ışınlanmak.tek bir hareketle istediğim yerde olmak isterdim.
devamını gör...

üst edit eklemek istedim. çünkü tekrar bakınca direkt, birebir kopyala yapıştır olduğunu fark ettim. bir entryde yazar kelime sonrası boşluk koyup nokta koyarken, diğeri kelime sonrası nokta koyuyor. onları bile değiştirme gereği duymamış şahıs.

arkadaşlar entry girerken, bilgi içermeyen şeylerde bile nasıl intihal yapabiliyorsunuz ya? 2 entryyi birleştirip tek entry olarak buraya girmek mi?

alıntılanan iki ekşisözlük entrysi;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

girilen entry;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kitap.
geri getirmiyorlar çünkü.
devamını gör...

(bkz: damatlıkla artılamak)
devamını gör...

ismi gümüş ve altın anlamına gelmek dışında ne gibi bir ortak özellikleri olabilir ki fikrini akla getiren insanlara ait özellikler.

sim: gümüş
zer: altın

iki kelime arasında -u veya -ü eki de ve anlamına geliyor. orijinali sîm-ü zer (gümüş ve altın)...
devamını gör...

tek bir oda içerisinde bu kadar kült nasıl bir film çekilmiş dedirten türkçe adıyla 12 öfkeli adam filmi, sidney lumet yönetmenliğinde çekilmiş siyah beyaz film. şiddetle tavsiye edilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sabah yürüyüşünden
devamını gör...

fikirlerimden dolayı toplum tarafından linç edilerek öldürülmeyi çok havalı bulurdum bir zamanlar ama şimdi vito corleone gibi yeterince ihtiyarladıktan sonra portakal bahçesinde torunumla oynarken küçük bir heart attackla tahtalıköye yol alabilirim gibi.
devamını gör...

bence bir insan öldükten sonra yakılsın gömülsün veya mumyalansın bunun bir önemi yok ama gömülmeyi her zaman tercih ederim yıllarca doğanın içinden geçtik bari bedenlerimizin doğaya bir faydası olsun.
devamını gör...

genelde fakültelerin son sınıflarında verilen. mesleğe atıldığınızda, meslektaşlarınıza hakaret etmemeniz gerektiği. haksız rekabetten kaçınmayı, mesleki kurnazlıkların doğru olmadığını gibi ahlak konularını anlatır. ama daha sonrasında kim dikkate alır bunları, o meçhul.
devamını gör...

bir çok kız çocuğunun içinde yara aslında . tesettürlü bir arkadaşım "ben saçlarımı hiç yapamadım " demişti böyle zorla kapandım aslında başımdakini hiç sevmiyorum açılacağım ama ailemin tepkisinden korkuyorum gibi cümleler duydukça kulaklarımda çınlar canımı yakar .
bu gibi zorlamalar islama da zarar verir lakin gel bunu bazı dalkavukalara anlat ( üzgünüm burda kibar olamayacağım . ) üstelik bu tür zorlamaları oğlu sevgili yaptığında ve yahut karşı cins hakkında müstehcen yorumlarda bulunduğunda "aslan oğlum " diyen anne babalar yapıyor daha da üzücü olan kız olarak doğmak kadın olmak bu kadar güzel ve kıymetliyken sırf şu iğrenç baskılar ve dayatmalar yüzünden keşke kız olmasaydım keşke yaşamasaydım kız olmaktan nefret ediyorum diyen birçok kız çocuğu var bu ülkede . genel olarak olmasada ( çok şükür ) bazen benim de bunalıp böyle düşündüğüm oluyor . belki düzelir diye beklemekten de sıkıldık bunu her kadın adına rahatlıkla söyleyebilirim çünkü bu bir gerçek bazımız dile getiremesede .
devamını gör...

ayasofya, ''kutsal bilgelik'' anlamına gelir ve isa'nın sıfatlarından biridir .
türkiye'de, hristiyanlık için 3 önemli ayasofya vardır;
1-istanbul ayasofya: 360 yılında ibadete açılmış olan istanbul ayasofya'dır. ki; baba konstantine inşaata başlamış oğlu inşaatı bitirmiştir. tamamlanması 2 kuşak süren bu yapı, mimari bir harikadır.
2-iznik ayasofya: bu mimari olarak başarılı bir yer olmasa da, hristiyanlık tarihi için çok önemlidir. şöyle ki; 787 yılında, 350 psikopos, bir çok papaz, patrik tarasios başkanlığında burada toplanmış ve hristiyanlıkla ilgili bazı prensipler sert bir şekilde tartışılmıştır.
3- trabzon ayasofya: 1204 yılında, bizans'ın başkenti konstantinopolis, latinler tarafından işgal edildi. bu sebeple devletin yeni bir merkeze ihtiyacı hasıl oldu ve trabzon'da, komnenos hanedanlığından aleksios ve david yeni bir devlet kuralım dediler. yeni bir devlet kurdular kurmasına ya, bu devletin istanbul'dan geri kalmasını istemediler. bu sebeple genellikle 13. yy da yapılan eserlerin çoğu istanbulun izlerini görebileceğiniz işçilik ürünleridir. taş süsleme, freskler, mozaikler...
işte, trabzon ayasofya'da harika fresk ve kabartmalarıyla istanbul ayasofya'yı trabzon'da yaşatma isteğinin bir ürünüdür.
öncelikle girişteki kabartmalara bakalım;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


1-doğuya bakan tek başlı kartal, komnenos devlet simgesidir.
2-altındaki kuyrukları birleşik kuşlar ise kutsal ruhun temsilidir. barış ve dostluk temsilidir.
3-mitra kültüründen, ay yıldız ve güneş saati bulunmaktadır. tr.wikipedia.org/wiki/Mitraizm
hemen altında ise; aski ahit hikayesi yer alıyor.
sevgili dostlar; altındaki kabartmaları kapının sağ yanından ve sol yanından okumaya başlamanız gerekiyor. ncelikle kapının sol yanından okumaya başlarsak tanrının cennet bahçelerini görebiliriz. sonrasında yılanın havva'nın yanına gelerek havva'yı kandırdığını, ve cennetten konulduklarını...
kapının sol yanında ise toprağı ekip biçerek geçinmeye çalışan çocuklarından ''ilk cinayet'' olayının anlatıldığını görebiliriz. lmş olan habil, ayakta kalan ise kabildir.
gerçekten sinema filmi izliyormuş gibi değil mi?

yapının ana bölümündeki bir çok fresk yer almaktadır. büyük ölçüde tahribata uğramış olan freskler. isanın doğumu, isanın çarmıha gerilmesi, gibi hikayelere yer verilirken, caminin diğer bölümündeki freskler ise isa'nın mucizelerine değinmektedir.
sadece , isanın 5000 kişiyi doyurmasını anladım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gerisini size bırakıyorum *


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pame'de bu hafta değişime dair şarkılar var.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kimi değişimler mecburiyettendir, bir şekilde alışmaya çalışırız. kimileri canımız istediğindendir, başladığında eskiyi zaten terk etmişizdir. bazı değişimlere inanamayız, inanamadığımız gibi alışmamız zaman alır. bazı değişimler ise zaman içinde ve büyük etkili olur, öyle ki fark ettiğimizde çoğu kez çok geçtir ya da zaten olup bitene alışmışızdır. onca şeyden sonra fark ettiğimiz ise, insan doğasının hiçbir değişime direnemediği ve her şeyin geçici oluşudur.

değişimin rüzgarını biraz sakin biraz hareketle hissedeceğimiz, değişimlerin hayatımızdaki izlerine değinen farklı türlerden yunanca şarkılarla müzikal bir yolculuk bizleri bekliyor.

pame radyo yayını, saat 22:30'da sözlük radyosunda.
devamını gör...

şimdi denk geldim bir tanımına sonra diğerlerine okudukça merak ettim daha da okumak istedim. bazen böyle yazarlar karşıma çıkıyor ve bir yerlere dokunuyor işte. mahlasının da hakkını vermiş. çok beğendim yazdıklarını. tüm varoluşsal sancıların kurbanlarına gelsin yazdıkların ne diyeyim. biraz yorucu duygulardan boğulan kederli birazda empatik sonrasında umudun peşinden gidenlerken yakalıyor yaşam enerjisini.
devamını gör...

2010 tarihinde gösterime girmiş 130 dakikalık bir micheal meore filmi, daha doğrusu belgeseli.

--- spoilerımsı birşeyler---

belgesel ilk olarak roma imparatorluğunun ihtişamı, ömrü ve çöküşü üzerine kısa bir özet ile başlıyor. ardından ekranda şöyle bir soru beliriyor: ''sonraki medeniyetler bizi nasıl anacak?''

film direkt bir kapitalizm eleştirisi ile giriş yapıyor konuya. kamu kuruluşlarının nasıl özel şirketlerce parsellendiği, sigorta şirketlerinin asıl varlık sebepleri, morgıç (evet morgıç) denen hedenin insanların başına neler açtığını, artık orta sınıf diye bir sınıfın kalmadığını, dünya toplumlarının giderek yalnızca zengin ve fakir sınıfı olmak üzere ikiye ayrılışını, wall street şeytanlarını, artık devletlerin bankaların üzerinde değil bankaların devletler üzerindeki mutlak hakimiyetini, devasa paraların legal mafya olan şirketler arasında nasıl akışının sağlandığı, toplumun nasıl oyuna getirildiği, insanların evlerinden zorla nasıl atıldığını, ronald reagan'ın başkan olmasının ardından yatan sebepleri, citibank'ı, toplumun iradesi ile reddedilen önergenin kongre üyeleri ile yapılan gizli kapaklı bireysel anlaşmalar sonrası nasıl kabul edildiğini, bunun sonucunda devlet hazinesinden wall street'e aktarılan 700 milyon doların bugün nerede olduğuna dair kimsenin bir fikri olmadığını, ultra zengin o 12 ailenin aslında bile isteye sömürdükleri ve ezdikleri halkın iradesinden nasıl korktuklarını, işçi sınıfının çok kalabalık olmasından yakınmalarının tek sebebinin demokratik oy sahibi olmaasını (çünkü zengin ile fakirin oyu eşit, bu nasıl olabilir?), ölü köylü dead peasants insurance adında bir uygulama ile şirket çalışanlarına yaptıkları sigorta ile şirketlerin nasıl devasa paralar kazandıklarını (örneğin genç kadın bir çalışanın ölümünden bankanın kazandığı para 81 milyar dolar -şaka gibi ama evet-), george bush ile wall street'in birbirlerini nasıl beslediğini, amerikan toplumunun obama seçimi kazandığı anda döktüğü mutluluk gözyaşlarını ve daha unuttuğum pek çok detay/kemik noktayı günümüz gerçek örnekleriyle bire bir anlatan bir yapım.

elbette tüm bunlar capitalism'in father'ı abd'de gerçekleşen olaylar. tüm dünyanın öz yansıması.
devamını gör...

tamamen can sıkıntısından ve meraktan açtığım başlık.
yaşadığım yerde o kadar güzel bir güneş ışığı var ki kendimi fransa'daymışım gibi hissediyorum.
özenle hazırladığım için kendiminkinin de reklamını yaprak isterim.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: arkadaşlar sahip olmadığınız şeylere sahip insanları hemen yalancılıkla suçlamanız komik görünüyor.
danimarka'da güneşli günler çok çok azdır ve bugün de yaşadığım yerde çok güzel bir güneş ışığı olduğu için erkenden uyanıp kendime güzel bir kahvaltı hazırlamak istedim, hepsi bu.
evet size yalan söylüyor olabilirim, süphelenmeniz doğal, bu konuda sizi anlıyorum. ama bu konuda söylemek istediğim bir şey var: böyle sofralar kurabilmek, gösterişli kıyafetler giymek ve the macallan viskiler içebilmek için bütün hayatım boyunca çalıştım.
yani bütün zamanımı para kazanmak için harcayan bir insan olduğum için böyle şeyler beni mutlu ediyor.


kopenhag'dayım hepinizi kahvaltıma davet ediyorum. umarım sahip olmak isteyen herkese çok daha iyisini verir tanrı.

...ve umarım bir gün eşimle ve bebeğimle kahvaltı yapmak nasip olur bana da...
devamını gör...

dün itibarıyla açıklanmış karardır. dünyanın hangi ülkesinde korona virüsün yayılış hızının önüne geçmek için içki satışı yasaklanıyor?
devamını gör...

beni derinden yaralayan başlıktır. zira yine kimsenin favorisi olamamışız. oylarımı ve favorilerimi helal etmiyorum. küçük yazar kalbim çıt.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kemal sunal'ın mülayim sert karakterine hayat verdiği korkusuz korkak isimli filmde geçen bir repliktir.

devamını gör...

düşünce ve belirsizlik. belirsizliği düşünmek daha yavaş öldürüyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim