kendince haklı sebepleri olabilir, ben şahsen dünyaya çocuk getirmeyi ahlaki bulmuyorum, fakat her küçük çocuk gördüğümde özellikle baba diye babasına seslenen tatlı çocukları görünce hemen baba olasım geliyor sonra mantığım devreye giriyor ve olmaz diyorum.
bir gün mantığımı sevip atacak bir kadın gelip fikrimi değiştirirse orasını bilemem ama şu anlık yok gibi.
(kadınlar çok tehlikeli arkadaşlar, size a ya z dedirtebilirler.)
sağlık sıhhat aile mutluluğu haricinde 2025 te başladığım uygulamayı bitirip yayınlamayı başarırım inşallah, birde bir kitap yazmak istiyorum, youtube da başlarsam on numara olur.
üniversiteye giderken görüyorum küçücük çocuk okul servisi bekliyor ama ruhu yatakta kalmış bedeni ayakta öylesine duruyor, allah aşkına abi bunların o yaşlarda uyuması lazım beyin ve beden gelişimi için. o saate işlenecek dersten ne hayır alacak bu çocuklar.
zaten eğitimin kalitesi ortada birde üstüne biyolojik ihtiyaçlardan çalıyorlar. çok şükür zamanında öğlenci idim çoğu zaman çocukken.
engelli birey dünyaya getirme olasılıkları daha yüksektir. yumurta ve sperm kalitesi düşüyor. lakin bu sadece sigara değil yüksek stres, sağlıksız beslenme, düşük ekonomik düzeye bağlı yaşanan sorunlarda kaliteyi düşürür. bana kalsa sadece zengin ve belli bir kültür düzeyine sahip olan ve iq testine tabii tutulmuş ebeveynler çocuk yapmalıdır. bu sayede nüfusun kalitesi artacak. hatta komple çocuk falan yapılmasın diyecem fazla aşırı olacak ama bence ahlaki değil çocuk yapmak bu dünyada.
ne diyorsunuz, giderim var mı, 3-5 arapça dua ezberleyip okunmuş çay diye içinde sakinleştirici olan çayları içirdik mi olur gibi bu iş.
uzun mağara adamı sakalı içerir.
savcı/hakim bey
bu tanım ironi içerir, gerçeklikten uzaktır.
nefret ederim, börekte sadece peynirli, pırasalı, ıspanaklı ve en güzeli sade kürt böreği yada sosisli / sade milföy severim.
ek bilgi; patatesli börektende nefret ederim.
kutu açılımını sevdikleri bir gerçek ama en tuhaf özelikleri aradan bir tip tip suratımıza bakmaları, birde herhangi bir iş yaparken izlemeyi seviyorlar. bence bizi aptal birer büyük kedi olarak görüyorlar. köpekler gibi dikey hiyerarşi yok, yatay hiyerarşi var bunlarda.
lan sanarsın zor bir şey, elde bulaşık da yıkadım, viledada yaptım, cam da sildim, evide süpürdüm, yemekte yaptım. maksimum alacağı saat haftalık 20 saat. arazi vere vere yata yata yaparsan buda. yolu hesaba katınca haftada 2 gün yatarak çalışmaya denk geliyor.
not; çocuk olmadığı senaryo simüle edilmiştir.
aramızda ölmeyi bayılmak sananlar var.
tabii ki durdurmaya çalışacak insanlar, mantıklı bir insanın düşüncesi olamaz çok uçuk durumlar(aşırı derecede acı çektiren ileri derecede kanser gibi durumlar vs) hariç.
ilk başlarda ürün almadan çıkmak insana acaba hırsız sanan olur mu paranoyası yaratsada alışınca acayip zevkli ve ücretsiz aktiviteniz oluyor. hem bazen yeni ürünler çıkmış oluyor denemek için onları alıyorum.
beynime olan şahsi isyanım, şerefsiz gece gece dopamin yüklemesi falan yapıyor galiba.
normal bir beyin gibi davransa şaşarım zaten.
gecenin 3 ünde aklımda fikirler dolanıyor, utanmasam gidip bilgisayar başında iş yapacam ama zaten düzensiz uyku düzeninin içinden geçmek istemiyorum. malum dünyadaki sosyal düzene uyma zorunluluğu var. bana kalsa geceleri yaşarım.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.