nazım hikmet ran'ın hapishanede piraye için yazılmış saat 21-22 şiirlerinden 23 eylül 1945 yazdığı şiiridir.

o şimdi ne yapıyor
şu anda, şimdi, şimdi?
evde mi, sokakta mı,
çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?
kolunu kaldırmış olabilir,
- hey gülüm,
beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi...

o şimdi ne yapıyor,
şu anda, şimdi, şimdi?
belki dizinde bir kedi yavrusu var,
okşuyor.
belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir,
- her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
sevgili, canımın içi ayaklar!..
ve ne düşünüyor
beni mi?
yoksa
ne bileyim
fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi?
yahut, insanların çoğunun
neden böyle bedbaht olduğunu mu?

o şimdi ne düşünüyor,
şu anda, şimdi, şimdi?..
devamını gör...

kuzguncuktaki vişne hanım bu ne güzel şarkı ama yaaa*.
devamını gör...

sintilasyondan kurtulmayı sağlayan, teleskop, mikroskop gibi optik aletlerde kullanılan teknoloji. uyarlanabilir optik adıyla da bilinir.

atmosfer kaynaklı ışık bozulmaları, aynalar aracılığıyla gelerek bir bilgisayar tarafından ölçülerek kaydedilir. bilgisayar ölçülen bozulmalara göre aynalarda düzeltme sağlar. bozulmanın kaydedilebilmesi için ya özellikleri iyi bilinen yıldızlar kullanılır ya da yapay yıldız olarak lazer ışıkları aracılığıyla işlem gerçekleştirilir.

lazer kullanan bir teleskop:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bağımlılık yapar.
devamını gör...

yanlış olan önerme. kadınlar da normal bir insani eğilim olarak nezakete, değer görmeye, kendini bilen, kendini geliştirebilen erkeklere doğru yönelir. siz aslında ya kötü karakterinizle, ya cehaletinizle ya da sığ düşünce yapınızla kadınları kaybedip sonra da en kolay olana başvurarak ''ühüü param yok diye beni sevmedi'' diye ağlıyorsunuz. çok üzgünüm ama paranız olmadığı için değil, insani birçok olması gereken özelliğe sahip olmadığınız için tercih edilmiyorsunuz. lütfen bu gerçekle yüzleşin, kendinizi acımayı bırakın, bahaneleri de defedin kendinizi gerçekleştirmeye odaklanın...
devamını gör...

nizanim kuyuya atar taşı
tosbağa hepimizden akıllı mı
gelin ey ahali
başlıyor atışma faslı
devamını gör...

güneşi gülüşüne nasıl sığdırdın?
sorusuyla geçen yazın, müsebbibi olan ezhel şarkısı.
devamını gör...

onun geri dönüşü olucaktır elbet dinlemeyeni dinlemezler düzen böyle işine gelirse.nasıl da sinirlendim.
(bkz: sen kimsin ya)
devamını gör...

fazla yağ ve hamur işleri.
devamını gör...

ayrıştırma memlekette hastalık olmuş tedavisi de zor. bir kere bulaştın mı çamur gibi içine çekiyor. fark yoktur hepsi insandır.
devamını gör...

ismini vermek istemediğim bir moderatörün, benim hakkım olan son pamuk şekeri yediğini söyleyip şahsımı aç ve tatlısız bırakmasıyla kanaatine vardığım acı gerçek. bununla da kalmadı, ağlama hahaha dedi ve beni gözyaşlarına boğan şeytani bir gülüş sergilemeye devam etti.

bu haksızlığa karşı sessiz durmayın sayın yazarlar. eşitlik nerede kaldı. bugün benim pamuk şekerime olan yarın sizin doğum günü pastanıza olur. mağdurum.
devamını gör...

çocukken sıralara, masalara vurarak söylediğimiz efsane şarkıdır.
devamını gör...

okurken burnumun direği sızladı..
bizi hep bu kaygı dolu yaşamlar mahvetti..
40 yaşına geldim, hala mahalle baskisini hatırlatan bir validem var..
hayatın en değerli anlarını özgürce yaşayabilmek dileğiyle..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


“oğlum dur!” da diyemiyorsun.
devamını gör...

bir zamanların cumartesi gecesi aktivitesi. babamla gidip film seçer, evde patlamış mısırımızı hazırlayıp aile sadedi yaşardık. teknoloji bize çokta yaramadı sanki.
devamını gör...

eğer whatsapp'ta ya da telegram'da ffi yazarsanız, yazınız tek karakter olan, ffi(0xfb03) ile yer değiştirir. işte bunlar hep sıkıştırma.
devamını gör...

mihman: misafir.
devamını gör...

old but gold:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

deli olmak işten bile değil. kan beynime sıçrıyor. bu nasıl bir pervasızlık, nasıl bir iğrençlik?
artık gerçekten ne söz kaldı diyecek ne bu haberleri kaldıracak ruh hali bizde.

düşünüyorum insanca yaşamak ne kadar zor olabilir bir ülkede?
hak, adalet, birbirine saygı, vicdan, insan olmaya ve insan kalmaya çalışmak...
o kadar zor ki ve her gün o kadar ümidim kırılıyor ki. çok diyecek söz var ama takatim yok gerçekten.
belli ki bu dünyada görmeyecekler hak ettikleri muameleyi bu iğrenç (dilim varmıyor insan demeye) yaratıklar, dilerim kolay ölmesinler, dilerim ne bedenleri ne ruhları tek bir saniye bile rahatlamasın...

artık güvenemediğim ve saygı duyamadığım adalet sistemi! suçluları atmıyorsanız hapse, hapistekiler kim? suçluların yeri orası ise bu adamlar neden serbest? illa bu kötü insanların ceza alması, adaletin yerini bulması için asla kimsenin başına gelmesini dilemediğimiz bu korkunç olayların çok önemli birilerinin mi başına gelmesi gerekiyor?
devamını gör...

saatleri ayarlama enstitüsü
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim