başta memo tembelçizer çiziyordu ama gene oky yazıyordu sonra hem oky yazıp çizmeye başladı. tam böyle 90 ve 2000'lerin ortalarındaki evli olmayıp aynı evde yaşayan çiftlerin ilişkisini anlatıyordu. bir kadın bir erkek dizisinin bundan biraz uyarlama olduğunu düşünmekteyim.
1998-2004 arasında l-manyak'ta daha sonra da lombak'ta oky lakaplı cihangir'de bir ev'in de yapımcısı olan oktay gencer isimli çizerin köşesiydi. polat isminde bir bebek ve çivi isminde bir kedi başrollerdeydi. polat'ın yüzünden gene polat'ın hötöröf babası tarafından evden atılan çivi 'nin intikam maceraları anlatılırdı. çivi evden atıldıktan sonra başına her şey gelmiştir itilmiş kakılmış hatta tecavüz bile uğramış o kısımlar anlatılırken içim parçalanmıştı. başta konuşma balonlu olup sonra yazısız sadece hareketlerle tom ve jerry misali bir seriye dönmüştü ama bu seride en dikkat edilecek hatta belki karikatür dünyasında bir ilk olarak hareketlerin vınnn dışşşş ciuvvv sigh diye ses efektleriyle değil de mutfaktan gel çok sert vurrrr atlaaa üzüntünü belirt diye fiil şeklinde yazılarla belirterek bizi gülmekten yerlere yatırmıştır hatta bunlardan en güldüğüm camı kırrr bebeği alll kaçırrr idi. uzaylılarla ilgili bir macerada dö la polat zavallı diye maxim parodisi bir ufak kapağı vardı kadın külodu giyiyodu polat ona anlamsız gülmüştük. bir bölümde oky hastalanıyodu fazla çizemedim diye bahadır baruter'e işlerini uzatıyo baruter nasıl olur ya böyle olmaz diyo ikisi kapışıyolardı sonra bunu da çizmiş olduğu için ya bu sayıda biz kapışıyoruz çivi ve polat yerine diyodu baruter ona da itiraz ediyodu.. başta renksiz siyah beyaz bir seriydi zamanla renklendi ve neredeyse her macerada bir innovatif bir şey olurdu hatta konuşma balonlu olan çivi konuşma balonsuz sessiz çivi ile karşılaşıyolardı benim işimi elimden aldın diye ışın kılıçlarıyla kapışıyodu obi wan-darth maul'a bağlıyorlardı.
daha sonralarında senaryoya çivi gibi travis isminde yeşil bir kanguru, ismini unuttuğum bir ada prensesi, pepe isminde mavi çakal antropomorfik karakterler eklendi. hatta ada prensesini kurtarırlarken komodor ejderi parodisi olarak bir mekintoş ejderi bunlara saldırıyodu ona çok gülmüştüm onun ardından 3 piç diye hangi hayvan olduğunu unuttuğum 3 ninjayla kapışıyolardı isimleri şarkıcı şenay'ın honki ponki şarkısındaki kelimelerdendi hatta bir tanesinin ismi honki ponki idi zaten ve çikiçikişayne tikiktatatooo deyip teleport oluyolardı. senaryo sonra çok derinleşti fazla geyikleşti yok işte bu mavi çakal pepe yaşadığı adanın üç kağıtçısıymış ama bir büyü ters tepmiş o dürüst olmuş adanın geri kalanı yalancı olmuş yalanlarla beslenmeye başlamışlar film aktörlerini tanıdıklarını falan söyleyip inandırıcı olup yaratıklaşmışlarmış bubba dabba diye bir kraliyet varmış falan bu kraliyette bimlemle büyücüsü varmış buna karşı bir ordu savaşıyomuşmuş öyle bişeyler oluyodu. yani oky'de senaryonun iyice sulandığını fark edip çivi ve polat'ın eski konuşmasız macera stiline geri çevirmişti daha sonra ama zaten artık çivi polat'a işkence yapmaya çalışmıyodu tam tersine koruyucusu ve en yakın dostu olmuştu yani geyik olan maceralarda zaten öyleydi...
ama konuşmalı geyik maceralardan en güldüklerimden iki ahtapot arkadaşın nick cave konserine beraber gidelim diye konuşmalarıydı bir tanesi sonra ağır yediği darbeden nick cave konseriii var niciki caveiviv diye sayıklıyodu. bir tanesinde de çivi polat'a ne kadar orijinal karakterleriz diyodu ama birden yanlarına yüzlerce hayvan ve bebek geliyodu kendi çakmaları niteliğine ona soru soruyolardı ya merhaba biz yanımızdaki bebeğe işkence yapacak ada arıyoruz diye bu da şaşırıp söylemeyince küfredip gidiyolardı hatta bir tanesi almandı bunu soranlardan arschloch diye küfrediyodu.. bir de bebekleri yiyen bir yaratık vardı tersten konuşuyodu nittiris nidig nadrub * diye küfrediyodu reverse repliklerle.
aslında çizgifilmi gayet yapılabilir bir seriydi ilk popüler olduğu sıralarda kötü kedi şerafettin'in pabucunu kısa süreliğine olsa da dama attırmıştı. 2 tane albümü de çıkmıştı toplu maceralar serisi olarak ilki leman ve komik şeyler yayıncılıktan ikincisi de martı yayınlarından çıktı.
tırıvırı bunu okuyor musun bilmiyorum ama var ya atılan yazarlardan en çok sana üzüldüm desem yalan olmaz keşke biraz sabretseydin o nöbetini tuttuğun kişi geri dönecekmiş o kadar nick altı girdin ama şahsın hiç umurunda bile olmamış bir de sürekli artist artist nick altına bakmıyorum gibisinden şeyler yazmış onu görünce benim içim parçalandı (malum cinsiyetçi tutarsız birisi olduğundan hiç sevmiyordum kendisini ama bu durum da sevmemek için ayrı bir sebep oldu) yani bana saçma sapan fake hesap açmana rağmen bunu diyorum malum birine tutulup da sonra hiç sallanmamanın nasıl bir şey olduğunu iyi bilirim gereksiz yere bok yoluna gittin umarım hayatta karşındaki kişinin sevgisi sana karşı bol olur usta.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.