warp motoru
ışıktan hızlı seyahat etmeye yarayan teorik araç. teorik fizikçi miguel alcubierre tarafından geliştirildiği için alcubierre sürücüsü olarak da bilinir.
basitçe şöyle işler: araç, uzay - zamanda bir bozulma ortaya çıkarır. bir "altuzay baloncuğu" oluşturarak içine girer. uzay - zaman sürekliliğini çarpıtarak onun ışıktan hızlı hareket etmesini sağlar ve baloncuğun içindeki aracınızla ışıktan hızlı seyahate yani bir anlamda geleceğe yolculuğa olanak tanır. bu biraz dalga sörfü yapmaya benzer; aslında bir evren dokusuna binerek ışıktan hızlı sörf yapıyormuş gibi düşünebilirsiniz.
bu fikir aslında star trek'ten çıkmadır. alcubierre bundan esinlenerek fikri geliştirmiştir. birçok bilim kurgu roman ve filminde de kendine yer edinmiş durumda warp motoru konusu.
star trek'te bu iş şöyle yürüyor: warp motorunun güç kaynağı, madde ve antimaddenin etkileşimi.bu etkileşimi sağlayan şey dilityum adı verilen kurgusal kristaldir. etkileşimi sağlayabilmesi için yüksek enerjili manyetik alana maruz bırakılır ki antimadde ile reaksiyona giremesin. bu maruz bırakılmanın sonucu elektroplazma adı verilen yüksek enerjili maddedir ve plazma kanalları aracılığıyla taşınır. plazma enjektörleri, bu elektroplazma adlı malzemeyi bir bobine aktarır ve bu bobin uzay - zaman dokusundaki çarpılmaları oluşturan sistemdir. tabii bu işin bilim kurgusal kısmı.
her ne kadar iş bilim kurgusallığın dibine vurmuş gibi görünse de son yıllarda alexey bobrick ve gianni martire adlı 2 bilim insanı bu konu üzerinde çalışmalar yapıyor. bu konu hakkında bir makale bile yayımladılar. normal şartlarda bahsettiğimiz ortamın oluşabilmesi için, imkânsız denecek kadar yüksek enerji gerekir. ancak ikiliye göre, uzayı çarpıtmak için yüksek "dozda" kütle çekim enerjisi
de kullanılabilir.
başka bilim insanlarının çalışmalarını temel alan teorilere bakılırsa, star trek'te olduğu kadar hızlı olmasa da yine de bir warp motoru yapmak mümkün. ilerleyen zamanlarda belki de bizim neslimiz bir warp motoruna şahitlik edebilir. şimdilik tek yapacağımız şey biraz daha beklemek gibi görünüyor.
basitçe şöyle işler: araç, uzay - zamanda bir bozulma ortaya çıkarır. bir "altuzay baloncuğu" oluşturarak içine girer. uzay - zaman sürekliliğini çarpıtarak onun ışıktan hızlı hareket etmesini sağlar ve baloncuğun içindeki aracınızla ışıktan hızlı seyahate yani bir anlamda geleceğe yolculuğa olanak tanır. bu biraz dalga sörfü yapmaya benzer; aslında bir evren dokusuna binerek ışıktan hızlı sörf yapıyormuş gibi düşünebilirsiniz.
bu fikir aslında star trek'ten çıkmadır. alcubierre bundan esinlenerek fikri geliştirmiştir. birçok bilim kurgu roman ve filminde de kendine yer edinmiş durumda warp motoru konusu.
star trek'te bu iş şöyle yürüyor: warp motorunun güç kaynağı, madde ve antimaddenin etkileşimi.bu etkileşimi sağlayan şey dilityum adı verilen kurgusal kristaldir. etkileşimi sağlayabilmesi için yüksek enerjili manyetik alana maruz bırakılır ki antimadde ile reaksiyona giremesin. bu maruz bırakılmanın sonucu elektroplazma adı verilen yüksek enerjili maddedir ve plazma kanalları aracılığıyla taşınır. plazma enjektörleri, bu elektroplazma adlı malzemeyi bir bobine aktarır ve bu bobin uzay - zaman dokusundaki çarpılmaları oluşturan sistemdir. tabii bu işin bilim kurgusal kısmı.
her ne kadar iş bilim kurgusallığın dibine vurmuş gibi görünse de son yıllarda alexey bobrick ve gianni martire adlı 2 bilim insanı bu konu üzerinde çalışmalar yapıyor. bu konu hakkında bir makale bile yayımladılar. normal şartlarda bahsettiğimiz ortamın oluşabilmesi için, imkânsız denecek kadar yüksek enerji gerekir. ancak ikiliye göre, uzayı çarpıtmak için yüksek "dozda" kütle çekim enerjisi
de kullanılabilir.
başka bilim insanlarının çalışmalarını temel alan teorilere bakılırsa, star trek'te olduğu kadar hızlı olmasa da yine de bir warp motoru yapmak mümkün. ilerleyen zamanlarda belki de bizim neslimiz bir warp motoruna şahitlik edebilir. şimdilik tek yapacağımız şey biraz daha beklemek gibi görünüyor.
devamını gör...
ölmenin en kötü yanı
muhakkak yapılacak bir şeyler kalmıştır, kalacaktır da. dilerim kalan ömrümüzde yapmak istediklerimizin birçoğunu yapmış oluruz.
devamını gör...
insanı rahatlatan şeyler
aylardır görüşmediğin bir arkadaşınla sanki sürekli görüşüyormuş gibi konuşmak, saatlerce sohbet etmek, telefonu bir türlü kapatamamak, "neyse bir virgül koyalım da sonra kaldığımız yerden devam ederiz" diyerek o gün için vedalaşıp telefonu kapatmak ve bu döngüyü hep sürdürmek.
devamını gör...
tcg kemal reis
tcg kemal reis (f-247), türk araştırma gemisi oruç reis’i doğu akdeniz'de taciz eden yunan fırkateyni limnos’a haddini bildiren barbaros sınıfı bir fırkateyndir.
ağustos 2020’de gerçekleşen olayla ilgili ilk videoda arkadaki kırmızı beyazlı gemi oruç reis, önünde ise kemal reis var.
limnos oruç reis’e doğru manevra yapınca bunu gören kemal reis’in büyük bir hızla sağa dolu gittiğini görüyoruz.
ilerleyen dakikalarda ise limnos oruç reis’i taciz ettiğine bin pişman oluyor.
yunanlılar kendilerini mağdur göstermek için fake bir simülasyon videosu paylaşmışlar.
limnos kendi halinde denizde geziyormuş da, kemal reis ona “oğlum bak git” demiş de, limnos gitmeyince kemal reis önünü kesip dövmüş de…
zaferi, denizi kontrol altında tutan, ihtiyacı olan şeyi, ihtiyacı olduğu zaman, istediği yere ulaştırabilen ülke kazanır – atatürk.
ağustos 2020’de gerçekleşen olayla ilgili ilk videoda arkadaki kırmızı beyazlı gemi oruç reis, önünde ise kemal reis var.
limnos oruç reis’e doğru manevra yapınca bunu gören kemal reis’in büyük bir hızla sağa dolu gittiğini görüyoruz.
ilerleyen dakikalarda ise limnos oruç reis’i taciz ettiğine bin pişman oluyor.
yunanlılar kendilerini mağdur göstermek için fake bir simülasyon videosu paylaşmışlar.
limnos kendi halinde denizde geziyormuş da, kemal reis ona “oğlum bak git” demiş de, limnos gitmeyince kemal reis önünü kesip dövmüş de…
zaferi, denizi kontrol altında tutan, ihtiyacı olan şeyi, ihtiyacı olduğu zaman, istediği yere ulaştırabilen ülke kazanır – atatürk.
devamını gör...
gece gece akla düşen sucuklu yumurta
çiğ köfte düşüyor benim.
devamını gör...
yazarların mezun olduğu liseler
anadolu lisesiydi. gerçi hepsi anadolu oldu değil mi ? bir esprisi de kalmadı.
devamını gör...
duygularım
devamını gör...
hayvan müzesi
bir carlos fonseca kitabıdır.
öncelikle şunu söylemeliyim ki okuduğum zor kitaplardan biriydi. okurken yazarın yaptığı ve benim cahil aklımın fark edebildiği göndermeler üzerine araştırmalar yapmam, hatta itiraf ediyorum ki bazı yan okumalar yapmam gerekti. ancak son tahlilde verdiğim bütün emeklere değdi.
hikaye bir müze bilimci ile bir moda tasarımcısının ortak hayali olan ancak moda tasarımcısının beklenmedik ölümüyle sekteye uğrayan hayvanlar alemdeki farklı, tuhaf ve sıra dışı biçimler üzerine bir çalışma yapma fikrini alıyor odak noktasına.
bir ölünün mektuplarını okumak insanda bir ürpertiye neden olduğu kadar okuyan kişinin merak duygusunu da uyandırır. ancak ölen kişi o mektupları ve arşiv niteliğindeki belgeleri sizin için toplamış ve ölümünden tam yedi yıl sonra bu belge istifi size ulaşmışsa o zaman işler daha girift bir hal alabilir. romanımızda da tam olarak olan şey bu.
hayvan müzesi 2017 yılının en iyi romanlarından biri ve okurken bunun böyle olduğuna siz de ikna olacaksınız. hayvan müzesi fikrinden yola çıkarak ölü bir insanın aile ağacına uğrayarak yapılan kutsal bir yolculuk hikayesi anlatılan. bence mutlaka okuyun.
öncelikle şunu söylemeliyim ki okuduğum zor kitaplardan biriydi. okurken yazarın yaptığı ve benim cahil aklımın fark edebildiği göndermeler üzerine araştırmalar yapmam, hatta itiraf ediyorum ki bazı yan okumalar yapmam gerekti. ancak son tahlilde verdiğim bütün emeklere değdi.
hikaye bir müze bilimci ile bir moda tasarımcısının ortak hayali olan ancak moda tasarımcısının beklenmedik ölümüyle sekteye uğrayan hayvanlar alemdeki farklı, tuhaf ve sıra dışı biçimler üzerine bir çalışma yapma fikrini alıyor odak noktasına.
bir ölünün mektuplarını okumak insanda bir ürpertiye neden olduğu kadar okuyan kişinin merak duygusunu da uyandırır. ancak ölen kişi o mektupları ve arşiv niteliğindeki belgeleri sizin için toplamış ve ölümünden tam yedi yıl sonra bu belge istifi size ulaşmışsa o zaman işler daha girift bir hal alabilir. romanımızda da tam olarak olan şey bu.
hayvan müzesi 2017 yılının en iyi romanlarından biri ve okurken bunun böyle olduğuna siz de ikna olacaksınız. hayvan müzesi fikrinden yola çıkarak ölü bir insanın aile ağacına uğrayarak yapılan kutsal bir yolculuk hikayesi anlatılan. bence mutlaka okuyun.
devamını gör...
düşünce özgürlüğü
düşünce özgürlüğü vardır, yokluğundan bahsettiğiniz ifade özgürlüğüdür.
devamını gör...
benjamin button'ın tuhaf hikayesi
hamilelik esnasında hücrelerin normalden daha hızlı yaşlanmasına sebep olan, 4 milyonda bir görülen hastalıkla doğan bir bebeğin kurgusal hikayesini anlatıyor.
öyküsü 1922 yılında yazıldı, filmi 2008 yılında çekildi. başrollerinde brad pitt ve cate blanchett’in oynadı.
birinci dünya savaşı 'nın bittiği gün doğar benjamin.
babası anneyi ve bebeği görmeye gelir. anne babaya, bebeğime iyi bak der ve ölür.
baba bebeğe ilk bakışta bile katlanamadığı için, onu bir yaşlı bakım evinin merdivenlerine bırakıp gider.
bakım evini siyahi bir çift işletiyordur. çocuğu olmayan, çok dindar olan bir siyahi çift.
kadın, çocuğun ona özel bir mucize olduğunu düşünür. çok yoğun bir sevgiyle ve bol dua ile büyütür onu. büyüdükçe gençleştiğini, beceri geliştirdiğini fark eder ve bunları ettiği dualara yorar.
bir gün, yaşlıları ziyarete gelen küçük kızıl bir kızla tanışır. kız ona çok ilgi duyar.
benjamin, o kızda dahil herkese inanır, herkesi sever. sevilmek ve ilgi görmek onu mutlu eder.
sevildikçe, ilgi gördükçe, yeni şeyler deneyimledikçe, siyahi annesi ona dua ettikçe, hızla değiştiğini görür.
yürümekten, konuşmaktan aciz yaşlı çocuk gitmiş, yerine dünyanın en yakışıklı erkeği olan brad pitt gelmiştir.
her anı felsefik sözler ile dolu, her anı hüzün ve mucize dolu bir film. sonuna doğru ise brad pitt’in en yakışıklı olduğu zamanları var. o mavi gözler ile o sevgi dolu gözler ile o umut dolu bakan gözler ile sanki bana bakıyormuş gibi izledim filmi.
öyküsü 1922 yılında yazıldı, filmi 2008 yılında çekildi. başrollerinde brad pitt ve cate blanchett’in oynadı.
birinci dünya savaşı 'nın bittiği gün doğar benjamin.
babası anneyi ve bebeği görmeye gelir. anne babaya, bebeğime iyi bak der ve ölür.
baba bebeğe ilk bakışta bile katlanamadığı için, onu bir yaşlı bakım evinin merdivenlerine bırakıp gider.
bakım evini siyahi bir çift işletiyordur. çocuğu olmayan, çok dindar olan bir siyahi çift.
kadın, çocuğun ona özel bir mucize olduğunu düşünür. çok yoğun bir sevgiyle ve bol dua ile büyütür onu. büyüdükçe gençleştiğini, beceri geliştirdiğini fark eder ve bunları ettiği dualara yorar.
bir gün, yaşlıları ziyarete gelen küçük kızıl bir kızla tanışır. kız ona çok ilgi duyar.
benjamin, o kızda dahil herkese inanır, herkesi sever. sevilmek ve ilgi görmek onu mutlu eder.
sevildikçe, ilgi gördükçe, yeni şeyler deneyimledikçe, siyahi annesi ona dua ettikçe, hızla değiştiğini görür.
yürümekten, konuşmaktan aciz yaşlı çocuk gitmiş, yerine dünyanın en yakışıklı erkeği olan brad pitt gelmiştir.
her anı felsefik sözler ile dolu, her anı hüzün ve mucize dolu bir film. sonuna doğru ise brad pitt’in en yakışıklı olduğu zamanları var. o mavi gözler ile o sevgi dolu gözler ile o umut dolu bakan gözler ile sanki bana bakıyormuş gibi izledim filmi.
devamını gör...
avustralya
gidip yerleşmek istiyorum ama vahşi hayvanların varlığı beni ürkütüyor. mesela tuvalete giriyorsun köşede bekleyen bir yılan beliriveriyor. yolda giderken önüne kanguru çıkıveriyor.
devamını gör...
yeraltından notlar
yalnız insanların başucu eseri.
dostoyevski bu romanında insanların beyin kıvrımlarında bir bıçak dolaştırıyor diyebiliriz. sadece bir olayı anlatmıyor çaresiz bir adamın hayat karşısında tutunamayışını okuyorsunuz. kendini gerçek dünyadan soyutlamış bir adamın kızgınlıklarının, çatışmalarının, kırgınlıklarının, ve daha yaşadığı bir çok duygunun tasvirini okuyorsunuz.
dostoyevski bu romanında insanların beyin kıvrımlarında bir bıçak dolaştırıyor diyebiliriz. sadece bir olayı anlatmıyor çaresiz bir adamın hayat karşısında tutunamayışını okuyorsunuz. kendini gerçek dünyadan soyutlamış bir adamın kızgınlıklarının, çatışmalarının, kırgınlıklarının, ve daha yaşadığı bir çok duygunun tasvirini okuyorsunuz.
devamını gör...
filozof atakan'ın yeni kariyer planı
ben bu çocuğa çok gülüyorum. zeki olabilir yaşıtlarına göre, ancak hayatın sillesini yemiş biri gibi konuşması çok komik. çünkü annesi yemek koymasa önüne, babası harçlık vermese ağlayacak yaşta henüz. önce çocuk ol, doyasıya yaşa çocukluğunu. sonra kız arkadaşın olsun. önce bunları bi tat atakan. bırak zorlu süreçleri amcaların düşünsün.
velhasılı ailesinin gazıyla medya maymunu olan çocuğun yeni incileri. yolu açık olsun da o yaşta kimseye de akıl verme gülüm.
velhasılı ailesinin gazıyla medya maymunu olan çocuğun yeni incileri. yolu açık olsun da o yaşta kimseye de akıl verme gülüm.
devamını gör...
cepteki son 50 tl ile ne alınır sorunsalı
kitap, çay, bisküvi
devamını gör...
bizim muhafazakar dünyayla helalleşmemiz lazım
"en muhafazakar parti bizdik çünkü değişime direniyorduk." derken cagin gerisinde kalmis, statuko anlayisina sahip, dinozor kafa ulusalcilara laf cakmis.
zaten bu suruyu def edince partinin onu acildi. yerel secim zaferi geldi. ıttifak geldi. cikar telefonunu goster diyen kayip kesim disinda az da olsa cehape zihniyeti, chp'ye evrilmeye basladi.
simdi ataturk demekten baska bir halti olmayan, turban karsiti olup, muhafazakarlari asagilayan ulusalcilar olsaydi bu sozlerin tersini derdi. eskiden bunu yaptilar zaten. ıkna odalari vs gibi.
kayseri hatta trabzon da rekor oyla 1.olan chp, bu kokusmus tayfa yuzune nal toplar oldu. kilicdar ise tekrar o gunlere dindurme niyetinde partiyi.
ama dikkat bu oldukca ak troller ve kankalari ulusalcilar hopluyor. ne diye; ataturk partisi diye, hdp oldunuz diye.
aslinda ataturk partisi diyen ince'ye bakin bi. yavas aday olunca bu ulkucu niye aday oldu demisti. ataturk partisinden anladiklari bu.
hdp diyenler ise gecmiste kurtleri otekilestiren, her kurde hain ve terorist diyen tipler.
ıste bunlar chp'nin halka acilip, kucaklasmasindan olesiye rahatsiz.
kilicdar onlarca yil sonra harika bir ozelestiri yapmis.
neyse birazdan yukarida yazdigim saray calisaari dokukur; akepeye hizmet eden, hedepe, ataturk partisi diyerek.
zaten bu suruyu def edince partinin onu acildi. yerel secim zaferi geldi. ıttifak geldi. cikar telefonunu goster diyen kayip kesim disinda az da olsa cehape zihniyeti, chp'ye evrilmeye basladi.
simdi ataturk demekten baska bir halti olmayan, turban karsiti olup, muhafazakarlari asagilayan ulusalcilar olsaydi bu sozlerin tersini derdi. eskiden bunu yaptilar zaten. ıkna odalari vs gibi.
kayseri hatta trabzon da rekor oyla 1.olan chp, bu kokusmus tayfa yuzune nal toplar oldu. kilicdar ise tekrar o gunlere dindurme niyetinde partiyi.
ama dikkat bu oldukca ak troller ve kankalari ulusalcilar hopluyor. ne diye; ataturk partisi diye, hdp oldunuz diye.
aslinda ataturk partisi diyen ince'ye bakin bi. yavas aday olunca bu ulkucu niye aday oldu demisti. ataturk partisinden anladiklari bu.
hdp diyenler ise gecmiste kurtleri otekilestiren, her kurde hain ve terorist diyen tipler.
ıste bunlar chp'nin halka acilip, kucaklasmasindan olesiye rahatsiz.
kilicdar onlarca yil sonra harika bir ozelestiri yapmis.
neyse birazdan yukarida yazdigim saray calisaari dokukur; akepeye hizmet eden, hedepe, ataturk partisi diyerek.
devamını gör...
uygur türkleri
sincan uygur özerk bölgesi'nde azınlık türk grubu. çin tarafından uygulanan işkencelere katlanmak zorunda kalmaları nedeniyle yüreğimizin perişan olduğu türkler.
uygurca bilen kişiye ihtiyacım var. bilen ulaşabilir mi?
uygurca bilen kişiye ihtiyacım var. bilen ulaşabilir mi?
devamını gör...
şanlıurfa'da aşı olanlara hediyeler dağıtılması
vallahi hiç şaşırmadım, urfalı dediğin babasının mezarına bedava gitmez.
devamını gör...
gece uyanıp yapılanlar
sigara yakmak ve sözlükte kısa sürelik gezinti .
devamını gör...
laff a lympics
bu büyük mücadele ile ilgili bir kaç kelam etmezsem kabuğumda ters dönerim *

yogi yahooeyslar bu muazzam çizgi filmin, en delikanlı çocuklarını içerisinde barındıran takımıdır. ayı yogiler kalbimizde her daim ayrı bir yere sahiptir. beşiktaş'ın tribün bestesi ''karanlık kuruldu geceye'' biricik yogilerimize çok yakışır;
karanlık kuruldu geceye.
bir ümit var yine içimde.
kimsesiz bu puslu gecede.
bırakmam yahooeyslar seni.
yogiler zımba gibi yarışır, göze hoş gelen bir performans sergiler, herkesin taktirini kazanır ama son düzlükte ne yapar eder şampiyonluğu, burjuva takımı, elitizmin yuvası, lobilerin efendisi scooby doobyler'e kaptırırdı. sead halilagic'in galatasaray maçında verdiği bir geri pas vardır hatırlarsanız, o top fevzi'nin ayağının altından tıngır mıngır ilerleyerek beşiktaş ağları ile buluşmuş ve şampiyonluk avucumuzun içinden kayıp gitmişti. o maçta eski açık tribünde yer alan galatasaray'lılar bile golü geç idrak ederek bir süre sonra gol diye bağırmışlardı ki, biz o sırada saçımızı başımızı yolmakla meşguldük. * eski açık tribünde maçı izlemiş olan galatasaraylı arkadaşım maçtan sonra bana, vallahi ilk başta biz de gol olduğunu idrak edemedik demek suretiyle bu dramın üzerine tabiri caizse tüy dikmişti.
hah işte yogilerin hali ahvali de böyledir. hep bir bereketsizlik, hep bir şanssızlık , hep bir sakarlık yüzünden gider kupalar elden. sonuna kadar hak edilen o başarılar bir türlü gelmez, emekler zayi olur.
bu yüzden yogiler biraz da beşiktaş'tır benim gözümde. wally gator, osvaldo nartallo'dur mesela. * ayı yogi atom karıca rıza'dır. bobo'da bobo'dur zaten * pixie, ibrahim üzülmez, dixie ise marcus münch'tür. bu liste uzar gider...
karanlık kurulsa da geceye, yogiciler umutlarını asla kaybetmezler. her felaket sonrasında yine ayağa kalkar ve sonuna kadar mücadele ederler.
bakın şu görüntü tamı tamına 7 kere yaşandı.

her biri dünyaya bedeldir. dünyanın yedi harikasından biridir. hepsi analarının ak sütü gibi hak edilmiş kupalardır. öyle ittirmeyle, kollanmayla alınmış 14 şampiyonluğa ve en büyük biziz böbürlenmelerine benzemez. tek bir tanesi bile 14'ten büyüktür.
çizgi filmde canımı sıkan tek nokta. halk çocuğu ''kaptan mağara adamı''na burjuva takımının kadrosunda yer verilmiş olmasıdır. kaptan bozuldu oralarda, hile bile yaptı. oysa halkın takımında yer alsaydı dengeler değişir, kaptan aslına rücu eder ve gönüller hoş olurdu.
diğer takımlar üzerine ise yazmaya bile gerek yok. bu alemde tek büyük yogiler!

yogi yahooeyslar bu muazzam çizgi filmin, en delikanlı çocuklarını içerisinde barındıran takımıdır. ayı yogiler kalbimizde her daim ayrı bir yere sahiptir. beşiktaş'ın tribün bestesi ''karanlık kuruldu geceye'' biricik yogilerimize çok yakışır;
karanlık kuruldu geceye.
bir ümit var yine içimde.
kimsesiz bu puslu gecede.
bırakmam yahooeyslar seni.
yogiler zımba gibi yarışır, göze hoş gelen bir performans sergiler, herkesin taktirini kazanır ama son düzlükte ne yapar eder şampiyonluğu, burjuva takımı, elitizmin yuvası, lobilerin efendisi scooby doobyler'e kaptırırdı. sead halilagic'in galatasaray maçında verdiği bir geri pas vardır hatırlarsanız, o top fevzi'nin ayağının altından tıngır mıngır ilerleyerek beşiktaş ağları ile buluşmuş ve şampiyonluk avucumuzun içinden kayıp gitmişti. o maçta eski açık tribünde yer alan galatasaray'lılar bile golü geç idrak ederek bir süre sonra gol diye bağırmışlardı ki, biz o sırada saçımızı başımızı yolmakla meşguldük. * eski açık tribünde maçı izlemiş olan galatasaraylı arkadaşım maçtan sonra bana, vallahi ilk başta biz de gol olduğunu idrak edemedik demek suretiyle bu dramın üzerine tabiri caizse tüy dikmişti.
hah işte yogilerin hali ahvali de böyledir. hep bir bereketsizlik, hep bir şanssızlık , hep bir sakarlık yüzünden gider kupalar elden. sonuna kadar hak edilen o başarılar bir türlü gelmez, emekler zayi olur.
bu yüzden yogiler biraz da beşiktaş'tır benim gözümde. wally gator, osvaldo nartallo'dur mesela. * ayı yogi atom karıca rıza'dır. bobo'da bobo'dur zaten * pixie, ibrahim üzülmez, dixie ise marcus münch'tür. bu liste uzar gider...
karanlık kurulsa da geceye, yogiciler umutlarını asla kaybetmezler. her felaket sonrasında yine ayağa kalkar ve sonuna kadar mücadele ederler.
bakın şu görüntü tamı tamına 7 kere yaşandı.

her biri dünyaya bedeldir. dünyanın yedi harikasından biridir. hepsi analarının ak sütü gibi hak edilmiş kupalardır. öyle ittirmeyle, kollanmayla alınmış 14 şampiyonluğa ve en büyük biziz böbürlenmelerine benzemez. tek bir tanesi bile 14'ten büyüktür.
çizgi filmde canımı sıkan tek nokta. halk çocuğu ''kaptan mağara adamı''na burjuva takımının kadrosunda yer verilmiş olmasıdır. kaptan bozuldu oralarda, hile bile yaptı. oysa halkın takımında yer alsaydı dengeler değişir, kaptan aslına rücu eder ve gönüller hoş olurdu.
diğer takımlar üzerine ise yazmaya bile gerek yok. bu alemde tek büyük yogiler!
devamını gör...
salda gölü
bu ülkenin insanından, kafa yapısından, her zerresinden tiksiniyorum. bu devirde bu barzolarlar, bu cahillerle yaşamak benim bütün motivasyonumu yok ediyor. yönetiminden halkına büyük çoğunluğu cahil, vurdumduymaz ve eğitilmez bir kitle.
devamını gör...