mansur yavaş'ın tiktok'a katılması
insanları -gençleri- kazanmaya çalışıyor, ötekileştirip veya eleştirip boş vermiyor. bu yüzden mansur yavaş'ı sonuna kadar savunacağım.
devamını gör...
acaba sadece bana mı oluyor diye düşünülen şeyler
gecenin ikisinde kalkıp 10 yıl önceki kavgada soylemedigim söz için delirmek
devamını gör...
normal sözlük'ün renginin turuncu olmasının anlamı
bulamadığım anlam.
yoldaş mesela neden mavi değil neden mor değil de neden turuncu?
yoksa bu linkte turuncuya bakınca görüldüğü gibi demokratik hristiyanlığı temsil ettiği için mi?
yoksa hinduizmi ve budizmi temsil ettiği için mi?
yoksa ukrayna'daki turuncu devrime bir gönderme mi?
neden yoldaş açıklama bekliyoruz?
yoldaş mesela neden mavi değil neden mor değil de neden turuncu?
yoksa bu linkte turuncuya bakınca görüldüğü gibi demokratik hristiyanlığı temsil ettiği için mi?
yoksa hinduizmi ve budizmi temsil ettiği için mi?
yoksa ukrayna'daki turuncu devrime bir gönderme mi?
neden yoldaş açıklama bekliyoruz?
devamını gör...
medeniyetsizlik göstergesi küçük detaylar
nasıl sıra bekleyeceğini bilmemek.
insanların sıra beklerken birbirleri arasındaki mesafeyi korumaması, öndekinin dibine sokularak kişiyi rahatsız etmesi, ne yapsam da öne geçsem diye çakallık peşinde olması hatta bazen sırada bekleyenlere aldırmayıp en öne geçmeye çalışması.
oldukça küçük bir detay gibi gözükse de bir toplumun sırada bekleme alışkanlığı gözlemlenerek o toplumun medeniyet düzeyi hakkında birçok noktada doğru çıkarım yapılabilir.
insanların sıra beklerken birbirleri arasındaki mesafeyi korumaması, öndekinin dibine sokularak kişiyi rahatsız etmesi, ne yapsam da öne geçsem diye çakallık peşinde olması hatta bazen sırada bekleyenlere aldırmayıp en öne geçmeye çalışması.
oldukça küçük bir detay gibi gözükse de bir toplumun sırada bekleme alışkanlığı gözlemlenerek o toplumun medeniyet düzeyi hakkında birçok noktada doğru çıkarım yapılabilir.
devamını gör...
sarı çiçeğe sorulabilecek alternatif sorular
sordum sarı çiçeğe: polenle çiftleşmek zevkli mi?
çiçek ey dür abazan baba aklın fikrin zekerindedir.
(bkz: anlayacak pek olmasa da tanımladım gitti)
çiçek ey dür abazan baba aklın fikrin zekerindedir.
(bkz: anlayacak pek olmasa da tanımladım gitti)
devamını gör...
normal sözlük yönetimi vs ak parti
ak parti ülkeyi uçuruyor. ( ironi canım sakin ol)
sözlük bizi. (bu gerçek)
sözlük bizi. (bu gerçek)
devamını gör...
shibari
sanat ile erotizm arası kullanım amacına göre birbirini destekleyici bir eylemdir. fotoğrafçıysanız sanat, partnerseniz erotizmdir. savaş, esir düşmek, acı gibi yüksek hisleri temelinde barındırır. mazoşizm ve bdsmden esintiler sergiler, göründüğü kadar basit değil, seviyeleri olan bir sanattır. bir sarkaç üzerinden yapılacaksa denge çok önemlidir, aksi halde partnerinizi sakat bırakabilir, kan dolaşımından bilincini kaybedecek noktaya getirebilirsiniz. bu yüzden dikkatli ve aşama aşama yapılmalıdır. ters gidecek anlarda, hemen hemen bağları çözecek, sarkaçtan hızlıca indirecek kadar hazır olmalısınız. sadece kadınlar değil, erkeklerde bağlanır. bağlanan tarafının acı eşiği önemlidir, zorlanabilir. kalanını anlatmam, sözlüğe kültürü için ağır gelir.
devamını gör...
hiçbir yere ait olamamak
jean paul sartre bulantı'da hiçbir yere ait hissedememeyi öylesine güzel açıklamış ki, bin yıl geçse unutmam bu cümleyi.
"iki şehir arasındayım; biri bilmiyor beni, öteki artık tanımıyor."
"iki şehir arasındayım; biri bilmiyor beni, öteki artık tanımıyor."
devamını gör...
gereğinden fazla abartılan kitaplar
bazen genç werther'in acıları, bazen de martin eden.
not: martin eden'la alakalı açıklamayı sütlacımı yedikten sonra yapacağım. tabii bu sizin neden umrunuzda olsun değil mi? *
not: martin eden'la alakalı açıklamayı sütlacımı yedikten sonra yapacağım. tabii bu sizin neden umrunuzda olsun değil mi? *
devamını gör...
geri gelen mektup
ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...
hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
dinmez! gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
dinmez! ebedi özleyişin bestesidir bu!
hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.
dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
tek bendeki volkanları söndürse denizler!
hala yaşıyor gizlenerek ruhuma 'kaabil'
imkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.
mehtaplı yüzün tanrı'yı kıskandırıyordur.
en hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;
kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik...
(bkz: hüseyin nihal atsız)
bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...
hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
dinmez! gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
dinmez! ebedi özleyişin bestesidir bu!
hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.
dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
tek bendeki volkanları söndürse denizler!
hala yaşıyor gizlenerek ruhuma 'kaabil'
imkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.
mehtaplı yüzün tanrı'yı kıskandırıyordur.
en hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;
kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik...
(bkz: hüseyin nihal atsız)
devamını gör...
seri oylanınca hissedilenler
sözlüğün ilk günlerinin önemli ritüelidir. şimdilerde tek tük denk geliyorum.
devamını gör...
şu an hissettiğiniz burukluğun sebebi
hayatımın hiçbir zaman yoluna giremeyeceğini farkettim.
devamını gör...
günün sözü
"okumaktan başka yapacak işim, gidecek tek yerim yoktu, çünkü çevremde saygıya layık, beni kendine çekebilecek bir meşguliyet bulamıyordum."
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
biraz geçmişe yolculuk edelim!
elvis’in en sevdiğim şarkısı
“ı can’t help falling in love”
kralagider
elvis’in en sevdiğim şarkısı
“ı can’t help falling in love”
kralagider
devamını gör...
kahve sigara ikilisi
bana göre dünyadaki en güzel keyf ikilisidir efenim. bu hazzı çok az şey veriyor şu hayatta. mümkünse bol köpüklü türk kahvesiyle daha bir hoş olur. yorgunluk alır, sakinleştirir...
devamını gör...
eniyisipencere
nickini görür görmez,
geçen kuşları görürsün hiç olmazsa;
dört duvarı göreceğine.
dedirten yazar.
geçen kuşları görürsün hiç olmazsa;
dört duvarı göreceğine.
dedirten yazar.
devamını gör...
kötü günlerde kişiye güç veren sözler
"en uzun, en çaresiz geceni düşün. sabah olmadı mı?"
| çalıkuşu, reşat nuri güntekin
not: şimdiye kadar bende pek işe yaramadı; ama siz yine de bir deneyin.
| çalıkuşu, reşat nuri güntekin
not: şimdiye kadar bende pek işe yaramadı; ama siz yine de bir deneyin.
devamını gör...
prekarya
proleterya kelimesinin bir diğer türüdür.
orada sadece işçi ve emekçi sınıf kast edilirken haklarını korumak adına sendikalaşma yoluna gidilmesi ve grev, protesto gibi haklardan yararlanmak sonuna kadar savunulurken, burada hiçbir güvencesi olmayan sosyal ve ekonomik anlamda herhangi bir bağlılığı olmayan sınıftan söz edilir. bir anlamda prekaryanın, proleteryadan bir önceki evre olduğunu iddia edebiliriz.
yani proleterya, prekarya teriminin gelişmiş, evrilmiş, üzerine; bürokratik bir kaç eylem eklenmiş, en kısa haliyle işlem görmüş halidir.
burada çizgi çok incedir. proleterya, salt emekçi, işçi sınıfı olduğu için devlet tekelinde mecburi bir güvence verilmek zorundadır. ancak prekaryada bu güvence henüz oluşmamış, oluşmasına uygun ortam meydana gelmemiş bu güvencenin oluşması, bilinçli yahut bilinçsiz şekilde engellenmiş ve/veya görmezden gelinmiştir.
işte burada devreye bilinçli ve bilinçsiz görmezden gelme, güvence oluşturmama yahut mevcut konjonktürde, güvence oluşturacak ekonomik ve sosyal ortamı bulamama hali, prekarya sınıfının gelecekteki anarşinin temellerini atacağı imajını çizmektedir. e haliyle çizer. çizmeli de. sizce de bunun yansımalarını daha şimdiden görmeye başlamadık mı?..
orada sadece işçi ve emekçi sınıf kast edilirken haklarını korumak adına sendikalaşma yoluna gidilmesi ve grev, protesto gibi haklardan yararlanmak sonuna kadar savunulurken, burada hiçbir güvencesi olmayan sosyal ve ekonomik anlamda herhangi bir bağlılığı olmayan sınıftan söz edilir. bir anlamda prekaryanın, proleteryadan bir önceki evre olduğunu iddia edebiliriz.
yani proleterya, prekarya teriminin gelişmiş, evrilmiş, üzerine; bürokratik bir kaç eylem eklenmiş, en kısa haliyle işlem görmüş halidir.
burada çizgi çok incedir. proleterya, salt emekçi, işçi sınıfı olduğu için devlet tekelinde mecburi bir güvence verilmek zorundadır. ancak prekaryada bu güvence henüz oluşmamış, oluşmasına uygun ortam meydana gelmemiş bu güvencenin oluşması, bilinçli yahut bilinçsiz şekilde engellenmiş ve/veya görmezden gelinmiştir.
işte burada devreye bilinçli ve bilinçsiz görmezden gelme, güvence oluşturmama yahut mevcut konjonktürde, güvence oluşturacak ekonomik ve sosyal ortamı bulamama hali, prekarya sınıfının gelecekteki anarşinin temellerini atacağı imajını çizmektedir. e haliyle çizer. çizmeli de. sizce de bunun yansımalarını daha şimdiden görmeye başlamadık mı?..
devamını gör...

