kitap olarak işaretlense de ingiltere'nin tarihi konusunda kısa bilgi isteyen başlık.

öncelikle; birçok ülke ingiltere'yi "england" olarak tanımlasa da ülkenin gerçek ismi "united kingdom"* yani "birleşik krallık"tır.

birleşik krallık bilinen ülkelerden farklı olarak anayasası olmayan gelenekçi bir milletler topluluğudur. ayrıca diğer bazı ülkelerde sistem monarşi olsa da birleşik krallık'ın bu konudaki anlayışı farklıdır. ülke tarihten gelen gelenekleriyle yönetilir. tarihte ingiltere, iskoçya, kuzey irlanda, galler, güney afrika cumhuriyeti, hindistan, avustralya, kanada, saint helena ile tristan da cunha adaları ve bununla birlikte orta amerikada bulunan bazı adalardan oluşan ve gezegenin güneş ışığını alacak her tarafında toprakları bulunması nedeniyle "üzerinde güneş batmayan imparatorluk" olarak adlandırılan bir ülkedir. adı geçen topraklardan bazıları bağımsızlıklarını ilan ettiyse de monarşik sisteme bağlılıklarını geleneksel olarak halen devam ettirirler.

tahtın sahibi ülkenin hakimidir; fakat siyaset üzeridir. hükümet, ülkenin fiili yönetimi konusunda sorumluluk sahibi olmasına rağmen sembolik gibi görünen taht, ordunun başkomutanıdır. veliahtın tahta oturabilmesi için herhangi bir rütbe ile orduda görev yapmış olması şarttır. buna karşılık kral/kraliçe yine parlamentonun aldığı kararlara uymak zorundadır. fakat savaş ve barış kararları gibi stratejik kararlarda da son söz sahibidir.

taht kan bağı olan hanedan üyelerinde en kıdemli kişiye aittir ve bu konuda cinsiyetçilik yoktur. yani ülkenin başı bir kral veya kraliçe olabilir. yine kan bağıyla hanedan üyesi olan prens ve prensesler bölge valiliği görevini üstlenirler. elizabeth l ve ll ile victoria efsane taht sahipleridir. özellikle elizabeth l günümüz birleşik krallık'ın baş mimarıdır.
devamını gör...

günaydın sözlük, alıştığım gibi 05:00'te kedi saldırsı ile uyanmadım ama yine de 06:00'da mal gibi uyandım. bu sayede torun torba görmüş doyurmuş oldum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
annemiz hala bebiş olduğu için, önce onu sevdik tabi ki.*
devamını gör...

bazı insanların hala anlamakta güçlük çektiği bir şey var: eşcinsellik birilerinin örnek göstermesiyle, yönlendirmesiyle ortaya çıkan bir şey değildir. eşcinsellik doğuştan gelen bir yönelimdir, tercih değildir.

keşke dendiği gibi erkek çocukları onu örnek alsaydı. onun naifliğini, kibarlığını, sanatçı kimliğini örnek alsaydı. o zaman belki çok daha başka bir noktada olurduk.

topluma örnek olan kişileri eleştirecekseniz gündüz kuşağı programlarını, içinde her türlü şiddet bulunan dizileri eleştirin. yıl olmuş 2021 hala homofobiye karşı savaşıyoruz. hala eşcinselliğin normal bir durum olduğunu vurgulamak zorunda kalıyoruz. yazık.
devamını gör...

bir gaunter o’dimm ukdesidir.

g.h.hardy’nin kitabıdır.



bir iskemle, fırfır dönen bir elektronlar topluluğu; ya da tanrının zihninde bir düşünce olabilir.


bu cümle garip bir matematik dahisine ait. pür matematikçi olan hardy kitabında matematiğin savunmasını çok farklı bir şekilde yapmayı amaç edinmiş. o, matematiğin günlük hayat nasıl işimize yarayacağı basitliğine kaçmayı tercih etmeyerek, zor bir yolla yapmış savunmasını. estetik yönden incelemiş matematiği. ona göre bir matematikçi bir ressam gibidir. hardy ” insanlığa yararlı hiçbir şey yapmadığını” söylüyor, kitabı okurken onunla aynı fikirde olmaktan kendimi alamadım ancak ona katılmadığım noktalar da yok değil. hiçbir şey yapmamış olsa da bu kitabı yazmış olması bile insanlık yararı güttüğünün bir göstergesidir. hardy’nin nasıl bir matematik düşkünü olduğunu anlatmaya gerek yok sanırım ama ondan alıntı bir cümleyle bunu özetleyebilirim. yakın arkadaşı bertrand russell ile konuşurken ona ” eğer senin beş dakika içinde öleceğini mantık yardımyla ispatlayabilsem, ölecek olmandan dolayı üzüntü duyarım ancak kanıtlamanın verdiği zevk hüznümü oldukça hafifletir.” der.


kitap iki bölümden oluşmaktadır. ilk bölüm en az kitap kadar süren bir önsöz bölümüdür ki bu bölümde hardy ile ilgli birçok bilgi ediniriz. hardy’nin mesai ve kriket arkadaşı snow’un yazdığı bu önsözde hardy’nin ne kadar orijinal bir insan olduğunu açıkça görüyoruz. hardy de bütün dahiler gibi bir takıntıya sahip: kriket. onun için nerdeyse bir sabit fikir olan kriket ispatlarında bile kullandığı bir tutku. derdini anlatırken sürekli kriket tabirleri kullanması da bunun bir kanıtı. tanrıya inanmadığını açıkça beyan eden hardy, dışarıda çalışacağı zaman, havanın güzel olması gerektiğine inandığı için “inanmadığı” tanrıya bir oyun oynar her seferinde. eline bir şemsiye, üzerine bir kazak alıp çalışmaya çıkar. hardy’e göre tanrı onun havanın soğuk olacağını düşünerek hazırlandığını görünce havayı sıcak yapacak ve hardy de istediğini elde etmiş olacaktır. bir dahinin oyununa gelebilecek olan tanrıya inanmayan hardy, tanrının oyununa gelerek ona tuzak kurar ve varlığını da otomatik olarak kabul etmiş olur. keşke size savunma bölümüyle ilgili de çok şey anlatabilseydim acak benim matematikte savunma yapacak tek bilgim 3x7=21’in savunmasıdır. bu da şöyle mümkündür ki üç tane yediyi alt alta yazıp, parmak yordamıyla topladığımızda 21 elde ediyoruz. bu ilkel tiyatral savunmamı okuduktan sonra, kitabın ikinci bölümüyle ilgili yorum yapmamamın yerinde olduğunu kabul ettiğinizi varsayıyor ve gerisini size bırakıyorum.
devamını gör...

şule yüksel şenler'in hayatını demet tezcan ın kalemi aldığı kitaptan okumuştum. çok etkileyici bir kitaptı okunmasını tavsiye ederim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şule yüksel şenler;
müslüman kadınların adeta kahramanıdır.
kendisi mâlesef 2.sınıftan sonrasını belli sebeblerden dolayı okuyamadı. fakat okuma hevesi asla gitmedi . okuyarak doldu ardından yazılar yazmaya başladı.
daha 14 yaşındayken yelpaze dergisinde hikayelerle başladı yazarlık süreci.

normal ismi yüksel olmakla beraber isminin önüne şule ismini getirerek erkek olmadığını belirtmek istedi. 21 yaşında ise gazeteciliğe başladı. o sıralar abisi özer (üzeyir) bediüzzaman'la tanışarak islam dini ile ilgili bilgiler öğrendi ve kendisi, herkesin tamamen islam dinine uygun yaşamasını istedi. fakat ailesi biraz daha modern hayata uygun yaşamışlardı şu ana kadar;ojeli tırnaklar, mini etekler, partiler...

bir gün abisi özer amansız bir hastalığa yakalanır. abisinin tek vasiyeti şule'nin risale-i nur derslerine katılmasıydı.
şule yüksel şenler risale-i nur derslerine yanına ailesini ve arkadaşlarını da alarak gidiyordu artık. herkes - risale-i nur derslerine katılan insanlar- şule'nin de tıpkı abisi gibi güzel anlatmasını bekliyordu. şule yüksel şenler ojeli tırnaklarla, başında kocaman bir topuzla, mini eteği ile risale-i nur derslerine katılmıştı bu durumdan çok rahatsız olduğunu daha sonraları belirtti o gün öyle katılması ona çok utanç verici olduğunu söylemişti. zamanla şule yüksel şenler risale-i nur derslerine katıla katıla mini eteğin boyunu kısalttı ve örtündü. örtündükten hemen sonra daha tam islam'ı anlayabilmiş değildi.
zamanla şule'nin kalbi islam'a ısındı, ve tüm kalpleri islam'a ısıtmak için kendini islam'a adadı.

daha önceleri terzide çalıştığından dolayı dikiş nakış işini de biliyordu. ve yeni bir örtünme şekli icat etti. yabancı dergilerin mankenlerinin baş kısmını guaj boyayla boyayarak 'şulebaş' isimli örtünme şeklini yaptı.
gazetede yazdığı yazılardan dolayı birçok kez dava edildi. ancak hiçbir şekilde amacının farklı bir doğrultuda gitmesine izin vermedi.
yeni başörtü modelleri ile müslümanların hayatına gerek konferansları ile gerek yazılarıyla bir çok şey kattı.
kendisi de bu modeli kullanarak herkese
örnek oldu.
1971 yılında cumhurbaşkanı cevdet sunay'a hakaretlerinden dolayı 8 ay hapis yattı. cevdet sunay'ın şule yüksel şenler i affetmesine karşın şule bunu reddederek 8 ayını sonuna kadar cezaevinde kaldı.


ayrıca recep tayyip erdoğan ve eşinin birbirleriyle evlenmesinde katkı sağladı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kendisi birçok şey yaşamış, çok ağır hakaretler işitmiş, linçler yemiş fakat asla amacından sapmamıştır.

o müslümanların özgürlüğü için mücadele vermiştir.
huzur sokağı, bize ne oldu hidayet gençliğin ızdırabı...
birçok eseri dizilere ve filmlere de konu olmuştur.https://media.normalsozluk.com/up/2021/06/03/nyz9trddecgijncu.jpg
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"şimşek ve gök gürültüsünü seven kişi" anlamına gelir.
devamını gör...

çok iyi üretilmiş kitle kontrol mekanizmasi.
devamını gör...

çifte standart nedir? nasıl olur?
bkz. denizli valiliği.
millet aç aç, kafeler, barlar,restorantlar kapalı çalışanları berbat durumda.
devamını gör...

yüksek lisans, doktora gibi programlarda mezuniyet için ders ve tez dönemi sonrası, ancak dürüst ve nitelikli bir tez varsa ortada yapılması gereken savunmadır. bir zahmet böyle bir teziniz yoksa jüri karşısına çıkmayın, uzatın okulu öyle yazın ya da bırakın. intihalli tezle hoca olanlardan zaten bıkkınlık geldi bir de siz yapmayın.

terinizi akıtıp, yanınızda peçete ve gitmeden önce koltuk altlarına bol dedorant sıkmanız gereken savunmadır. bir yandan ikram derdi olan bir savunma olduğunu hatırlatırım.
devamını gör...

eagles - otel kalifornia
devamını gör...

kimyacı addy pross'un yaşam nedir-kimyanın biyolojiye dönüşümü adlı abiyogenez üzerine yazmış olduğu bir kitap da vardır. yazar teleonomi, dinamik kinetik kararlılık gibi kavramlarla biyolojinin(daha ziyade evrim olgusunun ve canlılığın kökeninin) kimya dili ile açıklanması gerektiğini öne sürüyor. öte yandan başta darwin olmak üzere birçok bilim insanının görüşlerini harmanlıyor, bunu yaparken de canlılığın ortaya çıkışıyla ilgili bilgilerimizin ne denli yetersiz ve toy olduğunu hem tarihsel bir perspektifle hem de kullandığımız metotlar (indirgemecilik, bütüncülük, tümevarım, vs.) bakımından ele alıyor.
öznel olarak ise, yer yer spekülatif iddialar söz konusu olsa da yazarın genel yaklaşımını beğendiğimi ve kitabın akademik anlamda doyuruculuğunu yeterli bulduğumu söyleyebilirim. elbette bu konu hakkında yazılmış daha nice nitelikli eser mevcut, bunu da her konuda olduğu gibi göz ardı etmemek gerek.
okumak isteyenlere naçizane not: kitabın dili oldukça anlaşılır düzeyde (bu bağlamda çevirisinin de genel hatlarıyla iyi olduğunu düşünüyorum) fakat yer yer temel kimya, biyoloji, fizik bilgisi gerekli olabiliyor. özellikle de yazar termodinamiğin 2. yasasından ve evrimin genel işleyişinden oldukça sık yararlanıyor, bu nedenle okumadan önce bu konular hakkında bir altyapı olması okumanın verimini artıracaktır.
devamını gör...

hareket halindeki arabada bir bacağımı bıraktım ya. yarısı içeride yarısı dışarıda "hooops aloo binmedim daha lan bi dur, anam bacağım" derken durdu. -çığlıklar, yardım çığlıkları, allah'ın belaları- daha ne olsun. bir de kardeş yani, mahalle de senin anladın mı sövemiyorsun. yoksa saçının her teline ayrı ayrı. velhasıl bacağım acıyor canlar, sebeb-i mutsuzluğum onunçün.
devamını gör...

karşı çıkan kadın düşmanlarının sözleşmede itiraz ettikleri asıl nokta temelini istanbul sözleşmesi’nden alan 6284 sayılı “ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanundur.
6284 ile şiddet uygulayana, taciz edene uzaklaştırma kararı aldırılıyor ve soruşturma başlatılıyor. bu sadece dosyanın açılması için gerekli. kimse kadın beyanı ile tutuklanmıyor.

sözleşme cinsiyet eşitliğinin sağlanması için türkiye' nin de imzacısı olduğu bir sözleşmedir. sadece şiddete uğrayan kadınlar değil lgbti +, çocuk ve cinsel şiddet yaşayan erkekler de sözleşme maddelerine istinaden şiddetten korunmaktadırlar.

uygulanması ile kadın cinayetleri azalacaktır. ama uygulamamaktadır. hatta geri ideolojilerin halkı galeyana getirmek için kullandığı siyasi bir malzemeye dönüşmüştür.

kırmızı çizgimizdir tartışmaya bile açılamaz.

not; bizzat kendim bir taciz sonrası 6284 ile taciz eden kişiye uzaklaştırma kararı aldırdım. ısrarlı takip ve suç devamlılığı olmadığı için kişi ceza almadı. taciz eden veya kadın katili olan erkeklerin korunmasını değil insanı koruyan gerçek adaleti istiyoruz.
devamını gör...

(bkz: tifo)
(bkz: dizanteri)
(bkz: besin zehirlenmesi)
(bkz: trişinozis) risklerini almak istemeyenlerin etsiz versiyonunu tercih edeceği versus.

ayrıca etli versiyonu 2008 yılında avrupa uyum süreci kapsamında yasaklanmıştır. 2008 yılında yasaklanan diğer gıdalar için;
(bkz: kokoreç)
(bkz: midye dolma)
devamını gör...

evli bir yazar olarak yazmak istiyorum.
1-aşık olun.
2-başlığı açan yazarın tavsiyelerini sakın ciddiye almayın.

aşık olduğunuz birisi ile evlenirseniz, ne aldığı maaşı dert edersiniz, ne ailesini.
devamını gör...

zeka azalır dediğim başlıktır.. gençken zekisindir. yaşlandıkça akıllanırsın.
devamını gör...

eğer mobilde beğenmek için butonu denk getiremiyorsanız, entry’e iki kere üst üste tıklamanız yeterli.
instagram’daki gibi; tık tık
(bkz: amme hizmeti)
devamını gör...

luciferin eşref saati gelmiş.
devamını gör...

ismini ilk olarak kimin koyduğunu merak ettiğim kuştur. insanlık olarak güzel varlıklara garip isim koymak gibi huylarımız var. bu güzelim kuşa neden böyle bir isim konmuş anlamıyorum. hadi türkçesi farklı çevrilmiş olur, bizim çok severek yaptığımız şey derdim de, birebir çevirdiğimizde bildiğimiz sekreter kuşu.
devamını gör...

aşk olsun adama! başlığı görünce kabuğumdan aşağı kaynar sular döküldü resmen. canhıraş bir şekilde bağırdım; hay bin kunduz! şu sözlükte ilk kez böyle bir hissiyata kapılıyorum. o kadar başlık kaptırdım hiç umurumda olmadı. en sevdiğim filmler, kitaplar, karakterler, müzik grupları, yazarlar, kızılderili kabileleri, kızılderili şefleri... liste uzar gider. ama bu sefer durum başka. durum ciddi. işin ucunda denver var. hal böyle olunca, elim, ayağım kabuğum titredi. ne yapacağımı bilemedim. başlığa tıklasam mı, tıklamasam mı diye ikilemde kaldım. hücum borusu çalmış sanki, düşünceler beynime doğru orantısız bir biçimde taarruza kalkmış; ya diyorum iki kelimeyle geçiştirdilerse başlığı ya benim mavi gözlü dev dostumun hakkı verilmediyse. bakın çok pis kurdum kendimi. soldan soldan geliyorlar.

sonra derin bir nefes aldım. ondan geriye doğru saymaya başladım. nefes alış verişim biraz düzelince, bir gayret başlığa tıkladım. başladım okumaya, fena gitmedi sanki. ben kendimi en kötüsüne hazırlamışım zaten. mevcut tanımın gayet derli toplu olduğunu görünce hafif bir gülümseme yerleşti yüzüme. sonra baktım ki, başlığı açan gogolun dar paltosu imiş. her ne kadar geçenlerde paltosunun koltuk altını yırtmış olsa da, bu olay tanımı yazarken ruh haline yansımamış. mahlasta güven telkin edici olunca benim yelkenler suya indi. bastım beğeni ve favori tuşuna başlığı da helal ettim.

aslında kafa sözlük yazarlarının en sevdiği çizgi film introları başlığında, şu tanımı #500678 yazıp başlıktaki arkadaşlara günaha girdiklerini, şirk koştuklarını söylemiştim. (denver'in introsu'nun üzerine intro mu olur ülgen aşkına?) ondan sonra da başlığı açacaktım. lakin bizim torunlar dünyaya gelince unuttuk kaldı. beş gün sözlüğe girmeyince mevzu tamamen aklımdan çıkmış. neyse şu an iyiyim. herhangi bir sıkıntı yok. tansiyonum falan da normal.

ilk tanımda belirtilmemiş madem şimdi mavi gözlü yeşil devimizin takım arkadaşlarını tanıyalım;

1. sıraya garip kırmızı şapkası ve gözlükleri ile wally'yi koyuyoruz. peki niye birinciliği ona veriyoruz? çünkü bu çocuk denver'i evinin garajında saklama cesaretini gösteren mümtaz bir şahsiyet. işin tüm yükü aslında bu arkadaşta. artı hayvanlara karşı inanılmaz bir sevgisi var. köpek, kedi, tavşan, papağan elemanda ne ararsanız var. bir dinozorun lafımı olur deyip onu da evine almasıyla birlikte kahramanlık mertebesine yükselmiştir. kutlu olsun!

ikinciliği jeremy'e veriyorum zira o olmasa denver ile baş etmeleri çok zor olurdu. çocuk bir kaç okka mürekkep yalamış yutmuş, dinozorlarla ilgili ziyadesiyle bilgiye sahip, bu sayede denver ile ekip arasında köprü vazifesi görüyor. bu yüzden onun da değer tartışılmaz.

diğer elemanları ise birbirinden çok ayırmamak lazım. az çok hepsinin olayların gelişim sürecinde katkısı oluyor. ama shades cesur çocuktur, onun altını çizmek lazım. bunların arasındaki tek gıcık karakter kahraman wally'nin ablası heather'dır. sinsi kısık bakışlı kız olarak kalmış aklımda.

bu arada denver ismi de shades'in ona koyduğu bir isim. denver, çalan otobüs kornasından korkup, tabanları yağlamaya kalkınca, shades otobüsteki denver yazısını görür ve bizim mavi gözlü yeşil devimiz bu isimle anılmaya başlar.

işte böyle... şimdi başlıktan huzur içerisinde çıkabilirim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim