diziye (muhtemelen çoğu izleyicisi gibi) televizyonda rastgele bir bölümünü görerek başlamıştım ve oldukça da beğenmiştim. bu senenin yazında başladım ilk bölümden ve 100. bölüme kadar izleme kararı aldım. yazın 80. bölüme kadar geldikten sonra okulların açılmasıyla beraber biraz yavaş da olsa geçen hafta 100. bölümü bitirdim.
ilk bölümlerinde komiserlerin karakterlerinin neredeyse son hallerinden tamamen farklı olması çok ilginç gelmişti. bunun dışında ilk bölümleri izlemesi oldukça keyifliydi. her bölümde sevil atasoy'un bilgilendirmeleri, cinayetlerin çözümlenmesiyle beraber bir sürü yeni şey öğretilmesini çok beğenmiştim. hatta bazı bölümleri özellikle not aldım, olur da polisiye kitabımda kullanmak istersem diye. cinayet falan için değil yani.
bunun dışında ise maalesef son bölümlerinde, özellikle yalın mıydı yaman mıydı adı her neyse, geldiğinde zorla izlemiştim. bana hitap edemiyordu, gizem ve polisiyeden çok aksiyona dönmüş gibime geliyordu. üstelik karakter değişimlerini beğenmede zorlanıyordum, olay yeri inceleme ekibine gelen son kişiyi hiç ama hiç umursamadım izlerken maalesef. gerçi o dışında diğer karakterlere alışabilmiştim. her neyse, son bölümlere bakıldığında dizinin bence daha da devam etmesinin planlandığı çok açık.
örneğin, ece'nin kaçırılması ve yaman komiserin hayat kadınıyla olduğu araba sahnesi gibi yerler, sürekli burnunun kanaması falan... bu adam ya katil çıkacaktı ya da önceki bölümlerdeki gibi görevini kötüye kullanan bir polis memuru. çok şüpheliydi zaten. kanıtta ufak detaysız bir detaya değinildiyse zaten %99 kullanılır. önceki bölümlerde saatin alarm sesinden, yerdeki sakızdan falan katil buldular adamın burnunun kanından neler neler bulurlar...
nihayetinde ise keyifli bir diziydi. ikinci sezonunu eskisi kadar beğenemedim. sadece şu şekerli bir katil vardı, o biraz eh işte bir bölümdü. kim bilir, belki bir umut ileride yine aynı kadroyla devam eder, önceki sezonlardaki gizemlerini teker teker açıklar? belki.
1017 yılında günümüz kırgızistan sınırları içerisinde bulunan balasagun şehrinde doğmuştur. balasagunlu yusuf olarak bilinmekle beraber sonradan "has hacib" unvanını alarak yusuf has hacib veyahut balasagunlu yusuf has hacib olarak da anılmıştır.
kendisi kutadgu bilig isimli eserin yazarıdır.
1077 yılında vefat etmiştir.
bu bilgiler dışında, kendisi hakkında pek fazla biyografik bilgi bulunmadığını görmüştüm.
(bkz: kırgızistan)
(bkz: balasagun)
(bkz: kutadgu bilig)
3 tane alfabeleri bulunur. kanji, hiragana ve katakana.
kanji kısaca çinlilerin kullandığı alfabedir. 1945 harf bulunur.
hiragana ise kanjinin basitleştirilmiş hali denilebilir. tarihte sadece erkeklerin kanji kullanmasına izin verildiği için kadınlar kendi aralarında bu alfabeyi kullanmışlar. bir süre sonra erkekler de bu alfabeyi kullanmış, sebebi ise daha kolay bulduklarından dolayı.
ve son olarak da katakana var. bu alfabe ise yabancı dillerden (çoğunlukla ingilizceden) gelen kelimelerin yazılışı için kullanılıyor.
fakat 3 alfabede, 1945 harflik kanjide, 46 harflik hiragana da hatta yabancı diller için kullanılan katakana'da "l" harfi yok. l olmadığı için onun yerine "r" harfi kullanıyorlar. gerçi benzer bir durum bizde de var(bkz: x)
bu ülkeyle ilgili bir şeyler duymuştum, hatırladığım kadarıyla yazayım. fakat doğru mu değil mi bilmiyorum.
ingilizler hindinin türkiyeden geldiğini düşündüğü için türkiyeye turkey demişler. türklerde de benzer bir durum var. hindistan hindi gibi. ve bu durum yine var, bilin bakalım hangi ülkelerle alakalı? peru ve hindistan. hintler de hindilerin perudan geldiğini düşünüp peruya kendi dillerinde hindiyle ilgili bir isim vermişler.
bu ülkenin adı neden mısır? zamanında mısırları oradan aldık diye mi bu ismi koymuşuz, diye merak etmiştim, biraz araştırdım ve gördüklerimi aktarayım dedim.
ülkenin arapça adı " cumhuriyet-i mısr el-arabiyye" idir. (türkçe: mısır arap cumhuriyeti) ve "mısır" adı da bundan gelmekteymiş.
türkçesi böyle de ingilizcesi niye "egypt" derseniz bu da yunancadan gelmekteymiş.
yani bir yerden bir yere geçmiş hep. mısır almış sonra da mısır demişiz de olabiliriz belki, orasını bilmiyorum.
bayrağında sarı, yeşil ve siyah renkleri bulunmaktadır. diğer ülkelerin bayrakları genellikle kırmızı, mavi ve beyazdan oluşur. hatta bazı ülkelerin bayrağı sadece bu renklere sahiptir (bkz: fransa). dolayısıyla bayrağındaki renkler diğer ülkelerden farklı denilebilir
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.