1.
run-d.m.c. amerikalı eski bir rap gurubudur.
1981 yılında new york'un ghetto semtlerinden queens’in hollis mahallesinde kuruldu. grup üyeleri ; rapper run (joseph simmons), d.m.c. (darryl mcdaniels) ve dj jam master jay ( jason mizell),'den oluşmaktaydı.amerika'da büyük kitlelerin tepkisini çekmeyi başaran ilk rap grubu olmayı başardılar.
1996’da piyasaya sürülen 3. albümleri rasing hell, platinium albüm ödülü kazanan (1 milyon satışa ulaştı) ilk rap albümü oldu.aktif oldukları döneme kadar 9 albüm çıkarmışlardır ve hepsi dünya müzik listelerinde hatrı sayılır yer edinmişlerdir.2001 yılında çıkardıkları ''crown royal'' albümü benim en sevdiğim albümleridir.
2002 yılında grup aktif rap müzik hayatına son vermiştir.
1981 yılında new york'un ghetto semtlerinden queens’in hollis mahallesinde kuruldu. grup üyeleri ; rapper run (joseph simmons), d.m.c. (darryl mcdaniels) ve dj jam master jay ( jason mizell),'den oluşmaktaydı.amerika'da büyük kitlelerin tepkisini çekmeyi başaran ilk rap grubu olmayı başardılar.
1996’da piyasaya sürülen 3. albümleri rasing hell, platinium albüm ödülü kazanan (1 milyon satışa ulaştı) ilk rap albümü oldu.aktif oldukları döneme kadar 9 albüm çıkarmışlardır ve hepsi dünya müzik listelerinde hatrı sayılır yer edinmişlerdir.2001 yılında çıkardıkları ''crown royal'' albümü benim en sevdiğim albümleridir.
2002 yılında grup aktif rap müzik hayatına son vermiştir.
devamını gör...
2.
run-dmc, az önce sokağın köşesinden fırlayarak sahneye çıkmış izlenimi veren rap topluluğudur.*
"streetwise" tavırlar takınarak kötü çocuk rolü oynasalar da, yoksul mahallerlerde büyümemişlerdir. kolej eğitimli, iş güç sahibi, katolik inançlı ebeveynlerin çocukları olan orta sınıfın genç üyeleriydiler onlar. genel anlamda polisle falan da sorunları yoktu. yalnızca kendilerine anlayışsız davranan anne babalarından ve yüz vermeyen güzel kızlardan yana dertliydiler.p
run-dmc zaman zaman politik yönelimler içine girmiş olsa da, ritmin ön planda olduğu ve dans müziğinin diğer türlerle henüz arasına belirgin bir hat çekilmediği ilk dönemin uzantısı sayılabilir. rapi ticari açıdan ambalajlamış, tüketiciyi cezbedecek şekilde tasarlamış ve etnik, ırksal sınırları aşarak ana akım içinde özümsenmesinde rol oynamışlardır. beyaz orta sınıf amerikalıların gözde topluluklarından* aerosmith'in "walk this way" adlı şarkısının cover versiyonuyla altın plak kazanmaları da bunu kanıtlar niteliktedir. buradan
run-dmc'nin ticari başarısında, rap müziğin popülerlik kazanmasında ve sonuçta ana akım içinde özümsenmesinde; long ısland banliyölerinin birinde büyüyen ve on dokuz yaşında new york üniversitesi kampüsündeki yatak odasında "def jam" plak şirketinin temellerini atan müzik yapımcısı (bkz: rick rubin)'in önemli payı vardı.
rap müziğin ana akıma eklemlenme süreci 80'lerin sonunda mc hammer, vanilla ıce vb. tarafından tamamlanacaktı aslında ancak kırılmayan direnç noktaları da uzun yıllar varlığını göstermeye devam edecekti.
rubin ise , run-dmc'nin ardından pazarladığı bir başka rap topluluğu olan "public enemy"i adeta politik bir sokak tiyatrosu anlayışıyla kaynaştıracak ve ana akım içinde eritmeye çalışacaktı.
run-dmc, rap müziğin küresel bir fenomen olmak adına büyümesini sağlayan katkılarıyla rap tarihinde yerini almış, önemli başarılara imza atarak bunu ispatlamıştır.
"streetwise" tavırlar takınarak kötü çocuk rolü oynasalar da, yoksul mahallerlerde büyümemişlerdir. kolej eğitimli, iş güç sahibi, katolik inançlı ebeveynlerin çocukları olan orta sınıfın genç üyeleriydiler onlar. genel anlamda polisle falan da sorunları yoktu. yalnızca kendilerine anlayışsız davranan anne babalarından ve yüz vermeyen güzel kızlardan yana dertliydiler.p
run-dmc zaman zaman politik yönelimler içine girmiş olsa da, ritmin ön planda olduğu ve dans müziğinin diğer türlerle henüz arasına belirgin bir hat çekilmediği ilk dönemin uzantısı sayılabilir. rapi ticari açıdan ambalajlamış, tüketiciyi cezbedecek şekilde tasarlamış ve etnik, ırksal sınırları aşarak ana akım içinde özümsenmesinde rol oynamışlardır. beyaz orta sınıf amerikalıların gözde topluluklarından* aerosmith'in "walk this way" adlı şarkısının cover versiyonuyla altın plak kazanmaları da bunu kanıtlar niteliktedir. buradan
run-dmc'nin ticari başarısında, rap müziğin popülerlik kazanmasında ve sonuçta ana akım içinde özümsenmesinde; long ısland banliyölerinin birinde büyüyen ve on dokuz yaşında new york üniversitesi kampüsündeki yatak odasında "def jam" plak şirketinin temellerini atan müzik yapımcısı (bkz: rick rubin)'in önemli payı vardı.
rap müziğin ana akıma eklemlenme süreci 80'lerin sonunda mc hammer, vanilla ıce vb. tarafından tamamlanacaktı aslında ancak kırılmayan direnç noktaları da uzun yıllar varlığını göstermeye devam edecekti.
rubin ise , run-dmc'nin ardından pazarladığı bir başka rap topluluğu olan "public enemy"i adeta politik bir sokak tiyatrosu anlayışıyla kaynaştıracak ve ana akım içinde eritmeye çalışacaktı.
run-dmc, rap müziğin küresel bir fenomen olmak adına büyümesini sağlayan katkılarıyla rap tarihinde yerini almış, önemli başarılara imza atarak bunu ispatlamıştır.
devamını gör...
3.
müzik bilgisine hayran kaldığım bir yazarın, günlerdir rap güzellemesi yapması beni hayrete düşürdü kaç gündür. yukardaki tanımı da okumadım zaten. rap denen şeyi bir müzik türü olarak kabul edenlere saygım yok, hele de bir müzisyense....
helikopterrrrrr
hav hav havvv
helikopterrrrrr
hav hav havvv
devamını gör...
4.
ilklerden biri oldukları için şişirilmiş balonlardır. atletle sahneye çıkmaya aykırılık diyen bir kitle vardı. ne lirik olarak ne de beat olarak ortalama bile olamazlar. public enemy bunlardan birkaç sene sonra çıktı ve donlarında salladılar. hiçbir zaman da efsane olamadılar. vokal dinamizmine gitmiyorum bile. en popüler şarkıları mesela bakalım ne var, king of rock, birbirini tekrar eden sözler, bok gibi beat, berbat vokal... ayrıca ben zaten rap ve hip-hop da sevmiyorum. public enemy sevme sebebim de zamanında antrax ile şarkı yapmış olmaları. neyse gidiyorum ben.
devamını gör...