yatak odasını kız tarafının alması
(bkz: edanur) isimli yazarın fikirlerini belirttiği başlık.
''bana göre bu tarz yöreler çok saçma. eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar, yoksa da el ele verilir ortak yapılır. yok onu sen al bunu ben alayım. çingenlikten başka bir şey değil.''
''eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar, yoksa da el ele verilir ortak yapılır.
''eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar''
''her şeyi erkek tarafı yapar''
''erkek tarafı yapar''
''erkek''
bu girdiyi ben yanlış anlamış olayım lütfen. bu kadar çelişkiyi beynim kabul etmiyor. lütfen ironi olsun. ironi demi ?
''bana göre bu tarz yöreler çok saçma. eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar, yoksa da el ele verilir ortak yapılır. yok onu sen al bunu ben alayım. çingenlikten başka bir şey değil.''
''eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar, yoksa da el ele verilir ortak yapılır.
''eğer imkanı varsa her şeyi erkek tarafı yapar''
''her şeyi erkek tarafı yapar''
''erkek tarafı yapar''
''erkek''
bu girdiyi ben yanlış anlamış olayım lütfen. bu kadar çelişkiyi beynim kabul etmiyor. lütfen ironi olsun. ironi demi ?
devamını gör...
güvenmek
güvenmekle ilgili yapabileceğim en güzel tanımı aşağıya bırakıyorum.
“çok insan tanı. azını sev. hiçbirine güvenme.”
“çok insan tanı. azını sev. hiçbirine güvenme.”
devamını gör...
tarım verimliliği
tarım açısından çok önemli bir olgudur. tarımda verimliliği arttırmanın birden fazla yolu vardır ve çoğu zaman bu yöntemler birbiriyle iç içedir. ilk olarak sulamayı ele alalım. kurak bölgelerde tarımın canlanması açısından sulama çok önemli bir faktördür. sulama problemi olan bir yerde bu problem çözüldüğünde o bölgede üretim artar. nadas adı verilen toprağın bir sene boş bırakılması hadisesi son bulur. doğal olarak da verim ve süreklilik kazanılır. üretimde dalgalanmalar büyük oranda önlenmiş olur. bunların yanında üretimde çeşitlilik de artar. çünkü, artık daha verimli bir toprak vardır. tarımda sulama; özellikle türkiye, çin ve meksika gibi ülkelerdeki köy-kent nüfus dengesizliğinin de önüne geçecektir. bunun sebebi, verim arttıkça bölgede ekonominin de düzelmesidir.
ikinci önemli nokta gübre kullanımıdır. gübre kullanımı, üretimi daha da arttırmak için etkili bir yöntemdir. sulama sorunu halledildikten sonra sıra bu konuya gelmektedir.
üçüncü önemli nokta ise tohum ıslahıdır. tohum ıslahı, bir bölgedeki iklim ve toprak şartlarına göre en uygun tohumu seçmek olayıdır.
dördüncü önemli nokta da tarımda makineleşmedir. tarımda makine kullanımı, ürünün zamanında ekimi, hasadı ve yüksek verim için önemlidir. gelişmiş ülkelerde görülür.
beşinci önemli noktaya gelirsek bu da zirai mücadeledir. zirai mücadele; tarımdaki hastalıkların, yabani otların ve haşerelerin meydana getireceği üretim düşüklüğünü önlemek içindir. toprağın erozyona karşı korunumu da önemlidir.
bir diğer önemli husus ise toprağın doğruca analizidir. toprağın ihtiyacı olan mineraller, hangi ürünün yetişmesinin daha kârlı ve hızlı olacağı açısından gereklidir. bu olaya toprağı tanımak denilebilir.
ikinci önemli nokta gübre kullanımıdır. gübre kullanımı, üretimi daha da arttırmak için etkili bir yöntemdir. sulama sorunu halledildikten sonra sıra bu konuya gelmektedir.
üçüncü önemli nokta ise tohum ıslahıdır. tohum ıslahı, bir bölgedeki iklim ve toprak şartlarına göre en uygun tohumu seçmek olayıdır.
dördüncü önemli nokta da tarımda makineleşmedir. tarımda makine kullanımı, ürünün zamanında ekimi, hasadı ve yüksek verim için önemlidir. gelişmiş ülkelerde görülür.
beşinci önemli noktaya gelirsek bu da zirai mücadeledir. zirai mücadele; tarımdaki hastalıkların, yabani otların ve haşerelerin meydana getireceği üretim düşüklüğünü önlemek içindir. toprağın erozyona karşı korunumu da önemlidir.
bir diğer önemli husus ise toprağın doğruca analizidir. toprağın ihtiyacı olan mineraller, hangi ürünün yetişmesinin daha kârlı ve hızlı olacağı açısından gereklidir. bu olaya toprağı tanımak denilebilir.
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
valla olmadı kardeş. herkes ciddiyetle bekledi bu programı. keşke dalga geçmeseydin insanlarla.
devamını gör...
björk
taşı, toprağı, havası, suyu, insanı, şehirleri her şeyiyle harika bir ülke olan (bkz: izlanda)'nın en ünlü kişisi olan; dahi, çılgın, müzisyen kadın. her albümü ile bir şeyler anlatmayı denemiş, her albümde farklı bir rotada ilerlemiş, her şarkıda ayrı bir çocuksuluk ve olgunluğu harmanlamış bir müzik dahisi. bir çok kadına, müzisyene ilham olmuş uzaylı. aynı zamanda cannes ödüllü bir oyuncu. doğa aşığı, hayvan sever, farklı kültürleri tanımaya adanmış bir astral gezgin. çocuklarına çok bağlı bir anne, hayırsever bir minnoş, eğlenceli bir kadın olabilmenin yanında; kafası attı mı gazetecilere saç baş dalabilen bir çılgın. tanımlarımı yaptıktan sonra ilk albümünden bugüne kendisinin müzikal yolculuğunu albüm albüm anlatmak istiyorum. uzun bir entry olacak, uyarayım.
björk: björk'ün 12 yaşında çıkardığı ilk albümü. aslen bir çocuk albümü olsa da; björk bu albümde sesi ve flüt çalarak yer almıştır. albüm; izlanda halk şarkıları ve bir kaç cover parçadan oluşmaktadır. björk'ün izlanda içinde tanınmasını sağlamıştır. önemli parçaları;
álfur út úr hól: beatles'ın the fool on the hill şarkısının izlanda diline çevrilmiş bir versiyonudur. şarkıdaki flütler çok çok güzeldir. gece ninni niyetine dinlenebilir.
arabadrengurinn
búkolla : stevie wonder'ın your kiss is sweet şarkısının coverıdır.
bu albümden sonra; gençlik yıllarında tappi tikkaras ve sugarcubes isimli iki ayrı grupta yer alan björk; bu gruplarda punk-rock, rock, grunge benzeri çalışmalar ile bilinirliğini iyice arttırmıştır. bunları şimdilik geçiyorum. biz solo albümlerle devam edelim.
gling-glo: 1990 yılında; sadece izlanda'da satışa çıkan björk'ün jazz albümü. albümde kendisine guðmundar ıngólfssona triosu eşlik etmiştir. şarkılar davul, piyano ve kontrabass üçlüsü ile kaydedilmiştir. albümün tamamı şu linkten dinlenebilir.
gling glo, kata rokkar, pabbi minn, bella símamær, það sést ekki sætari mey, í dansi með þér (sway coverıdır) albümün en güzel parçaları olarak öne çıkar. björk bu albümde; sadece sıradan bir rock solisti olmadığını anlamak için iyi bir albümdür. albüm boyunca pek çok değişik vokal stili kullanmıştır. björk'ün eşsiz gırtlak gücünü tanımaya başladığımız ilk albümdür.
gelelim björk'ün ilk gerçek solo albümü olarak bilinen, onu dünyaya tanıtan albüme.
debut: 1993 yılında yayınlanmıştır. kayıtları ingiltere'de yapılmıştır. björk'ün tarzı bu albümde birazcık trip-hop, elektronik ve pop müziğe kaymıştır ama jazz esintileri de rahatlıkla gözlemlenebilir. björk'ün daha sonraki yıllarda sahip olacağı (bkz: avant-garde) tarzın ilk adımları duyulur.
albümden çıkan human behaviour, venus as a boy (leon filminde soundtrack olarak kullanılmıştır), crying, big time sensuality ve play dead isimli şarkılar çok ses getirdi. abd ve avrupa listelerinde üst sıralara oynayan björk; ilk uluslararası ödüllerini bu albümle aldı. albümün en can alıcı şarkıları;
human behaviour klibi izlenmelidir, güzeldir.
venus as a boy: aşık bir kadının sevgilisine yazdığı bir şarkıdır. leon filminde mathilda'nın bitkisi ile göründüğü son sahnede çalar, film ile çok uyumludur. ayrıca klibi; ülkemizde (bkz: nil karaibrahimgil) tarafından apartılmıştır. kek şarkısının klibi birebir bu klipten apartılmıştır. klipleri izleyenler anlayacaktır ne demek istediğimi.
play dead: albümün en karanlık, en depresif şarkısı. ölüyü oynuyorum bu acı hissetmeyi durduruyor gibi efsane bir cümle içerir. young americans isimli bir filmde kullanılmıştır.
post: 1995 yılında çıkan björk albümüdür. björk'ün iyiden iyiye elektronik müziğe kaydığı, daha karanlık bir sound tercih ettiği bir albümdür. kanımca en iyi björk albümlerinden biridir. ilk albümde çizilen utangaç, aşık kadın imajı bu albümde değişerek daha feminen, daha cesur ve ne istediğini bilen bir kadın imajı çizildi. björk bu albümde önceki tarzını ve stilini değiştirerek tamamen yeni bir şey denemeye başlamıştı. albümün en sıkı parçaları:
army of me
hyperballad: intiharı düşünen bir kadın anlatılır şarkıda. her gün kayalıklara gider, atlamak ister. aşağıya bir şeyler yuvarlar ve vazgeçer. bestesi mutlu ve umutlu gibiyken aslında epey karanlık sözlere sahiptir bu şarkı.
possibly maybe: björk'ün en depresif şarkılarından biridir. klibinde kah karpuz yalarken kah süt banyosu yapar björk ablamız. björk tarafından; yazdığım ilk mutsuz şarkı olarak nitelendirilir ki aslında bence çok ilginçtir. play dead, crying gibi şarkılar varken bunu bu şekilde adlandırılması. ilginç bir kadın bu björk. neyse; kalbi kırık bir aşkı anlatır şarkı. şarkının müziği daha sonra pek çok sanatçı tarafından sample olarak kullanılmıştır.
it's oh so quiet: müzikallere ilgisi olduğunu bildiğimiz björk'ün; müzikalleri andıran bir klip çektiği, albümün belki de en neşeli şarkısıdır. björk'ün çığlıkları insanı mest eder.
ayrıca bu albümdeki şarkıların remixlerinden oluşan (bkz: telegram) isimli albüm, post'tan bir sene sonra yayınlanmıştır.
homogenic: 1997 yılında çıkmıştır. björk'ün avant-garde müzik tarzının iyice oturduğu albümdür. tarzı ve müziği değişmiş fakat; bu değişim beceriksizlikten değil; björk'ün sürekli arayan, sorgulayan kimliğinden kaynaklanmaktadır. albüm kartonetinde japon kimonosu ile arzı endam eden björk; deneysel müzik dünyasındaki yerini iyice sağlamlaştırmıştır. yaylı enstrümanların sık kullanıldığı bir albümdür. albümün en sıkı parçaları:
joga: björk'ün anavatanı izlanda ve en yakın arkadaşı için yazdığı parçadır. björk'ün vokali ve yaylılar; şarkıyı inanılmaz etkileyici yapmıştır. yüreklere dokunan bir şarkıdır.
all is full of love: björk'e hayran biri; ona içinde bomba olan bir paket yollar. ona aşkını ilan ettiği bir video çektikten sonra intahar eder. ricardo lopez isimli bu adam ve yaptıkları björk'ü çok derinden etkiler ve sonucunda böyle bir şarkı ortaya çıkar. klibinde ise; birbiriyle sevişen iki kadın robot izlenir. björk klipleri zaten başlı başına ayrı bir başlıkta inceleyeceğim sanat eserleridir.
bachelorette: (bkz: müslüm gürses) tarafından coverlanmış björk şarkısıdır. (bkz: aşk tesadüfleri sever) filminin soundtracklerinde filmle aynı ismi taşıyan şarkı; bu şarkının coverıdır. sözleri tuna kiremitçi tarafından yazılan kötü bir coverdır kanımca. klibi kısa film tadındadır. björk'ün bana göre en güzel şarkılarındandır.
albümden sonra björk; danimarkalı yönetmen (bkz: lars von trier)'in müzikal drama filmi (bkz: dancer in the dark) filminde başrol oynamış ve cannes film festivalinde ödül kazanmıştır.
vespertine: geldik björk'ün en sevdiğim albümüne. aslında ayrım yapamam, her albümünü çok seviyorum ama kış sever bir insan olarak; dünya üzerinde kış mevsimine en çok yakışan björk albümüdür. zaten björk'te bunu bir kış albümü olarak betimler. 2001 yılında yayınlanmıştır. albümün en sıkı şarkıları:
hidden place
cocoon
pagan poetry: böyle bir güzellik hakkında söyleyebileceğim çok şey var. ama kelimelere dökemiyorum. şarkının klibinde; bazı karelerde björk'ün sevişme görüntüleri görünebilir. çok güzeldir çok.
sun in my mouth.
yukarıdaki dört şarkı haricinde; it's not up to you, unison gibi şarkılar da benim kişisel favorilerimdendir.
bu albümden sonra björk'ün ingiltere kraliyet opera salonunda verdiği senfonik konser de ayrıca güzeldir, izlenmelidir. björk'ün ne denli bir manyak olduğunu görebilirsiniz. çıplak ayakla çıktığı konser de kimi zaman çocuklar gibi koştururken kimi zaman ağlama noktasına geldiğini gözlemlemek mümkün. bu konserde kraliyet senfoni orkestrası, arp sanatçısı zeena parkins(o da ayrı bir bebek), greenland korosu, simon lee ve matmus kendisine eşlik etmiştir. görüntülerdeki enstrüman çeşitliliği ve müziği ulaştırdıkları nokta şok edicidir. özeldir.
medulla: 2004 yılında çıkan björk albümü. björk yine başka başka şeyler denemiştir bu albümde. albümde enstrüman kullanımı oldukça azdır. genel olarak insan sesleri, bilgisayar ile oynanarak, değiştirilerek oluşturulmuştur müzikler. bu albüm sonrasında; atina olimpiyatlarının açılışında sahne alacak kadar kendini kabul ettirmiş bir björk görürüz. deli, değişik bir albümdür. albümdeki sıkı şarkılar;
oceania: okyanuslara adanmış bir şarkıdır. hayatın başladığı, annemiz okyanuslardan insanlığa yazılmış bir şarkıdır. terlerimiz tuzludur, sebebi okyanus annemizdir.. atina olimpiyatlarının açılışında perform edilen şarkıdır. o performans ayrıca izlenmelidir.
triumph of a heart: kedi severler ekran başına. ayrıca bahsettiğim insan sesleri mevzuu bu klipte rahatça gözükür. eğlenceli bir dans şarkısıdır.
who is it:
where is the line: çatır çatır elektronik beatler, björk vokali ve arkadaki koronun ses efektleri ile bünye sarsan, dumura uğratan bir şarkı. yine çok ilginç bir klibe sahip. ama artık björk kliplerine ilginç demicem. ayrı bir başlıkta başka zaman inceleyeceğim.
volta: 2007 yılında çıkan björk albümü. björk'ün politik yönünü yansıtmaya başladığı bir albüm. albümün sıkı şarkıları:
earth intruders
declare independece: björk'ün en politik şarkısı. kosova ve tibet'e adanmıştır bizzatihi björk tarafından. hatta çin'deki bir konser sonrası tibet tibet diye çığırdığı rivayet edilir.
hope: şarkının stüdyo kayıtlarında ve konser versiyonlarında kendisine malili sanatçı toumani diabaté yerel bir enstrümanla kendisine eşlik eder. şarkı timbaland tarafından yazılmıştır.
biophilia: dünyanın ilk aplikasyon albümüdür. biophilia kelime anlamı olarak doğaya duyulan sevgi, tutku anlamına gelir. albümdeki her şarkı başlı başına bir konsept ve oyunlar taşır, yayınlanan aplikasyon ile bu konseptler arası geçişler oldukça ilginç bir şekilde yaşanabilir. björk'ün doğaya adadığı bir albümdür. albümden sıkı şarkılar:
crystalline: sakin başlayan fakat son bölümünde çığrından çıkan çılgın bir björk şarkısı. daha sonra bu albümün remixlerinin yer aldığı remix albüm bastards'ta suriyeli yerel sanatçı (bkz: omar souleyman) tarafından remixlenmiştir. bu remix'in kayıtları istanbul'da yapılır. ve şarkı bildiğiniz bizim oyun havaları tadındadır. omar souleyman'ı dünyaca meşhur eden isim björk'tür. teklif bizzat björk tarafından omar souleyman'a iletilmiştir.
oturmaya mı geldik ülen?
mutual core
cosmogony tertemiz bir ses, tertemiz bir hüzün şarkısı. heaven telafuzundaki tatlılığa bakar mısınız :)
vulnicura: björk'ün çocuklarının babasından ayrıldıktan sonra yaktığı ağıt. ağır bir albümdür. yaylılar ve elektronik öğeler ustaca kullanılmıştır. sıkı şarkılar:
stonemilker: dünyanın ilk 360 derece klibi. klip videosunda yer alan ok tuşları ile klibin çekildiği yeri; izlanda'nın ünlü siyah kumlu plajını 360 derece izleyebiliyorsunuz. ister björk'ü takip edin, ister plajda gezinen. ayrıca yürek dağlayan bir şarkı olduğunu da belirtmeliyim. boşandığı eşi ve çocuklarının babası için yazdığını okumuştum sanki.
family
lionsong
black lake
2017'de çıkan (bkz: utopia) ve 2019'da çıkan (bkz: cornucopia) albümlerini tam olarak dinleyemedim açıkçası. dinledikten sonra onları da yazarım. björk'ün bu müzikal yolculuğunda bahsedebileceğimiz çok çok daha fazla nokta var. konserleri, röportajları, hayata ve dünyaya bakışı, her şarkısında yatan başka başka hikayeler, dünyanında dört bir yanından müzisyenler ile çalışması, değişik kültürlere olan hayranlığı (hector zazou, omar souleyman, toumani diabaté, arca, timbaland vb gibi), klipleri, sinema filmi, izlanda ile olan gönül bağı gibi. hepsini başka zamanlarda irdelemeye çalışacağım. björk; çok özel bir sese, bu dünyadan olmayan bir müzik dehasına ve ilginç bir ruh haline sahip; müzik tarihine yön vermiş bir kadın. konuşulacak çok şey var hakkında ama yoruldum, bitireyim şimdilik. buraya kadar okuyanlara teşekkür ve bir sürpriz ile bitireyim. yazım hataları vs olduysa belirtin, özür şimdiden.
some of the "björkest" moments :)
björk: björk'ün 12 yaşında çıkardığı ilk albümü. aslen bir çocuk albümü olsa da; björk bu albümde sesi ve flüt çalarak yer almıştır. albüm; izlanda halk şarkıları ve bir kaç cover parçadan oluşmaktadır. björk'ün izlanda içinde tanınmasını sağlamıştır. önemli parçaları;
álfur út úr hól: beatles'ın the fool on the hill şarkısının izlanda diline çevrilmiş bir versiyonudur. şarkıdaki flütler çok çok güzeldir. gece ninni niyetine dinlenebilir.
arabadrengurinn
búkolla : stevie wonder'ın your kiss is sweet şarkısının coverıdır.
bu albümden sonra; gençlik yıllarında tappi tikkaras ve sugarcubes isimli iki ayrı grupta yer alan björk; bu gruplarda punk-rock, rock, grunge benzeri çalışmalar ile bilinirliğini iyice arttırmıştır. bunları şimdilik geçiyorum. biz solo albümlerle devam edelim.
gling-glo: 1990 yılında; sadece izlanda'da satışa çıkan björk'ün jazz albümü. albümde kendisine guðmundar ıngólfssona triosu eşlik etmiştir. şarkılar davul, piyano ve kontrabass üçlüsü ile kaydedilmiştir. albümün tamamı şu linkten dinlenebilir.
gling glo, kata rokkar, pabbi minn, bella símamær, það sést ekki sætari mey, í dansi með þér (sway coverıdır) albümün en güzel parçaları olarak öne çıkar. björk bu albümde; sadece sıradan bir rock solisti olmadığını anlamak için iyi bir albümdür. albüm boyunca pek çok değişik vokal stili kullanmıştır. björk'ün eşsiz gırtlak gücünü tanımaya başladığımız ilk albümdür.
gelelim björk'ün ilk gerçek solo albümü olarak bilinen, onu dünyaya tanıtan albüme.
debut: 1993 yılında yayınlanmıştır. kayıtları ingiltere'de yapılmıştır. björk'ün tarzı bu albümde birazcık trip-hop, elektronik ve pop müziğe kaymıştır ama jazz esintileri de rahatlıkla gözlemlenebilir. björk'ün daha sonraki yıllarda sahip olacağı (bkz: avant-garde) tarzın ilk adımları duyulur.
albümden çıkan human behaviour, venus as a boy (leon filminde soundtrack olarak kullanılmıştır), crying, big time sensuality ve play dead isimli şarkılar çok ses getirdi. abd ve avrupa listelerinde üst sıralara oynayan björk; ilk uluslararası ödüllerini bu albümle aldı. albümün en can alıcı şarkıları;
human behaviour klibi izlenmelidir, güzeldir.
venus as a boy: aşık bir kadının sevgilisine yazdığı bir şarkıdır. leon filminde mathilda'nın bitkisi ile göründüğü son sahnede çalar, film ile çok uyumludur. ayrıca klibi; ülkemizde (bkz: nil karaibrahimgil) tarafından apartılmıştır. kek şarkısının klibi birebir bu klipten apartılmıştır. klipleri izleyenler anlayacaktır ne demek istediğimi.
play dead: albümün en karanlık, en depresif şarkısı. ölüyü oynuyorum bu acı hissetmeyi durduruyor gibi efsane bir cümle içerir. young americans isimli bir filmde kullanılmıştır.
post: 1995 yılında çıkan björk albümüdür. björk'ün iyiden iyiye elektronik müziğe kaydığı, daha karanlık bir sound tercih ettiği bir albümdür. kanımca en iyi björk albümlerinden biridir. ilk albümde çizilen utangaç, aşık kadın imajı bu albümde değişerek daha feminen, daha cesur ve ne istediğini bilen bir kadın imajı çizildi. björk bu albümde önceki tarzını ve stilini değiştirerek tamamen yeni bir şey denemeye başlamıştı. albümün en sıkı parçaları:
army of me
hyperballad: intiharı düşünen bir kadın anlatılır şarkıda. her gün kayalıklara gider, atlamak ister. aşağıya bir şeyler yuvarlar ve vazgeçer. bestesi mutlu ve umutlu gibiyken aslında epey karanlık sözlere sahiptir bu şarkı.
possibly maybe: björk'ün en depresif şarkılarından biridir. klibinde kah karpuz yalarken kah süt banyosu yapar björk ablamız. björk tarafından; yazdığım ilk mutsuz şarkı olarak nitelendirilir ki aslında bence çok ilginçtir. play dead, crying gibi şarkılar varken bunu bu şekilde adlandırılması. ilginç bir kadın bu björk. neyse; kalbi kırık bir aşkı anlatır şarkı. şarkının müziği daha sonra pek çok sanatçı tarafından sample olarak kullanılmıştır.
it's oh so quiet: müzikallere ilgisi olduğunu bildiğimiz björk'ün; müzikalleri andıran bir klip çektiği, albümün belki de en neşeli şarkısıdır. björk'ün çığlıkları insanı mest eder.
ayrıca bu albümdeki şarkıların remixlerinden oluşan (bkz: telegram) isimli albüm, post'tan bir sene sonra yayınlanmıştır.
homogenic: 1997 yılında çıkmıştır. björk'ün avant-garde müzik tarzının iyice oturduğu albümdür. tarzı ve müziği değişmiş fakat; bu değişim beceriksizlikten değil; björk'ün sürekli arayan, sorgulayan kimliğinden kaynaklanmaktadır. albüm kartonetinde japon kimonosu ile arzı endam eden björk; deneysel müzik dünyasındaki yerini iyice sağlamlaştırmıştır. yaylı enstrümanların sık kullanıldığı bir albümdür. albümün en sıkı parçaları:
joga: björk'ün anavatanı izlanda ve en yakın arkadaşı için yazdığı parçadır. björk'ün vokali ve yaylılar; şarkıyı inanılmaz etkileyici yapmıştır. yüreklere dokunan bir şarkıdır.
all is full of love: björk'e hayran biri; ona içinde bomba olan bir paket yollar. ona aşkını ilan ettiği bir video çektikten sonra intahar eder. ricardo lopez isimli bu adam ve yaptıkları björk'ü çok derinden etkiler ve sonucunda böyle bir şarkı ortaya çıkar. klibinde ise; birbiriyle sevişen iki kadın robot izlenir. björk klipleri zaten başlı başına ayrı bir başlıkta inceleyeceğim sanat eserleridir.
bachelorette: (bkz: müslüm gürses) tarafından coverlanmış björk şarkısıdır. (bkz: aşk tesadüfleri sever) filminin soundtracklerinde filmle aynı ismi taşıyan şarkı; bu şarkının coverıdır. sözleri tuna kiremitçi tarafından yazılan kötü bir coverdır kanımca. klibi kısa film tadındadır. björk'ün bana göre en güzel şarkılarındandır.
albümden sonra björk; danimarkalı yönetmen (bkz: lars von trier)'in müzikal drama filmi (bkz: dancer in the dark) filminde başrol oynamış ve cannes film festivalinde ödül kazanmıştır.
vespertine: geldik björk'ün en sevdiğim albümüne. aslında ayrım yapamam, her albümünü çok seviyorum ama kış sever bir insan olarak; dünya üzerinde kış mevsimine en çok yakışan björk albümüdür. zaten björk'te bunu bir kış albümü olarak betimler. 2001 yılında yayınlanmıştır. albümün en sıkı şarkıları:
hidden place
cocoon
pagan poetry: böyle bir güzellik hakkında söyleyebileceğim çok şey var. ama kelimelere dökemiyorum. şarkının klibinde; bazı karelerde björk'ün sevişme görüntüleri görünebilir. çok güzeldir çok.
sun in my mouth.
yukarıdaki dört şarkı haricinde; it's not up to you, unison gibi şarkılar da benim kişisel favorilerimdendir.
bu albümden sonra björk'ün ingiltere kraliyet opera salonunda verdiği senfonik konser de ayrıca güzeldir, izlenmelidir. björk'ün ne denli bir manyak olduğunu görebilirsiniz. çıplak ayakla çıktığı konser de kimi zaman çocuklar gibi koştururken kimi zaman ağlama noktasına geldiğini gözlemlemek mümkün. bu konserde kraliyet senfoni orkestrası, arp sanatçısı zeena parkins(o da ayrı bir bebek), greenland korosu, simon lee ve matmus kendisine eşlik etmiştir. görüntülerdeki enstrüman çeşitliliği ve müziği ulaştırdıkları nokta şok edicidir. özeldir.
medulla: 2004 yılında çıkan björk albümü. björk yine başka başka şeyler denemiştir bu albümde. albümde enstrüman kullanımı oldukça azdır. genel olarak insan sesleri, bilgisayar ile oynanarak, değiştirilerek oluşturulmuştur müzikler. bu albüm sonrasında; atina olimpiyatlarının açılışında sahne alacak kadar kendini kabul ettirmiş bir björk görürüz. deli, değişik bir albümdür. albümdeki sıkı şarkılar;
oceania: okyanuslara adanmış bir şarkıdır. hayatın başladığı, annemiz okyanuslardan insanlığa yazılmış bir şarkıdır. terlerimiz tuzludur, sebebi okyanus annemizdir.. atina olimpiyatlarının açılışında perform edilen şarkıdır. o performans ayrıca izlenmelidir.
triumph of a heart: kedi severler ekran başına. ayrıca bahsettiğim insan sesleri mevzuu bu klipte rahatça gözükür. eğlenceli bir dans şarkısıdır.
who is it:
where is the line: çatır çatır elektronik beatler, björk vokali ve arkadaki koronun ses efektleri ile bünye sarsan, dumura uğratan bir şarkı. yine çok ilginç bir klibe sahip. ama artık björk kliplerine ilginç demicem. ayrı bir başlıkta başka zaman inceleyeceğim.
volta: 2007 yılında çıkan björk albümü. björk'ün politik yönünü yansıtmaya başladığı bir albüm. albümün sıkı şarkıları:
earth intruders
declare independece: björk'ün en politik şarkısı. kosova ve tibet'e adanmıştır bizzatihi björk tarafından. hatta çin'deki bir konser sonrası tibet tibet diye çığırdığı rivayet edilir.
hope: şarkının stüdyo kayıtlarında ve konser versiyonlarında kendisine malili sanatçı toumani diabaté yerel bir enstrümanla kendisine eşlik eder. şarkı timbaland tarafından yazılmıştır.
biophilia: dünyanın ilk aplikasyon albümüdür. biophilia kelime anlamı olarak doğaya duyulan sevgi, tutku anlamına gelir. albümdeki her şarkı başlı başına bir konsept ve oyunlar taşır, yayınlanan aplikasyon ile bu konseptler arası geçişler oldukça ilginç bir şekilde yaşanabilir. björk'ün doğaya adadığı bir albümdür. albümden sıkı şarkılar:
crystalline: sakin başlayan fakat son bölümünde çığrından çıkan çılgın bir björk şarkısı. daha sonra bu albümün remixlerinin yer aldığı remix albüm bastards'ta suriyeli yerel sanatçı (bkz: omar souleyman) tarafından remixlenmiştir. bu remix'in kayıtları istanbul'da yapılır. ve şarkı bildiğiniz bizim oyun havaları tadındadır. omar souleyman'ı dünyaca meşhur eden isim björk'tür. teklif bizzat björk tarafından omar souleyman'a iletilmiştir.
oturmaya mı geldik ülen?
mutual core
cosmogony tertemiz bir ses, tertemiz bir hüzün şarkısı. heaven telafuzundaki tatlılığa bakar mısınız :)
vulnicura: björk'ün çocuklarının babasından ayrıldıktan sonra yaktığı ağıt. ağır bir albümdür. yaylılar ve elektronik öğeler ustaca kullanılmıştır. sıkı şarkılar:
stonemilker: dünyanın ilk 360 derece klibi. klip videosunda yer alan ok tuşları ile klibin çekildiği yeri; izlanda'nın ünlü siyah kumlu plajını 360 derece izleyebiliyorsunuz. ister björk'ü takip edin, ister plajda gezinen. ayrıca yürek dağlayan bir şarkı olduğunu da belirtmeliyim. boşandığı eşi ve çocuklarının babası için yazdığını okumuştum sanki.
family
lionsong
black lake
2017'de çıkan (bkz: utopia) ve 2019'da çıkan (bkz: cornucopia) albümlerini tam olarak dinleyemedim açıkçası. dinledikten sonra onları da yazarım. björk'ün bu müzikal yolculuğunda bahsedebileceğimiz çok çok daha fazla nokta var. konserleri, röportajları, hayata ve dünyaya bakışı, her şarkısında yatan başka başka hikayeler, dünyanında dört bir yanından müzisyenler ile çalışması, değişik kültürlere olan hayranlığı (hector zazou, omar souleyman, toumani diabaté, arca, timbaland vb gibi), klipleri, sinema filmi, izlanda ile olan gönül bağı gibi. hepsini başka zamanlarda irdelemeye çalışacağım. björk; çok özel bir sese, bu dünyadan olmayan bir müzik dehasına ve ilginç bir ruh haline sahip; müzik tarihine yön vermiş bir kadın. konuşulacak çok şey var hakkında ama yoruldum, bitireyim şimdilik. buraya kadar okuyanlara teşekkür ve bir sürpriz ile bitireyim. yazım hataları vs olduysa belirtin, özür şimdiden.
some of the "björkest" moments :)
devamını gör...
kronik kitap
birkaç yıldır imza attıkları kaliteli yayınlarla (özellikle de tarih yayınlarıyla) adını duyuran, her ay genişlettikleri kataloglarına özenle baktıran, sahip olduğu vizyonla hayran bırakan yayınevi. çok mühim hocaların çok mühim eserlerini yayımlamakla kalmıyor, uzun zamandır yeni baskısı yapılmayan eski kitapları yeniden basıyor ya da yabancı dilde yazılmış önemli eserleri dilimize kazandırıyorlar mesela.
kendilerini internet sitelerinde şöyle açıklamışlar: "kronik kitap olarak ülkemizin kültür yayıncılığına yepyeni bir soluk getirmek amacıyla 2016 sonbaharında yayın hayatına başladık. içeriklerinden kapak tasarımlarına, baskı kalitesinden sosyal medya iletişimine dek komple bir yayıncılığı hedefledik ve kısa denebilecek bir sürede türk yayıncılığının çıtasını yükselttik."
herhalde daha fazla katılamazdım son cümledeki öz övgülerine.
kendilerini internet sitelerinde şöyle açıklamışlar: "kronik kitap olarak ülkemizin kültür yayıncılığına yepyeni bir soluk getirmek amacıyla 2016 sonbaharında yayın hayatına başladık. içeriklerinden kapak tasarımlarına, baskı kalitesinden sosyal medya iletişimine dek komple bir yayıncılığı hedefledik ve kısa denebilecek bir sürede türk yayıncılığının çıtasını yükselttik."
herhalde daha fazla katılamazdım son cümledeki öz övgülerine.
devamını gör...
normal sözlük'e geri dönmek
mekanın sahibi geldi gibi klişe ve hoş olmayan bir cümle ile taçlandırdığım durum. şimdi başlıklar düşünsün.
devamını gör...
ağlamamak için kendini zor tutmak
tutamayanlardanım, nerde kiminle olduğum farketmez oturup ağlarım.
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
bugün, sokağa çıkma yasağına hazırlık yapma kapsamında 15 adet bira stokladım. çok mutluyum.
devamını gör...
haftada 4 gün çalışma denemesinin başarıyla sonuçlanması
araştırmacılar, izlanda'da yapılan ve dünyanın şimdiye kadarki en büyük haftada 4 gün çalışma denemesinin büyük başarıyla sonuçlandığını ve ingiltere'de de test edilmesi gerektiğini belirtti.

izlanda'da yapılan bir araştırma kapsamında, ülkenin çalışan nüfusunun yüzde 1'inden fazlası, toplam ücrette herhangi bir azalma olmadan haftalık çalışma süresini 35-36 saate indiren pilot programa katıldı.
uygulama, işçiler, ofis çalışanları, hastane ve sosyal hizmetler çalışanları dahil iş yerleri ve standart olmayan vardiya düzenlerinde 09.00-17.00 saatlerinde çalışan farklı gruplardan oluşturuldu.
haftada 4 günü kapsayan çalışma denemesinin ardından izlanda'daki sürdürülebilirlik ve demokrasi derneği (alda) ve ingiltere'deki autonomy adlı düşünce kuruluşlarının yayımladığı ortak analiz, 2015'ten 2019'a kadar süren ve 2 bin 500'den fazla kişinin katıldığı denemelerin üretkenliği ve refahı artırdığını ortaya koydu.
denemeye katılan işçilerin refahının bir dizi göstergede önemli ölçüde iyileştiği, stres ve tükenmişliğin yanı sıra sağlık, iş ve yaşam dengesinin hemen hemen pilot programa katılan tüm gruplarda önemli ölçüde iyileştiğini gösterdi.
öte yandan, araştırmacılar, denemeye dahil edilen iş yerlerinin çoğunda üretkenlik ve hizmet sunumunun aynı kaldığını veya iyileştiğini gözlemledi.
buradan
devamını gör...
yazar engellemek
bir yazarın profiline girilerek yapılabilecek işlemdir. tanımlar, başlıklar ve ondan gelecek mesajları engellemek. ilgili engelleme yazan seçeneğe tıklayıp engelle yapılması yeterlidir.

ilgili engelleme yazısına tıklayıp ''engelle'' seçeneğini işaretlenmelidir.
her başlığın sağında, zil ve dur işaretleri olan bir sembol vardır.

bu butona tıklayıp ''başlığı engelle'' butonuna basarak ilgili başlık engellenebilir.

ilgili engelleme yazısına tıklayıp ''engelle'' seçeneğini işaretlenmelidir.
her başlığın sağında, zil ve dur işaretleri olan bir sembol vardır.

bu butona tıklayıp ''başlığı engelle'' butonuna basarak ilgili başlık engellenebilir.
devamını gör...
çanakkale savaşı
çanakkale geçilmez, sözünü tüm dünyaya kabul ettirdiğimiz zaferle sonuçlanmış; kara ve deniz savaşlarıdır.
mermilerin havada çarpıştığı, hatta çanakkale tabyalarında da bu hatıranın sergilendiği savaşta, şehit değil kayıp sayısı iki yüz elli bin civarındadır. savaşta kayıp ise şehit, asker kaçağı, esir ve kayıp kişileri de kapsamaktadır.
çanakkale'de annemin dedesi şehit olmuş, babamın dedesi ise esir düşüp 7 yıl boyunca ingiliz esaretinde kalmış olduğu için benim için anlamı da çok farklıdır.
mermilerin havada çarpıştığı, hatta çanakkale tabyalarında da bu hatıranın sergilendiği savaşta, şehit değil kayıp sayısı iki yüz elli bin civarındadır. savaşta kayıp ise şehit, asker kaçağı, esir ve kayıp kişileri de kapsamaktadır.
çanakkale'de annemin dedesi şehit olmuş, babamın dedesi ise esir düşüp 7 yıl boyunca ingiliz esaretinde kalmış olduğu için benim için anlamı da çok farklıdır.
devamını gör...
bir kadına çirkinsin demek
kalp kırıcı bir durum. erkekler için güç neyse kadınlar için de güzellik odur. bir erkeğe sümsük, ezik demekle eşdeğerdir.
güzellik algısı, adı üstüne "algı" olduğundan mütevellit kişiden kişiye değişir ve birinin bir kadına çirkinsin demesi aslında o kadın için önemli olmamalıdır ama ne olursa olsun yaralar. yaralıyor emenike.
kadınlar olarak güzelliğe tapıyoruz. her kadın güzel olmak ister. sizin güzellik kriterlerinize uymayan bir kadına çirkinsin demek patavatsızlığın daniskasıdır. dürüstlük mıçmak değildir. bazı kadınlar vardır yüksek egoları artık sizi rahatsız etmeye başlar. bu durumda bile yine de çirkinsin dememek naziklik ve görgü göstergesidir. koşarak uzaklaş emenike ne zorluyorsun, değil mi ama?
güzellik algısı, adı üstüne "algı" olduğundan mütevellit kişiden kişiye değişir ve birinin bir kadına çirkinsin demesi aslında o kadın için önemli olmamalıdır ama ne olursa olsun yaralar. yaralıyor emenike.
kadınlar olarak güzelliğe tapıyoruz. her kadın güzel olmak ister. sizin güzellik kriterlerinize uymayan bir kadına çirkinsin demek patavatsızlığın daniskasıdır. dürüstlük mıçmak değildir. bazı kadınlar vardır yüksek egoları artık sizi rahatsız etmeye başlar. bu durumda bile yine de çirkinsin dememek naziklik ve görgü göstergesidir. koşarak uzaklaş emenike ne zorluyorsun, değil mi ama?
devamını gör...
yoldaş bakkal rozet önerileri
türkan şoray, frida kahlo (çok satar sanki)*, audrey hepburn, kemal sunal, burhan altıntop, john lennon, the beatles, freddie mercury ilk aklıma gelenlerdir.
devamını gör...
sinirden gülmek
önce gülmek ve ardından ağlamak şeklinde tezahur edecek olay.
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
bu nasıl bi sözlüktür ya hu?! etinden sütünden her türlü faydalanmak tabirini sözlükte sonuna kadar hissediyorum*.
kafa sözlük kulüpleri oyun kulübü olarak yayın odalarımızın birinde her beraber toplanıp hem oyun oynayıp/oynayanları izleyip hem de bir yandan beraberce dinlediğimiz radyo yayınıdır.
oldukça kaliteli şarkılar ve güzel bi sohbet dinleyeceğimizden eminim.
hayde o vakit, iyi yayınlar sayın yazarımız ve yayıncımız makinist.
kafa sözlük kulüpleri oyun kulübü olarak yayın odalarımızın birinde her beraber toplanıp hem oyun oynayıp/oynayanları izleyip hem de bir yandan beraberce dinlediğimiz radyo yayınıdır.
oldukça kaliteli şarkılar ve güzel bi sohbet dinleyeceğimizden eminim.
hayde o vakit, iyi yayınlar sayın yazarımız ve yayıncımız makinist.
devamını gör...
kürtaj
hiçbir doğum kontrol yönteminin yüzde yüz koruma sağlamadığını bilmeyen kuş kafalıların, savunanları kuş kafalı olmakla itham ettiği bir cerrahi müdahale.
elbette her zaman öncelikli yapılması gereken korunmaktır ancak bunun işe yaramadığı zamanlarda ya da siz akıl edemeseniz de cinsel suç mağduru kadınlarda kürtaj en doğal haktır hatta ve hatta bir gerekliliktir. tüm bunlar olmasa bile, keyfekeder bir hayat sürüp sonunu düşünmeden ilişkiye giren bir kadından da bilinçli anne çıkması zor bir ihtimaldir. bir bebeğin istenmeyen anda, hazır olunmayan zamanda, bilinçsiz bireylerin avucuna bırakılmasının acısını günümüzün geri kafalı yahut psikopat insanlarında çok net gözlemleyebilirsiniz.
erkek olunca atıp tutmak kolay oluyordur eminim.
elbette her zaman öncelikli yapılması gereken korunmaktır ancak bunun işe yaramadığı zamanlarda ya da siz akıl edemeseniz de cinsel suç mağduru kadınlarda kürtaj en doğal haktır hatta ve hatta bir gerekliliktir. tüm bunlar olmasa bile, keyfekeder bir hayat sürüp sonunu düşünmeden ilişkiye giren bir kadından da bilinçli anne çıkması zor bir ihtimaldir. bir bebeğin istenmeyen anda, hazır olunmayan zamanda, bilinçsiz bireylerin avucuna bırakılmasının acısını günümüzün geri kafalı yahut psikopat insanlarında çok net gözlemleyebilirsiniz.
erkek olunca atıp tutmak kolay oluyordur eminim.
devamını gör...
madalyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
(bkz: onlar konuşur iko belediyesi yapar)
güle oynaya toplayın efendim madalyalarınızı. biz de zevkle okuyalım madalyalı tanımlarınızı.
madalyalı yazarlar
güle oynaya toplayın efendim madalyalarınızı. biz de zevkle okuyalım madalyalı tanımlarınızı.
madalyalı yazarlar
devamını gör...
