yaşamı tehdit eden durumlar da aşırı fizyolojik ve bilişsel değişikliklerin birden ortaya çıkması ile kendini gösteren ivegen kaygı panik nöbetidir.
devamını gör...

“sevdiğinizi söylemek için yarını beklemeyin çünkü yarın ne olacağını asla bilemezsiniz.”
devamını gör...

lohusa depresyonu, postpartum depression olarak da bilinmektedir. genel tanimi; yeni dogum yapmis annelerin gecirdigi bir tur depresyon cesididir. ilk dogumlarda daha cok rastlanan bir durumdur. esasen bu depresyon durumu oldukca normaldir, yeni dogum yapmis her anne adayinda kaygi bozuklugu, endiseler, yorgunlugun getirdigi psikolojik degisim gorulebilir. ama tabii ki surecin uzamamasi kaydiyla. bu depresyon cesidinin gorulme donemi en fazla bir sene olarak kabul edilmektedir, bir seneden fazlasi ise lohusa depresyonundan daha farkli bir psikolojik sikintinin olduguna isaret edebilir. lohusa depresyonunun en temel nedeni, gebeligin sonlanmasiyla hormonlarin hizla degisikligidir. akabinde yorgunluk, stres, annenin "acabalari", duzensiz ve yetersiz uyku, desteksiz bebegin bakimini ustlenme ve hatta alinan kilolari annenin takinti yapmasi bile etken olarak sayilabilir. sureci atlatilmasinin en kolay yolu, anneye destek olmaktir (bu anneden cok cevrenin saglayacagi bir durumdur). bu gerek ev isleri ve bebegin bakimina yardimla, gerek psikolojik olarak anneye yapilacak destekle mumkundur ancak...
devamını gör...

(bkz: cemal süreya)
devamını gör...

puan sıralamasında ilk 2-6 arasındaki yazarlara dikkatlice bakın.en yüksek takipçi sayılarına sahipler. tez'inizi çürüttüm.
saygılar...
devamını gör...

zamanında 6 aydır maaş alamayan havalimanı işçilerine terörist demişlerdi. bunlara da bir şey bulurlar.

ülke battı gidiyor daha cok duyarız böyle haberler.
önüne gelen, az biraz para bulan müteahhit oldu. muteahhitlik bence mimarlık gibi okunan bir meslek olmalı.
her parası olan spor kulüplerine başkan oluyor. her parası olan müteahhit oluyor. bunun artik bir hizaya sokulması gerek. umarım bunlardan sonra gelecek hükümetler bu tarz uygulamaları hayata geçirir.
devamını gör...

birilerine dert mi olmuş bu yazar?
yoo bilmem, ben takılıyorum şuralarda.
akışta adına bolca rastlayacağız bugün zira doğum günüsü kutlusu mutlusu olsun.

ara sıra napıyonnn beyalaştığım, kedi yarıştırdığım, kaçma teklifleri sunduğum, kafası güzel yazar. bak kaçalım dedim maldivler'e şimdi böylee olmıycağdı.

sayın yazarla çok uzun olmayan (2 aylık falan sanırım) bir arkadaşlığımız var. açıkçası pek detay bilmem hakkında o da benim hakkımda bilmez. ama enerjilerimiz örtüştü bundan kelli ara ara birbirimize takılır minnak esprikler yaparız. dedikodu yapmıyoruz bak hiç dedikodu, olmuyor böyle ona da başlamak lazım artık yani lütfen yaa!

seviyeli, beyefendi, esprili, tadından okunmayan tanımları olan bir adet çay insanı kendileri. kedi de insanı haa. neyse sayın yazar seromoni devam eder gibi bakarsın yine gelirim bugün ya da gelmem. (ne gelicem be öhüm öhüm)

iyi ki doğmuşun doğum günü adamı pastanı alıp birazdan yiyeceğim haberin ola. *
devamını gör...

türkiye'de sadece futbolla ve fenerbahçe ile değil türk spor medyasının cahillikleri ve kötü niyetiyle de uğraşmak zorunda kalan teknik direktördür. adam avrupa'da fenerbahçe'ye iyi futbol oynatmış, ligde şu ana kadar en çok puanı toplamış, fenerbahçe'yi lider yapmış. ve bunu sabah akşam sizin ağzınızdan salyalar akıta akıta eleştirdiğiniz üçlü sistem ile yapmış. hala utanmadan gelip basın toplantısında üçlü sistem ile ilgili soru soruyorsunuz. gidin yiyorsa onuncu sıradaki takımın teknik direktörü fatih terim'e hocam gs onuncu sırada niye dörtlü oynatıyorsunuz diye sorun. ya da mesela antrenman metodlarıyla ilgili soruyu gidip takımı revire dönen sergen yalçın'a hocam takım revire döndü bu takıma nasıl antreman yaptırıyorsunuz, bu takıma laktak testi yaptırmıyo musunuz diye sorun. ayrıca bu cahil ve türk teknik direktör fetişi olan lobici, adamcı leş türk spor medyasına bu adamı yedirirsek biz fenerbahçe taraftarına da yazıklar olsun. ayrıca buradan fenerbahçe'de basın toplantılarından sorumlu yöneticilerede sormak istiyorum. niye basın toplantısında sorulan altı sorunun üçünü turkuaz medya çalışanlarından alıyorsunuz? bu leş medyanın fenerbahçe'ye karşı tutumu yıllardır belli zaten. türkiye'de başka gazeteci muhabir mi yok.
devamını gör...

yönetmen koltuğunda serra yılmaz'ın olduğunu filmi izledikten sonra gördüm, iyi de olmuş zira kendisinden hiç haz etmediğim için önceden bilseydim izlemezdim filmi.
gelelim filme:
filmin orijinali 2016 yılında italyan paolo genovese'nin çektiği:
"perfetti sconoscuiti". ve bu çok iyi bir filmdi.
gelelim filmin oyuncu kadrosuna:
- şükrü özyıldız
- leyla lydia tuğutlu
- serkan altunorak
- buğra gülsoy
- şebnem bozoklu
- çağlar çorumlu
- belçim bilgin
serra hanımın çektiği biraz komedi tadında olmuş ama yine de çerez niyetine izlenir mi?
izleyin efendim fakat yanınızda sevgilinizle izlemeyin sakın.
zira bu filmi izledikten sonra insanlara olan güveninizi kaybedebilirsiniz.
devamını gör...

devamını gör...

karanlıktan ötürü aniden gelen hüzündür.
hüzünlü bir şarkıda açıksa radyoda sabah olmayacak gecedir.
devamını gör...

bana da ara ara sorulan acı soru.
- sevgilin yok mu ?
- yok.
- neden yok ki, olsa iyi olmaz mı ?
- olsun tabi de, ben ölünce üzülmez mi ? yazık değil mi ona ? buna hakkım yok...
devamını gör...

bir köken bilimi takıntılısı olarak bu başlığı görmek beni çok sevindirdi. bir düşünüşte anımsayabildiğim iki güzel örneği sizlerle paylaşmak istedim. önceden bu başlık altında sözü edilmemiş olanlardan da söz etmeye çalışacağım ileride.

iran'da bulunan horasan şehri, "güneşin doğduğu yer" anlamına gelir ve buradan antik yunancaya, oradan latinceye, oradan da eski fransızcaya ve en sonunda da ingilizceye "horizon**" olarak geçmiştir. büyük olasılıkla antik yunanların antik perslerle uzun bir süre aynı imparatorluk altında yaşamış olduğu dönemlerde ilk geçiş gerçekleşmiştir (bkz: ahameniş imparatorluğu).

eski türk dillerinden ve moğolcadan bu yana varlığını sürdürmüş olan "ordu" sözcüğü de, ingilizceye "horde" olarak geçmiştir.
devamını gör...

cenaze namazına katılan ateist günaha girer mi değil de ateist birinin cenaze namazı kılınır mı olsa başlık daha çok ilgi çekerdi benim açımdan. çünkü katıldığı kendi iradesi, inanmadığı bir dinin günahı sevabı da onu ilgilendirmez diye düşünüyorum, sevdiği birisini son yolculuğunda yalnız bırakmak istememiştir ya da çok sevdiği birisine destek oluyordur. kime ne bundan? öldüğünde ise başkaları onun yerine karar veriyor. bu daha korkunç bir şey değil mi?

gerçi bu gündem olacak kadar önemli bir şey mi? bu ülkede evet. vakitlice ve insan gibi ölmeyi becerelim de günah öteki tarafın mevzusu zaten...
devamını gör...

an itibarı ile halâ sözlükte takılan, çeşitli sebeplerdendir ki henüz uykunun tesiri altına girmemiş veya ısrarla girmek istemeyenlerdir. şahsım başı çekiyor *
devamını gör...

bugün dergimizi şereflendiren yazarımız:
yaşamayı unutmak yazısı ile merve yılmaz. bir solukta okunacak bu güzel yazıya buradaki öne çıkanlardan ulaşabilirsiniz.

kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışavurumlarınızı ve iç dökmelerinizi de [email protected] adresine gönderebilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
devamını gör...

keşke kendi evim olsa... böyle tek başıma felekten bir gece çalsam, rahat rahat balkonumda sigara-kahve yapabilsem...
devamını gör...

aynen öyle yapıyoruz, sen de gelsene.
devamını gör...

en cok feriha’ya yakisandir. (bkz: bayıl istersen bir de feriha)*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim