ölüm yazar profili

ölüm kapak fotoğrafı
ölüm profil fotoğrafı
rozet
karma: 64874 tanım: 1247 başlık: 226 apolet: 2 takipçi: 25
hey there i am using whatsapp

son tanımları


kent coda

tanım: solisti türk olan, köln/almanya çıkışlı müzik grubu.

genel olaran punk ve indie-folk tarzında müzik yapıyorlar. çok soft ve güzel parçaları var.

en sevdiğim parçası ise "leyla"
leyla, izmir'de yaşayan bir kız çocuğuydu. kimsesi yoktu. bir şeyler satmaya çalışıyordu kendince, hayatta kalabilmek için...
günün birinde günlüğüne son notlarını yazdıktan sonra bileklerini kesti.
son notları ise şöyleydi: artık kapkara... izmir kapkara...

buyurun şarkısı:
devamını gör...

soğuk espriler

tanım: bir mizah türünden çok, sosyal dokunun mukavemetini ölçen amansız bir toplumsal dayanıklılık testi. yer yer küçük çaplı bir toplumsal nükleer sızıntı anı.

ağızdan çıktığı anda ortamın termodinamik dengesi bozulur, sıcaklık aniden düşer, oksijen çekilir ve masadaki herkes "ben neden buradayım?" temalı kişisel bir iç hesaplaşmaya girer. esprinin hemen ardından oluşan o ölüm sessizliği öyle yoğundur ki, yan masadaki adamın çayına attığı şekerin erime sesini bile duyabilecekmişsin gibi olur.

bu espri türünün en ayırt edici yanlarından biri, maruz kalanların topluca tavan astronomisine başlamasıdır; sanki kartonpiyerin arasında hayatın anlamı, çıkış kapısı ya da yeni bir arkadaş çevresi gizlenmiş gibi herkes gözlerini yukarı diker. o sırada şakayı yapan kişi, yarattığı bu duygusal enkazın ortasında kendi esprisine öyle gururlu, öyle içten güler ki; sanırsın az önce atomu parçalamış, kuantum fiziğini çözmüş ya da insanlığın bütün sorunlarına tek cümlede çare bulmuştur.

esas komedi de zaten burada doğar: söylenen şey komik değildir; komik olan, o esprinin ardından masaya çöken toplu yas havası, insanların sessizce birbirine sabır dilemesi ve failin tüm bu yıkımı bir zafer turu gibi kutlamasıdır. bu yüzden soğuk espri, arkadaşlık bağlarını güçlendiren bir şey değil; yalnızca o bağların hala kopmamış olmasına şükrederek ne kadar esnek olduğunu ölçen psikolojik bir stres testidir. masada bulunan herkes de o an itibarıyla yalnızca dinleyici değil, resmen mizah gazisi sayılır.

bu arada,
adamın biri yarın öleceğim demiş. yarmışlar ölmüş.
devamını gör...

allaha şirk koşarken dalağı şişen ateist (yazar)

#3927234

çörek yengem kızar hocam.
yoksa rs6'da beraber sonsuzluğa gidebilirdik.
devamını gör...

metafizikçilerdeki her şeyden hikaye uydurma azmi

tanım: hayatın normal ayarlarını beğenmeyip her olayı "premium spiritüel paket" e yükselten kişinin uğraşı.

fiziksel sebep varsa görmezden gel.
bütün olayı suçsuz gezegenlere yık.
hiçbir çıkış yolu yoksa enerji bahanesine sığın.
devamını gör...

kulak falı

tanım: insanın her şeyin bokunu çıkartmaya meyilli olduğunun kanıtı.
devamını gör...

en çok neyi yapamıyorsun sorusu

tanım: insanın kendine itiraf etmekten kaçtığı yetersizliklerle yüzleşmesine neden olan ve en derin eksikliğini acı bir şekilde açığa çıkaran soru.

kendi zihnime karşı mesafe koyamıyorum.
zihnim bir araç gibi değil, kendi kendini kemiren bir organizma gibi çalışıyor...
devamını gör...

bir kızdan alınan en güzel iltifat

kız kardeşimin "iyi ki benim abimsin." demesi.
devamını gör...

trafikte en çok küfredilen hareket

uçan kuşa bile söverim trafikte.

edit: #3927137
hayır kıymetli dostum. yeni değilim.
değerli önerin için teşekkür ederim, artık uçmayan kuşlara söverim.
devamını gör...

marana

marana: varlığın inhitat senfonisi

marana, kelime haznesinin sığ sularında yalnızca "ölüm" olarak karşılık bulur; oysa hakikatte, nihai bir sondan ziyade, varoluşun ilk nefesiyle birlikte insanın içine düştüğü o amansız çözülüşün adıdır. sanskritçe köklerinde biyolojik bir duraksamayı işaret etse de, budist doktrinin karanlık dehlizlerinde bu kavram çok daha tekinsiz bir mahiyet kazanır. marana; hayatın bir gün sona ereceğini bildiren basit bir uyarı değil, yaşamın her anında sessizce icra edilen bir imha sürecinin farkına varma dehşetidir.

budist kozmolojide marana, jara-marana yani "ihtiyarlık ve zeval" döngüsünün kopmaz bir halkasıdır. samsara’nın bitmek bilmeyen çarkında doğum, oluş ve yok oluş; kurtuluş vaat etmeyen bir devridaim içinde birbirini takip eder. bu bakış açısının en sarsıcı ve insan kibrini ezen yönü ise, bu trajedinin merkezinde savunulabilecek sabit bir "ben" olgusunun bulunmayışıdır. kalıcı bir ruh ya da değişmez bir öz yoktur; yalnızca sürekli çözülüp dağılan ve yeniden biçimlenen geçici süreçler vardır.
bu noktada marana, bir bitiş olmaktan çıkar ve bir yıkım farkındalığına dönüşür. insanın kendisini yekpare ve kalıcı sanma yanılsamasının parçalanmasıdır bu. dışarıdan bütün gibi görünen hayat, aslında her an mikroskobik düzeyde çözülmektedir. hücreler yok olur, irade aşınır, anılar zihnin karanlığında silinir. "insan" dediğimiz yapı, doğduğu andan itibaren kesintisiz bir çürüme halindedir.
bu farkındalık, maranasati pratiğiyle bilinçli biçimde diri tutulur. kişi, ölümün kaçınılmazlığını zihninde bir hançer gibi taşıyarak varlığın hiçliğiyle yüzleşir. her ne kadar bu yüzleşme aydınlanmaya açılan bir kapı olarak sunulsa da, insanın en ilkel güvenlik duygusunu kökünden sarsacak kadar serttir. çünkü bu bilinç, sığınılan her yapının, sevilen her suretin ve "ben" diye adlandırılan o kurgunun, aslında yokluğa mahkum birer gölge olduğunu açığa çıkarır.

sonuç olarak marana, yalnızca son nefesin verildiği anlık bir olay değildir. o, biyolojik başlangıçla birlikte işleyen kademeli bir yok oluş sürecidir. insan, hayata gözlerini açtığı andan itibaren kendi sonunu inşa etmeye başlar. ölüm, gelecekte karşılaşılacak yabancı bir son değil; en başından beri içimizde büyüyen, varlığımıza eşlik eden bir karanlıktır.

ve belki de marana’nın en sarsıcı gerçeği şudur:
insan, bir gün öleceği için değil; her an biraz daha eksildiği, her an parça parça silindiği için yaşamaktadır.
devamını gör...

kuru fasulye etli mi olur etsiz mi

o'nun elinden yedikten sonra içinde fasulye olmasa bile olur.
devamını gör...

sayısal yöntemler

mühendislikte sayısal yöntemler ve hesaplamalı yaklaşımlar

mühendislik problemlerinde sayısal yöntemler, analitik (kapalı formda) çözümü mümkün olmayan ya da hesaplama açısından yüksek maliyetli olan matematiksel modellerin çözümüne yönelik geliştirilen sistematik teknikler bütünüdür. bu yöntemler; ayrıklaştırma (discretization), iteratif algoritmalar ve deterministik ya da stokastik çözüm yaklaşımlarını temel alarak karmaşık fiziksel problemleri çözülebilir hale getirir. bu yaklaşımın temelinde, sürekli ortamda tanımlanan fiziksel olayların sonlu sayıda düğüm noktasıyla temsil edilmesi ve diferansiyel ya da integral denklemlerin cebirsel denklem sistemlerine indirgenmesi yer almaktadır.

temel çözüm sınıflandırması ve algoritmik yöntemler

lineer olmayan denklem çözümleri: kök bulma problemlerinde, yüksek yakınsama performansına sahip newton-raphson yöntemi, türev tabanlı yaklaşımıyla öne çıkarken; türev gerektirmeyen sekant yöntemi ve çözüm aralığını sistematik biçimde daraltan biseksiyon yöntemi yaygın olarak kullanılmaktadır.

doğrusal denklem sistemleri: büyük ölçekli lineer sistemlerin çözümünde doğrudan yöntemler (gauss eliminasyonu, lu ayrıştırması) kesin sonuçlar sunarken; özellikle seyrek (sparse) matris yapılarında hesaplama verimliliği sağlayan jacobi ve gauss-seidel gibi iteratif yöntemler tercih edilmektedir.

diferansiyel denklem çözümleri: adi diferansiyel denklemlerin (ode) zamana bağlı çözümünde euler ve runge-kutta (özellikle rk4) yöntemleri sıklıkla kullanılırken; kısmi diferansiyel denklemlerin (pde) uzaysal çözümünde sonlu farklar yöntemi (fdm), sonlu elemanlar yöntemi (fem/fea) ve sonlu hacimler yöntemi (fvm) mühendislik uygulamalarında standart hale gelmiştir.

çözüm doğruluğu ve kararlılık kriterleri

sayısal çözümlerin güvenilirliği ve mühendislik açısından uygulanabilirliği, aşağıdaki temel kriterlerin dikkatli biçimde değerlendirilmesine bağlıdır:
1. hata analizi: modelleme sürecinde ortaya çıkan kesme (truncation) hataları ile bilgisayar aritmetiğinden kaynaklanan yuvarlama (round-off) hatalarının minimize edilmesi gerekir.
2. yakınsama (konverjans): iteratif süreç ilerledikçe elde edilen yaklaşık çözümün gerçek çözüme giderek yaklaşması beklenir.
3. kararlılık (stabilite): seçilen zaman adımı veya ağ yoğunluğu gibi parametrelerin, çözümün fiziksel olmayan salınımlar göstermesine ya da ıraksamasına neden olmaması gerekmektedir.

sonuç olarak, sayısal analiz yöntemleri; karmaşık sınır koşullarına sahip çok fizikli (multiphysics) mühendislik problemlerinin modellenmesinde kritik bir rol oynamakta olup, hesaplama maliyeti ile çözüm doğruluğu arasında optimal dengeyi kurmayı amaçlayan disiplinler arası bir araç niteliği taşımaktadır.
devamını gör...

sallandım

tanım: "morphia" mahlaslı türk akustik rap/rock sanatçısının 2020 yılında piyasaya sürdüğü şarkısı.

"sallandım", yalnızca bedenin yerçekimiyle olan savaşını yitirmesi değil; bir ruhun içeriden dışarıya doğru sessizce çürümesinin fısıltısıdır. şarkının her notasında hissedilen o tekinsiz "sallanma" hali, anlık bir sendeleme değil; dibi görünmeyen bir uçuruma doğru ağır çekimde gerçekleşen bir düşüştür. beden hala ayakta durduğuna dair zavallı bir sanrıya tutunurken, zihin çoktan kendi karanlığına teslim olmuş, ipleri çoktan bırakmıştır.
bu eser; içsel bir hiçliğin, iliklere işleyen bir zehrin ve geri dönüşü olmayan bir ruhsal iflasın manifestosu gibidir. sözlerdeki o hezeyanlı dağınıklık, parçalanan bir bilincin son çırpınışlarını andırır. bir şeyler ters gidiyordur ama bu bir çığlıkla değil, boğuk bir iniltiyle ifade edilir; gerçeklik bulanıklaşmış, algı zehirlenmiştir. tıpkı bir insanın, kendi zihninin yıkıntısı altında kalırken, bu enkazı felç olmuş bir halde dışarıdan izlemek zorunda kalması gibi.
şarkının asıl kan donduran tarafı, bu çöküşün kör bir cehaletle değil, acı verici ve çaresiz bir farkındalıkla yaşanmasıdır. "sallanmak", yaklaşan felaketin bir uyarısı değil; tabutun çivilerinin çakılmaya başlandığı o ölümcül kabulleniştir. insan uçurumun kenarında dengeyi bulmaya çalıştıkça, kendi tırnaklarıyla toprağı kazıyarak daha da derine kayar. bu yüzden ortada bir hayatta kalma mücadelesi yoktur; sadece yerçekimine boyun eğen, yavaş ve hastalıklı bir teslimiyet vardır.
nihayetinde "sallandım", insanın kendi yok oluşuyla baş başa kaldığı o soğuk araftır. ortada ne yere çakılmanın getirdiği o kesin son vardır ne de yukarıdan uzanacak bir kurtuluş eli. sadece kendi ağırlığı altında ezilen, iplerini koparmış bir zihin ve onun karanlığın midesine doğru bitmek bilmeyen o ağır eğilişi yatar…

devamını gör...

hız yapmak

tanım: insanın içindeki huzursuzluktan kaçmak için gaz pedalına yüklenip, kontrolü hızın soğuk merhametine bırakması.

hız yapmak… artık bir yere varmak değildir.
bu, etten kemikten kaçamayacağını bilen bir varlığın, kendini çelikten bir tabuta kilitleyip kendi içindeki çöküşten firar etmeye çalışmasıdır.
direksiyonu sıkarken ellerin sadece gerilmez…
derinin altında bir şey kıpırdar, damarların boyunca sürünen o görünmez şey, her saniye biraz daha sana ait olanı kemirir.
ve sen bunu bastırmak için gaza abanırsın, çünkü yavaşlamak, onun sesini duymaktır.

gece yolu yutmaz.
gece seni yutar.

asfalt uzamaz; aksine, senin altından kayıp giderken varlığını inceltir, seni bir gölgeye, sonra bir lekeye, en sonunda da hiçbir şeye dönüştürür.
farların karanlığı yırtmaz, sadece karanlığın seni daha net görmesini sağlar.

motor bağırmaz artık; o, senin yerine hayatta kalmaya çalışan son şeydir.

rüzgar çığlık atmaz; o, çoktan parçalanmış zihninin cenazesine ağıt yakar.
ve o uğultunun içinde… en korkuncu sessizliktir.
çünkü orada, tam o uğultunun kalbinde, hiçbir sesin ulaşamadığı yerde… sen varsındır. olduğun halinle.
çürümeye başlamış, içten içe çöken, kendi varlığını taşıyamayan halinle.

ibrenin kırmızıya dayanması bir zirve değildir.
bu, geri dönüşü olmayan bir çöküşün eşiğidir.

o noktada hız artık bir tercih değildir, bir itiraftır.
"durursam, kendimle kalırım."
ve sen bilirsin… kendinle kalmak, ölmekten daha uzun sürer.

bu yüzden basarsın.
daha fazla.
daha sert.

çünkü çarpışmak bir son değildir.
ama yavaşlamak…
her şeyin başladığı o lanetli ana geri dönmektir.
devamını gör...

sigarayı sigarayla yakmak

tanım: sönmeye yüz tutan bir sigaranın ucuyla yenisini yakarken, insanın aslında biteni değil, kendi içindeki tükenişi sürdürmesi.
devamını gör...

binlerce özür

günaydın kıymetli şarkı.
öncelikle senden özür dilerim, çok yordum seni bu aralar.
kendimden ve ruhumdan özür dilerim, karanlıklarda bıraktığım için sizi.
kalplerini kırdıklarımdan özür dilerim.
şu kısa ömrümün en karanlık kesitini yaşadığım güzel günlerde iyi ki varsın.
birkaç şarkı ve biraz hız...

devamını gör...

günaydın sözlük

merhaba dostlar.

öncelikle 18 mart çanakkale zaferi sebebiyle başta gazi atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi, gazilerimizi ve cephe gerisinde her türlü mücadeleyi veren insanlarımızı saygıyla yad ediyorum.

umarım bugün birçok güzelliğin başlangıcı olacak şeyler yaşarsınız.
gönüllerinizin sertleşmediği, aksine yumuşadığı bir gün olur umarım bugün.
hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.
devamını gör...

hayal kırıklığı

tanım: insanın en çok güvendiği yerden yara alıp, artık hiçbir şeye eskisi gibi inanamayacağını fark ettiği o soğuk ve geri dönüşsüz an.
devamını gör...

yazarların yazarlara söylemek istedikleri

tanım: yazarların, diğer yazarlara yönelik düşünce, eleştiri veya önerilerini ifade ettikleri sözler.

hayat çok kısa.
kırmayın, kırılmayın.
üzmeyin, üzülmeyin.
gülün, güldürün.
inancınız vardır yoktur beni ilgilendirmez, ahlaken kimsenin hakkına girmeyin.
ve en önemlisi... yaşadığınız hayatın hakkını verin. öleceğiniz zaman keşkeleriniz olmasın.
devamını gör...

gotcha

arayı çok açmadın mı?
devamını gör...

insan ömrü

tanım: üç günlük süreç: dün, bugün ve yarın.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim