rozetleri hazırlarken muhakkak öneriler kısmına göz atıyorum. son eklemelerin neredeyse yarısı, öneriler başlığından olmuştu.
bunun dışında kafa store üzerinde değişiklik yapma yetkim yok. bunu sadece iko yapabilir.
mevcut kategorilerin dışında öneriler olduğunda, orkide gibi, bu biraz sorun yaratıyor.
elimizde şuan orkide ekleyebileceğimiz bir kategori yok.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aynı zamanda bir kadın ismi. (bkz: seray sever)
devamını gör...

afrika'da yaşayan hollanda ticaret merkezi cape town'da çalışan hollandalıların soyundan gelen avrupalılardır. zamanla bu coğrafyaya uyum sağlamış ve 'buralı' olmuşlardır. avrupalı devletler ne boerleri ne de afrikalı kabileleri umursamadan bu toprakları kendi aralarında paylaşmak istedi. ingilizler cape colony'e girerek orayı ele geçirdi. siyahlara özgürlükler vaat eden ingilizler boerleri rahatsız etmişti çünkü onlar siyahların sadece köle olabileceğine inanıyordu, ciddi bir ırkçılık söz konusuydu. ingilizleri istemeyen boerler kendilerine oralı olduklarını göstermek için "afrikaner" demeye başladı. ingilizler boerlerin sahip oldukları toprakların değersiz olduğunu düşündükleri için onları önemsemediler, ta ki topraklarda elmas altın gibi çok değerli maden yatakları bulunana dek. :)
bunun üzerine doğal olarak büyük bir savaş çıktı ve ingilizler buna "boer savaşı" adını verdi. savaşı ingilizler kazandı ancak sona doğru savaş resmi olarak kazanılsa da küçük gerilla gruplarını toplama kamplarına gönderdiler, bu bugün bile ingilizlerin utandığı bir tarihi lekedir. beyazlar için ayrı siyahlar için ayrı toplama kamplarında açlıktan, hastalıklardan birçok insan öldü (yaklaşık yirmi bin afrikaner yani boer) siyahların da kaydı düzgün tutulmadığı için kesin bilinmemekte.

1902'de boerler (yani afrikanerler) ingilizlerle bir anlaşma imzaladı, vereeniging barış antlaşması. bununla bütün koloniler birleşti ve "güney afrika birliği" adında ingilizlerin egemen olduğu tek devlet kuruldu, birbirinden nefret eden siyahlardan, boerlerden ve ingilizlerden oluşan patlamaya hazır bir devlet.
(bkz: boer savaşı)
devamını gör...

ryan resatka adlı sanatçının fotoğraf karesi. ilk gördüğümde shop yapıldığını düşündüm. bu arada devasa olan ağacın adı sekoya.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

su aygırı diyen acaba neye benziyor?!?
devamını gör...

selamlar sevgili portakallar!

artık izcilik kolu da var!

kamp ve doğa kulübü; kamp, trekking, bushcraft ve diğer doğal yaşam aktivitelerini sözlük bünyesine taşımak amacıyla kurulmuştur. hemen hepimizin içinde bulunan kendini doğaya vurma arzusunun canlı bir şekilde var olacağı kulübümüzde yer alacak aktivitelerin yanı sıra, ölmeden önce gezip görülmesi gereken seyahat rotaları, seyahat edilen yerde yenilmesi gereken yemekler, görülmesi gereken yerleri de hep beraber inceleyebileceğiz.

*doğal yaşamda ve kamplarda yapılabilecek aktiviteler
*kamp/trekking/tırmanış yapılabilecek araziler, alanlar, koylar ve rotalar
*vahşi hayvanlar ve doğadaki tehlikelere karşı alınabilecek önlemler
*temel ekipmanlar ve nasıl kullanılabilecekleri
*kamp yemek tarifleri
*seyahat edilebilecek güzel yerler
*seyahat rotalarında görülmesi gerekenler
*seyahat ulaşım rehberleri

içimizdeki ed stafford'lardan, yeni başlayacak doğaseverlere, dünya gezginlerinden odadan odaya seyahat yapanlara, yediden yetmişe herkesi aramızda görmekten mutluluk duyarız. karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımlarıyla, sonu gelmez anılarla ve bir dolu planla beraber güzel bir kulüp olması dileğiyle!

covid şartlarına ve katılım arzusuna da bağlı olarak ilerleyen dönemlerde birlikte türlü etkinlikler düzenleyebilir, sözlük ailesi olarak eşsiz deneyimler yaşayabiliriz. işte tüm bunların tasarımı ve paylaşımı için, sizleri şöyle alalım;

kafa sözlük kulüpleri discord sunucusu

düzenleme: kulüp bünyesinde artık kamp ve doğa bir yana dursun, yalnızca seyahat etmekten hoşlanan ve/veya bunu profesyonel olarak gerçekleştiren kimseler için de yerimiz var.

doğayı sevin, kültürü sevin.

güncelleme: kulüp bünyesindeki faaliyetlerimi layığıyla yerine getiremediğim ve bu görevde çok daha başarılı olacağını düşündüğüm yazarlar olduğu gerekçesiyle gün itibariyle başkanlıktan ayrıldım. kulüp başkanları ve üyelerine çalışmalarında başarılar diliyorum.
devamını gör...

"bestie!!! gercekten cok yararlilar lan
bak sana diyorum bu iş oldu.
olm cidden oldu.."
devamını gör...

(bkz: speedy gonzales)
devamını gör...

birini ciddiye almak için bahsettiği konuda ne kadar fikir sahibi, tecrübesi var mı diye bakılır. hiç anime izlemeyen birinin izleyen birini ciddiye alamamak için ne gibi bir tezi var merak ettim doğrusu.
devamını gör...

soyleyen herkesin kendinden bi’ seyler ekledigi ken hensley guzelligi uriah heep sarkisi.

spotify kutuphaneme bir goz attim, 3 farkli versiyonunu eklemisim*.

orijinal hali yeterince guzel degilmis gibi; blackmore's night versiyonu daha folklorik, daha halk ezgisi tadinda; ken hensley solo calismasini ekmeksiz goturun efenim.

aaaa aaaa aaa aaa cok seviyorum sozlukdatkam.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ya o dediği şeyde gerçekten ilk olabilir niçin böyle düşünüyoruz a dostlar?*
devamını gör...

başlık kapmaca oyunudur.
devamını gör...

bir süre ortalarda görünmeyip, öldüğüyle ilgili mesnetsiz iddialar dolaşan kralın bir anda ortaya çıkıp halkına verdiği demeçtir.

ayrıca ben de 1(bir) tam gün sözlüğe girmemiştim. bu da böyle bilinsin.
devamını gör...

michael clark rockefeller 1938’de doğdu. dünyaya hükmeden bir ailenin, onlara göre biraz daha farklı bir üyesiydi.

babası nelson rockefeller, onun hanedanın zincir ticaret ağının bir zinciri olmasını beklese de o sanata ve tarihe aşık biriydi. rivayete göre, babası annesine ‘sana demiştim havyarı çok yeme diye, baksana bir garip oldu bu çocuk’ demiştir.

neyse efendim, michael harvard’dan mezun olduktan sonra ne yapayım ne edeyim, toplantılar iş dünyası çok sıkıcı diye düşünürken, babasının açtığı ilkel sanat müzesi’ne girince kafasında ampül yandı. aralarında aztek, maya ve afrika eserlerini gören michael, heyecanını yerinde görmek istedi. ha tabi para da var, eve ekmek götürme derdi yok, avustralya kıyılarına yolculuk yapmaya karar verdi.

asıl o zamanlar orası için gizem olan, asmat halkını incelemek istedi. bu asmad halkının değişik ritüelleri varmış tabi. misal düşmanlarının başlarının etini yerlermiş. keşke mecazen olaydı. gerçekten de öldürdükleri düşmanlarının kellelerini yiyorlarmış efendim. freud ‘totem ve tabu’ kitabında türlü kabilelere yer vermişti; bu kabile aralarında yoktu muhtemelen. ama freud buna benzer davranışları olan kabilelerin, düşmanlarını öldürdükten sonra pişman olduğu ve bir parçasını ruhuna katmak için yediklerini; düşmanların kafataslarını da saygı için yanlarında getirdiklerini yazmıştı. ben de olmaz olsun öyle saygı diyorum. başka yazımda(hanibalizm) hindistan’da bir kabilenin insan eti yediğini yazmıştım. bunlar ‘aghori rahipleri’dir.

ilk kabile ziyaretinden bir yıl sonra, michael, buraya ikinci bir ziyaret yapmak istedi. ilk ziyarette , onların yaptığı ayinler için kullandıkları el işleri oymaları vb satın almak istediğinde kabile buna izin vermemiş. para ilkinde kapıyı açmamış ama belki ikincide açar diye düşündüğünden belki de, 2.ziyaretini planladı. bu sefer yanında antropolog rene wassing vardı. ama kıyıya 12 mil kadar kala, fırtınadan tekneleri albora oldu.

michael, kıyıya yüzeceğini söyleyerek gruptan ayrıldı; ayrılış o ayrılış oldu. 2 hafta kadar aradılar tarafılar ama maalesef onun cesedine ulaşamadılar.

kimileri boğulduğunu, kimileri kıyıya vardığını ama kabile üyelerince yendiğini, kimi de köpek balıklarının saldırdığını söylemiştir. ne denirse densin, michael 23 yaşındayken orada kaybolmuş ve resmi ölüm ilanı yayımlanmıştır.
devamını gör...

alaska’da yaşayan tek eskimo toplumu, bu nedenle alaska inuitleri olarak da geçer.

kendilerini “gerçek insan” anlamına gelen “iñupiaq” olarak adlandırırlar. iñuk “insan”, piaq ”gerçek” demektir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
inyupikler, dillerini “gerçek insana benzer” anlamına gelen ıñupiatun olarak adlandırırlar. nüfusu 13 bin civarı olan inyupikler’in ancak 3 bini kendi dilini konuşabiliyor bugün.

şamanist inanışları olan ve avcı/ toplayıcı yaşam tarzını sürdüren inyupikler iki gruba ayrılıyor.
- denize yakın yerlerde fok, balina, kuş ve mors gibi deniz memelilerini avlayarak yaşamlarını sürdürenler taġiuġmiut yani “deniz halkı”.
- iç bölgelerde rengeyiği avlayarak yaşamını sürdürenler nunamiut yani “kara halkı”.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

inyupikler’in dna analizi sonuçlarına göre alaska, kanada ve grönland’da yaşayan bütün eskimoların kuzey alaska’dan yayıldığı tespit edilmiş durumda.

ateşsizlik sebebiyle geliştirdikleri ilginç yemekleri var: çiğ olarak yenen balina derisi yemeği maktak bunlardan biri. kahvaltıda quaq adını verdikleri çiğ olarak dondurulmuş et ya da balık tüketiyorlar. kurutulmuş et; uiḷaq, fermente edilmiş balina eti ile birlikte dil ve çiğ balina derisinin mikserle çekilerek hazırladıkları mikigaq,
fok yağında kızartılarak yarı kurutulmuş et haline getirdikleri igamaaqłuk, eti haşlayarak tükettikleri ıgaapiaq ve çiğ olarak tükettikleri erimiş ren geyiği yağı ile ince kıyılmış ren geyiği etinden yaptıkları bir çeşit dondurma yani akutaq diğer yemekleri arasında.

maktak:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

uiḷaq:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kaynak
kaynak
kaynak
devamını gör...

1980 yılında amerika’da kurulan r.e.m. grubunun muhteşem şarkısıdır. şarkı 1991 yılında piyasaya çıktığında kapı baca kırmıştır. benim şarkıyla tanışmamsa şarkı 9 yaşına basmadan önce olmamıştır.

içinde bulunduğumuz çağda müziği evrimsel gelişimi şarkı sözlerini çok geri plana atmıştır, oysa o dönemler özellikle de alternatif rock temsilcileri şarkı sözleri konusunda müthiş başarılıdır.

şarkının içindeki şu bölüm beni benden almaktadır:


every whisper of every waking hour
ı am choosing my confessions
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1971 çıkışlı the who parçası. huzur verir dinlerken. e sözleri de güzel falan. daha sonraları limp bizkit de seslendiriyor bu şarkıyı. o versiyonu da dinlenilesidir.

çok sonralar ise sene 2017’de dark tower filmi için tekrar coverlanmıştır soundtrack olarak. bence en iyi cover’ı bu olabilir. orijinaline denk güzelliktedir hatta.

no one knows what it’s like
to be the bad man
to be the sad man

behind blue eyes…

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim