10 kasım 1938
bir gün değil hergun aklımızda fikrimizde senin açtığın her yol adım.unutmadik unutmayacağız.ruhun şad olsun atam.
devamını gör...
rosa luxemburg
rosa luxemburg 1871 yilinda yahudi bir ailenin cocugu olarak polonya'da dogdu. ancak polonya o vakitler, rus çarliginin bir parcasiydi ve kadinlar universite egitimi alamamaktaydi. luxemburg universite egitimini ısvicre'de tamamladi ve doktorasini "polonya'nin endustriyel kalkinmasi" uzerine yapti. alman vatandisi olabilmek icin gustav lubeck ile evlendi.
alman vatasi olduktan sonra, almanya sosyal demokrat partisinin (spd) uyesi oldu. marksist ideolojiden taviz vermeyerek, sosyal demokrat partinin icindeki revizyonist akima, basta eduard bernstein olmak uzere karsi cikti. 1914'de spd'nenin cogunlugu savas kredileri icin oy verirken, luxemburg marksist ideoloji taviz vermeyerek kredilere karsi cikti. karl liebnecht ile beraber spartakist ligini kurdu ve savas suresince savas karsiti yazilar yazmaya devam etti. savas karsiti hareketlerinden dolayi liebnecht ile beraber 1916'dan 1918'de savasin bitimine kadar tutuklandi.
1918'de almanya komunist partisini (kpd) kurdu. rosa luxemburg spd'nin devrimden vazgectigini, marksist ideolojiyi birakip burjuvazi ile is birligini yaptigini dusunuyordu. 1919 yilinda rosa luxemburg ve kpd, almanya'da sosyalist devrim baslatsalarda, spd'nin lideri ve sansolye friedrich ebert tarafindan bu devrim kanla bastirildi. komunistler, sosyal-demokratlar tarafindan ihanete ugratildilar. rosa luxemburg ve karl liebnecht 15 ocak 1919 gunu yakalandilar ve iskence edildikden sonra oldurulduler. rosa luxemburg boylece sadece alman komunistler icin degil, butun sosyalistler icin bir sehit haline geldi.
rosa luxemburg hayati boyunca bir suru esere imza atti. her ne kadar politik teorisyen ve politikaci olarak taninsa da, kendini bir ekonomist olarak gordu. luxemburg'un marksizm yorumu, marksist-leninist fikrin en buyuk rakibi idi. rosa luxemburg, her ne kadar bolsevik devrimini savunsa da, lenin ve troçki'nin demokratik olmayan ve baskici hareketlerini elestirdi. rosa luxemburg'a gore sosyalist devrimin ilerlemesi, proletarya diktatoryasinin kurulmasi ve ardindan sinifsiz bir toplumun elde edilmesi sadece ozgur bir demokrasi ile mumkundu. devrimin ilerlemesi icin halkin da surekli olarak devrime demokratik bir yolla katilmasi gerekiyordu.
ayrica, rosa luxemburg'un ekonomik dusuncesi lenin'inkinden farkliydi. lenin merkezi bir ekonomik sistemin gerektigini dusunurken, luxemburg merkezi olmayan ve tarim ve endustrinin rejyonel olarak idare edildigi bir sistemin gerekli oldugunu dusunuyordu.
alman vatasi olduktan sonra, almanya sosyal demokrat partisinin (spd) uyesi oldu. marksist ideolojiden taviz vermeyerek, sosyal demokrat partinin icindeki revizyonist akima, basta eduard bernstein olmak uzere karsi cikti. 1914'de spd'nenin cogunlugu savas kredileri icin oy verirken, luxemburg marksist ideoloji taviz vermeyerek kredilere karsi cikti. karl liebnecht ile beraber spartakist ligini kurdu ve savas suresince savas karsiti yazilar yazmaya devam etti. savas karsiti hareketlerinden dolayi liebnecht ile beraber 1916'dan 1918'de savasin bitimine kadar tutuklandi.
1918'de almanya komunist partisini (kpd) kurdu. rosa luxemburg spd'nin devrimden vazgectigini, marksist ideolojiyi birakip burjuvazi ile is birligini yaptigini dusunuyordu. 1919 yilinda rosa luxemburg ve kpd, almanya'da sosyalist devrim baslatsalarda, spd'nin lideri ve sansolye friedrich ebert tarafindan bu devrim kanla bastirildi. komunistler, sosyal-demokratlar tarafindan ihanete ugratildilar. rosa luxemburg ve karl liebnecht 15 ocak 1919 gunu yakalandilar ve iskence edildikden sonra oldurulduler. rosa luxemburg boylece sadece alman komunistler icin degil, butun sosyalistler icin bir sehit haline geldi.
rosa luxemburg hayati boyunca bir suru esere imza atti. her ne kadar politik teorisyen ve politikaci olarak taninsa da, kendini bir ekonomist olarak gordu. luxemburg'un marksizm yorumu, marksist-leninist fikrin en buyuk rakibi idi. rosa luxemburg, her ne kadar bolsevik devrimini savunsa da, lenin ve troçki'nin demokratik olmayan ve baskici hareketlerini elestirdi. rosa luxemburg'a gore sosyalist devrimin ilerlemesi, proletarya diktatoryasinin kurulmasi ve ardindan sinifsiz bir toplumun elde edilmesi sadece ozgur bir demokrasi ile mumkundu. devrimin ilerlemesi icin halkin da surekli olarak devrime demokratik bir yolla katilmasi gerekiyordu.
ayrica, rosa luxemburg'un ekonomik dusuncesi lenin'inkinden farkliydi. lenin merkezi bir ekonomik sistemin gerektigini dusunurken, luxemburg merkezi olmayan ve tarim ve endustrinin rejyonel olarak idare edildigi bir sistemin gerekli oldugunu dusunuyordu.
devamını gör...
atatürk'ün inönü'ye verdiği not

1937 yazında bütün çiftliklerini hazine'ye devretti. ancak eylül'de bu çiftliklerden birini gezip halini beğenmeyince sofrada başbakan inönü ve ilgili bakanları suçladı.
ikisinde de 17 yıldır omuz omuza süren bir mesainin yorgunluğu vardı. en yakın dostları terk ettiğinde bile inönü, sağduyulu bir ses olarak hep onun yanında durmuş, öfkesi kabardığında bir dalgakıran gibi ilk imdada çağrılan isim olmuştu. ama o da sabaha karşı alınan kararlarla işine karışılmasından şikayetçiydi. tartışma sırasında "sofradan emirler alıyoruz" deyiverdi; atatürk sofrayı terk etti.
ertesi gün istanbul'a tarih kongresi'ne aynı trenle gittiler.
trende atatürk, "bir süre ara verelim" dedi.
başbakanlığa bayar'ı düşündüğünü söyledi.
kongre'nin yapılacağı dolmabahçe sarayı'na birlikte geldiler. ikisinin yüzünde de dargınlığın burukluğu vardı. locada otururlarken ismet paşa bir kağıda "akşama benimle gelebilecek misin?" diye yazıp uzattı.
atatürk olumlu cevap verince bu kez aynı kağıda "demek bana çok dargın değilsin" diye yazdı.
gelen notu ömür boyu sakladı:
"hayır... her şeyi unuttum. bildiğin gibi arkadaşım ve kardeşimsin."
devamını gör...
hiç gelmeyecek birini özlemek
gelmeyeceği kesinleşmiş kişinin yolunu gözlemektir.
ayrıca çok sevilen bir kişi ise birkaç yıla az sevilen bir kişi ise birkaç aya unutulacak eylemdir.
ayrıca çok sevilen bir kişi ise birkaç yıla az sevilen bir kişi ise birkaç aya unutulacak eylemdir.
devamını gör...
spacex starship’in kalkış denemesinde patlaması
adı üstünde deneme; adamlar bu işin başarı oranına en başta yüzde otuz pay biçmişler zaten. onlar için önemli olan elde edilecek veriler. istediklerini elde ettiler.
devamını gör...
siz aşktan ne anlarsınız bayım
didem madak ahlar ağacı kitabında yayınlanan şiirdir. senelerdir severek sık sık okurum.
--- alıntı ---
çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
alt katında uyumayı bir ranzanın
üst katında çocukluğum...
kağıttan gemiler yaptım kalbimden
ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
aşk diyorsunuz,
limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!
allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca
havı dökülmüş yerlerine yüzümün
büyük bir aşk yamadım
hayır
yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım...
saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
aşk diyorsunuz ya
ben istemenin allahını bilirim bayım
çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
balkona yorgun çamaşırlar asmayı
ki uçlarından çile damlardı.
güneşte nane kurutmayı
ben acılarımın başını
evcimen telaşlarla okşadım bayım.
bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
insan kaybolmayı ister mi?
ben işte istedim bayım.
uzaklara gittim
uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin
uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım
süt içtim acım hafiflesin diye
çikolata yedim bir köşeye çekilip
zehrimi alsın diye
sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz
ilahiler öğrendim.
siz zehir nedir bilmezsiniz
zehir aşkı bilir oysa bayım!
ben işte miraç gecelerinde
bir peygamberin kanatlarında teselli aradım,
birlikte yere inebileceğim bir dost aradım,
uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin
bir şiir aradım.
geçen üç yıl boyunca
yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım.
ülkem olmayan ülkemi
kayboluşumu aradım.
bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
bir ters bir yüz kazaklar ördüm
haroşa bir hayat bırakmak için.
bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
kimi gün öylesine yalnızdım
derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
annem
ki beyaz bir kadındır
ölüsünü şiirle yıkadım.
bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
acının ortasında acısız olmayı,
kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
aşk diyorsunuz ya,
işte orda durun bayım
ıslak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
kendimin ucunda
öyle ıslak,
öyle kötü kokan,
yırtık ve perişan.
siz aşkı ne bilirsiniz bayım
aşkı aşk bilir yalnız!
--- alıntı ---
--- alıntı ---
çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
alt katında uyumayı bir ranzanın
üst katında çocukluğum...
kağıttan gemiler yaptım kalbimden
ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
aşk diyorsunuz,
limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!
allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca
havı dökülmüş yerlerine yüzümün
büyük bir aşk yamadım
hayır
yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım...
saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
aşk diyorsunuz ya
ben istemenin allahını bilirim bayım
çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
balkona yorgun çamaşırlar asmayı
ki uçlarından çile damlardı.
güneşte nane kurutmayı
ben acılarımın başını
evcimen telaşlarla okşadım bayım.
bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
insan kaybolmayı ister mi?
ben işte istedim bayım.
uzaklara gittim
uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin
uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım
süt içtim acım hafiflesin diye
çikolata yedim bir köşeye çekilip
zehrimi alsın diye
sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz
ilahiler öğrendim.
siz zehir nedir bilmezsiniz
zehir aşkı bilir oysa bayım!
ben işte miraç gecelerinde
bir peygamberin kanatlarında teselli aradım,
birlikte yere inebileceğim bir dost aradım,
uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin
bir şiir aradım.
geçen üç yıl boyunca
yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım.
ülkem olmayan ülkemi
kayboluşumu aradım.
bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
bir ters bir yüz kazaklar ördüm
haroşa bir hayat bırakmak için.
bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
kimi gün öylesine yalnızdım
derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
annem
ki beyaz bir kadındır
ölüsünü şiirle yıkadım.
bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
acının ortasında acısız olmayı,
kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
aşk diyorsunuz ya,
işte orda durun bayım
ıslak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
kendimin ucunda
öyle ıslak,
öyle kötü kokan,
yırtık ve perişan.
siz aşkı ne bilirsiniz bayım
aşkı aşk bilir yalnız!
--- alıntı ---
devamını gör...
aaron bulgusu
mcburney noktası bastırıldığında epigastrium (karın boşluğunun olduğu kısım demek mümkün)'da ağrı olmasıdır.
devamını gör...
una nocte
ve işte gelmişti! 2020 model gıcır gıcır bir kafa sözlük yazarı. selam.
ne olacağı üzerine çok kafa yorduğu ilk girisini nihayetinde kendisi için değerli olan herhangi bir şey hakkında girmeyi düşünmüş, ardından bu niteliği yine kendisinin taşıdığına karar vermiş, sonunda da kendi adına, yine bizzat kendisi tarafından açılan başlığa yazarak ne kadar narsist bir kişilik olduğunu belli etmiştir. bırak ya.
ne olacağı üzerine çok kafa yorduğu ilk girisini nihayetinde kendisi için değerli olan herhangi bir şey hakkında girmeyi düşünmüş, ardından bu niteliği yine kendisinin taşıdığına karar vermiş, sonunda da kendi adına, yine bizzat kendisi tarafından açılan başlığa yazarak ne kadar narsist bir kişilik olduğunu belli etmiştir. bırak ya.
devamını gör...
1 mayıs marşı
cem karaca şarkısıdır.
devamını gör...
ataşehir'de samuray kılıcı ile öldürülen kadın
kadının öldürülmesine değil de samuray kılıcına şaşırıyoruz. o kadar sıradanlaştı ki artık.
devamını gör...
sucuk
bir zamanlar eti soğutarak muhafaza etmenin kolay olmadığı bir dönem, eti konserve haline getirmek için kullanılan bir yöntem olarak ortaya çıkmıştır, daha doğrusu tarlada çalışan çiftçilerin eti sıcaktan muhafaza edebilmek ve kış aylarına hazırlayıp tüketebilmek amacı ile hazırladıkları bir yöntem olarak tarif edilir. nihayetinde, kuru bağırsağa baharatlı et doldurularak yapılan bir yiyecektir. sucuk üretiminde başı çeken iller eskiden beri sucuk üretimi yapan kayseri ile, besiciliğin ilerlemesi sucuk üretiminin arttığı afyon ilidir.
sucuğa, dana etine ilaveten genel olarak kırmızı biber türleri, kimyon, tuz, sarımsak eklenir. genelde büyükbaş hayvan etinden yapılanı ile biçim olarak da kangal şeklinde olanı makbuldur. bunun dışında da piyasada baton olanı da mevcuttur.
sucuk, bağırsak içinde bekletildiğinde, baharatlar ete kalite ve lezzet katar. böylece sucuk olgunlaşır, içindeki nemi de azalmış olur. bu şekilde hazırlanan sucuklar fermente sucuk etiketiyle satışa sunulur. sanayiye dönüşmüş sucuk üretiminde ise süreyi kısa tutabilmek için ısıl işlem yoluyla içindeki nem arındırılabiliyor. bu şekildeki sucuklar da ısıl işlem görmüş etiketiyle satışa sunuluyor. tabi sucuk tüketicileri için en doğru tercih de geleneksel olup, sabır ve itina ile hazırlanan fermente sucuklardır.
sucuğa, dana etine ilaveten genel olarak kırmızı biber türleri, kimyon, tuz, sarımsak eklenir. genelde büyükbaş hayvan etinden yapılanı ile biçim olarak da kangal şeklinde olanı makbuldur. bunun dışında da piyasada baton olanı da mevcuttur.
sucuk, bağırsak içinde bekletildiğinde, baharatlar ete kalite ve lezzet katar. böylece sucuk olgunlaşır, içindeki nemi de azalmış olur. bu şekilde hazırlanan sucuklar fermente sucuk etiketiyle satışa sunulur. sanayiye dönüşmüş sucuk üretiminde ise süreyi kısa tutabilmek için ısıl işlem yoluyla içindeki nem arındırılabiliyor. bu şekildeki sucuklar da ısıl işlem görmüş etiketiyle satışa sunuluyor. tabi sucuk tüketicileri için en doğru tercih de geleneksel olup, sabır ve itina ile hazırlanan fermente sucuklardır.
devamını gör...
babası tarafından zincirlenen 6 yaşındaki çocuğun ölmesi
idlib'deki bir sığınmacı kampında babasının zincirlediği ve baygın halde götürüldüğü hastanede açlık nedeniyle çok hızlı yemek yediği için boğularak ölen nahla osman isimli 6 yaşındaki çocuk.
adaletini sökeyim dünya. seni bu hale getirenleri de. içim parçalandı resmen.
nahla osman... altı yaşındaydı. suriye'nin idlib vilayetindeki bir mülteci kampında, babası ve ablasıyla yaşıyordu. annesi türkiye'ye kaçmıştı; babasının ise onu kampta dolaşmaması için zincirlediği, hatta bazen bir kafese koyduğu herkesçe biliniyordu.
4 mayıs günü kampta yaşayanlar onu baygın halde buldu ve yakındaki killi köyünün hastanesine götürdü. ablasının anlatımına göre, bu sırada çok aç kalmış olan nahla kendisine verilen yemeği o kadar hızlı yedi ki, boğularak öldü...
kaynak: www.gazeteduvar.com.tr/idli...
adaletini sökeyim dünya. seni bu hale getirenleri de. içim parçalandı resmen.
nahla osman... altı yaşındaydı. suriye'nin idlib vilayetindeki bir mülteci kampında, babası ve ablasıyla yaşıyordu. annesi türkiye'ye kaçmıştı; babasının ise onu kampta dolaşmaması için zincirlediği, hatta bazen bir kafese koyduğu herkesçe biliniyordu.
4 mayıs günü kampta yaşayanlar onu baygın halde buldu ve yakındaki killi köyünün hastanesine götürdü. ablasının anlatımına göre, bu sırada çok aç kalmış olan nahla kendisine verilen yemeği o kadar hızlı yedi ki, boğularak öldü...
kaynak: www.gazeteduvar.com.tr/idli...
devamını gör...
yolda yürürken yapılmaması gerekenler
çay içmek.
devamını gör...
mini etek giyip otururken bacaklarını örten kız
etrafta hanzolarin olmasindan ötürü olabilir.
devamını gör...
kadınlar ne ister sorusu
hayatinda eksik olan neyse onu ister. sevilmediyse dolu dolu sevmek, sevilmek ister. belki eksik yani sefkattir biraz sefkat bekler. bastirilmis, bir kafese tikilmis ise ozgur olmak ister, belki basina buyruk yasamak... kavgayla gurultuyle harmanlasmis ise ruhu, huzurun icerisine gömulmek ister. maddi imkansizliklarla kıt kanaat yasamayi mecburi ogrendiyse, rahat yasami ister. belki kendine has saglik sikintilari vardir, saglik diler bu da mumkundur. cok uzatmadan ılk cumleme geri donmeliyim sanki; eksik kalan yanini doldurmak ister, tipki tum insanlik gibi. yani kadin erkek ayirmaksizin evet.
ınsan yasami boyunca farkinda olmadan aslinda eksik kalan yanini arar. aradigi da budur, hayalleri de hep bu yondedir. aslinda yasamimizin kisaca ozeti budur.
ınsan yasami boyunca farkinda olmadan aslinda eksik kalan yanini arar. aradigi da budur, hayalleri de hep bu yondedir. aslinda yasamimizin kisaca ozeti budur.
devamını gör...
taxi driver
yönetmen martin scorcese'nin, robert de niro ile takside olan sahnesinin hikayesi (sahne tanımın altındadır)
sahnenin çekimi için bir figüran ile anlaşılır ama çekimin yapılacağı an o figüran gelmez, yana yakıla başka bir oyuncu ararlar ama bulamazlar, scorcese iş başa düştü der ve sahneyi oynamaya karar verir, taksinin arka koltuğuna oturur ama boyu sadece 1.63 m olduğu için kamera yüzünü tam göremez, çocukların altına sinemada konan minderlerden koyarlar ve scorcese onun üzerine oturur, artık kamera yüzünü görmektedir.
sahnenin çekimi için bir figüran ile anlaşılır ama çekimin yapılacağı an o figüran gelmez, yana yakıla başka bir oyuncu ararlar ama bulamazlar, scorcese iş başa düştü der ve sahneyi oynamaya karar verir, taksinin arka koltuğuna oturur ama boyu sadece 1.63 m olduğu için kamera yüzünü tam göremez, çocukların altına sinemada konan minderlerden koyarlar ve scorcese onun üzerine oturur, artık kamera yüzünü görmektedir.
devamını gör...
küfür
yerinde kullanılırsa cümleleri tamamlama özelliği olan şey.
devamını gör...
there will be blood
en iyi filmler değil de en iyi oyunculuk denince aklıma gelen ilk filmdir bu film. ben bir karakterin bu kadar iyi yansıtıldığını sadece bu filmde gördüm. hele bir kilise sahnesi var ki tam bir ustalık eseri.
devamını gör...

