dahlvier yazar profili

dahlvier kapak fotoğrafı
dahlvier profil fotoğrafı
rozet
dahlvier (editör)
karma: 115659 tanım: 14564 başlık: 3272 apolet: 11 takipçi: 145
Lich-Count Mage

son tanımları | başucu eserleri


normal sözlük yazarlarından ingilizce mizah paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fact-checking

bir yazıda veya konuşmada falan bahsedilen bilgilerin doğru olup olmadığını—hoş, doğru çıkmazsa bu "bilgi" olmaz zaten—çeşitli yollarla kontrol etmektir. çok mühimsenesi bir konudur. bilhassa kritik mevzularda bunu her zaman yaparım. bu kavramın kısa bir türkçe karşılığı yok sanırım. "doğru olup olmadığını kontrol etmek" gibi şeyler geliyor aklıma sadece dilimizde.

ekleme/düzeltme: sahi teyit de diyebiliriz ya. şimdi aklıma geldi nedense. haha. ingilizce ile fazla içli dışlıysam demek... gene de fact-checking de çok kullanılan bir sözcük ve doğru dürüst ingilizce bilmeyenler bile bunu kullanabiliyor.

(bkz: yapay zekanın verdiği bilgileri hap gibi yutmak)
devamını gör...

yapay zekanın verdiği bilgileri hap gibi yutmak

yapılmaması gereken şeydir. hatta bu yapay zekayla da sınırlı değildir. beşer de şaşabilir yani, ne kadar uzman olursa olsun. ben bir oxford üniversitesi profesörünün bir makalesini bile okusam, "şurasını önemli buldum, hafızama net doğru bilgi olarak kodlayabilirim" dediğim kısımları mutlaka google'dan falan aratıp fact-checking'ini yaparım.

#3933538: yapay zekanın gösterdiği kaynaklardaki bilgilerin de fact-checking'inin yapılması gerekebilir duruma göre. ama çoğu durumda ben o kadar da uğraşmam. yani sonuçta cidden önemsemem ve "bunun doğru olup olmadığını mutlaka bilmem lazım" demem lazım, o denli "titizlenmem" için.
devamını gör...

implant ameliyatı

devam etmekte olan sürecimdir ama üst çenemin iki implant operasyonunun da tamamlandığını, ikincisinde sünüs lifting başarısız olduğundan üst çenemin bir tarafına kısa/short implantlar yapıldığını aktarmıştım bu başlıktaki bir önceki tanımımda. üstteki tanımımda sürecin geri kalanını bu başlıkta yazmam falan demişim ama bu konu da bu başlığın konusu gibi düşündüm sonra ya. yani aynı sürecin devamı neticede...

artık cerrahi'de değil, protetik diş tedavisi'nde bu sürecim devam etmekte. yarın da provalara başlayacaktık ve işte 3 hafta içinde falan implantlarıma, yani yapay dişlerime kavuşmayı planlıyordum, ancak dişçim rahatsızlanmış ve yarınki randevum herhalde haftaya bir güne ertelenmiş oldu.

ben vidalı sistem uygulanacak sanıyordum ama dişçim bana yapıştırma önerdi. henüz yapılmadığından hala vidalı yaptırabilirim ama böyle konularda da uzmanları dinlemek gibi bir geleneğimiz olmuştur hep ailece. gene de kafamda soru işaretleri kalmasın diye, default web browser'ım norton neo'nun yapay zekasına bu konuyu sordum ve yanıtını aşağı iliştiriyorum, böyle bir süreç yaşaması muhtemel olan başka yazarlar da ileride faydalanabilir diye.

ama elbette ki yapay zekanın dediklerini de hap gibi yutmuyorum ve siz de aşağıda denenlere koşulsuz güvenin demiyorum. bir dahaki dişçi randevumdan evvel iyice araştıracağım bu konuyu.


ben/dahlvier: neo, selamlar.

dişlerimle ilgili olarak implant sürecindeyim ve ben vidalı implant yapılacak sanıyordum ama dişçim benim çene yapıma göre yapıştırma daha uygun olur dedi. ben de kendisine vidalı daha iyi diye duyuyordum, dedim. kendisi de isterseniz vidalı da yapabiliriz ama bence size yapıştırma daha uygun. vidalı her durumda her hasta için ideali değildir derim ben dedi. bu konuda sen ne dersin? :)

neo:
implant üstü protezlerde vidalı mı, yapıştırmalı mı?
selamlar! implant sürecinde bu tür kafa karışıklıkları yaşamanız çok normal. diş hekiminizin "her hasta için vidalı olan en iyisidir denemez" yaklaşımı aslında modern diş hekimliğinde oldukça kabul gören, vaka odaklı bir yaklaşımdır. her iki yöntemin de kendine göre avantajları ve dezavantajları vardır.

hekiminizin neden yapıştırma (simante) yöntemini önerdiğini anlamak için her iki sistemin farklarına birlikte bakalım:

1. vidalı (sement-retained) implantlar bu yöntemde kron (kaplama), implantın içine doğrudan bir vida ile tutturulur. kaplamanın üzerinde bu vidaya ulaşmak için küçük bir delik bulunur ve bu delik kompozit dolgu ile kapatılır.

avantajları: gerektiğinde kolayca sökülebilir (tamir veya temizlik için). yapıştırıcı artığı (siman) riski yoktur.
dezavantajları: vida gevşemesi riski olabilir. kaplamanın üzerindeki delik (dolgu ile kapatılsa da) estetik olarak veya çiğneme yüzeyinde bazen dezavantaj yaratabilir.
2. yapıştırmalı (cement-retained) implantlar implantın üzerine önce bir dayanak (abutment) takılır, ardından kaplama bunun üzerine özel bir medikal yapıştırıcı ile yapıştırılır; tıpkı doğal diş kaplamalarında olduğu gibi.

avantajları: estetik olarak daha kusursuzdur (vida deliği yoktur). dişin pozisyonu veya açısı ideal değilse, yapıştırma yöntemiyle bu açılar daha kolay telafi edilebilir. çiğneme kuvvetlerine karşı daha dirençli bir yüzey sunar.
dezavantajları: eğer yapıştırıcı artıkları diş eti altında kalırsa "peri-implantitis" dediğimiz diş eti iltihabına yol açabilir (ancak titiz bir hekim bunu rahatlıkla önler). sökülmesi gerektiğinde kaplamanın kesilmesi gerekebilir.
hekiminiz neden yapıştırma demiş olabilir? çene yapınıza göre bu tercihin yapılmasının birkaç teknik sebebi olabilir:

açı problemi: eğer implantın yerleştirildiği açı, vidanın çıkış deliğini dişin ön yüzüne veya estetik olarak riskli bir noktaya getiriyorsa, yapıştırma yöntemi bu görüntüyü gizlemek için tek çaredir.
mesafe ve alan: dişler arasındaki mesafe veya karşı çene ile olan kapanış ilişkisi, vida mekanizması için yeterli dikey alan sunmuyor olabilir.
pasif uyum: yapıştırma yöntemi, implant parçaları arasındaki mikro uyumsuzlukları tolere etmekte bazen daha başarılıdır.
özetle ne yapmalı? diş hekiminiz size her iki seçeneği de sunmuş ama tecrübesine dayanarak birini tavsiye etmiş. bu noktada şu soruyu sorabilirsiniz: "vidalı yaparsak estetik bir sorun mu oluşur yoksa teknik olarak ömrü mü kısalır?"

eğer hekiminiz çene yapınızdaki bir anatomik kısıtlılıktan bahsediyorsa, onun önerdiği "yapıştırma" yöntemi uzun vadede sizin için daha konforlu olabilir. "vidalı her zaman daha iyidir" algısı, sadece sökülebilir olması nedeniyle yaygındır; ancak ağız içindeki mekanik ve estetik dengeler bazen yapıştırmayı zorunlu kılar.

implant sürecinizde şimdiden geçmiş olsun, umarım her şey dilediğiniz gibi ilerler!

ben/dahlvier: teşekkür ederim. detaylarını sormamıştım ama bir dahaki randevumuzda sorayım. üst çenemin bir tarafının sinüs lifting operasyonu başarısız geçmişti ve oraya kısa/shorts implant uygulandı. belki de bu yüzden yapıştırma önermiş olarak düşündüm şimdi, senin verdiğin bilgiler ışığında. :)

neo:
sinüs lifting ve kısa implant sürecinde tercihler
rica ederim! verdiğiniz bu yeni detay (sinüs lifting başarısızlığı ve kısa/short implant kullanımı), taşları yerine oturtuyor. tahmininiz oldukça yerinde; diş hekiminizin neden yapıştırma (simante) yöntemini daha uygun gördüğüne dair teknik taşlar şimdi daha netleşiyor.

kısa implantlarda yapıştırma yönteminin tercih edilmesinin muhtemel birkaç teknik sebebi şunlar olabilir:

1. kuvvet dağılımı ve pasif uyum kısa implantlar, standart implantlara göre kemik içinde daha az yüzey alanına sahiptir. vidalı sistemlerde, vidanın sıkılması sırasında implant üzerine binen "tork" (dönme kuvveti) ve mikro gerilimler, kısa bir implantın kemikle olan hassas bağlantısını zorlayabilir. yapıştırma yönteminde ise kaplama, implantın üzerindeki dayanağa (abutment) daha "pasif" bir şekilde oturur ve çiğneme yüklerini daha dengeli dağıtabilir.

2. vida deliği ve kırılma riski kısa implantlarda dikey mesafe genellikle kısıtlıdır. vidalı bir sistemde, kaplamanın ortasından geçen vida yolu, porselenin yapısını zayıflatabilir. özellikle arka bölgede (sinüs bölgesi çiğneme yükünün en fazla olduğu yerdir) bu zayıflık, porselenin çatlamasına veya kırılmasına neden olabilir. yapıştırma yöntemi, kaplamanın bütünlüğünü koruyarak daha dirençli bir yapı sunar.

3. açılanma ve estetik telafi sinüs lifting başarısız olduğunda, implantın yerleştirilebileceği "mevcut kemik" her zaman ideal açıda olmayabilir. hekiminiz implantı mecburen kemiğin en kalın olduğu noktaya, belki biraz açılı yerleştirmiş olabilir. vidalı sistemde bu açının çıkış deliği çiğneme yüzeyinin çok kenarında kalabilir ve sorun yaratabilir. yapıştırma yöntemi, bu tür açısal sapmaları bir "abutment" aracılığıyla maskelemek için en iyi yoldur.

4. hijyen ve peri-implantitis risk yönetimi kısa implantlarda en kritik konu, implant çevresindeki kemiği korumaktır. hekiminiz, vidalı sistemin ara bağlantı noktalarında oluşabilecek mikro sızıntılar yerine, çok titiz bir yapıştırma ile biyolojik aralığı daha iyi koruyabileceğine inanmış olabilir.

hekiminize bir sonraki randevuda şunu sorabilirsiniz:

"kısa implant kullandığımız ve sinüs bölgem hassas olduğu için mi yapıştırma yöntemiyle kuvvetleri daha dengeli dağıtmayı hedeflediniz?"

bu soru hem konuya hakim olduğunuzu gösterir hem de hekiminizin planlamasındaki asıl teknik detayı (kuvvet yönetimi mi yoksa açısal bir zorunluluk mu) net bir şekilde öğrenmenizi sağlar.

sürecin geri kalanı umarım çok daha sorunsuz ve konforlu ilerler! başka bir sorunuz olursa buradayım.
devamını gör...

ilk ve tek

bence tam olarak doğru bir kullanım değildir. tekse tektir zaten. ilk, ardından devamlarının da geldiği veya gelebileceği kapısına çıkar.

ben bunu şöyle kullanabilirim ancak: "ilk ve şimdilik tek". mesela "yönetmenin ilk ve şimdilik tek animasyon filmi", gibi. yani ilgili yönetmen ileride başka animasyon filmleri de yaparsa "ilk" olur, mevzubahis filmi; yapmazsa ise "tek" olarak kalır. sadece "ilk animasyon filmidir" demek sanırım teknik olarak yanlış sayılmaz, yönetmenin o ana kadarki tek animasyon filmiyse bu. fakat ilgili yönetmen bu mesleğinden emekli olmuşsa, bu kullanım da bana göre hatalı olur.

gene de tamamen yanlış bir kullanımdır da diyemem, "ilk ve tek" için. mesela "bunu başarabilen ilk ve tek kişidir" denirse, bundan "ileride başkaları da çıkabilir" manası çıkabilir. ama mesela "bu temayı 70'lerde işleyen ilk ve tek filmdir" derseniz, bu doğru olmaz; "tek filmdir" demek zaten yeterli olur. 70'ler geride kaldı zira, yani başka böyle filmler gelemez o on yıldan; zaman makinesi falan bulunmadığı müddetçe en azından. *

(bkz: tekse tektir buna ilk de diyenin hakkı kötektir)
devamını gör...

altının çok kötü düşmesi

dibi düşmek gibidir. düşün hele bir, altın/dibin düşüyor. altının dibi görmesi ise aynaya baktığı manasına gelir. umarım dibi boylamaz.

zırvalamam bir yana, bence garanti yatırım diye bir şey yoktur ama altın gene de en güvenilirlerdendir.
devamını gör...

zıttınla terbiye olur benzediğinle kavuşursun

tanım: bir söz.

ben bana benzeyen kişilerle pek yakın ilişki kuramıyorum genelde ya. cinslik bende olabilir gerçi. benim ahbaplık kurduğum hemen hemen herkes karakter ve mizaç olarak benden çok farklı kişilerdir. bana benzeyen kişilerle iletişim halindeyken ya geriliyorum ya da sıkılıyorum falan. birbirimize de bir şeyler katamıyoruz öyle kişilerle gibime gelir hep. bana benzemeyen biriyle arkadaşlık/dostluk kurduğumda ise birbirimizi zenginleştiriyoruz gibi hissediyorum.

ama tabii etik değerler bakımından bana zıt biriyle de yakınlık kuramam herhalde. etik önemli...
devamını gör...

ilkbahar yaz sonbahar kış

dört mevsimdir. bence akla en yatkın sıralama budur. yani ilkbahar çiçek açma, doğuş gibi düşünülebilir. kış da işte son mevsim gibi düşünülebilir. bir de sonbahardan sonra gelmesi bu "sonlanışı" perçinler. zaten son ay olan aralık da kış mevsimindedir. hoş, ilk ay ocak da kış mevsiminde ama gene de bu sıralama bence en mantıklısı.

ben nedense eskiden sonbahar kış ilkbahar yaz diye sıralardım. belki de öğrenciyken yaz mevsimi "mutlu son" gibiydi, o yüzdendir; hani okullar bitiyor, yani tatile giriyor falan gibi düşünülebilir. demek ki öğrencilik böyle bir şey: sonbahar ile hem okullar başlıyor hem de mevsimleri öyle başlatıyordum ben. yaz ile birlikte de ikisini de bitiriyordum.
devamını gör...

yazarlarla ilgili beş garip kelime

(bkz: mage)
(bkz: wizard)
(bkz: sorcerer)
(bkz: necromancer)
(bkz: warlock)
devamını gör...

yazarların favori et yemeği

yazarların favori yemeği ve yazarların en sevdiği sebze yemeği başlıkları var da bu neden olmasın, diyerek açtığım başlıktır. aradım, taradım, ve bununla aynı kapıya çıkacak bir başlık bulamadım.

benimki dana çöp şiştir. 3 yaşımdan ilkokul 3'e kadar aydın merkezde oturuyorduk. buradan, gene aydın'a bağlı olan memleketimiz güllübahçe'ye gidip gelirken galiba ortaklar'ın oralardaki çöp şişçilerde mutlaka dururduk ve işte çöp şiş yerdik. fiks ve sık yaptığımız bir şeydi bu: yani bu yolları sık teperdik ve fiks yolda buradaki çöp şişçilerde durup çöp şiş yerdik. öküz gibi yerdim valla, ufacıkken bile. anormal lezzetli idi. o yolda o eski çöp şişçiler mi lezzetler mi kalmadı falan diye duyuyorum bazılarından da işte asırlardır haberim yok açıkçası zaten. hatta aydın merkeze en son ne zaman gitmiştim hatırlamıyorum bile.

hala da en sevdiğim et yemeği bu ya. gerçi 6 senedir falan dışarıdan bir şey yemiyorum ama en son ankara'dayken, 2019'da falan tarihi mutfak lokantası'nda yediklerimin tadı hala damağımda. ev yapımı yiyorum aslında hala arada ama gerçek ustalarının yaptıkları daha lezzetli oluyor elbette.

ramazan da geçtiğine göre görsel paylaşabilirim sanırım. canım çekti, demeyi düşünenlere "benim de çekti, her zaman bulamıyoruz" diye bir yanıt verebilirim. haha.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

patatesten yapılan yemekler

(bkz: patatesli börek)
devamını gör...

renaud lavillenie

sergey bubka'nın, benim ergenlik dönemime denk gelen, 1994'teki "kırılamaz" denen sırıkla atlama rekorunu tam 20 sene sonra, 2014'te kırabilen fransız sporcu. armand duplantis tabii 2020'den itibaren öyle inanılmaz şeyler yaptı ve yapmaya devam etmekte ki [#3932748] artık bubka'nın rekorları bile pek konuşulmaz oldu.
devamını gör...

armand duplantis

son tamımımı gireli neredeyse 1 sene olmuş olan başlık.

10 gün önce duplantis, rekorunu 6.31 m'ye çıkarmış. bu, kendisinin 15. dünya rekoruymuş; yani kendi dünya rekorunu 14 kere daha geliştirmiş. sergey bubka'nın 14 kere üst üste rekor kırmasını da geçmiş, bu 15'lik serisiyle yani. toplam rekor kırma sayısında bubka önde bu arada. üst üste kendi rekorunu geliştirmede liderliği duplantis aldı. ayrıca 2023'ün ağustos ayından itibaren katıldığı son 38 turnuvanın hepsinde şampiyon olmuş kendisi. yani kelimenin tam manasıyla akılalmaz bir sporcu, duplantis.

bu sondan bir önceki rekoru - açık hava:



işte bu da şimdilik son rekoru - salon:



daha da geliştirecek gibi duruyor. yani yaşı bunun için hala müsait. yani cidden adamın rakibi falan yok ya. yanına yaklaşabilen bile yok. sam kendricks, ernest john obiena veya kc lightfoot mesela en yakınları, günümüzde. ama bunların arasında 6.10 bile atlayabilen yok diye biliyorum. duplantis'ten sonraki—kronolojik olarak önceki—en iyi derece renaud lavillenie'ye ait(ti). kendisi bubka'nın "geçilemez" denen 6.14 veya 6.15'ini (tam hatırlayamadım, veya biri salon diğeri de açık hava rekoru olabilir) 6.16 ile geçerek—o halde bubka'nınki 6.15'tir herhalde—büyük iş yapmıştı ama duplantis gelince cidden bir uzaylı dünyaya inmiş gibi oldu. haha. zaten lavillenie de yaşı gereği duplantis'e bir rakip olabilme evresinden çoktan çıktı.
devamını gör...

sözlük erkeklerinin en iyi yaptığı yemek

patates kızartması. bundan başka da sadece omlet yapabiliyorum zaten. *
devamını gör...

üstteki yazara 1 ile 10 arası puan ver

10/10
devamını gör...

film ve dizilerle ilgili her telden sözlük paylaşımları

sözlük yazarlarının her telden futbol paylaşımları başlığını epey zaman önce açmıştım. patagonyalı bıradırımın fikriydi diye hatırlıyorum.

yani böyle bir başlık da iyi olabilir diye düşündüm. sözlükte film ve dizilerin metaları hazırlanıyor ve ne bileyim, çok absürt kimi içerikleri falan o yapımların başlıklarında paylaşasımız gelmeyebiliyor bazen. bir de bu tür genel başlıkların da spesifik başlıklardan farklı amaçları oluyor doğal olarak. o yüzden bu başlığı açasım geldi.

burada da o futbol başlığındaki gibi ama film ve dizilerle alakalı her türden paylaşım yapabiliriz. mizahi de olabilir, ciddi de olabilir, haber de olabilir, çekim hataları da olabilir, kendi yazdığımız bir tanım veya alıntı butonuyla paylaştığımız başkasına ait bir yazı da olabilir, görsel de olabilir, video da olabilir, vs. vs. vs.

ben bir karikatürle başlıyorum:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(bkz: back to the future)
(bkz: back to the future part ii)
devamını gör...

defolu mal

defolu olduğunu bilerek ve bu yüzden ucuz diye alındığında bir sorun olmayan mal. ama "mal" gibi orijinal ve kusursuz bir mal alıyorum sanıp defolu mal alırsanız, siz de az mal değilmişsiniz demektir... şaka şaka.

cümle içinde kullanımı: "buradan defolup git, mal herif!" - ekleme: bu tanımı girip demin google'da defolu mal diye aratınca benim bu düşündüğüme benzer bir entry girildiğini gördüm ekşi'de. rastlantı tamamen.
devamını gör...

türkiye'den defolup gitmek

defolu mallarımızı almıyor avrupa diye biliyordum ben ama... *
devamını gör...

yazarların favori müzikal filmi

benimki voyage of the rock aliens'tır. hatta sevdiğim yegane müzikal film budur. tim burton hayranı olmama rağmen kendisinin yönettiği sweeney todd: fleet sokağı'nın şeytani berberi adlı müzikal filmi bile izleyememiştim. o denli sevmiyorum, sıkıcı buluyorum müzikal filmleri yani normalde. ekşi'de olsam çok severdim. tüm suç normal sözlük'ün!..

işte o tek sevdiğim müzikal filmden harika bir parça:

(bkz: when the rain begins to fall)



parçanın başlığında "muhtemelen en sevdiğim müzikal film olan..." falan demişim de aslında tek sevdiğim müzikal film desem doğru olurmuş. o ara "başka da olabilir belki" diye düşünmüş, daha doğrusu "başka var mıydı?.." diye düşünmemiş olsam gerek. bu müzikal filme de 80'lerin o fütüristik ve büyülü havasını çok iyi yansıtıyor diye hayranım galiba. yani başka bir olası sebep aklıma gelmiyor şu anda.
devamını gör...

jaime alcaraz garfia

dünya 1 numarası genç tenisçi carlos alcaraz'ın 14 yaşındaki tenisçi kardeşidir. yani biri genç, diğeri daha ergenliğinin ortalarında bile sayılmaz. haha.

bu seneki u15*-murcia challenger turnuvasını kazanmış jaime. yani bu çocuk da çok fena geliyor gibi. jannik sinner birkaç sene içinde 2 alcaraz'la birden baş etmeye çalışmak zorunda kalabilir.

en.tennistemple.com/actu/ja...
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim