28 mart 2021 sözlüğün yeniden bug'a girmesi
bugün sözlük yönetimi ebu cehilin eline geçti galiba.
devamını gör...
yazılı olmayan kurallar
telefon konuşması sonunda telefonu arayan kişi kapatır.
devamını gör...
türkiye'de unutulamayan olaylar
susurluk olayı.
devamını gör...
farklı bakış açılarına sahip insan
bir olayı evirip çevirip bakabilirler. ellerine bir küp alıp 6 yüzün 6sına da bakmayı tercih edenlerdir. böylesi insanlara gıpta ediyorum. onlar konuşsun, yorumlasın, anlatsın bende dinleyip aydınlanayım istiyorum.
devamını gör...
konuşma şansım olsaydı denilen kitap karakteri
şeker portakalinda zeze.
devamını gör...
bulaşıcı kanser
"olmaz" demeyin oluyormuş...
ama korkmayın. dünya tarihindeki ilk ve tek bulaşıcı kanser vakası tazmanya adasındaki tazmanya canavarı' nda görülmüş. eskiden bir ara national geographic wild kanalında bu konu işleniyordu. vaka da yeni değil, 14-15 yıllık bir mevzu. ve gerçekten insanı hayret içinde bırakıyor.
olay şu: ilk başlarda ağız ve kafa bölgesinde çok acayip yaralar ve anormal büyümeler fark ediliyor bu canavarların. incelendiğinde görülüyor ki bunlar kanser hücreleri. sonra inanılmaz bir hızla tazmanya canavarlarının büyük kısmına yayılıyor. zavallıcıklar 3 ay içerisinde falan ölüyorlar. bilim adamları olayın şoku içerisinde araştırmalarına devam ettiklerinde, avlandıkları hayvanları inceliyorlar, onlar normal. ne onlardan bulaşmış ne de o av hayvanlarına bulaşıyor (ki zaten bulaşmaması lazım. sonuçlar normal yani). yavrularda da gözlenmiyor hiç kanser vakası. yetişkinliğe ulaşanlarda görülüyor. ama o kadar hızlı artıyor ki kanserli canavar sayısı, bir bayan bilim insanı bunun bulaşıcı olduğu kanaatine varıyor. dalga geçiliyor bu bayanla.
bayan azmediyor 2 yıl kanserli hücre örneklerini, hayvanların kromozom yapılarını falan araştırıyor ve canavarların birbirlerine kanser bulaştırdığını kanıtlıyor.
peki ama nasıl olur böyle bir şey? onu da buluyorlar...
şöyle: 1941'e kadar tazmanya canavarları avustralya'da ve başka bir takım yerlerde daha yaşamaktayken insanlar ve ringo köpeklerinin yüzünden nesilleri yok olmak üzereyken bir şekilde birkaç tanesi, tazmanya adası'na kaçırılıyor. ve dananın kuyruğu burada kopmaya başlıyor. o adaya sıkışıyorlar ve mecburen aile içi cinsel ilişkiye girmek zorunda kalıyorlar. aile çeşitliliği sıfır çünkü. ve o kadar izole yaşıyorlar ki son 15 yıl öncesine kadar, hayvanların kromozomları birbirlerine inanılmaz şekilde benziyor artık. neredeyse canavarların hepsi "aynı" oluyor.
zamanda bir yerde yaratıklardan birisi bir şekilde kansere yakalanıyor. bu yaratıklar olgunluk çağına geldiklerinde o kadar saldırgan ve kavgacı oluyorlar ki, o ilk kanserli olan canavardan beri, birbirlerinin etlerini ısırıp kanserli hücrelerini diğerine bırakıyorlar. ve işin hem bilimsel hem de şaşırtıcı kısmı şu ki: ısırılan hayvanın vücudu, kendi kromozomları ile ısıran hayvanın kromozomları aynı olduğundan, kanserli hücreyi kendi hücresi zannedip bünyesine alıyor. sonrası malum. o ona, o ona...
sonuç olarak, insan geliyor, hayvanları yerinden ediyor, doğal ortamlarından kovalıyor ve sonuç bu oluyor. bu güzel yaratıkların soyu bu hızla gider ise yakında tükeneceği söyleniyordu... neyse ki güzel bilim adamları var ve bunlar yavruları koruyup, cinsel birleşme ve anomalileri önleyecek çalışmalara başlamışlardı. artık ne oldu bilemiyorum sonrasını.
insan doğayı ve canlıları mahvediyor. ama aynı insan onu kurtarabilecek de tek canlı. vah dünyanın haline!
umarım bu güzel ve nadide yaratığı kurtarabilir insanoğlu.
ama korkmayın. dünya tarihindeki ilk ve tek bulaşıcı kanser vakası tazmanya adasındaki tazmanya canavarı' nda görülmüş. eskiden bir ara national geographic wild kanalında bu konu işleniyordu. vaka da yeni değil, 14-15 yıllık bir mevzu. ve gerçekten insanı hayret içinde bırakıyor.
olay şu: ilk başlarda ağız ve kafa bölgesinde çok acayip yaralar ve anormal büyümeler fark ediliyor bu canavarların. incelendiğinde görülüyor ki bunlar kanser hücreleri. sonra inanılmaz bir hızla tazmanya canavarlarının büyük kısmına yayılıyor. zavallıcıklar 3 ay içerisinde falan ölüyorlar. bilim adamları olayın şoku içerisinde araştırmalarına devam ettiklerinde, avlandıkları hayvanları inceliyorlar, onlar normal. ne onlardan bulaşmış ne de o av hayvanlarına bulaşıyor (ki zaten bulaşmaması lazım. sonuçlar normal yani). yavrularda da gözlenmiyor hiç kanser vakası. yetişkinliğe ulaşanlarda görülüyor. ama o kadar hızlı artıyor ki kanserli canavar sayısı, bir bayan bilim insanı bunun bulaşıcı olduğu kanaatine varıyor. dalga geçiliyor bu bayanla.
bayan azmediyor 2 yıl kanserli hücre örneklerini, hayvanların kromozom yapılarını falan araştırıyor ve canavarların birbirlerine kanser bulaştırdığını kanıtlıyor.
peki ama nasıl olur böyle bir şey? onu da buluyorlar...
şöyle: 1941'e kadar tazmanya canavarları avustralya'da ve başka bir takım yerlerde daha yaşamaktayken insanlar ve ringo köpeklerinin yüzünden nesilleri yok olmak üzereyken bir şekilde birkaç tanesi, tazmanya adası'na kaçırılıyor. ve dananın kuyruğu burada kopmaya başlıyor. o adaya sıkışıyorlar ve mecburen aile içi cinsel ilişkiye girmek zorunda kalıyorlar. aile çeşitliliği sıfır çünkü. ve o kadar izole yaşıyorlar ki son 15 yıl öncesine kadar, hayvanların kromozomları birbirlerine inanılmaz şekilde benziyor artık. neredeyse canavarların hepsi "aynı" oluyor.
zamanda bir yerde yaratıklardan birisi bir şekilde kansere yakalanıyor. bu yaratıklar olgunluk çağına geldiklerinde o kadar saldırgan ve kavgacı oluyorlar ki, o ilk kanserli olan canavardan beri, birbirlerinin etlerini ısırıp kanserli hücrelerini diğerine bırakıyorlar. ve işin hem bilimsel hem de şaşırtıcı kısmı şu ki: ısırılan hayvanın vücudu, kendi kromozomları ile ısıran hayvanın kromozomları aynı olduğundan, kanserli hücreyi kendi hücresi zannedip bünyesine alıyor. sonrası malum. o ona, o ona...
sonuç olarak, insan geliyor, hayvanları yerinden ediyor, doğal ortamlarından kovalıyor ve sonuç bu oluyor. bu güzel yaratıkların soyu bu hızla gider ise yakında tükeneceği söyleniyordu... neyse ki güzel bilim adamları var ve bunlar yavruları koruyup, cinsel birleşme ve anomalileri önleyecek çalışmalara başlamışlardı. artık ne oldu bilemiyorum sonrasını.
insan doğayı ve canlıları mahvediyor. ama aynı insan onu kurtarabilecek de tek canlı. vah dünyanın haline!
umarım bu güzel ve nadide yaratığı kurtarabilir insanoğlu.
devamını gör...
nefret etmek
nefret etmek yürekte örülen tuğladan duvar misalidir. bir kişiye " nefret ediyorum senden "
demek kadar merhameti yok eden bir söz olamaz bence.
haksız yere çok işittim ama haklı olsam da kimseye söylemedim.
demek kadar merhameti yok eden bir söz olamaz bence.
haksız yere çok işittim ama haklı olsam da kimseye söylemedim.
devamını gör...
bir cümleyle hayattan öğrendiklerimiz
hiçbir zaman pes etme, yaşadıkça ümit var...
devamını gör...
normal sözlük'te etkileşimin çok az olması
ben de öyle düşünenlendenim maalesef. sadece popüler tiplemeleri değil kafa sözlük emekçilerini de takip edin, okuyun arkadaşlar.
devamını gör...
murphy kanunları
kulaklığı takip müziği açtıktan sonra (özellikle de şarkının en güzel yerinde) kulağın kaşınmaya başlaması ve akabinde o kulaklığın çıkarılmak durumunda kalınması söz konusu yasalara örnek olarak verilebilir.
devamını gör...
ayrıldıktan hemen sonra başkasını bulan kişi
sen dua et ayrıldıktan sonra bulmuş,ayrılmadanda bulabilirdi.
devamını gör...
saçma sapan iltifatlar
başka bir başlığa yazmıştım ama buraya da uyuyor. biri bana demişti ki erkek olsan çok yakışıklı olurdun. dedim ki tmm.
devamını gör...
yazarların hatırladığı ilk hayal kırıklığı
anaokulunda öğretmenime çizdiğim resmi, ertesi gün çöpte görmüştüm.
devamını gör...
normal sözlük çocuk korosu
kelli felli insanları ponçik teletabilere dönüştürmüş tatlış ekip. şarkıyı yayınlayıp spotify listelerini yıkmasak mı?
devamını gör...
seksten sonra söylenen sözler
normalde bu kadar erken boşalmam aslında.
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
eserin ismi : doktor tulp’un anatomi dersi
ressam : rembrandt

hollanda'da 1600'lü yıllarda anatomik incemeler halka açık bir şekilde, belli bir ücret toplanarak anatomik tiyatro adı altında yapılırdı. yukarıdaki eserde de 1632 yılında yapılan bir anatomik inceleme işlenmiştir. dr. tulp bir inceleme yapmakta ve çevresindek insanlar anatomik incelemeyi izlerken resmedilmiştir.
incelemenin yapıldığı masanın sağ köşesinde açık duran büyük bir kitap vardır. dr. tulp bir yandan yaptığı incelemeyi anlatırken bir yandan kitaptan kavramları açıklamaktadır. önde sandalyede oturan adam ve arkadaki iki adam da kitaba bakmaktadır.
dr. tulp ise incelemeyi yaptığı sırada onu izlemeye gelen halka doğru bakmaktadır. elinde tuttuğu kol kasının nasıl hareket ettiğini gösterirken resmedilen tulp'ın kendinen emin duruşu yüz ifadesindenbelli olmaktadır.
eserin en önemli objesi olan kadavranın dikkat çekmesi için kadavrada kullanılan renkler daha parlak ve diğerlerinden daha açık renkte seçilmiştir. incelemeyi yapan figürlerin ten rengi daha koyu ve kadavraya göre daha az donuktur. bu ayrıntıya ek olarak canlı figürlerin yüzleri daha yumuşak tonda, gövdeleri karanlık iken kadavranın başı karanlıkta gövdesi aydınlıkta bırakılmıştır. sanatçı bu ayrıntı ile iki dünya arasındaki farkı vurgulamak istemiştir.
resim ile ilgili çok daha ayrıntılı bilgi için:
kaynak: dr tulp'ın anatomi dersi
ressam : rembrandt
hollanda'da 1600'lü yıllarda anatomik incemeler halka açık bir şekilde, belli bir ücret toplanarak anatomik tiyatro adı altında yapılırdı. yukarıdaki eserde de 1632 yılında yapılan bir anatomik inceleme işlenmiştir. dr. tulp bir inceleme yapmakta ve çevresindek insanlar anatomik incelemeyi izlerken resmedilmiştir.
incelemenin yapıldığı masanın sağ köşesinde açık duran büyük bir kitap vardır. dr. tulp bir yandan yaptığı incelemeyi anlatırken bir yandan kitaptan kavramları açıklamaktadır. önde sandalyede oturan adam ve arkadaki iki adam da kitaba bakmaktadır.
dr. tulp ise incelemeyi yaptığı sırada onu izlemeye gelen halka doğru bakmaktadır. elinde tuttuğu kol kasının nasıl hareket ettiğini gösterirken resmedilen tulp'ın kendinen emin duruşu yüz ifadesindenbelli olmaktadır.
eserin en önemli objesi olan kadavranın dikkat çekmesi için kadavrada kullanılan renkler daha parlak ve diğerlerinden daha açık renkte seçilmiştir. incelemeyi yapan figürlerin ten rengi daha koyu ve kadavraya göre daha az donuktur. bu ayrıntıya ek olarak canlı figürlerin yüzleri daha yumuşak tonda, gövdeleri karanlık iken kadavranın başı karanlıkta gövdesi aydınlıkta bırakılmıştır. sanatçı bu ayrıntı ile iki dünya arasındaki farkı vurgulamak istemiştir.
resim ile ilgili çok daha ayrıntılı bilgi için:
kaynak: dr tulp'ın anatomi dersi
devamını gör...
dünyanın en çok söylenen iki yalanı
dünyada en çok hangileri söyleniyor şuan kestiremiyorum ama bizim evde stabil iki yalan var.
- paramız yok alamayız. (çocuklara)
- ben daha çok yorgunum. (eşime)
- paramız yok alamayız. (çocuklara)
- ben daha çok yorgunum. (eşime)
devamını gör...
dirhem
birleşik arap emirlikleri'nde kullanılan para biriminin ismi.
devamını gör...

