nicki görünce insan ister istemez "inşallah kızdır" diye bir beklentiye girmesi nerden baksan tutarsızlık. ben de bu beklentinin oluşmamasını beklerdim ama umut işte.
kendimle alakalı ilk söyleyeceğim şey pipim var.
üzgünüm. :)
geri kalan özelliklerim için de fazla heyecanlanmayın, sanayi tüpü sonuçta. buraya bir entelektüel birikim bırakmaya değil, arada saçmalamaya geldim.
sevilen bir şarkıya denk gelince insanın içinde oluşan, son derece gereksiz ama bir o kadar da güçlü dürtüdür.
şarkıyı dinlerken "ulan bunu canlı dinlemek lazım" diye düşünülür. beş dakika sonra konser bileti aranır, bir bakmışsın bilet alınmış. halbuki daha geçen konserde iki saat ayakta durmaktan belin ağrımış, önündeki adam bütün konser boyunca telefonunu havaya kaldırmış, arkandaki eleman da her şarkıda bağıra bağıra eşlik etmiştir.
ama bunların hiçbiri o an akla gelmez.
çünkü sevilen şarkı çalmıştır bir kere. insan, iki saat ayakta kalıp eve döndüğünde "ben bunu niye yaptım?" diyeceğini bile bile konser planı yapar. konser bitince de ter, kalabalık, trafik, kulak çınlaması ve hafif bir yaşam muhasebesi eşliğinde eve döner.
ertesi gün yine aynı şarkı çıkar karşısına.
"ulan canlısı da çok güzeldi."
ders almıyoruz azizim. hiçbir şeyden ders almıyoruz.*
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.