ahmetisaksalman yazar profili

ahmetisaksalman kapak fotoğrafı
ahmetisaksalman profil fotoğrafı
rozet
karma: 88 tanım: 14 başlık: 0 takipçi: 1

son tanımları


sinema-tv kulübü

merhaba kafa sözlük okurları!

daha önce bu tanım altında ilk filmimi önermiştim (prestige). bu sefer biraz daha farklı bir film ile karşınızdayım; dram, başarı ve ödüllü bir öyküye sahip. yönetmeni iran'lı, majid majidi tarafından ele alınmış, türkçe karşılığı "cennetin çocukları" filmin ismi. he, merak edeniniz olur not düşeyim, film bir saat yirmi dakika sürmekte. haydi öyleyse filmimize geçelim!

2) cennetin çocukları


ali kardeşi zahra’nın ayakkabısını tamir ettirmek için ayakkabıyı tamirciye vermiştir. ayakkabıcıdan çıktıktan bir süre sonra ayakkabının yanında olmadığını fark eder. ayakkabıyı kaybeden ali durumu zahra’ya açıklar. maddi güçlükler içinde bir göz odada büyüyen ve anneleri de oldukça hasta olan iki kardeş bu durumu babalarına açıklamak istemez. çünkü yeni bir çift ayakkabı yeni bir masraf demektir. bu yüzden dönüşümlü bir şekilde ali’nin ayakkabısını giymeye başlarlar. daha sonra ise hikaye, zahra’nın yeni bir ayakkabıya sahip olması için iki kardeşin gayretini ve iki kardeşin ayakkabıyı dönüşümlü kullanırken başlarına gelenleri konu alır.


yorumum: "bir çift ayakkabının hikayesi bu kadar güzel anlatılabilir" cümlesi ile tarafıma tanıtılan ve tarafımca çocukluğun, içimizdekinin, üstü kapalı bilinen bir ülkenin derinliklerinin estetik ve etik kaygılarımızı da doyurarak anlatıldığı su gibi filmlerden biri olarak tanımlanan yapıt. su gibi evet, abisinin ayakkabısının tekinin peşinden canhıraş koşan kız çocuğunun arkadaşının ayağında kendi ayakkabısını gördüğünde hissettiği öfkeyi ben de hissettim; tüm koşu yolunu o küçük çocukla birlikte ben de koştum. derinliğini suyun yüzeyini en iyi biçimde yansıtmasından alan bir film 'cennetin çocukları'.

puanım: 8/10
ımbd: 8.3/10
devamını gör...

sinema-tv kulübü

merhaba kafa sözlük okurları!

60'ı aşkın film ve dizi izlemiş, zamanımı doğru bir şekilde yönetmeyi denemiş, kah eğlenip, kah ağlamış olduğum yapımları önce konusu sonrasında yorumlarımla bu başlık altında paylaşmaya karar verdim. şimdiden keyifli okumalar, izleyecek dostlarıma iyi seyirler diliyorum! o halde ilk filmime değinelim, haydi!

1. prestige (prestij)


19.yy sonlarında londra’da robert angier, sevgili eşi julia mccullough ve alfred borden hem arkadaştırlar hem de bir sihirbazın asistanlarıdırlar. bir gösteri esnasında julia ölünce robert, onun ölümünden alfred’i suçlar ve birbirlerine düşman olurlar. zaman içinde ikisi de hem ünlü olurlar hem de rakip sihirbazlara dönüşerek birbirlerinin sahne üstünde performansını sabote etmeye kalkışırlar. alfred başarılı bir hile yapınca robert, rakibinin sırrını çözmek konusunu takıntı halinde getirir ve trajik olaylar birbirini kovalar.


yorum:

filme yorum yazarken nereden başlasam diye düşünmeden edemedim. seyir zevki, sürükleyicilik, oyunculuk, kurgu, senaryo, nolan’ın o benzersiz anlatımı ve tarzı, atmosfer, flashback’ler daha yazsak neler neler. bir sinema filmi herhalde ancak bu denli ustaca yapılır. nolan genç yaşında umut falan vaadetmeyi geçti değme yönetmenlere taş çıkaracak filmlere imza attı. yönetmenliğini tam da anlattığı ilüzyonisler gibi yaptı. ne diyelim tek isteğimiz dünyanın kazandığı bu müthiş adamdan daha nice 'prestijler' görürüz.
devamını gör...

sarılmak

insanı ve ilişkisini bitiren şeylerden biride gururdur. unutmayın üç günlük dünyada gurura gerek yok. gidin sarılın, sarıldıkça içinizi dökün ve birlikte toparlanın, eğer iyiyse aranız daha da sımsıkı sarılın boğacak gibi...
devamını gör...

evine gelen aşı ekibini reddedip corona olup ölen kadın

bugün izlediğim akşam haberiydi. ailesi aşı olmuş ve corona geçirmesine karşın atlatmışlar. bu nedenle altını çizerek söylüyorum her ne kadar kendi kişisel tercihimize bırakılsa dahi hem kendimiz hem de çevremizi düşünerek aşı olmayı ihmal etmememiz gerek. üzüldüm allah rahmet eylesin, dostlarına ve ailesine sabırlar versin.
devamını gör...

12 ağustos 2021 molde trabzonspor maçı

bir fenerbahçe taraftarı olarak ülkemiz adına kazanılacak her bir puan ve kupa için birlik ve beraberliğimizi korumamız gerektiğini düşünüyorum. özellikle de aşırı fanatiklerin sözlerine aldırmamaya özen göstermek türk futboluna çok büyük katkı sağlayacaktır. başarılar trabzonspor!
devamını gör...

ırmak arıcı'nın tartıştığı kişinin yüzüne tükürmesi

kafasına yazık, acıyorum, kınıyorum. bunun gibileri ünlü konumuna getiren bizlere de ayrıca üzülüyorum...
devamını gör...

doların 1 lira olduğu bir güne uyanıldığında yapılacaklar

sanırım önce elektronik ihtiyaçlari karşılar sonra yurtiçi/dışı gesiye çıkardım
devamını gör...

feministlerin sevimsiz olma nedenleri

tanımı yanlış anlamakla beraber özür dileyerek büyük çoğunluğunun ergen kitle tarafından özenti sonucu feminazileştiğini görmekteyim. toplumun bilinçlendirmek adına daha sağlam seminer ve eğitimlerin varolması dileğiyle.
devamını gör...

şu an duymak istediğiniz söz

"biliyorum yoruldun, yıprandın. yine de bekledin beni sabırla. ben de bu sabıra karşın elinden tutmayı hep isteyeceğim, seni seveceğim, iyi ki varsın. "
devamını gör...

aşka karşılık gelen bir kelime yaz

hem elzemidir ruhun hem de yetim bırakanı.
devamını gör...

eren bülbül

iyi ki varsın eren!
devamını gör...

geceye bir şiir bırak

şiir sevgim küçük yaşta "canım annem" başlıklı bir şiir yazarak başlamıştı. içe dönük, hor görülen ve dışlanan bir çocuktum. bir süre sonra derdimi kimseye açamayınca önce allah/tanrı'ya dualarla başlayıp sonra kağıda dökmeye başlamıştım. gel zaman git zaman sürekliliği devam etmekte yazdıklarımın bu vesile ile sizlere ilham aldığım atilla ilhan'dan "yağmur kaçağı" şiiri huzurlarınızda önce metin olarak, metnin sonunda ise bestelenmiş çok beğenebileceğinizi düşündüğüm haliyle bırakıp kaçmaktayım!


elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni

geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa eylül'se ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni


buraya tıklayarak besteyi dinleyebilirsiniz!
devamını gör...

film önerileri

iki-üç günde bir veya haftalık olarak bu başlık altında -eğer başlık açma imkanım olursa daha güzel bir şekilde- sizlere önce film konusu ardından kendi notlarımı gireceğim. öyleyse önerilerime geciş yapalım, haydi bakalım!

1- a beautiful mind (akıl oyunları)

film, önemli başarılarından uzun yıllar sonra nobel ödülü'ne layık görülen ünlü matematikçi john nash'in gerçek hayat hikayesine odaklanıyor. john forbes nash kazandığı bir bursla princeton üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlar. bu süreçte parlak zekasını her daim hissettiren ancak çevresindekilerle uyum sorunu yaşayan dahi nash, inanılmaz bir teoriyi ortaya sürüp kanıtlama aşamasına kadar gelir. böylece matematik çevrelerince ününü yayan dahi adam zamanla şizofreni belirtileriyle mücadele etmeye başlar. nash artık kendi kurgusal gerçekliklerinden oluşturduğu dünyasıyla asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir.

film sonu yorumum ise hemen bir alt satırda!

gerçek ile hayal arasında çok ince bir çizgi vardır aslında size göre bir olay çok net bir şekilde belli olabilir ama bizim düşündüğümüz, kurguladığımız bir hayatın gerçek olduğunu veya olmadığını nasıl kanıtlayabiliriz. bazen kendimizi çok fazla dış dünyaya kapatırız ve oraya kimsenin girmesine izin vermeyiz çünkü kurguladığımız dünya da her şey kusursuz bir şekilde planlanmıştır bu kendi benliğimizi gömüldüğünüz vakitte kafamızı kaldırdığımız andan itibaren başladığımız yerle kafamızı topraktan çıkardığımız yer aynı olmayacaktır. insanın gelişmişinin sınırı yoktur ve bu seviyeyi kendisi bile gördüğünde kaldıramayacak düzeye gelebilir ve gerçek yaşam ile bağlantısını hiç anlamadığı bir anda koparmış olabilir şimdi gerçek hayattan alıntı olan bu filmin sizlere biraz konusundan bahsetmek istiyorum; asosyal bir matematikçi olan john nash'in hayatını konu ediyor. john forbes nash azandığı bir bursla princeton üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlar. bu süreçte parlak zekasını her daim hissettiren ve çevresindekilerle uyum sorunu yaşayan dahi nash, inanılmaz bir teoriyi ortaya sürüp kanıtlama aşamasına kadar gelir. böylece matematik çevrelerince ününü yayan dahi adam zamanla şizofrenik belirtilerle mücadele etmeye başlar. nash artık kendi kurgusal gerçekliklerinden oluşturduğu dünyasıyla asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir. zihninizi hazır tutmaya bakın bir çok dikkat edilmesi gereken sizi takipte tutacak sahneleri birleştirmenizi sizi de olaya dahil edecek olan bu filmi bir an önce izlemenizi tavsiye ediyorum iyi seyirler...

benim filme puanım: 8.8

filmden

"hayatta hiçbir şeyden emin olamazsın, emin olabileceğin tek şey budur."
devamını gör...

film

normal şartlarda tek düze film izleyen biriyimdir. canım sıkıldığında tv kanalları arasında gezinir, denk geldiğim klişe, ismi duyulmuş filmleri izlerdim. pandemi sürecinin başlaması ile birlikte kız arkadaşıma aktivite adı altında birlikte izleyerek daha da bağımlısı olduğum kulvar. şu an ise tam donanımlı asker gibi konusu açıldığında rahatça ve heyecanla film diyaloglarına girebiliyor, önerdiğim filmleri izleyenleri gördükçe mutlu oluyorum. sizce de normal değil mi?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim