tavsiye edilmez. bunun yerine ingiltereyi deneyin.
almanya için almanca öğrenme şartınız -c1- olduğu gibi ayrıca almanca tıp sınavından geçmeniz gerekir. ayrıca unutmamak gerekir ki almanya'da her ne kadar demokrasi ve insan hakları rayında işlese de halktaki ırkçı bakış açısı bir sorundur. -almanca'nın non estetik bir dil olmasından bağımsız söylüyorum.

ingiltere'de doktorlar yaygın olarak imigrantlardan oluştuğundan, ekstra bir yabancı dil öğrenmek gerekmediğinden, sınavları usmle'ye nazaran daha kolay olduğundan tercih edilesidir.
devamını gör...
zor ama gelirlidir. evet.
devamını gör...
genel olarak hastaları pek takmayıp. birçoğunun su içmenizi tavsiye ettiği değişik bir meslek dalıdır almanya özelinde
devamını gör...
acaba dünyanın sekizinci harikası doktorlarımız ve bilhassa kadın doğum uzmanlarımız orada da türkiye'de yaptıkları gibi hamilelerin gözünü korkutup onları sezaryene yönlendirebiliyor mu ? almanya'da hangi gün saat kaçta kesip biçeceğini hastayla belirlesen herhalde ''hayırdır'' diyecek bir sağlık bakanlığı vardır.
devamını gör...
#4048419
atla eşeği karşılaştırarak doğruyu bulamazsın.
bambaşka iki sistemden bahsediyoruz.
şöyle özetleyeyim:

almanya'da her gebenin hebamme yani ebe tutma hakkı yasaldır. öncesi ve sonrası süreci bu ebeler yürütür.
türkiye'de bu sistem doktor üzerinden yürür çünkü yetişmiş eğitimli ebe sayımız çok az.

işin tazminat konusu bambaşka.
doktor tıbben %100 haklı olsa bile onlarca milyonluk tazminat davalarıyla karşılaşabiliyor ve ülkedesi adalet sistemi bilime karşı olduğu için genelde doktor tazminat ödüyor.
daha geçen ay tamamen doktordan bağımsız, hastanın kendi bedeninde ameliyat esnasında var olan bir komplikasyon sebebiyle doktora 85 milyon tl'lik dava açıldı ve adam kanıtlamasına rağmen ödemek zorunda bırakıldı.
bu işler doğal olarak defansif tıp olayını doğuruyor. daha az riskli işlemi tercih etmek, bir açıdan kendini ve mesleğini korumak.

en büyük etkene geliyorum: tokofobi.
tamamen eğitimsizlikten kaynaklanan, komşusu böyle olmuş anneannesi şöyle demiş gibi şeylere dayanan şey.
gebelerin %20'si zaten kendisi talep ediyor.

neyse konuyu gereksiz uzatmayayım.
almanya'da doktorluk buradan daha keyifli ve daha kafa rahat iş.
mesela burada "ay biraz halsiz hissediyorum" diyen hastayı acilde sadece yarım saat beklettiğinizde (o ara tüm acil ekibi trafik kazasında bağırsağı dışarı çıkmış hastayla uğraşırken) cimer'e yazıyorlar ve bunun için savunma veriyorsunuz.
almanya'da mesela ateşiniz belirli bir celciusun üzerinde değilse doktor sizi direkt eve gönderir.
şikayetinize göre 5-6 saat bekleyebiliyorsiniz ve herhangi bir yere şikayet etseniz de sonuç alamazsınız çünkü "doktor öyle uygun görmüşse doğrudur" derler.
devamını gör...
#4048427 arkadaşın savunması suçu sisteme atmak üzerine ama bu savunma türkiye'nin yüzde 60 oranındaki sezaryen oranıyla sadece almanya değil tüm oecd ülkelerine nal toplattığı gerçeğini değiştirmediği gibi buna tatmin edici bir açıklama da getirmiyor.

almanya'da güçlü ebe sistemi artı normal doğumu teşvik eden organizasyon ve daha az sezaryen varken,
türkiye'de doktor merkezli sistem artı malpraktis korkusu artı defansif tıp artı doğum korkusu artı hasta talebi ( doktor manipülasyonuyla) daha fazla sezaryen gerçekleşiyor. doktorların sistemin oraya yönlendirmesi veya kolaylarına geldiği için gebeleri sezaryene yönlendirmesi meselenin tıbbi sebeplerin ötesinde ve dışında olduğunu ispatlıyor. eğer bir doktor vajinal doğumun riskli sezaryenin güvenli olduğunu söyleme gibi bir kategorizasyona gidiyorsa onun iyi niyetinden şüphe etmek gerekir.

tabi hepsinin ötesinde sağlık bakanının özel hastaneler zinciri sahibi olması ve cumhurbaşkanın karısının da bu sektörden yüklü bir servet edindiği gerçeğini göz önüne alırsak, herkes sistemin işleyişinden gayet memnun. dolayısıyla sağlık sektörünü ele geçirmiş olan islamcıların da sezaryene karşı olmaları ile pratik durum arasında tezat var. bir de devlet hastanelerindeki normal doğum oranlarıyla özel hastaneleri karşılaştıralım bakalım oradan neler çıkacak
devamını gör...
sevgili archie,
türkiye'de sezaryen oranının %60'a çıkmasının nedeni doktorlar değil, özel hastanelerin açılmasını teşvik eden, dayak yiyen doktorlara "bwğenmiyorsanız almanya'ya gidin" diyen büyük türk büyükleridir. sen devlet hastanelerindeki doktorları "artık doktır dövebiliyoruz" diyen vanlıların oyun alanına çevirip, günde 99 hasta baktığı için az hasta baktığına ve 101 hasta baktığı için çok hasta baktığına karar verip doktor hakkında soruşturma açarsan; hastaneler zinciri olan adamı ve ardından da tarikat müridini sağlık bakanı yaparsan, bunun sorumlusu doktor olmaz. türkiye'nin açık ara en iyi tıp fakültesini amerika'nın emriyle ortadan kaldırırsan, bunun sorumlusu doktor olmaz. her hastaneye, hiçbir reami yetkisi olmayan tarikat görevlilerini yerleştirip bu adamları ustabaşı ve casus olarak kullanırsan, bunun sorumlusu doktor olmaz.
maalesef ki orta doğu'nun hastalığı türkiye'de de var.
az maaş alan maaşını artırmaya değil, diğerlerinin maaşını düşürmeye çalışır. oysa ki senin maaşının düşük olma nedeni diğer işçiler değil patrondur.
kendi çalışma şartlarını iyileştirmek yerine, diğerlerinin şartlarının da kötüleşmesi için çaba harcar. oysa ki senin çalışma şartlarının kötü olmasının nedeni diğer işçiler değil patrondur. kendisi yurtdışına çıkmak için vize almak zorunda olan, yeşil pasaportun kaldırılmasını ister. oysa ki senin vizeye ihtiyaç duymanın sorumlusu memurlar değil hükümetlerdir.
özetle archie, bir orta doğulu olarak kültürüne uygun şekilde güce tapıp güçlünün yanında olmak gibi bir hastalığımız var bizim. o hastalık en çok da içinde bulunulan bok çukurunu kazan patronların işine yaramaktadır.
selam ve sucuk ile...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"almanya’da doktorluk" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim