(bkz: köylü yazardan ironiler)
devamını gör...

ya şimdi yobaz gibi görünmek istemiyorum ama çocukların bazen gücün kimde olduğunu bilmeleri gerekiyor. çocukken ben de şiddet gördüm ama hep adaletli dövdüler beni . ahahah babamın cüzdanından para çaldığımda dövdü mesela, dışarda ailemi rezil edecek birşey yaptığımda dövdüler mesela.

çocuklar çok cani, çok vahşi, çok kaygısız, çok terbiyesiz olabiliyorlar. ama burada bütün suçu aileye yüklemek bence hata. toplum olarak biz de çocuklara karşı sorumluyuz.

mesela sokakta bağıran, annesini zor duruma sokan bir çocuk gördüğümde gidip "niye bağırıyorsun, ben rahatsız oluyorum. yaptığın çok ayıp" diyorum. çocuk hemen susuyor ve annesine sarılıyor genelde. şimdiye kadar kimseden de kötü bir yorum almadım ama çok korkuyorum bir gün anası veya babası "sanane ulan" deyip bana girişecek diye.

hemen anneyi babayı cık cıklamak kolay. çocuğa bazen toplum olarak biz de ders vermeliyiz.
devamını gör...

#849144 gibi muazzam özgün tanımlar yazan, şu lanet günlerde git köşede ağla seninle uğraşamam diyen yazar kişisi. ben de sana çok meraklıydım be!
devamını gör...

ne bal porsuğuymuş birader yav. daral geldi yeminle. sanırsız filozof..
devamını gör...

bugün benim doğum günüm, diyen insanın doğum gününü kutlamak nezakettendir diye düşünüyorum.
devamını gör...

uzun uzun cümleler kurmak yerine kısa yazmayı da tercih eder aynı zamanda.
devamını gör...

kendimi gözümde çok büyütmüşüm. reel bir hedef belirleyemeyen, tembel, sıkılgan ve hayattan zevk almayı unutmuş bir bireymişim halbuki.
devamını gör...

ne fark eder? ha beş ha on beş.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir önceki kendimize bakmak içindir, anlatamadığımız, anlaşılamadığımız içindir belki de akıl sağlığımız yerinde kalsın diye de yazabiliriz
devamını gör...

benim favori farem bu aslında.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bağcığınız çözülünce pat diye durup çömelmek. arkadaşlar önce bi' sinyal verin, sonra yolun kenarına çekilin. birdirbir oynatıyorsunuz insana.
devamını gör...

halka halka doğranmış soğanlar, çarliston biberler, sarımsak ve et bir tencereye konulup harlı ateşte 3 dakika kadar çabuk çabuk çevrilir. kekiğin yarısı ve karabiber ilave edilip hiç su koymadan ağzı kapalı olarak ve ateş kısılarak 1.5 saat kadar pişirilir. piştikten sonra üzerine kekik serpilir. * not : kesinlikle tahta kaşık kullanınız.
devamını gör...

eskiden başkenti darüsselam'dı. şimdiki başkenti dodoma'dır.
devamını gör...

hiç biridir efendim.

o süt diye satılan şeyler süt değil süt tozudur.

ne kendiniz için ne de başkasına içirin.

zehirden başka bir şey değildir.
devamını gör...

kemal kuruçay, 1962 doğumlu oyuncudur. geçmişten bugüne dek birçok küçüklü büyüklü rolde yer almış kuruçay, herkesin tanıdığı ancak kimsenin adını bilmediği ünlülerimiz veritabanındandır.

şaka maka kendisi ankara'daki "müjdat gezen tiyatrosu"nun kurucularındanmış

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazı durumların önemini kaybederken bazılarının daha da yaygınlaşması, toplumun sağlık sorunlarının değişmesine ve yeni sorunlar ortaya çıkmasına yol açar. soyulan her kabuğun altından bir yenisi ortaya çıktığı için, bu olgu soğana benzetilmiş ve “soğan kabuğu prensibi” olarak adlandırılmıştır. tıp literatüründe sıkça kullanılır.
devamını gör...

burak'tı adı. (hala burak ismini duyduğumda içim cız eder.)

4 sene boyunca aşıktım, of ama ne aşk. ne popülerdi ne çalışkan ne de yakışıklı.
ben güzel ama sempatik olandım ; diğer kız güzel ama seksi olandı...tabiki onu seçti.
anlaşamıyorlardı evet. kız aptaldı. ama seksiydi ya işte o yetiyordu.

yıllar sonra 25 yaşlarımızda görüştük. hala kalbim o 17-18 yaşlarında gibiydi; inanılmaz mutluyduk ikimiz de.
saçları kırlaşmıştı, şimdi de o inanılmaz seksi olmuştu.
ama başka insanları seviyorduk; o heyecanı ben liseye gömmüştüm. o ise lise arkadaşlığımızın özlemindeydi.

benim ona aşık olduğumu bilmediğini, hatta ona bakmayacağımı düşündüğünü söyledi.
inandım mı sanırım hayır.
inanmak istedim mi ? deli gibi hem de

tekrar görüşelim mutlaka diye kalktık masadan.
bir kaç kere telefonla görüştük.
kesildi sonra.

büyümüştük artık bir kere; bıcır bıcır bizin yerini hayat koşuşturması almıştı.
eski masumiyetimizden eser kalmamıştı.

görüşmedik bir daha!
yabancılara karıştık....

selam olsun en güzel yıllarıma, o'na.
devamını gör...

tüm yazarlarımız ama en çok ben ben ben ben...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim