şener şen vs kemal sunal
birbirleri ile oynadığı filmlerde karar veremediğim, bireysel performanslarda şener şen'i seçeceğim versustur. kemal sunal'ı daha çok sevdiğimi de eklemek isterim.
devamını gör...
sözlük radyosu
günün bir kısmını kafa sözlük radyosunda geçiren biri olarak radyonun olmaması beni boşlukta bıraktı birazcık. umarım kısa zamanda yeniden yayın vermeye devam eder.
bir de şunu eklemeden geçemeyeceğim. yeni, güzel şarkılar da eklensin lütfennn.* beklentim yüksek.* beklemedeyimm.
bir de şunu eklemeden geçemeyeceğim. yeni, güzel şarkılar da eklensin lütfennn.* beklentim yüksek.* beklemedeyimm.
devamını gör...
ay ben gülerim
olmadık bir durum yaşanmasın diye ortamdan uzaklaşmak için kullanılabilecek bir bahane cümlesi.
mesela bir arkadaşınıza şaka yapılacak. senaryo hazır, roller dağıtılmış. siz şakayı ele verip ortamı bozmaktan korkan kişisiniz ve bu cümleyi patlatıyorsunuz:
- ay ben gülerim!
ayrıca çok keyif alınması muhtemel olaylarda yahut bir şeyi becerememekten korkulan durumlarda da kullanılabilir. bir yiğit özgür karikatüründe olduğu gibi:

milk ukdesidir.
mesela bir arkadaşınıza şaka yapılacak. senaryo hazır, roller dağıtılmış. siz şakayı ele verip ortamı bozmaktan korkan kişisiniz ve bu cümleyi patlatıyorsunuz:
- ay ben gülerim!
ayrıca çok keyif alınması muhtemel olaylarda yahut bir şeyi becerememekten korkulan durumlarda da kullanılabilir. bir yiğit özgür karikatüründe olduğu gibi:

milk ukdesidir.
devamını gör...
can yücel
"o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de,
kalp,göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer…düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman
meydan savaşlarında korkular aşkı ağır yaralamasaydı eğer…
rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer…
uykusuzluklar yıkıp geçmezdi kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer…
gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden de onlar payını almasaydı eğer…
ıssızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer…sen gittikten sonra yalnız kalacağım
yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse?evet sevgili,
kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer…"
şiiriyle tanıdığım ve sevdiğim bir şairdir.
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de,
kalp,göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer…düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman
meydan savaşlarında korkular aşkı ağır yaralamasaydı eğer…
rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer…
uykusuzluklar yıkıp geçmezdi kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer…
gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden de onlar payını almasaydı eğer…
ıssızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer…sen gittikten sonra yalnız kalacağım
yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse?evet sevgili,
kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer…"
şiiriyle tanıdığım ve sevdiğim bir şairdir.
devamını gör...
emine erdoğan'ın küçük porsiyon önerisi
devamını gör...
hobaaa3434
daha önce kendisine girdiğim nick altı yazısını, ‘yazını beğenmedim kaldır’ gibisinden özel mesaj yoluyla ilettiği için kaldırmıştım.
bugün abdul hocamın nick altında yazdığını da ben beğenmedim. demek ki bir iki yüzlülük var. başkasına kafamıza göre nick altı girebiliyoruz anlaşılan.
madem öyle başlayalım ufak ufak.
tanımları rezalet. sırf roman alıntısı.oğuz atay hocamın da şöylee buyurduğu gibi başlayan her yazıdan tiksiniyorum açıkçası.
“x yazarından alıntı” yapmayı yasaklasalar, kendisi gibi nick altından gülücük “artı oya boğuyoom”culuk oynadığı diğer tırt yazarlarla kreş ortamına çevirir sözlüğü.
bu kadar ‘başıboşluk’ fazla. iki yüzlülükten tiksiniyorum. bilmem anlatabildim mi.
not: geri dön bir zahmet, azıcık rahat ol yahu. hemen bozulmalar falan. gerek yok böyle şeylere.
bugün abdul hocamın nick altında yazdığını da ben beğenmedim. demek ki bir iki yüzlülük var. başkasına kafamıza göre nick altı girebiliyoruz anlaşılan.
madem öyle başlayalım ufak ufak.
tanımları rezalet. sırf roman alıntısı.oğuz atay hocamın da şöylee buyurduğu gibi başlayan her yazıdan tiksiniyorum açıkçası.
“x yazarından alıntı” yapmayı yasaklasalar, kendisi gibi nick altından gülücük “artı oya boğuyoom”culuk oynadığı diğer tırt yazarlarla kreş ortamına çevirir sözlüğü.
bu kadar ‘başıboşluk’ fazla. iki yüzlülükten tiksiniyorum. bilmem anlatabildim mi.
not: geri dön bir zahmet, azıcık rahat ol yahu. hemen bozulmalar falan. gerek yok böyle şeylere.
devamını gör...
teyze vs hala
teyze candır. sizi annenizden sonra en çok düşünen ikinci dişidir. hala en gereksiz akrabadır. kendi hayatında takılır.
devamını gör...
yavuz çetin
blue isimli belgeselde, 90'lı yıllarda birlikte çaldığı grubu blue blues band'den kerim çaplı ile beraber hayatlarının anlatıldığı güzel bir belgesele sahip gitarist. cenazesinin öyle soğuk, hiçbir aile üyesi olmadan geçmesi hep zoruma gitmiştir.
ne zaman sahnede kurtar beni çalsam, onun anısını bir parça bile olsa yaşatabilmenin gururu oluyor üzerimde.
--- alıntı ---
nasıl unuttum nasıl kaybettim
gördüklerim gerçek mi inanmak çok zor
bir yabancıyım ben artık her şeye
--- alıntı ---
ne zaman sahnede kurtar beni çalsam, onun anısını bir parça bile olsa yaşatabilmenin gururu oluyor üzerimde.
--- alıntı ---
nasıl unuttum nasıl kaybettim
gördüklerim gerçek mi inanmak çok zor
bir yabancıyım ben artık her şeye
--- alıntı ---
devamını gör...
normal sözlük'ün gececi yazarları
ah nerde yatacağım öğleye kadar?saat 05 te yatıyorum saat 10'da uyanıyorum.yatak batıyor sanki
devamını gör...
kalbinizi en çok kıran cümle
gerçekten alındığım şeyler genelde ailem bir şey dediğinde oluyor.* ama onun dışında, eski sevgilim bir keresinde " tam bir hayal kırıklığısın" demişti. baya alınmıştım zamanında.
devamını gör...
takipçi sayısı +30 olan yazarın hatun olması
30 kişi mi 30 yaş üstü mü ? her türlü zokayı yutmuşum ben.*
devamını gör...
tanju özcan gibilere inat göçmenler yurttaşımız olacak
göçmenler artık nüfusumuzun önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. her geçen gün sayısı da artmaktır. aslında ülkemiz için olay çok ciddidir. ancak belli bir grup bunu ırkçılık ve hümanizm konusuna indirgeyip rahatsız olanları yaftalamaktadır.
yaşam standartlarının ve demokrasinin gelişmiş düzeyde olduğu avrupa ülkeleri de bize resmen sen göçmenleri tut biz sana yardım edelim şeklinde tavır gösteriyorlar. oysa ki dünyada bir dram varsa ve insanlar bundan kaçıyorsa bu dünyanın sorunudur. kusura bakmasınlar ama bu yükün altına herkes girmeli. avrupa liderlerinin göçmen açıklamaları bize hakaret niteliğindedir.
bu kimseye yapılmış ırkçılık değildir. ülkenin bu yükü taşıyıp taşıyamaması sorunudur.
göçmen olarak alman gelse , ingiliz gelse onlara da aynı bakış açısı ile bakacak mısınız? diyerek alenen ırkçı demek istemektedirler.
bu suçlama yanlıştır. her ülke sorumluluk alıp olaya insani şekilde yaklaşsaydı ve ülkemizde en fazla bir milyon civarı göçmen olsaydı bu sorunlar yaşanır mıydı? neredeyse ülkemizde 10 milyona yakın göçmen var. hatta sayısı bilinmiyor. her gün artıyor. ne zaman sonlanacak da belli değil. yılda bir milyon çocuk doğuyor. aklınız almıyor mu? bir alman ile afganın intibası farklıdır kabul ederim. ancak 5-10 milyon alman, ingiliz gelse emin olun onlara da buna benzer tepki gösterilecekti.
amerikayı da göçmenler kurdu diyerek bize akıl verilmektedir.
şaka mısınız? amerikaya göçmen olarak gidenlerin kıta yerlilerine ne yaptığını biliyor musunuz? kıta da neredeyse kızıl derili bırakmadılar. böyle bir örnek olabilir mi?
göçmenler giderse sanayi çöker diye iddiada bulunanlar var. ben böyle çok işveren gördüm. bu ne demek biliyor musunuz? sigorta primi vs ödemeden uzun saatlerce az ücrete çalıştırdıkları göçmenlerin getirdiği kazançtan olma korkusu. bu da bir ırkçılık değil mi?
işin gerçeği geleceğimiz ve çocuklarımız için endişe içerisindeyim. ben bu insanları tanımıyorum. ancak eğitim seviyesinin neredeyse sıfır olduğu sürekli baskı altındaki coğrafyalardan akın akın çoğunluğu genç erkek gruplar halinde geliyorlar. cebinde parası, entel takılan, yalıda oturan, çok bilmiş kişilerin yaptığı hümanistlik yalanı umrumda değil. biz zaten tonlarca vergi verirken sağlık sigortaları yaptırırken, mültecilere milyarlarca usd yardım yapılmasına, bedava üniversite, bedava hastane hizmeti verilmesi gibi ayrıcalıklara zaten insanlık adına ses etmemişiz. aynı hümanizmi yunan polisinin sınırda yaptığı muamelelere de gösterseydiniz.
bonus:
yaşam standartlarının ve demokrasinin gelişmiş düzeyde olduğu avrupa ülkeleri de bize resmen sen göçmenleri tut biz sana yardım edelim şeklinde tavır gösteriyorlar. oysa ki dünyada bir dram varsa ve insanlar bundan kaçıyorsa bu dünyanın sorunudur. kusura bakmasınlar ama bu yükün altına herkes girmeli. avrupa liderlerinin göçmen açıklamaları bize hakaret niteliğindedir.
bu kimseye yapılmış ırkçılık değildir. ülkenin bu yükü taşıyıp taşıyamaması sorunudur.
göçmen olarak alman gelse , ingiliz gelse onlara da aynı bakış açısı ile bakacak mısınız? diyerek alenen ırkçı demek istemektedirler.
bu suçlama yanlıştır. her ülke sorumluluk alıp olaya insani şekilde yaklaşsaydı ve ülkemizde en fazla bir milyon civarı göçmen olsaydı bu sorunlar yaşanır mıydı? neredeyse ülkemizde 10 milyona yakın göçmen var. hatta sayısı bilinmiyor. her gün artıyor. ne zaman sonlanacak da belli değil. yılda bir milyon çocuk doğuyor. aklınız almıyor mu? bir alman ile afganın intibası farklıdır kabul ederim. ancak 5-10 milyon alman, ingiliz gelse emin olun onlara da buna benzer tepki gösterilecekti.
amerikayı da göçmenler kurdu diyerek bize akıl verilmektedir.
şaka mısınız? amerikaya göçmen olarak gidenlerin kıta yerlilerine ne yaptığını biliyor musunuz? kıta da neredeyse kızıl derili bırakmadılar. böyle bir örnek olabilir mi?
göçmenler giderse sanayi çöker diye iddiada bulunanlar var. ben böyle çok işveren gördüm. bu ne demek biliyor musunuz? sigorta primi vs ödemeden uzun saatlerce az ücrete çalıştırdıkları göçmenlerin getirdiği kazançtan olma korkusu. bu da bir ırkçılık değil mi?
işin gerçeği geleceğimiz ve çocuklarımız için endişe içerisindeyim. ben bu insanları tanımıyorum. ancak eğitim seviyesinin neredeyse sıfır olduğu sürekli baskı altındaki coğrafyalardan akın akın çoğunluğu genç erkek gruplar halinde geliyorlar. cebinde parası, entel takılan, yalıda oturan, çok bilmiş kişilerin yaptığı hümanistlik yalanı umrumda değil. biz zaten tonlarca vergi verirken sağlık sigortaları yaptırırken, mültecilere milyarlarca usd yardım yapılmasına, bedava üniversite, bedava hastane hizmeti verilmesi gibi ayrıcalıklara zaten insanlık adına ses etmemişiz. aynı hümanizmi yunan polisinin sınırda yaptığı muamelelere de gösterseydiniz.
bonus:
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
sokak ortasında ağzını yaya yaya sakız çiğnemek.
beni ilgilendirmiyor ama gerçekten çok irrite edici değil mi sizce de? yazarken bir garip oldum.
beni ilgilendirmiyor ama gerçekten çok irrite edici değil mi sizce de? yazarken bir garip oldum.
devamını gör...
her şey para değil
çok para.
devamını gör...
hanım hanım bunlar benim yavrularım
başlığı okumak bile güldürdü. sahne gözümde canlandı.
devamını gör...
ranolazin
geç sodyum kanallarını baskılayarak hücre içi kalsiyum konsantrasyonunu ve kardiyak kontraktiliteyi azaltan antianjinal ajandır.
devamını gör...
hint ingilizcesi
kendilerini dinlerken "lelelelele" diye halay çekmeye başlamama sebep olabilecek, bana aşırı komik gelen aksandır. neredeyse her kelimede bir "le" sesi duyulabilir. lakin hintliler ingilizceyi oldukça akıcı konuşabilirler. allah bir yerden alıp bir yerden veriyor demek ki.
devamını gör...
yazarların ölmek istediği zamanlar
cahit sıtkı'nın yolun yarısı dediği yaştan itibaren 5 sene sonra. yüzümün kırışmasına, yaşlanmaya, yaşlılığa bağlı hastalıklara, torun torbaya tahammülüm yok.
devamını gör...
8 cm topuklu giyen kapalı kadın
bu ülkede kadınlar ne giyerse giysin eleştiriliyor ve hedef gösteriliyor.yani ne giydiğimizin pek bir önemi yok.8 cm olsa da 2 cm olsa da bir şey bulurlar.
devamını gör...
