kötü troll yazarlar dense katılacağım kampanyadır ama olmadığı için katılmıyorum. çünkü çok iyi bir troll yazar gelirse bence sözlük şenlenir. ama haddini bilmeli ve hassas konulara hassas yaklaşabilmeli. bu sebeple iyi trollere evet ama kötü trollere hayır.

trollü zeka işi olduğundan kah güleriz kah ders alırız.
devamını gör...

ayrılmak istediğini söyleyen eski sevgilim, ardından ısrarla dost kalmak istemişti. ben de "medeni olmalıyım, kaç yaşında insanlarız, aptallık etme kezban! tabiki dost kalmalıyız." dedim kendime. ulan keşke bir güzel sövüp, her yerden engelleseydim. o kadar pişmanım ki. her şeyin bir adabı varmış. insan gibi ayrılıp, herkes yoluna gitmeliymiş, tüm anılarını da alıp. bazen düşünüyorum da, şu ölümlü dünyada ne kötülüğü var onunla arkadaş olmamın diye. fakat onca senelik duygusal beraberliğimizin zerre saygınlığı kalmadı. zihnimde ona dair içimi ısıtan hiçbir anı yok. öyle boş, öyle gevşek, öyle vasat bir hal aldı ki bu durum. ha eski sevgilim, ha mahalledeki özcan abi... hiçbir fark yok aralarında.
devamını gör...

son derece haklı bir ebeveynin son derece haklı isyanı. yıllardır dillerimize pelesenk olagelmiş harikulade cümle. internet kültürümüzün vazgeçilmezi. sözlüklerin de olmazsa olmaz bakınızı.

izleyelim:


hayatlarımıza "al kırdın kırdın" deyişini de sokan tam hali:
devamını gör...

voca.ro/160bpy7aBzvO

*
devamını gör...

#1008387 yazı bir çok kişinin hislerine tercüman oldu. ilmek ilmek anlatmış tüm süreci tebrik ederim. bunun bir üst aşaması herkesi bir bir silmek oluyor. çevrendeki boş boğazlı insanlardan uzaklaşmak kurtulmakta diyebiliriz.
neden iş bulamıyorsun?
çalışmak istemiyor musun?
herkes buluyor vallaha sen hiç başvuru yapmıyor musun? ciddiye alıp savaşıyorsun bunlarla sinirli bir insan olup çıkıyorsun.ilk başlarda kendini eksik hissediyorsun onlar konuştuğunda gözlerin doluyor sonra lafların altında kalmak istemiyorsun onların yaptığı gibi kalp kırmaya başlıyorsun. bir keresinde ben çalışmamayı tercih ediyorum dediğimde benim trollediğimi anlamayacak saflıktaki kişi'nin salak bir yüz ifadesiyle karşılaşmıştım.o an ki sorgulamam da bu gerizekalı iş bulmuş çalışıyor sen nasıl bulamıyorsun şeklinde oluyor genelde. meraklı değiliz işsiz kalmaya. bu süreci hepimiz çok rahat bir şekilde atlatmıyoruz. sadece off her gün çok eğleniyoruz, rahatımıza düşkünüz baba parası yiyiyoruz şeklinde algılanmasını saçma buluyorum.
aslında en iyisini yapıyorsun keşke bende çalışmasam diyeni bile duydu bu kulaklar. geleceğini sağlama alamama ve önünü görememe kaygısı işsizlik. işsiz kalma sürecini bilmeyen yardımcı olamıyorsa kişiye hiç konuşmasın daha iyi.
devamını gör...

ya da kaçtı mı? aklıma nedense altınları alıp kaçan kuyumcular geliyor.* sözlükte bildiğimiz kadarıyla değerli bir maden yok. ama ya varsa ve yoldaş bunu bulduysa?
eğer öyleyse sorarım size; hani yoldaşlık? hani aileydik? püü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tabii bunlar işin şakası şukası. yoldaş umarım iyidir ve sadece biraz kafa dinlemek istemiştir.*
devamını gör...

bu başlık biraz genelleme olmuş ben pek katılmıyorum bu görüşe kadınlar kendilerine iltifat edilmesinden ilgilenilmesinden tabi ki hoşlanır aynı zamanda erkekler de bu durumlardan hoşlanır. biz kadınlar erkeklerden daha çok hissettiklerimizi dışa vurduğumuz için erkekler bunun tanımına aşk dediğimizi sanıyorlar. evet dile aktarırken ben aşık oldum deriz ama içi boş bir cümledir bu sizler de kanmayın bence erkekler... naçizane...
devamını gör...

semtleri karşı karşıya getiren, mahalleleri birbirinin çöküşü için dua etmeye yönelten hakikat sevgisi değil; üstün gelme arzusudur. bunların her biri hakikatin galip gelmesinin ve erdemlerin yüceltilmesinin değil de iç huzurun ve itaatin peşindedir.
-orlando-
devamını gör...

üst edit: az önce bir şey farkettim. moderatörler iko'yu ciddiye bile almıyor. yoldaş'a gelen eki ayırmışlar ama iko'ya gelen eki ayırmamışlar, yazıklar olsun.

iko şu an bu başlıkta.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

son zamanlarda yapılan yazar alımlarıyla anket sözlüğüne dönmüş sözlük. hele kazıklı maria adlı yutubır arkadaşımızdan gelen yazarlar ilk defa bir platformda yazmanın hevesiyle formatın içine ediyorlar.
devamını gör...

sevgili dost, kim kazandı? atom bombasını hiroşima'ya atan mı, everest'in tepesine ilk varan mı? doksanıncı dakikada maçı alan mı? diriler mi, ölüler mi? efendiler mi, köleler mi? kim kazandı? sevgili dost herkes kaybetti, ölüm kazandı.
devamını gör...

cool insandır. aynı zamanda karşıda ki kişinin son görülmesini de merak etmeyen insandır.
devamını gör...

ne yazık ki üzücü bir hikâye yazacağım. çok duygusal ve hassas yapıda olan arkadaşlar fotoğraflara tıklamasın. moral bozucu olabilir.

fotoğrafçı stanley forman'a pulitzer ödülü kazandıran fotoğrafın hikâyesi bu. forman, bir gazete için haber yapmak üzere bir yangın bölgesine gitmiş. orada çekim yaparken, itfaiyenin uzattığı yangın merdiveninden kurtarılmaya çalışılan bir kadınla çocuğun, merdivenin yıkılması sonucu aşağıya düşmelerine şahit olmuş. o sırada çekim yapmaya devam etmekteymiş.

ödülü kazanmaya kazanmış ama, bu fotoğrafla birlikte, bir fotoğrafçının (ya da gazetecinin) işini yapmaya hangi noktada son vermesi gerektiği, bu tür rahatsızlık verici fotoğrafları yayımlamanın etik olup olmadığı gibi tartışmalar da beraberinde gelmiş. ancak yetkililerin, yangın merdivenlerinin sağlamlığı ve güvenliği konusunda daha fazla tedbir almasını sağlamış aynı zamanda.

çocukla kadına gelince... çocuk kurtarılmış, ama kadın ne yazık ki hayatını kaybetmiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, alchetron. com'dan alıntıdır.)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, pbs.twimg. com'dan alıntıdır.)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, cloudfront. net'ten alıntıdır.)
devamını gör...

önce kendinize geç kalmayın bence. tecrübeyle sabittir birine geç kalmamak adına koşar da koşarsınız ne geriye ne ileriye bakmadan kendi hayatınızı hiçe sayarak durmadan onun için koşarsınız en sonunda baktığınızda görülen manzara ne ona yetişebilmişsiniz ne kendinize.. bu doğrusal bir çizgi ile düşünülürse tam olarak o sizden çok ilerde siz geridesiniz ve en önemlisi kendi hayat çizginizden tamamen sapmışsınız. bu manzarayla karşılaşmamak adına tavsiyem önce kendinize geç kalmayın çünkü bunun geri dönüşü asla olmayacaktır. ( benim için olmadı) karşınızda bulunan kişi sizinle olmak isterse emin olun zaten sizin zaman çizginize eşlik edecektir sizi mutlaka bulacaktır.
devamını gör...

en başta benim efendim. sözlüğün gelişmesi, gözden kaçan kaliteli çaylakların en kısa sürede yazar yapılması ve sözlüğün kalitesini bir adım daha öteye taşımak için yapılması gereken harekettir. aksi halde yeni kaliteli yazarlarla buluşmamız çok zaman alacaktır.
devamını gör...

siyasete bulaşma.
devamını gör...

yalnızca özgüvensiz, karaktersiz insanların yapacağı durumdur. çünkü düşünebilen, aklı eren insanlar hayattaki belki de en önemsiz şeyin dış görünüş olduğunu bilir. birinin dış görünüşüyle dalga geçiyorsanız ya kendinizle barışamamışsınızdır ya da salaksınızdır. başka bir açıklaması ne yazık ki yok.
devamını gör...

1978 yapımı, köyden kente göç eden bir ailenin dağılmasını anlatan orhan aksoy filmi. levent kırca'nın nadir sinema filmlerinden olup, başrolünü ayşegül atik'le paylaştığı yapımdaki yan roller hayli zengin. erol taş'tan hüseyin baradan'a, hulusi kentmen'den feri cansel'e, kayhan yıldızoğlu'ndan turgut özatay'a yok yok, henüz 14 yaşındaki cem davran da kadrodaki bir diğer isim. ayrıca müzikleri de özdemir erdoğan yapmış olup, orhan veli'nin bedava yaşıyoruz şiirine yaptığı beste de duyulmaktadır.


[[spoiler]]
"taşı toprağı altın" istanbul'a para kazanıp köylerine bir traktör götürmek üzere gelen uyanık ailesi, ailenin annesi fatma'nın amcası* tarafından karşılanır. amca onlara ev tutar, galeriden traktör için kayıt yaptırır ve işler ayarlar: fatma'ya* bir gazino şarkıcısının evinde hizmetçilik, kocası ökkeş'e* o yıllarda unkapanı'nda olan sebze halinde hamallık, ökkeş'in kardeşine bir müteahhidin yanında amelelik, evin küçük oğlunun ilkokula yazdırılamaması üzerine ona da bir çaycı çıraklığı.

filmin gelişme bölümüyse aile fertlerinin dürüstçe çalışarak gittikleri süpermarketteki fiyatları görünce şoka uğramalarıyla başlar. kentte para yetmemektedir, mecburen aile de gözlerini açar, parayı daha çok kazanmaya bakar. köylü kadını fatma, patroniçesinin* elbiseleri ve makyajını taklide çalışır, onun çapkınlığına şaşırsa da alışır. küçük oğlan mehmet, çay taşıdığı bir sigara kaçakçısının* çetesine katılarak daha iyi para kazanmaya başlar. grevcilerin linç etmeye çalıştığı müteahhidi* solculardan koruyan bıçkın kardeş cemal, bunun karşılığında müteahhidin kaçakçılık yaptığı depoya koruma olur, silahıyla caka satmaya başlar. bir tek ökkeş dürüstlükte direnmektedir. kasa kasa malları denize dökerek fiyatların düşmesini engelleyen patronuna* karşı çıkar, polise şikayet edilen kabzımalları denetleyen müfettişlere patronunu ele verir ve hamallıktan atılır. el mahkûm el arabasıyla zerzevat satmaya başlar, burada da iş yaptırmak için mecburen zabıtalara rüşvet verir.

bunca yozlaşmanın üstüne sonuç bölümüyse ailenin felaketini içerir. çeteye giren çocuk haraç isteyen reisi bıçaklar ve ıslah evine girer. patronunun deposuna polis baskın yaptığı zaman "cesedimi çiğnersiniz cart curt" diye bağırıp çatışmaya giren bıçkın kardeş polis tarafından öldürülür. patroniçesinin yanında gazinoda söylemeye başlayan fatma, gazino patronuyla beraber olmaya başlar. tüm ailesini kaybeden ökkeş nihayet traktörünü alır, ama plaka taktırmak üzere trafik şubede beklerken traktörü çalınır, polisler "plakası yok ruhsatı yok, bulamayız bunu" derler. ökkeş hiçbir şeyi olmadan, evden kaçmış bir kadın, hapiste bir çocuk, bir cenaze ve tüm parasını yiyip üstüne kaybolan bir traktörle el elde baş başta kalır...


[[/spoiler]]
devamını gör...

izmirdeki depremde 108 saat enkaz altında kalıp hayatını kaybeden 27 yaşındaki diş hekimi zarife doğan'ı hatırlatıyor artık hep bana. nişanlıydı evlilik hazırlığı yapıyordu ama bi fotoğrafta kaldı artık hepsi.o gün bugündür ne zaman dinlesem yüreğimi yakar bu türkü.mekanın cennet olsun zarife,o enkazın altında alamadığın her nefes yarım kalan her hayalin umarım sorumluların burnundan gelir.

''o bizim kavuşmalarımız a yarim;mahşere kaldı.''
devamını gör...

nickini gördüğümde her an tacize uğrayacakmışım gibi hissetsem de sevdiğim bir cinci.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim