şimdi entel gelecek ‘çok normal’ kimseyi de ilgilendirmez yazıp artı oy devşirecek ama samimiyetsiz bu.

sitede böyle yazıp kapalı biriyle gönül işlerine uzanan entel hiç bulunmaz. yemesinler insanları.

ben mesela açık açık belirteyim kapalı biriyle işim olmaz. onların da benimle olmaz. işin realitesi budur.

yalandan ‘neden olmasın’ yazmaya lüzum yok.
devamını gör...

pırasa kafa isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

sümerlere ve akadlara ait şehirleri ele geçirmesi sonucu babil kralı (bkz: hammurabi)ye verilen unvandır.
devamını gör...

1990 doğumlu ingiliz aktör, sinema ve dizi oyuncusu. 2010 yılında skins isimli ingiliz gençlik dizisinin 3 ve 4. sezonlarında "james cook" rolü ile uluslararası bir ün kazandı ve en iyi oyuncu ödülünün de sahibi oldu.
açık konuşmak gerekirse daha büyük ve adından söz ettiren bir oyuncu olacağını düşünüyordum, fakat biraz beklentilerim tersine çıktı diyebilirim. fakat henüz 31 yaşında ve önünde uzun yıllar var, bekleyip göreceğiz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: the machinist) siz portakalda vitaminken christian bale oyunculugun kitabini bu filmde yazmistir bence
(bkz: the psycho) efsane unutulmaz
(bkz: silence of the lambs)yazmazsak olmaz
(bkz: hannibal) karnim acikti
(bkz: memento) vcd oynaticimin gordugu en iyi filmlerden
(bkz: gothica) halle ablamiz
(bkz: das experiment) scheize yani
(bkz: coherence) bak bu cok acayip
(bkz: cube)serisi, ilk goz agrim
(bkz: 1408) otel odasi korkum
(bkz: buried)bence yapilmis en saglam filmlerden, ryan reynold bundan sonra aldi yurudu zaten
(bkz: the butterfly effect)cok saglam cok
(bkz: donnie darko)depresyon sebebi
devamını gör...

uzun zamandır takip ettiğim. girdilerini keyifle okuduğum bir yazardı. ayrıca portakallaştığımızda oldu. oradada seviyesini hiç bozmadı.

bir iki kişi beni kendisiyle ilgili uyardığında şaşırmıştım doğrusu. yukarıda söylenen bazı cümlelere yakın cümlelerle. ben hiç yanlışını görmedim her zaman nerede durması gerektiğini bildi demiştim. buraya ilk geldiğim zamanlarda yoğun diyaloglara bile girdik. mod oldu bunu tebrik, takdir ettik. sonrasında biraz içine kapandı. ama bir şekilde hep bir bağlantımız oldu. sanırım insan ilişkilerinde şunu anlamamız gerekiyor arkadaşlar. onla, şunla, öbürüyle diyaloğu nasıldı değil benimle diyoloğu nasıl? ve neden?

neden uçuruldu bilemem. belki kendi gitti. belki biri şikayet etti. belki yönetim gönderdi. beni pek ilgilendirmez. bizim düstürumuzda, ahlağımızda gidenin arkasından kötü konuşulmaz. çünkü orada yok ve cevap veremeyecek. varsa bir sorun yüzüne söylenir. ortamdan gidince değil.

hoş git mito.
devamını gör...

#800864

hahahhs

https://i.ibb.co/vnv1myf/mygbe.gif
devamını gör...

benim kulaklarım keskin, gözler miyop legolas. *
devamını gör...


1970 yılında italya'daki okulöncesi eğitim kurumlarında reform yapmak ve yeni yaklaşımları uygulamak amacıyla geliştirilen okul öncesi eğitim programı.

reggio emilia yaklaşımının temel ilkeleri:

-çocuk bir lider olarak algılanır: çocukların doğuştan yetenekli, kendini yönetebilir, dinlenebilir, üretebilir, güçlü, değerli oldukları ve her çocuğun çevresindekileri araştırarak, inceleyerek merakı ve ilgisi ile kendi öğrenmesini gerçekleştirdiği varsayılır.çocukların dinlenmesi gereken, bilgiye sahip bireyler olduğu görüşü yaygındır. reggio emilia yaklaşımında çocuk; bir ‘kişiliktir’. çocukların yapamayacaklarına değil, yapabileceklerine yönelim söz konusudur. çocukların keşifler yapmaları sağlanmaktadır.


-çocuk bir işbirlikçi (ortak) olarak algılanır. çocukların birbirleri, aileleri, öğretmenleri ve toplumdaki diğer bireylerle etkileşim ve işbirliği içinde olması önemlidir.


-çocuk bir iletişimci olarak algılanır. çocukların yaptıkları etkinlikler ile(boyama, resim, dramatik oyun, heykel, gölge oyunları, müzik vb.) entelektüel gelişimleri desteklenir. çocuğun değişik materyaller kullanarak araştırması, sorgulaması, hayal etmesi ve yapması onun kendisini kendi "farklı doğal dilleri" ile ifade etmesini sağlar.


-çevre üçüncü öğretmendir. çevre çocukların gelişimini desteklemek üzere amaçlı bir biçimde zengin materyallerle düzenlenmeli ve etkileşimi destekler nitelikte olmalıdır. çünkü çevre kendi başına çocuk için bir öğretmen görevini görür.


-öğretmen bir ortak, bir rehberdir. öğretmenler problem durumları yaratarak, farklı projeler geliştirerek çocuklarla birlikte öğrenme yaşantıları oluştururlar. aynı zamanda, çocukları yakından gözleyerek, sorular sorarak onların fikirleri, teorileri hakkında bilgi sahibi olmaya çalışarak öğrenme yaşantıları düzenlerler.


-öğretmen aynı zamanda bir araştırmacıdır. öğretmen kendisini çocuklarla ilgili dokümanları oluşturmada, okuldaki diğer öğretmenler, çalışan personel ve ailelerle etkileşimde bir araştırmacı olarak görür.


-belgelendirme bir iletişim aracıdır. belgelendirme, aileleri çocuklarının gelişimleri hakkında bilgi sahibi yapmak, öğretmenlerin çocuklarını daha iyi tanımalarını sağlamak, çocuklara kendi çalışmalarının değerli olduğunu göstermek gibi pek çok amaçla gerçekleştirilir. aynı zamanda çocukların öğrenme deneyimleri ile ilgili geniş bir arşivin oluşması da sağlanmış olur.


-aile bir ortak olarak algılanır. ailenin çocuğun öğrenme deneyimlerine ve okul yaşantısına katılımı önemsenir.


-organizasyon temeldir. reggio emilia yaklaşımı'nın uygulandığı okullarda günlük etkinlikler, belgelendirme ve çocukların değerlendirilmesi için çok iyi bir organizasyonu gerektirir.


bu yaklaşımın temel amacı ; büyüme sürecindeki çocuğun gelişimini engelleyen katı kurallar ,güncelliğini yitirmiş kavramlar ve geleneksel eğitim yöntemlerini ortadan kaldırarark, çocuğun kendi kendine sorunları aşabilmesini ve hipotezler geliştirerek kendi kendine öğrenmesini sağlamaktır.
devamını gör...

yaştır, meslektir, cinsiyettir derken yavaş yavaş kimlik numaralarımızı da alacaksınız herhalde. isteyene ıban numaramı verebilirim.
devamını gör...

fiziğini değil yüzünü merak ediyoruz yoldaş'ın.yine göremedik.
devamını gör...

nasıl rahatsız edici bir duygu. bir yanım "doğru bildiğin şeyi yapmaya devam et, o sana uygun değil, `çok canını yakar`" diyor. bir yanım "daha çok yakınında olursa aha az acı çekersin" diyor. aynı anda aklım bitiriyor, kalbim başlatıyor. karmakarışığım. düşünmeyeyim diyorum, aklıma gelmesin istiyorum, uzaklaştıkça daha çok acı çekiyorum. ama biliyorum olmayacak, değişmeyecek, böyle gidecek. bu şekilde hiçbir yere varamayız. yine de onunla olmak istiyorum. neyse...*
devamını gör...

grup 84 konseri. çoğu şarkısını ezbere bildiğim için söylemekten sesim kısılmıştı.
devamını gör...

türkçeye kara koyun teorisi yahut kara koyun etkisi olarak çevrilen ve insanların kendilerinden farklı olanı yaftaladıkları bir çeşit metafor, deyim.

bilindiği gibi neredeyse her ailenin ele avuca sığmaz, dik başlı ve diğer aile üyelerinden farklı olan bir üyesi vardır. bu kişi davranışsal ya da dış görünüş olarak hiçbirine benzemez. sadece aileler için de geçerli değildir bahsettiğim etki, arkadaş grubunda, sınıfta vs. de diğerlerinden farklı olanın yaşadığıdır. ki ister istemez dışlanma olur arada. dışlanmaya sebebiyet veren olaya da pek sevgili uzmanlar kara koyun etkisi adını vermişler. şöyle bir bakın etrafınıza illaki örneğine rastlayacaksınızdır.

dışarıdan güzel görünse de aslında sandığınız gibi çekici de değildir çünkü kara koyun demek dışlanmış, ötekileştirilmiş demektir. hemencecik söyleyeyim, demedi demeyin. sonra "vay efendim böyle tahmin etmemiştim, mars dememişti bunu" olmasın. *

bir de çok bilinmez fakat bazı psikologlar ailedeki herhangi bir kötü durumdan psikolojik olarak en çok etkilenen kişi olarak da açıklarlar. olayı herkes yaşamıştır ancak biri o kadar etkilenir ki davranışları değişir, farklı olmaya başlar. o zaman da araya soğukluklar girer. deyim can bulur.

karalara boyanmamamız dileğiyle. *
devamını gör...

ağlarken değil de sonrasında bakınca kendimi güçlü hissettiğim durum. çok acıdı canın ama bak hala ayaktasın, yürü be diyorum içimden.
devamını gör...

'kedi mırıltısı, üst kat komşu tıkırtısı, sokaktan geçen araba gıcırtısı, yan komşu bebesinin zırıltısı...' ses gibi sestir. dinleme de uyu mu diyeceksiniz yani? güzel dinleyiciyim, iyi dinleyiciyimdir dinlenilecek bir şeyleri olanlar hep beni bulur püfff.
devamını gör...

beni de görsel paylaşıyorum diye şikayet etmiş yazar. ne küfür ne hakaret hiç bir şey yok sadece forumsal olduğu için şikayet edilmiş üstelik.
eyvallah diyorum kendisine, bu arkadaşlar herhalde istiyor ki robot gibi klavye başına geçelim vır vır vır enter şeklinde yazalım.
bu şekilde takılmak istersem gider kütüphane de falan takılırım zaten.
neyse bir anda soğuttu beni bu mecradan.
hesabımı silecek bir mod varsa rica ediyorum bazı arkadaşları rahatsız eden görsellerimle birlikte silsin.

edit: zaten başlığı tanımlamayan bir görsel falanda paylaşmıyorum. üstelik sadece görsel de paylaşmıyorum profilime zahmet edip baksa görecekti halbuki.
devamını gör...

din ,futbol ve siyaset üçlemesi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tam olarak bu.
devamını gör...

aradan geçen zaman diliminde biraz ders alınmıştır diye umut ediyorsunuz. biraz umut ederek ''artık böyle şeyler yaşanmaz'', ''bu örümcek kafalılar artık tarihin tozlu sayfalarına gömülmüştür'' diye düşünüyorsunuz.
ama değil 30 sene, 3000 sene geçse bu zihniyet halen karşınıza çıkıyor.
orada ki zebani, ''bu ateş cehennem ateşi'' diye bağırırken hissettirdiği duygu neyse, burada ''ohh olsun'' kıvamında yapılan açıklamalar odur.
''inancımız'' sarsılıyor. umutlarımız kırılıyor.
artık inanmıyorum sana ademoğlu. çünkü sen kardeşi habil'i katleden, kabil'sin!
devamını gör...

ben seni değil, resmini tanıyorum. belki sen benim bütün güzel düşüncelerimi yıkarsın.
(bkz: sevmek zamanı)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim