voyager 1 adlı uzay aracı tarafından 14 şubat 1990'da çekilen fotoğraf ve carl sagan tarafından o fotoğraftan esinlenmek suretiyle yazılmış olan satırlar.

(bkz: voyager uzay araçları)

voyager, satürn ile ilgili görevini tamamlayıp uzayın derinliklerinde kaybolmadan önce, carl sagan nasa'ya bir isteğini iletmişti. bu istek, voyager'ın son bir kez kameralarını geriye çevirerek bir fotoğraf çekmesiydi, içerisinde dünya'nın olduğu... bunu istemesindeki amaç, insanın evrendeki yerine vurgu yapmaktı.

istek kabul edildi. voyager son bir kez arkasına baktı ve dünya'nın bugüne dek en uzak mesafeden çekilmiş fotoğrafıyla bizi baş başa bırakarak gözden kayboldu. geride carl sagan'ın anlamlı satırları ve bu sönük noktaya bakarak düşüncelere dalan insanoğlunu bırakarak...
devamını gör...

itina ile yazan yazar. takip edin, ettirin efendim. her girisinin bir adet lise dersinden daha dolu olduğunu iddia ediyorum.
devamını gör...

kitaplığımdan bazı kitaplar diyerek desteklediğim başlık.

edit: kitaplar gitti*
devamını gör...

evet efendiyim ve elbet kendisine sıkıcı geleceklerim vardır. lakin onlar da bana nasıl geliyor? konuya bir de bu açıdan bakmak gerek.
devamını gör...

s. freud “özür dilemek, sizin haksız olduğunuz manasına gelmez. karşınızdaki insana verdiğiniz değerin egonuzdan yüksek olduğunu gösterir.” der.

bile bile özür dileyecek duruma düşmekse, ne bileyim.
devamını gör...

işin ciddiyetini hala anlamayan insanoğlu, doğa tarafından zorla terbiye edilecektir diye düşündüğüm ısınma süreci.

konuyla ilgili kızılderili meşhur sözü şuraya bırakayım:

--- alıntı ---

beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak...

--- alıntı ---
devamını gör...

sözlük ortamı dahil birçok yerde karşımıza çıkan durumdur. çoğu zaman ne olursa olsun sizi eğlendiren şey bilgi ve bilimden daha çok rağbet görmektedir.
devamını gör...

fırsat bilerek discord üzerinden yoldaşa yürümemi sağlayan hede.

(bkz: deprem sonrası iyi misin yazan eski sevgili)
devamını gör...

antibiyotiklerin, mikroorganizmalara karşı faydasız hale gelmesi durumu.

başlık vesilesiyle şöyle de bir haber vereyim:

yakın zamanda nature dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, bakterilerin büyük bir kısmında var olan bir enzimi yok etmeyi ve bakterilerin hayatta kalmasını sağlayan moleküllerin üretimine engel olmayı başaran bir bileşik çeşidi bulunmuş. aynı bileşik, insanın vücudundaki bağışıklık seviyesini de artırdığından, bakteri kaynaklı hastalıklara karşı iki farklı koldan etkide bulunuyormuş ve insan vücuduna herhangi bir toksik etkisi de saptanmamış.

yani özetle, bu direnç mevzusu çok yakında tarihe karışabilir. en azından uzunca bir süreliğine... sonra buna karşı da dirençli hale gelebilirler mi, orasını bilemiyorum.
devamını gör...

helallik de istendiğine göre iban vermesi yakındır. buradan

akp’li cumhurbaşkanı erdoğan, 17 mayıs pazartesi gününden itibaren başlayacak normalleşme kapsamında hedefin, ‘mayıs ayı sonuna kadar nispeten daha ihtiyatlı hareket etmek’ olduğunu söyledi. "uluslararası değerlendirmelerde salgın döneminde vatandaşlarına en yaygın ve etkin sosyal destek sağlayan ülkeler arasında yer alıyoruz" diyen erdoğan, ekonomik olarak sıkıntıya düşenlerden ise 'helallik' istedi.

“söz verdiğimiz üzere pazartesinden itibaren kontrollü normalleşme takvimimizi uygulamaya başlıyoruz. bu konudaki detayları kabine toplantımızın ardından milletimizle paylaşacağız. niyetimiz, mayıs ayı sonuna kadar nispeten ihtiyatlı hareket etmeyi sürdürmektir. haziran ayıyla birlikte günlük hayatı daha da rahatlatacak şekilde, tedbirleri önemli ölçüde gevşetmeyi planlıyoruz. milletimizin şundan emin olmasını istiyorum. salgının ülkemize sirayet ettiği 2020 mart ayından beri, aldığımız tedbirlerin özellikle de kısıtlamaların tek amacı 84 milyon vatandaşımızın her birinin, sağlığını, hayatını, geleceğini korumaktır. mecbur olmadığımız hiçbir tedbire başvurmadık. başvurmayacağız. bununla kalmıyor, aldığımız tedbirleri de vatandaşlarımızın işine, aşına ekmeğine zarar vermeyecek esneklikte uygulamaya özen gösteriyoruz.”
devamını gör...

fahrettin kocayı twitterdan ve bütün sosyal medya hesaplarımdan engellemek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türkçeye yeşil yol olarak çevrilmiş 1999 yapımı dram filmi.

film stephen king'in yine aynı isimdeki eserinden uyarlanmıştır. başrol oyuncuları tom hanks* ve michael clarke duncan*'dır.


bir baş gardiyan ve mahkumun hikayesini anlatan film, akıllara "lütfen patron, o şeyi yüzüme kapama. beni karanlıkta bırakma. ben karanlıktan korkarım." repliği ile kazınmıştır.

ayrıca izlerken yanınıza bolca peçete almanızı gerektiren ve birden çok kez izlense bile izlemekten bıkılmayan filmlerdendir.
devamını gör...

'dün yoğun bakım, bugün yoğum bakın' olacak sözdür.
devamını gör...

deniz kenarında bulunan kumların arasında yetişen beyaz ve uzun yapraklarıyla çok kibar bir görünüme sahip olan çiçek türü. her yerde yetişmemesi ve neslinin azalmaya başlaması sebebiyle görebilmek çok da kolay değil. bir gün seni bulup koklayacağım ruhumun saf, temiz ve güzel çiçeği.
devamını gör...

eşşek arısı geliyo üstüme doğru diye tırmandığım ağaçtan atlamıştım. baya yüksekten uçarak düşmüştüm. arı beni kovalamaya devam etti, boşuna atmışım kendimi.
devamını gör...

artık tamamen emin olduğum için, başlığını burada açma gereği duyduğum durum.

bilindiği gibi ekşi sözlük'teki kafa sözlük başlığına 3 ay kadar önce #yetişkin kategorisi verilmiş, bu da siz hiçbir zaman gündemde kafa sözlük başlığını göremezsiniz demektir. diğer hiçbir sözlük için böyle bir işlem sağlanmıyorken, sadece kafa sözlük'e özel bir iş olmuş *

iş burada da bitmiyor, sansürü fark eden, gündeme taşımak isteyen ekşi yazarları ekşi'nin kafa sözlük'ü sansürlemesi diye başlık açıyorlar. bu başlık da gündeme çıktığı gibi sansüre uğruyor. bir daha hiçbir şekilde gözükmemek kaydıyla komple başlığı ortadan kaldırıyorlar, onlarca sayfa gerilere gitseniz bile başlık yok. ilgili başlık
bu başlığı aramadan bile gizlemişler. arama yaparak başlığa ulaşamıyorsunuz.

iş bura ile kalsa yine iyi. komedi şimdi başlıyor.

dün gece sözlüğümüzde talihsiz bir olay yaşandı, intihar girişiminde bulunan kafa sözlük yazarı bu başlık da ekşide birisi tarafından canına kıymaya çalışan sözlük yazarı diye açıldı. ilgili link
başlığı açan yazar, intihar teşebbüsünde bulunan kişi için reklam olmasın diye düşünerek kafa sözlük yazarı olduğunu belirtmemiş, sözlük yazarı demiş geçmiş. başlık talep görüp tanımlar alıp, özelden yazar çok fazla soru alınca, başlığına edit geçip, yazarın kafa sözlük'teki profil linkini paylaşmış.
ve evet. kafa sözlük linkini koyar koymaz başlık anında soldan kalkıyor ve komple sansüre uğruyor.

ekşi beyi korkma bu kadar *
devamını gör...

eğer mobilde beğenmek için butonu denk getiremiyorsanız, entry’e iki kere üst üste tıklamanız yeterli.
instagram’daki gibi; tık tık
(bkz: amme hizmeti)
devamını gör...

jono dry'dan gelsin:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

futbolda fairplay’in halka açık alanlarda sergilendiği çocuksu oyunların en afili cümlesidir.

biz back to the future nesli olarak top oynamaya yuvarlak olan ve tekme atılabilir bir dokuya sahip olan her şeyle başladık. bu yeri geldiğinde ezilmiş bir kola kutusu, yeri geldiğinde ise iç içe geçmiş çoraplar oldu. havası indiği için bir köşede bırakılan bir top bulmak ise ballon d’or kazanmak gibiydi.

top bulmak bir zaman sonra nispeten kolaylaşsa da top oynanacak sahada bir kale bulmak neredeyse mümkün değildi. dolayısıyla üst üste konan taşlarla yapılan ilkel kaleler her türlü şaibeye açık önemli pozisyonlar yaratırdı.

bu kalelerin en büyük sorunu kaleye yönelen her topun direküstü sayılmasına neden olmasıydı. o top kalecinin bacak arasından geçmediği sürece tartışmasız gol sayılması görülmüş şey değildi.

üst direk de olmadığı için kalecinin boyunu aşan toplar asla gol sayılamazdı. bu da bambaşka bir dertti. tekrar izleme şansı da olmadığı için bir kavgadır başlardır. golü attıktan sonra rakibin türlü bahanelerle golü iptal etmeye çalıştığı zamanlarda çözümsüzlük maçın tüm keyfini alıp götürmek üzere olurdu.

işte o anda bir kahraman; dağların tepesinde tek kişilik bir ordu olarak yükselen altar’ın oğlu tarkan gibi; fangorn ormanına bir güneş gibi doğan gandalf gibi ortaya çıkar ve “gol” derdi.

o saatten sonra bütün oyuncular “ adamın gol diyor” diye bağırmaya başlar, kendi takımı tarafından dışlanan oyuncu dokuz köyden kovulur ve maç yeniden başlardı.

o kahramanları unutmadık. kral çıplak diyen o çocuğun soyundan gelen bu isimsiz kahramanların anısını sonsuza dek yaşatmamız gerekir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim