kırk fırın ekmek yemek
bir duruma, amaca, konuma gelebilmek için daha çok çaba sarf etmek gerektiği, ilerlenecek uzun yolların olduğunu anlatan deyim.
devamını gör...
baba tarafı vs anne tarafı
anne tarafına bakıp bi mutlu oluyorsun,geldikleri zaman hediyeler vesaire, sanki allahın bir lutfu gibi.
bide baba tarafına bakıyosun içinden şu geçiyor; (bkz: geldi yine tipini sevmediğim)
bide baba tarafına bakıyosun içinden şu geçiyor; (bkz: geldi yine tipini sevmediğim)
devamını gör...
sözlük sevgililiği
günümüzde sosyal medyadan kurulmuyor mu ilişkiler niye olmasınmış? gayet olur. düşünsene bir insan senin dış görünüşünden, bakışından duruşundan değil de kafa yapından, düşüncelerinden, bunları ifade ediş şeklinden hoşlanıyor.* daha sağlam bir adım bence.
devamını gör...
çaylakların ne hadle yazarlara mesaj atması
daha başına gelmediyse neden sinirleniyorsun be kardeşim? *
devamını gör...
24 kasım öğretmenler günü
sözlükte öğretmen olduğunu bildiğim üç değerli dostum var. bengaripsengüzeldünyaumutlu, robnaja ve nevermore başta olmak üzere tüm sözlük öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum. ideal bir çalışma düzenine, 3600 ek göstergeye, dünyanın en kıymetli işlerinden birine sahip olmanın ve tüm zorluklarına rağmen bu görevi ifa etmenin madden ve manen karşılığına erişeceğiniz, aydınlık güzel bir geleceğe! sizin yetiştirdiğiniz çocuklar sayesinde...
güzelcim öğretmenliğinin 9. yılında allahın belası covid yüzünden çocuklarından uzak ve bu yüzden bir parça üzgün olsa da bugün, seneye meslekte 10 koca yılı bitirmiş olması hasebiyle, kendisine buna yakışan dev bir kutlama sözü veriyor ve sözü daha fazla uzatmadan ekonomi/siyaset haberlerine geri dönüyorum. bir ara da çalışmam lazım tabi ama kişisel bir iş bırakma kararı falan vermiş olabilirim, emin değilim.
neyse görüşürüz. umut her zaman var, unutmayın.
güzelcim öğretmenliğinin 9. yılında allahın belası covid yüzünden çocuklarından uzak ve bu yüzden bir parça üzgün olsa da bugün, seneye meslekte 10 koca yılı bitirmiş olması hasebiyle, kendisine buna yakışan dev bir kutlama sözü veriyor ve sözü daha fazla uzatmadan ekonomi/siyaset haberlerine geri dönüyorum. bir ara da çalışmam lazım tabi ama kişisel bir iş bırakma kararı falan vermiş olabilirim, emin değilim.
neyse görüşürüz. umut her zaman var, unutmayın.
devamını gör...
hanımcılık
harika bi şey ya. dalga geçenlere bakmayın hanımcılık kazanacak ve kazanıyor da.
mutuluğun anahtarı adeta.
mutuluğun anahtarı adeta.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
yüksek sesi, gürültüyü, çocuk sesini kafam kaldırmıyor.
hiç bir şeye enerjim yok yatıp kalkıyorum.
hiç bir şeye enerjim yok yatıp kalkıyorum.
devamını gör...
30 ağustos zafer bayramı
evet gittiler.
geldikleri gibi de değil üstelik, kaçarak gittiler.

bayramımız kutlu olsun şimdi bi'kuple ozan-kenan doğulu kardeşlerden 10. yıl marşı demlenelim.
tık tık
geldikleri gibi de değil üstelik, kaçarak gittiler.

bayramımız kutlu olsun şimdi bi'kuple ozan-kenan doğulu kardeşlerden 10. yıl marşı demlenelim.
tık tık
devamını gör...
maruz kalınmak istenmeyen sorular
kaç kilosun, zayıflamayı düşünmüyor musun, dersler nasıl, evlenecek misin çalışacak mısın, ne işi yapacaksın, niye böyle giyindin..
devamını gör...
zayıf bağların gücü
stanford üniversitesinde profesör olan sosyolog mark granovetter tarafından yazılan ve kendisini üne kavuşturan çalışması "zayıf bağların gücü" makalesi çıkarımları açısından oldukça ilgi çekici. araştırmaya göre iş hayatında az ve yakın ilişkilerden ziyade çok sayıda insanla zayıf bağlar kurmak daha çok başarı getiriyor. sürekli aynı kişilerle görüşmenin sınırlı bir çevreye neden olacağını ve kişisel gelişim açısından insanı sınırlandırmasını neden olarak göstermiş. başka bir nedeni ise, sürekli görüştüğümüz insanlarla bir süre sonra aynı düşüncelere sahip olacağımız ve aynı şeyleri yapmaya neden olacağı için birbirinden farksız bir hayat çizgisi olacağı görülmüş. zayıf bağların gücüyle birçok kişiyle bağ kurulduğu için iletişimi de güçlendireceği belirlenmiş. bir bakıma her yerde adamım olsun. her alanda referansım olsun fikri de gizlice bize göz kırpıyor.
devamını gör...
yay burcu
güzellikleri elbette vardır ancak çoğu şeyde olduğu gibi bununda olumsuz kısmına dikkat çekmek isterim.oldukça ketum,vurdumduymaz,umursamaz tipler.kimden çektiysem hepsi yay burcuydu.
devamını gör...
yalancı güneş
sahte güneş olarak bilinen bir atmosfer olayıdır. güneş’in sağında ve solunda güneş ile aynı yükseklikte, güneşe benzeyen noktalardır. bu atmasferik olay gerçekleştiğinde 3 tane güneş varmış gibi görünür. ışık kırılması neticesinde oluşur.
buradan
buradan
devamını gör...
sokak lambası
küçük bir çocuğun, gece yarısı usul usul yağan karlar eşliğinde iki elini çenesine götürerek fakir gecekondusunun buğulu penceresinden ışıklarına baktığı yerdir.
devamını gör...
bana soğuk bir yer söyle
unutmayın ki ankara şehriyle ünlü bir soğuktur.
devamını gör...
bir yakınını kaybetmek
sene 2011 di. o dönemler liseye gidiyordum. abimle ranzada altlı üstlü yatarken annemin beni uyandırmaya çalışırken, abimin uyanmadığını fark ettik. bağrışmalar,çağrışmalar,dürtmeler, köşeden izliyorum çocuk aklı. ambulansı falan aradılar beni de apar topar okula yolladılar. o gün üzerimde siyah okul ceketi ile yağmurda beklemişim tüm teneffüs,herkes noldu falan diyordu. ders bitti,okuldan çıkıp eve gittim,abimin hastane de komada olduğunu öğrendim. duyan,duymayan herkes evimize geliyor,noldu,nasıl oldu soruları ile boğuşuyorduk. kafada bin tane soru,ğöğsümün ortasında kocaman bir öküz nefes almamı engelliyor. ertesi günlerde bir önceki günlere nazaran farklı değildi. 2 gün komada yattı ve 3. gün sabaha karşı abim vefat etti 21 yaşında. yüksek tansiyon,beyin kanamasına yol açmış. otopsi falan yaptılar,sebebi başka bir durum mu diye fakat bulamadılar. her yerini kesip biçtikleri için kefen halen kandı. beni okuldan almaya gelen amcamı dışarıda gördüğümde abimin vefat ettiğini anlamıştım,kan alma bahanesiyle beni almaya gelmişler sözde,sanki bir tek benim kan grubum uyumlu ya,belli etmemeye çalışıyorlar. evimizin önüne geldiğimde o kuru kalabalığı görüp ve kapıdaki ‘cenaze evi’ yazısını gördüğümde buraya kadar dedim,benim hayatım burda bitti. tanıdığım,tanımadığım onca yüz herkes ağlıyor. annem bayılmış,teyze,halam baygın halde,bileklerine kolonya tutuyorlar,hemşireler hazırda bekliyor. üzerimde kırmızı kapüşonlu bir sweatshirt,altımda gri okul pantolonu. ben tam 1 hafta bu şekilde uyuyup,kalkmışım ve teyzem söylemese de fark etmezdim acıdan. dün akşam playstation da birlikte oyun oynadığımız abim artık yoktu,beni kollayacak,koruyacak,sevecek,sahip çıkacak,gizlice kartından alışveriş yaptığım canım abim. tüm bunlar yetmezmiş gibi elime soğuk bir kürek tutuşturup ‘bir toprak da sen at’ dediler. bıraksalar o çukurun içine atlardım,atladım da çıkardılar. babam çıkardı,koltuk altımdan tutup çekti yukarıya. ben hayatımda babamı hiç ağlarken görmedim,çok güçlüdür benim babam,abimi ve beni kollarımızdan tutup havaya kaldırırdı o kadar güçlüydü. belli bir yaşa kadar da babamı süperkahraman sanırdım,halen de öyledir babam. ilk kez o gün gördüm ağlarken, kahramanlarda ağlar mıydı bilmiyorum ama o gün halen gözümün önünden gitmiyor. hava soğuk, aylardan mart. hani o gözyaşlarının sıcaklığı insanın yüzünü ısıtır ya gözyaşım bile soğuktu,içim ısınmadı. sonra eşyalarını dağıttılar,fotoğraflarını kaldırdılar. uzun yıllardır abimin odası kilitli kaldı giremedim,o evden taşınmasaydık da giremezdim. babam 1 yıl eve gelmedi,giremem artık o eve dedi,annem acıdan felçlik geçirdi,bir dizi başka hastalık. iyileşti çok şükür. sapsarı saçları vardı,acıdan sonra beyazladı. insanın 1 ayda saçı beyazlar mı ya ? beyazladı. şimdilerde boya ile kapatmaya çalışıyor o acıları,belki beyazların üstünü örtersem acımı da kapatırım diyordur kim bilir. ben uzun bir süre okula gidemedim,gitsem de toparlayamadım. abimin siyah bir bisikleti vardı,vefat edince eşyalarını dağıttılar o siyah bisiklet de,bisiklet hayali kuran bir çocuğa nasip olmuş. aradan 1-2 sene sonra o bisikleti dışarıda görünce ‘abim ölmedi’ diyip bisikletin peşinde koşarken araba çarptı,kolum ve bacağım kırıldı. abim benim kolum,bacağımdı,abim benim herşeyimdi,kolum,bacağım zaten kırıktı ki benim, bir yakınınızı kaybedince bir türlü öldüğüne inanmıyorsunuz çünkü,öleceğine. artık yanınızda olmadığına. şu satırları yazmak benim için kolay olmadı,yazıp yazıp sildim,kendime sakladığım şeyler de var tabi,yazamadığım, gözyaşlarımın bana engel olduğu şeyler. sonraları o evden taşındık,çok sonra o şehirden,sonraları ülkeden… bugün halen telefon iki defa çalsa,ailemden mesaj gelse o mesajı açmaya, o çağrıya dönmeye korkuyorum. her an birşey olacakmış hissi çok kötü,allah kimseye yaşatmasın.
devamını gör...
clytie (yazar)
(bkz: helianthus)
devamını gör...
yazarların olmak istediği hayvan
özgür bir kuş olmak isterdim*. yeterki kanatlarım beni gökyüzüne kavuştursun.
devamını gör...
çevre ve şehircilik bakanlığı'nın ismi değişiyor
15 temmuz ve çevre bakanlığı olacak sandım.
devamını gör...










