yazarların unutamadıkları dizi replikleri
''sen zannediyor musun ki bir tek alzheimer olan sensin? herkes hasta, hepsi hasta. yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak, sen kimsin ki, alt tarafı bir katil, alt tarafı bir cinayet haberi.''
şahsiyet.
şahsiyet.
devamını gör...
akla gelen her konuda başlık açmak tanım yazmak
efendim bazı yazarlarımızın yapmaktan pek bir hoşlandığı şeydir bu.
bir çeşit patavatsızlıktır.
burası anonim bir yer ya,
nasıl olsa kimse tanımıyor, bilmiyor rahat rahat yazarız diye düşünüyorlar herhalde.
utanmak mı? hak getire!
yaşasın özgürlük!
bir çeşit patavatsızlıktır.
burası anonim bir yer ya,
nasıl olsa kimse tanımıyor, bilmiyor rahat rahat yazarız diye düşünüyorlar herhalde.
utanmak mı? hak getire!
yaşasın özgürlük!
devamını gör...
alper tunga öldü mü
lise edebiyat dersinde hepimizin beynine kazınan,yıllar geçse de unutulmayan bir sagudur.
hadi itiraf edin hepiniz başlığı okuyunca devamını söylediniz.
alp er tunga öldi mü.
ıssız ajun kaldı mu.
ödlek öçin aldı mu.
emdi yürek yırtılır.
hadi itiraf edin hepiniz başlığı okuyunca devamını söylediniz.
alp er tunga öldi mü.
ıssız ajun kaldı mu.
ödlek öçin aldı mu.
emdi yürek yırtılır.
devamını gör...
yanlış anlaşılan şarkı sözleri
sezen aksun’nun (bkz: firuze) şarkısında ;hüzün buğusu gibisin sen firuze’yi üzüm kurusu gibisin diye anlıyordum evet ben.
devamını gör...
farmakoloji
yorar da yorar, meslek hayatında görmediğin,kullanmayacağın, hatta türkiye'de olmayan bilmem kaç tane ilaç ve etki mekanizması ezberlersin.
devamını gör...
rüyaların yorumu
rüyalar insanlara gönderilen gizli mesajlardır. yorumu çok zor olur hatta imkansızdır.kişiden başka kimse anlayamaz.
devamını gör...
baykuş
kar altındaki fareyi görmese de avlayacak kadar isabetli olabiliyor. bir peçeli baykuş yılda 1000 'den fazla fare avlıyor.
devamını gör...
varoşluk belirten sözler
(bkz: devamke)
devamını gör...
#guneseumutol
sma hastası güneş bebek için açılan yardım kampanyasına destek olmak isteyen kafa sözlük yazarlarının toplaşacağı başlıktır. #guneseumutol
devamını gör...
attila ilhan sözleri
"insan annesi ölünce anlar içindeki çocuğun hiç ölmeyeceğini.
aklına geldikçe kahrolur, bunu anlamakta neden bu kadar geciktiğini..."
aklına geldikçe kahrolur, bunu anlamakta neden bu kadar geciktiğini..."
devamını gör...
böğürtlen
toplarken elinizde ezilip suyunun çıkmasıyla birkaç günlüğüne mor ve şekilsiz dövme ve ojelere sahip olabilirsiniz. lekesi zor çıkar, tıpkı ceviz gibi. bu arada yeşil dövme+oje için cevizi deneyebilirsiniz, henüz kurumamış halinin kabuğunu soymak yeterlidir.
devamını gör...
kızım sana söylüyorum gelinim sen anla
en nefret ettiğim olaydır. kızına söyleyeceksen kızına söyle, gelinine söyleyeceksen gelinine söyle. yüzüne söylemeye cesaretin yoksa alttan alttan mesaj da göndermeyeceksin.
bana yapılırsa anlamamış gibi yapıyorum. söyleyene kadar içi içini yesin.
bana yapılırsa anlamamış gibi yapıyorum. söyleyene kadar içi içini yesin.
devamını gör...
derkenar
eskiden resmi daireler tarafından kağıtların alt ve yan kısımlarına söz konusu iş ile ilgili yazılan yazılara denir.
devamını gör...
iki kişinin aynı anda birbirini sevmesi
genelde başkaları yüzünden sonu hüsran olacak durumdur.
devamını gör...
avatar: the last airbender
gerçekten harika ötesi bir dizi . en yakın arkadaşlarımdan birinin tavsiyesi üzerine izlemiştim ve asla pişman değilim hatta herkese de öneriyorum bile . hikayenin ilerleyişi ve karakterler gerçekten çok iyi . netflix'te hala var diye biliyorum izlemek isteyenler için . *
devamını gör...
insanı yoran şeyler
sürekli ama sürekli kendini öven insanlar
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
yağmur yağıyor ömür hanım...gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına...ve ben sonsuz bir düzlükte bir küçücük bir silik nokta gibi eriyip gidiyorum. seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar katından?
yaşama sevinci adına bir tutamağım kalmadı ömür hanım. bir garip boşlukta çiviliyim günlerdir göz bebeklerimden. sahi nedir yaşamın anlamı? geriye dönüyorum sık sık yanıt aramak adına, yüreğimin silik izler bırakıp, ağır yükler aldığı zamanın derin denizlerine. bakıyorum umut karamsarlığın, sevinç acının azıcık soluk almasından başka ne ki?
yaşamsa gerçekle düşün umutsuz bir savaşı, her şeyi içine alan kocaman bir yanılsama değil mi yoksa?
öyle büyük umutlarım olmadı benim, büyük düşlerim, özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı. koşullarım beni oluşturdu ben acılarımı buldum. herkes gibi yaşasaydım eğer, yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi avutmaya beni. bir gömlek, bir ayakkabı, bir elbise, bir yemek lokantalarda; televizyon, halı, masa ve daha nice eşya yeterdi yalnızlığı örtmeye, kendimi göstermeye, varolmaya, dar çevre yitikleri'nde önem kazanmaya...
oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının eteklerine yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim. öyle bir tüketmek ki, sonucu yepyeni bir ben'e ulaştırırdı beni, kederli dalgınlığımdan her döndüğümde...bir ben ki tüm ilişkilerin perde arkasını görür de gülerdim sessizce yapay yakınlıklarına insanların. kim kimi ne kadar anlayabilir ömür hanım?
olanağı olsa da insanların yürekleri konuşabilseydi dilleri yerine, her şey daha yalansız, daha içten olurdu. aklı silmeli diyorum insan ilişkilerinden. yanılıyor muyum? olsun. yanıldığımı biliyorum ya...
yaşama sevinci adına bir tutamağım kalmadı ömür hanım. bir garip boşlukta çiviliyim günlerdir göz bebeklerimden. sahi nedir yaşamın anlamı? geriye dönüyorum sık sık yanıt aramak adına, yüreğimin silik izler bırakıp, ağır yükler aldığı zamanın derin denizlerine. bakıyorum umut karamsarlığın, sevinç acının azıcık soluk almasından başka ne ki?
yaşamsa gerçekle düşün umutsuz bir savaşı, her şeyi içine alan kocaman bir yanılsama değil mi yoksa?
öyle büyük umutlarım olmadı benim, büyük düşlerim, özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı. koşullarım beni oluşturdu ben acılarımı buldum. herkes gibi yaşasaydım eğer, yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi avutmaya beni. bir gömlek, bir ayakkabı, bir elbise, bir yemek lokantalarda; televizyon, halı, masa ve daha nice eşya yeterdi yalnızlığı örtmeye, kendimi göstermeye, varolmaya, dar çevre yitikleri'nde önem kazanmaya...
oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının eteklerine yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim. öyle bir tüketmek ki, sonucu yepyeni bir ben'e ulaştırırdı beni, kederli dalgınlığımdan her döndüğümde...bir ben ki tüm ilişkilerin perde arkasını görür de gülerdim sessizce yapay yakınlıklarına insanların. kim kimi ne kadar anlayabilir ömür hanım?
olanağı olsa da insanların yürekleri konuşabilseydi dilleri yerine, her şey daha yalansız, daha içten olurdu. aklı silmeli diyorum insan ilişkilerinden. yanılıyor muyum? olsun. yanıldığımı biliyorum ya...
devamını gör...
araba reklamları
lokanta camına ekmek banan kemal sunal gibi izlediğim reklamlardır.
devamını gör...
