1.
litvanya basketbol tanrısı, eski real madrid oyuncusu. politik nedenlerden dolayı nba'de 30 yaşından sonra oynayıp adını nba'e kazıyan adam. oğlu domantas sabonis de pacers forması giyiyor.
devamını gör...
2.
sabonis benim için 1986 dünya kupası finali ile özdeşleşmiş bir adam. trt sağ olsun bu finali özellikle 90'ların ortasında evirip çevirip tam kayıt olarak yayınlardı. en az 4-5 kere izlemişimdir o finali. sonucu bilmeme rağmen her seferinde de aynı heyecanla izledim maçı ki o da benim arıza tarafım *
amiral'in üzerinden yapmış olduğu takip smacına artık şapka mı çıkarırsınız? yoksa önünde saygıyla eğilir misiniz bilemem ama o dönem için bu hareket bence tam bir sanat eseriydi. sabonis bu smaçla david robinson ağabeyimize resmen şu mesajı verdi; çekil şuradan! hava kuvvetleri komutanı geldi. selam dur ve saygı duy!
bahsettiğim takip smacını 3.50'den itibaren aşağıda ki videoda bulabilirsiniz.
tabi o dünya kupasının efsane maçı yugoslavya-sovyetler yarı finalini de izlemenizde fayda var. o maçında tamamını aşağıya iliştireyim. zira drazen petrovic ve arvydas sabonis'i aynı parke üzerinde görmek büyük keyif.
bu adam bana göre basketbol tarihinin gördüğü en komplike beyaz pivottu. oyun tekniği ve görüşü muhteşemdi. 5 numara pozisyonu için pek de rastlanmayan muhteşem bir asist yeteneğine sahipti. ağır sakatlıklar geçirmiş olmasına rağmen nba'de oynadığı 6-7 senelik süreç onu efsaneler arasına sokmaya yetmiştir.
tanım: basketbol topu elinde kaybolan, parkelerin efendisi serisinin nahif ağaçsakal'ı, basketbol aşığı ent ağabeyimiz.
amiral'in üzerinden yapmış olduğu takip smacına artık şapka mı çıkarırsınız? yoksa önünde saygıyla eğilir misiniz bilemem ama o dönem için bu hareket bence tam bir sanat eseriydi. sabonis bu smaçla david robinson ağabeyimize resmen şu mesajı verdi; çekil şuradan! hava kuvvetleri komutanı geldi. selam dur ve saygı duy!
bahsettiğim takip smacını 3.50'den itibaren aşağıda ki videoda bulabilirsiniz.
tabi o dünya kupasının efsane maçı yugoslavya-sovyetler yarı finalini de izlemenizde fayda var. o maçında tamamını aşağıya iliştireyim. zira drazen petrovic ve arvydas sabonis'i aynı parke üzerinde görmek büyük keyif.
bu adam bana göre basketbol tarihinin gördüğü en komplike beyaz pivottu. oyun tekniği ve görüşü muhteşemdi. 5 numara pozisyonu için pek de rastlanmayan muhteşem bir asist yeteneğine sahipti. ağır sakatlıklar geçirmiş olmasına rağmen nba'de oynadığı 6-7 senelik süreç onu efsaneler arasına sokmaya yetmiştir.
tanım: basketbol topu elinde kaybolan, parkelerin efendisi serisinin nahif ağaçsakal'ı, basketbol aşığı ent ağabeyimiz.
devamını gör...
3.
böyle bir basketbol zekasını tekrardan parkelerde görmek, sanmıyorum ki mümkün olsun.
skorer oyunu, çift haneli ribaunt istatistikleri ve en üst seviye abd'li basketbolculara bile rahatça yaptığı blokları bir kenara, bu adam, 2.20 boyuyla öyle asistlere imza atıyordu ki, o'nu seyretmek gerçekten de tarifsiz bir zevkti.
bir messi vardır, bir ronaldo vardır ya hani mesela.
sabonis için de, basketbol sporunun zlatan ibrahimovic'i diyebiliriz rahatlıkla.
maçta top o'na gittiği an, gözlerini ne kadar az kırparsanız, o kadar şansılısınız.
o derece!
her an, dışarıdan çok karmaşık görünen bir pozisyonda bile, ''vaoovv'' modunda bir asist yapabilme potansiyeli vardı bu adamda.
skorer oyunu, çift haneli ribaunt istatistikleri ve en üst seviye abd'li basketbolculara bile rahatça yaptığı blokları bir kenara, bu adam, 2.20 boyuyla öyle asistlere imza atıyordu ki, o'nu seyretmek gerçekten de tarifsiz bir zevkti.
bir messi vardır, bir ronaldo vardır ya hani mesela.
sabonis için de, basketbol sporunun zlatan ibrahimovic'i diyebiliriz rahatlıkla.
maçta top o'na gittiği an, gözlerini ne kadar az kırparsanız, o kadar şansılısınız.
o derece!
her an, dışarıdan çok karmaşık görünen bir pozisyonda bile, ''vaoovv'' modunda bir asist yapabilme potansiyeli vardı bu adamda.
devamını gör...
4.
bu adamı nasıl anlatmalı. şöyle mukayese edeyim, oyunculuğuna çok saygı duyduğum shaquille o'neill, eğer sabonis amerikalı olsaydı hep onun gölgesinde kalırdı. shaquille'in yaptıklarını bu adam 1985-86'larda yapıyor, artı shaq'in yapamadıklarını da yapıyordu. öyle bir dönem ki pivotların pota altında malak gibi bekleyip, ribaund almaktan başka görevleri olmadığı bir çağdı. neredeyse kötürüm vaziyette 32 yaşında nba'e gidip, oradaki devlerle çarpışması ayrı bir olaydı. sscb'nin yetiştirdiği spordaki en büyük ismi odur desem belki abartmış olmam.
devamını gör...