lady d'arbanville
cat stevens'in albümünde dinlediğimiz, hüznü hissettiren ve bence en sevilen şarkısıdır. bu kadar çok dokunan bir başka şarkı mı? henüz tanışmadım.
cat stevens'in, sevgilisi patti d’arbanville’in ölümü üzerine yazdığı bilinmekte, öyle anlatılır. işten eve döndüğü bir akşam yatakta uzanmış olan sevgilisinin yanına gidip saçlarını okşayarak konuşmaya başlayan ama cevap alamayan stevens'in yaşadığı inkarı, acıyı ve hüznünü dizelerinden iliklerinize kadar hissediyor olacaksınız.
şarkı için:
sözleri için:
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
my lady d’arbanville, why does it grieve me so?
kadınım d’arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyor?
but your heart seems so silent
ama kalbin çok sakin görünüyor
why do you breathe so low, why do you breathe so low?
neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
my lady d’arbanville, you look so cold tonight
kadınım d’arbanville, öyle soğuk görünüyorsun ki bu gece
your lips feel like winter
dudakların sanki kışı andırıyor
your skin has turned to white, your skin has turned to white
derin beyaza dönmüş, derin beyaza dönmüş
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
la la la la la…
my lady d’arbanville, why do you grieve me so?
kadınım d’arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyorsun?
but your heart seems so silent
(i: ama kalbin çok sakin görünüyor
why do you breathe so low, why do you breathe so low?
neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?
ı loved you my lady, though in your grave you lie
seni sevdim kadınım, içinde yattığın mezara rağmen
ı’ll always be with you
daima seninle olacağım
this rose will never die, this rose will never die
bu gül hiç solmayacak, bu gül hiç solmayacak…
ne kadar gerçekçi bir tasvir olduğu konusunda dinleyenler hemfikirdir. ama asıl ilginç olan, bu kadar gerçekçi bir anlatımın aslında bir fiziksel değil ruhsal bir yaşanmışlığa dayanmış olmasıdır. yani hikayemizin baş karakteri olan oyuncu patti d’arbanville aslında ölmemiştir; cat stevens yaşadığı ruhsal acıyı ne kadar derinden hissediyorsa o kadar gerçek yaşamış ve bize de bunu yaşatmıştır. şarkıyı dinleyenlerin tepkileri benim yazının başında verdiğim tepki gibi "ah, vah, tüh.." olunca ve türlü efsaneler dolanmaya başlayınca patti d’arbanville bir röportaj vermek durumunda kalmıştır:
"cat stevens’ın değişken ruh halinin üstüne bir de patti’nin oyunculuğu için sürekli gezmeleri eklenince bu ilişkinin uzun olamayacağı anlaşılır. londra’da olduğu sürece cat’in yanında kalan patti, kendini sürekli new york’ta veya paris’te bulur. 1 yılın üzerinde geçirdikleri bir ilişkinin sonunda patti d’arbanville, kendisi hakkında yazılmış bu şarkıyı radyoda dinler. ilişkilerinin böylece bittiğini anlamış olur. verdiği bir röportajda şarkıyla alakalı şunları söylemiştir:
"steven, o şarkıyı new york’a gittiğim bir zamanda yazmıştı. sadece bir aylığına gitmiştim. bu dünyanın sonu değildi, değil mi? fakat o gitti, “lady d’arbanville, neden böyle sakin uyuyorsun” diye bir şarkı yazdı. şarkı benim ölümümle alakalı. yani onun için new york’ta olmam tabutta yatmamla aynı şeydi. bu şarkıyı yazdı, çünkü beni özlemişti, üzülüyordu. bu gerçekten üzücü bir şarkı… şarkıyı duyduğumda ağladım, ilişkinin bittiğini biliyordum çünkü."
sevdiğini kaybetmek mi? hiçbir formu kolay değil, bilemiyorum.. her şeye rağmen hala dünyanın en iyi şarkılarından biri benim için lady d’arbanville.
cat stevens'in, sevgilisi patti d’arbanville’in ölümü üzerine yazdığı bilinmekte, öyle anlatılır. işten eve döndüğü bir akşam yatakta uzanmış olan sevgilisinin yanına gidip saçlarını okşayarak konuşmaya başlayan ama cevap alamayan stevens'in yaşadığı inkarı, acıyı ve hüznünü dizelerinden iliklerinize kadar hissediyor olacaksınız.
şarkı için:
sözleri için:
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
my lady d’arbanville, why does it grieve me so?
kadınım d’arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyor?
but your heart seems so silent
ama kalbin çok sakin görünüyor
why do you breathe so low, why do you breathe so low?
neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
my lady d’arbanville, you look so cold tonight
kadınım d’arbanville, öyle soğuk görünüyorsun ki bu gece
your lips feel like winter
dudakların sanki kışı andırıyor
your skin has turned to white, your skin has turned to white
derin beyaza dönmüş, derin beyaza dönmüş
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
la la la la la…
my lady d’arbanville, why do you grieve me so?
kadınım d’arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyorsun?
but your heart seems so silent
(i: ama kalbin çok sakin görünüyor
why do you breathe so low, why do you breathe so low?
neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?
ı loved you my lady, though in your grave you lie
seni sevdim kadınım, içinde yattığın mezara rağmen
ı’ll always be with you
daima seninle olacağım
this rose will never die, this rose will never die
bu gül hiç solmayacak, bu gül hiç solmayacak…
ne kadar gerçekçi bir tasvir olduğu konusunda dinleyenler hemfikirdir. ama asıl ilginç olan, bu kadar gerçekçi bir anlatımın aslında bir fiziksel değil ruhsal bir yaşanmışlığa dayanmış olmasıdır. yani hikayemizin baş karakteri olan oyuncu patti d’arbanville aslında ölmemiştir; cat stevens yaşadığı ruhsal acıyı ne kadar derinden hissediyorsa o kadar gerçek yaşamış ve bize de bunu yaşatmıştır. şarkıyı dinleyenlerin tepkileri benim yazının başında verdiğim tepki gibi "ah, vah, tüh.." olunca ve türlü efsaneler dolanmaya başlayınca patti d’arbanville bir röportaj vermek durumunda kalmıştır:
"cat stevens’ın değişken ruh halinin üstüne bir de patti’nin oyunculuğu için sürekli gezmeleri eklenince bu ilişkinin uzun olamayacağı anlaşılır. londra’da olduğu sürece cat’in yanında kalan patti, kendini sürekli new york’ta veya paris’te bulur. 1 yılın üzerinde geçirdikleri bir ilişkinin sonunda patti d’arbanville, kendisi hakkında yazılmış bu şarkıyı radyoda dinler. ilişkilerinin böylece bittiğini anlamış olur. verdiği bir röportajda şarkıyla alakalı şunları söylemiştir:
"steven, o şarkıyı new york’a gittiğim bir zamanda yazmıştı. sadece bir aylığına gitmiştim. bu dünyanın sonu değildi, değil mi? fakat o gitti, “lady d’arbanville, neden böyle sakin uyuyorsun” diye bir şarkı yazdı. şarkı benim ölümümle alakalı. yani onun için new york’ta olmam tabutta yatmamla aynı şeydi. bu şarkıyı yazdı, çünkü beni özlemişti, üzülüyordu. bu gerçekten üzücü bir şarkı… şarkıyı duyduğumda ağladım, ilişkinin bittiğini biliyordum çünkü."
sevdiğini kaybetmek mi? hiçbir formu kolay değil, bilemiyorum.. her şeye rağmen hala dünyanın en iyi şarkılarından biri benim için lady d’arbanville.
devamını gör...
neşe palamudu kadın tipi
beni mi anlatıyor bilemedim?
şuan çok detay vermek istemiyorum malum kafa bidünya yarın pişman olmayalım. neysem olduğu kadar artık.
şuan çok detay vermek istemiyorum malum kafa bidünya yarın pişman olmayalım. neysem olduğu kadar artık.
devamını gör...
çaylak sisteminin değişmesi
100 karma puana ulaşıldığı zaman yapılan değerlendirme, ilk 10 tanım olarak güncellenmiş durumda. şaşırtan bir değişiklik. ben karma puanın daha bir yükselmesini beklerdim açıkçası. #288341
edit: bilen bilir, övünmek için söylemiyorum ama çaylaklara en büyük desteği verenlerden biri benim bu sözlükte. ama ak ile karayı ayırabilmek açısından karma puanın yükselmesi gerektiğini düşündüm. 4 saat içinde çaylaklıktan yazar olan bile oldu sonuçta. merak edenler için (bkz: supportgirl)
edit: bilen bilir, övünmek için söylemiyorum ama çaylaklara en büyük desteği verenlerden biri benim bu sözlükte. ama ak ile karayı ayırabilmek açısından karma puanın yükselmesi gerektiğini düşündüm. 4 saat içinde çaylaklıktan yazar olan bile oldu sonuçta. merak edenler için (bkz: supportgirl)
devamını gör...
9 mayıs 2021 kafa sözlük radyocusunun müslümanlığı övmesi
bir kaç gün önce sözlük trolü kadın memesini övüp, "hard disklerimde nudeler biriktiriyorum" derken hiç sorun yok, ama bugün dini yayına gerek yok öyle mi ? hani biz demokratik ve özgür bir ülke istiyorduk? daha sözlükte birbirimize tahammülümüz yok. radyoda yayın kurallarına ve kişisel hak ve özgürlüklere saldirilmadığı,eşitlik ilkesine bağlı kalindiğı sürece herkes istediği dini ovsün.
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
karma puanlarıyla alakalı bir düzenleme olduğunu düşünüyorum. biz yine garip, biz yine yetim...
devamını gör...
hayatınızın rengi
ormanlar gibi yeşil, deniz gibi mavi.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
en son ne zaman bi ürünü fiyatına bakmadan sırf beğendiğim için aldığımı unuttum. bir şeyi beğenince önce fiyata bakıp f/p karşılaştırması sonrasında benim buna gerçekten ihtiyacım var mı diye ik gibi kendimi sorguluyorum. bizimki yaşmak değil ya cidden gün doldurmak.
devamını gör...
afganistan'daki kadınların örgütlenerek hükümeti protesto etmesi
yıl olmuş 2021 kafalar hala 1400 ler. 12 yaşından büyük kız öğrencilerin şarkı söylemesi yasaklanmış. bir kadının şarkı soylemesi tam olarak neden rahatsiz ediyor sizi allahin hayvanları diyeceğim hayvana hakaret olacak demiyorum vazgeçtim.
neyzen tevfik in şiiri güzel olur ama tam buraya
ben sana bok demem,
boklar duyar ar eder.
bir zerren düşse boka,
onu da mundar eder.
neyzen tevfik in şiiri güzel olur ama tam buraya
ben sana bok demem,
boklar duyar ar eder.
bir zerren düşse boka,
onu da mundar eder.
devamını gör...
şarkılarda geçen acımasız cümleler
rafet el roman
inan artık seni hiç sevmiyorum .
inan artık seni hiç sevmiyorum .
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
perşembe günümüze biraz enerji gelsin buradan
devamını gör...
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
kendine çay alırken ona da doldurmak
devamını gör...
güne psikolojik bir tespit bırak
yaptığımız ve yanlış olduğunu bildiğimiz her davranış için zihnimiz kılıf uydurur. aslında yapman gereken bir şeymiş gibi gösterir.
örnek verecek olursak torpille bir yerlere gelmiş bir kişiye bunu söylerseniz yüksek olasılıkla bu duruma kendinin de maruz kaldığını, zamanında onun da mağdur olduğunu falan söyleyecektir. yani mağdur olması ona bu hakkı tanımıştır(!)
ya da sigara içen bir bireye bunun zararlı olduğunu söylerseniz"amaan hepimiz öleceğiz, bir tanıdığım günde 3 paket içerdi 90 yaşını buldu, içince rahatlyorum" gibi bahaneler öne sürecektir. bu durum yanlış olduğunu bildiği ama yapmaya devam ettiği şeyler için zihninin uydurduğu kılıflardan ibarettir. bilişsel çelişkiye düşmemek için kendini inandırdığı düşüncelerdir.
(bkz: bilişsel çelişki)
örnek verecek olursak torpille bir yerlere gelmiş bir kişiye bunu söylerseniz yüksek olasılıkla bu duruma kendinin de maruz kaldığını, zamanında onun da mağdur olduğunu falan söyleyecektir. yani mağdur olması ona bu hakkı tanımıştır(!)
ya da sigara içen bir bireye bunun zararlı olduğunu söylerseniz"amaan hepimiz öleceğiz, bir tanıdığım günde 3 paket içerdi 90 yaşını buldu, içince rahatlyorum" gibi bahaneler öne sürecektir. bu durum yanlış olduğunu bildiği ama yapmaya devam ettiği şeyler için zihninin uydurduğu kılıflardan ibarettir. bilişsel çelişkiye düşmemek için kendini inandırdığı düşüncelerdir.
(bkz: bilişsel çelişki)
devamını gör...
şehirlerarası otobüs yolculuğunda verilen 30 dakikalık molanın aslında 30 saat olması
var olan durum. 30 dakikalık molada her bir dakika 30 saat gibi geçiyor. tuvalete git -gel. yemek ye, tuvaletin önündeki kitaplıkta oyalan. o kitaplıklar da ne kadar dandik kitap varsa doludur anasını satim.
neyse vakit geçmez işte.. einstein bu konuda izafiyet teorisini geliştirmiştir. "zaman hiçbir zaman aynı yerde, aynı anda lineer ölçekte yaşanmaz."
christopher nolan al da film senrayosu gör lan. interstelların hası burada olm, tunatan dinlenme tesislerinde...
neyse vakit geçmez işte.. einstein bu konuda izafiyet teorisini geliştirmiştir. "zaman hiçbir zaman aynı yerde, aynı anda lineer ölçekte yaşanmaz."
christopher nolan al da film senrayosu gör lan. interstelların hası burada olm, tunatan dinlenme tesislerinde...
devamını gör...
gençlerin kolay evlenip kolay boşanması
devamını gör...
kız çocuğuna şantajla 1 yıl boyunca tecavüz eden aşağılıklar
faillerinin bir daha gün yüzü görmemesi gereken korkunç olay.
bu arada, çocuğun cinsiyeti değil çocuk olması önemli denmiş ki bu çok doğru bir bakış açısı. bununla birlikte benim mesleki alan itibariyle aldığım derslerde edindiğim bilgilere göre fiziksel istismar erkek çocuklarında daha fazla iken cinsel istismar vakaları kız çocuklarında daha fazlaydı. yani çocuğun kız olması cinsel istismara uğrama tehlikesini artırmakta ne yazık ki.
cinsel istismara uğrama, cinsiyetler arasında farklılıklar göstermekte ve kızlarda üç kat daha fazla görülmektedir. cinsel istismar %77 olasılıkla aile, %11 diğer akrabalar, %5 bakımla ilgisi olmayan kişiler, %2 ise çocuğun bakımı ile ilgilenen diğer kişiler tarafından uygulanmaktadır.
kaynak: "cinsel istismara uğramış çocuk nasıl fark edilir?" başlıklı yazı
bu arada, çocuğun cinsiyeti değil çocuk olması önemli denmiş ki bu çok doğru bir bakış açısı. bununla birlikte benim mesleki alan itibariyle aldığım derslerde edindiğim bilgilere göre fiziksel istismar erkek çocuklarında daha fazla iken cinsel istismar vakaları kız çocuklarında daha fazlaydı. yani çocuğun kız olması cinsel istismara uğrama tehlikesini artırmakta ne yazık ki.
cinsel istismara uğrama, cinsiyetler arasında farklılıklar göstermekte ve kızlarda üç kat daha fazla görülmektedir. cinsel istismar %77 olasılıkla aile, %11 diğer akrabalar, %5 bakımla ilgisi olmayan kişiler, %2 ise çocuğun bakımı ile ilgilenen diğer kişiler tarafından uygulanmaktadır.
kaynak: "cinsel istismara uğramış çocuk nasıl fark edilir?" başlıklı yazı
devamını gör...
ciddi konulardan sıkılmak
son zamanlarda içinde bulunduğum durumdur.
siyaset, meslek, iş, insan hayatı, sosyolojik değerlendirmeler, psikolojik değerlendirmeler, ekonomi...
hepsi sıktı. duygularıma yol verip felekten bir hayat yaşamak ister duruma geldim.
eğitim hayatım, meslek hayatım, başarılarım, ailem ve daha nicesi beni bu sıkıcı hayata bağlıyor. sanırım hiçbir zaman o istediğim düzensiz, duygu yoğunluklu hayatı yaşayamayacağım.
siyaset, meslek, iş, insan hayatı, sosyolojik değerlendirmeler, psikolojik değerlendirmeler, ekonomi...
hepsi sıktı. duygularıma yol verip felekten bir hayat yaşamak ister duruma geldim.
eğitim hayatım, meslek hayatım, başarılarım, ailem ve daha nicesi beni bu sıkıcı hayata bağlıyor. sanırım hiçbir zaman o istediğim düzensiz, duygu yoğunluklu hayatı yaşayamayacağım.
devamını gör...
çok kısa bir hayatımız olduğu gerçeği
insan denen yaratık, bin yıl da yaşasa yeterli bulmayacağından ötürü tam anlamıyla doğru olmadığını düşündüğüm başlıktır.
devamını gör...
türkiye'nin 37 ülke içinde siyasi paylaşım yapmaktan en çok çekinilen ülke olması
çıkan istatistikler iyimser kalmış bile diyebiliriz. sokak röportajında söyledikleri için ifadeye çağrılan vatandaşlar oldu bu ülkede. ifade özgürlüğü var diyenlerin siyasi görüşlerine bakılırsa durum daha net ortaya çıkar zaten. öyle bir ifade özgürlüğü ki sadece hoşlarına giden şeyleri söyleyebilirsin.
devamını gör...

