kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz
bilmez misin ki türküler yanmaz
günü gelir sanma hesap sorulmaz
dayanır kapına pir sultan ölmez...
devamını gör...

yüksektir.

geçen afedersiniz bira içiyorum. lenovoyu tak diye masaya koymuşum. apple tayfa hor görerek bakış atıyor.
ciddi görüneyim ve bir şeyler yapayım zannetsinler diye girdim sözlüğe tanım giriyorum.

kahve alma sırasında ortalama 12 kere süzülecek bir hanımefendi yanıma yaklaştı. mahlasınız ne bende yazıyorum sözlükte dedi. söyledim. aaa inanamıyorum falan deyip imza istedi. verdim gitti.
devamını gör...

yeni konsepti ile beni pek çok, pek çok mutlu eden yayın*.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

don miguel ruiz tarafından yazılmış, toltek bilgeliğinin anlatıldığı mükemmel ötesi başucu kitabım. toltek bilgeliği bir din bir inanış değil bir felsefe ya da bir ideoloji değil, bir yaşama sanatı canlı bir öğreti. meksika kızılderileleri tarafından hala daha uygulanan bir yaşam sanatı ve öğreti. toltek bilgi insanı anlamına geliyor. resmi tarihe göre tolteklerin 9. ve 12. yüzyıllar arasında yaşadığı söyleniyor ancak kökeninin çok daha eskilere dayandığı bilinmekte.
peki kitapta ne anlatılıyor? bu bir kişisel gelişim kitabı mı? bu kitabı okursak ne olur? şöyle başlayayım kitap 120 sayfalık ince bir kitap. ben 1-1buçuk saat gibi bir sürede bitirdim. başladığınız zaman zaten elinizden bırakamaycaksınız. bence hayatınıza mutlaka dokunacak ve hayatınızı değiştirebilecek bir kitap. şöyle ki kitapta eğer farkındalığa varmazsak bir cehennemde yaşadığımızı, bireysel ve toplumsal bir rüya içinde olduğumuzu ancak farkındalık ve eylem ile bu cehennemden çıkıp cennete geçebileceğimizi anlatıyor. varolma sürecimizde ailemiz, toplum, din, kurallar tarafından ehlileştirildiğimizi ama artık büyüdüğümüzde özgürleşebileceğimizi ve buözgürleşmenin bize cennetin kapılarını açacağından bahsediyor. peki bunu nasıl yapacakmışız? 4 anlaşma yaparak nedir peki bu 4 anlaşma:
1. kullandığın sözcükleri özenle seç.
2. hiçbir şeyi kişisel algılama.
3. varsayımda bulunma.
4. daima yapabildiginin en iyisini yap.
eğer bu 4 anlaşmayı alışkanlık haline getirebilir içselleştirirsek çok fayda görebiliriz ve hayatımızı kolaylaştırabiliriz. ben okur okumaz harekete geçtim. çok zor olmayan basit şeyler aslında ve bir süre sonra bunlar refleks haline gelecek. ve gerçekten hayatımız çok daha yaşanabilir hale gelecek.
devamını gör...

sürekli değiştirmeye çalışmak,
zaaflarını kullanmak,
tüketmek,
can yakmaktan çekinmemek.
devamını gör...

büyük macar matematikçi paul erdös'ün "matematik bu tür şeylerle uğraşmak için yeterince gelişkin (olgunlaşmış) değil" dediği var sayım.
ilk bakışta çok basit geliyor: bir sayı seçin.
seçtiğiniz sayı çiftse 2'ye bölün. çıkan sonuç çiftse gene ikiye bölün bu bölme işleminde çıkan sonuç tek bir sayıysa, ya da ilk seçtiğiniz sayı tek sayıysa o sayıyı 3'le çarpıp 1 ekleyin. çıkan çift sayıyı 2'ye bölün. bu işlemi en sonunda 1 elde edinceye kadar tekrarlayın.
örnek: 6.
6/2=3. tek sayı. o halde 3x3+1=10. çift sayı 2'ye böl 5. tek sayı, 5x3+1= 16. 16/2 =8, 8/2=4, 4/2=2,
2/2 =1
bir sonraki sayı 13 olsun. bu tek sayı. 13x3 +1= 40. 40/2= 20 20/2 =10 10/2 =5. 5 tek sayı 5x3+1=16
16, 4 kez arka arkaya 2'ye bölünür ve 1 elde edilir.
collatz varsayımı şudur: bu işlemde sayı ne kadar büyük olursa olsun sonuçta mutlaka 1 sayısına ulaşılır. (bu işlem dizisi o kadar kolay değildir. örneğin 27 sayısı 1'e ulaşmak için 100'den fazla işlemden geçiyor, bazı sayılarda işlem sayısı bine yaklaşıyor. yazılımcı arkadaşlar hesaplamayı yapacak bir program yazabilirler.)
soru da şu: bu varsayım gerçekten doğru mudur? bütün sayılar mutlaka 1'e iner mi?
devamını gör...

depresyona teşvik edici cümlelerin en kuvvetlisi budur.
devamını gör...

yemek yedim
devamını gör...

17 ocak 2250 hala çaylak olmam rezaleti.
devamını gör...

her ne kadar gönül razı gelmese de bazen verilebilecek en iyi cevaptır.


söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
çektiğim alamı bir ben birde allah’ım bilir.

fuzuli
devamını gör...

günaydın sözlükcüğüm.
bir sürü işe maydanoz olduğum doğrudur.

millet iki karpuzu bir koltuga sığdıramazken, benim koltuğuma sığdırğım karpuz sergisinin başımda patlamadigi bir gün olması dileğiyle...
sonum benzemez umarım *

büyüklerimin ve yaşıtlarımın yanaklarından öper, küçüklerimin boynunu gıdıklarım. gülmek yakışıyor, gülün efendim. hazır maske de var gülün gitsin.
devamını gör...

dario moreno kimdir? bütün şarkılarına bayıldıgım sanatçıdır kendileri dostlar.
devamını gör...

erdoğanın iyi olmadığını biliyoruz da yiğenim daha iyisi mi var şuan? chp desen ataistler hdp terörist kötünün en iyisi erdoğan...

t:ateistlere ya sabır çektirecek cinsten dayılar
devamını gör...

birkaç tane yazacağım.

1) tom ve jerry.

2) bugs bunny.

3) johnny bravo.

4) johnny test.

5) gumball.

6) flap jack.

7) pokemon.

8) bakugan.


tanım : çocukluğumuzda izlediğimiz çizgi filmleri paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...

3/10'luk kadınmış dulmuş, bakın dingile bakın hele.

kadınlar zoru oynamak zorunda değil, kadınlar içinden nasıl geliyorsa öyle davranıyor çünkü onların da hisleri var, duyguları var bildin mi dangalak seni.

sen yalan söyleyip tavlamak için 40 takla atınca karaktersiz olmuyorsun kadın hoşlanınca mı kolay oluyor?

bak evladım geri zekalıya anlatır gibi anlatıyorum; kadınlar da ilk adımı atabilir içinden geliyorsa hoşlandıysa bir erkeğe ilgisini belli edebilir, bir erkeği arzulayabilir, yalnızca sevişmek isteyebilir, bazısıyla yalnızca ciddi ilişki tercih edebilir yani anlayacağın kendine tanıdığın tüm haklara sahip olan kadın kaç yaşında olursa olsun, dulmuş bekarmış hiç evlenmemiş çirkinmiş* hiç farketmez içinden nasıl geliyorsa öyle davranacak. anladın mı, şimdi s*kt*r git burdan insanların asabını bozma.

karaktersiz dingil filtresi olsa keşke sözlükte, her toynağı olan yazamasa şuraya.

not: hanımefendi çizgimden çıkmış olsam dahi bu entry kendini imha etmeyecek. çünkü neden çıkmayayım değil mi, insanları kategorize ederek aşağılamaya çalışan herkesin karakterine istediğimiz gibi bizler de saydırabiliriz canım kadınlar. hodri meydan!
devamını gör...

doğru olan önermedir.fakat sahaflık da bir hayır kurumu değil neticede.kirası,calışanı,mezatı var.taş mı yesin adamlar.

istanbul'da hatrı sayılır bir sahaf dükkânında uzun süre mesaim oldu.dolayısıyla bahsi geçen çakallıklara bizzat şahit ve dahil olmuşluğum var.mağdur olma ihtimalinizi minimize etmek için tavsiyem nadir kitap.

nadirkitap.com türkiye genelindeki sahafların satış yaptığı online bir platform.eski ve baskısı tükenmiş kitapları,dergileri sahaf sahaf gezmeden inceleyip detaylı arama(baskı yılı,yayınevi,çevirmen vs.) yapabilir,yüzlerce sahaf içinde en uygun fiyatlı olanı bulabilirsiniz.piyasayi çok takmayan,kitap soruldukça etiketi güncellemeyen sahaflar da mevcut.şikayet sistemi efektif çalıştığı için çakallığa pek meyledilmiyor.buranın tek eksisi kargo maliyeti olabilir.toplu siparişlerinizi tek bir sahaftan vermeye dikkat ederseniz onu da halledersiniz.zaman zaman kampanyaları oluyor.
devamını gör...

19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramımız kutlu olsun.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


ey türk gençliği!
birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.
devamını gör...

mahlası çok komik olan yazardır. birkaç kere denk geldim kendisinin yazılarına bana göre oldukça başarılı bir yazardır kendisi.
devamını gör...

çocukken bayılırdım ben bu adamlara. türkçe seslendirmesi gerçekten bombaydı. gamlı baykuş efekti katmışlardı resmen. seslendirmeyi ferdi tayfur'un yaptığını öğrenince çok şaşırmıştım. tabi jeton sonra düştü. o ferdi bizim bildiğimiz ferdi değilmiş. derin bir oh çektim. neden derseniz ferdi tayfur'u sevmediğimden falan değil. o adamdan bu diyalogların ve ses tonunun çıkması mümkün değil. oturmuyor insanın kafasında. yani seslendiren o çıksa durumu gururuma yediremeyecektim. * şükür ki isim benzerliğinden mütevellit ters köşe olmuşuz. seslendirme sanatçısı ferdi abimiz bence müthiş bir iş çıkarmış zira hepimizin ağızlarına pelesenk olacak kalıplar yarattı. belki de bu sayede çok sevdik ve bize yakın geldi. misal mahalle arkadaşlarımıza seslenirken ''napıyorsundur oğluuum?'' diyerek ''napıyorsundur oğğliii?'' kalıbını aşırmış oluyorduk. kanımca ülkemizde bu ikilinin sevilmesinin en önemli nedeni bu abimizin seslendirmesidir. çok özgün ve farklı bir seslendirmeydi. bizim dilimizde var olan kalıpları gelişine kullanırdı. sıcak ve samimi gelmesi de ondandır belki. müşfik kenter'in alf seslendirmesi gibi bende yeri ayrıdır. rahmetli babamda bu ikiliyi çok severdi. çoğu zaman onunla birlikte izlerdik. ya trt yayınlardı ya da babam video'dan açardı. patlatırdık kahkahaları ardı ardına. haliyle eski güzel günleri hatırlatıyorlar bana. bir babanın oğlu olduğum günleri... şimdiyse bir baba olarak bizim ufaklıkla beraber izleyeceğim günleri iple çekiyorum. biraz daha büyüsün bu seferde onunla kahkahalara boğulacağız.

şöyle dans edersek de fena olmaz.*

devamını gör...

yine sevenimizin olmadığını gördüğümüz bir etkinlik oldu hamdolsun.

edit: bu sevgi olayını hep aşk meşk sanıyorsunuz galiba ya siz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim