dahlvier yazar profili

dahlvier kapak fotoğrafı
dahlvier profil fotoğrafı
rozet
dahlvier (editör)
karma: 114322 tanım: 14386 başlık: 3195 apolet: 11 takipçi: 143
Lich-Count Mage

son tanımları | başucu eserleri


lafı olmaz

veya lafı bile olmaz.

ayıpsın, bahsetmene değmez, estağfurullah, ne demek?, lafı mı olur?, bahsinin geçmesi bile abestir; falan demektir. aramızda lafı olmaz, gibi de kullanılabilir. tdk'nin online sözlüğünde olmasa da günlük dilde kullanılabilen bir ifadedir.

tabii mizahşörler bu anlamı bükebilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gündemle ilgili bir karikatür bırak

bugün istiklal marşı'mızın tbmm tarafından kabulünün yıldönümüdür. kutlu olsun! yani kimisi böyle şeylerin mizahından rahatsız oluyor ama bence bu türden mizah, manevi olarak değer verdiğimiz bir şeyi alçaltmaz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazarlar en çok hangi türden başlık açmıştır sorunsalı

benimki çok kuvvetle muhtemeldir ki şarkı başlıklarıdır, demek istediğim başlık; başlık içinde başlık. açtığım şarkı başlıkları 1.000'i geçmişse şaşırmam.
devamını gör...

ağarmak

tdk:

1. nesnesiz => beyazlaşmak:
"sakalı ağardı fakat gönlü kocamadı." - nabizade nazım

2. nesnesiz => aydınlanmak:
"selim çıkını aldı, güneşte ağaran patika yolunu tuttu." - halikarnas balıkçısı

3. nesnesiz rengi solmak:
"sandıkta dura dura küf kokan feracenin rengi ağarmıştı." - ömer seyfettin

saçların ağarması başın ağrımasından iyidir, demek istediğim başlık. gördüğünüz gibi nasıl da ağırlığı olan laflar edebiliyorum. *
devamını gör...

baş ağrısı

normalde hemen hemen hiç yaşamadığım şeydir ama geçenlerde birkaç gün boyunca garip bir rahatsızlık geçirdim ve günlerce başım ağrımıştı. sonra geçti.
devamını gör...

enter the city

kanadalı çılgın müzisyen devin townsend imzalı yepisyeni şarkıdır. bu mayıs sonlarında çıkacak the moth albümünde yer alacakmış. devin'in müzikleriyle pek ilgilenmiyorum. parça demin bir yerde önüme çıktı ve baktım ki kısaymış da. dinleyeyim/izleyeyim dedim ve pişman olmadım. gayet hoş, sinematik havada bir prog metal çalışması.

işte o klip şarkısı:

devamını gör...

pardon 1 dakikanızı alabilir miyim diyen anketör

saatimi çalmayacağınıza şükretmem mi gerekiyor, diye bir kontra soru sorabileceğim anketördür. yok ya, böyle cinslikleri eskiden yapardım. şimdi "ilgilenmiyorum" deyip geçiyorum falan.
devamını gör...

bir üstteki yazar hakkında düşünülenler

sevdiğim bir adam ya. valla öyle. yani az sohbetimiz oldu ama kendisine kanım ezelden beri ısınık.
devamını gör...

başlıkları alt alta okumak

ayy, yazık ya. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazarların en sevdiği ekşi meyve

benimki can eriğidir.
devamını gör...

for all

kamelot grubuyla metal dünyasında bayağı meşhur olan norveçli vokalist roy khan'ın, hristiyan olup metal dünyasından elini eteğini çekmesinden epey sene sonra metale olmasa da müzik eseri üretimine döndüğü, 2018'in 1 nisan'ında yayımlanan ilahi konseptli duygusal ve dokunaklı parçası. zaten tam bu aralar orijinal grubu conception'a da döndü, bu prog metal grubuyla harika eserler sundu(lar) ve bizleri sevindirdi norveçli büyülü ses. yakın zamanlarda kamelot şarkılarını da konserlerinde söylemeye başladı, ama elbette kamelot grubuyla değil... hatta ve hatta ilk solo albümünün de hazırlıklarını yapıyormuş falan diye okumuştum.

yani dini temalı bir şarkı olsa ve ben inançsız biri olsam da cidden çok etkilendiğim, duygulandığım bir parça oldu for all. 1 nisan 2018'de çıkar çıkmaz dinlemiştim ve hala ara ara açıp dinlerim. 1 nisan ama hiç şaka gibi bir çalışma değil elbette. beste de khan'a ait, hatta parçadaki piyanoları da kendisi çalıyor diye biliyorum. vallahi muazzam bir çalışma.

devamını gör...

herkes yerine herkez yazan insan

herkes yerine yazıyormuş işte. bizi rezil olmaktan kurtarıyor ve günah keçiliğini göze alıyor.

keşke herkes yerine şarz yazan bir kahraman da çıksa...

diye zırvaladığım başlık. *
devamını gör...

yazarların entel görünmek için yaptıkları

ben tam tersi entel görünmemek için çabalamışımdır. mesela midyat'ta bir süre yaşayıp çalışmıştım öğretmen olarak. işte önce öğretmenevindeydik, sonra ev tuttuk. öğretmenevindeyken böyle bahçede toplanıyorduk ülkenin birçok yerinden gelen öğretmenler olarak. denizlili bir öğretmen arkadaş benim için "midyat'ın en entel adamı" deyip duruyordu. sonunda dedim "şu öğretmen (adını unuttum) çok daha entelektüel benden. benim sadece farklı ilgi alanlarım olduğundan sana havalı gelmiş olabilir de genel kültür olarak şu öğretmen beni 5'e katlar" falan demiştim. ama eleman gene de benden bahsederken "midyat'ın en entel adamı" demeyi sürdürdü. :( (u: swh)
devamını gör...

chatgpt'ye göre benzediğin roman karakteri

chatgpt zaten kullanmıyorum da, kullandığım yapay zeka modellerinde de yapay zekanın hafızasını silmek olayına girdiğimden ve artık benimle ilgili hafıza oluşturmamaları ayarı yaptığımdan hiçbir şekilde dahil olamayacağım başlık. çok büyük eksiklik ya. hem sizler hem de kendim için. vallahi ne yapacağız şimdi? hay allah! *
devamını gör...

yazarların favori aksiyon filmi

işte the matrix'i seçebileceğim bir kategori! diye sevindiğim başlık. favori bilim kurgu filmim sorulduğundaki yanıtım bu olmazdı zira.

bu film tabii ki bir bilim kurgu ve aksiyon filmi ama o kadar çok aksiyon sahnesi içeriyor ki bu başlıkta da seçilir ya, dedirtiyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

as above, so below

isveçli meşhur elektrogitar virtüözü yngwie j. malmsteen'in 1984 tarihli, ilk albümü rising force'ta yer alan müthiş güzel şarkı. vokallerdeki jeff scott soto gerçek manada yardırıyor. malmsteen de gitarlarıyla harikalar yaratıyor, jens johansson'un da kilise orgu tonlu girişi süper, sonlardaki davul atraksiyonu da çok iyi parçada ve genel olarak da harika bir şarkı/beste ama işte o vokaller... cidden manyak ötesi.

devamını gör...

imax

şu paylaşımı okuyunca bir kez daha ne kadar şanslı hissettiğimi anladım. 20 sene evvel dendiğine göre aşağıdaki paylaşım 2020 senesinde yapılmış olmalı veya işte 70mm imax sistemi hala varkenki sonraki bir sene de olabilir. bu başlıktaki ilk tanımda epey bilgi vermiştim imax ile ilgili ve kişisel deneyimlerimi ve gözlemlerimi de anlatmıştım. alttaki paylaşımı okumam da güzel oldu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ama işte encounter in the third dimension ve adını hatırlamadığım o dinozorlu film dışında has 3d imax filmi getirmediler. mesela şunu da getirseler accccayip sevinirdim: en.wikipedia.org/wiki/Haunt... - bunu bilgisayarımdan izledim ve bir de 2001 senesinde imax'te izlediğimi hayal ettim... valla üzüldüm. gene de istanbulluların bile yaşayamadığı şeyler yaşadık ya biz ankara'da o dönem. ben elimden geldiğince herkese anlattım ama işte çok maliyetli olduğundan ve deli gibi ilgi olmadığından böyle yapımları pek getiremediler. şimdi dijitalmiş zaten artık. o analog fevkaladeliği sadece biz yaşayabildik o dönemde.

analog fevkaladelik dediğim şey şöyle bir şey arkadaşlar. standart film makaralarını görmüşsünüzdür. 70mm imax'teki olay böyle hayvani bir şey:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir tane 2d ama gene imax için özel üretilmiş bir film de izlemiştim ben orada ve o bile manyak bir deneyimdi. bir de star wars: episode ii - attack of the clones'u imax'te, yani odeon cineplex'te izlemiştim. bunları başlıktaki ilk tanımımda söyleyip söylemediğimi hatırlamıyorum ve bakmaya üşendim şimdi. attack of the clones da bu arada imax için üretilmişti. yani alelade bir filmin imax salonunda gösterilmesi gibi bir şey yoktu. şuradan da bunun bir imax filmi olduğunu görebilirsiniz: en.wikipedia.org/wiki/List_... - bu filmde bir shapeshifter hani zehirli fantastik solucanlar bırakarak suikast girişiminde bulunuyordu ve bunun peşine düşülüyordu. o havada başlayıp yerde biten kovalamaca sahnesini imax salonunda izlemek akılalmaz heyecanlı bir şeydi. yani nasıl anlatılır bilmiyorum, normal bir sinema salonunda öylesi bir heyecanın çeyreğini yaşayamazdınız.
devamını gör...

normal sözlük yazarlarından ingilizce mizah paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük yazarlarının uçurulan entryleri

benim toplam 19 taneymiş.

yalnız bunların bir bölümünü mod'larla iletişime geçerek tekrar yayına aldırabilitem vardı bence de uğraşmak istemedim.

sadece şu #3189839 uçurulan tanımımda bir moderatöre ulaşmıştım ve orada "socar"ın başlıktaki soruya bir yanıt olduğunu açıkladıktan sonra "silinirken anlaşılamamış, tekrar yayına alıyorum" dendi. ama hemen uçurulup benim ilgili moderatöre epey geç ulaşmamdan mütevellit çok sonra tekrar yayına alındığından beğenisi az kalan bir tanımım oldu. :7 *
devamını gör...

sevilen giyim tarzları

rahatlık/konfor önceliğimdir. hem rahat hem de şık bir şeyler giymek elbette ideal gördüğümdür. polar giymeyi çok severim mesela zira bunların içinde kendimi çok rahat hissediyorum ve şık da buluyorum polar ceketleri filan.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim