normal sözlük yazarlarının soundtrack tavsiyeleri
cowboy bebop soundtrackları bir efsanedir.
ha gerilimli olsun diyosanız death noteda dolu var ondan.
ha gerilimli olsun diyosanız death noteda dolu var ondan.
devamını gör...
uzaylılar müslüman mı sorusu
hayvanlara nasıl müslüman mı sorusu yöneltilmiyorsa uzaylılara da yöneltmek saçmadır.
devamını gör...
(tematik)
nairobi
tüketim psikolojisi
tüketim psikolojisini anlayabilmek için tüketim davranışına bakmak gerekir.
tüketim çılgınlığının yani aşırı tüketim davranışının sebebi bireylerin bencilliği ya da bitmek bilmeyen tüketim isteği değildir. bireyleri incelerken buna dikkat etmek gerekir.
''fazla tüketildiği için mi fazla üretiliyor yoksa fazla üretildiği için mi fazla tüketiliyor,'' hala bir tartışma konusudur lakin kapitalizm denen, bireyin iç dünyasını bilen bir canavar olduğu da su götürmez bir gerçektir. zaten birçok propaganda ustası ve ürünlerini pazarlamak isteyenler freud'dan, bireyin iç dünyasını anlayabilmek için yararlanmış, onun kitaplarını okumuştur.
sigmund freud'un ''bilinç dışı'' kavramı burada da karşımıza çıkar. freud, unutmaların, dil sürçmelerinin, kazaların ve rüyaların tesadüf olmadığını dile getirir. bunlar içimizdeki arzu, nefret gibi duyguların ortaya çıkmasına olanak sağlar. tüketim de öyledir. ''diğer insanların gözündeki ben''i değiştirmek ister tüketici. reklamlar da buna oynar zaten.
reklamlar öyle bir oyun oynar ki, asla sınırını bilmez. ürünü pazarlamak için cinsiyetçilik yapar. kadını bir dondurma reklamına ya da araba reklamına koyuverir. arabanın özelliklerini sıralayan bir reklamdan ziyade kadınların olduğu bir araba reklamındaki arabanın satılması daha kolaydır. çünkü tüketme davranışı hislerle olur ve bilinçdışına hitap eder. bilinç dışına hitap eden ürünün alınması daha kolaydır. gerçi sadece kadınlar değil, bir bisküviyi neden kolları kaslı ve yarı çıplak bir erkek yapar ki mesela? bisküvi yapımı ile kaslı vücut birbiriyle tamamı ile alakasızdır.
tüketimi bir ''anlam'' aracı olarak gören de vardır. mesela hafta sonu ikea gezmek bir anlam mıdır?
fight club (film)'da da bahsedildiği gibi, eşyaya sahip oluyoruz derken onun bize sahip olması hayatın anlamı olabilir mi?
bir de şey var mesela ''ölmeden önce görülecek 10 yer'' ya da ''ölmeden önce yapılacak 10 şey'' listeleri. 10 yer değil 1000 yer de görsen hayatın anlamına ulaşamazsın oysa. hayatın anlamı, insan ilişkilerinde gizlidir bir bakıma.
tüketim çılgınlığının yani aşırı tüketim davranışının sebebi bireylerin bencilliği ya da bitmek bilmeyen tüketim isteği değildir. bireyleri incelerken buna dikkat etmek gerekir.
''fazla tüketildiği için mi fazla üretiliyor yoksa fazla üretildiği için mi fazla tüketiliyor,'' hala bir tartışma konusudur lakin kapitalizm denen, bireyin iç dünyasını bilen bir canavar olduğu da su götürmez bir gerçektir. zaten birçok propaganda ustası ve ürünlerini pazarlamak isteyenler freud'dan, bireyin iç dünyasını anlayabilmek için yararlanmış, onun kitaplarını okumuştur.
sigmund freud'un ''bilinç dışı'' kavramı burada da karşımıza çıkar. freud, unutmaların, dil sürçmelerinin, kazaların ve rüyaların tesadüf olmadığını dile getirir. bunlar içimizdeki arzu, nefret gibi duyguların ortaya çıkmasına olanak sağlar. tüketim de öyledir. ''diğer insanların gözündeki ben''i değiştirmek ister tüketici. reklamlar da buna oynar zaten.
reklamlar öyle bir oyun oynar ki, asla sınırını bilmez. ürünü pazarlamak için cinsiyetçilik yapar. kadını bir dondurma reklamına ya da araba reklamına koyuverir. arabanın özelliklerini sıralayan bir reklamdan ziyade kadınların olduğu bir araba reklamındaki arabanın satılması daha kolaydır. çünkü tüketme davranışı hislerle olur ve bilinçdışına hitap eder. bilinç dışına hitap eden ürünün alınması daha kolaydır. gerçi sadece kadınlar değil, bir bisküviyi neden kolları kaslı ve yarı çıplak bir erkek yapar ki mesela? bisküvi yapımı ile kaslı vücut birbiriyle tamamı ile alakasızdır.
tüketimi bir ''anlam'' aracı olarak gören de vardır. mesela hafta sonu ikea gezmek bir anlam mıdır?
fight club (film)'da da bahsedildiği gibi, eşyaya sahip oluyoruz derken onun bize sahip olması hayatın anlamı olabilir mi?
bir de şey var mesela ''ölmeden önce görülecek 10 yer'' ya da ''ölmeden önce yapılacak 10 şey'' listeleri. 10 yer değil 1000 yer de görsen hayatın anlamına ulaşamazsın oysa. hayatın anlamı, insan ilişkilerinde gizlidir bir bakıma.
devamını gör...
corona virisün mutasyon geçirip hayvana dönüşmesi
hayvana dönüşse iyi dedirten önerme.
bence thanosa dönüşecek ve sonrası da malum.
bence thanosa dönüşecek ve sonrası da malum.
devamını gör...
mutlu aşk yoktur
louis aragon'a ait realizm ve dram barındıran şaheser şiir.
'insan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
mutlu aşk yoktur'
livaneli de pek güzel bestelemiştir
'insan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
mutlu aşk yoktur'
livaneli de pek güzel bestelemiştir
devamını gör...
papirüs
cemal süreya'nın bu edebiyat dergisini çıkarmak için evindeki eşyalarını-özellikle de değerli bir halısını- sattığı söylenmektedir. dönemin şartlarına göre çıkarılması için çok emek harcanmıştır.
devamını gör...
iyi başlayıp kötü biten bir şey
ilişkiler. iyi bitenler bana denk gelmedi/gelmiyor. bu sadece sevgili vs. anlamında değil, arkadaşlık, akrabalık da buna dahil. çıkarlar bitince her şey bitiyor. en iyi öğrendiğim şey bu oldu hayatta.
devamını gör...
yazarların en sıkıcı özelliği
farkındalık.
sürekli olarak işitselleri görselleri ve hissel uyaranları aktif olarak algılamaya çalışan bir beyin.
aha kuş dalışa geçti arkasındaki de ters yöne döndü.
olm bırak işte nereye dalarsa dalsın.
ama yok..
çıt sesi ile kulakları dikeltip gözleri saliseler içinde kaynağa diken bir refleks.
vücuda bir sineğin temas etmesi ile aynı anda benimde o sineğe temas etmem.
dünyada algılayacak bir şey bulamayınca da milyonlarca senaryo film müzik tez hipotez protez üreten bir beyin..
çok yoruldum.
sürekli olarak işitselleri görselleri ve hissel uyaranları aktif olarak algılamaya çalışan bir beyin.
aha kuş dalışa geçti arkasındaki de ters yöne döndü.
olm bırak işte nereye dalarsa dalsın.
ama yok..
çıt sesi ile kulakları dikeltip gözleri saliseler içinde kaynağa diken bir refleks.
vücuda bir sineğin temas etmesi ile aynı anda benimde o sineğe temas etmem.
dünyada algılayacak bir şey bulamayınca da milyonlarca senaryo film müzik tez hipotez protez üreten bir beyin..
çok yoruldum.
devamını gör...
unutmak
--! spoiler !--
unutmak kelimesi undan çıkmış. bildiğimiz un yani, hamur işi, öyleymiş. unutmak için un ufak etmek gerekiyomuş. birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. gözleri, kaşı, burnu ile kulağı, sesini yavaş yavaş. unuttuğun zaman da o kişi olmazmış. hatırlamazmış. sonra unuttuğunu unuturmuş.
(bkz: behzat ç. (dizi))
--! spoiler !--
unutmak kelimesi undan çıkmış. bildiğimiz un yani, hamur işi, öyleymiş. unutmak için un ufak etmek gerekiyomuş. birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. gözleri, kaşı, burnu ile kulağı, sesini yavaş yavaş. unuttuğun zaman da o kişi olmazmış. hatırlamazmış. sonra unuttuğunu unuturmuş.
(bkz: behzat ç. (dizi))
--! spoiler !--
devamını gör...
bok böceği
pek güzel gözükmeyen ve pek faydalı bir iş yapmadığı düşünülen ama oldukça faydalı olan bir böcektir. bir de meşhur bir hikayesi vardır:
adamın biri bir gün bahçesinde otururken hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş:
- ey allahım! her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın?
aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış.
derdine kimseler çare bulamamış.
en sonunda bilge bir doktor ''bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiyeceksin" demiş.
adam 40 gün boyunca o pislikleri yemiş ve iyileşmiş. aradan yıllar geçmiş aynı adam gemiye binmiş ve denizin ortasında çok büyük fırtınaya yakalanmışlar. herkes bağırıp, çağırıp, ağlaşırken bu adam bacak bacak üstüne atıp sakince çayını yudumluyomuş.
birileri dayanamamış sormuş. "biz yana yakıla dua edip bağırıp çağırıyoruz sendeki bu rahatlık ne be adam ?!."
adam şöyle cevap vermiş
- kurban olduğumun bir kere işine karıştım bana kırk gün bok yedirdi, ister yüzdürür, ister batırır ben karışmam kardeşim.
kaynak .
adamın biri bir gün bahçesinde otururken hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş:
- ey allahım! her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın?
aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış.
derdine kimseler çare bulamamış.
en sonunda bilge bir doktor ''bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiyeceksin" demiş.
adam 40 gün boyunca o pislikleri yemiş ve iyileşmiş. aradan yıllar geçmiş aynı adam gemiye binmiş ve denizin ortasında çok büyük fırtınaya yakalanmışlar. herkes bağırıp, çağırıp, ağlaşırken bu adam bacak bacak üstüne atıp sakince çayını yudumluyomuş.
birileri dayanamamış sormuş. "biz yana yakıla dua edip bağırıp çağırıyoruz sendeki bu rahatlık ne be adam ?!."
adam şöyle cevap vermiş
- kurban olduğumun bir kere işine karıştım bana kırk gün bok yedirdi, ister yüzdürür, ister batırır ben karışmam kardeşim.
kaynak .
devamını gör...
takılma kültürü
“hookup culture” yani “takılma kültürü” tabiri son yıllarda özellikle abd’de epey popüler hale geldi. gençlerin: “cinsel ilişkiye” her şeyden fazla önem atfetmesi neticesinde; maneviyat yerini (bu mefhum romantizm ve çeşitli duygulanım süreçleriyle beraber düşünülebilir) erotik yahut pornografik hazlara bıraktı.
bilhassa heteroseksüel erkeklerin, çok fazla kadınla birlikte olmaları gerektiğine ilişkin bir anlayış da kurumlaştı. cinsel birliktelik kurduğu kadın sayısı fazla olan bir heteroseksüel erkeğe hemcinsleri tarafından daha fazla saygı gösterilir oldu. monogami yani tekeşlilik küçümsenmeye ve çaresiz kimselerin tercihi olarak algılanmaya başlandı. meseleyi kabaca özetlemeye çalıştım. bitirirken türkçeye tercüme edilmiş birkaç kitap ve bir de netflix belgeseli önereyim.
anthony giddens - mahremiyetin dönüşümü
kathleen a. bogle - takılma kültürü: kampüste seks, flört ve ilişkiler
liberated: the new sexual revolution (netflix)
bilhassa heteroseksüel erkeklerin, çok fazla kadınla birlikte olmaları gerektiğine ilişkin bir anlayış da kurumlaştı. cinsel birliktelik kurduğu kadın sayısı fazla olan bir heteroseksüel erkeğe hemcinsleri tarafından daha fazla saygı gösterilir oldu. monogami yani tekeşlilik küçümsenmeye ve çaresiz kimselerin tercihi olarak algılanmaya başlandı. meseleyi kabaca özetlemeye çalıştım. bitirirken türkçeye tercüme edilmiş birkaç kitap ve bir de netflix belgeseli önereyim.
anthony giddens - mahremiyetin dönüşümü
kathleen a. bogle - takılma kültürü: kampüste seks, flört ve ilişkiler
liberated: the new sexual revolution (netflix)
devamını gör...
kırmızı oda sayesinde babasının tacizini ortaya çıkaran 11 yaşındaki kız çocuğu
bunlar nasıl insan? kendi çocuğun olmasından ziyade çocuk ya bu çocuk. aklına nasıl cinsellik gelebiliyor?
t: adamın dikinden asılması gereken olaydır.
t: adamın dikinden asılması gereken olaydır.
devamını gör...
dabbe (seri)
izmir'in selçuk ilçesinde çekilen epey ürkütücü bir korku filmidir. 388@0.
devamını gör...
normal sözlük'ün ekşi sözlük’ten farkı
henüz yeni olması sebebiyle yeterli seviyeye gelebilmek için yazarlara daha çok imkan verilmiş olması.
devamını gör...




