tenis sporunun ülkemizde tutmaması
çünkü tenis sporunda bol küfür ve hebele hübele homo erektus hareketlerinin yapılabildiği bir tribün kültürü bulunmamaktadır.
devamını gör...
normal sözlük'teki en iyi profil fotoğrafı
(bkz: eyluling) istisnasız en iyi profil fotoğrafı kendisine ait diye düşünüyorum. ne zaman görsem tebessüm etmeme sebep oluyor.
devamını gör...
akp'lilerin zeka seviyesi
olmayan şeyin seviyesi olmaz
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
h.sonuna uygun yüksek ses ve kulaklıkla.
devamını gör...
cinsellik
dünya açıkça üreme üzerine dönüyor. cinsellik dediğimiz kavram, aslında beslenme gibi çok doğal bir içgüdüdür.
şurada, şu küçük populasyonda kaçımız bir tolstoy, da vinci, tesla ya da büyük iskender?
peki biz bu insanlar gibi dünyanın gidişatını değiştiremiyor ya da farklı eserler bırakamıyorsak, o halde bizim görevimiz nedir?
insan neslinin devamını sağlamak.
birtakım inançlar ya da toplumsal tabular neticesinde konuşulması ayıp sayıldığından, insanların gözünde daha ulaşılmaz, daha değerli bir hal almıştır.
bu yüzden cinsellik içeren başlıklar daha çok yazı içerir, bu yüzden arama motorlarında daha çok cinsellik ile ilgili aramalar vardır.
şurada, şu küçük populasyonda kaçımız bir tolstoy, da vinci, tesla ya da büyük iskender?
peki biz bu insanlar gibi dünyanın gidişatını değiştiremiyor ya da farklı eserler bırakamıyorsak, o halde bizim görevimiz nedir?
insan neslinin devamını sağlamak.
birtakım inançlar ya da toplumsal tabular neticesinde konuşulması ayıp sayıldığından, insanların gözünde daha ulaşılmaz, daha değerli bir hal almıştır.
bu yüzden cinsellik içeren başlıklar daha çok yazı içerir, bu yüzden arama motorlarında daha çok cinsellik ile ilgili aramalar vardır.
devamını gör...
venüs
aşk, sihir, bolluk, bereket ve cinselliği temsil eden; fildişi, taş, kemik ve toprağı biçimlendirerek yapılmış paleolitik çağ'ın kadın figürinleri. cinsel bölgesinin belirgin tasviri, devasa boyutta göğüs ve karın bölgesi, belirsiz yüz hatları bu kadın figürinlerinin belirgin özellikleridir.
--- alıntı ---
venüs betimi, sadece şişman bir gövdenin fildişinden figürinini tanımlamak için, édouard piette tarafından da kullanılır. şekli yüzünden bu heykelciği, (la poire) armut diye adlandıran piette için venüs adı; heykelcikteki cinsel organdaki belirginliğin, avusturya’da bulunan venüs tümseğine benzetilmesinden dolayı kullanılmış olabilir. hangi nedenle olursa olsun piette’in yaptığı bu benzetmeden sonra, venüs tipolojik özelliklerine bakılan bütün şişman, avcılık-toplayıcılık dönemi kadın heykelciklerini tanımlamak için kullanılan ortak bir terim olmuştur. avrupa kökenli bir kelime olmasına karşın birçok kaynakta kadın figürinlerinin venüs adıyla bahsinin geçmesi yanlış değil bilakis yerinde bile olmuştur.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
venüs betimi, sadece şişman bir gövdenin fildişinden figürinini tanımlamak için, édouard piette tarafından da kullanılır. şekli yüzünden bu heykelciği, (la poire) armut diye adlandıran piette için venüs adı; heykelcikteki cinsel organdaki belirginliğin, avusturya’da bulunan venüs tümseğine benzetilmesinden dolayı kullanılmış olabilir. hangi nedenle olursa olsun piette’in yaptığı bu benzetmeden sonra, venüs tipolojik özelliklerine bakılan bütün şişman, avcılık-toplayıcılık dönemi kadın heykelciklerini tanımlamak için kullanılan ortak bir terim olmuştur. avrupa kökenli bir kelime olmasına karşın birçok kaynakta kadın figürinlerinin venüs adıyla bahsinin geçmesi yanlış değil bilakis yerinde bile olmuştur.
--- alıntı ---
devamını gör...
istiklal mahkemeleri
türk yargı erki denilince akla ilk gelen, o şaşalı, dillere destan mahkemedir. 1920 ila 1927 arasında aktifliğini sürdüren mahkemede, kurtuluş savaşımıza karşı çıkan; ülkemizi şeyhler şıhlar ülkesi yapmak isteyen, ülkemizin ingiliz malı olmasını düşleyen, bağımsızlık ve hakimiyete gözü kör karşı çıkan kişiler ve casusluk ile savaşın seyrini aleyhimize çevirmek isteyenlerin yargılanıp yağlı kurgana gönderildiği mahkemedir. *
ahh keşke tekrar olsa... demokrasi ve cumhuriyete karşı çıkan; sakalına şalvarına tükürdüğüm, çocuk tacizcisi, bombacı tipler bir asılsa keşke. çok mu şey istiyorum?
istiklâl mahkemesi, türk kurtuluş savaşı sırasında ayaklanma çıkaran ve yağmaya girişenleri, bozguncuları, orduya ait silah ve mühimmatı çalanları, casusları, asker kaçaklarını ve bağımsızlık hareketini engelleme amacıyla propaganda yapanları yargılamak için, çıkarılan özel bir kanunla ilk olarak 18 eylül 1920 tarihinde kurulan mahkemelerdir. ilk dönem istiklâl mahkemeleri, ankara'daki hariç olmak üzere 17 şubat 1921 tarihinde kapatıldı. ikinci dönem istiklâl mahkemeleri, çalışmalarına 30 temmuz 1921'de başladı ve 1923'ün ekim ayına dek faaliyetlerini sürdürdü. üçüncü ve son dönem istiklâl mahkemeleri ise 1923 ile 1927 yılları arasında etkin oldu.
kurtuluş savaşı yıllarında görev yapan birinci dönem istiklâl mahkemeleri dışında daha sonraları da dönemlerine göre farklı vazifeler yürüten istiklâl mahkemeleri kurulmuştur. sonradan kurulan bu mahkemeler birer devrim mahkemesi niteliğindedir. uğur mumcu'ya göre bu kurumlar mahkeme değil, savaş ve ihtilal gibi özel durumlarda isyancı, bozguncu ve karşı devrimcilerin yargılandığı anti-demokratik "infaz kurulları"dır.
kaynak: vikipedi
ahh keşke tekrar olsa... demokrasi ve cumhuriyete karşı çıkan; sakalına şalvarına tükürdüğüm, çocuk tacizcisi, bombacı tipler bir asılsa keşke. çok mu şey istiyorum?
istiklâl mahkemesi, türk kurtuluş savaşı sırasında ayaklanma çıkaran ve yağmaya girişenleri, bozguncuları, orduya ait silah ve mühimmatı çalanları, casusları, asker kaçaklarını ve bağımsızlık hareketini engelleme amacıyla propaganda yapanları yargılamak için, çıkarılan özel bir kanunla ilk olarak 18 eylül 1920 tarihinde kurulan mahkemelerdir. ilk dönem istiklâl mahkemeleri, ankara'daki hariç olmak üzere 17 şubat 1921 tarihinde kapatıldı. ikinci dönem istiklâl mahkemeleri, çalışmalarına 30 temmuz 1921'de başladı ve 1923'ün ekim ayına dek faaliyetlerini sürdürdü. üçüncü ve son dönem istiklâl mahkemeleri ise 1923 ile 1927 yılları arasında etkin oldu.
kurtuluş savaşı yıllarında görev yapan birinci dönem istiklâl mahkemeleri dışında daha sonraları da dönemlerine göre farklı vazifeler yürüten istiklâl mahkemeleri kurulmuştur. sonradan kurulan bu mahkemeler birer devrim mahkemesi niteliğindedir. uğur mumcu'ya göre bu kurumlar mahkeme değil, savaş ve ihtilal gibi özel durumlarda isyancı, bozguncu ve karşı devrimcilerin yargılandığı anti-demokratik "infaz kurulları"dır.
kaynak: vikipedi
devamını gör...
roman okumayı marifet sanan tip
iyi, nitelikli, özgün, ciddi romanlar okumak gerçekten de marifettir. yoğun bir zihinsel mesai ve yalıtılmış bir ortamda tek başına olmayı gerektirir. bir yazarin da dediği gibi roman okuru dünyanın en yalnız insanidir. 33 yıldır aralıksız iyi romanlar okuyorum ve bunu yapabilmiş sadece birkaç kişi tanıdım. yani evet. marifet gerektiriyor bu iş. iyi, edebi roman, psikoloji,sosyoloji, felsefe içerir zira. bunlar basit konular değil. salaklar bilmez.
devamını gör...
anksiyete
beni iki gündür süründüren şey. geberiyorum kalp ağrısından, huzursuz hissetmekten. bilmesem gerçek olmadığını ağrının kıyamet koparırdım öyle şiddetli. velhasıl iyi gelebilicek önerisi olan varsa bir mesaj kadar uzağınızdayım.
devamını gör...
easy street
bir the collapsable hearts club şarkısıdır.
grup şarkıyı 2016 yılında yaptıktan sonra the walking dead dizisinin yapımcılarının yaptığı şarkı seçmelerine yollar ve şarkı kabul edilir. zaten yapımcılar da bir bölüm için 7 kez çalınacak temposu yüksek, eğlenceli bir şarkı aramaktadır. şarkı kabul edilir ve dizinin 7. sezon 3. bölümü olan the cell’de kullanılır.
şarkının kullanımı o kadar muhteşemdir ki dizi de bu kadar eğlenceli ve pozitif bir şarkı olmasına rağmen hala her dinlediğimde hafif bir gerginlik ve ufak ufak korkular duymama neden olur.
dizinin benim için en gergin geçen bölümlerinden biridir the cell. daryl karakterini canlandıran norman reedus’a da, negan karakterini canlandıran jeffrey dean morgan’a da bir kez daha hayran olmamı sağlamıştır.
ama asıl mesele bu kadar gergin ve izleyenlerin sinirlerini bozan bir bölümde ve bölümün en huzur kaçıran anlarında bu kadar mutluluk veren bir şarkının kullanılıp istenilen etkinin ikiye katlanmasıdır. şarkı hissedilen gerginliği had safhaya çıkararak neden bu dizi için doğru seçim olduğunu kanıtlıyor.
easy street
grup şarkıyı 2016 yılında yaptıktan sonra the walking dead dizisinin yapımcılarının yaptığı şarkı seçmelerine yollar ve şarkı kabul edilir. zaten yapımcılar da bir bölüm için 7 kez çalınacak temposu yüksek, eğlenceli bir şarkı aramaktadır. şarkı kabul edilir ve dizinin 7. sezon 3. bölümü olan the cell’de kullanılır.
şarkının kullanımı o kadar muhteşemdir ki dizi de bu kadar eğlenceli ve pozitif bir şarkı olmasına rağmen hala her dinlediğimde hafif bir gerginlik ve ufak ufak korkular duymama neden olur.
dizinin benim için en gergin geçen bölümlerinden biridir the cell. daryl karakterini canlandıran norman reedus’a da, negan karakterini canlandıran jeffrey dean morgan’a da bir kez daha hayran olmamı sağlamıştır.
ama asıl mesele bu kadar gergin ve izleyenlerin sinirlerini bozan bir bölümde ve bölümün en huzur kaçıran anlarında bu kadar mutluluk veren bir şarkının kullanılıp istenilen etkinin ikiye katlanmasıdır. şarkı hissedilen gerginliği had safhaya çıkararak neden bu dizi için doğru seçim olduğunu kanıtlıyor.
easy street
devamını gör...
20 mart 2021 türkiye'nin istanbul sözleşmesi'nden ayrılması
hukuki açıklama yapmaya gelmiştim. sağolsun bazı yazarlar kısaca açıklamış, ben tekrar etmiyorum. sonuç olarak, dün gece yarısı meclisi yok sayan bir usulle halkın çok büyük çoğunluğunu yok sayan bir işlem yapılmıştır.
kör göze parmak misali yapılan bu işlemin asıl amacı konusunda birçok değerlendirme ve tahmin yapılabilir ancak emin olun bunların aklına gelenin onda birini biz hayal bile edemeyiz.
şuan da tek söyleyebileceğim, ağzını her açtığında hukuk, demokrasi, insan hakları, kadınların özgürleşmesi diyenlerin bir hamleyle bunların hepsini bir daha düzeltilemeyecek şekilde yerle bir ettiğidir.
allah sonumuzu hayretsin.
kör göze parmak misali yapılan bu işlemin asıl amacı konusunda birçok değerlendirme ve tahmin yapılabilir ancak emin olun bunların aklına gelenin onda birini biz hayal bile edemeyiz.
şuan da tek söyleyebileceğim, ağzını her açtığında hukuk, demokrasi, insan hakları, kadınların özgürleşmesi diyenlerin bir hamleyle bunların hepsini bir daha düzeltilemeyecek şekilde yerle bir ettiğidir.
allah sonumuzu hayretsin.
devamını gör...
tarih bölümünde okumak
ülkede dinden sonra belki de en çok konuşulan alandır tarih. bilimsel metodu öğrendiğiniz bu bölümde okumak, tarih hakkında bilinen saçma bile denilemeyecek bilgileri tanımanızı sağlıyor. kah sinir bozucudur kah zevklidir tarih okumak.
devamını gör...
sözlük dergisi duyuruları
bugün dergimizi teşriflendiren yazarımız:
prusyadaki kral. bir solukta okunacak güzel yazılarına buradaki öne çıkanlardan ulaşabilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
prusyadaki kral. bir solukta okunacak güzel yazılarına buradaki öne çıkanlardan ulaşabilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
devamını gör...
erdoğan değil intihar eden vatandaşlar suçludur
aldığı ahlarla hala nasıl yasiyor hiç anlayamayacagim..
devamını gör...
öykünce
türk dil kurumuna göre bildiğimiz fabl kelimesinin karşılığı ve bu şekilde tdk sözlüğüne geçmiş. öykünce demek bana çok itici ve yapmacık geliyor açıkçası.
devamını gör...
den brysomme mannen
cannes film festivalinde ödül rekortmeni filmlerden biridir. bir senarist ve yönetmen olarak sinemaya bakış açımı değiştirdi diyebileceğim filmdir.
bu filme distopya deyip geçmek senariste büyük haksızlık olur. bu konuya spoiler kısmında değineceğim. senaryodaki alt metinler inanılmaz. çok zekice bir anlatım var. mekanlar çekimler gerçekten iyi. oyunculuk muhteşem. film bir adamın distopik bir kasabadan kaçmaya çalışması gibi görünse de alt metin çok daha derin.
filmin ilk sahnesindeki öpüşme sahnesi o kadar çok şey anlatıyor ki. robotik bir öpüşme duygusuz. bir adam cennete gelmiş ve ona bir huri verilmiş diyelim. film ölüp cennete gelen ve burada mutlu olamayan bir adamı anlatıyor alttan alttan. filmdeki herkes genç yetişkin. tam cennete olacağı gibi. adamın her isteği oluyor. istediği tüm kadınlarla birlikte oluyor ama aşık olduğu ya da hoşlandığı kadının da her istediği erkekle birlikte olması canını sıkıyor karakterimizin. filmde hiç çocuk yok. ayrıca şarap içiyorlar sarhoşluk vermiyor. daha binlerce ayrıntıyı dikkatli izleyenler görecektir. ayrıca yaralanınca hemen iyileşme ve parmak sahnesi var. tramvayın altında kalıp ölmemek.
bu filme distopya deyip geçmek senariste büyük haksızlık olur. bu konuya spoiler kısmında değineceğim. senaryodaki alt metinler inanılmaz. çok zekice bir anlatım var. mekanlar çekimler gerçekten iyi. oyunculuk muhteşem. film bir adamın distopik bir kasabadan kaçmaya çalışması gibi görünse de alt metin çok daha derin.
filmin ilk sahnesindeki öpüşme sahnesi o kadar çok şey anlatıyor ki. robotik bir öpüşme duygusuz. bir adam cennete gelmiş ve ona bir huri verilmiş diyelim. film ölüp cennete gelen ve burada mutlu olamayan bir adamı anlatıyor alttan alttan. filmdeki herkes genç yetişkin. tam cennete olacağı gibi. adamın her isteği oluyor. istediği tüm kadınlarla birlikte oluyor ama aşık olduğu ya da hoşlandığı kadının da her istediği erkekle birlikte olması canını sıkıyor karakterimizin. filmde hiç çocuk yok. ayrıca şarap içiyorlar sarhoşluk vermiyor. daha binlerce ayrıntıyı dikkatli izleyenler görecektir. ayrıca yaralanınca hemen iyileşme ve parmak sahnesi var. tramvayın altında kalıp ölmemek.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
25 yaşındayım , hiç flörtüm olmadı . 6 yıllık üniversite hayatım boyunca karşı cinsten birisi ile 5 saniyeden fazla konuşmam olmadı , aynı ortamda bulunmamaya çok dikkat ettim. ( operatörlerin müşteri hizmetleri hariç ) özgüven veya çirkinlik ile alakası yok. hem evlenmenin zamanı değil. dini tercih ve prensip olarak hayatımda sadece 1 bayana yer vermek istiyorum. herşeyin ilkini "o" kişi ile yaşamak istiyorum. o kişi bilsin ki kendisi için nelerden vaz geçtim.
bu davranışlarının 2 nedeni var.
1.allah'a
2.o evleneceğim kişiye olan saygım.
beni sadece ben hariç 2 kişi tanısın herşeyimi iki kişi bilsin istiyorum. bu bir ayrıcalık değil mi? bilmiyorum belki ben abartıyorum. ama niye ?.. ben senden başkasına bakmayacağım. senden başkasını düşünmeyeceğim. senden başkasının elini tutmayacağım. daha seni tanımıyorum bile !..ama olsun sen bunları şimdiden hak ediyorsun. senden iki isteğim bana yalan söyleme ve beni sev. bana hep dürüst ol. olmaz mi ? çok mu ? görüşürüüz...
bu davranışlarının 2 nedeni var.
1.allah'a
2.o evleneceğim kişiye olan saygım.
beni sadece ben hariç 2 kişi tanısın herşeyimi iki kişi bilsin istiyorum. bu bir ayrıcalık değil mi? bilmiyorum belki ben abartıyorum. ama niye ?.. ben senden başkasına bakmayacağım. senden başkasını düşünmeyeceğim. senden başkasının elini tutmayacağım. daha seni tanımıyorum bile !..ama olsun sen bunları şimdiden hak ediyorsun. senden iki isteğim bana yalan söyleme ve beni sev. bana hep dürüst ol. olmaz mi ? çok mu ? görüşürüüz...
devamını gör...

