hayalet sevgilim
belki üstümüzden bir kuş geçer ile birlikte döneminin en popüler şarkısıydı. yıllar ne çabuk geçmiş.
devamını gör...
aşık olduğunuz araba modelleri
1967 ford mustang gt fastback.
devamını gör...
fatma
ben yine umduğumu bulamadım.daha dizi gösterime girmeden burcu biricik'in oyunculuğuna övgüler yagdırılmışti. dizin hikayesinin de seri katil bir temizlikçi olmasi beklentimi arttırdı ama netice ellerim bomboş,yüreğimde bir sancı.
dizi bence senaristin acemiliğine kurban gitmiş,kurguda da hatalar var.temizlikci bir kadının adım adım suça sürüklenmesi anlatılıyor ama o adımlar ne kendinden emin ne de acemice.her şey olması gerektiği gibi ilerliyor ve dizide fatma karakterinin yakalanmamasini sadece silik ,sıradan biri olmasına bağlıyorlar.hayir bunu anlamazsınız diye dizide defalarca fatma'nın silikligine vurgu yapılıyor.
her yerde kameraların olduğu,polislerin olay mahallinde yaşadığı bir yerde karakter üzerindeki paltoyu hiç değiştirmeden sadece aşırı sıradan olduğu için kurtulabilir mi allahaskina ya.
ilk bölümde gösterilen telefonlarin hepsinin tuşlu olması sayesinde cinayetlerden kurtulması mantıklı olabilir gibi gelmişti ama ikinci bölümde günümüze geldi ve fatma yine de hiç kaçmadan her cinayetten kurtuldu.tam dört defa karakola gitti hiçbirinde cinayeti onun işlediği şüphesi bile olmadı,hiç kıyafetini değiştirmedi,aynı kıyafetle mobese görüntüleri bile vardı ama kimse o olduğunu anlamadı.mehh
unutmadan ya ballarım lütfen şu tehlike geliyor müziğinden bir kurtulun artık ya.
burcu biricik doğal görüntüsü ve güzel oyunculuguyla kalbimi çaldı.kalp
dizi bence senaristin acemiliğine kurban gitmiş,kurguda da hatalar var.temizlikci bir kadının adım adım suça sürüklenmesi anlatılıyor ama o adımlar ne kendinden emin ne de acemice.her şey olması gerektiği gibi ilerliyor ve dizide fatma karakterinin yakalanmamasini sadece silik ,sıradan biri olmasına bağlıyorlar.hayir bunu anlamazsınız diye dizide defalarca fatma'nın silikligine vurgu yapılıyor.
her yerde kameraların olduğu,polislerin olay mahallinde yaşadığı bir yerde karakter üzerindeki paltoyu hiç değiştirmeden sadece aşırı sıradan olduğu için kurtulabilir mi allahaskina ya.
ilk bölümde gösterilen telefonlarin hepsinin tuşlu olması sayesinde cinayetlerden kurtulması mantıklı olabilir gibi gelmişti ama ikinci bölümde günümüze geldi ve fatma yine de hiç kaçmadan her cinayetten kurtuldu.tam dört defa karakola gitti hiçbirinde cinayeti onun işlediği şüphesi bile olmadı,hiç kıyafetini değiştirmedi,aynı kıyafetle mobese görüntüleri bile vardı ama kimse o olduğunu anlamadı.mehh
unutmadan ya ballarım lütfen şu tehlike geliyor müziğinden bir kurtulun artık ya.
burcu biricik doğal görüntüsü ve güzel oyunculuguyla kalbimi çaldı.kalp
devamını gör...
aids
ingilizce adı "aquired immune deficiency syndrome" 'un baş harflerinden oluşan bir kısaltmaya sahip hastalıktır. biraz ayrıntılı ve bilimsel bilgiler almak isteyenler için 2016 yılına ait bir bilgilendirme kitapçığı mevcuttur. buradan okunabilinir.
bu hastalığa yönelik farkındalık yaratma amaçlı filmler yapılmıştır. bunlardan biri tom hanks ve denzel washington'ın başrollerini oynadığı "philadelphia" isimli filmdir. önerilir.
bu hastalığa yönelik farkındalık yaratma amaçlı filmler yapılmıştır. bunlardan biri tom hanks ve denzel washington'ın başrollerini oynadığı "philadelphia" isimli filmdir. önerilir.
devamını gör...
antrparantez
entre fransızcada “arasında" demek olup antrparantez; parantez arasında, parantez içinde demektir.
antiparantez olarak yanlış kullanılan kelimenin doğrusudur. anti karşı demek zaten, yanlışlık buradan geliyor.
antiparantez olarak yanlış kullanılan kelimenin doğrusudur. anti karşı demek zaten, yanlışlık buradan geliyor.
devamını gör...
psikoseksüel gelişim
psikoseksüel (ruhsal-cinsel) gelişme doğumdan sonra gözlenen ve belirli aşamalardan geçen bir evrimdir. bu aşamalar kişiliğin kuruluş ve olgunlaşmasının temelini oluşturan birtakım evreleri içerir; kişinin, her evreyi zamanında ve tüm gereği ile yaşadıktan sonra, yine zamanında, bir sonrakine geçmesi koşulu vardır. ilkel benlik (id), “almak, elde etmek, zevk almak” temeli üzerine oturmuştur ve tek amacı bunları elde etmektir (acıdan hazza ulaşma). bu amaca ulaşmak için hiçbir kural, ahlak ve vicdan kısıtlayıcı ya da cezalandırıcı izi görülmez. “id” sürekli olarak ister, arzular ve amacına ulaşmak için en küçük bir kısıtlama ya da duraksama tanımaz. bir süre sonra çevrenin etkisi başlar; eğitim, yasalar, gelenekler, ahlak, vb etkenler id’in ölçü tanımaz isteklerine gem vurarak ve törpüleyerek, toplum içinde ve toplum kurallarına uyan kişiliğe dönüşür; “ego” oluşmuştur. ego, isteklerini, haklarını ve sınırlarını bilen bir kişilik bileşenidir. daha sonra da “süperego (ahlaki benlik)” olarak nitelendirilen en üst benlik gelişir; böylece, gerektiğinde başkalarının yararına olacak her türlü özveriyi göstermek, paylaşmak, bağışlamak gibi yüksek ahlak göstergelerini içeren bir benlik türü ortaya çıkar.
psikanalizin kurucusu sigmund freud'un psikoseksüel gelişim teorisinde gelişim 5 evreye ayrılmıştır.
1) oral dönem(0-1 yaş)
2) anal dönem(1-3 yaş)
3) fallik dönem (4-6 yaş)
4) latent (gizil) dönem (7-11 yaş)
5) genital dönem (12-18 yaş)
freud kuramında cinsel gelişimin kişiliğin gelişimindeki önemini
vurgulamaktadır.
psikanalizin kurucusu sigmund freud'un psikoseksüel gelişim teorisinde gelişim 5 evreye ayrılmıştır.
1) oral dönem(0-1 yaş)
2) anal dönem(1-3 yaş)
3) fallik dönem (4-6 yaş)
4) latent (gizil) dönem (7-11 yaş)
5) genital dönem (12-18 yaş)
freud kuramında cinsel gelişimin kişiliğin gelişimindeki önemini
vurgulamaktadır.
devamını gör...
calcifer (yazar)
geç keşfettiğim için kafamı buzlu sulara sokasım gelen yazar.* çok güzel bilgili tanımlar girer. kesinlikle takip edilmesi gereken değerli bir yazardır. hep var olsun. teşekkürler efeniim.*
devamını gör...
seni üzmüşler diyen psikolog
meğer ne çok acılar sığdırmışsın yüreğine.
(bkz: kırmızı oda)
(bkz: kırmızı oda)
devamını gör...
kalıplaşmış anne cümleleri
"teşekkür ettin mi teyzene?"
bugün bir velim patik örmüş getirmiş sağ olsun. o kadar tatlı ki fotoğrafını çekip anneme attım.
annem: çok güzel örmüşler sağ olsunlar, teşekkür ettin mi?
ben: ettim tabi anne etmez miyim?
annem: teşekkür etseydin çok güzel olmuş.
ben: tamam arayıp edeyim şimdi.
bugün bir velim patik örmüş getirmiş sağ olsun. o kadar tatlı ki fotoğrafını çekip anneme attım.
annem: çok güzel örmüşler sağ olsunlar, teşekkür ettin mi?
ben: ettim tabi anne etmez miyim?
annem: teşekkür etseydin çok güzel olmuş.
ben: tamam arayıp edeyim şimdi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hobileri
düşük bütçeli hobilerim;
amatör olarak fotoğraf çekiyorum,
resim çiziyorum,
örgü örüyorum,
yemek ve tatlı tarifleri deniyorum.
amatör olarak fotoğraf çekiyorum,
resim çiziyorum,
örgü örüyorum,
yemek ve tatlı tarifleri deniyorum.
devamını gör...
kaybettiğimiz yakınlarımızı chat robotu olarak diriltme projesi
microsoft'un ölen kişilerin kişisel bilgilerini kullanarak sohbet robotu yapmaya olanak tanıyan projesi. patentini de almış.
kaynak: www.indyturk.com/node/30367...
kaynak: www.indyturk.com/node/30367...
devamını gör...
gezen tavuk ile oturan tavuk yumurtası arasındaki fark
yoktur. gezen tavuk tekli kafes yerine bütün tavukların üst üste olduğu bir alanda tutulur. tavuklar birbirine zarar vermesin, yemesin diye gagaları kesilir ya da dağlanır. bu tavukların oluşturduğu yumurtalara gezen tavuk yumurtası denir.
oturan tavuklar tekli kafeste tutulur. kafesler o kadar küçüktür ki hareket imkanları dahi olmaz. beterin beteri desem yeridir.
beslenme şekilleri, yani yemleri aynıysa zaten fark aramak beyhudedir. her ikisi de antibiyotikli hormonlu besinlere maruz kalıyor olabilir. her ikisi de yaşam şartları nedeniyle stres hormonu salgılar ve bu hormon yumurtaya da etki eder. yumurtanın tadı, tavuğun beslenme şekli ciddi bir değişiklik göstermiyorsa farklılık göstermeyebilir.
tabii her gezen tavuk aynı şartlarda yaşamaz. bunun kontrolünü, markalı bir ürünse yumurtanın sertifikalarıyla sağlamak mümkündür. günümüzde çayırda çimende gezen tavuğa da gezen tavuk deniyor, tek farklılığı tekli kafeste yaşamıyor olması olan tavuğa da. bunun kontrolünü sağlayacak olan yine tüketici, yoksa sempatik isimlerle her türlü ürün pazarlanabilir.
köyde gezen tavukla, dört duvar arasında gezen tavuğun ürettiği yumurta aynı isimle satılıyor. ikisi de gezen tavuk yumurtası. bir tarafta da hiç kıpırdamadan yumurta veren bir tavuk var. hangisinin hangisi olduğunu bulabilmek mesele.
oturan tavuklar tekli kafeste tutulur. kafesler o kadar küçüktür ki hareket imkanları dahi olmaz. beterin beteri desem yeridir.
beslenme şekilleri, yani yemleri aynıysa zaten fark aramak beyhudedir. her ikisi de antibiyotikli hormonlu besinlere maruz kalıyor olabilir. her ikisi de yaşam şartları nedeniyle stres hormonu salgılar ve bu hormon yumurtaya da etki eder. yumurtanın tadı, tavuğun beslenme şekli ciddi bir değişiklik göstermiyorsa farklılık göstermeyebilir.
tabii her gezen tavuk aynı şartlarda yaşamaz. bunun kontrolünü, markalı bir ürünse yumurtanın sertifikalarıyla sağlamak mümkündür. günümüzde çayırda çimende gezen tavuğa da gezen tavuk deniyor, tek farklılığı tekli kafeste yaşamıyor olması olan tavuğa da. bunun kontrolünü sağlayacak olan yine tüketici, yoksa sempatik isimlerle her türlü ürün pazarlanabilir.
köyde gezen tavukla, dört duvar arasında gezen tavuğun ürettiği yumurta aynı isimle satılıyor. ikisi de gezen tavuk yumurtası. bir tarafta da hiç kıpırdamadan yumurta veren bir tavuk var. hangisinin hangisi olduğunu bulabilmek mesele.
devamını gör...
celebrant sorularınızı yanıtlıyor
sözlük yazarları genelde kendilerini mahlaslarının arkasına gizlemeyi yeğlerken blogunuz, instagram ve twitter adreslerinize erişilebilmesi ve son olarak youtube röportajı ile ifşa olmak, bundan sonra celebrant değil bahadır öztop olarak anılmak sizi rahatsız etmiyor mu?
bu kadar tanınır olmak sözlüğe yapacağınız katkının eksilmesine neden oluyor mu ya da olacağını öngörüyor musunuz?
bu kadar tanınır olmak sözlüğe yapacağınız katkının eksilmesine neden oluyor mu ya da olacağını öngörüyor musunuz?
devamını gör...
masumiyet karinesi
masumiyet ya da suçsuzluk karinesi (presumption of innocence) olarak bilinen bu ilke kökenini çoğu hukukçuya göre 1215 tarihli ünlü magna carta belgesinin 39. maddesinde tıklayer alan ''adil yargılanma ilkesi''nden(right to due process) almaktadır.
anılan ilke yine 26 ağustos 1789 tarihli ''fransız kişi ve vatandaş hakları bildirgesi''tıklamadde 9'da: ''her insan suçlu olduğuna karar verilinceye kadar masum sayıldığı için...''
avrupa insan hakları sözleşmesi (aihs) madde 6/2'de: tıkla ''bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır.''
ve t.c. anayasası'nın 38. maddesinde tıkla“suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
hukuk belgelerine girmesi her ne kadar uzun bir süreci gerektirse de bugün modern dünyada geniş uygulama alanı bulan bir ilkeden bahsediyoruz ''masumiyet karinesi'' ile. yukarıda yasa metinlerden alıntıyla ne olduğu zaten ortada olsa da en basit tanımı ''aksi %100 netlikte ispat edilene kadar suçsuzsundur arkadaş''tır. konu hukukun birçok alanında kendine yer bulsa da bugün ülkede en çok tartışıldığı alan ceza hukukudur. ceza hukukunda bir kişinin suçluluğu için kanaat, değerlendirme ya da hissettim oldu şeklinde bir anlayışın yeri yoktur. en azından teoride yoktur. kişinin suçluluğu en ufak bir şüpheye mahal bırakmayacak derecede ortada olması, her türlü akla mantığa uygun hukuki delille (delil serbestisi) ile ispatlanması gerekmektedir. özetle hedef ''maddi gerçeğe'' hukuka uygun şekilde ulaşmaktır. bu ilkenin olmaması durumunda özellikle otoriter yönetimlerde masum insanlar çeşitli araçlarla suçlu gibi yansıtılıp, toplum algısı ve sosyal medya baskısı ile şeytanlaştırılmakta maalesef cüppe giyse de adaleti sağlamakla sürgün edilmek arasında kalan hakimlerin kararıyla hayatlar zindanlarda yok edilmektedir.
konuyu ilerleyen zamanlarda daha çok duyacağımız için kısa kesiyorum.
anılan ilke yine 26 ağustos 1789 tarihli ''fransız kişi ve vatandaş hakları bildirgesi''tıklamadde 9'da: ''her insan suçlu olduğuna karar verilinceye kadar masum sayıldığı için...''
avrupa insan hakları sözleşmesi (aihs) madde 6/2'de: tıkla ''bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır.''
ve t.c. anayasası'nın 38. maddesinde tıkla“suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
hukuk belgelerine girmesi her ne kadar uzun bir süreci gerektirse de bugün modern dünyada geniş uygulama alanı bulan bir ilkeden bahsediyoruz ''masumiyet karinesi'' ile. yukarıda yasa metinlerden alıntıyla ne olduğu zaten ortada olsa da en basit tanımı ''aksi %100 netlikte ispat edilene kadar suçsuzsundur arkadaş''tır. konu hukukun birçok alanında kendine yer bulsa da bugün ülkede en çok tartışıldığı alan ceza hukukudur. ceza hukukunda bir kişinin suçluluğu için kanaat, değerlendirme ya da hissettim oldu şeklinde bir anlayışın yeri yoktur. en azından teoride yoktur. kişinin suçluluğu en ufak bir şüpheye mahal bırakmayacak derecede ortada olması, her türlü akla mantığa uygun hukuki delille (delil serbestisi) ile ispatlanması gerekmektedir. özetle hedef ''maddi gerçeğe'' hukuka uygun şekilde ulaşmaktır. bu ilkenin olmaması durumunda özellikle otoriter yönetimlerde masum insanlar çeşitli araçlarla suçlu gibi yansıtılıp, toplum algısı ve sosyal medya baskısı ile şeytanlaştırılmakta maalesef cüppe giyse de adaleti sağlamakla sürgün edilmek arasında kalan hakimlerin kararıyla hayatlar zindanlarda yok edilmektedir.
konuyu ilerleyen zamanlarda daha çok duyacağımız için kısa kesiyorum.
devamını gör...
tanrının size verdiği en önemli yetenek
sanırım güleçliğim ve içimden geldiği gibi konuşmam /davranmam. benimle konuşanlar iyi bilir bunu. bir de kötü olaylara karşı inanılmaz sabırlıyım..
devamını gör...
tecrübe
bir daha gelirsem eğer
eğer yeniden başlayabilseydim yaşama,
ikincisinde, daha çok hata yapardım.
kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
temizlik sorun bile olmazdı asla.
daha çok riske girerdim.
seyahat ederdim, daha fazla.
daha çok güneş doğuşu izler,
daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
görmediğim birçok yere giderdim.
dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
elbette mutlu anlarım oldu ama,
yeniden başlayabilseydim eğer,
yalnız mutlu anlarım olurdu.
farkında mısınız bilmem.
yaşam budur zaten:anlar, sadece anlar.
siz de anı yaşayın.
hiç bir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan gitmeyen insanlardandım ben.
yeniden başlayabilseydim eğer, hiç bir şey taşımazdım.
eğer yeniden başlayabilseydim, ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
bilinmeyen yollar keşfeder,
güneşin tadına varır,
çocuklarla oynardım,
bir şansım daha olsaydı, eğer.
ama işte 85 ‘indeyim
ve biliyorum…ölüyorum…
jorge luis borges
eğer yeniden başlayabilseydim yaşama,
ikincisinde, daha çok hata yapardım.
kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
temizlik sorun bile olmazdı asla.
daha çok riske girerdim.
seyahat ederdim, daha fazla.
daha çok güneş doğuşu izler,
daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
görmediğim birçok yere giderdim.
dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
elbette mutlu anlarım oldu ama,
yeniden başlayabilseydim eğer,
yalnız mutlu anlarım olurdu.
farkında mısınız bilmem.
yaşam budur zaten:anlar, sadece anlar.
siz de anı yaşayın.
hiç bir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan gitmeyen insanlardandım ben.
yeniden başlayabilseydim eğer, hiç bir şey taşımazdım.
eğer yeniden başlayabilseydim, ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
bilinmeyen yollar keşfeder,
güneşin tadına varır,
çocuklarla oynardım,
bir şansım daha olsaydı, eğer.
ama işte 85 ‘indeyim
ve biliyorum…ölüyorum…
jorge luis borges
devamını gör...
palmira antik kenti
bugün herkes madımak'ı konuştu. biraz da kimsenin hatırlamadığı şeyleri hatırlatalım.

bu güzel tarihi alanı ışid gördüğünüz hale getirdi. kendisi bir yağmur tanrısı baal tapınağıdır. (baal'in diğer adı da molektir. tanıdık gelmiştir belki. molek-malik-melek-melik-mülk aramice ve arapça'da hepsi mlk kökünden neyse bambaşka bir konu bu.) bir de buranın bilim şehidi arkeolog halil esad vardır ama ondan evernevergreen bahsetmiş zaten. söylemediği bir şeyi söyleyeyim halil esad'ı 1 aya yakın işkenceyle öldürdükten sonra kellesini de bir süre palmira'ya asmış adiler. inançlı arkadaşlar ruhuna bir fatiha okusun. hayatta çok az kişiye lanet ettim fakat ışid kadar lanet ettiğim başka bir embesil topluluğu yok heralde. çocukluğumdan beri arkeolojiye aşık birisi olarak bir ışidli görsem tek kaşık suda boğarım. pislik herifler.

bu güzel tarihi alanı ışid gördüğünüz hale getirdi. kendisi bir yağmur tanrısı baal tapınağıdır. (baal'in diğer adı da molektir. tanıdık gelmiştir belki. molek-malik-melek-melik-mülk aramice ve arapça'da hepsi mlk kökünden neyse bambaşka bir konu bu.) bir de buranın bilim şehidi arkeolog halil esad vardır ama ondan evernevergreen bahsetmiş zaten. söylemediği bir şeyi söyleyeyim halil esad'ı 1 aya yakın işkenceyle öldürdükten sonra kellesini de bir süre palmira'ya asmış adiler. inançlı arkadaşlar ruhuna bir fatiha okusun. hayatta çok az kişiye lanet ettim fakat ışid kadar lanet ettiğim başka bir embesil topluluğu yok heralde. çocukluğumdan beri arkeolojiye aşık birisi olarak bir ışidli görsem tek kaşık suda boğarım. pislik herifler.
devamını gör...
başarısız yemek yapma anısı
başarılı bir yemek yapma anım yok bu kadar söyleyeyim...
devamını gör...
fakir depresyonu vs zengin depresyonu
fakir depresyona girse bile tedavi için parası yoktur. konu kapanmıştır.
devamını gör...
