hafızada yer kaplayan gereksiz bilgiler
akbank'ın açılımının adana-kayseri bankası olması.
tanım: aklımızda kalan gereksiz bilgileri paylaştığımız başlık.
tanım: aklımızda kalan gereksiz bilgileri paylaştığımız başlık.
devamını gör...
bize kendinden bahset
benim adım cafer! boyum 1.10
gözlerimin rengini bilmiyorum.
en sevmediğim şey son sigaramın istenmesi!
namazgah dağlarını severim!
gözlerimin rengini bilmiyorum.
en sevmediğim şey son sigaramın istenmesi!
namazgah dağlarını severim!
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
bir bitkinin yapraklarının içine birtakım yiyecek maddeleri koyup pişirmek kimin aklına gelmiş? üstelik neden özellikle o yiyecek maddeleri de başka bir şey değil? yoksa başka şeyleri de denedi de çok mu kötü oldu? (bkz: yaprak sarma)
***
peki, ilk kez kim "kocaman, taştan bir kutu yapalım. bunun içerisinde birbirini hiç tanımayan onlarca insan toplanıp birbirinin her türlü gürültü patırtısına, pisliğine göz yummak zorunda kalsın." dedi ve apartman fikri çıktı ortaya? hangi aklı evvel "evet güzel fikir, yapalım bunu ve içinde yaşayalım." diye kabul etti?
kim bu insanlar, kim?
***
peki, ilk kez kim "kocaman, taştan bir kutu yapalım. bunun içerisinde birbirini hiç tanımayan onlarca insan toplanıp birbirinin her türlü gürültü patırtısına, pisliğine göz yummak zorunda kalsın." dedi ve apartman fikri çıktı ortaya? hangi aklı evvel "evet güzel fikir, yapalım bunu ve içinde yaşayalım." diye kabul etti?
kim bu insanlar, kim?
devamını gör...
helios (yazar)
helios kelimesinin kökeni yunanca güneş anlamına gelen "ήλιος"'dur(ilios), ayrıca yunan mitolojisinde "güneşin sahibi" olarak bilinir, anabasis ve homeros' un ilyada'sında da sık sık adı geçen bir titan' dır, başında genelde güneş ışınlarını simgeleyen bir tacı vardır. heykel, kabartma ve resimlerde yüzü apollon'a yakın tasvir edilir.
nick rengi olarak güneşin rengi olan sarıyı seçmesi tesadüf müdür bilmiyorum ama öyleyse bile çok hoş olmuş, görevinde başarılar, ışığını ve sıcaklığını bizden esirgemesin.
nick rengi olarak güneşin rengi olan sarıyı seçmesi tesadüf müdür bilmiyorum ama öyleyse bile çok hoş olmuş, görevinde başarılar, ışığını ve sıcaklığını bizden esirgemesin.
devamını gör...
ağlamak için yatağa atlayıp yatağı kırmak
bundan güzel nick olur. (bkz: ağlamakiçinyatağaatlayıpyatağıkıraninsan)
devamını gör...
siyasilerin unutulmayan sözleri
"kız mıdır kadın mıdır bilemem"
devamını gör...
sözlük yazarlarının başına gelen garip olaylar
ilginçmiş.
benim başımdan geçen pek tuhaf olmadı diyebilirim bir olay hariç ki onu hala anlamlandıramıyorum.
antalya havalimanına uçakla yeni inmiştim, içhatlardan geçtim, ana kapıdan çıktım bir adım attım mahallemde buldum kendimi.
çok yüksek sesle hassktr çektim, öyle bağırmıştım ki mahallede geçen yürüyen insanlar bana şaşkın şaşkın bakmışlardı. valizim de yanımdaydı ama olmamam gereken yerde bir anda belirmiştim. sonra olayı unuttum bir daha da böyle bişey yaşamadım ama hala aklıma geldikçe tüylerim ürperir.
benim başımdan geçen pek tuhaf olmadı diyebilirim bir olay hariç ki onu hala anlamlandıramıyorum.
antalya havalimanına uçakla yeni inmiştim, içhatlardan geçtim, ana kapıdan çıktım bir adım attım mahallemde buldum kendimi.
çok yüksek sesle hassktr çektim, öyle bağırmıştım ki mahallede geçen yürüyen insanlar bana şaşkın şaşkın bakmışlardı. valizim de yanımdaydı ama olmamam gereken yerde bir anda belirmiştim. sonra olayı unuttum bir daha da böyle bişey yaşamadım ama hala aklıma geldikçe tüylerim ürperir.
devamını gör...
19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı
bayramımız kutlu olsun.
çocukluğumda stadlarda, sokaklarda çoşkuyla kutlanan bayramdı bunu da elimizden aldılar. hoş istediklerini yapsınlar içimizden o coşkuyu, sevgiyi alamayacaklar.
çocukluğumda stadlarda, sokaklarda çoşkuyla kutlanan bayramdı bunu da elimizden aldılar. hoş istediklerini yapsınlar içimizden o coşkuyu, sevgiyi alamayacaklar.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
şikayet edebileceğim hiç bir şey yok. şükürsüz de sayılmam, sanmıyorum. memnuniyetsiz değilim, çoğu şeyden belki de haddinden fazla zevk alıyorum. son dönemki yaşantımda bunu devam ettiremiyorum. öyle olmadığımı bildiğim halde kendimi yetersiz hissediyorum. günümün hemen hemen hepsini kendimi kaybedeceğimi bildiğim isli tozlu yerde geçiriyorum. bu bana ve kişiliğime zarar veriyor. etrafımda güzel şeyler görmek istiyorum, öğrenmek öğretmek ve bunları insanca yapmak. beni en sevdiğim şarkıları bile dinlemekten alıkoyan mide bulandırıcı taş yoldan geçerek geldiğim her gün sildiğim ayakkabılarımın yarım saat içinde griye dönüşeceğini bildiğimden kendime özen gösteremiyorum. içimden gelmiyor ve bu da özbenliğimden sürekli ödün vermeme sebep oluyor. çıktığım anda da bitmiyor, beni mutlu eden sesi duyabildiğimde geçiyor yalnızca. ona ve etrafımdakilere güzel şeylerden bahsetmek istiyorum. ama tüm gün gerçekten çirkin bulduğum şeylerin içinden geçerek güzeli anlatmam hayli güç oluyor. çirkinleşiyorum git gide. bırakmam lazım belki de, ama bir de madalyonun diğer yüzü var. kendimi burada bulmamın sebepleri. onlara kızıyorum bazen, hemen silkiniyorum en çok kendine kız bese diye. içinde bulamıyorsun o güzelliği, her yeri yeniden yeşertmeye diye. midem bulanıyor, kelebekler kozadan çıkmaya gün sayıyor. uçmalarını istiyorum, çıkarken kanatlarının incinmesinden korkuyorum.
devamını gör...
başörtülü biri ile evlenmek
gönül işlerinden önyargılı olmak zor ama aileler devreye girince, ileride aşılmaz sıkıntılara yol açabilecek durum.
devamını gör...
anıtkabir
yapımına 1944 yılında başlanarak 1953 yılında tamamlanan, ankara’nın tandoğan semtinde yer alan, türkiye cumhuiyeti’nin kurucusu mustafa kemal atatürk'ün anıt mezarını içeren komplekstir. kompleksin yapımı için bir komisyon kurulmuş ve yapılacağı yerin belirlenmesi, nasıl bir mimari yapıya sahip olması gerektiği gibi konulardaki kararlar bu komisyon tarafından alınmıştır. komisyon kompleksin yapılacağı alanın belirlenmesi için birçok farklı yer üzerinde durmuş ve en son genel görüş itibariyle çankaya’da karar kılacağı sırada, aydın milletvekili olan yüksek mühendis mithat aydın tarafından rasattepe’nin önerilmesi, buna ilaveten komisyon üyelerinden süreyya özgeevren’in bir sonraki toplantıda rasattepe ile ilgili olarak;
--- alıntı ---
rasattepe’nin bunlardan başka bir özelliği daha vardır ki, hayali genişçe olan her kişiyi derin bir şekilde ilgilendirir sanırım. rasattepe, bugünkü ve yarınki ankara’nın genel görünüşüne göre, bir ucu dikmen’de, öteki ucu etlik’te olan bir hilal (yarımay)’in tam ortasında, bir yıldız gibidir. ankara, hilalin gövdesidir. anıtkabir’in burada yapılması kabul edilirse, şöyle bir durum ortaya çıkacaktır: türkiye’nin başkenti olan ankara şehri, kollarını açmış atatürk’ü kucaklamış olacaktır. atatürk’ü böylece bayrağımızdaki yarımayın (hilal) yıldızının ortasına yatırmış olacağız. atatürk, bayrağımızla sembolik olarak birleşmiş olacaktır! ben bu açıklamayı, birçok aydın kişilere ve bu arada hüseyin cahit yalçın’a da yaptım. bu büyük fikir adamı “atatürk’ün yatacağı yerin böyle açıklanmasında, gelecek nesilleri teşvik etmek bakımından büyük faydalar vardır.” buyurmuştur. atatürk anıtkabir’ı için rasattepe’ye oy verecek olanlar, atatürk’e olan minnet borçlarını ödeme yolunu tutmuş olurlar!
--- alıntı ---
şeklindeki açıklamaları sonrası karar değiştirerek kompleksin rasattepe’de yapılmasına karar vermiştir. daha sonra ismi değiştirilen bu bölge bugün “anıttepe” olarak bilinmektedir. kompleksin yücetepe mahallesi’ne bakan tarafında ise “ordular”, “ilk”, “hedef”, “ileri” sokakları ve hemen bitişiğinde ise “akdeniz” caddesi bulunmaktadır.
--- alıntı ---
rasattepe’nin bunlardan başka bir özelliği daha vardır ki, hayali genişçe olan her kişiyi derin bir şekilde ilgilendirir sanırım. rasattepe, bugünkü ve yarınki ankara’nın genel görünüşüne göre, bir ucu dikmen’de, öteki ucu etlik’te olan bir hilal (yarımay)’in tam ortasında, bir yıldız gibidir. ankara, hilalin gövdesidir. anıtkabir’in burada yapılması kabul edilirse, şöyle bir durum ortaya çıkacaktır: türkiye’nin başkenti olan ankara şehri, kollarını açmış atatürk’ü kucaklamış olacaktır. atatürk’ü böylece bayrağımızdaki yarımayın (hilal) yıldızının ortasına yatırmış olacağız. atatürk, bayrağımızla sembolik olarak birleşmiş olacaktır! ben bu açıklamayı, birçok aydın kişilere ve bu arada hüseyin cahit yalçın’a da yaptım. bu büyük fikir adamı “atatürk’ün yatacağı yerin böyle açıklanmasında, gelecek nesilleri teşvik etmek bakımından büyük faydalar vardır.” buyurmuştur. atatürk anıtkabir’ı için rasattepe’ye oy verecek olanlar, atatürk’e olan minnet borçlarını ödeme yolunu tutmuş olurlar!
--- alıntı ---
şeklindeki açıklamaları sonrası karar değiştirerek kompleksin rasattepe’de yapılmasına karar vermiştir. daha sonra ismi değiştirilen bu bölge bugün “anıttepe” olarak bilinmektedir. kompleksin yücetepe mahallesi’ne bakan tarafında ise “ordular”, “ilk”, “hedef”, “ileri” sokakları ve hemen bitişiğinde ise “akdeniz” caddesi bulunmaktadır.
devamını gör...
lens takmak
lens takarken kişinin çevresi tarafından gözünü deşiyormuş muamelesi görmesi olağandır. lensi takan kişi alıştığı sürece bu tepkiye şaşırmaya başlayacak hatta lens tabusu olan kişilerin abidik gubidik mimiklerini görünce sinirlenmeye bile başlayacaktır
tavsiye:
-elinizi asla peçeteyle, tüylenme yapan havluyla ya da kalitesiz kağıt havluyla kurutup lens takmayın. lensinizin gözünüze takmadan kör olursunuz yoksa..
-lensinizi takarken elinizde ya da parmaüınızda sabundan bir milim iz bile bırakmamış olmaya dikkat edin. aksi halde eroinciler gibi kıpkırmızı gözlere sahip olup cehennemi ultra hd gözlemleyebilirsiniz
-lensinizi maksimum 6 saatlik takmaya özen gösterin. 6 saati geçti mi, çıkarın yarım saat ya da bir saat gözünüzü dinlendirip tekrar takabilirsiniz.
-lens solüsyonunuzu da 24 saatte bir yenilemeniz lazım yoksa lensi temizleme ve havalandırma özelliğini kaybediyo. sonra vay efendim temiz ellerle taktım ama gözüme batıyo bi şeyler diye ağlamayın
-lens takmak için bazı küçük ucu plastikli aparatlar oluyo. onları kullanmanızı da tavsiye etmiyorum. lensi takıcam derken korneama çubuk sokuşturduğum çok oldu valla. aklı selim insan sayarım kendimi ama bu çin malı icatların elinde dumura döndüğüm olmuştur yani. bir tost tavsiyesi, işi doğal yollarla çözün
tavsiye:
-elinizi asla peçeteyle, tüylenme yapan havluyla ya da kalitesiz kağıt havluyla kurutup lens takmayın. lensinizin gözünüze takmadan kör olursunuz yoksa..
-lensinizi takarken elinizde ya da parmaüınızda sabundan bir milim iz bile bırakmamış olmaya dikkat edin. aksi halde eroinciler gibi kıpkırmızı gözlere sahip olup cehennemi ultra hd gözlemleyebilirsiniz
-lensinizi maksimum 6 saatlik takmaya özen gösterin. 6 saati geçti mi, çıkarın yarım saat ya da bir saat gözünüzü dinlendirip tekrar takabilirsiniz.
-lens solüsyonunuzu da 24 saatte bir yenilemeniz lazım yoksa lensi temizleme ve havalandırma özelliğini kaybediyo. sonra vay efendim temiz ellerle taktım ama gözüme batıyo bi şeyler diye ağlamayın
-lens takmak için bazı küçük ucu plastikli aparatlar oluyo. onları kullanmanızı da tavsiye etmiyorum. lensi takıcam derken korneama çubuk sokuşturduğum çok oldu valla. aklı selim insan sayarım kendimi ama bu çin malı icatların elinde dumura döndüğüm olmuştur yani. bir tost tavsiyesi, işi doğal yollarla çözün
devamını gör...
elmalı çocuk istismarı davası
kimse 'kuranda anlatılan allah var' demesin. olsa buna müdahale ederdi. hani o allah, rahman ve rahim'di?
devamını gör...
çocuk felci yeniden görülebilir
tc vatandaşlarının da endişelenmesi gereken durumdur. afganistan, suriye, somali... gibi ülkelerden gelen nüfusun toplam nüfusa oranı belli bir oranı aştığında aynı şu an coronada olduğu gibi aşının etkisi görülemeyecektir. aşının antikor oluşturmadığı kişilerde hastalık görülebilecektir. 5 yıl kadar önce suriye'den gelenlerle kızamık ve suçiçeği salgınları da bu nedenle ortaya çıkmıştı. bu durumun önlenebilmesi için mültecilerin kontrollü bir geçişi sağlanmalı, gerekirse bazı kamplar oluşturularak aşı ve sağlık kontrolleri yapılmalıdır.
devamını gör...
mülakatın torpil olması
yıllar önce girdiğim bir mülakatta kısa bir aydınlanma yaşamama vesile olan durum. alınacak kişiler belli hepsi yerli yerinde. peki benim burada işim ne? listede isim görünsün bir yarışma ortamı sağlansın ben görevimi yerine getireyim birileri için. arkada fısır fısır kalınacak lojmanlar konuşulsun. ben daha mülakata girmeden hadi canım daha neler demeye başlamıştım. kişiye özel birbirine eşit olmayan soruların sorulduğu, dengenin, adaletin sağlanamadığı bir ortamdan bahsediyoruz. ben o zaman ümidi kestim bu sistemden. şimdi kimse yerli yerinde değil. alakası olmayan kişilerin işgal ettiği onca yer. sen sorgularsın benim neyim eksik? tek cevap torpildir bu memlekette. sen alakasız bir yerde.
devamını gör...
yazarların çocukken en çok korktuğu şeyler
karanlıktan çok korkardım geceleri uykusuz kalırdım uyuyamazdım. kuşum vardı onu yanıma getirirdim beraber uyumak güvende hissettirirdi.
devamını gör...
ülkemizde yaşayan primatlar
genelde ortadoğu’daki ve kuzey afrika ülkelerinde yaşayan primatlardır. bu bölgelere çeşitli sebepler ile seyahat edenler veya seyahat etmek zorunda kalanlar doğal ortamlarında kimlik bulmuş bu primatlardan çokça görebilirler..
bunlar genellikle trafikte önünüze kırarak “toplumda uyanık davranarak 1-0 öne geçtiklerini”, “trafiği rahatlattıklarını” veya “iyi/aktif araba kullandıklarını” vb düşünerek yaptıklarına bir de kendilerince kılıf uydururlar. tepki verdiğinizde filan yaptığının modern toplumlarda “öküzlük” adı altında sınıflanacak bir aktivite olduğunu dahi anlamazlar. trafikte yaptıkları türlerine özgü davranışları, sırada, kaldırımda, çarşıda pazarda, plajda gösterirler. daha yeteneklilerinde görülen diğer takdire şayan davranışlar ise “balkondan aşağı sigara atmak, yediğinin çöpünü atmak”, “sağlık personeline saldırmak”, “yerlere tükürmek” vb dir. düşündükçe örnekler çok arttırılabilir ama bu yazıyı okuyarak anlayabilen seviyede türkçe bilen herkes bu primatların binlerce davranışına şahit olduğundan örnekleri kısa tutuyorum. maalesef herkesi kendi zeka kapasitesi içerisinde kabul etmek zorundayız. ama bizler için bu primatlardan bazılarının kendilerini modern toplumun üyesi zannediyor olması kötü…. birde şu güzellemeleri çok duyulur: “ülkemiz cennet yaaa” “buraları gibisi yoğğğh”… en ilginç benzetmeleri bu olsa gerek. başka yeri görmediklerinden veya görüp de ne gördüğünü anlamadıklarından veya oralarda kendilerini buradaki kadar doğayla başbaşa zannetmediklerinden olabilir. normal karşılamalıyız.
genelde bu tür platformlarda birçok avrupa ülkesinde yaşamak için kurulan hayallere ilişkin entryler okuyoruz. aslında ekonomik gelişmişlik yanında bu tür primatların fazlalığı da yaşamaya çalıştığımız bu yerde hayatı daha da fazla zorlaştırırarak bu ülkeden gitme konusundaki hisleri daha da perçinlemiyor mu?
ben 20 li yaşlarımda gitme şansım varken gitmedim… şimdi o dönem için kendime koyduğum hedeflerin hepsine eriştim ama pişman mısın sorusunun cevabı koca bir “evet” tir.
ülkemizde bulunan bu primatlara karşı eğitim de dahil olmak üzere tüm argümanları kullanarak mücadele edemeyeceğimize göre kendi hayatımızı güzelleştirecek yöntemleri hayata geçirmeliyiz. bunlardan birisi modern insanın evrimleşmesinin tamamlandığı bu yerlerde yaşamak diğeri ise burada yaşayamaya karar verenler için, yaşadığımız toplumla 0 iletişime girmek olabilir.
bunlar genellikle trafikte önünüze kırarak “toplumda uyanık davranarak 1-0 öne geçtiklerini”, “trafiği rahatlattıklarını” veya “iyi/aktif araba kullandıklarını” vb düşünerek yaptıklarına bir de kendilerince kılıf uydururlar. tepki verdiğinizde filan yaptığının modern toplumlarda “öküzlük” adı altında sınıflanacak bir aktivite olduğunu dahi anlamazlar. trafikte yaptıkları türlerine özgü davranışları, sırada, kaldırımda, çarşıda pazarda, plajda gösterirler. daha yeteneklilerinde görülen diğer takdire şayan davranışlar ise “balkondan aşağı sigara atmak, yediğinin çöpünü atmak”, “sağlık personeline saldırmak”, “yerlere tükürmek” vb dir. düşündükçe örnekler çok arttırılabilir ama bu yazıyı okuyarak anlayabilen seviyede türkçe bilen herkes bu primatların binlerce davranışına şahit olduğundan örnekleri kısa tutuyorum. maalesef herkesi kendi zeka kapasitesi içerisinde kabul etmek zorundayız. ama bizler için bu primatlardan bazılarının kendilerini modern toplumun üyesi zannediyor olması kötü…. birde şu güzellemeleri çok duyulur: “ülkemiz cennet yaaa” “buraları gibisi yoğğğh”… en ilginç benzetmeleri bu olsa gerek. başka yeri görmediklerinden veya görüp de ne gördüğünü anlamadıklarından veya oralarda kendilerini buradaki kadar doğayla başbaşa zannetmediklerinden olabilir. normal karşılamalıyız.
genelde bu tür platformlarda birçok avrupa ülkesinde yaşamak için kurulan hayallere ilişkin entryler okuyoruz. aslında ekonomik gelişmişlik yanında bu tür primatların fazlalığı da yaşamaya çalıştığımız bu yerde hayatı daha da fazla zorlaştırırarak bu ülkeden gitme konusundaki hisleri daha da perçinlemiyor mu?
ben 20 li yaşlarımda gitme şansım varken gitmedim… şimdi o dönem için kendime koyduğum hedeflerin hepsine eriştim ama pişman mısın sorusunun cevabı koca bir “evet” tir.
ülkemizde bulunan bu primatlara karşı eğitim de dahil olmak üzere tüm argümanları kullanarak mücadele edemeyeceğimize göre kendi hayatımızı güzelleştirecek yöntemleri hayata geçirmeliyiz. bunlardan birisi modern insanın evrimleşmesinin tamamlandığı bu yerlerde yaşamak diğeri ise burada yaşayamaya karar verenler için, yaşadığımız toplumla 0 iletişime girmek olabilir.
devamını gör...
ilk buluşmada yanlışıkla osurmak
enerjik, kıpır kıpır ne güzel bir şey olmuştur.
devamını gör...
yazarların kendine yakıştırmadığı bir hareket
aldığım bir kararı veya koyduğum bir hedefi değiştirmek. sadece bir kere yaptım bunu. umarım bir daha yapmak zorunda kalmam. o vicdan azabını tekrar yaşamak istemiyorum.
devamını gör...
bi bitmediniz dedirtenler
üzerine vazife olmayan işlere karışanlar.
devamını gör...