birinin * kadınların utanç verici ve haram olduğu, bu yüzden hayatları boyunca kapanıp -örtünüp-, kendini teşhir etmemesi gerektiğini söylesi. *
devamını gör...

kendine saygısı olanın bulaşmaması gerek olaydır. bunu sizden isteyen erkek de güvenilecek erkek değildir zaten.
devamını gör...

eskiden zapatista diye kızılderili örgütleri vardı. hükümetle çatıştılar ve antlaşma yapmışlardı.
devamını gör...

kurtuluş savaşımızda nezahat onbaşı, nene hatun, çete emir ayşe, erzurumlu kara fatma, gördesli makbule, tayyar rahmiye, kılavuz hatice hatun, şerife bacı ve birçok kadın cephede erkekler ile birlikte savaşarak büyük kahramanlıklara imza atmışlardır.
türk kültüründe erkek destan kahramanları iyi ata binen, iyi savaşan, iyi kılıç kullanan kadınlarla evlenmek isterdi. örnek olarak korkut ata‘nın bamsı beyrek hikayesindeki banu çiçek hatun’u gösterebiliriz.
türk tarihinin ilk kadın hükümdarı saka kraliçesi tomris hatun ordusunun başında birçok zafere imza atmıştır.
dünyanın ilk kadın savaş pilotu ise sabiha gökçen’dir.
günümüzde norveç kadın askerlere önem vermektedir. norveç’te kadınlar için zorunlu askerlik hizmeti 19 yaşında başlar ve videoda görüldüğü gibi erkek ve kadın askerler aynı koğuşlarda kalır.
kadın ve erkek askerler aynı koğuşta uyurken
26.000 kişilik norveç ordusunun % 35’i kadın askerlerden oluşuyor. son 5 savunma bakanının 4'ü de kadın.
türkiye’de ise kadınlar subay ya da astsubay olarak görev yapabilirler. şartlar aşağıdaki gibidir:
• türkiye cumhuriyeti vatandaşı olmak
• 4 yıllık lisans eğitimini tamamlamış olmak
• 27 yaşını tamamlamış ve 32 yaşını doldurmamış olmak.
• silahlı görev yapmaya engel teşkil edecek hukuki bir engeli bulunmamak
• türk silahlı kuvvetlerinin belirlemiş olduğu sağlık yeteneği yönetmeliğinde belirtilen şartlara uygun olmak
• 5237 sayılı türk ceza kanununun 53. maddesine göre adayın kendisinin ya da evliyse eşinin adli sicil kaydının olmaması
• disiplinsizlik ya da ahlaksızlık gibi suçlardan ceza almamış olmak
• kamu haklarından mahrum olmamak
• herhangi bir nedenle askeri okullar ile jandarma ve sahil güvenlik eğitim kurumlarından ayrılmamış olmak
• terör örgütleri ile herhangi bir alakası bulunmamak
• herhangi bir siyasi partiye üye olmamak ve bunu yazılı bir belge ile göstermek
• güvenlik soruşturmasında herhangi bir sorunun çıkmaması
• alkol ya da uyuşturucu gibi zararlı madde kullanmamak ve geçmişte madde bağımlılığı tedavisi görmemiş olmak
• vücudunun herhangi bir yerinde yara, iz ve frengi gibi bir sorunun olmaması
• kel olunmaması
• boyun 1.64 cm’den kısa olmaması
• ağız, çene ve diş yapısının düzgün olması
• vücudun herhangi bir yerinde dövme olmaması
• kekemelik, tutukluk, pelteklik gibi konuşma bozukluklarının olmaması
ayrıca adaylar için, subay olmaya engel teşkil edecek hiçbir sağlık sorununun olmaması, şaşılık ya da renk körlüğü gibi herhangi bir görme sorununun olmaması ve sürekli ilaç kullanmasını gerektiren bir hastalığının olmaması gerekir.
tüm bu koşulları sağlayan adaylar tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu alarak subay ya da astsubay olmaya elverişli olduklarını kanıtlayarak kadın asker olma yolunda ilk adımı atmış olurlar.
devamını gör...

yine çok çılgın kararlar vermenin eşiğindeyim.
devamını gör...

"erkek oluşun" yani sünnetin düğünle kutlanmasına karşı genç kızlığa geçiş için de böyle bir duyuru yapılması oldukça olası bir durum. anca erkekler için sünnet düğünü yapmayı bıraktığımızda bu duyurunun da yersiz olabileceğini söyleyebilirim.
devamını gör...

regl oldum. regl oldum. alternatif yola ihtiyaç duyulmayan regl oldum diye ifade edilecek durumdur.
devamını gör...

eğlenceli bir insanla uzun uzun sohbet etmek.
devamını gör...

dün gece elim ve vahim bir sohbet esnasında domestic tarafından birileri için kullanılan ve "geveze, boş konuşan kişi" anlamına geldiğini öğrendiğim tamlama. kahkaha attırdı gece gece.

***
tabii ki domestic hıyar ukdesidir.
devamını gör...

eğer bir kere başınıza geldiyse, bundan sonra da savunmasız anlarinizda bağışıklık sisteminizin düşmesiyle kendini gösterecek olan vücuda yerleşmiş virüstür.
devamını gör...

"nickinin altının üstüne gelmesinden korkma! belki de altı, üstünden daha güzeldir." deme isteği uyandırdınız bende bu başlıkla.
devamını gör...

yılın gazetecisi abdulkadir selvi,
yılın dizisi büyük selçuklu uyanış,
yılın kitabı (bkz: hilal kaplan) tarafından yazılan ailenin adı yok seçilmiş.
muazzam güvenilir bir seçim olmuş.
bir etkinlik yapalım, şerbet içelim, güzel giyinelim, biraz müzik dinleyelim ama ilahi olsun ve birbirimizin yüzüne bakıp ''ne kadar müthiş'' olduğumuzu iddia edelim amacıyla düzenlenmiş ödül törenidir.
devamını gör...

bazı insanların beyinleri yerinde mercimek olup olmadığı. yoksa bu kadar salak saçma konuşamazlar.
devamını gör...

kolay kolay tercih etmediğim ürün.
laktozsuz süt varken, tercih edilmesini de doğru bulmuyorum.
hem kahvenin tadını bozuyor, hem de oldukça sağlıksız.
devamını gör...

insanlar hoşlandıkları kişinin her tavrını kendilerine yorarlar. bu genel bir eğilimdir. çünkü hoşlanınca ona karşı daha dikkatli ve ilgili olur, her tavrına bir kulp bulmaya çalışırız( genelde her tavır,bakış bizden hoşlandığı şeklinde yorulur). hoşlanmadığımız veya ilgi göstermediğimiz kişi amuda kalksa bile farketmeyiz.

demem o ki, hoşlanıp hoşlanmadığını ancak objektif düşünerek bulabilirsin. yardımı oldu mu bilmem ama*.
devamını gör...

bazen gelişmek imkanlarla sınırlı kalabilir. kendini geliştir(e)memiş kişiyi anlarım bu sebeple fakat gelişmeye karşı kişiye katlanamam.
devamını gör...

1920-1984
yarı kızılderili yarı portekizli kanı taşıyan, dünya çapında ünlü brezilyalı yazar. kayığım rosinha (1961) onu üne kavuşturdu. ama onun bütün dünyada tanınmasını kendi hayat hikayesini bir üçlemeyle anlattığı kitap serisinin birincisi olan şeker portakalı sağladı. şeker portakalı'nda yazar, çok sade ve dokunaklı bir dille, kendini, ailesini ve kardeşlerini anlatır bize. ama öyle bir anlatır ki, kitabı okuyan herkes romanın başkahramanı olan zeze'de (yani jose: kendisi) kendisinden bir parça bulur. zeze'nin yaşadıklarını ta yüreğinde hisseder.

'aydın emeç’in çevirisiyle yüz binlerce adet basılan şeker portakalı’nı, ilk defa 1975 yılında aydın emeç kurucusu olduğu e yayınları yayınladı. daha sonra 1983 yılında can yayınları kitabın yazarı olan josé mauro de vasconcelos’un haklarını devralıp şeker portakalı’nı aydın emeç çevirisiyle basmaya devam etti. asıl adı “o meu pé de laranja lima” yani “benim portakal ağacım” olan, diğer dillerde de “benim tatlı portakal ağacım” ya da “benim güzel portakal ağacım” gibi isimleri olan ancak aydın emeç tarafından “şeker portakalı” olarak adlandırılan kitabı, can yayınları 35 yıl boyunca yayınlamayı sürdürdü.

can yayınları, 130 baskı yaptıktan sonra ana dilden çeviri kaygısı gerekçesiyle çevirmeni değiştirmeye karar verdi. aydın emeç’in çevirisinin kullanılmadığı eserde, aydın emeç’in yarattığı özgün adın da kullanılmamasını (fikir ve sanat eserleri kanuna aykırı) talep eden oğlu ali selim emeç, can yayınları’nın kitabı aydın emeç’in yaratıcısı olduğu şeker portakalı adını kullanarak basması ve buna devam etmesi sonucu dava açtı." (24 mayıs 2019 tarihli gazete duvar'dan alıntılanmıştır.)

"şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi."

"uzun uzun burnumu çektim.
-önemi yok, onu öldüreceğim!"
=ne diyorsun sen küçük; babanı mı öldüreceksin?"
-evet yapacağım bunu. başladım bile. öldürmek, buck jones'un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! hayır. onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... ve bi gün büsbütün ölecek."

''sessizlik içindeydi her yer, ölümün kadifeden ayakları gezinir gibi. ve ben, yaşamaya hükümlüydüm; yaşamaya!''

"- nen var zeze?
= hiç. şarkı söylüyordum.
- şarkı mı söylüyordun?
= evet.
- öyleyse ben sağır olmalıyım.
insanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? bir şey demedim. bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim."

"-neden benim gibi yapmayı öğrenmiyorsun?"
=sen ne yapıyorsun ki?"
-kimseden hiçbir şey beklemiyorum. böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum..."


''destedeki bütün kartları öğrenmiştim. ama valeleri pek sevmiyordum. nedendir bilmem, kralın uşağı gibi bir görünüşleri vardı!''

''hayata uzaktan bakarak ilgisizliğimde yitip gitmiş gibiydim.''

''-xururuca!
=ne var?
-ağlamak kötü bir şey mi?
=ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. neden sordun?
-bilmiyorum, bir türlü alışamadım. sanki yüreğim boş bir kafes...''

"uyuyalım. insan uyudu mu her şeyi unutur."
devamını gör...


çağan ırmak'ın yönettiği 2010 yapımı sinema filmidir. çağan ırmak'ın, redd grubunun 2006 yılında çıkan kirli suyunda parıltılar albümünde yer alan "prensesin uykusuyum" şarkısından ilham alarak senaryosunu yazdığı filmin yapımcılığını most production ve imaj üstlenmiştir.

tr.wikipedia.org/wiki/Prens...

film müziği:
devamını gör...

ben de ilk inanmadım, "kendine gel cevap verme sakın" diye diye komik de bir cevap verdim hatta, gerçekmiş.
pek hoş hareketler bunlar, eksik olmayınız efenim *

yalnız 3 ayrı kişiden hoşgeldin mesajı alan arkadaşlarımız olduğunu gördüm, ben 1 kişiden aldım *
devamını gör...

biz her şeye,
esirgeyen ve bağışlayan,
çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan,
hep esirgeyen ve hep bağışlayan rabbin adıyla başlayan adamlarız anna.

büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulmamız da bundan.

sanayi devriminde bile, karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir fabrikada hayatta kaldık sırf bu yüzden.

piyasaların hınçla dolu iniş çıkışlarına kalbimiz dayanıyor bir şekilde. kalbimiz derken, ilk gençliğimiz, sakalımız, bir kasetin iki yüzüne de ardarda kaydedip dinlediğimiz şarkımız diyorum aslında.

işte böyle yaşıyoruz ve yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor.

insaf et anna!

gidelim buradan.

senin masumiyetini,
bilgelik zamanlarından kalma sırları,
dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim.

hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim.

ölelim diyecektim az kalsın. ölmeyelim. hiç ölmeyelim anna.

sarılalım diyecektim az kalsın. içimden böyle şeyler de geçiyor işte. sarılalım, dudakların...

tamam sustum.

gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum.
şiir kalsın istersen, sadece otursak. oturmasan da olur benimle,
sadece ellerimi tut. ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak.
yüzüme bak ama anna, yüzüme bak. gözlerime bak, gözlerimin içine bak.

gözlerim biraz karanlık. içinde cenkler, ayinler, kesik damarlar, kapıları yumruklayışlar, cipralexler, turgutlar, edipler, sezailer, siyahlar, beyazlar, uykusuzluklar, bitmeyen başağrıları, bildirilerin öfkesi, duvarlara uzun dalmışlıklar var.

gözlerim biraz yorgun. içinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler...

bekleyişler anna. köylü çocukların parasız yatılı sonuçları mesela. nişanlısı askerde kızlar, kızı ölüm orucundaki baba, babası tersanede oğul, oğlu şizofren anne.

hepsini sayamam gerçi, utançlarım da var. ama geçecek hepsi, geçecek. şifalı gözlerin her şeyi iyi edecek.

gözlerimin içine bakmaktan korkma anna.

sen adımını attığın andan itibaren hira dinginliğine dönüşecek ortalık.

tanrı bizimle de konuşur belki.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim