17 ağustos 1999 gölcük depremi
o kadar kişinin ölümünde birinci dereceden sorumlu olan mütahit şuan dışarda elini kolunu sallayarak gezmektedir.ülkedeki hukuk anlayışını her 17 ağustos'ta istemsizce sorgularım.allah tekrarını yaşatmasın.
devamını gör...
ağlayan bebeğin toplu taşımada verdiği rahatsızlık
ben niyete bakarım. art niyetle ağladıklarını düşünmüyorum. swh
(bkz: ağla lan)
rahatsız olmadığım durumdur.
(bkz: ağla lan)
rahatsız olmadığım durumdur.
devamını gör...
sim kartın yerine kullanılacak olan e-sim
bir an esimi "eşim" olarak okumama neden olan başlıktır. burda da mı hanımcılık yoksa diyecektim. umarım yararlı amaçlar için kullanılması planlanır.
devamını gör...
gece gelen açlık hissi
bir türlü bastıramadığım histir.
evde yiyecek bir şey kalmamış; hepsini yedim çünkü... swh.
evde yiyecek bir şey kalmamış; hepsini yedim çünkü... swh.
devamını gör...
sezen aksu şarkılarında geçen mükemmel sözler
şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler
haydi içelim.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
kafa sözlük çocuk korosu üyesi olarak sözlüğe verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dilemiyorum, dinleyeceksiniz tabii bu güzel kadının yayını var!
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
#482861 tanımıyla beni mutlu eden, tanımlarını ilgiyle okuduğum yazarımızdır. sözlüğün ondan öğreneceği çok şey vardır.
devamını gör...
kız arkadaşına mini etek giydirip sokaklarda gezen tip
şşş alooo kime ne benim ne giyeceğimden ya da vaziyetim neden erkek arkadaşıma etiket olacakmış kim açtı bu başlığı??? ben nerde ne giyeceğimi bilmiyor muyum?
devamını gör...
lennykereviz
her başlıkta yorumunu aradığım eğlenceli yazar .ancak etrafı sahte dostlarla dolu.yok güneş ışığı gibi diyenler mi ,yok beni buraya sürükledi ,yok yanarlı dönerli nick altı olsada yazsam diyenler mi ... kendisi 2 gündür ev taşıyor .hanginiz dedi bir el atalım ? ama ben dedim. kim kara gün dostu kim iyi gün dostu o biliyor.
devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
çıkar mı çıkmaz mı bilmem ben , ama sevgilisine çiçek veren tek hayvan sincaptır.
edit: böylesine ince zevki olan canlıya da hayvan denir mi yemin ederim boşlukta kaldım.
edit: böylesine ince zevki olan canlıya da hayvan denir mi yemin ederim boşlukta kaldım.
devamını gör...
pembe panter sendromu
demek adı pembe panter sendromuymuş. mağaza, market vs bir yere girdiğinde yardım gerektiğinde bir kişi bulamazsın . tablet alırsın eline model ,fiyat soracaksın kimse yok. ihtiyacın olmadığında ,öylesine baktığında peşinde gezip kendini hırsız gibi hissettirirler.
devamını gör...
ucubeler
bir sirk cücesi olan hans’ın güzeller güzeli trapezci cleopatra’ya duyduğu imkânsız aşkın ve arzunun hikâyesini anlatan 1932 yapımı bu film, ilk dakikalarından son sahnelerine dek, “ötekilerin" ve "ayrımcılığın" ne olduğuna dair pek çok soruya ilham vermiştir.
freaks
sirk çığırtkanının, insanlarda merak uyandıran, ucubenin hikayesine bir giriş niteliğindeki konuşmasına kulak vermek ayrıca önemlidir: “bizde yalan yok dostlarım. elimizde canlı, nefes alıp veren hilkat garibeleri olduğunu söylemiştik. onlara güldünüz, onları görünce ürperdiniz. ama doğumda başınıza bir kaza gelmiş olsa, siz de onlar gibi olabilirdiniz.”
yönetmen tod browning, makyaj ve kostüm kullanmaktansa filmde görüntüleri son derece farklı olan insanları kullandı. kimi doğuştan getirdiği genetik özellikleri nedeniyle kimiyse uğradığı saldırılar sonucunda diğer insanlardan farklı görünüyordu.
filmde yer alan oyuncuların hepsi gerçek hayatlarında görüntüleri nedeniyle sirklerde çalışıyorlardı.
gösterildiği yıllarda seyirciler dayanamayarak sinemayı terketmiş, sonra da filmin sinemalarda gösterilmesi yasaklanmıştır.
sinema tarihinin en rahatsız edici filmlerinden biri olarak kabul edilir.
film adından da anlaşılacağı üzere ucube olarak nitelendirilebilecek insanların hikayesini anlatırken bir bakıyorsunuz ki gerçek ucubeler fiziksel tuhaflıkları nedeniyle diğerlerini ötekileştirilip aşağılayan ve her istediğini yapma hakkını kendinde gören "normal gözüken" insanlar.
freaks
sirk çığırtkanının, insanlarda merak uyandıran, ucubenin hikayesine bir giriş niteliğindeki konuşmasına kulak vermek ayrıca önemlidir: “bizde yalan yok dostlarım. elimizde canlı, nefes alıp veren hilkat garibeleri olduğunu söylemiştik. onlara güldünüz, onları görünce ürperdiniz. ama doğumda başınıza bir kaza gelmiş olsa, siz de onlar gibi olabilirdiniz.”
yönetmen tod browning, makyaj ve kostüm kullanmaktansa filmde görüntüleri son derece farklı olan insanları kullandı. kimi doğuştan getirdiği genetik özellikleri nedeniyle kimiyse uğradığı saldırılar sonucunda diğer insanlardan farklı görünüyordu.
filmde yer alan oyuncuların hepsi gerçek hayatlarında görüntüleri nedeniyle sirklerde çalışıyorlardı.
sinema tarihinin en rahatsız edici filmlerinden biri olarak kabul edilir.
film adından da anlaşılacağı üzere ucube olarak nitelendirilebilecek insanların hikayesini anlatırken bir bakıyorsunuz ki gerçek ucubeler fiziksel tuhaflıkları nedeniyle diğerlerini ötekileştirilip aşağılayan ve her istediğini yapma hakkını kendinde gören "normal gözüken" insanlar.
devamını gör...
saygısızlıkla savaş kulübü
kazanamayacak olsak da safımız belli olsun diyerek katılım talebimizi değerli yazarımıza buradan iletmiş olalım.
devamını gör...
birini sevmenin zayıflık olması
sevmek; gönüllü esareti seçmektir. zayıflık değildir.
bu esarette; esir olan kişi, esirliğinden hoşnuttur. dağları delen şey; güçtür, dağları deldiren şey ise; aşktır.
dünya aşk ile var olmuştur. aşk, sevginin ilk tezahürüdür. aşk; bir erkeğin kadına, ya da bir kadının erkeğe beslediğinden ibaret değildir.
tasavvufta sevmek ile ilgili bir hikaye anlatılır;
ateş böceği ile mumun hikayesi...
"ateş böceği, mum ateşinin onu yakacağını bilir. yanacağını bile bile; önce kanatlarını, sonra kendini, mumun ateşine; döne döne teslim eder. döndükçe yanar, yandıkça döner. "
ateş böceği halinden memnundur. bu durum; ateş böceğinin, ateşe kendini bırakacak kadar güçlü olduğunun ve kendini yok edecek kadar teslim olduğunun kanıtıdır.
bu esarette; esir olan kişi, esirliğinden hoşnuttur. dağları delen şey; güçtür, dağları deldiren şey ise; aşktır.
dünya aşk ile var olmuştur. aşk, sevginin ilk tezahürüdür. aşk; bir erkeğin kadına, ya da bir kadının erkeğe beslediğinden ibaret değildir.
tasavvufta sevmek ile ilgili bir hikaye anlatılır;
ateş böceği ile mumun hikayesi...
"ateş böceği, mum ateşinin onu yakacağını bilir. yanacağını bile bile; önce kanatlarını, sonra kendini, mumun ateşine; döne döne teslim eder. döndükçe yanar, yandıkça döner. "
ateş böceği halinden memnundur. bu durum; ateş böceğinin, ateşe kendini bırakacak kadar güçlü olduğunun ve kendini yok edecek kadar teslim olduğunun kanıtıdır.
devamını gör...
amazonlar
şimdi size coğrafyamızda yaşamış en güçlü kadınlardan olan amazonlardan bahsedeceğim.
ayrıca bana kalırsa bizim coğrafyamızda yaşayan her kadın en az amazonlar kadar güçlü ve savaşçıdır.
çünkü binlerce yıl önce olduğu gibi bugün de bizim coğrafyamızda bir kadın olarak yaşamak güç.
gelelim dede korkut'un ''anadolu'nun alp kızları'' olarak nitelendirdiği amazon kadınlarına.
anlatılana göre amazonlar oldukça iyi ok, yay kullanmaktadırlar. amazonların başlarında bir erkek bulunmaz. kendilerine önder olarak bir kraliçe seçerlerdi. erkeklerden nefret ederlerdi. bunun bir sebebi amazon erkeklerinin tümü civar kabileleri yaptıkları akınlar sırasında pusuya düşürülmüş ve öldürülmüş olmasından kaynaklıdır.
herodot ve hipokrat'a göre amazon kelimesinin anlamı ''memesiz'' demektir.
hipokrat, amazon kadınlarının sağ memelerinin olmadığını söyler.
kız çocuklarına yapılan, sıcak bronz bir metal ile gerçekleşen bir operasyon ile sağ memeleri dağlanır. bunun sebebi ise sağ memelerinin olmaması sebebi ile daha iyi yay kullanıp, daha hızlı ok atarlar.
amazon kadınları yunanlıların düşmanı olarak bilinir. hatta truva savaşı'nda bile yunanlılara karşı savaşta yer aldıkları söylenir.
hatta bu savaşta amazon kraliçesi penthesilea birçok yunanlı askerini öldürdükten sonra akhilleus ile teke tek dövüşür. akhilleus, kraliçeyi yaraladıktan sonra başlığını çıkarır ve onun güzelliği karşısında kendisine aşık olur. ancak kendisi aldığı yaralardan dolayı çoktan ölmüştür.
peki hepsi kadından oluşan bu toplum varlığını nasıl devam ettiriyordu?
amazon kadınları yılda bir kez komşu kabileleri ziyaret ederler ve doğan çocuk erkek olursa ya babasına gönderilir ya da öldürülürlerdi. kız çocukları ise savaşçı ve üretici bir şekilde anneleri tarafından yetiştirilirdi.
ayrıca bana kalırsa bizim coğrafyamızda yaşayan her kadın en az amazonlar kadar güçlü ve savaşçıdır.
çünkü binlerce yıl önce olduğu gibi bugün de bizim coğrafyamızda bir kadın olarak yaşamak güç.
gelelim dede korkut'un ''anadolu'nun alp kızları'' olarak nitelendirdiği amazon kadınlarına.
anlatılana göre amazonlar oldukça iyi ok, yay kullanmaktadırlar. amazonların başlarında bir erkek bulunmaz. kendilerine önder olarak bir kraliçe seçerlerdi. erkeklerden nefret ederlerdi. bunun bir sebebi amazon erkeklerinin tümü civar kabileleri yaptıkları akınlar sırasında pusuya düşürülmüş ve öldürülmüş olmasından kaynaklıdır.
herodot ve hipokrat'a göre amazon kelimesinin anlamı ''memesiz'' demektir.
hipokrat, amazon kadınlarının sağ memelerinin olmadığını söyler.
kız çocuklarına yapılan, sıcak bronz bir metal ile gerçekleşen bir operasyon ile sağ memeleri dağlanır. bunun sebebi ise sağ memelerinin olmaması sebebi ile daha iyi yay kullanıp, daha hızlı ok atarlar.
amazon kadınları yunanlıların düşmanı olarak bilinir. hatta truva savaşı'nda bile yunanlılara karşı savaşta yer aldıkları söylenir.
hatta bu savaşta amazon kraliçesi penthesilea birçok yunanlı askerini öldürdükten sonra akhilleus ile teke tek dövüşür. akhilleus, kraliçeyi yaraladıktan sonra başlığını çıkarır ve onun güzelliği karşısında kendisine aşık olur. ancak kendisi aldığı yaralardan dolayı çoktan ölmüştür.
peki hepsi kadından oluşan bu toplum varlığını nasıl devam ettiriyordu?
amazon kadınları yılda bir kez komşu kabileleri ziyaret ederler ve doğan çocuk erkek olursa ya babasına gönderilir ya da öldürülürlerdi. kız çocukları ise savaşçı ve üretici bir şekilde anneleri tarafından yetiştirilirdi.
devamını gör...
4-5 bin lira için hayatından en az 16 sene vermek
mantıksızlık. ve bunu çoğumuz yaptık, yapmaya devam ediyoruz. başka bir işe adım atsak 16 sene oraya odaklansak çok daha iyi şartlar altında çok daha iyi paralar kazanabilirdik. yani 16 sene boyunca sen sınavlara çalış, terler dök, çeşitli eğitim masrafları yap. karşılığı 5bin. o da iş bulabilirsen, memur olabilirsen vs. ne kadar enayiyiz aslında bu açıdan bakınca.
ntv'nin haberine göre en ucuz sıfır araba fiat egea sedan easy 1.4 fire 95 hp diye bir araba. kampanyalı fiyatı bu aracın 123.900 türk lirası. siz 5 bin lira maaşınızla yemez, içmez, kira vermezseniz bu aracı 25 ayda alabilirsiniz. 1.100 lira da cebinize kalıyor hadi iyisiniz(!).
evet yanlış okumadınız 16 yıl okuyup, çalışıp bir devlet memuru falan olursanız türkiye'nin en kıytırık sıfır aracını yemeden, içmeden 25 ayda alıyorsunuz. kalan 1100 lirayı da 25 aya dağıttığımızda 44 lira yapıyor. her güne 1.4 lira yapıyor, bununla da herhangi bir fırına giderseniz dünden kalan bayat ekmeklerden 1 tane alabilirsiniz. belki 2-3 de olabilir fırıncının insafına kalmış.
durum bu işte, sizce 16 yılınızı 5 bin lira maaş için harcamak ne kadar mantıklı?
ntv'nin haberine göre en ucuz sıfır araba fiat egea sedan easy 1.4 fire 95 hp diye bir araba. kampanyalı fiyatı bu aracın 123.900 türk lirası. siz 5 bin lira maaşınızla yemez, içmez, kira vermezseniz bu aracı 25 ayda alabilirsiniz. 1.100 lira da cebinize kalıyor hadi iyisiniz(!).
evet yanlış okumadınız 16 yıl okuyup, çalışıp bir devlet memuru falan olursanız türkiye'nin en kıytırık sıfır aracını yemeden, içmeden 25 ayda alıyorsunuz. kalan 1100 lirayı da 25 aya dağıttığımızda 44 lira yapıyor. her güne 1.4 lira yapıyor, bununla da herhangi bir fırına giderseniz dünden kalan bayat ekmeklerden 1 tane alabilirsiniz. belki 2-3 de olabilir fırıncının insafına kalmış.
durum bu işte, sizce 16 yılınızı 5 bin lira maaş için harcamak ne kadar mantıklı?
devamını gör...
yıllar sonra ekşi sözlük'te yazar olmak
ne demiş gabriel garcia marguez
"akıttığın göz yaşlarını silmek yerine, akmasına neden olanları sil hayatından."
"akıttığın göz yaşlarını silmek yerine, akmasına neden olanları sil hayatından."
devamını gör...
normal sözlük'te çok az kişi varmış gibi hissetmek
benim de fark ettiğim fakat dert etmediğim sorunsaldır. yani ben bir başlığa girdiğim zaman, genelde tüm entryleri okuyorum. ama ekşi sözlükte mesela bir olaya binlerce tanım giriliyor. hepsini okuyamıyorum ki, üç beş sayfa en fazla. burada ama bu sayede tüm yazarları tanıdım resmen. kim ne düşünüyor biliyorum, yazarların önceki entrylerini bile hatırlıyorum.
bu yüzden demek istiyorum ki: az olsun bizim olsun.
bu yüzden demek istiyorum ki: az olsun bizim olsun.
devamını gör...
