alarm kurmadan uyuduğu an.
devamını gör...

mada der geçerim. türkiyede en çok ödül almış belgeseldir. sayın hocam musa ak yönetmenliğini yapmış olup müthiş bir iş çıkarmıştır.

beyşehir gölü üstünde yaşayan insanların hayatını konu alan kısa bir belgesel.


linki de budur sayın kafacılar, saygılarımla.
devamını gör...

eğer doğruysa birileri çok fena hakkımı yiyor.
devamını gör...

normal takvim hangi zamanı gösterirse göstersin esas önemlisi bizim de kişisel bir takvimimiz var. doğumumuzla başlayıp ecelimizle sona erecek bir takvimdir bu. bu takvimin döngüsü ne güneştir ne de ay. insanı merkez alan ve ölçü birimi nefes olan bir takvim.
devamını gör...

çaylak yazarlara, oy verileceği zaman tanımlar incelenip yapılmalı, üstünkörü okuyarak ya da okumadan oylamak makul olmaz. sonuç olarak tanım yazanı var, tanımcık yazanı var.
devamını gör...

şaşırmıyorum ama bunalıyorum gittikçe bütün bunları duydukça. ülkenin hali, kendi özel hayatım, dünyanın hali derken ruh sağlığı falan kalmadı artık son 2 senedir. sonu hayrolsun diyeceğim ama artık umudum yok.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

iki yıldır uğraşmama rağmen hala gözle görülür bir gelişme kaydedemediğim avcılık türüdür.* ama oldukça zor olduğundan çok da şaşırmıyorsunuz. bunun sebebi, ilk olarak bu işe en azından başlangıç için 2000-3000 tl arası bir bütçe ayırmanız gerek. bunlar ise sadece hayati malzemeleri alabilmek için. bunun avcılık türü için gereken kondisyon ve tecrübeden bahsetmiyorum bile. şöyle ki:

-zıpkın: düzgün bir zıpkın için en az 700-800 tl ayırmanızı öneririm. dandik bir şey alıp zıpkınınızın çabucak bozulmasını, veya daha kötüsü sizi yaralamasını istemezsiniz. başlangıç için 75-80 cm arası, maksimum 90 cm bir zıpkın ile başlamanız önerilir. ayrıca ilk zıpkınınız tek lastikli olsun. ahşap zıpkın topuna ise başta hiç girmeyin derim. zıpkın şişi için endişelenmeyin çünkü büyük ihtimalle zıpkın ile birlikte verilecektir. ayrıca kimisi başlangıç için kapalı kafa zıpkınları önerse de, ben direkt olarak açık kafadan başlayın derim. ben ilk olarak kapalı kullandım ve insanların neden açık kullandığını artık çok iyi anlıyorum. kurması ve misinasını sarması biraz daha zor olsa da, kapalıya göre sağladığı yüksek isabet oranı bile açığı tercih etmeniz için yeterlidir. beni dinleyin derim, pişman olmayacaksınız...

- zıpkın elbisesi: adam akıllı bir elbise en az 500 tl civarıdır. kalitesiz bir elbise aldığınız takdirde zıpkının içi çabucak deforme olacaktır. zıpkını çekebilmek ve soğuktan donmamak için bu elbise şart. sakın ola çıplak vücutla zıpkına gitmeyin. zıpkını çekerken kaburgalarınızı bile kırabilirsiniz. ilk başladığımda ben bu hatayı yapmıştım ve bu hata bana 1 haftalık yoğun bir göğüs ağrısına mâl oldu.

- şnorkel ve gözlük: bunun için de en azından bir 300-400 tl ayırın derim. bilindik markalardan olması ise şiddetli tavsiye edilir (örn. apnea, cressi, pathos vs.) eğer benim gibi gözleriniz bozuksa numaralı cama +1000 tl daha bayılmayı göze alabilirsiniz. ama ben şahsen camları kendim alıp, gözlüğe monte ederek o parayı vermekten kaçındım. siz de öyle yapın derim.

-ağırlık kemeri ve kurşunlar: bu da yaklaşık 100-300 lira civarı tutmalı. kilonuza göre farklı miktarlarda ağırlık almanız gerektiği için bu rakam biraz oynayabilir.

- bıçak: bu oldukça önemli bir detay. yine de 100 tl'ye alabileceğiniz kaliteli dalış bıçakları var ve onları alabilirsiniz. bu bıçakların iki yüzü ve ağırlık kemerine takmak için ayrı aparatları bulunduğu için bunları tercih etmek mantıklı olacaktır. ama belinizden düşmeyeceği ve suda paslanmayacağı sürece mutfağınızdaki ekmek bıçağını bile kullanabilirsiniz. yeter ki bir bıçağınız olsun en az. bıçağın önemi ise şu; balıkçıların atık ağlarına takılmak su altında çok tehlikeli olduğundan bu ağları kesmek için bu bıçağa ihtiyacınız var. ya da büyük bir balığı yakaladıktan sonra hem daha fazla direnmesini ve kaçma ihtimalini, hem de balığın acısına son vermek için bu bıçağa ihtiyacınız var.

-palet: bu da çok önemli. sakın ola migros'ta satılan 20-30 liralık dandik paletlerden almayın. en az 200 tl'yi de kaliteli bir çift palet almak için ayırın. suya dalabilmek ve kıyafet ile ağırlıkların altında yorgunluktan ölmemek için palet almanız şart.

-dalış eldiveni ve çorabı: özellikle eldiveni zıpkını çekerken yaralanmamak için almanız şart. çorap illa gerekmez ama ayaklarınızın üşümemesini ve palete daha rahat girmesini istiyorsanız almanızı tavsiye ederim. bunların ikisine de en az 100 tl civarı bir harcama yapın derim.

bonus:
- bir adet su altında kullanabileceğiniz, su geçirmez bir dalış saati. bu da 100 tl civarı olmalı en azından. suyun altında nefesinizi kronometre ile tutabilmek ve dalış yaptığınız partneriniz ile denizde birbirinizi kaybetmemek için, belli lokasyonlarda belli saatlerde anlaşarak buluşmalısınız. bunun için de pekala bir saate ihtiyacınız olacak.

bir adet balık teli. avladığınız balıkları şişe dizebilmek için. yoksa sürekli kıyıya yüzüp balıkları bırakmanız gerekecektir.

- ilk yazdığım maddeye eğer bir tekneniz var ise ihtiyacınız olmayacaktır. çünkü bu avcılık çeşidi aslında tekne yardımı ile yapılmalı. sırayla dalışlar gerçekleştirilirken, sizin veya arkadaşınızın başına bir aksilik gelmesi halinde onu gözleyen birinin olması her zaman daha iyidir.

- son olarak bir adet şamandıra edinebilirsiniz. eğer gemilerin geçtiği bir yerde avlanıyorsanız bu şamandıra sayesinde bulunduğunuz konumun yakınından geçen gemiler sizin üstünüze gelmeyecektir. ne var ki, bazen ters de tepebiliyor. çünkü bazen de insanımız "bu neymiş lan diyip?" bakmaya da gelebiliyor. onun için tercihi size bırakıyorum bu konuda.



temel olarak edinmeniz gereken ve bilmeniz gerekenler bunlardır efenim. son olarak şunları söylemeliyim, insanların yüzdüğü herhangi bir yerde kesinlikle avlanmayın. insanların olduğu yerden en az 100 metre uzakta olmanız hayati önem taşımaktadır. mümkünse tekne ile halkın erişemeyeceği sığ koyları ve kayalıkları tercih edin, ve tabii ki de avladığınız her deniz canlısına saygı gösterin. onu zıpkınla vurduğunuz gibi acısına son vererek, ona zulmetmeden hayatına son verin. ayrıca yüzerken rastladığınız ağlara takılmış balıklar olursa, onları lütfen kurtarın. denize atılmış çöpleri, iğneleri ve ağları da dönmeden önce mümkünse toplayarak çöpe atın.

ve olarak şunu mottonuz yapın "asla yalnız dalma ve hırs yapma". şimdiden iyi dalışlar eyy ahali.
devamını gör...

beğenileriyle sözlükte beni ilk karşılayan, ilk takip ettiğim yazardır, yeri ayrıdır.. okuduğum tanımlarından, kurduğu uzun cümlelerden, söyleyecek çok şeyi olan donanımlı birisi olduğunu düşündürtmüştür.

görsel çalışmalarını da çok beğendim, nick konusunda başarılı sayılı yazarlardan..
devamını gör...

dünyadaki en büyük camilerdendir.islamabad-pakistanda bulunur.avlusu 40 bin kişi alırken genel kapasitesi 74 bin kişidir. çağdaş mimariye sahiptir ve tasarımı ile göz doldurur. projesine ise türk mimar vedat dalokay imza atmıştır.aslında ilk olarak ankara'da yapımına başlansa da gelen tepkiler üzerine inşasına son verilmiştir.
devamını gör...

trafik derdinin olmaması durumudur. yürüme mesafesinde gidilen işlere hep aşık olmuşumdur. geç kalma derdin yok. 3 dk nedir abi ben otobüse bile evden 10 dk' da koşarak zor yetişiyorum.
devamını gör...

aşk çeşmesi olarak da bilinir, romanın en romantik yerlerinden biridir. gece muhteşem aydınlatması ile neptün heykelini izlemeyeli çok uzun zaman oldu.
pandemi artik bitmeli..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kuru nane.
devamını gör...

herhalde ortaokul 1 den beri dergi okuyucusuyum, kadıköylü olup dergi sevmemek imkansız diye düşünüyorum, nezih kitabevine girip, bütün paramı bırakacak kadar, eve zor taşıyacak kadar çok dergi aldığım olmuştur, okumayı da çok seviyorum ama, görsel işlere tasarıma hep meraklı olduğum için, moda, mimarlık, mutfak banyo, dekorasyon, inşaat ve istanbulla ilgili bütün dergileri çok severdim, uzun süredir almıyorum çünkü bir hevesle alıyorsunuz, resmen yarısı reklam, ve içerikleri çok az artık, üstelik internetten her türlü görsele anında ulaşılıyor da ama yinede arada alıyorum hala, eskiden haftalık dergiler vardı,
tempo, aktüel, istanbul life, onları çok severdim, tabiiki bizim kuşakta (70-80 arası doğanlar) cosmopolitan, marie claire okumamış, abone olmamış o testleri yapmamış yoktur...

nezih kitap evine girer girmez banko aldığım dergiler, maison franches, house beautiful, boyutu ve kağıt kalitesi çok iyi olan elle decor her zaman konuları ve fotoğraflarıyla öne geçer, trend setter diye çok güzel bir dergi vardı, hala varmı bilmiyorum, artık bu dekorasyon dergileri bana yetmediği için banyo mutfak, inşaatla ilgili sektörel dergileri de alıyorum bazen, birde start up girişimcilik le ilgili yeni çıkan dergilerde çok güzel, eskiden herşeyin olduğu gibi dergilerde çok pahalı değilmiş, 8-10 tane alabiliyorduk, şimdi 2-3 tane alıyorsunuz 100 lira oluyor zaten, ama yine de, telefondan bilgisayardan görmekten, çok daha güzel dergide görmek, birde o dergileri alıp, eve gelip ambalajını açıp bakmak okumak çok keyiflidir, birçok şeyin 2. elini alırım, kullanırım, ama dergiyi öyle matbaa kokusuyla ilk sahibi olarak açıp okumayı çok seviyorum, sanırım bu da benim şımarıklığım, başka da bir lüksüm kalmamış zaten, şimdi düşündümde :)
devamını gör...

parametrik test varsayımları yerine getirildikten sonra ölçümler belirtilen bir değişken yönünden ikiden fazla grup arasında veya içinde ortalama farkı olup olmadığını test etmek için kullanılan istatistik değerlendirme yöntemi tek yönlü varyans çözümlemesidir.
devamını gör...

arjantin'in buenos aires şehrindeki boca juniors takımının maçlarını oynadığı stadyumdur.
ismini, şeker kutusuna benzeyen mimarisi sebebiyle almıştır.
diğer stadyumların aksine çok farklı bir mimarisi vardır. 3 tarafı tribünle çevrili, diğer tarafı ise apartmanı andıran bir yapıya sahiptir.

stadyum'un girişinde; dinim boca, tanrım maradona, mabedim la bombonera yazar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanlara tahammül etmek. *
kendini anlatma isteği. *
devamını gör...

verelim sözlüğü sana rahatla doğukan.
devamını gör...

bir evde 2 tane olmasini savundugum makinadir. tasinirsam bir gun kesinlikle 2 bulasik makinasi olacak mutfagimda. şöyleki; birinde yikananlari temizleri yani kullanip kirlenince kirliler icin olana koymak seklinde calisacak sistem. boylece temizi yok dolaba yerlestir yok islaklari kurula vs olmayacak. temizden al kirliye koy. kirliyi calistir. digerine gec. cok mantikli bence.
devamını gör...

yönetmenliğini ayla, müslüm gibi projerle birlikte can ulkay'ın üstlendiği, başrolleri ali atay ve erkan kolçak köstendil'in canlandırdığı, kaliteli oyuncu kadrosunun nasıl vasat iş çıkaracağını gösteren, sıkıcı ve yalan. tarihten alıntı film.
devamını gör...

1952 dogumlu ingiliz yazar ve komplo teorisyeni. 20'nin uzerinde kitap yazmis, 25'in uzerinde farkli ulkeler de konusmaci olarak sempozyumlara katilmis. genel hayat hikayesi şöyle; daha lise donemlerinde futbola olan ilgisi ve yetenegi kesfedilir ve futbolcu olur. yasadigi saglik sikintilari nedeniyle futbolculuk kariyerini mecburi noktalar. sonrasinda 10 seneye yakin bir sure bbc'de spor spikerligi yapar. orada da bir takim problemler yasayinca ingiltere'de green party'de basin sozculugu yapmaya baslar.
buraya kadar her sey normal gorunebilir fakat icke olabildigince ilginc biridir. gorunmeyen varliklarin kendisiyle kontak kurdugunu iddia etmektedir. soyledigine gore kontrol edemedigi bir ic sesin onu yonlendirdigi, verilen yonlendirmleri uyguladiginda, bir takim gercekleri gorebildigini ifade eder. iddialarini ve soylemlerini atiye dizisinin senaryosuna benzedigini soyleyebilirim. 1990'li yillarda (tarihten emin degilim) yine ic sesinin peru'ya gitmesi gerektigini soylemesiyle peru'ya gider. turkuaz tepesi olarak bilinen bir alanda bir takim guclerle kontak kurdugunu, bedeninin farkli bir enerjiye tabi tutuldugunu sonrasinda ise bilincinin ve algilarinin farkli bir boyuta gectigini iddia eder. dahasi dunyaca taninan, rockefeller ve rothschild ailelerinin soylarinin bir surungen turunden geldigini, insan surungen melezi olduklarini, amaclarinin dunyayi ele gecirmek oldugunu dile getirir. bu tur iddialar bir hayli sacma fakat kuresel bazda bircok sorunu onceden insanlara bildirmesinden oturu insanlarin dikkatini cekmis, sempozyumlardaki konusmalari dvd haline getirilerek yuksek taleple satilmistir. iddialarinin ilk ciktigi donemlerde toplumca dislanmis, basinda bile alay konusu haline gelmis hatta yine 90 yillarda "allah'in ogluyum" sozu bayagi tepkiye neden olmustur. kitaplarinda ve söyleşilerindeki kendini ifade edis bicimindeki yetenegi insanlari etkileyince, bircok soylemi dikkate alinmaya baslanmistir... yazarin ozellikle insanoğlu ayağa kalk, en büyük sır ve size hiç söylenmemiş ama bilmeniz gereken her şey kitaplari olabildigince meshur. komplo teorilerine merakiniz varsa ozellikle " insanoğlu ayağa kalk" kitabini tavsiye ederim...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim