yazarlar şu an ışınlanacak olsa ışınlanacakları yer
2020 yılının temmuzuna ışınlanmak isterdim. hayatımda geçirdiğim en güzel tatillerden hatta günlerden birisiydi. hiçbiri ailem olmasa da beni hayatta gerçekten şanslı hissettiren çok tatlı bi grup insanla mükemmel bi gün yaşamıştım. istediğim her şey ordaydı. öyle bi an için gerçekten çok fazla şeyden vazgeçebilirim sanırım şuan. en kısa zamanda tekrarını yaşamayı umuyorum fazlasıyla*.
devamını gör...
artı oy vermede cömert olan yazarlar
özellikle çaylak beğenilerinde çaylakların yazar olmaları adına katkı sağlayan yazarlardır.
devamını gör...
kral kelebeği
diğer kelebeklerden daha uzun ömre sahip olan göçmen kelebek türü.
kral kelebeği
bu kelebeği diğer kelebeklerden daha farklı, doğal olarak daha güzel yapan bence, göç etmek için doğmuş olmaları. bir yılda 4 nesil kral kelebeği göç ediyor. ve göç boyunca her seferinde aynı ağaçlarda geceliyorlarlar. kuzeye gidenler ile güneye dönenler aynı nesil değil. ama her seferinde aynı ağaçlarda konaklıyorlar. bu ağaçların cinsi kelebekler için önem taşımıyor, kelebeklerin konakladığı bu ağaçlara "kelebek ağaçları" deniliyor.
kelebeklerin neden bu ağaçları seçtiklerini bilememiş bilim insanları ve ağaçların rengini, kokusunu değiştirmişler ama kral kelebeklerini kandıramamışlar.
bu durum hafıza olarak tanımlanırsa genetik bir hafızadan söz etmemiz gerekiyor, bu da kabul etmek gerekirse biraz korkutucu. bir kelebek daima varması gereken yere vardığını bilir, diyerek konuyu kapatmak en mantıklısı.
kral kelebeği
bu kelebeği diğer kelebeklerden daha farklı, doğal olarak daha güzel yapan bence, göç etmek için doğmuş olmaları. bir yılda 4 nesil kral kelebeği göç ediyor. ve göç boyunca her seferinde aynı ağaçlarda geceliyorlarlar. kuzeye gidenler ile güneye dönenler aynı nesil değil. ama her seferinde aynı ağaçlarda konaklıyorlar. bu ağaçların cinsi kelebekler için önem taşımıyor, kelebeklerin konakladığı bu ağaçlara "kelebek ağaçları" deniliyor.
kelebeklerin neden bu ağaçları seçtiklerini bilememiş bilim insanları ve ağaçların rengini, kokusunu değiştirmişler ama kral kelebeklerini kandıramamışlar.
bu durum hafıza olarak tanımlanırsa genetik bir hafızadan söz etmemiz gerekiyor, bu da kabul etmek gerekirse biraz korkutucu. bir kelebek daima varması gereken yere vardığını bilir, diyerek konuyu kapatmak en mantıklısı.
devamını gör...
ümitcan uygun'un itiraf etmesi
umitcan uygun'un an itibariyle aleyna çakır'ı "onunla barışmak istemediği için öldürdüğünü" itiraf ettiği olay.
edit: sosyal platformlarda ya da internetteki herhangi bir haber sitesinde henüz var olmadığından kaynak ekleyemedim. ben ntv yayınında gördüm. umarım gerçektir.
edit2: haberin üzerinden 15 dk geçmesine rağmen internette hiçbir haber sitesinde göremiyorum.
edit3: henüz gözaltına alındığı ve uyuşturucuyu özendirmekten hakkında işlem yapılacağı söyleniyor. internet kaynaklarında "cinayet itirafı" gibi bir durum söz konusu değil gibi.
kaynak 1 kaynak 2
edit: sosyal platformlarda ya da internetteki herhangi bir haber sitesinde henüz var olmadığından kaynak ekleyemedim. ben ntv yayınında gördüm. umarım gerçektir.
edit2: haberin üzerinden 15 dk geçmesine rağmen internette hiçbir haber sitesinde göremiyorum.
edit3: henüz gözaltına alındığı ve uyuşturucuyu özendirmekten hakkında işlem yapılacağı söyleniyor. internet kaynaklarında "cinayet itirafı" gibi bir durum söz konusu değil gibi.
kaynak 1 kaynak 2
devamını gör...
kendine saygısı olmayanların en az 6 saat uyuması
muhtemelen günde 2 saatten çok çok fazla uyuyan yazarın beyanı. * bir dönem, günde 5 saat uyuyarak bir sene kadar yaşadım. çok yoğundum, gerek zihnen gerek bedenen çok çalışıyordum. bir senenin sonunda artık nevroza girmiştim resmen, gün içinde kafam hep bulutlu gibiydi, okuduğum hiçbir şeyi anlamıyordum. kitapları çok sevmeme rağmen roman dahi görmek/okumak istemiyordum. tabii bunlar sadece uykusuzluk ile alakalı değildi ama büyük bir kısmını oluşturuyordu. çok değil, iki-üç gün uyumayıp deneyimlenebilir, sarhoş gibi olursunuz, aptal aptal her şeye gülersiniz, moralinizi bozacak bir şey, muhtemelen normalden birkaç kat daha fazla moralinizi bozar. bu durumu uzatırsanız psikiyatrik bir vaka olursunuz.
bunlardan bize ne derseniz ben de bilmiyorum, örnek vererek anlatayım istedim. tecrübe ettim çünkü. işin özü sayın yazarlar günde iki saat uyuyarak hayat falan yaşanmaz, başlık mıçmanın dahi bi' edebi var. günde en az 6 saat uyuyun, çok çalışıyorsanız en az 7. 8 bence de biraz lüks. bir de 11-12 saat, hatta daha fazla uyuyanlar var, sormayın gitsin.
bunlardan bize ne derseniz ben de bilmiyorum, örnek vererek anlatayım istedim. tecrübe ettim çünkü. işin özü sayın yazarlar günde iki saat uyuyarak hayat falan yaşanmaz, başlık mıçmanın dahi bi' edebi var. günde en az 6 saat uyuyun, çok çalışıyorsanız en az 7. 8 bence de biraz lüks. bir de 11-12 saat, hatta daha fazla uyuyanlar var, sormayın gitsin.
devamını gör...
eğitimde fırsat eşitliği
türkiye de maalesef olmayan durumdur. okullar açıkken doğu ile batı arasında bi dünya fark vardı covid sürecinde bu bi dünya üçe falan katlandı.yazık!
devamını gör...
normal sözlük moderasyon güncellemesi
dert ortaklarım gitmiş gibi hissediyorum. sözlük için hayırlı uğurlu olsun dediğim güncellemedir.
devamını gör...
menzil tarikatı
devletin içine sizmakla meşgul bir oluşum.
akape gidince kendilerinin de pek şansı kalmayacak.
akape gidince kendilerinin de pek şansı kalmayacak.
devamını gör...
albert camus

albert camus, sık sık intiharı düşündüğünü söylemesine rağmen, hayatın yaşanılmaya değer olduğunu savunmuştur. felsefe bölümünü bitirmiş ama kendisini hiçbir zaman filozof olarak görmemiştir. önce bir komünist, sonra da koyu bir milliyetçi olmuştur.
yoksul bir baba ile okuma yazma bilmeyen bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş albert camus. babasını daha 2 yaşına bile basmadan savaşta kaybetmiş, sonrasında temizlikçilik yapan annesinin çabalarıyla büyümüş. kısacası; zor bir hayat yaşamış cezayir asıllı ünlü fransız. kendini bu dünyaya hep biraz yabancı hissetmiş ama yine de yaşamak ve mutluluk için çabalamak gerektiğini öne sürmüş.
varoluşçu olarak tanımlanmış ama bunu hiçbir zaman kabul etmemiş. absürdizmin öncülerinden biri olarak gösterilmesine rağmen, aynı şekilde bu düşünceyi de reddetmiş çünkü belirli terimlerle anılmak ona göre değilmiş. 46 yaşına geldiğinde ise bir trafik kazasında hayatını kaybetmiş. ve ironik olan şu ki albert camus; daha önce araba kazasında ölmeyi, en absürt ölüm olarak ifade etmiştir.
albert camus taş olmak istemiştir. çünkü ne kadar basit ve küçük bir yaşamı olursa o kadar mutlu olacağına inanmıştır. 1957’de nobel edebiyat ödülü’nü kazanan ikinci en genç ve ilk afrika doğumlu yazar olmuştur. 1960’da ise kendisinin deyimiyle “en absürt ölüm şekli” ile hayata veda etmiştir.
devamını gör...
alexandre dumas
tanınan iki alexander dumas vardır. biri monte kristo kontu (kitap) isimli eserin yazarı olarak ünlenmişken diğeri kamelyalı kadın (kitap) eserinin yazarıdır. kamelyalı kadın'ın yazarı olan alexander, monte cristo kontu'nun yazarı olan alexander dumas'nın gayrı meşru çocuklarından biridir ve kendisine babasının ismi verilmiştir. oğul alexander'ın tiyatro eserleriyle bilinirliği artmıştır.
bu iki isim genellikle ya aynı kişi sanılmakta ya da birbirine karıştırılmakta fakat oğul alexander'ın genellikle tiyatro eserleri vermiş olmasının yanında türkçeye çevrilmiş tek eseri de kamelyalı kadın'dır.
bu iki isim genellikle ya aynı kişi sanılmakta ya da birbirine karıştırılmakta fakat oğul alexander'ın genellikle tiyatro eserleri vermiş olmasının yanında türkçeye çevrilmiş tek eseri de kamelyalı kadın'dır.
devamını gör...
mensa fahişeleri
rivayete göre; mama'ları karşılaştırmalı edebiyat doktorası yapmış ünlü fahişeler.
bu söz konusu kadınlar, tıpkı mamaları gibi son derece entelektüel, okumuş etmiş, kültürlü tiplermiş. onları meşhur yapan özellikleri de buymuş. zira fazladan 200 dolar vererek dostoyevski'nin eserlerinden, dönemin edebiyat ve musikisinden, yahut proust'tan sohbet edebilecek kızlarla sevişmek mümkünmüş. kısacası gelen müşterileri entelektüel açıdan da doyuma ulaştırıyorlarmış.
işte woody allen'ın mensa fahişeleri adlı kısa öyküsünden bir kare:
bu söz konusu kadınlar, tıpkı mamaları gibi son derece entelektüel, okumuş etmiş, kültürlü tiplermiş. onları meşhur yapan özellikleri de buymuş. zira fazladan 200 dolar vererek dostoyevski'nin eserlerinden, dönemin edebiyat ve musikisinden, yahut proust'tan sohbet edebilecek kızlarla sevişmek mümkünmüş. kısacası gelen müşterileri entelektüel açıdan da doyuma ulaştırıyorlarmış.
işte woody allen'ın mensa fahişeleri adlı kısa öyküsünden bir kare:
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
...
zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
önce beklemekten.
ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
...
ümit yaşar oğuzcan-beşinci mektup
zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
önce beklemekten.
ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
...
ümit yaşar oğuzcan-beşinci mektup
devamını gör...
diyot
yangın kapısı gibi tek yönde çalışır. devrede simgesi ok şeklinde gösterilir.
devamını gör...
en çabuk unuttuğumuz şey
şahsıma yapılan kötülükler. bende anlam veremiyorum kendime umursamazlık mı dersin, mazoşistlik mi dersin bilemiyorum ama kötülüklerden haz alıyor gibi bir halim var bende çözemedim, bu aralar bi saflaştım sanki.
devamını gör...
depresyon
genel anlamda çocuksu ve mutlu bir insanım. olayların en olumsuz yanlarını görüp kendini üzen bir tip değilim. depresyona sigarayı bıraktıktan sonra girdim ki bağırsak kaynaklı depresyon denilen bir durumdu. şunu anladım, depresyon bir tür ölüm hali.
saçlarımı taramaya bile halim yoktu. sürekli yatıp ağlıyordum, o güne kadar hiç dikkatimi çekmemiş ya da belki önemsemediğim geçmiş detayları düşünüp büyük mesele haline getiriyordum. sanki o güne kadar hiç mutlu tek bir anım olmamış gibiydi. yaşamanın ve o güne kadar yaşanmış anıların herhangi bir önemi yoktu.
tek iyi yönü kendimi bulmuş olmam oldu. daha empatik bir insan haline geldim. insanlara karşı daha sakin ve anlayışlı davranmaya çalışıyorum çünkü karşımda duran o insanın kendi içinde neler yaşadığını bilmediğimin farkındayım. hayatın sadece benim doğru ve yanlışlarımdan ibaret olmadığını biliyorum. sanıyorum buna olgunlaşmak deniyor, depresyon sayesinde bu seviyeye anca gelebildim.
bir şekilde o süreç boyunca tedavi için tek adım atmamış olmanın pişmanlığını yaşıyorum. çünkü sahiden bu ciddi bir süreç. depresyonda olan arkadaslarin tedavi için kararlı olmaları gerekiyor. bunu tek başına atlatmaya çalışmak sahiden çok yorucu ve gereksiz bir çaba çünkü.
saçlarımı taramaya bile halim yoktu. sürekli yatıp ağlıyordum, o güne kadar hiç dikkatimi çekmemiş ya da belki önemsemediğim geçmiş detayları düşünüp büyük mesele haline getiriyordum. sanki o güne kadar hiç mutlu tek bir anım olmamış gibiydi. yaşamanın ve o güne kadar yaşanmış anıların herhangi bir önemi yoktu.
tek iyi yönü kendimi bulmuş olmam oldu. daha empatik bir insan haline geldim. insanlara karşı daha sakin ve anlayışlı davranmaya çalışıyorum çünkü karşımda duran o insanın kendi içinde neler yaşadığını bilmediğimin farkındayım. hayatın sadece benim doğru ve yanlışlarımdan ibaret olmadığını biliyorum. sanıyorum buna olgunlaşmak deniyor, depresyon sayesinde bu seviyeye anca gelebildim.
bir şekilde o süreç boyunca tedavi için tek adım atmamış olmanın pişmanlığını yaşıyorum. çünkü sahiden bu ciddi bir süreç. depresyonda olan arkadaslarin tedavi için kararlı olmaları gerekiyor. bunu tek başına atlatmaya çalışmak sahiden çok yorucu ve gereksiz bir çaba çünkü.
devamını gör...
sezen aksu'nun en hüzünlü şarkısı
~sen aydınlığa ben sana hasret
gel eritir demirleri bendeki ateş~
hasrete vurduğumuz göz göz yürek bizim
gel eritir demirleri bendeki ateş~
hasrete vurduğumuz göz göz yürek bizim
devamını gör...
bi dahaki adresim nickaltın olacak
had bilmez yazarlara başlıklar üzerinden verilen ayarlar yeterli gelmeyince göz korkutmak için söylenen söz, titretir.
devamını gör...



