seshayvani yazar profili

seshayvani kapak fotoğrafı
seshayvani profil fotoğrafı
rozet
karma: 31386 tanım: 2729 başlık: 26 takipçi: 64
you were always the hardest to save

son tanımları | başucu eserleri


sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

günler sonra evime kalmak için girebildim sonunda. sabah ankara'dan yola çıktım, günlerdir hatta haftalardır evimde uyuyamıyordum iş yoğunluğu, kafa dağınıklığı sebebiyle falan. ankara'da güzel bir konser yaptım, iyiydi sorunsuzdu. eve gelince biraz çocuklarımla -kediler- oynadık, özlemişler sıpalar kızdılar biraz. bir saat dinlenip yine iş için çıktım. az evvel girebildim, çıtırdan bi kokteyl yaptım kendime. kafamı dinleyeyim dedim de muhabbet sarmadı, vazgeçtim. çocuklar oynuyo şimdi, arada gelip burda mıyım diye dokunup gidiyolar falan, ben de öyle boş boş karalıyorum. aldığım haplarla alkol etkileşime girse de biraz rahatlasam diye bakınıyorum öyle. monitörün yarısında yılın konserlerini düzenlerken diğer yarısında yarım kalan işleri tamamlamaya çalışıyorum. her yarım kalanı tamamlayamıyoruz tabii öyle de bir durum var. neyse bakalım, şu müzik bi bitsin de başlarız. zaten hep öyle başladım bugüne kadar. bazen kaset tam bitmek üzereyken geri sarardım çocukken de, bitmesin isterdim. biten şey hep pil olurdu ama müzikten ziyade. hiç beklemediğim yerde ve zamanda. kontrol bende şimdi, kasetler de pek kalmadı gerçi. arka planda tony williams bir şeyler söylüyor ama çok da dinleyemiyorum, yorgunum biraz. kokteylin yanına da bir şeyler hazırlamamışım zaten. alkol piyasası için gergin bir gelişme. neyse yarın yine iş güç var, tasarım yapıcam ama fizik kurallarına bağlı kalmak zorundayım. yer çekimine de öyle. newton sağ olsun.
devamını gör...

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

selam başlık.
ya da günlük, hangisini alınırsan artık. birkaç satır bir şey karalayıp gidicem. çok da ciddi meseleler değil, iç dökme şeysi gibi.
pazartesi günü sabahı 8 civarlarında motora atladım. biraz işlerim vardı onları halletmeye gidiyodum. en azından niyet oydu. sonra adamın biri kulağımda dans et diye bağırdı. henüz kontağı yeni kapatmışken tekrar açtım. ateşleyip yola vurdum kendimi. sadece sürdüm. yola baktım, giderken düşündüm. ara sokaklara kırdım bazen. güzel bi manzara görünce biraz durdum, ihtiyaç anında içmek için çantamın köşesinde duran sigaradan yaktım. biraz nemliydi, hava da yer yer yağışlıydı zaten önemli değil.
köy yollarına saptım arada, ormana daldım. zaten yolda da görecek çok bir şey kalmamıştı. yol bittiğinde yolu değiştirmek gerekiyormuş. zorlamamak lazımmış. sonra ya duvara çarpıyosun ya da virajı alamayıp düşüyosun. lastik tutmuyo bazen de işte.
olur öyle.
ne kadar sürdüğümü bilmiyorum. 2 günlük yol gibi işte. sadece düşünmek müzik dinlemek ve arada eskü usul kalem defter şekliyle yazma işi.
ara ara kendi kendime güzel şakalar yaptım, bazen de ağlaştık beraber.
yeni geldim sayılır. bi kahve koydum şimdi, iki satır diye başladığım bu yazı yığınını yazarken yudumluyorum. köşelerini yumuşatmayı unuttuğum seramik kupayla.
zaten niye var onu da bilmiyorum.
güzel yolculuktu sevgili kendim. umarım bazı ağırlıkları bırakabilmişsindir.
yine yola çıkacağız çünkü.
devamını gör...

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

selam günlük.
bu senin son sayfan. artık yazarak seni gereksiz yere doldurmayacağım.
senin dinlemek istemediklerinle benim söylemek istediklerimin ortak bir noktası artık kalmadı pek, sana da bana da yazık olmasın.
yaklaşık 36 saattir alkol almadım. an itibarıyla uyandığım saat üzerinden yaklaşık 3 saat geçti. uyku düzeninin içinden geçtim anlayacağın.
sınavlar falan vardı bu ara, çok sallamadım ama olsun, bir şekilde hallettik ya da hallettiğimizi sandık. zaten yakında yine içerim muhtemelen.
eski şarkılardan birkaç tanesine sardım bu aralar. onları dinliyorum sürekli. yeni bir şey keşfetme merakım yok, griyim bu ara.
yoğunluk biraz azalınca sağa sola bi gazlarım belki. yoldayken daha katlanılabilir oluyo dünya.
haricinde kafam cok dolu. dolu gibi dolu değil ama.
bildiğin sis yüzünden 2 metre önümü göremiyorum. sis dağılır mı bilmem, bakacağız artık.
dağıldığında ne göreceğiz onu da çok bilmiyorum. ilgilenmiyorum da sanırım.
basit şeylerle kafamı meşgul etmek istiyorum biraz. saçımdaki kırıkları, şekli şemali kaymış sakalımı falan dert edeyim diyorum. bir usturayla çözülebilecek mevzuları hayatımın merkezine koymak belki ağırlık merkezini değiştirebilir.
ya da sadece bir kıl kesmiş olurum.
hiçbir fikrim yok. muhtemelen bundan sonra senin de olmayacak.
birkaç mevzu vardı, onları biraz toparladım. bazı gerçeklerin farkına vardım, bazı yalanların da öyle kalması gerektiğini düşünerek kurcalamayı bıraktım. 2 ay önce sinir krizi geçirirdim belki ama şimdi sadece gülümsüyorum. o zaman öyleydi, geçti şimdi.
neyse, son sayfa diye mürekkebin kağıdın arkasına geçmesine izin vermemek gerek. fazla bastırmamak lazım kalemi.
zaten bazı sayfaları hiç yazmamak lazımdı. araya başka kalemi hiç sokmayacaktık.
neyse, kendine iyi bak sevgili günlük. hangi rafa gidersin bilmiyorum.
benim kitaplığımda değilsin ama artık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim