gereğinden fazla abartılan kitaplar
küçük prens'tir. tamam iyi güzel fakat sıradan bir kitap. ben mi anlamıyorum acaba diye üç defa okumama rağmen çok zevk alamadım. okuyunuz geçiniz.
devamını gör...
1.50’lere yapılan yersiz şakalar

yersiz şakalar: sen her yere sığarsın.
süt içmedin mi sen?
gel buraya bakim... yaş kaç olursa olsun çocuk muamelesi yapılır.
arkadaşlarınızın çocukları size abla-abi demez isminizle çağırırlar.oradan bir ses -çocuk arkadaşı zannetti.
en güzel tarafı yaşını göstermez siz yaşlanırsınız onlar hep genç kalır* (bunuda yapayım yüreklere su serpilsin)
devamını gör...
anatolian rock revival project
başlığı görünce sevindim bu projeyi bilen birileri var diye evet konumuza dönücek olursak bu grup paylaştığı şarkıların ses kalitesinin en iyi olduğu kaydı bulup bununla da kalmayıp harika illüstrasyonlarda ekliyor. projelerine bağış yapıp bu illüstrasyonların posterini alabilirsiniz ben poster yerine t-shirt çıkarmalarını sabırsızlıkla bekliyorum bir girişim var duyurdular ama pandemi araya girince ertelendi umarım bir an önce çıkar ayrıca twitter üzerinden büyükşehir sayfalarına isterler ise duvarlara bu illüstrasyonlardan boyamayı teklif ettiler ama kimseden ses çıkmadı umarım duyulur destek verilir projelerine
devamını gör...
hamile kediye saldıran kadın
giderek delirdiğimizin göstergesidir. uyuyan bir kediye bile tahammülü kalmamışsa insanların ortada çok ciddi sorunlar vardır.
devamını gör...
kafa kafaya radyo yayını
21oz'u keşfetmemizi sağlayan yayın.
muhtemelen katılamayacağım, bunun için yayın yapacak olan ve de gönlümde yeri olan yazarımız zippodan çıkan çınn sesi'ne özürlerimi sunuyorum. eğlenceli bir yayın olacağından hiç şüphem yok. başarılar dilerim, sesinize zeval gelmesin. *
muhtemelen katılamayacağım, bunun için yayın yapacak olan ve de gönlümde yeri olan yazarımız zippodan çıkan çınn sesi'ne özürlerimi sunuyorum. eğlenceli bir yayın olacağından hiç şüphem yok. başarılar dilerim, sesinize zeval gelmesin. *
devamını gör...
yağmur sesinin verdiği huzur
sakin yağdığı sürece katıldığım önerme. yoksa fırtına ve şimşekler eşliğinde, bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmurun kimseye faydası olmaz. korkutucu ve sinir bozucu olduğu için olan huzuru da kaçırır.
devamını gör...
aşk hayatını bir görsel ile anlat
aşk hayatı mı? hani nerde, lütfen söyleyin.
devamını gör...
dostoyevski ve tolstoy ile aynı evde yaşamak
ev arkadaşlarım böyle kitap yazmayı nereden öğrendi?
devamını gör...
şebeke suyu
sözlüğe geçen ay kaydolmuş yazar.ancak hiç entarisi yok.yazmayıp,okuyan yazar profiline yeni bir soluk getiren arkadaşımız.
devamını gör...
futbol asla sadece futbol değildir
futbolla ilgilenmeyen değil ama futbola karşı olan insanların bir an önce idrak etmesi gereken cümledir.
ünlü spor yazarı simon kuper’in football against enemy isimli muhteşem kitabının türkçe adıdır bu cümle.
futbolu yirmi iki adamın bir topun peşinde koştuğu bir oyun gibi gören bir güruh var. ve bu tespitlerinin muhteşem bir gerçekliğe işaret ettiğine inanıyorlar. futbolu küçümsemek adetten oldu. futbolcuların eğitimsizliğinden dem vurarak dünyanın en muhteşem oyununa saldıran bu insanları anlamakta güçlük çekiyorum. hülya avşar isimli medya maymununa arda turan’ın verdiği “ zaten sanatçılar hep oxford mezunu” yanıtı bence bir yere kadar yeterli bir yanıttır.
futbol gerçekten de sadece futbol değildir. ben çok küçük yaşlardan beri futbol oynuyorum ve büyük yazar albert camus ile aynı fikirdeyim:

“ahlaka dair ne biliyorsam, bunu futbola borçluyum. çünkü, top, hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.”
bir zamanlar kaleci olan albert camus kalecinin penaltı anındaki endişesini de yaşamış bir insan olarak futbolun hayatı öğretme gücüne inanmış bir yazardı.
futbol sadece bireysel yetenekle oynayabilecek bir oyun değildir. sürekli bir yardımlaşma gerektirir. çevre kontrolü yapmak elzemdir. tıpkı hayatta olduğu gibi.
ve futbolda çok büyük karakterler vardır. benim için barcelona’nın efsane kaptanı carles puyol bunlardan biridir ve futbol oynadığı zamanlar ahlaka, insanlığa, iyiliğe dair çok şey öğretmiştir bana.

danimarka - finlandiya maçında bir anda yere yığılan christian eriksen’e ilk müdahaleyi yapan ve arkadaşları ile etrafında bir kalkan oluşturan fenerbahçeli eski futbolcu simon kjaer dayanışmanın, aile kavramının ne olduğunu bir futbol maçı esnasında bütün dünyaya göstermiştir.

futbolu küçümsemek bir seçkinlik gösterisi değildir. anlamadığı şeyi eleştiren insanların tatsız tuzsuz yakarışlarıdır sadece.
yukarıdaki örnekleri çoğaltabiliriz ama bunu belki başka yazar arkadaşlarım yapar.
futbol, sahada görünen oyundan daha fazlasıdır. bir tanısanız seversiniz aslında.
ünlü spor yazarı simon kuper’in football against enemy isimli muhteşem kitabının türkçe adıdır bu cümle.
futbolu yirmi iki adamın bir topun peşinde koştuğu bir oyun gibi gören bir güruh var. ve bu tespitlerinin muhteşem bir gerçekliğe işaret ettiğine inanıyorlar. futbolu küçümsemek adetten oldu. futbolcuların eğitimsizliğinden dem vurarak dünyanın en muhteşem oyununa saldıran bu insanları anlamakta güçlük çekiyorum. hülya avşar isimli medya maymununa arda turan’ın verdiği “ zaten sanatçılar hep oxford mezunu” yanıtı bence bir yere kadar yeterli bir yanıttır.
futbol gerçekten de sadece futbol değildir. ben çok küçük yaşlardan beri futbol oynuyorum ve büyük yazar albert camus ile aynı fikirdeyim:

“ahlaka dair ne biliyorsam, bunu futbola borçluyum. çünkü, top, hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.”
bir zamanlar kaleci olan albert camus kalecinin penaltı anındaki endişesini de yaşamış bir insan olarak futbolun hayatı öğretme gücüne inanmış bir yazardı.
futbol sadece bireysel yetenekle oynayabilecek bir oyun değildir. sürekli bir yardımlaşma gerektirir. çevre kontrolü yapmak elzemdir. tıpkı hayatta olduğu gibi.
ve futbolda çok büyük karakterler vardır. benim için barcelona’nın efsane kaptanı carles puyol bunlardan biridir ve futbol oynadığı zamanlar ahlaka, insanlığa, iyiliğe dair çok şey öğretmiştir bana.

danimarka - finlandiya maçında bir anda yere yığılan christian eriksen’e ilk müdahaleyi yapan ve arkadaşları ile etrafında bir kalkan oluşturan fenerbahçeli eski futbolcu simon kjaer dayanışmanın, aile kavramının ne olduğunu bir futbol maçı esnasında bütün dünyaya göstermiştir.

futbolu küçümsemek bir seçkinlik gösterisi değildir. anlamadığı şeyi eleştiren insanların tatsız tuzsuz yakarışlarıdır sadece.
yukarıdaki örnekleri çoğaltabiliriz ama bunu belki başka yazar arkadaşlarım yapar.
futbol, sahada görünen oyundan daha fazlasıdır. bir tanısanız seversiniz aslında.
devamını gör...
kadınların birbirleriyle aşkımlı konuşması
bıyıklı, yağız delikanlıların birbirine aşkım demesinden daha kabul edilebilir bir durumdur kesin.
devamını gör...
sözlük bir aile olsa yazarların olacağı tipler
ailenin hangi üyesi olurum bilmem ama sakar şakir'deki mucit gibi bir tip olurdum sanırım. sürekli ilim irfan peşinde koşup kablolar, tornavidalar arasında takılan bir manyak *
devamını gör...
konu neydi radyo yayını
konu neydi isminin seçilmiş olması hayli manidar olmuş. güle güle dinliyorum, güzel bir akış ve enerji var. emeklerine sağlık.
devamını gör...
10 ağustos 2021 aşı olmayanların statlara alınmama kararı
toplumsal bağışıklığı sağlayarak pandemiyi bitirmenin yolu aşıdan geçtiği için yerinde bulduğum karar.
devamını gör...
18 mayıs 2021 sedat peker tweeti
edit: hadi özışık seninki kendine harakiri yaptı diyerek sanırım ss'den bahsediyor.
sanırım savaşı başlattı reis..
"kıymetli dostlarım,
internethaber sitesinin sahibi olan hadi özışık - süleyman özışık kardeşler en yakınları olan süleyman soyluyla benim aramda aracılık yaptıklarını yalanlamışlar, söyleyen şerefsizdir demişler. ben kimseye hile yapmam, ancak kendimi de rezil duruma düşürmem."
buradan
ikinci video geldi
sanırım savaşı başlattı reis..
"kıymetli dostlarım,
internethaber sitesinin sahibi olan hadi özışık - süleyman özışık kardeşler en yakınları olan süleyman soyluyla benim aramda aracılık yaptıklarını yalanlamışlar, söyleyen şerefsizdir demişler. ben kimseye hile yapmam, ancak kendimi de rezil duruma düşürmem."
buradan
ikinci video geldi
devamını gör...
tam kapanma günlükleri
tamm, iğne deliği kadar yer kalmayacak kapanmada bugün 2. gün. ilk gün iş dönüşü baktım(istanbul) sokaklar yine şenlik; yürüyenler, zibilyon kişi durakta otobüs bekleyenler, sohbet ve kahkaha atan polisler. hava da güzel diye yürüyerek döndüm eve iniş noktamdan. heidi gibi zıplaya hoplaya yürürken birkaç defa polisin önünden hatta aralarından geçme şerefine nail oldum. biri de demedi ki hop nereye kaymak? izin belgesi kimlik please? veyahut aaa siz kafa sözlükteki kaymak değil misiniz?(bkz: sısısısı) oysa ki iş çıkışı ülkemizin dosta güven hackerlara korku veren sitesi e-devlet üzerinden sistemsel sorun sebebiyle tüm gün izin belgesi alamadığımızdan şirketimiz geçici görev belgesi vermişti. çantamda boynu bükük kaldı gıcır gıcır ıslak imzalı kağat, üzülme guzum gösterticem ben seni abilere diye teselli ettim günlük. aman tam kapanmayı ihmal etme, yapraklarını koru!
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
inanması çok zor ama dondurma kutusundan dondurma çıktı.
devamını gör...


