1.
içten yanmalı motorlarda yanma odasına gidecek olan hava yakıt karışımının sağlandığı parçaya verilen isim idi. ''idi'' diyorum zira eski bir teknoloji. 1990larda kullanıldılar son kez ve enjektörlü yakıt püskürtme sistemi yaygınlaşınca tarihe karıştılar.
devamını gör...
2.
içten yanmalı motorlarda yakıt (benzin) ile havayı uygun oranlarda karıştırarak silindirlere gönderen mekanik parça. eski tip benzinli motorlarda yaygın olarak kullanılırdı. günümüzde ise yerini enjeksiyon sistemlerine bıraktı. ancak hala deniz motorlarında ve küçük motosikletlerde, benzinli jeneratör gibi ufak motora sahip cihazlarda kullanılmaktadır.
aslında mantığı oldukça basit. hava emiş borusunda içeriye giren hava venturi yani boğazda havanın hızlanıp basıncının düşmesiyle birlikte emilirdi. emilen yakıt jet isimli parçadan püskürtülürdü. gaz kelebeği ise sürücü gaz pedalına bastığında açılıp air fuel ratio yani hava yakıt karışımını ayarlardı. en sonunda karışım silindire ateşlenerek motor çalışırdı.
tek boğazlı, çift boğazlı gibi türleri vardı. çift boğazlı olanlarda ikinci boğaz belirli bir devirden sonra (genelde 3500 d/d) açılır aracın daha iyi hızlanırdı.
ayrıca karbüratör sisteminde jikle (choke) adı verilen bir parçada mevcut. çok soğuk havalarda genellikle direksiyon simidinin altında bulunan jikle kolunun çekilmesi hava girişini kısıtlar böylece karbüratöre daha hızlı yakıt çekilmesi suretiyle (yani zengin karışıma sebep olurdu) aracın kolayca marş almasına imkan tanırdı. jikle araç ısındıkça kademe kademe sürücü tarafından kapatılırdı. kapatılmazsa yüksek yakıt tüketimi, bujilerin meme yapması, motor boğulması ve egzozdan siyah duman atma gibi sorunlar yaşanırdı. jiklenin açık olduğunu gösteren bir uyarı ışığı gösterge panelinde bulunurdu.
gelişen teknolojiyle birlikte manuel jikle yerini önce otomatik jikle sistemlerine bırakmış (motorun sıcaklığına göre kendiliğinden devreye girer ve kapanır), en sonunda karbüratörün hayatımızdan çıkmasıyla jikle tamamen tarih olmuştur. jiklenin yaptığı işlevi günümüz enjeksiyonlu otomobillerinde araç ecu'su (beyin) gerçekleştirir.
türkiye'de 1999 yılından sonra karbüratörlü bir araç üretilmemiştir. kuş serisi 97'den itibaren enjeksiyona geçmiş, renault ise broadway serisini energy tek nokta enjeksiyonlu motorlarla donatmıştır. karbüratörlü son araçlar olan renault 12 ve renault 9 karbüratörlü'nün üretimi 1999 itibarıyla sona ermiştir.
mikuni (genelde japon araçlarında), solex (genelde fransız renault grubunda) ve weber (avrupa araçları ve tofaş grubunda) en çok bilinen karbüratör üreticisi markalarıdır.


aslında mantığı oldukça basit. hava emiş borusunda içeriye giren hava venturi yani boğazda havanın hızlanıp basıncının düşmesiyle birlikte emilirdi. emilen yakıt jet isimli parçadan püskürtülürdü. gaz kelebeği ise sürücü gaz pedalına bastığında açılıp air fuel ratio yani hava yakıt karışımını ayarlardı. en sonunda karışım silindire ateşlenerek motor çalışırdı.
tek boğazlı, çift boğazlı gibi türleri vardı. çift boğazlı olanlarda ikinci boğaz belirli bir devirden sonra (genelde 3500 d/d) açılır aracın daha iyi hızlanırdı.
ayrıca karbüratör sisteminde jikle (choke) adı verilen bir parçada mevcut. çok soğuk havalarda genellikle direksiyon simidinin altında bulunan jikle kolunun çekilmesi hava girişini kısıtlar böylece karbüratöre daha hızlı yakıt çekilmesi suretiyle (yani zengin karışıma sebep olurdu) aracın kolayca marş almasına imkan tanırdı. jikle araç ısındıkça kademe kademe sürücü tarafından kapatılırdı. kapatılmazsa yüksek yakıt tüketimi, bujilerin meme yapması, motor boğulması ve egzozdan siyah duman atma gibi sorunlar yaşanırdı. jiklenin açık olduğunu gösteren bir uyarı ışığı gösterge panelinde bulunurdu.
gelişen teknolojiyle birlikte manuel jikle yerini önce otomatik jikle sistemlerine bırakmış (motorun sıcaklığına göre kendiliğinden devreye girer ve kapanır), en sonunda karbüratörün hayatımızdan çıkmasıyla jikle tamamen tarih olmuştur. jiklenin yaptığı işlevi günümüz enjeksiyonlu otomobillerinde araç ecu'su (beyin) gerçekleştirir.
türkiye'de 1999 yılından sonra karbüratörlü bir araç üretilmemiştir. kuş serisi 97'den itibaren enjeksiyona geçmiş, renault ise broadway serisini energy tek nokta enjeksiyonlu motorlarla donatmıştır. karbüratörlü son araçlar olan renault 12 ve renault 9 karbüratörlü'nün üretimi 1999 itibarıyla sona ermiştir.
mikuni (genelde japon araçlarında), solex (genelde fransız renault grubunda) ve weber (avrupa araçları ve tofaş grubunda) en çok bilinen karbüratör üreticisi markalarıdır.


devamını gör...
3.
eski arabalarda motor kontrol ünitesi (ecu) olmadığından yakıt ve hava karışımı mekanik yollarla yapılıyordu.
akışkanlar mekaniği dersi alan arkadaşlar bilir.
çalışma mantığı enjektörlerin (jet) boruya girdiği kısımda alçak basınç oluşturarak yakıtı jetlerden çekip pistonlara göndermek denilebilir. bu oran yanlış hatırlamıyorsam 14.7'ye 1 hava-yakıt idi. piston sıkıştırma işlemini yapar patlama gerçekleşir vs.
(bkz: bernoulli ilkesi)
(bkz: venturi etkisi)
akışkanlar mekaniği dersi alan arkadaşlar bilir.
çalışma mantığı enjektörlerin (jet) boruya girdiği kısımda alçak basınç oluşturarak yakıtı jetlerden çekip pistonlara göndermek denilebilir. bu oran yanlış hatırlamıyorsam 14.7'ye 1 hava-yakıt idi. piston sıkıştırma işlemini yapar patlama gerçekleşir vs.
(bkz: bernoulli ilkesi)
(bkz: venturi etkisi)
devamını gör...