yayın yapmak yerine keşke füze atsaydı.
devamını gör...

"bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok seneletinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu farkedince insan hayatının ürkütücü hicligini düşünür ve yeis içinde kalırdım."
"yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: dünyada neler gördünüz' dese herhalde verecek cevap bulamayız. koşmaktan görmeye vaktimiz mi oluyor?...
... doğru değil mi ama? su dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki? yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?"
daha birçok alıntı ve söz yazabilirim buraya ama ne yazmakla biter, ne de okumakla. şimdilik bu kadar yeter dostlar. sabahattin ali'yi okuyun, okutun.
devamını gör...

bu bir thedansözkiller ukdesidir.

kırkpare olarak ta ifade edilir.

fakirliğin gözü kör olsun efenim, fakirin, fukaranın elbiselerini uzun zaman giymeleri üzerine elbiselerde yırtılır. peki elbiseler atılır mı? tabi ki hayır ... ''yama'' adında elbiselerin ömrünü uzatan metod kullanılır. sevgili dostlar bu ''yama'' ev ekonomisi dehaları olan kadınların aklına ''ulan ben bunu birleştirirsem harika battaniye olur'' düşüncesini doğurur. bu birleştirilen kumaşların, görsel olarak harika bir desen oluşturması ise ''kırkyama sanatı''nın doğmasına sebep olur.
çeşitli ''küçük'' kumaşların birleştirilerek farklı şekillerde dikilmesi ile elde edilen bir sanata kırkyama denir.
mesele burada ''arta kalan'' kumaşların rastgele dikilmesi değildir; onu ''sanat'' yapan şey yaratılan desenlerdir.
örtü, giyim, battaniye, çanta, şapka, nevresim, yastık, yatak örtüsü hatta mobilya döşemelerinde kullanılmaktadır.

yoksulluğun var olduğu tüm yıllarda var olan yama işi, özellikle 1929 buhranıyla birlikte artış gösterdi.
sevgili dostlar, 1929- 1939 yılında yoksul kadınların un çuvallarından çocuklarına elbise diktiğini fark eden bazı un fabrikaları çiçekli çuvallar ürettiler. bunu yoksulluğun boyutunu anlayabilmeniz için yazıyorum.
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

özellikle büyük savaşlardan sonra artış gösteren kırkyama, ikinci dünya savaşı sonlarında artık bir moda akımı haline gelecektir.
adına da patchwork deniliyor.
inanmayacaksınız romare bearden diye bir adam var ve 1970'te yaptığı kırkyama, new york modern sanatlar müzesinde sergilenmektedir.
ahanda şu;
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

bitti mi? bir çok alanda uygulanmaya başlamıştır kırkyama...
bunlardan en önemlisi kırkyamayı seramik sanatına uygulayanzoe hillyard'tır.
kim derdi ki, yokluğun, yoksulluğun sembolü olan ''yama'' müzelerde milyonlar ödenen bir sanat akımı olacak...
hey gidi hey...

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

deli eder insanı bu dünya;
bu gece, bu yıldızlar, bu koku,
bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç.
devamını gör...

zülfü livaneli'nin hayatımıza soktuğu kelimedir. huzursuzluk kitabında bahseder bu kelimeden. anlamı irdelenmesi düşünülmesi gereken son derece güzel bir kelimedir. şöyle bahseder.


harese nedir bilir misin oğlum? arapça eski bir kelimedir. bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. harese şudur evladım: develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. tuzlu kan dikenle karışınca bu tad devenin daha çok hoşuna gider. böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. bunun adı haresedir. demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. bütün ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.
kendi kanının tadından sarhoş olur.


bunu kitabına koyarak ne demek istediğini açıkça belli eder zülfü livaneli. var olsun.
devamını gör...

doğum günün kutlu olsuun* sevdiklerinle nice güzel ve musmutlu yaşlar dilerim.*
devamını gör...

alnındaki ter bir vatanın döktüğü terken,
nabzındaki kan belki de bir nesle yeterken,
en sonra, şu torba kemik sen misin, anlat.
biz dipdiri verdik seni devlete talat.

takriben adamlık sana yetmezdi, tamamdın.
sen kitle adam, millet adam, bayrak adamdın.
devamını gör...

allah verdikçe veriyor. hey maşallah.
devamını gör...

isadan önce 3. yüzyılda yaşamış olan antik yunan'ın ilk kadın hekimi.
atina kanunları, kadınların doktorluk yapmasını yasakladığından, mesleğini erkek kılığında sürdürmüş. hastalarını baştan çıkardığı gerekçesiyle tutuklanınca, kimliğini itiraf etmek zorunda kalmış. bu sefer de kanunlara aykırı davrandığı için yargılanmış. hastaları başarılı bir hekim olduğunu ispat edince de serbest bırakılmış.
devamını gör...

haklı değilse ağzımdan çıkmayacak kelimedir.haklılık çok değerlidir gözümde konu da varsın kapanmasın.
devamını gör...

en başına sevdiğin birinin ölümü yazıyorum. böyle anlarda sabretmek çok zor ama elden de hiç bir şey gelmiyor. öylece oturup a’dan z’ye sorguluyorsun hayatını, onunla olan iletişimini, anılarınızı...

t: düşmanımın bile başına gelmesin dediğim acılar bütünü.
devamını gör...

evet yolsuzluk yolunda ama.
devamını gör...

edit: yorum tutmuş. ayşe seni çok seviyorum.
devamını gör...

ekşimtrak başlıklar… yalvarmasından iyidir. herkes yoluna gider, olur biter.
devamını gör...

çocum o saçları niye öyle yaptın, gün teyzesi hırkası giymişsin bi de, okuyor musun burayı, şş change the color ablası sevsin, hadi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

psikolojisi bozuk bir aile bireyi, bazen tüm aileyi ıskartaya çıkarabiliyor. ve bu baskın özelliğini, başka bir aile bireyine hiç fark ettirmeden devredebiliyor. devralanın siz olduğunu anladığınız an, işte o kapkaranlık.
devamını gör...

hayat sadece bir eğlenceden ibaret değildir. insanın yapmak zorunda olduğu ve her gün uygulaması gerektiği şeyler vardır. hayat her zaman eğlenceli geçmez, çoğunlukla ciddi ve meşakkatlidir.
devamını gör...

zaten zor olan hediye konusu iyice karmaşık hale getirebilecek nesnelerdir.

kimisi batıl inançlar sebebiyle, kimisi de altta yatan anlam sebebiyle alınmaması daha iyi olur kategorisine girmiştir.

örnek vermek gerekirse; parfüm. son derece kibar ve zevkinizi yansıtacak bir hediye gibi görünse de karşıdaki insana kokusunu beğenmediğiniz mesajını vermeniz çok muhtemel.

iç giyim ve pijama. pejmürdelikten dem vuruyor olabilirsiniz.

size hediye olarak gelmiş, kullanmadığınız ve hediye olarak götürdüğünüz eşyalar. burada bir efsane var ki evlere şenlik; borcam.

hediye kartları; kolaya kaçıyorum demenin bir yolu.
devamını gör...

ileri aşamasının emperyalizm yani yayılmacı, sömürü düzeni olmasından ötürüdür. yüksek derecede gelir eşitsizliği yaratır. sadece ülkeler arasında da değil ayrıca, aynı ülke içerisinde modern kesim ve geleneksel kesim olarak ikiye bölünen ikili yapılar oluşturur. özellikle gelişmekte olan ülkelerin gösteriş toplumu haline gelmesine sebebiyet vermesi ve bunu gün geçtikçe daha çok beslemesi üzerine, döngüsünden asla kurtulamayacak ülkeler gelişmişlik seviyesine ulaşamaz.

zaten amaç da az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeleri asla yerinden oynatmayarak sömürmek, elindeki işgücünü kullanıp kendilerine uygun pazar yaratmaktır.
devamını gör...

niye ya? niye bir kere? toy ve aptal halimizle bir hata ettik diye; tek hakkımızı aptalca mı harcamış oluyoruz?
yok efendim öyle yağma!!!
insan sadece bir kere aşık olmaz. yüzünü bile hatırlamadığım biri yüzünden niye bu hakkımı kaybetmiş olayım?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim