gelecekte belli bir tarih secerek, kendinize o tarihe bir email gonderebilireceginiz guzel bir site.
ben amacindan farkli olarak, birine cok kirildigimda, birinden kazik yedigimde atiyorum o maili, o gunku hislerimi detaylica tarif ediyorum ki, unutursam, affedersem ve acim hafiflerse, bana o aciyi gelecekte tekrardan hatirlatsin.
devamını gör...

karanlığa söveceğine bir mum da sen yak.
devamını gör...

hayatımın en umutsuz zamanlarından birindeydim, geçen yıl bu zamanlarda. yalnızdım, mutsuz ve de çirkindim. bir anda bir sebep ortaya çıktı ve sinop'ta buldum kendimi. tek başıma* bir haftalık nefis bir tatil. hayatımın en eğlenceli en keyifli zamanlarıydı diyebilirim. yeri geldi tek başıma bütün bir şehri alt üst ettim.* yeri geldi 65 yaş üstü dostlarla* uzuuun ve sağlıklı akşam yemekleri yedim. ölmüş arkadaşlarını anıp, kah üzüldüler kah o takma dişleriyle tatlı tatlı gülümsediler. ve tabii ki bu fotoğrafın konusu, hayatımda ilk kez motora bindim. kendimi öyle özgür hissettim ki o an, tamam ya dedim. halledemeyeceğim hiçbir şey yok. motorla, ülkenin en kuzeyine, en ucuna gittim. işte bu ülke bu kadar dedim. hayat da bu kadar. böyle günlerin hatrına bile olsa yaşamalı insan. devam etmeli. benim için çok kıymetlidir bu yüzden bu fotoğraf.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iyilikten maraz doğar sözünün anlamını uygulamalı olarak er ya da geç öğrenmenizi sağlar.
devamını gör...

yanlış ifade edebiliyorum kendimi bazen, ama son zamanlarda çok oldu bu ifade edememe, yanlış ifade etme durumu.

sevdiğimin kalbini kırdım istemeden. böyle anlarda diyorum ki keşke bilerek kırsaydım kalbini keşke isteyerek kendimi yanlış anlatsaydım ona.
beni bir kerecik dinlese, kendimi ona anlatsam şiirlerimdeki gibi.

kim bilir o güzel kalbinin hatrına dinler belki sevdiğini...
devamını gör...

şöyle açıklayayım amacımı, başlığa ait ilk tanımı okuyorum hoşuma gidiyor artılıyorum, sonra onun altındaki - yukarıdakinin aksi yönde olan- tanımı da beğeniyorum onu da artılıyorum, sonra bitene kadar birbiriyle çelişen çelişmeyen beğendiğim tanımların/bakış açılarının hepsini artılıyorum. daha sonra çok beğendiğim tanımın yazarına gidip diğer tanımlarını okuyorum, onlardan da beğendiklerimi artılıyorum. benim tanımlarımı artılayanların da tanımlarında gidip bakıyorum, ne yazmışlar, diye. onlardan da beğendiklerimi artılıyorum. sanırım kolay beğenen ve pekiştirmeye inanan biriyim.
devamını gör...

elektrik kesilince karşı komşununki kesilmişmi diye pencereden bakmak.
devamını gör...

sevmek, yarıda kalan bir kitaba devam etmek gibi kolay bir iş değildi.
|korkuyu beklerken.
devamını gör...

islam dininin tıkandığı sayısız modern meselelerden bir tanesi. çok eski çağlarda para kıymetli madenlere dayanırdı. üretim de para arzı da çok fazla değişmediği için enflasyon denen olgu ortaya çıkmazdı. mesela hammurabi kanunlarında her ürünün sabit bir fiyatı vardır zira değişmesi için bir sebep yoktur. böyle bir ortamda paradan para (gümüşten gümüş) kazanma fikri (faiz, riba) hem devletin kontrolünde olmayan bir rant ekonomisi yaratacağı düşüncesi hem de meşru ekonomik faaliyet olan tarımı aksatabileceği gerekçesiyle ortadoğu kültüründe ve ortadoğu din geleneğinde hep bir iğrençlik olarak görülmüş ve yasaklanmıştır. ne var ki günümüzdeki faiz, kadim zamanlarda uygulanan faizden farklıdır çünkü kıymetli madenlere değil fiat paraya dayanır. islamcılar da çözüm olarak kar payı ortaklığı, katılım bankacılığı gibi faaliyetlerle faizin etrafından dolanarak yine aynı noktaya varır fakat adına faiz demez. islam'da günah addedilen şeyleri etrafından dolanarak yapınca günah olmaz biliyorsunuz. fıkıh boşuna gelişmedi. günümüzün avukatları o dönemin fıkıhçılarıydı.
devamını gör...

antik mezarlık anlamına gelir. yunanca nekros yani "ölüler", polis yani "şehir" sözcüklerinden oluşan ve türkçeye "ölüler şehri" olarak çevrilen kelimedir.

nekropol'e istanbul için bir örnek verelim.

kadıköy'deki boğa heykeli'nin bulunduğu altıyol'dan yukarıda sahrayicedit ve erenköy, aşağıda haydarpaşa'ya kadar olan alanın* altı tamamıyla 2000-3000 yıllık antik mezarlıklar ile doludur. yaklaşık 50 yıl evvel, bir sürü lahitin üstü betonlarla kapatılmıştır ve oradaki evlerin, cafelerin, barların, restorantların çoğu antik mezarlar üstüne yapılmıştır.

eskilerden bir görüntü
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yakın zamanlarda haydarpaşa'da başlatılan kazı çalışmaları
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün yine derin bir hüzünle uyandım herhangi biri. gün aymıştı. ama baktığım gökyüzü hala kapkaraydı. ben hala yıldızları, ayı görüyordum. sen ne dersin herhangi biri? güneş herkes için aynı aydınlıkta mı doğar?
devamını gör...

türkiyedeki çoğu insanın, gençken her cacığı yiyelim, ihtiyarlayıp artık haramları işleyecek gücümüz kalmayınca, hacca gidip bütün günahları sildiririz diye inandığı ibadet.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sevgili babacığım,nasıl bu kadar uzun bekleyebiliriz ki?rüzgarda savrulan yapraklar gibiyiz.ne garip bir dünya!bavullar,soğuk tren istasyonları,anlayamadığımız sözler ve davranışlar.geceleri çok korkuyoruz!ama mutluyuz.

* puslu manzaralar-landscape in the mist (1988)
devamını gör...

inşaat mühendisiyim fakat kahvedeki amcalar inşaat konusunda benden daha uzman.
devamını gör...

başlamadan önce robnaja adlı yazara çok teşekkür ederim bu yazıyı okuyabilmenizi sağladığı için.

30 kasım 1939 ile 13 mart 1940 arasındaki 3 aylık süre içinde finlandiya ve sovyetler arasında gerçekleşen oldukça kanlı bir savaştır. polonya'nın almanlar ve sovyetler arasında pay edilmesi ve sovyet baskısına dayanamayan baltık ülkelerinin ilhakından sonra sovyetler gözünü finlandiyaya dikmiş ve leningrad için ön savunma yapılabilecek alan oluşturmaya hemde finlandiya körfezindeki üstleri talep ederek finlandiya için ağır bir talepte bulunmuştur.

finlerin stalin'in talebini reddetmesi üzerine sınır çatışması olarak başlayan bu savaş mannerheim hattı üzerinde en şiddetli haline ulaşmıştır. bu hat zamanın en destansı hatlarından biridir her ne kadar uzun vadede sayıca tükenmek bilmeyen sovyetler karşısında çöksede dönemin eni olarak kabul edilen maginot hattı'na kıyasla çok daha başarılı olmuştur. ayrıca ileri safhalarda devam savaşı almanlar tarafından barbarossa harekatı sırasında leningrad kuşatmasında kullanılmıştır.

finler hava ve tank anlamında sovyetler ile aralarında uçurum olmasına rağmen tarihin şanlı direnişlerinden birine imza atarak tam anlamıyla sovyetler için kabus olmuşlardır. kendilerinden 4 kat daha fazla olan ve ekipman açısından üstün sovyetlere karşı gerilla taktikleri ile sürekli yıpratma operasyonları düzenliyen finler oldukça başarılı olmuş özellikle sovyet tanklarını ele geçirerek onlara kendi silahlarını tattırmışlardır lakin uzun vadede savunma hatlarının çökmesiyle iki taraf arasında antlaşma yapılmıştır. her ne kadar finler antlaşma ile karelia'yı kaybetseler de sovyetler için bedeli hesapladıklarından çok daha ağır olmuştur. farklı rakamlar söylense de ortalama 450 bin sovyet askerinin hayatını kaybettiği veya kaybolduğunu söyleyene bilir öte yandan finlerde 60 bin civarında kayıp vermiştir. savaş başı 40 tankı ve 100 avcı uçağı olan finlandiya ise yaklaşık 2000 tank ve 200 uçak ele geçirmeyi başarmıştır.

bu savaşın ön ünlü ismi ise fin hatlarından çıkan simo häyhä'dır, kendisi sovyet askerleri tarafından beyaz ölüm olarak adlandırılmış vatan sevdalısı bir finlandiyalıdır. mevzu bahis vatan olduğunda bir insanın neler yapabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. yerini belli ettiği için silahına dürbün takmayan ve atış öncesi nefesi gözükmesin diye ağzına bir avuç kar dolduran bu adam resmi olarak 260 sovyet askerini öldürmeyi başarmıştır, kendi kişisel günlüğünde ise yaklaşık 500 kişiyi vurduğunu belirtmiştir.

öte yandan kış savaşından sonra hitler sovyetlerin askeri açıdan o kadar da korktuğu kadar güçlü olmadığını izlenimine kapılmıştır ki sonra olanlar malum tabi bunda stalin'in kendi kendine acaba bu ülkenin deneyimli komutanları nereye kayboldu diye sorarak aklını başına almasının etkisi olduğu da kaçınılmaz bir gerçek.
devamını gör...

yolların kalabalık sokaklar sensiz
geçip gidiyor günlerim suskun
dumansız dağlar misali
düşlerim düşsüz yalnız
gönülden sevdi isen sen de
bu gece bizi düşün yine ...
unutamazsın beni ne de ben seni
hangi sabaha yakınsın?
günler doğmuyor güneşsiz
içimde yas tuttu yıldızlar
bilir misin her gece ağlıyor bulutlar.



21.00
devamını gör...

gerçekten harika ötesi bir dizi . en yakın arkadaşlarımdan birinin tavsiyesi üzerine izlemiştim ve asla pişman değilim hatta herkese de öneriyorum bile . hikayenin ilerleyişi ve karakterler gerçekten çok iyi . netflix'te hala var diye biliyorum izlemek isteyenler için . *
devamını gör...

aklıma direkt bu replik gelir..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aksi bir pisliğim.
devamını gör...

mevzu beni hiç alakadar etmez ama aklıma bi şey geldi söylemek istedim. birebir şahit olduğum bi olaydı. bi tanıdığım ve eşi çalıştıkları için oğluna bakacak bi yardımcı abla bulmuşlar ve abla 3 - 4 sene çocuğa bakmış. bi gece o çocukla aynı odada uyurken şu duayı ettiğini duydum ,
allahım babamı koru , allahım ...... annemi koru ( kendisine bakan ablanın ismi ) , allahım annemi koru.
kendisine bakan ablayı ikinci annesini üçüncü sıraya koyması beni üzdü , gerçekten üzdü. kimsenin çalışıp çalışmaması beni ilgilendirmez ama kendi şahsıma şunu diyebilirim , çocuğumdan bunu duyacağıma bi süre - en azından çocuğun aklı kesene kadar - çalışmayıp kıt kanaat geçinmeye razıyım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim