yunan kardeşlerimizin atina'da yapmış olduğu yürüyüştür. yunanistan'da da kesin lgbt'li ve hdp'li tayfanın haklı olan her muhalif hareketi baltalaması muhabeti dönüyordur. şaka bir yana şimdiki konjoktürde ezilen bütün insanların sorunları ortak ve bu düzene karşı uluslararası dayanışma ile muktedirlere karşı örgütlenme ağı genişletilebilir. bu yönü ile oldukça kıymetli bir destektir.
devamını gör...

mutfak dolapları ve çekmeceler açık halde duramaz,muhakkak kapatırım.
balkon lambası da olsa çalışmaz şekilde olamaz,ampulünü yenilerim.
halılar yamuk ya da kaymış ise düzeltirim.
ek hesaplarımdan hiçbiri eksi bakiyeye düşmemeli.-5 lira da olsa kapatırım.
depo her zaman doluya yakın olmalı,azalmasını beklemem.
devamını gör...

hayatta bi baltaya sap olamamış tipler buradaki bazı yazarları eleştiremez çünkü klavye delikanlılığı denir bunun adına. ulan insanları eleştiren kişi bilgi birikimi yüksek birisi olsa, mevki makam sahibi olsa tamam ama sıradan bir kişi ve de hayatı sözlükte ahkam kesmek.

yok kardeşim herkes haddini bilsin, ota boka da ahkam kesmesin rica ediyorum…
devamını gör...

flatliners, gerilim/bilim kurgu türünün kült örneklerinden bir tanesi. çekildiği tarih ve ele aldığı konu itibarıyla zamanının ötesinde bir film. özellikle karakterlerin işleniş biçimi, korkuları, hırsları, çocukluk travmaları ve tüm bunların yaptıkları deneye olan etkisi muazzam bir şekilde işlenmiş. benim için nelson ve david karakterlerinin yeri ayrıdır. iki muazzam zekanın farklı karakter özellikleri taşımaları sebebiyle yaşadıkları sinir harbi bence filmin lokomotif noktası. bu iki karakterin çizginin ötesine geçmekten ziyade yarattıkları zihinsel ve duygusal çizgi, filmin en büyük başarısı.

mevzu ölümden sonra yaşananlar(!) olsa da, filmin verdiği mesaj ya da benim filmden aldığım mesaj tamamen yüzleşme üzerineydi. ne halt yerseniz yiyin, hangi dine mensup olursanız olun, -cesur, korkak, narsist, yardımsever- hangi karakter özelliklerini taşırsanız taşıyın, yediğiniz nanelerle yüzleşin mesajını inceden inceye alıyorsunuz. nelson'un mezarlık sahnesi muazzamdır. hele o ağaca tüneyişi yok mu? vallahi billahi o adama bile acır hale geliyorsunuz bir yerden sonra. halüsinasyonların veriliş biçimi, mekan seçimleri falan gerilim ögelerini ciddi anlamda kuvvetlendiriyor. filmi nelson-david karşıtlığı üzerinden izlemek, yukarıda da söylediğim gibi filmin en keyifli yanı. o ayrıntıyı es geçmemek lazım.

yeni versiyonu için çok fazla bir şey söyleyemeyeceğim zira beğenmedim. uzun uzadıya da yazmak istemiyorum. tekrar çekilen filmlerde bu sıkıntıyı her daim yaşıyorum. taklitler genelde asıllarını yaşatıyor. 1990 yapımı olan filmi, bu türü seviyorsanız ve izlemediyseniz kesinlikle izleyin derim.

ölmek için güzel bir gün! * kötü de olabilir tabi. izleyin görün.
devamını gör...

sofrada öncelik erkeklerin olmalı, kadınlar erkeklerden sonra yemek yemeli anlamına gelen b.ktan atasözü.

babaaannem söylerdi bunu hep. kız kuzenler bize hizmet eder, biz erkeklerin de hoşuna giderdi. bir süre sonra bu sözü babaanneme sordum, kaz boğazı ne demek diye. "kazlar çöp yer oğlum, kızlar da erkekten arta kalanları yer" dedi. duyduklarıma inanamadım, dünyaya bakış açım değişti. erkekler yemeğin güzel kısımlarını, mesela etin en güzel yerlerini yiyecek, kadınlar da erkeklerden arta kalanı yiyecek... çok pislik bir şey.

eskiden kıtlık zamanında erkeklerin tarlada ağır iş yapmasından dolayı bu atasözü çıktı desem, kadınlar tarlalarda erkeklerden daha çok çalışıyordu. anadolu tarihinde erkek 1 birim iş yapıyorsa kadın 3 birim iş yapıyordu. nereden tutsan elinde kalacak bir söz bu.
devamını gör...

bu hikaye, üniversite'de bir tıp kariyer sınıfında gözlerimin önünde gerçekleşti.

profesör, menide bulunan yüksek glikoz seviyelerinden bahsediyordu. bir asistan elini kaldırdı ve sordu:

-sizi doğru anladıysam, erkek menisinde şekerde olduğu gibi çok fazla glikoz olduğunu söylüyorsunuz.

"doğru" diye cevapladı öğretmen.

elini tekrar kaldırarak kız sordu:

- peki neden tadı tatlı değil?

şaşırtıcı bir sessizliğin ardından, tüm sınıf kahkahalara boğuldu. zavallı kızın yüzü, istemeden ne söylediğini anlayınca kıpkırmızı oldu. tek kelime etmeden kitaplarını aldı ve bir daha dönmemek için sınıftan ayrıldı. ancak kapıdan geçerken profesörün tepkisi klasikti. tamamen ciddi, sorusunu yanıtladı:

- tatlılık tadı boğazın arkasında değil dilin ucunda olduğu için tatlı değildir...
devamını gör...

devamını gör...

insan sağlığından kozmetiğe kadar pek çok alanda kullanılan, burdur ve ısparta'da hayli ilerleyen mis kokulu, mor çiçekli bitki.
devamını gör...

karavan alıp sevdiğim kişiyle seyahata çıkmak. her yeri gezmek.
devamını gör...

tam anlamıyla paranoyasına yenilen amerikalı haydut, younger çetesinin en ünlü ismi. işlediği suçları zenginden alıp fakire dağıtmak adı altında meşrulaştırıyordu, aynı zamanda dönemin çeşitli bürokratik kesimlerinin halka karşı hırsızlık yaptığı savunusunu yapardı.

ilginçtir ki jesse james halk tarafından çok sevilen bir kimseydi. robert ford tarafından suikasta uğramadan önce ve uğradıktan sonra hakkında bir sürü şey yazılmıştır. ford kardeşlerin bu cinayeti halk tarafından çirkin karşılandı ve ford kardeşler tutuklandı. ardından kısa bir süre sonra vali tarafından affedildiler. bu da valinin cinayetten haberi olduğu söylentisini yaydı.

ölümü ise epey bilindiktir: jesse james duvarda asılı tablonun tozunu almak için ayağa kalkar, sandalyeye çıkar ve tablonun tozunu almaya koyulur. o sırada da robert ford tarafından vurulur.

burada benim yaptığım yorum şu: jesse james zaten en son iki tane adama güvenmişti: charley ford ve robert ford. geriye bunlar kalmıştı ve jesse james kendilerini koruması için çocuklarının, karısının olduğu eve çağırmıştı. fakat yine de çetelerinden dick liddil gibi isimlerin ortaya çıkarttığı söylentiler, kuzeni wood hite'ın ölümü ve liddil'ın tutuklanması jesse james'i işkillendirdi. ve paranoyada buradan itibaren artıyor zaten... hali hazırda kimseye güvenmemesi gereken j.j. şimdi daha temkinli olmalıydı. zaten ford kardeşlere de o kadar güvendiğini zannetmiyorum. en sondaki vurulma olayını da jesse james'in paranoyadan ve depresyondan bunaldığına veriyorum. bir nevi ölüyorsam öleyim demiştir. ya da paranoyasını haksız çıkartma uğruna temkini bırakmıştır... yoksa jesse james gibi bir adamın silahından ayrı düşmesi düşünülemez.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şeklinde tepki verdiğim.
devamını gör...

evet, bugün öğlen menemeni soğanlı yaptım.

alttaki yazar kahve falı ve burçlara çok da tamah etmiyordur hatta böyle şey mi olur diyordur.
devamını gör...

burçlar ne kadar iyidir, ne kadar iyi değildir bilgisi gelsin.
bende sağladı. sağlamayam sallamasın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merhaba kafa sözlük,
konu neydi podcasti diğer bölümlerinin aksine bu hafta sizlerle değinilmeyen konulara değinecek.

şişman tuvalet kağıtları, ağlayan iri kaslı adamlar, masterchef ve aysun kayacı haklılığı gibi konudan konuya geçeceğimiz bir yayın sizleri bekliyor.

ayrıca yöresel lezzet turu tadında gezelim görelim dinleyelim yapacağız.

siz değerli sözlük yazarlarını ve bizleri dinlemek isteyen herkesi saat 21:00’da sözlük radyoya bekliyoruz.

not: rabarba göndermesi var.
devamını gör...

buram buram testosteron koktu ortalık!
sözlükteki premsesler için heidi'yi ne zaman konuşacaksınız acabaa?????
devamını gör...

türünün en iyi örneklerinden biri olan 1984 yapımı amerikan filmi. o dönemin meşhur oyuncularından val kilmer, ömer şerif gibi isimler var başrollerde.

üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen hâlâ aklıma estikçe izler ve gülerim. günümüzde komedi maksatlı yapılan birçok filmden birkaç adım önde olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

"siyasetten bıktım, biraz da şununla ilgileneyim dediğiniz ne varsa gelip onu da s*kecekler. nefes alamayacaksınız."
devamını gör...

göze batan gerçek.

hepsine katılmakla beraber eklemek istediğim bir şey daha var; akla gelen başlığı hemen açmak için saçma sapan yazım yanlışlarının yapılıyor oluşu. kaçmıyor ki sözlük bir yere... az sakin olun arkadaşlar, açarsınız başlığınızı korkmayın!

örneği bu başlık üzerinden vereyim ben de. arkadaş bunu mesela "sözlükteki başlığın açma özürlülüğü" şeklinde açıyor. dokunmatiği suçlamak kolay. ne yaptığınıza şöyle bir bakmamanızı ve onu son kez kontrol etmemenizi de dokunmatik öğütlemiyordur sanırım size?

azıcık, birazcık dikkat edelim lütfen.
devamını gör...

dinlemediğim bir yayında gerçekleşmiş olay.

biri bana ateizmi yahut budizmi falan övünce hiç etkilenmiyorum. siz de bir salın bence artık. sırf biri övdü diye, isteğiniz dışında bütün fikirleriniz ve yaşam şekliniz değişmeyecek ya neticede?
devamını gör...

(bkz: bogdan bogdanovic)
(bkz: ekpe udoh)
(bkz: nikola kalinic)
(bkz: luigi datome)
(bkz: pero antic)
ah be içim gitti yazarken.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim