katıldığım önerme.

yoldaş yazar alırken filtreleme yapmış sanki; nerede samimi, saygın, nazik kişi varsa toplamış buraya. e bilirsiniz ki bir insanda saydığım bu özellikler varsa ön yargı olmaması su götüremez bir gerçek.
devamını gör...

çok üzücü bir durum ve ülkemiz adına büyük bir kayıp. umarım arkasından başka bir şey çıkmaz.

ışıklar içinde uyusun.*
devamını gör...

toyota'nın logosu içerisinde toyota kelimesini yazabileceğiniz tüm harfler bulunur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
devamını gör...

anonim kalamayanlarda bugün.

aman ben de kalamadım zati. kim var kim yok topladım buraya. yakında mahalle esnafını da çağıracağım tam olacak.

yoklama alıyoruz hadi bakalım sayın yazarın eşi olmayanlar el etsin.
ben değilim.
devamını gör...

başlığına ilgi gösterene kibarlığından bir jest yapma ihtimali aklına geldi mi hiç? kaç para lan bir like
devamını gör...

bugün de, seninle ve sensiz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dislektik olduğum için böyle ufak şımarıklıklar yapamıyorum. geçiremiyorum cinnet.

yazdığım şeyleri bazen 194 kez okuyorum ama orada danalar gibi duran heceleme hatasını göremiyorum mesela. gelemememememek yazdığım oluyor, asla görmüyorum yanlış olduğunu uzun süre. üzüntülemek mesela benim için bazen çok anlamlı oluyor, sanki günlük hayatımda sürekli kullanıyor gibi hissediyorum, bi gün geliyor aaaa diyorum üzüntülemek diye bir şey yok. vücudumun hangi kısmı uyduruyor bunları diye çok sorguluyorum. beyin olamaz bence.

bi de işin güzel yanı başkalarının yaptığı yazım yanlışlarını aynı şekilde göremiyor olmak. çok alakasız, rezil çeviriler yapan çok fazla yayınevinin ucuz kitaplarını alma şansım oluyor. başkası okurken sıkıntıdan bir gece içinde sacları beyazlıyor mesela, benim umurumda bile olmuyor. okuyup geçiyorum.

çünküsü bence önemli olan şey anlatmak istediği şeyi anlatıp anlatmıyor olması. anlatabiliyor mu? o zaman çok didiklemeye gerek yok. hata aramak için çok istekli olmaya gerek yok belki. bilemiyorum.
devamını gör...

değiştin mi hiç?
değiştim ben bu sene.
ve her gece,
her bir gece
sadece dört soru sormuştum sana
ama bu gece başka bir soru düşündüm.
bunca delilik ne kadar daha sürecek böyle?
bu gece başka bir soru düşündüm.
zalimin mazlum ile,
celladın kurban ile
dönüp durduğu bu dehşet çemberi
bunca delilik ne kadar daha sürecek böyle?
bu yıl ne değişti?
bu yıl benim değişen.
eskiden uysal bir kuzuydum,
sonra bir kaplan oldum ve vahşi bir kurt.
güvercindim önceden, bir ceylandım
bugünse bilmiyorum ne olduğumu.
babam almıştı onu bana sadece iki paraya
kuzucuk! ah kuzucuk!
babam almıştı onu bana sadece iki paraya
ve her şey, yeniden başlıyor işte.

had gadia
devamını gör...

tanım girmek yerine kim ne yazmış diye bakıyorum.
devamını gör...

özelde konuşup halledilmesi gereken meseleleri sözlük içinde ulu orta herkesin içinde yazdıktan sonra tarafların incinmesi durumu.

hiç girmem bu işlere. problemim varsa yazarım özelden gayet düzgün bir biçimde. bir olaydan hoşnut değilsem hoşnut olmadığım kişileri engellerim.

kimin kiminle ne problemi olduğunu da bilmek zorunda değilim. kafa dağıtmak için girdiğimiz sözlükte dert tasa sahibi olup çıkıyoruz. doğru düzgün akışta tanım yazacak başlık yok be.
neyse başlığı görünce aklıma şu replik geldi.

(bkz: bir de bayıl istersen feriha)
devamını gör...

devamını gör...

ne diyelim, mahmut’mu diyelim?
devamını gör...

mezarımı kazar, içine yatardım. ölürken bile kimseye yük olmak istemem.
devamını gör...

doğruluk, özü sözü bir olma, gerçeği saklamama anlamlarına karışıklık gelir.

ayrıca sırf doğru konuşacak diye patavatsız olmak ile de karıştırılmamalıdır.

şöyle bir şey de türedi son zamanlarda,birisi doğruyu söylediği zaman istenmez, hor görülür, eleştirilir, dışlanır..ama doğru konuşanların da artık kalmadığından yakınılır. insanoğlu ne garip!

eğer böyle doğruyu doğru şekilde kullanan bir insana sahipseniz, bırakmayın azizim.


marie curie ukdesi
devamını gör...

“ve bazen ölür insan. yaşarken çok kere, hayatın sonunda bir kere ölür.”

kalemi güçlü bir yazar. henüz kitaplarıyla tanışmadıysanız ve şu aralar “kimi ve neyi” okuyayım diye düşünüyorsanız, bir meddah olarak, yazarı sizlere öneriyorum.

birkaç yıl önce kendisiyle tanışmıştım. sohbeti de ayrı güzeldir. ankaralılar imge kitabevini iyi bilirler. yazarı buradan sorabilirler, denk gelirseniz bir çay kahve için derim. son derece mütevazi ve hoş sohbet biridir.


ankara üniversitesi farmakoloji bölümü mezunu, odtü’de siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümünde ikinci yüksek lisansını yapmıştır. mülkiye'de ikinci doktorasını yaparken aynı zamanda bir zamanlar sartre, althusser, foucault ve gilles deleuze gibi ünlü filozof ve kuramcıların ders verdiği paris’teki ecole normale superieure’da felsefe eğitimi almıştır. makale, deneme ve şiirleri birgün, radikal, birikim, evrensel kültür, bilim ve ütopya gibi çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmıştır.


kitaplarından bazıları;

yalnızlığa övgü
aleviliğin abc’si (bu kitap bir başucu kitabından öte bir bilgi kaynağıdır.)
yitik (ezidileri anlatan müthiş bir roman)
aşkın tarihi


tarih konusunda pek yamulmam ama sanırım 3 yıl kadar önce bir arkadaşıma “yalnızlığa övgü” kitabını vermiştim. aradan uzun zaman geçti. geçen gün whatsapp marifetiyle arkadaşım bir fotoğraf gönderdi. buyrunuz;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu kitap ankara’dan yola çıktı ve yaklaşık 2600 km yolculuk etti ve bu yazıyı yazmama sebep oldu. şunu her zaman söylerim; “kitapları kutsamayın. okuduktan sonra verin gitsin.” kitaplar, evinizde yıllarca işlevsiz olarak saklanacak birer obje değildir.

yazarın kitaplarını öneriyorum efendim. ancak yazarın kitaplarını sakın ola şu saçma sapan kişisel gelişim zımbırtılarından sanmayın. ve o tarz kitaplara da para vermeyin, onun yerine bir bira için daha iyi.

tarihi bilgilerle dolu ve kendine has bir anlatım tarzıyla sürükleyicidir yazarın dili. tarih, sosyoloji, felsefe ve fena oranda aşk içerir kitapları.

ça ça ça: alıntı kısmı için kaynakça

öyle işte.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iftiradır böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir.
devamını gör...

izmir'in çernobili gaziemir'de kurşun fabrikasının arazisine gömülen nükleer atıklar haberini duymuştuk. radyasyon cihazıyla yapılan ölçümlerde normalde olması gereken değerin tam 7 bin 291 kat üzerinde olduğunu tespit etmişler. tüm şehri tehdit ediyor. umarım bir felakete yol açmaz.


gaziemir belediye başkanı halil arda ile avukat arif ali cangı, gaziemir emrez mahallesi'nde eski kurşun fabrikasının alanında gömülü olan nükleer atıkların bulunduğu bölgede incelemeler yaptı. başkan arda ile cangı, fabrikanın harabeye dönmüş binalarında girerek, almanya'dan getirilen cihazla radyasyon ölçümü yaptı. yapılan ölçümlerde cihaz 832.3µsv/h (mikrosievert/saat) rakamını gösterdi. fabrika bahçesine bulunan atık kutularını da inceleyen başkan arda ile cangı, topraktan duman tüten alanlarda da ölçüm yaptı.

ölçüm cihazının gösterdiği rakamlar karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen gaziemir belediye başkanı halil arda, "avukat arif ali cangı ile yaptığımız ölçümlerde gördüğümüz rakamlara inanamadım. bilim insanlarının söylediklerine göre 1 msv/y oranı normal kabul ediliyor; ancak kurşun fabrikasında ölçtüğümüz oran bunun 7 bin 291 katı. buradaki nükleer atıklar tüm izmir'i tehdit ediyor. yetkililer bir an önce harekete geçerek tüm canlıları zehirleyen bu alandaki atıkları temizlemelidir" diye konuştu


buradan
devamını gör...

mutlu kal sözlük ben umutsuz vaka.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim