1.
karayip korsanları: siyah inci'nin laneti
özgün adı pirates of the caribbean: the curse of the black pearl olan ve senaryosu ise ted elliott, terry rossio tarafından yazılıp, gore verbinski tarafından yönetilen 2003 yapımlı amerikan filmi; serinin ilk filmidir.

başrolde ise johnny depp, orlando bloom, keira knightley, jack davenport, geoffrey rush, jonathan pryce gibi oyuncular rol almıştır.
filmimiz genç kadının geçmişi gördüğü bir rüya başlar ve bu rüya önem taşımaktadır.
jack sparrow ve demirci will turner arasındaki gerilimin zamanla dostluğa dönüşmesinin yanı sıra, korsanlarla verilen mücadeleyi, valinin kızı elizabeth swann'ın kurtarılma çabalarını, korsanların lanetten kurtulma çabasını, jack sparrow'un gemisi siyah inci'ye kavuşma uğruna verdiği mücadeleyi de konu edinmektedir.
will turner tesadüfen karşılarına yıllar önce çıkmış iken ona ait olan madalyon ise büyük önem taşır, kaptan barbossa'nın o madalyona ihtiyacı vardır, sahip oldukları lanetten kurtulmak için ise aranılan madalyonun sahibinin kanının dökülmesi gerekmektedir.
bu lanetin etkilerinden bazılarına örnek vermek gerekirse, korsanlar ölümsüz olmuştur, yemek, içmek, eğlenmek, kadınlar, şehvet, hiçbiri, hiçbiri onlara gerçek bir mutluluk veremez çünkü ölümden yoksun olmak hayatlarındaki eylemleri değersizleştirmiştir de bence...
taraflar arasında çıkan kavga, isyan, ayaklanma, küçük çaplı savaşlarla filmin dinamizmi sürekliliğini korur.
film hakkında kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
oyunculukların oldukça iyi, prodüksiyonuna ciddi emek verilmiş, müzikleri ile şâha kaldıran, insana denizcilik aşkı aşılayan bir film olduğu açıkça görülmektedir.
filmi az çok biliyor olsam da yıllar sonra ciddi anlamda izlemek önemli ve güzeldi.
bu tanım kaptan jack sparrow'a ithaf edilmiştir.
madalyonun sahibini elizabeth olarak düşünsek de tek sahibi will turner aslında...

başrolde ise johnny depp, orlando bloom, keira knightley, jack davenport, geoffrey rush, jonathan pryce gibi oyuncular rol almıştır.
filmimiz genç kadının geçmişi gördüğü bir rüya başlar ve bu rüya önem taşımaktadır.
jack sparrow ve demirci will turner arasındaki gerilimin zamanla dostluğa dönüşmesinin yanı sıra, korsanlarla verilen mücadeleyi, valinin kızı elizabeth swann'ın kurtarılma çabalarını, korsanların lanetten kurtulma çabasını, jack sparrow'un gemisi siyah inci'ye kavuşma uğruna verdiği mücadeleyi de konu edinmektedir.
will turner tesadüfen karşılarına yıllar önce çıkmış iken ona ait olan madalyon ise büyük önem taşır, kaptan barbossa'nın o madalyona ihtiyacı vardır, sahip oldukları lanetten kurtulmak için ise aranılan madalyonun sahibinin kanının dökülmesi gerekmektedir.
bu lanetin etkilerinden bazılarına örnek vermek gerekirse, korsanlar ölümsüz olmuştur, yemek, içmek, eğlenmek, kadınlar, şehvet, hiçbiri, hiçbiri onlara gerçek bir mutluluk veremez çünkü ölümden yoksun olmak hayatlarındaki eylemleri değersizleştirmiştir de bence...
taraflar arasında çıkan kavga, isyan, ayaklanma, küçük çaplı savaşlarla filmin dinamizmi sürekliliğini korur.
film hakkında kişisel fikirlerime geçmem gerekirse;
oyunculukların oldukça iyi, prodüksiyonuna ciddi emek verilmiş, müzikleri ile şâha kaldıran, insana denizcilik aşkı aşılayan bir film olduğu açıkça görülmektedir.
filmi az çok biliyor olsam da yıllar sonra ciddi anlamda izlemek önemli ve güzeldi.
bu tanım kaptan jack sparrow'a ithaf edilmiştir.
madalyonun sahibini elizabeth olarak düşünsek de tek sahibi will turner aslında...
devamını gör...


















