kendi fikirlerini zorla kabullendirmeye çalışan ve sadece kendisinin haklı olduğunu düşünen yazardır olgunlaşamamıştır.
devamını gör...

peyami safa ' nin da dedigi gibi
"yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır, zaman insanları değil armutları olgunlaştırır."
devamını gör...

yapımı son derece zahmetli bir hamur işidir. toplamda en az 3 günde hazırlanan bir hamuru vardır. katlama tekniği, hamuru her tekrar açmadan önce saat yönünde 90 derece çevirmeniz gerekmesi, soğuk hamurla ve soğuk olmak zorunda olan bir tezgahta çalışmak zorunluluğu ile fransız mutfağının vücut bulmuş hali gibidir. detay detay detay...

hamuru gereken malzemeler ile hazırladıktan sonra (mayalı ve hem süt hem su içeren bir hamur, malzeme listesini google'layabilirsiniz) 1 gece buzdolabında dinlendirmeniz gerekiyor. hamurdan sonra oda sıcaklığında olan tereyağını bir yağlı kağıda alın, üzerine ikinci bir yağlı kağıt kapatarak yaklaşık 1.5 cm kalınlığında 15*15 ölçüsünde bir tereyağ bloğu haline getirin merdane ile. evet cetvel kullanın. bu ölçüler inanılmaz kirik. hamur ve kare tereyağ bloğunu 1 gece dolapta dinlendirdikten sonra ikinci gün hamuru tam bir daire olacak şekilde açmanız ortasında tereyağını koyup zarf şeklinde kapatmanız gerekiyor. elinizde artık içine tereyağ hapsedilmiş kare bir hamur var. tekrar buzdolabı macerası başlıyor. bu hamuru artık 20 cm'e 60 cm ölçüsünde bir diktörtgen olacak şekilde açıp, katlayıp, her defasında 1 tur olacak şekilde saat yönünde çevirip, buzdolabına kaldırıp tekrar aynı işlemleri yapacağınız 3 turla milföy hamuru haline getireceğimiz süreç başlıyor. 27 katlık bir milföy hazırlamak kolay değil arkadaşlar.

tüm bu işlemlerden sonra 3. günün şafağında doğuya bakmıyoruz, şekillendirmeye başlıyoruz. tuzlu ya da tatlı yapabilirsiniz. eğer benim kadar kafayı yiyeniniz varsa sorulara açığım.
devamını gör...

kamu ihalelerinde şeffaflığın olmaması önemli nedenlerden biridir. burada tartışılması gereken iki önemli husus vardır:

(1) ihale işlerinin nasıl olduğu ve olması gerektiğidir. ihaleler "açık maliyet" (open cost) (açık maliyet en basit tabirle, "firmaların kullandıkları girdilere yaptıkları ödemelerden kaynaklanan maliyeti ifade eder.") şeklinde yapılırsa her şey şeffaf olacağı için aslında tartışma da olmayacaktır.

(2) nihai hedefi ab'ne tam üye olmak olan bir ülkenin kamuya ilişkin alım ve/veya ihale süreçlerinin ab müktesebatı ile uyumlu olmaması ve her yıl yayımlanan ilerleme raporlarında bu hususta eleştiriler almasına rağmen hiçbir şey yapmamasıdır.

dünya ticaret örgütü (dtö) metinlerinde “government procurement”, ab düzenlemelerinde “public procurement”, anglo-american literatüründe çoğunlukla “government contracts”, “public purchasing” ya da “government purchasing”, bazı ülke düzenlemelerinde “public tender” ya da “state tender” kavramlarıyla ifade edilmek istenen “kamu alımı”, kamunun ihtiyaç duyduğu mal, hizmet ve yapım işlerinin ihale yoluyla tedarik sürecidir.

kamu alım süreci sadece ihaleye indirgenemeyecek bir süreçtir. burada açıklanması gereken nokta “kamu alımı” ve “kamu ihalesi” arasındaki ayrımın ne olduğudur. zira hemen her ülkede; kamunun ihtiyaç duyduğu mal, hizmet ve yapım işlerinin, uygulanacak belli usuller sonrasında belirlenecek bir bedel karşılığında özel kişilerden satın alınması işlemi, kamu alımları (public/government procurement) olarak nitelendirilmekte ve belli kurallara tâbi tutulmaktadır. kamu ihalesi ise, idarenin sözleşme iradesini oluşturmada uymak zorunda olduğu bir idarî usuldür.

nitekim kamu alımları ab müzakere sürecinde müstakil bir dosya olarak incelenmekte ve değerlendirilmektedir. başka ülkelerle yapılan müzakerelerde sermayenin serbest dolaşımı dosyası içinde ele alınan kamu alımları konusu, türkiye ile müzakere sürecinde ayrılmış ve başlı başına bir dosya haline getirilmiştir. açılan bu dosyalar üzerinden yürütülen türkiye’nin müzakere süreci, hazırlanan ilerleme raporları ile izlenmektedir. bir anlamda türkiye’nin bir önceki yıla göre yapılan ve/veya yapıl(a)mayan reformlarının bilançosunu bu raporlardan çıkartmak mümkündür.

ilerleme raporları incelendiğinde, türkiye’nin kamu alımları alanında yapmış olduğu düzenlemelerin, komisyon tarafından genel itibariyle yeterli görülmediği söylenebilir. örneğin 2001 raporu genel değerlendirmesinde “kamu ihaleleri ile ilgili mevcut mevzuat, müktesebat ile uyumlu değildir” denilmektedir. 2002 ilerleme raporundan 2003 yılına kadar kaydedilen gelişmelerin değerlendirildiği 2003 ilerleme raporunda ise, “kamu alımları konusunda, kamu ihale yasasında yapılan değişiklikle müktesebata uyum konusunda geriye gitmiştir” sonucuna ulaşılmıştır. ayrıca aynı raporda “kamu ihale yasasındaki değişiklikler türkiye’nin ab müktesebatına uyumunu azaltmıştır” iddiası yer almıştır. 2004 raporunda yer alan türkiye kamu ihaleleri değerlendirmesi ise kısaca şöyledir: “türkiye'nin kamu ihale yasası, ab'den ihalelere katılacaklara ayırımcılık yapılmamasını sağlayacak şekilde müktesebat ile uyumlaştırılmalıdır. mevzuatta yapılması gerekli bazı değişiklikler, uygulama alanının genişletilmesi, çok sayıda muafiyetin kaldırılması, ab mallarına ve üreticilerine karşı ayırımcılığın ortadan kaldırılması, rekabet ve tam şeffaflığa yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını içerir.”

9 kasım 2005 tarihinde yayınlanan sekizinci ilerleme raporu, yayınlanan diğer yedi rapora göre oldukça farklı bir rapor olarak değerlendirilmiştir, çünkü rapor, 3 ekim 2005 tarihinde müzakere çerçeve belgesi’nin kabul edilmesiyle, türkiye’nin ab’ye tam üyelik katılım müzakerelerine başlaması sonrası yayınlanan ilk rapor olmuştur. 2005 ilerleme raporuna baktığımızda, kamu ihaleleri 5 numaralı fasılda değerlendirilmeye alınmıştır. raporda; “kamu ihaleleriyle ilgili müktesebat şeffaflık, eşit muamele, serbest rekabet ve ayrımcılık yapılmamasına ilişkin genel ilkeleri kapsamaktadır” vurgusu yapılmış ve türkiye’de “genel ilkeler konusunda ilerleme olmamıştır. aksine, türk kamu ihale kanununda bir dizi istisnalar yürürlüğe konmuştur” denilmiştir. ayrıca sonuç kısmında son ilerleme raporundan bu yana “kayda değer bir ilerleme meydana gelmemiştir. aksine, kamu ihale kanununda bir dizi istisna mevcuttur ve ihale kanununa yapılan ilavelerle türk ihale mevzuatı müktesebattan daha da uzaklaşmıştır. türkiye müktesebatla çelişen yeni istisnalar kabul etmekten kaçınmalıdır. şeffaf olmayan ve ayrımcı kamu ihale uygulamalarına son verilmesi ve kamu ihale kanununun müktesebata uyumlaştırılması için harekete geçilmesi gerekmektedir” değerlendirmesinin yapıldığını görmekteyiz.

2006 ilerleme raporu da bir önceki ve daha sonraki raporlar gibi, genel ilkeler alanında bir gelişme bulunmadığı yönünde tespitte bulunmuştur. şeffaflık ilkesi kapsamında ele alınabilecek olumsuz bir saptama ise şöyledir: “kamu ihale kurumunun güncellediği kamu ihale eşikleri ve mali limitleri, ab seviyesinin üstünde kalmaya devam etmektedir. bu durum, teklif veren yabancıların şansını azaltmaktadır. buna ilaveten, karmaşık ve pahalı nitelik usulleri de, kamu ihalelerine geniş çaplı katılım için bürokratik engel oluşturmaya devam etmektedir.” ayrıca 2006 raporunun işletme ve sanayi politikası başlığını taşıyan 20 numaralı faslında, şeffaflıkla ilgili önemli bir eleştiri yer almaktadır: “ihalelerde, kamuya duyurma şartları her zaman tam olarak yerine getirilmemiştir.”

2007 yılında açıklanan ilerleme raporunda da bir önceki raporlardan farksız olarak, “genel ilkeler alanında hiçbir ilerlemeden bahsedilemez” cümlesi yer almıştır. ancak bununla birlikte, şeffaflık adına olumlu bir değerlendirmeden söz edebileceğimiz açıklamaları da aynı raporda okumak mümkün: “idari kapasite konusunda ilerleme kaydedildiği söylenebilir. kamu ihale kurumu artan biçimde etkin ve verimli bir çalışma yürütmektedir. 2007 itibariyle, ihale bültenleri yalnızca elektronik formatta yayımlanmaktadır ve ücretsiz olarak internet üzerinden erişime açık bulunmaktadır.” özetle söz konusu 2007 raporunda kamu alımları faslı için, sınırlı bir ilerlemeden bahsedilmektedir.

ilerleme raporlarında da her yıl bir önceki yıla göre artan şikayetlere dikkat çekilerek türkiye uyarılmaya çalışılmıştır. 2008 ilerleme raporu’nda bu durum şu şekilde özetlenmiştir: “ihtilaf direktifine uyumda herhangi bir ilerleme sağlanmamıştır. memnun olmayanlarca yapılan şikayetlerin sayısı, verilen ihalelerin tümünün sadece % 3’ünü temsil edecek şekilde, 2003’te yaklaşık 900’den 2007’de 4000’in üzerine çıkarak son yıllarda artmıştır. gözden geçirme prosedürü uzun sürmekte ve davaların yığılmasıyla sonuçlanmaktadır.” şikâyetlerin sayısı başvuru ve şikayete ilişkin yapılan birtakım düzenleme ve değişikliklerden sonra, 2008’e kıyasla 2009’da % 47 oranında azalmıştır. memnun olmayan isteklilerce yapılan şikayet sayısı 2009 yılında 2954 iken, bu sayı 2010 yılında % 45'lik bir artış göstererek 4281'e ulaşmıştır. ilginç bir şekilde, 2009 yılında görülen şikayet başvuru sayısındaki düşüşe rağmen, 2010 yılında sanki hiç düşüş olmamış gibi 2008 yılı şikayet başvuru sayısı yeniden görülmüştür. 2012 yılında, bir önceki yılla karşılaştırıldığında, memnun olmayan isteklilerce yapılan şikâyet sayısı % 9'luk bir artış göstererek, 4281’den 4670’e çıkarken, toplam ihale sayısı % 23 oranında artmıştır. şikâyet sayısının ihale sayısına oranı % 3 olarak gerçekleşmiş olup, bu durum türkiye’deki kamu alımları sisteminin istikrarlı hale gelmekte olduğuna işaret etmektedir. ancak, türkiye’nin şikâyet inceleme mekanizmalarına ilişkin mevzuatını, ab müktesebatıyla daha fazla uyumlu hale getirmesi gerekmektedir.

2010, 2011 ve 2012 yılları ilerleme raporları birlikte incelendiğinde öne çıkan ortak değerlendirmeler şöyledir:

- genel ilkeler bakımından ilerleme kaydedilmemiş,
- yerli istekliler lehine fiyat avantajı uygulaması devam etmekte,
- eşik değer rakamları yüksek tutulmakta,
- istisna alımların kapsamının devamlı genişletilmesi,
- altyapı sektörlerine ilişkin kamu alımlarını düzenleyen birlik direktifi türk ihale mevzuatında bulunmamaktadır,
- şikayetlerin incelenmesi direktifine uyum ile ilgili olarak ilerleme kaydedilmemiştir.

tüm bu ilerleme raporlarını bütün olarak değerlendirdiğimizde, genel ilkeler konusunda ab komisyonu’nun tatmin olmadığı açıkça görülmektedir. özellikle de komisyon, kik’in yerli istekli lehine fiyat avantajı sunan 63 üncü maddesini, rekabet ilkesi kapsamında büyük bir engel görerek, raporlarında sıklıkla eleştirmiştir. eşik değerler, nerdeyse ab eşik değerlerinin iki katı seviyesinde her yıl artarak devam etmektedir. kamu idareleri eşik değerin altındaki ihalelerinde yerli isteklilerin katılımına müsaade ettiği için, yabancı istekliler eşik altındaki ihalelere katılamamaktadır. bu durum da komisyon tarafından bugüne kadar hazırlanmış hemen hemen her raporda eleştirilmiştir.
devamını gör...

taze taze izlediğim 1983 yapımı seri katil filmi.
öncelikle şunu söyleyeyim;
insanın yüzüne çok yakın kamera kullanılan filmleri veya arkasından yürünürken kameranın sallana sallana takip ettiği sahneler filmde en nefret ettiğim unsurlardır.
bu filmde bu teknik kullanılmış. en son mükemmel bir film olan mother(2017) filminde maruz kalmıştım bu eziyete.
neyse konumuza dönecek olursak...
filmde tek bir oyuncu var erwin leder ve kendini izlettiriyor. her şeyi ile mükemmel...filmin yönetmeni gerald kargl ve iyi iş çıkarmış. avusturya yapımı film; içerdiği şiddet nedeniyle 1983 yılında yasaklanmış.

filmi izlerken ses yönetmenine sövebilirsiniz. eski film olmasının etkisinden midir? nedir? bilmiyorum. seslendirmeler çok kötü...
sürekli ayakkabı sesi var, başkada bir ses yok... ne ayakkabının yapraklara bastığı andaki hışırtı, ne pencere açılıp rüzgar perdeyi havalandığındaki ses
kapıyı açma sesi var, kapatma sesi yok?! halılı evde gezerken evin içinde adamın ayakkabı sesi geliyor. gerçekten ses yönetmeni çok başarısız.
bütün bu saydığım olumsuzluklara rağmen, film çok güzel. sürükleyici ve bir çırpıda bitti.
seri katil filmlerini çok sevmemin etkisi olabilir tabi.
devamını gör...

herkese iyi akş...

rip supportgirl.

(bkz: yoldaş benjamin franklin'in mossad ilişkisi)
devamını gör...

türklerin bilinen ilk yazılı eserleridir toplam 3 kitabeden oluşur(kültigin, bilge kağan,tonyukuk)
gelecek nesillere öğüt vermek amacıyla yazılmıştır--- alıntı ---

oğuz beyleri, halkı işitin! üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, türk halkı senin devletini, yasalarını kim yıkıp bozabilirdi?

--- alıntı ---
devamını gör...

geçmişteki benliklerimin çoktan öldüğünü ve benim onları gömmeyi akıl edemediğimi çakozlayıp inceden bi bırkıldım. şu şarkıları dinlerken heyecanlanan eski bir ben vardı ölmüş gitmiş haberim yok. şimdiki ben hiç tat alamıyorum bu şarkılardan. ve tabi diğer şeyler bir çok atmosfer ölüp gitmiş, hiç bir şeyin tadı kalmamış. aynı şeyle karşılaşmayı umuyorsun ama sen eskisi gibi değilsinki başka bir şeye dönüşmüş her şey.

tamam yenisi nerde yenisininde bir tadı tuzu olmak zorunda yeni bir kitabı eski kafayla okumaya çalışmak yada eski bir kitabı yeni bir kafayla okumaya çalışmak gibi bir şey daha daha ileri yaşlarda bu işin dozu artacak mı acaba? yoksa solan yaprakların tekrar yeşermesi mümkün müydü?
devamını gör...

bir dönemin internet efsanesi. hatta ülkenin gündemine oturmuş ve bir sürü sticker oluşurulmuştu. buyrun nostaljiyi dibine kadar yaşayın*.

bu arada bu olayın belgeseli çekilmiş izlemek isteyenler için aşağı bırakıyorum.
devamını gör...

uykuda sessiz sakin olması dileğimdir.
devamını gör...

sahip olmadığım sorunsal.
yaşsızım ben.
devamını gör...

severiss. ayrıca hakan taşıyan'ın uzun zaman aradan sonra, mayıs ayı gibi düet yaptığı sanatçımız. aynı zamanda şarkının klibinde de yer almaktadır hakan taşıyan, bıyrınn

devamını gör...

neresiyle tutsun birader,telekinetik yollarla mı tutsun ?
devamını gör...

bir cesaret örneği.

tabi ki 19 yıldır bu haramzadelere izin veren %50'nin eseridir bu. kimse gocunmasın geleceği görmek isteyen 1970 öncesi ve sonrası iran belgesellerini izleyebilir.
devamını gör...

saçlarımla oynanması, o an azrail gelse aa sen miydin canım der gülümserim.
devamını gör...

31 aralik 2020 berlin filarmoni orkestrası kadar büyülememistir.* pablo sainz villegas ile gitar ve filarmoninin mükemmel uyumu vardı berlin'de.
devamını gör...

sözlüğe üye olduktan sonra uyku düzenini geride bırakanlar olarak, net bir saatimiz yoktur.
devamını gör...

ben başlıyorum hadi bakalım:

“özgürlüğüme çılgınca koşarken görmüş komşum beni”.
devamını gör...

sessizce izlemek istiyorum atışmayı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
buradan
devamını gör...

sarayda yaşayan cumhurbaşkanı eşinin küfür gibi açıklaması. hep şükür edebiyatı, hep yetinme muhabbeti. hiç daha iyisini yapmaya çalışmak yok, daha iyisi için hedef yok.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim