yeni hayat (orhan pamuk)
çok sevdiğim çok beğendiğim orhan pamuk romanıdır.
kitap iddialı bir cümleyle başlar.
bir kitap okudum bütün hayatım değişti.
yeni hayat kitabı çok yoğun ve ağır bir kitaptır.
okuyucuya kendini teslim etmekten son derece uzak bir yazı ele almış orhan pamuk.
maalesef bazı okuyucuları (klasik normal roman) okumayı seven insanları aşırı derecede sıkan bir kitaptır. özellikle kitaptaki otobüs yolculukları insanı sıkıntıdan mahveder.
ama ben kitabı çok beğendim sebebi ise çok fazla gönderme olması ve bunların ustalıkla ele alınmış olmasından kaynaklanıyor.
--! spoiler !--
kitaptaki otobüs yolculuklarının kişinin olgunlaşmasını ve hakikate ulaşmasını tahayyül etmesi çok hoştur. kitaptaki karakterimiz kendi iç yolculuğuna çıkar. peki bu abi kitapta neden yolculuğa çıkıyor? sevgilisi canana kavuşmak için. canan bize neyi çağrıştılmalı. allahı çağrıştırmalıdır. zaten kitaptaki bahsedilen kitap kutsal kitaplardan biridir.
--! spoiler !--
kitapta çok fazla hoşuma giden göndermeler var kaza , kader , ışıklar , otobüs yolculukları , kutsal kitaplar ve artarak çoğalır.
fuzuli ne diyor: canan yoksa can gerekmez diyor. bu söz kitaba çok uygun bir söz.
bir alıntı ekleyeyim ve yazımı bitireyim. --- alıntı ---
benim hayatın kendisi sanarak mutlulukla karşıladığım , aşkla sevdiğim rastlantı bir başkasının kurgusuymuş yalnızca.
--- alıntı ---
kitap iddialı bir cümleyle başlar.
bir kitap okudum bütün hayatım değişti.
yeni hayat kitabı çok yoğun ve ağır bir kitaptır.
okuyucuya kendini teslim etmekten son derece uzak bir yazı ele almış orhan pamuk.
maalesef bazı okuyucuları (klasik normal roman) okumayı seven insanları aşırı derecede sıkan bir kitaptır. özellikle kitaptaki otobüs yolculukları insanı sıkıntıdan mahveder.
ama ben kitabı çok beğendim sebebi ise çok fazla gönderme olması ve bunların ustalıkla ele alınmış olmasından kaynaklanıyor.
--! spoiler !--
kitaptaki otobüs yolculuklarının kişinin olgunlaşmasını ve hakikate ulaşmasını tahayyül etmesi çok hoştur. kitaptaki karakterimiz kendi iç yolculuğuna çıkar. peki bu abi kitapta neden yolculuğa çıkıyor? sevgilisi canana kavuşmak için. canan bize neyi çağrıştılmalı. allahı çağrıştırmalıdır. zaten kitaptaki bahsedilen kitap kutsal kitaplardan biridir.
--! spoiler !--
kitapta çok fazla hoşuma giden göndermeler var kaza , kader , ışıklar , otobüs yolculukları , kutsal kitaplar ve artarak çoğalır.
fuzuli ne diyor: canan yoksa can gerekmez diyor. bu söz kitaba çok uygun bir söz.
bir alıntı ekleyeyim ve yazımı bitireyim. --- alıntı ---
benim hayatın kendisi sanarak mutlulukla karşıladığım , aşkla sevdiğim rastlantı bir başkasının kurgusuymuş yalnızca.
--- alıntı ---
devamını gör...
süleyman soylu'ya sorulması gereken sorular
- mülteciler neden bu kadar elini kolunu sallayarak girebiliyor?
- mülteciler neden sadece erkek? aileleri neden yok?
- mülteciler karşılığında avrupa'dan kaç tl alındı?
- böylesine gür ve bakımlı saçlarını neye borçlusunuz?
- mülteciler neden sadece erkek? aileleri neden yok?
- mülteciler karşılığında avrupa'dan kaç tl alındı?
- böylesine gür ve bakımlı saçlarını neye borçlusunuz?
devamını gör...
bir işi hızlı yapma isteği
eğer eliniz o işe yatkınsa ve pratik bir zekanız varsa güzel bir eylem.
ama eğer tam tersiyse hiç bulaşmayın, işler sarpa sararsa daha fazla uğraşmak olmak kaçınılmazdır.
ama eğer tam tersiyse hiç bulaşmayın, işler sarpa sararsa daha fazla uğraşmak olmak kaçınılmazdır.
devamını gör...
insanı mutlu eden filmler
umudunu kaybetme, genel olarak hüzünlü olsa da sonu mutlu eder.
devamını gör...
nickaltına yazılınca mutlu olan yazar
linç bile olsa insan heyecanlanıyor altan.
devamını gör...
ilk buluşmada sevişmek istediğini söylemek
her yol sevişmeye mi çıkar??
gizliden olacağına makul zaman da söylerse..
karşıdaki de ona göre şekillenir..
bir de neden hep erkek kişisi düşünecek gibi yazılmış..
ne kadınlar var.. size denk gelmemiş..
gizliden olacağına makul zaman da söylerse..
karşıdaki de ona göre şekillenir..
bir de neden hep erkek kişisi düşünecek gibi yazılmış..
ne kadınlar var.. size denk gelmemiş..
devamını gör...
dev-lis
dev-lis tam adıyla, devrimci liseliler. ilk olarak 1969 yılında dev-gençli devrimcilerin kurduğu lise örgütüdür.
1974 yılında dernekleşmişmiş ve akabinde kurtuluş hareketine dahil olmuştur. ve neredeyse 50 yıllık geleneğiyle türkiyeli pek çok devrimcinin ilk örgütlendiği yerdir.
temel paradigması;
cinsiyetçi, tektipçi, ücretli, militarist, şoven, bilimden uzak eğitime karşı mücadeledir. ayrıca 18 yaş altı için dernekleşme hakkını, meslek liselerindeki emek sömürüsünün sonlanmasını ve anadilde eğitimi de savunan dev-lis'in logosu da kitap, yumruk ve yıldızlı ilk logodur.
50 yıllık tarihlerinde pek çok dergi ve yayın çıkarmışlardır. bunlardan benim de yazdıklarım, dev-lis isimli gazeteleri ve içlerinden bir kısmın liseli kıvılcım ve bir grup bağımsız grupla birleşerek kurdukları devrimci lise koordinasyonları'nın yayını olan devrimci lise postasıdır.
1977 yılında kanlı bir mayıs'ta yitirilen jale yeşinil ve 1980 darbesinin ilk idamı olan necdet adalı gibi devrimciler de dev-lis'lidir. ve bu geleneğin devamcıları onları anmayı hep sürdürürler.
velhasıl kelam dev-lis, türkiye sosyalist hareketi için oldukça kıymetli bir tarihsel manaya sahiptir. ve gençlik mücadelesinin en kıymetli uğraklarından birisidir.
evet, eski bir dev-lis'li olarak içinde bulunmuş olmaktan hep gurur duyacağım!
ve izninizle meşhur sloganıyla tanımımı sonlandırayım. *
"kitap, yumruk, yıldız! vardık! varız! var olacağız!"
1974 yılında dernekleşmişmiş ve akabinde kurtuluş hareketine dahil olmuştur. ve neredeyse 50 yıllık geleneğiyle türkiyeli pek çok devrimcinin ilk örgütlendiği yerdir.
temel paradigması;
cinsiyetçi, tektipçi, ücretli, militarist, şoven, bilimden uzak eğitime karşı mücadeledir. ayrıca 18 yaş altı için dernekleşme hakkını, meslek liselerindeki emek sömürüsünün sonlanmasını ve anadilde eğitimi de savunan dev-lis'in logosu da kitap, yumruk ve yıldızlı ilk logodur.
50 yıllık tarihlerinde pek çok dergi ve yayın çıkarmışlardır. bunlardan benim de yazdıklarım, dev-lis isimli gazeteleri ve içlerinden bir kısmın liseli kıvılcım ve bir grup bağımsız grupla birleşerek kurdukları devrimci lise koordinasyonları'nın yayını olan devrimci lise postasıdır.
1977 yılında kanlı bir mayıs'ta yitirilen jale yeşinil ve 1980 darbesinin ilk idamı olan necdet adalı gibi devrimciler de dev-lis'lidir. ve bu geleneğin devamcıları onları anmayı hep sürdürürler.
velhasıl kelam dev-lis, türkiye sosyalist hareketi için oldukça kıymetli bir tarihsel manaya sahiptir. ve gençlik mücadelesinin en kıymetli uğraklarından birisidir.
evet, eski bir dev-lis'li olarak içinde bulunmuş olmaktan hep gurur duyacağım!
ve izninizle meşhur sloganıyla tanımımı sonlandırayım. *
"kitap, yumruk, yıldız! vardık! varız! var olacağız!"
devamını gör...
postiş
sanki tamamlayıcısıymış gibi, "otriş" ile birlikte sendika ismine benzettiğim kelime, aksesuar.
devamını gör...
ben fero'nun silinip gitmesi
ben fero kimdi ki zaten? 2-3 tane saçma sapan sözle saçma sapan şarkılar yapan biri değil miydi?
piyasada etki göstermesi tamamen saçmalıktı zaten.
piyasada etki göstermesi tamamen saçmalıktı zaten.
devamını gör...
koronavirüsün bize öğrettikleri
temizliğin ne kadar önemli olduğunu,
nefes almanın ne kadar değerli olduğunu,
sevdiklerimize sarılmanın çok çok özlenebildiğini,
çinlilerin birer mikrop olduklarını.
nefes almanın ne kadar değerli olduğunu,
sevdiklerimize sarılmanın çok çok özlenebildiğini,
çinlilerin birer mikrop olduklarını.
devamını gör...
kadının hoşlandığı erkeğe sevgisini ifade etmesi
kadının erkeğe açılması diyecektim ama şimdi biz bunu kesin yanlış anlarız diye böyle açtım başlığı muhtemelen bunu da yanlış anlayan olacaktır.
tam bir cesaret işi gibi! karşı taraftan bi halt gelmeyeceğini anlayan hanım kişi, erkekten daha cesur davranıp taşın altına elini koyuyor ve bazen başarıyor bazen başaramıyor.
kapalı toplumlarda "kadın aranıyor" algısı olacağından bizim kadınlar böyle seylerden uzak duruyor. en azından başarabilenleri allah mesut etsin demekten insan kendini almıyor kadın resmen tüm oğretileri falan takmadan bunu yapabiliyorsa o kadının eli bırakılmaz büyük ihtimalle.
tam bir cesaret işi gibi! karşı taraftan bi halt gelmeyeceğini anlayan hanım kişi, erkekten daha cesur davranıp taşın altına elini koyuyor ve bazen başarıyor bazen başaramıyor.
kapalı toplumlarda "kadın aranıyor" algısı olacağından bizim kadınlar böyle seylerden uzak duruyor. en azından başarabilenleri allah mesut etsin demekten insan kendini almıyor kadın resmen tüm oğretileri falan takmadan bunu yapabiliyorsa o kadının eli bırakılmaz büyük ihtimalle.
devamını gör...
türkçülük
onun yerine, dünya vatandaşı olmayı yeğlediğim sıfat.
devamını gör...
otomatik portakal
anthony burgess’ın , 1971’de filme de çevrilmiş romanı.
konusu itibariyle tartışmalara yol açması çok normaldi. yazar kitapta farklı bir şey denemek istediğini de belirtmiştir.
‘
queer as as clockwork orange’- olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi’.
yazar bu sözü , bir gün yazacağı kitapta başlık olarak kullanmak istemiş. şimdi soru şu; söz mü kitaptan çıktı, kitap mı sözden? kitabın sözden çıktığını düşünüyorum. ha bir de pavlov’un meşhur deneyi de kitaba girince, farklı garip bir konusu olan bir kitap çıkmış ortaya.
kitabın ortaya çıkışı da yazarın geçirdiği beyin tümörü hastalığı sırasında olmuştur. kısa bir ömür biçilen yazar, yokluğunda karısının yokluk çekmemesi için miras olarak 5 kitap yazmış. bu kitap da onlardan biri. sonrasında yanlış teşhis konduğu ortaya çıkmış. bu yanlış teşhis olmasaydı, yazar böyle cesur bir kitap yazar mıydı bilemiyorum.
henüz 15 yaşındaki alex ve çetesinin , yapabilecek en vahşi, duygusuz, empatiden uzak bir halde şehirde terör estirmesini konu alıyor. alex, bu vahşi ve empatiden yoksun karakterinin altında, tezat oluşturacak şekilde mozart, beethovan hayranıdır. gariplikleri içinde bulunduran kişi diyoruz ya, bu da en net örneği sanırım.
çetesinin ihanetine uğrayan alex, hapishaneye düşer ve şart olarak yeni bir deneyin üzerinde denenmesini kabul etmesi şartıyla , cezasının affedileceği söylenir. bu deney kısmında işte pavlov’un deneyi devreye giriyor. tüm yaptığı kötülüklere karşı, acı çekme ile şartlanma.
filmini izlemedim. kitap ile ilgili görüşüm ise şu: beni rahatsız eden, distopik kitapları severim ve bu kitap beni hayli rahatsız etti. aile, toplum, arkadaşlık ilişkileri hakkındaki masum hisleri yerle bir etmiş; gerçekte olan ve aramızda gezen ama kitaplarda sıklıkla karşılaşmadığımız karakterlerden farklı bir kitap yaratmıştır.
iş bankası yayınlarından, aziz üstel çevirisini okudum. çeviri başarılıydı. farklı bir tür denemek isteyenler için tercih olabilir.
konusu itibariyle tartışmalara yol açması çok normaldi. yazar kitapta farklı bir şey denemek istediğini de belirtmiştir.
‘
queer as as clockwork orange’- olabilecek en yüksek derecede gariplikleri barındıran kişi’.
yazar bu sözü , bir gün yazacağı kitapta başlık olarak kullanmak istemiş. şimdi soru şu; söz mü kitaptan çıktı, kitap mı sözden? kitabın sözden çıktığını düşünüyorum. ha bir de pavlov’un meşhur deneyi de kitaba girince, farklı garip bir konusu olan bir kitap çıkmış ortaya.
kitabın ortaya çıkışı da yazarın geçirdiği beyin tümörü hastalığı sırasında olmuştur. kısa bir ömür biçilen yazar, yokluğunda karısının yokluk çekmemesi için miras olarak 5 kitap yazmış. bu kitap da onlardan biri. sonrasında yanlış teşhis konduğu ortaya çıkmış. bu yanlış teşhis olmasaydı, yazar böyle cesur bir kitap yazar mıydı bilemiyorum.
henüz 15 yaşındaki alex ve çetesinin , yapabilecek en vahşi, duygusuz, empatiden uzak bir halde şehirde terör estirmesini konu alıyor. alex, bu vahşi ve empatiden yoksun karakterinin altında, tezat oluşturacak şekilde mozart, beethovan hayranıdır. gariplikleri içinde bulunduran kişi diyoruz ya, bu da en net örneği sanırım.
çetesinin ihanetine uğrayan alex, hapishaneye düşer ve şart olarak yeni bir deneyin üzerinde denenmesini kabul etmesi şartıyla , cezasının affedileceği söylenir. bu deney kısmında işte pavlov’un deneyi devreye giriyor. tüm yaptığı kötülüklere karşı, acı çekme ile şartlanma.
filmini izlemedim. kitap ile ilgili görüşüm ise şu: beni rahatsız eden, distopik kitapları severim ve bu kitap beni hayli rahatsız etti. aile, toplum, arkadaşlık ilişkileri hakkındaki masum hisleri yerle bir etmiş; gerçekte olan ve aramızda gezen ama kitaplarda sıklıkla karşılaşmadığımız karakterlerden farklı bir kitap yaratmıştır.
iş bankası yayınlarından, aziz üstel çevirisini okudum. çeviri başarılıydı. farklı bir tür denemek isteyenler için tercih olabilir.
devamını gör...
klibi güzel olan şarkılar
kesinlikle paul dwyer- halkalı şeker
altında iskoç eteği, sırtında yörük yeleği, ellerinde tahta kaşıklarla sizlerin neşesine neşe katar.
altında iskoç eteği, sırtında yörük yeleği, ellerinde tahta kaşıklarla sizlerin neşesine neşe katar.
devamını gör...
hayat kalitesini artıran küçük detaylar
ajanda tutmak, erken uyanmak, spor yapmak, sağlıklı beslenmek
devamını gör...
öngörü
ilerde gerçekleşecek olayları mevcut verilere veya tecrübelere dayalı olarak yorumlama ve tahmin etme güdüsü.
devamını gör...
pentagram
seksenlerin ikinci yarısında ülkemizde salgın haline gelen power ve trash metal akımlarının etkisiyle ortaya çıkan ve emsalleri arasında en azimli ve en önde giden müzik topluluğu.
devamını gör...
aman boşver yakışıklı olmasa da olur diyen kız
yüzü güzele kırk günde doyulur da gönlü güzele kırk yılda doyulmaz diyen kızdır. haklıdır.
devamını gör...

