yazdığı tanımlarla aşağıdaki gibi bir simaya sahip olduğunu düşündüğüm trolldür. hoş geldiniz, bir siz eksiktiniz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

#192970 kur'an için bol aksiyonlu, kovalamacalı kitap demiş.
#207998 bir evi yaşanılabilir kılan detaylar için köle örneği vermiş.
#211378 türk ateistlerinin cahil olduğu iddiasında bulunmuş.
#211290 ateistlere, aleni olarak vatan haini demiş.
#199663 bir de yetmezmiş gibi sözlükte çok ergen var demiş.

evet yazar arkadaş, sen sözlüğe katıldığın için ergenler çoğaldı. tenezzül edip tanımlarını okumasaydım keşke.

edit: uç uç böceğim. annen sana insaniyet alacak.
devamını gör...

sözlüğümüzün olmazsa olmazı bilgi içerikli tanımlarıyla bizi büyülüyor, beğenileriyle yüzde tebessüm oluşturuyor.
devamını gör...

a.b.d'nin yedinci başkanıdır. kendinden önceki başkanlar gibi eğitimli değil, asker kökenlidir.
kızılderili tehcir kanunu'nu çıkarmış ve buna direnen kızılderili kabilelere zulmetmiş ve hepsini batıya sürmüştür. bu yüzden kızılderililerin "keskin bıçak" dediği başkandır.
devamını gör...

kerim tekin'dir, benim icin besteleri de ,kendisi de cok baska yerdedir.
devamını gör...

''linç'' nedir diye sorsak, mağduriyet hikayesi ile cevap verecek, insanlar.
uzun zaman önce yanlışa yanlış dediğimiz için adımız, ''linç edene'' çıktı. çok insana mesaj yazıp '' kör müsünüz'' demek istedim fakat diyemedim. boş boş yazanlara laf anlatmak zordu fakat kalemine güvendiğim, çok sevdiğim, aklı başında insanlar dahi, yanlışı destekledi. yetmedi, bağzııı mod'lar tarafından çanak tutuldu. radyo programlarında bu konu konuşuldu. neyse, herkesin azıcıkta olsa zamanla utandığını var saymak istiyorum.

üzerinden çok vakit geçti, sakın ama sakın olayları harlayıp önüme sermek gibi bir hamlede bulunmayın, ciddiyetle uyarıyorum. bu konuda ne bir mesaj ne de bir yorum kabul etmiyorum!

sol'da, linç kültürünü görünce aylar önce yazdığım yazıyı paylaşmak istedim.
ali püsküllüoğlu, linç kelimesini, halktan bir topluluğun, bir suçluyu ya da kendilerine göre suç olan davranışta bulunmuş birini yumruk, taş, sopa gibi araçlarla döve döve öldürmesi olarak tanımlamıştır.
linç kültürü bugünlerde sıklıkla maruz kaldığımız ve şahit olduğumuz tepkiler silsilesidir.
linç kültürü sonucunda her daim mağdur/lar ortaya çıkar.
sürü psikolojisi ile hareket eden ve aklını kesinlikle kullanmamaya and içmiş kitlelerin zaman zaman linç yapan taraf, zaman zaman mağdur olan taraf olarak görmekteyiz.
sağduyulu insanlar* sorgular, düşünür evet evet düşünür ve tartışır. hatta en önemli özellikleri yanlışa yanlış demektir. yanlışa yanlış dememek gibi anlaşılması güç, kibarlık veya daha doğrusu duyar geliştiren insanlar hızla çoğalmaktadır.
empati yapayım derken ya da merhamet göstereyim derken ne yazık ki yapay mağduriyetlerin destekçileri olurlar.
her daim nezaketi ve saygıyı es geçmeden, insanların hata yapabilme paylarını hesaba katarak yaşamak zorundayız. çabamız bu yönde, en azından. kaostan özellikle uzak durmaya özen gösteren bir insan olarak
hayatta her insanın kırmızı çizgisi vardır, her duruma eyvallah çekemeyecek insanlar vardır. bazı yorumlarımız, bazı keskin tepkilerimiz gerçekten en hassas olduğumuz konuların sonucunda dökülür dilimizden.intihalbenim kırmızı çizgim, mesela, üzgünüm.....

aklımız-fikrimiz var, bir insanın izzeti nefsini, kendi egomuz uğruna kırmak gibi bir tutumumuz elbette olmayacak.
türkiye'de, nice linç hikayeleri ve mağduriyet hikayeleri dinleyerek seçimler yapıyoruz, liderler belirliyoruz.
herkese bir kitap tavsiyesinde bulunmak isterim, tanıl bora tarafından yazılmış olan (bkz: türkiye'de linç rejimi) kitabını okuyunuz efendim, okutunuz.
devamını gör...

insanların birbirine güzel şeyler yazması niye rahatsız ediyor anlamlandıramıyorum. güzel şeylerin düşmanısınız yemin ederim.
devamını gör...

özel göreliliğe göre paradoks olmayan ve zamanın gözlemciye göre değiştiğini gösteren düşünce deneyi.

görelilikte, referans sistemi kavramı önemlidir. referans sistemleri eylemli ya da eylemsiz olabilir.

***

eylemsiz referans sistemini, newton'ın 1. yasası ile tanımlamak mümkündür. fakat önce 2. yasayı kısaca hatırlayalım.

2. yasa f = m.a olarak özetlenebilir. yani bir cisim üzerine uygulanan kuvvet, cismin kütlesi ile, hareket ederken sahip olduğu ivmenin çarpımına eşittir. cisme etkiyen kuvvet 0 oldukça (f = 0) formül gereği cismin ivmesi de sıfır demektir. zira kütlesi sıfır olamaz. bunun anlamı; eğer cisim duruyorsa, üzerine bir kuvvet etkimedikçe durmaya, hareket ediyorsa da hareket etmeye devam edecek demektir ve bu hareketin hızı, ivme 0 olduğundan, sabit olacaktır. bu da zaten bizi 1. yasaya götürür.

özel görelilikteki tüm referans sistemleri eylemsizdir.

eylemli referans sistemi, ivmeli hareket eden sistemdir. genel görelilikte eylemli sistemler de bulunur.

***

gelelim paradoks olmayan paradoksumuza.

ali ve ayşe adlı ikizlerimiz var. ali'yi ışık hızının %99'u ile uzaya gönderelim. kardeşi dünyada kalsın. ali uzayda bu hızla 7 sene dolaşıp döndüğünde, kardeşi ayşe, ali'ye göre 50 yıl yaşlanmış olur.

önce işe ayşe'nin, yani dünyada kalan kardeşin gözünden bakalım. ona göre ali, kendisinden hızlı bir şekilde uzaklaşmıştır. şimdi ali'nin gözünden düşünelim. ona göre de ayşe, kendisinden yüksek bir hızla uzaklaşmış gibi görünmektedir. yani hangi kardeşin gözünden, daha doğrusu hangi referans sisteminden olaya baktığınız önemlidir. paradoksal durum bu noktada ortaya çıkar. zira hangi kardeşin gözünden baktığınıza bağlı olarak, yaşlanma durumunun da değişeceğini düşünebilirsiniz.

***

yukarıda bahsettiğim önemli bir nokta vardı: ikizler paradoksu, özel görelilikle ilgili bir düşünce deneyidir ve özel görelilikte yalnızca eylemsiz referans sistemleri bulunur. bu paradoksu çözmek için, ali ve ayşe'nin bulunduğu sistemlerin, birbirine göre sabit hızla hareket eden referans sistemleri olduğunu düşünmemiz gerekir. dolayısıyla dünyada kalan ayşe'nin eylemsiz bir sistemde olduğunu düşünebiliriz.

ali ise ışık hızına yakın şekilde seyahat ettiğinden, onun bulunduğu sistem eylemsiz değildir. bu nedenle olaya, eylemsiz sistemdeki ayşe'nin gözünden bakmamız gerekir. ali, yüksek bir hızla seyahat ettiğinden, zaman onun için daha yavaş akacaktır. bu nedenle de ali daha yavaş yaşlanacaktır. ancak her iki kardeş, olaya kendi referans sistemi içinden baktığından, iki taraf da yaşadıkları her şeyi normal zamanlı yaşadıklarını algılayacaktır. yani 2 kardeşin gözünden de kendileri için zaman, aynı şekilde geçmiştir.
devamını gör...

böyle düşünen yazar haklıdır. emek veriyorlar, düşünüyorlar bazıları yazım yanlışlı olmasin diye gayret ediyor.cidden takdir ediyorum. bu hususta nickalti girerek destek de olmaya çalışıyorum. gel gelelim oy sanki parayla veriliyormuşcasına cimri davraniyoruz. haliyle kaliteli içerikler doğal seleksiyona benzer şekilde azalıyor. oy verelim, can verelim lutfen.
devamını gör...

gülücük için kullanılanını 3700 yıllık bir şerbet testisinde görebileceğimiz sembol.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gaziantep'te, karkamış antik kenti'ndeki kazılardan çıkan, hitit dönemine ait olan ve m.ö 1700 yılına tarihlenen testinin dünyanın en eski gülücük emojisine sahip olduğu düşünülüyor. testi gaziantep arkeoloji müzesi'nde sergilenmeye başlamış. ne kadar da mutlu bir testi.
kaynak
devamını gör...

hoca asperger sendromludur. yürüyüşünden yüz şekline kadar birçok farklı detay kendisinin asperger sendromu olduğunu gösteriyor. bir süre önce bir çocuğu linç eden topluluğa karşı çıkıp çocuğun asperger sendromlu olduğunu ilk söyleyen ve nedenlerini madde madde anlatan kişilerden biri bendim. hemen sonra oytun erbaş çocuğun asperger olduğunu yine söyledi. bir asperger sendromlu başka bir asperger sendromluyu tanır. bu da benim iddiam değildir, asperger sendromluların toplandığı ortamlarda yine kendileri bundan bahsediyor. asperger sendromu dışardan çok kolay fark edilebilir detaylar bütünü ancak otizmli olmayanlar kendisine benzemeyeni direkt olarak gözden çıkarıp linç ettiği için bunları göremiyorlar. otizmli olmayanların davranışları inanılmaz değişik. hakkatan gram anlam veremiyorum.

şimdi ben celal şengör'ü aklamaya çalışmam. ben asperger sendromunu anlatmaya çalışırım. celâl hoca yine tepki çekecek açıklamalar yapmış. ondan önce oytun yapmıştı. sıra sıra yapıyorlar böyle şeyler.

asperger sendromlu erkekler kadınlardan çoğu konuda ayrılır. asperger sendromunda bir kadın çok daha şanslı sayılır çünkü nihayetinde kadindir ve sosyal zekası daha yüksektir. kadınlar sosyal ortamlara çok daha kolay uyum sağlar. erkek asperger sendromlular ise bu konularda çok daha zorlanır. evet oradadır, bir şekilde en iyi bildiği işi yapıyordur ama psikolojik olarak tamamen içine sıkışmış haldedir. bir süre sonra her an ağrıyan karnına alışıp o ağrıyı hissetmemek ama sürekli seni bir şeyin rahatsız etmesi meselesi gibidir bu. asperger sendromlular ısı, koku ve vücut temasına karşı inanılmaz hassastır. bu nedenle sosyal ortamlarda oldukça anlamsız hareketler yaparlar.

bir diğer mevzu asperger sendromluların cinselliği algılama şekli ile alakalıdır. 100 asperger sendromluyu soruyorlar, cinsellikten nefret eden bir kişi çıkıyor ama bu meseleler tam tersi olarak biliniyor. sadece bir kişi düşkün gibi davranılıyor. oysa arka tarafta her gün bir kaç kez kendini bu konularda rahatlatmak zorunda kaldığını söyleyen sendromlular var. otizmli olmayanlardan ayrıldıkları bir başka nokta bu. cinsel istek kısmında bir farklılık var. bi de asperger sendromluların ilişki sırasında değişen hormon seviyesi nedenli kendilerini otizmli gibi hissetmeme ve tamamen normal hissetmeleri meselesi var. tüm tüm bunlar çok karmaşık meseleler ancak bir şekilde asperger sendromlu o hormon seviyesinin pesinde gidiyor. normal hissetmek mutlu hissettiriyor çünkü. madde kullanmak gibi düşünün. asperger sendromlu onu normal hissettiren o şeyin peşine düşüyor ama niyeti kötü olmuyor. sadece istediği şeyi nasıl alacağını bilmiyor. direkt olarak söylüyor, direkt olarak seni öpmek istiyorum falan diyor. hiç süzgeçleri yok çoğunun.

bu istekli halin ortaya çıkışı da üzücü şekilde gerçekleşebiliyor. bunun farkında olup bir şekilde isteğini düzene sokabilen asperger sendromlular toplumda daha rahat ilerliyor ancak yapmayanlara böyle davranışlar görüyoruz. böyle davranan asperger sendromlu içsel olarak kendisi de niyetinin farkında değildir. tamamen dürtüsel davranır. niyeti cinsel taciz değildir ama davranışı tacizdir. sosyal zekası çok çok düşük olduğu için işler iyice karışıyor. içindeki cinsel enerji, sosyal ilişkilerde olan davranış bozuklukları ve dürtüsel davranma birlikte görülünce olan bu.

zaten asperger sendromlulara bu nedenle özel eğitim veriliyor. hangi davranışın ne anlama geldiği tek tek öğretiliyor. bir asperger sendromlu sosyal ilişkiyi oluşturan tüm davranışları anlayamaz. bazılarını anlar ve uygular. sürekli öğrenmeye devam eder ama hep eksik kalır. asperger sendromunun ne olduğunu tek örnekle anlatayım, bir asperger sendromlunun insanları nasıl gördüğünü daha iyi anlayacaksınız.

annen çocukken seni dövüyor. annenle ilgili bildiğin tek şey seni dövüyor olduğu. öncesinde sana bağırmıyor, yüzünde seni döveceğine dair hiçbir şey yok, hiçbir mimik yok. geliyor ve dövüyor. çünkü asperger sendromlu özellikle çocukluk döneminde ne mimikleri ne de ses tonunu bilir, anlar. bildiği tek sey annesinin onu dövdüğüdür. bu nedenle annesiyle de tam olarak bağ kuramayan çok fazla asperger sendromlu vardır. erkekler daha az mimik kullanıp daha stabil davranabildigi için erkekler daha az karmaşık gelir otizmli insanlara.

ha işte asperger sendromlu erkeklerin çoğu o çocuk. ancak o çocuklar şizofren değil. asperger sendromlu. bunun ayrımını çok iyi yapalım.

benim celal hocayı aklama derdim yok. dinlemedim bile söylemini, anladığım kadarıyla bir taciz iddiası var. kimisi hayır taciz niyetli değil diyor. celal hocanın gerçek niyetini ben bilemem. ben asperger sendromunu çok iyi bilirim.

dediğim gibi asperger karmaşık bir mevzudur. çocukluk cağında görülen belirtileri düzeltmeye çalışan bazı uzmanlar, sendromluları ergenlik ve yetişkinlik döneminde içine kapanacak, cinsellikten nefret edecek, sosyal iletişim kurmak istemeyecek insanlar gibi görüyorlar ve ileriye yönelik düzeltmeleri çoğunlukla yapmıyorlar. toplum olarak asperger sendromlu ünlü insanların bu tür yanlış davranışlarını, çocuk asperger sendromlular yapmasın diye uğraşsak, eğitimi sosyal ve cinsel yönden versek bence daha iyi yaparız. sadece parçalamaya ve yok etmeye çalışıyoruz, düzeltmeye çalışmıyoruz.

özetle asperger sendromlular şizofren değildir. celâl hoca'da çok açık şekilde asperger sendromludur. teşekkürler. bb.
devamını gör...

görüyorum ki yazarlarımız insanların renk renk olduğunu göremiyorlar ama olsun onların renginide görmek gerek. konumuza dönecek olursak mümkündür çünkü seks bedensel bir eylem olmasına rağmen hazzı ruhanidir ve karşı tarafı harekete geçiren kişinin beyinsel işlevleri olabilir.
devamını gör...

çalıştığım şirkette sen beni salak mı sanıyorsun demenin bir yolu olarak kullanılan ifade.
genel olarak sıkıntılı bir durumdan alakasız şeyler söyleyip kıvırarak kendini kurtarmaya çalışan kişilere karşı kullanılır. yada bariz bir hata yapan kişilere karşı söylenir.
çıkış noktası ise tatlı mı tatlı tontiş mi tontiş patronumuzdur.
devamını gör...

zaten türkiye standartlarında alınan maaşlar sebebiyle izin günlerinde dışarı çıkamıyorduk. çok da değişen bir şey olmamıştır.
devamını gör...

herhangi bir şeye hevesinin olmaması.
devamını gör...

en bilinen ve kesin sonuç veren taktik okla vurmaktır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tdk'ye göre; "benzerlerinden durumu biraz daha iyi olan" anlamındaki kelime.
devamını gör...

allah müslümanların tanrısının özel ismidir.
tanrı ise genel bir isimdir. antik mısır tanrısı diyebilirsin ama antik mısır allah'ı diyemezsin.

yanisi birbirinin muadili değillerdir. türkçecilik ve arapçacılık ile alakası yoktur.

müslüman tanrım diyince allah'ı kastediyordur. her ikisini de kullanmakta sorun olmaz takıntı yapmaya gerek yok.
devamını gör...

ordu'ya nihayet güneş geldi. harmanda fındığı kurutuyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir yardım çağrısı.

forumsal başlıklar açmazsak güzel olur tabi.

konuya gelirsek... bu kadar uzun süreyi geçirmek için en iyi klasik yöntemler kitap okumak, öğrenciyseniz ders çalışmak, uyumak, bulmaca çözmek, dışarıyı izleyerek müzik dinlemek... hatta bir rubik küp alıp onu çözmeye bile uğraşabilirsiniz. epeyce oyalayacaktır eğer konuyla ilgili tecrübeniz yoksa.
devamını gör...

bir henry david thoreau kitabıdır.

kitapla doğrudan ilgileri olmayan ama bence kitabı okuma istediğinizi artıracak birkaç şey yazmak istedim bu incelemede. genelde yazdığım tanımlarda yaptığımın aksine bir durum olmadığı için beni okuyanlar bunu garipsemeyecektir.

mesela; henry david thoreau gerçekten yürümeyi çok seven bir insandı, yabanda geçirdiği zamanlarda uzun yürüyüşler yapması ile meşhurdu. ama yaban hayatına aşık olan bu adam çok daha dost canlısı sayılmazdı, en azından yürüyüşleri esnasında. çünkü ona eşlik etmek isteyen herkesi yanından kovduğu bilinen bir gerçekti. yaban hayatında yalnız kalıp yürüyüş yapmanın düşünce gücü üzerinde edebi bir afrodizyak etkisi yaptığına inanan yazarımız bu huyundan hiç vaz geçmedi.

walden’ın da yazarı olan thoreau aynı zamanda ralph waldo emerson’ın da çok yakın arkadaşı idi. bir gün thoreau sivil itaatsizlik yüzünden hapse düşünce emerson “ neden ordasın henry?” diye sorar, henry ise benim aklıma kazınan - eminim waldo’nunkine de kazınmıştır- o cevabı verir: “ sen neden burda değilsin waldo?”

ayrıca sean penn’in yönettiği “ ınto the wild” filminde kahramanın yabana gitme isteğine neden olan kitap da “ walden”dır.

bence okuyun efendim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim