yıllar sonra bu müthiş seriyi canlandırmak için kendimce bir
synopsis yazdım.
yıl 2073... yıllar önce öldüğü sanılan yusuf miroğlu, devletin gizli “miro” projesinde yeniden ortaya çıkar. yapılan deneyler sonucunda vücudu, her yeni patojene karşı anında virüs-spesifik mirna üretebilen biyolojik bir savunma sistemine dönüşmüştür. dünya zombi pandemisiyle çökerken, enfekte olmayan tek adam odur:
the miroğlu.
dizide miroğlu’nun hücreleri, virüs genomunu tanıyıp ona karşı özel mirna’lar sentezleyerek viral replikasyonu daha başlamadan susturur. yani virüs hücreye girer ama çoğalamaz. bu yüzden influenza, kuduz, ebola, koronavirüs, hatta zombi virüsü falan hiçbir şey tutmaz. miroğlu’nun bağışıklığı klasik antikor bağışıklığı değil; doğrudan
post-transkripsiyonel racon kesme sistemi (ptrks) gibi çalışır.
"virüs bana bulaşmaz. ben virüse bulaşırım."
arch enemy karakterler:
dr. savaş genomics: miroğlu’nun mirna profilini kopyalayıp zombi virüsünü kontrol etmek isteyen eski bir biyoteknoloji mafyası. miroğlu’nun süper gücü fiziksel uçmak kaçmak değil, hastalanmamak, enfekte olmamak, virüsleri susturmak ve zombi sürülerinin arasında “taşıyıcı olmadan” yürüyebilmek. ama yan etki olarak vücudu sürekli yeni mirna ürettiği için arada geçmişten halüsinasyonlar görüyor: eski istanbul, masa başı racon sahneleri, kaybedilen dostlar vs.
prof. dr. turgay atacan cas9 turgay. eski bir moleküler biyolog. zombi pandemisinden önce devletin gizli gen düzenleme programında çalışmıştır. miroğlu’nun bedenindeki “mir-oğlu lokusu”nu ilk keşfeden kişidir ama projeden atılmıştır. şimdi amacı, miroğlu’nun virüslere karşı direnç sağlayan mirna sistemini bozup onu da enfekte edilebilir hale getirmektir. bu arkadaş crıspr tabanlı bir sistem geliştirir: crıspr-cas13/crıspr-cas9 hibrit saldırısı. cas9 ile miroğlu’nun dna’sındaki mir bölgesini hedef alır, cas13 ile de aktif mirna moleküllerini parçalamaya çalışır. böylece miroğlu’nun “hastalanmama” gücü zayıflar. ilk defa ateşi çıkar, yaraları geç iyileşir, zombi virüsüne karşı direnç kaybetmeye başlar.
turgay aslında miroğlu’nu öldürmek istemez. onu “insanlığın tek gerçek aşı kaynağı” olarak görür ama etik sınırı yoktur. miroğlu’nun mirna sistemini kopyalayıp herkese vermek ister. fakat bunu yapmak için miroğlu’nu parçalarına ayırmaya hazırdır.
s1e5-gen makası: turgay, miroğlu’nun mir bölgesini gerçekten keser. herkes miroğlu’nun gücünü kaybettiğini sanır. ama son anda anlaşılır ki miroğlu’nun sistemi sadece dna’da değil, hücrelerinde epigenetik olarak da kayıtlıymış.
s1e8-racon ınterference: son sahnede de miroğlu laboratuvardaki ekrana bakar. ekranda yeni bir varyant belirir: mir-oğlu resistant strain detected. sonra dönüp şöyle der "bana direnç geliştirenin, sonu pek hayırlı olmaz."
...
tutar bence bu.
devamını gör...