konu neydi radyo yayını
tekrarını sizlerle paylaşıyoruz sevgili kafa sözlük ailesi! keyifli dinlemeleriniz olsun! kaçıranlar koşsun. birazdan konu neydi sizlerle!
devamını gör...
lilium (yazar)
bu tanımı #1095695 okurken sesli güldüm. * muhteşemsin kadın, o kadar ters köşesin ki, benim o kadar zıttımsın ki sana bayılıyorum.
bendeki durum âdeta; siyahın beyaza hayranlığı gibi...
bendeki durum âdeta; siyahın beyaza hayranlığı gibi...
devamını gör...
iznim olmadan dışarı çıkıyordu namusunu temizledim
namus denen kavramı,iki bacak arasında sanan mahlukatların hâlâ anlamadığı namus beyinde'dir beyinde , anlayın anlayın artık.
devamını gör...
ateistlerin zeka seviyesi
kimsenin dini zekasıyla ilgili değildir, din insanın inanç ve düşünse sistemi ile ilgilidir. saçma sapan şekilde insanları yargılamayın.
devamını gör...
kaybolmak
kaybolmazsan, keşfedemezsin.
hangi görünmez zincirle bağlamışlar seni? korkaksın, hiç kaybolmadın. hiç bilmezsin iki duvar ötende kimin bahçesi var. ruhunu içinde sandığın o karmaşık labirent hiç var olmadı. yaşamın boyunca örüp örebildiğin yalnızca iki duvar. iki görünmez duvar...
korkma. ötesine geçsen de kaybolmazsın.
kaybolmak...eşya için aniden görünmez olmak. öznenin kendisi içinse önceki lokasyonunu bulamamak. ruh ya da benlik dedikleri şey için savrulmak, bedeni reddetmek , terk etmek.
her acı, her hırpalayıcı deneyim, her ölüm, her ayrılık bir kopuş , benliğin bedene resti. belki bir korunma refleksi, belki de ruh olmanın dayanılmaz hafifliği. psikiyatrlar buna dissosiyasyon diyorlar. ben, 'benliğimizin bedenimize çektiği kocaman bir s..ktr' diyorum. öyle ki son kertede benlik , travmanın fiziksel şiddetine daha fazla dayanamaz ve bütünüyle kaybolur. ve biz de ölüm raporunda bilmem ne sebepten hayatını kaybetti diye okuruz. duygusal travmalar ise işkencecidir. ruhu et gibi parça parça koparır. kopan her ruh parçası bir daha o bedene dönmemek üzere kaybolur. ruh olmanın dayanılmaz hafifliği demiştik işte. hepimizin ruhlarından bir parça, bir yerlerden bize bakıp nasıl bir enkazdan kurtulduklarını konuşup hayret ediyorlardır kim bilir.
yahut... bunların her biri spiritüel safsatadır. binlerce yıllık kadim kültlerin üfürükleri... yaşadığın her sıkıntı, yalnızca beyninin ilgili lobunda nöroreaksiyonu tetikleyecek bir potasyum -sodyum dengesizliğine sebebiyet verir ve böylelikle bla bla bla...
fi tarihinde bir sonbahar günü,
bir bankta soluklanmak için oturup lucky strike yaktım. apartmanın en üst katının balkonundan ablası olduğunu tahmin ettiğim kız ,isimdaşım olan küçük kardeşine bağırdı.
-******** !!! . fazla uzaklaşma ! kaybolursun!!
üzerime alındım ve sessizce cevap verdim.
- tamam...
hep bir ablam olsun istemiştim zaten.
modern bilim de spiritüel öğretiler de bir abla gibi neden sonuç ilişkisi çerçevesinde özet geçmez kaybolmayı. üstelik kaybolmanın koruyucu tedbiri de, bizzat abla tanımındaki nedenin kendisi..
fazla uzaklaşınca hem bedenen hem ruhen eski konuma dönmeye engel olan, ve bir kişiye, üzerine vazife olmayan sorulara ağzında sigarayla tripten tribe girerek gevşek gevşek cevap verdirten fiili durum.
hangi görünmez zincirle bağlamışlar seni? korkaksın, hiç kaybolmadın. hiç bilmezsin iki duvar ötende kimin bahçesi var. ruhunu içinde sandığın o karmaşık labirent hiç var olmadı. yaşamın boyunca örüp örebildiğin yalnızca iki duvar. iki görünmez duvar...
korkma. ötesine geçsen de kaybolmazsın.
kaybolmak...eşya için aniden görünmez olmak. öznenin kendisi içinse önceki lokasyonunu bulamamak. ruh ya da benlik dedikleri şey için savrulmak, bedeni reddetmek , terk etmek.
her acı, her hırpalayıcı deneyim, her ölüm, her ayrılık bir kopuş , benliğin bedene resti. belki bir korunma refleksi, belki de ruh olmanın dayanılmaz hafifliği. psikiyatrlar buna dissosiyasyon diyorlar. ben, 'benliğimizin bedenimize çektiği kocaman bir s..ktr' diyorum. öyle ki son kertede benlik , travmanın fiziksel şiddetine daha fazla dayanamaz ve bütünüyle kaybolur. ve biz de ölüm raporunda bilmem ne sebepten hayatını kaybetti diye okuruz. duygusal travmalar ise işkencecidir. ruhu et gibi parça parça koparır. kopan her ruh parçası bir daha o bedene dönmemek üzere kaybolur. ruh olmanın dayanılmaz hafifliği demiştik işte. hepimizin ruhlarından bir parça, bir yerlerden bize bakıp nasıl bir enkazdan kurtulduklarını konuşup hayret ediyorlardır kim bilir.
yahut... bunların her biri spiritüel safsatadır. binlerce yıllık kadim kültlerin üfürükleri... yaşadığın her sıkıntı, yalnızca beyninin ilgili lobunda nöroreaksiyonu tetikleyecek bir potasyum -sodyum dengesizliğine sebebiyet verir ve böylelikle bla bla bla...
fi tarihinde bir sonbahar günü,
bir bankta soluklanmak için oturup lucky strike yaktım. apartmanın en üst katının balkonundan ablası olduğunu tahmin ettiğim kız ,isimdaşım olan küçük kardeşine bağırdı.
-******** !!! . fazla uzaklaşma ! kaybolursun!!
üzerime alındım ve sessizce cevap verdim.
- tamam...
hep bir ablam olsun istemiştim zaten.
modern bilim de spiritüel öğretiler de bir abla gibi neden sonuç ilişkisi çerçevesinde özet geçmez kaybolmayı. üstelik kaybolmanın koruyucu tedbiri de, bizzat abla tanımındaki nedenin kendisi..
fazla uzaklaşınca hem bedenen hem ruhen eski konuma dönmeye engel olan, ve bir kişiye, üzerine vazife olmayan sorulara ağzında sigarayla tripten tribe girerek gevşek gevşek cevap verdirten fiili durum.
devamını gör...
karmasıydı takipçisiydi başlığıydı tanımıydı derken profilimizin gökkuşağına çevrilmesi
kızıl nelson isyanıdır.
ama katılmadığım başlıktır.
bende renkli olmasını seviyorum ne olacak kızıl nelson ?
ilerleyen dönemlerde bunu yazara bırakacaklardır mutlaka.
ama katılmadığım başlıktır.
bende renkli olmasını seviyorum ne olacak kızıl nelson ?
ilerleyen dönemlerde bunu yazara bırakacaklardır mutlaka.
devamını gör...
ali babacan'ın partisinin 1. olağan kongresi'nde ağlaması
yine bildiğimiz bitmez bir mağduriyet sonucu akan siyasal islamcı göz yaşlarıdır. birinin sayın babacan'a artık başörtülülerin villalarda oturduğunu ve ciplerle gezdiğini hatırlatması gerekir.
--- alıntı ---
"28 şubat döneminde odtü’de okuyan kız kardeşim başını örttüğü için üç defa okuldan uzaklaştırma cezası aldı. benim siyasete girmemin nedeni bütün bu yaşananlara karşı bir isyandı. bir daha kimse bu yasağı getirmeye cüret edemez" diyen babacan, "geçmişte ezilenler, başkalarını ezmeye başladı. ezilmenin ne demek olduğunu ezilen bilir. ezilmenin ne olduğunu bilen başkasını ezmez" ifadelerini kullandı.
--- alıntı ---
haber kaynağı
--- alıntı ---
"28 şubat döneminde odtü’de okuyan kız kardeşim başını örttüğü için üç defa okuldan uzaklaştırma cezası aldı. benim siyasete girmemin nedeni bütün bu yaşananlara karşı bir isyandı. bir daha kimse bu yasağı getirmeye cüret edemez" diyen babacan, "geçmişte ezilenler, başkalarını ezmeye başladı. ezilmenin ne demek olduğunu ezilen bilir. ezilmenin ne olduğunu bilen başkasını ezmez" ifadelerini kullandı.
--- alıntı ---
haber kaynağı
devamını gör...
hay day
çok uzun süredir oynamakta olduğum lakin üniversite sınavıma çalışmam gerektiği için ara vermek zorunda kaldığım oyundur. 52. seviyede ara vermiş bulunmaktayım.
oyun supercell firmasına aittir.
yine aynı firmanın oyunu olan clash of clans'ın çiftlik versiyonudur adeta.
çeşitli yerler var oyun içinde, kasaba, vadi, balıkçılık alanı, farm pass ve maden gibi.
kasaba kısmında ''kişisel tren'' olarak adlandırılan bir tren var. bu tren ile arkadaşlarınızın kasabasındaki yolcuları kendi kasabanıza getirebilirsiniz. kasaba kısmının asıl amacı ise gelen misafirlere hizmet etmek. bakkal, sinema salonu gibi mekanlarda misafirlerinize hizmet verebilirsiniz.
vadi kısmı ise her zaman açık olmayan bir kısım. orada da bir kamyonunuz var ve stoklarınızda bulunan ürünleri, o ürünü isteyen binalara ulaştırarak çeşitli renkte jetonlar kazanıyorsunuz. bu jetonlar ile vadi sezonu bittiğinde vadi dükkanından alışveriş yapabilirsiniz.
balıkçılık alanında ise bir kitap var, bu kitaptaki balıkların hepsini yakalamaya çalışıyorsunuz. çeşitli balıkları yakalayarak elmas kazanabiliyorsunuz. ayrıca balıkçılık alanında bir yengeç yakalama alanı ve bir de ördek yakalama alanı var. daha doğrusu hepsi aynı yerde ama ördeğin tüylerinin alınması için bir alan ve yengecin etinin alınması için bir alan var. buradan çıkan ürünlerle çeşitli yemekler yapabilirsiniz veya o ürünleri satabilirsiniz.
farm pass alanı ise yeni eklenmiş bir yer. ana köy içinde bulunuyor ve siz görevleri tamamladıkça size çeşitli ödüller veriyor. bir de paralı versiyonu var bunun. paralı versiyonunda daha fazla ödül kazanma şansınız var ve bazı ödülleri sadece paralı versiyonu satın alarak elde edebiliyorsunuz.
maden alanında ise gümüş, altın, kömür, demir gibi madenleri çıkarabiliyorsunuz. eğer şanslıysanız elmas bile çıkabiliyor.
ana köy ise bunların hepsini barındıran alan. burada çeşitli makineler (mandıra, barbekü, dikiş makinesi, meyve sıkacağı gibi) var. bu makineler belli seviyelerde açılıyor. bu makinelerde üretebileceğiniz ürünler de belli seviyelerde açılıyor tabii ki.
bir de greg var. greg size her gün farklı eşyalar satıyor. bu eşyalar genellikle balta gibi, kazma gibi işinize yarayacak olan eşyalar oluyor.
velhasıl kelam oyun gerçekten güzel. başlarda pek bir şey açık olmadığı için sıkılabilirsiniz ama seviye atladıkça oyun da daha keyifli hale geliyor.
oyun supercell firmasına aittir.
yine aynı firmanın oyunu olan clash of clans'ın çiftlik versiyonudur adeta.
çeşitli yerler var oyun içinde, kasaba, vadi, balıkçılık alanı, farm pass ve maden gibi.
kasaba kısmında ''kişisel tren'' olarak adlandırılan bir tren var. bu tren ile arkadaşlarınızın kasabasındaki yolcuları kendi kasabanıza getirebilirsiniz. kasaba kısmının asıl amacı ise gelen misafirlere hizmet etmek. bakkal, sinema salonu gibi mekanlarda misafirlerinize hizmet verebilirsiniz.
vadi kısmı ise her zaman açık olmayan bir kısım. orada da bir kamyonunuz var ve stoklarınızda bulunan ürünleri, o ürünü isteyen binalara ulaştırarak çeşitli renkte jetonlar kazanıyorsunuz. bu jetonlar ile vadi sezonu bittiğinde vadi dükkanından alışveriş yapabilirsiniz.
balıkçılık alanında ise bir kitap var, bu kitaptaki balıkların hepsini yakalamaya çalışıyorsunuz. çeşitli balıkları yakalayarak elmas kazanabiliyorsunuz. ayrıca balıkçılık alanında bir yengeç yakalama alanı ve bir de ördek yakalama alanı var. daha doğrusu hepsi aynı yerde ama ördeğin tüylerinin alınması için bir alan ve yengecin etinin alınması için bir alan var. buradan çıkan ürünlerle çeşitli yemekler yapabilirsiniz veya o ürünleri satabilirsiniz.
farm pass alanı ise yeni eklenmiş bir yer. ana köy içinde bulunuyor ve siz görevleri tamamladıkça size çeşitli ödüller veriyor. bir de paralı versiyonu var bunun. paralı versiyonunda daha fazla ödül kazanma şansınız var ve bazı ödülleri sadece paralı versiyonu satın alarak elde edebiliyorsunuz.
maden alanında ise gümüş, altın, kömür, demir gibi madenleri çıkarabiliyorsunuz. eğer şanslıysanız elmas bile çıkabiliyor.
ana köy ise bunların hepsini barındıran alan. burada çeşitli makineler (mandıra, barbekü, dikiş makinesi, meyve sıkacağı gibi) var. bu makineler belli seviyelerde açılıyor. bu makinelerde üretebileceğiniz ürünler de belli seviyelerde açılıyor tabii ki.
bir de greg var. greg size her gün farklı eşyalar satıyor. bu eşyalar genellikle balta gibi, kazma gibi işinize yarayacak olan eşyalar oluyor.
velhasıl kelam oyun gerçekten güzel. başlarda pek bir şey açık olmadığı için sıkılabilirsiniz ama seviye atladıkça oyun da daha keyifli hale geliyor.
devamını gör...
karıncayı bile incitmem
"karıncayı bile incitmem” deme. “bile”den incinir , karınca. söz söylemek irfan ister. anlamak , insan... (fuzuli)
“çok vicdanlı biriyim” anlamında kullanılan bir sözdür “karıncayı bile incitmem”.
kimseye zararı dokunmayan, çok merhametli, ince duygulu insanlar için karıncayı bile incitmez deriz. onlar. adım atarken bile dikkat ederler, karıncayı görünce üstüne basmazlar.
acı duyan hayvanların sesine insanlar üzülür. ayağımızın altında dolaşan kedimizin o narin patisine yanlışlıkla basınca onun o “miyaiiiivvv” sesi bizi üzer ama karıncanın acısının sesi duyulmaz ki.
karıncayı bile… derken bu cümlede geçen “bile” edatı, karıncayı aşağı ve hor gören bir anlam ortaya koyuyor esasında.
bazı insanların doğadaki karıncaların yuvasını talan ettiğine şahit olmuşuzdur. bu tür insanların her şeyi tüketmek arzusu doğaya büyük zarar verdi. doğanın intikamı acımasız oldu, kibirli insanoğlundan intikam aldı.
2020 yılında bu kadar çok artan felaketlerin hayatımızın bir parçası haline gelmesinin nedeni açgözlü insanoğludur.
insanoğlu bir virüs gibi hayatında sadece menfaatini düşündü. doğayı korumayanlar, tek kelime ile pervasızca yok edenler bindiği dalı kestiğini anlamazlar.
kanunî sultan süleyman hocası ebussuud efendi’ye sorar:
meyve ağaçlarını sarınca karınca
günah var mı karıncayı kırınca?
ebussuud efendi cevap verir.
yarın hakk’ın divanına varınca
süleyman’dan hakkın alır karınca.
evlere dadanan karıncalara gelince…feromon izlerini (bir karınca kolonisinin diğer üyeleri ile iletişim kurmak için kullandığı koku işaretlerini) takip ederler. karınca tebeşiri ile çizgi çekince anlıyorlar ki burası yasak (fenomen izleri yok) girmiyorlar evin içine.
100 karınca bir damla suyu paylaşır da bizler koca dünyayı paylaşamayız.
“çok vicdanlı biriyim” anlamında kullanılan bir sözdür “karıncayı bile incitmem”.
kimseye zararı dokunmayan, çok merhametli, ince duygulu insanlar için karıncayı bile incitmez deriz. onlar. adım atarken bile dikkat ederler, karıncayı görünce üstüne basmazlar.
acı duyan hayvanların sesine insanlar üzülür. ayağımızın altında dolaşan kedimizin o narin patisine yanlışlıkla basınca onun o “miyaiiiivvv” sesi bizi üzer ama karıncanın acısının sesi duyulmaz ki.
karıncayı bile… derken bu cümlede geçen “bile” edatı, karıncayı aşağı ve hor gören bir anlam ortaya koyuyor esasında.
bazı insanların doğadaki karıncaların yuvasını talan ettiğine şahit olmuşuzdur. bu tür insanların her şeyi tüketmek arzusu doğaya büyük zarar verdi. doğanın intikamı acımasız oldu, kibirli insanoğlundan intikam aldı.
2020 yılında bu kadar çok artan felaketlerin hayatımızın bir parçası haline gelmesinin nedeni açgözlü insanoğludur.
insanoğlu bir virüs gibi hayatında sadece menfaatini düşündü. doğayı korumayanlar, tek kelime ile pervasızca yok edenler bindiği dalı kestiğini anlamazlar.
kanunî sultan süleyman hocası ebussuud efendi’ye sorar:
meyve ağaçlarını sarınca karınca
günah var mı karıncayı kırınca?
ebussuud efendi cevap verir.
yarın hakk’ın divanına varınca
süleyman’dan hakkın alır karınca.
evlere dadanan karıncalara gelince…feromon izlerini (bir karınca kolonisinin diğer üyeleri ile iletişim kurmak için kullandığı koku işaretlerini) takip ederler. karınca tebeşiri ile çizgi çekince anlıyorlar ki burası yasak (fenomen izleri yok) girmiyorlar evin içine.
100 karınca bir damla suyu paylaşır da bizler koca dünyayı paylaşamayız.
devamını gör...
bi' 10 milyar daha
“çil yavrusu gibi dağılmak” deyimiyle özdeşleşmiş necmettin batırel öngörüsüdür.*
devamını gör...
hoşlanılan kıza açılamamak
hoşlanılan kızla ilk fırsatta tanışmayı gerektirir. şayet zaten birbirini tanıyan insansanız , gayet medeni şekilde de konuşmayı gerektirir.
içinize atarsanız eğer, platonik aşka dönüşür, ızdırabınız olur.
içinize atarsanız eğer, platonik aşka dönüşür, ızdırabınız olur.
devamını gör...
pandemi döneminde stajını online yapanlar
abi beşte uyuyup 9 da 30 tane bücüre ders anlatmak için uyanıyorum. tavsiyem yapmayın. allahın belası bir durum. her şey sıkıntı oluyor.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
bazen boş işleri kafama oldukça takıyorum. gereksiz bir özelliktir.
devamını gör...
apartman boşluğunun yayından kaldırılması hakkında
#471485 allah'tan durumum vardı da okudum. deli deliyi her yerde tanır. ceketin düğmesi kırılmasa iliklerdim vallahi. böyle azmi takdir etmemek mümkün değil.
mevzuya dair yazacaklarımı zaten başka bir başlıkta yazmıştım lakin bu iş kanserli hücreye dönmeye başladı. ego rot balans ayarlarına bir baktırın. bir de ego fren balataları ya da akslarının değişmesi gerekebilir. bu şekilde güvenli sürüş yapamazsınız. bir yerlere toslayacaksınız aman diyeyim.
mevzuya dair yazacaklarımı zaten başka bir başlıkta yazmıştım lakin bu iş kanserli hücreye dönmeye başladı. ego rot balans ayarlarına bir baktırın. bir de ego fren balataları ya da akslarının değişmesi gerekebilir. bu şekilde güvenli sürüş yapamazsınız. bir yerlere toslayacaksınız aman diyeyim.
devamını gör...
şaka maka normal sözlük’ün keyifli olması
şurada bi köşeye bi kaç 101 ,çanak okey batak masası atılsa hiç fena olmazdı.
çöp çatanlık hizmeti de entegre olursa pek daha bir keyifli olacağından şüphem yok
çöp çatanlık hizmeti de entegre olursa pek daha bir keyifli olacağından şüphem yok
devamını gör...
mmpı testi
minnesota çok yönlü kişilik envanteri (mmpı) yaygın olarak kullanılan kişilik testidir.
mmpı testi kişilik özelliklerini objektif ve bilimsel kriterler kullanarak değerlendirmeye amaçlayan bir testtir. test 566 maddeden oluşur. test hem değerler, tutumlar hem de psikopatolojik belirtiler hakkında zengin bilgi sağlar.
mmpı testi kişilik özelliklerini objektif ve bilimsel kriterler kullanarak değerlendirmeye amaçlayan bir testtir. test 566 maddeden oluşur. test hem değerler, tutumlar hem de psikopatolojik belirtiler hakkında zengin bilgi sağlar.
devamını gör...



