olay
şarkı olarak pek beğenmesem de sözlerinden ve cesaretinden dolayı takdir ettiğim bir ezhel şarkısı. 6 eylül 2019'da yayınlanmıştır. ayrıca klibi de çok güzel hazırlanmıştır, izleyen kişiyi depresyona sokma potansiyeline sahiptir.
"çıkar olay
sıkar toma suyu işin suyu çıkar
ölür memur ölür çocuklar yaşar çıkar
isteseler biter ama sanma kimse çıkar
bunla başa çünkü kazandırır para olay"
"çıkar olay
sıkar toma suyu işin suyu çıkar
ölür memur ölür çocuklar yaşar çıkar
isteseler biter ama sanma kimse çıkar
bunla başa çünkü kazandırır para olay"
devamını gör...
susurluk kazası
bir diğer adı ile "susurluk skandalı" 3 kasım 1996 yılında susurluk uçakyolu mevkinde mercedes marka bir lüks aracın öndeki seyir halindeki kamyona arkadan çarpması ile meydana gelen trafik kazasının aslında öyle sıradan bir trafik kazası olmadığını göstermiştir. devlet- mafya ilişkisini açığa çıkaran kazada çarpışma sonucu hayatını kaybeden üç isim tespit edilir: istanbul eski emniyet müdür yardımcısı hüseyin kocadağ, üstünde mehmet özbay adına düzenlenmiş bir kimlik bulunan abdullah çatlı ve sevgilisi gonca us. yaralanan ve hastaneye kaldırılan kişi ise dyp şanlıurfa milletvekili sedat edip bucak’tır. kaza da devlet-polis-mafya ilişkisinin ortaya çıkmasına rağmen üstü kapatılmıştır. siyasetin ne kadar kirli olduğunu, körü körüne siyasi düşüncelerin savunulamamasını gerektiğini bir kez daha anlayan anlamış oldu.
devamını gör...
the song of sparrows
2008 yılında vizyona giren ve iran'da çekilen drama türündeki eser. filmin yönetmenlik koltuğunda majid majidi ve başrolünde bu tarz iran filmlerinin vazgeçilmez ismi mohammad amir naji yer almaktadır. türkçe çevirisi serçelerin şarkısı olan filmde dar gelirli aile babası karim eşi ve çocukları için hayat mücadelesi verirken yaşadıkları olaylar ele alınmakta ve kırsal kesim ile şehir hayatı arasındaki derin uçurumlar sergilenmektedir. önceleri deve kuşu çiftliğinde kıt kanaat geçinebilecek kadar para kazanabilen karim şehirde çeşitli işlerde çalışmaya başlayınca çok daha fazla kazanç elde etmeye başlar. bu da onu eskiye nazaran daha hırslı bir hale getirir ve karakterinde de başkalaşmalara sebep olur. ailenin yaşam standartları bir nevi iyileşmeye başlasa da eski hayatlarıyla yeni hayatlarının arasındaki farklar kendilerinde daha sonra yadırgayacakları değişimlere sebep olmaktadır. artık geçim derdinden ziyade her geçen gün bir öncekine göre daha iyi şartlarda yaşamaya çalışan karim eski değer yargılarını yitirmeye başlar. farklı dallarda yedi ödül alan filmde özellikle kültürel çatışmalar, fakirlik, çocukların masumiyeti, bulunan coğrafyadaki aile yapısı gibi konular ön plana çıkarılmıştır.
devamını gör...
29 nisan 17 mayıs arası tam kapanma
bir lokantacı olarak dükkanımı kapatacak. ve evimde geçireceğim zaman. allah getir ve diğer kuryerelere yardım etsin.
devamını gör...
misc radyo yayını
ey ahali, zombi mahali!
cenk beni evimden alacakmış. okurken de, yazarken de inanası gelmiyor insanın. ben edirneye kadar gelsem, geri kalan yolu da o gelse?.. canlandıramadım, yok. halbuki atla deve mi? her şey bir uçağa bakar eheh. bu yıl değil. bu yıl uçaklara ben bakıyorum, oturduğum çimenlerden. höffff sevgimi anlatırken vıcıklaşabilirim. affedin, cenku balım’ın da yan etkisi bu işte. insanı bi yumuşatıyor…
akşama gelince, biz böyle bir takım irezil anılarımızla karşınızdayız. * o kadar da prestij kastık, karizma, şekil şukul yaptık sözlükte. akşamdan sonra bağzılarımızı sidikli diye anacaklar, püh! ben şimdiden uyarımı yapayım;
yemek yerken dinlemeyin, dinlerken yemek yemeyin, yemeyin dinlerken yemek.
cenk beni evimden alacakmış. okurken de, yazarken de inanası gelmiyor insanın. ben edirneye kadar gelsem, geri kalan yolu da o gelse?.. canlandıramadım, yok. halbuki atla deve mi? her şey bir uçağa bakar eheh. bu yıl değil. bu yıl uçaklara ben bakıyorum, oturduğum çimenlerden. höffff sevgimi anlatırken vıcıklaşabilirim. affedin, cenku balım’ın da yan etkisi bu işte. insanı bi yumuşatıyor…
akşama gelince, biz böyle bir takım irezil anılarımızla karşınızdayız. * o kadar da prestij kastık, karizma, şekil şukul yaptık sözlükte. akşamdan sonra bağzılarımızı sidikli diye anacaklar, püh! ben şimdiden uyarımı yapayım;
yemek yerken dinlemeyin, dinlerken yemek yemeyin, yemeyin dinlerken yemek.
devamını gör...
hem beğendi hem favoriledi kesin evlenmek istiyor
hayır üstüne bir de takip edip mesaj atması gerekiyordu.
erkenden yola çıkmayın,sizi çok üzerler.
erkenden yola çıkmayın,sizi çok üzerler.
devamını gör...
hazar gölü
elazığ'ın sivrice ilçesinde bulunan göl, 1800'lerde gerçekleşen depremle sular altında kalmadan önce gölcük/dzovk adında bir köyün yerleşim alanıymış. bazı seyyahların seyahatnamelerinde de bahsettiği köy, bir dönem adacıkmış ve ulaşım sandalla sağlanıyormuş, köyde bir kilise de bulunuyormuş.
gölün içinde gömülü bu zenginlik ta 2018'de su seviyesinin düşmesiyle dikkatleri çekiyor. suyun üzerinde köyün bazı kalıntıları görülebiliyor ve köy, batık kent olarak anılıyor.
hazar baba dağı'nın ayakları altında serili bir örtü gibi uzanan göl mastar'a değin ulaşıyor. beni en çok etkileyen görüntü, gölün dev dağların arasındaki mağrur duruşuydu. göl, merkeze uzak değil fakat sırf gölü görmek yerine biraz daha yol alıp kırlardaki yaşamı görmeye değer bence. gölün manzarası yörenin yaşamıyla birleşince görüntü çoğalıyor.
gölün içinde gömülü bu zenginlik ta 2018'de su seviyesinin düşmesiyle dikkatleri çekiyor. suyun üzerinde köyün bazı kalıntıları görülebiliyor ve köy, batık kent olarak anılıyor.
hazar baba dağı'nın ayakları altında serili bir örtü gibi uzanan göl mastar'a değin ulaşıyor. beni en çok etkileyen görüntü, gölün dev dağların arasındaki mağrur duruşuydu. göl, merkeze uzak değil fakat sırf gölü görmek yerine biraz daha yol alıp kırlardaki yaşamı görmeye değer bence. gölün manzarası yörenin yaşamıyla birleşince görüntü çoğalıyor.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
en büyük okyanusun kıyısında bir kum tanesine dönüşecekti ve en kötüsü, o kumsaldaki diğer kum tanelerinden farkı kalmayacaktı. sonsuza dek kendi benzersiz benliğini her yerde görmeye mahkûm olacaktı. ne yazgı seçmişti kendine! benzersizliğinin evren tarafından yutulması!
henry miller - oğlak dönencesi
henry miller - oğlak dönencesi
devamını gör...
x mahlaslı yazar sizi gözledi bildirimi
okuduğum başlıkta kendi gezinme butonuma dokuduğumda işe yaramayan özellik.
şey ile aynı değil mi bu; "kalemi eline alınca ilk kendi adını yazan ya da google earth ile önce kendi evini aratan insan mantığı?"
(bkz: en türk özelliğiniz)
şey ile aynı değil mi bu; "kalemi eline alınca ilk kendi adını yazan ya da google earth ile önce kendi evini aratan insan mantığı?"
(bkz: en türk özelliğiniz)
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, günaydın diğerleri.
çorba içeyim dedim daha olmamış, bu vakitte nasıl olmaz ya? bu basmane de çok bozdu! türkan şlap şlup zıkkımlanıyor karşımda, ben çaya talim!
hayat çok adaletsiz, hayat minnak bir hıyar için çok kırılgan, hayat... yok lan yok şaka şaka, mis gibi hayat işte, yaşayın?
ha bu arada, gideni değil de kalanı var ayrılık diyorlar, doğru mu?
çorba içeyim dedim daha olmamış, bu vakitte nasıl olmaz ya? bu basmane de çok bozdu! türkan şlap şlup zıkkımlanıyor karşımda, ben çaya talim!
hayat çok adaletsiz, hayat minnak bir hıyar için çok kırılgan, hayat... yok lan yok şaka şaka, mis gibi hayat işte, yaşayın?
ha bu arada, gideni değil de kalanı var ayrılık diyorlar, doğru mu?
devamını gör...
elmalı çocuk istismarı davası
dünden beri farklı başlıklara yazılan ve görüş olarak katıldığım “çocukların koruma altına alınması” meselesi biraz düşündürücüdür. aile bakanlığı denen köhnemiş kurum mu çocukları koruyacak? evimde su istemeyen kaktüsü bile bunlara emanet etmem! akp’yi yalaya yuta altına koltuk çekmiş, ancak beyin ölümü çoktan gerçekleşmiş bakan mı koruyacak? 23 nisan günü gördük bunların son kullanma tarihi geçmiş düşüncelerini.
çocukları sivil toplum kuruluşları koruma altına almalıdır. gerçi biz ne zaman örgütlü toplum desek, “solcu, terörist, vatan haini” ilan ediliyoruz ama önemli değil alıştık. örgüt lafından o kadar korkuyorsunuz ki, zaten az çalışan beyniniz duruyor. eğer bir örgütten korkacaksanız, bu ülkeyi yöneten çete örgütünden korkun. sivil toplum örgütleri, aynı zamanda bir denetleme mekanizmasıdır ve ihtiyaçtır.
burada suçu top yekün adalet sistemine atmak yerine bu ülkenin yönetim anlayışında olan sorunu görmek ve onu değiştirmek gereklidir. adalet sistemi, aile bakanlığı, külliyesi, fonksiyonsuz meclisi yani olay bir yönetilme meselesidir. bunu da sözüm ona “halk” belirliyor. en önemli insani görevi “çocukları korumayı” bile beceremeyen bir halk, bu anlayışı değiştirebilir mi? benim pek umudum yok.
sosyal medyalardan ve interaktif sözlüklerden yazarak, vicdanı rahatlatmakta bir o kadar yapay geliyor. sizce son yaşanan rezalet, bu olay mı olacak? bu zihniyet değişmedikçe, bizler daha çok yazarız.
çocukları sivil toplum kuruluşları koruma altına almalıdır. gerçi biz ne zaman örgütlü toplum desek, “solcu, terörist, vatan haini” ilan ediliyoruz ama önemli değil alıştık. örgüt lafından o kadar korkuyorsunuz ki, zaten az çalışan beyniniz duruyor. eğer bir örgütten korkacaksanız, bu ülkeyi yöneten çete örgütünden korkun. sivil toplum örgütleri, aynı zamanda bir denetleme mekanizmasıdır ve ihtiyaçtır.
burada suçu top yekün adalet sistemine atmak yerine bu ülkenin yönetim anlayışında olan sorunu görmek ve onu değiştirmek gereklidir. adalet sistemi, aile bakanlığı, külliyesi, fonksiyonsuz meclisi yani olay bir yönetilme meselesidir. bunu da sözüm ona “halk” belirliyor. en önemli insani görevi “çocukları korumayı” bile beceremeyen bir halk, bu anlayışı değiştirebilir mi? benim pek umudum yok.
sosyal medyalardan ve interaktif sözlüklerden yazarak, vicdanı rahatlatmakta bir o kadar yapay geliyor. sizce son yaşanan rezalet, bu olay mı olacak? bu zihniyet değişmedikçe, bizler daha çok yazarız.
devamını gör...
güllü yasin kitabı
içinde yasin, tebareke, amme, namaz sureleri ve dualar bulunan kitaptır.

çocukluğumdan ilk gençlik yıllarıma geçene kadar tam dokuz sene kur’an kursuna giden biri olarak çok aşina olduğum bir kitaptır. görselde paylaştığım kitaptı yıllarca yanımda taşıdığım ve yaz aylarının aydınlık sabahlarını sırat köprüsünü daha kolay geçmek için kullandığım kitap.
dünya üzerindeki bütün dinlerle arama koyduğum mesafeye rağmen bu kitaptaki bütün sure ve duaları hala ezbere bilirim. ve o zamanları bazı istisnalar dışında çok güzel anılar olarak düşünür ve anarım.
o zamanlar üzerinde gül resmi bulunmayan yasin kitabı benim için hiçbir değer arz etmezdi. gül, yasin’in olmazsa olmazıydı. belki hala da öyledir benim için ama artık pek düşünmüyorum bu konuları.
bu kitapla vedalaşıp artık özel çantasında bir kur’an ile kursa gitmeye başladığımda kendimi ahiret sınavını geçmiş ve hidayete ermiş olarak görmüştüm. ama içime de bir hüzün çöreklenmişti. güllü yasin kitabından ayrılmak zor gelmişti bana.
şimdilerde şekeri ve özel çantası ile birlikte satılmaya başlanan kitabı hazırlayanlar artık sadece ahireti değil hem ağzımızın tadını hem de estetik kaygılarımızı göz önünde bulundurmaktalar.
ben artık uzak kaldım bu işlerden ama belki namaz kılmıyorum, oruç tutmuyorum, zekat vermiyorum, hacca gitmiyorum ama kalbim temiz.

çocukluğumdan ilk gençlik yıllarıma geçene kadar tam dokuz sene kur’an kursuna giden biri olarak çok aşina olduğum bir kitaptır. görselde paylaştığım kitaptı yıllarca yanımda taşıdığım ve yaz aylarının aydınlık sabahlarını sırat köprüsünü daha kolay geçmek için kullandığım kitap.
dünya üzerindeki bütün dinlerle arama koyduğum mesafeye rağmen bu kitaptaki bütün sure ve duaları hala ezbere bilirim. ve o zamanları bazı istisnalar dışında çok güzel anılar olarak düşünür ve anarım.
o zamanlar üzerinde gül resmi bulunmayan yasin kitabı benim için hiçbir değer arz etmezdi. gül, yasin’in olmazsa olmazıydı. belki hala da öyledir benim için ama artık pek düşünmüyorum bu konuları.
bu kitapla vedalaşıp artık özel çantasında bir kur’an ile kursa gitmeye başladığımda kendimi ahiret sınavını geçmiş ve hidayete ermiş olarak görmüştüm. ama içime de bir hüzün çöreklenmişti. güllü yasin kitabından ayrılmak zor gelmişti bana.
şimdilerde şekeri ve özel çantası ile birlikte satılmaya başlanan kitabı hazırlayanlar artık sadece ahireti değil hem ağzımızın tadını hem de estetik kaygılarımızı göz önünde bulundurmaktalar.
ben artık uzak kaldım bu işlerden ama belki namaz kılmıyorum, oruç tutmuyorum, zekat vermiyorum, hacca gitmiyorum ama kalbim temiz.
devamını gör...
türkçe şarkı dinleyenlerin müzik zevkinin olmaması
haksızsın.
devamını gör...
çok eşlilik
kadına da erkeğe de yakışmayan eylem. erkeğe yakışır, kadına yakışmaz diyen birisini duyarsanız kafasına kütükle vurun.
devamını gör...
çocukları avutmak için söylenen yalanlar
öncelikle hangi niyetle olursa olsun çocuk-yetişkin fark etmeksizin yalana karşı olduğumu belirtmek isterim ki sonrasında "yalana özendiren başlık, yalanın mizahı olmaz, yalanı normalleştirmek, yalanı komik göstermek" gibi tepkiler olmasın.*
tanım: "nasılsa çocuk, anlamaz" denilerek çocuklara söylenen yalanlardır.
vefat eden birinin haberini vermek için "o uzaklara gitti" demek.

ha bir de; seni çingenelere veririm.*
tanım: "nasılsa çocuk, anlamaz" denilerek çocuklara söylenen yalanlardır.
vefat eden birinin haberini vermek için "o uzaklara gitti" demek.

ha bir de; seni çingenelere veririm.*
devamını gör...
yoldaş'tan normal sözlük yazarlarına açık mektup
yazar sayısında hata yapılmış mektup.
prusyaduku'nün 10 yazar gücünde olduğu hesaba katılmamış maalesef.
prusyaduku'nün 10 yazar gücünde olduğu hesaba katılmamış maalesef.
devamını gör...
cezaevi
trabzon'da, içinde bölgenin en büyük cezaevinin bulunduğu mahallenin adı.
cezaevi ile ilgili ne fıkrada bulundum paylaşmak isterim.
bir arkadaşın erkek arkadaşı ile tanıştım.
arkadaş beni tanıtıyor
-bak canım bu hanım da trabzonlu
adam
-çok severim ben trabzonlular'ı
ben
-öyle mi?
adam
-6 ay trabzonda kaldım ben
ben
-neresinde?
adam
-cezaevi
ben
-bende o mahallenin biraz yukarısında oturdum, gittiniz mi hiç yukarılara?
adam
-yok ben cezaevinde yattım, orda tanıdım trabzonlu
şaşkın ben
-hadi ya
adamın dünya umurumda değil
-şu an da şartlı tahliye edildim
bir şey diyemedim.
ben cezaevi mahallesi sandım, adam mahkummuş, cezaevinde kalmış. yüzüne karşı gülemedim, allah bilir ne yaptı, başıma bela almak istemedim.
ordan çıkar çıkmaz kızkardeşimi aradım baya baya güldük.
cezaevi ile ilgili ne fıkrada bulundum paylaşmak isterim.
bir arkadaşın erkek arkadaşı ile tanıştım.
arkadaş beni tanıtıyor
-bak canım bu hanım da trabzonlu
adam
-çok severim ben trabzonlular'ı
ben
-öyle mi?
adam
-6 ay trabzonda kaldım ben
ben
-neresinde?
adam
-cezaevi
ben
-bende o mahallenin biraz yukarısında oturdum, gittiniz mi hiç yukarılara?
adam
-yok ben cezaevinde yattım, orda tanıdım trabzonlu
şaşkın ben
-hadi ya
adamın dünya umurumda değil
-şu an da şartlı tahliye edildim
bir şey diyemedim.
ben cezaevi mahallesi sandım, adam mahkummuş, cezaevinde kalmış. yüzüne karşı gülemedim, allah bilir ne yaptı, başıma bela almak istemedim.
ordan çıkar çıkmaz kızkardeşimi aradım baya baya güldük.
devamını gör...



