kuda yazar profili

kuda kapak fotoğrafı
kuda profil fotoğrafı
rozet
karma: 39 tanım: 6 başlık: 0 takipçi: 0

son tanımları


beklenti

beklenti, gönüllü bir tutsaklık olarak ya da çaresizlik olarak görülebilir. beklenti en nihayetinde 'ümit edilen şeydir'. ihtimallerin verdiği rahatlama duygusu çıldırmanıza da sebep olabilir hiç bir uyuşturucunun veremeyeceği kaybolma duygusunu hissetmenize de sebep olabilir.

birinci dünya savaşından sonra beklenti küçük saldırgan bir azınlık hariç herkesin en önemli ağrı kesicisi olmuştur. dünyada hiç afyondan böyle tesirli bir opyat üretilmemiştir.

ama nasıl bir beklenti?

estragon ve vladimir'in içinde olduğu bir beklenti mi? dıranas'ın kar şiirinde olduğu gibi bir beklenti mi? ya da belediyenin yardım kolisini getirecek adamı pencereden bekleyen çocukların beklentisi mi? çocuğuna söz vermiş bir babanın o sözü yerine getirmek için patronuna karşı duyduğu beklenti mi? hali hazırda ki iktidar gidince yerine gelenlerin her şeyi harika yapacağını bekleyen tüm dünya seçmenlerinin beklentisi mi?

beklenti her halükarda sarmaşık gibi bireyi ele geçirecektir. beklentinin tek bir ilacı vardır. o da, başka bir beklenti.
devamını gör...

yeni bir şeye adım atmak

tarifi etmenin mümkün olmadığı muazzam bir rüya.

her gün dünyada 100 kişiden 96 sının yapamadığı eylem. diğer dört y.vşak bunlara akıl verir. *(s.s.g.u. dergisi) nasıl keyifli bir başlangıcı var anlayamazsınız. en tahrik edici yanı, kısa süre sonra yeni adım atılan şeyi terk etme adımıdır.

yeni bir şey adım atmak, mahallenin gözlüklü okuldan eve evden okula giden pırıl pırıl giyinmiş, ağzı var dili yok efendi çocuğudur. bu çocuğa sürekli zorbalık yapan ona hayatı zindan eden, akranlarından oldukça iri olanın adı ise, 'proctestination'

yeni bir şeye adım atmayın. bırakın o size atlasın.

*s.s.g.u., sefam olsun sınırsız götümden uyduruyorum dergisi
devamını gör...

redflag veren kadınlar

tehlike çanları...
"haaaaaaah, bende böyle bir sinyal bekliyordum" dedirten bayrak cinsi.
tarihte bayraklarda en çok geçen renk olabilir. ama bu red biraz farklı... isa'nın ellerini birleştirmiş masum masum "kuzum sana söylüyorum dikkat bu otobüse" demesi gibidir. gün gibi ortadadır. ancak oksijen yetersizliği görülen ortamlarda pek bir işlevi yoktur.

unutma, redflag sahibinin daha bir sürü flag'i vardır.
devamını gör...

dünyanın en çabuk biten şeyi

100 metre erkekler koşusu diyecekken ama ön hazırlık, hatalı çıkış ve diğer akşama olaylarıyla bu fikrimden vazgeçip dondurma demeye karar veriyorum. dondurma dünyada neresinden bakılırsa bakılsın en hızlı biten şey.. paketi açıldığı anda varlığı ispat edilemeyen ama kabul edilen bir zamanlayıcı başlıyor gibi... hiç bir dondurmaya “birazdan sana geri döneceğim diyemezsiniz” boyutu ne kadar büyük olursa olsun, bittiğinde hep 'çok çabuk bitti' hissini yaşarsınız.
devamını gör...

kızların balkondan daha güzel görüldükleri gerçeği

kızların balkonlarının güzel görünmesi olarak algıladığım başlık.
gayret edip daha dikkatli okuduğumda 'balkonlu kızların daha güzel göründüğü gerçeği' olarak anladığım garip başlık. en nihayetinde balkon kelimesini argo olarak kullanmamam gerektiğinde ikna olup, binaların dış cephelerinde genellikle dışarıya doğru çıkıntı teşkil eden, etrafı alçak bir duvar veya parmaklıkla çevrili açık yer olan balkondan bahsedildiğini anladığım başlık. peki ama balkondan bakan kim? balkondan bakıldığında bir kadın güzel görünüyor fikri beni aşar. ama balkondan sarkan kadın güzel görünür mü? certainly my master.
devamını gör...

otobüste kadına bakarak kendisini tatmin eden kişinin yakalanması

bir mağduriyet hikayesi...
siyasetçiler kadar büyük bir ustalıkla yapamamış ama yine de önemli bir başarı gösteriyor. şayet, içinde bulunduğu psikolojik süreci açıklarken olsun, sahne kullanımı olsun, sesindeki oynamalar olsun oldukça başarılı geldi. bölge ismi vermek istemiyorum ama belli bir bölge mağduriyet hikayesini canlandırma konusunda oldukça başarılı.. siyasette ve günlük hayatta örneklerini görmek mümkün. "bu ben değilim" derken ne kadar da içten, elini göğsüne götürüp “anlıyorum sizi” derken nasıl da sahici.. hatta bir ara "hani bizim sevdamız, devirirdi dağları" diye şarkıya girip olayın aslında tamamen farklı olduğunu ispat edecek sandım.

böylesi soysuzlar yüzünden, günlük hayatta her hangi bir mekanda bir insanla göz göze gelip gülümseyerek başıyla selam vermekten korkar hale gelmiş yağmur yürekli insanlara selam olsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim