çok kısa bir hayatımız olduğu gerçeği
hiçbir şeyi değiştirmez. bu sözde kısa hayatınızda her şeyi deneyimleyemeniz mümkün değildir, ancak bu kötü bir şey olmak zorunda değil. her şeyi rahatlıkla deneyimlemeye, yaşamaya, öğrenmeye yetecek uzunlukta bir ömrünüz olsaydı bile, bunu siz kendiniz istemezdiniz. bu yüzden her şey için bu kadar geniş yelpazeler mevcut. farklı insanlar farklı arayışlara yönelir, farklı arayışlar da farklı deneyimlerle sonuçlanır. kendinizi ortada kalmış, bir şeylere yetişememiş hissediyorsanız, belki de kendinize yeterince özen göstermiyor, vakit ayırmıyorsunuzdur. siz de özgünlüğünüze hürlük, hürlüğünüze güven katın, kendi yolunuzu çizin. ne azını isteyin, ne fazlasını. hiçbir şeyin azıyla yetinemez, fazlasını da kaldıramazsınız. yaptığınız her işte akılcı bir basitliğe sığının.
ruh halinize göre geçici felsefeler yaratmaktan vazgeçin, karar alma yetinizi kötü etkileyebilir.
alt tarafı insanız. ne abartıya geliriz, ne de yergiye.
ruh halinize göre geçici felsefeler yaratmaktan vazgeçin, karar alma yetinizi kötü etkileyebilir.
alt tarafı insanız. ne abartıya geliriz, ne de yergiye.
devamını gör...
yanlış olduğunu bildiğin yolu hevesle yürümek
yolun ya da yol arkadaşının güzelliği ile orantılı bir çıkmazdır.
hangimi yürümedik ki zamanında o yolları?
o boşluğu tarif edebilecek bir söz de vardır mutlaka.
zaaf ve hisler..insanın gözünü boyuyor.
rahatsız ukdesi
hangimi yürümedik ki zamanında o yolları?
o boşluğu tarif edebilecek bir söz de vardır mutlaka.
zaaf ve hisler..insanın gözünü boyuyor.
rahatsız ukdesi
devamını gör...
geceye bir aforizma bırak
bırak bütün insanlar seni tanısın; ama hiç kimse seni tam olarak tanımasın. insanlar, sığ yerini gördükleri dereyi kolay geçerler. benjamin franklin
devamını gör...
linç yerim korkusuyla düşünceleri özgürce söyleyememek
cem yılmaz abartıldığı kadar komik değil.
devamını gör...
invincible
son zamanlarda izlediğim en iyi içeriklerden biridir.
normalde böyle süper kahraman işlerini pek izleyen seven birisi değilimdir. sevdiğim bir yayıncı olan can sungur tavsiyesiyle başlayıp hayran kaldım.
acayip güzel , heyecanlı , merak uyandırıcı bir 8 bölümdü. diğer sezonu merakla bekliyorum.
öncelikle karakterleri çok beğendim. dc ve marvel evreninde bulunan karakterlere benziyorlar ama bunu bilerek yaptıklarını düşünüyorum veya tahmin ediyorum diyeyim.
diğer yapımlarla dalga geçtiklerini bazı yerlerde hissettim ve bu çok hoşuma gitti lan.
süper kahramanlar süperler ama o kadar da değil felsefesiyle hareket etmeleri beni seyirci olarak mutlu etti.
baş karakterimiz invincible'ın gelişimi çok güzeldi. böyle yavaş yavaş gelişiyor öğreniyor. zınk diye süper olmuyor.
yan karakterler ve omni man karakteri çok havalıydı.
bir diğer sevdiğim taraf ise dizide bulunan kötü karakterlerdi. hepsi son derece özgün ve başarılıydı. merakla hatta sempati duyarak izliyorsunuz.
diziyi seslendirenlere de değinmek istiyorum. çok güzel bir iş çıkarmışlar. zaten hepsi başarılı isimler. seslendirme sanatçılarının bu kadar başarılı isimlerden seçilmesi bile dizinin ne kadar ince elenip sık dokunduğunun göstergesi.
bu arada dizi 2. ve 3. sezon onayını almış. bu haber beni mutlu etti hemen yeni sezonlar gelir umarım.
tavsiye edebileceğim hoş bir prime video içeriği olmuş. izlenmesi gerekir.
omni-man karakterinin sonlara doğru kötü karakter haline gelmesi beni çok üzdü. ayrıca o gelişimin yeterince gösterilmediğini düşünüyorum. melek gibi adam nasıl birden böyle vicdansız biri haline geldi lan.
dünya hakkında söylemlerde bulunurken sürekli hayır hayır sen bu değilsin dedim içimden. adam ben kötüyüm diyor ben ekran başında hayır iyisin diyorum. neyse umarım ikinci sezonda neden böyle bir hale geldiği daha net aktarılır. ben onun iyi bir karakter olmasını çok istiyorum.
ayrıca vitrium gezegeni ve anlatılanlar baya meraklandırdı. ikinci sezon daha detaylı bir anlatım olacaktır.
son olarak ise atom eve karakterinin evden gidip kendine yarattığı dünya çok güzeldi. keşke öyle bir evim olsaydı. özellikle sabah uyanıp filtre kahve içtiği sahnede baya baya onun yerinde olmak istedim.
normalde böyle süper kahraman işlerini pek izleyen seven birisi değilimdir. sevdiğim bir yayıncı olan can sungur tavsiyesiyle başlayıp hayran kaldım.
acayip güzel , heyecanlı , merak uyandırıcı bir 8 bölümdü. diğer sezonu merakla bekliyorum.
öncelikle karakterleri çok beğendim. dc ve marvel evreninde bulunan karakterlere benziyorlar ama bunu bilerek yaptıklarını düşünüyorum veya tahmin ediyorum diyeyim.
diğer yapımlarla dalga geçtiklerini bazı yerlerde hissettim ve bu çok hoşuma gitti lan.
süper kahramanlar süperler ama o kadar da değil felsefesiyle hareket etmeleri beni seyirci olarak mutlu etti.
baş karakterimiz invincible'ın gelişimi çok güzeldi. böyle yavaş yavaş gelişiyor öğreniyor. zınk diye süper olmuyor.
yan karakterler ve omni man karakteri çok havalıydı.
bir diğer sevdiğim taraf ise dizide bulunan kötü karakterlerdi. hepsi son derece özgün ve başarılıydı. merakla hatta sempati duyarak izliyorsunuz.
diziyi seslendirenlere de değinmek istiyorum. çok güzel bir iş çıkarmışlar. zaten hepsi başarılı isimler. seslendirme sanatçılarının bu kadar başarılı isimlerden seçilmesi bile dizinin ne kadar ince elenip sık dokunduğunun göstergesi.
bu arada dizi 2. ve 3. sezon onayını almış. bu haber beni mutlu etti hemen yeni sezonlar gelir umarım.
tavsiye edebileceğim hoş bir prime video içeriği olmuş. izlenmesi gerekir.
omni-man karakterinin sonlara doğru kötü karakter haline gelmesi beni çok üzdü. ayrıca o gelişimin yeterince gösterilmediğini düşünüyorum. melek gibi adam nasıl birden böyle vicdansız biri haline geldi lan.
dünya hakkında söylemlerde bulunurken sürekli hayır hayır sen bu değilsin dedim içimden. adam ben kötüyüm diyor ben ekran başında hayır iyisin diyorum. neyse umarım ikinci sezonda neden böyle bir hale geldiği daha net aktarılır. ben onun iyi bir karakter olmasını çok istiyorum.
ayrıca vitrium gezegeni ve anlatılanlar baya meraklandırdı. ikinci sezon daha detaylı bir anlatım olacaktır.
son olarak ise atom eve karakterinin evden gidip kendine yarattığı dünya çok güzeldi. keşke öyle bir evim olsaydı. özellikle sabah uyanıp filtre kahve içtiği sahnede baya baya onun yerinde olmak istedim.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
örnek vatandaş olduğu kadar da örnek yazar. bence hayatını da örnek insan olarak olarak yaşıyordur.
(bkz: severek okuyoruz efendim)
(bkz: severek okuyoruz efendim)
devamını gör...
normal sözlük kamp doğa ve seyahat kulübü
kendime ne oldum demeyeceksin, ne olacağım diyeceksin kaptanlarınmerdumu dedirten kulüp. tamam dün gezdiğim yerlerden sizlerle güzel fotoğraflar paylaştım falan ama bi de bugünkü halime bakın bi! zabaaaan köründen beri bilgisayar başından kalkmadan iş yetiştirmeye çalışıyorum*.
neyse, şuraya fotoğraflar atayım da gözümüz şenlensin, yüreğimiz ferahlasın. daha fazlası nerede mi? e tabiii kiiii normal sözlük kamp doğa ve seyahat kulübü'nde!


neyse, şuraya fotoğraflar atayım da gözümüz şenlensin, yüreğimiz ferahlasın. daha fazlası nerede mi? e tabiii kiiii normal sözlük kamp doğa ve seyahat kulübü'nde!


devamını gör...
atforvendetta
sözlüğün şeytanıdır.
arada bir taşlarlar. kendisini tanıyorum, muhabbet ediyorum süper bir insan. harbiden iyi birisi.
boş yere taşlamayın. bak bak terlik fırlatıyorlar lan durun.
arada bir taşlarlar. kendisini tanıyorum, muhabbet ediyorum süper bir insan. harbiden iyi birisi.
boş yere taşlamayın. bak bak terlik fırlatıyorlar lan durun.
devamını gör...
4 fakülteye dekan vekili olarak atanan rektör yardımcısı
şaşırtmayan bir durumdur. sek sek oynuyor artık fakülte ve üniversitelerde rektörler.
devamını gör...
avon parfümleri
avon firmasının ürettiği birbirinden değişik parfümler silsilesi.
çok uygun fiyatlı diyemeyeceğim bu net, lakin bi'channel de değil.*
our story'sinin hayranıydım lakin, artık üretimden kalktı. purblanca ise; beni en çok yansıtan parfümleri. uzun süredir tereddütteyim, hayvanlar üzerinde deney yapan firmalardan olmaları ihtimaline karşı.. ve alışverilerimi de durdurdum...
çok uygun fiyatlı diyemeyeceğim bu net, lakin bi'channel de değil.*
our story'sinin hayranıydım lakin, artık üretimden kalktı. purblanca ise; beni en çok yansıtan parfümleri. uzun süredir tereddütteyim, hayvanlar üzerinde deney yapan firmalardan olmaları ihtimaline karşı.. ve alışverilerimi de durdurdum...
devamını gör...
genç kızların hepsinin birbirine benzemesi
popüler kültürün ve sosyal medyanın etkisidir. eskiden de bir güzellik algısı vardı fakat bu kadar uyulmaya çalışılmıyordu. sadece kadınlar için değil erkekler için de böyle bu.
devamını gör...
sömürge
eskiden bir ülkenin, bir başka ülkenin toprağını açıktan ordularıyla işgal etmesiyle yapılırdı.
sonra milliyetçilik, komünizm... gibi sebeplerle isyan eden halkların karşısında ordular geri çekildi ve ülkelerin bağımsızlıkları tanındı.
ama işgal zamanında yapılan dil zorunluluğu gibi sebeplerle, kültür işgali ve yapılan antlaşmalarla, ülkenin ticaret, maden... gibi konularda bağımlılığı sürmektedir.
dünyada en çok elmas ve altın'ın olduğu afrika ülkelerine ve onların batı avrupa'lı eski sömürge ülkelerine bakmak yeterlidir.
sonra milliyetçilik, komünizm... gibi sebeplerle isyan eden halkların karşısında ordular geri çekildi ve ülkelerin bağımsızlıkları tanındı.
ama işgal zamanında yapılan dil zorunluluğu gibi sebeplerle, kültür işgali ve yapılan antlaşmalarla, ülkenin ticaret, maden... gibi konularda bağımlılığı sürmektedir.
dünyada en çok elmas ve altın'ın olduğu afrika ülkelerine ve onların batı avrupa'lı eski sömürge ülkelerine bakmak yeterlidir.
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
güzel düşünülmüş sözlüğe tat katmış olaydır. tüm kurucu yazarların 23 nisan'ı kutlu olsun.
devamını gör...
tarihin sonu ve son insan
japon asıllı abd'li siyaset bilimci francis fukuyama tarafından, 1992'de kaleme aldığı "tarihin sonu ve son insan" adlı kitabi ile teorileştirilen, köklerinin ise hegel ve alexander kojève gibi filozofların düşüncelerinde bulunduğu siyaset bilimi kuramı. fukuyama esas itibarıyla, soğuk savaş sonrası batı bloğunun zaferiyle beraber batı liberal düşüncesinin insanlığın ulaşabileceği en son aşama olarak tescillendiğini iddia eder. artık ideolojilerin sonu gelmiştir ve batı liberal düşüncesi üzerinde devletler mutabık kalmıştır, zira liberal düşünce hariç diğer sistemlerin sürdürülebilir bir alternatif sağlamadığı soğuk savaşla beraber ortaya çıkmıştır.
fukuyama ayrıca son insan kavramıyla beraber, özellikle transhumanizmin ve biyoteknolojilerin insanlığı tehdit edecek olgular olduğunu iddia eder ve bunlara karşı temkinli yaklaşılması gerektiğine inanır.
fukuyama haklı mıdır bilinmez, lakin 30 senelik süreç göstermektedir ki, dünya tek ideolojinin sınırlı değişik versiyonları özelinde hareket eden bir yapıya dönüşmüştür. getirilen her alternatif yine bu düşünce sistemi içerisinde dile getirilmektedir.
son bir anekdot olarak, eğer insanlığın en muazzam düşünsel, siyasal, ekonomik ve sosyal yapısı batı liberal düşüncesi ise, realizmin çıkış noktası olan insan doğasının kötücül özelliği doğrulanmış olur. bu idealizmin kesin mağlubiyetidir. yine de unutulmamalıdır ki her son bir başlangıçtır.
fukuyama ayrıca son insan kavramıyla beraber, özellikle transhumanizmin ve biyoteknolojilerin insanlığı tehdit edecek olgular olduğunu iddia eder ve bunlara karşı temkinli yaklaşılması gerektiğine inanır.
fukuyama haklı mıdır bilinmez, lakin 30 senelik süreç göstermektedir ki, dünya tek ideolojinin sınırlı değişik versiyonları özelinde hareket eden bir yapıya dönüşmüştür. getirilen her alternatif yine bu düşünce sistemi içerisinde dile getirilmektedir.
son bir anekdot olarak, eğer insanlığın en muazzam düşünsel, siyasal, ekonomik ve sosyal yapısı batı liberal düşüncesi ise, realizmin çıkış noktası olan insan doğasının kötücül özelliği doğrulanmış olur. bu idealizmin kesin mağlubiyetidir. yine de unutulmamalıdır ki her son bir başlangıçtır.
devamını gör...
atatürk milliyetçiliği
atatürk milliyetçiliği, 1924 anayasası'nın 88. maddesinde ve atatürk ilkeleri'nde de belirtilmiş olan, din ve ırk ayrımı gözetmeksizin, ulus tanımını dil, kültür ve siyasi birliktelik değerlerine dayandıran milliyetperverlik anlayışıdır.
devamını gör...
aylin aslım
çok yakından olmasa da tanıdığım, söz yazarı, müzisyen, solist ve eski dergi yazarıdır.
çoğu insan onu yalnızca şarkılarıyla tanır ama bir ara kendisiyle birlikte nonserviam isimli fanzin kıvamlı rock - metal dergisinde yazarlık yapmıştık. kalemi de sağlamdır yani. şarkılarındaki sözlerden anlaşılır zaten. hafif melankolik ama cidden okuyanı / dinleyeni saran bir tarzı vardır.
bir ara neredeyse her ay bir konser verirdi, konser sonrası da tayfayla birlikte otururduk sohbet eder bir şeyler içerdik ankara’da. her neyse konuyu da tanımı da dağıtmayalım. iyidir yani, düzgün insandır. severim kendisini.
şarkıları şahanedir. sesi su gibidir. konuşurken farklı, şarkı söylerken farklıdır.
bana göre en güzel şarkılarından biri; sokak insanları
son olarak, çok güzel bir hatundur. makyaj güzeli değildir. saf ve temiz bir güzelliği vardır. gözleri çok güzel bakar, anlamlıdır içleri. içinin güzelliği dışına yansımış der, takılırdık ona eskiden. (ve o bunu hiç kabul etmezdi ehehhe.)
çoğu insan onu yalnızca şarkılarıyla tanır ama bir ara kendisiyle birlikte nonserviam isimli fanzin kıvamlı rock - metal dergisinde yazarlık yapmıştık. kalemi de sağlamdır yani. şarkılarındaki sözlerden anlaşılır zaten. hafif melankolik ama cidden okuyanı / dinleyeni saran bir tarzı vardır.
bir ara neredeyse her ay bir konser verirdi, konser sonrası da tayfayla birlikte otururduk sohbet eder bir şeyler içerdik ankara’da. her neyse konuyu da tanımı da dağıtmayalım. iyidir yani, düzgün insandır. severim kendisini.
şarkıları şahanedir. sesi su gibidir. konuşurken farklı, şarkı söylerken farklıdır.
bana göre en güzel şarkılarından biri; sokak insanları
son olarak, çok güzel bir hatundur. makyaj güzeli değildir. saf ve temiz bir güzelliği vardır. gözleri çok güzel bakar, anlamlıdır içleri. içinin güzelliği dışına yansımış der, takılırdık ona eskiden. (ve o bunu hiç kabul etmezdi ehehhe.)
devamını gör...
sahaflar çarşısı
eski kitapların ve dergilerin alınıp satıldığı bir dönem içinde kendimi kaybetmekten alamadığım şimdi gördüğümde ise içimde dört yanlışın bir doğruyu götürdüğü mekanlardır.
eskiden sahaflar çarşısı denilince içimde tatlı bir kıpırdanma olurdu. çünkü sahaflar çarşısı benim için ikinci el bir cenneti. yazımı okuyan bazı yazarların kelimelere yüklenen anlamlar konusunda hassas olduklarını bildiğim için açıklama gereği duyuyorum: ikinci el sözünü olumsuz bir anlam yükleyerek kullanmadım. aksine çok olumlu bir yönden yaklaşarak içinde bir yaşanmışlık barındıran kitapları ve benden önce kitabı okuyup kendi yaralarının altını çizmiş olan insanları kast ettim.
bir sahafın kokusu hiçbir şeye benzemezdi o zamanlar. eski kitapların tozlu kokusu olurdu sadece. ve kitapların üzerinde çıkmaz izler bırakan çay ve kahvenin kokusu, bazı sayfalarda okuyanın parmaklarına bulaşmış tütünün kokusu.
şimdi sahaflar çarşısı ösym tarafından fonlanan soğuk ve rahatsız edici kokusu poşetler içine hapsedilmiş test kitaplarının satıldığı bürokratik bir engel gibi uzanıyorlar önümde.
artık sahaflar çarşısına gitmiyorum, teknoloji bir nostaljiyi daha alt ederken bir yarış atı çaresizliğine düşmüş öğrenci milletini de yanına aldı.
eskiden sahaflar çarşısı denilince içimde tatlı bir kıpırdanma olurdu. çünkü sahaflar çarşısı benim için ikinci el bir cenneti. yazımı okuyan bazı yazarların kelimelere yüklenen anlamlar konusunda hassas olduklarını bildiğim için açıklama gereği duyuyorum: ikinci el sözünü olumsuz bir anlam yükleyerek kullanmadım. aksine çok olumlu bir yönden yaklaşarak içinde bir yaşanmışlık barındıran kitapları ve benden önce kitabı okuyup kendi yaralarının altını çizmiş olan insanları kast ettim.
bir sahafın kokusu hiçbir şeye benzemezdi o zamanlar. eski kitapların tozlu kokusu olurdu sadece. ve kitapların üzerinde çıkmaz izler bırakan çay ve kahvenin kokusu, bazı sayfalarda okuyanın parmaklarına bulaşmış tütünün kokusu.
şimdi sahaflar çarşısı ösym tarafından fonlanan soğuk ve rahatsız edici kokusu poşetler içine hapsedilmiş test kitaplarının satıldığı bürokratik bir engel gibi uzanıyorlar önümde.
artık sahaflar çarşısına gitmiyorum, teknoloji bir nostaljiyi daha alt ederken bir yarış atı çaresizliğine düşmüş öğrenci milletini de yanına aldı.
devamını gör...
mordor
yüzüklerin efendisi serisinde orta dünya da bir ülke.
seride ki anlamı kara ülke olarak bilinir.
seride ki anlamı kara ülke olarak bilinir.
devamını gör...

