fikirlerini, tercihlerini, kim olduğunu saklamadan yazan kafası rahat yazardır. anonimlik nasıl tercihe bağlıysa bu da tercihe bağlıdır. sözlüğe kayıt olduğumdan beri de gördüğüm en saçma başlıktır... fotoğrafımıza da karışmasanız mı?
devamını gör...

o bir dert ortağı, o bir enerji yükseltici, o bir çözüm üretici, o bir görev insanı. işte karşınızda uykusuzkahve!!!!*

arkadaşlar uykusuzla konuşmadınız mı, o halde büyük şey kaybediyorsunuz.* muazzam sohbeti ile, tatlış tatlış gülmesi ile iç ısıtır üstüne üstlük bir de çok güzel dert/sorun dinler.** açıkçası çok sevildiğinden ötürü tanımadan önce pek ısınamamıştım ona zira çok sevilen insanları genelde sevemiyorum. ama önce kendisini sevdim sonra da aslında onunla önceden de sohbet ettiğimi ve o zaman da sevdiğimi hatırladım.* şimdi ise "beşiktaş'ım seninle ölmeye geldim" diyen fanatikler gibi peşindeyim her daim.* kendisine verdiğim 1 2 söz var, onları tutmadan bırakırsa beni sözlüğün ortasına oturur ağlarım sonra siz de sözlüğünüzden olursunuz. o yüzden üzmeyin çiçeğimi.* saçmalama bölümü bu kadardı, sırada şirin ruh halim ile sevgiler yollamakta. buradan önce an... şaka şaka. hep musmutlu ve huzurlu bir ömrün olur da o mutluluk içinde beni unutursun inşallah, çünkü sen bu kadar mutlu olmayı hak ediyorsun. iyi ki varsın cağnııııııııım.*
devamını gör...

ilkokul 2. sınıfa gidiyorum, daha yeni yeni matematik problemleri ile haşır neşirim ve klasik matematik korkusu bende de var.
kendi öğretmenimiz raporlu olduğu için sınıfımıza başka bir öğretmen giriyor geçici olarak.
verdiği ev ödevini yaparken takıldığım bir soru var ve babama soruyorum, babam soruda küçük bir eksiklik olduğunu öğretmenime ertesi gün bunu sormam gerektiğini söylüyor.
ertesi gün okula gidiyorum, elimdeki soru ile birlikte "öğretmenim, "bu soruda eksik mi var?" diyorum.
kağıdı eline alıyor, "sen önce adını düzgün yazmayı öğren sonra benim sorduğum soruda eksik bul, ne olmuş eksik varsa!" diyor.
sanırım hayatımda ilk defa o gün başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
ismimin bir harfini ters yönde yazmıştım ve sadece soruda eksik olduğunu söyledim diye egosu sarsılan öğretmenim bunu tokat gibi yüzüme vurmuştu. çocuğum yahu daha, 7-8 yaşındayım ne bekliyorduk ki?
her neyse, işte ben o günden sonra hiç "sınav kağıdımı görebilir miyim?" demedim.
ve yine ben o günden sonra bir öğrencinin neden özgüvenini zedelememeliyim ve nasıl bir öğretmen olmamalıyım'ı öğrendim.
devamını gör...

samanyolu galaksisi'nin bir başka adı. dilimize farsçadan geçmiştir.
devamını gör...

insanın kültür, ırk farkına bakılmaksızın, salt akıl sahibi olması sebebiyle kendi doğasından kaynaklanan ahlakıdır. hiçbir kültür ve dinin tekelinde değildir. bu yüzden her toplumda erdemli insan ve erdemli davranış görülebilir. kişinin iyilik yapma, kötülükten kaçınma, insanlara ve doğaya zarar vermeme gibi ilkeleri bilmesi için herhangi bir dine veya metafiziksel bir sisteme kolektif bir bilince ihtiyacı yoktur.

st. thomas aquinas'ın dediği ''ilahi ışık'' veya ''teolojik aydınlanma'' ancak bu doğal ahlak ilkeleri herhangi bir metafizik inanç veya din ile desteklenirse insanın erdemi sonsuza kadar uzanan ve mutlak'ta son bulan bir karakter kazanır.

velhasılıkelam, doğal ahlakı geliştirmeden ve kemale erdirmeden dinsel veya metafizik inançların insana bir faydası olmaz.
devamını gör...

kola çiğdem eşliğinde sözlüğün en yüksek duvarına konuşlanılıp izlenecektir.

ne?! ayıracağımı mı sandınız?
devamını gör...

gazeteci ya da haber spikeri. bakalım.
devamını gör...

her metrekarede full time anne, freelance öğrenci.
devamını gör...

üst edit: yayın 20:15’de gençler, işim çıktı o yüzden yayını erkene aldı aykut hocam. küfür etmeyin sakın, kırılırım. *

muhteşem bi liste ile siz değerli normal sözlük yazarlarına bu akşam adeta metal müzik şöleni yaşatacağız ayol. vallahi 15 şarkıdan oluşan ve bu şarkılar birden fazla metal türünü barındıran şahane eserlerdir. heavy metalden tut progresif metale kadar; melodik death metalden tut black metale kadar her türden var anasını satıyım. metalcileri piste davet ediyorum, meydanları boş bırakmayalım lütfen. metalci olmayanlar da gelsin be belki bu sayede birkaç kişiyi metalci yaparız bu daha da güzel olur.

efendim çıkın çıkın gelin, pişman olmayacaksınız, bak bunun garantisini de veriyorum kendiniz bilirsiniz yine de. *
forever metal ulan!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu gece headbang yapılacak, herkes coşacak, mutsuz olanlar mutlu olacak, mutlu olanlar ise mutluluğuna mutluluk katacak… ne olursanız olun yine gelin lan.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hay senin metal müziğine tüküreyim diyenleri şimdiden şiddetle kınıyorum, bilgileri olsun yani. içinizden sakın küfür etmeyin rica ediyorum. *

her neyse, yerimizi alalım bekleyelim bence, çok da laf kalabalığı yapmak istemiyorum. açık ve net.
devamını gör...

benimdir. allah belamı versin.
devamını gör...

kırk yıllık müslümanım böyle bir din duymadım.
devamını gör...

mesela bu.aça aça bunu mu açtın derler adama.*
devamını gör...

öncelikle yazara geçmiş olsun, gözlük yerine kavanoz kullanıyor herhalde artık.

başındaki türban değil montunun kapüşondur. velev ki türbanlı olsun, bu niye özellikle belirtiliyor sadece kadın demek yerine? aklınızca algı mı yapıyorsunuz? aynı kafayla sıkıyorsa şimdi minübüste şöföre akıl almaz küfürler eden türbansız kadın diye düzelt bakalım, görüntüye bakılırsa ve illa betimlemek gerekiyorsa doğrusu bu çünkü.*
devamını gör...

gruppe 47 yazarlarından biri olan ve ikinci dünya savaşı sonrası alman edebiyatına büyük katkı sağlamış siegfried lenz'in 1968 yılında yayımladığı eser. lenz savaş sonrası boşluğa düşmüş bir ülkede doğdu ve ikinci dünya savaşının oluştuğu şartları deneyimledi; bu eserde de bunun izlerini bunu deneyimlemiş biri olarak oldukça gerçekçi bir biçimde aktarmış. savaşın geride yalnızca ölüm ve yıkım değil; ağır travmalar, toplumda ve toplumu oluşturan bireylerde geri dönülemez yıkımlar bıraktığını olabilecek en sade ve savaştan en az şekilde bahsederek yüzümüze çarpıyor lenz. siggi jepsen karakterinin bakış açısından nazi zulmünün yalnızca insana değil sanata karşı da ne kadar baskıcı bir tutum izlediğini okuyoruz. her şeyin başlangıcı yalnızca küçük bir cümle; "die freuden der pflicht" (alm. görev şevki)

sadece bir cümle bizi küçük bir kasabanın, otoriter bir babanın, baskıya uğramış bir sanatçının ve kendi iç çatışmalarında debelenip duran ana karakterin dünyasına götürüyor. hiç savaştan bahsetmeden savaşın yıkımını anlatmanın romanıdır bu.

eser dilimize almanca dersi olarak ayşe sarısayın tarafından çevrilmiştir. ek olarak; eser christian schwochow tarafından 2019 yılında çekilmiş bir filme de sahiptir.




weißt du, was sehen ist? vermehren. sehen ist durchdringen und vermehren. oder auch erfinden. um dir zu gleichen, musst du dich erfinden, immer wieder, mit jedem blick. was erfunden wird, ist verwirklicht.

devamını gör...

midas, efsanelere konu olan frig kralıdır. hakkında türlü efsaneler olmakla beraber arkeolojik kayıtlarda da adın geçen gerçek bir kraldır. ben bilinen efsanelerinden birini aktaracağım;

efsaneye göre apollon ve satyr marsyas bir gün müzik yarışına girerler. ikisi de kendi seçtiği müzik aletini çalacaktır; apollon lirini, marsyas (tanrıça athena'nın göle attığı ve beğenip aldığı) flüdünü.

yarışmanın üç jürisi vardır; bunlardan ikisi sıradan insan, biri kral midas'tır. midas'ın 2 oy hakkı vardır.

yarış başlar, apollon ve marsyas ortaya enfes melodiler çıkartırlar. iki jüri apollon'un gazabından korktuğu için oyunu tanrıya vermişlerdir. fakat iki oy hakkı bulunan midas marsyas'ın flüdünden çok etkilenmiş ve oyunu ondan yana kullanmıştır. sonuç berabere kalınca apollon müzik aletlerini tersten tutarak bir melodi daha çalmayı teklif etmiş, marsyas bunun adil olmadığını savunsa da apollon'un teklifi kabul edilmiştir.
apollon lirini güzel bir şekilde çalmış fakat marsyas'ın flüdünden ses çıkmamıştır. bunun üzerine yarışmayı tanrı apollon kazanır.

fakat yarışı ilk aşamada kazanamamasının intikamını midas'tan alıcaktır. midas'ın müzik kulağının olmadığını, kulağının iyi duyamadığını söyleyerek kulaklarını eşek kulağına çevirir.
midas bu kulakları şapkasının altında bir süre saklasa da berberi bunu saklamayı başaramaz. kimseye söylemeyeceğine söz veren berberi bir gün kuyuya bağırır "midas'ın kulakları eşek kulakları".
o suyun gittiği otlar, ağaçlar dile gelmiş onlar da söyler olmuş "midas'ın kulakları eşek kulakları" diye. böylece yayılmış tüm şehre. halk dalga geçmiş kralla. tanrıya yalvarmış normale döndürsün kulaklarını diye. apollon acımış ve normal insan kulaklarına döndürmüş nihayetinde.
devamını gör...

şu an giydiğim hırkadır.genellikle biraz bol olurlar kolları da biraz uzundur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

benim için bu dünyadaki en iyi ikili cheesecake ve filtre kahvedir. aksini iddia eden varsa da edebilir canım yani herkesin zevki kendine sonuçta. keyfimi yapıp işe gideceğim. herkese iyi hafta sonları, bana work work work.
devamını gör...

zyklon b, nazilerin katliamlarinda nihai cozume aracilik eden siyanur bazli bir zehirdir.

kursuna dizmeyle baslayan katliamlar bir sure sonra ss mensuplarinda psikolojik travmalara sebep oluyordu. ozellikle himmler'in, ss subaylarinda alkol bagimliliginin arttigina dair aldigi bilgiler neticesinde farkli ve hizli cozumler uzerine calisilmaya baslandi. bu siralarda otenazi icin engellilere zehirli igneler kullaniliyordu. kimyasal araclarla oldurmek uzerine calismalar yapildi.

bu donemde degesch ve tesch & stabenow gibi sirketler, daha once tarim ilaci olarak boceklerin oldurulmesinde kullanilan, siyanur bazli bir zehir olan zyklon uretiyorlardi. abd'de meksika'dan gelen gocmenlerin uzerindeki bitler icin de kullanilmis bir bilesikti bu. hidrojen siyanur, ılk olarak 1880'li yillarda california bolgesinde kullanilmisti. daha sonra zyklon a olarak da bilinecek zyklon, degesch tarafindan gelistirilmeye baslandi.

degussa'nin degesch'i 1922'de satin almasindan sonra, kimya ekibi bruno tesch ve walter heerdt hidrojen siyanur uzerine calismalar ve bir takim testler yaptiktan sonra gelismis bir urun olan zyklon b urettiler. 1942'de nihai cozum arayan ssler, tesch ile iletisime gecti. tesch, sslere zyklon b temin etmek sucundan 1946'da idam edilmistir.

zyklon b, yuvarlak metal kutular icerisinde uretilip kamplara gonderiliyordu. polonyadaki majdanek ve auschwitz'de gaz odalari kurulmustu. kristal seklindeki zyklon b taneleri, insanlar gaz odalarina sokulduktan sonra yukaridaki dus acikliklarindan iceri birakiliyordu. havayla temas eden zyklon b zehirli bir gaz aciga cikarip insanlari olduruyordu. ne kadar cok insan olursa o kadar hizli bogulma ve olme oldugunu dusunen ssler insanlarin ellerini havaya kaldirmalarini soylemisti. boylece cok fazla insan doldurulabiliyordu.

zehirli gazi soluyan insanlarin bazilarinun agizlarindan ve burunlarindan kan geldigi goruldu. bu cesetler, odalarin hemen yakinina kurulmus krematoryumlarda yakilip kulleri nehirlere dokuluyordu veya gubre yapiliyordu. cesetleri almak icin gelen calisanlar maske takiyorlardi. tesch ve diger sirket yoneticileri, 1.1 milyon insanin olumune sebep olmaktan dolayi asilarak idam edilmistir. savunmalarinda ise "biz, insan oldurduklerini bilmiyorduk, dezenfektasyon icin aldiklarini dusunuyorduk" demislerdi.

gaz odalarinda milyonlarca insan olduruldu. cogu kamptaki gaz odalari, himmlerin emriyle yikilmistir. hala elimizde fotograflari bulunan majdanek, auschwitz gaz odalari fotograflarina bakabilirsiniz. gaz odalarinda zehirlenmis ancak krematoryumlarda yakilamamis cesetlerin de fotograflarina ulasabilirsiniz. fotograflarina dahi baktiginizda icinizden bir seyler kopuyor. dikdortgen bir beton yapinin bu kadar korkunc bir yer olabilecegini de ancak naziler gosterebilirdi.
devamını gör...

...marie wunsch...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...helene schjerfbeck...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...edouard frere...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...morgan weistling...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...marc louis benjamin...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...harold anderson...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...arthur john elsley...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...frederic edwin church...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlüğün eski rock'çı ağır abilerinden. üşenmese yazsa biraz da az okusak.

her gördüğümde bi yerlerden gözüm ısırıyor diyorum ama hala tam çıkaramadım. ankara falan diyor, belki de aynı barın birasını içmişizdir çokça. belki benim kağıt param bi şekilde döne dolaşa onun cebine girmiştir. olamaz mı?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim