1.
proaktif
tdk'nin online sözlüğünde yer almayan ama türkçede de kullanılabilen kelime.
~ ing proactive 1. etkisini sonradan gösteren [eski], 2. riski öngörerek harekete geçen → pro+<sup, aktif
tarihte en eski kaynak
[ m (1993) : merkez bankası reaktif değil, proaktif olmalı ]
önemli not: bu kaynak kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı yazılı ilk kaynaktır. kullanımı daha öncesinde sözlü olarak veya günlük hayatta yaygın olabilir.
www.etimolojiturkce.com/kel...
mesela ülkemizde önce bir felaket olur, twitter'da çok kınanırsa da sonra yaşanabilecek benzer felaketler için önlemler alınır. yani hiç de proaktif değiliz... o "önlemler" de genelde ya geçici ya da göstermeliktir zaten. yani değişik bişiler olsun da ona göre vaziyet alırız'dan ziyade, ben harekete geçeyim de istediğim/olumlu bir yönde değişiklik olsun derseniz proaktif davranmış olursunuz. ya da problemler çıkınca çözmeye uğraşırız diye beklemek yerine problemler çıkmasın diye önleyici aksiyonlar almak mesela...
ingilizcesi proactive. psikolojide ileriye ket vurmanın ingilizce karşılığı da proactive interference. burada pro = ileri/forward. yani daha önce öğrenilen bir şey yüzünden yeni bir görevi öğrenemiyorsanız burada proactive interference rol oynuyor. yani bildiğimiz bir şey, öğrenmekte olduğumuz şeyi öğrenebilmemize engel oluyor, eski hafıza içerikleri yeni oluşturulmakta olanları bozuyor. retroactive interference da bunun tam tersi, yani geriye ket vurma: yeni öğrendiğimiz şey eskiden öğrendiğimiz şeyi unutturuyor, yani o eski becerimizi engelliyor.
~ ing proactive 1. etkisini sonradan gösteren [eski], 2. riski öngörerek harekete geçen → pro+<sup, aktif
tarihte en eski kaynak
[ m (1993) : merkez bankası reaktif değil, proaktif olmalı ]
önemli not: bu kaynak kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı yazılı ilk kaynaktır. kullanımı daha öncesinde sözlü olarak veya günlük hayatta yaygın olabilir.
www.etimolojiturkce.com/kel...
mesela ülkemizde önce bir felaket olur, twitter'da çok kınanırsa da sonra yaşanabilecek benzer felaketler için önlemler alınır. yani hiç de proaktif değiliz... o "önlemler" de genelde ya geçici ya da göstermeliktir zaten. yani değişik bişiler olsun da ona göre vaziyet alırız'dan ziyade, ben harekete geçeyim de istediğim/olumlu bir yönde değişiklik olsun derseniz proaktif davranmış olursunuz. ya da problemler çıkınca çözmeye uğraşırız diye beklemek yerine problemler çıkmasın diye önleyici aksiyonlar almak mesela...
ingilizcesi proactive. psikolojide ileriye ket vurmanın ingilizce karşılığı da proactive interference. burada pro = ileri/forward. yani daha önce öğrenilen bir şey yüzünden yeni bir görevi öğrenemiyorsanız burada proactive interference rol oynuyor. yani bildiğimiz bir şey, öğrenmekte olduğumuz şeyi öğrenebilmemize engel oluyor, eski hafıza içerikleri yeni oluşturulmakta olanları bozuyor. retroactive interference da bunun tam tersi, yani geriye ket vurma: yeni öğrendiğimiz şey eskiden öğrendiğimiz şeyi unutturuyor, yani o eski becerimizi engelliyor.
devamını gör...





