cüzdanda fotoğraf taşımak
herhangi bir kuruma başvururken işlem için 2 fotoğraf gerekli durumunda peki efendim buyrun şeklinde rahat bir şekilde işini halledebilecek kişilerin yaptığı eylemdir.
eski nesil sevdiklerini taşıyor her ne kadar cüzdanı açıp bakmasalar bile..
eski nesil sevdiklerini taşıyor her ne kadar cüzdanı açıp bakmasalar bile..
devamını gör...
kleptomani
çalma dürtüsüne karşı koyamama ile karakterize dürtü denetim bozukluğudur.
kişi eylemin yanlış ve zararlı olduğunun farkındadır ancak yine de yapar.
genellikle değersiz şeyler olmakla beraber psikiyatrik bir rahatsızlıktır, tedavi edilmelidir.
kişi eylemin yanlış ve zararlı olduğunun farkındadır ancak yine de yapar.
genellikle değersiz şeyler olmakla beraber psikiyatrik bir rahatsızlıktır, tedavi edilmelidir.
devamını gör...
mustafa kemal atatürk
türkiye cumhuriyeti'nin kurucusu. yaptığı, yazdığı, söylediği ve teşvik ettiği şeylerin yüzyıl geçmiş olmasına rağmen hala anlaşılamamış, adı yersiz fanatikliklere kurban gitmiş büyük fikir ve devlet adamı. keşke aklından geçenlerin milyonda birini anlayıp uygulayabilsek.
devamını gör...
herediter sferositoz
eritrosit membranında bulunan ankrin,spektrin,band3-4 proteinlerinin eksikliğine bağlı oluşan hastalıktır.
eritrositler bikonkav hali bozulur,sferosit haline gelir.
klinikte hastalarda genelde sarılık,splenomegali(dalak büyümesi),safra taşı görülür.
genç bir hastada safra taşı saptanması durumunda araştırılmalıdır.
tanı aşamasında mchc düzeyinin yüksekliği ayırt edicidir.
bir diğer yöntem ise ozmotik frajilite testidir.hipotonik ortamda sferositlerin kolayca parçalanması mekanizmasına dayanır.
tedavide mutlak splenektomi(dalağın cerrahi yolla çıkarılması) endikasyonu vardır.
ancak bu sferositoz oluşumunu değil hemoliz yani anemi oluşumunu önler.
eritrositler bikonkav hali bozulur,sferosit haline gelir.
klinikte hastalarda genelde sarılık,splenomegali(dalak büyümesi),safra taşı görülür.
genç bir hastada safra taşı saptanması durumunda araştırılmalıdır.
tanı aşamasında mchc düzeyinin yüksekliği ayırt edicidir.
bir diğer yöntem ise ozmotik frajilite testidir.hipotonik ortamda sferositlerin kolayca parçalanması mekanizmasına dayanır.
tedavide mutlak splenektomi(dalağın cerrahi yolla çıkarılması) endikasyonu vardır.
ancak bu sferositoz oluşumunu değil hemoliz yani anemi oluşumunu önler.
devamını gör...
en yakındaki kitabın 17. sayfasının 3. cümlesi
"daha çok yaşayanlar bile, kendini yetiştirme işini ömürlerinin ilk döneminde bitirmiştir."
bir ömür nasıl yaşanır, ilber ortaylı
bir ömür nasıl yaşanır, ilber ortaylı
devamını gör...
kötü espriler
-hocam karpuz sever misiniz ?
+ne alaka evladım ? severim!
-hocam ben karpuz sevmiyorum yağmurpuz daha çok hoşuma gidiyor.
(hani kar puz yağmur puz . kfkfkfk)
not:sene 2011 civarı bu espiri yüzünden iktisat dersi hocası 1 yıl boyunca dersine almadı ve kaldım.
+ne alaka evladım ? severim!
-hocam ben karpuz sevmiyorum yağmurpuz daha çok hoşuma gidiyor.
(hani kar puz yağmur puz . kfkfkfk)
not:sene 2011 civarı bu espiri yüzünden iktisat dersi hocası 1 yıl boyunca dersine almadı ve kaldım.
devamını gör...
kıskançlığı yenme yolları
kıskanmak özgüven sorunlarından veyahut kendinle barışık olamamaktan gelir. ve bu hepimizde olan bir şey, insani bir şey.
fakat hayatınızda kıskançlık rol oynamaya başlıyorsa alarm çalıyor demektir.
kendinizle barışmaya çalışın, kendinize güvenin.
fakat hayatınızda kıskançlık rol oynamaya başlıyorsa alarm çalıyor demektir.
kendinizle barışmaya çalışın, kendinize güvenin.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
etrafimda gordugum taniyip tanimadigim her cocuga yavrum ayağına çorap giy, içinde atlet var mı senin diye sormak.
devamını gör...
#masketakmıyoruz
toplum sağlığı için tehdit olan ve bu nedenle bazı yaptırımlara maruz kalacak insanların bilinçsizliğini ayna gibi yansıtan kampanyadır.
ekleme: enfeksiyon hastalıkları tıpta en zor ve karmaşık alanlardan birisidir,bilen bilir.bu konuda ciddi çalışmalar yapan bilim insanlarıdır enfeksiyon hastalığı uzmanları.yüzlerce uluslararası saygın makalesi olan hocalarımıza ve uluslararası anlamda halk sağlığını koruma ilkesine sahip dünya sağlık örgütü'ne güvenmek elbette ki en mantıklısıdır.belki bilmeyenler vardır, salgın durumlarında kişisel önlemlerin başında onca yıldır bilinen maske en koruyucu önlemdir.saydam maskeleri ve telsiz olanları elbette ki kullanmayın.eczanelerden alın lütfen.teli de bükerek burnunuzun üzerine iyice oturtun. bu arada maskeler %90-95 koruyuculuğa sahiptir. aşıların koruyuculuğu ise kişiden kişiye çok değişir.bazı insanlarda hemen ve yeterli düzeyde antikor oluşur fakat bazı insanlarda nedense bu olmayabilir.aşı olmayın da demiyorum,ben oldum ve profesörlerden pratisyenlere kadar tüm doktorların ve sağlıkçıların olduğunu da biliyorum.yani salgının çığırından çıkmaması için maske şarttır. maskeyi doğru takmadıktan sonra tabiki takmayın daha iyi,anlamı yok.bir cerrahi maskenin üstüne n95 takan sağlıkçıları da gördük.doğru değil bu*.maske filtredir. cilt ile arada hiçbir boşluk kalmamalı.bu arada ıslanan bir maskenin de filtre niteliği ortadan kalkar.değiştirmek gerekir.
ekleme: enfeksiyon hastalıkları tıpta en zor ve karmaşık alanlardan birisidir,bilen bilir.bu konuda ciddi çalışmalar yapan bilim insanlarıdır enfeksiyon hastalığı uzmanları.yüzlerce uluslararası saygın makalesi olan hocalarımıza ve uluslararası anlamda halk sağlığını koruma ilkesine sahip dünya sağlık örgütü'ne güvenmek elbette ki en mantıklısıdır.belki bilmeyenler vardır, salgın durumlarında kişisel önlemlerin başında onca yıldır bilinen maske en koruyucu önlemdir.saydam maskeleri ve telsiz olanları elbette ki kullanmayın.eczanelerden alın lütfen.teli de bükerek burnunuzun üzerine iyice oturtun. bu arada maskeler %90-95 koruyuculuğa sahiptir. aşıların koruyuculuğu ise kişiden kişiye çok değişir.bazı insanlarda hemen ve yeterli düzeyde antikor oluşur fakat bazı insanlarda nedense bu olmayabilir.aşı olmayın da demiyorum,ben oldum ve profesörlerden pratisyenlere kadar tüm doktorların ve sağlıkçıların olduğunu da biliyorum.yani salgının çığırından çıkmaması için maske şarttır. maskeyi doğru takmadıktan sonra tabiki takmayın daha iyi,anlamı yok.bir cerrahi maskenin üstüne n95 takan sağlıkçıları da gördük.doğru değil bu*.maske filtredir. cilt ile arada hiçbir boşluk kalmamalı.bu arada ıslanan bir maskenin de filtre niteliği ortadan kalkar.değiştirmek gerekir.
devamını gör...
21 mart dünya down sendromu farkındalık günü
madem farkında oluyoruz öyleyse öncelikle hayatlarını zorlaştıran problemlerin farkında olalım. bu sebeple bu başlığın altına; ''oyyyş ağzını yidiğimin çikik güzlü minnakları'' yazmadan size bu insanların hayata tutunmak için geçtiği çetin yollardan bahsedeyim zira bu insanların en büyük ihtiyaçları; ''uyyy hele hele minnoş'' diyerek sevilmek değil, hayata katılmaları yönünde önlerinde engel teşkil eden sorunların çözülmesi. sevmek zorunda değilsiniz zaten ancak hayatı mümkün mertebe eşit şartlarda yaşamak için gerekli düzenlemeleri yapmak mecburiyetindeyiz.
dikkat
-yazının buradan sonrası biraz soğuk duş etkili olabilir-
şartları eşitlemekten bahsettik ancak ben bugün bize düşen kısımlarından bahsetmek istiyorum zira kalan kısmı milli eğitim bakanlığının yükümlülüğüdür.
down sendromlu bir çocuk dünyaya getireceğini öğrendiğiniz yakınlarınız muhtemelen dehşete düşmüş vaziyette; '' eyvah, ne olacak şimdi?'' sorusu ile ''hayır, haşaa bizim çocuğumuzda olmaz öyle şeyler'' şeklinde reddetme ile kendilerini paralıyor olacaktır. tüm bunlar kabullenme süreçlerinde olağan ve son derece doğal tepkilerdir. bu süreçte ailelerin çevresel mutlak kabule ihtiyaçları vardır. çevreden gelen; ''püüü senin gibi karıyın, sağlıklı çocuk doğuramadı benim oğluma'' gibi cazgır ve çirkin tepkiler ailelerin yalnızca yıpranmasına ve hatta çocuklarından nefret etmesine sebep olabiliyor dolayısıyla yıkıcı, yıpratıcı, aşağılayıcı ve iğneleyici her türlü söylemden son derece kaçınmak gereklidir fakat toplumumuzda gelen tepkiler daha çok şu şekilde olmaktadır; ''her şerde bir hayır vardır'' , ''allah'ın işine karışılmaz.'', ''kaderinizde varmış'' gibi sadece kişinin ilahi bir temelli kabullenişe sürükleyici şekilde olmaktadır. bu tepkilerin ardından aileler genellikle çocuklarını allah'ın onları cezalandırmak için gönderdiği sanrısına kapılmaktadırlar. burada bizlere düşen ise mümkün mertebe çenelerimizi kapalı tutup fikrimiz sorulmadıkça söylememektir. fikrimiz sorulduğunda ise tüm bunların hayatın olağan akışında yer alan durumlar olduğu nu ifade edip durumu mümkün mertebe normalleştirmektir. *
gebelik süreci tamamlandığında ve doğum gerçekleştikten sonra olan süreçte ise mümkün mertebe herkesin soğuk kanlılığını koruyarak çocuğun gelişimini destekleyecek konular eğitimler ve süreçler hakkında bilgi sahibi olmaktır ve akabinde aileye sürekli çocuğun görünüşü ile ilgili espriler, tatlışlıklar ve bilumum kıyaslamalar yapmamaktır. normal kabul ettiğiniz çocuklara nasıl yaklaşıyor nasıl konuşuyor nasıl seviyorsanız aynı şekilde sevebilirsiniz sonuçta hepsi çocuktur.
okul döneminden önce ise zaman uzman kişilerce çocuk rehabilitasyon hizmetlerinden mümkün mertebe faydalanıyor olacaktır. sizin unutmamanız gereken ise 5378 sayılı engeliler kanunudur. ''püü çoçikime otizm bulaştıracak down sendromu bulaştıracak' gibi safsatalarla idari kadro ile öğretmenlere baskı uygulamak suretiyle çocukları örgün eğitimden uzaklaştırmaya çalışırsanız -ki o çocuklar özellikle benim öğrencilerimse sizi itin götüne sokar çıkarmam-* yukarıda bahsettiğim kanun ağzınızın payını almanıza yetecektir. siz en iyisi efendi efendi karışmayın.
bir diğer konu ise iş yerlerinde beceremediğiniz, kaybettiğiniz evrakları özellikle kendini ifade etme noktasında daha negatif şartlarda mücadele eden down sendromlu insanlara yıkıyor ve işin için sıyrılıyorsunuz -yaşadık bunları, tecrübe konuşuyor- yapmayın bunu. çocuklara zarar vereceğinizden değil karakterinizi kaybedeceğinizden yapmayın, kendinize biraz saygınız olsun.
(bkz: kendime saygım yok davranışları)
hah birde tüm yukarıda yazdıklarımı yapıyor ve buna rağmen çevrenizden sempati kasmak için her 21 martta storylerinizde downlu çocuk fotoğrafı paylaşıyorsanız onu da yapmayın çünkü yine (bkz: kendime saygım yok davranışları)
dikkat
-yazının buradan sonrası biraz soğuk duş etkili olabilir-
şartları eşitlemekten bahsettik ancak ben bugün bize düşen kısımlarından bahsetmek istiyorum zira kalan kısmı milli eğitim bakanlığının yükümlülüğüdür.
down sendromlu bir çocuk dünyaya getireceğini öğrendiğiniz yakınlarınız muhtemelen dehşete düşmüş vaziyette; '' eyvah, ne olacak şimdi?'' sorusu ile ''hayır, haşaa bizim çocuğumuzda olmaz öyle şeyler'' şeklinde reddetme ile kendilerini paralıyor olacaktır. tüm bunlar kabullenme süreçlerinde olağan ve son derece doğal tepkilerdir. bu süreçte ailelerin çevresel mutlak kabule ihtiyaçları vardır. çevreden gelen; ''püüü senin gibi karıyın, sağlıklı çocuk doğuramadı benim oğluma'' gibi cazgır ve çirkin tepkiler ailelerin yalnızca yıpranmasına ve hatta çocuklarından nefret etmesine sebep olabiliyor dolayısıyla yıkıcı, yıpratıcı, aşağılayıcı ve iğneleyici her türlü söylemden son derece kaçınmak gereklidir fakat toplumumuzda gelen tepkiler daha çok şu şekilde olmaktadır; ''her şerde bir hayır vardır'' , ''allah'ın işine karışılmaz.'', ''kaderinizde varmış'' gibi sadece kişinin ilahi bir temelli kabullenişe sürükleyici şekilde olmaktadır. bu tepkilerin ardından aileler genellikle çocuklarını allah'ın onları cezalandırmak için gönderdiği sanrısına kapılmaktadırlar. burada bizlere düşen ise mümkün mertebe çenelerimizi kapalı tutup fikrimiz sorulmadıkça söylememektir. fikrimiz sorulduğunda ise tüm bunların hayatın olağan akışında yer alan durumlar olduğu nu ifade edip durumu mümkün mertebe normalleştirmektir. *
gebelik süreci tamamlandığında ve doğum gerçekleştikten sonra olan süreçte ise mümkün mertebe herkesin soğuk kanlılığını koruyarak çocuğun gelişimini destekleyecek konular eğitimler ve süreçler hakkında bilgi sahibi olmaktır ve akabinde aileye sürekli çocuğun görünüşü ile ilgili espriler, tatlışlıklar ve bilumum kıyaslamalar yapmamaktır. normal kabul ettiğiniz çocuklara nasıl yaklaşıyor nasıl konuşuyor nasıl seviyorsanız aynı şekilde sevebilirsiniz sonuçta hepsi çocuktur.
okul döneminden önce ise zaman uzman kişilerce çocuk rehabilitasyon hizmetlerinden mümkün mertebe faydalanıyor olacaktır. sizin unutmamanız gereken ise 5378 sayılı engeliler kanunudur. ''püü çoçikime otizm bulaştıracak down sendromu bulaştıracak' gibi safsatalarla idari kadro ile öğretmenlere baskı uygulamak suretiyle çocukları örgün eğitimden uzaklaştırmaya çalışırsanız -ki o çocuklar özellikle benim öğrencilerimse sizi itin götüne sokar çıkarmam-* yukarıda bahsettiğim kanun ağzınızın payını almanıza yetecektir. siz en iyisi efendi efendi karışmayın.
bir diğer konu ise iş yerlerinde beceremediğiniz, kaybettiğiniz evrakları özellikle kendini ifade etme noktasında daha negatif şartlarda mücadele eden down sendromlu insanlara yıkıyor ve işin için sıyrılıyorsunuz -yaşadık bunları, tecrübe konuşuyor- yapmayın bunu. çocuklara zarar vereceğinizden değil karakterinizi kaybedeceğinizden yapmayın, kendinize biraz saygınız olsun.
(bkz: kendime saygım yok davranışları)
hah birde tüm yukarıda yazdıklarımı yapıyor ve buna rağmen çevrenizden sempati kasmak için her 21 martta storylerinizde downlu çocuk fotoğrafı paylaşıyorsanız onu da yapmayın çünkü yine (bkz: kendime saygım yok davranışları)
devamını gör...
arım balım peteğim
eski türk filmleri 'nde fonda çalan çok güzel bir zeki müren şarkısı.
arım balım peteğim
gülüm dalım çiçeğim
bilsem ki öleceğim
yine seni seveceğim.
arım balım peteğim
gülüm dalım çiçeğim
bilsem ki öleceğim
yine seni seveceğim.
devamını gör...
antalya'da kadına şiddeti izleyen esnaf
o zaman fikir s.çalım :
-esnaf müdahale etti ve saldırgan cebinden çıkardığı bıçakla esnafı yaraladı.
-esnaf müdahale etti ve saldırgan arabasından silahı alıp esnafı vurdu.
-esnaf müdahale etti ve saldırgan arkadaşlarını toplayıp esnafı darp etti.
-esnaf müdahale etti ve saldırgan arkadaşlarıyla gelip dükkanını yakıp yıktı.
...
-esnaf müdahale etmedi ve toplumun tepkisini çekti.
esnaf ne yapsın yahu devlet üç maymunu oynarken ?
-esnaf müdahale etti ve saldırgan cebinden çıkardığı bıçakla esnafı yaraladı.
-esnaf müdahale etti ve saldırgan arabasından silahı alıp esnafı vurdu.
-esnaf müdahale etti ve saldırgan arkadaşlarını toplayıp esnafı darp etti.
-esnaf müdahale etti ve saldırgan arkadaşlarıyla gelip dükkanını yakıp yıktı.
...
-esnaf müdahale etmedi ve toplumun tepkisini çekti.
esnaf ne yapsın yahu devlet üç maymunu oynarken ?
devamını gör...
coldboy
radyo programını dinledim ve çok beğendim özellikle filmden replikler ve müzikleri bulup dinletmesi çok güzel olmuş. ellerine sağlık efendim. *
devamını gör...
önemli birinin yanında saçmalamak
genelde olan oluyor sonrasında da ya bu hareket çok saçmaydı keşke yapmasaydım diye düşünülüyor. o aydınlanma önemli birinin yanındayken gelse her şey daha güzel olabilirdi.
devamını gör...
evernevergreen
kitap kurdu olan, paylaştığı bilgilerle beni mest eden yazardır. ayrıca çok saygılı ve kibar bir şekilde kendini ifade eder. açtığı kitap başlıklarını sıklıkla takip ediyorum, paylaştığı kitapların tanımını yazarken akıcı bir dille yazdığı için kendisine müteşekkirim. iyi ki varsın, takibindeyiim şirin mi şirin sevgili yazar!!
devamını gör...
ölüm dışında olabilecek en kötü şey
ölmeyi dileyecek durumda olmak.
devamını gör...
füruğ ferruhzad
ne zaman geçmişe dair "yapmasaydım, etmeseydim"leri aklıma düşürüp kendime buğzedecek olsam, mısralarıyla imdadıma yetişen, beni kendimden kurtaran kadın. "yapma" diyor bana âdeta, "pişman olma, sendin o ve aklın başına geldiğinde yaptıklarını yadırgayan da sensin. sen yaşadın hepsini, isteyerek... şimdi olsa yine aynısını yaparsın, yapmam deme sakın. her şeyi uçlarda yaşıyorsun diye kızma kendine, hissedebilmek ve hissettiklerini aksettirebilmek de bir meziyet değil mi zaten?"
devamını gör...
kadın filozof olmaması
bir çok toplumda kadınların düşünceleri yargılanır,erkeklerin düşünceleri ise tartışılır.
devamını gör...
uğraş terapisi
psikolojik fiziksel veya gelişimsel bozukluğu olan bireylerin bağımsız işleyiş yetisini geliştirmekte dixell özürleri ve rehabilite etmek sosyal veya fiziksel beceriler kazandırmak amacıyla değerlendirilmesi ve tedavisi için kendi kendine bakma yaratıcı çalışma oyun gibi etkinliklerin planlanması ve uygulanmasında kapsayan tedavi yöntemidir. meşguliyet terapisidir.
devamını gör...
sevmek zamanı
1965 yapımı siyah beyaz film. severek izlemiştim duygulanmıştım da. ev boyama sahnesinde rengi göremediğim için çok sinirlenmiştim ne renk o bahsedilen renk diye .
--! spoiler !--
“ben senin resmine değil de sana âşık olsaydım o zaman ne olacaktı? belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme, belki de alay edecektin sevgimle… halbuki resmin bana dostça bakıyor, iyilikle bakıyor ve ebediyen bakacak. hayır! benimle resminin arasına girme. istemiyorum seni! ben senin yalnız resmine aşığım.”
--! spoiler !--
repliğiyle meşhurdur. manga'nın hint kumaşı şarkısının bir kisminda da var müsfik kenter'in bu repliği.
--! spoiler !--
“ben senin resmine değil de sana âşık olsaydım o zaman ne olacaktı? belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme, belki de alay edecektin sevgimle… halbuki resmin bana dostça bakıyor, iyilikle bakıyor ve ebediyen bakacak. hayır! benimle resminin arasına girme. istemiyorum seni! ben senin yalnız resmine aşığım.”
--! spoiler !--
repliğiyle meşhurdur. manga'nın hint kumaşı şarkısının bir kisminda da var müsfik kenter'in bu repliği.
devamını gör...