türkçe adı: kamerde kadın
yönetmen koltuğunda fritz lang bulunan ve senaryosunu eşi thea von harbou'nun yazdığı, birçoklarınca ilk "ciddi" bilim kurgu filmlerinden biri olarak adlandırılan 1929 alman yapımı sessiz bilim kurgu ve romantik drama filmidir. konusunda; bir bilim insanı ay'da altın bulunduğunu keşfeder ve oraya gitmek için bir roket yapar. ancak roket mürettebatı arasında o denli büyük bir rekabet meydana gelmiştir ki bu "misyon"un başarıyla tamamlanabilmesi tehlikeye girer. berlin'deki ufa-palast am zoo sinemasında, 2.000 seyircinin önünde prömiyerini yapan filmin senaryosu, harbou tarafından kendi romanı olan die frau im mond temel alınarak yazılmıştır.
yönetmen koltuğunda fritz lang bulunan ve senaryosunu eşi thea von harbou'nun yazdığı, birçoklarınca ilk "ciddi" bilim kurgu filmlerinden biri olarak adlandırılan 1929 alman yapımı sessiz bilim kurgu ve romantik drama filmidir. konusunda; bir bilim insanı ay'da altın bulunduğunu keşfeder ve oraya gitmek için bir roket yapar. ancak roket mürettebatı arasında o denli büyük bir rekabet meydana gelmiştir ki bu "misyon"un başarıyla tamamlanabilmesi tehlikeye girer. berlin'deki ufa-palast am zoo sinemasında, 2.000 seyircinin önünde prömiyerini yapan filmin senaryosu, harbou tarafından kendi romanı olan die frau im mond temel alınarak yazılmıştır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "tekrar twin peaks’e başlayacağım galiba" tarafından 06.09.2024 15:30 tarihinde açılmıştır.
1.
yönetmen koltuğunda fritz lang bulunan, senaryosunu thea von harbou'nun yazdığı, 1929 yılında weimar cumhuriyetinde vizyona girmiş olması bir yana dursun, döneminin çok çok çok önünde görüntü kalitesiyle *tabi buna geçirdiği restorasyonu da katarsak* göze çarpan, 2 saat 49 dakikalık süresiyle uzun olan ve ne yazık ki biraz yavaş akması sebebiyle 4 saat gibi hissettiğim bu erken dönem sinema filminden size bahsetmek istiyorum lakin şunu en başında belirteyim, gerda maurus'un oyunculuğu ve güzelliği karşısında dilim tutuldu.
konusuyla başlayalım. insanların "kırık yahu bu herif!" dediği, birçok bilim adamının sahte bilimle suçladığı bir bilim adamı düşünelim. bu bilim adamı ayda demir ve hatta altın bulunduğunu iddia ediyor ve yıllardır hazırladığı belgeler ile insanları buna inandırmaya çalışıyor ama nafile...
yıllar geçiyor, hayattan umudunu kaybetmiş bir biçimde evinde ölmeyi bekler iken aya gitmeyi planlayan bir fizikçi işin içine karışıyor ve aya gidecek mürettebat belirleniyor. her şey yolunda gidiyor gibi gözükse de bu mürettebat içerisinde birçok zıtlık barındıran insanları içerdiği için hem aya gidiş serüveni hem de aya indikten sonraki keşif süreci bizim filmimizin senaryosunu oluşturuyor.
film içerisinde hem gizem hem romantizm hem de dramı çok güzel barındıran bir mimari yapı gibi geldi bana. hepsini tadında barındırdığı için sıktığını söyleyemem...
oyunculuklar da şahaneydi açıkçası. erken dönem sinemasının oyunculuklarını her zaman günümüz oyunculuğundan daha fazla beğeniyorum.
dahası da var, görüntüler... allahım ne izledim ben böyle diye bağırdım bildiğiniz, gökyüzünden dünyayı çektikleri sahneler için oluşturulan maketlerden tutun, aydan dünyaya baktıkları sahnelere kadar 1929 yılında böyle bir şey yapabilmek inanın bana büyü gibi bir şey...
filmin bazı kısımları bilimden oldukça uzak gözükse de gözüme hiç sırıtmadı, aksine filmden keyif almama neden oldu.
izlediğim harika filmlerden biri oldu, teşekkürler thea, teşekkürler fritz, huzur içinde uyuyun.
konusuyla başlayalım. insanların "kırık yahu bu herif!" dediği, birçok bilim adamının sahte bilimle suçladığı bir bilim adamı düşünelim. bu bilim adamı ayda demir ve hatta altın bulunduğunu iddia ediyor ve yıllardır hazırladığı belgeler ile insanları buna inandırmaya çalışıyor ama nafile...
yıllar geçiyor, hayattan umudunu kaybetmiş bir biçimde evinde ölmeyi bekler iken aya gitmeyi planlayan bir fizikçi işin içine karışıyor ve aya gidecek mürettebat belirleniyor. her şey yolunda gidiyor gibi gözükse de bu mürettebat içerisinde birçok zıtlık barındıran insanları içerdiği için hem aya gidiş serüveni hem de aya indikten sonraki keşif süreci bizim filmimizin senaryosunu oluşturuyor.
film içerisinde hem gizem hem romantizm hem de dramı çok güzel barındıran bir mimari yapı gibi geldi bana. hepsini tadında barındırdığı için sıktığını söyleyemem...
oyunculuklar da şahaneydi açıkçası. erken dönem sinemasının oyunculuklarını her zaman günümüz oyunculuğundan daha fazla beğeniyorum.
dahası da var, görüntüler... allahım ne izledim ben böyle diye bağırdım bildiğiniz, gökyüzünden dünyayı çektikleri sahneler için oluşturulan maketlerden tutun, aydan dünyaya baktıkları sahnelere kadar 1929 yılında böyle bir şey yapabilmek inanın bana büyü gibi bir şey...
filmin bazı kısımları bilimden oldukça uzak gözükse de gözüme hiç sırıtmadı, aksine filmden keyif almama neden oldu.
izlediğim harika filmlerden biri oldu, teşekkürler thea, teşekkürler fritz, huzur içinde uyuyun.
devamını gör...
