mnemosyne yazar profili

mnemosyne kapak fotoğrafı
mnemosyne profil fotoğrafı
rozet
karma: 4680 tanım: 423 başlık: 22 takipçi: 44

son tanımları


geceye bir film sahnesi bırak

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
izlediğim en enteresan filmlerden biriydi.
devamını gör...

2025'e bir şarkıyla veda et


müthiş bir şekilde iğrenç geçen bir yıldı benim için.
hayatımda yaşamadığım kadar şey yaşamış olabilirim. ne anlatmaya değer ne de özlemle hatırlanacak bir tarafı var. bu yüzden, en azından müthiş bir şarkıyla veda etmek istiyorum.
devamını gör...

bir üstteki yazar hakkında düşünülenler

sıklıkla görüyorum ama hala aklımda kendisi ile alakalı bir şey oluşmadı.
devamını gör...

yazarların 2025'te çıkan favori 3 şarkısı

bence bu yıl öyle büyük işler çıkmadı ama arada açıp dinlediğim, hoşuma giden şarkılar oldu. hemen ekliyorum şöyle.





simge'nin de müthiş bir albümü vardı. onu unuttum ama siz listede varmış gibi şey edin.
devamını gör...

yazarların en son yaptığı aptallık

hocanın geceden yarın ders olmayacağını mesaj atıp, benim bunu otobüste fark etmem. bünyeme bu kadar aptallık fazla geliyor artık.
devamını gör...

yazarların müzik zevki

açıkçası müzik zevkimin bende tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. belli bir türüm yok. her şeyi dinleyebilme kabiliyetine sahibim. biraz da ruh halime bağlı dinlediğim şeyler. o an neye ihtiyacım varsa onu dinliyorum. ama genel olarak rock ve metal daha ağırlıklı dinliyorum. bazen tamamen alakasız şeyler de sarıyor.
devamını gör...

eski seni özlüyor musun sorusu

şimdi hiç gerek yok dramaya. açıkçası özlemiyorum. çünkü salağın önde gideniydim. şimdi de çok bir şey değişmedi ama en azından kendime birkaç tecrübe ve biraz farkındalık ekledim diye düşünüyorum. o yüzden no yanii.
devamını gör...

your name (anime)

son zamanlarda fazlasıyla japon müziğine ve filmlerine kafayı takmış durumdayım. bu yüzden sıkça bu tür paylaşımlar göreceksiniz.

neyse konusuna kısaca değinmek gerekirse tokyo'da yaşayan taki'nin ve kırsal bir bölgede yaşayan mitsuha bir sabah birbirlerinin bedeninde uyanmaya başlarlar. aralarında ki görünmez bağın yavaş yavaş oluştuğunu ve sonrasında aslında gerçeği fark etmelerini izliyoruz.

başta film çok daha sakin ve eğlenceli giderken sonrasında konunun çok daha farklı bir yöne gidişatını izlemek duygusal bağlamda etkiyiciydi. çok ufak duygulanmış da olabilirim.
görsellerin canlılığı zaten başlı başına göz alıcıydı. sürekli duraklatıp bakmak istedim. müzikler de aynı şekilde. sahnelerle o kadar uyumuştu ki, dinlerken aşırı keyif aldım.

normalde animelerle aram iyi değildir. yani ben öyle düşünüyordum. son zamanlarda izlediğim şeyler bu düşüncemi yıktı diyebilirim. özellikle bu film. çok beğenerek izledim. hissettirdikleri çok farklıydı benim için. herkese de tavsiye ederim her zaman ki gibi.

bir de filmde geçen merdivenler gerçekten tokyo'da varmış. o sahne zaten aldı götürdü beni. artık bir gün kocamla gidip sanki kavuşmuşlar gibi şey ederiz. *
devamını gör...

geceye bir kedi bırak

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir üstteki yazar hakkında düşünülenler

paylaşımlarında sürekli ders çalıştığını görüyorum, keşke ben de öyle olabilsem dedirtiyor bana.
devamını gör...

symbolic

bugün alakasız bir şekilde bu albümle uyandım. nereden aklıma düştüğünü gerçekten bilmiyorum ama daha ilk dakikadan, neden bunu açmak istediğimi bana tekrar hatırlattı. hâlâ da dinliyorum. aldığım hazzı size tarif bile edemem.

bana göre death'in en olgun ve en iyi işi olabilir. yıllar geçtikçe eskimeyen, hatta daha da oturan bir albüm. çok rahatlıkla söyleyebilirim ki en sevdiğim metal albümler serisi içinde symbolic rahat girer. çünkü hâlâ çok başarılı, hâlâ etkileyici ve hâlâ bana bir şey hissettiren işlerden biri.

albüm başlı başına zaten çok güçlü ama benim için sacred serenity bambaşka bir yerde. ve evet, tekrardan dinlemeye gideceğim şimdi.
devamını gör...

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

hiçbir şey yapmak istemiyorum. ama gerçekten hiçbir şey. öyle bugün modum yok falan gibisiden de değil, daha sistemsel bir istememe hali.
finaller yaklaşıyor mesela. farkındayım. ders çalışmak istemiyorum, çalışmadığım için suçluluk duymak istemiyorum, suçluluk duymamak için kendimi motive etmeye çalışmak istemiyorum. hiçbir şey istemiyorum. sadece evde kös kös oturmak istiyor olabilirim ama.
eskiden keyif aldığım şeylerden bile keyif almıyorum. takip ettiğim youtube kanalları mesela. açıyorum, iki dakika sonra kapatıyorum. sorun içerikte falan değil. daha çok ben her şeyle arama mesafe koymuşum gibi. açıkçası katlanamıyorum artık böyle şeylere.
aynı durum film ve dizilerde de geçerli. izlenecekler listesi var, öneriler var, bunu mutlaka seversin diyen insanlar var. ben bakıp geçiyorum. öyle eskisi gibi hevesim yok. başlama enerjisi hiç yok. başlamaya başlasam bile bitiremeyecekmişim gibi bir his var.
sanırım bir duraklama yaşıyorum. dramatik bir şey değil. hayat sorgulaması falan da değil. ne olduğuna bende bilmiyorum. ama geçer mi, muhtemelen geçer. sadece şu an tek istediğim kimsenin benden bir şey beklememesi. ben de kendimden bir şey beklemeyeyim. hedef koymayayım, motive olmayayım. biraz boşluk istiyorum sadece.
devamını gör...

geceye bir şarkı bırak



ablacım bu muz benzetmelerini falan bırakın da bu mükemmel şarkının içinde olduğu albümü lütfen spotify'a geri yükleyin. onsuz yapamıyorum artık.
devamını gör...

perfect blue

1997 yapımı korku - gizem türünde japon bir anime filmidir.

film, bir pop idolü olan mima kirioge'nun şarkıcılığı bırakıp oyunculuğa adım atmasını anlatır. bu değişim, çevresinde ki insanların ve hayranlarının tepkisine yol açar. kendisi de eski ve yeni hali arasında sıkışıp kalır. tüm bu süreçte kendisi hakkında yazılan yazılar, onu gizlice takip eden birinin varlığı işleri daha da çıkmaz bir yola saptırır. sonrasında mima olayların ne kadar gerçek ne kadar illüzyon olduğunu ayırt edemez duruma gelir.
genel anlamda film şöhretin arkasında ki karanlık yüzü anlatır da diyebiliriz.

tüm bu yazılardan çok bence kişinin açıp, izleyip anlayabileceği bir anime. ben filmi şarkıcı charli xcx sayesinden gördüm ve izledim. kendisi bir hayli övmüştü. övdüğü kadar da varmış bence.

müzikler o gerilim akışını çok iyi yakalıyor. renk seçimleri ve çizmeler de aynı şekilde kusursuzdu. hala etkisinden çıkabilmiş değilim filmin. izleyeli bir hayli vakit geçmesine rağmen o sahnelerin hissi hala üstümde. aşırı rahatsız edici ama kolay kolay bırakmayan bir filmdi. uzun zamandır bu kadar harika bir anime izlememiştim. herkese de öneririm.
ayrıca kitabı da varmış. onu da mutlaka alıp okuyacağım.
devamını gör...

asla aşık olunmaması gereken burç hangisi sorusu

burçlardan çok anlamam etmem ama şu zamana kadar bir tek akreplerle olmuyor. maalesef çekilecek çile değiller.
devamını gör...

metallica vs iron maiden

tabii ki bu versusun benim için kazananı iron maiden. kim ne derse desin; melodi, bestecilik ve albüm bütünlüğü açısından hep bir adım önde. bende dibine kadar da savunacağım, evet.
devamını gör...

pickpocket

allah nasıl halime acıdıysa artık 3 şubata ankara'da konserleri varmış. şimdi gördüm. aşırı aşırı mutlu oldum.
ayrıca unuttum sandınız değil mi? bende öyle sanmıştım.*evet bugün istanbul'da da konserleri var. ben gidemiyorum ama giden eden olursa mutlaka bekliyorum video, fotoğraf gibi şeyler. malum kendileri yeni yeni konser vermeye başladıklarını için bulamıyorum böyle şeyleri.
devamını gör...

bir üstteki yazar hakkında düşünülenler

bana biraz fazla sinirli biri gibi geliyor. kendisiyle münakaşa içerisine falan girmeye cesaret edemezdim.
devamını gör...

yılbaşında 12 tane üzüm yemek

her sene yılbaşı yaklaşınca yine gündeme gelen ritüel.
bu sene de herkes yapacak tabii. üzüm fiyatları da ona göre uçmuş durumda.
ben de geçen sene yaptım. malum, hiçbir şeyden geri kalamam. yoksa başıma taş düşer falan aman, olmaz yani. neyse 12 üzümü yedim, dilek tuttum derken sonuç olarak hiçbir boka yaramadı. hatta aksine hayatım biraz daha kaydı diyebilirim. benim neyime dilek tutmak falan da işte belki olur gibisinden bir umut bağladım.
ama işin ilginç tarafı, yapan bazı arkadaşların istedikleri şeyler oldu. ciddi ciddi oldu.
sorunun bende olduğunu biliyordum da bu kadar yüzüme vurulması bir tık üzdü. neyse hevesimi aldım bir kere bir daha yapacağımı zannetmiyorum. bu sene eksik kalayım bir şeyden.
ayrıca şimdi çıkıp da bunu yapanlara geri zekalı muamelesi yapacak olanlar da gelmesin lütfen. eğlencesine yapılıyor sadece.
devamını gör...

bullet journal

bu sene bullet journal'ıma daha fazla özen göstermeye karar verdim. genellikle çok savsaklayarak kullanıyordum ama bu sefer günü gününe kadar kullanacağım.

öncellikle bullet journal'ı çoğu kişinin kullandığı gibi yoğun planlar, yapılacaklar listeleri ve sıkı programlar için kullanmıyorum. açıkçası o tarz kullanım bana biraz fazla ciddi geliyor. beni yansıtmadığını da düşünüyorum.
benim için defter, daha çok o gün neler yaşadığım, nelerin aklımda kaldığı, hangi anın bende iz bıraktığı gibi şeyleri yazdığım bir yer. yani plan defterinden çok, bir nevi anı defteri gibi. böyle küçük detayları yazmak bana çok daha anlamlı geliyor.
bu şekilde kullanmak inanılmaz keyifli. sayfaları doldururken zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorum bile. bazen çok önemli bir şey yazmıyorum belki ama o an hissettiklerimi kaydetmek, ileride dönüp okuduğumda aynı duyguyu tekrar hatırlamak çok hoşuma gidiyor. defterim benimle birlikte büyüyen bir şey gibi hissettiriyor açıkçası.

çizim konusunda kendime pek güvenmiyorum. hatta hiç güvenmiyorum. defteri katlettmemek için sayfalarımı daha çok sticker sheet'lerle süslüyorum. hatta yazıdan daha çok kullanıyorum bu süslü şeyleri. bence hem pratik hem de sayfaları daha canlı gösteriyor. özellikle renkli ve temalı sticker'lar sayfaya hemen bir hava katıyor. sırf bu yüzden bu defteri tutuyorum da diyebilirim.*
tabii en keyif aldığım bir diğer kısım ise sticker'ları kendim tasarlayıp çıkarmak. kendi yaptığım sticker'ı defterimde kullanmak, defteri daha da kişisel hale getiriyor. defterim hep ben ben olsun istiyorum bu yüzden.

tüm bunlar iyi hoş ama işin bir de gerçekçi tarafı var. bu hobinin biraz pahalı olduğu da bir gerçek. ee yapma diyeceksiniz ama olmaz. eksik kalamam ben şimdi.
sticker'lar, baskılar, defterler derken masraf birikiyor. özellikle son zamanlarda defterlerin fiyatları da epey artmış durumda. o defterler bile başlı başına masraf haline geldi. o yüzden bu işi yaparken hem keyif almaya çalışıyorum hem de elimden geldiğince idareli olmaya. kendimden kıstığım zamanlar bile oldu maalesef. değer diyerekten kendimi telkin ediyorum bu yüzden.

kısacası sayfaları doldurmak, anıları biriktirmek, süslemek ve dönüp bakmak bana iyi geliyor. tamamen bana ait olması da aynı şekilde. ay neyse çok konuştum. yeterli bu kadar.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim