son günlerde sıkmaya başlamış olan konular. hadi 1 olur yazarsın, 2 olur tamam dersin ama sürekli sürekli "onu yapan yazar/bunu yapmayan yazar,/falanca yazarın eli kolu sağı solu" falan...

koskoca bir evren, içerisinde evrene göre küçük olsa da bize göre koskoca bir dünya ve o dünyada hakkında yazılıp çizilebilecek bir sürü konusu olan bir ülke... sanki yazacak hiç konu bulamıyormuşuz, isveç parlamentosuymuşuz da başka sıkıntımız yokmuş gibi boş işleri gündem yapma çabasındayız. akıllarda * kocamaaan bir soru: neden?

yani ne bileyim, şöyle çok ilgi çekici bir konu dururken ben neden üsttekine atılacak bir iftirayı okumak için merak duyayım ya da bir başkası neden duyuyor bu merakı? şimdi birileri çıkıp "sana ne!" ya da "faşist" falan diyecek. ben bunlar yazılıp çizilmesin, yasaklansın demiyorum ki ama. benim derdim başka. ben merak ediyorum, başkalarını neden bu kadar merak ettiğini insanların. ne bileyim, çok merak ettiğin yazara mesaj atabilirsin mesela. belki şurada fotoğrafına bakıp bayıldığın kişiyle konuşsan hiç anlaşamayacaksın, belki 2 yazdığı konuya bakıp yargıladığın insanı tanısan çok seveceksin... ne bileyim yani, mesajlaşma özelliği bulunan bir sözlükte bazı konular özelden halledilebilecekken sürekli yazarların konuşulması son derece garip geliyor bana.

çok tuhaf, çok... belki de tuhaf olan benim, bilemiyorum.
devamını gör...

bir çok toplumda kadınların düşünceleri yargılanır,erkeklerin düşünceleri ise tartışılır.
devamını gör...

ben tarafsız değilim. açık seçik taraf tutuyorum. yobazlığa karşıyım, ırkçılığa karşıyım, gericiliğe karşıyım. insanların sömürülmesine ve savaşa karşıyım.

mina urgan
devamını gör...

şehirden tamamen ayrıldığında anlarsın artık en sevdiğin renktir.
devamını gör...

çok sevdiğim bir blog hesabı sayesinde olmuştur. keza onu hala burada bulamadım.
devamını gör...

yerli kitap uygulaması olan 1000kitap tamamen kitap konuşulan bir sosyal medya platformu. okuduğunuz kitapları paylaşabilir, ''okuyorum, okudum, okuyacağım, yarım bıraktım'' gibi seçeneklerle belirtebilirsiniz. içerik olarak twittere benzer, kitaplardan alıntı paylaşabilir, kitaplarla ilgili incelemelerinizi paylaşabilirsiniz. insanlarla takipleşebilir, konuşabilirsiniz.
(bkz: )bknz;

edit; an itibariyle 100kitap da ücretli uygulamalar kategorisindeki yerini aldı. premium üyelik ücreti 18 tl olup, premium üye olanlar reklam vb şeylerle karşılaşmayacaklarmış.
devamını gör...

saĝlıklıyım. sevdiklerim hayatta. zengin olmak budur.
devamını gör...

kendisi hakkında daha önce #557482 ve #706762 numaralı tanımları girdiğim yazar.
o tanımların hala arkasındayım ama ben o zamanlar arkadaşın bazı vukuatlarından haberdar değildim.
tabi ben sözlük yazarlığı konusunda yeniyim. hala bir şeyler öğreniyorum. bazı muhabbetlerin ve gerçeklerin sonradan farkına vardım.

mesela bazı yazarlarımız kendisi sebebiyle(tek sebep (gbkz: lucifer) değil tabi ki) sözlüğü bırakmışlar.
bildiğim iki yazar var: #714965--> una nocte ve #625869-->tenturdiyot.

bir başka husus, bu arkadaşın tanımlarında ölçüyü tutturamaması. yalnız bu tanımlar cinsel hayal gücüne dayanan tanımlar değil.
sözlüğün kadın yazarlarına yönelik ölçüsüz şekilde girdiği nickaltı tanımlar.

ama öncelikle sözlükteki bazı kadın yazarlara bir hatırlatmam olacak.
siz bu arkadaşın kötü niyetli olmadığını düşünüyor olabilirsiniz. nitekim ben de öyle düşünüyorum. kötü niyetli değil.
fakat bu arkadaş yaptığı cinsiyetçi, troll, mizahi(artık nasıl nitelendirirseniz) tanımlarıyla kötü örnek oluyor!
sözlükteki diğer trolllere de cesaret vermiş oluyor. vasatlığın devamında onun da parmağı var.
bu amaçla yazmıyor elbette ama vesile oluyor.

bundan daha önemli olan konular ise bu arkadaş sebebiyle yazarların sözlüğü terk etmesi, genel olarak birçok kadın yazarın kendisinden haklı olarak rahatsız olması ve buna rağmen kendisine gösterilen müsamahanın devam etmesi.

normalde cinsel taciz suçu sayılabilecek tanımlar yazıyor(ceza hukuku görmüş biri olarak söylüyorum).
bu anlamda ne ifadeler cinsel taciz sayılıyorken, lucifer'in ifadeleri kendisine rahatlıkla mahkumiyet getirebilir.

siz tabi bu arkadaşı, troll olduğundan bahisle ve belki de oluşturduğu o havadan etkilenerek mazur görüyorsunuz ama böyle yaparak onun birçok kadın yazarı rahatsız eden o tanımlarını da meşrulaştırmış oluyorsunuz.
lütfen bu hususları göz önünde bulundurun.

bu hatırlatmadan sonra birkaç şey söyleyeyim.

dedim ya en önemli özelliği ölçüyü tutturamaması diye. hangi yazara nasıl hitap etmesi gerektiğini tayin edemiyor. işte bu tarz nickaltı tanımlar ters tepebiliyor.
bu aslında komiklikler şakalar yapmaya çalışan bir çok kişide görülebiliyor. bu işin üstatları bile yeri geliyor baltayı taşa vuruyor.
sanki her an komik olmaları gerekiyormuş gibi.
şimdi lucifer tabi ki komedyen değil yanlış anlamayın. o sadece komik olmaya çalışıyor. pek çalışkan ama genelde yanlış şıkkı işaretliyor. sözlüğümüz genel olarak ciddi olduğu için de öne çıkıyor. yine de komik tanımları yok mu? var da azlar yani. 60-70 tanımdan biri bilemedin ikisi komik.

mesela bir kadın yazar hakkında yazmış da yazmış. birden fazla tanımı var. başka troll yazarlar da yazmışlar.
ve o kadın yazarımızın rahatsız olduğunu bile bile yapıyorlar bunu. kasıtlı bir ölçüsüzlük yani. bundan zevk alıyorlar.
hani alırsın çocuğun elinden oyuncağını vermezsin ya gıcıklığına işte o hesap.
ve maalesef o yazarımız da trolllerden rahatsız olan diğer yazarlarımız gibi lucifer'i ciddiye alıyor.
yapılan en büyük hata onları ciddiye almak. bu onlara verilecek en büyük ödül.

kendisine yönelik onu ciddiye alan tanımlardan sonra yine troll tanımlar yazarak bu ciddi eleştirileri savuşturmaya çalışıyor.
bu onun savunma mekanizması. gerçekliği bu şekilde aşmaya çalışıyor. başarıyor mu? kısmen.
mesela bana da yapmaya çalıştı. işe yaradı mı? hak getire! nerde işe yarayacak! anlatayım:

trolller hakkında bazı şeyleri şu iki tanımda dile getirmiştim: #756103 , #757628. bana şu tanımda cevap vermiş #757808. bunu da başlık açarak yapmış.
demiş ki sen daha dünkü bebesin senin ne haddine trolllerle alay etmek, biz zaten senin saldırını savuşturduk!
ya şu tanıma ne kadar güldüm anlatamam. bir de demiş ki başarıyla savuşturuldu. aynen kanka görürsem söylerim.

benim tanımlarımdan sonra yazılan hiçbir tanım bırakın savuşturmayı, cevap bile değillerdi.

şu savunma mekanizmasının tatlılığına bakar mısınız ya. nasıl da kendini ele veriyor.
sen benim tanımlarımı ciddiye mi aldın? ay sen ne tatlı şeysin öyle, yerim seni!
içli köfte ısmarlayayım mı sana? hem de o istiklaldeki meşhur seyyar satıcıdan, kaç tane istersen alırım, söz!

beni aşağılayarak, olmayan savuşturmalardan bahsederek bu işten kendince sıyrılacağını zannediyor!

peki neden böyle davranıyor?
şunu biliyoruz ki sağlıklı bir ailede iletişim kurularak yetişmiş çocuklar yine sağlıklı ve olgun bireylere dönüşüyor. bu zaten bildiğimiz bir gerçek.
lucifer'de ise bir şeyler ters gitmiş olmalı. hani dayak arsızı dediğimiz çocuklar olur ya onlara benziyor. siz yüz verdikçe daha fazlasını istiyor.

olgun bir yazar trolllük yapsa da ölçülü olabilir, başka yazarların nickaltlarına olmadık tanımlar girmeyebilir.
bilhassa karşı tarafın rahatsız olduğunu bildiğiniz halde rahatsız edici tutum ve davranışlar sergilemeye devam etmek, sizin olgunlaşamadığınızı gösterir.

peki ben lucifer'i neden ciddiye aldım? aslında bu tarz bir tanım yazmazdım ben ama sözlükte belli bir rahatsızlık gözlemlediğim ve bazı yeni gelen yazarlar da bu şahsı dikkate aldıkları için yazma gereği duydum.

sizden ricam bu arkadaşı daha fazla dikkate almamanız yönündedir.

komedi mi arıyorsunuz buradan lütfen.

not: tespitlerim hatalı ise düzeltebilirsiniz. yanılmış olabilirim.

edit: hakkında lucifer nickli tecavüz fantezisi olan yazar başlığı açılmıştır.
devamını gör...

dünya ticaret merkezi yerine kullanılan isim.
devamını gör...

sıçtık ve krem yapıp sıvayacağız
devamını gör...

bertolt brecht tarafından ikinci dünya savaşı'nın patlak verdiği yıllarda yazılmış epik tiyatro. dilimize cesaret ana ve çocukları olarak çevrilmiştir. brecht, kapitalizm eleştirisini otuz yıl savaşı yıllarında geçen bir hikaye ve kendi çıkarları için savaşın devamlılığını isteyen mutter courage üzerinden aktarıyor. brecht bu savaş karşıtı oyunu sürgün yıllarında yazmıştır bunu da ek olarak belirtmek gerekir diye düşünüyorum çünkü sanatçının ruh hâli ve durumu muhakkak eserlerine yansıyor. izleyiciyi ve/veya okuyucuyu empati yapmaktan ziyade düşündürmek ve kendini sorgulatmak üzerine yazılmış bir eser ve açıkça bunu başarıyor olduğu da bir gerçek. izleyici ve/veya okuyucu bu oyunda ana karakter olan mutter courage'e empati duymak yerine oyun boyunca onun savaş yüzünden çocukları dahil her şeyini yitirmesine rağmen savaşı hâlâ bir kazanç kapısı olarak görmesine acıyor ve bunu açıkça gülünç buluyor ama dışarıdan son derece gülünç ve acınası gelen bu durumun mutter courage tarafından farkedilmemesi bize içinde dönüp durduğumuz düzeni en net hâli ile anlatıyor aslında. ben kendi adıma brecht'in çoğu eserine hayranlık duymamdan ötürü ve savaşı merkeze alıp savaş karşıtı görüş sunan eserlere ayrı bir ilgim olmasından dolayı okunması ve/veya izlenmesi taraftarıyım ama objektif bir şekilde yaklaştığımızda bile göz ardı edilemeyecek bir eser olduğu ortada. ülkemizde de sahnelenmiş bir oyun olduğunu belirtmek gerekir, zamanında semaver kumpanya tarafından sahnelenmiştir.

--- alıntı ---

so mancher wollt so manches haben
was es für manchen gar nicht gab:
er wollt sich schlau ein schlupfloch graben
und grub sich nur ein frühes grab.


--- alıntı ---
devamını gör...

türk sinema tarihine gülüşü ile gönüllere taht kuran kemal sunal ın hep en sevilen filmlerde imzası vardır. 7den 70 e herkesin severek izlediği sinema ve tiyatro oyuncusudur. uzun yıllar geçmesine rağmen hala izlenilebilen, inek şaban, tosun paşa, kibar feyzo, davaro, sosyete şaban vb filmleri ile ne kadar değerli bir oyuncu olduğu görülmektedir.
devamını gör...

çıkar şunu ya, maske makse.. maske. duymuyorum sizi ! maske maske ! huh..
monolog tam olarak budur, açıp hiç o görüntüye maruz kalmayınız.
devamını gör...

motorsikletli evli çifti polis durduruyor ve sitem ediyor.

-siz de hiç sosyal mesafe kalmamış.

işte yeni türkiye, işte cemaatin polisleri

devamını gör...

bir laf vardır.

erkekler kadınların hiç değişmeyeceğini sanarak evlenirler ama kadınlar değişir

kadınlar ise erkeklerin değişiceğini sanarak evlenirler ama erkekler değişmez.

hahaha sadece aklıma gelmişti
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

4 temmuz 2020 saat 07:24
devamını gör...

yahu he he ...
devamını gör...

o zaman ben de yeni yazdığım bir parçamı bırakıyorum yani şiirimi.

havadis
yeni yaralar açıldı.
kimseye söylemedim.
mahalleli ölsün meraktan.
söylerler hep bir ağızdan,
"ne derdi var bunun?"
"ya aşık ya işsiz."
yakında çıkar havadis. 
tahminler de sıkılır.
konu değişir birazdan.
devamını gör...

dün sabaha karşı kendimle konuştum
ben hep kendime çıkan bir yokuştum
yokuşun başında bir düşman vardı
onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.

özdemir asaf
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim