y kușağından z kușağına tavsiyeler
sizi suçlayanlara aldırış etmeyin sizler yarının umudusunuz.
edit: başlığı açan uçmuş.
edit: başlığı açan uçmuş.
devamını gör...
boney m
bet sesli playback kralı (bkz: bobby farrel)'ın genellikle göğsü açık ispanyol paça ilginç sahne kıyafetleri ve dansları ile zihinlere kazınan über grup. böyle bir efsaneyi 90larda odtü bahar şenliği konserinde ve bir tenis kortunda 40 dakika da olsa izlemiş olmak? tarif edilemez...
keyifli bir yazı için tık.
keyifli bir yazı için tık.
devamını gör...
kadınların erkekleri tavlama sırları
devamını gör...
köylüleri niçin öldürmeliyiz
şükrü erbaş’ın zamanında olay çıkaran şiiri. bu şiirden sonra o zamanki cumhurbaşkanı süleyman demirel şiire uzun bir eleştiri getirmek durumunda kalıyor. şiir şöyle;
“köylüleri niçin öldürmeliyiz ?
çünkü onlar ağırkanlı adamlardır.
değişen bir dünyaya karşı
kerpiç duvarlar gibi katı
çakır dikenleri gibi susuz
kayıtsızca direnerek yaşarlar.
aptal, kaba ve kurnazdırlar.
inanarak ve kolayca yalan söylerler.
paraları olsa da
yoksul görünmek gibi bir hünerleri vardır.
herşeyi hafife alır ve herkese söverler.
yağmuru, rüzgarı ve güneşi
birgün olsun ekinleri akıllarına gelmeden
düşünemezler...
ve birbirlerinin sınırlarını sürerek
topraklarını
büyütmeye çalışırlar.
köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar karılarını döverler
seslerinin tonu yumuşak değildir
dışarıda ezildikçe içeride zulüm kesilirler.
gazete okumaz ve haksızlığa
ancak kendileri uğrarsa karşı çıkarlar.
karşılığı olmadan kimseye yardım etmezler.
adım başı pınar olsa da köylerinde
temiz giyinmez ve her zaman
bir karış sakalla gezerler.
çocuklarını iyi yetiştirmezler
evlerinde kitap, müzik ve resim yoktur.
birgün olsun dişlerini fırçalamaz
ve şapkalarını ancak yatarken çıkarırlar.
köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar yanlış partilere oy verirler
kendilerinden olanlarla alay edip
tuhaf bir şekilde başkalarına inanırlar.
devlet; tapu dairesi, banka borcu ve hastanedir
devletten korkar ve en çok ona hile yaparlar.
yiğittirler askerde subay dövecek kadar
ama bir memur karşısında -bu da tuhaftır-
ezim ezim ezilirler.
enflasyon denince buğday ve gübre fiyatlarını bilirler.
onbir ay gökyüzünden bereket beklerler,
dindardırlar ahret korkusu içinde
ama bir kadının topuklarından
memelerini görecek kadar bıçkındırlar
harmanı kaldırdıktan sonra yılda bir kez
şehre giderler!...
köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar köpekleri boğuşunca kavga ederler
birbirlerinin evlerine ancak
ölümlerde ve düğünlerde giderler.
şarkı söylemekten ve kederlenmekten utanırlar
gülmek ayıp eğlenmek zayıflıktır
ancak rakı içtiklerinde duygulanır ve ağlarlar.
binlerce yılın kabuğu altında
yürekleri bir gaz lambası kadar kalmıştır.
aldanmak korkusu içinde
sürekli birbirlerini aldatırlar.
bir yere birlikte gitmeleri gerekirse
karılarından en az on adım önde yürürler
ve bir erkeklik işareti olarak
onları herkesin ortasında azarlarlar.
köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar otobüslerde ayakkabılarını çıkarırlar
ayak ve ağız kokuları içinde kurulup koltuklara
herkesi bunalta bunalta, yüksek perdeden
kızlarının talihsizliğini ve hayırsız oğullarını anlatır,
yoksulluktan kıvrandıkları halde, şükür içinde
bunun, tanrının bir lütfu olduğuna inanırlar.
ve önemsiz bir şeyden söz eder gibi, her fırsatta
gizli bir övünçle, uzak şehirdeki
zengin akrabalarından sözederler.
kibardırlar lokantada yemek yemeyi bilecek kadar
ama sokağa çıkar çıkmaz hünküre hünküre
yollara tükürürler...
ve sonra şaşarak temizliğine ve düzenine
şehirde yaşamanın iyiliğinden konuşurlar.
köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar ilk akışamdan uyurlar.
yarı gecelerde yıldızlara bakarak
başka dünyaları düşünmek gibi tutkuları yoktur.
gökyüzünü, baharda yağmur yağarsa
ve yaz güneşlerini, ekinlerini yeşertirse severler.
hayal güçleri kıttır ve hiçbir yeniliğe
-bu, verimi yüksek bir tohum bile olsa-
sonuçlarını görmeden inanmazlar.
dünyanın gelişimine katkıları yoktur.
mülk düşkünüdürler amansız derecede
bir ülkenin geleceği
küçücük topraklarının ipoteği altındadır
ve bir kaya parçası gibi dururlar su geçirmeden,
zamanın derin ırmakları önünde...
köylüleri söyleyin nasil
nasil kurtaralim?”
“köylüleri niçin öldürmeliyiz ?
çünkü onlar ağırkanlı adamlardır.
değişen bir dünyaya karşı
kerpiç duvarlar gibi katı
çakır dikenleri gibi susuz
kayıtsızca direnerek yaşarlar.
aptal, kaba ve kurnazdırlar.
inanarak ve kolayca yalan söylerler.
paraları olsa da
yoksul görünmek gibi bir hünerleri vardır.
herşeyi hafife alır ve herkese söverler.
yağmuru, rüzgarı ve güneşi
birgün olsun ekinleri akıllarına gelmeden
düşünemezler...
ve birbirlerinin sınırlarını sürerek
topraklarını
büyütmeye çalışırlar.
köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar karılarını döverler
seslerinin tonu yumuşak değildir
dışarıda ezildikçe içeride zulüm kesilirler.
gazete okumaz ve haksızlığa
ancak kendileri uğrarsa karşı çıkarlar.
karşılığı olmadan kimseye yardım etmezler.
adım başı pınar olsa da köylerinde
temiz giyinmez ve her zaman
bir karış sakalla gezerler.
çocuklarını iyi yetiştirmezler
evlerinde kitap, müzik ve resim yoktur.
birgün olsun dişlerini fırçalamaz
ve şapkalarını ancak yatarken çıkarırlar.
köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar yanlış partilere oy verirler
kendilerinden olanlarla alay edip
tuhaf bir şekilde başkalarına inanırlar.
devlet; tapu dairesi, banka borcu ve hastanedir
devletten korkar ve en çok ona hile yaparlar.
yiğittirler askerde subay dövecek kadar
ama bir memur karşısında -bu da tuhaftır-
ezim ezim ezilirler.
enflasyon denince buğday ve gübre fiyatlarını bilirler.
onbir ay gökyüzünden bereket beklerler,
dindardırlar ahret korkusu içinde
ama bir kadının topuklarından
memelerini görecek kadar bıçkındırlar
harmanı kaldırdıktan sonra yılda bir kez
şehre giderler!...
köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar köpekleri boğuşunca kavga ederler
birbirlerinin evlerine ancak
ölümlerde ve düğünlerde giderler.
şarkı söylemekten ve kederlenmekten utanırlar
gülmek ayıp eğlenmek zayıflıktır
ancak rakı içtiklerinde duygulanır ve ağlarlar.
binlerce yılın kabuğu altında
yürekleri bir gaz lambası kadar kalmıştır.
aldanmak korkusu içinde
sürekli birbirlerini aldatırlar.
bir yere birlikte gitmeleri gerekirse
karılarından en az on adım önde yürürler
ve bir erkeklik işareti olarak
onları herkesin ortasında azarlarlar.
köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar otobüslerde ayakkabılarını çıkarırlar
ayak ve ağız kokuları içinde kurulup koltuklara
herkesi bunalta bunalta, yüksek perdeden
kızlarının talihsizliğini ve hayırsız oğullarını anlatır,
yoksulluktan kıvrandıkları halde, şükür içinde
bunun, tanrının bir lütfu olduğuna inanırlar.
ve önemsiz bir şeyden söz eder gibi, her fırsatta
gizli bir övünçle, uzak şehirdeki
zengin akrabalarından sözederler.
kibardırlar lokantada yemek yemeyi bilecek kadar
ama sokağa çıkar çıkmaz hünküre hünküre
yollara tükürürler...
ve sonra şaşarak temizliğine ve düzenine
şehirde yaşamanın iyiliğinden konuşurlar.
köylüleri niçin öldürmeliyiz?
çünkü onlar ilk akışamdan uyurlar.
yarı gecelerde yıldızlara bakarak
başka dünyaları düşünmek gibi tutkuları yoktur.
gökyüzünü, baharda yağmur yağarsa
ve yaz güneşlerini, ekinlerini yeşertirse severler.
hayal güçleri kıttır ve hiçbir yeniliğe
-bu, verimi yüksek bir tohum bile olsa-
sonuçlarını görmeden inanmazlar.
dünyanın gelişimine katkıları yoktur.
mülk düşkünüdürler amansız derecede
bir ülkenin geleceği
küçücük topraklarının ipoteği altındadır
ve bir kaya parçası gibi dururlar su geçirmeden,
zamanın derin ırmakları önünde...
köylüleri söyleyin nasil
nasil kurtaralim?”
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
efendiler yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
son 1000 karmam kaldı. ha gayret bana ne yazacaklar çok merak ediyorum.
devamını gör...
yazar olmak istemenizin sebepleri
kafa dağıtmak , iç dökmek vb. sebepler
devamını gör...
sevilen yeşilçam filmleri
canım kardeşim’dir.
iliklerine kadar yoksulluğu,çaresizliği mükemmel işleyen filmdir.
müzikleri adamı bitiriyor özellikle
iliklerine kadar yoksulluğu,çaresizliği mükemmel işleyen filmdir.
müzikleri adamı bitiriyor özellikle
devamını gör...
inme
'felç geçirmek' geçirmenin fakircesidir.
zengin felç geçirir, fakire inme iner.
zengin felç geçirir, fakire inme iner.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
yine miko'nun güzel sesiyle mest olduğumuz yayın... *
devamını gör...
i am melting lannn melting
tekrar aramızda olan yazar tanesi.
temiz hobaaa,
aslan hobaa,
kaplan hobaa,
süslü hobaaa* hoş geldin.
demek geri döndün, ne güzel yaptın. o minnoş parmaklarınla tuşlara basıp kelimeler yazıyorsun, onları da birleştirip anlamlı cümleler kurup insanlara bir şeyler aktırıyorsun öyle mi? vay bee. duygulandım lan. yazar gibi yazar.
yazar gelir gelmez nick altını doldurmuşsunuz, rahat bıraksanıza şu hanım yazarımızı. belli ki versiyonunu yükseltip geldi. gelişin beni şahsen çok mutlu etti hobacım. kafa sözlükle gurur duyuyorum, bir insan buradan bir kazanım elde etti sonuçta. artık yazılarını kendi yazıyor. bu görmezden gelinmemesi gereken bir gelişme. üstelik eski hobaa sıkışınca hemen kaçıp giderdi. bu gitmezzz. eski hobaa seri like atardı bu da atıyor. olsun her şeyi aynı anda öğrenemezsin yavaş yavaş oturacak hepsi. zaman lazım tabi. şu beğenilme arzun, insanların seni sürekli onaylamasına muhtaç olman, sözlük olmadan yaşamayıp geri dönmen bunların hepsi seni özel kılan şeyler. en en en sıkı takipçin benim. genellikle ibret alıyorum ama olsundu. sen yaz yeter temiz hobaa.
bu arada iyi ki kapattın hobaa eski hesabını, ne olmuştu öyle aç kapa aç kapa. yalama olmuştu bee. tertemiz bir başlangıç olmuş. kalemine kuvvet*. zaten gelir gelmez nazım hikmet ve dostoyevski alıntısı yapmış ve kalbimi hemen oracıkta kazanmış. bu ne derinlik hobacım yavaş girseydin biraz. #936168 şu tanım çok dikkatimi çekti. sen girmesen mi acaba bu 'ego mastürbasyonu' konularına. sen daha iyi bilirsin tabii. #935907 bu alıntını da çok beğendim. klişelerden neffffffret ederim çünkü.
sana takılıyorum kızmıyorsun değil mi hobacıım? ben de dayanamıyorum zaten beğenilmek için çaba gösterdiğimiz şu dünyada hazır anonim bir ortam bulmuşken içinden gelenleri yazmak yerine hala şov yapılmasına. sahtelik beni öldürüyor yavaş yavaş. bende söyleyiveriyorum beni de anla.
bak unutuyorum az kalsın iyi aklıma geldi. geçmişinden ders çıkardığına göre belki başkaları da nasiplenir diye şuraya sicilini bırakayım da bu boş girdim bir işe yarasın.*
(bkz: çalıntı tanım girmek)
(bkz: hobaaa3434)
kınanma editi: #939701 - k ı n a n d ı n ı z. ah he hobacıkk keşke yazdıklarıma bir cevabın olsaydı ama seni de anlamak lazım ne yazsan elinde kalacak. ben de isterdim başkası yerine kendi adıma utanmayı. en azından bir işe yarardı. her gün tanım yazarım hobacım merak etme o üçü çok yaparız zamanla. bu arada edep falan demişsin. hırsızlık-edep falan bilemedim ya. zıt kavramlar gibi geldi. olsundu.
temiz hobaaa,
aslan hobaa,
kaplan hobaa,
süslü hobaaa* hoş geldin.
demek geri döndün, ne güzel yaptın. o minnoş parmaklarınla tuşlara basıp kelimeler yazıyorsun, onları da birleştirip anlamlı cümleler kurup insanlara bir şeyler aktırıyorsun öyle mi? vay bee. duygulandım lan. yazar gibi yazar.
yazar gelir gelmez nick altını doldurmuşsunuz, rahat bıraksanıza şu hanım yazarımızı. belli ki versiyonunu yükseltip geldi. gelişin beni şahsen çok mutlu etti hobacım. kafa sözlükle gurur duyuyorum, bir insan buradan bir kazanım elde etti sonuçta. artık yazılarını kendi yazıyor. bu görmezden gelinmemesi gereken bir gelişme. üstelik eski hobaa sıkışınca hemen kaçıp giderdi. bu gitmezzz. eski hobaa seri like atardı bu da atıyor. olsun her şeyi aynı anda öğrenemezsin yavaş yavaş oturacak hepsi. zaman lazım tabi. şu beğenilme arzun, insanların seni sürekli onaylamasına muhtaç olman, sözlük olmadan yaşamayıp geri dönmen bunların hepsi seni özel kılan şeyler. en en en sıkı takipçin benim. genellikle ibret alıyorum ama olsundu. sen yaz yeter temiz hobaa.
bu arada iyi ki kapattın hobaa eski hesabını, ne olmuştu öyle aç kapa aç kapa. yalama olmuştu bee. tertemiz bir başlangıç olmuş. kalemine kuvvet*. zaten gelir gelmez nazım hikmet ve dostoyevski alıntısı yapmış ve kalbimi hemen oracıkta kazanmış. bu ne derinlik hobacım yavaş girseydin biraz. #936168 şu tanım çok dikkatimi çekti. sen girmesen mi acaba bu 'ego mastürbasyonu' konularına. sen daha iyi bilirsin tabii. #935907 bu alıntını da çok beğendim. klişelerden neffffffret ederim çünkü.
sana takılıyorum kızmıyorsun değil mi hobacıım? ben de dayanamıyorum zaten beğenilmek için çaba gösterdiğimiz şu dünyada hazır anonim bir ortam bulmuşken içinden gelenleri yazmak yerine hala şov yapılmasına. sahtelik beni öldürüyor yavaş yavaş. bende söyleyiveriyorum beni de anla.
bak unutuyorum az kalsın iyi aklıma geldi. geçmişinden ders çıkardığına göre belki başkaları da nasiplenir diye şuraya sicilini bırakayım da bu boş girdim bir işe yarasın.*
(bkz: çalıntı tanım girmek)
(bkz: hobaaa3434)
kınanma editi: #939701 - k ı n a n d ı n ı z. ah he hobacıkk keşke yazdıklarıma bir cevabın olsaydı ama seni de anlamak lazım ne yazsan elinde kalacak. ben de isterdim başkası yerine kendi adıma utanmayı. en azından bir işe yarardı. her gün tanım yazarım hobacım merak etme o üçü çok yaparız zamanla. bu arada edep falan demişsin. hırsızlık-edep falan bilemedim ya. zıt kavramlar gibi geldi. olsundu.
devamını gör...
yokumsama
bireyin dışında, bireyden bağımsız olarak bulunan, ama bireyin kendini savunduğu kimi istek ve düşüncelerin üzerine yansıtıldığı gerçek olguların yoksanmasıdır.en yalın haliyle var olan şeyi yok olarak kabul etmek,inkar etmektir.
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
"ulan seferoğlu sıtkı'nın bizim çuvalda ne işi var!"
(bkz: tosun paşa)
(bkz: tosun paşa)
devamını gör...
alin taşçıyan
93. oscar ödül töreni’nin trt 2 yayınını modere eden sinema eleştirmeni/yazarı. yaklaşık 4-5 dakika nomadland konuşup bir kez komün yaşam demedi, diyemedi.
“toplulukta yaşam, toplumsal dayanışma, birlikte yaşam dinamikleri, yardımlaşma” bla bla bla. şu mübarek ramazan gününde yardımlaşmanın önemi üzerine bir iki örnek bekleyecektim neredeyse ki o kadar bükmemişler kulağını. iyi bari.
trt kültürüyle yetişmek nedir ne değildir öğrendik ablacım. eyv.
“toplulukta yaşam, toplumsal dayanışma, birlikte yaşam dinamikleri, yardımlaşma” bla bla bla. şu mübarek ramazan gününde yardımlaşmanın önemi üzerine bir iki örnek bekleyecektim neredeyse ki o kadar bükmemişler kulağını. iyi bari.
trt kültürüyle yetişmek nedir ne değildir öğrendik ablacım. eyv.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
tüm radyo yayınlarına desteğimiz tam.
kolay gelsin, iyi yayınlar!
inanan herkesin de kadir gecesi mübarek olsun.
(bkz: böyle deniyor di mi)
(bkz: yabancıyım buralarda kusura bakmayın)*
kolay gelsin, iyi yayınlar!
inanan herkesin de kadir gecesi mübarek olsun.
(bkz: böyle deniyor di mi)
(bkz: yabancıyım buralarda kusura bakmayın)*
devamını gör...
babanın ölmesi
insanın babası neden ölür ki?
baba yani bu sonuçta, başka bişey değil ki.
hiç baba ölür mü ya?
yetiştiren, büyüten, ağlatan, güldüren, yıllarca çocukları için çalışan insan nasıl ölebilir ki?
bazen gece uykudan uyanıyorum, ölmemiş olabilir diyorum
baba yani bu sonuçta, başka bişey değil ki.
hiç baba ölür mü ya?
yetiştiren, büyüten, ağlatan, güldüren, yıllarca çocukları için çalışan insan nasıl ölebilir ki?
bazen gece uykudan uyanıyorum, ölmemiş olabilir diyorum
devamını gör...
ingiliz anahtarı
küçükken sadece ingilizlerin kullandığı ev anahtarı zannettiğim bir araç.
devamını gör...
bayramda en çok özlenen şey
anne, annemdir...
devamını gör...


