16 yaşındaki zihinsel engelli kızın evlenmek için kaçırılması
bu ne arkadaş boko haram ülkeye gelmiş gibi.
devamını gör...
sözlükte hiçbir kadın yazara yürümemiş yazar
ben bu saatten sonra ,ancak hakka yürürüm.
devamını gör...
çürümenin kitabı
bir emil mihai cioran kitabıdır.
insanlar bir kitabı okumaya başlamadan önce hacmine de bakıyor ister istemez. bu bir tercih meselesidir. ancak çok yanlış sonuçlara neden olabilir. aman da minicikmiş diye aldığınız bir kitap sizi ezim ezim ezebilir. cioran kitapları da böyle kandırmacalı kitaplardandır.
cioran’ın bu kitabı da bir aforizma kitabıdır. son yıllarda edebiyat artık iyiden iyiye ayağa düşmeye başladığı için ve aforizma yazmak kolaymış gibi göründüğü için herkeste bir aforizma yazma sevdası baş gösterdi.
aforizma kelime oyunları yapıp kısa kısa cümleler yazmak değildir. bir aforzima eğer iyi yazılmışsa, üzerinde uzun uzun düşünülmüşse hacimli bir kitaba bedeldir. cioran’ın aforizmalarının tamamı bir kitap yoğunluğunda.
bu kitabında yine farklı konulara değinerek insanı ve varoluşu anlatmış yazar kendi fikrince. ama okuyana ders verme, yol gösterme derdinde değil asla, o dünyayı kendi gördüğü şekliyle anlatma peşinde.
o yüzden ilk paragrafta söylediğim gibi eğer bu kitabı minicikmiş diye alıp okumaya kalkarsanız içinizde oluşacak ve sizi yerle bir edecek depremlerden yazar sorumlu olmayacaktır.
daha önce burukluk kitabına yazdığım tanımda alıntıladığım bir aforizma ile bitireceğim bu tanımı, varın gerisini siz düşünün:
bir virgül uğruna ölünecek bir dünya düşlüyorum.
insanlar bir kitabı okumaya başlamadan önce hacmine de bakıyor ister istemez. bu bir tercih meselesidir. ancak çok yanlış sonuçlara neden olabilir. aman da minicikmiş diye aldığınız bir kitap sizi ezim ezim ezebilir. cioran kitapları da böyle kandırmacalı kitaplardandır.
cioran’ın bu kitabı da bir aforizma kitabıdır. son yıllarda edebiyat artık iyiden iyiye ayağa düşmeye başladığı için ve aforizma yazmak kolaymış gibi göründüğü için herkeste bir aforizma yazma sevdası baş gösterdi.
aforizma kelime oyunları yapıp kısa kısa cümleler yazmak değildir. bir aforzima eğer iyi yazılmışsa, üzerinde uzun uzun düşünülmüşse hacimli bir kitaba bedeldir. cioran’ın aforizmalarının tamamı bir kitap yoğunluğunda.
bu kitabında yine farklı konulara değinerek insanı ve varoluşu anlatmış yazar kendi fikrince. ama okuyana ders verme, yol gösterme derdinde değil asla, o dünyayı kendi gördüğü şekliyle anlatma peşinde.
o yüzden ilk paragrafta söylediğim gibi eğer bu kitabı minicikmiş diye alıp okumaya kalkarsanız içinizde oluşacak ve sizi yerle bir edecek depremlerden yazar sorumlu olmayacaktır.
daha önce burukluk kitabına yazdığım tanımda alıntıladığım bir aforizma ile bitireceğim bu tanımı, varın gerisini siz düşünün:
bir virgül uğruna ölünecek bir dünya düşlüyorum.
devamını gör...
küçük iskender
cerrahpaşa tıp fakültesini son sınıfta , istanbul üniversitesi sosyoloji bölümünü 3. sınıfta bırakıp kendini şiirlerine veren, 55 yaşında kaybettiğimiz şair yazar.
iyi şairlerin bir çoğu * çok da iyi yorumlayamıyor kendi şiirlerini. küçük iskender bu anlamda farklı bir adamdı. hem duygularıyla yazar, hem de iyi yorumlardı.
bir martıyı ağlattın işte,
bir çocuk garanti intihar eder artık.
....................
öldüreceğim kendimi dudaklarınla,
dudakların etle, şehvetle seferber.
sen! bana inen son kutsal kitap,
son fakir yatır,
son aciz peygamber!
bir martıyı ağlattın işte,
bir çocuk garanti intihar eder artık.
iyi şairlerin bir çoğu * çok da iyi yorumlayamıyor kendi şiirlerini. küçük iskender bu anlamda farklı bir adamdı. hem duygularıyla yazar, hem de iyi yorumlardı.
bir martıyı ağlattın işte,
bir çocuk garanti intihar eder artık.
....................
öldüreceğim kendimi dudaklarınla,
dudakların etle, şehvetle seferber.
sen! bana inen son kutsal kitap,
son fakir yatır,
son aciz peygamber!
bir martıyı ağlattın işte,
bir çocuk garanti intihar eder artık.
devamını gör...
ölüme gülüp geçecek derecede hayattan bezmek
deprem gibi koşullar hayattan bezme dinlemez ama ne kadar depresif olabilsek de içimizde kuvvetli bir yaşama içgüdüsü var
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
"bir ben miyim perişan gecenin karanlığında
yosun tuttu gözlerim yalnızlar rıhtımında"
yosun tuttu gözlerim yalnızlar rıhtımında"
devamını gör...
yalan
ilk zaman sadece söyleyeni memnun ettiği düşünülse de aslında kimseyi memnun etmez. aslında insan yalan söylemeye ilk kendinden başlar. yalan anlaşılması için kanıt ister bu yüzden insanlarca yoğun şekilde başvurulan bir durumdur.
yalan aklın çapağıdır. derin uykumuzdan uyanırken gözlerimizden
temizlememiz gerekendir. ancak bunu uyurken yapmak imkansızdır.
yalana ve riyaya en az bulaşmanın yolu ise haddini bilmektir, susmaktır.
yalan, söyleyenin boynunda ip'tir her zaman. o ipin altında duran o sandalyeyi tepecek kişidir. ama o öyle biri olmalıdır ki hiç yalana bulaşmamış olsun, çok zor. e peki o zaman kimse kimseye hesap soramayacak yapılan yanlışlıklar öylece
yapanın yanına kar mı kalacak diye sorarsanız, sabırla bekleyin derim.
yalan aklın çapağıdır. derin uykumuzdan uyanırken gözlerimizden
temizlememiz gerekendir. ancak bunu uyurken yapmak imkansızdır.
yalana ve riyaya en az bulaşmanın yolu ise haddini bilmektir, susmaktır.
yalan, söyleyenin boynunda ip'tir her zaman. o ipin altında duran o sandalyeyi tepecek kişidir. ama o öyle biri olmalıdır ki hiç yalana bulaşmamış olsun, çok zor. e peki o zaman kimse kimseye hesap soramayacak yapılan yanlışlıklar öylece
yapanın yanına kar mı kalacak diye sorarsanız, sabırla bekleyin derim.
devamını gör...
sanal arkadaşlığı reel hayata taşımak
sosyal medya, oyun siteleri, paylaşım siteleri ve çeşitli internet ortamları, bir çok nedenden dolayı günlük hayatımızda artık önemli bir rol oynamaya başladığı aşikar.
bir şekilde kendimizi bu platformun içinde buluyoruz. buradaki insanların karakterini bize yansıtılan şekilde görüyoruz. kimi hasta ruhlular, kendini süsleyip püsleyip mükemmel bir karaktere dönüştürerek polyanna oluyorlar. toplum olarak ilgiye, alakaya, güzel sözler duymaya alışmış olduğumuz için duygusallık ağır basıyor ve o an ne olduğu sorgulamadan inanılıyor. zaman ilerledikçe ikili ilişkiler kadın ya da erkek farketmez başka boyutlara ulaşıyor. onlar artık polyanna olmanın verdiği sevinçle kötülüğü yaymaya başlıyor. amaç bellidir, kötülük ruhlarına işlediği için vicdan yoksunu olurlar. sonuç, bir taraf gurur duyarak kendi ile övünürken ,diğeri duygusal çöküntünün vermiş olduğu acıyla hayattan kopma noktasına bile gelebiliyor.
etrafımızda böyle olan çok insan var. acı ama gerçek bu ki, saf duygular kötülükle tüketilmeye başladıkça merhamet kayboluyor.
tabi ki iyi insanlar ile de doğru zamanda tanışılabiliyor. o şansı bulabilenlerdenim. kimi ile uzun süren arkadaşlığım oldu. herkes yerini ve haddini bilmiştir.aşırı değer ve samimiyetle gösteriş yapmadığımız için değerli insanlar ile arkadaşlığımız devam etmektedir. onlar iyi kilerden.
bir şekilde kendimizi bu platformun içinde buluyoruz. buradaki insanların karakterini bize yansıtılan şekilde görüyoruz. kimi hasta ruhlular, kendini süsleyip püsleyip mükemmel bir karaktere dönüştürerek polyanna oluyorlar. toplum olarak ilgiye, alakaya, güzel sözler duymaya alışmış olduğumuz için duygusallık ağır basıyor ve o an ne olduğu sorgulamadan inanılıyor. zaman ilerledikçe ikili ilişkiler kadın ya da erkek farketmez başka boyutlara ulaşıyor. onlar artık polyanna olmanın verdiği sevinçle kötülüğü yaymaya başlıyor. amaç bellidir, kötülük ruhlarına işlediği için vicdan yoksunu olurlar. sonuç, bir taraf gurur duyarak kendi ile övünürken ,diğeri duygusal çöküntünün vermiş olduğu acıyla hayattan kopma noktasına bile gelebiliyor.
etrafımızda böyle olan çok insan var. acı ama gerçek bu ki, saf duygular kötülükle tüketilmeye başladıkça merhamet kayboluyor.
tabi ki iyi insanlar ile de doğru zamanda tanışılabiliyor. o şansı bulabilenlerdenim. kimi ile uzun süren arkadaşlığım oldu. herkes yerini ve haddini bilmiştir.aşırı değer ve samimiyetle gösteriş yapmadığımız için değerli insanlar ile arkadaşlığımız devam etmektedir. onlar iyi kilerden.
devamını gör...
dizileri gerçek sanan insan
aklıma şu repliği getirmiştir.
devamını gör...
mevlüt çavuşoğlu'nun protesto edilmesi
devamını gör...
engelli bir çocuğu doğurmak ister miydiniz sorunsalı
bugün, henüz yeni evlenmiş sayılan akrabalarımın doğacak çocuğunun down sendromlu olacağını öğrendiğimden beri aklıma takılan sorunsal. gerçekten de bir anne veya baba olarak içinde sıkışıp kalabileceğiniz en zor vicdani ikilemlerden birisi de budur herhalde.
yine de dürüst bir cevap vermem gerekirse, sanırım o çocuğun dünyaya gelmesini istemezdim ve kürtaja başvururdum. bunun için taş kalpli ya da engelli düşmanı da olmayacağım. çünkü bu dünya onlar için doğru bir yer değil. engelliler için tasarlanmamış bir dünyada, hor görülecek, evlenemeyecek, sınıf arkadaşlarının ve toplumun kendisine çekinerek ve acıyarak baktığı bir çocuğu, bu dünyaya getirmek, ona yapabileceğimiz en büyük zalimliklerden biri olurdu herhalde. yine de bilmiyorum. belki de vicdanım el vermeyebilirdi.
siz böyle bir durumda ne yapardınız sayın yazarlar? düşüncelerinizi merak ettiğim başlıktır.
yine de dürüst bir cevap vermem gerekirse, sanırım o çocuğun dünyaya gelmesini istemezdim ve kürtaja başvururdum. bunun için taş kalpli ya da engelli düşmanı da olmayacağım. çünkü bu dünya onlar için doğru bir yer değil. engelliler için tasarlanmamış bir dünyada, hor görülecek, evlenemeyecek, sınıf arkadaşlarının ve toplumun kendisine çekinerek ve acıyarak baktığı bir çocuğu, bu dünyaya getirmek, ona yapabileceğimiz en büyük zalimliklerden biri olurdu herhalde. yine de bilmiyorum. belki de vicdanım el vermeyebilirdi.
siz böyle bir durumda ne yapardınız sayın yazarlar? düşüncelerinizi merak ettiğim başlıktır.
devamını gör...
küfür içeren cümlelerin yasak olmasına anlam verememek
kısıtlı bir şekilde izin verilse bile suistimal edilebilir. 5 kelimenin 2'sinin küfür olmasını istemiyorum ben.
devamını gör...
karşılıklı nickaltı giren erkek ve kadın
bir mahsuru mu var dediğim başlıktır.
ben mesela, sevdiğim yazar kimse överim. kadınmış, erkekmiş her kim ise beni ilgilendirmiyor. ben burada tutankamonun laneti olarak varım. ne fazlası ne eksiği değilim. sadece yazarım. burada çok değerli insanlar ile konuşuyorum. onlardan çok şey öğreniyorum. hem yazıyor, hem muhabbet ediyor hem de seve seve nickaltı giriyorum.*
ben mesela, sevdiğim yazar kimse överim. kadınmış, erkekmiş her kim ise beni ilgilendirmiyor. ben burada tutankamonun laneti olarak varım. ne fazlası ne eksiği değilim. sadece yazarım. burada çok değerli insanlar ile konuşuyorum. onlardan çok şey öğreniyorum. hem yazıyor, hem muhabbet ediyor hem de seve seve nickaltı giriyorum.*
devamını gör...
düşündüren sözler
her tercih bir vazgeçiştir.
devamını gör...
vergi rekortmenleri listesinde dünyanın en fazla kamu ihalesi alan şirketlerinin olmaması
onlar veren tarafta değil hep alan tarafta oldukları için o listede hiçbir zaman olamazlar. az bi vergi borçları çıkar devlette onu siler affeder zaten. öğrencinin evine de öğrenim kredisi için haciz gönderir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
kuzguncuktaki vişne hanım bu ne güzel şarkı ama yaaa*.
devamını gör...
deniz salyası
bir kaç gündür gündemde olan organizmalar bütünü.
daha tıbbî terimle müsilaj diyelim biz ona.
şimdi efenim nedir bu marmarayı tehdit eden müsilaj dersek bir kaç yüzyıl geriye gitmemiz gerek. aslında müsilaj 18 yüzyıldan itibaren akdeniz'de görünen bir şey.
denizdeki canlıların yaşamları sonucu bazı ufacık algler çoğalır. bu algler aslında uysaldır. ama ortamdan rahatsız olurlarsa size salya sümük tükürürler. işte müsilaj aslında bu ortamda var olan alglerin yaşamlarına müdahale edilmesi sonucu tepki olarak bıraktıkları sıvılardır.
peki neden şimdi marmara'da hortladı derseniz hemen söyleyelim ki nerde çokluk orda bokluk düsturu ile hareket ediyorlar. alg bakıyor deniz suyu sıcaklık seviyesi artmış, bir daha bakıyor evsel ve sanayi atıkları yetersiz arıtımdan ötürü ortamlarına ortamlarına akıyor, bir daha bakıyor kii aşırı balıkçılık var sonra diyor tükürürüm böyle denizin içine diye isyan ediyor. bence en haklı organizmalardan biri.
neyse konu dağılmasın aslında bu müsilaj abiler iyi atıklardır ama bizim için değil. bitkiler için. bitkilerin su ve besin depolamasına yardımcı olurlar veya tohumları çimlendirmek için bu salya sümük abilere ihtiyaç vardır falan filan.
müsilaj istemiyorsanız temizliğe kendinizden başlayın. mesela ufacık, yarı çalışır beyninizi temizleyin. emin olun zamanla çevreyi de kirletmemeyi öğreneceksiniz.
daha tıbbî terimle müsilaj diyelim biz ona.
şimdi efenim nedir bu marmarayı tehdit eden müsilaj dersek bir kaç yüzyıl geriye gitmemiz gerek. aslında müsilaj 18 yüzyıldan itibaren akdeniz'de görünen bir şey.
denizdeki canlıların yaşamları sonucu bazı ufacık algler çoğalır. bu algler aslında uysaldır. ama ortamdan rahatsız olurlarsa size salya sümük tükürürler. işte müsilaj aslında bu ortamda var olan alglerin yaşamlarına müdahale edilmesi sonucu tepki olarak bıraktıkları sıvılardır.
peki neden şimdi marmara'da hortladı derseniz hemen söyleyelim ki nerde çokluk orda bokluk düsturu ile hareket ediyorlar. alg bakıyor deniz suyu sıcaklık seviyesi artmış, bir daha bakıyor evsel ve sanayi atıkları yetersiz arıtımdan ötürü ortamlarına ortamlarına akıyor, bir daha bakıyor kii aşırı balıkçılık var sonra diyor tükürürüm böyle denizin içine diye isyan ediyor. bence en haklı organizmalardan biri.
neyse konu dağılmasın aslında bu müsilaj abiler iyi atıklardır ama bizim için değil. bitkiler için. bitkilerin su ve besin depolamasına yardımcı olurlar veya tohumları çimlendirmek için bu salya sümük abilere ihtiyaç vardır falan filan.
müsilaj istemiyorsanız temizliğe kendinizden başlayın. mesela ufacık, yarı çalışır beyninizi temizleyin. emin olun zamanla çevreyi de kirletmemeyi öğreneceksiniz.
devamını gör...
büyük suriyeli mitingi
abi bazen küfürsüzlük gerçekten çok zor.
ulan araplar siz haddinizi çoktan aşmaya başladınız gözlerim dönmeye başlıyor.
eminim bir çok kişi aynı şeyi hissediyor.
nereye gitmiyorsunuz lan, ya güzellikle gidersiniz yada sizi önümüze katıp it gibi süreriz buradan. yettiniz artık lan!
ulan araplar siz haddinizi çoktan aşmaya başladınız gözlerim dönmeye başlıyor.
eminim bir çok kişi aynı şeyi hissediyor.
nereye gitmiyorsunuz lan, ya güzellikle gidersiniz yada sizi önümüze katıp it gibi süreriz buradan. yettiniz artık lan!
devamını gör...

