bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
sakın radyonuzun ayarlarıyla oynamayın sevgili dinleyenler!
birazdan kafa sözlük çocuk korosu harika şarkısıyla yeniden sizlerle olacak!
kaçıranlar, yeniden dinlemek isteyenler için hizmet ayağınıza geldi!
birazdan kafa sözlük çocuk korosu harika şarkısıyla yeniden sizlerle olacak!
kaçıranlar, yeniden dinlemek isteyenler için hizmet ayağınıza geldi!
devamını gör...
dayak yiyen bir insana yardım eder misin sorunsalı
olaya sonradan müdahil olanlar genelde suçlu bulunuyor. "o benim kocam, sever de döver de sana ne?" diyebilen insanların olduğu bu ülkede kimseye yardım etmemek lazım bence. durduk yere insanlardan laf işitmeye niyetim olmadığından müdahale etmem, kolluk kuvvetlerine haber veririm.
devamını gör...
kafede kitap okuyan tip
kendini akıllı sanan bir tanıdığım kitap kafelere gidip kadın avına çıkıyordu. dediğine göre kitap okuyandan zarar gelmezmiş. tabii kendisi de bu sıra kitap okuyormuş gibi yapıyormuş avlanırken. burdan anlayın artık nasıl kafalar. *
devamını gör...
erdoğan'ı hatırlatan şarkılar
devamını gör...
erkeklerin zeki kadın sevmemesi
zeki kadınlar kesinlikle insanı rahatlatan bir durum. kriz anlarını yönetebilmesi olsun fikir alışverişi olsun vb. bir çok örnekle süslenebilir.
devamını gör...
güne bir siyasetçi yalanı bırak
bu düzen değişecek!.
devamını gör...
okumadan oylamak
ya ben şarkıları bile dinliyorum öyle oyluyorum.
insanlara kendilerini değersiz ve aptal hissettirmeyin lütfen.
bu çok kırıcı, resmen yalancılık. ben anlıyorum ki kimin seri okumadan beğendiğini. o an içim burkuluyor.
hic hoş değil kendinizi ve karşınızdakini bu duruma düşürmeyin rica ediyorum.
insanlara kendilerini değersiz ve aptal hissettirmeyin lütfen.
bu çok kırıcı, resmen yalancılık. ben anlıyorum ki kimin seri okumadan beğendiğini. o an içim burkuluyor.
hic hoş değil kendinizi ve karşınızdakini bu duruma düşürmeyin rica ediyorum.
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
“çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.” mustafa kemal atatürk.
devamını gör...
öğretmenlerin almış olduğu parayı hak etmemesi
bu başlığı her gördüğümde aynen şöyle hissediyorum;
biri gelsin bi laf etsin, "öğretmenler yata yata para kazanıyor" desin, gebertirim dinime imanıma. biri çıksın desin hadi "öğretmenler almış olduğu parayı hak etmiyor" boğarım onu. hadi laf etsin biri "öğretmenlerin üç tatili var yatarken bile maaş alıyor" desin. vay köpeğin soyu, bıraksana sen öğretmenleri anı yaşasana !
biri gelsin bi laf etsin, "öğretmenler yata yata para kazanıyor" desin, gebertirim dinime imanıma. biri çıksın desin hadi "öğretmenler almış olduğu parayı hak etmiyor" boğarım onu. hadi laf etsin biri "öğretmenlerin üç tatili var yatarken bile maaş alıyor" desin. vay köpeğin soyu, bıraksana sen öğretmenleri anı yaşasana !
devamını gör...
buzda yürüyüş
werner herzog kitabıdır.
tanıyanlar bilir werner herzog aslında bir yönetmendir. müthiş filmlerle bizi şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükleyen, gerim gerim gerilmemize neden olan büyük bir yönetmendir hem de. ‘ aguirre, tanrının gazabı’ filmini izlerken o kadar sıkmıştım ki kendimi bu film nasıl çekilmiş diye meral etmekten kendimi alıkoyamadım ve bir araştırma yaptım.
herzog, oyuncuları o kadar zorlar ki başta filmin başrol erkek oyuncusu klaus kinski olmak üzere bütün oyuncular çekimlerin kesilmesini ister. kinski, herzog’un karşısına çıkar ve filmi bırakacağını söyler. herzog da bir silah çıkartıp kinski’nin kafasına dayar ve eğer filmi bırakmayı düşünüyorsa o an onu öldüreceğini söyler. kinski, herzog’un dediğini yapacağını bildiği için filme devam eder ve ortaya muazzam bir yapıt çıkar.
işte bahsettiğimiz herzog yakın bir arkadaşının ölmek üzere olduğunu öğrenince münih’ten paris’e yürüyerek arkadaşının yanına gitmeye karar verir. eğer bunu başarırsa arkadaşı ölmeyecektir herzog’un labirentlerle dolu zihnine göre. işte bu kitap bu yolculuğu anlatır.
okumazsanız bu kitabı bir şey eksilmez hayatınızdan ama eğer okursanız çok şey katarsınız kendinize.
tanıyanlar bilir werner herzog aslında bir yönetmendir. müthiş filmlerle bizi şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükleyen, gerim gerim gerilmemize neden olan büyük bir yönetmendir hem de. ‘ aguirre, tanrının gazabı’ filmini izlerken o kadar sıkmıştım ki kendimi bu film nasıl çekilmiş diye meral etmekten kendimi alıkoyamadım ve bir araştırma yaptım.
herzog, oyuncuları o kadar zorlar ki başta filmin başrol erkek oyuncusu klaus kinski olmak üzere bütün oyuncular çekimlerin kesilmesini ister. kinski, herzog’un karşısına çıkar ve filmi bırakacağını söyler. herzog da bir silah çıkartıp kinski’nin kafasına dayar ve eğer filmi bırakmayı düşünüyorsa o an onu öldüreceğini söyler. kinski, herzog’un dediğini yapacağını bildiği için filme devam eder ve ortaya muazzam bir yapıt çıkar.
işte bahsettiğimiz herzog yakın bir arkadaşının ölmek üzere olduğunu öğrenince münih’ten paris’e yürüyerek arkadaşının yanına gitmeye karar verir. eğer bunu başarırsa arkadaşı ölmeyecektir herzog’un labirentlerle dolu zihnine göre. işte bu kitap bu yolculuğu anlatır.
okumazsanız bu kitabı bir şey eksilmez hayatınızdan ama eğer okursanız çok şey katarsınız kendinize.
devamını gör...
evdeki saat
en sevdiğim gruplardan biridir. çok güzel şarkıları var. uzunlar dışında kelebek, kötü zamanlar gibi şarkılarına da göz atılmalıdır.
biraz olsun
dibi ne kadar
ekin
deli miyim
biraz olsun
dibi ne kadar
ekin
deli miyim
devamını gör...
türklere yasaklanması gereken şeyler
restorasyon.
devamını gör...
çok şey yapmak isteyip hiçbir şey yapamamak
“canını neyin sıktığını bilmiyosan evinde mutlaka kirli bi köşe vardır.” diye bi cümle okumuştum seneler önce.
yakamıza yapışan bu mental yorgunluk gelişmeye devam eder. büyür, büyür çığ olur içinde. karabasan gibi acımasız, nefes aldırmayan bi canavar. siz onu beslemeye devam ettikçe kendi nefesinize engelsiniz. ufak adımlarla atlatmaya çalışın. mesela bu entry bitince git yüzünü yıka, bi kahve yap, 6 sayfa kitap oku, yarım saat yürü. dışarı çıkasın yoksa takip ettiğin o bomboş video kanallarından birini aç, salonun ortasında olduğun yerde yürü. dinleme kendini. fısıldayan canavarını besleme kendini yiyip bitirerek.
sadece ayağa kalk, pencerenden bir bak. “çiçek açmış mı? yağmur düşmüş mü? dön bak dünyaya!”
yakamıza yapışan bu mental yorgunluk gelişmeye devam eder. büyür, büyür çığ olur içinde. karabasan gibi acımasız, nefes aldırmayan bi canavar. siz onu beslemeye devam ettikçe kendi nefesinize engelsiniz. ufak adımlarla atlatmaya çalışın. mesela bu entry bitince git yüzünü yıka, bi kahve yap, 6 sayfa kitap oku, yarım saat yürü. dışarı çıkasın yoksa takip ettiğin o bomboş video kanallarından birini aç, salonun ortasında olduğun yerde yürü. dinleme kendini. fısıldayan canavarını besleme kendini yiyip bitirerek.
sadece ayağa kalk, pencerenden bir bak. “çiçek açmış mı? yağmur düşmüş mü? dön bak dünyaya!”
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
adapte olamıyormuşum. düzene, hayata, değişkenliklere. zeka geriliğiymiş, öyle söylüyor benden on üç yaş büyük ablam. rahatıma düşkün olduğumu söylediği anda günlerdir tuttuğum gözyaşlarımı akıtıyordum. rahatlıkmış?! stresten psikolojim bozulmuş rahatlık diyor. her şeyi düşünmekten her şeye kafamı takmaktan sedef hastası oldum unutuyor.
bir düzen mi var da adapte olmamı bekliyor koyun sürüsü gibi her şeyi kabullenmemizi bekliyorlar. zıt bir fikir söylediğimde ütopik olmakla suçluyor.
hayır ben ütopik değilim bir şeyleri değiştirebilmek istiyorum.
kanıksamayacağım ben bana dayatılanları.
bir düzen mi var da adapte olmamı bekliyor koyun sürüsü gibi her şeyi kabullenmemizi bekliyorlar. zıt bir fikir söylediğimde ütopik olmakla suçluyor.
hayır ben ütopik değilim bir şeyleri değiştirebilmek istiyorum.
kanıksamayacağım ben bana dayatılanları.
devamını gör...
ne için yaşadığını bulamamak
yaşam sebebini bulamamış ve amacı olmayan kişi söylemidir.
bir amacımız olduğu zaman, yaşamak için türlü sebepler buluruz. çocuğumun geleceği için yaşıyorum; kariyerimde üst noktaya ulaşmak için yaşıyorum; insanoğluna faydalı olmak için yaşıyorum gibi. o amaçlar insanı yaşama bağlar. amaçsız kişi ise ‘ne için yaşadığını bilemez’.
bir amacımız olduğu zaman, yaşamak için türlü sebepler buluruz. çocuğumun geleceği için yaşıyorum; kariyerimde üst noktaya ulaşmak için yaşıyorum; insanoğluna faydalı olmak için yaşıyorum gibi. o amaçlar insanı yaşama bağlar. amaçsız kişi ise ‘ne için yaşadığını bilemez’.
devamını gör...
erkeklerin tahammül edilemeyen hareketleri
sokak ortasında yere tükürmeleri. böyle bir sahneye şahit olunca o insanı magmanın dibine kadar sokasım geliyor.
devamını gör...
20 kağıt ateşle işlemini yapayım diyen moderatör
mastor ukdesi.
afedersiniz ama hem liyakatsiz hem de vizyonsuz moderatördür.* 20 lira ne yav? kaç dolares ediyor? püüü. isteyecekseniz değeriniz en az 10 dolar olsun sevgili modlar. 1,45 dolar ne kjhdgjk.
afedersiniz ama hem liyakatsiz hem de vizyonsuz moderatördür.* 20 lira ne yav? kaç dolares ediyor? püüü. isteyecekseniz değeriniz en az 10 dolar olsun sevgili modlar. 1,45 dolar ne kjhdgjk.
devamını gör...
sözlük radyosu
21:35 itibariyle dün girift radyo yayını'nda çalınan, gündeme dair şarkıları yeniden dinleyebileceğimiz, güzel sözlüğümüzün eğlenceli radyosu.
devamını gör...
flynn etkisi
james flynn'e ait olan, toplumsal zekâ seviyesinin belirli bir döneme kadar gittikçe yükseldiğini daha sonra düşüşe geçtiğini söyleyen teori.
flynn, yaptığı araştırmalarda şunu görmüş: geçmişten bu yana her yeni kuşak için hazırlanan iq testleri, bir önceki kuşağınkilere göre biraz daha zorlaştırılırsa görülür ki, her yeni kuşak bir öncekinden daha zekidir. bu nedenle eski toplumlarda üstün zekâlı olarak görülen kişiler, günümüzde orta zekâlı kabul edilebilir.
bu etkinin ortaya çıkma nedeni olarak, büyük ve dünya çapındaki savaşlar döneminin yavaş yavaş bitmesi, beslenme ve sağlık koşullarının eskiye kıyasla iyileşmesi sayılabilir. bilgi çağının ve bilgiye erişim kolaylığının gittikçe artmasının etkisi de büyük tabi ki.
ancaaaak...
1975'e kadar geçerli olan bu durumun, o yıldan sonra tersine dönmeye başladığı görülmüş. toplumsal zekâ seviyesinin bu tarihten itibaren düşüşe geçmesinin nedeni olarak da, sağlıksız beslenmenin artışı, teknoloji bağımlılığı gibi bazı durumlar kabul görmüş. bu sonuca da negatif flynn etkisi adı verilmiş.
flynn, yaptığı araştırmalarda şunu görmüş: geçmişten bu yana her yeni kuşak için hazırlanan iq testleri, bir önceki kuşağınkilere göre biraz daha zorlaştırılırsa görülür ki, her yeni kuşak bir öncekinden daha zekidir. bu nedenle eski toplumlarda üstün zekâlı olarak görülen kişiler, günümüzde orta zekâlı kabul edilebilir.
bu etkinin ortaya çıkma nedeni olarak, büyük ve dünya çapındaki savaşlar döneminin yavaş yavaş bitmesi, beslenme ve sağlık koşullarının eskiye kıyasla iyileşmesi sayılabilir. bilgi çağının ve bilgiye erişim kolaylığının gittikçe artmasının etkisi de büyük tabi ki.
ancaaaak...
1975'e kadar geçerli olan bu durumun, o yıldan sonra tersine dönmeye başladığı görülmüş. toplumsal zekâ seviyesinin bu tarihten itibaren düşüşe geçmesinin nedeni olarak da, sağlıksız beslenmenin artışı, teknoloji bağımlılığı gibi bazı durumlar kabul görmüş. bu sonuca da negatif flynn etkisi adı verilmiş.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
hasta sesimle daan diye içine edeceğim yayındır.
yapacak birşey yok. hasta olmayı ben istemedim.
yuppi! * *
yapacak birşey yok. hasta olmayı ben istemedim.
yuppi! * *
devamını gör...