doğum günü kutlanmayan insan
bugün yani 21 mart doğum günümdü* fakat gün boyu hiç kimse tarafından hatırlanmadığı için bir kişi bile kutlamadı*. insan bir tuhaf hissediyormuş, tarif edemediğim nötr bir his.
edit: sadece hissettiklerimi paylaştım fakat birçok güzel insan mesajlarıyla beni mutlu etti, var olun.
edit: sadece hissettiklerimi paylaştım fakat birçok güzel insan mesajlarıyla beni mutlu etti, var olun.
devamını gör...
aldattıktan sonra yapılmaması gerekenler
gidip karşıdakinden özür dileyin ve eğer ayrılmak istiyorsa saygı duyun. bir saçmalık yaptınız bari arkasında durun.
devamını gör...
hiçbir siyasi görüşe sahip olmamak
bu coğrafyada apolitik olmak hayli zordur. haksızlıklara susmanın da bunu yapandan bir farkı yoktur. bunun vicdani sorumluluğu da vardır. apolitik olmaktan kasıt hiçbir siyasi partiyi tutmamaksa buna apolitiklik denmez. çünkü ben de görüşlerimle tam anlamıyla bağdaşan bir siyasi parti bulamıyorum. sadece kötünün iyisi var. kısacası her insanın mutlaka bir görüşü illaki vardır. olmalıdır da.
devamını gör...
yazarların kötü olduklarında aradıkları ilk kişi
bir kişi değil bir not defteri ve bir kalem ararım.
bulamazsam telefonumun not defterini açarım.
2-3 mısra karalarım.
bulamazsam telefonumun not defterini açarım.
2-3 mısra karalarım.
devamını gör...
türkiye'yi gezmenin ucuz yolları
astral seyahat
devamını gör...
tanımlarda emoji kullanma sorunsalı
günlük hayatta karşılıklı konuşmalarda mimik ve el kol hareketlerini yoğun kullanan birinin yazışma dilinde bunların karşılığı olarak emoji kullanılmasıdır.
itici değil, samimidir.
itici değil, samimidir.
devamını gör...
eve hiçbir zaman boş dönmeyen erkek
babam buu. her akşam elleri poşet dolu olur. hatta tek başına yukarı çıkaramaz hepimiz iner bir iki bişi alır çıkartırız. o poşetleri açması da çok heyecanlı oluyor. insan merak ediyor acaba bana ne aldı diyee.*
devamını gör...
rockabye parçasını bağlama'ya uyarlayan adam
müziğin evrensel olduğunu kanıtlayan yurdum insanıdır. elçilik görevini başarıyla yerine getirmiştir.
devamını gör...
gece sokağa çıkan kadın
kadınlar uyarılacağına, erkeklere çocukluktan başlayarak "adam" gibi bir eğitim verilse hakkında saçma sapan söylemlerin ortaya atılmayacağı durum.
çözüme kavuşturmak açısından sorunun varlığını kabul edip önlem almak zaten baştan yapılması gereken bir şey ancak sorun kökünden çözülmezse bir süre sonra önlemler de sizi kurtaramaz duruma gelir. başlığı açan yazar da belirtmiş zaten; yetişkin erkekler için bile çok tehlikeli sokaklar geceleri. bu da durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor. eğitime ek olarak çok ağır cezai yaptırımlar ve sıkı bir denetim sistemi yürürlüğe sokulmalı acilen.
çözüme kavuşturmak açısından sorunun varlığını kabul edip önlem almak zaten baştan yapılması gereken bir şey ancak sorun kökünden çözülmezse bir süre sonra önlemler de sizi kurtaramaz duruma gelir. başlığı açan yazar da belirtmiş zaten; yetişkin erkekler için bile çok tehlikeli sokaklar geceleri. bu da durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor. eğitime ek olarak çok ağır cezai yaptırımlar ve sıkı bir denetim sistemi yürürlüğe sokulmalı acilen.
devamını gör...
the matrix
gelmiş geçmiş en etkileyici filmdir. en iyi filmler konuşurken matrix'in sıralamaya alınması haksızlıktır, daima yeri 1'dir. 100 kere de izleseniz her izleyişinizde "oha, bu böyleymiş lan" dersiniz, yeni bir şey keşfedersiniz.
filmin felsefi ana fikri için herkes benzer şeyler yazdığı için ben başka bir açısından özetlemek isterim:
diyelim ki 3 arkadaş takılıyorsunuz, bir anda kozmik bir portalın içinden robotlar çıkıp geliyor, insana estetik ve sentetik olarak birebir benzeyen bir robotu gelip yanınızdaki koltuğa oturtuyorlar, ve size diyorlar ki,
"bakın kardeşler, biz geldik, bir deney yapacağız, şimdi bu robotu komple insanmış gibi programlayacağız, 27 yaşındaki bir insanmışçasına 27 senelik hatıra yükleyeceğiz, doğma anne baba okul şu bu, işte sizi de 12 senelik arkadaşı sanacağı şekilde anıları da olacak" deyip robotu kurup gittiler, diyelim.
robot çalışmaya başladığı anda zınk diye sizinle direkt takılan, kendini insan zanneden, 27 senedir kendini yaşıyor zanneden, okul arkadaşları olan, doğum günlerini kutlamış şekilde hiçbir şeyin farkında olmaksızın dümdüz yaşama başlayacaktır.
buraya kadar kopmadan açıkladığımı varsayarak şimdi bu yazıyı okuyan size sorum şu, bir takım kozmik bir şeylerin ya da her neyse işte, gelip, sizi kurup, hatırları yükleyip, çalıştırıp gitmediğini nereden bilebilirsiniz, nasıl bilebilirsiniz?
işte, matrix'i izledikten sonra bu soruya gerçekçi ve tatminkar bir cevap aramaya başlamanız gerekir, bu sorunun varlığından bile haberdar olmayan milyonlarcasına selam etmiştir matrix. cevabı bulup işin içinden çıkan varsa, bana da anlatsın. bırakın yapay zekayı, savaşları, robotları vesaire, o konuları geçelim.. matrix'in olayı budur.
filmin felsefi ana fikri için herkes benzer şeyler yazdığı için ben başka bir açısından özetlemek isterim:
diyelim ki 3 arkadaş takılıyorsunuz, bir anda kozmik bir portalın içinden robotlar çıkıp geliyor, insana estetik ve sentetik olarak birebir benzeyen bir robotu gelip yanınızdaki koltuğa oturtuyorlar, ve size diyorlar ki,
"bakın kardeşler, biz geldik, bir deney yapacağız, şimdi bu robotu komple insanmış gibi programlayacağız, 27 yaşındaki bir insanmışçasına 27 senelik hatıra yükleyeceğiz, doğma anne baba okul şu bu, işte sizi de 12 senelik arkadaşı sanacağı şekilde anıları da olacak" deyip robotu kurup gittiler, diyelim.
robot çalışmaya başladığı anda zınk diye sizinle direkt takılan, kendini insan zanneden, 27 senedir kendini yaşıyor zanneden, okul arkadaşları olan, doğum günlerini kutlamış şekilde hiçbir şeyin farkında olmaksızın dümdüz yaşama başlayacaktır.
buraya kadar kopmadan açıkladığımı varsayarak şimdi bu yazıyı okuyan size sorum şu, bir takım kozmik bir şeylerin ya da her neyse işte, gelip, sizi kurup, hatırları yükleyip, çalıştırıp gitmediğini nereden bilebilirsiniz, nasıl bilebilirsiniz?
işte, matrix'i izledikten sonra bu soruya gerçekçi ve tatminkar bir cevap aramaya başlamanız gerekir, bu sorunun varlığından bile haberdar olmayan milyonlarcasına selam etmiştir matrix. cevabı bulup işin içinden çıkan varsa, bana da anlatsın. bırakın yapay zekayı, savaşları, robotları vesaire, o konuları geçelim.. matrix'in olayı budur.
devamını gör...
biraz soluklan yiğidim
başıma gelen, ansızın karşıma çıkan levhadır.
devamını gör...
çocukken sahip olmak isteyip sahip olamadığınız şeyler
baba...
devamını gör...
ideal boy kilo oranı
t.c. sağlık bakanlığı'nın internet adresinden beden kitle indeksinizi hesaplayarak bulabileceğiniz orandır.
devamını gör...
numb
canim linkin park’in 2003 yilinda yayinladigi meteora albumundeki, yillar gecse de eskimeyen, bir oturusta en az 6 kere dinledigim muthis sarkisi.
klibini izlerken buradan kendini kizin yerine koymayan, onunla birlikte uzulmeyen yoktur.
jay-z ile olan numb encore versiyonu da guzeldir fakat orijinal halinin yeri ayridir.
bir zamanlar ulkemizde duzenlenen rock’n coke festivalindeki performansi da buraya birakiyorum, rip chezzy.
klibini izlerken buradan kendini kizin yerine koymayan, onunla birlikte uzulmeyen yoktur.
jay-z ile olan numb encore versiyonu da guzeldir fakat orijinal halinin yeri ayridir.
bir zamanlar ulkemizde duzenlenen rock’n coke festivalindeki performansi da buraya birakiyorum, rip chezzy.
devamını gör...
anneyle olan ilişki
siz hiç annesini 67 yıl aynı yerde gelmesini bekleyen bir insanı tanıdınız mi?
ben tanıdım, hikayesini dinledim; kendisi 10 yaşındayken annesi onu kiliseye bırakır, burda beni bekle , seni en kısa zamanda alacağım der ve iki kızını yanına alıp oğlunu rahip ve rahibelere emenet edip,suriye'nin halep kentine göçer kadın ( kocası ölmüş, 3 çocuk ile yapayalnız kalmış fakir bir kadın) akrabalarının yanına göçmüş.
ama asla geri gelip "bahe"yi alamaz maddi imkansızlıklar dan , bahe kilisenin demirbaşı olmuş , temizlik, bahçıvanlık yaparak kiliseye hizmet ederek gözleri hep kapıda annesinin gelmesini tam 67 yıl bekleyerek geçirir, son zamanlarda gözleri görmez olmuş, bahe bin hikayesini duyan belgesel yapımcısı suriye'ye zar zor gidip ordaki süryaniler den yardım alarak bahe nin ailesini bulmuş , annesi oğlunun hasreti ile ölmüş, ablası sini getirememiş ler iç savaştan dolayı.
dönmüş gelmişler bahe nin yanına anlatmışlar gittiklerini ablasını gördüklerini.
ama bahe kırgın küçük bir çocuk gibi annesinin,ablalarinin,adlarını duyduğunda hiç konuşmamış, sırtını dönmüş.
bahe 8 yıl önce annesini oturup yolunu gözledi'ği sandalyede öldü.
anne ve evlat lütfen annenizin kıymetini bilin, insanın sadece bir tane annesi olur.
ben tanıdım, hikayesini dinledim; kendisi 10 yaşındayken annesi onu kiliseye bırakır, burda beni bekle , seni en kısa zamanda alacağım der ve iki kızını yanına alıp oğlunu rahip ve rahibelere emenet edip,suriye'nin halep kentine göçer kadın ( kocası ölmüş, 3 çocuk ile yapayalnız kalmış fakir bir kadın) akrabalarının yanına göçmüş.
ama asla geri gelip "bahe"yi alamaz maddi imkansızlıklar dan , bahe kilisenin demirbaşı olmuş , temizlik, bahçıvanlık yaparak kiliseye hizmet ederek gözleri hep kapıda annesinin gelmesini tam 67 yıl bekleyerek geçirir, son zamanlarda gözleri görmez olmuş, bahe bin hikayesini duyan belgesel yapımcısı suriye'ye zar zor gidip ordaki süryaniler den yardım alarak bahe nin ailesini bulmuş , annesi oğlunun hasreti ile ölmüş, ablası sini getirememiş ler iç savaştan dolayı.
dönmüş gelmişler bahe nin yanına anlatmışlar gittiklerini ablasını gördüklerini.
ama bahe kırgın küçük bir çocuk gibi annesinin,ablalarinin,adlarını duyduğunda hiç konuşmamış, sırtını dönmüş.
bahe 8 yıl önce annesini oturup yolunu gözledi'ği sandalyede öldü.
anne ve evlat lütfen annenizin kıymetini bilin, insanın sadece bir tane annesi olur.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
25 yaşındayım , hiç flörtüm olmadı . 6 yıllık üniversite hayatım boyunca karşı cinsten birisi ile 5 saniyeden fazla konuşmam olmadı , aynı ortamda bulunmamaya çok dikkat ettim. ( operatörlerin müşteri hizmetleri hariç ) özgüven veya çirkinlik ile alakası yok. hem evlenmenin zamanı değil. dini tercih ve prensip olarak hayatımda sadece 1 bayana yer vermek istiyorum. herşeyin ilkini "o" kişi ile yaşamak istiyorum. o kişi bilsin ki kendisi için nelerden vaz geçtim.
bu davranışlarının 2 nedeni var.
1.allah'a
2.o evleneceğim kişiye olan saygım.
beni sadece ben hariç 2 kişi tanısın herşeyimi iki kişi bilsin istiyorum. bu bir ayrıcalık değil mi? bilmiyorum belki ben abartıyorum. ama niye ?.. ben senden başkasına bakmayacağım. senden başkasını düşünmeyeceğim. senden başkasının elini tutmayacağım. daha seni tanımıyorum bile !..ama olsun sen bunları şimdiden hak ediyorsun. senden iki isteğim bana yalan söyleme ve beni sev. bana hep dürüst ol. olmaz mi ? çok mu ? görüşürüüz...
bu davranışlarının 2 nedeni var.
1.allah'a
2.o evleneceğim kişiye olan saygım.
beni sadece ben hariç 2 kişi tanısın herşeyimi iki kişi bilsin istiyorum. bu bir ayrıcalık değil mi? bilmiyorum belki ben abartıyorum. ama niye ?.. ben senden başkasına bakmayacağım. senden başkasını düşünmeyeceğim. senden başkasının elini tutmayacağım. daha seni tanımıyorum bile !..ama olsun sen bunları şimdiden hak ediyorsun. senden iki isteğim bana yalan söyleme ve beni sev. bana hep dürüst ol. olmaz mi ? çok mu ? görüşürüüz...
devamını gör...
birini kaybetmekten korkmak
korkarsan zaten kaybetme ihtimalin çok çok yüksek olan yersiz korku. bu dünyaya yalnız geldiğini sık sık kendine hatırlatmak bu korku ile başa çıkmada bir nebze etkili olacaktır.
devamını gör...
hayata dair mide bulandıran ayrıntılar
birinin gözünüzün içine baka baka yalan söylemesi ve sizi aptal yerine koyması. sadece midem bulansa yine iyi. suratlarına kusmak istiyorum.
devamını gör...

