seri artı oy veren yazarın amacı
bir başlık altında kaç girdi hoşunuza gidiyor? başlıktan başlığa değişiyor ama benim genelde 20 entryden 1-2 tanesi. hoşuma giden bir entry'ye denk gelme olasılığım 1/20, 1/10.
artıladığım yazarın profiline girip geçmişine bakmak, daha kaliteli girdilere ve başlıklara ulaşmanın olasılığını arttırıyor. bu sırada da hoşuma gidenleri artılayınca seri artı olmuş oluyor.
girdiği çoğu entry hoşuma giderse de takip'e basıyorum.
edit: aynı şey beni artılayan yazarlar için de geçerli
artıladığım yazarın profiline girip geçmişine bakmak, daha kaliteli girdilere ve başlıklara ulaşmanın olasılığını arttırıyor. bu sırada da hoşuma gidenleri artılayınca seri artı olmuş oluyor.
girdiği çoğu entry hoşuma giderse de takip'e basıyorum.
edit: aynı şey beni artılayan yazarlar için de geçerli
devamını gör...
iz bırakan şarkı sözleri
bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte
yüzüme vuruyor arada fırtınası, korkuyorum ne var?
düşe kalka büyüyorum işte
biraz yaram var ama geçecek bu gidişle
emircan iğrek/beyaz
yüzüme vuruyor arada fırtınası, korkuyorum ne var?
düşe kalka büyüyorum işte
biraz yaram var ama geçecek bu gidişle
emircan iğrek/beyaz
devamını gör...
sözlükte ulu orta aşk yaşamak
yani nedir? görün ey ahali burası benim arka bahçem, bakın ben! ey ben! ey sen! ne de büyük aşk yaşıyorum diye tanımlarda başlıklarda milletin gözüne gözüne gözüne... sonra gitmeler falan. garip hadiseler.
editimsi : arkadaş bana ne zaten! kim ne yaparsa yapsın ama buradaki kilit kelime uluorta ister istemez görüyoruz. görmemeyi de tercih edebiliriz pek tabii... destekleyenler desteklemeyenler fark etmiyor. olay aşk yaşanmasında değil yani. aman ne bileyim ayol.
editimsi : arkadaş bana ne zaten! kim ne yaparsa yapsın ama buradaki kilit kelime uluorta ister istemez görüyoruz. görmemeyi de tercih edebiliriz pek tabii... destekleyenler desteklemeyenler fark etmiyor. olay aşk yaşanmasında değil yani. aman ne bileyim ayol.
devamını gör...
yazarların konuşmaktan en çok keyif aldığı konular
biri ile sohbet ederken açtığı bir konu vardır ki, o an anlarsınız o muhabbet saatlerce sürecek.
t. saatlerce konuşulsa bıkılmayacak konular.
benim için hayatını anlatırken söylediklerinde yakaladığım, hayata aynı bakıyoruz hissi.
t. saatlerce konuşulsa bıkılmayacak konular.
benim için hayatını anlatırken söylediklerinde yakaladığım, hayata aynı bakıyoruz hissi.
devamını gör...
şahmeran efsanesi
arkadaşlar arkadaşlar, bakın bakın size ne anlatacam.
mitolojik yaratık.
mar, yılan manasına gelir, an eki ise çoğuldur. şahmaran, inceltilerek şahmeran olarak okunur. yılanların şahı demektir.
adanalı olduğumdan, pek fazla şahmeran hikayesi dinledim. çocukken, şahmeran'ın kanının bir hamamın duvarında durduğu, ne yapılırsa yapılsın bir türlü temizlenemediği rivayetini duyduğumda, normal bir çocuk gibi, pek etkilenmiştim.
şahmeran, çok eski bir hikaye. dolayısıyla birçok farklı anlatımı mevcut. lokman hekim'le dahi anlatılan hikayeler var. iran'a kadar gidiyor olay. bazı araştırmacılar, bu hikayenin kökeni için iran'a bakılması gerektiğini savunur.

tarsus, şahmeran anıtı. r: binnaz demirel.
en genelgeçer haliyle bir hikayesini yazalım...
şahmeran, tarsus'da yer altında yılanlarla birlikte mutlu mesut yaşayan bir üstü insan altı yılandır. yılanların kralı, şahıdır. halk tarafından varlığı bilinir, yeri bilinmez.
fukara bir çocuk olan camsab, ormanda arkadaşlarıyla gezerken, bal dolu kuyuya denk gelirler, camsab kuyuya iner ve yukarıdaki arkadaşlarına bal verir, bal bitince arkadaşları camsab'ı yukarı çekmeden onu bırakıp giderler. kuyudan çıkamayan camsab, derinlere doğru devam eder ve kuyunun sonu, şahmeran'ın olduğu yer altına çıkar. camsab'la şahmeran burada karşılaşırlar.
şahmeran camsab'a iyi davranır. bir süre sonra camsab, evine gitmek ister. yolu gösterir şahmeran fakat bir şartla. yerini kimseye söylememesini tembihler.
o dönem, tarsus hükümdarı bir hastalığa yakalanır. hekimler naçar kalır. hükümdarın en yakın adamı, şahmeran'ın etinin kendisine iyi geleceğini söyler. şahmeran'ı gören biri varsa, sırtı pul pul yılan derisi gibi olacaktır. tüm halk, teker teker hamama çağrılır...
en son camsab kalır, mecbur hamama gider, bakarlar ki, sırtı yılan derisi gibi pul pul. zorla yerini öğrenirler, hükümdarın veziri sihirli kelimelerle şahmeran'ı deliğinden çıkarır. şahmeran yakalanır.
şahmeran, camsab'ın mecbur kaldığından yerini söylediğini anlar. şifa vermesi adına öldürüleceğini bilir. camsab'a der ki; "etimi suya atıp kaynatın. ilk yudumu vezir alsın, ikincisini padişah, üçüncüyü sen iç."
ilk suyu içen vezir, oracıkta ölür. padişah iyileşir. camsab ise, zekalanır, vezir olur.
* * *
şahmeran'ın, şahmeran hamamı'nda öldürüldüğü düşünülür. şu an o hamam halen aktif. fakat yıkılıp yeniden yapılmış, eski bir roma hamamının temelleri üstüne yapıldığı söylencesi de var. tabii ki efsaneye konu olan şahmeran'ın kanı, ne duvarda var ne de göbekte.
ve tarsus yöresi halkının, şahmeran hikayesini bilen insanların -yaşlıların- söylediği bir şey vardır;
yılanlar, şahmeran'ın öldüğünü halen bilmez. öğrendiklerinde şahmeran'ın öcünü almaya gelecekler. tarsus, yılanların altında kalacak.
güzel hikaye her açıdan...
ayrıca, 1993 yapımı, zülfü livaneli'nin senaryosunu yazıp yönettiği, türkan şoray'ın oynadığı bir şahmeran film var. hikayeyi sevdiğim için izlemiştim eski yıllarda.
mitolojik yaratık.
mar, yılan manasına gelir, an eki ise çoğuldur. şahmaran, inceltilerek şahmeran olarak okunur. yılanların şahı demektir.
adanalı olduğumdan, pek fazla şahmeran hikayesi dinledim. çocukken, şahmeran'ın kanının bir hamamın duvarında durduğu, ne yapılırsa yapılsın bir türlü temizlenemediği rivayetini duyduğumda, normal bir çocuk gibi, pek etkilenmiştim.
şahmeran, çok eski bir hikaye. dolayısıyla birçok farklı anlatımı mevcut. lokman hekim'le dahi anlatılan hikayeler var. iran'a kadar gidiyor olay. bazı araştırmacılar, bu hikayenin kökeni için iran'a bakılması gerektiğini savunur.

tarsus, şahmeran anıtı. r: binnaz demirel.
en genelgeçer haliyle bir hikayesini yazalım...
şahmeran, tarsus'da yer altında yılanlarla birlikte mutlu mesut yaşayan bir üstü insan altı yılandır. yılanların kralı, şahıdır. halk tarafından varlığı bilinir, yeri bilinmez.
fukara bir çocuk olan camsab, ormanda arkadaşlarıyla gezerken, bal dolu kuyuya denk gelirler, camsab kuyuya iner ve yukarıdaki arkadaşlarına bal verir, bal bitince arkadaşları camsab'ı yukarı çekmeden onu bırakıp giderler. kuyudan çıkamayan camsab, derinlere doğru devam eder ve kuyunun sonu, şahmeran'ın olduğu yer altına çıkar. camsab'la şahmeran burada karşılaşırlar.
şahmeran camsab'a iyi davranır. bir süre sonra camsab, evine gitmek ister. yolu gösterir şahmeran fakat bir şartla. yerini kimseye söylememesini tembihler.
o dönem, tarsus hükümdarı bir hastalığa yakalanır. hekimler naçar kalır. hükümdarın en yakın adamı, şahmeran'ın etinin kendisine iyi geleceğini söyler. şahmeran'ı gören biri varsa, sırtı pul pul yılan derisi gibi olacaktır. tüm halk, teker teker hamama çağrılır...
en son camsab kalır, mecbur hamama gider, bakarlar ki, sırtı yılan derisi gibi pul pul. zorla yerini öğrenirler, hükümdarın veziri sihirli kelimelerle şahmeran'ı deliğinden çıkarır. şahmeran yakalanır.
şahmeran, camsab'ın mecbur kaldığından yerini söylediğini anlar. şifa vermesi adına öldürüleceğini bilir. camsab'a der ki; "etimi suya atıp kaynatın. ilk yudumu vezir alsın, ikincisini padişah, üçüncüyü sen iç."
ilk suyu içen vezir, oracıkta ölür. padişah iyileşir. camsab ise, zekalanır, vezir olur.
* * *
şahmeran'ın, şahmeran hamamı'nda öldürüldüğü düşünülür. şu an o hamam halen aktif. fakat yıkılıp yeniden yapılmış, eski bir roma hamamının temelleri üstüne yapıldığı söylencesi de var. tabii ki efsaneye konu olan şahmeran'ın kanı, ne duvarda var ne de göbekte.
ve tarsus yöresi halkının, şahmeran hikayesini bilen insanların -yaşlıların- söylediği bir şey vardır;
yılanlar, şahmeran'ın öldüğünü halen bilmez. öğrendiklerinde şahmeran'ın öcünü almaya gelecekler. tarsus, yılanların altında kalacak.
güzel hikaye her açıdan...
ayrıca, 1993 yapımı, zülfü livaneli'nin senaryosunu yazıp yönettiği, türkan şoray'ın oynadığı bir şahmeran film var. hikayeyi sevdiğim için izlemiştim eski yıllarda.
devamını gör...
grapon kağıtları
yoksul bir aşkın güzelliğini bilir misiniz?
bir gül bir güle derdi ki görse...
yalan söylüyorum
güller bu sıra hiç konuşmuyor bayım.
çiçekli şiirler yazmak istiyorum bayım!
devamını gör...
18 yaşındayım ilk ilişkime girdim çok mutlu oldum
başlığı açan yazara karşıt düşünüyorum, bize yorum yapmak düşmez. "bana ne?" diyebilmeli insan. ayrıca aklıma sokrat'ın üçlü filtre testini getiren durum. "eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar ya da faydalı değilse bana niye söyleyesin ki?"
devamını gör...
başlık açarken dikkat edilmesi gereken kurallar
bildiğim ve de uyguladığım ufacık kurallardan bahsedeyim.
1) açmak üzere olunan başlığın herhangi bir kelimesi taratılır ve daha önce benzeri başlık açılmış mı, diye kontrol edilir.
2) açmak üzere olunan başlık kafada güzelce toparlanır. minimalist hikayeler gibi az laf, çok anlam kazandırılır.
3) açmak üzere olunan başlık anket/forum başlığı ise sondaki kelimeye -çoğu zaman yüklemdir bu şahıs- "-ası, -esi" eki getirilir. bu en önemli kuraldır.
"trump'ın troll olması" "urfa'ya kar yağması" örnektir.
4) başlıklara virgül, nokta, iki nokta, noktalı virgül gibi noktalama işaretleri getirilmez. getirilen noktalama işareti çoğu zaman yalnızca tırnak işaretidir. (')
başlık parantez içerebilir ancak parantezin görevi başlık tanım başlığı ise onun ne tür olduğunu belirtmektir.
5) açılacak başlık tanım başlığı ise tanımın ismi kontrol edilmelidir. kimseye yanlış bilgi vermek istemeyiz.
bu kadar. benim bildiklerim bunlardır, eğer yanlış bildiğim varsa düzeltin lütfen.
edit: imla.
1) açmak üzere olunan başlığın herhangi bir kelimesi taratılır ve daha önce benzeri başlık açılmış mı, diye kontrol edilir.
2) açmak üzere olunan başlık kafada güzelce toparlanır. minimalist hikayeler gibi az laf, çok anlam kazandırılır.
3) açmak üzere olunan başlık anket/forum başlığı ise sondaki kelimeye -çoğu zaman yüklemdir bu şahıs- "-ası, -esi" eki getirilir. bu en önemli kuraldır.
"trump'ın troll olması" "urfa'ya kar yağması" örnektir.
4) başlıklara virgül, nokta, iki nokta, noktalı virgül gibi noktalama işaretleri getirilmez. getirilen noktalama işareti çoğu zaman yalnızca tırnak işaretidir. (')
başlık parantez içerebilir ancak parantezin görevi başlık tanım başlığı ise onun ne tür olduğunu belirtmektir.
5) açılacak başlık tanım başlığı ise tanımın ismi kontrol edilmelidir. kimseye yanlış bilgi vermek istemeyiz.
bu kadar. benim bildiklerim bunlardır, eğer yanlış bildiğim varsa düzeltin lütfen.
edit: imla.
devamını gör...
yazarların zenginlik ölçütü
birisi yardıma muhtaç birine yardım edebiliyorsa dünyanın en zengin insanıdır bence.
devamını gör...
ergen yazarların mahlasımı engellemesi gerekliliği
yaş grubuna göre ergenlik belirleyen, kimi engelleyeceğine karar verenlerde varmış. vay be.
devamını gör...
google akademik
asıl adı google scholar olan, aranılan alanlardaki akademik yazıların yani makalelerin bulunabileceği arama motoru.
devamını gör...
görülen en acıklı rüya
kendimi kabirde görmüştüm iki kez. birinde mezar açık gündüz, diğerinde kapalı kapkaranlık,dehşet bir şey oldu bende kalsın.
devamını gör...
kendinden biz diye bahsetmek
özellikle akademik çalışmalarda ve kraliyet yöneten kişilerde rastladığımız bir hitap türü.
genellikle tevazu göstermek adına kullanılan bir yöntemdir. örneğin bir araştırma sonucunu makale şeklinde yayımlarken, bilim insanları "ben şunu hesapladım" gibi "tüm işi ben yaptım, harikayım" minvalinde cümleler kurmak yerine "hesaplarımızda şunu kullandık" gibi cümleleri tercih ederler.
ingiltere'de kraliçe yahut kral, kendisinden söz ederken "biz" kelimesini kullanır. bu duruma "royal we" de denir.
***
bir de kur'an-ı kerim'de benzer bir dil hakimdir. ancak burada anladığım kadarıyla farklı bir durum söz konusu. allah her ayetinde "biz" ifadesini kullanmaz. örneğin "bana dua edin, icabet edeyim." ayetinde "ben" kelimesi geçerken "hiç şüphe yok ki, kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız." ayetinde "biz" kelimesi kullanılmıştır. bunun da bizi şöyle bir sonuca götürdüğünü düşünüyorum; allah bazı durumlarda meleklerin aracılığıyla ya da benzer bazı sebeplerden "biz" şeklinde hitap etmeyi seçmiş olabilir. örneğin yukarıdaki ayette kur'an-ı kerim bir melek aracılığıyla indirildiğinden çoğul bir ifade kullanılırken dua yalnızca allah'a edildiğinden diğer ayette "ben" kullanılmış. daha doğrusunu bilen varsa aydınlatılmaya açığım.
edit: bunun allah'ın büyüklüğü ve azameti ile ilgili olduğu şeklinde bir açıklama da var, ancak tüm kitapta sürekli o şekilde geçmiyor oluşu yukarıdaki durumu getiriyor akla. yine de en doğrusunu allah bilir tabi ki.
***
@nevarbiliyormusun ukdesidir.
genellikle tevazu göstermek adına kullanılan bir yöntemdir. örneğin bir araştırma sonucunu makale şeklinde yayımlarken, bilim insanları "ben şunu hesapladım" gibi "tüm işi ben yaptım, harikayım" minvalinde cümleler kurmak yerine "hesaplarımızda şunu kullandık" gibi cümleleri tercih ederler.
ingiltere'de kraliçe yahut kral, kendisinden söz ederken "biz" kelimesini kullanır. bu duruma "royal we" de denir.
***
bir de kur'an-ı kerim'de benzer bir dil hakimdir. ancak burada anladığım kadarıyla farklı bir durum söz konusu. allah her ayetinde "biz" ifadesini kullanmaz. örneğin "bana dua edin, icabet edeyim." ayetinde "ben" kelimesi geçerken "hiç şüphe yok ki, kur'ân'ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız." ayetinde "biz" kelimesi kullanılmıştır. bunun da bizi şöyle bir sonuca götürdüğünü düşünüyorum; allah bazı durumlarda meleklerin aracılığıyla ya da benzer bazı sebeplerden "biz" şeklinde hitap etmeyi seçmiş olabilir. örneğin yukarıdaki ayette kur'an-ı kerim bir melek aracılığıyla indirildiğinden çoğul bir ifade kullanılırken dua yalnızca allah'a edildiğinden diğer ayette "ben" kullanılmış. daha doğrusunu bilen varsa aydınlatılmaya açığım.
edit: bunun allah'ın büyüklüğü ve azameti ile ilgili olduğu şeklinde bir açıklama da var, ancak tüm kitapta sürekli o şekilde geçmiyor oluşu yukarıdaki durumu getiriyor akla. yine de en doğrusunu allah bilir tabi ki.
***
@nevarbiliyormusun ukdesidir.
devamını gör...
doğru insanı bulmak
illa ki vardır da ama ben hayattayken o kişiyle karşılaşamayacağımı anladım. olmayınca olmuyor zorlamaya gerek yok.
devamını gör...
müdür yalakası
dili bir karış dışarda gezen bir güruh.
uzak durun, yanında bir şey konuşmayın.
ha birde açığını arayın, ilk fırsatta müdürün müdürüne ifşalayın, acaip zevkli oluyor.*
uzak durun, yanında bir şey konuşmayın.
ha birde açığını arayın, ilk fırsatta müdürün müdürüne ifşalayın, acaip zevkli oluyor.*
devamını gör...
canlı dersi trolleyen gereksiz tip
kendini komik sanan birisidir, ailesinden göremediği ilgiyi başkalarından tatmin etmeye çalışan biri olması da olasıdır.
devamını gör...
istanbul'da yapılabilecek aktiviteler
istanbul'u tanimaktan daha guzel bir aktivite var midir? bence yoktur. o da nasil mumkundur? yürümekle. ozellikle istanbul'u istanbul yapan semtlerini yuruyerek kesfetmekle. yani oyle yuzeysel bir yuruyusten bahsetmiyorum bu arada, km'lerce yuruyerek, bir sokaktan girip oteki sokaktan cika cika istanbul'u kesfetmekten bahsediyorum. oteki turlu istanbul'un tadi a lı na maz mumkun değil! . .
benim ıstanbul'da yasadigim donemde en sevdigim aktivite buydu. evle okulum arasi 5 km'ye yakin bir mesafedeydi ve ben okula yuruyerek gidip gelirdim. staj doneminde de keza oyle. bilmedigim kisa yol ve ara sokak yoktu o yuzden.
tavsiyemi ciddiye alip düşünürseniz eger sisli, nisantasi, besiktas, ortakoy gibi köklü semtleri yuruyerek öğrenmeyi dusunebilirsiniz. gozlem yapmayi ve fotoğraf cekmeyi seviyorsaniz yurumek size ekstra zevk verecektir. bana gore öyle antin kuntin aktivitelerle, barda, restorantta, avm'de zaman öldurerek istanbul'u gezdim, yasadim denilemez. zaten bu sehrin tadini da en cok icinde yasayanlar bilmez.
benim ıstanbul'da yasadigim donemde en sevdigim aktivite buydu. evle okulum arasi 5 km'ye yakin bir mesafedeydi ve ben okula yuruyerek gidip gelirdim. staj doneminde de keza oyle. bilmedigim kisa yol ve ara sokak yoktu o yuzden.
tavsiyemi ciddiye alip düşünürseniz eger sisli, nisantasi, besiktas, ortakoy gibi köklü semtleri yuruyerek öğrenmeyi dusunebilirsiniz. gozlem yapmayi ve fotoğraf cekmeyi seviyorsaniz yurumek size ekstra zevk verecektir. bana gore öyle antin kuntin aktivitelerle, barda, restorantta, avm'de zaman öldurerek istanbul'u gezdim, yasadim denilemez. zaten bu sehrin tadini da en cok icinde yasayanlar bilmez.
devamını gör...



