ilk buluşmada 5 lahmacun gömen hatun
o zaman sınır 4.aman hatunlar 4'ü geçmeyin bari.
devamını gör...
geberiyorum
nazım hikmet ran şiiri ile ali kocatepe bestesinin birlesmesiyle, girtlaga gemici dugumu atan eser.
zamaninda o ses türkiye'de yarisan emre sertkaya soylediginde yeniden gundeme gelmisti.
--- alıntı ---
geçip gitmiş günler gelin
rakı için sarhoş olun
ıslıkla bir şeyler çalın
geberiyorum kederden
ilerdeki güzel günler
beni görmeyecek onlar
bari selam yollasınlar
geberiyorum kederden
başladığım bugünkü gün
yarıda kalabilirsin
geceye varmadan yahut
çok büyük olabilirsin
--- alıntı ---
birden fazla soyleyeni var; hepsi etleri lime lime ediyor soylerken ama bana gore en buyuk okuzu ahmet aslan oturtuyor. adam oyle bir giriyor ki sarkiya; minik minik ignelerin hepsi, ayni anda zipkin gibi saplaniyor vucuda, kalkamiyorsun yerinden.
ahmet aslan oturtmasi
bunlar da bonusu;
nukhet duru oturtmasi
athena oturtmasi
zamaninda o ses türkiye'de yarisan emre sertkaya soylediginde yeniden gundeme gelmisti.
--- alıntı ---
geçip gitmiş günler gelin
rakı için sarhoş olun
ıslıkla bir şeyler çalın
geberiyorum kederden
ilerdeki güzel günler
beni görmeyecek onlar
bari selam yollasınlar
geberiyorum kederden
başladığım bugünkü gün
yarıda kalabilirsin
geceye varmadan yahut
çok büyük olabilirsin
--- alıntı ---
birden fazla soyleyeni var; hepsi etleri lime lime ediyor soylerken ama bana gore en buyuk okuzu ahmet aslan oturtuyor. adam oyle bir giriyor ki sarkiya; minik minik ignelerin hepsi, ayni anda zipkin gibi saplaniyor vucuda, kalkamiyorsun yerinden.
ahmet aslan oturtmasi
bunlar da bonusu;
nukhet duru oturtmasi
athena oturtmasi
devamını gör...
kuyudan çıkan gerçek
1896 yılında jean-léon gérôme tarafından resmedilen bir tablodur. tablonun hikayesine bakacak olursak:
19. yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar. yalan doğru söyler ve "bugün hava çok güzel” der. gerçek onun etrafına bakar, gözlerini gökyüzüne kaldırır ve gerçekten çok güzeldir. bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte zaman geçirirler. yalan, suyun çok güzel olduğunu söyler ve banyo yapmayı önerir. gerçek, bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunur, su gerçekten çok güzeldir. soyunur ve yüzmeye başlarlar. yalan bir anda sudan çıkar, gerçeğin kıyafetlerini giyerek kaçar ve kayıplara karışır. kızgın gerçek kuyudan çıkar, yalanı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için her yere gider. dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görmekte ve öfkeyle bakmaktadır. zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur.
o zamandan beri yalan, dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır. dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.
truth coming out of her well
19. yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar. yalan doğru söyler ve "bugün hava çok güzel” der. gerçek onun etrafına bakar, gözlerini gökyüzüne kaldırır ve gerçekten çok güzeldir. bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte zaman geçirirler. yalan, suyun çok güzel olduğunu söyler ve banyo yapmayı önerir. gerçek, bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunur, su gerçekten çok güzeldir. soyunur ve yüzmeye başlarlar. yalan bir anda sudan çıkar, gerçeğin kıyafetlerini giyerek kaçar ve kayıplara karışır. kızgın gerçek kuyudan çıkar, yalanı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için her yere gider. dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görmekte ve öfkeyle bakmaktadır. zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur.
o zamandan beri yalan, dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır. dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.
truth coming out of her well
devamını gör...
datça yarımadası
konum itibarı ile hem ege'yi hem akdeniz'i aynı anda yaşattırıyor. haritadan bakınca ha koptu ha kopacak gibi. şairlerin datça'ya anadolu'nun zürafası benzetmesi yapmaları da bundandır. iki denizden de esen rüzgar, burada havaya da toprağa da bereket getiriyor. otları ve çiçekleri, adeta doğal eczane yapısında. tarihçi strabon tanrı, insanın uzun ömürlü olmasını istiyorsa onu datça'ya bırakır sözü yerinde olmuş.
devamını gör...
kemalistlerin yunanistan'a gitmeme sorunsalı
saat 21.00 den önce dışarı çıkılmalı bir hava alınmalı bunlar hep pandemiden işte.ayrıştırma yapmayın evladım güzel güzel yazın sözlüğe emi.akşam 9 dan sonraya da kalmayın dışarda aman ceza kesiyorlar.soğuk var üşütmeyin tamam mı çocuğum.
devamını gör...
ekonomiyi eleştiren kara çarşaflı kadın
ulan sanki marslılar dünyaya inip ilk türkiyeyi tercih edip ekonomi yorumlamışlar. napıcan çarşafını ülke vatandaşı işte ne güzel bilinçlenmiş ona bakalım sevinelim biz.
devamını gör...
mustafa sarıgül'ün anketlerde birçok partiyi geçtik demesi
evde yapılan partileri falan kastediyordur, çok da dikkate almamak lazım bu açıklamaları.
devamını gör...
speedy gonzales
sevimli kahramanlar’ın örnek aldığım ve imrendiğim tek hayali kahraman faresidir. çok hızlı koşuyor bir kere ve kötü kalpli kedi onu yakalayamıyor. sarı şapka takar, beyaz pantolon giyer ve kırmızı fuları var. fular takmasından mütevellit sözlük dünyasının beyefendileri ile yakından bir ilişiği olduğunu düşünüyorum.(swh)
devamını gör...
ünlü olma şansınız olsa hangi yolla ünlü olurdunuz sorunsalı
voleybolcu kimliğimle.
türkiye kadın millî voleybol maçlarında dışarı kaçan topları toplamışlığım var iki/üç sene üst üste..
hayalim hep o sahada olmak olmuştur...
türkiye kadın millî voleybol maçlarında dışarı kaçan topları toplamışlığım var iki/üç sene üst üste..
hayalim hep o sahada olmak olmuştur...
devamını gör...
engizisyon
orta çağ avrupası’nda katolik kilisesi’nin dini inançlara karşı gelenleri cezalandırmak amacıyla kurduğu kilise mahkemeleridir.
engizisyon mahkemeleri ile kilisenin baskıcı düşünce sistemine karşı çıkılması engellenmek istenmiştir. katolik kilisesi’nin baskıcı düşünce sistemine ve dini inançlara karşı çıkanlar en ağır cezalara çarptırılarak çeşitli işkencelere maruz bırakılmıştır. ilk engizisyon mahkemesi papa 9. gregory tarafından 1203 yılında fransa’da kurulmuştur.
engizisyon mahkemeleri kilisenin başkanlığında toplanır ve kilisenin öğretilerine karşı çıkanlar ağır cezalara çarptırılırdı. insanlar çeşitli işkencelerle korkutularak kilisenin kararlarına karşı çıkmaları engellenmeye çalışılırdı. kimse kilisenin öğretilerine karşı çıkmayı göze alamazdı; çünkü çok ağır cezalar verilir ve acımasız işkenceler uygulanırdı. engizisyon mahkemeleri uyguladıkları acımasız işkence yöntemleriyle uzun yıllar hafızalardan silinmemiştir. akla mantığa sığmayacak işkence yöntemleri mevcuttu. hatta suçlu bulunan kişi şayet ölmüş biriyse mezarından çıkarılarak cesedine işkence edilirdi.
engizisyon mahkemeleri’nin uyguladığı işkence yöntemleri arasında en korkutucu olanı böğüren boğa yöntemiydi. bu yöntemde suçlu kişi metalden yapılmış bir boğanın karnının içine konuyor ve metal boğa ateşe tutularak kişi canlı canlı yakılarak öldürülüyordu. bu yöntemde suçlu bulunan kişi çok büyük acılar çekerek yavaş yavaş ve bağıra bağıra can veriyordu. boğarak öldürme, kırbaçlayarak öldürme, aç ve yırtıcı hayvanların önüne canlı canlı atılarak öldürme ve testereyle ikiye ayırma gibi işkence ve ölüm çeşitleri de engizisyon mahkemeleri’nde uygulanmaktaydı.
engizisyon mahkemeleri ile kilisenin baskıcı düşünce sistemine karşı çıkılması engellenmek istenmiştir. katolik kilisesi’nin baskıcı düşünce sistemine ve dini inançlara karşı çıkanlar en ağır cezalara çarptırılarak çeşitli işkencelere maruz bırakılmıştır. ilk engizisyon mahkemesi papa 9. gregory tarafından 1203 yılında fransa’da kurulmuştur.
engizisyon mahkemeleri kilisenin başkanlığında toplanır ve kilisenin öğretilerine karşı çıkanlar ağır cezalara çarptırılırdı. insanlar çeşitli işkencelerle korkutularak kilisenin kararlarına karşı çıkmaları engellenmeye çalışılırdı. kimse kilisenin öğretilerine karşı çıkmayı göze alamazdı; çünkü çok ağır cezalar verilir ve acımasız işkenceler uygulanırdı. engizisyon mahkemeleri uyguladıkları acımasız işkence yöntemleriyle uzun yıllar hafızalardan silinmemiştir. akla mantığa sığmayacak işkence yöntemleri mevcuttu. hatta suçlu bulunan kişi şayet ölmüş biriyse mezarından çıkarılarak cesedine işkence edilirdi.
engizisyon mahkemeleri’nin uyguladığı işkence yöntemleri arasında en korkutucu olanı böğüren boğa yöntemiydi. bu yöntemde suçlu kişi metalden yapılmış bir boğanın karnının içine konuyor ve metal boğa ateşe tutularak kişi canlı canlı yakılarak öldürülüyordu. bu yöntemde suçlu bulunan kişi çok büyük acılar çekerek yavaş yavaş ve bağıra bağıra can veriyordu. boğarak öldürme, kırbaçlayarak öldürme, aç ve yırtıcı hayvanların önüne canlı canlı atılarak öldürme ve testereyle ikiye ayırma gibi işkence ve ölüm çeşitleri de engizisyon mahkemeleri’nde uygulanmaktaydı.
devamını gör...
intihar etmek
hayatın bizler için bir anlamı kalmadığında seçtiğimiz, bir şeyleri geride bırakma yöntemi. ailelerimizde bunun üzerinde etkilidir çünkü doğuştan getirdiklerimiz dışında kişiliğimizin birçoğunu doğduğumuz ev belirliyor.
bir çocuk düşünün; elinde şekeri, yanında anne-babası, lunaparkta güzelce eğleniyor. hayattan keyif alıyor, hayattan beklentisi var. hissettiği duygular melankoliden, depresiflikten çok uzakta. böyle yetişen bir bireyin intihara meyilli olması neredeyse imkânsız. ya yapar, ya yapmaz. onun ruh halinde gel-gitler olmaz. ilerde yaşayacakları bunu etkileyebilir elbette, demek istediğim şey; ruhunun öncesi bir darbe almamış olması.
bir de şöyle bir senaryo düşünün; aynı çocuk, her gün kavga eden bir anne-baba, arkadaşlarının yaptıklarına bakıp iç çekmesi, ebevenylerinden birinin sorunlu olması... işbu çocuk hem şiddete, hem de intihara meyilli olur ki; en tehlikelisi budur. ruh halinin gel-gitli olması kadar tehlikeli çok az şey vardır. cesare pavese der ki; bir insan için en acı şey intiharı düşünüp yapamamasıdır.
bu çocuk için hayatın anlamı kaos, kavga, gürültüdür. e bir insan bunlarla da yaşayamayacağına göre yapılacak şey bellidir; kaçmak. burada da devreye intihar düşüncesi girer. hayat anlamsızlaşmış, gökyüzü griye boyanmıştır bile çoktan.
bir çocuk düşünün; elinde şekeri, yanında anne-babası, lunaparkta güzelce eğleniyor. hayattan keyif alıyor, hayattan beklentisi var. hissettiği duygular melankoliden, depresiflikten çok uzakta. böyle yetişen bir bireyin intihara meyilli olması neredeyse imkânsız. ya yapar, ya yapmaz. onun ruh halinde gel-gitler olmaz. ilerde yaşayacakları bunu etkileyebilir elbette, demek istediğim şey; ruhunun öncesi bir darbe almamış olması.
bir de şöyle bir senaryo düşünün; aynı çocuk, her gün kavga eden bir anne-baba, arkadaşlarının yaptıklarına bakıp iç çekmesi, ebevenylerinden birinin sorunlu olması... işbu çocuk hem şiddete, hem de intihara meyilli olur ki; en tehlikelisi budur. ruh halinin gel-gitli olması kadar tehlikeli çok az şey vardır. cesare pavese der ki; bir insan için en acı şey intiharı düşünüp yapamamasıdır.
bu çocuk için hayatın anlamı kaos, kavga, gürültüdür. e bir insan bunlarla da yaşayamayacağına göre yapılacak şey bellidir; kaçmak. burada da devreye intihar düşüncesi girer. hayat anlamsızlaşmış, gökyüzü griye boyanmıştır bile çoktan.
devamını gör...
ahbap platformu
size bu derneği uzun uzadıya anlatıp deneyimlerimi paylaşmak isterdim ama çook uzun. bu yüzden en azından şöyle haberiniz olsun istiyorum. bilgileri ahbap platformundan aldığımı belirtmek ve detaylı bilgi için inceleyebileceğiniz bir linkte bırakmak istiyorum. ahbap
ahbap nedir?
ahbap, anadolu kültür hazinesinin birleştirici ve dönüştürücü birikimini, çağdaş bilgi ve teknolojinin olanaklarıyla geliştirerek geleceğe taşımak üzerine kurulu, dayanışmaya, paylaşıma ve sevgi üzerinden aidiyete dayalı değer sistemleri ile çalışan, bir işbirliği hareketidir.
"ahbap derneği, ihtiyaç sahibi kişilere ayni ve nakdi olmak üzere her türlü yardımda bulunmak, toplumda yardımlaşma bilincinin güçlenmesini sağlamak, iyi insan ve iyi toplum inşasına hizmet etmek, yeni işbirliği modelleri ve projelerle çağdaş ve sürdürülebilir yardımlaşma ve dayanışma ağları oluşturmak, yerel kültürün korunarak günümüz teknolojik olanaklarıyla gelişmesine ve geleceğe taşınmasına katkı sağlamak amacı ile kurulmuştur.
sadece yaşama değil, yaşam hakkı:
yaşama hakkı, nefes alma, yemek, su gibi, canlının hayatını devam ettirebilmesi için gerekli asgari şartların sağlanmasıdır. yaşam hakkı ise sosyal, kültürel, ekonomik olarak çağdaş olanaklara ulaşabiliyor olmasıdır. birey, kendinden öncekilerin dünyaya bıraktığı sorunların muhatabı olarak doğuyorsa, dünya kaynaklarına ve insanlığın bilgi hazinesine de ortak olarak doğuyor olmalıdır. bu nedenlerle, her birey, bedeli toplum tarafından ödenmekte olan sosyal, kültürel, hayati ihtiyaçlardan eşit olarak faydalanmalıdır. ahbap, bu ihtiyaçlara acil erişim zaruretinde olan kişiler için, toplumsal dinamikleri ve dayanışma değerlerini harekete geçirerek, kısa/orta/uzun vadeli çalışmalar yapmaktadır.
ahbap nedir?
ahbap, anadolu kültür hazinesinin birleştirici ve dönüştürücü birikimini, çağdaş bilgi ve teknolojinin olanaklarıyla geliştirerek geleceğe taşımak üzerine kurulu, dayanışmaya, paylaşıma ve sevgi üzerinden aidiyete dayalı değer sistemleri ile çalışan, bir işbirliği hareketidir.
"ahbap derneği, ihtiyaç sahibi kişilere ayni ve nakdi olmak üzere her türlü yardımda bulunmak, toplumda yardımlaşma bilincinin güçlenmesini sağlamak, iyi insan ve iyi toplum inşasına hizmet etmek, yeni işbirliği modelleri ve projelerle çağdaş ve sürdürülebilir yardımlaşma ve dayanışma ağları oluşturmak, yerel kültürün korunarak günümüz teknolojik olanaklarıyla gelişmesine ve geleceğe taşınmasına katkı sağlamak amacı ile kurulmuştur.
sadece yaşama değil, yaşam hakkı:
yaşama hakkı, nefes alma, yemek, su gibi, canlının hayatını devam ettirebilmesi için gerekli asgari şartların sağlanmasıdır. yaşam hakkı ise sosyal, kültürel, ekonomik olarak çağdaş olanaklara ulaşabiliyor olmasıdır. birey, kendinden öncekilerin dünyaya bıraktığı sorunların muhatabı olarak doğuyorsa, dünya kaynaklarına ve insanlığın bilgi hazinesine de ortak olarak doğuyor olmalıdır. bu nedenlerle, her birey, bedeli toplum tarafından ödenmekte olan sosyal, kültürel, hayati ihtiyaçlardan eşit olarak faydalanmalıdır. ahbap, bu ihtiyaçlara acil erişim zaruretinde olan kişiler için, toplumsal dinamikleri ve dayanışma değerlerini harekete geçirerek, kısa/orta/uzun vadeli çalışmalar yapmaktadır.
devamını gör...
türkiye'de bilimin ilgi görmeme nedeni
sadece türkiye'de değil dünyanın hemen her ülkesinde bilim ilgi çekici değildir. bilim vatandaşın ilgisiyle değil, devletin desteğiyle yürüyor. bugün amerika'da 330 milyon insan yaşıyorsa eminim 329 milyonu tik tok çekiyor, içki, alem, parti, kızlar takılıyordur. önemli olan devletin bilimi engellememesi, bilime ilgi duyan o azınlık grubu bulması ve sonuna kadar teşvik etmesidir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilk aşkları için yaptıkları
onun dikkatini çekebilmek için mahallede en uçuk kaçık hareketleri ben yapıyordum. çatıdan çatıya zıplamalar, inşaatın 3. katından kuma atlamalar falan. birgün annemle komşuya onların evine gitmiştik. bana herkesin içinde “sen mal mısın ?” diye sormuştu. bu da böyle bir anımdır.
devamını gör...
python
günümüzde en çok tercih edilen programlama dillerinden biri.
peki neden bu böyle? bir şeyler yapmak istiyorsanız mutlaka birileri sizden önce yazmış oluyor. newton'ın da dediği gibi "eğer daha uzağı görebiliyorsam bu, benden önceki devlerin omuzlarında durduğum içindir. "
tabii noktalı virgüle ve süslü parantezlere alışmış bedenlerde yan etkiler gösterebilir.
bu dil hakkındaki yanlış anlaşılmalardan birini düzeltmek gerek. bu dilde kullanılan o efsanevi frameworklerin neredeyse tamamı c/c++/cuda üçlüsü kullanılarak yazılmıştır, python değil. python çoğu zaman bir shell görevi görüyor bu işlemler için.
peki neden bu böyle? bir şeyler yapmak istiyorsanız mutlaka birileri sizden önce yazmış oluyor. newton'ın da dediği gibi "eğer daha uzağı görebiliyorsam bu, benden önceki devlerin omuzlarında durduğum içindir. "
tabii noktalı virgüle ve süslü parantezlere alışmış bedenlerde yan etkiler gösterebilir.
bu dil hakkındaki yanlış anlaşılmalardan birini düzeltmek gerek. bu dilde kullanılan o efsanevi frameworklerin neredeyse tamamı c/c++/cuda üçlüsü kullanılarak yazılmıştır, python değil. python çoğu zaman bir shell görevi görüyor bu işlemler için.
devamını gör...
islam'ın evrimle çelişmemesi
ıslam evrimle celisir, celismez olur mu? taban tabana zitliklar mevcut. bu insanin hangi turden evrildiginin cok cok otesinde...
ıslamda insan uc ogede tanimlanir, ruh, beden ve nefistir. ruh ve nefis birbiriyle baglantili tanimlamalardir, beden ise anotomik yapisina verilmis adlandirmadir. islam inancina gore, cenin anne karninda olusum icerisindeyken ruhu uflenir, kaderi yazilmaya baslar. ınsanin yaratilis evresi bu sekildedir.(hz adem haric). evrim teorisine gore de ruh kavrami yoktur, sadece bilinc vardir. bilinci ise "beyindeki norolojik faaliyetlerin butunu" olarak aciklarlar. yani bu iki inanc birbirlerinden bu noktada kesin kez ayrilirlar. bunun disinda islamda, insan yaratilanlarin en mukemmelidir, insana yuklenen anlam diger canlilardan onu ayirmakta. ınsan yaptigi her eylemin hesabini vermekle yukumludur ama hayvanlarda boyle bir durum soz konusu degildir. dunyanin merkezi insandir kisacasi... evrim teorisinde ise insan doganin merkezinde degil, dogal seleksiyon icerisinde sadece doganin bir parcasidir. diger canlilardan fiziksel ve algisal ayristirmalar disinda bir farkliligi yoktur. ıste bu iki maddelik farkliliklar, iki inanci birbirinden siyah ve beyaz gibi ayristirmaktadir. kesistikleri noktalar yokmu kesinlikle vardir. ornegin hayvanlarin yasamlarini surdurebilmeleri icin zamanla turlerinin degisim gecirdigini soylemek islama aykiri degildir. hatta cok bilinmez ama darwin'in evrim teorisindeki bir cok iddiasini 1000 yil oncesinde islam dusunurleri zaten teorilemislerdi...sozun ozu diyebiliriz ki;
-her iki inanc aslinda bir varsayimdir, henuz ispatlari tam manasiyla gerceklestirilemez.
-her iki inancin zitliklari da mevcuttur,
-her iki inancin onaylayabilecegi ortak goruslerde bulunmaktadir. ama islam inancini benimseye bir musluman evrim teorisini tam manasiyla kabul edemez, ederse musluman olmaz. bu bir gercektir.
ıslamda insan uc ogede tanimlanir, ruh, beden ve nefistir. ruh ve nefis birbiriyle baglantili tanimlamalardir, beden ise anotomik yapisina verilmis adlandirmadir. islam inancina gore, cenin anne karninda olusum icerisindeyken ruhu uflenir, kaderi yazilmaya baslar. ınsanin yaratilis evresi bu sekildedir.(hz adem haric). evrim teorisine gore de ruh kavrami yoktur, sadece bilinc vardir. bilinci ise "beyindeki norolojik faaliyetlerin butunu" olarak aciklarlar. yani bu iki inanc birbirlerinden bu noktada kesin kez ayrilirlar. bunun disinda islamda, insan yaratilanlarin en mukemmelidir, insana yuklenen anlam diger canlilardan onu ayirmakta. ınsan yaptigi her eylemin hesabini vermekle yukumludur ama hayvanlarda boyle bir durum soz konusu degildir. dunyanin merkezi insandir kisacasi... evrim teorisinde ise insan doganin merkezinde degil, dogal seleksiyon icerisinde sadece doganin bir parcasidir. diger canlilardan fiziksel ve algisal ayristirmalar disinda bir farkliligi yoktur. ıste bu iki maddelik farkliliklar, iki inanci birbirinden siyah ve beyaz gibi ayristirmaktadir. kesistikleri noktalar yokmu kesinlikle vardir. ornegin hayvanlarin yasamlarini surdurebilmeleri icin zamanla turlerinin degisim gecirdigini soylemek islama aykiri degildir. hatta cok bilinmez ama darwin'in evrim teorisindeki bir cok iddiasini 1000 yil oncesinde islam dusunurleri zaten teorilemislerdi...sozun ozu diyebiliriz ki;
-her iki inanc aslinda bir varsayimdir, henuz ispatlari tam manasiyla gerceklestirilemez.
-her iki inancin zitliklari da mevcuttur,
-her iki inancin onaylayabilecegi ortak goruslerde bulunmaktadir. ama islam inancini benimseye bir musluman evrim teorisini tam manasiyla kabul edemez, ederse musluman olmaz. bu bir gercektir.
devamını gör...
parayı her şeyden çok seven insan
para her şeydir diyen insan, para için her şeyi yapar. herhangi bir sınırı yoktur. güvenilmez.
devamını gör...
risalet
bazı peygamberlere özel bir sıfattır. yeni hükümler getiren ve özel bir durumun muhattabı olan peygamberlere özgü bir sıfattır. nübüvvet ile karıştırılmamalıdır.
örneğin; hz. musa, resul ve nebi dir. hz. harun ise; sadece nebi dir.
hz. musa şeriat* sahibidir. hz. harun ise bu şeriatin uygulayıclarından olan peygamberdir.
her peygamber nebi dir. ancak her peygamber resul değildir.
örneğin; hz. musa, resul ve nebi dir. hz. harun ise; sadece nebi dir.
hz. musa şeriat* sahibidir. hz. harun ise bu şeriatin uygulayıclarından olan peygamberdir.
her peygamber nebi dir. ancak her peygamber resul değildir.
devamını gör...
sevgilisi olmayan bireylerin yaptıkları
ayıp bir şey değil .önemli olan doğru ilişki ,toksik ilişki ise insanı bitirir. hayatta uğraşınız ne ise onu yapın okuyun,müzik dinleyin hayatta tek dinlenmeyi bilmek de önemli.
devamını gör...
