimlendirilmiş durumda. bir iki tanesini genel kültür açısından en azından bilin, ya da acil servise kalp krizinden [miyokard infarktüs] giden bir yakınınız falan olursa konuşulanları azıcık ucundan anlayın.
1. sinüs ritmi: kalbin dinlenme durumunda attığı hali. normal ritm yani. 70 atış [bpm] demiştim yukarıda (60-100 aralığı normaldir).
2. aritmi: kalbin normalden farklı ritm ile atması, ritm bozukluğu (yavaş veya hızlı fark etmez, ikisi de aritmidir).
3. bradikardi: aritminin bir çeşidi bu aslında. kalbin 60 bpm'den yavaş atması durumu.
4: taşikardi: aritminin diğer çeşidi. kalbin 100 bpm'den hızlı atması durumu.
daha da var ama ben ne kalpten anlarım, ne de kardıyovasküler sistemi severim. atrial/ventriküler fibrilasyon vs falan onları bilen arkadaşlar daha güzel anlatır zaten.
son olarak şöyle bir görsel ile bugünkü sağlık köşemizi kapatalım.
devamını gör...
aşık olmakla sevmek arasındaki fark
aşkı acı, sevgiyi mutluluk besler.
devamını gör...
arada nickaltına girip bakmak
yapmadığımdır. millet nickime takmış. yok beni anlatan nick. şöyle nick böyle nick. salın kardeşim nickimi.
nickaltı denen şey yazarın tanımlarını beğendiğiniz için yazılır benim bildiğim. bana yazmamışlar ki nickime yazmışlar* neyse sinirlendim... gidip abdest alayım
nickaltı denen şey yazarın tanımlarını beğendiğiniz için yazılır benim bildiğim. bana yazmamışlar ki nickime yazmışlar* neyse sinirlendim... gidip abdest alayım
devamını gör...
hayattan gram zevk almamak
benim sahip olmadığım düşüncedir. aslında zevk alınacak çok şey var ama maalesef onları göremiyoruz. ben de göremiyorum. ama üniversiteye hazırlanan bir öğrenci olarak geleceğim için planladığım şeyleri düşündükçe ve bunları düşündükçe zevk almam kolaylaşıyor.
devamını gör...
abla terörü
tombiş ve kırmızı yanaklıydı kardeşim. yanağını sürekli sıktığım için isilik olmuştu. doktor ablasından uzak tutun demiş.* benimkisi tamamen sevgidendi lütfen terör falan demeyin alındım bak.
devamını gör...
yara bandı ilişkileri
eski sevgiliyi unutmak için yaşanan,kısa süreli bir ilişkidir.
devamını gör...
müge anlı ile tatlı sert
bir atv programı.
bugün çok tuhaf bir olay var ekranda. evli bir adam ve karısı (nagihan ya da nagehan) gelmiş. bir de 2. kadın (nursel) var. sözde nursel'e para kaptırmışlar, nursel bunun kimliğini kullanmış falan filan... işin o kısmını geçiyorum, çok cankulağıyla dinlemedim de zaten. beni hayretler içinde bırakan kısmına geliyorum işin. daha doğrusu hayretler içinde kalmak demeyeyim, sonuçta artık bir şeye şaşırmıyoruz da işin "yuh!" dediğim kısmına geliyorum diyeyim.
adamın ifadesi şu: "nursel arabada üzerime atladı, beni kirletti."
soruyor müge: "sen ne yaptın, kaçmadın mı?"
cevap: "dışarıda yağmur vardı, çıkmadım arabadan, kirletti beni..."
nursel de "ben evli olduğunu bilmiyordum. boşandım dedi. bana imam nikâhı kıydı. evimin geçimini o sağlıyordu." falan diyor.
tüm bunlara rağmen karısı, tipik bir kendini kandırma ihtiyacı içerisinde "benim kocam yapmaz. kadın onu kandırdı. benim kocam çok saftır bla bla bla..."
güneş tutulmasını sorun anlatayım, ay tutulmasını sorun anlatayım ama akıl tutulmasına diyecek tek kelimem yok.
imdat yaaa, vallahi billahi imdaaaat!
bugün çok tuhaf bir olay var ekranda. evli bir adam ve karısı (nagihan ya da nagehan) gelmiş. bir de 2. kadın (nursel) var. sözde nursel'e para kaptırmışlar, nursel bunun kimliğini kullanmış falan filan... işin o kısmını geçiyorum, çok cankulağıyla dinlemedim de zaten. beni hayretler içinde bırakan kısmına geliyorum işin. daha doğrusu hayretler içinde kalmak demeyeyim, sonuçta artık bir şeye şaşırmıyoruz da işin "yuh!" dediğim kısmına geliyorum diyeyim.
adamın ifadesi şu: "nursel arabada üzerime atladı, beni kirletti."
soruyor müge: "sen ne yaptın, kaçmadın mı?"
cevap: "dışarıda yağmur vardı, çıkmadım arabadan, kirletti beni..."
nursel de "ben evli olduğunu bilmiyordum. boşandım dedi. bana imam nikâhı kıydı. evimin geçimini o sağlıyordu." falan diyor.
tüm bunlara rağmen karısı, tipik bir kendini kandırma ihtiyacı içerisinde "benim kocam yapmaz. kadın onu kandırdı. benim kocam çok saftır bla bla bla..."
güneş tutulmasını sorun anlatayım, ay tutulmasını sorun anlatayım ama akıl tutulmasına diyecek tek kelimem yok.
imdat yaaa, vallahi billahi imdaaaat!
devamını gör...
heisenberg
tehlikede değilim. tehlikenin kendisiyim.
devamını gör...
şom ağızlı
bir çok ailelerde bunlardan çoktur.
devamını gör...
pickman's muse
izlediğim en iyi h.p. lovecraft uyarlamalarından biri. 2010 abd yapımı bir filmdir. doğaüstü ve psikolojik gerilim temelli bir korku filmidir.
burada aslında lovecraft'ın haunter of the dark eserinin konusu, yazarın pickman's model isimli hikayesindeki robert pickman üzerinden anlatılır. yine de "serbest" bir uyarlama diyebiliriz buna. yani bu iki hikayeyi de daha önce okumuşsanız bile, konunun nereye gidip nasıl sonlanacağını tahmin edemeyebilirsiniz.
müthiş atmosferik bir filmdir ve yapımdaki oyunculuklar çok iyidir (bir iki yan karakteri saymazsak).
lovecraft hayranıysanız ve/ya psikolojik ve fantastiğin müthiş iç içe geçirildiği sıkı bir korku filmi arıyorsanız bu filmi kaçırmayınızdır.
öncelikle, film ben düşük bütçeliyim diye bağırsa da karşımızda asla dandik bir iş yok. başrol mesela başkarakterin içine tamamen girmiş ve oyunculuğu çok inandırıcı. o akıl hastanesindeki "deli" de inanılmaz rahatsız edici oynamış ki bu da öyle bir karakterde haneye artı puan kazandırır.
gizem unsuru... filmin alametifarikalarından biri. o gizem unsuru olan kiliseyi çok merak ediyoruz mesela biz de, tıpkı başkarakter gibi. bu bir obsesyon seviyesine ulaşıyor hatta. tıpkı stephen king'in kara kule serisinde roland'ın kara kule'si gibi. orada ne ile karşılaşacaksak karşılaşalım o kuleye/kiliseye ille ulaşmalıyız işte; daha doğrusu başkarakter ulaşmalı ve biz okuyucular/izleyiciler de onunla birlikte heyecanın dibine vurmalıyız.
bir de church of starry wisdom / starry wisdom cult şeysi var ki bunu zaten lovecraft hayranları bilir. yani bu kültü aslında sonrasında lovecraftian yazarlar çok ilerilere götürdü. lovecraft'ın bircthulhu'su kadar detaylandırdığı bir şey değildi bu kült. buna rağmen, yine de lovecraft'ın yarattığı cidden de en etkileyici gizem unsurlarından biri olduğunu söyleyebiliriz. bu filmde de o kült önemli bir rol oynuyor ama "uzun bir rol" oynamıyor. kurguda kilit öneme sahip olduğunu eklemeliyim, buna rağmen.
sonu da ayrı manyaklıkta filmin, bu arada.
bana göre en iyi lovecraft uyarlamalarından biridir pickman's muse. bunu yenilemekte bir beis görmüyorum.
not: film çok az biliniyor. izleyebilmek için ingilizce bilmek gerekebilir. türkçe alt yazısı olduğunu hiç zannetmiyorum ama ingilizce alt yazısını bulabilirseniz ilgili online platformlarda türkçeye çevirtip izleyebilirsiniz.
burada aslında lovecraft'ın haunter of the dark eserinin konusu, yazarın pickman's model isimli hikayesindeki robert pickman üzerinden anlatılır. yine de "serbest" bir uyarlama diyebiliriz buna. yani bu iki hikayeyi de daha önce okumuşsanız bile, konunun nereye gidip nasıl sonlanacağını tahmin edemeyebilirsiniz.
müthiş atmosferik bir filmdir ve yapımdaki oyunculuklar çok iyidir (bir iki yan karakteri saymazsak).
lovecraft hayranıysanız ve/ya psikolojik ve fantastiğin müthiş iç içe geçirildiği sıkı bir korku filmi arıyorsanız bu filmi kaçırmayınızdır.
öncelikle, film ben düşük bütçeliyim diye bağırsa da karşımızda asla dandik bir iş yok. başrol mesela başkarakterin içine tamamen girmiş ve oyunculuğu çok inandırıcı. o akıl hastanesindeki "deli" de inanılmaz rahatsız edici oynamış ki bu da öyle bir karakterde haneye artı puan kazandırır.
gizem unsuru... filmin alametifarikalarından biri. o gizem unsuru olan kiliseyi çok merak ediyoruz mesela biz de, tıpkı başkarakter gibi. bu bir obsesyon seviyesine ulaşıyor hatta. tıpkı stephen king'in kara kule serisinde roland'ın kara kule'si gibi. orada ne ile karşılaşacaksak karşılaşalım o kuleye/kiliseye ille ulaşmalıyız işte; daha doğrusu başkarakter ulaşmalı ve biz okuyucular/izleyiciler de onunla birlikte heyecanın dibine vurmalıyız.
bir de church of starry wisdom / starry wisdom cult şeysi var ki bunu zaten lovecraft hayranları bilir. yani bu kültü aslında sonrasında lovecraftian yazarlar çok ilerilere götürdü. lovecraft'ın bircthulhu'su kadar detaylandırdığı bir şey değildi bu kült. buna rağmen, yine de lovecraft'ın yarattığı cidden de en etkileyici gizem unsurlarından biri olduğunu söyleyebiliriz. bu filmde de o kült önemli bir rol oynuyor ama "uzun bir rol" oynamıyor. kurguda kilit öneme sahip olduğunu eklemeliyim, buna rağmen.
sonu da ayrı manyaklıkta filmin, bu arada.
bana göre en iyi lovecraft uyarlamalarından biridir pickman's muse. bunu yenilemekte bir beis görmüyorum.
not: film çok az biliniyor. izleyebilmek için ingilizce bilmek gerekebilir. türkçe alt yazısı olduğunu hiç zannetmiyorum ama ingilizce alt yazısını bulabilirseniz ilgili online platformlarda türkçeye çevirtip izleyebilirsiniz.
devamını gör...
eş cinsel sözlük yazarları
efendim canım? allahına kadar biseksüeliz, hamdolsun.
biseks seven kızlar eklesin hele bi memleket meselelerinden bahsederiz azıcık.
biseks seven kızlar eklesin hele bi memleket meselelerinden bahsederiz azıcık.
devamını gör...
cenk raporu radyo yayını
naaaaağbeeer? özlediniz mi beni? neredeyse 1 ay oldu bak, gördün mü kim döndü...
akşam yayın var. yayında ne olacağına dair ise hiçbir fikrim yok o yüzden size bir vaadim yok. siz bi gelin, bakarız hep beraber. ha bu arada yayın saatimizi erkene aldık, 21.00. ona göre.

~~
- sözlük radyosu: blog.normalsozluk.com/
- instagram : www.instagram.com/sozlukrad...
- twitter : twitter.com/RadyoSozluk
akşam yayın var. yayında ne olacağına dair ise hiçbir fikrim yok o yüzden size bir vaadim yok. siz bi gelin, bakarız hep beraber. ha bu arada yayın saatimizi erkene aldık, 21.00. ona göre.

~~
- sözlük radyosu: blog.normalsozluk.com/
- instagram : www.instagram.com/sozlukrad...
- twitter : twitter.com/RadyoSozluk
devamını gör...
covid yalanına inanmıyorum
öncelikle insanları yavaş yavaş öldüren mevsimsel grip tarzı bir şey var ben bunda hemfikirim.
fakat benim inancım, bazılarının, bazı kötü niyetli grupların bu mevsimsel gribi (tabii ki daha ağır) abuk subuk yasaklarla kendi çıkarları, amaçları doğrultusunda kullandıkları, hükümetlerin de bu olayda kukla gibi kullanıldıkları yönünde.
edit: özetle demek istediğim, gündeme böyle taşınmasaydı "benim kayınpeder influenza'dan gitti" diyecektik. biz de ağır bir mevsimsel grip gibi atlatacaktık. bunların hiçbiri yaşanmamalıydı.
edit2: aleksandr lukaşenko.
fakat benim inancım, bazılarının, bazı kötü niyetli grupların bu mevsimsel gribi (tabii ki daha ağır) abuk subuk yasaklarla kendi çıkarları, amaçları doğrultusunda kullandıkları, hükümetlerin de bu olayda kukla gibi kullanıldıkları yönünde.
edit: özetle demek istediğim, gündeme böyle taşınmasaydı "benim kayınpeder influenza'dan gitti" diyecektik. biz de ağır bir mevsimsel grip gibi atlatacaktık. bunların hiçbiri yaşanmamalıydı.
edit2: aleksandr lukaşenko.
devamını gör...
dış görünüşle dalga geçmek
karşıdaki ile değil kişinin kendisi ile ilgili bir durumdur. bana kalırsa (bkz: aşağılık kompleksi)'dir veya belirtisidir en azından.
kişinin istediği görünüşe sahip olmaması ve bunun içini kemirmesi nedeniyle karşısındakini de bu duruma düşürüp aynı şekilde hissetmesini sağlamak veya -ki çoğunlukla- çevresine bakın nbenim özgüvenim tavan imajı vermeye çalışmasıdır. bana göre küçük ve cahil insan hareketidir.
ne demiş (bkz: yunus emre);
yaradılanı severim, yaradandan ötürü.
kişinin istediği görünüşe sahip olmaması ve bunun içini kemirmesi nedeniyle karşısındakini de bu duruma düşürüp aynı şekilde hissetmesini sağlamak veya -ki çoğunlukla- çevresine bakın nbenim özgüvenim tavan imajı vermeye çalışmasıdır. bana göre küçük ve cahil insan hareketidir.
ne demiş (bkz: yunus emre);
yaradılanı severim, yaradandan ötürü.
devamını gör...
sakarya'da 16 yaşındaki gencin intihar etmesi
sakarya'da yaşıyorsun, ve karşılaşabileceğiniz insan türleri.
sapık, dinci, çomar, maddiyatçı, oğlancı, ve özellikle çocuklarına hiçbir şekilde destek olmayan aileler.
açık ve net sakarya da 2 projeyi sırf toplantı da uslup konuşmalarını tasvip etmediğim için iptal ettim böyle asalak tayfayla 2 yıl garanti geçmez dedim.
sapık, dinci, çomar, maddiyatçı, oğlancı, ve özellikle çocuklarına hiçbir şekilde destek olmayan aileler.
açık ve net sakarya da 2 projeyi sırf toplantı da uslup konuşmalarını tasvip etmediğim için iptal ettim böyle asalak tayfayla 2 yıl garanti geçmez dedim.
devamını gör...
gülşen'in lolipop şarkısının kapak fotoğrafı
ben şahsen bu kadının tam olarak freudiyen manada açıklanması gereken ciddi cinsel ve psikolojik sorunları olduğuna inanıyorum. davranışları hakkaten çok histerik. sadece para kazanmakla açıklanamaz.
devamını gör...

