mavininmoru yazar profili

mavininmoru kapak fotoğrafı
mavininmoru profil fotoğrafı
rozet
mavininmoru (çaylak)
karma: 33 tanım: 2 başlık: 0 takipçi: 0

son tanımları


1. (çaylak)

dindar bir nesil yetişiyor mu sorunsalı

zannımca türkiye koca bir aşure kazanı ve uzunca bir süredir buğdayı bol olup da az kuruyemişli olan aşure gibi ağır tat kaçırma dönemlerinde. güzel yurdumun her köşesinde eric hoffer abimizin kesin inançlılar adlı eserinde mis gibi anlattığı bir takım insanlar mevcut yeri geliyor ben de onların arasında yer alıyorum olay yalnızca din siyaset değil de menemenin soğanlı mı soğansız mı olduğuna kadar varıyor ki menemen dediğin soğanlıdır. konuya dönecek olursam kendi kendime çok düşünüyorum acaba gerçekten bir olgunun bu kadar fanatiği olmaya gerek var mı? sanırım insan dediğimiz canlı neyin ne olduğuna kanaat getirmeden irdelemeden ne kadar az bilirsem başım o kadar az ağrır mantığı ile bir takım olgulara kendini kaptırmış ve müthiş derecede inanıyorlar hem de neye inandıklarını bilmeden
devamını gör...
2. (çaylak)

geceye bir şiir bırak

yaşamaya çalıştığımız ve genelde tökezlediğimiz, her şeyin manasını sorguladığımız şu günlerde

yaşamaya dair

yaşamak şakaya gelmez,

büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın

bir sincap gibi mesela,

yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,

yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

yaşamayı ciddiye alacaksın,

yani o derecede, öylesine ki,

mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,

yahut kocaman gözlüklerin,

beyaz gömleğinle bir laboratuvarda

insanlar için ölebileceksin,

hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,

hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,

hem de en güzel en gerçek şeyin

yaşamak olduğunu bildiğin halde.



yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,

yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için

yaşamak yanı ağır bastığından.

diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,

yani, beyaz masadan,

bir daha kalkmamak ihtimali de var.

duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini

biz yine de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına,

hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,

yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz en son ajans haberlerini.

diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,

diyelim ki, cephedeyiz.

daha orda ilk hücumda, daha o gün

yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.

tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,

fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz

belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

diyelim ki, hapisteyiz,

yaşımız da elliye yakın,

daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.

yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,

insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla

yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

yani, nasıl ve nerede olursak olalım

bu dünya soğuyacak,

yıldızların arasında bir yıldız,

hem de en ufacıklarından,

mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,

yani bu koskocaman dünyamız.

bu dünya soğuyacak günün birinde,

hatta bir buz yığını

yahut ölü bir bulut gibi de değil,

boş bir ceviz gibi yuvarlanacak

zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

şimdiden çekilecek acısı bunun,

duyulacak mahzunluğu şimdiden.

böylesine sevilecek bu dünya

"yaşadım" diyebilmen için...
nazım hikmet ran
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim