geceye cevabı olmayan bir soru bırak
schrödinger'in kedisi öldü mü?
devamını gör...
stres altında vücudun verdiği garip tepkiler
terlemek özellikle avuç içinin ateş gibi yanması.
devamını gör...
normal sözlük balosu partner seçimleri
çok eşli gidebiliyor muyuz? 1 tane seçemedim ben aralarından. hepsini birden götüreyim.
devamını gör...
fotoğrafın hikayesi
albert einstein'ın çalışma masası

ölümünden sonraki birkaç saat içinde çekilen bu fotoğraf, uzun bir süre ailenin yasına saygı göstermek amacıyla paylaşılmadı ve unutuldu.
fotoğrafı çeken kişi life dergisinden ralph morse'du. aslında einstein'ın öldüğü hastaneye gitmişti ancak gazeteciler ve halktan kalabalık nedeniyle oradan ayrılarak onun ofisine gitti.
aslında morse sadece ofiste fotoğraf çekmedi. cenazenin yakılacağını bildiği ve cenaze töreninde de fotoğraflar çekmek istediği için, bir kasa viskiyi dağıta dağıta insanlardan bilgi topladı. zira görevli kişiler -büyük ihtimalle izdihamı önlemek adına- konuşmaya karşı bir isteksizlik gösteriyordu.
morse, başka kimsede olmayan fotoğraflara sahipti artık ve dergide yayımlamaya hazırdı. ancak einstein'ın oğlu arayarak bu konuyla ilgili hikâyenin yayımlanmamasını rica etti. böylece fotoğraflar da 50 yıldan uzun süre boyunca arşivlerde unutuldu.

(görseller life.com'dan alıntıdır.)

ölümünden sonraki birkaç saat içinde çekilen bu fotoğraf, uzun bir süre ailenin yasına saygı göstermek amacıyla paylaşılmadı ve unutuldu.
fotoğrafı çeken kişi life dergisinden ralph morse'du. aslında einstein'ın öldüğü hastaneye gitmişti ancak gazeteciler ve halktan kalabalık nedeniyle oradan ayrılarak onun ofisine gitti.
aslında morse sadece ofiste fotoğraf çekmedi. cenazenin yakılacağını bildiği ve cenaze töreninde de fotoğraflar çekmek istediği için, bir kasa viskiyi dağıta dağıta insanlardan bilgi topladı. zira görevli kişiler -büyük ihtimalle izdihamı önlemek adına- konuşmaya karşı bir isteksizlik gösteriyordu.
morse, başka kimsede olmayan fotoğraflara sahipti artık ve dergide yayımlamaya hazırdı. ancak einstein'ın oğlu arayarak bu konuyla ilgili hikâyenin yayımlanmamasını rica etti. böylece fotoğraflar da 50 yıldan uzun süre boyunca arşivlerde unutuldu.

(görseller life.com'dan alıntıdır.)
devamını gör...
platon bir gün kolunda bir ornitorenkle bara girer
felsefe hocamın önerisiyle aldığım bir kitaptı. harwardlı iki profesör birlikte yazmış. kitap felsefenin temel kavramlarını basit bir şekilde anlatıyor ve anlattıklarını felsefik mizahlarla destekliyor. kitabın yarısına kadar geldiğimde dayanamayıp sadece mizah kısımlarını okumuştum . bazıları gerçekten çok eğlenceliydi ama içinde saçma gelen fıkralarda vardı.* felsefeyi temelden öğrenmek ve öğrenirken eğlenmek istiyorsanız bu kitabı öneririm.
bir irlandalı, dublin'de bir bara girer, üç bardak bira ısmarlar; önce birinden, sonra diğerinden, daha sonra da üçüncüsünden birer yudum alır ve bu sırayla içerek üç bardağı bitirir. ardından üç bira daha ısmarlar.
meraklanan barmen, "her seferinde bir bardak alıp içsen, diğerleri ısınmaz," der. bunun üzerine adam, "biliyorum," der. "ama benim iki kardeşim var; biri amerika'da, diğeri avustralya'da oturuyor. birbirimizden ayrılırken, birlikte içtiğimiz günlerin şerefine hep böyle içeceğimize söz verdik. yani bardakların ikisi kardeşlerim, biri benim için."
barmen duygulanır, "ne kadar hoş," der.
adam kısa süre içinde barın müdavimi olur ve her gece aynı şekilde içer. derken günün birinde adam gene bara gelir ve bu sefer iki bardak ısmarlar.
barmen biraları verir ve içten bir üzüntüyle, "başınız sağ olsun," der.
adam gülümser, "yok, yok," der, "kardeşlerim hayatta... yalnız ben din
değiştirip mormon oldum; o yüzden alkolü bıraktım[[alıntı]]
[[alıntı]]
iki inek çayırda otlamaktadır. biri diğerine döner ve “pi genellikle beş sayıyla yazılıyor ama aslında sonsuza kadar devam ediyor.” der. diğer inek kafasını çevirir ve yanıtlar: “mö.”
[[/alıntı]]
psikiyatr, hastasına annesine yaptığı ziyareti nasıl geçtiğini sorar.
“hiç iyi geçmedi. feci bir freudçu dil sürçmesi yaşadım.”
“sahi mi?” der psikiyatr. “ne dediniz?”
“tuzu verir misin, diyecektim, onun yerine ‘hayatımı mahvettin pislik!’ dedim.”
[[/alıntı]]
bir iyimser, bu dünyanın, mümkün dünyaların en iyisi olduğunu düşünür.
bir kötümserse sahiden öyle olmasından korkar
bir irlandalı, dublin'de bir bara girer, üç bardak bira ısmarlar; önce birinden, sonra diğerinden, daha sonra da üçüncüsünden birer yudum alır ve bu sırayla içerek üç bardağı bitirir. ardından üç bira daha ısmarlar.
meraklanan barmen, "her seferinde bir bardak alıp içsen, diğerleri ısınmaz," der. bunun üzerine adam, "biliyorum," der. "ama benim iki kardeşim var; biri amerika'da, diğeri avustralya'da oturuyor. birbirimizden ayrılırken, birlikte içtiğimiz günlerin şerefine hep böyle içeceğimize söz verdik. yani bardakların ikisi kardeşlerim, biri benim için."
barmen duygulanır, "ne kadar hoş," der.
adam kısa süre içinde barın müdavimi olur ve her gece aynı şekilde içer. derken günün birinde adam gene bara gelir ve bu sefer iki bardak ısmarlar.
barmen biraları verir ve içten bir üzüntüyle, "başınız sağ olsun," der.
adam gülümser, "yok, yok," der, "kardeşlerim hayatta... yalnız ben din
değiştirip mormon oldum; o yüzden alkolü bıraktım[[alıntı]]
[[alıntı]]
iki inek çayırda otlamaktadır. biri diğerine döner ve “pi genellikle beş sayıyla yazılıyor ama aslında sonsuza kadar devam ediyor.” der. diğer inek kafasını çevirir ve yanıtlar: “mö.”
[[/alıntı]]
psikiyatr, hastasına annesine yaptığı ziyareti nasıl geçtiğini sorar.
“hiç iyi geçmedi. feci bir freudçu dil sürçmesi yaşadım.”
“sahi mi?” der psikiyatr. “ne dediniz?”
“tuzu verir misin, diyecektim, onun yerine ‘hayatımı mahvettin pislik!’ dedim.”
[[/alıntı]]
bir iyimser, bu dünyanın, mümkün dünyaların en iyisi olduğunu düşünür.
bir kötümserse sahiden öyle olmasından korkar
devamını gör...
seri tanım silme yöntemleri
peki bu küfürleri ilk başta yazıyı yazarken mi yapıyoruz?öteki türlü fazla iş çıkmış olur sanki.
devamını gör...
ilel'ebed
tevfik fikret şiiri.
ilel 'ebed... bu tahayyül verirdi neş'e bana;
ilel'ebed onu sevmek, ilel'ebed, millim
fakat hayatfeza
bir ibtila ile sevmekti en güzel emelim.
tasavvur-i ebediyyet hayat ü sevdada,
bu bir hayal idi, lakin hayal-i dilberdi;
evet, bu rü'yada
cinanı görmeğe benzerdi, rühperverdi!
yazık! şu neş'emi tesmim ederdi hiss-i firak,
düşerdi ruhuma her ayrılışta bir ahker;
evet, bu his, bu merak
verirdi aşkıma bir hadşe-i melalaver.
güler görür de o çeşm-i siyahı ağlardım,
cihanda bir bu iken rühumun temennası;
evet, ben anlardım:
o tatlı giryelerin ayrılıktı manası.
geçip tehaşi-i firkatle hep leyal-i visal
sabah olurdu sükfin bulmadan tahassürler;
evet, geçerdi leyal,
büyürdü beslenip ümmid ile teessürler.
ilel' ebed... iki ruh-i muaşıkın bu ümid,
bu va'd-ı muğfil-i sevda penah-ı kalbiydi;
fakat ne fikr-i ba'id:
hayat-ı zail içinde muhabbet-i ebedi!
ölünceyedek
ölünceye... bu tahayyül verirdi neşe bana;
ölünceye onu sevmek, ölünceye, üzücü
fakat hayat veren
bir iptila ile sevmekti en güzel emelim.
hayatta, sevgide sonsuzluğun düşüntüsü; bu
bu bir kuruntu, fakat pek güzel kuruntuydu;
evet, bu düşlerde
tutun ki cenneti görmekti, ruhu beslerdi.
yazık! sevinci zehirferdi ayrılık duyusu,
düşerdi ruhuma bir kor her ayrılık vakti;
evet, bu his, bu merak
verirdi aşkıma bir keskin ağrı, gam getiren.
güler görüp o siyah gözleri ben ağlardım,
cihanda salt bu iken ruhumun tek istediği;
evet, ben anlardım:
o tatlı gözyaşının ayrılıktı anlamı hep.
geçerdi gitmesinin korkusuyla hep geceler,
sabah olurdu durulmaksızın bu özlemler;
evet, geçer geceler,
büyürdü ağrımalar beslenip umutlarla.
ölünceye... iki sevdalı ruh için bu umut,
bu aldatan sözü aşkın ki kalbe sığ'naktı;
fakat ne boş düşünüş:
ölümlü bir yaşamın ortasında ölmeyen aşk!
ilel 'ebed... bu tahayyül verirdi neş'e bana;
ilel'ebed onu sevmek, ilel'ebed, millim
fakat hayatfeza
bir ibtila ile sevmekti en güzel emelim.
tasavvur-i ebediyyet hayat ü sevdada,
bu bir hayal idi, lakin hayal-i dilberdi;
evet, bu rü'yada
cinanı görmeğe benzerdi, rühperverdi!
yazık! şu neş'emi tesmim ederdi hiss-i firak,
düşerdi ruhuma her ayrılışta bir ahker;
evet, bu his, bu merak
verirdi aşkıma bir hadşe-i melalaver.
güler görür de o çeşm-i siyahı ağlardım,
cihanda bir bu iken rühumun temennası;
evet, ben anlardım:
o tatlı giryelerin ayrılıktı manası.
geçip tehaşi-i firkatle hep leyal-i visal
sabah olurdu sükfin bulmadan tahassürler;
evet, geçerdi leyal,
büyürdü beslenip ümmid ile teessürler.
ilel' ebed... iki ruh-i muaşıkın bu ümid,
bu va'd-ı muğfil-i sevda penah-ı kalbiydi;
fakat ne fikr-i ba'id:
hayat-ı zail içinde muhabbet-i ebedi!
ölünceyedek
ölünceye... bu tahayyül verirdi neşe bana;
ölünceye onu sevmek, ölünceye, üzücü
fakat hayat veren
bir iptila ile sevmekti en güzel emelim.
hayatta, sevgide sonsuzluğun düşüntüsü; bu
bu bir kuruntu, fakat pek güzel kuruntuydu;
evet, bu düşlerde
tutun ki cenneti görmekti, ruhu beslerdi.
yazık! sevinci zehirferdi ayrılık duyusu,
düşerdi ruhuma bir kor her ayrılık vakti;
evet, bu his, bu merak
verirdi aşkıma bir keskin ağrı, gam getiren.
güler görüp o siyah gözleri ben ağlardım,
cihanda salt bu iken ruhumun tek istediği;
evet, ben anlardım:
o tatlı gözyaşının ayrılıktı anlamı hep.
geçerdi gitmesinin korkusuyla hep geceler,
sabah olurdu durulmaksızın bu özlemler;
evet, geçer geceler,
büyürdü ağrımalar beslenip umutlarla.
ölünceye... iki sevdalı ruh için bu umut,
bu aldatan sözü aşkın ki kalbe sığ'naktı;
fakat ne boş düşünüş:
ölümlü bir yaşamın ortasında ölmeyen aşk!
devamını gör...
ekşi sözlük çaylaklarının normal sözlük’e doluşması
n'apalım arkadaşlar yazar olmak için beklerken yaşlanalım mı.
t: düşen kaliteyle birlikte gayet mantıklı olan hareket.
ne güzel karalıyoruz işte.
edit: ayrıca oradaki bazı yazarlar bizim gibi çaylaklara mesaj yoluyla burayı önermekteler. ben de bu şekilde haberdar oldum ve ekşi'deyken açma imkanım olmayan birçok başlığı yavaş yavaş girmekteyim. neden kötü bir şeymiş gibi yazıldığını da anlamış değilim.
t: düşen kaliteyle birlikte gayet mantıklı olan hareket.
ne güzel karalıyoruz işte.
edit: ayrıca oradaki bazı yazarlar bizim gibi çaylaklara mesaj yoluyla burayı önermekteler. ben de bu şekilde haberdar oldum ve ekşi'deyken açma imkanım olmayan birçok başlığı yavaş yavaş girmekteyim. neden kötü bir şeymiş gibi yazıldığını da anlamış değilim.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
sürekli ama sürekli kendini öven insanlar
devamını gör...
2021 yılının istiklal marşı yılı ilan edilmesi
tbmm genel kurulunda, meclis başkanı mustafa şentop'un ilk imza sahibi olduğu ve ak parti, chp, hdp, mhp ve iyi parti'nin imzasının yer aldığı önergeyle, 2021 yılının "istiklal marşı yılı" olmasını içeren düzenleme kabul edildi.

buradan

buradan
devamını gör...
erken boşanmak
günün sazan.avi başlığı köşemize alıyoruz arkadaşı ivedilik ile.
devamını gör...
üç harfli
3 harfliler biziz hepimiziz dediğim şahıs zamirleridir.
ben.
sen.
biz.
siz.
hep 3 harfliyiz. (bir tek o farklı)
ben.
sen.
biz.
siz.
hep 3 harfliyiz. (bir tek o farklı)
devamını gör...
dua çiçeği
görünümü ile insanı etkileyen dua çiçeği, marantaceae (duaçiçeğigiller) ailesinin maranta cinsinden bir türüdür. dua çiçeği insana verdiği muhteşem his ve ferahlık ile bilinir. yaşam alanlarınıza ferahlık getiren, görünümüyle adeta sanat eserine benzeyen dua çiçeği, en güzel bitkiler arasında yer alıyor. dua çiçeği yarattığı muhteşem hisler ile adeta insanlarda kalıcı bir etki bırakıyor. dua çiçeği maranta ismini italyalı botanik uzmanı olan maranta'dan almıştır.adının dua çiçeği olarak bilinmesinin sebebi bitkinin davranışlarından ve gösterdiği hareketlerden kaynaklanmaktadır. dua çiçeği, gecenin gelmesiyle beraber çiçek şeklini fiziksel olarak değiştirir. bu değişiklik dua eden bir kişinin ellerini andıran bir görünüme bürünür. bu fiziksel değişikliği yaşadığı için maranta bitkisine dua çiçeği ismi verilmiştir.bu çiçeğin 20 türü vardır.dua çiçeği sıcak seven bir bitkidir. soğuk havalarda olumsuz bir şekilde etkilenir ve yaprakları kurur. böyle durumlarda bitki hastalanır ve kurumaya doğru gider. dua çiçeği yaşamını sürdürebilmesi için en uygun sıcaklık koşulu ortalama 23 derece olmalıdır. kış dönemlerinde ise 18 derece civarında yaşamını sürdürebilir. sıcağı sevmesine rağmen gün ışığını sevmeyen dua çiçeği için ideal ortam yarı gölge ortamı olacaktır. havaların serinlemesi ve kış döneminin gelmesi ile beraber sulama sıklığını azaltmanız gerekecektir. yaz döneminde ise sık sık sulamanız gerekir. sulama yaparken direkt olarak soğuk su verilmemelidir. suyu dinlendirip, oda sıcaklığına getirmek gerekir. sulama sonrasında saksı tabağında su birikirse bu suyu dökmelisiniz. yoksa bitkiniz çürümelere neden olacaktır.


devamını gör...
en sevdiğiniz dans sahnesi
okur okumaz aklıma tek sahne geldi. antonio banderas ve catherine zeta‑jones'un zorro filmindeki tango sahnesi benim için bir numaradır.
zorro: maskeli kahraman - tango sahnesi
zorro: maskeli kahraman - tango sahnesi
devamını gör...
koklayınca geçmişi hatırlatan kokular
deri saat kordonu kokusu.
artık kol saati takan da azaldı...
artık kol saati takan da azaldı...
devamını gör...
kendini gereksiz hissetmek
hep yaşadığım durum.
anlamıyorum, ne halimi hatrımı soran var, ne benimle ilgilenen. sanki herkes benden kaçıyor gibi. belki de ben kendimi her şeyden soyutladım, bilmiyorum.
anlamıyorum, ne halimi hatrımı soran var, ne benimle ilgilenen. sanki herkes benden kaçıyor gibi. belki de ben kendimi her şeyden soyutladım, bilmiyorum.
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
almanya'nın dresden kentinde bulunan bu binanın adı neustadt kunsthofpassage.
binanın tasarımı annette paul, christoph robner ve andré tempel'e ait.
binayı diğer binalardan ayıran özelliği ise bir mühendislik harikası olması. dış kısmında gördüğünüz su boruları ve huniler ile yağmur yağdığında çevreye bir müzik ziyafeti çekiyor.
bu bina bir sanat eseri değil de nedir, sorarım size..
binanın tasarımı annette paul, christoph robner ve andré tempel'e ait.
binayı diğer binalardan ayıran özelliği ise bir mühendislik harikası olması. dış kısmında gördüğünüz su boruları ve huniler ile yağmur yağdığında çevreye bir müzik ziyafeti çekiyor.
bu bina bir sanat eseri değil de nedir, sorarım size..
devamını gör...
geceye bir kedi bırak
uçuyoruz mutlu sanıyorlar.
supercat

işte o kedi bu kedi.

uçarken uyaya kalan bir adet kedi bırakalım buraya.

bety bugün bütün gün köşe bucak uyudu.
pek iştahı yok, keyfi de.
sıcaklardan çok etkileniyor.
ameliyat olması için şu sıcakların biraz normale dönmesi gerekiyor dedi veteriner.
fakat şu da var ocak ayından beri vücuduna zehir veriliyor. organları bu ağır tedaviyi daha ne kadar kaldırır bilemem dedi.
biraz moralimiz bozuldu.
sonra benim savaşçı minik kızımla gözgöze geldim. yok yahu o beni bırakmaz dedim. bu sefer olmaz.
haftada bir gidiyorken iki haftada bire mi geçsem diyorum.
yani evet veterinerden daha iyi bilmiyoruz ama o kadar uzun zamandır o zehiri vücuduna alıyor ki bu durum artık beni korkutuyor. yaş mamaya bile burun kıvırır oldu.
çok uzun yıllardır sokaktan aldığım hasta kedilere bakıyorum. tedavi ettiriyor, bazen kendim evimi açıyor bazen de sahiplendiriyorum. sonuç bazen çok iyi olmuyor. tam kurtuldu dediğim miniklerim melek oluyor ama bety bu savaşı yenecek biliyorum.
zor zamanları atlatıp yine kızımla koyun koyuna yatacağız. artık pek yanıma gelmiyor çünkü evde bizle köşe kapmaca oynuyor. bu gece yatağıma gelmesine biraz şaşırdım ve çokça sevindim.
hadi güzel kızım sevincimiz daim olsun. bizimle kal...
supercat

işte o kedi bu kedi.

uçarken uyaya kalan bir adet kedi bırakalım buraya.

bety bugün bütün gün köşe bucak uyudu.
pek iştahı yok, keyfi de.
sıcaklardan çok etkileniyor.
ameliyat olması için şu sıcakların biraz normale dönmesi gerekiyor dedi veteriner.
fakat şu da var ocak ayından beri vücuduna zehir veriliyor. organları bu ağır tedaviyi daha ne kadar kaldırır bilemem dedi.
biraz moralimiz bozuldu.
sonra benim savaşçı minik kızımla gözgöze geldim. yok yahu o beni bırakmaz dedim. bu sefer olmaz.
haftada bir gidiyorken iki haftada bire mi geçsem diyorum.
yani evet veterinerden daha iyi bilmiyoruz ama o kadar uzun zamandır o zehiri vücuduna alıyor ki bu durum artık beni korkutuyor. yaş mamaya bile burun kıvırır oldu.
çok uzun yıllardır sokaktan aldığım hasta kedilere bakıyorum. tedavi ettiriyor, bazen kendim evimi açıyor bazen de sahiplendiriyorum. sonuç bazen çok iyi olmuyor. tam kurtuldu dediğim miniklerim melek oluyor ama bety bu savaşı yenecek biliyorum.
zor zamanları atlatıp yine kızımla koyun koyuna yatacağız. artık pek yanıma gelmiyor çünkü evde bizle köşe kapmaca oynuyor. bu gece yatağıma gelmesine biraz şaşırdım ve çokça sevindim.
hadi güzel kızım sevincimiz daim olsun. bizimle kal...
devamını gör...
sigarayı bırakmak
ben son sigaramı 28 ekim 2019'da içtim.
dişlerimle ilgili cerrahi bir müdahale için bir kaç gün zorunlu olarak içmemem gerekiyordu. hatta aklımda hiç bırakmak yoktu çünkü ben zaten paket paket sigara içen birisi hiç olmadım günde 2-3 tane, en fazla 5-6 tane içen birisiydim. belki de bu yüzden bu kadar kolay oldu. aynı zamanda da yerine düzenli sporu hayatıma ekledim ve hiç bırakmadım.
bir kaç gün bir hafta oldu, bir ay oldu, bir yıl oldu. ben kendime asla yasak demedim çünkü yasak derseniz illa onu istiyorsunuz, en azından bende böyle oluyor, herkes kendisinde iş yarayacak formülü daha iyi bilir. sigara paketimi de çöpe falan atmadım, 7/24 gözümün önünde de değildi ama biliyordum orada olduğunu. kendime hep "canım isterse içeceğim" dedim. özgür bıraktım, rahat bıraktım. şimdilik iyi gidiyoruz. benim 10 yıl içmeyip tekrar başlayan arkadaşım da olduğu için büyük konuşmak istemiyorum. eşim içiyor, arkadaşlarımın çoğu da içiyor. uzun süredir kimseyle görüşemiyoruz tabii ama eskiden kahve içmek ya da yemek yemek için buluşurduk. o zamanlarda da içmedim, canım istemedi. umarım böyle devam eder. yani işin özeti bırakmak istemeden bırakmayın, hep başa dönersiniz.
dişlerimle ilgili cerrahi bir müdahale için bir kaç gün zorunlu olarak içmemem gerekiyordu. hatta aklımda hiç bırakmak yoktu çünkü ben zaten paket paket sigara içen birisi hiç olmadım günde 2-3 tane, en fazla 5-6 tane içen birisiydim. belki de bu yüzden bu kadar kolay oldu. aynı zamanda da yerine düzenli sporu hayatıma ekledim ve hiç bırakmadım.
bir kaç gün bir hafta oldu, bir ay oldu, bir yıl oldu. ben kendime asla yasak demedim çünkü yasak derseniz illa onu istiyorsunuz, en azından bende böyle oluyor, herkes kendisinde iş yarayacak formülü daha iyi bilir. sigara paketimi de çöpe falan atmadım, 7/24 gözümün önünde de değildi ama biliyordum orada olduğunu. kendime hep "canım isterse içeceğim" dedim. özgür bıraktım, rahat bıraktım. şimdilik iyi gidiyoruz. benim 10 yıl içmeyip tekrar başlayan arkadaşım da olduğu için büyük konuşmak istemiyorum. eşim içiyor, arkadaşlarımın çoğu da içiyor. uzun süredir kimseyle görüşemiyoruz tabii ama eskiden kahve içmek ya da yemek yemek için buluşurduk. o zamanlarda da içmedim, canım istemedi. umarım böyle devam eder. yani işin özeti bırakmak istemeden bırakmayın, hep başa dönersiniz.
devamını gör...
