yangınların şairi metin abinin yazdığı dizelerdir:

ben artık mümkünü yok ölürüm;
tabutum bile olmaz taşınacak,
bir çil horozun sesine gömülürüm.
devamını gör...

o can acır.
devamını gör...

ağlamaktan utanır mıyız?
ağlama sebebinden utanırız bence. yalnız kalmaktan korktuğumuz için, birilerinin karşısında zayıf olduğumuz için, kötü insanlara karşı cesur olamadığımız için utanırız en çok.
keza mutluluk göz yaşlarını saklanmaması da delilimiz olabilir kanaatindeyim.
devamını gör...

bir de tipsiz yazarlar var.
nerden mi biliyorum...
devamını gör...

zamanla gerçekleşen ve acı veren bir farkındalık halidir.

insanın bu farkındalık haline ulaşmak için yaş alması gerektiğine inanılsa da aslında öyle olmadığı zamanla anlaşılır.

ölümlülüğü var olan haliyle kabul etmek çok yakınınızda birinin ölmesi ise başlar. sanki yakınlarınızdan biri ölünce ölüm artık elle tutulur gözle görülür bir hal alır.

ve insanda sıranın kendisine gelmeye başladığı hissi uyanınca doğarak ön kabulünü yaptığımız ama zamanla bu sözümüzü yavaş yavaş unuttuğumuz ölüm gerçeği tekrar ortaya çıkmaya başlar.

ölüm size yaklaştığında söylenecek tek şey:

“ aldım, kabul ettim.”
devamını gör...

trollük yapmadıkları için. gereksiz başlıkların altında görülmedikleri için. ha bişey daha var: cinsel açlığın afrikası olan bir ülkemiz olduğu gerçeği.
devamını gör...

bir dik üçgende dik açının gördüğü kenardır. üçgendeki en büyük kenar olma özelliğine sahiptir. hipotenüs uzunluğu pisagor teoremi ile bulunabilir.
devamını gör...

amerika birleşik devletleri'nin güney kutbu bilimsel araştırma merkezi.

antarktika'da deniz seviyesinden yaklaşık 3000 metre yükseklikte bulunan istasyon adını, güney kutbunun keşfedilmesi yarışmasında önde gelen iki isim olan roald amundsen ve robert falcon scott'tan almıştır.

istasyonda 6 ay boyunca karanlık yaşandığından, bölgeye şubat - ekim ayları arasında uçuş yoktur. bu nedenle bölge 6 boyunca dünyanın diğer bölgelerinden izoledir. yani bu aylar içerisinde herhangi bir aksilik yaşanır da bölgeden ayrılmanız gerekirse ne yazık ki mahsur kalırsınız. bununla ilgili oldukça ilginç bazı olaylar da var. örneğin bir doktor burada kendi teşhisini kendisi koyarak meme kanseri olduğunu görmüş, kendisine biyopsi yaparak kemoterapi uygulamıştı. yine bir başka olay var ki başlı başına başlık olması gerekir. bölgede araştırma yapan astrofizikçilerden biri zehirlenerek öldüğünde, olayın doğal ölüm mü cinayet mi olduğunun anlaşılabilmesi için yapılması gereken otopsi, ancak güneş doğduktan sonra cenazenin yeni zelanda'ya götürülmesi mümkün olduğunda yapılabilmişti.

1957'den beri * bölgede araştırma istasyonu var, ancak dönem dönem yenileniyor. günümüzde -yanılmıyorsam- ilk zamanlarda yapılanı değil 3. binayı kullanıyorlar. bu bina etrafında genellikle 20 cm yüksekliğe kadar biriken karın temizlenmesini sağlayacak bir tasarım ile yapılmış. bu da binanın gittikçe kara gömülmesini engelliyor. en azından vakit kazandırıyor da diyebiliriz.

istasyonda çoğunlukla astrofizik deneyleri, dünya üzerinde yüzeyde gözlemi pek de mümkün olmayan nötrino gözlemi gibi kozmolojik gözlemler yapılıyor.
devamını gör...

doğaüstü varlık olarak kabul edilen güçlerle ilişki kurulabileceği görüşünü savunan akımdır.
mistisizm'de tanrı düşüncesi dışındaki tüm düşüncelerden zihinlerini arındırarak tanrı'ya ulaşılabileceği görüşü hakimdir.
devamını gör...

2020-2021 sezonu süper lig şampiyonluğu büyük beşiktaş kulübü ve taraftarlarına hayırlı olsun.
bu şampiyonluğu analarını ak sütü gibi helal olsun, hak ettiler gerçekten şampiyonluğu isteyen ve varını yoğunu orta koyup kazanan kulüp beşiktaş kulübüdür.
ben bir fenerbahçeli olarak kutluyorum, helal olsun , alkışlıyorum.
devamını gör...

an itibariyle 10.000 karmayı geçmiş bulunmaktayım. allahım çok şükür. rütbemi verin banağğğ.
devamını gör...

pembe şeritlerin olduğu bir çantayla kombinleseydi daha şık olacağını düşündüğüm dayıdır.*
devamını gör...

hep evde olan yazar, koromuzun kafesteki bülbülü.
devamını gör...

"yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını.
yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı." *

"binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa..."*
devamını gör...

"insan gerçekten hayret ediyor."
devamını gör...

türkçede hemen her iki şıkkın anlamca birbirini karşıladığı bir sınavdı. matematikte ise ilk on soru hatta on beş soruya kadar her şey güzel gidiyordu. sonra problem sorularını görünce beynim durdu. baştan sona okumama rağmen sorunun ne sorduğunu, benden neyi bulmamı istediğini çıkaramadım uzun bir süre. özellikle faruk'un vazo sorusunu görünce her şeyi bırakıp ağlamak istedim. fen bilimleri biraz daha kolaydı diğer alanlara göre ama matematiğin korkusundan çabuk çabuk çözdüm, çoğunu hatırlayamıyorum bile şu an. matematiğe geri döndüğümde bir şeyler işaretledim ama umarım onlar da doğrudur. denemelerde bile yapmadığım kadar az soru işaretledim ilk defa. süre de yetişmedi zaten, görmediğim sorular da kaldı. sınavdan sonra çoğu kişinin küfürler saçarak sınav salonlarını terk ettiğini görünce bir rahatlama da gelmedi değil açıkçası. tyt'de bile bu kadar zorlayan adamların ayt'de ne sürprizler yapacağını çok merak ediyorum.

edit: çok güzel sürprizler yapmış. şaşkınlıktan çözemedim bile.
devamını gör...

sıkıldıkça değiştiriyorum sonuçta benim doğum günüm bu yüzden asıl tarihi unuttum.
devamını gör...

jules verne'e ait iki ciltlik seri kitabıdır.

verne, edgar allen poe'nun, kışkırtıcı korku öyküsü arthur gordon pym’in öyküsü'nün yarım kalmış olduğunu düşünerek, iki ciltlik bu seriyi kaleme almıştır.

aslı fransızca olan bu eser, ilk defa 1897 yılında pierre jules hetzel tarafından yayımlanmıştır. daha sonra ingilizce, almanca ve nihayet türkçe'ye çevrilen eser, yayınlandığı günden itibaren sayısız baskıyla rekor kırmıştır.

fransız yazar eserinde, antarktika'nın keşfedilmeyi bekleyen topraklarını ve nice özelliklerini, sade ama esrarengiz bir anlatımla ele alır. her ne kadar günümüzde, bu anlatılara konu olan buz dağları, penguenler, foklar vs. gibi antarktika'ya has özellikler, merak uyandırma özelliğini yitirmiş olsa da, dönemi göz önüne alındığında, yani 19. yüzyılda, hayli ilgi çekici ve merak uyandırıcı kabul edilebilir. yine kitabın şu an, bir çocuk kitabı olarak kabul edilebiliyor oluşu da, söz konusu konudan ileri gelmektedir.
esas olarak, yazarı baz alındığında kült olmuş, klasikleşmiş bir roman olma özelliğini hala diri tuttuğu söylense, herhalde yanlış olmayacaktır.

romanın birçok yayınevinden, birçok baskısı bulunmasına karşın en sıra dışı kapak tasarımı, bence, alfa kitap'tan gelmiştir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
*
devamını gör...

sevgililerinin/eşlerinin kıyafetine, dekoltesine makyajına vs. karışmaları.
devamını gör...

emre - emro.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim