daddy yazar profili

daddy kapak fotoğrafı
daddy profil fotoğrafı
rozet
karma: 39650 tanım: 3577 başlık: 691 takipçi: 167
daddy (para babası)
karma: 39650 tanım: 3577 başlık: 691 takipçi: 167
Sì, la vita può essere difficile ma non preoccuparti, se li fotteranno ma non fermoranno il tempo...

son tanımları


geceye bir bilgi bırak

eğer kedi veyahut köpek besliyorsanız, ve bu arkadaşlar ağızlarına sizin istemediğiniz bir şeyi aldılarsa, öyle kafalarına falan vurup incitmeyin yavrucakları, yazıktır.

zira kulakları çok hassas olur kedi ve köpeklerin, başını tutup şöyle kuvvetli bir şekilde kulağına üflerseniz ağzında tuttuğu şeyi şak diye bırakacaktır ağzından. denenmiştir ve kesinlikle işe yarıyor. belki birgün lazım olur.*
devamını gör...

gelişmekte olan tüm ülkeler türkiye’yi örnek alıyorlar

gelişmekte olan ülkeler değildir onlar sayın bakan, sizde iyi biliyorsunuz. gelişmediği ve geriye gittiği halde halkını kandıran, üzerinde oynanmış rakamlar ile manipülasyon yapan, tüm bunlar olurken kendi dünyalığını yapan bir takım devlet adamlarıdır türkiyeyi örnek alanlar.

20 yıldır öz kaynakları mükemmel derecede dolu olan bir ülke içeriden nasıl sömürülür, yandaş firmalar, iş adamları nasıl zengin edilir, her şeyden önemlisi biz bu yola kefenimizi giydik çıktık yalanını her fırsatta söylerken bunların nasıl yapılacağını uygulamalı gösterdiğiniz için türkiye'yi kısaca sizin zihniyetinizi örnek alan bir takım sermaye sevdalısı küçük devletlerin yöneticisidir onlar.

ama tabii sizde haklısınız, 80 milyonu geçkin nüfusa sahip bir ülkede eğer sizler gibi adamları 20 yıldır bu halk seçiyorsa, zaten onlar için ekstra bir cezaya gerek yok, zira sizin 20 yıldır bu ülkeyi yönetmeniz, bu halkın "stockholm sendromu" rahatsızlığından muzdarip olduğunun en büyük göstergesi.

fakat tarih daima tekerrürden ibarettir sayın bakan. şuan omuzlardasınız, atıp tutuyorlar sizleri, en büyük diyorlar, tek büyük diyorlar..
fakat bu yükselişinde bir sonu olacak elbet.. ne demişler; sabır her şeyin ilacı..
devamını gör...

amerika'nın ilk trans oramirali

abd ordusunda eşcinsel askerler 70'li yıllardan beri görev yapıyorlardı bildiğim kadarıyla. adamlar artık bu mevzuları çoktan aşmışlar bu çok net görülüyor. profesyonel ve pragmatist bir yaklaşım sergiliyorlar ki en doğrusunu yapıyorlar. artık amerika'da kimse 70'li yılların teksas kafasıyla hareket etmek istemiyor. olaylara çok daha geniş bir perspektiften bakmayı başarabiliyorlar.

kendi ülkemiz geliyor gözümün önüne, çok değil 12 yıl kadar öncesi trabzonlu genç bir il hakemi olan halil ibrahim dinçdağ, gatadan aldığı "askerliğe elverişli değildir" raporu gerekçe gösterilerek meslekten ihraç edilmişti. sonra medyaya ve kamuoyuna trabzonlu eşcinsel hakem h.i.d şekline kodlanarak toplumun önüne atılmış, hakemlikten sonrada hem iş hayatını hem özel hayatını içinden çıkılamaz bir duruma sokmuşlardı el birliğiyle.. şuan ben erkeğim ulan diye geçinen hakemlerin halil ibrahim dinçdağ kadar delikanlı olduklarını hiç sanmıyorum ki o konuya girmeyeceğim çünkü girersem çıkamayacağımdan korkuyorum. ilgili haberi şuraya bırakalım, faydalanmak isteyen arkadaşlar bakabilirler.buradan

gelecekte birgün her kesimden, her etnik kökenden, her renkten ve her düşünceden insanın birbirini sevgiyle kucakladığı ve birbirlerinin düşüncelerine saygı duyduğu, ileri görüşlü bir ülke olmamızı umut ediyorum..
devamını gör...

kafa sözlük'te kadın olmak

son derece normal bir durumdur. kafa sözlükte gay olmak, kafa sözlükte lezbiyen olmak, kafa sözlükte biseksüel olmak vs. bu liste uzaaaar gider.

herşeyden önemlisi bizler burada yazarız. ve takdir edersiniz ki çaylaklar ile birlikte yaklaşık olarak 10.000 civarı insan evladı var burada.

bunların arasında iyisi var, kötüsü var, çok afedersiniz operasyon çocuğu diyebilecegimiz nitelikte olan tiplerde mevcut. hatta bir dönem tecavüz fantazisi olan bir yazar uçurulmuş, daha sonra affedilerek tekrardan yazar yapılmıştı.

kısaca diyeceğim şu; hayatın her alanında her tipten insanla karşılaşmamız normal. kadınlar bu konuda bir parça daha bahtsız zira cinsel açlığın afrikası denilebilecek bir ülke burası.

biriyle muhattap olmak istemiyorsanız olmayın, engelleyin. taciz boyutunda ise mahkeme yolu ile ilgili kişiden hesap sorabilirsiniz. çok büyütmeye gerek olmadığını düşünüyorum.

herkese saygılar ve sevgiler.*
devamını gör...

burak elmas

bir galatasaray taraftarı olarak benimde gönlümden geçen aday burak elmas'tı. galatasaray ile iç içe büyümüş olması, çok genç yaşta yöneticilik yapması, kulübün dinamiklerini iyi bilmesi ve fatih terim ile uyum içerisinde çalışabilecek olması çok önemli.

bazı başka sözlüklerde, forumlarda ve bazı twitter ve ınstagram sayfalarında son 3 sandıkta eşref hamamcıoğlu'nun liseli oyları ile seçimi net şekilde kazanacağı söylense de, burak elmas 41 oy farkla seçimi kazandı. eşref hamamcıoğlu'nun sırf liseli oyları ile seçimi kazanacağını düşünenler, burak elmas'ın listesinin %90ı'nın liselilerden oluştuğunu görmemiş olacaklar ki böyle bir varsayım da bulundular fakat öyle olmadı. neticede türkiye'de birçok yerde görülmeyecek olan bir demokrasi şölenini geride bıraktık.

böyle seçimleri başka kulüplerde görmemiz imkansız. bugün geldiğimiz noktada görevde kaldığı sürede 2 şampiyonluk kazanmış, ffp sürecini başarılı bir şekilde hem de öngörülen süreden 1 yıl önce bitirmiş, mali olarak borçlarını azaltmış, hiç fenerbahçe mağlubiyeti görmemiş (ki bu en önemsiz nokta) sayın mustafa cengiz yönetimi gayet başarılı bir yönetimdi fakat aday olmadı çünkü seçilmeyeceğini iyi biliyordu. bugün neden galatasaray büyük diye sorarsak cevabı bu oligark yapısında saklıdır.

bugün kendini büyüğüz falan diye adlandıran kulüplerin başkanları seçime tek aday olarak giriyor. senelerdir şampiyonluk kazanamamış, kötü diye nitelendirebileceğimiz bir çok transfer yapmış, başkanlık makamının ağırlığını kaldırmamış olacak ki rakip hocaları ile diyaloğa girmiş, vasat ve tek artısı zengin bir ailenin varisi olmak olan kişinin karşısında aday yok(!) kendinden öncekinin 20 yıl durduğunu düşünürsek daha bunun kafadan 10 yılı var zaten.

işte galatasaray bu yüzden büyük. bazen sadece başarı yetmez makama yakışmak gerekir. icraatlarin tam not alması şarttır, bizde 10/7-8 olmaz, 10/10 olmalıdır. galatasaray'ın mevcut yapısına zamanında en fazla muhalif olan taraftarlardan birisi bendim. fakat bu seçimde anladım ki böyle devam etmeli, her sokaktan geçen, her tribündeki adam böyle büyük bir kulübe üye olmamalı. yoksa tanrı saklasın bizde diğer bazı büyük görünümlü vizyonsuz kulüpler gibi zengin p..lerinin elinde oyuncak olmaktan ileriye gidemeyiz.

yeni başkan ve yönetimine bir taraftar olarak başarılar diliyorum. artık kenetlenme vakti, artık bu camianın birleşme vakti, yeni başarılara yeni enlere yeni ilklere yelken açma vakti.

inanıyoruz; "birlikte çok şey başaracağız".
devamını gör...

summer queen

o kadar nicki sol tarafta dolaştı şimdi yazmasam olmaz. sözlüğe yeni geldiği sıralarda radarıma takılmış ve yazmıştım, çok hoşsohbet çok tatlı ayrıca güzel bir yazar kendisi*

bir süre sonra kanka olduk, hatta ülkeyi birlikte terk etme hayalleri falan kurmaya başladık*

adına açılan başlıklara pek takılmamasını öneriyorum.*

eee ne demişler; "meyve veren ağaç taşlanır.
devamını gör...

meczup

#1028095 deli konuşuyor, konuş deli.*

tanım: deli yerine kullanılan daha nahif bir sözcük.*
devamını gör...

daddy

merhabalar sevgili sözlük ahalisi. bu aralar özel işlerimin yoğunluğu nedeniyle sözlüğe bir parça dahi zaman ayırıp yazamıyorum, epeydir salmış olduğum herşey üst üste geldi diyebilirim*

sözlük dışı mecralarda iletişimde olduğumuz yazarlardan soranlar biliyor zaten, buradan da gerek mesaj yoluyla gerek nickalti yoluyla düşünüp dile getiren arkadaşlara teşekkür ederim*

hesabımı dondurma gereği duymadım, kısıtlı zamanlarda girip okuyor bir iki parça tanım beğenip çıkıyorum.

sözlüğün zamanla geliştiğini görmek çok güzel.. herkese eğlenceli günler diliyorum.*
devamını gör...

netflix'in fatih terim'in belgeselini yapacak olması

bunun yıllardır ne zaman yapılacağını bekleyen milyonlarca taraftardan biriyim, zamanlama cidden harika oldu şampiyonluğumuzun arefesinde* bu konuyla alakalı gerek burada gerek ekşi ve diğer sözlüklerde epey entry okudum ve fazlasıyla gülme fırsatı buldum, karın ağrısı ve hazımsızlık çeken rakip takım taraftarı arkadaşlara teşekkürü borç bilirim*

ne bekliyordunuz sevgili yazar kardeşlerim? emre belözoğlu'nun belgeselini mi yapacaklardı? yoksa aykut kocaman'ın falan mı? yeter artık biraz rütbenizi ve haddinizi bilin yahu*

şaka bir yana takımın başında kaldığı 9 sezonda 8 kez şampiyon olmuş ve 9.şampiyonluğuna doğru yürüyen birinin belgeseli yapılmalıydı zaten. seversiniz sevmezsiniz ama saygı duymak zorundasınız. fatih terim bu ülkenin en başarılı hocasıdır ve medar-ı iftiharıdır.

son olarak onun bir cümlesiyle bitirelim; "biz ismi geçenlerle rakip bile değiliz".
devamını gör...

zafer algöz

okan bayülgen, müjde ar, aysel gürel ve küçük iskender gibi oyuncuların rol aldığı ağır roman filminde "gaftici fethi" karakteriyle hatırladığım türkiye'nin en yetenekli ilk 5 aktöründen biridir. gaftici fethiyi bilmeyenler için şuraya bir video bırakalım.
devamını gör...

antalya'da kadın polise sarkıntılık eden turist

uzun bir süredir artık ülke gündemini takip etmiyorum, zira takip ettiğim zaman küçük anksiyete krizlerinin önüne geçemiyorum, deliriyorum diyebilirim. ama bu haberi az önce tesadüfen görünce dikkatimi çekti, baktım okudum falan. rezillik paçadan akıyor derler ya o biçim.

bu turistin yaptığı eylemi, herhangi bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı yapsa, (genelleme yapmak istemiyorum arkası sağlam olan her türlü yırtar bu ülkede) sıradan bir vatandaş diyelim, o vatandaşı ilk başta bir güzel döverler, hem de öyle emniyete falan götürerek değil alenen sokak ortasında üzerine leş kargası misali çullanarak.. daha sonrasında o kişi emniyete götürülür ve sorguya alınır(sorgu diyorum işte, ama tam sorgu değil o) sorgu biter ve suçlamalar şu şekilde olur;

*görev başındaki memura hakaret

*görev başındaki memura sözlü cinsel taciz

*görev başındaki memura mukavemet


adama daha bir ızdırap olmak için ek gözaltı süresi istenir, avukat bile çağıramaz o adam öyle rezil ederler yani, avukatı anca mahkemede görür. sonra tutuklanma istemiyle savcılığa sevkini yaparlar(tabii bu arada bıçkın polislerimizin envai çeşit hakaret, tehdit gibi bilimum kötü muamelesine maruz kaldıktan sonra) arada doktor kontrolü olur illa ki ona da kılıf bulmak kolaydır zaten; mukavemet etti derler, kaçtı merdivenden düştü derler vs..

sonra olay bazı özgür gazetelerde gündeme getirilir, polislerin açığa alınması beklenir falan, tabii ortaya çıkmama ihtimali daha fazladır. muhteşem(!) süleyman soylu çıkar bu polisleri bir güzel savunur tüm türkiye'nin gözü önünde, arkanızdayım der, yine olsa yine yapın falan.

amaaaaaaaa...... ingiliz vatandaşlığı olunca işin içinde, o savundukları şeref, haysiyet gibi içini boşalttıkları değerler bir bir bir taraflarında patlıyor böyle. çok erkektiniz madem o turist'e yapsaydınız ya bunları ? yemedi mi yoksa? aa yememiş belli çok yazık çooooookkkkk..

ne güzel dünya değil mi? adam dışardan geliyor, senin polisine saatine 200 lira* verdiği escort muamelesi çekiyor, o arada kameraya çekip görüntü alıyor, arabada maskeyi takmayı reddediyor ve sadece 900 lira ceza ile paşalar gibi serbest... bu arada 900 türk lirası = 77.87 sterlin ediyormuş, onu da dipnot olarak buraya ekleyelim, fazla dokunmamıştır o ceza turist arkadaşa.

abarttığımı düşünen yazar arkadaşlar çıkabilir ama emin olun abartmıyorum. sene 2014 rutin bir trafik kontrolü için antalya da aracımızı durdurdular, 4 arkadaşız indik arama yaptılar falan. araba temiz üstümüz temiz vize sigorta gbt tamam, kimsenin aranması yok. sadece bir arkadaşımızın kimliği yanında değil onun için bekliyoruz ben elime telefonu aldım bir şeylere bakıyorum bir kadın polis benimle diyaloğa girdi o sırada; "telefonla oynama" şeklinde bir uyarı alınca ben şaşırdım ve dedim ki "sizi ilgilendirmez". vay efendim sen bana bunu nasıl dersin'e döndü mü olay, orada arbede çıkarıp bana kelepçeyi taktılar ve alenen işlem yaptılar usulsüz ve kanunsuz bir şekilde. tabii dosya takipsizlikle sonuçlandı birşey çıkmadı.

yani diyeceğim şu; eğer bu ülkede yaşayan bir ingiliz ya da abd vatandaşıysan, kadın polise rahatlıkla escort muamelesi yapabilirsin. tatlım ne kadar hoşsun bu gece beni biraz şenlendirmek ister misin gibi sözlerle şansını deneyebilir, tutmazsa eğer 900 lira ceza ile yırtar ertesi gün yine şen şakrak bir şekilde gezip denize girebilirsin.

yeni türkiye'de kadın polise sözlü tacizin bedeli; 77.87 sterlin.* döviz önemli hem de çok.
devamını gör...

ali koç

bilimum sosyal medya ve diğer platformlarda, parasını verip tasmasını çekiştirdiği trolleri olan fenerbahçe tarihinin en vasat başkanı olan şahıs.

aziz yıldırım ile kıyas edilmesi dahi abesle iştigaldir, saçmadır. aziz yıldırım'ın, her ne kadar sportif başarıları koltukta kaldığı yaklaşık 20 yıla göre sınırlı kalsa da, en azından rakip takımların teknik direktörleri hakkında demeç vermemiştir ve ayrıca gerçekten yönetme vasfına sahip biriydi, oturduğu koltuğa yakışıyordu.

ali koç ise bazı şeyleri değiştirmek, kulübü daha üst seviyelerde temsil edilebilir duruma getirmek, mali açıdan düzlüğe çıkarmak, fenerbahçeyi avrupa düzeyinde bir kulüp yapma vaatleriyle başa geldi e tabii ailesinin sahibi olduğu servetinde etkisiyle tasmasını elinde tuttuğu binlerce fenerbahçe üyesi sayesinde.

döneminde başaramadıklarına bakacak olursak;

*şampiyonluk alamadı

*kupa kazanamadı

*kulüp avrupa kupalarına gidemedi

*ezeli rakibi* galatasaray'a karşı hiç galibiyet alamadı ayrıca meşhur kadıköy serisi bir tarafında 2 sene üst üste patladı*

*her fırsatta bir zamanlar eski twitter trolleri olan yöneticileri (bkz: alper pirşen ve selahattin baki) en ufak bir olayda ortalığı yaygaraya verip ağladılar, sızladılar, akıllara zarar açıklamalar yaptılar.

*kulüp yıllar sonra ilk kez son haftalara girilirken kümede kalmayı garantiledi.

*aziz yıldırım sezon ortasında hoca değiştirmezdi ama ali koç bir çok kez bu deneyimi kulübe yaşattı.

son olarak oynadıkları alanyaspor maçında kural hatası olduğu yönünde resmi başvuru yapmışlar şaka gibiler vallahi haha*

dua edin maç tekrarı falan olmasın bu kez direkten dönmez o kadar top bir ikisi illaki girer kaleye*

evet birisi vizyon demişti sanırım? hani nerede o arkadaş görünmüyor bu günlerde?*
devamını gör...

ölüm ereksiyonu

islamiyette neden açık tabut merasimi yapılmıyor böylece anlamış olduk.*
devamını gör...

oruç bozmayan aşı

saçma sapan bir açıklama. "vücuda giren orucu bozar, vücuttan çıkan abdesti bozar" diyerek yıllar önce tuncay kantarcı bu durumu açıklamıştı zira. şöyle bırakalım bilmeyenler izlesinler. * abdestsizler, orucumuzu bozmasın sakın benjamin? *
devamını gör...

her şeye lanet edip küçük sahil kasabasında kerhane açmak

gece gece güldüren başlık, daha tıklamadan kim olduğunu tahmin etmek zor değil.

yalnız bu işler öyle filmlerde ki gibi olmuyor luci sisiisisisisi. devlet 21 yıldır hiçbir kadına vesika vermedi, hadi diyelim açtın kimi çalıştırıcaksın?

ha yok benim için önemli değil, hayalim için gerekirse soyunurum, bizzat hizmet veririm falan diyorsan orası ayrı saygı duyarım*
devamını gör...

sigarayı bırakan insan

onlardan biride ben oluyorum. 2021 yılı içerisinde hiç sigara içmedim. agresifliğim 3 hafta sürdü sonrası epey rahat oluyor. sigara cebinizde taşıdığınız, sizi yavaş yavaş zehirleyen bir düşman. maddi kaygıların içine girip bırakanlar genel olarak tekrar başlamaya en yakın kesim, sağlığını düşünerek bırakan insanın tekrar başlaması zor, özellikle psikolojik olarak kendine geldikten sonra.

kendinize bir güzellik yapın, atın o paketi ve dokunmayın bir daha. inanın aylar geçtikçe kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.
devamını gör...

abuzer kömürcü

"bu iş ustadan çırağa geçer, malın iyisini ustalar yapar" repliğinin sahibi olan kurgusal karakter. kurtlar vadisi ilk 97'deki göze en çok çarpan yan rollerden biridir. usta oyuncu muhammed cangören tarafından canlandırılır. bir spin-off çekseler abuzer kömürcü üzerinden, izlenme rekoru kıracağı kesin gibidir.
devamını gör...

kafa sözlük yönetiminin beni cehenneme yollaması

şener şen'in şekerpare filmindeki meşhur repliğini akıllara getirmiştir;"efendim, hep acemileri gönderiyorlar" *
devamını gör...

ankara'da 30 köpeğin öldürülmesi

bu yapılan şey düpedüz vahşet, insanlıktan nasibini almamış bir takım biyolojik atıkların işlediği bir cinayet. bu ve bu gibi olaylar eğer farkındaysanız her yıl artarak çıkıyor karşımıza. peki neden 2004 yılında çıkarılan hayvanları koruma kanununda bir değişiklik yapılmıyor?

daha öncede dile getirdim yine aynısını yazıyor gibi olmak istemem ama hayvanları koruma kanunu denen şey hayvanları korumuyor. hayvanları korumadığı gibi, köpekleri insanlar için fazlasıyla tehlikeli bir hale getiriyor. bu köpekleri topluyorlar, kısırlaştırdık, rehabilite ettik ve küpeledik deyip sokaklara geri bırakıyorlar. kardeşim nasıl bir kısırlaştırma yapıyorlar ben anlamıyorum ki. her geçen yıl sokaklarda daha fazla köpek görüyoruz, gökten falan inmiyorlarsa bu kısır hayvanlar nasıl çoğalıyor?

ben iç anadolu'nun küçük bir şehrinde ikamet ediyorum, burada bile 15'li 20'li sürüler halinde köpekler görüyoruz, sabah erken saatler ve akşam geç saatler ciddi anlamda sıkıntı. motorlu ve bisikletli insanlara çok saldırıyorlar, kimisi bir ısırıkla kurtuluyor, kimisi tepe taklak gidiyor, bu yüzden felç kalan bile oldu burada.

birde büyük şehirlere bakalım. daha yakın zamanlarda konya'da bir vatandaşın ağılına girip onlarca küçükbaş hayvanı telef etti köpekler. peki köpektaparlara soralım; köpekler hayvan, koyunlar değil mi? tüm bu olanlar 2004 yılında malum zihniyetin bazı kesimlere yaranmak için çıkardığı kanun yüzünden oluyor. köpeklerin yeri sokaklar değildir, insanlar bu sokaklarda güvenle yürüyebilmeli, bisikletini, motosikletini rahatça kullanabilmelidir.

artık lütfen birileri bazı şeyleri görsün, sokaklarda şuan 10 milyon başıboş köpek var, bu hızla yakında sayıları 50 milyonu geçecek, o zaman ne yapacaksınız? yakalamaya kalksan kaç tanesini yakalayabileceksin? bugün bu haberde okuduğumuz şeyleri o gün geldiğinde devlet yapacak, ya köpekleri gördüğü yerde vuracak, ya zehirleyecek. devlet yapmasa vatandaş çileden çıkıp, eee yeter lan, başlarım köpeğine diyecek vatandaş yapacak. bu dediklerime alınmayın arkadaşlar, bir gün gelir, bu köpekler ciddi anlamda canınızı yakar, o zaman anlarsınız ne demek istediğimi. en basitinden çocuğunu yahut kardeşini parçaladıklarını düşün, hala, köpeklere dokunmayın, onlarda canlı falan diyebilir misiniz?

bende 4 yıl köpek besledim. tüm aşılarını bakımlarını düzenli bir şekilde yaptırdım. saldırgan olmaması için elimden gelen her şeyin en iyisini yapmaya uğraştım. kesinlikle çiğ et vermedim, ya ateşte pişirdim ya suda kaynattım o şekilde verdim. kuru mamalar hayvanların beyin kimyasını bozuyor diye söylemişti bir arkadaşım, hiç kuru mama vermedim, daima sağlıklı besinlerle ve bu besinleri pişirerek besledim. 4 yıl içinde 1 kez tasmasından kurtulup kaçtı, tam 12 saat onu aradım bulana kadar durmadım. banane giderse gitsin demek en kolayı, ama ya gider birinin tavuğuna, kedisine veya koyununa ya da çoluk çocuğuna zarar verirse? ve bu köpek hiç bir sebep yokken annemi ısırdı birgün. onunla en çok ilgilenen annem olmasına rağmen. anlam veremedik ilginç bulduk. tekrar sokağa salarlar falan diye barınağa vermedim köpeği. bir arkadaşımın koyun sürüsü vardı, durumu ona anlattım; böyle böyle, köpek annemi ısırdı eğer alıp koyunları güderken sana eşlik etsin istersen köpeği sana verebilirim dedim, zaten ırk olarak buna müsait bir köpekti ve arkadaşım kabul etti. biraz yaşlandı ama halen onun yanında. sürüye göz kulak oluyor. yani diyeceğim şu; bu hayvanların ne zaman nasıl saldıracağını bilemezsiniz, onların beyni nasıl çalışıyor henüz tam olarak bilmiyoruz, anlık bir refleks ile boğazına saldırabilir, kaçamayabilirsin, ağır yaralanıp ölebilirsin, daha kötüsü felç kalma riski var.

daha sayıları az, toplayın bu hayvanları, daha büyük barınaklara alın ve orada kalan hayatlarını yaşasınlar. ve bundan sonra çıkaracağınız kanunlar ile bu hayvanları gerçekten koruyun. bir hayvan sahiplenmek bu kadar kolay olmasın artık, bir hayvanı sahiplenen kişi ondan sorumlu olsun, o hayvan ona zimmetlensin, devlet bunun takipçisi olsun, yoksa ortalık malum "köpektapar" insan artıklarına kalıyor. sonra bazı caniler çıkıp onlarca hayvanı katlediyor ve hepimiz üzülüyoruz. ülke gündeminden bazı haberleri şöyle bırakalım, belki aramızda olan bazı "köpektapar" arkadaşlar, "köpekler insanlara saldırmaz, mutlaka o insan ona bir şey yapmıştır" gibi saçma sapan argümanlar ile başlık altında bitmesinler.

bu güzelim çocuklardan biri yakınınız olsaydı, pek saygıdeğer köpektaparlar?

bunlarda köpeklerin doğal yaşama verdiği zararlar. ama köpektaparlar anlamaz, onlar sadece ego masturbasyonu yaparlar

başıboş köpek ısırması

kesin yaşlı amca köpeklere bir şey yapmıştır dimi köpektaparlar?

8 yaşında çocuk istanbulun göbeğinde başından ısırılmıştı, beyoğlu köpektapar belediyesinin açıklamasını hatırlarsınız

14 yaşındaki çocuk suçludur zaten kessssiiiiinnn

mehmet serbes'in konu ile alakalı yazısı

bu adama sokakta yürürken saldırmışlar, ama adam kesin kötü niyetlidir değilmi köpektaparlar?

al bak burada 30 koyunu telef etmişler, sorsa doğanın dengesi der köpektaparlar!

veee bingo!! beslediği köpekler tarafından boş arazide öldürülen bir genç kız!
devamını gör...

van'da 70 köpeğin işkenceyle öldürülmesi

hayvanları koruma kanunu'nun, hayvanları koruyamadıkları bariz bir şekilde ortada. bu olan olaydan bağımsız olarak söylüyorum, bu olanlarda devletinde payı çok büyük. bu 70 köpeği işkence ile öldüren zaten insan falan değil, biyolojik atık falan diyeceğim ama o bile değil yani, siz doldurun altını.

devletin bu olaylarda payı ve hatası azımsanmayacak kadar çok. peki neden? hayvanları gerçekten koruyan bir yasa çıkarmıyorlar, neden çıkarmıyorlar anlamak çok güç, bir kediye işkence eden, ya da bir köpeği öldüren vesaire, alacağı cezayı zaten önceden biliyor. spor salonunun kameralarının kaydettiği olayda, hamile bir kediyi darp eden kadın kılıklı insan artığının savunmasını hatırlayın, "insana vurmadım sonuçta, bir kediye vurdum" diye hırlamıştı o insan artığı. maalesef insanımızın gözünde hayvanların bir değeri ne yazık ki yok, sorsan bir çoğu müslümanım falan der, inandıkları din ile de bir alakaları yok iki yüzlüler.

peki burada devletin üzerine düşen nedir? ilk başta şuan hizmet veren barınaklardan çok daha büyük barınaklar inşa etmek. eğitimli personeli oralarda görevlendirmek. ardından sokaktaki tüm köpekleri toplamaları şart, lütfen hayvanseverlik adı altında köpektaparlık yapıp saldırmayın, bizim insanımızda sokak hayvanlarına karşı en ufak bir saygı sevgi falan yok, sonra bu tip olaylar oluyor ve yine üzülen bizler oluyoruz. devletin bu sahipsiz hayvanları toplamasıyla görevi son bulmuyor, hayvanları koruyan ve eziyet edildiğinde ya da öldürüldüklerinde failin ağır hapis cezası alması şart. ayrıca artık bir hayvan sahiplenmek bu kadar kolay olmamalı, abd'de olduğu gibi o sahiplendiği hayvan sahiplenen kişiye zimmetlenmeli. ve eğer sahiplendiği hayvana karşı, sorumsuzca davranışları tespit edilirse ağır bir ceza ve bir daha hayvan sahiplenememe gibi yaptırımlarla cezalandırılmalı.

tabii bunlar hep hayal, bunlar tam demokratik ülkelerde olur.
devamını gör...
devamı...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
radyo & dergi sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan yardım başlıkları puan tablosu sıkça sorulan sorular istatistikler iletişim