bilgi arayışı, farklı bakış açılarını görmek, bir şeyler öğrenmek, kişisel gelişim ve özgüven geliştirme gibi sebeplerdir.
devamını gör...

sözlüklerin ihtiyacı olan türden bir yazar. söyleyeceğini açıkça yazması falan çok hoşuma gidiyor. umarız ki bu özelliğini hiç kaybetmez.

parayı beraber yoldaş'ın götüreceği pavyonda çatır çutur yiyeceğiz. o yüzden hiç hayalini kurmayın bence.
evlatlık alacağı kişi de belli. herkese saygılar, sevgiler. *

buruk edit: paranın kendisi hayalmiş ya. *
devamını gör...

bacakların kokması.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

takip etmeyi bırakan takipçi sorunsalı.

sorunsalı da eklediğime göre, çok önemsediğim bir konu değildir. çünkü başta yazdıklarımız ona hitap ederken, ilgi alanı değişmiş olabilir veya ona uygun türde tanım girmiyor olabiliriz.

takipte nasıl özgürse, takibi bırakmada da özgürdür.
devamını gör...

televizyonda alışılmış bir sabah programında sanırım eşi olan hanımefendi bütün içindeki kini, öfkeyi döküp sayıp sövdükten sonra beyefendinin kendini savunmaya giriş cümlesidir. bundan sonra avukatlar da cümleye bu şekilde başlasa yerinde olur diyorum, turunç reçelinin diyarı antalya'dan iyi geceler.
izlemeyenler için kısa hali
devamını gör...

nitelikli yatırıma vurgu yapan liberal demokrat tır kendileri.
nitelikli yatırımın sosyal amacı geleceğimizi görmeyi engelleyen karanlık güçleri ve bilgisizliği yenmektir .
devamını gör...

ruhun şad olsun güzel insan. zamanın ve mekanın apayrı sevdiği adam.
biz, zaman kırıntıları,
zaman sinekleri,
tozlu camlarında günlerin sessiz kanat çırpanlar
ve lüzumsuz görenler artık
bu aydınlıkta kendi gölgelerini!

(bkz: zaman kırıntıları)


buyrun bir tanıklık sohbetine;
devamını gör...

başrollerini amy adams ve jake gyllenhaal'ın oynadığı senaryosu ve yönetmenliğini stilist, yönetmen tom ford'un üstlendiği gerilim-gizem türü filmdir. stilist bir yönetmenin elinden çıkan bu işte sanatsal karelere çok rastlıyoruz. filmin giriş kısmı bu estetiğe karşı tavır alınan algı yanılsaması gibiydi rahatsız edici ve aykırı.

iç içe geçmiş iki hikayeyle başlıyorsunuz. labirent havası katılmış, parçaları yavaş yavaş birleştiriyorsunuz.diken üzerinde izleyip, psikolojik savaş veriyorsunuz.

otobandaki aracın diğer arabanın üzerine sürmesi, araca kaza yaptırması sahne gerilimini üzerinize bırakıyor resmen. aracın zorla kapılarının açılması, belalı tiplerin saldırısı oldukça gerçekci yansıtılmış. yer yer izlerken zorluyor.çaresizliği dibine kadar hissettiriyor.

yaratılan iki dünya simgelerle anlatılmış. bazen bu semboller tek bir görüntüyle karşınıza çıkıyor. filmin sonuna doğru kafanızda oturuyor bazı şeyler. sürekli anlatılan bu iki durum arasında bağ kurmaya çalışılması merak uyandırtıyor. sonlara doğru can sıkıcı klişeler olsada sonunun izleyeciye bırakılmış olması güzeldi.
genel hatlarıyla aşk,acımasızlık,intikam duygularına yer verilmiş. bir çok kişi'nin eleştirmesine rağmen çekimi bana göre dikkat çekiciydi. kasvetli bir tablo izlenimi yaratılmış.
amy adams'ın soğuk ve çekici havası olan susan rolüne uygunluğu tartışılmaz. psikolojik gerilim filmlerinde donukluğuyla ayrı bir hava katıyor bu oyuncu. jake gyllenhall'in iki rol için kullanılması zekiceydi. susan'ın kocası edward'ı iyi oynadığını ama diğer hikayedeki rolü için duygu geçisini tam yansıtamadığını düşünüyorum. belki de öyle olması gerekiyordu bilemiyorum.
bazı görüntülerin akıllara kazınacağı bir ruh'un acı çekmesi tasvirinin iyi yapıldığı izlenebilinirliği olan bir film. farklı bir tür izlemek istiyorsanız bence değer.
devamını gör...

orijinal adı 'der amoklaufer' olan bir kitap.
stefan zweig tarafından kaleme alınmış olan bu kitap amok hastalığının insandaki etkilerini anlatmaktadır.
1922 yılında yazılmıştır.
devamını gör...

(bkz: suya sabuna dokunmayan yazar)
devamını gör...

kişinin bir eşyayı hor ve özensiz kullanması, çok çabuk eskitmesi anlamında kullanılan bir deyim.
devamını gör...


türkiye istatistik kurumu (tüik) tarafından yapılan açıklamaya göre, türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre 11 bin kişi artarak 3 milyon 965 bin kişi oldu. işsizlik oranı ise değişim göstermeyerek %12,1 seviyesinde gerçekleşti.

buradan
devamını gör...

“ beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. tedirgin etme beni. ”

oğuz atay (bkz: tutunamayanlar)
devamını gör...

iş ve aşk hayatında başarıya ulaşılacağına dair tüm o saçma, ayağı yere basmayan beklentileri, belli bir yaştan sonra mecburen terk etmenin akabinde oluşan beklentisizlikten, adamsendecilikten kaynaklanan huzur, mutluluk ve kurtulmuşluk duygusu. özgürlük.
devamını gör...

az önce knut hamsun'un açlık kitabını okurken aklıma gelen düşünce.

bilen bilir, mezarlıklar müdürlüğünde işçiyim. günde nereden baksan 15-20 cenaze gelir önce sisteme geçirir, sonra yıkar sonra mezar eşip merhumu defnederiz.

hani derler ya sattığın malı bileceksin. arıcı sattığı balı bilir, terzi atlas kumaş nedir, hangi ketenin evsafı iyidir bilir, doktor hastasını muayene eder hiç değilse ve bilir...

bizler de gelen naaşları sorguluyoruz. birçok ölüm nedeniyle karşı karşıya geliyoruz. yaralama, boğulma, çatışma...

fakat fark ettim ki, aralarında hiçbiri güllü lokum yerken ölmemiş? nasıl olabilir yahu? nasıl?

bakın bugün worldometers istatistik sitesinde 152 bin kişinin rahmetli olduğu belirtiliyor. hadi diyelim ki bunlardan 100 bini eceliyle ölmüş olsun, geriye kalan 52 binin 30 bini de hastalık, kaza, cinayet vs. gibi sebeplerden ölsün. kalır sana 22 bin kişi. bu 22 bin kişinin tamamı potansiyel olarak güllü lokum yerken ölme adayıdır. ayrıca yine aynı sitede gördüğümüz bugün dünyaya gözlerini açan dünyalı sayısı 211 bin... bunlar da potansiyel olarak güllü lokum kurbanı olabilir.

peki istatistiklerde bulamadık diyelim. peki veritabanları?

yine bulamıyoruz. hiçbir veritabanında güllü lokum yerken öldüğü bilgisine yer verilmemiş. yani birçok kanalda "boğazına kaçan bir şeyden ötürü falanca saatte ex olmuştur" diye ifade geçiyorlar. aradığımız bu değil, bilakis yerken ölmeli.

araştırmalarıma devam ettim. internetin derin katmanı olan deep web'e girmekte karar kıldım. burada bilenler bilir istihabarat siteleri vardır. lanet olası federallere yakalanmamak için internetimin proxy ayarlarını değiştirdim. bu arada aklıma unuttuğum bir husus geldi ve oturduğum koltuktan yıldırım gibi fırlayarak yanlışlıkla elimdeki jack daniels blue label viskimi yerlere döktüm. yerlere paspas atarak hemen pc başına geçip akşamdan hazırladığım 6'lı kuponumu doldurdum. sağlam oran yaptık anasını satim, jokey muharrem abi rochester "son ayakta birinci gelmezse kasaba satıcam bu namıssızı ehhehe" demişti dalga geçerek, umarım yarınki ayakta kazanır, annemin emekli maaşının tamamını yatırdım anasını satim büyük girdik öyle böyle değil.

neyse deep web'te de istihbarat sitelerinde arşivleri karıştırdım. çıkan sonuçlar genelde "viski içerken ölenler, yemek yarışmasına katılıp ölenler" gibi basit şeylerdi. burada da bulamadım. yok ulan yok.

artık kabul etmeliyim. çünkü bir acı gerçekle yüzleşmek için, öncelikle kabul etmek gereklidir. inkar, öfke, pazarlık ve depresyon evrelerini aşmıştım. son evreye geldim, kabullenmeye.

bu acı gerçekten sizin de haberiniz olsun istedim, başınızı ağrıttımsa affola dostlar.
devamını gör...

karantinaya girdiğimiz andan itibaren yaşadığım olaydır. üniversite de tanıdığım 3 yıllık arkadaşımdı kendileri. zamanla başkalarının lafıyla hareket edince, ona gösterdiğim değerin ve harcadığım zamanın bir kıymeti olmadığını anladığım an, işin içine sevgili yapıp bir erkek uğruna beni yani dostunu yarıyolda bırakınca, sürekli hayatımdan çık imalarıyla sağda solda konuşunca, dedim ki ben bu insanı neden hayatımda tutuyorum ki ? kimsenin hayatında zorla yer edinemezsin deyip hayatımdan çıkardım. kafam inanılmaz rahat. artık umrumda bile değil,herkes kendi yolunda mutlu olsun.
devamını gör...

kendisiyle çelişen , bir dediği şeyi ertesi gün desteklemeyen. dengesiz insanlardan uzak durulmalı , gereksiz romantik insanlardan , hayatı amerikan filmlerinden ibaret sanan aptallardan. altını dolduramayacağı egoya sahip insanlardan , kendini dünyanın merkezinde sananlardan.
devamını gör...

dinle macron, din'le, din ile...
devamını gör...

kör şeytan diyor arada: "bırak şu okulu. zaten işsiz kalacaksın. niye bu kadar çabalıyorsun?" diye. sabır eşiğim henüz o raddeye gelmediğinden "dur arnella. dün okuduğun okullar, yarın lazım olur." diyerek şeytanı savuşturuyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim