yazar: ece ayhan
yayım yılı: 1981
defterler, şair ece ayhan'ın günlük notlarından ve kişisel gözlemlerinden oluşan, günce ve anı türündeki bir düz yazı eseridir. kitap, şairin 1974 ekim'inden 1976 ağustos'una dek isviçre'de, özellikle zürih'te geçirdiği dönemde tuttuğu notlarının bir bölümünden oluşur.
yayım yılı: 1981
defterler, şair ece ayhan'ın günlük notlarından ve kişisel gözlemlerinden oluşan, günce ve anı türündeki bir düz yazı eseridir. kitap, şairin 1974 ekim'inden 1976 ağustos'una dek isviçre'de, özellikle zürih'te geçirdiği dönemde tuttuğu notlarının bir bölümünden oluşur.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 13.09.2025 18:15 tarihinde açılmıştır.
1.
" kara parçalarından bıktım, dünya benim vaktimi alıyor, alsın! "
1931/ 2002 yılları arasında yaşayan türk şair ve bürokrat ece ayhan imzalı eser; günlük ve anı türünde yer alan kitabımız 1981 yılında yayınlanmıştır.
1974 ekim ayında başlayan günlük 1976 haziran'ında son bulmuştur.
günlük türünde yer alsa da alışılagelen günlük tarzının biraz dışında sayılabilecek bir günlük gibiydi, bütün günü, duygu ve düşünceleri uzun uzun anlatmak yerine yalnızca o gün yaşadığı kayda değer şeyleri yazmayı tercih etmiş ece ayhan;
kitapta ilk olarak kendisinin hastalığı, hastane ve tedavi süreci odak noktasında iken daha sonra ilerleyen sayfalarda ise gezip gördüğü yerlere dair notlar ağırlık kazanıyor, bu günlüğün yazıldığı ortamın isviçre olduğunu söylemek gerekir, edebiyatçı dostlarından gelen mektuplar, dergiler, hediyeler onu biraz olsun mutlu ve teselli ediyor.
kitaptan öğreniyoruz ki ece ayhan ile tuncel kurtiz arkadaşmış, hiç tahmin etmezdim birbirlerini kişisel olarak tanıdıklarını, çünkü ikisinin de vâr oldukları sanat dünyaları apayrı, arkadaş olduklarını öğrenmek şaşırtıcı ve mutlu ediciydi.
ece ayhan bir yazardan ziyâde şair olarak vâr olduğu için yazıları belki şiirleri kadar tesirli gelmeyebilir ilk okunduğunda, ama düşündürücü ve etkileyici bir üslubunun ve düşünme biçiminin olduğu da bence inkâr edilemez.
duygudan ziyâde düşüncenin ve gözlemlerin ön planda olduğu, büyük bir şairin geçmişine bir bakış attığımız, okunulası bir eserdi.
seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bitiriyorum.
kitabın adına binâen hayat da zaten bir defter değil miydi?
kaç sayfa olduğunu bilemediğimiz...

— hayat bu kadar zor mu?
bu kadar çaba, hesap kitap?
insan evrendeki durumunu sık sık düşünürmüş, vakit bulursa..
sözgelimi, birisi annesi öldüğünde ikide bir denize bakar ya.
tahmin edilememek insanın temel bir niteliğidir; çok kötü bir şey bu..
kara parçalarından bıktım, dünya benim vaktimi alıyor, alsın!
....... başkasının ya da başkalarının görmesi gereken düşleri ben görüyorum,
tarihte bir şeyin aynı bir zamanda geçmediğini bilmeye çalışıyorum. kavramaya.
dünya, vaktimi alıyor.
1931/ 2002 yılları arasında yaşayan türk şair ve bürokrat ece ayhan imzalı eser; günlük ve anı türünde yer alan kitabımız 1981 yılında yayınlanmıştır.
1974 ekim ayında başlayan günlük 1976 haziran'ında son bulmuştur.
günlük türünde yer alsa da alışılagelen günlük tarzının biraz dışında sayılabilecek bir günlük gibiydi, bütün günü, duygu ve düşünceleri uzun uzun anlatmak yerine yalnızca o gün yaşadığı kayda değer şeyleri yazmayı tercih etmiş ece ayhan;
kitapta ilk olarak kendisinin hastalığı, hastane ve tedavi süreci odak noktasında iken daha sonra ilerleyen sayfalarda ise gezip gördüğü yerlere dair notlar ağırlık kazanıyor, bu günlüğün yazıldığı ortamın isviçre olduğunu söylemek gerekir, edebiyatçı dostlarından gelen mektuplar, dergiler, hediyeler onu biraz olsun mutlu ve teselli ediyor.
kitaptan öğreniyoruz ki ece ayhan ile tuncel kurtiz arkadaşmış, hiç tahmin etmezdim birbirlerini kişisel olarak tanıdıklarını, çünkü ikisinin de vâr oldukları sanat dünyaları apayrı, arkadaş olduklarını öğrenmek şaşırtıcı ve mutlu ediciydi.
ece ayhan bir yazardan ziyâde şair olarak vâr olduğu için yazıları belki şiirleri kadar tesirli gelmeyebilir ilk okunduğunda, ama düşündürücü ve etkileyici bir üslubunun ve düşünme biçiminin olduğu da bence inkâr edilemez.
duygudan ziyâde düşüncenin ve gözlemlerin ön planda olduğu, büyük bir şairin geçmişine bir bakış attığımız, okunulası bir eserdi.
seçtiğim bazı cümleleri bırakarak burada bitiriyorum.
kitabın adına binâen hayat da zaten bir defter değil miydi?
kaç sayfa olduğunu bilemediğimiz...

— hayat bu kadar zor mu?
bu kadar çaba, hesap kitap?
insan evrendeki durumunu sık sık düşünürmüş, vakit bulursa..
sözgelimi, birisi annesi öldüğünde ikide bir denize bakar ya.
tahmin edilememek insanın temel bir niteliğidir; çok kötü bir şey bu..
kara parçalarından bıktım, dünya benim vaktimi alıyor, alsın!
....... başkasının ya da başkalarının görmesi gereken düşleri ben görüyorum,
tarihte bir şeyin aynı bir zamanda geçmediğini bilmeye çalışıyorum. kavramaya.
dünya, vaktimi alıyor.
devamını gör...
