1.
vietnam
hep hayalini kurduğum, bu yaz gitmemin nasip olduğu asya ülkesidir. haritalarda küçük görünmesine rağmen oldukça büyük bir ülkedir. kuzeyinden güneyine kadar gezmek nasip oldu ve toplam 7 şehir gezdik bir ay içinde: hanoi-sapa-ninh binh-hue-hoi an-da nang ve ho chi minh.
ülkenin kuzeyi, ortası ve güneyi bizdeki gibi farklı iklimler var dense de ülkenin geneli (sapa hariç) çok çok sıcak. şöyle söyleyeyim sıcaklığı: göz kapaklarımdan bile şapır şapır terledim. ülkenin nüfusu 100 milyon; toplam kayıtlı motorsiklet sayısı 75 milyon. trafikte kaos hakim, motorsikletlerin nereden geleceği belli değil. ama ilginç bir şekilde kaosta müthiş bir düzen var. trafikte kavga yok; trafik kazalarının çoğunu motor kiralayan turistler yapıyor. inanılmaz sıcak insanları var. gözlerinin içi gülüyor. halkın çoğu fakir ama zorlukla kazanılmış özgürlüklerinden olsa gerek pozitifler. vietnam çok ucuz söylemleri kesinlikle yalan. yemek ile içecekler aynı fiyat neredeyse. bir de isterseniz çok popüler lüks ve michelin yıldızlı restorana gidin, isterseniz orta halli bir yere içecek ve yiyecek fiyatları neredeyse aynı. 10 bin dong 17 küsür tl’ye denk geliyor. kahve 40-60 bin dong, dıyurucu pho çorbaları 50-80 bin dong. zehirlenme korkusuyla sokak tezgahlarından yemediğimizden bilmiyorum ama sanırım sokakta 20-30 bin donga pho çorbası içilebiliyor.
şehirlerarası yolculukları yataklı otobüslerle yaptık. bildiğiniz yataklı, masajlı, single kabin otobüsler var ve en uzun 900 kmlik mesafede dahi yolun nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. sapa şehrinde en çok aktivite yapabileceğiniz bölge. ama küçücük kız çocukları sırtlarında bebelerle aileleri tarafından dilendirilmek için sokağa salınıyor. akşamları da kız çocukları sokakta dans ettiriliyor. korkunç bir durum aslında. sapa cennet gibi bir yer ama bu nedenlerle sevemedim ve sadece 2 gün kaldık ve hue’ye geçtik. hue ımperial city, nguyen hanedanlığına ev sahipliği yapmış, 10 km uzunluğunda bir saha. savaşta ve zamanla ciddi hasar görmüş ve ciddi bir restorasyon sürecinden geçmiş. gidildiğinde mutlaka görülmesi gereken bir yer. hoi an ise en sevdiğimiz ve kalma süremizi 2 kere uzattığımız bir yer. unesco dünya mirası listesinde olan, sarı evleri, rengarenk fenerleriyle tadı damağımızda kaldı.
anlatılacak çok şey var aslında. ayrılırken gözlerim doldu. sanırım insan yerine konmayı, etrafta gülümseyen insanları görmeyi özlemişim. konaklamalarda homestay tercih edince, yerel halkla daha da kaynaştık ve bağlandım sanırım. halkın çoğu ingilizce bilmiyor; translate uygulamasını 7’den 70’e herkes biliyor ama:) meyvelerine hiç girmiyorum bile, hala özlüyoruö ve tabi ki kahvelerini de: salt coffee, coconut coffee ve egg coffee.
ülke içinde toplam 2420 km yol katettik. kaldığımız şehirlerde her gün min 13 km yol yürüdük. kah yürüdük, kah bisiklet kiraladık. ama yine de yetmedi bize. umarım tekrar gider ve göremediğimiz yerleri görürüz.
ülkenin kuzeyi, ortası ve güneyi bizdeki gibi farklı iklimler var dense de ülkenin geneli (sapa hariç) çok çok sıcak. şöyle söyleyeyim sıcaklığı: göz kapaklarımdan bile şapır şapır terledim. ülkenin nüfusu 100 milyon; toplam kayıtlı motorsiklet sayısı 75 milyon. trafikte kaos hakim, motorsikletlerin nereden geleceği belli değil. ama ilginç bir şekilde kaosta müthiş bir düzen var. trafikte kavga yok; trafik kazalarının çoğunu motor kiralayan turistler yapıyor. inanılmaz sıcak insanları var. gözlerinin içi gülüyor. halkın çoğu fakir ama zorlukla kazanılmış özgürlüklerinden olsa gerek pozitifler. vietnam çok ucuz söylemleri kesinlikle yalan. yemek ile içecekler aynı fiyat neredeyse. bir de isterseniz çok popüler lüks ve michelin yıldızlı restorana gidin, isterseniz orta halli bir yere içecek ve yiyecek fiyatları neredeyse aynı. 10 bin dong 17 küsür tl’ye denk geliyor. kahve 40-60 bin dong, dıyurucu pho çorbaları 50-80 bin dong. zehirlenme korkusuyla sokak tezgahlarından yemediğimizden bilmiyorum ama sanırım sokakta 20-30 bin donga pho çorbası içilebiliyor.
şehirlerarası yolculukları yataklı otobüslerle yaptık. bildiğiniz yataklı, masajlı, single kabin otobüsler var ve en uzun 900 kmlik mesafede dahi yolun nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. sapa şehrinde en çok aktivite yapabileceğiniz bölge. ama küçücük kız çocukları sırtlarında bebelerle aileleri tarafından dilendirilmek için sokağa salınıyor. akşamları da kız çocukları sokakta dans ettiriliyor. korkunç bir durum aslında. sapa cennet gibi bir yer ama bu nedenlerle sevemedim ve sadece 2 gün kaldık ve hue’ye geçtik. hue ımperial city, nguyen hanedanlığına ev sahipliği yapmış, 10 km uzunluğunda bir saha. savaşta ve zamanla ciddi hasar görmüş ve ciddi bir restorasyon sürecinden geçmiş. gidildiğinde mutlaka görülmesi gereken bir yer. hoi an ise en sevdiğimiz ve kalma süremizi 2 kere uzattığımız bir yer. unesco dünya mirası listesinde olan, sarı evleri, rengarenk fenerleriyle tadı damağımızda kaldı.
anlatılacak çok şey var aslında. ayrılırken gözlerim doldu. sanırım insan yerine konmayı, etrafta gülümseyen insanları görmeyi özlemişim. konaklamalarda homestay tercih edince, yerel halkla daha da kaynaştık ve bağlandım sanırım. halkın çoğu ingilizce bilmiyor; translate uygulamasını 7’den 70’e herkes biliyor ama:) meyvelerine hiç girmiyorum bile, hala özlüyoruö ve tabi ki kahvelerini de: salt coffee, coconut coffee ve egg coffee.
ülke içinde toplam 2420 km yol katettik. kaldığımız şehirlerde her gün min 13 km yol yürüdük. kah yürüdük, kah bisiklet kiraladık. ama yine de yetmedi bize. umarım tekrar gider ve göremediğimiz yerleri görürüz.
devamını gör...

