karanlıkta uyumak vs loş ışıkta uyumak
karanlık.
devamını gör...
thomas edison
(11 şubat 1847 - 18 ekim 1931)
20. yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen amerikalı mucit ve iş adamıdır.
edison elinde bulundurduğu onun adını taşıyan amerikan patentiyle tarihteki en önemli ve en verimli mucitlerden biri olarak nitelendirilir. patentlerinin çoğu amerika'nın haricinde almanya, fransa ve ingiltere onaylarına da sahiptir.
ayrıca takma adı menlo park büyücüsü*dür.
20. yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen amerikalı mucit ve iş adamıdır.
edison elinde bulundurduğu onun adını taşıyan amerikan patentiyle tarihteki en önemli ve en verimli mucitlerden biri olarak nitelendirilir. patentlerinin çoğu amerika'nın haricinde almanya, fransa ve ingiltere onaylarına da sahiptir.
ayrıca takma adı menlo park büyücüsü*dür.
devamını gör...
2010 güney afrika dünya kupası
normalde cinayet, tecavüz, hırsızlık suçlarının bol olduğu güney afrika cumhuriyeti'nde, dünya kupası sırasında polislere büyük yetkiler verildi ve bir sıkıntı olmadan yaşandı.
tabi polislerin istediği zaman suçu önleyebildiği görülünce, başka zaman niye böyle dikkatli olmadıkları konusunda tartışmalar döndü.
tabi polislerin istediği zaman suçu önleyebildiği görülünce, başka zaman niye böyle dikkatli olmadıkları konusunda tartışmalar döndü.
devamını gör...
the lord of the portakals
kesinlikle emek dolu bir çalışma olmuş. izlerken inanılmaz keyif aldığımı söylemeden edemeyeceğim. ilk başta limonu kendim sanmadım da değil hani.*
devamını beklediğimiz montaj. (bkz: kocaman alkış)*
devamını beklediğimiz montaj. (bkz: kocaman alkış)*
devamını gör...
boris johnson
kısmen osmanlı kanı taşıyan ingiltere başbakanı. ingiliz halkına sürü bağışıklığı tavsiyesi veriyordu. ama verdiği akılların hayrını kendisi göremedi ve koronavirüsten yoğun bakımda yattı.
yoğun bakım öncesi sokakta tek ve korumasız dolaştığı videolar internette paylaşılmış. yanına gelenlerle özçekim yaptıktan sonra direğe bağladığı velespitine atlayıp pedalı çevirdiği gibi gidiyordu.
yoğun bakım öncesi sokakta tek ve korumasız dolaştığı videolar internette paylaşılmış. yanına gelenlerle özçekim yaptıktan sonra direğe bağladığı velespitine atlayıp pedalı çevirdiği gibi gidiyordu.
devamını gör...
nutuk’u yasaklamak
bir cesaret örneği.
tabi ki 19 yıldır bu haramzadelere izin veren %50'nin eseridir bu. kimse gocunmasın geleceği görmek isteyen 1970 öncesi ve sonrası iran belgesellerini izleyebilir.
tabi ki 19 yıldır bu haramzadelere izin veren %50'nin eseridir bu. kimse gocunmasın geleceği görmek isteyen 1970 öncesi ve sonrası iran belgesellerini izleyebilir.
devamını gör...
sözlükte tek tabanca takılmak
bireysel silahlanmaya karşıyım
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
söndüğünü sanarak sobanın kapağını açıp gaz yağı dökmek.
parlama sonucu saçların bir bölümünün yanması.
hasarlı alanı makasla düzeltmeye çalışsam da olmaması.
gidilen berberin "yanık kokusu nerden geliyor ve böyle tıraş mı olur" sorularına maruz kalmak.
parlama sonucu saçların bir bölümünün yanması.
hasarlı alanı makasla düzeltmeye çalışsam da olmaması.
gidilen berberin "yanık kokusu nerden geliyor ve böyle tıraş mı olur" sorularına maruz kalmak.
devamını gör...
kitap alıntıları
"bazıları, başkalarının acısına uzaktan bakıp kederlenmekle iyi insan olunabileceğini sanıyor. hatta sadece kendi iyiliğinin altını çizebilmek için üzüntüsünü ele güne duyurmaya çalışıyor. oysa şunu iyice öğrendim ki, vicdandan en çok söz eden insanlar, sadece başkalarının kurbanlarına üzülen katiller. kabullenmek zor ama aslında, başkalarının acısına bakarken insanda kederden ziyade hodbin hisler uyanıyor. savaş gazilerine bakmak feci bir duyguyla tanıştırıyor insanı: şükretme duygusu. duyguların en ikiyüzlü, en sefil olanı. haline şükretmelerin en rezilcesi, başkalarının haliyle mukayese edilerek yapılanı ... o zaman insan yaradan'a, verdiği mutluluklar için değil, olsa olsa başkalarına verip kendinden esirgediği acılar için teşekkür ediyor. sana şükürler olsun ki beni değil, onu seçmişsin diyor! ve bunu ne zaman fark etse, mesela
hastanedeki ölü çocuklara, onların ince ayak bileklerine bakarken, ruhunu derin bir utanç kaplıyor."
(bkz: nermin yıldırım) (bkz: saklı bahçeler haritası (kitap))
hastanedeki ölü çocuklara, onların ince ayak bileklerine bakarken, ruhunu derin bir utanç kaplıyor."
(bkz: nermin yıldırım) (bkz: saklı bahçeler haritası (kitap))
devamını gör...
şiir sevmeyen insan
devamını gör...
ramazanda alkol alan insan
ramazanda içmeyince cennetlik olmadığına göre içsin. ne fark edecek.. yarasın.*
devamını gör...
raison d'être
"yaşama/varlık sebebi" manasına gelen kalıp.
etimolojik olarak bakıldığında 19. yy ın yarısında fransızcadan ingilizceye geçmiş, kalıp varlık olarak ise latince "ratiõ"(reason) "esse"(to be) kelimelerine dayanmaktadır.
reyzon detra.
etimolojik olarak bakıldığında 19. yy ın yarısında fransızcadan ingilizceye geçmiş, kalıp varlık olarak ise latince "ratiõ"(reason) "esse"(to be) kelimelerine dayanmaktadır.
reyzon detra.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
fikret alper-tenni terenne.
devamını gör...
run lola run
bir tom tykwer filmidir.
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

keyifle kahvemi içerken yazdığım bu tanım içerisinde söyleyebilirim ki muhteşem bir filmdir. lola’nın sevgilisini kurtarmak için 20 dakikada bulması gereken 100.000 marka ulaşma çabasını anlatır...
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

bu tanımı yazarken her zamanki dikkatsizliğin sonucu üst paragrafta bahsettiğim kahveden sadece bir yudum içebildim. kahveyi boylu boyunca masaya boca etmeyi başardığım için kendime kızmakla meşgulüm şu an. filme gelirsek filmde lola isimli bir kızın torbacı erkek arkadaşını kurtarmak için saçmasapan aksiyonlara girip yirmi dakika içinde 100.000 alman markın bulmak için girdiği amansız ve gereksiz mücadele anlatılmakta. daha iyi örneklerini izleyebileceğiniz bir film olduğunu söyleyebilirim...
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

çok sevimli bir garson kız gelip döktüğüm kahveyi temizledi. bence yüzünde içten ve tatlı bir gülümseme de vardı. ayrıca kitabım kahveye bulaşmadığı için de çok şanslı olduğumu düşünüyorum. filmimizle ilgili ise şunu söyleyebilirim: konu oldukça ilgi çekici, ayrıca renk kullanımı ve müzik filmi bambaşka bir boyuta taşımış. hikayemiz ise lola isimli bir kızın 20 dakika içinde 100.000 mark bularak erkek arkadaşını kurtarma çabasını merkeze almış...
her neyse, izlenmeye değer.
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

keyifle kahvemi içerken yazdığım bu tanım içerisinde söyleyebilirim ki muhteşem bir filmdir. lola’nın sevgilisini kurtarmak için 20 dakikada bulması gereken 100.000 marka ulaşma çabasını anlatır...
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

bu tanımı yazarken her zamanki dikkatsizliğin sonucu üst paragrafta bahsettiğim kahveden sadece bir yudum içebildim. kahveyi boylu boyunca masaya boca etmeyi başardığım için kendime kızmakla meşgulüm şu an. filme gelirsek filmde lola isimli bir kızın torbacı erkek arkadaşını kurtarmak için saçmasapan aksiyonlara girip yirmi dakika içinde 100.000 alman markın bulmak için girdiği amansız ve gereksiz mücadele anlatılmakta. daha iyi örneklerini izleyebileceğiniz bir film olduğunu söyleyebilirim...
hayatımızdaki küçük tercihlerin neden olduğu paralel evren hikayelerinden biridir ve belki de ne güzel örnekleri arasında sayabiliriz.

çok sevimli bir garson kız gelip döktüğüm kahveyi temizledi. bence yüzünde içten ve tatlı bir gülümseme de vardı. ayrıca kitabım kahveye bulaşmadığı için de çok şanslı olduğumu düşünüyorum. filmimizle ilgili ise şunu söyleyebilirim: konu oldukça ilgi çekici, ayrıca renk kullanımı ve müzik filmi bambaşka bir boyuta taşımış. hikayemiz ise lola isimli bir kızın 20 dakika içinde 100.000 mark bularak erkek arkadaşını kurtarma çabasını merkeze almış...
her neyse, izlenmeye değer.
devamını gör...
solak olmanın zorlukları
makas kullanmak. cezve tutmak. ukulele çalmak. konferans sandalyelerinin solaklara göre olanını bulamamak.
devamını gör...
kendini gerçekleştirme
abraham maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisini duymuşsanız, bu arkadaş o piramidin tepesinde bulunur. kişinin potansiyelini ve kapasitesini keşfetmesi, yaşama geçirmesi olarak tanımlanır. ancak fizyolojik ihtiyaçlarınız sizi fazlasıyla meşgul ederken, kendinizi güvende hissetmediğinizde böylesi bir ihtiyacı fark etmeniz çok olası değildir.
bazen "cahil insanların ortak özellikleri" gibi başlıklar görmek beni biraz rahatsız ediyor. durumun normatif yönünü ihmal ettiğimizi zannediyorum. aslında bu kadar komik örnekler vermeye gerek yok belki ama daha iyi anlaşılmak istiyorum. bu nedenle tahayyül edilmesi kolay olandan başlamak isterim. hayata herkes aynı koşullarda başlamıyor. birileri savaşın içine doğuyor ve dolayısıyla ihtiyaç duyduğu şey kendini gerçekleştirmek değil hayatta kalmak olabiliyor. bunu akla sığdırmak daha kolay çünkü bize uzak bir durum hakkında düşünürken yargılarımızdan da uzaklaşırız. ama orta halli bir ailenin üyesiysek, devlet okullarında okumuşsak bir şeyleri kendi çabamızla (daha çok test çözerek, saatlerce ders çalışarak) elde ettiğimize inanmak daha kolay olabiliyor ve insanlara "yeterince çabalarsan her şeyi yapabilirsin" hayalini satabiliyoruz. şu anda türkiye'de pek çok insanın umutsuzluk yaşamasının sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. artık "çabalarsam değişir" hayallerinin tükenmekte olduğu yerlerdeyiz. tükensin de zaten. böylece insan yeni yollar arayabilir belki.
neyse efendim. kendini gerçekleştirme de böyle bir kavram. başka kuramcılar da buna benzer ifadeler kullanmışlar ancak maslow fizyolojik, güvenlik, ait olma ve sevgi, saygı gibi ihtiyaçlar karşılanmadan fark edilmesinin güç olduğunu ifade etmiş.
bazen "cahil insanların ortak özellikleri" gibi başlıklar görmek beni biraz rahatsız ediyor. durumun normatif yönünü ihmal ettiğimizi zannediyorum. aslında bu kadar komik örnekler vermeye gerek yok belki ama daha iyi anlaşılmak istiyorum. bu nedenle tahayyül edilmesi kolay olandan başlamak isterim. hayata herkes aynı koşullarda başlamıyor. birileri savaşın içine doğuyor ve dolayısıyla ihtiyaç duyduğu şey kendini gerçekleştirmek değil hayatta kalmak olabiliyor. bunu akla sığdırmak daha kolay çünkü bize uzak bir durum hakkında düşünürken yargılarımızdan da uzaklaşırız. ama orta halli bir ailenin üyesiysek, devlet okullarında okumuşsak bir şeyleri kendi çabamızla (daha çok test çözerek, saatlerce ders çalışarak) elde ettiğimize inanmak daha kolay olabiliyor ve insanlara "yeterince çabalarsan her şeyi yapabilirsin" hayalini satabiliyoruz. şu anda türkiye'de pek çok insanın umutsuzluk yaşamasının sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. artık "çabalarsam değişir" hayallerinin tükenmekte olduğu yerlerdeyiz. tükensin de zaten. böylece insan yeni yollar arayabilir belki.
neyse efendim. kendini gerçekleştirme de böyle bir kavram. başka kuramcılar da buna benzer ifadeler kullanmışlar ancak maslow fizyolojik, güvenlik, ait olma ve sevgi, saygı gibi ihtiyaçlar karşılanmadan fark edilmesinin güç olduğunu ifade etmiş.
devamını gör...
sözlüğe nesilciliğin gelmesi
oh be, yaşasın sınıf farklılığı. o neydi öyle vıcık cık babam afedersin.
devamını gör...



