sosyoloji bölümünde okumak
sosyologlar için biçilmez kaftan olan bir toplumumuz var, hak ettikleri değeri görememeleri üzücü.
devamını gör...
deniz kıyısında koşan ala köpek
kırgız yazar cengiz aytmatov'a aittir. kitapta kırgız kültürüne sahip bir ailenin küçük oğlu kültürleri gereği büyüdüğünün göstergesi olan ''eve av getirme'' geleneğini yerine getirmelidir. her şey yolunda giderken bazı aksilikler çıkan kitap size bunları betimler. eğer hiç aytmatov okumadıysanız önerebileceğim bir kaç kitap daha var;
(bkz: toprak ana)
(bkz: gün olur asra bedel)
(bkz: beyaz gemi)
yazarımızın kalemi ağır değildir, aksine hikaye teması yüksek ve akıcı. kırgız kültürü demişken yabancı kelimelerle karşılaşmayacaksınız. bazı insan isimleri ve dini alışkanlıklar yabancılar sizleri.
(bkz: toprak ana)
(bkz: gün olur asra bedel)
(bkz: beyaz gemi)
yazarımızın kalemi ağır değildir, aksine hikaye teması yüksek ve akıcı. kırgız kültürü demişken yabancı kelimelerle karşılaşmayacaksınız. bazı insan isimleri ve dini alışkanlıklar yabancılar sizleri.
devamını gör...
je veux
çok severek dinlediğim bir şarkıdır hatta türkçe versiyonu da yapılmıştı eğer bulabilirsem editlerim.
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
efenim, her biri pırlanta gibi insanlar. düşünüldüğünün aksine bırakın para pulu, karma puan bile vermiyorum hiçbirisine.
sözlüğü idame ederken, hataları olmuş mudur? e olmuştur tabi, insanız nihayetinde.
sizinle uğraşmak kolay mı sanıyorsunuz? *
efenim işin özeti: bundan sonra, mümkün mertebe geri planda kalacak ekiptir.
sözlüğü idame ederken, hataları olmuş mudur? e olmuştur tabi, insanız nihayetinde.
sizinle uğraşmak kolay mı sanıyorsunuz? *
efenim işin özeti: bundan sonra, mümkün mertebe geri planda kalacak ekiptir.
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
son zamanlarda kızım * benim bebekliğime takmış vaziyette.
-babacım sen bebekken bana ne diyodun biliyo musun?
+ne diyordum kızım?
-abla diyodun. çünkü ben senden büyüktüm sen bebekken.
birlikte alışverişten geliyoruz ellerim çanta dolu.
-babacım çok yoruldum kucağıma* alır mısın?
+alamam kızım ellerim dolu.
-ama sen bebekken ben hep seni kucağında taşıyodum.
bir gün kahvaltı yapıyoruz.
- babacım ben peynir yemek istemiyorum. sevmiyorum peynir.
+ama peynir yemezsen büyüyemezsin, kemiklerin güçsüz olur.
- sen bebekken sevmediğin bi şeyi yemen için zorlamadım ben seni.
cevaplara bak. sen büyüdükçe napıcam ben böyle.
-babacım sen bebekken bana ne diyodun biliyo musun?
+ne diyordum kızım?
-abla diyodun. çünkü ben senden büyüktüm sen bebekken.
birlikte alışverişten geliyoruz ellerim çanta dolu.
-babacım çok yoruldum kucağıma* alır mısın?
+alamam kızım ellerim dolu.
-ama sen bebekken ben hep seni kucağında taşıyodum.
bir gün kahvaltı yapıyoruz.
- babacım ben peynir yemek istemiyorum. sevmiyorum peynir.
+ama peynir yemezsen büyüyemezsin, kemiklerin güçsüz olur.
- sen bebekken sevmediğin bi şeyi yemen için zorlamadım ben seni.
cevaplara bak. sen büyüdükçe napıcam ben böyle.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
niğde, gümüşler manastırı'ndaki meryem ana freski, anadolu' da bulunmuş olan (bilinen) freskler arasında meryem ana'nın gülümsediği tek örnektir.
yani tadilat hatası vs. denilmişti ama aklımda en çok kalan bilgilerden biri bu.
yani tadilat hatası vs. denilmişti ama aklımda en çok kalan bilgilerden biri bu.
devamını gör...
yazarların uyumama sebepleri
uyuyamayacak kadar sarhoşum, durumu ben de çözemedim...
devamını gör...
12 yaşındaki kızın biriktirdiği harçlıklarla çiftçiliğe atılması
hayvancılık hakkında en ufak fikri olmayanların, bir buzağının fiyatını bilmeyenlerin övdüğü ısmarlama haber.
devamını gör...
islam’a göre dinozorların yok oluş sebebi
zinadır. eşcinsellikten oldu hep.
devamını gör...
kedilerin tüy dökme sorununa çözüm önerileri
kedi canlılarının tüy dökmelerinin önüne geçebilmek için yapılması ve dikkat edilmesi gerekenler.
bakınız bana her zaman 'kediler çok tüy döküyor ya, kediler şöyle kokuyor ya, kediler böyle bilmem ne ya' diyen insanlara bakım ve veteriner kontrolleri çok önemli diyorum.
'senin kedilerin ne kadar da bakımlı, hiç tüy yok evinde' diyenlere dilim döndüğünce tavsiyelerde bulunuyorum.
özellikle bahar dönemlerinde artış gösteren tüy dökme problemleri zaman zaman kedi sahiplerini çileden çıkartacak boyutlara ulaşıyor. öncelikle doğru gözlem ve uzman desteğiyle problemin ne olduğu bulunup önlem alınmazsa ve tedaviye başlanmazsa daha ciddi bir boyuta taşınmasına neden oluyor. belli başlı nedenler ve çözüm yolları sıralanabilir.
özellikle cokcok'ta biz çok yaşıyoruz bu durumu. çeşitli nedenlerden dolayı sürekli tekrar eden bir alerjisi var. derisi kızarıyor, tüyleri dökülüyor ve sağlıksız bir görüntüsü oluyor. veteriner veteriner geziyorum ama tam olarak neye alerjisi var bilemiyorum. tavuk, yağlı yiyecekler, ucuz mamalar, bazı yaş mamalar örnek buna fakat hala daha anlamadığım ve alerjisini tetikleyen yiyecekler var. en son kontrolümüz de son çare aldığımız mamayı üst üst segmentlere taşıdık ve alerji mamasına geçiş yaptık. yaş mamayı zaten pek bir üst seviye kullanıyorduk ama bir süre ona da ara verdik.
öncelikle dengesiz ve kalitesiz beslenme diyebiliriz tüy dökümü nedenleri için. kedilerin dogru ve ideal beslenme programlarına sahip olmaları gerekiyor. tek yönlü ve sadece bir vitamine, proteine dayalı beslenme yöntemleri ilerleyen zamanlarda vücutta yaşanan eksiklikler yüzünden hastalıklara sebep oluyor. kalitesiz mamalar da kedi tüylerinin dökülmesine neden oluyor ve alerjilerini tetikliyor.
b vitamini eksikliği de bir neden. tüy dökme sıklıkla b vitamini eksikliğinden olabiliyor. veteriner kontrolüyle b vitamini takviyesi yapılabiliyor.
iç dış parazit haplarının verilmemesi, iğnelerinin yapılmaması ya da periyotlarında aksamalar olması.
kedilerin iç-dış parazit tedavileri sadece hastalık açısından değil tüylerinin sağlığı açısından da önemlidir. parazit ilaçları takibinin titizlikle yapılması gerekiyor. zamanı çok önemli. benim bir dönem gittiğim bir veteriner her hafta iç parazit ilacı veriyordu birinci ayın sonunda bu kadar verilmesi doğru mu sizce bu daha sonra bir problem teşkil etmeyecek mi dedim. açıkçası veteriner biraz tersledi başka bir veterinere gidip anlattım pek doğru bir yöntem değil ama neden bunu tercih ettiğini sormak lazım dedi. daha sonra cokcok'un bir baırsak mikrobuyla cebelleştiğini ve ciddi baırsak problemleri yaşadığı teşhis edildi ve o yönde tedaviye başlandı. evet yine cokcok malesef. evimizin hasta bebesi kendileri. anne sütü pek emmediğinden sanırım tüm hastalıklara açık kendileri.
stres ve travmatik bozukluklarda bir neden. yaşadığı bölgenin değişmesi, yavrularından ayrılmak veya başka nedenlerden dolayı düzenlerinin bozulması halinde stres ve travma yaşayabilirler, bu durum tüylerinin dökülmesine neden olabilir ve hatta kendi ailesine karşı bile garip davranışlara girebilirler.
tüylerini tıraşlamak, kedinin yeni görünüşünden dolayı stres yaşamasına, hem de deri hastalıklarına davetiye çıkarabilir. kediler kendilerini yalayarak temizler ve bu konuya obsesif şekilde takıntılılardır. dış görünüşlerindeki bu değişiklik onları tahmin edebileceğinizden daha fazla etkileyebilir.
çiftleşme ve hamilelik dönemi, kedilerin çiftleşme aylarında veya hamilelik süreçlerinde vücutlarındaki hormonal salgılar da değişir ve yoğunlaşır. bu durum tüylerine de yansıyanilir.
tüy tarama alışkanlığının olmaması ve aksatılması. kedilerin tüylerini belirli aralıklarla taranması gerekmektedir. bu işlem onların cansız tüylerden kurtulmalarını ve tüy dökmelerinde azalmasını mümkün kılar.
su kaplarının temizliğinin yapılmaması ve susuz kalması çok büyük problemlere neden olabilir. sadece tüy değil hemde. kedilerin susuz kalması da tüy dökmelerinin sebeplerinden biridir. özellikle de yaz aylarında su kaplarını sık sık taze su koymak gerekir aksi sorunlar yaşatacaktır.
en çok dikkat edilmesi gereken durum ise veteriner hekim kontrolleridir. bu kontrollerin aksatılmaması kedilerin sağlığı açısından çok önemlidir. kendinize ve kendinize en uygun veterineri seçip o veteriner üzerinde devam etmeniz kendinizin psikolojik rahatlığı açısından önemlidir.
sürekli farklı ellere teslim etmeniz eğer kedinizin alışma konusunda sıkıntıları varsa travmatik bazı bozukluklara neden olmaktadır. bety yaklaşık 6 aydır kanser tedavisi görüyor. 2 ay önce veterinerimizi kaybettiğimiz için bir kaç veteriner gezmek zorunda kaldık. hasan abiye göstermediği tepkileri yeni veterinerlere göstermeye başladı. içe kapandı ve biraz saldırganlaştı. tüylerinde minik minik açılmalar var ve umarım bunun nedeni strestir diye düşündürüyor beni. evde bile gergin tavırları var. eskisi kadar kendini sevdirmiyor bizden uzak duruyor. malesef son veterineri hiç sevmedi ve gidebileceğimiz doğru tespit ve tedavi uygulayacak başka veteriner de yok.
bakınız bana her zaman 'kediler çok tüy döküyor ya, kediler şöyle kokuyor ya, kediler böyle bilmem ne ya' diyen insanlara bakım ve veteriner kontrolleri çok önemli diyorum.
'senin kedilerin ne kadar da bakımlı, hiç tüy yok evinde' diyenlere dilim döndüğünce tavsiyelerde bulunuyorum.
özellikle bahar dönemlerinde artış gösteren tüy dökme problemleri zaman zaman kedi sahiplerini çileden çıkartacak boyutlara ulaşıyor. öncelikle doğru gözlem ve uzman desteğiyle problemin ne olduğu bulunup önlem alınmazsa ve tedaviye başlanmazsa daha ciddi bir boyuta taşınmasına neden oluyor. belli başlı nedenler ve çözüm yolları sıralanabilir.
özellikle cokcok'ta biz çok yaşıyoruz bu durumu. çeşitli nedenlerden dolayı sürekli tekrar eden bir alerjisi var. derisi kızarıyor, tüyleri dökülüyor ve sağlıksız bir görüntüsü oluyor. veteriner veteriner geziyorum ama tam olarak neye alerjisi var bilemiyorum. tavuk, yağlı yiyecekler, ucuz mamalar, bazı yaş mamalar örnek buna fakat hala daha anlamadığım ve alerjisini tetikleyen yiyecekler var. en son kontrolümüz de son çare aldığımız mamayı üst üst segmentlere taşıdık ve alerji mamasına geçiş yaptık. yaş mamayı zaten pek bir üst seviye kullanıyorduk ama bir süre ona da ara verdik.
öncelikle dengesiz ve kalitesiz beslenme diyebiliriz tüy dökümü nedenleri için. kedilerin dogru ve ideal beslenme programlarına sahip olmaları gerekiyor. tek yönlü ve sadece bir vitamine, proteine dayalı beslenme yöntemleri ilerleyen zamanlarda vücutta yaşanan eksiklikler yüzünden hastalıklara sebep oluyor. kalitesiz mamalar da kedi tüylerinin dökülmesine neden oluyor ve alerjilerini tetikliyor.
b vitamini eksikliği de bir neden. tüy dökme sıklıkla b vitamini eksikliğinden olabiliyor. veteriner kontrolüyle b vitamini takviyesi yapılabiliyor.
iç dış parazit haplarının verilmemesi, iğnelerinin yapılmaması ya da periyotlarında aksamalar olması.
kedilerin iç-dış parazit tedavileri sadece hastalık açısından değil tüylerinin sağlığı açısından da önemlidir. parazit ilaçları takibinin titizlikle yapılması gerekiyor. zamanı çok önemli. benim bir dönem gittiğim bir veteriner her hafta iç parazit ilacı veriyordu birinci ayın sonunda bu kadar verilmesi doğru mu sizce bu daha sonra bir problem teşkil etmeyecek mi dedim. açıkçası veteriner biraz tersledi başka bir veterinere gidip anlattım pek doğru bir yöntem değil ama neden bunu tercih ettiğini sormak lazım dedi. daha sonra cokcok'un bir baırsak mikrobuyla cebelleştiğini ve ciddi baırsak problemleri yaşadığı teşhis edildi ve o yönde tedaviye başlandı. evet yine cokcok malesef. evimizin hasta bebesi kendileri. anne sütü pek emmediğinden sanırım tüm hastalıklara açık kendileri.
stres ve travmatik bozukluklarda bir neden. yaşadığı bölgenin değişmesi, yavrularından ayrılmak veya başka nedenlerden dolayı düzenlerinin bozulması halinde stres ve travma yaşayabilirler, bu durum tüylerinin dökülmesine neden olabilir ve hatta kendi ailesine karşı bile garip davranışlara girebilirler.
tüylerini tıraşlamak, kedinin yeni görünüşünden dolayı stres yaşamasına, hem de deri hastalıklarına davetiye çıkarabilir. kediler kendilerini yalayarak temizler ve bu konuya obsesif şekilde takıntılılardır. dış görünüşlerindeki bu değişiklik onları tahmin edebileceğinizden daha fazla etkileyebilir.
çiftleşme ve hamilelik dönemi, kedilerin çiftleşme aylarında veya hamilelik süreçlerinde vücutlarındaki hormonal salgılar da değişir ve yoğunlaşır. bu durum tüylerine de yansıyanilir.
tüy tarama alışkanlığının olmaması ve aksatılması. kedilerin tüylerini belirli aralıklarla taranması gerekmektedir. bu işlem onların cansız tüylerden kurtulmalarını ve tüy dökmelerinde azalmasını mümkün kılar.
su kaplarının temizliğinin yapılmaması ve susuz kalması çok büyük problemlere neden olabilir. sadece tüy değil hemde. kedilerin susuz kalması da tüy dökmelerinin sebeplerinden biridir. özellikle de yaz aylarında su kaplarını sık sık taze su koymak gerekir aksi sorunlar yaşatacaktır.
en çok dikkat edilmesi gereken durum ise veteriner hekim kontrolleridir. bu kontrollerin aksatılmaması kedilerin sağlığı açısından çok önemlidir. kendinize ve kendinize en uygun veterineri seçip o veteriner üzerinde devam etmeniz kendinizin psikolojik rahatlığı açısından önemlidir.
sürekli farklı ellere teslim etmeniz eğer kedinizin alışma konusunda sıkıntıları varsa travmatik bazı bozukluklara neden olmaktadır. bety yaklaşık 6 aydır kanser tedavisi görüyor. 2 ay önce veterinerimizi kaybettiğimiz için bir kaç veteriner gezmek zorunda kaldık. hasan abiye göstermediği tepkileri yeni veterinerlere göstermeye başladı. içe kapandı ve biraz saldırganlaştı. tüylerinde minik minik açılmalar var ve umarım bunun nedeni strestir diye düşündürüyor beni. evde bile gergin tavırları var. eskisi kadar kendini sevdirmiyor bizden uzak duruyor. malesef son veterineri hiç sevmedi ve gidebileceğimiz doğru tespit ve tedavi uygulayacak başka veteriner de yok.
devamını gör...
quentin tarantino
tarihsel olayları filmlerinde tersine çevirmesiyle bilinen aykırı abd'li yönetmen.şimdiye kadar ucuz roman,rezervuar köpekleri,soysuzlar çetesi bir zamanlar hollywood'da gibi efsane filmleri yönetmiştir.filmlerde kullandığı çekim açıları hikayenin bir baştan bir sondan ilerlemesi ve sonra ortak bir noktada buluşması gibi detaylar kendine özgüdür.yeni bir film çekse de izlesek dediğim nadir yönetmenlerden biridir.
devamını gör...
androklus
çok delikanlı bir abimizdir. tek derdi hak, hukuk adalet kovalamak olmuş. afrika'da kölesi olduğu validen kaçıp, roma imparatorluğunun başkentine doğru yol almış. peki amacı neymiş? sezar'la görüşmek. umuyormuş ki, sezar'la görüşürse bu işleri düzeltecek, zorba valinin yediği herzeleri burnundan getirecek. firarı başarılı olmuş ama sezar'la görüşme işi biraz çetrefilli bir hal almış. valinin adamlarından dere, tepe, çöl, bayır kaçacağım derken tabiri caizse imanı gevremiş. sonrada yakalanıp, başkentte isyankarlık suçlaması ile damnatio ad
bestias yani aslanların önüne atılarak öldürülme cezasına çarptırılmış. garibim hak hukuk adalet derken, kendisini arenanın ortasında buluvermiş. kendisine ulaşabilmek için 3846 takla attığı sezar'da arenadaymış bu esnada. işin daha ironik kısmı ise aslanların kaldığı bölmenin kapısı sezar'ın emri ile açılmış. bahtsız eskimo'yu kutupta aslan yakalar misali bir durum işte.
neyse efendim androklus dehlizden çıkan aslanı görünce titreyerek üç kulhü bir elham okumaya başlamış. yalnız aslan'da aslan ha! arena'da bulunan aslanların takriben iki katı. zebellah gibi bir şey. yeleleri ahenkle dans ediyor, gözleri delici bir şekilde parlıyormuş. aslan, androklus'a doğru ilerlemeye başlayınca, seyirciler feryat figan bağrışlarla birazdan dökülecek olan kanı ve sergilenecek olan vahşeti kutlamaya başlamış bile. yalnız aslanda bir enteresanlık varmış. bizim hacı androklus'a doğru ağır ağır ilerliyormuş. en nihayetinde adamın yanına vardığında, adamı sadece kafası ile dürttükten sonra, ellerini, yüzünü yalamaya başlamış. seyirciler şaşkınlık içerisinde. sezar şokta. var bu işte bir çapanoğlu demiş ve köleyi yanına çağırtmış; ''anlat hele bakalım nedir bu mevzunun aslı astarı, bu aslan kankasını görmüş gibi niye sarıldı sana ? nedir bu ponçikliğin sırrı? yoksa nickaltı yalakalığı mı yapıyorsunuz?'' demiş.
zaten bütün amacı sezar'a derdini anlatmak olan hacı androklus'u durdurabilene aşk olsun! validen, haksızlıklardan, kaçışından her şeyden bahsetmiş sezara. kaçış esnasında soluklanmak için bir mağaraya sığındığını, kendisinden sonra o mağaraya bir aslanın geldiğini, üç kulhü bir elham okuyup, kendini yere bırakacağı sırada, aslanın önüne düşüp, yığılıp kaldığından bahsetmiş. meğer aslan yaralıymış. pençesi'ne delici ve kesici alet girmiş. bizim hacı da, aslanı tedavi edip iyileştirmiş. sezar hacının anlattığı öyküden çok etkilenmiş. başkentin sokaklarında anlattırmış hikâyeyi, tüm halk duysun istemiş. bizim hacıyı da azat etmiş. halk ''yaşasın özgür androklus!'' diye inletmiş sokakları. bu hikâyede burada bitmiş...
ha spartaküs kadar sansasyonel bir hikâyesi olmasa da, hacının özgürlük hikâyesi de fena değildir. tabi vali'ye ne olmuş o kısım muamma. ama aslanını yanına almış diyorlar. iyi de yapmış. boşuna dememişler iyilik yap denize at diye. aslan'da olsa kıymetini biliyor. yalnız insan konusunda çekincelerim var. tabi o bambaşka bir mevzu. hayvanlara karşı lütufkar olunuz. insan konusu sizin bileceğiniz iş...
bestias yani aslanların önüne atılarak öldürülme cezasına çarptırılmış. garibim hak hukuk adalet derken, kendisini arenanın ortasında buluvermiş. kendisine ulaşabilmek için 3846 takla attığı sezar'da arenadaymış bu esnada. işin daha ironik kısmı ise aslanların kaldığı bölmenin kapısı sezar'ın emri ile açılmış. bahtsız eskimo'yu kutupta aslan yakalar misali bir durum işte.
neyse efendim androklus dehlizden çıkan aslanı görünce titreyerek üç kulhü bir elham okumaya başlamış. yalnız aslan'da aslan ha! arena'da bulunan aslanların takriben iki katı. zebellah gibi bir şey. yeleleri ahenkle dans ediyor, gözleri delici bir şekilde parlıyormuş. aslan, androklus'a doğru ilerlemeye başlayınca, seyirciler feryat figan bağrışlarla birazdan dökülecek olan kanı ve sergilenecek olan vahşeti kutlamaya başlamış bile. yalnız aslanda bir enteresanlık varmış. bizim hacı androklus'a doğru ağır ağır ilerliyormuş. en nihayetinde adamın yanına vardığında, adamı sadece kafası ile dürttükten sonra, ellerini, yüzünü yalamaya başlamış. seyirciler şaşkınlık içerisinde. sezar şokta. var bu işte bir çapanoğlu demiş ve köleyi yanına çağırtmış; ''anlat hele bakalım nedir bu mevzunun aslı astarı, bu aslan kankasını görmüş gibi niye sarıldı sana ? nedir bu ponçikliğin sırrı? yoksa nickaltı yalakalığı mı yapıyorsunuz?'' demiş.
zaten bütün amacı sezar'a derdini anlatmak olan hacı androklus'u durdurabilene aşk olsun! validen, haksızlıklardan, kaçışından her şeyden bahsetmiş sezara. kaçış esnasında soluklanmak için bir mağaraya sığındığını, kendisinden sonra o mağaraya bir aslanın geldiğini, üç kulhü bir elham okuyup, kendini yere bırakacağı sırada, aslanın önüne düşüp, yığılıp kaldığından bahsetmiş. meğer aslan yaralıymış. pençesi'ne delici ve kesici alet girmiş. bizim hacı da, aslanı tedavi edip iyileştirmiş. sezar hacının anlattığı öyküden çok etkilenmiş. başkentin sokaklarında anlattırmış hikâyeyi, tüm halk duysun istemiş. bizim hacıyı da azat etmiş. halk ''yaşasın özgür androklus!'' diye inletmiş sokakları. bu hikâyede burada bitmiş...
ha spartaküs kadar sansasyonel bir hikâyesi olmasa da, hacının özgürlük hikâyesi de fena değildir. tabi vali'ye ne olmuş o kısım muamma. ama aslanını yanına almış diyorlar. iyi de yapmış. boşuna dememişler iyilik yap denize at diye. aslan'da olsa kıymetini biliyor. yalnız insan konusunda çekincelerim var. tabi o bambaşka bir mevzu. hayvanlara karşı lütufkar olunuz. insan konusu sizin bileceğiniz iş...
devamını gör...
erkeklerin sevişmek için söylediği yalanlar
canım çıkar şu üstündekileri yahu sesini duyamıyorum*
devamını gör...
codex 632
jose rodrigues dos santos'un, türkçe'ye kodeks 632 ismiyle pegasus bünyesinde çıkmış romanı.
romanın içeriğine geçmeden önce birkaç şey kelam etmek istiyorum, şöyle ki, bu romanı çekici kılan çok fazla şey mevcut, öncelikle ilk kısımdan başlamak istiyorum; anlattıklarının gerçek olması..
evet, anlattıklarının hepsinin gerçek olması çok hoş bir detay, yazarın da ayrıca güven veren farklı bir geçmişi mevcut, ağabeyimiz harika bir gazetecilik kariyer var geçmişinde, aynı zamanda portekiz'in trt'si olan rádio e televisão de portugal'de yıllardır programlar yapmaya devam ediyor.
neyse, yazarı övmeyi bir kenara bırakır isek, kitaplarındaki gerçek olan kısımlar haricinde, nasıl okutması gerektiğini de biliyor olmalı ki okuduğumuz her kısım için *tabi çeviri kısmı daha da önemli bu kısımda* bize müthiş bir merak duygusu aşılamış.
şimdi kitabın içeriğine gelelim, kitap, bir otel odasında, özellikle amerika'nın keşfi ile ilgilenen bir tarihçinin öldürülmesi ve arkasında bıraktığı moloc ninundia omastoos yazan belge ile başlar.
geri kalan kısım ise, dan brown'ın yarattığı robert langdon karakterinden oldukça kopyalar çekmiş... gerçi kopya demek çok yanlış hayır, esinlenmiş diyeceğim, esinlendiği tomas noronha karakteriden yardım istenmesi ile devam eder ve bir anda amerika'nın keşfine kadar olan serüven de hız kaybetmeden okuyucuyu yükseltir.
kristof kolomb'un kim olduğu, gerçekten bize anlatılan bir insan olduğu mu yoksa arkasında çok farklı işlerin mevcut olacağı mı gibi soru işaretleri ile bizi alır götürür ve bana kalırsa gazeteci kimliği ile yaptığı araştırmalar neticesi ile bizi en azından kolomb konusunda oldukça doyurur, ama romanı bütün olarak ele alır isek hikaye kısmı ile biraz sınıfta kalacak kadar* tatmin etmez.
nedeni de bana kalırsa şudur ki, abimiz gazeteci kimliği ile araştırmalarını bizim önümüze adeta kusarcasına dökmüş ve bu araştırma kısmı neticesiyle de hikaye bir tık geri planda kalmış.
romanın içeriğine geçmeden önce birkaç şey kelam etmek istiyorum, şöyle ki, bu romanı çekici kılan çok fazla şey mevcut, öncelikle ilk kısımdan başlamak istiyorum; anlattıklarının gerçek olması..
evet, anlattıklarının hepsinin gerçek olması çok hoş bir detay, yazarın da ayrıca güven veren farklı bir geçmişi mevcut, ağabeyimiz harika bir gazetecilik kariyer var geçmişinde, aynı zamanda portekiz'in trt'si olan rádio e televisão de portugal'de yıllardır programlar yapmaya devam ediyor.
neyse, yazarı övmeyi bir kenara bırakır isek, kitaplarındaki gerçek olan kısımlar haricinde, nasıl okutması gerektiğini de biliyor olmalı ki okuduğumuz her kısım için *tabi çeviri kısmı daha da önemli bu kısımda* bize müthiş bir merak duygusu aşılamış.
şimdi kitabın içeriğine gelelim, kitap, bir otel odasında, özellikle amerika'nın keşfi ile ilgilenen bir tarihçinin öldürülmesi ve arkasında bıraktığı moloc ninundia omastoos yazan belge ile başlar.
geri kalan kısım ise, dan brown'ın yarattığı robert langdon karakterinden oldukça kopyalar çekmiş... gerçi kopya demek çok yanlış hayır, esinlenmiş diyeceğim, esinlendiği tomas noronha karakteriden yardım istenmesi ile devam eder ve bir anda amerika'nın keşfine kadar olan serüven de hız kaybetmeden okuyucuyu yükseltir.
kristof kolomb'un kim olduğu, gerçekten bize anlatılan bir insan olduğu mu yoksa arkasında çok farklı işlerin mevcut olacağı mı gibi soru işaretleri ile bizi alır götürür ve bana kalırsa gazeteci kimliği ile yaptığı araştırmalar neticesi ile bizi en azından kolomb konusunda oldukça doyurur, ama romanı bütün olarak ele alır isek hikaye kısmı ile biraz sınıfta kalacak kadar* tatmin etmez.
nedeni de bana kalırsa şudur ki, abimiz gazeteci kimliği ile araştırmalarını bizim önümüze adeta kusarcasına dökmüş ve bu araştırma kısmı neticesiyle de hikaye bir tık geri planda kalmış.
devamını gör...
ekonomik hoşnutsuzluk endeksi
enflasyon oranı ile işsizlik oranı toplamından oluşan ve ekonominin gidişatıyla ilgili bilgi veren önemli bir endekstir.
devamını gör...
no.1
alkolü bırakışını viskiyle kutlayan can bozok adlı rapçinin mahlası. hayatı bir meksika dizisi gibidir. ayrıca sigaraya başladığında tam 2 liraymış.
devamını gör...
shaggy
scooby doo'nun ekürisi olan kurgusal karakter.
bol bol yemesi, asla doymaması, garip şaşkınlıkları ve scooby ile yaptığı çılgınlıklarla tanınır.
böyle bir şey.
bol bol yemesi, asla doymaması, garip şaşkınlıkları ve scooby ile yaptığı çılgınlıklarla tanınır.
böyle bir şey.
devamını gör...
16 şubat 2021 etna yanardağı'nın patlaması
sicilya'daki etna yanardağının yeniden lav püskürmesi olayıdır. en son 2020 yılının aralık ayında patlayan etna, havacılık sektöründeki bazı kısıtlamaya gidilmesi dışında şimdilik ''bit artık 2021'' denilecek herhangi bir durum yok.
italya'da sicilya adası'nın doğu kıyısında, messina ve katanya’ya yakın yer alan etna yanardağı, 2020’nin aralık ayından sonra ilk kez yeniden harekete geçerek patladı. 3 bin 330 metre yüksekliğindeki yanardağın külleri gökyüzünü aydınlattı. yanardağın lav püskürtmesi sebebiyle katanya havaalanının faaliyetlerinde de kısıtlamaya gidildi. havaalanının iki sektörü kapatılırken, bir saatte 4 uçağın iniş yapmasına izin verileceği, gidiş seferlerinde sınırlandırma olmayacağı ancak rötarların olabileceği belirtildi.
italyan haber ajansı ansa'nın haberine göre, yanardağın magmatik kanallarındaki iç hareketlilik nedeniyle lav püskürttüğü ve dağdaki volkanik faaliyetlerin ulusal jeofizik ve volkanoloji enstitüsü (ıngv) tarafından izlendiği bildirildi. ayrıca son püskürtmeler sebebiyle, etnave civarında 3,3 büyüklüğünde bir volkanik depremin kaydedildiği ifade edildi.
en öfkeli yanardağı: etna yanardağı
sicilya'nın doğu kıyısında, messina ve katanya'ya yakın aktif bir yanardağ olan etna yanardağı, avrupa'nın en yüksek ve en aktif yanardağı olarak kabul ediliyor. şu anki yüksekliği 3.326 m olan yanardağ, 1865'teki yüksekliğine göre 21,6 m daha alçaktır. bu yükseklik, zirvedeki patlamalara göre de değişiklik gösteriyor. 1190 km² alan kaplayan ve taban çevresi 140 km'ye varan etna yanardağı, italya'da alplerin güneyindeki en büyük dağ olarak yer alıyor. yüksekliği, en yakın rakibi vezüv'ün 3 katı, stromboli'nin ise 3,5 katı kadar olan etna yanardağı, 2013'te dünya mirası ilan edildi.
etna yanardağı, yerli halk için çok şey ifade ediyor. bölgede yaşayan insanlar için etna, bilimsel bilgiden ve veriden daha fazlası anlamına geliyor. yerli halk, etna’yı değişmeyen bir yoldaş olarak görüyor ve ona ‘mama’ diyor. kendi yöntemleriyle mama’nın gölgesi altında ve onunla birlikte yaşamaya alışmış durumda olan yerli halk, dağın patlamasından korkmadıklarını belirtirken, dağ ile kardeşlik bağı kurduklarına inanıyor.
etna dağı’nda her zaman patlama riski olmasına rağmen etna’nın lavlarının oldukça yavaş ilerlediği biliniyor. istatistiklere göre etna dağı, son 2 bin 700 yıl içerisinde 77’den fazla insanın ölümüne sebep olmuş durumda.
kaynak: www.cumhuriyet.com.tr/haber...
italya'da sicilya adası'nın doğu kıyısında, messina ve katanya’ya yakın yer alan etna yanardağı, 2020’nin aralık ayından sonra ilk kez yeniden harekete geçerek patladı. 3 bin 330 metre yüksekliğindeki yanardağın külleri gökyüzünü aydınlattı. yanardağın lav püskürtmesi sebebiyle katanya havaalanının faaliyetlerinde de kısıtlamaya gidildi. havaalanının iki sektörü kapatılırken, bir saatte 4 uçağın iniş yapmasına izin verileceği, gidiş seferlerinde sınırlandırma olmayacağı ancak rötarların olabileceği belirtildi.
italyan haber ajansı ansa'nın haberine göre, yanardağın magmatik kanallarındaki iç hareketlilik nedeniyle lav püskürttüğü ve dağdaki volkanik faaliyetlerin ulusal jeofizik ve volkanoloji enstitüsü (ıngv) tarafından izlendiği bildirildi. ayrıca son püskürtmeler sebebiyle, etnave civarında 3,3 büyüklüğünde bir volkanik depremin kaydedildiği ifade edildi.
en öfkeli yanardağı: etna yanardağı
sicilya'nın doğu kıyısında, messina ve katanya'ya yakın aktif bir yanardağ olan etna yanardağı, avrupa'nın en yüksek ve en aktif yanardağı olarak kabul ediliyor. şu anki yüksekliği 3.326 m olan yanardağ, 1865'teki yüksekliğine göre 21,6 m daha alçaktır. bu yükseklik, zirvedeki patlamalara göre de değişiklik gösteriyor. 1190 km² alan kaplayan ve taban çevresi 140 km'ye varan etna yanardağı, italya'da alplerin güneyindeki en büyük dağ olarak yer alıyor. yüksekliği, en yakın rakibi vezüv'ün 3 katı, stromboli'nin ise 3,5 katı kadar olan etna yanardağı, 2013'te dünya mirası ilan edildi.
etna yanardağı, yerli halk için çok şey ifade ediyor. bölgede yaşayan insanlar için etna, bilimsel bilgiden ve veriden daha fazlası anlamına geliyor. yerli halk, etna’yı değişmeyen bir yoldaş olarak görüyor ve ona ‘mama’ diyor. kendi yöntemleriyle mama’nın gölgesi altında ve onunla birlikte yaşamaya alışmış durumda olan yerli halk, dağın patlamasından korkmadıklarını belirtirken, dağ ile kardeşlik bağı kurduklarına inanıyor.
etna dağı’nda her zaman patlama riski olmasına rağmen etna’nın lavlarının oldukça yavaş ilerlediği biliniyor. istatistiklere göre etna dağı, son 2 bin 700 yıl içerisinde 77’den fazla insanın ölümüne sebep olmuş durumda.
kaynak: www.cumhuriyet.com.tr/haber...
devamını gör...

