tarihi şahsiyetler yazar olsa açacağı başlıklar
mustafa kemal atatürk - cumhuriyeti ilan etmek.
devamını gör...
sözlükteki birinden etkilenmek
açıkçası zeka içeren her şeye karşı bir zaafım var. bu yüzden zeki olduğunu düşündüğüm bazı yazarlardan ister istemez etkileniyorum.
onlar kendilerini biliyorlar deyip burada bitiriyorum.
onlar kendilerini biliyorlar deyip burada bitiriyorum.
devamını gör...
sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görseller
devamını gör...
12 nisan 2021 bir grubun attığı tecavüz içerikli tweet rezaleti
gece telefonuma ardı ardına gelen bildirimler sayesinde öğrendiğim olay.
şehir dışındaki 17 yaşındaki oğlum dikkat edin annecim diye yazdı.
bir yanda sözümona şaka yapan kimliği saklı, aklı fikri ergen gençler, bir yanda annesi ve kızkardeşi için endişelenen genç.
hayırlı evlat, dünyaya hayrı dokunan evlat, nasip işi onu anladım.
her erkek doğan, erkek adam olamıyor bir yerlerde kalıyor. fıtratının cinsi zaaflarından öteye gidemiyor. yazık çok yazık.
şehir dışındaki 17 yaşındaki oğlum dikkat edin annecim diye yazdı.
bir yanda sözümona şaka yapan kimliği saklı, aklı fikri ergen gençler, bir yanda annesi ve kızkardeşi için endişelenen genç.
hayırlı evlat, dünyaya hayrı dokunan evlat, nasip işi onu anladım.
her erkek doğan, erkek adam olamıyor bir yerlerde kalıyor. fıtratının cinsi zaaflarından öteye gidemiyor. yazık çok yazık.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
şöyle tembel olacağım, böyle tembel olacağım,
hiç bir şey yapmama lüksüne maruz kalacağım bir gün olsun diye umuyorum.
sizde kafanıza göre takılın.
üniversitede bir hocamız vardı
tatilden sonra insana adaptasyon tatili verilmesi gerekir derdi
modum tam o mod.
o nazlı böcek hocamız gibiyim
25 yıl kadına gülüp, bir 25 yıl sonra kadını anladım.
kimseyi gülmemek lazım.
şöyle tembel olacağım, böyle tembel olacağım,
hiç bir şey yapmama lüksüne maruz kalacağım bir gün olsun diye umuyorum.
sizde kafanıza göre takılın.
üniversitede bir hocamız vardı
tatilden sonra insana adaptasyon tatili verilmesi gerekir derdi
modum tam o mod.
o nazlı böcek hocamız gibiyim
25 yıl kadına gülüp, bir 25 yıl sonra kadını anladım.
kimseyi gülmemek lazım.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
türkçeden rumenceye geçmiş kelime sayısı inanılmaz fazladır, eğer romanya’ya giderseniz kesinlikle aç kalmazsınız:
aba: aba
abanoz: abanos
acadea: akide
acaret: akaret
achingiu: akıncı
acmac: ahmak
adet: adet
aferim: aferin
afif: hafif
afion: afyon
aga: ağa
agarlac: ağırlık
ageamiu: acemi
aian: ayan
aiar: ayar
al: sal
alagea: alaca
alai: alay
alem: alem
alısveris: alışveriş
alim: alim
ama: ama
aman: aman
amandea: amade
amanet: emanet
anason: anason
anteriu: entari
aralic: aralık
arbiu: harbi
arca: arka
arman: harman
arnaud: arnavut
arpagic: arpacık
arsin: arsın
arz: arz
ascher: asker
astereala: astar
at: at
atlaz: atlas
ava: av
avan: havan
avlie: avlu
baclava: baklava
bacşiş: bahşiş
bairac: bayrak
bairam: bayram
balcaz: balkız
balimez: balyemez
baltag: balta
bama: bamya
bardac: bardak
bas: bas
bas-aga: başağa
bas-bulucbas: başbölükbaş
basbuzuc: başıbozuk
bas-caimacam: başkaymakam
basma: basma
basmangiu: basmacı
batal: battal
becher: bekar
bei: bey
beilerbei: beylerbeyi
beilic: beylik
beizadea: beyzade
belaliu: belalı
belea: bela
benghi: benek
berat: berat
berbant: berbat
berechet: bereket
bidinea: badana
bidiviu: bedevi
bigi-bigi: cici bici
bimbasa: binbaşı
bina: bina
binagiu: binacı
birlic: birlik
boccea: bohça
bocceagiu: bohçacı
boccealac: bohçalık
bocciu: bokçu
boi: boy
boia: boya
boiangiu: boyacı
borangic: bürümcük
bosma: bozma
bostan: bostan
bostangiu: bostancı
bre: bre
briceag: bıçak
buciuc: buçuk
bucluc: bokluk
budala: budala
buhur: buhur
buhurdar: buhurdan
bulgur: bulgur
buluc: bölük
bulucbasa: bölükbaşı
burghiu: burgu
burlan: boru
burnuz: bornoz
bursuc: porsuk
but: but
buzdugan: bozdoğan
cabaz: hokkabaz
cabazlac: hokkabazlık
cabula: kabul
cacom: kakım
cadana: kadın
cadiascher: kadıasker
cadiu: kadı
cafea: kahve
cafegi-basa: kahvecibaşı
cafegiu: kahveci
cafenea: kahvehane
caftan: kaftan
caiac: kayak
caic: kayık
caicciu: kayıkçı
caid: kayıt
caimac: kaymak (köpük ya da krema anlamında kullanılıyor.)
caimacam: kaymakam
caisa: kayısı
calabalac: kalabalık
calafat: kalafat
calauza: kılavuz
calcan: kalkan[balıgı]
caldaram: kaldırım
caldaramgiu: kaldırımcı
caleap: kelep
calem: kalem
calembec: kalembek
calemgiu: kalemci
calfa: kalfa
calp: kalp
calpac: kalpak
calpuzan: kalpazan
calup: kalıp
canat: kanat
cange: kanca
cantar: kantar
cantaragiu: kantarcı
capac: kapak
capama: kapama
capan: kapan
capanliu: kapanlı
capcana: kapkan
caplama: kaplama
capot: kaput
capuchehaia: kapı kahyası
capudan: kaptan
capugiu: kapıcı
caraghios: karagöz
cârcaiac: kırkayak
cârjaliu: kırgali
carmangiu: karmancı
cârmaz: kırmız
carnaxi: karnaksı
carvasara: kervansaray
casap: kasap
cascaval: kaskaval
castana: kestane
cataif: kadayıf
catar: katır
catifea: kadife
catran: katran
cauc: kavuk
cavaf: kavaf
caval: kaval
cazacliu: kazaklı
cazan: kazan
cazangiu: kazancı
cazma: kazma
ceacir: çakır
ceadiriu: çadır
ceai: çay
cealma: çalma
cealma: kaçırma
ceam: çam
ceamur: çamur
ceanac: çanak
ceapcan: çapkın
ceapraz: çapraz
cearsaf: çarsaf
ceaus: çavus
cecmegea: çekmece
cepchen: cepken
cercevea: çerçeve
cerchez: çerkez
cerdac: çardak
chebap: kebap
chef: keyif
chehaia: kahya
chehailac: kahyalık
chel (cheala): kel
chenar: kenar
chepeng: kepenk
cherem: kerem
cherestea: kereste
cherestegiu: keresteci
cherhana: kerhane (balık lokantası)
chervan: kervan
ches: kes
chesat: kesat
cheschet: keskek
chibrit: kibrit
chiftea: köfte
chihlimbar: kehribar
chila: kile
chiler: kiler
chilim: kilim
chilipir: kelepir
chilipirgiu: kelepirci
chilot: külot
chimion: kimyon
chimir: kemer
chindie: ikindi
chiocec: köçek
chiolhan: külhan
chior: kör
chiostec: köstek
chioşc: köşk (romence satış kulübesi)
chirigiu: kiracı
chirpici: kerpiç
chisea: kese
chisea kase
chiulaf: külah
chiup: küp
chiuveta: küvet
ciacar: çakır
ciair: çayır
cicârâc: çıkrık
cichirgiu: şekerci
ciflic: çiftlik
cilibiu: çelebi
cimisir: simsir
cinghel: çengel
ciob: çöp
cioban: çoban
ciochina: çıkın
ciohodar: çuhadar
ciola: çolak
cioltar: çultarı
ciomag: çomak
ciorap: çorap
ciorba: çorba
ciorbagiu: çorbacı
ciortan: çortan
cirac: çırak
cirese: kiraz
ciris: çiris
cirpie: çırpı
cismea: çesme
cişmigiu: çeşmeci (şehrin büyük parklarından birinin adı)
cit: çit
ciubuc: çubuk
ciubucciu: çubukçu
ciufut: çıfıt
ciuin: çöven
ciulama: çullama
ciuruc: çürük
civit: çivit
cobur: kubur
cobuz: kopuz
codos: kodos
colan: kolan
colceac: kolçak
coltuc: koltuk
comedie: komedya
comitagiu: komitacı
conabiu: kunebi
conac: konak
condur: kundura
corabiele: kurabiye
coscogea: koskoca
coz: koz
cuca: kuka
cula: kula
culoglu: kuloglu
culucciu: kullukçu
cumas: kumas
curmala: hurma
cusur: kusur
cuşcuş: kuskus
cutie: kutu
dadaca: dadı
dairea: daire
dalac: dalak
dalcauc: dalkavuk
dam: dam
dambla: dambla
dandana: tantana
danga: danga
dara: dara
darac: tarak
delibasa: delibaş
deliu: deli
derbedeu: derbeder
dervis: derviş
dever: devir
dimerlie: demirli
dimie: dimi
direclie: direkli
divan: divan
doldora: doldur
dovleac: devlek (dövlek) (kabak cinsi)
dud: dut
duduca: dudu
dugheana: dükkan
duium: doyum
dulama: dolama
dulap: dolap
dusumea: döşeme
duşman: düşman
echingiu: akıncı
edec: yedek
edecliu: yedekli
efendi: efendi
embel: tembel
fanaragiu: fenerci
faras: faras
farfara: farfara
farfurie: farfuri (tabak)
feregea: ferace
fermenea: fermene
fes: fes
fesfesele: fesfese (vesvese)
fildes: fildisi
firman: ferman
fisic: fisek
fistic: fıstık
fitil: fitil
frenghie: frengi
fudul: fodul
funduc: fındık
furda: hurda
furtun: hortum
gagauz: gagavuz
gaitan: kaytan
gavanos: kavanoz
gealat: cellat
geam: cam
geamantan: camadan
geambas: cambaz
geambaslac: cambazlık
geamgiu: camcı
geamie: cami
geamlac: camlık
geamparale: çalpara
geanta: çanta
gerah: cerrah
gerid: cirit
gevrea: çevre
ghelir: gelir
gherdan: gerdan
gherdap: girdap
gherghef: gergef
gherghir: kagir
ghiaur: gavur
ghigilic: gecelik
ghimie: gemi
ghioci: göç
ghiol: göl
ghionder: gönder
ghiotura: götürü
ghiozdan: cüzdan
ghiulea: gülle
ghiveci: güveç
giaba: caba
gianabet: cenabet
gigea: cici
giubea: cüppe
giumbus: cümbüs
giumbusluc: cümbüşlük
giurgina: curcuna
giuvaier: cevahir
giuvaiergiu: cevahirci
grimea: derme
habar: haber
hac: hak
hadamb: hadım
hagialac: hacılık
hagiu: hacı
haham: haham
haidamac: haydamak
haide: haydi
haihui: hayhay
haimana: haymana
hain: hain
hainlac: hainlik
hal: hal
halal: helal
halat: alet
halat: halat
halca: halka
halva: helva
halvagiu: helvacı
hamal: hamal
hamalac: hamallık
han: han
hanger: hançer
hangiu: hancı
hanima: hanım
hap: hap
haraba: araba
harabagiu: arabacı
harabaie: harabe
haracı: haraç
haram: haram
harambasa: harambaşı
haramin: harami
harar: harar
harbuz: karpuz
harcea-parcea: parça-parça
hareci: hariç
harem: harem
hatar: hatır
hatiserif: hatt-ı şerif
havaiu: havai
havalea: havale
havra: havra
havuz: havuz
haz: haz
hazna: hazine, hazne
helbet: elbet
herghelegiu: hergeleci
herghelie: hergele
hindichi: hendek
hochim: hüküm
hoge: hoca
hogeag: ocak
horsaf: hosaf
hurie: huri
hurmuz: hürmüz
huzmet: hizmet
huzur: huzur
iaca: yaka
iahnie: yahni
iaprac: yaprak
iasmac: yaşmak
iatac: yatak
iatagan: yatağan
iaurt: yoğurt
ibric: ibrik (cezve anlamında kullanılıyor.)
ibrisimgiu: ibrişimci
ibrisin: ibrişim
ichilic: ikilik
icioglan: içoğlan
ielcovan: yelkovan
ienibahar: yenibahar
ienicer: yeniçeri
ilic: yelek
imam: imam
imambaildî: imambayıldı
imamea: imame
imbrohor: imrahor
iminei: yemeni
ioc: yok
iofca: yufka
ipengea: yapıncak
irimic: irmik
ischiuzar: işgüzar
isnaf: esnaf
iuzluc: yüzlük
laf: laf
lalea: lale
lamba: lamba
lauta: lavta
levent: levent
libadea: libade
lichea: leke
lighean: legen
liliac: leylak
liman: liman
locma: lokma
lulea: lüle
macara: makara
macat: makat
macaz: makas
madea: madde
mahala: mahalle
mahmudea: mahmudiye
mahmur: mahmur
mahon: maun
maia: maya
maidan: meydan
maina: mayna
mala: mala
mamular: mamul
manea: mani
mangafa: mankafa
mangal: mangal
marafet: marifet
marama: mahrama
marangoz: marangoz
maraz: maraz
marda: marda
margean: mercan
mart: mars
martac: mertek
martalog: martaloz
masala: masallah
masat: masat
mascara: maskara
mastica: mastika
matrapazlac: matrabazlık
matuf: matuf
mehenghi: mihenk
mehmendar: mihmandar
mehter: mehter
mehterbasa: mehterbaşı
mehtup: mektup
mehtupciu: mektupçu
menghina: mengene
menzíl: menzil
merchez: merkez
merdenea: merdane
mertepea: mertebe
mesi: mest
mesina: meşin
meterhanea: mehterhane
mezat: mezat
meze: meze
mezelic: mezelik
miambal: meyan balı
micsunea: menekşe
mihrab: mihrap
minarea: minare
mindir: minder
mindirgiu: minderci
mintean: mintan
miralai: miralay
miraz: miras
mischet: misket(üzümü)
misirliu: mısırlı
mofluz: müflis
moft: müft
moloz: moloz
moslim: müslim
mosmoana: muşmula
mosor: masura
mucalit: mukallit
mucalitac: mukallitlik
mucarer: mukarrer
mucava: mukavva
mudir: müdür
muezin: müezzin
muftiu: müftü
muhafiz: muhafız
muhaia: muhayyer
muhur: mühür
muhurdar: mühürdar
mumbasir: mübasir
mungiu: mumcu
murdar: murdar
musaca: musakka
musafir: misafir
musafirlac: misafirlik
musaip: musahip
musama: musamba
muscal: miskal
muscalgiu: miskalci
muselim: müsellim
mustea: musta
musteriu: müşteri
musulman müslüman
nabuc: nubuk
nacafa: nafaka
naframa: mahrama
nai: ney
narangiu: narenci
narghelegiu: nargileci
narghilea: nargile
nart: narh
naut: nohut
nazar: nazar
nazar: nazır
nazuri: naz
nefer: nefer
neisan: neyzen
neneca: nine
nisangiu: nişancı
nisfia: nisfiye
nizam: nizam
nur: nur
nurliu: nurlu
oca: okka
odaie: oda
ogur: uğur
ogurliu: uğurlu
olac: ulak
olum: oylum
orta: orta
osmanlau: osmanlı
otac: otag
otuzbir: otuzbir
pacea: paça
paceaura: paçavra
padisah: padişah
pafta: pafta
paia: paye
paianta: payanda
paic: peyk
pala: pala
palamar: palamar
palasca: palaska
palavra: palavra
palavragiu: palavracı
pantoloni: pantolon
papuci: pabuç
papugiu: pabuççu
para: para
parcea: parça
pârjoala: pirzola
parmac: parmak
parmaclâc: parmaklık
pasa: pasa
pasalac: pasalık
pastrama: pastırma
pazarlac: pazarlık
pehlivan: pehlivan
peltea: pelte
peltic: peltek
pembe: pembe
percica: pürçek
perciune: perçem
perdaf: perdah
perdea: perde
perdegiu: perdeci
perdele: perde
perghel: pergel
pervaz: pervaz
pes: pes
peschegiu: peskesçi
pesches: peşkeş
peschir: peskir
pesin: pesin
pesmet: peksimet
pestiman: pestamal
pezevenchi: pezevenk
pezevenclac: pezevenklik
pici: piç
pilaf: pilav
pingea: pençe
pisicher: pisekar
pisicherlac: pisekarlık
pistil: pestil
popaz: papaz
poturi: potur
pul: pul
rachiu: rakı
ragea: rica
ramazan: ramazan
renghi: renk
rindea: rende
ristic: rastık
rusfet: rüşvet
sabur: sabır
saca: saka
sacaz: sakız
sadea: sade
saftea: siftah
sah: sah
sahan: sahan
sahzadea: şehzade
saidecar: sadekar
saivan: sayvan
salam: salam
salep: salep
salepgiu: salepçi
saltanat: saltanat
salvari: salvar
samsar: simsar
samsarlac: simsarlık
samur: samur
sanchi: sanki
sandal: sandal
sangeac: sancak
sapca: sapka
sapun: sabun
sarailie: saraylı
sarghie: sergi
saric: sarık
sarma: sırma (tel)
sarmale: sarma (yaprak sarma / yemek)
satar: satır
satrange: satranç
seic: seyh
seimen: segmen
seitan: şeytan
seiz: seyis
selamlac: selamlık
selemet: selamet
serai: saray
seraschier: serasker
serasir: seraser
serbet: şerbet
serif: serif
sermaia: sermaye
siboi: şebboy
sictir: siktir
sidef: sedef
sileaf: silah
sileah: silah
simitgiu: simitçi
simit: simit
sinet: senet
sinie: sini
sipet: sepet
siretlic: şirretlik
sis: sis
soba: soba
sofa: sofa
sofra: sofra
soi: soy
soitar: soytarı
spahiu: sipahi
stamboala: istanbul
suberec: suböregi
sufragiu: sofracı
sugiuc: sucuk
sultan: sultan
surghiun: sürgün
surguci: sorguç
susan: susam
sütiyen: sütyen
taban: taban
tabie: tabya
tabiet: tabiat
tabietliu: tabiatlı
tabla: tabla
tacam: takım
tafta: tafta
tahan: tahin
taht: taht
talan: talan
tamazlac: damızlık
tambura: tambur
tandur: tandır
tapangea: tabanca
tarabulus: trablus
taraf: taraf
tarhon: tarhun
tarla: tarla
târlici: terlik
târpan: tırpan
tas: tas
tasma: tasma
tatar: tatar
tava: tava
tavan: tavan
techer-mecher: tekermeker
tejghea: tezgah
tel: tel
telal: tellal
telemea: teleme
terezie: terazi
tergiman: tercüman
tescherea: tezkere
tevatura: tevatür
tibisir: tebesir
tignafes: tek nefes
tingire: tencere
tinichea: teneke
tinichigiu: tenekeci
tipsie: tepsi
tiriachiu: tiryaki
tizic: tezek
tocmagi: tokmak
torba: torba
tos: toz
trufanda: turfanda
tuci: tunç
tufecciu: tüfekçi
tulumba: tulumba
tulumbagiu: tulumbacı
tumbelechi: dümbelek
tumurug: tomruk
turc: türk
tuslama: tuzlama
tutun: tütün
tutungiu: tütüncü
valiu: vali
vechil: vekil
venetic: venedik
veresie: veresiye
viran: viran
vişina: vişne
vizir: vezir
zaherea: zahire
zaiafet: ziyafet
zaif: zayıf
zaiflac: zayıflık
zalhana: salhane
zambila: sümbül
zamparalac: zamparalık
zar: zar
zaraf: sarraf
zarzavagiu: zerzevat(çı)
zefliu: zevkli
zerdiceaf: zerdeçal
zevzec: zevzek
zimberec: zemberek
zimbil: zembil
zor: zor
zuluf: zülüf
zulum: zulüm
zurba: zorba
zurbalac: zorbalık
aba: aba
abanoz: abanos
acadea: akide
acaret: akaret
achingiu: akıncı
acmac: ahmak
adet: adet
aferim: aferin
afif: hafif
afion: afyon
aga: ağa
agarlac: ağırlık
ageamiu: acemi
aian: ayan
aiar: ayar
al: sal
alagea: alaca
alai: alay
alem: alem
alısveris: alışveriş
alim: alim
ama: ama
aman: aman
amandea: amade
amanet: emanet
anason: anason
anteriu: entari
aralic: aralık
arbiu: harbi
arca: arka
arman: harman
arnaud: arnavut
arpagic: arpacık
arsin: arsın
arz: arz
ascher: asker
astereala: astar
at: at
atlaz: atlas
ava: av
avan: havan
avlie: avlu
baclava: baklava
bacşiş: bahşiş
bairac: bayrak
bairam: bayram
balcaz: balkız
balimez: balyemez
baltag: balta
bama: bamya
bardac: bardak
bas: bas
bas-aga: başağa
bas-bulucbas: başbölükbaş
basbuzuc: başıbozuk
bas-caimacam: başkaymakam
basma: basma
basmangiu: basmacı
batal: battal
becher: bekar
bei: bey
beilerbei: beylerbeyi
beilic: beylik
beizadea: beyzade
belaliu: belalı
belea: bela
benghi: benek
berat: berat
berbant: berbat
berechet: bereket
bidinea: badana
bidiviu: bedevi
bigi-bigi: cici bici
bimbasa: binbaşı
bina: bina
binagiu: binacı
birlic: birlik
boccea: bohça
bocceagiu: bohçacı
boccealac: bohçalık
bocciu: bokçu
boi: boy
boia: boya
boiangiu: boyacı
borangic: bürümcük
bosma: bozma
bostan: bostan
bostangiu: bostancı
bre: bre
briceag: bıçak
buciuc: buçuk
bucluc: bokluk
budala: budala
buhur: buhur
buhurdar: buhurdan
bulgur: bulgur
buluc: bölük
bulucbasa: bölükbaşı
burghiu: burgu
burlan: boru
burnuz: bornoz
bursuc: porsuk
but: but
buzdugan: bozdoğan
cabaz: hokkabaz
cabazlac: hokkabazlık
cabula: kabul
cacom: kakım
cadana: kadın
cadiascher: kadıasker
cadiu: kadı
cafea: kahve
cafegi-basa: kahvecibaşı
cafegiu: kahveci
cafenea: kahvehane
caftan: kaftan
caiac: kayak
caic: kayık
caicciu: kayıkçı
caid: kayıt
caimac: kaymak (köpük ya da krema anlamında kullanılıyor.)
caimacam: kaymakam
caisa: kayısı
calabalac: kalabalık
calafat: kalafat
calauza: kılavuz
calcan: kalkan[balıgı]
caldaram: kaldırım
caldaramgiu: kaldırımcı
caleap: kelep
calem: kalem
calembec: kalembek
calemgiu: kalemci
calfa: kalfa
calp: kalp
calpac: kalpak
calpuzan: kalpazan
calup: kalıp
canat: kanat
cange: kanca
cantar: kantar
cantaragiu: kantarcı
capac: kapak
capama: kapama
capan: kapan
capanliu: kapanlı
capcana: kapkan
caplama: kaplama
capot: kaput
capuchehaia: kapı kahyası
capudan: kaptan
capugiu: kapıcı
caraghios: karagöz
cârcaiac: kırkayak
cârjaliu: kırgali
carmangiu: karmancı
cârmaz: kırmız
carnaxi: karnaksı
carvasara: kervansaray
casap: kasap
cascaval: kaskaval
castana: kestane
cataif: kadayıf
catar: katır
catifea: kadife
catran: katran
cauc: kavuk
cavaf: kavaf
caval: kaval
cazacliu: kazaklı
cazan: kazan
cazangiu: kazancı
cazma: kazma
ceacir: çakır
ceadiriu: çadır
ceai: çay
cealma: çalma
cealma: kaçırma
ceam: çam
ceamur: çamur
ceanac: çanak
ceapcan: çapkın
ceapraz: çapraz
cearsaf: çarsaf
ceaus: çavus
cecmegea: çekmece
cepchen: cepken
cercevea: çerçeve
cerchez: çerkez
cerdac: çardak
chebap: kebap
chef: keyif
chehaia: kahya
chehailac: kahyalık
chel (cheala): kel
chenar: kenar
chepeng: kepenk
cherem: kerem
cherestea: kereste
cherestegiu: keresteci
cherhana: kerhane (balık lokantası)
chervan: kervan
ches: kes
chesat: kesat
cheschet: keskek
chibrit: kibrit
chiftea: köfte
chihlimbar: kehribar
chila: kile
chiler: kiler
chilim: kilim
chilipir: kelepir
chilipirgiu: kelepirci
chilot: külot
chimion: kimyon
chimir: kemer
chindie: ikindi
chiocec: köçek
chiolhan: külhan
chior: kör
chiostec: köstek
chioşc: köşk (romence satış kulübesi)
chirigiu: kiracı
chirpici: kerpiç
chisea: kese
chisea kase
chiulaf: külah
chiup: küp
chiuveta: küvet
ciacar: çakır
ciair: çayır
cicârâc: çıkrık
cichirgiu: şekerci
ciflic: çiftlik
cilibiu: çelebi
cimisir: simsir
cinghel: çengel
ciob: çöp
cioban: çoban
ciochina: çıkın
ciohodar: çuhadar
ciola: çolak
cioltar: çultarı
ciomag: çomak
ciorap: çorap
ciorba: çorba
ciorbagiu: çorbacı
ciortan: çortan
cirac: çırak
cirese: kiraz
ciris: çiris
cirpie: çırpı
cismea: çesme
cişmigiu: çeşmeci (şehrin büyük parklarından birinin adı)
cit: çit
ciubuc: çubuk
ciubucciu: çubukçu
ciufut: çıfıt
ciuin: çöven
ciulama: çullama
ciuruc: çürük
civit: çivit
cobur: kubur
cobuz: kopuz
codos: kodos
colan: kolan
colceac: kolçak
coltuc: koltuk
comedie: komedya
comitagiu: komitacı
conabiu: kunebi
conac: konak
condur: kundura
corabiele: kurabiye
coscogea: koskoca
coz: koz
cuca: kuka
cula: kula
culoglu: kuloglu
culucciu: kullukçu
cumas: kumas
curmala: hurma
cusur: kusur
cuşcuş: kuskus
cutie: kutu
dadaca: dadı
dairea: daire
dalac: dalak
dalcauc: dalkavuk
dam: dam
dambla: dambla
dandana: tantana
danga: danga
dara: dara
darac: tarak
delibasa: delibaş
deliu: deli
derbedeu: derbeder
dervis: derviş
dever: devir
dimerlie: demirli
dimie: dimi
direclie: direkli
divan: divan
doldora: doldur
dovleac: devlek (dövlek) (kabak cinsi)
dud: dut
duduca: dudu
dugheana: dükkan
duium: doyum
dulama: dolama
dulap: dolap
dusumea: döşeme
duşman: düşman
echingiu: akıncı
edec: yedek
edecliu: yedekli
efendi: efendi
embel: tembel
fanaragiu: fenerci
faras: faras
farfara: farfara
farfurie: farfuri (tabak)
feregea: ferace
fermenea: fermene
fes: fes
fesfesele: fesfese (vesvese)
fildes: fildisi
firman: ferman
fisic: fisek
fistic: fıstık
fitil: fitil
frenghie: frengi
fudul: fodul
funduc: fındık
furda: hurda
furtun: hortum
gagauz: gagavuz
gaitan: kaytan
gavanos: kavanoz
gealat: cellat
geam: cam
geamantan: camadan
geambas: cambaz
geambaslac: cambazlık
geamgiu: camcı
geamie: cami
geamlac: camlık
geamparale: çalpara
geanta: çanta
gerah: cerrah
gerid: cirit
gevrea: çevre
ghelir: gelir
gherdan: gerdan
gherdap: girdap
gherghef: gergef
gherghir: kagir
ghiaur: gavur
ghigilic: gecelik
ghimie: gemi
ghioci: göç
ghiol: göl
ghionder: gönder
ghiotura: götürü
ghiozdan: cüzdan
ghiulea: gülle
ghiveci: güveç
giaba: caba
gianabet: cenabet
gigea: cici
giubea: cüppe
giumbus: cümbüs
giumbusluc: cümbüşlük
giurgina: curcuna
giuvaier: cevahir
giuvaiergiu: cevahirci
grimea: derme
habar: haber
hac: hak
hadamb: hadım
hagialac: hacılık
hagiu: hacı
haham: haham
haidamac: haydamak
haide: haydi
haihui: hayhay
haimana: haymana
hain: hain
hainlac: hainlik
hal: hal
halal: helal
halat: alet
halat: halat
halca: halka
halva: helva
halvagiu: helvacı
hamal: hamal
hamalac: hamallık
han: han
hanger: hançer
hangiu: hancı
hanima: hanım
hap: hap
haraba: araba
harabagiu: arabacı
harabaie: harabe
haracı: haraç
haram: haram
harambasa: harambaşı
haramin: harami
harar: harar
harbuz: karpuz
harcea-parcea: parça-parça
hareci: hariç
harem: harem
hatar: hatır
hatiserif: hatt-ı şerif
havaiu: havai
havalea: havale
havra: havra
havuz: havuz
haz: haz
hazna: hazine, hazne
helbet: elbet
herghelegiu: hergeleci
herghelie: hergele
hindichi: hendek
hochim: hüküm
hoge: hoca
hogeag: ocak
horsaf: hosaf
hurie: huri
hurmuz: hürmüz
huzmet: hizmet
huzur: huzur
iaca: yaka
iahnie: yahni
iaprac: yaprak
iasmac: yaşmak
iatac: yatak
iatagan: yatağan
iaurt: yoğurt
ibric: ibrik (cezve anlamında kullanılıyor.)
ibrisimgiu: ibrişimci
ibrisin: ibrişim
ichilic: ikilik
icioglan: içoğlan
ielcovan: yelkovan
ienibahar: yenibahar
ienicer: yeniçeri
ilic: yelek
imam: imam
imambaildî: imambayıldı
imamea: imame
imbrohor: imrahor
iminei: yemeni
ioc: yok
iofca: yufka
ipengea: yapıncak
irimic: irmik
ischiuzar: işgüzar
isnaf: esnaf
iuzluc: yüzlük
laf: laf
lalea: lale
lamba: lamba
lauta: lavta
levent: levent
libadea: libade
lichea: leke
lighean: legen
liliac: leylak
liman: liman
locma: lokma
lulea: lüle
macara: makara
macat: makat
macaz: makas
madea: madde
mahala: mahalle
mahmudea: mahmudiye
mahmur: mahmur
mahon: maun
maia: maya
maidan: meydan
maina: mayna
mala: mala
mamular: mamul
manea: mani
mangafa: mankafa
mangal: mangal
marafet: marifet
marama: mahrama
marangoz: marangoz
maraz: maraz
marda: marda
margean: mercan
mart: mars
martac: mertek
martalog: martaloz
masala: masallah
masat: masat
mascara: maskara
mastica: mastika
matrapazlac: matrabazlık
matuf: matuf
mehenghi: mihenk
mehmendar: mihmandar
mehter: mehter
mehterbasa: mehterbaşı
mehtup: mektup
mehtupciu: mektupçu
menghina: mengene
menzíl: menzil
merchez: merkez
merdenea: merdane
mertepea: mertebe
mesi: mest
mesina: meşin
meterhanea: mehterhane
mezat: mezat
meze: meze
mezelic: mezelik
miambal: meyan balı
micsunea: menekşe
mihrab: mihrap
minarea: minare
mindir: minder
mindirgiu: minderci
mintean: mintan
miralai: miralay
miraz: miras
mischet: misket(üzümü)
misirliu: mısırlı
mofluz: müflis
moft: müft
moloz: moloz
moslim: müslim
mosmoana: muşmula
mosor: masura
mucalit: mukallit
mucalitac: mukallitlik
mucarer: mukarrer
mucava: mukavva
mudir: müdür
muezin: müezzin
muftiu: müftü
muhafiz: muhafız
muhaia: muhayyer
muhur: mühür
muhurdar: mühürdar
mumbasir: mübasir
mungiu: mumcu
murdar: murdar
musaca: musakka
musafir: misafir
musafirlac: misafirlik
musaip: musahip
musama: musamba
muscal: miskal
muscalgiu: miskalci
muselim: müsellim
mustea: musta
musteriu: müşteri
musulman müslüman
nabuc: nubuk
nacafa: nafaka
naframa: mahrama
nai: ney
narangiu: narenci
narghelegiu: nargileci
narghilea: nargile
nart: narh
naut: nohut
nazar: nazar
nazar: nazır
nazuri: naz
nefer: nefer
neisan: neyzen
neneca: nine
nisangiu: nişancı
nisfia: nisfiye
nizam: nizam
nur: nur
nurliu: nurlu
oca: okka
odaie: oda
ogur: uğur
ogurliu: uğurlu
olac: ulak
olum: oylum
orta: orta
osmanlau: osmanlı
otac: otag
otuzbir: otuzbir
pacea: paça
paceaura: paçavra
padisah: padişah
pafta: pafta
paia: paye
paianta: payanda
paic: peyk
pala: pala
palamar: palamar
palasca: palaska
palavra: palavra
palavragiu: palavracı
pantoloni: pantolon
papuci: pabuç
papugiu: pabuççu
para: para
parcea: parça
pârjoala: pirzola
parmac: parmak
parmaclâc: parmaklık
pasa: pasa
pasalac: pasalık
pastrama: pastırma
pazarlac: pazarlık
pehlivan: pehlivan
peltea: pelte
peltic: peltek
pembe: pembe
percica: pürçek
perciune: perçem
perdaf: perdah
perdea: perde
perdegiu: perdeci
perdele: perde
perghel: pergel
pervaz: pervaz
pes: pes
peschegiu: peskesçi
pesches: peşkeş
peschir: peskir
pesin: pesin
pesmet: peksimet
pestiman: pestamal
pezevenchi: pezevenk
pezevenclac: pezevenklik
pici: piç
pilaf: pilav
pingea: pençe
pisicher: pisekar
pisicherlac: pisekarlık
pistil: pestil
popaz: papaz
poturi: potur
pul: pul
rachiu: rakı
ragea: rica
ramazan: ramazan
renghi: renk
rindea: rende
ristic: rastık
rusfet: rüşvet
sabur: sabır
saca: saka
sacaz: sakız
sadea: sade
saftea: siftah
sah: sah
sahan: sahan
sahzadea: şehzade
saidecar: sadekar
saivan: sayvan
salam: salam
salep: salep
salepgiu: salepçi
saltanat: saltanat
salvari: salvar
samsar: simsar
samsarlac: simsarlık
samur: samur
sanchi: sanki
sandal: sandal
sangeac: sancak
sapca: sapka
sapun: sabun
sarailie: saraylı
sarghie: sergi
saric: sarık
sarma: sırma (tel)
sarmale: sarma (yaprak sarma / yemek)
satar: satır
satrange: satranç
seic: seyh
seimen: segmen
seitan: şeytan
seiz: seyis
selamlac: selamlık
selemet: selamet
serai: saray
seraschier: serasker
serasir: seraser
serbet: şerbet
serif: serif
sermaia: sermaye
siboi: şebboy
sictir: siktir
sidef: sedef
sileaf: silah
sileah: silah
simitgiu: simitçi
simit: simit
sinet: senet
sinie: sini
sipet: sepet
siretlic: şirretlik
sis: sis
soba: soba
sofa: sofa
sofra: sofra
soi: soy
soitar: soytarı
spahiu: sipahi
stamboala: istanbul
suberec: suböregi
sufragiu: sofracı
sugiuc: sucuk
sultan: sultan
surghiun: sürgün
surguci: sorguç
susan: susam
sütiyen: sütyen
taban: taban
tabie: tabya
tabiet: tabiat
tabietliu: tabiatlı
tabla: tabla
tacam: takım
tafta: tafta
tahan: tahin
taht: taht
talan: talan
tamazlac: damızlık
tambura: tambur
tandur: tandır
tapangea: tabanca
tarabulus: trablus
taraf: taraf
tarhon: tarhun
tarla: tarla
târlici: terlik
târpan: tırpan
tas: tas
tasma: tasma
tatar: tatar
tava: tava
tavan: tavan
techer-mecher: tekermeker
tejghea: tezgah
tel: tel
telal: tellal
telemea: teleme
terezie: terazi
tergiman: tercüman
tescherea: tezkere
tevatura: tevatür
tibisir: tebesir
tignafes: tek nefes
tingire: tencere
tinichea: teneke
tinichigiu: tenekeci
tipsie: tepsi
tiriachiu: tiryaki
tizic: tezek
tocmagi: tokmak
torba: torba
tos: toz
trufanda: turfanda
tuci: tunç
tufecciu: tüfekçi
tulumba: tulumba
tulumbagiu: tulumbacı
tumbelechi: dümbelek
tumurug: tomruk
turc: türk
tuslama: tuzlama
tutun: tütün
tutungiu: tütüncü
valiu: vali
vechil: vekil
venetic: venedik
veresie: veresiye
viran: viran
vişina: vişne
vizir: vezir
zaherea: zahire
zaiafet: ziyafet
zaif: zayıf
zaiflac: zayıflık
zalhana: salhane
zambila: sümbül
zamparalac: zamparalık
zar: zar
zaraf: sarraf
zarzavagiu: zerzevat(çı)
zefliu: zevkli
zerdiceaf: zerdeçal
zevzec: zevzek
zimberec: zemberek
zimbil: zembil
zor: zor
zuluf: zülüf
zulum: zulüm
zurba: zorba
zurbalac: zorbalık
devamını gör...
franz kafkanın dönüşümleri
bir claude thebaut kitabıdır.
franz kafka ile ilgili elime ne geçerse okurum. hem de yirmi yıldan fazla bir zamandır. bu sözlükte de franz kafka ile ilgili çok sayıda tanım yazdım ve yazmaya da devam etme niyetindeyim. çünkü franz kafka ile ilgili okunması, öğrenilmesi, yazılması gerekenler asla bitmeyecektir.
bu kitap beş bölümden oluşuyor. birinci bölüm kafka kafka olmadan ismini taşıyor. bu bölümde kafka’nın ailesi, gençlik yılları ve özellikle de babası hermann kafka ile çatışmalarının yavaş yavaş ortaya çıkması anlatılıyor.
ikinci bölümün adı bir yazarın doğuşu. ki bu bölümde -adı üstünde- kafka’nın ilk eserlerini yazmaya başlaması ve bu eserleri ortaya koyarken yaşadıkları, tanık oldukları anlatılıyor.
üçüncü bölüme verilen isim: bekarın mutsuzluğu kafka’nın hayatına giren bütün kadınlar ve bu kadınlarla kafka arasındaki ilişkinin kafka’nın edebi eserlerine yansımasından bahsediyor. ayrıca kafka’nın ömrü boyunca ebedi nişanlı olarak kalmasına değiniyor.
dördüncü bölüm sağ kalmak başlığını taşıyor. bu bölümde kafka’nın eserlerine de yansıyan dünya düzenindeki değişim hakkında yazılar var.
son bölüm ise tanıklıklar ve belgeler. ve bu bölümde adı üstünde kafka ve ailesinin yaşamına tanık olan insanlar ve o döneme ait belgeler hakkında.
kitapta özellikle resimler, fotoğraflar ve diğer görselleri çok beğendim.
franz kafka ile ilgili elime ne geçerse okurum. hem de yirmi yıldan fazla bir zamandır. bu sözlükte de franz kafka ile ilgili çok sayıda tanım yazdım ve yazmaya da devam etme niyetindeyim. çünkü franz kafka ile ilgili okunması, öğrenilmesi, yazılması gerekenler asla bitmeyecektir.
bu kitap beş bölümden oluşuyor. birinci bölüm kafka kafka olmadan ismini taşıyor. bu bölümde kafka’nın ailesi, gençlik yılları ve özellikle de babası hermann kafka ile çatışmalarının yavaş yavaş ortaya çıkması anlatılıyor.
ikinci bölümün adı bir yazarın doğuşu. ki bu bölümde -adı üstünde- kafka’nın ilk eserlerini yazmaya başlaması ve bu eserleri ortaya koyarken yaşadıkları, tanık oldukları anlatılıyor.
üçüncü bölüme verilen isim: bekarın mutsuzluğu kafka’nın hayatına giren bütün kadınlar ve bu kadınlarla kafka arasındaki ilişkinin kafka’nın edebi eserlerine yansımasından bahsediyor. ayrıca kafka’nın ömrü boyunca ebedi nişanlı olarak kalmasına değiniyor.
dördüncü bölüm sağ kalmak başlığını taşıyor. bu bölümde kafka’nın eserlerine de yansıyan dünya düzenindeki değişim hakkında yazılar var.
son bölüm ise tanıklıklar ve belgeler. ve bu bölümde adı üstünde kafka ve ailesinin yaşamına tanık olan insanlar ve o döneme ait belgeler hakkında.
kitapta özellikle resimler, fotoğraflar ve diğer görselleri çok beğendim.
devamını gör...
kadınları sevişmeye ikna etmenin sevişmekten daha keyifli olması
devamını gör...
normal sözlük'te çıkacak ilk tartışma
3 gün 3 gece sürüp 33 yazarın uçurulmasına sebep olmazsa tadı olmayacak tartışmadır.(u: hehehe(;)
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
yağmur yüreklim.. sen ağlatacaksın beni ama. * teşekkür ederim güzellik! *
devamını gör...
hakaret eden afgan'ın özür videosu
geldiğiniz şekilde dönerseniz bize en büyük iyiliği yapacaksınız. özrünü de al git yavaştan yaylanın artık. ayrıca zerre pişman olduğunu düşünmüyorum.
buradan
twitter'da +18 videolar beğenip sonra ahlâk dersi vermeye çalışmak, hiç mi şaşmaz. böyle konuşanların istisnasız hepsi böyle.
ayrıca bigolive ne ya, ne ahlaksız site varsa hepsine girmişsin. bir de ahlak dersi veriyor namus fukarası.
edit:kimseden nefret ettiğim falan yok. isteyen herkes gidip tanımlarıma bakabilir. sadece bu şahsa özel konuştum bir de yaptıklarına iyi taraftan mı bakacağım. insanlara sadece insan oldukları için bakarım hayatım boyunca ırk ayrımı yapmadım bunların yaptıkları ayrı bir şey. ben böyle şeylere tahammül edemiyorum varsın isteyen bu kadara şeye rağmen hala sempati duyabilir.
buradan
twitter'da +18 videolar beğenip sonra ahlâk dersi vermeye çalışmak, hiç mi şaşmaz. böyle konuşanların istisnasız hepsi böyle.
ayrıca bigolive ne ya, ne ahlaksız site varsa hepsine girmişsin. bir de ahlak dersi veriyor namus fukarası.
edit:kimseden nefret ettiğim falan yok. isteyen herkes gidip tanımlarıma bakabilir. sadece bu şahsa özel konuştum bir de yaptıklarına iyi taraftan mı bakacağım. insanlara sadece insan oldukları için bakarım hayatım boyunca ırk ayrımı yapmadım bunların yaptıkları ayrı bir şey. ben böyle şeylere tahammül edemiyorum varsın isteyen bu kadara şeye rağmen hala sempati duyabilir.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
devamını gör...
zeytin ağacı
antik yunan'da kutsal sayılan ağaç. çoğunlukla devlet malıydı; dolayısıyla ne kesilebilir ne de yakılabilirdi.
athena ile poseidon, atina'nın yönetimini üstlenmek amacıyla bir rekabet içindedir. zeus, insanlığa en değerli ödülü veren hangisi olursa yönetimin de onun eline geçeceğini söyler. bunun üzerine poseidon, üç dişli mızrağını akropole saplayarak tuzlu bir göl oluşturur. athena ise şehirde bir zeytin ağacı yetişmesini sağlar ve bu bitkinin insanlığa olan sayısız faydasını anlatır. böylece rekabetten galip çıkarak atina'nın yönetimini eline alır.
tanrıçanın o vakit yerden fışkırtmış olduğu kökten çıkan on iki filize m.ö. 5. yüzyılda hala tapıldığı söylenir.
athena ile poseidon, atina'nın yönetimini üstlenmek amacıyla bir rekabet içindedir. zeus, insanlığa en değerli ödülü veren hangisi olursa yönetimin de onun eline geçeceğini söyler. bunun üzerine poseidon, üç dişli mızrağını akropole saplayarak tuzlu bir göl oluşturur. athena ise şehirde bir zeytin ağacı yetişmesini sağlar ve bu bitkinin insanlığa olan sayısız faydasını anlatır. böylece rekabetten galip çıkarak atina'nın yönetimini eline alır.
tanrıçanın o vakit yerden fışkırtmış olduğu kökten çıkan on iki filize m.ö. 5. yüzyılda hala tapıldığı söylenir.
devamını gör...
laf sokmaya çalışmak
belli bir müddetten önce yapılmaması gerekendir. hissettirirsen çok itici olur! lafı soktuğunda karşı taraf minimum 3 dak sonra anlamalıdır yoksa ilk öğretim ögrencisinden farkınız kalmaz.
bakınız: ince giydirdim umarım üşütmezsin.
bakınız: ince giydirdim umarım üşütmezsin.
devamını gör...
w harfi
w harfi hakkında doğrular ve yanlışlar
-w harfi latinceden gelir. latincenin erken dönemlerinde henüz v ve u harfleri arasında ayrım olmadığı için u olarak geçer.
-w' harfi, orta çağ'da charlemagne yazıcılarının aralarında boşluk bırakarak yan yana iki 'u' yazmasıyla başladı. latince u harfi sesli harften önce geldiğinde, örneğin iki u harfini v şeklinde telaffuz edilir. örnek equus ( at ) kelimesi ekwus ya da ekvus olarak telaffuz edilir .
. "w" harfinin ilk defa 1700'lerde basılmıştır.
-ingilizce w harfi iki u anlamına gelen double -u (you) şeklinde söylenirken, fransızcada iki v anlamına gelen double v şeklinde söylenir.
-w harfinin seslendirilişi kendinden önce ve sonra gelen harflere bağlı olarak değişir. bu ingilizce ve fransızcadaki hemen hemen tüm harfler için geçerlidir sadece w harfine özel bir durum değildir.
-w sesinin u harfine yakın olarak kullanıldığı durumlarda kastedilen türkçe u sesi değil, ingilizce u sesidir. u sesi yine kendinden önce ve sonra gelen harflere göre değişiklik gösterir.
-ingilizce w harfini türkçede seslendirilmeyen ğ harfiyle kıyaslamak doğru değildir.w harfinin telaffuzu ğ harfine yakın olmadığı gibi aynı zamanda w harfinin telaffuzunun ğ harfinin işlevini karşılamaz.
encyclopedia.com w harfinin seslendirilmesi konusunda şunlara dikkat çekiyor.
1- w harfi a, e, o seslerinden sonra geliyorsa ingilizce u sesi ile değişir u ile formlar tipik olarak bir ünsüz harften önce gelir, sonunda aw, ew, ow tercih edilen hecesi bulunur: law, saw, dew, new, feud; cow, how
2-önceki sesli harf bir tek heceyi açtığında, w den sonra sessiz e gelir. awe, ewe, owe seslerine awful, ewer, owing gibi kelimelerde rastlanır.
3-kimi kelimlerde w neredeyse her zaman u'ya tercih edilir. newt, vowel, powder
4-kimi kelimelerde ise hangisinin vurgulanacağı gelinen bölgeye göre daha keyfidir. u ve w sesi arasındaki keyfi kullanım karşılaştırmasına örnek lour/lower, flour/flower, noun/renown
5-kimi kelimelerde ise w sesinin how kelimesindeki w sesi gibi sabit bir standardı yoktur. sew, knowledge, low
6-birçok hecede son w, g için eski ingilizce yogh , g harfinden gelişmiştir. gallows, hallow, tallow, bellows, follow, harrow, borrow, morrow, sorrow, furrow
7-w harfinin ardından gelen h harfiyle wh sesi geçişte evrensel olarak ses çıkarmayan bir telaffuza sahipken bugün hv olarak ya da vv olarak telaffuz edilir.
w harfinin telaffuz edilmediği ve hv sesine dayalı kelimeler who, whore, whose,
hv ya da vv şeklinde kullanılanlar
what, where , when, whether, wheel, wheeze, whip, white , whisper, whimper
-what kelimesinin telaffuzunu w iki u demek diyerek uuat şeklinde ifade etmek yanlış olur.
telaffuz ingiliz ingilizcesinde hwuht, hwot, hwuht şeklinde olurken, amerikan ingilizcesinde wuht, wot; wuht olarak yapılır.
what ingiliz ingilizcesi
what amerikan ingilizcesi
kaynaklar.
encyclopedia
dictionary.com
day translations
wikipedia
-w harfi latinceden gelir. latincenin erken dönemlerinde henüz v ve u harfleri arasında ayrım olmadığı için u olarak geçer.
-w' harfi, orta çağ'da charlemagne yazıcılarının aralarında boşluk bırakarak yan yana iki 'u' yazmasıyla başladı. latince u harfi sesli harften önce geldiğinde, örneğin iki u harfini v şeklinde telaffuz edilir. örnek equus ( at ) kelimesi ekwus ya da ekvus olarak telaffuz edilir .
. "w" harfinin ilk defa 1700'lerde basılmıştır.
-ingilizce w harfi iki u anlamına gelen double -u (you) şeklinde söylenirken, fransızcada iki v anlamına gelen double v şeklinde söylenir.
-w harfinin seslendirilişi kendinden önce ve sonra gelen harflere bağlı olarak değişir. bu ingilizce ve fransızcadaki hemen hemen tüm harfler için geçerlidir sadece w harfine özel bir durum değildir.
-w sesinin u harfine yakın olarak kullanıldığı durumlarda kastedilen türkçe u sesi değil, ingilizce u sesidir. u sesi yine kendinden önce ve sonra gelen harflere göre değişiklik gösterir.
-ingilizce w harfini türkçede seslendirilmeyen ğ harfiyle kıyaslamak doğru değildir.w harfinin telaffuzu ğ harfine yakın olmadığı gibi aynı zamanda w harfinin telaffuzunun ğ harfinin işlevini karşılamaz.
encyclopedia.com w harfinin seslendirilmesi konusunda şunlara dikkat çekiyor.
1- w harfi a, e, o seslerinden sonra geliyorsa ingilizce u sesi ile değişir u ile formlar tipik olarak bir ünsüz harften önce gelir, sonunda aw, ew, ow tercih edilen hecesi bulunur: law, saw, dew, new, feud; cow, how
2-önceki sesli harf bir tek heceyi açtığında, w den sonra sessiz e gelir. awe, ewe, owe seslerine awful, ewer, owing gibi kelimelerde rastlanır.
3-kimi kelimlerde w neredeyse her zaman u'ya tercih edilir. newt, vowel, powder
4-kimi kelimelerde ise hangisinin vurgulanacağı gelinen bölgeye göre daha keyfidir. u ve w sesi arasındaki keyfi kullanım karşılaştırmasına örnek lour/lower, flour/flower, noun/renown
5-kimi kelimelerde ise w sesinin how kelimesindeki w sesi gibi sabit bir standardı yoktur. sew, knowledge, low
6-birçok hecede son w, g için eski ingilizce yogh , g harfinden gelişmiştir. gallows, hallow, tallow, bellows, follow, harrow, borrow, morrow, sorrow, furrow
7-w harfinin ardından gelen h harfiyle wh sesi geçişte evrensel olarak ses çıkarmayan bir telaffuza sahipken bugün hv olarak ya da vv olarak telaffuz edilir.
w harfinin telaffuz edilmediği ve hv sesine dayalı kelimeler who, whore, whose,
hv ya da vv şeklinde kullanılanlar
what, where , when, whether, wheel, wheeze, whip, white , whisper, whimper
-what kelimesinin telaffuzunu w iki u demek diyerek uuat şeklinde ifade etmek yanlış olur.
telaffuz ingiliz ingilizcesinde hwuht, hwot, hwuht şeklinde olurken, amerikan ingilizcesinde wuht, wot; wuht olarak yapılır.
what ingiliz ingilizcesi
what amerikan ingilizcesi
kaynaklar.
encyclopedia
dictionary.com
day translations
wikipedia
devamını gör...
pasireotid
cushing sendromu tedavisinde kullanılan somatostatin analoğu ajandır.
devamını gör...



