zannedersem fakir olduğum ve bunu hissettiği için benim hiç görmediğim mağaza çalışanıdır.
devamını gör...

kendi kendine durum paylaşımını nasıl yaptığını merak ettiğim dumurumdur.

açıkcası triplerine rağmen silmeyip, geri adım atmasını beklemiştim zaten. bir açıklama bekliyordum kendisinden ki çok bekletmemiştir;

-ya kızım valla yanlış anladın bak, ben hiç öle bişey yapar mıyım??
devamını gör...

itirazım var. bir "selman bulut" polisiyesi. onur ünlü ağbimizin en başarılı komedi - aksiyon filmi. başrolünde serkan keskin ve öner erkan'ın mucizeler yarattığı bu filmde; camii imamının silah sesi duyup ardından şadırvanda bir tabanca bulmasıyla olaylar gelişmektedir. imam selman bulut (serkan keskin), cinayeti çözmeyi kendine görev edinir...


eski boksör, satranç üstadı, kısa sap bağlamayla alevi deyişleri çalan imam selman bulut... şahane bir tipleme. ayrıca ihsan eliaçık hocanın vaazının eklenmesi çok şık hareket. keşke hep böyle müslümanlar olsa memlekette...


işbu film, lol tarafından 4 defa izlenmiştir.

edit: düzeltme
devamını gör...

üç tarz-ı siyaset eserinin yazarı da olan osmanlı dönemi aydını.
devamını gör...

günaydın sözlük.
size günaydın tabi, bana iyi geceler bile olmadı daha *
devamını gör...

nedeni belli olmayan ve nedensiz bir şekilde ortaya çıkan, anlamı verilemeyen can sıkıntısıdır.
devamını gör...

bilimsel olarak yaklaşmakta fayda olan kavramdır. bilim ise tanrının varlığı ya da yokluğuyla ilgilenmez. fenni bilimlere tanrıyı karıştırmanın insanları bir yere götürmeyeceği açıktır.

sosyal bilimlerde ise tanrının toplumsal bir varlık olduğu kabul edilebilir. din ise kültürel bir sistemdir. bunların etkilerini incelersin, kökenlerini araştırırsın, toplumsal bir kavram olarak tanrının veya dinin işlevleri nelerdir, gerekli midir tartışırsın.

tanrı insanı yarattığından ya da insan tanrıyı yarattığından beri tanrının varlığı tartışma konusu. kimi inanıyor, kimi inanmıyor ama inanmayanların sayısının artmasının nedenlerini toplumsal olarak açıklayabileceğimize göre; olsun ya da olmasın tanrı toplumsaldır.
devamını gör...

vatandaşı olmasak komik ülke aslında...
devamını gör...

geçen hafta hava inanılmaz soğuk ve dışarıda kar yağıyordu. çocuklarla sınıfta oturmuş bir konu ile ilgili video izlemek üzereydik. çocukları topladım, ekran karşısına geçirdim. videonun açılmasını bekliyorum ancak bilgisayar öyle yavaş ki hata veriyor donuyor ve açılmıyor. bir yandan çocuklara video öncesi bilgi verirken bir yandan da söyleniyorum:
" yine dondu yahu neden bu kadar yavaşsın, o kadar temizledim neden dondun!"
ayaz:
"öğretmenim çünkü hava çok soğuk bilgisayar da üşümüştür ondan donuyor olabilir" *
devamını gör...

“eğer berbat bir şeyler olmuşsa, unutmak için içersin; iyi bir şeyler olursa kutlamak için içersin ve hiçbir şey olmamışsa bir şeyler olması için içersin.”

delirmeyenlerin korkunç bir hayat sürdüğünü düşünen amekilalı yazar ve şair.

neyse ki bizim ülke olarak korkunç bir hayatımız yok. çok şükür hepimiz tertemiz delirdik.(swh)
devamını gör...

insanın nick seçerken genelde en çok örnek aldıkları kişiler veya hayatında önemli yer eden kelimelerden yola çıkarak yapılan tahminlerdir.

balkoninsanı: siyasi parti lideri
sek: meyhanede garson
delıbal: 5 kavanozu 100 liraya satan adam
ayrıca yıktın formatı eyledin viran tarzı başlıktır ama küçük forumsal başlıklara kaynaşma adına göz yumabilirim.
devamını gör...

dizleri çıkmış bir pantolondu çocukluk,
attığın kahkahalar dışında hiçbir şeyi umursamadığın,
ya da salıncak sırasının sana ne zaman geleceğiydi en büyük derdin bir zamanlar,
telaşlar çocuksuydu,
dertler çocuksu...
uzun sürmezdi,
kimse ölmezdi,
kimse terk etmezdi,
canın kaydıraktan düşünce yanardı ancak,
ya da o çok istediğin çikolata alınmadığında dökülürdü gözünden gözyaşların,
karneni iyi getirmeye çabalardın koca bir kış, o bisiklet alınsın diye,
bilemezdin o zamanlar fiziksel olmayan acıların da olabileceğini,
büyüdük sonra;
büyü bozuldu...
görünmez, can yakıcı, dikenli teller sardı her yeri,
her nefeste daha da yüreğine batan,
her adımda daha da engel olan yoluna,
olmadık endişeler edindik büyüdükçe,
adım atmadan hesaplar yapar olduk,
bazılarımız çok iyi kavrayıp oyunu kuralına göre oynadı,
bazılarımız "yedek kamil" gibi hep sıranın ona gelmesini bekledi,
çıkacaktık sahneye ve lafımızı edip herkesi hayran bırakacaktık kendimize,
beceremedik bazılarımız,
çünkü sessizce görülmeyi bekledik,
çok güzel renklerimiz vardı çünkü bizim,
keşfedilmeliydik...
keşfedemeyenler mi suçluydu yoksa biz mi yeterince görünür değildik?

sonra anladık;
bir zamanlar çok istediğimiz o büyümek aslında hiç güzel değildi,
büyüdükçe dertlendik, dertlendikçe büyüdük,
şimdi maalesef hala geri alamadığımız adımlar atıyoruz bilmediğimiz topraklara,
gelmeyecek bir gelecek için hüzünlü haykırışlar biriktiriyoruz içimizde,
söyleyemediklerimiz boğazımıza diziliyor,
tıpkı yaşayamadıklarımız gibi...
bir kez daha çıkıyoruz yollara,
koleksiyonumuza eklediğimiz yeni muhteşem hatalarımız var üstelik...
devamını gör...

benim annem sözkonusu ise yok.
ben sözkonusu isem elinle koymuş gibi bulursun.
devamını gör...

1. hastane koridorunda haber beklemek.
2. adliye/karakol önünde haber beklemek.
kapanış.
devamını gör...

yaşananlara deneyim olarak bakmak. iyisiyle, kötüsüyle.
devamını gör...

fizyolojik bir eylem. üstüne medeniyetler kurulmuş, medeniyetler yıkılmış, ilişkileri zedeleyebilen de, onarabilen de, kimisine göre ayıp, kimisine göre ise doğal bir eylem.
devamını gör...

sınırı merak ettiren başlık.
hayır kaçla kazandım ya da kaçla kaybettim diyeceğim ama geçenlerde 30 yaşında sözlük teyzeleri başlığını görmüş olduğumdan kaçırma ihtimalini eliyorum.

hoş zaten demin biri nickaltıma teyze meyze yazmış münasebetsiz hiçte tanımam.

sanırım bu başlık her türlü beni işaret ediyor kahretsin.
ve evet.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

teyze deme lazım olur yeğennn. *
devamını gör...

altın.

yoo yoo orama burama takmalık değil. banka kasasında duracak arada gidip seveceğim. ya da dur ya madem mutlu olduk bankayı da alıp kasaların da sahibi olak. bunlar ne güzel hayaller böyle . *
devamını gör...

2009 yılında bu yapımın bir dizisi çekilmiştir.
dizide 1999 yapımı filmin orijinal kadrosundan sadece larry miller, yine filmde olduğu gibi dr. walter stratford rolünde oynamış ve kadronun kalanı tamamen değiştirilmiştir.

dizide filmden farklı olarak, kat'i oynaması için esmer bir oyuncu seçilmesi aslında kat'in karakterine daha çok uymuştur. dizide kat, kendine has hippi benzeri karakteri ile dikkat çekiyor olsa da filmden farklı olarak, patrick'ten daha çok etkilenmiş ve filmdekine göre daha çok yumuşamıştır. filmde kat patrick'ten etkilendiğini ve aşık olduğunu diziye göre daha az belli etmekte ve patrick'in istediğini yapma konusunda daha çok direnç göstermektedir. yine filmden farklı olarak, dizide kat ile patrick yine uyumsuzlarmış havası çiziliyor olsa da daha uyumlu bir çift olarak gösterilmektedir. filmde birbirleri ile uyumlu olmayan zıt karakterler oldukları halde aşık olmaları ve birlikte olmaları üzerinde durulmakta iken, dizide uyumlu gözükmedikleri halde aslında uyumlu oldukları ve ortak noktalarının olduğu mesajı verilmektedir.
filmde joey donner tam bir pislik ve bianca ile sadece seks yapmak isteyen bir karakter gibi gösterilmiştir. ancak dizide bianca ile gerçekten uyumlu ve tatlı bir erkek arkadaş olarak değiştirilmiştir. cameron ise bianca ile şansını malesef kaybedecektir.
bu değişiklikler dizinin orijinal filmden farklı ve daha özgün olmasına neden olmuş ve farklı bir hava katmıştır ancak dizinin devamlılığı için fayda sağlamamıştır.

dizi 2010 yılında düşük reyting nedeni ile iptal edilmiştir.
devamını gör...

günümü neşelendiren yazar güzeli. nasıl sırıtıyorum, nasıl da sevgi pıtırcığına dönüştüm bir bilseniz*... seviyorum sözlük*.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim