#ödüllü filmler
2011 yılı yunanistan yapımı dram filmi. 4 kişiden oluşan bir ekip, farklı bir hizmet veren 'alpler' adında bir şirket kurarlar. bu şirket, yakınlarını kaybeden kişilere hizmet vermekte ve onların yerine geçmektedirler. katı kuralları olan bu şirketin kurallarına ortaklardan birinin uymamasıyla olaylar başlar. imdb: 6,4/10.
filmin orijinal ismi: alpeis
filmin orijinal ismi: alpeis
*sarasota film festivali 2012
jüri özel ödülü-anlatı özelliği
*sofya uluslararası film festivali 2012
özel konak ödülü
*sidney film festivali 2012
sidney film ödülü
*venedik film festivali 2011
altın osella-en iyi senaryo
jüri özel ödülü-anlatı özelliği
*sofya uluslararası film festivali 2012
özel konak ödülü
*sidney film festivali 2012
sidney film ödülü
*venedik film festivali 2011
altın osella-en iyi senaryo
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "xlottle" tarafından 03.03.2021 20:16 tarihinde açılmıştır.
1.
hakkında spoiler vermeden bir şeyler söyleyebilmenin zor olduğu, 2011 tarihli, lanthimos' un* filmografisine sağlam adımlarla devam ettiğini gördüğümüz filmi.
yunan eleştirmenlere göre kynodontas ile başlayan, yükselen yeni greek weird cinema dalgasına yeni eklenen film.
çok üstünkörü olarak konuyu, ölen insanların yerine geçerek geride kalanların hayatlarını kolaylaştırmak olan bir grup insan ve hikayeleri olarak özetleyebiliriz.
filmi biraz sıkıştırıp farklı açıdan bakınca karşımıza nimic çıkıyor, ya da bana öyle geliyor da olabilir.
(bkz: greek weird cinema).
nereden nereye çağrışımı, ayrıca (bkz: deepnostalgia).
yunan eleştirmenlere göre kynodontas ile başlayan, yükselen yeni greek weird cinema dalgasına yeni eklenen film.
çok üstünkörü olarak konuyu, ölen insanların yerine geçerek geride kalanların hayatlarını kolaylaştırmak olan bir grup insan ve hikayeleri olarak özetleyebiliriz.
filmi biraz sıkıştırıp farklı açıdan bakınca karşımıza nimic çıkıyor, ya da bana öyle geliyor da olabilir.
(bkz: greek weird cinema).
nereden nereye çağrışımı, ayrıca (bkz: deepnostalgia).
devamını gör...
2.
yorgos lantimos’un yönettiği 2011 yapımı film. film aynı zamanda venedik film festivali’nde en iyi senaryo ödülü almıştır.
yine ilginç konulu bir film. kısaca konusuna değinirsem, kendilerine alpler diyen bir grup var. bu grubun görünen işlerinin yanı sıra farklı bir işleri daha vardır. yakınları ölen kişilere ,para karşılığı, acılarını hafifletmeleri adına, kayıplarının yerine geçmeyi teklif ediyorlar. grubun lideri mont blanc takma adlı bir adam; onun yanı sıra diğer üyelerden biri jimnastikçi, biri koç, biri de hemşire.
film yine yönetmenin filmlerini bilenler için alışıldık unsurlar barındırıyor: robotik ve ifadesiz oyuncular, garip replikler, birbirinden kopuk sahneler…filmde hiçbir karakterin isminin anılmadığını belirteyim. bu özellik, köpek dişi filminde de vardı.
alpler adında 4 kişilik bir grubun olduğundan bahsetmiştim. bu alpler ismi filme adını vermesinin yanı sıra filmin de ana fikrini oluşturuyor. filmin başlarında grubun lideri neden alpler ismini seçtiği hususunda şunları söylüyor:
başka hiçbir dağ alpler’in yerine geçemez. onun yerine koyulacak başka her şey daha küçük ve daha az heybetli ve dolayısı ile zavallı görünecektir. başka hiçbir dağ onun yerini alamaz, ama o tüm dağların yerine geçebilir
grubun 4 üyesi başkalarının yerine geçme işini iş olarak yapıyorlar gibi görünseler de aslında hepsi de bunu kendilerinden kaçış yolu olarak yapıyor. hepsi de kendilerinden nefret ediyorlar. bunu filmin sonlarında çok daha iyi anlıyoruz.
hemşire gruptan kovulduktan sonra kendisiyle başbaşa kalıyor ve onun için en büyük ceza bu oluyor. bu çaresizlikle ilk olarak annesinin yerine geçip babasıyla yakınlaşmaya çalışıyor. babasından tepki alınca, babasının sevgilisinin yanına gidiyor ve burada da babası olmaya çalışıyor. son çare olarak da ölen tenisçi kızın evine gidiyor ve oradan da kovuluyor.
filmde yine geleneksel bir son yok. önceden de yazdığım gibi yönetmenin ilk kez bir filmini izleyecekseniz sıkıcı gelebilir. ama yine de şans verin derim. iyi seyirler.
yine ilginç konulu bir film. kısaca konusuna değinirsem, kendilerine alpler diyen bir grup var. bu grubun görünen işlerinin yanı sıra farklı bir işleri daha vardır. yakınları ölen kişilere ,para karşılığı, acılarını hafifletmeleri adına, kayıplarının yerine geçmeyi teklif ediyorlar. grubun lideri mont blanc takma adlı bir adam; onun yanı sıra diğer üyelerden biri jimnastikçi, biri koç, biri de hemşire.
film yine yönetmenin filmlerini bilenler için alışıldık unsurlar barındırıyor: robotik ve ifadesiz oyuncular, garip replikler, birbirinden kopuk sahneler…filmde hiçbir karakterin isminin anılmadığını belirteyim. bu özellik, köpek dişi filminde de vardı.
alpler adında 4 kişilik bir grubun olduğundan bahsetmiştim. bu alpler ismi filme adını vermesinin yanı sıra filmin de ana fikrini oluşturuyor. filmin başlarında grubun lideri neden alpler ismini seçtiği hususunda şunları söylüyor:
başka hiçbir dağ alpler’in yerine geçemez. onun yerine koyulacak başka her şey daha küçük ve daha az heybetli ve dolayısı ile zavallı görünecektir. başka hiçbir dağ onun yerini alamaz, ama o tüm dağların yerine geçebilir
grubun 4 üyesi başkalarının yerine geçme işini iş olarak yapıyorlar gibi görünseler de aslında hepsi de bunu kendilerinden kaçış yolu olarak yapıyor. hepsi de kendilerinden nefret ediyorlar. bunu filmin sonlarında çok daha iyi anlıyoruz.
hemşire gruptan kovulduktan sonra kendisiyle başbaşa kalıyor ve onun için en büyük ceza bu oluyor. bu çaresizlikle ilk olarak annesinin yerine geçip babasıyla yakınlaşmaya çalışıyor. babasından tepki alınca, babasının sevgilisinin yanına gidiyor ve burada da babası olmaya çalışıyor. son çare olarak da ölen tenisçi kızın evine gidiyor ve oradan da kovuluyor.
filmde yine geleneksel bir son yok. önceden de yazdığım gibi yönetmenin ilk kez bir filmini izleyecekseniz sıkıcı gelebilir. ama yine de şans verin derim. iyi seyirler.
devamını gör...