kendinden örnek vermeyi seven insanların kullandığı ifade biçimi. mesela ben, kendimden çok örnek veririm. mesele ben örnek alınası bir kişi miyim sorunsalıdır ama. bence değilim. tutarsız insanları örnek almayın. mesela ben... ben olsam beni örnek almazdım ama kendimi örnek olarak sunmaktan da geri durmuyorum. (bkz: durmak yok yola devam)
sonunda "x tarzı sözlük yazarları" akımına ben de katılıyorum, yani bu türden bir başlık açıyorum ben de ilk kez. default web browser'ım norton neo'nun yapay zekasına "neo, selamlar. şu fotoğrafımı dungeons & dragons tarzı bir görsele çevirebilir misin?" dedim ve kendisinin yarattığı içeriği paylaşıyorum. yani zaten ilk seferinde ürettiği bu resmi çok beğendiğimden başka bir talepte de bulunmadım. "beni büyücü yap" falan da demedim, hatta benimle ilgili hafıza yazma özelliği de külliyen deaktif durumda ama işte baz aldığı fotomun bir büyücü olarak yorumlanması da şaşırtıcı sayılmaz. haha. altına da hangi fotomu baz aldığını koyayım. (bkz: dungeons and dragons)
implant operasyonları sonucunda yapay/protez dişlerime kavuştum, işte birkaç hafta önce falan. veya 1 ay gibi bir süre önce...
yani şimdilik her şey yolunda gibi. üstteki tanımlarımda sürecin büyük kısmını anlatmıştım. sonra implant iyileştirme başlıkları falan yerleştirildi, işte provalar falan yapıldı ve sonunda yapıştırma/simante yöntemiyle dişlerim takıldı. sürecin gerilerinde belirli problemler yaşasam da bu son bölümü sorunsuz halloldu. bakım olarak da günde iki kez dişlerimi fırçalamamla birlikte arayüz fırçası ile de implantlar ve doğal dişlerim aralarını fırçalıyorum.
birine manga'da rastlayabilirsiniz. gerçi manga çizerliği de ciddi yetenek ister. yani ferman kraldan bile gelmişse, "ben süper çizerim" falan diye mangalda kül bırakmayan biri, bu bağlamda yeteneği yoksa manga çizerliği yapamaz...
alelade bir düşmanımın başına vermeyebilir de baş düşmanımın başına versin bence ya. biri benim baş düşmanım mertebesine yükselebilmişse, başına gelebilecek her türlü musibete layıktır kanımca. haha. işte oyunlarda da baş düşmanlarımıza / baş kötülere acımıyoruz sonuçta...
irenicus ile tanıştığımız ilgili oyun 2000 çıkışlı olsa da ben bunu birkaç sene sonra oynayabilmiştim ilk kez. yani üniversitedeki ilk zamanlarımda çıkmıştı oyun ve ben o aralar paso gezmekle, barlarda içmekle falan meşgul olduğumdan pek oyun oynamıyordum zaten. joy game center ve fantasyland başta olmak üzere çeşitli atari salonlarında da takılırdım da bu da gezmelerimin bir parçası sayılabilir.
neyse... bu oyunla 2003 gibi falan tanışmışımdır tahminen ve cidden akılalmaz seviyelerde sevmiştim oyunu. baş kötüsü irenicus'un karizmasına da hasta olmuştum. artık rahmetli olan david warner'ın ses aktörlüğü de muazzamdır; yani bu karaktere sesini veren kişi bu efsane aktördü(r).
irenicus'un, misal bir raistlin majere gibi böyle ahlaki ikilemlere düşmesi falan da söz konusu değildir oyunda. kendisi ultra-bencil ve gayet kötü bir karakterdir. yani bir elf iken, yani joneleth iken farklıymış tabii fakat sonra daha fazla kudret için yapmadığı kötülük kalmıyor.
camları ayna gibi karşıdaki görüntüyü yansıtan güneş gözlüklerine verilen ad. bunları çocukken ilk keşfettiğimde çok şaşırmıştım. yani filmlerde falan görüyorumdur muhakkak ama takıp karşıyı görünce şaşırmıştım. çocukluk işte. yani karşıdaki gözlerinizi göremiyorsa siz de karşıyı göremezsinizdir diye düşünüyordum.
kendimi de konu mankeni yapayım dedim.
bugün tantrum (yazar) ile takıldık [#3974675] ve kendisinin aynalı güneş gözlüğünü denedim. bu arada hava atmak için demiyorum da bana gözlüklerin %99'u falan yakışıyor ya. yani bülent ersoy'un takabileceği absürtlükte gözlükler bile bana yakışıyor cidden. bunu başkaları söylüyor tabii genelde. yoksa kendi kendime gelin güven olmuyorum. haha.
yani hevesimi aldım, artık nadiren kullanıyorum diyebilirim. default browser'ım norton neo zaten ai browser olduğundan bunun yapay zekası neo'yu kullanıyorum genelde, kullandığımda. google arama zaten ben istemesem de google gemini'ı hizmetime sunuyor bir süredir. haha. microsoft copilot'ı bayağı yoğun kullanmıştım bir de, bir zamanlar. chatgpt'yi hiç kullanmadım sayılır. 1-2 denemiştim sadece. grok da aynı şekilde. buna sadece 1 soru sormuştum hatta.
izmir buluşmaları, vol. 3: daha önce buca'da buluşmuştuk 2 kez, bu sefer de ben tantrum (yazar)'un ayağına—alsancak—gittim. sonra da beraberce karşıyaka'ya gittik. vapurlar filan. *
aynı adlı 1986 tarihli filmin soundtack'inde yer alan çok cool bir jude cole parçası. cidden aşırı güzel bir şarkı bence ve hit olması da beklenebilirmiş ama olmamış. bayıldım. filminin imdb'de aldığı rating sayısına bakılırsa fena bir popülaritesi yokmuş gibi duruyor, fakat ben izlemedim veya izlemişsem de hatırlamıyorum ama youtube'da filmden sahneler içeren bir versiyonunu bulabildim ve aşağı koyuyorum. keyifli dinlemeler ve izlemeler!
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.