1.
ilahiyat, tanrılık veya direkt tanrı [god] manasına gelen ingilizce sözcük. genelde çok tanrılı anlayışlarda kullanılan bir sözcüktür ama the deity denirse tek ve mutlak tanrı manasına da gelebilir. latince deus'tan gelmektedir.
dungeons and dragons'taki tanrılara genelde deity denir. bunlar normalde büyük tanrılar, yani greater deity; orta güçteki tanrılar, yani intermediate deity veya az kudretli tanrılar, yani lesser deity'lerdir. deity'nin genel kapsamında da ölümlülerle farklı şekillerde temasa geçebilir bu ilahi kudretler, d&d'de de bu böyledir. zaten d&d'deki deity'lerin de azımsanmayacak kısmı farklı gerçek teolojilerden/mitolojilerden alınmadır.

bazı iyi bilinen bilinen d&d tanrıları: boccob, amaunator, mystra, azuth, nerull, cronus/kronos, bane, bhaal, bahamut, tyr, cyric, oghma, silvanus, karsus, tempus, savras, lolth ve vecna olarak sayılabilir. daha sayısız deity var tabii d&d'de.
d&d'de deity'ler arası hiyerarşi de yaygın rastlanan bir şeydir. bazı deity'ler veya demigod'lar daha kudretli deity'lere hizmet edebilirler. mesela büyü/büyücülük/büyücüler bağlamındaki deity'ler düşünüldüğünde velsharoon ve savras, azuth'a hizmet etmektedir ama o da mystra'ya hizmet etmektedir. mystra'nın bir de "chosen one"ları meşhurdur, yani seçilmiş kişileri. bunlardan ilk akla gelen isim, epik büyücü elminster aumar'dır. elminster elbette bir deity değil ama hani hiyerarşinin altlarına da ineyim demiştim, ki mystra'nın chosen'ı olması kendisine sıra dışı güçler kazandırmıştır. bazı deity'ler ise pek kudretli olmasalar da diğer deity'lere hizmet etmez ama aptal değillerse kendilerinden güçlü deity'lere saygı duyarlar ve yerine göre onlardan çekinirler/sakınırlar.
jergal/nakasr denen deity ise çoğu büyük tanrıdan daha kadim bir greater deity imiş zamanında ve baş ölüm tanrısıymış ama çağlar boyunca bulunduğu bu pozisyonundan sıkılıp daha güçsüz bir tanrı olmayı tercih etmiş ve kendi eski kudretli pozisyonunu bane, bhaal ve myrkul'a devretmiş. hani böyle karakterin güç manyağı olduğunu ve ya daha kudretli olmayı, olamıyorlarsa da kendi konumlarını korumayı öncelikleri yaptığını düşünürüz, ancak jergal bu bağlamda şaşırtıcı bir karşı örnek diyebilirim.
birçok d&d deity'sinin düşman/rakip olduğu deity'ler olduğu gibi dost/müttefik olduğu deity'ler de vardır ama işte bu durumlar zamanla ve vaziyete göre değişebilir de. misal hırsızlık, "kandırıkçılık" gibi şeylerin deity'si mask yalnızlığı çok seven ve tercih etmiş bir deity olsa da, bu tercihinden evvel bane ile defalarca müttefiklik yapmışlığı vardır zira bu ikisi de cyric'ten nefret etmektedir. mask da "chosen one"ları olan bir deity'dir diye de ekleyeyim, tıpkı üstte bahsettiğim mystra gibi. böyle chosen'ları olan başka deity'ler de var da bu iki örnek yeterli.
vecna, stranger things dizisiyle birlikte epey popülarite kazandı. kendisi esasen bir lesser deity'dir, yani çok da kudretli tanrısal varlıklar arasında sayılmaz. gerçi bunların az kuvvetlileri bile çok kudretlidir elbette. sonuçta tanrı... kendisi bir lich deity bu arada. bu lich-god'ın da diğer deity'lerle veya işte deific güçleri olan varlıklarla olan ilişkilerinden de biraz bahsedeyim, bu minvaldeki bilgilerin hepsini aktarmasam da. kendisinin asmodeus adlı archdevil ile çıkar amaçlı bayağı münasebeti olmuştur, fakat ironik olarak bu baş şeytanın hizmetkarlarından biri vecna'nın çok önemli bir sırrını çalmıştır. raven queen denen tanrıça ise vecna'nın büyük düşmanlarından biridir. hemen altta dediğim gibi vecna'nın faluzure adlı bir eksarhı/ajanı/hizmetkarı varken, bir iddiaya göre vecna da the serpent denen ve bir overdeity olduğundan şüphelenen varlığa hürmet etmektedir. overdeity konusunu yazının sonlarına ekledim sonradan, yani bunu da ondan sonra edit geçip belirtiyorum. neyse, daha fazla kafa karıştırmayayım. *
faluzure adlı ejderha tanrı de işte sözlükte başlığını açıp kapsamlıca tanıttığım dungeons & dragons: wrath of the dragon god filmindeki o dragon god'dır. yani bu da bir deity. hemen yukarıda bahsettiğim vecna'nın bir eksarhıdır [exarch], yani onun hizmetkarı veya ajanı gibi bir şeydir faluzure. vecna da büyük deity'lerden biri değildir ama işte faluzure demek ki ondan da daha zayıf bir deity. buna rağmen ilgili filmi izlerseniz kendisinin ne kadar güçlü olduğunu da görebilirsiniz. yani işte deity sonuçta, haha. yine aynı filmde obad-hai isimli tanrı da doğrudan olmasa da önemli rol oynuyor diyebiliriz.
maglubiyet ve kurtulmak adlarındaki deity'lerin isimleri de biz türklere komik gelir. bana geliyor en azından. oğlum bunlar nasıl tanrı isimleri? haha. baldur's gate ii: shadows of amn oyununu oynayan türklerin çoğu kurtulmak adını görünce gülmüştür eminim. ben gülmüştüm en azından. hahaha.
d&d deity'leri genelde belirli pantheon'larda (tanrılar topluluğu) yer alırlar ve sıklıkla başlarında bir greater deity veya güçlü birkaç tanrıdan oluşan bir birlik olur. bunların arasında mesela nordik, kelt, antik mısır, babil ve yunan panteonları gibi gerçek teoloji ve dinlerden alınanlar da, d&d'ye özel yaratılan tanrılardan oluşan panteonlar da vardır.
d&d'deki deity'lerin portfolio'ları ve domain'leri olur ve onlara tapan karakterler farklı güçler kazanabilir bu doğrultuda. gerçi d&d edisyonlarına göre bu konu çok dallanıp budaklanıyor aslında. yani şimdi girersem çıkamam. hani çok basit olarak chaos, order, death, war, magic, necromancy, nature, darkness, trickery, water, fire gibi domain'lerden bahsedebilirim ve d&d cleric'lerinin divine magic'lerinde de belirleyici bir şeydir tanrısının domain'leri, yani alanları.
iyi deity'ler, nötr deity'ler ve kötü/evil deity'ler vardır d&d'de; ya da işte kimisi kaos getirici, kimisiyse düzen sağlayıcı falan olabilir. bunların bazısı kendisine tapanlarla ilgilenir: onlara yardım edebilir, onları ödüllendirebilir veya cezalandırabilir; kimisi ise ölümlülerle pek de ilgilenmemeyi tercih eder.
bu deity'ler kendi aralarında çatışabilirler de. yani kimisi birbiriyle iyi geçinir, kimi nispeten zayıf tanrılar daha güçlü tanrılara hizmet eder; ama kimi deity'ler/tanrılar da birbiriyle düşmandır ve/ya birbirleriyle çatışabilirler. hatta şeytani kimi varlıklarla da böyle tanrısal varlıklar çatışabiliyor d&d'de ve kimin kazanacağı belli olmayabiliyor zira şeytani varlıklar arasında da müthiş güçlü olanları var. mesela orcus denen demon prince (şeytan prens), maanzecorian adlı illithid [mind flayer] deity'yi öldürmüştü. gerçi bir iddiaya göre maanzecorian tam yok olmamış ama işte orcus bunun ebesini bellemişti. yani deity'ler de yenilebiliyor veya öldürülebiliyor işte d&d'de.
yine başlığını açıp tanıttığım midnight chronicles filminin evreni olan midnight setting'inde izrador adlı karanlık tanrı/ dark deity, buradaki diğer tüm ilahi güçleri yok edip mutlak tanrısal hakimiyetini sağlıyordu. yani o derece ki, legate denen izrador tapınıcısı rahiplerden [priest/cleric] değilseniz bu class'ta başka bir opsiyonunuz olmuyordu zira diğer hiçbir tanrı sizin dualarınıza veya ayin gibi başka türden iletişim çabalarınıza yanıt verebilecek bir halde değildi. sanırım d&d'deki ilahiyat boyutunda gördüğüm en distopik konsept bu olabilir.
d&d'deki tanrılar ölümlülerin boyutlarına/düzlemlerine genelde avatar'larını yada proxy'lerini, agent'larını falan gönderirler. mesela bir illithid deity olan ilsensine'in böyle işlerini normalde lugribossk denen proxy'si görür. bu proxy bile anormal güçlü bir karakter aslında ve o bile işte böyle müdahalelerde seçici davranmak durumundadır.
burada temel olarak bir deity'nin kendi olarak prime materal plane'e gelmesinin kimi olası sakıncalarını düşünmek gerekir. demiş olduğum gibi çoğu deity'nin başka tanrısal düşmanları olur ve bir deity, doğrudan bir savaşa kendisi olarak katılırsa başka tanrılar da bu olaya karışır ve bu onarılamaz yıkımlar yaratabilir. bazı deity'ler zaten istese de kendisi olarak böyle düzlemlere inemese de, inebilenler de genelde doğrudan kendisi olarak müdahale etmemeyi yeğler, ölümlülerin arasındaki meselelere.
deiity'lerin avatar'ları da elbette çok kudretlidir ama bunların ölümlü kahramanlar veya işte kötücül karakterler tarafından yenilgiye uğratılabilmesi imkansız da değildir. eski d&d edisyonlarında bu avatar'ların class'ları da olurdu: örneğin cleric: 20 / mage: 20 gibi. yani işte mesela siz de epik seviyelerdeki bir karakterseniz ve/ya ileri seviyelerdeki karakterlerden oluşan bir ekipseniz bir deity'nin avatar'ını gayet de yenilgiye uğratabilirsiniz. hoş, işte böyle bir savaşı kazansanız bile ilgili deity'nin esas benliğine bir şey olmaz ve kendisi başka bir planla ve/ya yeni bir avatarını göndererek emeline ulaşmayı yeniden deneyebilir.
deity'lerin bazen class'larının olabildiğini söylemiştim ve kimi deity'lerin ability score'ları da olabilir. yalnız bazı deity'lerin de böyle nitelikleri ölçülemez. mesela az bilinen ama official d&d deity'lerinden biri olan ve lord of time diye anılan aniu'nun intelligence score'u için unmeasurable/ölçülemez denmektedir. sonuçta tanrı bunlar ve işte böyle ability score'larının diğer türlü karakterlerden çok daha yüksek olması veya ölçülemeyecek seviyelerde olabilmesini de doğal karşılamak lazım. ya da yine az bilinen ama official d&d tanrılarından olan karnawenn isimli yüksek kaos deity'sinin divine ve arcane, mevcut tüm büyüleri yapabiliyor olmasına da şaşmamak lazım aynı sebeple.
d&d'de bir deity'lerin nasıl tanrısalvarlıklar olduğu büyük çeşitlilik gösterir. kimisi kadim tanrılardır bunların mesela. veya rad isimli tanrı mesela ölümsüz tanrı olmak için gerekli olan prosedürleri uygulamadan bir deity olabilmiştir. daha doğrusu kendisi etienne d'ambreville adlı bir ölümlü insan bir büyücüyken bir nükleer reaktörü aktive ederek ilahi kudretlerini kazanmıştır. bu yüzden kendisi diğer tanrılar tarafından hiç sevilmese ve benimsenmese de kadim tanrısal varlıklar onu kabul edince o da "legal" bir d&d deity'si olabilmiştir.
mellifleur adlı lich deity'nin hikayesi de bu bağlamda enteresandır. kendisi de rad gibi başta ölümlü bir büyücüdür ve standart bir lich olmak için harekete geçtikten ve gerekli ritüelleri uyguladıktan sonra beklenmedik bir şey olur ve kendisinin ritüelleri, nerull adlı deity'nin ilahi kudretinden kendisine enerji çeker. nerull, bir hizmetkarına ilahi kudretler bahşederken işte nasılsa mellifleur şans eseri bu enerjiden kendisine ilahi kudret çekmeyi başarır ve bir lich god/deity olur böylelikle.
d&d'deki deity'lerin genelde birden fazla görünüşleri/suretleri olur. misal vampirik bir tanrı/deity olan kanchelsis/mastraacht ya vahşi bakışlı, bol tüylü, karmakarışık saçlı, pençeleri olan, kurtlarla gezen, boğaz parçalayıp vücut yararak içebildiği kadar insan kanı içerek vahşet saçan aşırı kaslı bir adam/yaratık gibi görünür; ya da ince vücutlu, şık, tertemiz giyinen bir insan ya da half-elf olarak görünür. insansı hiçbir görünümsel yanı olmayan bazı deity'lerin de işte takipçilerine/tapanlarına insani bir surette kendini göstermek de yaygındır d&d deity'lerinde.
d&d deity'lerinin kimisi mesela ruornil gibi çok güçlü bir büyücü gibi olabilir ve ilk bakışta kendisini tipik bir insan veya insansı büyücü sanabilirsiniz, kimisi sekolah gibi dev bir büyük beyaz köpek balığı şeklinde veya hatta dünya dışı bir görünümde olabilir, kimisi ise soggelos gibi hem bir ahtapot şeklinde hem de mavi tenli ve yüzgeçli gibi el ve ayakları olan ama gene insansı bir biçimde görünebilir. bu deity'lerin kimisinin tek tip görünüşü vardır işte ve kimisi biraz da duruma göre nasıl görünmek istediğini tercih edebilir. yani hiçbir şekilde görülemeyen ve algılanamayan deity'ler de vardır muhakkak. hatta misal d&d ghostwalk setting'inin deity'lerinden biri olan nessek, yine bu setting'in bir deity'si olan soggelos'u hiçbir şekilde algılayamıyor. bu da ilgincime gittiğinden aklımda kalmış.
bazı d&d deity'lerinin meydana gelen olaylar neticesinde mizaçlarının ve işte ölümlü takipçilerine olan davranışlarının değiştiğine de rastlanabilir. mesela aventernus, geçmişte gayet geniş/rahat bir tanrıymış ve tanrısı olduğu huzurlu yerdeki denizcilik ve deniz ticareti faaliyetleriyle ilgileniyormuş ama sonra o deniz yönettiği coğrafyayı yutup korkunç bir felaket hükmettiği bölge ve insanları ölümcül bir duruma sokunca katı bir tanrıya dönüşmüş. kendisi de zaten sular altında kalan ilgili toprakların insanlarını akuatik insansı canlılara [aventi] dönüştürmüş zira bundan başka bir opsiyonu yokmuş gibi görünüyor.
d&d deity'lerinin genelde sembolleri olur. alttaki görselde bunların bir kısmını görebilirsiniz:

bazı deity'lerin farklı d&d edisyonlarda farklı adları olabiliyor. buna bir örnek kesin görmüştüm ama şu anda aklıma gelmedi. ayrıca farklı d&d setting'lerinde birbirinin muadili sayılacak deity'ler de var, işte domain/portfolio bakımından benzeşen... bazı d&d deity'leri sadece belirli setting'lerde varken, farklı setting'lerde aynı deity'lere rastladığımız da olabiliyor. bir de farklı halklar tarafından ve/ya farklı zamanlarda farklı adlarla hitap edilen deity'ler de var. örneğin jergal'a netheril düştükten sonra o topraklarda kurulan yerlerde nakasr deniyor. mesela elf'lerin başka, dwarf'ların veya işte human'ların falan başka adlarla andığı tanrılar da vardı. yani tek bir tanrı ama farklı ırklar farklı isimlerle anıyor. böyle şeylere de rastlamıştım ama aklıma yine bir örnek gelmedi şu anda. gelirse bir edit geçerim buraya. bazı böyle şeyleri okuyalı çok fazla sene oldu işte ve aklımda kalmaması doğal. bir ara aklıma gelirse ya da bir yerde gene rastlarsam tanıma örnek eklerim.
ek olarak farklı aspect veya alias sahibi deity'ler de var. mesela chronos/kronos, zamanla labelas enoreth'in bir aspekti olmuş. d&d'den çıkıp gerçek hayattaki teoloji ve mitoloji bağlamına gelirsek de aslında böyle şeyler okuduğumu hatırlıyorum. mesela bazı eski bağımsız ve kudretli tanrılar zamanla marduk gibi aşırı kudretli tanrıların sadece bir aspekti haline gelebiliyor, ki aslında marduk nispeten önemsiz bir tanrıyken zamanla geçmişin kudretli tanrılarını da kapsayan bir deity'ye dönüşüyor da diyebiliriz kadim mezopotamya teolojisinde. böyle şeyler elbette tesadüf değil. bu tarz şeyleri d&d içeriği üreticileri zaten direkt böyle eski kültürel kaynaklardan esinlenerek kendi konseptlerine uydurmuştur muhakkak.
bir de bu deity'ler mevzuunda kafa karıştıran durumlar da yok değil d&d'de. mesela mellifleur ve velsharoon aynı deity gibi görünüyor ama farklı d&d kaynakları tarandığında bu bağlamda çeşitli tutarsızlıklara da rastlamıyor değiliz. veya mesela tiamat ve dragonlance setting'indeki takhisis'in aynı deity olduğu iddiaları olsa da işte bu da biraz kompleks bir mevzu. pelor, amaunator ve lathander üçlüsü için de benzer bir şey söylenebilir.
deity'ler net tanrılar olsa da yarı tanrılar da vardır d&d'de. bunlara genelde demigod dense de demideity de denebilir. bu tarz karakterler genelde annesi ve babasından biri bir ölümlü, diğeriyse bir tanrı veya şeytansı olsa da tanrısal güçlere sahip bir varlık olan karakterlerdir. misal online personam olan count dahlvier'ın tanıtıldığı kaynak olan iuz the evil'daki iuz bir yarı tanrıdır ve bu bayağı prime material plane'deki çok geniş topraklara hükmetmektedir. gerçi benim topraklarıma, yani dahlvier'ın topraklarına hükmettiği de söylenemez zira burası özerk bir bölge ve iuz buraya askerlerini gönderdiğinde bunlar sağ çıkamıyor. haha.
bir de quasi-deity'ler var. bunların en zayıflarına "sözde tanrı"lar denebilir. gene de tanrısal güçleri vardır elbette böyle karakterlerin de. bunlara quasi-power veya hero deity de denebiliyor. demigod'lar da esasen quasi-deity'ler arasında sayılabilir, yani burada quasi-deity/god derken yarı tanrı'yı kastedebiliriz de. bunlardan bazıları greater deity'lerle veya intermediate deity'lerle olmasa da kimi lesser deity'lerle aşık atabilirler. ölü olan ama hala belli oranda kudret sahibi olan deity'lere de böyle denebilir. ayrıca titanlar da quasi deity'ler kapsamındadır.
primordial'lar, great old ones falan da bu kapsama alınabilir elbette. mesela ulctilantilokla adı verilen primordial sadece kısmen gerçeklik düzlemindedir ve çoklu evrenin (multiverse) ilk rüyasından doğan bir varlık (ya da yarı-varlık) olduğu ve özgürce dolaştığı bilinmektedir kendisinin. teknik olarak bir deity sayılmayabilir belki ama işte bence gayet de ilahi nitelikleri olan bir şey.
ek olarak xammux gibi tuhaf tanrısal varlıklar da karşımıza çıkabiliyor d&d'de. bu mesela en az 6 ayrı varlıktan oluşan ama bir şekilde tek bir tanrısal varlık. gördüğün en tuhaf ve gizemli d&d varlıklarından biridir, yazık ki çok az detaylandırılmıştır; gelgelelim buna doğrudan bir tanrı/deity demek yerine tanrısal bir varlık veya varlıklar bütünü demek daha yerinde olur kanısındayım. tyranthraxus adlı kötücül ruhtan da bahsetmek istedim son olarak. bu da bir tanrı değil ama kayıp 7 tanrı'dan biri olarak bahsediliyor kendisinden. gene de bu da bir deity değil. yani bir tür yugoloth olduğu düşünülüyormuş [ultroloth]. çok kadim bir şeymiş ama bu tyranthraxus. belki de bir zamanlar bir deity idi... sözlükte daha önce tanıttığım gwydiesin'i de belki deific bir varlık olarak görebiliriz. tipik bir bard olmaktan zaten çok öte, unique bir karakter ve yer verildiği kaynakta kendisine bir hero deity veya demigod denmese de öyle değerlendirmek de abes olmaz kanısındayım.
time dragon'ı da tanıtmıştım sözlükte. başlığına tıklayıp görebileceğiniz gibi bir deity olmadığı halde kimi deity'ler kadar kudretli bir varlık olduğundan dem vurmuştum bu ejderha türünün.
sahi overgod/overdeity/overpower diye bir şey de var d&d'de, fakat bu bağlamda mutlak tasdiklenen tek über güçlü deity lord ao'dur [ao]. bazı bilgeler farklı overgod'lardan bahsetseler de ao dışındakilerin gerçekten birer overgod olduğu, üzerinde tam uzlaşılmış bir şey değildir. misal lady of pain, çok bilinmezli/gizemli bir karakterdir ve şehrine deity'lerin girmesine engel olabilmektedir, hatta iddialara göre istediği takdirde deity'leri öldürebilme gücüne sahiptir. yalnız, kendisinin bir tek insan olmadığı biliniyor ve deity mi, o bile meçhul. "overpowered" bir varlık olduğu kesin olsa da bir deity/god(dess) olup olmadığı belli olmadığı için kendisine bir overdeity demek de uygun olmayabilir. sadede gelirsek... overgod(lar), greater deity'lerden bile güçlüdür. overgod için "tanrıların tanrısı" dahi denebilir.
bu mevzuda ilk etapta aklıma gelenler bunlar oldu ve sonradan bazı eklemeler yapsam da daha bu konuda söylenebilecek çok şey var. belki ileride bir zaman bu yazımı çok daha genişletebilirim farklı eklemeler yaparak. belki de böyle bırakırım ve bu tek etap olarak kalır. deity bilir artık. *
dungeons and dragons'taki tanrılara genelde deity denir. bunlar normalde büyük tanrılar, yani greater deity; orta güçteki tanrılar, yani intermediate deity veya az kudretli tanrılar, yani lesser deity'lerdir. deity'nin genel kapsamında da ölümlülerle farklı şekillerde temasa geçebilir bu ilahi kudretler, d&d'de de bu böyledir. zaten d&d'deki deity'lerin de azımsanmayacak kısmı farklı gerçek teolojilerden/mitolojilerden alınmadır.

bazı iyi bilinen bilinen d&d tanrıları: boccob, amaunator, mystra, azuth, nerull, cronus/kronos, bane, bhaal, bahamut, tyr, cyric, oghma, silvanus, karsus, tempus, savras, lolth ve vecna olarak sayılabilir. daha sayısız deity var tabii d&d'de.
d&d'de deity'ler arası hiyerarşi de yaygın rastlanan bir şeydir. bazı deity'ler veya demigod'lar daha kudretli deity'lere hizmet edebilirler. mesela büyü/büyücülük/büyücüler bağlamındaki deity'ler düşünüldüğünde velsharoon ve savras, azuth'a hizmet etmektedir ama o da mystra'ya hizmet etmektedir. mystra'nın bir de "chosen one"ları meşhurdur, yani seçilmiş kişileri. bunlardan ilk akla gelen isim, epik büyücü elminster aumar'dır. elminster elbette bir deity değil ama hani hiyerarşinin altlarına da ineyim demiştim, ki mystra'nın chosen'ı olması kendisine sıra dışı güçler kazandırmıştır. bazı deity'ler ise pek kudretli olmasalar da diğer deity'lere hizmet etmez ama aptal değillerse kendilerinden güçlü deity'lere saygı duyarlar ve yerine göre onlardan çekinirler/sakınırlar.
jergal/nakasr denen deity ise çoğu büyük tanrıdan daha kadim bir greater deity imiş zamanında ve baş ölüm tanrısıymış ama çağlar boyunca bulunduğu bu pozisyonundan sıkılıp daha güçsüz bir tanrı olmayı tercih etmiş ve kendi eski kudretli pozisyonunu bane, bhaal ve myrkul'a devretmiş. hani böyle karakterin güç manyağı olduğunu ve ya daha kudretli olmayı, olamıyorlarsa da kendi konumlarını korumayı öncelikleri yaptığını düşünürüz, ancak jergal bu bağlamda şaşırtıcı bir karşı örnek diyebilirim.
birçok d&d deity'sinin düşman/rakip olduğu deity'ler olduğu gibi dost/müttefik olduğu deity'ler de vardır ama işte bu durumlar zamanla ve vaziyete göre değişebilir de. misal hırsızlık, "kandırıkçılık" gibi şeylerin deity'si mask yalnızlığı çok seven ve tercih etmiş bir deity olsa da, bu tercihinden evvel bane ile defalarca müttefiklik yapmışlığı vardır zira bu ikisi de cyric'ten nefret etmektedir. mask da "chosen one"ları olan bir deity'dir diye de ekleyeyim, tıpkı üstte bahsettiğim mystra gibi. böyle chosen'ları olan başka deity'ler de var da bu iki örnek yeterli.
vecna, stranger things dizisiyle birlikte epey popülarite kazandı. kendisi esasen bir lesser deity'dir, yani çok da kudretli tanrısal varlıklar arasında sayılmaz. gerçi bunların az kuvvetlileri bile çok kudretlidir elbette. sonuçta tanrı... kendisi bir lich deity bu arada. bu lich-god'ın da diğer deity'lerle veya işte deific güçleri olan varlıklarla olan ilişkilerinden de biraz bahsedeyim, bu minvaldeki bilgilerin hepsini aktarmasam da. kendisinin asmodeus adlı archdevil ile çıkar amaçlı bayağı münasebeti olmuştur, fakat ironik olarak bu baş şeytanın hizmetkarlarından biri vecna'nın çok önemli bir sırrını çalmıştır. raven queen denen tanrıça ise vecna'nın büyük düşmanlarından biridir. hemen altta dediğim gibi vecna'nın faluzure adlı bir eksarhı/ajanı/hizmetkarı varken, bir iddiaya göre vecna da the serpent denen ve bir overdeity olduğundan şüphelenen varlığa hürmet etmektedir. overdeity konusunu yazının sonlarına ekledim sonradan, yani bunu da ondan sonra edit geçip belirtiyorum. neyse, daha fazla kafa karıştırmayayım. *
faluzure adlı ejderha tanrı de işte sözlükte başlığını açıp kapsamlıca tanıttığım dungeons & dragons: wrath of the dragon god filmindeki o dragon god'dır. yani bu da bir deity. hemen yukarıda bahsettiğim vecna'nın bir eksarhıdır [exarch], yani onun hizmetkarı veya ajanı gibi bir şeydir faluzure. vecna da büyük deity'lerden biri değildir ama işte faluzure demek ki ondan da daha zayıf bir deity. buna rağmen ilgili filmi izlerseniz kendisinin ne kadar güçlü olduğunu da görebilirsiniz. yani işte deity sonuçta, haha. yine aynı filmde obad-hai isimli tanrı da doğrudan olmasa da önemli rol oynuyor diyebiliriz.
maglubiyet ve kurtulmak adlarındaki deity'lerin isimleri de biz türklere komik gelir. bana geliyor en azından. oğlum bunlar nasıl tanrı isimleri? haha. baldur's gate ii: shadows of amn oyununu oynayan türklerin çoğu kurtulmak adını görünce gülmüştür eminim. ben gülmüştüm en azından. hahaha.
d&d deity'leri genelde belirli pantheon'larda (tanrılar topluluğu) yer alırlar ve sıklıkla başlarında bir greater deity veya güçlü birkaç tanrıdan oluşan bir birlik olur. bunların arasında mesela nordik, kelt, antik mısır, babil ve yunan panteonları gibi gerçek teoloji ve dinlerden alınanlar da, d&d'ye özel yaratılan tanrılardan oluşan panteonlar da vardır.
d&d'deki deity'lerin portfolio'ları ve domain'leri olur ve onlara tapan karakterler farklı güçler kazanabilir bu doğrultuda. gerçi d&d edisyonlarına göre bu konu çok dallanıp budaklanıyor aslında. yani şimdi girersem çıkamam. hani çok basit olarak chaos, order, death, war, magic, necromancy, nature, darkness, trickery, water, fire gibi domain'lerden bahsedebilirim ve d&d cleric'lerinin divine magic'lerinde de belirleyici bir şeydir tanrısının domain'leri, yani alanları.
iyi deity'ler, nötr deity'ler ve kötü/evil deity'ler vardır d&d'de; ya da işte kimisi kaos getirici, kimisiyse düzen sağlayıcı falan olabilir. bunların bazısı kendisine tapanlarla ilgilenir: onlara yardım edebilir, onları ödüllendirebilir veya cezalandırabilir; kimisi ise ölümlülerle pek de ilgilenmemeyi tercih eder.
bu deity'ler kendi aralarında çatışabilirler de. yani kimisi birbiriyle iyi geçinir, kimi nispeten zayıf tanrılar daha güçlü tanrılara hizmet eder; ama kimi deity'ler/tanrılar da birbiriyle düşmandır ve/ya birbirleriyle çatışabilirler. hatta şeytani kimi varlıklarla da böyle tanrısal varlıklar çatışabiliyor d&d'de ve kimin kazanacağı belli olmayabiliyor zira şeytani varlıklar arasında da müthiş güçlü olanları var. mesela orcus denen demon prince (şeytan prens), maanzecorian adlı illithid [mind flayer] deity'yi öldürmüştü. gerçi bir iddiaya göre maanzecorian tam yok olmamış ama işte orcus bunun ebesini bellemişti. yani deity'ler de yenilebiliyor veya öldürülebiliyor işte d&d'de.
yine başlığını açıp tanıttığım midnight chronicles filminin evreni olan midnight setting'inde izrador adlı karanlık tanrı/ dark deity, buradaki diğer tüm ilahi güçleri yok edip mutlak tanrısal hakimiyetini sağlıyordu. yani o derece ki, legate denen izrador tapınıcısı rahiplerden [priest/cleric] değilseniz bu class'ta başka bir opsiyonunuz olmuyordu zira diğer hiçbir tanrı sizin dualarınıza veya ayin gibi başka türden iletişim çabalarınıza yanıt verebilecek bir halde değildi. sanırım d&d'deki ilahiyat boyutunda gördüğüm en distopik konsept bu olabilir.
d&d'deki tanrılar ölümlülerin boyutlarına/düzlemlerine genelde avatar'larını yada proxy'lerini, agent'larını falan gönderirler. mesela bir illithid deity olan ilsensine'in böyle işlerini normalde lugribossk denen proxy'si görür. bu proxy bile anormal güçlü bir karakter aslında ve o bile işte böyle müdahalelerde seçici davranmak durumundadır.
burada temel olarak bir deity'nin kendi olarak prime materal plane'e gelmesinin kimi olası sakıncalarını düşünmek gerekir. demiş olduğum gibi çoğu deity'nin başka tanrısal düşmanları olur ve bir deity, doğrudan bir savaşa kendisi olarak katılırsa başka tanrılar da bu olaya karışır ve bu onarılamaz yıkımlar yaratabilir. bazı deity'ler zaten istese de kendisi olarak böyle düzlemlere inemese de, inebilenler de genelde doğrudan kendisi olarak müdahale etmemeyi yeğler, ölümlülerin arasındaki meselelere.
deiity'lerin avatar'ları da elbette çok kudretlidir ama bunların ölümlü kahramanlar veya işte kötücül karakterler tarafından yenilgiye uğratılabilmesi imkansız da değildir. eski d&d edisyonlarında bu avatar'ların class'ları da olurdu: örneğin cleric: 20 / mage: 20 gibi. yani işte mesela siz de epik seviyelerdeki bir karakterseniz ve/ya ileri seviyelerdeki karakterlerden oluşan bir ekipseniz bir deity'nin avatar'ını gayet de yenilgiye uğratabilirsiniz. hoş, işte böyle bir savaşı kazansanız bile ilgili deity'nin esas benliğine bir şey olmaz ve kendisi başka bir planla ve/ya yeni bir avatarını göndererek emeline ulaşmayı yeniden deneyebilir.
deity'lerin bazen class'larının olabildiğini söylemiştim ve kimi deity'lerin ability score'ları da olabilir. yalnız bazı deity'lerin de böyle nitelikleri ölçülemez. mesela az bilinen ama official d&d deity'lerinden biri olan ve lord of time diye anılan aniu'nun intelligence score'u için unmeasurable/ölçülemez denmektedir. sonuçta tanrı bunlar ve işte böyle ability score'larının diğer türlü karakterlerden çok daha yüksek olması veya ölçülemeyecek seviyelerde olabilmesini de doğal karşılamak lazım. ya da yine az bilinen ama official d&d tanrılarından olan karnawenn isimli yüksek kaos deity'sinin divine ve arcane, mevcut tüm büyüleri yapabiliyor olmasına da şaşmamak lazım aynı sebeple.
d&d'de bir deity'lerin nasıl tanrısalvarlıklar olduğu büyük çeşitlilik gösterir. kimisi kadim tanrılardır bunların mesela. veya rad isimli tanrı mesela ölümsüz tanrı olmak için gerekli olan prosedürleri uygulamadan bir deity olabilmiştir. daha doğrusu kendisi etienne d'ambreville adlı bir ölümlü insan bir büyücüyken bir nükleer reaktörü aktive ederek ilahi kudretlerini kazanmıştır. bu yüzden kendisi diğer tanrılar tarafından hiç sevilmese ve benimsenmese de kadim tanrısal varlıklar onu kabul edince o da "legal" bir d&d deity'si olabilmiştir.
mellifleur adlı lich deity'nin hikayesi de bu bağlamda enteresandır. kendisi de rad gibi başta ölümlü bir büyücüdür ve standart bir lich olmak için harekete geçtikten ve gerekli ritüelleri uyguladıktan sonra beklenmedik bir şey olur ve kendisinin ritüelleri, nerull adlı deity'nin ilahi kudretinden kendisine enerji çeker. nerull, bir hizmetkarına ilahi kudretler bahşederken işte nasılsa mellifleur şans eseri bu enerjiden kendisine ilahi kudret çekmeyi başarır ve bir lich god/deity olur böylelikle.
d&d'deki deity'lerin genelde birden fazla görünüşleri/suretleri olur. misal vampirik bir tanrı/deity olan kanchelsis/mastraacht ya vahşi bakışlı, bol tüylü, karmakarışık saçlı, pençeleri olan, kurtlarla gezen, boğaz parçalayıp vücut yararak içebildiği kadar insan kanı içerek vahşet saçan aşırı kaslı bir adam/yaratık gibi görünür; ya da ince vücutlu, şık, tertemiz giyinen bir insan ya da half-elf olarak görünür. insansı hiçbir görünümsel yanı olmayan bazı deity'lerin de işte takipçilerine/tapanlarına insani bir surette kendini göstermek de yaygındır d&d deity'lerinde.
d&d deity'lerinin kimisi mesela ruornil gibi çok güçlü bir büyücü gibi olabilir ve ilk bakışta kendisini tipik bir insan veya insansı büyücü sanabilirsiniz, kimisi sekolah gibi dev bir büyük beyaz köpek balığı şeklinde veya hatta dünya dışı bir görünümde olabilir, kimisi ise soggelos gibi hem bir ahtapot şeklinde hem de mavi tenli ve yüzgeçli gibi el ve ayakları olan ama gene insansı bir biçimde görünebilir. bu deity'lerin kimisinin tek tip görünüşü vardır işte ve kimisi biraz da duruma göre nasıl görünmek istediğini tercih edebilir. yani hiçbir şekilde görülemeyen ve algılanamayan deity'ler de vardır muhakkak. hatta misal d&d ghostwalk setting'inin deity'lerinden biri olan nessek, yine bu setting'in bir deity'si olan soggelos'u hiçbir şekilde algılayamıyor. bu da ilgincime gittiğinden aklımda kalmış.
bazı d&d deity'lerinin meydana gelen olaylar neticesinde mizaçlarının ve işte ölümlü takipçilerine olan davranışlarının değiştiğine de rastlanabilir. mesela aventernus, geçmişte gayet geniş/rahat bir tanrıymış ve tanrısı olduğu huzurlu yerdeki denizcilik ve deniz ticareti faaliyetleriyle ilgileniyormuş ama sonra o deniz yönettiği coğrafyayı yutup korkunç bir felaket hükmettiği bölge ve insanları ölümcül bir duruma sokunca katı bir tanrıya dönüşmüş. kendisi de zaten sular altında kalan ilgili toprakların insanlarını akuatik insansı canlılara [aventi] dönüştürmüş zira bundan başka bir opsiyonu yokmuş gibi görünüyor.
d&d deity'lerinin genelde sembolleri olur. alttaki görselde bunların bir kısmını görebilirsiniz:

bazı deity'lerin farklı d&d edisyonlarda farklı adları olabiliyor. buna bir örnek kesin görmüştüm ama şu anda aklıma gelmedi. ayrıca farklı d&d setting'lerinde birbirinin muadili sayılacak deity'ler de var, işte domain/portfolio bakımından benzeşen... bazı d&d deity'leri sadece belirli setting'lerde varken, farklı setting'lerde aynı deity'lere rastladığımız da olabiliyor. bir de farklı halklar tarafından ve/ya farklı zamanlarda farklı adlarla hitap edilen deity'ler de var. örneğin jergal'a netheril düştükten sonra o topraklarda kurulan yerlerde nakasr deniyor. mesela elf'lerin başka, dwarf'ların veya işte human'ların falan başka adlarla andığı tanrılar da vardı. yani tek bir tanrı ama farklı ırklar farklı isimlerle anıyor. böyle şeylere de rastlamıştım ama aklıma yine bir örnek gelmedi şu anda. gelirse bir edit geçerim buraya. bazı böyle şeyleri okuyalı çok fazla sene oldu işte ve aklımda kalmaması doğal. bir ara aklıma gelirse ya da bir yerde gene rastlarsam tanıma örnek eklerim.
ek olarak farklı aspect veya alias sahibi deity'ler de var. mesela chronos/kronos, zamanla labelas enoreth'in bir aspekti olmuş. d&d'den çıkıp gerçek hayattaki teoloji ve mitoloji bağlamına gelirsek de aslında böyle şeyler okuduğumu hatırlıyorum. mesela bazı eski bağımsız ve kudretli tanrılar zamanla marduk gibi aşırı kudretli tanrıların sadece bir aspekti haline gelebiliyor, ki aslında marduk nispeten önemsiz bir tanrıyken zamanla geçmişin kudretli tanrılarını da kapsayan bir deity'ye dönüşüyor da diyebiliriz kadim mezopotamya teolojisinde. böyle şeyler elbette tesadüf değil. bu tarz şeyleri d&d içeriği üreticileri zaten direkt böyle eski kültürel kaynaklardan esinlenerek kendi konseptlerine uydurmuştur muhakkak.
bir de bu deity'ler mevzuunda kafa karıştıran durumlar da yok değil d&d'de. mesela mellifleur ve velsharoon aynı deity gibi görünüyor ama farklı d&d kaynakları tarandığında bu bağlamda çeşitli tutarsızlıklara da rastlamıyor değiliz. veya mesela tiamat ve dragonlance setting'indeki takhisis'in aynı deity olduğu iddiaları olsa da işte bu da biraz kompleks bir mevzu. pelor, amaunator ve lathander üçlüsü için de benzer bir şey söylenebilir.
deity'ler net tanrılar olsa da yarı tanrılar da vardır d&d'de. bunlara genelde demigod dense de demideity de denebilir. bu tarz karakterler genelde annesi ve babasından biri bir ölümlü, diğeriyse bir tanrı veya şeytansı olsa da tanrısal güçlere sahip bir varlık olan karakterlerdir. misal online personam olan count dahlvier'ın tanıtıldığı kaynak olan iuz the evil'daki iuz bir yarı tanrıdır ve bu bayağı prime material plane'deki çok geniş topraklara hükmetmektedir. gerçi benim topraklarıma, yani dahlvier'ın topraklarına hükmettiği de söylenemez zira burası özerk bir bölge ve iuz buraya askerlerini gönderdiğinde bunlar sağ çıkamıyor. haha.
bir de quasi-deity'ler var. bunların en zayıflarına "sözde tanrı"lar denebilir. gene de tanrısal güçleri vardır elbette böyle karakterlerin de. bunlara quasi-power veya hero deity de denebiliyor. demigod'lar da esasen quasi-deity'ler arasında sayılabilir, yani burada quasi-deity/god derken yarı tanrı'yı kastedebiliriz de. bunlardan bazıları greater deity'lerle veya intermediate deity'lerle olmasa da kimi lesser deity'lerle aşık atabilirler. ölü olan ama hala belli oranda kudret sahibi olan deity'lere de böyle denebilir. ayrıca titanlar da quasi deity'ler kapsamındadır.
primordial'lar, great old ones falan da bu kapsama alınabilir elbette. mesela ulctilantilokla adı verilen primordial sadece kısmen gerçeklik düzlemindedir ve çoklu evrenin (multiverse) ilk rüyasından doğan bir varlık (ya da yarı-varlık) olduğu ve özgürce dolaştığı bilinmektedir kendisinin. teknik olarak bir deity sayılmayabilir belki ama işte bence gayet de ilahi nitelikleri olan bir şey.
ek olarak xammux gibi tuhaf tanrısal varlıklar da karşımıza çıkabiliyor d&d'de. bu mesela en az 6 ayrı varlıktan oluşan ama bir şekilde tek bir tanrısal varlık. gördüğün en tuhaf ve gizemli d&d varlıklarından biridir, yazık ki çok az detaylandırılmıştır; gelgelelim buna doğrudan bir tanrı/deity demek yerine tanrısal bir varlık veya varlıklar bütünü demek daha yerinde olur kanısındayım. tyranthraxus adlı kötücül ruhtan da bahsetmek istedim son olarak. bu da bir tanrı değil ama kayıp 7 tanrı'dan biri olarak bahsediliyor kendisinden. gene de bu da bir deity değil. yani bir tür yugoloth olduğu düşünülüyormuş [ultroloth]. çok kadim bir şeymiş ama bu tyranthraxus. belki de bir zamanlar bir deity idi... sözlükte daha önce tanıttığım gwydiesin'i de belki deific bir varlık olarak görebiliriz. tipik bir bard olmaktan zaten çok öte, unique bir karakter ve yer verildiği kaynakta kendisine bir hero deity veya demigod denmese de öyle değerlendirmek de abes olmaz kanısındayım.
time dragon'ı da tanıtmıştım sözlükte. başlığına tıklayıp görebileceğiniz gibi bir deity olmadığı halde kimi deity'ler kadar kudretli bir varlık olduğundan dem vurmuştum bu ejderha türünün.
sahi overgod/overdeity/overpower diye bir şey de var d&d'de, fakat bu bağlamda mutlak tasdiklenen tek über güçlü deity lord ao'dur [ao]. bazı bilgeler farklı overgod'lardan bahsetseler de ao dışındakilerin gerçekten birer overgod olduğu, üzerinde tam uzlaşılmış bir şey değildir. misal lady of pain, çok bilinmezli/gizemli bir karakterdir ve şehrine deity'lerin girmesine engel olabilmektedir, hatta iddialara göre istediği takdirde deity'leri öldürebilme gücüne sahiptir. yalnız, kendisinin bir tek insan olmadığı biliniyor ve deity mi, o bile meçhul. "overpowered" bir varlık olduğu kesin olsa da bir deity/god(dess) olup olmadığı belli olmadığı için kendisine bir overdeity demek de uygun olmayabilir. sadede gelirsek... overgod(lar), greater deity'lerden bile güçlüdür. overgod için "tanrıların tanrısı" dahi denebilir.
bu mevzuda ilk etapta aklıma gelenler bunlar oldu ve sonradan bazı eklemeler yapsam da daha bu konuda söylenebilecek çok şey var. belki ileride bir zaman bu yazımı çok daha genişletebilirim farklı eklemeler yaparak. belki de böyle bırakırım ve bu tek etap olarak kalır. deity bilir artık. *
devamını gör...