bu sözlük kimseden çekmediği kadar benden çekmiştir. kahve mi dökülmedi, ön sayfası mı yırtılmadı, eksik sayfası mı yok. ama buna rağmen hep iş gördü. sözlük içerisinde kelimelerin eş anlamlıları, açıklamaları, örnekler falan var. yani birçok şeyi içinde barındırıyor. çok beğeniyorum bu yüzden. sadece tek kusuru pahalı oluşu. benim aldığım zaman bile korkunç bir fiyatı vardı. şimdi düşünmek bile istemiyorum.
günaydınnn sözlükkk.
bugün biraz tuhaf bir ruh haliyle uyandım. öyle çok kötü değil ama iç açıcı da sayılmaz. hava da zaten aynı şekilde, her zaman ki ankara havası. hoş, güzel bir hava ama bugünün havası değil bence.
neyse buraları da baya aksatmışım. arada yazayım diyorum ama sürekli erteleniyor. sanki çok önemli bir yermiş gibi de düşünüyorum.
yine de garip bir şekilde iyiyim. her şey üst üste gibi ama modum çok da kötü değil. biraz boşvermişlik var belki de, bilmiyorum. neyse daha fazla saçmalamadan hepinize keyifli bir gün diliyorummm.
hayatımın en mutlu ve en yorucu dönemindeyim galiba. şimdi kalkıp yok efendim şöyle zor, böyle sıkıcı diye mızmızlanamayacağım; doğruya doğru, her şey istediğim gibi gidiyor. arada ufak pürüzler çıkmıyor değil ama olur o kadarı.
hissediyorum o yıl bu yıl ya.
sonunda tutuklanması gereken biri tutuklanmış. zaten yaptığı ve söylediği şeyler yüzünden kendisinden asla haz etmiyordum. umarım hak ettiği cezayı fazlasıyla alır.
baya severek izlediğim bir anime oldu. açıkçası ilk başta mecha veya aksiyon tarzından bir şey izleyeceğimi düşündüm. fakat dizi ilerledikçe felsefe, mit, psikoloji gibi birçok farklı katmanla karşılaşmak şaşırtıcı; başka hiçbir yapımda görmediğim temposu keyifliydi.
karakterlerin derinden gelen savunma mekanizmaları da etkiyiciydi bence. ilk başta shinji'nin o şımarık tavırları baymadı değil ama sadece sevilmeye ihtiyaç duyduğunu görünce farklı bir pencereden bakabildim.
yapıldığı döneme, anlatmak istediği şeylere bakarsak bence müthiş bir animeydi.
içimi hafifleten muhteşem bir filmdi. paris bana her zaman overrated gelen bir şehirdi. fakat film bir hayli düşüncemi değiştirdi diyebilirim. o sokaklar, kafeler, taş binalar, gece ışıkları.. içimi sıcacık yaptı. kendimi sanki filmdeymişim gibi hissettim. neden aşıklar şehri olduğunu da bir kez daha anladım.
bir diğer en çok hoşuma giden şey bu kadar çok yazar ve sanatçıyla karşılaşmak oldu. edebiyat üzerine tartışmalar, derin düşünceler, o düşüncelerin hayata yön verebilmesi ve çoğu şeyi ciddiyetle konuşmaları... her şeyiyle o atmosferin içinde kendimi hissedebildim.
çok keyifli ve samimiydi. film bir şekilde içimde yatan romantik tarafı ortaya çıkarıp, ister istemez hayal kuran bir hale soktu. bir kereyle yetinmeyip birkaç kere izleyecek gibiyim.
michael rosen tarafından yazılan, quentin blake tarafından çizilen oldukça kısa ve hüzünlü bir kitaptır.
konusu büyük olaylar içermiyor. michael rosen'ın oğlu eddie'nin ölümünden sonra hayata uymaya çalışanı, üzüntüsünü ve yas sürecini anlatıyor. fakat kitabın etkili ve hüzünlü oluşuyla bile herkesin kendinden bir şeyler bulduğu bir eser.
kitabın ilk sayfasında babanın 'üzgün görünürsem insanların beni sevmeyeceğini düşünüyorum' demesi dokunaklıydı. toplumda sadece neşeli ve güçlü insanlara olan rağbet daha fazla. bu yüzden de rol yapmak, maske takmak ihtiyacı içerisine giriyoruz. üzüntümüz, duygularımızı hep bir şekilde arka planda kalıyor. fakat o maskeleri takmak yerine hüznümüzü rahatça paylaşsak, birbirimizi anlayabilsek, üzgünüm diyebilecek kadar cesur olabilsek her şey çok daha kolay olacak gibi..
babanın üzgünken bir şeyler karalıyor oluşu, film izleyişi hatta duşta şarkı söylemesi bile tanıdıktı benim için. açıkçası kendimden birçok parça buldum diyebilirim.
çizimleri de aynı şekilde konuyla gayet başarılı bir şekilde bağdaştırılmış. aşırı keyif alarak, üzerinden fazlasıyla düşünerek, üzülerek okuduğum bir kitap oldu. gerçek oluşu da cabası.
kitabın 4 dakikalık bir filmi de varmış. şöyle bırakıyorum hemen.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.