namı diğer beyaz gök gürültüsü. lakotaların önemli kabile şeflerinden birisidir.
gençliğinde etkileyici bir savaşçı olduğundan bahsedilir. özellikle lakotalar ve omahalar arasında bölge paylaşımı ve bufalo av alanları için yapılan savaşlar sayesinde efsane olarak anılmaya başlamıştır. omahaların ünlü melez kahramanı logan fontenelle'i öldürdüğünden bahsedilir. benim kendisi ile tanışmam ise george h. hyde'ın ''a sioux chronicle'' adlı kitabını okumam vesilesi ile oldu. kitap aslında 12 yıllık bir dönemi kapsıyor ve wakiyan ska'nın biraz daha yaşlandığı dönemlerden orada bahsedilmiş. ufak geri dönüşler sayesinde gençliğinden biraz haberdar oluyorsunuz. öyle çok geniş bir hayat hikayesi barındırmıyor yani. omahalarla yapılan savaştan sonra ise horse creek savaşında, amerikan kolordusunun komutanını öldürüyor. ama o esnada yaralandığından bahsediliyor. işte ondan sonra da amerikan ordusunda izcilik görevi yapmaya başlıyor. *

benim kızılderililere olan ilgimi sözlüğün eskileri bilir. bu adam benim niye dikkatimi çekti? çünkü kendisinin çılgın at'ın yakalanması mevzusunda parmağı varmış. işte benim kayış orada koptu. little big man'in ihanetinden sonra çılgın at'ın böyle bir ihanete daha maruz kalması beni ziyadesi ile üzdü. savaşlarda gösterdiği başarılar vesaire bunların hepsi hikâye oldu. susan bordeaux bettelyoun'ın''with my own eyes'' adlı kitabında da kendisinden bahsediliyor lakin çok fazla ayrıntı bulmanız mümkün değil. diğer ahlaki sorunları vesaireler de var lakin onların şu an benim için önemi yok. benim için ihanet hikayesinin ayrıntıları önemli. daha fazla bilgi edinirsem zaten bu tanımı güncellerim.

bu tarz konulara ilgisi olan arkadaşlar varsa ve ilgili başlıkları görmemişlerse o dönemle ilgili bazı hususları paylaştığımız şu başlıklar sözlükte mevcut. değerli oglalalakota'nın kendisi burada olmasa dahi yazıları halen burada. okumanızda fayda olacaktır.

(bkz: çılgın at)(bkz: oturan boğa)(bkz: hayalet dansı) (bkz: kızıl bulut)

kendisinin 1880 yılında çekilmiş bir fotoğrafını aşağıya bırakıyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: hayvan çiftliği george orwell)
devamını gör...

büyük şair. kendisi ile teşviki mesaimiz de olmuştu 90 larda. bu rahmetli abimizi çok tanımam ,şiire de merakım pek yoktu. istiklal marşı, istanbulu dinliyorum kıvamındaydım hatta. edebiyat hocamızın dönem ödevi konusunda bana da bir röportaj çıktı . baktım ankara’da ünlü kim var. bir iki eski futbolcu , politikacı felan olmaz dedim. yazar ararken atilla ilhan ismine denk geldim. kendisine ulaştım. o dönemler insanlar değerliydi ve karşındakine de değer verirdi. 10-15 gün sonraya randevu verdi bize, ben de başladım adamı çalışmaya kitaplarını vs okumaya. okudukça beğendim okudukça sevdim. neyse gittim evine salak salak sorular hazırlamışım en sevdiğin yemek kıvamında. ilk defa eve ayakkabı ile girilen bir eve gitmiştim way be demiştim. çıkarma olum demişti ben yine de çıkarmıştım mahcubiyetimden. çay kahve amca beni sevdi ne soracan bakalım dedi?ben de utana sıkıla bunları hazırladım dedim . çıkardım soruları, beğenmedi tabiki cevaplamadı da. gel biz senle takılalım yeniyuzyıldan gelecekler röportaj için sen onlardan kopya çek hem neler sorulur öğrenirsin dedi. olur dedim bir abla geldi daha kapsamlı sorularını not aldım onları bana uzun uzun cevapladı. sen dedi ver bunları ben süsletip dosyalatıp sana veriyim dedi. olur dedim ben de kitaplarımı okudun mu dedi. okudum aldım hatta dedim . kaç para harcadığımı sordu. hangilerini aldığımı sordu söyledim ben de. velhasıl almadığım kitaplardan bana imzalı olanlarını verdi. mekanı cennet olsun ben de bu anı ile yeri ayrıdır.
devamını gör...

bize hiçbir şey yapmadılar -sadece bizi en mutlak anlamdaki hiçliğin içerisine yerleştirdiler, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerindeki hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz.
satranç, stefan zweig


ben hiçliği temsil ediyorum. adım hiçlik kontu, senatör. doğmadan önce var mıydım? hayır. öldükten sonra var olacak mıyım? hayır. ben neyim? bir organizmaya eklenmiş bir parça toz. bu dünyada ne yapacağım? seçme hakkı benim. acı çekmek ya da keyif almak.
sefiller, victor hugo


boşluk duygusu. bir yere ait olamama. hayatı anlamlandıramama. varlık ile hiçlik arasında gidilen bu yolda hiçlik ağır bastığında ürkütücü bir hal alıyor her şey. koca bir sıfırdır hiçlik..
devamını gör...

bir tane yumruk at.
( şaka)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sayın sözlük yazarları, öncelikle o öğrencilerin içinden biri olarak size cevap vermek istiyorum. önümüzdeki dönemlerde gelecek haberler doğrultusunda insanların bloklaşmaya başladığını göreceksiniz. yobazlar çocuklarının katılmasına izin vermeyecek. ama gençlerin buna karşı çıkacağına eminim. artık adaletin tecelli etmediğini hepimiz biliyoruz. yakında gelecek kaos dönemi için hepinize önerim ya sosyal medyadan destekleyin,ya siz de katılın ya da hiç bulaşmadan evinizde oturun. size diyeceğim bardak doldu taştı sel oldu. sadece son bişey bekliyoruz. onların da istediği bu. sonra yine gezi gibi olacak. onlar da gurur duyacaklar. ha eğer siz de destek verirseniz. belki.... belki bu sefer başarabiliriz. biz hazırız, peki ya siz?
devamını gör...

cağnımm patron, sözlük kurucusu, yol gösterici, kıyak insan. sinirlendirme çabalarıma rağmen hep sakindir. *

hakkında o kadar çok söylenti var ki, kim bilir hangisi doğru. bazen bir mümin cemaatçi, bazen viskisiyle şömine başında keyifçi, bazen yeşil parkasıyla eylemlerde, bazen bir kgb ajanı, bazen bir hokkaaabazz. *

not: bana torpil geçmediği için bir miktar tripli olabilirim. koskoca yönetici yap ama rozet takamasın, olcak şey mi ??
devamını gör...

t: sözleri sabahattin ali'ye ait olan bir zülfü livaneli parçası.
uygur türkü abdurehim heyit de pek bir güzel yorumlar:
devamını gör...

-sınıf öğretmenimizin her hafta en çok çalışan derse katılan kişiye özel ‘haftanın prensesi/prensi’ gibi yazılar bastırıp sınıfa asması
-okuldan çıkıp eve gitme hevesiyle koşarken düşüp sol el bileğimi kırmam
vee en unutamadığım:
-en yakın 2 arkadaşımın ve benim aynı çocuktan hoşlandığımızı aynı anda söylememiz*.
devamını gör...

keşke iletişime açık bir insan olsaydın da içimi burada dökmek zorunda kalmasaydım...
sırf baba oldun diye kendini bir şey zannediyorsun. çünkü siz babalar dövseniz de, bize pislik muamelesi yapsanız da her zaman haklısınızdır(!) kesin biz bir haltlar yemişizdir.

babaların çocuklarına sevgilerini göstermedikleri söylenir. bu bence koca bir saçmalık. seviyorsan belli edeceksin. ben sevgini göremedikten, hissedemedikten sonra bunların hiçbir anlamı yok.

neymiş şımarırmış, baba otoritesini tanımazmış... haydi oradan! sen benimle arana duvar örmeye devam ettikçe ben sana hiçbir şeyimi anlatmam. istemesem de yalan da söylerim, bir şeyler de saklarım. sen bana arkadaş olacağın yerde gençliğimi çalan bir hırsız oldun.

senin savunduğun o köhne değerler yüzünden ne çocukluğumu yaşayabildim, ne gençliğimi yaşayabildim. bak senin yüzünden her an parmak ucunda yürüyen bir insan oldum. benim bir birey olduğumu kabul etmedin. kişisel alanıma saygı duymadın. hoş görülebilecek çocukluk ve gençlik hatalarını suç saydın, yıllarca bana fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladın. yaşımın üstünde olgunluk bekledin benden. bak arkadaşlarım bana 80 yaşında bir ninenin ruhunu taşıdığımı söylüyorlar. ben henüz çeyrek asırlık bile olmadım ama kendimi yaşlı hissediyorum.

benden proje çocuk yaratmaya çalıştın. benim başarılarımdan kendine pay çıkarmak istedin. dışarıdan "ne güzel, çocuğunun yeteneklerini keşfeden bilinçli bir baba." imajı yarattın. ama senin tek yaptığın, beni yaşıtlarımla rekabet etmeye zorlamak oldu. beni çocuk işçi gibi kullandığını bilmiyor muyum sanıyorsun? benim üniversiteye kadar doğru dürüst arkadaşım olmadı. yarattığın proje yüzünden yaşıtlarım benimle hep mesafeli oldu.

ben yoruldum baba. yetişkinlik çağımı mahvetmene izin vermeyeceğim. mesleğimi elime alır almaz senin boyunduruğundan kurtulacağım. kendi duzenimi kurup tek başıma yaşayacağım. seni arayıp sormayacağım bile. hayatımda sana yer olmayacak artık. geçmişimin intikamını senden tek tek alacağım. haydi beni hayırsız evlat ilan et. haydi bana vefasız de. inan bana hiçbiri umurumda olmayacak. bana yaşattıklarından sonra bu yaptıklarım az bile kalacak.

tam 17 sene boyunca ensemde boza pişirdin. benim anksiyete sahibi bir birey olmama neden oldun. her hatamda bana hakaret ettin. bir babanın, çocuğuna söyleyemeyeceği şeyler söyledin. ama ben sesimi biraz yükseltsem suçlu olurdum, evin huzurunu bozan kişisi olurdum.

sen bana ağzına geleni söyleyeceksin, ben de susacağım öyle mi? yok öyle dünya! sırf babamsın diye bu yaptıklarına rağmen sana saygı duyacağım öyle mi? çok beklersin! sen bana saygı duydun mu?

beni sevdiğine zerre inanmıyorum. insan sevdiğine hayatını zindan etmez. ben de seni sevmiyorum. senden nefret de etmiyorum. artık o kadar umurumda değilsin ki...

sadece aynı çatı altında zoraki bir şekilde sana tahammül etmeye çalışıyorum. ama eskisi gibi susup sinmiyorum bir köşeye. bu daha başlangıç...
devamını gör...

evet arkadaşlar bugün iş yerinin çay ocağında suyun kaynamasını beklerken fark ettiğim bir gerçektir. şimdi amelie diye epey ünlü bir fransız filmi var. baş roldeki hanım kızımızın adı da amelie ve film boyunca bize hep çok tatlış, içe dönük ama altın gibi kalbi var minvalinde gösteriyorlar kendisini. lakin işin aslı gerçekten öyle mi acaba? mesela bu hanım kızımız dürbünle komşuları gözetliyor ardından masum ve sevimli yüzüyle ah bu amca böyle işte der gibi bakıp gülümsese de bu esasen dikizci olduğu gerçeğini değiştirmiyor. neyse asıl kötülük kısmı bu değil o olayı aktarayım. spoiler'lı ama o tag'in içine koymayacağım haberiniz olsun. şimdi bu amelie garson ve bildiğiniz üzere iş yerinden bir hanfendinin eski sevgilisi sürekli gelip bir masa tutuyor ve kadına gözünü dikiyor rahatsız ediyor. bir de aynı işyerinde hastalık hastası bir hanfendi var biraz garip tip. bu amelie de öyle iyilik meleği ki hem takıntılı eski sevgili mutlu olsun hem bizim hastalıklı ucube diye düşünüp bunların arasını yapıyor. bunlar sevişince de pek mutlu oluyor ah ah amelie sen ne iyi yürekli bi kızsın ya ne düşünceli. yav evladım sen manyak mısın? takıntılı problemli adamı niye iş arkadaşının başına sardırıyorsun? huylu huyundan vazgeçer mi hiç? bi de iyi bi şey yapmış gibi bunlara bakıp tatlı tatlı gülümsüyor. zaten daha sonra beklenen oluyor herif takıntılı çünkü bizim hastalık hastası hanımefendiyi de rahatsız etmeye başlıyor. pek pişmanlık emaresi göremedik ama. neyse kısaca amelie iyilik meleği altın kalpli filan değildir arkadaşlar, insanların hayatına çaktırmadan müdahale etmeyi seven gri biridir kanımca.
devamını gör...

çevresindeki insanları üzmemek için ya da sadece açıklama yapmak istemediği için numara yapan insan da olabilir.
devamını gör...

helios’un profil fotoğrafında; arka koltukta oturan, havalı güzellik olduğunu tahmin ettiğim moderatör.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gel de sevme memleket ordu
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

önemli olanın kalp olduğunu er geç anlayacaksınız. çirkinlik sizde değil karşınızdakinin bakışlarında olan bir şey.
devamını gör...

sabah sporu için ayılmaya çalışan bir adet ben koyalım şuraya.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
fotoğraf dünden ve ben dün pek yoğundum yazamadım buralara.

güüüüünaaayyyydınnnnn!
haydin sokağa!
başkası çağırsa çıkarsınız ama hahahaha.
aman ağzımızın tadı bozulmasın ali rıza bey. yok ya bu burada değildi.
günaydın demiş miydim?
günaydın efem günaydın.

sabah sporları yapıldı mı acep?
ben 6.30'da sokaklardaydım. hava hafif serin ne serini yaa bildiğin soğuk hele ki sabahın o saatinde aman aman. çıkmayın anacım aklınız varsa aman ya da çıkın be bana ne hahah.

evet evet bazı ruhsal sorunlar yaşıyor olabilirim. yoo ne münasebet sensin deli!

vitaminimi drinklerken az bir sözlükte dolanam bakayım ne var ne yok dedim. yokluğumda neler oldu anlatın bakem? ben bir kayboluyorum buralarda olaylar olaylar malum. sonra yetişemiyorum hıza.

neyse efem keyfim pek yerinde. cokcok bu ara iyi. diğerleri de ehh hallice ee daha ne olsun? sahi ne olsun?

bu arada bir iki gündür sürekli araba çarpmış, hasta, gözünün ucundan ayaklarına kadar uyuz, tümörlü, durumu bayağı fena sokak hayvanlarıyla karşılaşıyorum. aslında bu durum beni uzun zamandır düşündürüyordu ne yapabilirim diye? eskiden rahattım dünyalar tatlısı bir veteriner abim vardı. bulduğumu götürüyor tedavi ettiriyordum. bir çoğundan para bile almıyordu. 4, 5 seneyi böyle geçirdik. benim altın kalpli canım abim aramızdan ayrıldı ve sokak çocuklarım yetim kaldı. şimdilerde bırakın sokak çocuklarını alıp vete götürmeyi kendiminkilere bile yetemiyorum. cokcok'u kliniğe götürdüm. hastalığını buldular ve tedaviye başladılar inanır mısınız kendimi özel hastaneye götürsem o kadar fatura çıkmazdı. yapılan şey tam kan sayımı öyle detaylı bir şeyde yok yani.

neyse efem işte bu durum uzun zamandır düşündürüyordu beni ve ben insanlık için küçük kendim için büyük bir adım atıp laborant ve veteriner sağlık bölümünü yazdım. efendim şimdi siz ne yararı olacak diyebilirsiniz. şöyle izah edeyim. ben uzun yıllar sokak hayvanları için barınaklarda gönüllü çalıştım, çok hasta olanları alıp eve getirip evi klinik gibi kullandım. iğnelerini yapıp, serumlarını taktım falan filan. o zamanlar hasan abi yoktu tabi yine. hasan abi gelince bende bir rahatlama oldu ve gece bile abi yetiş desem hemen kliniğini açıyordu. şimdi yine elde sıfır moduna döndük. ben de dedim ki o zaman kendi canlarıma yine kendim bakarım. okula başladığım yetmedi bir de şimdi veterinerlere yardımcı personel, asistan, sekreter vs. şeklinde başvurularda bulunuyorum. bir iki yerden umutluyum bakalım. neden olmasın değil mi?

neyse işte mutluluğumun bir nedenide bu. yeni bir başlangıç, yeni bir heyecan, yeni bir yaşam gayesi gibi...

şans dileyin bakalım.
mucukss canlar...
devamını gör...

tarikatlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim