öncelikle büyük bir yanlışı düzeltmek isterim ki bizim mete han olarak bildiğimiz kişinin adı
bağaturbahadır’dır ancak çinliler
b ve
r’yi söyleyemediğinden ismi çin devlet arşivine moo-tun olarak geçmiştir o da günümüz türkçesinin fonetiğine uygun olarak mete han olarak düzeltilmiştir. tıpkı babasının isminin kayıtlara tuuman/
teoman olarak geçmesi gibi. onun ismi de
duman. yani teoman oğlu mete han değil duman oğlu bahadır.
bahadır’ı kurucu komutan yapan iki önemli faktör var, birincisi ordunun kayıtsız şartsız emirlerine itaat etmesi, diğeri ise emrini silsile yoluyla sıralı komutanlar yoluyla astlarına iletebilmesi.
bahadır’ın ok attığı yeri ordusu sorgulamadan
ok yağmuruna tutuyordu. en güzel atına, sevdiğine ve hatta babasına atsa bile. bu gelenek osmanlı’da
tîr-i baran olarak devam etti, günümüzde dahi muharip unsurlar düşmanla temas ettiğinde en rütbeli fiziken nereyi işaretlediyse çatışma o bölgede yoğunlaşır.
komuta yetkisini astlarıyla paylaşması ise o zamana kadar görülmemiş birşeydi. bu emrin icrasını kolaylaştırıyor ve ordunun motivasyonunu artırıyordu. en düşük rütbeli bile bizzat bahadır’ın verdiği yetkiye dayanarak askerlerine gerek doğrudan bahadır’ın emrini gerek kendi talimatlarını iletebiliyordu. ne olursa olsun ağzından çıkan artık bahadır’ın sözüydü ve mutlak itaat edilmesi gerekirdi.
işte bahadır’ın m.ö 209’da kurduğu bu ordu, kendisinden 1000 kat fazla olan çin’e karşı defalarca galip geldi.
şimdi de yakın tarihimize dönelim. 1963 yılına kadar türk silahlı kuvvetlerinin kuruluş tarihi
sırpsındığı savaşı esas alınarak 1363 olarak gösteriliyordu. tsk’nın kuruluşunun 600. yılı etkinlikleri arefesinde
hüseyin nihal atsız genelkurmay başkanlığına yazdığı sitem dolu bir mektup ile bu hatanın düzeltilmesini sağladı. zira tsk’nın kuruluşunu sırpsındığına bağlamak, osmanlı’nın kılıç hakkıyla kuruluşunu, selçukluları malazgirt’i ve orta asya’daki kadim türk devletleri, göktürkleri ve hunları yok saymaktı.
devamını gör...