geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
insan olmak
insan kelimesinin ve bu niteliği taşıyan kimselerin bir özelliği var o da şu:
huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli kimse
bunu ben değil kelimenin manası söylüyor. aynı zamanda insanlık kelimesine mana olarak baktığımız da şunları belirtir:
insanın değerini, saygınlığını veren öz, insana yaraşır yaşama ve düşünme ilkesi.
çağımıza bakacak olursak insanın ve insanlığın manalarından uzaklaşmış şekle şemale önem veren güruhlar türemiş.
bu da demek oluyor ki sadece ete kemiğe bürünmek ile insan olunmuyor.
huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli kimse
bunu ben değil kelimenin manası söylüyor. aynı zamanda insanlık kelimesine mana olarak baktığımız da şunları belirtir:
insanın değerini, saygınlığını veren öz, insana yaraşır yaşama ve düşünme ilkesi.
çağımıza bakacak olursak insanın ve insanlığın manalarından uzaklaşmış şekle şemale önem veren güruhlar türemiş.
bu da demek oluyor ki sadece ete kemiğe bürünmek ile insan olunmuyor.
devamını gör...
in la kesh
mayaların selamlaşırken kullandıkları bu sözcük, "birbirimizin başka yüzleriyiz” anlamına gelmektedir.
devamını gör...
aralıklı oruç
niyetli ve niyetsiz olarak ikiye ayrılmaktadır.
niyetsiz olanı ketojenik diyetle,
niyetli olanı teravih namazı ile kombinlenir
niyetsiz olanı ketojenik diyetle,
niyetli olanı teravih namazı ile kombinlenir
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
sonumun ne olacagi hakkinda hicbir fikrim yok ve sanirim basladigim yere geri döndüm. ne yapacagimida hic bilmiyorum. okudugum bi kitapta ne istedigini bilmiyosan ne istemedigini düşün diyodu bi karakter. düşünüyorum ne istemedigimi. fakat yinede istediklerimi yapacak gücü istegi kendimde bulamazken nasil bi yola cikabilirim bunu bilmiyorum. her sey kolay olmayacak ve hep cicekli yollardan da gecmicem bunu biliyorum ama. belkide ben bi dogum gerceklestiriyorum.. ve bu beni yoran dusuncelerde bilinmezlikler de bu dogumun sancisi..
devamını gör...
kitap satın alma hastalığı
dipsiz kuyudur. aldıkça daha çok alası gelir insanın.
devamını gör...
normal sözlük
yazarlarının bir kısmının forumcu olduğu sözlük. bir de kendilerini yazar sanıyorlar komik oluyor. o tanımsız tanımları şikayet ediyorum ama silinmiyor ne yazık ki.
devamını gör...
para üstü yerine sakız veren bakkal
zincir markette şahit olmayacağımız bu durum, sadece bakkallara has bir klasiktir.
devamını gör...
en iyi sigara
camel soft'u öven canım yazarı övmeye geldim, övdüm, gidiyorum şimdi. gerçekten bir daha eski camel soft gibi sigara çıkmaz piyasaya.
edit:camel'dan sonra marlboro red içmeye başladım.
edit:camel'dan sonra marlboro red içmeye başladım.
devamını gör...
insanların oynadıkları oyunlar
makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacak başlıktır.
cumartesiyi pazara bağlayan gece saat 00:00 da sözlük radyosunda. blog.kafasozluk.com/
herkes kendi hayat hikayesinin baş kahramanıdır.
-jhon barth-
fakat diğer insanların hikayelerinde farklı rollere bürünürler.
yüzünüze gülerler, samimi olmasalar bile.
size değer verdiklerini hissettirirler, değer vermeseler bile.
hatta sizi sevdiklerini söylerler, sizden haz etmeseler bile.
bazen ise sebepsizce oynarlar sizinle, sadece eğlencesine.
insanlar böyledir işte, bizler böyleyizdir işte, yaşı fark etmeksizin oyunlar oynarız birbirimiz ile.
gerçek yüzümüzü göstermeyiz asla, çoğu zaman kendimize bile.
korktuğumuzdan belki, belki haz aldığımızdan, belki de alışkanlıktan oyunlar oynarız birbirimiz ile.
çocukken oynan oyunlar, ebelemece, kovalamaca, saklambaç, körebe, evcilik, adam asmaca, kulaktan kulağa, monopoly, altta kalanın canı çıksın. büyüyünce de değişmemiş gibi pekte.
peki ya sence?
cumartesiyi pazara bağlayan gece saat 00:00 da sözlük radyosunda. blog.kafasozluk.com/
herkes kendi hayat hikayesinin baş kahramanıdır.
-jhon barth-
fakat diğer insanların hikayelerinde farklı rollere bürünürler.
yüzünüze gülerler, samimi olmasalar bile.
size değer verdiklerini hissettirirler, değer vermeseler bile.
hatta sizi sevdiklerini söylerler, sizden haz etmeseler bile.
bazen ise sebepsizce oynarlar sizinle, sadece eğlencesine.
insanlar böyledir işte, bizler böyleyizdir işte, yaşı fark etmeksizin oyunlar oynarız birbirimiz ile.
gerçek yüzümüzü göstermeyiz asla, çoğu zaman kendimize bile.
korktuğumuzdan belki, belki haz aldığımızdan, belki de alışkanlıktan oyunlar oynarız birbirimiz ile.
çocukken oynan oyunlar, ebelemece, kovalamaca, saklambaç, körebe, evcilik, adam asmaca, kulaktan kulağa, monopoly, altta kalanın canı çıksın. büyüyünce de değişmemiş gibi pekte.
peki ya sence?
devamını gör...
erkeklerin güzel göründüğünü sandığı şeyler
masanin üzerine araba anahtarı ve cüzdan koymak.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
her başlık altına abidik gubidik tanım girdiğinde sözlükte popüler bir yazar olacağını zannetmeyen her yazar, en sevdiğim yazardır.
tanımsız tanımları olmayan, varsa da farkettiğinde editleyen her yazar, en sevdiğim yazardır.
geceye xxx bırak, xxx sorunsalı, sözlük yazarlarının xxx tarzı başlıklardaki girdi sayısı, tanım sayısından epey az olan yazarları da severim zamanla, tanımam lazım.
tanımsız tanımları olmayan, varsa da farkettiğinde editleyen her yazar, en sevdiğim yazardır.
geceye xxx bırak, xxx sorunsalı, sözlük yazarlarının xxx tarzı başlıklardaki girdi sayısı, tanım sayısından epey az olan yazarları da severim zamanla, tanımam lazım.
devamını gör...
jane austen
ekşi'deki yazılarımdan biri, burada da paylaşmak istedim. tabii kurallar gereği alıntı kıskacı içinde.
victoria döneminin hemen öncesi ingiltere'sinin orta ölçekli soyluları ve 'eşraf'ı arasında geçen romanları, çoğunlukla 'aşk romanı' olarak nitelendirilse de modern ingilizcenin kurucuları arasında sayılan kadın yazar. jane austen, okumaya heves edenlerin bir ya da birkaç kitabını muhakkak okudukları bir yazardır. türkçe çevirileri 'mükemmel' olmasalar da iyidir, fakat austen'i aslından okumak da ayrıca hem keyifli hem yararlıdır; özellikle ingilizcesini belirli bir düzeyin üzerine çıkarmak isteyenler için.
benim naçizane fikrim, onun romanlarının bunca sevilmesindeki asıl sebep, austen'in romanda doğru kimyayı bulabilmesindedir. insanların hiçbir zaman göz ardı edemeyecekleri; ekonomik sorunlar, kuşaklar arası çatışma, sınıflararası farklılıklar ve bunların yarattığı sorunlar...... onun kitaplarının genel-geçer konularıdır. yazar bunları anlatırken hep bir genç kadının gözünden izletir bize olayları. tarafsız değildir elbette, ama bizi etki altında bırakan, onun 'ikna' kaabiliyeti değil, olayların gelişimi içinde bizim onun kahramanıyla özdeşleşmemizdir ki, bunu gerçekten başarıyla yapar.
yazmaya çalışan biri olarak, onun bu gerçekten 'kolay' okunur romanlarını, hafife almadan -ki bu imkansızdır; çünkü sanki sözleşmişler gibi hemen bütün edebiyat otoriteleri onun eserlerini göklere çıkarırlar demesek bile 'ciddiye alırlar'- insanlarda okuma hevesini uyandırmak (/arttırmak) için öneriyorum. çünkü biliyoruz ki, 'dünyayı güzellik kurtaracak.'
victoria döneminin hemen öncesi ingiltere'sinin orta ölçekli soyluları ve 'eşraf'ı arasında geçen romanları, çoğunlukla 'aşk romanı' olarak nitelendirilse de modern ingilizcenin kurucuları arasında sayılan kadın yazar. jane austen, okumaya heves edenlerin bir ya da birkaç kitabını muhakkak okudukları bir yazardır. türkçe çevirileri 'mükemmel' olmasalar da iyidir, fakat austen'i aslından okumak da ayrıca hem keyifli hem yararlıdır; özellikle ingilizcesini belirli bir düzeyin üzerine çıkarmak isteyenler için.
benim naçizane fikrim, onun romanlarının bunca sevilmesindeki asıl sebep, austen'in romanda doğru kimyayı bulabilmesindedir. insanların hiçbir zaman göz ardı edemeyecekleri; ekonomik sorunlar, kuşaklar arası çatışma, sınıflararası farklılıklar ve bunların yarattığı sorunlar...... onun kitaplarının genel-geçer konularıdır. yazar bunları anlatırken hep bir genç kadının gözünden izletir bize olayları. tarafsız değildir elbette, ama bizi etki altında bırakan, onun 'ikna' kaabiliyeti değil, olayların gelişimi içinde bizim onun kahramanıyla özdeşleşmemizdir ki, bunu gerçekten başarıyla yapar.
yazmaya çalışan biri olarak, onun bu gerçekten 'kolay' okunur romanlarını, hafife almadan -ki bu imkansızdır; çünkü sanki sözleşmişler gibi hemen bütün edebiyat otoriteleri onun eserlerini göklere çıkarırlar demesek bile 'ciddiye alırlar'- insanlarda okuma hevesini uyandırmak (/arttırmak) için öneriyorum. çünkü biliyoruz ki, 'dünyayı güzellik kurtaracak.'
devamını gör...
sadun boro
"kısmet" isimli 10.5 metrelik ahşap yelkenlisi ile 22 ağustos 1965 - 15 haziran 1968 tarihleri arasında, eşi oda boro ile birlikte, dünyayı turlamış denizci.
bu seyahatini pupa yelken adlı kitabında, gayet esprili ve sürükleyici bir şekilde anlatmıştır.
özellikle güneybatı kıyılarımızın doğal güzelliklerini koruma altında tutmak icin çok çaba sarfetmiştir.
2015 yılında vefat etmiş, ölümünden bir süre önce teknesi "kısmet"'i rahmi m. koç müzesi'ne bağışlamıştır.
bu seyahatini pupa yelken adlı kitabında, gayet esprili ve sürükleyici bir şekilde anlatmıştır.
özellikle güneybatı kıyılarımızın doğal güzelliklerini koruma altında tutmak icin çok çaba sarfetmiştir.
2015 yılında vefat etmiş, ölümünden bir süre önce teknesi "kısmet"'i rahmi m. koç müzesi'ne bağışlamıştır.
devamını gör...
hayvanlardan tanrılara sapiens
yuval noah harari tarafında kalame alınmış olan "hayvanlardan tanrılara sapiens", kitabın kapağından da anlaşılacağı üzere "insan türünün kısa bir tarihi"ni ele almaktadır. insanların yüz bin yıl önceki tarihinden bugüne kadar bilinen en az altı farklı insan türünün olduğuna işaret eder ve bu güne kadar insan türünün nasıl bir evrimleşme sürecinden geçtiğinden bahseder. ayrıca insan türünün muhteşem değişimine ve tarihine ışık tutan bu kitapta yüz bin yıl öncesinden günümüze kadar sadece bu altı insan türünden homo sapiens'in var olduğunu ve bu varlığını kimi zaman yıkım ve kendinden başka her türlü canlı için büyük bir tehdit oluşturarak sürdürdüğünü kimi zaman da varlığını muhteşem değişimlerle kendinden sonraki nesillere aktardığını anlatır.
sadece insan türünün biyolojik gelişimini anlatmaz bu kitapta harari. bu biyolojik gelişmenin (evrimleşme) beraberinde getirmiş olduğu, insanların ekonomik, sosyal, siyasi, kültürel, tarihi, dini vb. roller açısından sapiens'in küresel ekosisteme etkileri üzerine de durmaktadır. kitap öncelikle insanın biyolojik devrimi ile başlayıp bilimsel devrimle beraber insanların kendilerini nasıl tanrılaştırdığına değinerek sona ermektedir. sadece bu iki başlık arasında insanların zaman içerisinde kendilerini keşfedip para ekonomisinin de gücünü kullanarak nasıl bir değişim ağının parçası olduğuna kitabın sonuna gelmeden her bir satırda hayret ediyorsunuz. öyle ki çoğu satırda sadece canlı türleri içerisinde ayakta kalmak için başka bir türün yok oluşunu umursamayan insanın vahşiliği karşısında dehşete düşüyor, başka bir satırda ise gelişmişliğin doruklarına kadar eriştiği için yaratılmış en benzersiz canlı olduğunu düşünüyorsunuz.
son olarak kitap içerisinden şu an içerisinde bulunduğumuz pandemi sürecine atıfta bulunacak olursak kitabın ilk bölümlerinden birinde -uzun zaman önce okuduğum için hatırladığım kadarıyla- şöyle der; " binlerce yıl önce de küresel çapta büyük salgınlar vardı ancak insanlar avcı göçebe toplumlar şeklinde yaşadığı için sürekli hareket halinde olduklarından dolayı bu tür durumları çok kolay atlatırlardı."
bir gün okumaya karar verirseniz diye şimdiden keyifli okumalar dilerim.
sadece insan türünün biyolojik gelişimini anlatmaz bu kitapta harari. bu biyolojik gelişmenin (evrimleşme) beraberinde getirmiş olduğu, insanların ekonomik, sosyal, siyasi, kültürel, tarihi, dini vb. roller açısından sapiens'in küresel ekosisteme etkileri üzerine de durmaktadır. kitap öncelikle insanın biyolojik devrimi ile başlayıp bilimsel devrimle beraber insanların kendilerini nasıl tanrılaştırdığına değinerek sona ermektedir. sadece bu iki başlık arasında insanların zaman içerisinde kendilerini keşfedip para ekonomisinin de gücünü kullanarak nasıl bir değişim ağının parçası olduğuna kitabın sonuna gelmeden her bir satırda hayret ediyorsunuz. öyle ki çoğu satırda sadece canlı türleri içerisinde ayakta kalmak için başka bir türün yok oluşunu umursamayan insanın vahşiliği karşısında dehşete düşüyor, başka bir satırda ise gelişmişliğin doruklarına kadar eriştiği için yaratılmış en benzersiz canlı olduğunu düşünüyorsunuz.
son olarak kitap içerisinden şu an içerisinde bulunduğumuz pandemi sürecine atıfta bulunacak olursak kitabın ilk bölümlerinden birinde -uzun zaman önce okuduğum için hatırladığım kadarıyla- şöyle der; " binlerce yıl önce de küresel çapta büyük salgınlar vardı ancak insanlar avcı göçebe toplumlar şeklinde yaşadığı için sürekli hareket halinde olduklarından dolayı bu tür durumları çok kolay atlatırlardı."
bir gün okumaya karar verirseniz diye şimdiden keyifli okumalar dilerim.
devamını gör...
yere düşen dondurma (yazar)
aklıma 5-6 yaşlarındayken , 30 ağustos zafer bayramı'nın fener alayını seyretmek için gittiğimde yere düşürdüğüm dondurmam gelir ve eve ağlaya ağlaya gidişim.
güzel yazan yazarlardan, hoş gelmiş, güzellikleri yazmaya devam edin..
güzel yazan yazarlardan, hoş gelmiş, güzellikleri yazmaya devam edin..
devamını gör...



