1.
aforizmalar (friedrich nietzsche)
" yaşamak acı çekmektir,
hayatta kalmak; bu acıda bir anlam bulmaktır. "
alman yazar, filozof ve ruhunda daha pek çok sıfatı daha barındıran friedrich nietzsche imzalı eser olup türkçe baskısının ilk olarak 2015 yılında yapıldığına dair bilgiler verilmiştir.
kitabın asıl adı hayat dediğin nedir ki? olsa da ben o cümlenin yoruma dayalı anket olarak algılanmaması için kitabı alt başlığı ile açmayı daha doğru buldum.
kitabımı erkan aslan çevirisinden okudum, çevirisi oldukça yalındı, daha zorlayıcı olmasını dilerdim.
şimdi ise kitabımıza geçelim;
kitaptaki aforizmaların yazarın diğer kitaplarından seçildiği ve derleme bir eser olduğunu belirtmekte fayda var.
hayat dediğin nedir ki? derken, hayatı katmanlarıyla ele alıyor büyük düşünür, her aforizmasının kendine özgü bir derinliği, bir tınısı var.
hayat, sanat, evlilik, aşk, ölüm, tanrı, hiçlik, bilgelik, yalnızlık, cehalet, doğruluk ve erdem, din ve öğretiler, kibir ve hiçlik, his, yücelik ve azlık, cennet ve cehennem, yazarlık, yaradılış ve fark ediş, benlik bazı aforizmaların benim için ifade ettiği anahtar kelimelerden ve çağrışımlardandı.
insan ruhuna belki de sigmund freud'dan daha keskin bir bakış atıyor nietzsche bize bu kitabında, insanın binbir türlü hâlini kendine özgü bir bakış açısıyla özümsüyor.
severek okuduğum bir kitap oldu.
okurken seçtiğim bazı sözleri bırakarak burada bir son veriyorum.

bütün büyük düşünceler, yürürken akla gelir.
bazı insanlar öldükten sonra gerçekten doğarlar.
hiçbir sanatçı gerçekliğe tahammül edemez.
en bilge insan, içinde çelişkileri bol olandır.
unutma olmadan yaşamak imkânsızdır.
mutluluk, unutabilmektir.
doğru, gerçek ve tek yol hangisi mi?
bu yol hiç vâr olmadı.
olgu diye bir şey yoktur,
sadece yorumlamalar vardır.
tek ihtiyacım bir kâğıt ve yazmamı sağlayacak bir kalem. bunlarla dünyayı altüst edebilirim.
aslında, tek bir hıristiyan oldu,
o da çarmıha gerilip öldürüldü.
devletin her söylediği yalandır ve sahip olduğu her şeyi hırsızlıkla elde etmiştir.
bir kez uyandın mı, sonsuza dek uyanık kalacaksın.
doğrular, yanılsama olduğunu unuttuğumuz yanılsamalardır.
kim, ne zaman yeni bir cennet yaratmaya girişmişse, gücü kendi cehenneminden almıştır...
en yüksek dağlara tırmanan kişi, gerçek veyahut hayali bütün trajedilere güler.
benden bir şey anladığını düşünen kişi, kendi imajından, bana dair bir şey oluşturmuştur sadece.
sözcüklerle adlandırdığımız şeyler çoktan kalplerimizde ölmüş şeylerdir.
yalan söylemeyen kişi doğrunun ne olduğunu bilemez.
insanlar bazen doğruyu duymak istemezler çünkü içinde yaşadıkları yanılsamanın yok olmasını kaldıramazlar.
ben bir insan değilim, bir dinamitim.
iyi yaşam her zaman değişim içindedir, zorlayıcıdır, pişmanlıktan yoksundur, yoğundur, yaratıcıdır ve risk doludur.
aşk kördür.
hayatta kalmak; bu acıda bir anlam bulmaktır. "
alman yazar, filozof ve ruhunda daha pek çok sıfatı daha barındıran friedrich nietzsche imzalı eser olup türkçe baskısının ilk olarak 2015 yılında yapıldığına dair bilgiler verilmiştir.
kitabın asıl adı hayat dediğin nedir ki? olsa da ben o cümlenin yoruma dayalı anket olarak algılanmaması için kitabı alt başlığı ile açmayı daha doğru buldum.
kitabımı erkan aslan çevirisinden okudum, çevirisi oldukça yalındı, daha zorlayıcı olmasını dilerdim.
şimdi ise kitabımıza geçelim;
kitaptaki aforizmaların yazarın diğer kitaplarından seçildiği ve derleme bir eser olduğunu belirtmekte fayda var.
hayat dediğin nedir ki? derken, hayatı katmanlarıyla ele alıyor büyük düşünür, her aforizmasının kendine özgü bir derinliği, bir tınısı var.
hayat, sanat, evlilik, aşk, ölüm, tanrı, hiçlik, bilgelik, yalnızlık, cehalet, doğruluk ve erdem, din ve öğretiler, kibir ve hiçlik, his, yücelik ve azlık, cennet ve cehennem, yazarlık, yaradılış ve fark ediş, benlik bazı aforizmaların benim için ifade ettiği anahtar kelimelerden ve çağrışımlardandı.
insan ruhuna belki de sigmund freud'dan daha keskin bir bakış atıyor nietzsche bize bu kitabında, insanın binbir türlü hâlini kendine özgü bir bakış açısıyla özümsüyor.
severek okuduğum bir kitap oldu.
okurken seçtiğim bazı sözleri bırakarak burada bir son veriyorum.

bütün büyük düşünceler, yürürken akla gelir.
bazı insanlar öldükten sonra gerçekten doğarlar.
hiçbir sanatçı gerçekliğe tahammül edemez.
en bilge insan, içinde çelişkileri bol olandır.
unutma olmadan yaşamak imkânsızdır.
mutluluk, unutabilmektir.
doğru, gerçek ve tek yol hangisi mi?
bu yol hiç vâr olmadı.
olgu diye bir şey yoktur,
sadece yorumlamalar vardır.
tek ihtiyacım bir kâğıt ve yazmamı sağlayacak bir kalem. bunlarla dünyayı altüst edebilirim.
aslında, tek bir hıristiyan oldu,
o da çarmıha gerilip öldürüldü.
devletin her söylediği yalandır ve sahip olduğu her şeyi hırsızlıkla elde etmiştir.
bir kez uyandın mı, sonsuza dek uyanık kalacaksın.
doğrular, yanılsama olduğunu unuttuğumuz yanılsamalardır.
kim, ne zaman yeni bir cennet yaratmaya girişmişse, gücü kendi cehenneminden almıştır...
en yüksek dağlara tırmanan kişi, gerçek veyahut hayali bütün trajedilere güler.
benden bir şey anladığını düşünen kişi, kendi imajından, bana dair bir şey oluşturmuştur sadece.
sözcüklerle adlandırdığımız şeyler çoktan kalplerimizde ölmüş şeylerdir.
yalan söylemeyen kişi doğrunun ne olduğunu bilemez.
insanlar bazen doğruyu duymak istemezler çünkü içinde yaşadıkları yanılsamanın yok olmasını kaldıramazlar.
ben bir insan değilim, bir dinamitim.
iyi yaşam her zaman değişim içindedir, zorlayıcıdır, pişmanlıktan yoksundur, yoğundur, yaratıcıdır ve risk doludur.
aşk kördür.
devamını gör...





















