şimdiki adıyla türk pop müziği, eski adıyla da, hafif türk müziği’ nin altın devri sayılabilecek 70’li yıllarda, radyolarda sürekli sesini duyduğumuz, televizyonda sürekli izlediğimiz, bu müziğin öncüleri sayılabilecek ajda pekkan, erol evgin, selçuk ural, füsun önal, alpay gibi sanatçıların yanında müzikseverler tarafından çok beğenilen ve takip edilen bir şarkıcı daha vardı. sapsarı uzun saçları, fuları, kot pantolonu, topuklu ayakkabılarıyla ve sahnedeki hareketliliğiyle dikkat çeken bu şarkıcı, 25 kasım 1951’ de, istanbul’ da, şaziye ve aziz gökben çiftinin tek çocuğu olarak dünyaya gelen gökben’den başkası değildi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
uzun boyu, düzgün fiziği ve güzelliği sayesinde önce fotomodellik yapan gökben, sıraselviler’de, club suat adlı bir mekanda şarkı söyleyerek müziğe ilk adımını attığında ise henüz 17 yaşındaydı. asıl adı nermin gökben olan sanatçıya gökben adını kullanmasını da bu mekanın sahibi önermiştir. sanatçının daha sonra maksim gazinosunda yurdaer doğulu orkestrası’nda solist olarak sahne alması ise hem onun profesyonel müzik kariyerini başlatıyordu ve hem de ona türk hafif müziğinin mihenk taşlarından ve en güçlü seslerinden biri olma yolundaki kapıyı aralıyordu. sanatçının maksim gazinosu’nda zeki müren'le aynı mekanı paylaştığını ve kısa sürede gazino sahnelerinin en çok aranan pop şarkıcılarından biri haline geldiğini de hatırlatalım.

70li yıllarda sahnelerde fırtına gibi esen, plakları peynir ekmek gibi satan ve birbiri ardınca yorumladığı şiribim şiribom, ve bir gün sen, randevu, çiripi çiripa, rüzgâr gibi geçtin, aşk dediğin laftır, akılsız başa fayda yok, neler neler oldu, böyle aşk eksik olsun gibi şarkılarla bir anda türk hafif müziğinin en fazla dinlenen ve en çok sevilen seslerinden biri haline gelen gökben, 1980 yılında dünya evine de girmiştir. sanatçının işadamı kaya mutlu ile evli kaldığı beş yıllık süre ise aynı zamanda müzikten uzak kaldığı ve hayranlarını da üzdüğü bir dönem olmuştur. sanatçının bu evlilikten begüm adlı bir kızı da dünyaya gelmiştir.

eşinden boşandıktan sonra 1986 yılında yeniden müziğe dönen gökben, içinde o dönemde çok beğenilen yak gönül yak, yaz gülü ve hatıram olsun gibi parçaların da bulunduğu yaz gülü adlı pop-arabesk bir albüm çıkarmıştır. dönemindeki bir çok ses sanatçısı gibi gökben’ de sinemayı denemiştir ve 1985 yılında, ekrem bora, nil ünal ve suna pekuysal ile birlikte yasak aşk adlı bir de film çevirmiştir. nil ünal’ın gökben’in ana bir baba ayrı üvey kardeşi olduğunu da hatırlatalım.

70’li ve 80’li yılların şarkılarından oluşturduğum nostalji albümümde, aşk dediğin laftır, rüzgar gibi geçti, randevu, ve bir gün sen, damarımda kanımsın gibi şarkıları bulunan gökben halen beşiktaş’ ta kız kardeşi ve annesiyle birlikte yaşamaktadır.
devamını gör...
kendisini sanırım 2012-2013 gibi 33 luğunu ucuza bulup, deneyeyım diye alarak keşfetmiştim. o ara öğrenci aklıyla türkçe koleksiyon yapıyordum. gerçi şimdi 100 k olmuş olabilir o plaklar, koleksiyon iddialı duruş olmuş :)

neyse, aşk dediğin laftır derler 33'lüğünü full dinlemenızı öneririm. bir ajda kadar keskin olmasa da iki üç şarkısı güzel insan kokar.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim