yazar: adam fawer
yayım tarihi: 2006
yazarın önsözünde "türkiye halkı olmasaydı bu kitabı yazamazdım." şeklinde ifade ettiği üçüncü romanıdır. anne ve babasını kaybettikten sonra teyzesiyle yaşayan dorothy'nin minişistan isimli paralel evrene yolculuğunu anlatır.
yayım tarihi: 2006
yazarın önsözünde "türkiye halkı olmasaydı bu kitabı yazamazdım." şeklinde ifade ettiği üçüncü romanıdır. anne ve babasını kaybettikten sonra teyzesiyle yaşayan dorothy'nin minişistan isimli paralel evrene yolculuğunu anlatır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "bossigara" tarafından 18.12.2020 16:24 tarihinde açılmıştır.
1.
adam fawer’ın yazdığı, modern oz büyücüsü diyeceğim kitabı.
bu kitabı almaya karar vermem de ufak ve minnak bir yanlış anlamamla oldu. yazarın olasılıksızlık kitabını çok sevmiştim; üstüne nedense beni pek sarmayan empati kitabını okudum. bir gün kitapçıda raflar arasında gezerken, yazarı gördüm ve kapağındaki ‘oz’yazısını ben ‘02’ olarak okudum. aha dedim, gizemli bir kitap daha*. kitaba başlayınca cadılar falan derken, dedim bir yerden gerçek hayata bağlayacak ama yok efendim*. oz büyücüsü’nü küçükken izlemiştim ama fawer’ın versiyonunu daha çok sevdim. orijinal hikayeye göre biraz değiştirilmiş ama kesinlikle sürükleyici ve kafamızda bir nevi alice harikalar diyarı’ndaki gibi bir atmosfer yaratıyor. küçükken de en sevdiğim kitaptı alice. kitabı da okurken, alice’i okuduğum zamanlara döndüm ve aynı masalsı dünyayı kafamda yaratabildim. demek bende hala iş var; hayal dünyam orada bir yerde duruyor.
kısacası okunacak bir kitaptır. kitapta geçen ‘bakınca kaynamayan su molekülleri’ aklıma kazındı. her suyun kaynamasını beklediğimde, suyla göz teması kurmamaya çalışıyorum*.
bu kitabı almaya karar vermem de ufak ve minnak bir yanlış anlamamla oldu. yazarın olasılıksızlık kitabını çok sevmiştim; üstüne nedense beni pek sarmayan empati kitabını okudum. bir gün kitapçıda raflar arasında gezerken, yazarı gördüm ve kapağındaki ‘oz’yazısını ben ‘02’ olarak okudum. aha dedim, gizemli bir kitap daha*. kitaba başlayınca cadılar falan derken, dedim bir yerden gerçek hayata bağlayacak ama yok efendim*. oz büyücüsü’nü küçükken izlemiştim ama fawer’ın versiyonunu daha çok sevdim. orijinal hikayeye göre biraz değiştirilmiş ama kesinlikle sürükleyici ve kafamızda bir nevi alice harikalar diyarı’ndaki gibi bir atmosfer yaratıyor. küçükken de en sevdiğim kitaptı alice. kitabı da okurken, alice’i okuduğum zamanlara döndüm ve aynı masalsı dünyayı kafamda yaratabildim. demek bende hala iş var; hayal dünyam orada bir yerde duruyor.
kısacası okunacak bir kitaptır. kitapta geçen ‘bakınca kaynamayan su molekülleri’ aklıma kazındı. her suyun kaynamasını beklediğimde, suyla göz teması kurmamaya çalışıyorum*.
devamını gör...
