seksting yaparken aşırı seksi hissetmek
başlık "kırk küp kırkının da kulpu kırık küp" tarafından 30.10.2025 23:59 tarihinde açılmıştır.
1.
sekstingte kendini tanrı sanan homo telefonicus
modern çağın yeni ibadeti: ekran karşısında erotik mesaj yazmak. kimi için sanat, kimi için şarj bitene kadar yaşanan bir trajedi. klavyenin sıcaklığıyla kendini afrodit sanan, üff yazarken bile parmak kası yanan bir kuşak var. evet, onlar homo telefonicus eroticus: fiilleri dijital, duyguları mobil, şehveti internet gücüne bağlı.
bir zamanlar yakışıklı mıyım? diye aynaya bakan insan, şimdi klavyede seksi miyim? diye düşünüyor. emojiler yeni dudaklar olmuş: ...
üçlü kombinasyonla shakespeare’in erotik sonelerini gölgede bırakıyorlar.
ama ne yazık, araya her zaman bir bildirim sesi giriyor anne: akşam bamya pişirdim.
erotizmin en hassas yerinde, annesel realite tokadı!
seksting yaparken aşırı seksi hissetmek, tıpkı tost makinesine bakıp kendini michelin şefi sanmaya benzer. ekran ışığında parlayan yüz, aslında 480p’lik bir trajedidir.
bir yanda senin için yanıyorum diyen birey, diğer yanda fanı yüksek bilgisayarın sesiyle gerçek anlamda ter içinde kalmıştır.
kelimeler arzu doludur ama oda kokusu hala tütün kolonyası.
bir de o yazarken yaşanan mistik trans hali:
her harfte libido, her noktada iddia…
cümle bitince enter tuşuna bastığında kendini edebiyat tarihine geçmiş sanır.
ama sabah olunca aynı mesajı okuyup düşünür:
ben bunu yazarken kimdim kendim miydim?
nietzsche bile whatsapp’ta olsaydı, kesin o da işte böyle sexten bahsettim, ey insan derdi.
sonuçta seksting bir çeşit soyut resimdir; herkes kendi anlamını çıkarır ama kimse o tabloyu salona asmaz.
çünkü seksi hissetmek geçici, gönderilen ekran görüntüsü kalıcıdır.
ve işin en absürt tarafı: o kadar seksi hissedilen anda, telefon ters dönünce yüz yansıması ekrana düşer…
ve orada tanrı değil, sadece terli bir insanla göz göze gelinir.
seksting, erotizmin değil, özgüvenin kelime testidir.
çekmiyorsa, kimse çekici değildir.
modern çağın yeni ibadeti: ekran karşısında erotik mesaj yazmak. kimi için sanat, kimi için şarj bitene kadar yaşanan bir trajedi. klavyenin sıcaklığıyla kendini afrodit sanan, üff yazarken bile parmak kası yanan bir kuşak var. evet, onlar homo telefonicus eroticus: fiilleri dijital, duyguları mobil, şehveti internet gücüne bağlı.
bir zamanlar yakışıklı mıyım? diye aynaya bakan insan, şimdi klavyede seksi miyim? diye düşünüyor. emojiler yeni dudaklar olmuş: ...
üçlü kombinasyonla shakespeare’in erotik sonelerini gölgede bırakıyorlar.
ama ne yazık, araya her zaman bir bildirim sesi giriyor anne: akşam bamya pişirdim.
erotizmin en hassas yerinde, annesel realite tokadı!
seksting yaparken aşırı seksi hissetmek, tıpkı tost makinesine bakıp kendini michelin şefi sanmaya benzer. ekran ışığında parlayan yüz, aslında 480p’lik bir trajedidir.
bir yanda senin için yanıyorum diyen birey, diğer yanda fanı yüksek bilgisayarın sesiyle gerçek anlamda ter içinde kalmıştır.
kelimeler arzu doludur ama oda kokusu hala tütün kolonyası.
bir de o yazarken yaşanan mistik trans hali:
her harfte libido, her noktada iddia…
cümle bitince enter tuşuna bastığında kendini edebiyat tarihine geçmiş sanır.
ama sabah olunca aynı mesajı okuyup düşünür:
ben bunu yazarken kimdim kendim miydim?
nietzsche bile whatsapp’ta olsaydı, kesin o da işte böyle sexten bahsettim, ey insan derdi.
sonuçta seksting bir çeşit soyut resimdir; herkes kendi anlamını çıkarır ama kimse o tabloyu salona asmaz.
çünkü seksi hissetmek geçici, gönderilen ekran görüntüsü kalıcıdır.
ve işin en absürt tarafı: o kadar seksi hissedilen anda, telefon ters dönünce yüz yansıması ekrana düşer…
ve orada tanrı değil, sadece terli bir insanla göz göze gelinir.
seksting, erotizmin değil, özgüvenin kelime testidir.
çekmiyorsa, kimse çekici değildir.
devamını gör...