sojourant yazar profili

sojourant kapak fotoğrafı
sojourant profil fotoğrafı
rozet
sojourant (editör)
karma: 120371 tanım: 15202 başlık: 3551 apolet: 11 takipçi: 147
Wizard

son tanımları | başucu eserleri


hiç kimse endişe etmesin

kk denen varlığın son x paylaşımında yine kullandığı klişesi.

tam paylaşımı şu:

cumhuriyet halk partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir.
cumhuriyet halk partisi milletimizin egemenlik senedidir.

38. olağan kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır.

gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir.
gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür.

bu süreci “keşkelerle” değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız.
şahsi ikballer değil, türkiye’nin geleceği esastır. bu kapsamda süreci; önceki dönem genel başkanlarımızla, parti meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz.

hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz.
herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum.

biz bir aradayız!

x.com/kilicdarogluk/status/...

klişe diyorum zira kendisi hep diyordu bunu zaten. ben de "ne zaman endişe etmeliyiz acaba zatıalilerine göre?.." derdim. artık gülüyorum bu komediye. ülkeme ağlıyorum da bu soytarıya gülüyorum artık. kendisinin 2010'ların ilk yarısından, hatta kuvvetle muhtemeldir ki 2011 veya 2012'den beri en büyük hater'larındanım bu arada. yani gezi olayları'ndan önce kendisinden nefret ettiğimi hatırlıyorum mesela. 2015 seçimlerinde ise kayış bende tamamen kopmuştu ve cidden inanılmaz seviyelerde nefret ediyordum artık kendisinden. hayatımda bu kadar yüzsüz bir insan görmedim, falan diyordum. "oylarımı bu sefer de artıramazsam kendimi başarısız göreceğim" demişti o seçimlere 1-2 gün kala ve chp'nin oyları artmamasına, hatta biraz da olsa düşmesine rağmen, başka bazı partiler sayesinde akp ilk etapta tek başına iktidar olamayınca "zafer kazandıııık!!!" diye konuşmuştu kk. bu kadar tutarsızlığa gelemem ben. zaten kendileri de iktidara gelememişlerdi sonra. akp bunlarla gene oyuncak gibi oynamıştı. hele o seçimler öncesinde, yunan çipras'ı taklit edip sunulan chp projesi... benim baykal döneminden beri söylediğim şeyi, yani "7/24 muhalefet yapacağınıza biraz da güzel projeler hazırlayıp halka güzelce, kimseyi germeden ve gücendirmeden anlatın; biz iktidara gelince ülkeyi şöyle yöneteceğiz, falan deyip inandırıcı projeler sunun" dediğim anlayışı; "aha, komşu solcu muhalif çipras tutturdu, biz de aynı taktikle tuttururuz" diyerek bu sürecin hemen öncesinde bu anlayışla yunanistan'da iktidar olan çipras'ı taklit etmişti ama proje ve lansmanı rezalet derecesinde kolpaydı ve zaten artık çok ama çok geçti... hele o "fraklar, gençler... bizim iktidarımızda dilediğiniz gibi oyun oynayabileceksiniz" reklamları falan. hatırlamak bile istemiyorum...

yani kk'nin "ne mal olduğunu" çok erken anlamıştım. bu yüzden ailemle sayısız kavga ettik. en sonunda babam, annem ve abimi çağırmış bir sabah ve "bizim sojourant'a (yani gerçek adım tabii) bir özür borcumuz var" demiş. ben tabii ki burada kibir yapmadım. yani olumlu ve kırıcı olmayan bir yanıt vererek özür dilemenize gerek yok, falan dedim.

evet, bu soytarıya artık gülüyorum. geçmişte kendisi yüzünden sinirlerim çok defa bozuldu. yani artık böyle bir "artık" için kendi psikolojimi bozamam.
devamını gör...

unai emery

uefa avrupa ligi'ni kazan(dır)dığı üç kulübün isminde de "villa" geçmesi dikkat çekmiş teknik direktör: sevilla, villarreal, aston villa.
devamını gör...

7620 metreden paraşütsüz atlamak

amerikan luke aikins bunu 2016'da yapmış ve işte bir ağa düşüyor/iniyor.

korkunç bir şey bu ya. akılalmaz...



atladığı yükseklikte zaten oksijen yok gibi bir şey ve oksijen maskesiyle atlıyor ve bir yerde oksijen maskesini birlikte atladığı ekip elemanlarından birine veriyor. ekip herhalde düşeceği yere oryantasyonunda da yardımcı oluyordur. yani sonuçta o yükseklikten atlayınca yönlendirme olmadan başka ülkeye bile düşebilirsin. haha. elbette bu tarihi anı havada videoya alma görevleri de vardır. ekip üyeleri bir yerlerde paraşütlerini açıp iniyorlar, bizim eleman da işte gerilen ağa düşüyor.

cidden korkunç ya.

paraşüt, kanatlı mekanizma, atlayış tulumu falan olmadan bilerek ve mecbur olmadan bu yükseklikten atlayan tek kişiymiş atkins.

vesna vulović, 1972'de, içinde bulunduğu uçakta havada patlama olunca 10.000 metreden bile yüksekten düşmüş ve paraşütsüz falan hayatta kalabilmiş. yani uçağın bağlantısız kuyruk kısmındaki bir yiyecek arabasına sabitlenmiş kendisi ve bu onu korumuş ve donmasını engellemiş. bir de ormanlık, çok karlı bir alana düşmüş, bulunduğu uçak parçasının ağaçlara çarpa çarpa kar gibi yumuşak madde kaplı bir yere düşmesi ve vulović'in metabolik kan basıncının düşük olması onu hemen bayıltarak kalbinin durmasını da engellemiş.

ama işte bu bir kazaymış... aikins'inki ise tercih edilmiş bir manyaklık.
devamını gör...

1 dakikada en çok sütyen kopçası açma rekoru

100 taneyle bir türk bu rekoru kırmış, şu kaynağa göre: x.com/yirmiucderece/status/...

google gemini'a "böyle bir guinness rekoru kategorisi var mı hakikaten" diye sordum ve "var, 91 taneyle irlandalı sean murray bu rekorun sahibi" dedi. kendisinin rekoru 2013'tenmiş.

bizim türk yeni kırmış galiba rekoru. dalya demiş! (bkz: dalya demek)
devamını gör...

sinek küçüktür ama mide bulandırır

bu sabahın köründe ufak bir karasinek musallat oldu bana ve bu vesileyle aklıma gelen sözdür.

bu hakikaten ufak bir karasinekti ve demin yakalayıp banyo penceresinden dışarı fırlattım kendisini ama onun yüzünden 7 saat uyuyabildim toplamda, ki normalde 9-10 saat uyurum günde.

demin yakalayıp attım desem de kendisi beni uyandıralı 2 saat falan oldu.

dudağıma falan konuyordu sabahın köründen beri. yani 9'da falan tamamen uyansam da 7'den beri falan kafamın keline, dudağıma, alnıma falan konup duruyordu.

eskiden ben böyle "tacizci" sinekleri yakalayıp işkence yapardım ama artık mecbur değilsem hiçbir canlıya kötü davranmıyor, hayatlarını sonlandırmayı ise aklımdan bile geçirmiyorum.

midem de bulanmamıştı aslında ama bu konu için bir başlık da açmayayım şimdi demiştim. haha.
devamını gör...

nec

n.e.c. - n.e.c. nijmegen - (bkz: nec nijmegen) - nijmegen eendracht combinatie - nijmegen spor birliği

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hollanda'nın "süper lig"i olan eredivisie'de geride bıraktığımız sezonu 3. sırada bitiren futbol kulübüdür. aslında üstten anlaşıldığına göre bir spor kulübü olasa nec fc diye de geçiyor adı ve bu da futbol kulübü demek. bjk de jimnastik yapmıyor ona bakılırsa... * - kaldı ki türkçe wiki sayfasında "spor birliği" dense de bu sallama gibi duruyor zira kulüp isminin açılımı olan nijmegen eendracht combinatie'de spor manasına gelebilecek bir şey yok gibi duruyor.

hollanda'daki nijmegen kentinin, 1900 senesinde eendracht adıyla kurulmuş ve 1910 senesinde bu kentteki başka bir kulüple birleşip bu adı almış.

hollanda'nın en üst futbol ligini 3. bitirmişler geçtiğimiz sezon ama ben bu kulübü duyduğumdan bile emin değilim, ta ki düne kadar...

dün, nihayet izmir/buca'daki evimizden kuşadası/davutlar'daki evimize geçmek üzere yola koyulduk. işte önce servisle otogara gittik izmir'deki, oradan da kuşadası'na... kuşadası'ndan da dolmuşla davutlar'a gitmek üzere araca ayak bastım. sadece saniyeler sonra da bir adamın ayağına bastım... "sorry" dedim. "no problem" dedi adam. yani yabancı turist olduğu barizdi ve o bizim ülkemize ayak basabiliyorsa, ben de onun ayağına basabilirim diye düşünmüştüm... şaka şaka. ama öyle oldu işte. neyse, adam bana kaçamak bakışlar atıyordu ama eşi vardı çapraz açıda oturan ve kadındı. herhalde gey değildir adam. hehe. neyse, ben baktım adam benim ingilizce bildiğimi anladığından benimle konuşmak istiyor, yani bana kaçamak bakışlar atıp duruyor.

sonra işte ingilizce olarak "nereli olduğunuzu sorabilir miyim" falan dedim ve 20-30 dakika bitmeyen bir sohbet başladı aramızda. işte hollandalı olduklarını öğrendikten sonra, "sormamda bir sakınca yoksa futbolla ilgileniyor musun?" dedim adama.

işte başlıktaki kulüple alaka da burada.

adam nec kulübü için çalışan bir güvenlik görevlisi çıktı. bana anlatıyor, "en ii sii (nec'nin ingiliççe okunuşu) olarak ligi 3. bitirdik" falan dedi. "en iyisi" olamamışlar ama 3.lük de süper tabii.

çok tuhaf ama lan. yani tanımadığım kişilerle, yerli olsun yabancı olsun, yüz yüze sohbet başlatmada çok hevesli ve deneyimliyimdir ama şu ana kadar böyle "zart" diye futbol konusuna girdiğimi hatırlamıyorum böyle durumlarda. adam da bayağı futbolun içinden biri çıktı. "futbolla sadece ilgilenmiyorum, futbol alanında bir mesleğim var" deyince adam cidden çok şaşırdım. haha.

yalnız adam çok konuşkan çıktı ve benim boşboğazlığımın bile ötesindeydi adamın çenebazlığı. ben sesimi biraz düşük tuttum zira dolmuş doluydu, adından belli ama cidden full idi ve coşkulu ingilizce sohbetimiz konuya "fransız kalacak" ingilizce bilmeyenleri rahatsız edebilir diye hem konuşmacı hem moderatör oldum ve adamın coşkusunu biraz dizginledim.

yani bir ton konuda konuştuk, işte hollanda tütünü drum bile konuştuğumuz konulardan biriydi, siz düşünün artık.

ama başlığın konusu bizim sohbetimiz değil elbette.

benim asıl amacım yaklaşan dünya kupası hakkında bir iki bir şey konuşup orada noktalamaktı ama adam gerçek bir çenebaz çıktı ve konuşmadığımız konu kalmadı hakikaten. gene de kendisine iyi tatiller diliyorum. hatta eşi de sohbetlerin yarısına falan iştirak etti, ki onun ingilizcesi daha bile iyiydi. almanya'da birçok şey hollanda'dakinden daha ucuzmuş o yüzden ben fırsat buldukça almanya'ya gidiyorum, demişti kadın. bu da bu futbol kulübüyle alakalı değil ama işte benim de boşboğazlığım tuttuysa demek. ahaha.
devamını gör...

aslan vs kaplan

göz kararıyla kaplan yener derdim çocukluktan beri. daha kaslı duruyor ve pençeleri daha geniş gibi. aslanın ağzı hayvan gibi açılsa da kaplan da çok iri bir hayvan olduğundan aslanın kaplanı öldürücü bir yerinden ısırabilmesi zor. ayrıca kaplan daha kıvrak ve çevik görünüyor.
devamını gör...

aziz nesil

1. nesildir.

ben 2. nesil yazar olduğumdan, aziz değil günahkarım.

sözlükteki aktif yazarların da %60'ından fazlası apt... pardon günahkardır, yani 2. nesildir.

az bile söyledim. %80'inden fazlası günahkardır hatta.

%90'ından fazla bile olabilir.

belki de %100'ü. çünkü günahsız insan yoktur derler...
devamını gör...

marco hietala

geçen senenin başlarında girdiğim şuradaki [nightwish vokalistleri] tanımın son kısmını kendisine ayırdığım süper şarkıcıdır:


nightwish'ten ayrıldıktan sonra ispanya'da huzur arıyormuş ve bulmuş gibi de görünüyor. mental terapiler falan da görüyormuş galiba. yani ciddi gibi görünmüyor durumu ama cidden müzisyen hayatı temposu, ayak uydurabilmesi inanılmaz zor bir şey ve çok yıpratıcı olabiliyor, bilhassa nightwish gibi sürekli dünyayı turlayan bir gruptaysanız. depresyon ve dehb için tedavi ve terapi gördüğünü okudum ama işte aslolan o tempodan çıkıp daha huzurlu bir hayata geçmesi olayı. bir zaman müzik endüstrisine döner mi, bir şey demek zor. er geç döner gibime geliyor ama emin de olamayız muhakkak.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sendeki vs sende ki vs sen de ki vs son goku

(bkz: dragon ball)

ben son goku diyorum çünkü son gülen iyi güler, ayrıca çok komik karakter, ayrıca gramer sıkıcı. dil bilgisi daha bile sıkıcı; aynı şey ama nasılsa biri diğerinden daha sıkıcı.

işte son goku:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlük yazarlarının fotoğrafları

bu havada kapüşonu kafama çekip gezmeyi seviyorum... şaka şaka. 1 nisan'da çekmiştim bu selfie'yi. ama 1 nisan şakası değil. işte 1 nisan'da çektiğimin kanıtı: #3943465

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendini sakladığın hanımın kendini sana saklamaması

saklambaç oynamayı sevmiyor olabilmesinden de olabilir mi olasılığını bir olasılık olarak olduramadan olmadı.
devamını gör...

düşene bir tekme de sen vur

şu x paylaşımındaki videoda gerçekleşen şeydir. hatta birden çok tekme vuruluyor. : x.com/onediocomvideo/status...

bence yankesici falan sandı. asldkjadksljakdjl.
devamını gör...

gündeme dair komik paylaşımlar

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dürüst olmak işe yarar mı sorusu

hayrola, taktik mi deniyoruz? çıkar için dürüst olacağınıza olmayın daha iyi.
devamını gör...

fener balığı vs galatasaray balı

fener balığı gerçektir [hatta inanmıyorsan futbol topu balığı başlığında yazdıklarıma da bir bakabilirsin] ama galatasaray balı çatala-bıçağa-kaşığa dolanıp tereyağıyla birlikte ekmeğe sürülemediğinden gerçekliği tartışmalı olabilir. *

işte fener balığı: www.izmirdesondakika.com.tr...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

galatasaray balı için bir görsel bulamadım. haha.
devamını gör...

19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fener rum patriği vs fener'in son kovulan teknik direktörü

ikisi de istanbul'da görev yapmıştır, biri halen yapmaktadır.

ilki dimitris arhondonis (doğum adı), yani i. bartholomeos 1991'den beri, yani 35 senedir fener rum patriği olarak görevini sürdürmekteyken, diğeri yani domenico tedesco ise fener'deki ilk sezonundan sonra, daha doğrusu daha ilk sezonu bile bitmeden kovulmuştur.

ikisi de hristiyan kökenli olsa da fener rum patriği ortodoks, fener'in kovulan teknik direktörü ise katolik kökenlidir büyük ihtimalle. tedesco inançlı mıdır bilemem ama işte ciddi bir katolik-hristiyan geleneği varmış ailesinin/atalarının gibi görünüyor, doğum yeri calabria—buranın nüfusunun çok büyük çoğunluğu katolik hristiyanmış—ve domenicomanası: tanrı'nın, tanrı'ya ait imiş ve genelde katoliklikle bağdaşlaşmış bir admış—ismi göz önüne alındığında.

ikisi de sevilen insanlar sanırım. tedesco sanki biraz da talihsizdi ya. bilemedim. ben cidden çabaladığını düşünüyorum fener için ama işte ya yetersizliği ya da farklı dinamiklerin de etkisiyle arzulanan başarıları yakalamakta muvaffak olamadı... ayrıca daha genç sayılabilir, fener rum patriğinin aksine. yani geleceği aydınlık da olabilir.
devamını gör...

altın mikrofon ve altın ayakkabı ödülleri alıp kale alınmamak

altın mikrofon ödüllü merhum sanatçımız erol büyükburç'tan sonra [saksı değilim ben], tanju çolak'a da yapılmış kötü muameledir.



yani tanju okan'a da, pardon okan buruk'a da... pardon pardon... altın ayakkabı ödüllü tanju çolak'a da benzer bir muamele yapılmıştır. kınım kınım kınıyoruz, "kinim geçmez" diyen tanju abimize de sonuna kadar hak veriyoruz efem. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben bilmem beyin bilir

ingilizcesi olmayan söz.

ya da şu ikisi bir arada olursa olabilir:

ikincisinde tabii karşıdakinin beyinin/eşinin adı brian olmalı normal şartlarda ama bu isim yerine brain dendiği de olabiliyormuş hatayla. haha. brain'i soyadı olarak alırsak da olur aslında.

1-) i don't know, brain does.
2-) i don't know, brian/brain does.

aslında oluyormuş lan. yazarken fark ettim ben de. haha.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim