bir oturuşta bitirilen kitaplar
beyaz diş-jack london.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hırçın, huysuz bir yanım var. bir anda huysuzluğum tutunca kendimi durduramıyorum ve sonuçları genelde kırıcı oluyor.
bari özür dilemeyi becerebilsem. o da yok. bunu yapamadığım için kendime karşı da hırçınlaşıyorum.
yaşlılığım da böyle olursa hiç çekilmem.
huysuz bir ihtiyar olmak istemiyorum, offf.
bari özür dilemeyi becerebilsem. o da yok. bunu yapamadığım için kendime karşı da hırçınlaşıyorum.
yaşlılığım da böyle olursa hiç çekilmem.
huysuz bir ihtiyar olmak istemiyorum, offf.
devamını gör...
30 ağustos zafer bayramı
bu uğurda çaba gösteren tüm insanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum. unutmamak adına anmayı ihmal etmemek gerek. başta önderimiz mustafa kemal atatürk ve tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.
devamını gör...
badi parmak
bu yaşıma kadar hep serçe parmak diye bildiğim parmaktı. fakat işaret parmağıymış.
devamını gör...
verdikten sonra pişman olunan şeyler
yüz
devamını gör...
yoğurtla iyi giden yiyecekler
balık ürünleri dışında her yemeğin yanında güzel.
devamını gör...
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
birlikte dinlenilen müziklerden oluşan spotify playlisti.
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
içip içip eski sevgiliyi aramak.
devamını gör...
normal sözlük’ün artık bitmiş olması
burası günün sonunda (eskiden) film, kitap, dizi, müzik konuşulan ve (şimdi) twitter gibi kullanan yazarların delice beğeni aldıkları bir yer.
moderasyon yazarları küstürmemeli eleştirisi çok doğru. sözlük çok fazla yayılmaya başladığında, -özellikle malum youtube kanalına sponsor olunduktan sonra- tanım ve başlıklar ciddi şekilde yalnızca popülarite kovalamak ve "boş" yaparak beğeni almak güdüsüne döndü.
gündem konularının bir şekilde kanı ak(a)madığı için de yaşanan durumdan ziyadesiyle izole bir oluşuma sahip bir sözlük, bu nedenle her ne olursa olsun gündem konularının konuşulduğu, kanın takip edildiği yerler bellidir, bok atalım ya da atmayalım, ki çoktan attık ama bu böyle. dolayısıyla "oralar" etkileşimi her zaman daha yüksek ve daha aktif mecralar olacaklar.
gaza gelmeye, ailenize küfredilmiş gibi sadece fikir belirten yazarlara celallenmeye ya da hakaret etmeye lüzum yok. bazı şeyler birçok kişi tarafından fark edilmeye başlandığı için gündeme gelir. bunu da kimse engelleyemez.
edit: ekleme.
moderasyon yazarları küstürmemeli eleştirisi çok doğru. sözlük çok fazla yayılmaya başladığında, -özellikle malum youtube kanalına sponsor olunduktan sonra- tanım ve başlıklar ciddi şekilde yalnızca popülarite kovalamak ve "boş" yaparak beğeni almak güdüsüne döndü.
gündem konularının bir şekilde kanı ak(a)madığı için de yaşanan durumdan ziyadesiyle izole bir oluşuma sahip bir sözlük, bu nedenle her ne olursa olsun gündem konularının konuşulduğu, kanın takip edildiği yerler bellidir, bok atalım ya da atmayalım, ki çoktan attık ama bu böyle. dolayısıyla "oralar" etkileşimi her zaman daha yüksek ve daha aktif mecralar olacaklar.
gaza gelmeye, ailenize küfredilmiş gibi sadece fikir belirten yazarlara celallenmeye ya da hakaret etmeye lüzum yok. bazı şeyler birçok kişi tarafından fark edilmeye başlandığı için gündeme gelir. bunu da kimse engelleyemez.
edit: ekleme.
devamını gör...
kıyamet park
bir kamu davasıdır. bir alper canıgüz eseridir.
türk edebiyatının yaratılan en ilginç karakterlerinden olan alper kamu'nun bir diğer macerası her zaman olduğu gibi çok keyifliydi. alper canıgüz ve zekasına hayran biri olarak hemen kitabı aldım ve okudum. iyi tarafları vardı kötü tarafları vardı. emin olduğum tek şey ise bir alper canıgüz kitabıydı.
bu kitabı elime verseler ve yazarını söylemeseler yine de alper canıgüz'ün elinden çıktığını anlardım. kendisinin tarzını çok seviyorum. hızlı okuma sağlaması, akışkan metinler, zeki gözlemler, psikoloji, muzip tarafı, zekice kurgulanmış kurgu.
kitap yine alfa yayınlarından çıkmış. kapak tasarımını çok beğendim. sayfa sayısı az geldi sebebi ise dediğim gibi alper canıgüz kitapları çok hızlı bir okuma tecrübesi sunuyor. elinizden bırakamıyorsunuz. kendisini özlediğim için eriyip gitti elimde.
kitabın içeriğine gelirsek alper kamu, antalya'da bir otele gidiyor. kıyamet park isimli otelde haliyle başına bir sürü şey geliyor.
yazar bu hikayeyi bir otele gittiğinde yazmaya karar veriyor. böyle bir otele kahramanımızı bırakırsam neler olur diye düşündüm ve yazdım diyor. iyi ki yazmış. ha bu arada alper'i daha olgun buldum. eskisinden daha dingin bir çocuk olmuş hoşuma gitti.
kitapta alper kamunun karşısında bulunan altan karakterini çok sevdim. indigonun dölü cidden şeytani bir zekaya sahip. o iki üstün zekalı çocuğun kapışması çok eğlenceli geldi. ben eminim alper canıgüz bu iki çocuğu tekrar bir araya getirecek. kitapta olumlu taraflar olduğu gibi olumsuz taraflar da vardı. mesela finale giden yol çok karmaşıktı. hemen çat diye çözüldü. iyi işlendiğini düşünmüyorum. yazarın bize verdiği ipuçları çok basit geldi. olayı çözmekten ziyade çözünce alacağım keyif bana pek güçlü gelmedi. haa kitabı veya süreci okumak çok zevkliydi o ayrı.
son olarak bomba gibiyim diyorum yazımı bitiriyorum.
türk edebiyatının yaratılan en ilginç karakterlerinden olan alper kamu'nun bir diğer macerası her zaman olduğu gibi çok keyifliydi. alper canıgüz ve zekasına hayran biri olarak hemen kitabı aldım ve okudum. iyi tarafları vardı kötü tarafları vardı. emin olduğum tek şey ise bir alper canıgüz kitabıydı.
bu kitabı elime verseler ve yazarını söylemeseler yine de alper canıgüz'ün elinden çıktığını anlardım. kendisinin tarzını çok seviyorum. hızlı okuma sağlaması, akışkan metinler, zeki gözlemler, psikoloji, muzip tarafı, zekice kurgulanmış kurgu.
kitap yine alfa yayınlarından çıkmış. kapak tasarımını çok beğendim. sayfa sayısı az geldi sebebi ise dediğim gibi alper canıgüz kitapları çok hızlı bir okuma tecrübesi sunuyor. elinizden bırakamıyorsunuz. kendisini özlediğim için eriyip gitti elimde.
kitabın içeriğine gelirsek alper kamu, antalya'da bir otele gidiyor. kıyamet park isimli otelde haliyle başına bir sürü şey geliyor.
yazar bu hikayeyi bir otele gittiğinde yazmaya karar veriyor. böyle bir otele kahramanımızı bırakırsam neler olur diye düşündüm ve yazdım diyor. iyi ki yazmış. ha bu arada alper'i daha olgun buldum. eskisinden daha dingin bir çocuk olmuş hoşuma gitti.
kitapta alper kamunun karşısında bulunan altan karakterini çok sevdim. indigonun dölü cidden şeytani bir zekaya sahip. o iki üstün zekalı çocuğun kapışması çok eğlenceli geldi. ben eminim alper canıgüz bu iki çocuğu tekrar bir araya getirecek. kitapta olumlu taraflar olduğu gibi olumsuz taraflar da vardı. mesela finale giden yol çok karmaşıktı. hemen çat diye çözüldü. iyi işlendiğini düşünmüyorum. yazarın bize verdiği ipuçları çok basit geldi. olayı çözmekten ziyade çözünce alacağım keyif bana pek güçlü gelmedi. haa kitabı veya süreci okumak çok zevkliydi o ayrı.
son olarak bomba gibiyim diyorum yazımı bitiriyorum.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
kırıldığını anlatmak kıran kişiye
anlatmak
anlatmadan anlayan, yanında olan güzel arkadaşlara selam olsun
anlatmak
anlatmadan anlayan, yanında olan güzel arkadaşlara selam olsun
devamını gör...
yeni gelin sorunsalı
gelinliği ömür boyu meslek edinmiş kişiler
devamını gör...
erdoğan'ın 23 nisan anıtkabir törenine yine katılmaması
egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyemeyen birinin hareketi.
devamını gör...
israil denilince akla gelenler
iş ahlakı ve dürüstlük.
devamını gör...
ailenin en büyük çocuğu
kendimi bildim bileli ablayım. ben on aylıkken kardeşim dünyaya gelmiş.
üç erkek kardeşin ablası olunca sanki evin nöbetçi annesi gibi oluyorsun. aramızda bir yaş olmamasına karşın koca adam "ablaaa" diye gözlerini belertip bebeklik yapıyor. en küçüğü geldi yirmi yaşına hala kendini beş yaşında sanıyor. oysa ailem beş yaşındayken bile bana "sen ablasin koca kızsın öyle yapma böyle yapma" diyordu.
her halti ogrenme mecburiyetin vardır. sifon bozulsa, boru patlasa ,bir sey montaj yapılacaksa hatta avize takılacaksa bile onu en büyük yani abla yapar. sartel mi atti onu bile abla kaldırır.*
kısaca en büyük olmak kötü bir şeydir.
üç erkek kardeşin ablası olunca sanki evin nöbetçi annesi gibi oluyorsun. aramızda bir yaş olmamasına karşın koca adam "ablaaa" diye gözlerini belertip bebeklik yapıyor. en küçüğü geldi yirmi yaşına hala kendini beş yaşında sanıyor. oysa ailem beş yaşındayken bile bana "sen ablasin koca kızsın öyle yapma böyle yapma" diyordu.
her halti ogrenme mecburiyetin vardır. sifon bozulsa, boru patlasa ,bir sey montaj yapılacaksa hatta avize takılacaksa bile onu en büyük yani abla yapar. sartel mi atti onu bile abla kaldırır.*
kısaca en büyük olmak kötü bir şeydir.
devamını gör...



