dahlvier yazar profili

dahlvier kapak fotoğrafı
dahlvier profil fotoğrafı
rozet
dahlvier (editör)
karma: 107814 tanım: 13686 başlık: 2919 apolet: 11 takipçi: 141
Lich-Count Mage

son tanımları | başucu eserleri


normal sözlük yazarlarının ingilizce paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

elon musk

kendi platformunda az önce gene geçirdiğim tiksinç ünlü.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mehmet akif ersoy olayından çıkarılacak ders

bu ülkeye iki mehmet akif ersoy fazla. kokainman olanı gitsin. allah bu millete bir daha böyle başka mehmet akif ersoy göstermesin.
devamını gör...

hiç iddia oynamamış futbolsever

ben. ben futbol izlemeyi çok severim ama futboldan pek çakmam. oynasam da kesin batardım bence. haha.

yalnız bu iddia'yı şöyle oynayanlar da var: mesela eleman ayda 50.000 lira kazanıyor. her ay 1.000 lirasını iddia'da kullanıyor. ay sonunda birkaç bin lira kazanmışsa işte eşiyle bir yemeğe çıkıyor falan, kaybederse de 1.000 lirası uçmuş oluyor. az sayılacak bir parayla heyecan da yaşamış oluyor işte. hakikaten bu şekilde oynayanlar var bu şeyi.

gene de hiç başlamamak daha iyi bence. yani siz yukarıda bahsettiğim kişiler gibi kendinizi frenlemeyi başaramayabilirsiniz. benim iradem çok sağlamdır deseniz bile hiç belli olmaz böyle işler. ben olsam hiç bulaşmazdım.
devamını gör...

yazarların kendine şaşırdığı anlar

hala nick değiştirmediğime şaşırıyorum mesela şu anda. 6 gün sonra 1 sene dolacak en son nick değiştireli (bu, sözlükteki 6. nick'im). hala gerçi arada nick değiştirme perilerim uğruyor. değiştirmek istemiyorum ama bu bir tür bağımlılık. diren dahlvier! *
devamını gör...

tanım osurmak

insanlar bir tek kendi osuruk kokusundan rahatsız olmaz denir ya. hatta kişi bir tek kendi osuruk kokusunu sever de denir.

bence tanımlarımızın belli kısmı da bu kategoride. mesela ben birçok tanımımı başkası olsam beğenmezdim, ama kendi tanımım diye beğeniyorum. yok lan, beğenemiyorum. kendi tanımlarımıza beğeni atamıyoruz.

mesela şu anda tanım osurmuş oldum. örnek bile teşkil ettim yani. daha ne isteyesiniz ki? *

bir tanımınızla kendinizden başka herkesi rahatsız edebiliyorsanız tanım osurmuş sayılabilirsiniz bence.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük

sessiz protestoya katılmayacağım ben de. ayı bana özelden "bu sefer hiç kimseye dalmadığım kadar fena daldım bu kişiye, atılabilirim..." demişti. ben de "en fazla ceza alırsın bence" demiştim ki öyle olmuş. tabii öyle bir tip için değmez, aman fazla abartma falan da dedim ayı biraderime.

o tip zaten sözlükte fazla dayanamaz bence. o tipler çok da geçmeden kalbimiz seninle oluyor. bunda da farklı bir seyir izleyeceğimizi zannetmem.
devamını gör...

sözlük açacak olsanız ismi ne olurdu

gri sözlük. demin sözlükten bir arkadaşımla konuşurken bir anda aklıma bu geldi. ona yazdıklarımı buraya kopyalıyorum:

"ben gri sözlük koyabilirdim mesela. ne siyah ne de beyaz. nötrlüğün rengi. sembolünü de grey alien yapardım.

gri rengin tematik bir avantajı da var.
dark tema kullanıyor birçok insan ve dark denen de aslında siyah değil grinin bir tonu olur.
tam konsept olur yani ismiyle, teması da.
aydınlık teması açık gri olur, dark teması da koyu gri.
bir de orta gri teması olur işte.
mis. :)
sembolü de şöyle bir şey olur:"
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ben bunu yazdıktan sonra google'dan bir aratayım dedim ve böyle bir sözlük çıktı galiba. açılmıyor ama gene de biri akıl etmiş gibi görünüyor. hay aksi! gerçi sözlük kurmayı düşünmediğim için fark etmez. takılıyorum. hahaha.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazı japonya merkezli oyun firmalarının isimlerinin nereden geldiği

service games = sega

capsule computers = capcom

nakamura manufacturing company = namco

japan leisure company = jaleco

kozuki, nakama, miyamoto ishihara = konami

international rental electronics machines = irem

technology and computer modern = tecmo

shin nihon kikaku = snk

sega'nın service games'ten geldiğini 90'larda duyunca acayip hayal kırıklığına uğramıştım. böyle sega deyince kulağa çok karizmatik geliyor ama servis oyunları'nın kısaltmasıymış. laksjdlaksjdlakjdlkajsdlkadjs.
devamını gör...

yazarların sözlükteki amaçları

editör olduktan sonra elidor olup tüm insanların saç köklerinden beynine sızarak zihin kontrolü yöntemiyle tüm dünyaya egemen olmak.
devamını gör...

yazarların doğum günü

yedim, hart.

pardon, 7 mart. *
devamını gör...

yazarların kendisine en yakın bulduğu film veya dizi karakteri

abe sapien - (bkz: hellboy)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaratıcı tasarımlar

bunu sözlükteki bir tanımdan arakladım. normal sözlük butonuna tıklayınca çıkan bir tanımdaydı. 2021'de girilmiş bir tanımdaydı, günaydın sözlük başlığındaki. o butona tıklayınca çıkan tanımlar sıfırlandığından, yani başka rastgele eski tanımlar geldiğinden ve ben de tanım numarasını kopyalamadığımdan hangi tanım olduğunu buraya koyamıyorum. neyse, çok iyi tasarım. haha.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük yazarlarından ingilizce mizah paylaşımları

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazı hayvanlardaki sahte gözlerin fonksiyonu

normalde düşmanlarının veya potansiyel avcılarının gözünü korkutmaktır. savunma amaçlı yani.

kaplanlarda mesela görseldeki beyaz noktalar, rakip kaplanlar veya işte timsah falan saldırmasın diyedir zira kocaman bir şey onları tehditkarca gözetliyor illüzyonu yaratır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

himalaya grifon akbabası için de benzer bir şey geçerli.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

demin aratırken baykuş gözlü güve fotosuna rastladım bir tane. kelebekler de aslında baykuş gözlerini taklit eden kanatlara sahip olabiliyorlar ama bu kadar "aynısı" olunca bundan şüphelendim ve fotoşop çıktı gerçekten. yani gördüğünüz her şeye inanmayın. :d

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kelebeklerde bu sahte göz olayı şöyle oluyor. bu gerçek. mesela ağaçlık bir yere konuyor kelebek ve kanatlarını böyle açıyor. mesela bir şahin geçiyor oradan ve bunları baykuş gözü sanıp ben buraya girmeyeyim diyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

daha da örnekleri var bu sahte göz şeysinin de bu kadarı yeterli dedim şimdilik.
devamını gör...

yazarların sevmediği yazarlar

bana bulaşıldığında geçici rahatsızlık yaşarım sadece, o da bazen. yani genelde o durumlarda bile pek iplemem. hoşlanmadığım yazarlar elbette var ama sözlük kurallarını delmedikleri ve bana bulaşmadıkları sürece istediklerini yapabilirler. gerçi sözlük kurallarını delmedikleri sürece bana da bulaşabilirler. yani buna engel olamam. *
devamını gör...

the black box of reverse

dan prog metal grubu beyond twilight'ın 2006 tarihli, son albümü for the love of art and the making'de yer alan eksantrik parçadır. 43 parçadan oluşan albümün 41. parçasıdır.

bu albümden başka parça başlığı açmayacağımı söylemiştim ama işte bunu da açmam lazım dedim sonra. gerçekten sıra dışı bir parça bu zira.

albümden açtığım diğer parça başlıklarında yer alan şu genel yorumumu koyayım öncelikle:

bu, benim hayatımın albümüdür aslında ama eserden parça paylaşmak... şarkıların geneli bağlamında çok bir anlam ifade etmiyor zira 38 dakika bile sürmeyen ve 43 parçadan oluşan bir albüm hayal edin. işte bu, o. çok kısa yani şarkılar, albümdeki. en uzunu 3 dakika ve birçoğu 1 dakika bile sürmüyor. şaka yapmıyorum gerçekten, hayatımın albümü derken. sözlükte daha önce de yazmıştım. hayatımın 1 numaralı albümüdür bu. binlerce kez dinledim ve hala dinlemeye devam ediyorum.

şimdi de hayatımın albümündeki the black box of reverse'e geçelim ve finn zierler bunun için neler demiş bakalım:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

albümdeki sleeping beauty parçası tersten kompoze edilmiş burada yani ama sadece bununla da sınırlı kalınmamış. melodik ilerleyişi tersten kompoze edildiği gibi bir de tersten çalınmış. mesela basları sanki tersten kaydedilmiş gibi hem tersten kompoze edilip hem de tersten çalınmış. örneğin kendisi burada klavyede sağ eliyle ters kompoze edilmiş melodik yapıda çalarken sol eliyle de bas gitarın sanki geriye doğru bir kayıtmış gibi olan ters kompozisyonuna uygun çalıyormuş. geriye doğru kompoze edilmiş ve geriye doğru kaydedilmiş müzikleri çalmanın kayda değer derecede farklı şeyler olduğunun altını çiziyor finn ve burada ikisinin bir karışımı varmış. bu hem teknik hem de matematiksel bir meydan okumaymış zierler için ve iyi analiz edilirse, kompozisyon üretmenin temel doğası ve müziğin ruhunun ta kendisi bağlamında ne kadar kompleks bir çalışma olduğunun anlaşılacağından dem vuruyor kendisi; bir de bu şekilde ters/reverse bir yaklaşımdan anlam ifade eden melodi ve müzikal parça yapmanın 4 boyutlu bir müzikal kompozisyon evreni yaratmak gibi olduğunu ifade etmiş dan müzik dahisi finn.

geriye doğru kayıt dediği şey herhalde bir kaydın tersten çalınması (enstrümanla çalınması değil de mesela bir yazılımla terse çevrilip bir müzik medyasıyla oynatılması gibi) olsa gerek, ki enstrüman çalınımı bakımından elbette kompozisyon ters olsa da bunun düz bir icrasını dinliyoruz. tersten kayıt dediği düşündüğüm gibi olmalı sanırım, yoksa zaman makinesiyle ileri gitmek gerekirdi bir enstrümanı çalarken onun partisyonunu sondan başa doğru kaydedebilmek için. ehehe. tamam, finn bir dahi ama dr. emmett brown kadar da değil. haha. hatta doc olmak bile yetmez. tenet (film)'deki gibi zamanın tersine akabilmesi lazım.

bir güncelleme de yapayım. albümü hala sürekli dinliyorum. yakında 20 sene olacak albüm çıkalı. sonsuza kadar dinleyeceğim ben bu albümü sürekli ya, orası kesin. yani bazen günde 2-3 kere, bazen birkaç günde bir de olsa işte durmadan dinliyorum cidden. adamlar "su" gibi albüm yapmışlar. hem akıyor hem de sürekli albüme susuyorum gibi. ve hiç baymıyor. su dışında yenen ve içilen her şeyden bıkılabilir bence, sürekli tüketilirse. işte bu albümün beni baymaması hasebiyle ben de bu albümü suya benzetiyorum. ayrıca derin sular gibi mistik de...

hayatımın albümü demek de yetmez ya. (bkz: yazarların favori sanat eseri)

ve işte, the black box of reverse

devamını gör...

geçmişte gündem vs günümüzde gündem

geçmiş derken, 80'lerin öncesini yaşamadım. gündeme ilgi duyup aklımın ermesi de işte 90'ların ortalarında falan başlamıştır.

o zamanlar özel televizyonlardan ve gazetelerden gündemi takip ederdik. ntv gibi bir haber kanalı henüz yokken de işte akşam haberlerinden öğrenilirdi genelde çoğu şey. matbu gazeteler zaten gün öncesinin akşamından sonraki gündemi aktaramazdı, malum.

şu anda 24 saat haber takip edilebiliyor. ben de birçok youtube yayıncısını takip ediyorum, yabancı kaynakları da takip ediyorum.

bir de artık herkesin elinde bir akıllı telefon, yani fotoğraf ve video çekebilen bir cihaz olduğundan da normalde olay yerlerinde gazetecilerin olmamasından mütevellit haber yapılamayacak, belgelenemeyecek bir sürü şey haber olabiliyor. sosyal medya platformları da işte bunların önümüze çıkmasına vesile olan şeyler.

çılgın bir gündem akışı var vallahi günümüzde.
devamını gör...

tortured soul asylum

1996 veya 1997'den beri büyük fanı olduğum karanlık ingiliz metal grubu cradle of filth'in bende başta hayal kırıklığı yaratan ama zamanla çok sevdiğim 2000 tarihli midian albümünün müthiş etkileyici kapanış şarkısı. ingiliz yazar clive barker imzalı midian konseptinin hakkını veren bir ruhu olduğunu düşünüyorum parçanın. gerçekten renkli ve heyecan verici bir çalışma ve bir albüm kapanışı olarak da olağanüstü bir parça olduğunu düşünüyorum kendisinin. bu albümden çeşitli şarkıların başlıklarını açmıştım sözlükte ve bu da ne zamandır aklımdaydı ama bilgisayar başına oturunca zihnimden uçuyordu. nihayet yakalayabildim. haha.

devamını gör...

the night at catafalque manor

cradle of filth'in eski şaşaalı dönemlerine döndüğünü müjdeleyen 2017 tarihli cryptoriana (the seductiveness of decay) albümünün digipack, dijital ve plak versiyonlarında yer alan fevkalade parçadır. grup aslında kendilerini eşsiz kılan eski tarzına hem tarz hem de ruh olarak döneceğinin işaretlerini hammer of the witches albümü ile verse de bunu tam manasıyla bu parçanın olduğu albümle yaptı bence. yani grubun 90'lardaki tarzı cidden de çok ayrıksı ve nefisti ve işte bu parça da o dönemden gelme gibi geliyor kulağa. gerçekten başarılı bir çalışma ve albümdeki you will know the lion by his claw ile birlikte favorilerimden.

devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim