içimdeki sesin adı olsa zahar olurdu herhâlde. aramızdaki diyaloglar şu şekilde:
ben: acıktım.
zahar: dünden kalan yemeği dolaptan çıkar ye. uğrastırma beni ısıtmadan ye.
ben: spor yapayım mı biraz?
zahar: şimdi bana spor kıyafetleri filan çıkarttırma, öyle üstünde ne varsa yap bir şeyler.
ben: tüh, telefonu şarja takmadım.
zahar: aman bakanlar, sanatçılar hep seni arıyordu zaten.
ben: ühühühü
zahar: uğraştırma beni kağıt mendil filan koluna sil.
devamını gör...