trabzon da tedavi edilip doğaya salınmasının akabin de yozgat’ta avcılar tarafından vurulan yakalı toy kuşundan sonra bitlis’te de yaralı bir toy kuşu bulundu. tedavisi yapıldıktan sonra doğal ortamına bırakılacak. bakalım ne kadar uçabilecek, bunu nerede, kim vuracak?
100 yıl da 3. kez görülen, nesli tükenmekte olan ve avlanması yasaklanarak kırmızı listeye alınan ürkek kuş.
devamını gör...

taarı kakan
devamını gör...

resmi olmayan ortamda yazı diliyle yazsan ne olur konuşma diliyle yazsan ne olur. bu kadar takıntılı olmayın. hayatta bundan daha dikkat edilecek bir sürü husus var. *
devamını gör...

derler ki; çook eski savaş dönemlerinde fransa'da üretilen çoraplar için iplik yetersizliğinden dolayı bir nevi malzemeden çalınarak, mecburiyetten üretilmiş olan, zamanla da moda haline gelen bir çoraptır bu file çorap. yokluktan doğan ve yanlışlıkla ünlü olandır kendileri.

yırtık pırtık pantolonları moda diye giyiyoruz ya, heh ondan işte.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"artık maria puder, yaşamak için kendisine kayıtsız ve şartsız muhtaç olduğum bir insandı. bu his ilk anlarda bana da garip geliyordu. bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan bir insanın vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? fakat bu hep böyle değil midir? birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?.. ben de, o zamana kadarki hayatımın boşluğunu, gayesizliğini sırf böyle bir insandan mahrum oluşumda bulmaya başlamıştım. insanlardan kaçışım, içimden geçenlerin en küçük bir parçasını bile etrafıma sezdirmekten çekinişim bana sebepsiz ve manasız görünürdü. zaman zaman beni saran hüzünlerin, hayat bıkkınlığının bir ruhi hastalık alameti olmasından korkardım. bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.

halbuki şimdi her şey değişmişti. bu kadının resmini gördüğüm andan beri geçen birkaç hafta içinde, ömrümün bütün senelerinden daha çok yaşadığımı hissediyordum. her günüm, her saatim, uyuduğum zamanlar bile dopdoluydu. bana sadece yorgunluk veren uzuvlarımın değil, ruhumun da yaşamaya başladığını, içimde, haberim olmadan bekleşen üstü örtülü derin tarafların da birdenbire meydana çıkarak bana fevkalade cazip, kıymetli manzaralar arz ettiklerini görüyordum. maria puder bana bir ruhum bulunduğunu öğretmişti ve ben de onun, şimdiye kadar rastladığım insanlar arasında ilk defa olarak, bir ruhu bulunduğunu tespit ediyordum.”

sabahattin ali, kürk mantolu madonna, sf.84
devamını gör...

mizah anlayışını çok hoşuma giden değerli yazarımız. ayrıca pc oyun zevkimiz de birbirine çok yakın. tam muhabbet adamı diyebilirim. yazdıklarınız için teşekkürler efendim.
devamını gör...

erken yatıp erken kalkmam.
devamını gör...

narsizim...
devamını gör...

marcel duchamp'ın *"hazır yapım heykeli"dir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bana göre bu bir pisuvar.
evet, dalga geçmeyi amaçlamış ama
hiç de "olur mu? bu bir sanat, efendim." falan diyemem kusura bakmayın.
tanımı okurken de perdesini sıyırdığım bu pencereden bakacaksınız.

biz heykelin hikâyesine geçelim.
bir gün duchamp; hırdavatçıdan bir pisuvar alıyor, atölyesine gittiğinde aldığı pisuvarı baş aşağı çevirip imzalıyor ve bunun sanat olduğunu iddia ediyor. bu kadar.

daha sonrasında rahat durmayan duchamp, amerikan bağımsız sanatçılar topluluğu'nun sergisine başvuruyor, ama "bir sanatçı değil de bir tesisatçı tarafından yapılmış olduğu" gerekçesiyle reddediliyor.*

çeşme heykeli için "sanat dünyasında bazı soruların sorulmasına vesile olmuş*, sanat olduğu iddia edilen bir pisuvar." derim.

neden öyle düşündüğümü açıklamak isterim.


sanat, en genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesi olarak anlaşılır...

pisuvarı ters çevirip imza atmak size yaratıcılık anlamına geliyorsa sanattır.
gelmiyorsa pisuvardır.
-ki gelmiyor.

tam tanımı bitirirken aklıma geldi, eğer bu sanat sayılırsa imza atılan bir kağıt, bir gelinin ayakkabıları* vs. onlara da anlam yükleyip sanat diyelim.
ee, o zaman her şey sanattır.

hayır!


bir değeri kötü niyet olmadan yok saymanın bir yolu onu genellemedir.

her şeye sanat dersek sanatı küçümser, yok ederiz. o zaman sanat bir hiç olur.

t: duchamp'ın hırdavatçıdan aldığı basit bir pisuvar.
devamını gör...

turuncu büyüteç elbet bir gün takip edilecektir. onu takip eden yazar ne güzel yazardır, o bildirim ne güzel bildirimdir!” sözüme mazhar olan bildirimdir.
devamını gör...

güven duygusu fazlasıyla zedelenmiş insanların tercih ettiği eylem..kimseye ne yakın ne uzak olmakta denebilir..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şu anın fotoğrafı olmasa da paylaşmak istedim.
ares ve hera :)
devamını gör...

adalet bakanlığı adli sicil ve istatistik genel müdürlüğü’nün 1986 yılından 2017 yılına kadar yayınlamış olduğu, açılan davalarda özel kanunlara göre sanık sayıları incelendiginde, 1986’dan 2002 yılına kadarki 17 yılda bu kanun kapsamında toplam sanık sayısı 2.155 oldu.

2007 yılının verilerine ulaşılamayan 2002 ile 2017 arasındaki 14 yılda ise toplam sanık sayısı 2.866 oldu.

yani 1986 dan 2017 yılına dek 31 yılda bu kanundan yargılanan kişi sayısı
5021 dir .

cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’ın sadece 1 yıllık cumhurbaşkanlığı süresinde, 2018 yılında, 26 bin 115 kişiye  dava açılmıştır.

erdoğan’ın başladığı 2014 yılından 2019 yılı sonuna kadar olan dönemde,
cumhurbaşkanına hakaret suçundan 63 bin 41 kişiye dava açılmış,
açılan bu davalarda 9 bin 554 kişi ceza almıştır.

hangi kanunun nasıl uygulandığı konusunda, bu veriler sanırım bir çok sorunun yanıtı olmaya yetecektir .

ayrıca bu ülkede artık, kanunun olup olmaması değil, uygulanıp uygulanmaması, uygulanıyorsa nasıl uygulandığı önemlidir.
devamını gör...

dibe vurmak iyidir, güzeldir, muhteşemdir. şayet gerçekten de içinde bulunduğunuz şu hayatta üzülmeye değecek bir şeyler yaşıyorsanız eğer adam gibi dibe vurmalısınız yalnızca bir defa da olsa. hem de sağlam bir şekilde vurup en dibe batmanızın hissindeki mükemmellik tarif edilemez. dibe vurmanın ivmesiyle yükselmek kolaylaşır, bu sayede dibe vurmak halen düşüyor olmaktan kat be kat daha iyi bir duygudur. oradan çıkmak için çok çaba sarf etmenize de gerek yoktur. zira bir gün gelecek ve size hiç kimsenin bir şey yapamadığını göreceksiniz. işte o zaman acıların da bir kaldırma kuvveti olduğunu fark edeceksiniz.
devamını gör...

diğer adı yanıltmacalar olan, hatalı mantık yürütmek anlamına gelen, mantık terimidir.
devamını gör...

#707571 no'lu entry'de kendisini anlatmaya çalıştığım, heykeli yapılsa beton yetmeyecek abimizdir. "ilkokul terkim ama çalıp çırpmadım, kazandığım parayla kitap aldım.." diyen eli öpülesi insandır.

kendisini tanımıyorum. yıllar öncesi haberini okudum. ali uçar, onurlu bir insandır. teşhircilik ve önyargı insan olmayanların işidir.
devamını gör...

apartmanın ismi değişse ne fark eder, evin hep evindir. seninleyiz yoldaş!
devamını gör...

benim hoşuma gitmiyor. kardeşim burası insta değil ki fotilere beğeni alıp mutlu olalım. çatır çatır beğeniye basınca okumadığı için hiçbir anlamı olmuyor benim için. aksine bildirim yağmurundan sözlüğü kullanamıyoruz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim