mansur el hallaç
"insanlar dünyayı cehenneme çeviren ve ardından da cennete gitmeye çalışan varlıklardır."
mevlânâ'dan yunus emre'ye, spinoza'dan kant'a, nietzsche'den fichte'ye kadar ünlü büyük düşünürleri etkilemiş, felsefelerine ilham kaynağı olmuş, düşünceleri yüzünden işkence ile idam edilmiş büyük bir düşünürdür hallac-ı mansur.
babasının pamukçu olmasından dolayı hallaç lakabıyla anılır. günümüzde dahi tartışma konusu olan mallac-ı mansur, iran'ın tur köyü'nde doğmuştur. küçük yaşta kur'an-ı kerim'i ezberlemiştir. dönemin ünlü bilginlerinden dersler alıp, daha 18 yaşına yeni basmışken çevresinde hayranlık uyandıran bir isim haline gelmiştir. hallac-ı mansur sürekli gezerek halka sohbetler ile islam'ı anlatmıştır. o dönemde birçok kişi mansur sayesinde müslüman olmuştur. hatta onun sohbetleri ile islâm'ı seçenlere daha sonra mansuri bile denilmiştir.
mansur açıksözlülüğü ve her yerde doğruları savunması ile döneminde oldukça sevilirken, dönemin siyasi çevreleri tarafından oldukça yoğun tepkiler almıştır. oldukça yoğun bir ilgi odağı haline gelmiş olan mansur, iktidar için bir tehdit unsuru haline gelmiştir.
hallac-ı mansur sohbetlerinde "her şey allah'a bağlıdır. ve her şey allah'tandır!" öğretisini savunuyordu. onun ünlü sözü "ene-l hak!" yani "ben hakk'ım" da bu felsefenin doruk noktasıdır. nitekim onun ölümüne neden olan da bu sözdür. bu sözden dolayı gözaltına alınan hallac-ı mansur, kırbançlanıp, ayakları kesilerek işkenceye maruz kalmış ve bedeni yakılarak idam edilmiştir.
"ene-l hak" kişinin benliğinden geçip bir butund ilerlemesi ve orada kendisi ile buluşmasının felsefedir. yani her şey o'dan gelmiştir ve her şey yine o'na dönecektir. hallac-ı mansur felsefesinde tüm varlıklar ilahidir. çünkü her varlık bir olan ve ilah olan tek varlık yani allah'ın bir parçasıdır. ona göre insanın iç dünyası derin bir anlam evresidir. bu yüzden mansur, insanı bir kainat olarak tanımlar.
hallac-ı mansur'a göre insan tefekkür ederek ve kendisini yaratan allah'ı anarak meşgul olursa iç dünyasını bol ve bereketli bir kainat kılacaktır.
hallac-ı mansur felsefesine göre gerçek olan, var olan, tektir ve birdir. ancak insan bu bir'in dışında değil içindedir. onun için tanrı ve insan birdir. insanı o'nunla özdeşleştirmiştir. tam da bu sebepten ölümü gerçek bir başlangıç olarak kabul eder. ölüm allah'a ulaşmaktır. yani gerçek olana. bundan dolayı insanın ölümü yaşamdadır, yaşamı ise ölümde.
mevlânâ'dan yunus emre'ye, spinoza'dan kant'a, nietzsche'den fichte'ye kadar ünlü büyük düşünürleri etkilemiş, felsefelerine ilham kaynağı olmuş, düşünceleri yüzünden işkence ile idam edilmiş büyük bir düşünürdür hallac-ı mansur.
babasının pamukçu olmasından dolayı hallaç lakabıyla anılır. günümüzde dahi tartışma konusu olan mallac-ı mansur, iran'ın tur köyü'nde doğmuştur. küçük yaşta kur'an-ı kerim'i ezberlemiştir. dönemin ünlü bilginlerinden dersler alıp, daha 18 yaşına yeni basmışken çevresinde hayranlık uyandıran bir isim haline gelmiştir. hallac-ı mansur sürekli gezerek halka sohbetler ile islam'ı anlatmıştır. o dönemde birçok kişi mansur sayesinde müslüman olmuştur. hatta onun sohbetleri ile islâm'ı seçenlere daha sonra mansuri bile denilmiştir.
mansur açıksözlülüğü ve her yerde doğruları savunması ile döneminde oldukça sevilirken, dönemin siyasi çevreleri tarafından oldukça yoğun tepkiler almıştır. oldukça yoğun bir ilgi odağı haline gelmiş olan mansur, iktidar için bir tehdit unsuru haline gelmiştir.
hallac-ı mansur sohbetlerinde "her şey allah'a bağlıdır. ve her şey allah'tandır!" öğretisini savunuyordu. onun ünlü sözü "ene-l hak!" yani "ben hakk'ım" da bu felsefenin doruk noktasıdır. nitekim onun ölümüne neden olan da bu sözdür. bu sözden dolayı gözaltına alınan hallac-ı mansur, kırbançlanıp, ayakları kesilerek işkenceye maruz kalmış ve bedeni yakılarak idam edilmiştir.
"ene-l hak" kişinin benliğinden geçip bir butund ilerlemesi ve orada kendisi ile buluşmasının felsefedir. yani her şey o'dan gelmiştir ve her şey yine o'na dönecektir. hallac-ı mansur felsefesinde tüm varlıklar ilahidir. çünkü her varlık bir olan ve ilah olan tek varlık yani allah'ın bir parçasıdır. ona göre insanın iç dünyası derin bir anlam evresidir. bu yüzden mansur, insanı bir kainat olarak tanımlar.
hallac-ı mansur'a göre insan tefekkür ederek ve kendisini yaratan allah'ı anarak meşgul olursa iç dünyasını bol ve bereketli bir kainat kılacaktır.
hallac-ı mansur felsefesine göre gerçek olan, var olan, tektir ve birdir. ancak insan bu bir'in dışında değil içindedir. onun için tanrı ve insan birdir. insanı o'nunla özdeşleştirmiştir. tam da bu sebepten ölümü gerçek bir başlangıç olarak kabul eder. ölüm allah'a ulaşmaktır. yani gerçek olana. bundan dolayı insanın ölümü yaşamdadır, yaşamı ise ölümde.
devamını gör...
normal sözlük'te yapılabilecek aktiviteler
nefret içerikli tanımları şikayet etmek.
devamını gör...
istavrit çıkaran papaz
hristiyanismail ile çok benzeşen bir espri anlayışı olan yeni yazar. ya da?? ay valla çok sevinirim.
devamını gör...
yazarların en sevdiği çocuk kitabı
filler sultanı ile kırmızı sakallı topal karınca (çocukken okumadım, keşke o zaman okusaymışım derim hep.)
devamını gör...
amak-ı hayal
şehbenderzâde filibeli ahmed hilmi tarafından 1910 yılında yazılmış tasavvufi roman. bir tür fantastik eser sayılabildiğinden, fantastikseverler tarafından oldukça ilgi görmüş bir kitaptır. günümüz türkçesine hayal pınarları olarak çevrilmiştir. pek çok yayınevi tarafından günümüz türkçesiyle basılsa da, sadık okurları, kitabı, yazıldığı şekliyle okumayı önerirler.
roman binbir gece masalları'nda olduğu gibi bir çerçeve hikaye ve bu ana hikayeye bağlı hikayeler etrafında döner. yalnız burada bütün hikayeler romanın başkahramanı raci'nin başından geçer.
raci varlık bunalımında bir gençtir. günün birinde tanıştığı aynalı baba'dan çok etkilenir ve onunla her buluşmasında, aynalı baba'nın yaptığı kahveyi içip hayaller görmeye başlar. gördüğü her hayal onu farklı bir dünyaya götürür.
eser, tamamen tasavvuf felsefesindeki vahdet-i vücud inancını anlatmak için yazılmıştır. ve pek çok kişi tarafından tasavvufa giriş kitabı gibi nitelendirilmektedir.
roman binbir gece masalları'nda olduğu gibi bir çerçeve hikaye ve bu ana hikayeye bağlı hikayeler etrafında döner. yalnız burada bütün hikayeler romanın başkahramanı raci'nin başından geçer.
raci varlık bunalımında bir gençtir. günün birinde tanıştığı aynalı baba'dan çok etkilenir ve onunla her buluşmasında, aynalı baba'nın yaptığı kahveyi içip hayaller görmeye başlar. gördüğü her hayal onu farklı bir dünyaya götürür.
eser, tamamen tasavvuf felsefesindeki vahdet-i vücud inancını anlatmak için yazılmıştır. ve pek çok kişi tarafından tasavvufa giriş kitabı gibi nitelendirilmektedir.
devamını gör...
takipçileri görebilmek bedava olsun kampanyası
ben neden 1500 gayme verdim o zaman sırf ermolettin'in beni takip etmediğini görmek için!
devamını gör...
çok sevilen birinden bir anda soğumak
yaptığı bir hareketi bir söylemi ile sizi derinden yaralamış kişiye olan soğuma şeklidir. bir daha aynısı gibi hissedemiyor insan nedense. bu gerçekten var sonrasında da hiçbir şey eskisi gibi olmuyor tabi.
"bir zamanlar senin çirkinliklerin de güzeldi; şimdi güzelliklerin bile çirkin."
(bkz: özdemir asaf)
"bir zamanlar senin çirkinliklerin de güzeldi; şimdi güzelliklerin bile çirkin."
(bkz: özdemir asaf)
devamını gör...
entry girmesi beklenen yazar
devamını gör...
black sabbath
heavy metalin babası olan mükemmel grup.
paranoid'e aşığım zaten.
onun dışında grubun en sağlam şarkısı da god is dead ve heaven and hell bence.
paranoid'e aşığım zaten.
onun dışında grubun en sağlam şarkısı da god is dead ve heaven and hell bence.
devamını gör...
sarı penguen
daha önce görülmemiş kuş.
yaban hayatı fotoğrafçısı yves adams'ın objektifine yakalandı. yves adams şunları söyledi :
daha önce sarı renkte bir penguen ne görmüş ne de duymuştum. o sahilde 120 bin kuş bulunuyordu ve aralarında sarı renkte bir tek bu vardı

kaynak
yaban hayatı fotoğrafçısı yves adams'ın objektifine yakalandı. yves adams şunları söyledi :
daha önce sarı renkte bir penguen ne görmüş ne de duymuştum. o sahilde 120 bin kuş bulunuyordu ve aralarında sarı renkte bir tek bu vardı

kaynak
devamını gör...
ilk buluşmada hesabı ödeyen kadın
ilk buluşmada hesabı ödeyen erkek kadar normaldir.
her türlü öderim. ilk buluşmada erkek öder diye yazılı ya da sözlü kural mı var? takılı kalmayın artık şu saçma sapan basmakalıp klişelere. kendinize saygınız olsun biraz.
bu başlıklar altında zırlamak yerine, ilk buluşmada bunun lafını edecek potansiyelde olan insanlarla da görüşmeyin bir zahmet.
her türlü öderim. ilk buluşmada erkek öder diye yazılı ya da sözlü kural mı var? takılı kalmayın artık şu saçma sapan basmakalıp klişelere. kendinize saygınız olsun biraz.
bu başlıklar altında zırlamak yerine, ilk buluşmada bunun lafını edecek potansiyelde olan insanlarla da görüşmeyin bir zahmet.
devamını gör...
ihtiyaç olmamasına rağmen bir şeyler almak
aşırıya kaçılmadığı ve israfa girmediği sürece insanın kendi kendini şımartmasıdır. mutlu eder, terapi gibidir.
devamını gör...
aşı olmayanlara covidli muamelesi yapılması
halbuki aşı, covidi hafif şekilde atlatılmasını sağlıyor yoksa bulaşıcılığa bir engel değil ya da covidi bitirmiyor. nedense tam anlayamıyoruz bazı şeyleri.
devamını gör...
aşk mı para mı sorusuna aşk diyen insan
en mantıklı seçimi yapmış kişidir.
aşk, insanın karşısına her zaman çıkmaz ama iş hayatında her zaman inişler ve çıkışlar olabilir.
aşk, insanın karşısına her zaman çıkmaz ama iş hayatında her zaman inişler ve çıkışlar olabilir.
devamını gör...
rönesans
15-17. yüzyıl arasında ortaçağ ve barok dönemler arasında kalan bir dönemdir. müzikte madrigal ile seküler müziği öne çıkaran ve opera gibi müzikal tiyatroların temeli atılan, polifoni ile yüzyıllar boyunca devam edecek batı müzik kültürünün temelini atan, sanatta ise yine seküler sanatı öne çıkaran dönemdir. antik yunanların bilgeliği ve sanatı önplanda tutulmuştur.
devamını gör...
kitap sayfalarını ayraç niyetine katlayan insan
ınsanlar ayraç diye bir icat yapmış, sırf sayfalarım canı yanmasın diye. üstelik çoğu yerde bedava.
devamını gör...
bir ömer hayyam rubaisi bırak
ben kadehten çekmem artık elimi;
tutmam senin senin kitabını, minberini.
sen kuru bir sofrasın, ben yaş bir sapık:
cehennemde sen mi iyi yanarsın, ben mi?
bayram geldi; işimiz iştir bu aralık;
horoz kanı gibi şarap bollaşır artık.
gel gelelim eşekler de boş gezer şimdi:
oruç gemi ağızlarından çıkar, yazık!
yarım somunun var mı? bir ufak da evin?
kimselerin kulu kölesi değil misin?
kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya?
keyfine bak: en hoş dünyası olan sensin.
devamını gör...
gazetelerden kupon kesmiş nesil
(bkz: meydan larousse)
devamını gör...
hz. muhammed'e hakaret eden karikatüristin yanarak ölmesi
sabah akşam hz muhammed'e dua eden tanrıya inanan insanın yanarak ölmesi kadar normal bir sey
devamını gör...

