bir kez gelinen dünyada günde 8 saat çalışmak
aklımın almadığı olay. haftanın 6 günü, günde 8 saat çalışmaya kim ikna etti dünyadaki insanlığı? ilk kim dedi ''günün yarısını çalışarak geçirelim'' diye? hadi biri dedi, kimler onayladı? kesin almanlar yapmıştır. çalışmaktan zevk alıyor adamlar. ama çalışma şartlarının da adabını biliyorlar. örnek alan ülkeler sadece kötü yanlarını alıyor.
devamını gör...
charles manson
bazı güruhun çok sevdiği seri katil ve manson tarikatı lideri. ben kendisini sevenlere anlam veremiyorum gerçekten. bir de kendisine hapiste çok kadından aşk mektubu falan gelmiş insan gerçekten hayret ediyor.
zaten bu seri katiller muhakkak geçmişlerinde yaşadıkları acı nedeniyle insanları katlediyorlar.
gelelim charles manson denen ruh hastası katilin hayatına. charles manson aslında hayat kadınının çocuğuymuş. annesi fuhuştan hapise girince de manson sokaklarda hırsızlık yaparak sokaklarda yaşamış. hırsızlık suçundan hapise girmiş lakin kendisi hapiste de doğru düzgün durmamıştır. sonra kendisine hapiste bıçak zoruyla cinsel istismarda bulunan olmuş. manson’da iyice çıldırmış tabi. ardından kendisini ıslah evine yerleştirilmiş. akabinde ıslah evinden çıkınca halen suç işlemeye devam etmiş. kadın pazarlama, sahte çek, uyuşturucu vesaire.
ruh hastası katil kendince tarikat kurmaya kalkmış. kurduğu tarikatın üyeleriyle de çiftlikte yaşamaya başlamış. sonra hamile bir kadını, polonyalı bir oyuncuyu, erkek kuaförü, lise mezunu bir genci manson tarikatı üyeleri katletmiş. ardından manson’un emriyle tarikat üyeleri bir çiftin daha canına kıymış. canına kıydıkları insanları da öldürmeden önce işkence yapmışlardır. tarikat üyeleriyle birlikte tutuklanmışlar fakat idam cezası olmadığı için de cezaları ağırlaştırılmış müebbet olmuş. yani ömür boyu hapis.
charles manson birçok ünlünün sevgisini kazandı aslında. onlardan biri de marilyn manson’dur. o da onun gibi psikopat bir endüstriyel metal sanatçısıdır. soyadını da kullanıyor şu an. ama charles manson hapiste olmaktan son derece mutluymuş. yiyorum içiyorum çalışmıyorum yatıyorum tarzında sözler söylemiş. kendisini hapise tıkanlara da çok kez teşekkür etmiş.
hak ettiği şekilde de ölmüş ama. sonuç itibariyle herkes hak ettiği hayatı yaşar, ölür. yapacak bir şey yok.
bazı sözlerinden biri de şudur;
“bana tepeden bakarsanız, bir aptal görürsünüz. bana aşağıdan bakarsaniz, tanrınızı görürsünüz. bana tam karşımdan bakarsanız, kendinizi görürsünüz”
zaten bu seri katiller muhakkak geçmişlerinde yaşadıkları acı nedeniyle insanları katlediyorlar.
gelelim charles manson denen ruh hastası katilin hayatına. charles manson aslında hayat kadınının çocuğuymuş. annesi fuhuştan hapise girince de manson sokaklarda hırsızlık yaparak sokaklarda yaşamış. hırsızlık suçundan hapise girmiş lakin kendisi hapiste de doğru düzgün durmamıştır. sonra kendisine hapiste bıçak zoruyla cinsel istismarda bulunan olmuş. manson’da iyice çıldırmış tabi. ardından kendisini ıslah evine yerleştirilmiş. akabinde ıslah evinden çıkınca halen suç işlemeye devam etmiş. kadın pazarlama, sahte çek, uyuşturucu vesaire.
ruh hastası katil kendince tarikat kurmaya kalkmış. kurduğu tarikatın üyeleriyle de çiftlikte yaşamaya başlamış. sonra hamile bir kadını, polonyalı bir oyuncuyu, erkek kuaförü, lise mezunu bir genci manson tarikatı üyeleri katletmiş. ardından manson’un emriyle tarikat üyeleri bir çiftin daha canına kıymış. canına kıydıkları insanları da öldürmeden önce işkence yapmışlardır. tarikat üyeleriyle birlikte tutuklanmışlar fakat idam cezası olmadığı için de cezaları ağırlaştırılmış müebbet olmuş. yani ömür boyu hapis.
charles manson birçok ünlünün sevgisini kazandı aslında. onlardan biri de marilyn manson’dur. o da onun gibi psikopat bir endüstriyel metal sanatçısıdır. soyadını da kullanıyor şu an. ama charles manson hapiste olmaktan son derece mutluymuş. yiyorum içiyorum çalışmıyorum yatıyorum tarzında sözler söylemiş. kendisini hapise tıkanlara da çok kez teşekkür etmiş.
hak ettiği şekilde de ölmüş ama. sonuç itibariyle herkes hak ettiği hayatı yaşar, ölür. yapacak bir şey yok.
bazı sözlerinden biri de şudur;
“bana tepeden bakarsanız, bir aptal görürsünüz. bana aşağıdan bakarsaniz, tanrınızı görürsünüz. bana tam karşımdan bakarsanız, kendinizi görürsünüz”
devamını gör...
kedilerin otistik çocuklar üzerinde olumlu etkileri
journal of pediatric nursing adlı dergide yayımlanan araştırma sonuçlarına göre kedi beslemek otistik çocuklarda hiperaktivite, zorbalık, dikkatsizlik, dışsallaştırma gibi çeşitli davranış problemlerini iyileştirmeye yardımcı olmakta.
otistik çocukların kedilerle güçlü bağlar kurmasının onların hayatta tutunmasına olumlu etkiler yaptığı da açıklandı. kaynak

otistik çocuklar evcil hayvanlara sahip olmaları halinde daha iyi sosyal beceriler geliştiriyorlar.
rennes üniversitesi'nde araştırmacı grandgeorge "kediler gözlerini dikip bakmazlar, kısa süreli göz teması dönemlerinden sonra başka tarafa bakma eğilimindedirler ve bunun otistik çocuklar için daha rahat hissettirmesi mümkündür” dedi.
bir kedi ile etkileşim kurmak otistik çocuklara güven aşılayabilir, empati ve şefkat öğretebilir, kaygıyı azaltabilir.
bir kedinin dostluğu tonlarca ilaçtan çok daha şifalıdır - enzo jannacci.
otistik çocukların kedilerle güçlü bağlar kurmasının onların hayatta tutunmasına olumlu etkiler yaptığı da açıklandı. kaynak

otistik çocuklar evcil hayvanlara sahip olmaları halinde daha iyi sosyal beceriler geliştiriyorlar.
rennes üniversitesi'nde araştırmacı grandgeorge "kediler gözlerini dikip bakmazlar, kısa süreli göz teması dönemlerinden sonra başka tarafa bakma eğilimindedirler ve bunun otistik çocuklar için daha rahat hissettirmesi mümkündür” dedi.
bir kedi ile etkileşim kurmak otistik çocuklara güven aşılayabilir, empati ve şefkat öğretebilir, kaygıyı azaltabilir.
bir kedinin dostluğu tonlarca ilaçtan çok daha şifalıdır - enzo jannacci.
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
hemen edebiyat alanındaki yazılarını okumaya başladım. etkileyici görünüyor duygulandim yauvv
devamını gör...
sözlük yazarlarının kendilerine ait sözleri
"bir gün sen beni bir kez öpeceksin ben seni defalarca kez, bir ömür... "
gönül sağlığı olsun.
gönül sağlığı olsun.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
yemek yerken ağız şapırdatılmaz.
devamını gör...
iz bırakan kitap cümleleri
güzel insanlar, hayatlarındaki , sevgilileri dahil olmak üzere her tür oyun arkadaşlarını , bir prodüksiyon için kast yapar gibi seçme hakkına sahiptiler. sıradan , iddiasız, silik ya da çirkin olanlarsa kendilerini hayatın akışına daha kolay bırakıyor, kendiliğindenliği , zamanın aldırışsızlığını, hayatın akışındaki debiyi daha kolay yakalıyorlardı. güzeller , hayattan haklarını istercesine yaşarken , çirkinler yalnızca fırsat ve rastlantılarla yetinmesini biliyorlardı. mucizeler , güzellerin başına gelirdi.
o , güzel olduĝu halde bir çirkin gubi yaşamıştı!
murathan mungan- beşpeşe.
o , güzel olduĝu halde bir çirkin gubi yaşamıştı!
murathan mungan- beşpeşe.
devamını gör...
carl larsson
isveçli, el sanatları akımının (bkz: arts and crafts movement) temsilcilerinden bir ressam.
zor bir çocukluğun ardından başarıyla sanat eğitimini tamamlayıp fransaya yerleşmiş fakat oradaki ilk yılları çok zorlu geçmişti.
çağdaşlarının aksine izlenimcilik akımıyla ilgilenmiyordu. resimlerinde genellikle 8 çocuğunu, eşini (bkz: karin bergöö) ve eşiyle birlikte kendi sanat zevklerine göre dizayn ettikleri evini çiziyordu. haliyle kariyerindeki en önemli dönüm noktaları eşiyle tanışması ve kayınpederinin onlara hediye ettiği little hyttnäs isimli eve taşınmaları olmuştur.
bu zamana kadar yağlı boya çalışıyordu, bundan sonra ise sulu boyaya geçiş yapmış ve tarzını bulmuştur.
little hyttnäs bugün hala en çok ziyaret edilen sanatçı evlerinden biridir. karin ve carl'ın torunları her yıl mayıs ayında bu eve ziyaretçi kabul etmeye devam ediyor.
carl larsson'ın popüleritesinin artmasındaki en büyük etkenlerden biri de 1890larda gelişen renk kopyalama teknolojisi olmuştur. a home ismiyle suluboya resimlerinin tam renkli kopyalarını içeren bir kitap basılmıştı. ilk baskıda pek satmasa da ikinci baskıda o kadar büyük bir eser haline geldi ki 2001 yılına kadar baskıda kalmıştır.
fakat en önemli eserinin stockholmdeki ulusal müzede bulunan midvinterblot olduğu söylenir. yine bu eser de değeri geç anlaşılmış bir eserdir.
otoportre
mama's and the little girls' room
lazy nook
zor bir çocukluğun ardından başarıyla sanat eğitimini tamamlayıp fransaya yerleşmiş fakat oradaki ilk yılları çok zorlu geçmişti.
çağdaşlarının aksine izlenimcilik akımıyla ilgilenmiyordu. resimlerinde genellikle 8 çocuğunu, eşini (bkz: karin bergöö) ve eşiyle birlikte kendi sanat zevklerine göre dizayn ettikleri evini çiziyordu. haliyle kariyerindeki en önemli dönüm noktaları eşiyle tanışması ve kayınpederinin onlara hediye ettiği little hyttnäs isimli eve taşınmaları olmuştur.
bu zamana kadar yağlı boya çalışıyordu, bundan sonra ise sulu boyaya geçiş yapmış ve tarzını bulmuştur.
little hyttnäs bugün hala en çok ziyaret edilen sanatçı evlerinden biridir. karin ve carl'ın torunları her yıl mayıs ayında bu eve ziyaretçi kabul etmeye devam ediyor.
carl larsson'ın popüleritesinin artmasındaki en büyük etkenlerden biri de 1890larda gelişen renk kopyalama teknolojisi olmuştur. a home ismiyle suluboya resimlerinin tam renkli kopyalarını içeren bir kitap basılmıştı. ilk baskıda pek satmasa da ikinci baskıda o kadar büyük bir eser haline geldi ki 2001 yılına kadar baskıda kalmıştır.
fakat en önemli eserinin stockholmdeki ulusal müzede bulunan midvinterblot olduğu söylenir. yine bu eser de değeri geç anlaşılmış bir eserdir.
otoportre
mama's and the little girls' room
lazy nook
devamını gör...
twitter'ı instagram olarak kullanmak
görüş ve düşünleri paylaşma temeline dayanan twitterda insanların kendi fotoğrafını paylaşarak yaptığı eylem.
devamını gör...
honki ponkinin yeni mahlası
öncelikle yazmakta geciktiğim için özür dileyerek başlayayım nickaltı yazıma.
eğlenceli tanımlarınız, içten gelerek yazdığınızdan şüphem yok.
sözlüğe kattıklarınız için tabiki teşekkürler.
eğlenceli tanımlarınız, içten gelerek yazdığınızdan şüphem yok.
sözlüğe kattıklarınız için tabiki teşekkürler.
devamını gör...
instagram kullanmayan insan
gizliden hayranlık duyduğum insandır.
zaman zaman bende denedim ama çok sıkılıyorum özellikle bir film veya dizi bitirdikten sonra ilk yaptığım şey oyuncuların sosyal medya hesaplarına bakmak oluyor. yani tebrik ederim
zaman zaman bende denedim ama çok sıkılıyorum özellikle bir film veya dizi bitirdikten sonra ilk yaptığım şey oyuncuların sosyal medya hesaplarına bakmak oluyor. yani tebrik ederim
devamını gör...
domestic hıyar
(bkz: sütten çıkmış ak kaşık)
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydı mı? bugün doğum günüm ve keyifsiz bi gün olacakmış gibi sözlük.
ve ben annemi çok özledim.
ve ben annemi çok özledim.
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
salak mısın cemile?
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
çok uzundur kış boyu
sürüp giden bahar:
zaman kaybetmiş ayakkabılarını:
bir yıl dört yüzyıl eder.
pablo neruda
sürüp giden bahar:
zaman kaybetmiş ayakkabılarını:
bir yıl dört yüzyıl eder.
pablo neruda
devamını gör...
kadın erkek eşit mi sorunsalı
kadınlar eşitlik değil adalet kovalıyor. kaldı ki herhangi bir kadınla diğer kadın da eşit değildir, her birey bambaşkadır. yeter ki kişisel hak ve özgürlüklere saygı duyulsun.
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
sevgili yazar aurora’nınkine benzer kardeşimle olan bir anı geldi aklıma.
-ablacım bak boynunda ben çıkmış çok tatlı
-hmmm... (fıtı fıtı aynaya gidiş dikkatli bakış)
âblâ bak buyda şen vayşın
-ablacım bak boynunda ben çıkmış çok tatlı
-hmmm... (fıtı fıtı aynaya gidiş dikkatli bakış)
âblâ bak buyda şen vayşın
devamını gör...
pinyin
çince için geliştirilmiş romanizasyon sistemi. 1950'li yıllarda zhou youguang tarafından geliştirilmiştir. sinoloji meraklılarının kurtarıcısı, pelerinsiz kahramanıdır.
devamını gör...
sevilen kişiden vazgeçme eşiği
varlığı tatsız geliyorsa, hiç bir şey izah etmek insanın içinden gelmiyorsa, kızmak bağırmak bile istemiyorsa insan, görmek yoruyorsa, işte o eşik.
devamını gör...
