biraz da entelektüel yazarlardan bahsedilmesi
sözlükte entelektüel olmayan yazarlardan yeterince bahsedilmesi sonucu,
"ee yeter artık biraz da entelektüel yazarlardan bahsedelim" şeklinde gerçekleşebilecek durum.
not: gayet de tanımlanabilir bir başlıkmış. tebrikler sayın yazar.
yalnız bir dahaki sefer başlığı açan yazar olarak tanım yaparsanız güzel olur.
"ee yeter artık biraz da entelektüel yazarlardan bahsedelim" şeklinde gerçekleşebilecek durum.
not: gayet de tanımlanabilir bir başlıkmış. tebrikler sayın yazar.
yalnız bir dahaki sefer başlığı açan yazar olarak tanım yaparsanız güzel olur.
devamını gör...
duyulunca mutlu eden sözler
"ne güzel kokuyorsun"
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
hatırladık da ne oldu
sular taştı taştı doldu
manimi tamamlamaya çalışırken
son cümlem yandı,bitti, kül oldu.
sular taştı taştı doldu
manimi tamamlamaya çalışırken
son cümlem yandı,bitti, kül oldu.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
bu son seneyi saymıyoruz değil mi ama?
devamını gör...
normal sözlük’ün vasat olması
bir tayfa var insanlar kendi fikirlerini dile getirince hemen linç ediyorlar aslında dikkate alınması gereken başlıktır. çünkü her fikrin önemi vardır böyle platformlarda.
devamını gör...
islam’da kadının yeri
müslümanların yine her zamanki gibi utanmadan sıkılmadan yalan söylemeye devam ettiklerini görüyoruz. gerçi çoğu cehaletten bunu yapıyor ve yine çoğu açıp kuran okumamış, "kuran hiç değişmedi çünkü değişmediği kuran'da yazıyor" ya da "islam en mükemmel din çünkü en son gönderildi" vb. şeyler söyleyecek seviyede insancıklar. hele bir de islam öncesi zart zurt diyenler yok mu. gidin bakın islam öncesi arap toplumunda kadına, evlatlığa vs. hani bi müslüman çıkıp taciz, tecavüz uyguladığında, cinayet işlediğinde vs. bi adamın yaptığını niye bütün müslümanlara genelliyorsunuz diye, o zaman siz neden islam öncesi üç beş arabın kızlarını gömmesini bütün araplara genelliyorsunuz. en çok güldüklerim de araştırın falan diyen çomarlar. zaten araştırdığımız için bu noktadayız. bu noktaya kuran, tefsir, hadis, fıkıh, tarih okuyarak geldik. ama pişmanım bu kadar zaman ayırdığıma çünkü inanmamak için temel mantık yeterli aslında.
devamını gör...
insanımızın genelde akıcı ve etkili konuşamaması
en geçerli sebebi kitap okumamak ve araştırmamaktır.
kitap okumak diksiyonu da düzeltir, hitabeti de yükseltir.
kitap okumak bilgi almanızı da sağlar.
kitap tavsiyesi isteyen varsa portakal atabilir. olabildiğim kadar yardımcı olmaya çalışırım.
kitap okumak diksiyonu da düzeltir, hitabeti de yükseltir.
kitap okumak bilgi almanızı da sağlar.
kitap tavsiyesi isteyen varsa portakal atabilir. olabildiğim kadar yardımcı olmaya çalışırım.
devamını gör...
23 mayıs 2021 sedat peker'in 7. videosu
bu adamın olayı nedir biri bana anlatabilir mi? kendimi mağara adamı gibi hissettim valla hahasjahsjah
devamını gör...
güne ingilizce bir söz bırak
„you only live once, but if you do it right, once is enough.“
meali;
“ulen zaten bir kere dünyaya geliyorsun, insan gibi yaşa işte. öyle yaşayana bir yaşam yeter! hasta etmeyin beni” demektir.
meali;
“ulen zaten bir kere dünyaya geliyorsun, insan gibi yaşa işte. öyle yaşayana bir yaşam yeter! hasta etmeyin beni” demektir.
devamını gör...
aşk olmadan seks
seks ve aşk kavramları pratikte o kadar çok birbiriyle ilişkilendiriliyor ki biri olmazsa diğeri de olamazmış gibi. seks apayrı bir ihtiyaç, eylem, durum iken aşk apayrı bir hissiyat, duygu durumdur. aşık olmadığınız biriyle seks yaptığınızda da orgazm olur, boşalırsınız.
bazı insanlar birbirlerini aşık olmadan arzular. buna dışarıdakiler tutku diyebilir, hayvanlık diyebilir, ihtiyaç diyebilir, iğrenç diyebilir. sonuçta buna yalnızca bunu yaşayan kişiler sahiptir.
üstelik aşk sanıldığı kadar basit, şak diye oluverelim denildiğinde olan bir şey değildir benim nazarımda. bence bir insan hayatında ya bir kez aşık olur ya hiç olmaz. geri kalan birliktelikler çeşitli duyguların bir araya gelmesiyle yürür gider. salt aşk değil.
ee bu durumda aşk zaten çok zor rastlanılan bir şeyken seks yapabilmek için onu mu bekleyeceğiz yani nedir?
üstüne üstlük aşkı buldunuz diyelim. bakalım aşık olduğunuz kişi de size aşık mı? aşıksa bile seninle seks yapacak mı? noluyor yani.
bazı insanlar birbirlerini aşık olmadan arzular. buna dışarıdakiler tutku diyebilir, hayvanlık diyebilir, ihtiyaç diyebilir, iğrenç diyebilir. sonuçta buna yalnızca bunu yaşayan kişiler sahiptir.
üstelik aşk sanıldığı kadar basit, şak diye oluverelim denildiğinde olan bir şey değildir benim nazarımda. bence bir insan hayatında ya bir kez aşık olur ya hiç olmaz. geri kalan birliktelikler çeşitli duyguların bir araya gelmesiyle yürür gider. salt aşk değil.
ee bu durumda aşk zaten çok zor rastlanılan bir şeyken seks yapabilmek için onu mu bekleyeceğiz yani nedir?
üstüne üstlük aşkı buldunuz diyelim. bakalım aşık olduğunuz kişi de size aşık mı? aşıksa bile seninle seks yapacak mı? noluyor yani.
devamını gör...
5816 sayılı atatürk'ü koruma kanunu
uygulanmasında eksiklikler görülen, atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanun maddesidir. vatan haini fetullahçıların, arapsever atatürk düşmanlarının alenen suç işlemesine göz yumulmamalı ve cumhuriyet savcılıklarınca re'sen takibat yapılmalıdır.
kanun numarası : 5816
kabul tarihi : 25/7/1951
yayımlandığı r.gazete : tarih : 31/7/1951 sayı : 7872
yayımlandığı düstur : tertip : 3 cilt : 32 sayfa : 1842
madde 1 – atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
yukarki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.
madde 2 – birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasiyle işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır.
birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa verilecek ceza bir misli artırılır.
madde 3 – bu kanunda yazılı suçlardan dolayı cumhuriyet savcılıklarınca re'sen takibat yapılır.
madde 4 – bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
madde 5 – bu kanunu adalet bakanı yürütür.
öncelikle sosyal medyada halkı kin ve nefrete tahrik eden aşağıdaki vatan hainlerinden hesap sorulmalıdır.
twitter.com/fatihtezcan
twitter.com/yildirimhasret
kanun numarası : 5816
kabul tarihi : 25/7/1951
yayımlandığı r.gazete : tarih : 31/7/1951 sayı : 7872
yayımlandığı düstur : tertip : 3 cilt : 32 sayfa : 1842
madde 1 – atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
yukarki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.
madde 2 – birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasiyle işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır.
birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa verilecek ceza bir misli artırılır.
madde 3 – bu kanunda yazılı suçlardan dolayı cumhuriyet savcılıklarınca re'sen takibat yapılır.
madde 4 – bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
madde 5 – bu kanunu adalet bakanı yürütür.
öncelikle sosyal medyada halkı kin ve nefrete tahrik eden aşağıdaki vatan hainlerinden hesap sorulmalıdır.
twitter.com/fatihtezcan
twitter.com/yildirimhasret
devamını gör...
gerçek kişilik tüzel kişilik farkı
tüzel kişilik, gerçek kişilikleri bünyesinde bulundurarak çalış(tır)ır.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
buyrun dostlar beraber dinleyelim.
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
bizler kimliğini, hafızasını kaybetmiş ve bunun sonucu şu an başı kopmuş tavuklar gibi dolaşan bir toplumuz.
uyanmamız dileğiyle.
uyanmamız dileğiyle.
devamını gör...
ermişin bahçesi
halil cibran’ın ermiş kitabının devamı niteliğinde yazdığı, ölümünden sonra yayımlanan kitabıdır. okunmasını önerebileceğim bir kitap, tabii ermiş okunduktan sonra okunmalı bence. kitapta ana karakter el mustafa’nın “ermiş” kitabında ayrıldığı mekana, çocukluğunu geçirdiği annesinin bahçesine geri dönmesi ve 9 müritiyle buluşması, müritlerine ayrılıktan, yalnızlıktan, zamandan, insanla doğayı birleştiren bağlardan söz etmesi konu alınır. ermiş’in aksine cibran bu kitabını fransızca yazmış, tabii bu tercihinin nedenini bilemiyorum.
kitapla alakalı kişisel yorumlarıma gelecek olursam, ermiş’ten daha güzel hazırlanmış bir kitap olduğunu düşünüyorum. hatta okuduğum cibran kitapları arasında en beğendiğim bu kitap oldu. daha içten geldi bana şahsen. ayrıca kitap bana cibran’ın ölümünün yaklaştığını hissedip buna göre kitabı hazırladığı hissiyatını verdi, hele sonu...
kitapla alakalı kişisel yorumlarıma gelecek olursam, ermiş’ten daha güzel hazırlanmış bir kitap olduğunu düşünüyorum. hatta okuduğum cibran kitapları arasında en beğendiğim bu kitap oldu. daha içten geldi bana şahsen. ayrıca kitap bana cibran’ın ölümünün yaklaştığını hissedip buna göre kitabı hazırladığı hissiyatını verdi, hele sonu...
devamını gör...
çok sigara bol içkili gecelerin sabahında duyulan pişmanlık
insan ağzı zehir gibi, susuzluktan ölecekmiş gibi ve kafası kazan gibi uyanır. hemen bir alca seltzer ve bol su içilir. o gün bolca yoğurt tüketilir ve bir kaç gün az sigara içmeye çalışılır. geçer, unutulur hemen, taa ki bir sonraki benzer gecenin sabahına dek.
devamını gör...







