1.
öğrenmenin övgüsü
" artık her şey
kendi canının çektiğincedir... "
1898/ 1956 yılları arasında yaşayan alman şair ve yazar bertolt brecht imzalı eser; şiir türünde yer alır iken dilimize ise hasan kuruyazıcı tarafından çevrilmiş ve 1966 yılında yayınlandığı bilgisi verilmiştir.
bertolt brecht poems, bertolt brecht bütün şiirlerinden seçmeler, yarının büyüklerine şiirler adlı eserlerinden sonra kendisinden okuduğum son kitap bu oldu.
bertolt brecht okumak güzel bir şey.
lâakal benim için öyle.
bu kitabında bize siyasi kaygılar içerisinde olduğunu hatırlatıyor brecht,
bir dönem resimle ilgilenmiş olan adolf hitler'den ise badanacı olarak bahsediyor, ki badanacı derken onu kast ettiği kitabın ön sözünde de belirtilmiştir.
duygudan uzak, düşünceye dayalı şiirlerdi sıklıkla, buna rağmen kişisel dünyasının sızmış olduğu birkaç dizeye rastlamak da mümkün, bence okuru ve halkı uyandırmayı amaçlayan şiirlerdi, kişinin gözünü açmasını ve sorgulamasını isteyen, hatırlatan, vurgulayan şiirlerdi ekseriyetle.
sömürülen halkın sessiz çığlıklarını duyurmak isteyen bir tonda olan şiirler olduğu da açıkça görülmektedir, gidişat şu an böyle olsa bile bunu değiştirmek yine de senin elinde, demeye varan şiirlerdi de diyebilirim.
okurken etkileyici bulduğum bazı dizeler vardı, o dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.
*bazı dizelerde imlâ hatası olsa da şairin üslubuna sâdık kalınmıştır.

artık her şey kendi canının çektiğincedir.
derler: daha iyi olacak işler.
bense sormam;
ne zaman?
biliyoruz, geçiciyiz hepimiz
bizden sonra olmıyacak
söz etmiye değecek şey.
kısacası, her şey tamam
benim dertli yüzümü
bembeyaz soldurmak için.
duvarın üstünde tebeşirle bir yazı
savaş istiyorlarmış.
bunu yazan
kendi vuruldu...
seni yurda çağıracak haber
bildiğin dilde yazılmış gelecek.
durmadan yürüdük
ayakkabıdan çok ülke değiştirerek
sınıf kavgalarının arasından,
şaşa kaldık
ortada hep haksızlık,
hiç karşı koyan yok.
her şey değişiyor
yeni baştan
başlıyabilirsin son soluğunla.
ama olan oldu bir kere.
şaraba kattığın suyu
artık ayıramazsın.
olan oldu bir kere.
şaraba kattığın suyu
artık ayıramazsın, ama
her şey değişiyor. yeni baştan
başlıyabilirsin son soluğunla.
« ete zam var kenar mahallelerde.
bu gece badanacı konuşacak.
ulu tanrım, bir kulağımız olaydı
bilirdik, halimiz ne olacak.»
istiyorum, bilmiyeyim,
beni seviyor mu?
kendi canının çektiğincedir... "
1898/ 1956 yılları arasında yaşayan alman şair ve yazar bertolt brecht imzalı eser; şiir türünde yer alır iken dilimize ise hasan kuruyazıcı tarafından çevrilmiş ve 1966 yılında yayınlandığı bilgisi verilmiştir.
bertolt brecht poems, bertolt brecht bütün şiirlerinden seçmeler, yarının büyüklerine şiirler adlı eserlerinden sonra kendisinden okuduğum son kitap bu oldu.
bertolt brecht okumak güzel bir şey.
lâakal benim için öyle.
bu kitabında bize siyasi kaygılar içerisinde olduğunu hatırlatıyor brecht,
bir dönem resimle ilgilenmiş olan adolf hitler'den ise badanacı olarak bahsediyor, ki badanacı derken onu kast ettiği kitabın ön sözünde de belirtilmiştir.
duygudan uzak, düşünceye dayalı şiirlerdi sıklıkla, buna rağmen kişisel dünyasının sızmış olduğu birkaç dizeye rastlamak da mümkün, bence okuru ve halkı uyandırmayı amaçlayan şiirlerdi, kişinin gözünü açmasını ve sorgulamasını isteyen, hatırlatan, vurgulayan şiirlerdi ekseriyetle.
sömürülen halkın sessiz çığlıklarını duyurmak isteyen bir tonda olan şiirler olduğu da açıkça görülmektedir, gidişat şu an böyle olsa bile bunu değiştirmek yine de senin elinde, demeye varan şiirlerdi de diyebilirim.
okurken etkileyici bulduğum bazı dizeler vardı, o dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.
*bazı dizelerde imlâ hatası olsa da şairin üslubuna sâdık kalınmıştır.

artık her şey kendi canının çektiğincedir.
derler: daha iyi olacak işler.
bense sormam;
ne zaman?
biliyoruz, geçiciyiz hepimiz
bizden sonra olmıyacak
söz etmiye değecek şey.
kısacası, her şey tamam
benim dertli yüzümü
bembeyaz soldurmak için.
duvarın üstünde tebeşirle bir yazı
savaş istiyorlarmış.
bunu yazan
kendi vuruldu...
seni yurda çağıracak haber
bildiğin dilde yazılmış gelecek.
durmadan yürüdük
ayakkabıdan çok ülke değiştirerek
sınıf kavgalarının arasından,
şaşa kaldık
ortada hep haksızlık,
hiç karşı koyan yok.
her şey değişiyor
yeni baştan
başlıyabilirsin son soluğunla.
ama olan oldu bir kere.
şaraba kattığın suyu
artık ayıramazsın.
olan oldu bir kere.
şaraba kattığın suyu
artık ayıramazsın, ama
her şey değişiyor. yeni baştan
başlıyabilirsin son soluğunla.
« ete zam var kenar mahallelerde.
bu gece badanacı konuşacak.
ulu tanrım, bir kulağımız olaydı
bilirdik, halimiz ne olacak.»
istiyorum, bilmiyeyim,
beni seviyor mu?
devamını gör...


















