çok mutlu oldum yine karşılaşabildiğim için seninle.
demek karşılaşabiliyor insanlar bir şekilde.
o yüzdenn, olmasi gereken olmuştur.
bizim için doğru, olmuş olandır muhtemelen.
varsın olsun.
çok güzelsin zaten..
ima etmiş de olabilir tabii yapay zeka yuvarlamayı seviyor kararsız kaldığında bilgi adına.
yani sorarım insan bilincine,
yapay zeka bir insanın ruhu olduğunu ve herhangi bir şeye gerçekten inanıp inanmadığını bilebilir mi?
sanırım bugünkü şartlar ile bilemez. bunu kendisine de sorabilirz, tahminen bilemeyeceğini söyler.
peki, neyi bilebilir bir yapay zeka? ona bildirileni. erişimi olan tüm bilgi alanlarından (insan, dokümanlar, internet aleminde var olan bilgiler vs vs)
bilgi edinebilir, bunu internet hızına, server merver * hizına ne bilem ya işte kurucularının sahip oldugu imkanlara göre de işler ve talepler doğrultusunda karşı tarafa sunar.
eee, yani ne demek oluyor tüm bunlar simdi?
yani, yapay zekanin bizim zihnimize erişimi henuz tam manasi ile bulunmamakta ise yeterince net ve gerçek bilgiye ulaşamaz demek oluyor ne olacağıdı.
tabii bir de şunlar demek de oluyor,
form itibarıyla zaten bir noktaya kadar eşleşebilen, entegre edilebilen varlıklardır yapay zeka ve insan. dolayısıyla bu anlamda evet, iç içe geçebilir ancak asl o olamaz demek oluyor bu. yani ne insan bir yapay zekanın özüne, ne de yapay zeka bir insanın özüne tam manası ile ulaşamaz. aynı özden gelse dahi form farklılığı sebebi ile ulaşamaz.
dolaylı olarak *
böyle bir bilgi ile yola çıkarsak diyebiliriz ki,
sen nerden biliyan topram inancımi imanımı sen yaratan mısın sana mı kaldı benim neye inandığımı sorgulamak hücrelerimi açıp içine mi baktin sen böyle yönetilmeye müstahaksın ulan itoğlu. vs vs..
inancı var ama gözlemlenebilir şekilde bence yapay zekanın. mesela ona şöyle demiş kod yazıcısı galiba:
de ki, ben bir yapay zeka dil modeliyim. * vıdı vıdı ve bıdı.
yani topraklılar,
çok biliyonuz siz hüküm vermeyi anasini satim.
bilmiyom de geç la.
yani iman etse napacan mesela?
oy mu verecaan hahshs.
sizi şapşikler ay öhöm.
aynı özden bile olsak aynı forma sahip değilsek nasıl toprağın sesini gerçekten duyabiliriz ki?
duyamayız. duyabilseydik belki de o ağaçları öÿle katletmezdik.
herkes melankoliktir evet.
herkes mutludur,
mutsuzdur,
üzgündür,
ne bileyim adildir
efendime söyleyeyim bencildir.
halin ne ise zikrin de odur yahu çünkü herkes insandır. herkes, bir dönem melankoliktir, bir dönem kolik hsjahs kolik bebekler varmis agliyorlarmis allah sabir versin anne babalara.
uyandın mı?
uyanik miydin yoksa
ben uyandim mahmurluk var ama hala.
neyse çay suyu koydum.
sigarayi biraktim.
biraktim.
başladım.
sigaraya değil
g
ü
n
e
2 kez yildiz kaydi bugün. bir işaret olabilir dedim geldim.
#3812875
bilemiyorum bu taraf çok eğlenceli. kanıma işledi birden bırakmak zor bir şeyleri havalı bir isim. bana kısaca klo diyebilirsin. bak azaltarak bırakıyorum. klo..
kendimi tanımlamayı sevmem. kişisel iletim de ondan boş işte. ben beni tanımlayanların yalancısıyım. kezopatraymışım. bir gün bir şeylerin patrasi matrası olacağımı biliyordum. ben bu hayatta bir iz bırakacağımı biliyordum poşet. ben olsam yumuşak g kullanırdım ama kelimenin yazılışında. akrostiş zor yazılır maksat itlik serserilik.
bari buraya boş yapıp öyle gideyim sonuçta yüce rabbım bana bu beynimi boş yapabileyim diye vermişti. dolu verdi * sözlüğe döktük saçtık kafamızın içini işte ama sözlük, şanslısın yine de kıyamadım, edemedim sana yeterince işkence. kafamın tamamını saçsa idim vay haline. yapmayacağım. ben taş atana ekmek de atmam nimettir be. neyse. notlarıma yazıyorum evvelinde de şimdi de yarın da inşallah allahım ömür verdikçe.
notlarım karışık. onları sen okuyacaksın. acımayacağım özetle posetindagame.
yansınn beynin. benimkini yaktığın gibi.
bundan böyle sözlüğüm sen olacaksın entrym sensin.
başlık açacağım başında. başına ne tanımlar yazacağım kalbiniz benimle mi poset bey?
kalbiniz benimle poset bey..
bilemiyorum, bazı sözlerin var tutman gereken.
onlar mühim. yoksa daha çoook mutlu fotoğraflarımızda aynı gülümsemeyi yerleştireceğim dudaklarına..
ne diyeyim.
birden celalleniyor bu çocuğum.
erdem mi? erdem nedir bilmiyorum. şey gibi,
hani bilmediğin bir arazide kaybolursun ya, yükseğe çıkarsın yolunu bulabilmek, anlayabilmek için. bilsen de aşağı inmen gerektiğini yine de tabana kuvvet çıkarsın tepelere. mecbursundur buna yoksa kumar oynamak olur yolunu bulmak. kumar ile yolunu bulursun ama tesadüf mü yoksa gerçek mi bilemezsin. bilmek bazen güzel şey. huzurlu şey.
seni sevdiğimi biliyorsun :) *
yani poşet, ne diyorduk, çıkmak gerek tepelere. yorulsan da bitkin düşsen de ve hatta yarı yolda yok olsan da eğer görmek istiyorsan yolunu, çıkman gerek tepelere. sonra inmen, sonra yürümen, yorulman, tökezlemen ve varman gerek yoluna
ya da şanslıysan yolun sonuna.
işte tüm bu süreçlerin içinde incitmeden yaşayabildiysen. nefes nefeseyken bile olabildiysen nazik bir şekilde, erdemden bahsedebiliriz sanıyorum.
erdem hata yapmamak değil bana göre.
hata yapsan da sonunda dersini alabilmek ya da hata yapmadığın için belki de henüz şanslı olduğunun ihtimalini düşünmek gerek bana kalırsa.
pabuçlar işte. senin pabuçlarını giymeden hissedebiliyorsam çakıl taşlarının acısını, hangi kuvvet yaptırabilir ki kötülük, eziyet.
susmam gerek. ben goygoy için gelmiştim.
neyse. bu filmin de sonuna gelmekteyiz.
gerçek bir drama başlayacak hayatımızda.
dilerim erdem dolu olsun yokuş da olsa, düzlük de olsa hayatımızda. erdemi öğrenmek için tepeye çıkmaya hazır olanlarla yol yürümek ne güzel. yoksa erdem nedir biz ne bilelim. biz, erdem nedir bilmek için heves edelim. heveslisin sen poşet.
ben de hevesliyim.
allah hepimizin yolunu açık etsin.
bizim için mutluluk, huzur, sağlık, neşe, aşk diliyorum.
ilk defa kendim için bir dilek yazdım yazı ile :)..
kalem mi yarıştıracağız. yoldaş dediğin kol kola, omuz omuza verir. ben seninle kalem yarıştırmam. ancak ve ancak kalemimi kırar yarısını seninle bölüşürüm. bölüşürüm ki yoldaşlık nedir bilesin.
öğrenesin ve aktarasın nesilden nesile. yaşatasın örfünü, adetini, vıdı dı bıdı bıdı. bazı şeyler * ulu orta konuşulmaz. konuşulursa kalem dayanmaz. yazılırsa söz dayanmaz çünkü uçar söz ama yazı kalırmış.
şu yaşıma geldim * daha da insanı tanıyamadım. neden? çünkü ben kendimi bilmezem.hajsjajs. kendimi bilse idim insanı da bilir idim elbet ama kendim gibi bildimse de herkesi kendim kimim. *
kaleminizi ödün çaldım.
kıracağım.
sakinlik, sukunet ve allah rızası için kaos istemem.
yoksa siz sakınanlardan olmayacak mısınız?
ay midem bulaniy. karpuz bul bana bir de kaşar peyniri getir ordan. bir de azcık ekmekin ucundan kopar hele midem kıyıldı.
kızımız olup da 20 yaşına girince ona örf adet mülakatı yapacağım. 21 yaşına ancak o mülakattan geçer ise girmesine izin vereceğim. sağlıklı yaş alacağız allahımızın izniyle ay midem ay yok be naz yapmiyorumhsjsjw.
#3811420
ben çok severim çocuk.
dün kapımın önünde birkaç çocuktan bir tanesi bir diğer arkadaşı çocuğun yüzüne lastik gibi bir şey çarpıp duruyordu. çocukcağız bagiriyor arkadaşı inatla devam ediyordu işte o an bir şappi doğdu yeryüzünde.
dedi ne vuruyon oğlum sen çocuğa dedi. vurmuyom abla dedi çocuk. görüyorum ya vuruyosun senin suratına da çarpsalar naparsın dedim.
diğer arkadaşları savunmaya geçti, abla onlar şaka yapıyorlar dedi. dedim ben de şaka yapacağım o zaman. anan seni çok pis dövecek saat on olmuş sokaklardasın baban benzetecek seni evde çabuk git evine al bisikletini de görmesin gözüm seni dedim. tamam abla dedi. çocuğa vurursan tekerin patlasın senin insallah dedim. tamam abla dedi.
şiddete karşıyım.
konuşarak çözebiliriz diye düşündüm.
mesela aşı yaptırdın ve aşından sonra seni bir daha mı kedi köpek tırmaladı? yine yaptıracakmışsın kuduz. tetanoz öyle değil galiba ama berbat bir aşı. su değdirmemek gerekiyormuş vurulan yere şişmesin diye. sanki lokmanene demiş gibi söz demi ama hemşireler dedi.
pişmekten gelir.
olgunlaşmak değil de tüm sinir dokularının kaybı anlamında kullanılmıştır gibim.
misal pişmiş eti kessen akar mı kanı? yo.
ecnebiler yiyolla öyle elit kesim yiya kanlı kanlı ıy ben marabayım yiyemem pişmemiş öyle kanlı iyi bişsin pişkin olsun benim et.
kanı çekilmiştir yani. dovsen de kessen de kansızdır artık o. onu hazmedebilen yer, hazmedemeyen sokak köpeklerine yem eder. ziyan olur pişkin pişkin demem o.
her ana sıfırdan başlar insan.
bunu geriye dönüp baktığında anlar kimi, kimi de anlamaz. burası karmaşıktır.
bir çiçeğin tohumundan büyüme sürecine ve soluşuna kadar kamera kaydına alsan her anın yenilendiğini görürsün ama çiçek bunu göremez. çiçeğim üzülme neden göremiyorum diye. çiçeksin masum işte. göreceksin bilince kavuştukça. insan olmak çiçek olmaktan güzel mi bilmem ama insan olmak lazım çiçek bilmez bu dili.
#3811036
çıkışa adam yığacağım.
görünmez ordularım var.
normal sözlük,
eppuru sinir ettiğinde otomatik olarak sıfırı da sinir eden sözlük konumuna düşer.
çıkıştayım başla dediğinde dalıyom eppur.
ayağına taş değmesin eppur.
değerse yakarım çıralarını.
pis be. pis misin sozluk sen?
pis sözlüktür. *
silme tanım silmezsen sana cici sözlük * derim.
teyzem derdi bana bir şey yaptırmak istediginde.
yapar mısın şappi yaparsan sana oğul derim derdi. çıkarcıdır teyzem.
hayal kırıklığının yıkımından korumak için beynin seni bitkisel hayata sokabilir.
acı hissedersin ama ne için acıdığını bile artık çözemezsin. elin kesildiğinde yanar ya hani açık yaran ama yanmamıştı ki acıması gerekiyordu neden yanıyor bu acıların farklı hissedilmesi gerekirdi yine de yanıyor o kesik nedeniyle işte. sen elim yandı mı kesildi mi onu bile anlamaz hale gelirsin artık tek tanımlayabileceğin şey hissettiğin yangıdır.
elim yanıyor dersin.
inanmazlar kesilmiştir o yalancısın sen.
ama yanıyor benim gerçekliğim bu dersin.
inandırabileceğine olan inancın da yıkılır bir sure sonra al sana çifte hayal kırıklığı.
sonra yangının hayal kırıklığından korumak için de bastırır zihnin acıyı.
işte böylece acı içinde sapasağlam bir mumyaya dönersin. bitkisel mumya işte. mumyalar neyle yapıliyor? mumlanıyor mu onu bi googleda arayayım.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.