yavuz çetin - yaşamak istemem
devamını gör...

birkaç entrysini gördükten sonra kendisinden hiç hoşlanmadığımı fark ettiğim yazar kişisi (!). keşke hiç gelmeseymiş.
devamını gör...

(bkz: so what)

troll denemesi ama olmamış. yapma sen.
devamını gör...

devlettir

devlet'i kutsal bir varlık olarak düşünmek önce birey olarak kendine sonra da gelecek nesillere yapılacak en büyük yanlıştır. devlet size beş karış suratla hizmet verdiğinde şikayet ettiğiniz memurdur, bugün git yarın geldir, politikaları nedeniyle aç kalmanız, haksız yaptırımları yüzünden ölmenizdir, başka bir şey değil. bunlara sebebiyet veren de yine sizsinizdir, kompleks bürokrasi içinde toplum olarak (birey olarak bir hiçsiniz) yanlışları düzeltmezseniz bu devasa organizma sizi böcek gibi ezmeye devam edecektir. yanlış anlaşılmasın, genel ortalama bir ülke'de (ki şu an rusya'da bile halk devletini hizaya getirmeye çalışıyor) bunu yapmanın her ne kadar agresif yöntemleri olsa da, buna gerek kalmadan gayet barışçıl yöntemlerle de hizaya getirebilirsiniz, bunun için yapmanız gereken örgütlenmektir (kulağınıza öyle geliyor ancak örgütlenmek sadece komünist bağlamda bir kavram değildir, adıyaman pınarlı köyü yardımlaşma derneğine kaydolmakta örgütlenmek olabilir, nahiftir ama örgütlenme olarak sayılabilir *gülücük*)
devamını gör...

denize girmek.
devamını gör...

1. dinlemeyenler
2. dinlese de anlamayanlar.
3. kabul edemeyenler.
4. hep haklı olanlar.
devamını gör...

giriş cümlesi bulamadığım için yıllardır beynimin kenarında tozlanıp kalmış mükemmel kurgularım var benim..
devamını gör...

umarım artık insanların hakkında ne düşündüğünü kafana takmayı bırakmışsındır.
umarım hala kitap okuyorsundur.
umarım sevdiğin insan hala yanındadır.
devamını gör...

'olaya fransızım' şeklinde yorum yaparak her türlü seviyemi belirttiğim başlık.*
devamını gör...

kelebek ve martı dövmesi olan kadınlar seviştim ben, heeey bana bakın ben seviştiiiiim hahahayt mı diyorlar yani? inanın bunu sözlüklerden duydum. bu bana çok saçma ve biraz da kadını damgalayan bir şeymiş gibi geldi.

sevişip bu dövmeleri yaptıran vardır muhakkak ancak bu dövmeleri olan kadınların seks kölesi olduklarını düşünmek, böyle bir damgalama tuhaf.

ulan ben omzuma kelebek dövmesi yaptıracaktım vazgeçtim.
devamını gör...

dinlemeyi sevdiğim podcast, kısa film yayıncısı.
devamını gör...

sinir krizleri geçirmeye başladığım günlerdir. yok yok öyle birşey yok herşey yolunda gidiyor. netlerim her geçen gün artıyor. biraz daha çalışırsam bir denemeyi fulleyebilirim. yarışmacı arkadaşlara başarılar çalışmalarında kolaylıklar dilerim.
devamını gör...

tuz ile gargara'nın epey işe yaradığını daha önce gözlemlemiş biri olarak önerebilirim.
devamını gör...

tüm bilimlerin özünü oluşturan bir alandır.
devamını gör...

ilginç yorumlarıyla yüzümüzü gülümseten, çiçeği burnunda olan yazar. çiçeklerden taç yapalım saçlarına. hoşgeldinn..
devamını gör...

kişi okuduğunu unutur zaten, bu çok normal ama kitabın başındaki insan ile sonundaki insan, aynı insan değildir artık. kesin bunu da bir yerde okumuşumdur ama nerede okuduğumu hatırlamıyorum.
devamını gör...

bir arkadaşımın doğum hikayesini anlatırken duyduğu mutluluk ve gözlerindeki ışıltı. evlat sevgisi bu olsa gerek. o kadar acı çekmesine rağmen, büyük bir mutlulukla anlatması sahte olamaz sanırım.
devamını gör...

aulos, köklerini asya'dan aldığı düşünülen eski bir yunan üflemeli çalgısıdır. fenikeliler, sümerler hatta hititler ve frigler için bu çalgıdan bahsedilir. sesi; içe işleyen, zapt edilemez, heyecan verici olarak tanımlanan aulos pratikte iki flüte benzetilebilir. farklı türleri olan bu müzik aletinden sesin gür ve kuvvetli çıktığı söylenir ki bu özelliği sebebi ile insan sesini gölgelediği için nazaran daha nazik sesli lir ve sevilen kithara karşısında hoş karşılanmamıştır.

özellikle tanrı dionysos (veya dionysus)'u temsil eder. ona yapılan ibadetlerde hayranları tarafından kullanılan aulos aynı şekilde yemeklerde, içki partilerinde, olimpiyat oyunlarında, ölümlerde ve doğumlarda, festivallerde ve tiyatrolarda kullanılırdı. çeşitli malzemelerden yapılan aulos için zamanla aynı anda birden çok deliği kapatabilmek için yüzükler geliştirildi ve kullanıldı. sesi ile hayran bırakan aulos'un hikayesi ise mitoloji ile iç içe bir hikaye:

zamanında athena bir kemik üzerine delikler açarak aulos'u icat etmiştir. (başka kaynaklarda da mucit direkt olarak marsias denir.) athena olimpos'ta tanrıları ve tanrıçaları eğlendirirken hera ve afrodit, athena ile dalga geçerler ve athena oradan uzaklaşarak bir dağa gider. müzik aletini çaldığı sırada sudaki yansımasına bakar ve şişen yanaklarını, çirkinleşen yüzünü fark ederek aleti uzağa fırlatır ve ona lanetler okuyarak, onu bulan kişinin beladan kurtulmamasını söyler.

tüm bunlardan habersiz satir marsias aulos'u bulur ve sesine hayran olarak başlar çalmaya. çaldıkça, gelişen ve ünlenen marsias çok güzel ezgiler çıkarmaya başlar. ünü tanrı apollon'a kadar gider ve müziğe düşkünlüğü bilinen ve lir çalması ile ünlü apollon kıskanarak onu bir yarışa davet eder. yenen, yenilene istediği cezayı verebilecektir.

tmolos (bozdağ) dağında yapılacak yarışmada midas başkanlığında üç jüri vardır. ilk yarışmadan bir sonuç çıkmaz. marsias, tanrıdan aşağı kalmayacak bir performans sergiler. tanrının cezalandırılmasından korkan jürilere karşın midas, iki puanlık oyunu marsias'tan yana kullanır. apollon beraberlikten haz etmez ve lirini ters çevirerek çalar; marsias'tan da aynısını bekler fakat üflemeli bir çalgı olan aulos için bu mümkün değildir. marsias yenilir.

başka bir efsaneye göre de apollon lirini çalarken şarkı söylemeye başlar. marsias'tan da bunu yapmasını ister. marsias yarışmanın müzik aletlerini karşılaştığını, sesin bunu etkilememesi gerektiğini söyler fakat jürinin mantıklı bulduğu açıklama apollon'dan gelir: aulos üflemeli bir çalgıdır yani marsias nefesi ile birlikte sesini de kullanmaktadır. marsias bunun üzerine aulos'u çalarken şarkı söylemeyi dener ve başarısız olur.

tanrı apollon, midas'ın oyunu marsias'tan yana kullanmasına çok kızarak onun iyi işitmediğini ve insan kulaklarını hak etmediğini söyler ve midas'ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirir. marsias'ı ise bir kayalık üzerindeki zeytin ağacına astırarak derisini yüzerek öldürtür.

kayaların, marsias'ın ölümüne üzülerek ağlamasından dolayı suçıkan kayalıklarının oluştuğu söylenir. bir başka rivayette de sanat perileri marsias'ın ölümüne o kadar çok ağlar ki marsias ırmağı (günümüzde çine çayı olduğu söylenir.) meydana gelmiştir. apollon'un yaptığından pişman olduğu ve marsias'ı bir ırmak haline getirdiği de söylenir.

marsias'ın kardeşi babys'in de kaval çaldığı fakat onun çaldığının tek borulu, ilkel bir kaval olmasından dolayı apollon tarafından önemsenmediği söylenir.

kaynakça ve daha fazlası: worldhistory, wikipedia, konu hakkında bir blog
devamını gör...

her seçimden önce çıkan söylenti. ama emzadem bir şekilde kazanıyor seçimi.

şimdi de adres kodu olayı geldi.

fark bile atar hazır olun.
devamını gör...

hedefe giden yolda taktikler gütmesi ve bunu istemeden belli etmesi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim