çocuklarla girilen komik diyaloglar
yeğenime (3) kolundaki benlerin adının ben olduğunu anlatmaya çalışıyorum. ben dediğim için onun kolundakini sahiplendiğimi sanıyor galiba, ''senin değil benim'' diye usteliyor. ben buna gülünce de sinirleniyor, bir süredir bu konuda tartışıyoruz ama fikrinde ısrarcı..
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında gıcık olunan tipler
dizleri açık, bacakları ayrık oturan erkektir. düşüncesiz ve bencildir.
devamını gör...
wag the dog
barry levinson'un yönetmenliğinde başrollerde dustin hoffman ve robert de niro'nun olduğu 1998 yılında vizyona giren siyasi hiciv filmi.
filmi izlerken "amerika da böyle savaş açmamış mıydı ırak'a?" demiştim. ırak savaşı'nın 2003'te başladığını düşünüce, ya film çok iyi akıl vermiş siyasilere ya da geleceği çok iyi öngörmüş, diyebildim.
filmin tek kusuru sonlara doğru sakız gibi uzaması. bunu da filmin konusundan kısaca bahsedip anlatmak lazım. seçime kısa bir süre kala amerikan başkanının adı bir skandala karışır. danışman rolündeki robert de niro olaya el atar, film yapımcısı rolünde olan dustin hoffman'dan yardım ister ve olaylar gelişir.
şikayetçi olduğum nokta tam işler yoluna girmişken başka bir aksiliğin ortaya çıkması ve ona göre yeni planlar kurmaları. bir iki defa olsa neyse ama işin suyunu gerçekten çıkarmışlar. ya senarist yazdığından büyük bir zevk aldı ve işi abarttıkça abarttı ya da medyanın insanlar üzerinde ne derece güçlü bir silah olduğunu göstermek adına bir filme sığmayacak (sığdırılmaya çalışılırsa da sakil duracak) kadar çok konuyu ele almak istedi. böyle düşününce ona da hak vermemek elde değil.
filmin vizyona girdiği zaman ile bill clinton'ın adının karıştığı seks skandalının zamanı örtüşüyor.
evet, bill clinton da işin içinden çıkmak için kendine düşman yaratmış ve ırak'ı askeri müdahale ile tehdit etmiş.
filmi izlerken "amerika da böyle savaş açmamış mıydı ırak'a?" demiştim. ırak savaşı'nın 2003'te başladığını düşünüce, ya film çok iyi akıl vermiş siyasilere ya da geleceği çok iyi öngörmüş, diyebildim.
filmin tek kusuru sonlara doğru sakız gibi uzaması. bunu da filmin konusundan kısaca bahsedip anlatmak lazım. seçime kısa bir süre kala amerikan başkanının adı bir skandala karışır. danışman rolündeki robert de niro olaya el atar, film yapımcısı rolünde olan dustin hoffman'dan yardım ister ve olaylar gelişir.
şikayetçi olduğum nokta tam işler yoluna girmişken başka bir aksiliğin ortaya çıkması ve ona göre yeni planlar kurmaları. bir iki defa olsa neyse ama işin suyunu gerçekten çıkarmışlar. ya senarist yazdığından büyük bir zevk aldı ve işi abarttıkça abarttı ya da medyanın insanlar üzerinde ne derece güçlü bir silah olduğunu göstermek adına bir filme sığmayacak (sığdırılmaya çalışılırsa da sakil duracak) kadar çok konuyu ele almak istedi. böyle düşününce ona da hak vermemek elde değil.
filmin vizyona girdiği zaman ile bill clinton'ın adının karıştığı seks skandalının zamanı örtüşüyor.
evet, bill clinton da işin içinden çıkmak için kendine düşman yaratmış ve ırak'ı askeri müdahale ile tehdit etmiş.
devamını gör...
alfred adler
freudla kapışmaları film senaryolarına taş çıkarır, ufak bir araştırmanızı tavsiye ederim. ayrıca kendisi bireysel psikolojinin kurucularındandır.
devamını gör...
yoldaş'ın beş vakit namaz kılan müslüman olması
ben de gördüm. bir ara evinin balkonunda namazını kıldı ve 3 hanımını arkasına katıp dördüncü hanımını istemeye gittiler. lakin ilk üç hanım kara çarşaflı olmasına rağmen dördüncü hanımın çarşafa karşı olduğunu duydum. yoldaşın kgbde öğrendiği taktiklerle dördüncü hanımı da yola getireceğine inanıyorum. yengelere selamlar yoldaş.
devamını gör...
sahaf
ucuza kitap bulmak sanılanın aksine zor değildir, hele ki bu sahafların internet sitelerinden alışveriş yapıyorsanız. bunun haricinde tek tük koleksiyonluk kitaplar bulmak için de birebir bu sahaflar.
misal imzalı bir zaman çarkı kitabını benim gibi şanslıysanız 40-50 liraya bulabilirsiniz. *
pek tabii özellikle koleksiyon yapma gibi bir planınız varsa hali hazırda pahalı ve bulunması zor kitapların yerine şu aralar çıkmış ve ileride değerlenecek kitapları almak daha mantıklı. sabırlı olmak lazım ama. öyle ha deyince elinizdeki kitap değerlenmiyor.
son olarak bilmeyenler için, nadir kitap com iyi bir alternatif e sahaf.
misal imzalı bir zaman çarkı kitabını benim gibi şanslıysanız 40-50 liraya bulabilirsiniz. *
pek tabii özellikle koleksiyon yapma gibi bir planınız varsa hali hazırda pahalı ve bulunması zor kitapların yerine şu aralar çıkmış ve ileride değerlenecek kitapları almak daha mantıklı. sabırlı olmak lazım ama. öyle ha deyince elinizdeki kitap değerlenmiyor.
son olarak bilmeyenler için, nadir kitap com iyi bir alternatif e sahaf.
devamını gör...
bağlaç olan ki
yazımında büyük hatalar yapılan bağlaç. bakın hemen size püf noktasını veriyorum ki yanlış başlık açmayın. siz yanlış başlık açınca ben çok üzülüyorum*
eğer 'ki' ekini alan kelimenin sonuna -ni ekleyince anlamsız oluyorsa ayrı yazılır çünkü bağlaçtır.
örnek
sen ki -> senkini anlamsız bir kelime
sendeki -> sendekini anlamsız değil o yüzden bitişik yazılır çünkü bağlaç değildir.
eğer 'ki' ekini alan kelimenin sonuna -ni ekleyince anlamsız oluyorsa ayrı yazılır çünkü bağlaçtır.
örnek
sen ki -> senkini anlamsız bir kelime
sendeki -> sendekini anlamsız değil o yüzden bitişik yazılır çünkü bağlaç değildir.
devamını gör...
heyecanlanınca yapılan hareketler
eyluling ile youtube röportajı'nda da goruldugu uzere; speedy gonzales ile sidik yarisina girmek.
sacmalamaktan ziyade halihazirda hızlı konuşan insanim; agzim beynime yetisemiyor, ustune heyecanlandigim zamanlarda youtube hizim x3234 oluveriyor.
ben bir sekilde derdimi anlatiyorum da karsi taraf anlayabiliyor mu emin degilim.
-aziz yildirim edasiyla- beni heyecanlandirmayin*.
sacmalamaktan ziyade halihazirda hızlı konuşan insanim; agzim beynime yetisemiyor, ustune heyecanlandigim zamanlarda youtube hizim x3234 oluveriyor.
ben bir sekilde derdimi anlatiyorum da karsi taraf anlayabiliyor mu emin degilim.
-aziz yildirim edasiyla- beni heyecanlandirmayin*.
devamını gör...
gülmekten gözden yaş gelme emojisinin aşırı itici olması
ben az önce kayıt oldum,bir şey yapmadım suçum ne?
devamını gör...
güne bir söz bırak
"kork, o mahkemeden ki; hakimin kendisi şahittir."
imam cafer-i sadık (as).
imam cafer-i sadık (as).
devamını gör...
keşke konserine gidebilseydim denilen sanatçılar
amy winehouse
devamını gör...
kafalık
zaten var olan bir nesne. çıkış sebebi ise 60-70 lere kadar olan trafik kazalarında, kaza çok büyük olmasa bile kazazedenin ölüm sebebi "boyun kırılması" oluyordu. bunu önlemek için hem ön hem arka koltuklara "kafalık" konması mecburi oldu araçlarda. kurcalamadım ama büyük ihtimal bunu da volvo bulmuştur.
devamını gör...
her tür müziği dinleyen kişi
müzik kültürleri genelde gelişmemiştir, en sevdiği müzik sorulunca bile tereddüt ederler şunu söylesem garip olur mu diye.
ben mesela.
ben mesela.
devamını gör...
normal sözlük'e eksileme butonu gelsin kampanyası
gereksizdir. sadece benden daha farkli dusundugu ve kendi dogrusunu savundugu icin, kendimde o insanin tanimini eksileme hakkini gormuyorum.
devamını gör...
televizyonunuzu kapatmayı unutmayın
tek kanallı yayının olduğu dönemi yaşamamış şanslı insanların anlam vermekte zorlanacağı, yaşamış olanların ise yeniden gördükleri zaman içlerine bir sıkıntı salacak olan uyarı yazısıdır.

tek kanallı yayın döneminde tüm ülkenin uyku saati televizyon yayınının bittiği saate denk gelirdi sanki. gerçi biz çocuk olduğumuz için o yazıyı nadiren görürdük ama yine de şahit olduğumuz çokça zaman olmuştur.
yayın kapanmadan önce askerlerin geçişi ve istiklal marşı olurdu o zamanlar. darbenin sarsıntısı henüz geçmiş değildi zaten. ve yayının açılması ile birlikte de yine askeri geçit ve istiklal marşı ile başlardı gün.
o zamanlar can sıkıntımızı hayal gücümüzle bastırmaya çalıştığımız zamanlardı. televizyon yayını bitince bizim zihnimizdeki ekran açılmak zorunda idi. zaten televizyon yayını olsa da izlenecek öyle ahım şahım şeyler olmazdı.
ama sanki siyah beyaz ve sessiz bir film tadında olan hayatlar televizyon yayını ile birlikte hareketlenir, akşamları etrafında toplanacak bir kamp ateşine dönerdi ışıklı kutu.
aslında şimdi de bu ibare kullanılmalı televizyonlarda. tamamen aptal kutusuna dönen bu aygıtı külliyen kapatmayı unutmayın.

tek kanallı yayın döneminde tüm ülkenin uyku saati televizyon yayınının bittiği saate denk gelirdi sanki. gerçi biz çocuk olduğumuz için o yazıyı nadiren görürdük ama yine de şahit olduğumuz çokça zaman olmuştur.
yayın kapanmadan önce askerlerin geçişi ve istiklal marşı olurdu o zamanlar. darbenin sarsıntısı henüz geçmiş değildi zaten. ve yayının açılması ile birlikte de yine askeri geçit ve istiklal marşı ile başlardı gün.
o zamanlar can sıkıntımızı hayal gücümüzle bastırmaya çalıştığımız zamanlardı. televizyon yayını bitince bizim zihnimizdeki ekran açılmak zorunda idi. zaten televizyon yayını olsa da izlenecek öyle ahım şahım şeyler olmazdı.
ama sanki siyah beyaz ve sessiz bir film tadında olan hayatlar televizyon yayını ile birlikte hareketlenir, akşamları etrafında toplanacak bir kamp ateşine dönerdi ışıklı kutu.
aslında şimdi de bu ibare kullanılmalı televizyonlarda. tamamen aptal kutusuna dönen bu aygıtı külliyen kapatmayı unutmayın.
devamını gör...
irlanda patates kıtlığı
irlanda'da 1845-1852 arasında yaşanan kitlesel açlık dönemidir. bu kıtlığa patateslere bulaşan bir mantar türünün neden olduğu biliniyor.
kıtlığın çıktığı ilk yılda patateslerin %40'ı, sonraki yıllarda ise tamamını yok etmiştir. hatta kıtlık, ambarlarda tutulan patatesleri bile etkilemiştir. bu kıtlık sonucunda yaklaşık 1 milyon insan hayatını kaybetmiştir, ada nüfusunun %20-25 oranında azaldığı söylenir.
zamanın osmanlı padişahı abdülmecid, 1847 yılında irlanda'ya 4000 ingiliz strelini değerinde buğday yardımı gönderir.
yine 1847 yılında bir kızılderili kabilesi olan çoktavlar da irlanda'ya 710$* para yardımı gönderirler.
büyük kıtlık anıtı, dublin;
kıtlığın çıktığı ilk yılda patateslerin %40'ı, sonraki yıllarda ise tamamını yok etmiştir. hatta kıtlık, ambarlarda tutulan patatesleri bile etkilemiştir. bu kıtlık sonucunda yaklaşık 1 milyon insan hayatını kaybetmiştir, ada nüfusunun %20-25 oranında azaldığı söylenir.
zamanın osmanlı padişahı abdülmecid, 1847 yılında irlanda'ya 4000 ingiliz strelini değerinde buğday yardımı gönderir.
yine 1847 yılında bir kızılderili kabilesi olan çoktavlar da irlanda'ya 710$* para yardımı gönderirler.
büyük kıtlık anıtı, dublin;
devamını gör...
kuzey irlanda
ingiliz imparatorluğunun ilk kolonisi irlanda adasından ingiltere'nin elinde kalan kısmı teşkil eden bölgesi. 1960'lı yıllardan 1998 yılına kadar katolik ayrılıkçılar ile ingiltere ile birlik yanlısı protestanlar arasında çatışma ve terör olaylarına sahne olmuştu. bu süre boyunca 3 bin 500 civarında kişi hayatını kaybetmişti.
devamını gör...
sevişme sahnesi yüzünden netflix yapımını reddeden oyuncu
haber çok absürt. özlem balcı adlı bir avuç insanın tanıdığı oyuncu, kuralları olduğunu öne sürerek netflix yapımını reddetmiş. oyuncusun sen, oynarken ne yaşıyorsun ablacım. benim erkek hastaya genital muayene yapmam dememle aynı. doktor olarak karşımdakini sadece hasta ve hastalık olarak görüyorum. profesyonellik bunu gerektirir. yapamıyorsan otur evinde, bir kesime yaranacağım diye yapılmış saçma açıklama. bugün de başkaları adına utandık çok şükür.
www.internethaber.com/sekse...
not: ister kabul eder ister etmez tabi ki. her oyuncu her teklifi kabul edecek diye bir şey yok. oyunculuk denilen sanatın bir dalından bahsediyorsak her role, duyguya profesyonelce yaklaşan kişileri kastediyoruz. mahalle dizisinde akarı kokarı olmadan 10 sene babaannem de oynar. çıkıp da büyük bir meziyetmiş gibi röportaj verilmesi saçma, diğer kadın oyunculara haksızlık. birilerine farklı yakıştırmalar yapılmış olmuyor mu?
www.internethaber.com/sekse...
not: ister kabul eder ister etmez tabi ki. her oyuncu her teklifi kabul edecek diye bir şey yok. oyunculuk denilen sanatın bir dalından bahsediyorsak her role, duyguya profesyonelce yaklaşan kişileri kastediyoruz. mahalle dizisinde akarı kokarı olmadan 10 sene babaannem de oynar. çıkıp da büyük bir meziyetmiş gibi röportaj verilmesi saçma, diğer kadın oyunculara haksızlık. birilerine farklı yakıştırmalar yapılmış olmuyor mu?
devamını gör...

