çok girift bir konu.
mesela dini inancı ya da inançsızlığı ele alalım. ben inançsızım ve bunu kendi adıma bir "başarı" olarak görmem zira ailem de dindar sayılmaz, hatta baba tarafından rahmetli dedem köy yerinde ateistti. haha. hatta ve hatta babamın da bir materyalist (yani ruhani/soyut şeylerin var olduğuna inanmayan anlamında) olduğunu bile 20'li yaşlarımda öğrenmiştim. ben kendisine "ben materyalistim" dediğimde "ben de hep öyleydim ve hala öyleyim" demişti babam. yani bana dindarlıklarını ya da inançsızlıklarını empoze etmeyen bir ailem olduğu için şanslıyım. hatta babam fenerli, benim galatasaraylı olmamı da o seçti. şurada anlatmıştım:
#2980360 - yani babam beni zorla da gs'li yapmadı elbette. haha. biraz oyun gibiydi, benim de hoşuma gitmişti.
herkes bu kadar şanslı değil tabii... yani kendi inanç/inançsızlık ve değerlerini çocuğuna empoze eder çoğu anne ve baba.
bu arada inançsızlığı, inançlılığa üstün görüyor da değilim. ben apatetik ateistim zaten. apateizmde, birinin dindar veya dinsiz, deist veya ateist olmasını falan pek de önemsemezsiniz.
inançlıların çoğu, inançlı ebeveynlerini seven; inançsızların çoğu da inançlı ebeveynlerinden nefret edenlerden çıkıyor gibi gözlemledim. yani sevenler "tatlı tatlı" onların inancını benimsiyor, inançlı anne-babasından nefret edenler de asilikle ateist olabiliyorlar. ama tabii inançlı anne-babasından nefret edip gene de inançlı olabiliyor bazı insanlar. yani ateist ebeveynlere sahip olanların da çoğu herhalde inançsız oluyordur ama onları sevmiyorlarsa gene ters etki-tepkiyle inançlı da olabilirler bittabi.
hayatımda seçemediğim şeyler de var elbette. yani sonuçta tanrı değilim.
devamını gör...