yapay zekası ve x'teki yandaş hesaplarıyla imajını zavallıca toparlamaya çalışan, esasında epstein'e adasına gidebilmek için adeta yalvarmış biri; ki bu belgelendi. bu arada gitmiş de olabilir. kendisine yabacılaşmış öz kızı ufaklığından o adayla ilgili belirli şeyler hatırladığını falan yazmış. www.forbes.com/sites/mikest...
çok sıkıcı buluyorum bu adamı, demek istediğim başlıktır. ergenliğimde, ilk çıktığında ise müthiş enteresan gelirdi bana ve birçok yaşıtıma. ama ergenliğimden sonra tam tersi oldu ve bana fenalıklardan baygınlıklar beğendiriyor işte çeyrek asırdan fazladır. o kadar ilgilenmiyorum ki kendisiyle, hiç oturup 1 dakikalık bile bir videosunu veya ses kaydını izleyemem/dinleyemem. kusura bakma ismail dost. haha.
öncelikle, bu başlığa yazılacak zamana göre gündem değişebilir tabii, bunun farkındayım. tanım girilen zamanda nasıl bir gündem varsa ona göre öneriler sunulabilir bu başlıkta.
dünyayı yönetmekte olan elitler konusu hiç olmadığı kadar gündemde şu anda, malum.
bu bağlamda benim aklıma ilk they live filmi geliyor. mutlaka izlenmesi gereken bir yapım bence. tamam, oradaki şeylere inanılmayabilir ama çok sağlam bir anti-sistem filmidir.
intruders dizisi de işte yine elit bir grubun sapkınlıkta ne kadar ileri gidilebileceğini göstermesi yönünden gündemle paralel. bu dizinin başlığını açıp genişçe tanıtmıştım. (bkz: intruders)
kitap olaraksa david icke denen kişinin yazdıklarına bakılabilir. the biggest secret: the book that will change the world kitabını okumuştum ben mesela kendisinin ve epey enteresan bulmuştum. hoş, iddia ettiği şeylerin çoğu bana deli saçması gibi geliyor ama gene de ilginç bir kitaptı.
son olaraksa bir şarkı önerisi bırakayım. yani bu şarkının sözel konsepti farklı olsaydı da çok severdim. acayip gaz bir parça: (bkz: brotherhood of the snake)
ikisini de sağlıklı bulmam: yani önüne gelen komplo teorisinin gerçekliğine inanmayı da, bunlar kesinlikle mümkün olamaz demeyi de...
şahsi olarak, en en en deli saçması komplo teorisine bile %0.001 ihtimal falan veririm; yani gerçek olabileceğine...
bu, biraz da sonra şok geçirmemek için psikolojik bir önlem, kendi adıma. yani sonuçta bir şeyin olabilirliği veya olamazlığı doğrultusunda kesin bir kanınız olursa, yanılmanız durumunda şok geçirebilirsiniz.
biri çocuklara edilen korkunç tecavüzlerle gündeme gelmekte, diğeri ise bir çocuk tv kanalının logosu. şekilsel benzerlikleri dikkat çekmekte ve komplo teorisyenlerinin gözünden kaçmamış bu elbette. alttaki, kanalın son logosuymuş ve 2023'te çıkmış.
anormal sapkınlıklardan bahsedildiğini gördüğüm, son belge ifşalarıyla birlikte gündeme atom bombası gibi düşen şey.
gene de tam net yargılara varabilmek için biraz zaman geçmesi lazım kendi adıma.
stanley kubrick'in son filmi ve işte filmi çeker çekmez şüpheli ölümü de gene gündeme düştü bu vesileyle. bu, "deli saçması bir komplo teorisi" olarak görülmüyor yani artık en azından.
ben zaten en deli saçması komplo teorilerine bile çok minik de olsa gerçek olabilme ihtimali verdiğimden beni şok etmedi bu açıkçası.
valla hayatımda gördüğüm en psikopatik gündem diyebilirim.
dağılmasına en çok üzüldüğüm müzik topluluğu olan isveçli folk/power metal grubu falconer'ın 2008 tarihli, 6. albümü olan among beggars and thieves'den süper güzel bir şarkı. bu albüme incelemesini yazdığım bir webzine'de 6.5/10 verdiğime inanamıyorum bu arada ama işte 15 sene falan önceydi bu ve o spesifik zaman diliminde beni pek açmamış demek ki bu fevkalade albüm. yani işte olabiliyor böyle: ilk anda bir albümün değerini tam anlayamayabiliyorsunuz, ya da spesifik zaman dilimlerinde ilginiz başka türlere yoğunlaşmışsa belli türlerdeki albümler size albenili gelmeyebiliyor falan. gelgelelim bir kritik yazarı olarak benim böyle bir bahanem olmamalıydı tabii ve cidden biraz utanıyorum bile o notumu ve işte yazımı gördükçe/hatırladıkça...
9/10'luk bir albüm* ve 10/10'luk bir şarkı* diyorum artık. geçmişimin günahları da peşimi bırakabilirse sevinirim. ahaha.
valla ben değilim de adanalı olmak... sıcaklara küfredip güneşe ateş etmek, ülkenin başka hiçbir yerinde olmayan küfürler icat etmek falan derken... adanalı olmak diye bir şey var galiba. hep duyuyoruz bunları. haha. adanalı diye dizi bile vardı galiba.
ortalığa korku vermek:
"oyun, okuyanı hiçbir tarih kitabının etkilemeyeceği kadar kuvvetle fransız ihtilali'nin amansız, dehşet saçan günleriyle karşı karşıya bırakır." - necati cumalı
mesela şöyle haberlerde çok kullanılan bir ifadedir:
"pompalı tüfekle dehşet saçtı" başlıklı kaç tane haber gördüm, sayamadım. 90'lardan itibaren 100'ü geçmiş dahi olabilir.
megastar tarkan'ın en sevdiğim şarkılarından biridir; 10. stüdyo albümü, 2017 çıkışlı 10 albümünde yer alır. bu albümünü çıktığından beri seviyorum tarkan'ın ve bu da albümdeki favori şarkımdır. parçanın müziği megastar'a aitken, sözleri ise aysel gürel imzalıdır. mesela sevdanın son vuruşu'nun sözleri de gürel'e aitti ve onun vefatından sonra bir evladı merhum annesinin odasındaki bir çekmecede mi ne bulmuştu da tarkan'a ulaştırmıştı falan gibi bir şeyler okumuştum. başlığın konusu ve diğeri gibi enfes bir çalışma olan şarkının sözleri de mi o ara bulunan sözleri arasındaydı kendisinin, bir bilgim yok açıkçası.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.