rakı içmelik çamur parçasıdır.
sözleri:

kalmışım uzanıyorum gecenin tenha yerine
bıkmışım usanıyorum batıyorum taa derine
önce bi korkma diyorum yürü boyuna serine
sonra dön gitme diyorum gelmez ki kimse yerine
yine de, yine de, meliha

çıkmaz ki bu can sabaha
girerim türlü günaha
sevdanı dillerde değil güllerde ara
gitme meliha

önce ne sonrası nedir
dur susma ardını getir
bir feryad ki elde değil
bir kere sor da gitme meliha

gecenin tam ortasında aklımda hep gün dönümü
çaresiz savruluyorum çoktan şaşırdım yönümü
kaç kere ölür ki insan biter mi bu can sızısı
vazgeçtim dünya gamından dinmiyor bu aşk acısı
yine de, yine de, meliha

çıkmaz ki bu can sabaha
girerim türlü günaha
sevdanı dillerde değil güllerde ara
gitme meliha

önce ne sonrası nedir
dur susma ardını getir
bir feryad ki elde değil
bir kere sor da gitme meliha

gitme meliha
yine de meliha
gitme meliha
yine de meliha
devamını gör...

bulduğum anda yatırım yapmak isteyeceğim köy evleridir. lakin hangi köydür bunlar nerededirler? neden benim misafir olduğum köy evlerinde wc dahi dışardaydı?
devamını gör...

üzerine genellikle sabit tutmak amacıyla ince kartonları yapıştırdığımız unutulmaz bir performans ödevi malzemesidir.
devamını gör...

“hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu.

orhan pamuk - masumiyet müzesi
devamını gör...

çocuğunun yaşı sorulduğunda 4,5 yaşında demek yerine 54 aylık diyerek size ufak çaplı bir beyin fırtınası yaptırtan ebeveyndir. hadi 2 yaşa kadar ay hesabı olarak söylemelerini anlayabiliyorum ama 3 4 yaştan sonrasına ay olarak cevap verdiklerinde oturup hesap yapmak zorunda kalıyorum.
devamını gör...

gelince çok fena kızacağım yazardır. bana yapma dediği şeyi kendisi yaptı. sessiz sedasız, habersiz gitti. güneşli günleri bekliyorduk. acaba o günler geldi de ben mi göremedim, çözemedim. tülaaay geri dön diyor iç sesim. bilmem anlatabildim mi?
devamını gör...

1968 olimpiyatlarında 200 metre yarışını kazanan tommie smith, john carlos ve peter norman'la birlikte amerika'daki ırkçılık ve fakirliği protesto etmek için siyah eldiven ve çıplak ayakla podyuma çıkarlar. amerikan milli marşı sırasında siyah atletler yumrukları havada, başları öne eğik, peter norman ise göğsüne taktığı insan hakları için olimpiyat projesi kokartıyla eylemi gerçekleştirir. eylem büyük ses getirir. ancak bu üç sporcunun da atletizm hayatı bitirilir.

bu cesur adamların bütün kariyerleri pahasına yaptığı eylem de bu fotoğrafla ölümsüzleşir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mukemmel bordo rengi ve inanilmaz yogunlugu ile visne receli her turlu tokatlar.

(bkz: incir reçeli sendin aşkım)
kliselerde bogulmak isteyenler incir recelini secebilir.*

mayhoslarin asigiyizdatkam.
devamını gör...

mezgit
devamını gör...

son akşam yemeğinde isa’nın benim etimdir diyerek havarilerine ikram ettiği ekmektir. isa ayrıca benim kanımdır diyerek kuddas ekmeğini daha iyi yutabilsinler diye havarilerine şarap da ikram etmiştir.

yemek güzel hoş devam eder, herkes masadaki yemeklerin tadını çıkarırken isa biraz huzursuzdur. masada bulunan fasulye yahnisi, kuzu eti, zeytin, acı otlar, balık sosu, mayasız ekmek, hurma ve aromalı şaraba zar zor elini süren isa birden aranızdan biri bana ihanet edecek deyince herkesin yemeği boğazında kalır.

yehuda ne şarabı ne kuddas ekmeğini önemser o an ve asla ihanet etmeyeceğini söyler. isa ise sen sabaha kalmaz üç kere beni inkar edersin der. olurdu olmazdı derken gerçekten de isa haklı çıkar ve yehuda isa’ya ihanet eder.

bu gece yaşananların hatrına ekmek ve şarap ayni düzenler bir kısım hristiyan kiliseleri. hepsinde aynı mantık yürütülse de uygulamada farklar olabilir. bu ayninin düzenlenme sıklığı kiliseden kiliseye değişmektedir. bu ayinde kullanılan ekmek isa’nın etini ve şarap da isa’nın kanını simgeler, tıpkı son akşam yemeğinde isa’nın havarilerine söylediği gibi.
devamını gör...

finduk var, hamsi var, kara lahana var.
devamını gör...

ya hani görünmez bir el dedikleri var ya; işte onlardan biri kesin bu yazar. bordo bereli gibi giriyor, işini halledip çıkıyor. bakıyorsun ve ortalığın düzeninden anlıyorsun, kırmızıpisi buradan geçmiş diyorsun. öyle bir moderatör.
devamını gör...

adalet onurlu yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı vermektir. sözünün sahibi roma'lı hukukçudur.
devamını gör...

insan ve arabadan tut, dağıtılan gazeteye kadar her şeyin "fazla" ve de "çok" olduğu, kaçtığı hafta dilimi.

nedense çocukken öyle değildi.*
devamını gör...

ortalığı şiddete uğruyorum diyerek ayağa kaldırmaması gereken kadındır. bu tercihi yapan sensin.

ek 1: koklayarak kavun muamelesi yapan yok zaten. adam belli ki sorunlu. belli bir iq düzeyinin üstündeysen zaten anlarsın. inatla ve ısrarla yanlış seçimlerin sonucunu toplumsal bir sorunmuş gibi lanse ediyorsunuz. kanımca en büyük sorun sizsiniz.
devamını gör...

3 senedir habersizce tuttuğum oruç.
devamını gör...

yaşınıza hiç kimsenin inanmaması
otobüsteki tutacaklara bazen yetişememek
çocuk giysileri giymek
topuklu ayakkabı giyince salak gibi olmak.
kısacası hayata 2- 0 gelmek.
belki de 10- 0.
devamını gör...

ursula k. le guin'in yerdeniz büyücüsüdür.

"ged, büyük bir büyücünün çırağı olarak, hemen gücün sırrına erip, ona hakim olacağını sanmıştı. hayvanların dillerini, ormanın yapraklarının söylediklerini anlayacağını sanmıştı; sözüyle rüzgarı etkileyebileceğini..."
devamını gör...

ama ankara’da yağan kar gibi olmalı.öğleden sonra başlayan iri taneli ve sürekli yağıp gece son bulanıdır. sonra gece yumuşamış havada dışarı çıkarsın temiz havayı içine çekersin.gökyüzüne baktığında hafif pembeleşmiş bir ortam görürsün.eğer azcık şanslıysan yaşadığın yerdeki bir kaç arkadaşınla sözleşip kartopu oynar,sigara içer, geyik yaparsın. sonra da hafif üşümüş halinle sıcacık evine döner ve yorganın altına girip uykuya dalarsın.
devamını gör...

trabzon'un maçka ilçesinde bulunan tarihi bizans imparatorluğuna dayanan manastırdır. yılda yaklaşık 600 bin kişi tarafından ziyaret edilmekte olup 2015'te yapılmaya başlanan son restorasyon çalışmalarından sonra “cennet ve cehennem” ve “ölüm ve yaşam” tasvirli fresklerin olduğu gizli geçitle ulaşılan bir şapel ile “çile odası” ve “gözetleme şapeli” de ortaya çıkarılmıştır.

sümela manastırı, halk arasında "meryem ana" adı ile anılır. vadiden yaklaşık 300 metre yükseklikte bulunan yapı, bu konumuyla manastırların şehir dışında, ormanlarda, mağara ve su kenarlarında kurulma geleneğini sürdürmüştür. meryem ana adına kurulan manastırın "sümela" adını "siyah" anlamına gelen "melas" sözcüğünden aldığı söylenmektedir. bu ismin manastırın kurulduğu koyu renkli karadağlar’ dan geldiği düşünülmekte ise de sümela kelimesi buradaki meryem tasvirinin siyah rengine bağlanabilmektedir.

rivayete göre bizans imparatoru ı.theodosius zamanında (375-395) atina’dan gelen barnabas ve sophranios isimli iki rahip tarafından kurulmuş olan manastır, 6'ıncı yüzyılda imparator justinianus’un manastırın onarılarak genişletilmesini istemesi üzerine generallerinden belisarios tarafından tamir edilmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görsel kaynak : kültür ve turizm bakanlığı
kaynak:sümela manastırı
kaynak :sümela manastırı
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim