1.
halka tatlısı (yazar)
herkese merhaba. iki gündür yaşanan durumla ilgili bir açıklama yapacağım.
olayları sanırım tüm çıplaklığı ile okudunuz. en azından bir kısmını öğrendiniz, kiminiz bunun üzerinden öfke kastı, kiminiziyse eğlendirdi. kime nasıl tesir ettiğinin de pek bir önemi yok.
ben buraya geldiğimde öfkeli bir şekilde geldim. kendimi değil çoğu zaman yarattığım personayı oynadım. kadınların karşısındaki güçlü erkeği yaratmak istiyordum çünkü ben yazdığım kadar güçlü bir adam olamadım. hayatta olmak istediğim kişi hakkında yalanlar söyledim. çok defa. bu yalanları çoğu zaman kendime söyledim, yapabilirim sandım ilk başta ama yapamadım.
sevdiğim kadınla bir hafta boyunca farklı şehirlerdeydik, aramızda sadece fiziksel mesafenin olmadığı bir dönemdi, hissel olarak da uzaklaşmış hissettiğim bir dönemdi. kendimce ondan intikam almak istedim. aynı evin içinde farklı odalarda uyuduğumuz dönemde de öfkem azalmadı. yine de onu seviyordum. onun için bir şeyler yapmak istiyordum. bazen yapıyordum da.
bu sözlükte iki kişiyle flörtleştim. fakat sevdiğim kadınla aramız düzeldikçe o konuşmaları da çok ileriye taşımadım. ilgi arsızlığım ilgiyi asıl görmek istediğim kişiden gelmeye başladığında diğer kadınların ilgisini istemedim.
fakat yine de genel ilgi görmek hoşuma gitti. yazdıklarımın beğenilmesi falan. benim tatilde olduğum bir dönemdeyiz. sevdiğim kadınsa çalışıyor. o çalışırken ben buradan ilgi dinlenmeye devam ettim. halbuki onun her sigaraya çıkışında beni araması bana yeterliydi. buradan çıkmam lazımdı, çıkamadım, çıkmadım.
biz bu yola çıktığımızda ikimiz de yaralı birer kuştuk biliyor musunuz? birbirimizin yaralarını ellerimizi ısıtıp sardık, nazikçe öptük o yaraları. birbirimize iyi geldik ve birbirimizi iyileştirdik. fakat ben gidip o yaraları tekrar deştim. benim için neler yaptığını, ne fedakarlıklar yaptığını hep biliyordum. her zaman da minnet duydum. fakat öfkemi, yerin dibinde olma hissimi yenemedim, buraya akıttım. öfkemle başkalarının duygularıyla da oynadım. onların bana yakın olmaması benim sığınağımdı çünkü fiziksel bir yakınlık hiç istemedim.
ilişkimi kurtarmak, onu tekrar başımın üstüne çıkarmak için çabalamak yerine yerin dibine ittim. ilk başta öfkeli olmam, kızgın olmam, kırgın olmam bunların hiçbiri yaptığım şeyin hafifletici sebebi olamaz. ben bok gibi bir adamım, sevdiğim kadının güvenini paramparça eden.
ben buradan da kendisinden özür diliyorum. hayatını mahvettiğim için, gelecek hayallerimizi yaktığım için, kurduğumuz yuvayı yıktığım için.
olayları sanırım tüm çıplaklığı ile okudunuz. en azından bir kısmını öğrendiniz, kiminiz bunun üzerinden öfke kastı, kiminiziyse eğlendirdi. kime nasıl tesir ettiğinin de pek bir önemi yok.
ben buraya geldiğimde öfkeli bir şekilde geldim. kendimi değil çoğu zaman yarattığım personayı oynadım. kadınların karşısındaki güçlü erkeği yaratmak istiyordum çünkü ben yazdığım kadar güçlü bir adam olamadım. hayatta olmak istediğim kişi hakkında yalanlar söyledim. çok defa. bu yalanları çoğu zaman kendime söyledim, yapabilirim sandım ilk başta ama yapamadım.
sevdiğim kadınla bir hafta boyunca farklı şehirlerdeydik, aramızda sadece fiziksel mesafenin olmadığı bir dönemdi, hissel olarak da uzaklaşmış hissettiğim bir dönemdi. kendimce ondan intikam almak istedim. aynı evin içinde farklı odalarda uyuduğumuz dönemde de öfkem azalmadı. yine de onu seviyordum. onun için bir şeyler yapmak istiyordum. bazen yapıyordum da.
bu sözlükte iki kişiyle flörtleştim. fakat sevdiğim kadınla aramız düzeldikçe o konuşmaları da çok ileriye taşımadım. ilgi arsızlığım ilgiyi asıl görmek istediğim kişiden gelmeye başladığında diğer kadınların ilgisini istemedim.
fakat yine de genel ilgi görmek hoşuma gitti. yazdıklarımın beğenilmesi falan. benim tatilde olduğum bir dönemdeyiz. sevdiğim kadınsa çalışıyor. o çalışırken ben buradan ilgi dinlenmeye devam ettim. halbuki onun her sigaraya çıkışında beni araması bana yeterliydi. buradan çıkmam lazımdı, çıkamadım, çıkmadım.
biz bu yola çıktığımızda ikimiz de yaralı birer kuştuk biliyor musunuz? birbirimizin yaralarını ellerimizi ısıtıp sardık, nazikçe öptük o yaraları. birbirimize iyi geldik ve birbirimizi iyileştirdik. fakat ben gidip o yaraları tekrar deştim. benim için neler yaptığını, ne fedakarlıklar yaptığını hep biliyordum. her zaman da minnet duydum. fakat öfkemi, yerin dibinde olma hissimi yenemedim, buraya akıttım. öfkemle başkalarının duygularıyla da oynadım. onların bana yakın olmaması benim sığınağımdı çünkü fiziksel bir yakınlık hiç istemedim.
ilişkimi kurtarmak, onu tekrar başımın üstüne çıkarmak için çabalamak yerine yerin dibine ittim. ilk başta öfkeli olmam, kızgın olmam, kırgın olmam bunların hiçbiri yaptığım şeyin hafifletici sebebi olamaz. ben bok gibi bir adamım, sevdiğim kadının güvenini paramparça eden.
ben buradan da kendisinden özür diliyorum. hayatını mahvettiğim için, gelecek hayallerimizi yaktığım için, kurduğumuz yuvayı yıktığım için.
devamını gör...



