1.
1. anlamını hepimiz biliyoruz da "göreceli" anlamına da geldiğini şahsen yeni öğrendiğim sözcüktür.
tdk:
1. sıfat başka bir şeyle ilgisi olan, bağıntısı bulunan:
"bu durum da eğitim sorununun ekonomik ve sosyal gelişmeyle sıkı sıkıya bağıntılı olduğunu göstermektedir." - ergül han
2. sıfat kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, nispi, rölatif.
3. sıfat geçerliliği koşullara bağlı olan; görece, göreceli, göreli.
4. sıfat, felsefe bağlı olduğu nesne veya olay ile ilgili olarak değişen; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, rölatif.
5. sıfat, felsefe bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, nispi, rölatif.
6. isim, biyoloji organizmanın değişik yapı ve organları arasındaki uyum ve bağlantı; bağlılaşım.
yani, bu çok "bağıntılı" bir konu diyebiliyor muyuz mesela acaba, "göreceli" yerine?
hoş, ben türkçe konusunda çok iddialı değilim zaten; bana ingilizceyle gelin. *
tdk:
1. sıfat başka bir şeyle ilgisi olan, bağıntısı bulunan:
"bu durum da eğitim sorununun ekonomik ve sosyal gelişmeyle sıkı sıkıya bağıntılı olduğunu göstermektedir." - ergül han
2. sıfat kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, nispi, rölatif.
3. sıfat geçerliliği koşullara bağlı olan; görece, göreceli, göreli.
4. sıfat, felsefe bağlı olduğu nesne veya olay ile ilgili olarak değişen; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, rölatif.
5. sıfat, felsefe bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan; bağıl, görece, göreceli, göreli, izafi, nispi, rölatif.
6. isim, biyoloji organizmanın değişik yapı ve organları arasındaki uyum ve bağlantı; bağlılaşım.
yani, bu çok "bağıntılı" bir konu diyebiliyor muyuz mesela acaba, "göreceli" yerine?
hoş, ben türkçe konusunda çok iddialı değilim zaten; bana ingilizceyle gelin. *
devamını gör...