ilginç genel kültür bilgileri
18. yüzyılda portekiz'de bulunan coimbra ve mafra kütüphanelerinin çalışanları, kitaplara dadanan böcekleri avlamaları için, gece vakti yarasaları kütüphane içinde misafir etmek zorunda kalmışlar.
devamını gör...
2023 yılına kadar 3000 km bisiklet yolu yapacağız
ülkenin bir ucundan diğer ucuna bisikletle seyahat imkanı tanıyacak fantastik vaat. keşke bu uçuk vaat yerine tüm şehirlerde bisiklet kullanımını özendirecek, bisikletle rahat rahat gidip gelinecek yollar yapsanız da, 8-10 kilometrelik mesafeyi araba yerine, toplu taşımada balık istifi olmak yerine bisikletle alsa insanlar. bir de niye 2023? arkadaş ne 2023 müş yahu. tüm vaatlerde 2023 vurgusu var. bilmeyen de bunları cumhuriyet sevdalısı sanacak.
devamını gör...
kötü çocuk
kazıklı maria'nın b*k gibi book reviews serisinde şu sıralar incelemekte olduğu kitap.
(bkz: kazıklımaria)
(bkz: kazıklımaria)
devamını gör...
ilahi dinlerin yasaklanması gerektiği gerçeği
hem günümüzde yaşananlar ve hem de tarihte yaşananlar göstermektedir ki insanlığın korunup gelişebilmesi için kaçınılmaz bir gerçektir.
inançsız toplumlarda savaş ve kavga daha az olur.
inançsız bir insana vatan millet sakarya edebiyatı sökmez. dolayısıyla da kimseyle savaşmaya meyil etmez.
mesela şehitlik, gazilik vb dini terimlere inanmayan biri ne allah için ne de birilerinin saltanatını korumak için savaşmak istemez.
gidip de allah adına cihat da etmez.
fakat ne hikmetse bu ilahi dinlere inanan insanlarda sürekli bir savaş çıkarma, birileri için veya bir şeyler için savaşma motivasyonu vardır.
eski zamanlarda da şimdi de bunu hep yaratan adına yapmışlardır.
şimdi bakın taliban denen islamcı teröristlere!
ışid de öyle.
osmanlı zamanı da böyle.
haçlı orduları da böyle.
gidip amerika'yı istila eden avrupalılara bakın mesela hep kilise ve tanrı adına yapmışlar yaptıkları katliamları.
artık bu dinler yasaklanmalı.
bu dinlere meyil edenler tedavi edilmeli diyorum.
bir kişi dahi mantıklı bir tezi ile karşı çıkamıyor.
bunun sebebi yetersiz eğitim ve yetişilen çevre.
inançsız toplumlarda savaş ve kavga daha az olur.
inançsız bir insana vatan millet sakarya edebiyatı sökmez. dolayısıyla da kimseyle savaşmaya meyil etmez.
mesela şehitlik, gazilik vb dini terimlere inanmayan biri ne allah için ne de birilerinin saltanatını korumak için savaşmak istemez.
gidip de allah adına cihat da etmez.
fakat ne hikmetse bu ilahi dinlere inanan insanlarda sürekli bir savaş çıkarma, birileri için veya bir şeyler için savaşma motivasyonu vardır.
eski zamanlarda da şimdi de bunu hep yaratan adına yapmışlardır.
şimdi bakın taliban denen islamcı teröristlere!
ışid de öyle.
osmanlı zamanı da böyle.
haçlı orduları da böyle.
gidip amerika'yı istila eden avrupalılara bakın mesela hep kilise ve tanrı adına yapmışlar yaptıkları katliamları.
artık bu dinler yasaklanmalı.
bu dinlere meyil edenler tedavi edilmeli diyorum.
bir kişi dahi mantıklı bir tezi ile karşı çıkamıyor.
bunun sebebi yetersiz eğitim ve yetişilen çevre.
devamını gör...
18 şubat 2021 apartman boşluğu yayın
daddy, sesini her duyduğumda günüm şenleniyor be adam! yayını anında hypelamıştır.
devamını gör...
hırsız var
halkın parasını çalan siyasiler olduğu sürece cebimizde "hırsız var" diyorum.
devamını gör...
seri artı oy veren melek
ben beğendiklerimi okuyorum. öbür türlü haksızlık olur verilen emeğe.
devamını gör...
alt yazılı film vs dublaj film
ben her zaman orijinal dilde izleyip eğer bilmediğim bir dil ise altyazı tercih eder iken, beraber film izleyeceğim insanın dublajlı halini tercih etmesi ile dumur olmaktayım. o da haklı belki alt yazı okumak istemiyor ama ben dublajlı filme konsantre olamıyorum. hata arıyorum sürekli
devamını gör...
ıhlamur
en sevdiğim çaylardan birisidir. özellikle soğuk havalarda içi ısıtıp mutluluk veren bir bitki çayıdır.
devamını gör...
nutuk
atatürk tarafından 15-20 ekim 1927 tarihinde tbmm salonunda toplanan cumhuriyet halk partisi kongresindeki konuşmasının metnidir. atatürk, bu metinde kendisinin ve arkadaşlarının milli mücadele döneminde yaptığı faaliyetleri özetlemiştir.
kongrede altı gün boyunca okumuş olduğu bu kitabı "19 mayıs'ta samsun'a çıktım, ülkenin genel durum ve görünüşü şöyleydi" tümcesiyle başlar. milli mücadelenin anlatıldığı bir ülke destanıdır.
pek çok cumhuriyet sevdalısının evinde, baş ucunda bulunan bir eserdir. 1919 yılından başlayarak 1927 yılına kadar olan tarih diliminin anlatıldığı eşi benzeri olmayan bir kaynaktır. yıllar boyunca yüzlerce farklı baskısı yapılmıştır.
tarihin en uzun konuşmalarından olup, maraton konuşma denilen bir söylevdir. okunması toplamda 36,5 saat sürmüştür. yol haritası özelliği olan bir direktiftir. aynı zamanda atatürk'ün muhalif ve hasımlara bir şekilde hodri meydan demesidir. 100 yılın eseridir. hatta ikinci bir 100 yılda da sonraki nesillerde anlam ve değerini koruyacak bir kitap. 100 yıllar boyu okunacak büyük eser. sonu gençliğe hitabe ile biten nutuk, aynı zamanda bir vasiyet özelliği de taşır.
kongrede altı gün boyunca okumuş olduğu bu kitabı "19 mayıs'ta samsun'a çıktım, ülkenin genel durum ve görünüşü şöyleydi" tümcesiyle başlar. milli mücadelenin anlatıldığı bir ülke destanıdır.
pek çok cumhuriyet sevdalısının evinde, baş ucunda bulunan bir eserdir. 1919 yılından başlayarak 1927 yılına kadar olan tarih diliminin anlatıldığı eşi benzeri olmayan bir kaynaktır. yıllar boyunca yüzlerce farklı baskısı yapılmıştır.
tarihin en uzun konuşmalarından olup, maraton konuşma denilen bir söylevdir. okunması toplamda 36,5 saat sürmüştür. yol haritası özelliği olan bir direktiftir. aynı zamanda atatürk'ün muhalif ve hasımlara bir şekilde hodri meydan demesidir. 100 yılın eseridir. hatta ikinci bir 100 yılda da sonraki nesillerde anlam ve değerini koruyacak bir kitap. 100 yıllar boyu okunacak büyük eser. sonu gençliğe hitabe ile biten nutuk, aynı zamanda bir vasiyet özelliği de taşır.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
sabah biontec aşısı vuruldum. alerjik bir yapım var kendimi dinliyorum. biraz ateşim var ve kulaklarım hassas. aşıdan değildir herhalde çünkü cuma günü 900 km yol yaptım aynı bir kamyon şoförü gibi. hala onun etkisi devam ediyor sanırım.
devamını gör...
van gölü fotoğrafının nasa'nın düzenlediği fotoğraf yarışmasında finale çıkması
amerika'nin uzay ajansi nasa'nin yaklasik bir ay once baslattigi bir fotograf yarismasi mevcut. ben sahsen nasa'nin web sitesi uzerinde tesaduf eseri gormustum. fotograf yarismasindaki gorseller bizzat astronotlar tarafindan cekilmistir. yarisma ilk etapta 32 fotografla baslamis elemeler neticesinde yalnizca iki fotograf kalmistir. van golu fotografini astronot kate rubins, 12 eylül 2016'da cekmistir. finale kalan bir diger fotograf, astronot don pettit tarafından 2012'de, amerika kitasi'nda hareket halindeki yildizlarin cok ozel bir teknikle cekilmesiyle ortaya cikmistir...


yarisma sanirim 12 nisan'da son verecek. ayrica ekledigim linkten dilerseniz sizde oylama yapabilirsiniz. buradan ve cok begendigim birkac gorseli de buraya ekliyorum.










yarisma sanirim 12 nisan'da son verecek. ayrica ekledigim linkten dilerseniz sizde oylama yapabilirsiniz. buradan ve cok begendigim birkac gorseli de buraya ekliyorum.








devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
geçmişte parisli mahkumlar eğer bir fahişeyle evlenirlerse özgürlüklerine kavuşup louisiana’ya taşınma fırsatına sahip oluyorlarmış.
devamını gör...
sütyen
kumbara olarakta kullanılabilen işlevsel eşya. (bkz: sütyenbank)
devamını gör...
orhan veli dizeleri
lakırdılarım
1914'de doğdum
15'de konuştum
hâlâ konuşuyorum.
lakırdılarım ne oldu,
gökyüzüne mi gitti?
belki de hepsi geri gelecek
tayyare biçimine girip
1939'da.
allah varsa eğer
başka bir şey istemem ondan.
bununla beraber istemem
ne allahın olmasını,
ne de işimin
allaha kalmasını.
orhan veli
(eylül 1939/varlık. 15.10.1939)
doğumgünün yaklaşıyor üstad...
1914'de doğdum
15'de konuştum
hâlâ konuşuyorum.
lakırdılarım ne oldu,
gökyüzüne mi gitti?
belki de hepsi geri gelecek
tayyare biçimine girip
1939'da.
allah varsa eğer
başka bir şey istemem ondan.
bununla beraber istemem
ne allahın olmasını,
ne de işimin
allaha kalmasını.
orhan veli
(eylül 1939/varlık. 15.10.1939)
doğumgünün yaklaşıyor üstad...
devamını gör...
duvara karşı
fatih akın'a berlin film festivali’nde altın ayı ödülü kazandırdığı; hayatları savrulmuş iki insanın birbirlerini iyileştirmelerini konu aldığı filmidir. bizi fatih akın gibi güzide bir yönetmenle buluşturmuştur. tabii bu başarıda büyük payı olan, cahit rolünün hakkını fazlasıyla veren, yakın zamanda kaybettigimiz birol ünel'i de unutmamak gerekir.
devamını gör...
evrimsel psikoloji
psikolojide kuramsal bir yaklaşım, insan bilişini modern evrimsel bir bakışla ele alan bilim.
psikolojinin evrimsel bir perspektifle yapılabileceğini (ve hatta yapılacağını) öngören ilk isim elbette charles darwin'den başkası değildir. 1859 yılında yayımlamış olduğu ünlü eseri türlerin kökeni'nde doğrudan psikoloji biliminin uzak gelecekte evrim üzerine inşa edileceğini yazmıştır.
öngördüğü üzere bu eserin yayımlanmasından yaklaşık yüz yıl sonra donald symons, john tooby ve leda cosmides psikolojiyi evrimsel perspektifle birleştiren ilk modern psikologlar olmuşlardır. o günden bugüne ise evrimsel psikoloji bir çok araştırmacıyı kendine çeken (ne mutlu ki ben de onlardan biriyim), süregelen tartışmalarla zenginleşerek gitgide büyüyen bir alan haline gelmiştir.
en basit haliyle evrimsel psikoloji; insan zihninin, aynı sahip olduğumuz diğer organlarımız gibi, evrimsel seçilim baskıları altında şekillenmiş olduğu savı üzerine kuruludur. buradan hareketle, insan türünün, atasal geçmişteki adaptif problemleri çözmek için özel olarak gelişmiş birtakım psikolojik adaptasyonlara sahip olduğu düşünülmektedir.
daha ayrıntılı bilgi için editörlüğünü barkow, cosmides ve tooby'nin (1992) yaptığı "the adapted mind: evolutionary psychology and the generation of culture" isimli kitabı öneririm.
evrimsel psikolojide kullanılan bir deneysel paradigma için (bkz: wason seçim görevi)
edit:
alttaki yazar pek bilinen "reductio ad absurdum" hilesine başvurduğundan ona ithafen editleme gereği duyuyorum.
evrimsel psikolojiyle ilgili birçok eleştiri mevcuttur, ancak bunun bir pseudoscience olması kesinlikle bunlardan biri değildir. stephen jay gould, jerry fodor, richard lewontin gibi birçok değerli isim oldukça yerinde eleştiriler yapmış, özellikle adaptasyonist ajandayı yerden yere vurmuşlardır. ancak böylesine güçlü itirazlarla yola çıkan bilim insanlarının hiçbiri insan bilişinin evrimsel süreçler sonucunda şekillenmediğini iddia etmemişlerdir. aksine, bu konuda eleştiri yönelttikleri diğer araştırmacılarla hemfikirdirler.
esasen yukarıda önerdiğim kaynakta örnekleri mevcut fakat dileyen herkesle evrimsel psikoloji ile ilgili birçok deneysel çalışma paylaşabilirim. bunların arasında çok güçlü bir şekilde çalıştığı istikrarlı bir şekilde gösterilen birçok paradigma da mevcuttur. türkçe kaynak okumak isterseniz cogito'nun darwin özel sayısında (60-61. sayı) yer alan mehmet elgin'in tam da bu tartışma üzerine yazdığı "'insan nedir?' sorusu evrim teorisi çerçevesinde işlenebilir mi?" adlı makalesini öneririm.
biliyorum burası bir bilim platformu değil ama rica ederim bir eleştiri yöneltirken üç satır bir şeyler okuyun. bakın ben evrimsel psikoloji çalışıyorum (bu arada tamamen deneysel metodoloji ile çalışıyorum) ancak yanlış anlaşılmasını istemem. bu gerçek benim bu tartışmayı bir savaşa dönüştürüp taraf seçmek gibi bir ahmaklık yapmama sebep olamaz. her zaman kendi çalışma yöntemimi sorgulayıp ona yöneltilen eleştirileri büyük bir heves ve keyifle okurum. size tavsiyem de eleştiri yaparken eleştirdiğiniz şeyin en azından ortalama düzeyde bir bilgisine sahip olmanızdır.
psikolojinin evrimsel bir perspektifle yapılabileceğini (ve hatta yapılacağını) öngören ilk isim elbette charles darwin'den başkası değildir. 1859 yılında yayımlamış olduğu ünlü eseri türlerin kökeni'nde doğrudan psikoloji biliminin uzak gelecekte evrim üzerine inşa edileceğini yazmıştır.
öngördüğü üzere bu eserin yayımlanmasından yaklaşık yüz yıl sonra donald symons, john tooby ve leda cosmides psikolojiyi evrimsel perspektifle birleştiren ilk modern psikologlar olmuşlardır. o günden bugüne ise evrimsel psikoloji bir çok araştırmacıyı kendine çeken (ne mutlu ki ben de onlardan biriyim), süregelen tartışmalarla zenginleşerek gitgide büyüyen bir alan haline gelmiştir.
en basit haliyle evrimsel psikoloji; insan zihninin, aynı sahip olduğumuz diğer organlarımız gibi, evrimsel seçilim baskıları altında şekillenmiş olduğu savı üzerine kuruludur. buradan hareketle, insan türünün, atasal geçmişteki adaptif problemleri çözmek için özel olarak gelişmiş birtakım psikolojik adaptasyonlara sahip olduğu düşünülmektedir.
daha ayrıntılı bilgi için editörlüğünü barkow, cosmides ve tooby'nin (1992) yaptığı "the adapted mind: evolutionary psychology and the generation of culture" isimli kitabı öneririm.
evrimsel psikolojide kullanılan bir deneysel paradigma için (bkz: wason seçim görevi)
edit:
alttaki yazar pek bilinen "reductio ad absurdum" hilesine başvurduğundan ona ithafen editleme gereği duyuyorum.
evrimsel psikolojiyle ilgili birçok eleştiri mevcuttur, ancak bunun bir pseudoscience olması kesinlikle bunlardan biri değildir. stephen jay gould, jerry fodor, richard lewontin gibi birçok değerli isim oldukça yerinde eleştiriler yapmış, özellikle adaptasyonist ajandayı yerden yere vurmuşlardır. ancak böylesine güçlü itirazlarla yola çıkan bilim insanlarının hiçbiri insan bilişinin evrimsel süreçler sonucunda şekillenmediğini iddia etmemişlerdir. aksine, bu konuda eleştiri yönelttikleri diğer araştırmacılarla hemfikirdirler.
esasen yukarıda önerdiğim kaynakta örnekleri mevcut fakat dileyen herkesle evrimsel psikoloji ile ilgili birçok deneysel çalışma paylaşabilirim. bunların arasında çok güçlü bir şekilde çalıştığı istikrarlı bir şekilde gösterilen birçok paradigma da mevcuttur. türkçe kaynak okumak isterseniz cogito'nun darwin özel sayısında (60-61. sayı) yer alan mehmet elgin'in tam da bu tartışma üzerine yazdığı "'insan nedir?' sorusu evrim teorisi çerçevesinde işlenebilir mi?" adlı makalesini öneririm.
biliyorum burası bir bilim platformu değil ama rica ederim bir eleştiri yöneltirken üç satır bir şeyler okuyun. bakın ben evrimsel psikoloji çalışıyorum (bu arada tamamen deneysel metodoloji ile çalışıyorum) ancak yanlış anlaşılmasını istemem. bu gerçek benim bu tartışmayı bir savaşa dönüştürüp taraf seçmek gibi bir ahmaklık yapmama sebep olamaz. her zaman kendi çalışma yöntemimi sorgulayıp ona yöneltilen eleştirileri büyük bir heves ve keyifle okurum. size tavsiyem de eleştiri yaparken eleştirdiğiniz şeyin en azından ortalama düzeyde bir bilgisine sahip olmanızdır.
devamını gör...
en güzel klasik müzik besteleri
farklı bir şey dinlemek isteyenler için. büyük iskenderin atı için yapılmış bir beste.
devamını gör...
teyze anne yarısıysa iki teyzenin bir anne etmesi
matematiğin sohbetten ayrılmak istediği önermedir.
devamını gör...
#pkkyaktı
#1168767 söylemiştim… boş konuşuyorsunuz.
teröristlermişmiş de…
terör sevicileriymişmişmişiz de…
al bak. 28 temmuz’da resmi gazetede yayımlanan kanuna bi bak… umarım azıcık utanırsınız.
teröristlermişmiş de…
terör sevicileriymişmişmişiz de…
al bak. 28 temmuz’da resmi gazetede yayımlanan kanuna bi bak… umarım azıcık utanırsınız.
devamını gör...