kadına şiddet uygulayan erkek
şiddetin hiçbir şekli kabul edilemez. kime yapıldığının önemi yoktur. kültürle, zenginlikle değil tamamiyle insanlık ve vicdanlı olmakla ilgilidir. affedilemez! (bkz: aile içi şiddet)
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
ne kadar garipsin bugün de..
hem beni seviyorsun hem kendini..
iki sevda olmazdı hani insanin ruhun da..
oysa ki.. bak bana..
ben sadece seni seviyorum..
kendimden geçmişim..
bıkmadan.. usanmadan..
kendinden vazgecmeni bekliyorum..
hem beni seviyorsun hem kendini..
iki sevda olmazdı hani insanin ruhun da..
oysa ki.. bak bana..
ben sadece seni seviyorum..
kendimden geçmişim..
bıkmadan.. usanmadan..
kendinden vazgecmeni bekliyorum..
devamını gör...
tek cümlelik korku hikayesi
dolar 8,44.
devamını gör...
the lord of the portakals
uzun zamandır izlediğim en iyi 4 dakika 6 saniye bu videodur. troller limonsa uçurulanlar da limonata olsun diye de öneride bulunuyorum. keyfim kaçtıkça gelir izlerim bunu.
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
kendini değersiz hissettiren insanların yanında durmak.
devamını gör...
sabaha bir ayet bırak
“aramızda allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu kimseler de bunlar mı?” demeleri için onların bir kısmını diğerleriyle işte böyle imtihan ettik. allah şükredenleri bilmez mi?
enam suresi 53.ayet
enam suresi 53.ayet
devamını gör...
ra
eski mısırlılar için güneş; ışığı, sıcaklığı ve büyümeyi temsil ettiğinden ra en önemli mısır tanrılarından biri ve yine mısırlılara göre yaratılışın hükümdarıdır. ra'ya tapınma, mö 25. ve 24. yüzyıllarda beşinci hanedanlık tarafından öne çıkmıştır ve o zamandan itibaren mısır firavunu, her şeye kadir ra'nın dünyevi cisimleşmesi olarak görülmeye başlanmıştır.
ra tasvirleri çeşitli şekillerdedir ve en yaygın tasviri, parlak bir güneş kursu ile taçlandırılmış bir şahin kafasına sahip bir adamdır.

ra ile ilgili insanların gözyaşlarıyla yaratıldığı ve tanrıça isis'in ra'nın güçlerini aldatma yoluyla çalabildiği gibi çeşitli efsaneler vardır. eski mısırlılar arasındaki en büyük inanış, ra'nın bir tekneyle gündüzleri gökyüzünde, geceleri ise yeraltı dünyasında yolculuk ettiğiydi.
ra ile ilgili birkaç gerçek ise şöyledir:
-ra, kozmik evrenin yüksek gücü olarak görülürdü.
-genelde şahin başlı bir adam olarak tasvir edilirdi.
-insanların ra'nın gözyaşlarından yaratıldığına inanılırdı.
-en güçlü mısır tanrısıydı.
-ra'ya adanan ilk tapınak firavun userkaf tarafından abusir'de inşa edilmiştir.
ra tasvirleri çeşitli şekillerdedir ve en yaygın tasviri, parlak bir güneş kursu ile taçlandırılmış bir şahin kafasına sahip bir adamdır.

ra ile ilgili insanların gözyaşlarıyla yaratıldığı ve tanrıça isis'in ra'nın güçlerini aldatma yoluyla çalabildiği gibi çeşitli efsaneler vardır. eski mısırlılar arasındaki en büyük inanış, ra'nın bir tekneyle gündüzleri gökyüzünde, geceleri ise yeraltı dünyasında yolculuk ettiğiydi.
ra ile ilgili birkaç gerçek ise şöyledir:
-ra, kozmik evrenin yüksek gücü olarak görülürdü.
-genelde şahin başlı bir adam olarak tasvir edilirdi.
-insanların ra'nın gözyaşlarından yaratıldığına inanılırdı.
-en güçlü mısır tanrısıydı.
-ra'ya adanan ilk tapınak firavun userkaf tarafından abusir'de inşa edilmiştir.
devamını gör...
yazarların küçükken yapmak istediği meslekler
bilim adamı.
ne biliiim adamı oldum büyüyünce.
ne biliiim adamı oldum büyüyünce.
devamını gör...
avokado
çalınan yıllarımın hırsını çıkardığım meyvedir.
25 yaşında falan ilk defa yediğimi hatırlıyorum. daha önce hiç önüme gelmemişti. şimdi bilgi birikimim az olduğu için avokado seçemiyorum. alacağım avokadonun içini tahmin edemiyorum. ya beklediğimden sert çıkıyor ya yumuşak çıkıyor. bırak artık yakamı kırşehirlilik bırak lütfen. avokado yemeden geçirdiğim yılların intikamını almaya çalışıyorum artık. biri hemen nasıl avokado seçilir anlatsın. seri.
#1271500 bu tarifi bende uyguluyorum. omleti spagetti gibi doğramıyorum üstüne seriyorum. yayına bir domuz sosis yapıyorum. minicik yağda uzun uzun pişiriyorum efsane.
eeeee allahım beni kırşehir'e atadın ne oldu ? yemicem mi sandın bunları ? avokadolu kokteyl varmış onu da yapacağım bu hafta. o omzumdaki melekleri ağlatacağım sabahlara kadar. benim california ruhumu kırşehir'e hapsetmek ne demek ya. şuna bakın avokadoyu yeni keşfediyorum *mk.
25 yaşında falan ilk defa yediğimi hatırlıyorum. daha önce hiç önüme gelmemişti. şimdi bilgi birikimim az olduğu için avokado seçemiyorum. alacağım avokadonun içini tahmin edemiyorum. ya beklediğimden sert çıkıyor ya yumuşak çıkıyor. bırak artık yakamı kırşehirlilik bırak lütfen. avokado yemeden geçirdiğim yılların intikamını almaya çalışıyorum artık. biri hemen nasıl avokado seçilir anlatsın. seri.
#1271500 bu tarifi bende uyguluyorum. omleti spagetti gibi doğramıyorum üstüne seriyorum. yayına bir domuz sosis yapıyorum. minicik yağda uzun uzun pişiriyorum efsane.
eeeee allahım beni kırşehir'e atadın ne oldu ? yemicem mi sandın bunları ? avokadolu kokteyl varmış onu da yapacağım bu hafta. o omzumdaki melekleri ağlatacağım sabahlara kadar. benim california ruhumu kırşehir'e hapsetmek ne demek ya. şuna bakın avokadoyu yeni keşfediyorum *mk.
devamını gör...
kaba olmayı komik sanmak
yöresel ağız yaparak konuştuğunda komik olduğunu sanan kişi ile aynı kişidir.
devamını gör...
sürekli linç yiyen yazar
çünkü herkes mükemmel ama sen değilsin*.
linç, tartışma kültürünün olmadığı yerlerde görülür. cebinde kelimeleri olmayan insanlar, yukarıya çıkarlar ve kendilerini ilgili yazarın üstüne atarlar. neden ve niçin yaptıklarını kendilerinin de bildiğini sanmıyorum. çünkü o irade ve anlayışa sahip olsalardı, görüş ne olursa olsun saldırmamayı bilirlerdi.
insanlar konuşa konuşa efendim... aşağılamak ve ötekileştirmek insana yakışmaz. buna maruz kalan yazar ise içselleştirmesin, kendine acı çektirmesin. vardır her ortamda öyle insanlar. çeşitlilik olmasa, yanlışı görmesek, doğruyu nasıl ayırt edebiliriz ki? varsın birileri linç etsin, diğerleri de bunu göğüslesin. öldürmeyen acı güçlendirir, acı yok rocky*.
linç, tartışma kültürünün olmadığı yerlerde görülür. cebinde kelimeleri olmayan insanlar, yukarıya çıkarlar ve kendilerini ilgili yazarın üstüne atarlar. neden ve niçin yaptıklarını kendilerinin de bildiğini sanmıyorum. çünkü o irade ve anlayışa sahip olsalardı, görüş ne olursa olsun saldırmamayı bilirlerdi.
insanlar konuşa konuşa efendim... aşağılamak ve ötekileştirmek insana yakışmaz. buna maruz kalan yazar ise içselleştirmesin, kendine acı çektirmesin. vardır her ortamda öyle insanlar. çeşitlilik olmasa, yanlışı görmesek, doğruyu nasıl ayırt edebiliriz ki? varsın birileri linç etsin, diğerleri de bunu göğüslesin. öldürmeyen acı güçlendirir, acı yok rocky*.
devamını gör...
kıvılcım
kısa, öz bir o kadar da güzel özdemir asaf şiiridir.
ama ben en çok şeyi
en kısa zamanda sana söyledim,
yalnız sana.
ama ben en çok şeyi
en kısa zamanda sana söyledim,
yalnız sana.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
abi ortalığı toplayacam diye kabloları sarmayın zarar görüyor, yeter...
konu ile alakalı ama kural dışı olan bir sitem coming;
ev kiraları falan böyle daha artarsa ancak sözlükteki kişi sayısıyla bir eve çıkar hale geleceğiz herhalde zaten.
komple eve mi girsek la, danaya girer gibi, sözleşme imzalarız herkesin olur ev, sırayla ev alırız hep birbirimize. *
konu ile alakalı ama kural dışı olan bir sitem coming;
ev kiraları falan böyle daha artarsa ancak sözlükteki kişi sayısıyla bir eve çıkar hale geleceğiz herhalde zaten.
komple eve mi girsek la, danaya girer gibi, sözleşme imzalarız herkesin olur ev, sırayla ev alırız hep birbirimize. *
devamını gör...
sözlükte artan cinsellik ve troll başlıkları
sözlüğün yavaş yavaş kalabalıklaştığını gösteren olumlu bir harekettir.
rica ediyorum kafanıza takmayın bu tür başlıkları çünkü hallolacak bir durum değil bu.
hiç bir sözlük bunun önüne geçemez imkansız.
o yüzden sevinmek gerekiyor.
rica ediyorum kafanıza takmayın bu tür başlıkları çünkü hallolacak bir durum değil bu.
hiç bir sözlük bunun önüne geçemez imkansız.
o yüzden sevinmek gerekiyor.
devamını gör...
yazarların yalnız olma nedeni
günümüz koşullarında insanların artık "insanlara" ihtiyacının kalmamasından ötürü.
eskiden insanlar eğlenmek, iş görmek.. gibi insan yaşamındaki gerekli her şey için diğer insanlara ihtiyaç hissediyordu çünkü başka çareleri/alternatifleri yoktu. günümüzde ise eğlenmek için oyun, film, hobi... vb gibi tek başına vakit geçirebilmeye yarayan bir sürü şey var. işleri makineler yapıyor insan gücüne ihtiyaç minimum seviyede. sevgi için ise artık insanların yerini evcil hayvanlar aldı.
eskiden insanların maddi olanakları birbirine yakındı, olmasa bile kimse birbirine gösteriş yapmıyordu ; gösteriş/hava/beğeni için saçıp savurmuyordu. aslını isterseniz olanaklar günümüzdeki kadar birbirinden farklı değildi ya da bu kadar göze batmıyordu/batırılmıyordu. bundan dolayı insanlar arasında kıskançlık/haset/kibir gibi kötü duygular bu kadar yoğun değildi.
eskiden insanlar arasında sevgi/saygı/hürmet/bağlılık ve vefada kusur çok düşük seviyede idi çünkü nüfus az olduğundan herkes birbirini tanıyordu. yapılan bir yanlış toplum tarafından ayıplanırdı. bu yüzden insanlar buna cesaret edemiyordu. ve insan çevresinde gördüğünü uygulayan bir canlı olarak çevresine ayak uyduruyordu.
gönül ilişkilerine gelince karşı cinse ulaşmak çok zordu, emek istiyordu, duygular gerçek niyetler halisti.next diye bir kavram yoktu.
günümüzde ilişkiler artık sadece karşışıklı çıkar ve menfaate dayalı, tahammül, sabır, saygı ve sevgi yok sadece ben - ben - ben var.
eskiden insanlar eğlenmek, iş görmek.. gibi insan yaşamındaki gerekli her şey için diğer insanlara ihtiyaç hissediyordu çünkü başka çareleri/alternatifleri yoktu. günümüzde ise eğlenmek için oyun, film, hobi... vb gibi tek başına vakit geçirebilmeye yarayan bir sürü şey var. işleri makineler yapıyor insan gücüne ihtiyaç minimum seviyede. sevgi için ise artık insanların yerini evcil hayvanlar aldı.
eskiden insanların maddi olanakları birbirine yakındı, olmasa bile kimse birbirine gösteriş yapmıyordu ; gösteriş/hava/beğeni için saçıp savurmuyordu. aslını isterseniz olanaklar günümüzdeki kadar birbirinden farklı değildi ya da bu kadar göze batmıyordu/batırılmıyordu. bundan dolayı insanlar arasında kıskançlık/haset/kibir gibi kötü duygular bu kadar yoğun değildi.
eskiden insanlar arasında sevgi/saygı/hürmet/bağlılık ve vefada kusur çok düşük seviyede idi çünkü nüfus az olduğundan herkes birbirini tanıyordu. yapılan bir yanlış toplum tarafından ayıplanırdı. bu yüzden insanlar buna cesaret edemiyordu. ve insan çevresinde gördüğünü uygulayan bir canlı olarak çevresine ayak uyduruyordu.
gönül ilişkilerine gelince karşı cinse ulaşmak çok zordu, emek istiyordu, duygular gerçek niyetler halisti.next diye bir kavram yoktu.
günümüzde ilişkiler artık sadece karşışıklı çıkar ve menfaate dayalı, tahammül, sabır, saygı ve sevgi yok sadece ben - ben - ben var.
devamını gör...
terk edildikten sonra ilk yaptığınız şey
terk edilmedim, ilişkinin sonlanması diyelim biz ona.
benim sorunlu yaşadığım bir ayrılığım pek olmadı. oldu ama pek olmadı. benim ilişkilerim nefretle bitmez. karşılıklı sevgi ve saygı ile biter. bu sevgiyi aşkla ya da aşka dair ne varsa onlarla karıştırmamak gerekiyor. insan olarak sevmekten bahsediyorum. ilişkim karşılıklı saygı ve sevginin bitmesi nedenli bitmiyor. başka sorunlar oluyor, benim sorun düzeltecek halim olmuyor. kaçıp gidiyorum. boylece kavga yaşanmıyor. durum bu.
o yüzden bir insanla bir daha hiç görüşmemek üzere ayrılma psikolojisi oluşmuyor. bir durum oluyor o benden yardım istiyor, ben istiyorum, mesleki fikir almalar, varsa ölümler başın sağ olsun demeler, bir yerlerde karşılaşınca selamlaşıp uzun sohbetler etmeler ve hatta hastane ziyaretleri şeklinde ilerliyor. duygusal bir şeyler olmuyor ama o sevgi ve saygı orada duruyor. 7 sene sonra bile hâlâ her zaman arayıp nasılsın diye soran eski sevgilim var. iyiyim.
yani ben hayata kaldığım yerden devam ediyorum o an. hiçbir üzüntü oluşmuyor. ha ilişki sorunlu bitiyorsa o zaman hayata kaldığım yerden hemen devam edemiyorum. içselleştiriyorum bunu.
ebet. teşekkür ederim.
benim sorunlu yaşadığım bir ayrılığım pek olmadı. oldu ama pek olmadı. benim ilişkilerim nefretle bitmez. karşılıklı sevgi ve saygı ile biter. bu sevgiyi aşkla ya da aşka dair ne varsa onlarla karıştırmamak gerekiyor. insan olarak sevmekten bahsediyorum. ilişkim karşılıklı saygı ve sevginin bitmesi nedenli bitmiyor. başka sorunlar oluyor, benim sorun düzeltecek halim olmuyor. kaçıp gidiyorum. boylece kavga yaşanmıyor. durum bu.
o yüzden bir insanla bir daha hiç görüşmemek üzere ayrılma psikolojisi oluşmuyor. bir durum oluyor o benden yardım istiyor, ben istiyorum, mesleki fikir almalar, varsa ölümler başın sağ olsun demeler, bir yerlerde karşılaşınca selamlaşıp uzun sohbetler etmeler ve hatta hastane ziyaretleri şeklinde ilerliyor. duygusal bir şeyler olmuyor ama o sevgi ve saygı orada duruyor. 7 sene sonra bile hâlâ her zaman arayıp nasılsın diye soran eski sevgilim var. iyiyim.
yani ben hayata kaldığım yerden devam ediyorum o an. hiçbir üzüntü oluşmuyor. ha ilişki sorunlu bitiyorsa o zaman hayata kaldığım yerden hemen devam edemiyorum. içselleştiriyorum bunu.
ebet. teşekkür ederim.
devamını gör...



