uyanıksporun sol açığı yazar profili

uyanıksporun sol açığı kapak fotoğrafı
uyanıksporun sol açığı profil fotoğrafı
rozet
kafa izninde
karma: 53 tanım: 6 başlık: 1 takipçi: 0

son tanımları


1. (çaylak)

bir gün elbet okurum diye kitaplıkta bekleyen kitaplar

vardır böyle kitaplar. birkaç önemli yazarın dahi kütüphanelerinde bu tanıma uyan kitaplar vardır.
bazı kitapların kütüphane veya kitaplık rafında beklemesi için satın alındığını bir yazarımızdan öğrenmiştim. ondan bunu öğrenince kitap okuma telaşım kalmamıştı. o telaştan kurtulunca da okuduğum kitaplardan daha çok keyif almaya başladım.
devamını gör...
2. (çaylak)

normal sözlük'e eksileme butonu gelsin kampanyası

katıldığım kampanyadır. bir entryi beğenme ve bunu beyan etme özgürlüğümüz olduğu gibi beğenmeme ve bunu beyan etme özgürlüğümüz de olmalıdır. bu özelliğin olmaması bir anlamda sansürdür. sansüre karşıyız.
devamını gör...
3. (çaylak)

istemeden spoiler vermek

ne yazık ki sık yapılan bir hata. filmin veya dizinin konusundan bahsederken, akışıyla veya sonuyla ilgili farkında olmadan bilgi vermek.
örneğin; gerilim filmlerinin başlıklarında çok görürüz.
“finalde ters köşeye yatıran bir film.” bu yazılmış ve spoiler uyarısı eklenmemiş. e filmi izleyecek kişi izlemeden bu entryi okuduğunda finalde ters köşeye yatacağını biliyor olacak. ters köşe mi olacak onun için şimdi o?!
filmin ana olay örgüsü bir adamın suçlu olup olmaması etrafında kurulu. yine spoiler uyarısı girmeden yazılmış. “yargısız infazı işleyen güzel bir film.” e oldu mu bu şimdi!
filmin/dizinin konusu farklı şey ana fikri, meselesi farklı şey. konu çerçevesinde kalacaksanız bir çok şey yazabilirsiniz film/dizi hakkında ama ana fikir sınırını geçerseniz, o zaman spoiler uyarısı eklemeniz gerekir.

edit: imla.
devamını gör...
4. (çaylak)

jagten

entry girerken; spoiler uyarısı eklemeden, spoiler verilmemesi gereken başlıktır. biraz daha dikkat.

bir sanat filmidir aslında. toplumsal bir soruna değinmiştir. izleyiniz.
devamını gör...
5. (çaylak)

bir yakınını kaybetmek

babaannem öldü. 3 yıl oluyor. benim babaannem, babamın, amcamın ve halalarımın annesi. halalarım çok ağladı. tahmin ediyordum çok ağlayacaklarını. amcam da çok anneciydi, o da ağladı. ama babam... aklımın ucundan geçmezdi. babam diye demiyorum. dağ gibi adamdır. her işini kendi görür, serttir, dediği dediktir. etrafındakiler çekinir ondan. fevridir. pire için değil yorganı, evi yakar dönüp arkasına bakmaz bile. bir kızgınlık anında 12 yaşında çıkmış gitmiş evinden. askere gidene kadar dönmemiş. büyük halam anlatırdı. “zor ikna ettik.” diye. halamlarla da amcamla da babaannemle de bir çok kez küsmüştür.

güçlüdür babam, gaddardır. ya da öyle görünmeye çalışır. bir keresinde 8-9 yaşındayken ayağım bir yere takılıp düşmüştüm, dizim yarılmıştı babama koşmuştum da babam bana “önüne bak, gözün nereye bakıyor!” demişti. sonra gece ben uyurken gelmiş dizime üflemiş, kontrol etmiş falan. annem anlatmıştı. ama kendisine söyleseniz inkâr eder.

hiç ağladığını görmemiştim babamın. hayal dahi edemezdim. sabaha karşıydı babaannem öldüğünde. haber geldi, apar topar evlerine gittik. ambulans bizden önce gelmiş. hastaneye götürdüler. biz de arkalarından tabii. hava aydınlanmıştı artık, herkes beklemekten gerginlikten yorgun düşmüştü. içerden babaanemi kurtaramadıkları haberi geldi. halalarım feryat figan. amcam duvarları dövüyor. babama baktım, hiç bir şey yok. halalarımı teselli etmeye çalışıyor. annem ağlıyor, annemi teselli etmeye çalışıyor. sonra bir boşluk oldu; amcam, “abi sen eve git biraz dinlen sonra gelirsiniz.” dedi. babam yok mok dese de zar zor ikna ettiler. eve geldik. ben odama üstümü başımı değiştirmeye gittim. önce ince ince bir ses gelmeye başladı, anlayamadım. sonra ciğerleri koparcasına bir ağlama sesi. babam olduğunu annemin babamı teselli etmeye çalışmasını duyunca anlayabildim. odamın kapısını açtım. babam; o sert, çatık kaşlı, dağ gibi adam koridorda yere çökmüş, ufacık olmuş hüngür hüngür ağlıyor. annem üstüne sarılmış, “yapma, bak sana da bir şey olacak.” diyor ama nafile. “anam öldü benim, çocukluğum öldü, nazım öldü, anacığım öldü.” diye hıçkıra hıçkıra ağlıyor. 3 yıl oldu babamın koridordaki o görüntüsü ilk gün gibi aklımda hâlâ.

aslında her baba bir evlatmış. hangi yaşta olursa olsun, ne kadar sert olursa olsun, annesini kaybetmek her babayı bir anda bir çocuk yaparmış. ben bunu babaannem ölünce anladım.
devamını gör...
6. (çaylak)

yazarların mini dizi önerileri

the lost room
a young doctor’s notebook
and then there were none
love, death & robots
bodyguard
the safe
the white queen
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim