normal sözlük'teki binlerce yazar nerede sorunsalı
yanılmıyorsam kafa sözlükte binlerce yazar var,çaylakları saymadım bile. ama her nedense başlıklar baykuş konmuş virane gibi. genelde hep aynı nickleri görüyorum başlıklarda. merak ediyorum herkes nerede.
devamını gör...
madalyası olmayan bir yazarı ciddiye almak
madalyası olan ve olmayan yazarların hiçbir farkı yoktur, her ikisi de aynı oranda ciddiye alınır.
burada şunun ayrımını yapmak gerekir, yoldaş benjamin franklin ve iko araştıran, başlıkları olabildiğince iyi şekilde açıklayan yazarların motivasyonunu artırmak için madalya sistemini getirmişler ve bence güzel de bir iş yapmışlardır. isteyen madalyalık tanım girer, isteyen kendi istediği gibi devam eder.
önemli olan karşılıklı saygıdır. durduk yere insanların emeklerine *ok atmaya gerek yok..
burada şunun ayrımını yapmak gerekir, yoldaş benjamin franklin ve iko araştıran, başlıkları olabildiğince iyi şekilde açıklayan yazarların motivasyonunu artırmak için madalya sistemini getirmişler ve bence güzel de bir iş yapmışlardır. isteyen madalyalık tanım girer, isteyen kendi istediği gibi devam eder.
önemli olan karşılıklı saygıdır. durduk yere insanların emeklerine *ok atmaya gerek yok..
devamını gör...
yazarların en ilginç kaybolma anıları
abimlerle arka bahçede oynarken anneme gitmek istemişim. götürmemişler. kendim gitmeye karar vermişim. yapmam gereken tek şey arka bahçeden ön bahçeye geçip binaya girmek. saatler sonra iki sokak ötede bulmuşlar beni. abim hala bulunmamın pişmanlığını yaşadığını söyler. canım abim.
devamını gör...
geceye tatsız bir hayat kuralı bırak
bir şeyin gerçekleşme ihtimali, onu ne kadar istediğinizle ters orantılıdır.
devamını gör...
başlık başıma
akıllara 'fes başıma ' sahnesini getiren durum.
devamını gör...
general data protection regulation
türkçesi genel veri koruma yönetmeliği'dir.
türkiye'de kurulmuş olsa dahi, ab üyesi vatandaşların kişisel verilerini işleyen şirketler ya da ab'de kurulu ancak ab dışı varlık gösteren (örneğin türkiye'de) şirketlerin 28 mayıs 2018 tarihi itibariyle uyum sağlamak zorunda olduğu yönetmeliktir.
gdpr'dan ayrı ve ek olarak türkiye'de gerçek kişilerin fiziksel verilerinin işlenmesi kişisel verileri koruma kanunu (bkz: kvkk) ile düzenlenir. bu kanun 7 nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
yani türkiye'de kurulu bir şirketiniz var ve ab ülkeleriyle iş yapıyorsanız süreçlerinizi hem kvkk'na hem de gdpr yönetmeliğine uyumlu hale getirme yükümlülüğünüz vardır.
türkiye'de kurulmuş olsa dahi, ab üyesi vatandaşların kişisel verilerini işleyen şirketler ya da ab'de kurulu ancak ab dışı varlık gösteren (örneğin türkiye'de) şirketlerin 28 mayıs 2018 tarihi itibariyle uyum sağlamak zorunda olduğu yönetmeliktir.
gdpr'dan ayrı ve ek olarak türkiye'de gerçek kişilerin fiziksel verilerinin işlenmesi kişisel verileri koruma kanunu (bkz: kvkk) ile düzenlenir. bu kanun 7 nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
yani türkiye'de kurulu bir şirketiniz var ve ab ülkeleriyle iş yapıyorsanız süreçlerinizi hem kvkk'na hem de gdpr yönetmeliğine uyumlu hale getirme yükümlülüğünüz vardır.
devamını gör...
insanların genelde doğdukları mevsimi sevmesi
(bkz: eyluling)*
eylul ay degil tek basina mevsim benim icin, hangi sehirde olursam olayim farkli yasiyorum sonbahardan; isitan ama yakmayan gunes, esen ama usutmeyen ruzgar, belki biraz bulutlu ilik hava.
sevmeyi birak kopegiyim eylulun.
yaz kadar terletmeyen, kis kadar usutmeyen ve yagmurda islatmaktan sucuga dondurmeyen; bebek gibi ya,
gelsin hemen tekrar.
eylul ayi bir insan olsa askindan ferhat’a, kerem’e ve dahi mecnun’a donebilirdim sanirim; iyi ki degil.*
eylul ay degil tek basina mevsim benim icin, hangi sehirde olursam olayim farkli yasiyorum sonbahardan; isitan ama yakmayan gunes, esen ama usutmeyen ruzgar, belki biraz bulutlu ilik hava.
sevmeyi birak kopegiyim eylulun.
yaz kadar terletmeyen, kis kadar usutmeyen ve yagmurda islatmaktan sucuga dondurmeyen; bebek gibi ya,
gelsin hemen tekrar.
eylul ayi bir insan olsa askindan ferhat’a, kerem’e ve dahi mecnun’a donebilirdim sanirim; iyi ki degil.*
devamını gör...
anlık mutluluk veren şeyler
beklenmedik yerde gelen nasılsın mesajı.
devamını gör...
kuzey ege
saros körfezi, çanakkale, izmir ve edremit körfezi'ni kapsayan coğrafi bir tanımlamadır.
devamını gör...
tedavisi olmayan türk hastalıkları
başkalarının hayatlarına karışmak. kınamak.
en basitinden sevgilinle el ele yürürken bile 9493 tane bakışa maruz kalıyorsun.* bir insan hiçbir şekilde kimseye zarar vermediği sürece ne yaparsa yapsın ya. salın.
saygı, saygı, saygı.
en basitinden sevgilinle el ele yürürken bile 9493 tane bakışa maruz kalıyorsun.* bir insan hiçbir şekilde kimseye zarar vermediği sürece ne yaparsa yapsın ya. salın.
saygı, saygı, saygı.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
tamamen can sıkıntısı ve meraktan açtığım bir başlık. ben kesinlikle wylde diyorum.
devamını gör...
fakirim demeden fakir olduğunu söyle
zengin değilim.
devamını gör...
yazarları ağlatan şarkılar
matematiksel olarak selami şahin'e ait olma ihtimali yüksek şarkıdır.
devamını gör...
esnaf lokantası sözlük olsa alınabilecek nickler
gel 5 liraya karnını doyur abicim çaylar müessesemizdeennnn!
devamını gör...
oyun oynarken mesajlara cevap veren sevgili
(bkz: asla gerçek olmayacak şeyler)
devamını gör...
takip edilesi sözlük yazarları
yoldaş benjamin franklin
hazall
patagonyalı
112224448
4-3-3 oynatan aykut
500 lira olsa üzerine fotoğrafı basılacak kadın
_buaradahukukokuyorum_
abdulseyidbincabbar
akira
aleksi zorba
alkolik oldum
animalforanalysts
armullah
atlara kafa tutan hatun
ayı yavrusu
bagermam
bir bilen
blackeyes
bloodless
bozukpikap
brave
bubbles of death
celâli
cenabettin
cjuufs
coalcarbon
crimson
daddy
dandun
dağda yürüyen adam
dekonte
denizn48
derekusu
derin
dgrn88
digitale
dragonkemal
durumumuz yoktu sevisemedik
duyulavmi
dünyanıneniyibeşbininciyazarı
ejderiya terbiyecisi
elbarto
emre_1974tr
eniyisipencere
esmeralda
etik dinleyici
flyyoufools
funtilator
garrett
gertrud
gezegen insanı
gomercan
hajo
harumi
heterozigotavantajı
higelhi
huseyinozkilic
imperactus
indusganj
is düşüm
iyi değilim ben
jack the ripper
jakstat
janerochester
jeanjacques
kafadandeniz
kafakirankopek
karga
karışık kafa
kedi yiyen fare
kimsesizlerinkimiraikkonen
kominist turşu
komiser eda
kucukkarabalik
kurdakafaatankuzu
kurtlarladans
küçük bir zebellah
kızılkaya
lector
legal torbacı
lier
magic
meja
mellisho
merhaba poğaçacı
milena
modigliani
morganick
mortıl
muallimbeyefendi
nerininmetaforu
neysene
nimipu
nlbiyazi
nokta
oglalalakota
onistanbul
pancharatnam
peek-a-boo
peynir üstadı
pinkshinyultratambourine
pisipisi
psy active
pul payet
rachel green
rieux
robnaja
sannhetens_vei
shoegazer
siddhartha
sofmusic
sons of technocracy
soresh
soylevci
systemfailed
sözlüğebirdahagelsemalacağımnick
tesla
thedansözkiller
tolgame
toprak kokusu
trevor philips
ukaladost
unutmabeni
vemiz
warrior90
yalnızkuş
yararak giden sapkali mantar
yaykadınıylaolur
yedinci dem
yere düşen dondurma
zümrüd-ü anka
ıvanmılınskı
ateist kaplumbağa
armysuzy
gustav klimt
maiyetmemuru
senden nefret ediyor olabilirim
hazall
patagonyalı
112224448
4-3-3 oynatan aykut
500 lira olsa üzerine fotoğrafı basılacak kadın
_buaradahukukokuyorum_
abdulseyidbincabbar
akira
aleksi zorba
alkolik oldum
animalforanalysts
armullah
atlara kafa tutan hatun
ayı yavrusu
bagermam
bir bilen
blackeyes
bloodless
bozukpikap
brave
bubbles of death
celâli
cenabettin
cjuufs
coalcarbon
crimson
daddy
dandun
dağda yürüyen adam
dekonte
denizn48
derekusu
derin
dgrn88
digitale
dragonkemal
durumumuz yoktu sevisemedik
duyulavmi
dünyanıneniyibeşbininciyazarı
ejderiya terbiyecisi
elbarto
emre_1974tr
eniyisipencere
esmeralda
etik dinleyici
flyyoufools
funtilator
garrett
gertrud
gezegen insanı
gomercan
hajo
harumi
heterozigotavantajı
higelhi
huseyinozkilic
imperactus
indusganj
is düşüm
iyi değilim ben
jack the ripper
jakstat
janerochester
jeanjacques
kafadandeniz
kafakirankopek
karga
karışık kafa
kedi yiyen fare
kimsesizlerinkimiraikkonen
kominist turşu
komiser eda
kucukkarabalik
kurdakafaatankuzu
kurtlarladans
küçük bir zebellah
kızılkaya
lector
legal torbacı
lier
magic
meja
mellisho
merhaba poğaçacı
milena
modigliani
morganick
mortıl
muallimbeyefendi
nerininmetaforu
neysene
nimipu
nlbiyazi
nokta
oglalalakota
onistanbul
pancharatnam
peek-a-boo
peynir üstadı
pinkshinyultratambourine
pisipisi
psy active
pul payet
rachel green
rieux
robnaja
sannhetens_vei
shoegazer
siddhartha
sofmusic
sons of technocracy
soresh
soylevci
systemfailed
sözlüğebirdahagelsemalacağımnick
tesla
thedansözkiller
tolgame
toprak kokusu
trevor philips
ukaladost
unutmabeni
vemiz
warrior90
yalnızkuş
yararak giden sapkali mantar
yaykadınıylaolur
yedinci dem
yere düşen dondurma
zümrüd-ü anka
ıvanmılınskı
ateist kaplumbağa
armysuzy
gustav klimt
maiyetmemuru
senden nefret ediyor olabilirim
devamını gör...
atalet
atalet kelimesinin güzel yanı aslında yanında momentum kelimesi olmayınca anlamsız gözükmesidir.
atalet momenti ise namı değer eylemsizlik momentidir.
adından da anlaşılacağı üzere atalet momenti, bir cismin harekete karşı tepkisidir.kütlenin dönme hareketindeki karşılığıdır.
atalet momenti ise namı değer eylemsizlik momentidir.
adından da anlaşılacağı üzere atalet momenti, bir cismin harekete karşı tepkisidir.kütlenin dönme hareketindeki karşılığıdır.
devamını gör...
türkiye'de tartışma kültürü
bugün "hey sen bokboğaz, sen kimseye bunu dikte edemezsin tmm?" şeklinde özetlenecek bir tür cevap entrysi okudum. bu, bizim ülkemizde çoğu meselede tartışma kültürünün ve üslubun oturmadığının en güzel örneğidir. aslında bu entry de o başlığa yazılmıştı ama özünde meselemiz tartışma kültürüdür. iyice saçmalamış ve acilen kurtarılması gereken kültürdür.
şimdi koca koca adamlar sözlüğe geliyor, bir konuda çok kızıyor ve "şu namussuzlara verip veriştirmenin zamanı geldi artık" diyor. kime ve ne hakkında olursa olsun , bu olay genellikle cennet mahallesindeli ferhat ile şirin arasındaki kavganın, az buçuk eğitim almış insanlardaki yansıması olarak gerçekleşiyor. bunun diğer eğitimli, az çok oturaklı insanlarda yarattığı hisse de ben boktanlık diyorum çünkü bu hissin tam olarak bir kelime karşılığını bulamadım.
bizim gibi, öyle ya da böyle bu lanet olası sözlüklere tanım girecek kadar görmüş geçirmiş ve okumuş insanların tartışma kültürüne en dipten başlaması hoş bir şey değil. "ey marilyn monroe, sen nesin ya ? kasımpaşalılığı senden öğrenecek değiliz biz ya, çok afedersiniz, eğer bilgi içerikli tanım girmeyeceksek de bundan şahsım adına ben gurur duyarım, anladın mı marilyn" bunun bir yolu yordamı vardır.
bir konuda birinin argümanını eleştireceğimiz zaman, ki bu aynı başlık altındaki direkt bir entryi de hedef alabilir, şahsın kendisini doğrudan muhatap almayız. bu şahsın söylediği şeylerin neresiyle sorunumuz varsa, orayı eleştiririz ve bu eleştiri, eğer hedefiniz gerçekten bir tartışmaya bakış açısı kazandırmak veya karşınızdakinin düşüncelerinin zararlarını ortadan kaldırmak gibi faydalı işlerse, mutlaka genel örnekler içermelidir. söz gelimi bize bilgi içerikli entry girmemizi dikte etmeye çalışan bir gavur oğlu gavura vereceğimiz tepki, bilgi içerikli entry-sözlük-literatür taramasının önemi ve bu konuda sözlüğün yeri-genel anlamda sözlüğün kullanım amaçları vs. ekseninde olmalıdır. bu eksende "ya işte falanca bir konuda entry okudum, t.aşak abidesi, öyle hoşuma gitti ki sevdiklerimizi kaybetmenin ne demek olduğunu anladım." gibi bir örnekle de argümanlarınızı güçlendirirsiniz.
benim meselem tartışma kültürü. bu varya bu, o kadar önemli bir şey ki; bizi, birbirimizi anlamamızı, ilişkilerimizi, entelektüel seviyemizi bir üst seviyeye çıkarmamızı vs. sağlayacak; sosyal yaşamın her türlü kılcal damarına sirayet edecek bir olgudur. tartışma kültüründen yoksun bir kültürde insanların birbirini anlaması imkansızdır; bugün sosyal medyadan arkadaş ortamlarına kadar tartışma kültürü ad hominem, whataboutism gibi araçlara kurban edildi. sadece bunlar değil; herkes kendi gerçekliğini ortada bir gerçek bırakmayana kadar ısrarla savunurken, aslında ne konuştuğumuzdan bile haberimiz yokken bir de şahsileştiriyoruz. savunduğumuz şeyin akla mantığa kalır yanı yokken, aksini savunanın şahsına hakaret edecek kadar kendimize güveniyoruz. işte bunların çatışması tüm platformları esir aldı ve interneti bir işkence malzemesi yaptı. insanlar stres atmak için yapılan platformlarda sinir küpü olmakla meşguller.
işte bu lanetten kurtulmak için elimizden geleni yapmalıyız. artık seviyesizliğin bir sınırı olmalı ve bu sınır cennet mahallesinden yukarıda bir yerlerde olmalıdır. tartışmalara bilgimizi ya da hiçbir tecrübemizi ortaya koymadan bir argüman atıp fanatik gibi savunmamalıyız; böyle durumlarda insan kendini seviyesizleştiremeden duramaz çünkü ortada temeli olmayan bir argümanı savunan biri olmuşsunuzdur. bilmiyorum demenin basit bir şey olduğunu, bilmediğimiz konularda kesin yargılara varabilecek yorumlar yapmanın temelli çöpe atılması gereken pis bir iş olduğunu bilmek ve en önemlisi, bir konuda ne kadar donanımlı olursak olalım; karşımızdakine söz hakkı verecek şekilde tartışmayı yönlendirmek gerekir.
tüm yazdıklarımın özeti: sosyal yaşamın, yani senin benim ile benim de falanca ile olası ilişkilerimi zehirleyen bu hastalığa karşı mücadele etmemiz gerektiğidir. benim yollarım, yöntemlerim bu şekildeyken, başkaları da başka yollarla bu işi halledebilir.
şimdi koca koca adamlar sözlüğe geliyor, bir konuda çok kızıyor ve "şu namussuzlara verip veriştirmenin zamanı geldi artık" diyor. kime ve ne hakkında olursa olsun , bu olay genellikle cennet mahallesindeli ferhat ile şirin arasındaki kavganın, az buçuk eğitim almış insanlardaki yansıması olarak gerçekleşiyor. bunun diğer eğitimli, az çok oturaklı insanlarda yarattığı hisse de ben boktanlık diyorum çünkü bu hissin tam olarak bir kelime karşılığını bulamadım.
bizim gibi, öyle ya da böyle bu lanet olası sözlüklere tanım girecek kadar görmüş geçirmiş ve okumuş insanların tartışma kültürüne en dipten başlaması hoş bir şey değil. "ey marilyn monroe, sen nesin ya ? kasımpaşalılığı senden öğrenecek değiliz biz ya, çok afedersiniz, eğer bilgi içerikli tanım girmeyeceksek de bundan şahsım adına ben gurur duyarım, anladın mı marilyn" bunun bir yolu yordamı vardır.
bir konuda birinin argümanını eleştireceğimiz zaman, ki bu aynı başlık altındaki direkt bir entryi de hedef alabilir, şahsın kendisini doğrudan muhatap almayız. bu şahsın söylediği şeylerin neresiyle sorunumuz varsa, orayı eleştiririz ve bu eleştiri, eğer hedefiniz gerçekten bir tartışmaya bakış açısı kazandırmak veya karşınızdakinin düşüncelerinin zararlarını ortadan kaldırmak gibi faydalı işlerse, mutlaka genel örnekler içermelidir. söz gelimi bize bilgi içerikli entry girmemizi dikte etmeye çalışan bir gavur oğlu gavura vereceğimiz tepki, bilgi içerikli entry-sözlük-literatür taramasının önemi ve bu konuda sözlüğün yeri-genel anlamda sözlüğün kullanım amaçları vs. ekseninde olmalıdır. bu eksende "ya işte falanca bir konuda entry okudum, t.aşak abidesi, öyle hoşuma gitti ki sevdiklerimizi kaybetmenin ne demek olduğunu anladım." gibi bir örnekle de argümanlarınızı güçlendirirsiniz.
benim meselem tartışma kültürü. bu varya bu, o kadar önemli bir şey ki; bizi, birbirimizi anlamamızı, ilişkilerimizi, entelektüel seviyemizi bir üst seviyeye çıkarmamızı vs. sağlayacak; sosyal yaşamın her türlü kılcal damarına sirayet edecek bir olgudur. tartışma kültüründen yoksun bir kültürde insanların birbirini anlaması imkansızdır; bugün sosyal medyadan arkadaş ortamlarına kadar tartışma kültürü ad hominem, whataboutism gibi araçlara kurban edildi. sadece bunlar değil; herkes kendi gerçekliğini ortada bir gerçek bırakmayana kadar ısrarla savunurken, aslında ne konuştuğumuzdan bile haberimiz yokken bir de şahsileştiriyoruz. savunduğumuz şeyin akla mantığa kalır yanı yokken, aksini savunanın şahsına hakaret edecek kadar kendimize güveniyoruz. işte bunların çatışması tüm platformları esir aldı ve interneti bir işkence malzemesi yaptı. insanlar stres atmak için yapılan platformlarda sinir küpü olmakla meşguller.
işte bu lanetten kurtulmak için elimizden geleni yapmalıyız. artık seviyesizliğin bir sınırı olmalı ve bu sınır cennet mahallesinden yukarıda bir yerlerde olmalıdır. tartışmalara bilgimizi ya da hiçbir tecrübemizi ortaya koymadan bir argüman atıp fanatik gibi savunmamalıyız; böyle durumlarda insan kendini seviyesizleştiremeden duramaz çünkü ortada temeli olmayan bir argümanı savunan biri olmuşsunuzdur. bilmiyorum demenin basit bir şey olduğunu, bilmediğimiz konularda kesin yargılara varabilecek yorumlar yapmanın temelli çöpe atılması gereken pis bir iş olduğunu bilmek ve en önemlisi, bir konuda ne kadar donanımlı olursak olalım; karşımızdakine söz hakkı verecek şekilde tartışmayı yönlendirmek gerekir.
tüm yazdıklarımın özeti: sosyal yaşamın, yani senin benim ile benim de falanca ile olası ilişkilerimi zehirleyen bu hastalığa karşı mücadele etmemiz gerektiğidir. benim yollarım, yöntemlerim bu şekildeyken, başkaları da başka yollarla bu işi halledebilir.
devamını gör...
beş ressam adı sayamayan biriyle çıkmak
belki resim sevmiyoruz şair sorun edebiyatçı sorun söyleyelim.
devamını gör...
hayatınızdaki insanlar için yaptığınız en büyük fedakarlık
yaşıyorum. hem de onların istediği gibi.
bazen ne kadar dirensek de uyum sağlıyoruz bazı şeylere. elimizde olmadan..
böyle diyince sokrates'in şu sözü geldi aklıma.
"sizin istediğiniz gibi konuşup yaşamaktansa, kendi istediğim gibi konuşup ölmek isterim.”
bu sözü hayatımın merkezine taşıyacağım bir gün. tüm hayatımı koca bir fedakarlıkla geçiremem. bunu yapamam..
bazen ne kadar dirensek de uyum sağlıyoruz bazı şeylere. elimizde olmadan..
böyle diyince sokrates'in şu sözü geldi aklıma.
"sizin istediğiniz gibi konuşup yaşamaktansa, kendi istediğim gibi konuşup ölmek isterim.”
bu sözü hayatımın merkezine taşıyacağım bir gün. tüm hayatımı koca bir fedakarlıkla geçiremem. bunu yapamam..
devamını gör...