madem düşünce özgürlüğü var bu ülkede, 84 yıl önce ölmüş ve ülkenin kurtarıcısı bir adamın arkasından küfretmenin kolaycılığına kaçmayın da erdoğan'a iki laf yazın şurda görelim düşüncenizi de özgürlüğünüzü de yüreğinizi de.
devamını gör...

evet bian görünce bocaladim aman tanrim didim.daha yeni uyeyim yapmayın söyle seyler cinimmm
devamını gör...

hayatım boyunca tek bir meyve yeme şansım olsaydı seçeceğim meyvedir. o ekşimsi tada bir de tuz eklenince muhteşem bir tat çıkar ortaya. bu meyveyi yemeyi nerede bırakacağınızı çok iyi ayarlamanız gerekir. fazla yeyince insanın dişleri uyuşuyor. bir de bağımlılık yapıyor bırakamıyorsun da, yedikçe yiyesi geliyor insanın. *

(bkz: başlık nick uyumu)
devamını gör...

sözlükte adam akıllı yazan 5-6 tane yazar var be. onlarında nick altına gelip çik mi ciddiyi iliyir biriyi yazmayın ulan. insanları bilgilendiriyor işte entrylerinin hepsi öğretici ve hiçbiri copy paste girdiler değil. şahsen ben sayesinde bilmediğim çok şey öğrendim, eminim ki başkalarıda öğrenmiştir. her yer troll dolmuş zaten sağa sola böyle şeyler yazıp insanların hevesini kırmayın.
edit: bir de zorlama bilgi aktarıcılığı demiş. kimse senin kolundan tutup kafanı ekrana vurup okuyacağksın laağn mejanın tanımlarını okuyacağksıığn demiyor.
devamını gör...

kendinize gelin, bayramda memleketine giden göçmen olmaz.
pax ilan edilmeli ve ülke, kurumları ile 2001 öncesi dönemdeki demokrasiye döndürülmelidir.
devamını gör...

farkındalık içerir.

erkekler olarak neden çaba göstermeliyiz ki? o da insan bende insanım, bir farklılığı da ayrıcalığı da yok. siz karşınızdakini flört yapmak için gözünüzde büyütüp arşa çıkartırsanız o da bunu kullanır. karşı cins sizden üstün değil, siz de ondan üstün değilsiniz. ona kendinizce bir ayrıcalık tanımanıza gerek yok. gider konuşuruz, gelir konuşuruz. ret eder ya da kabul ederiz. çaba harcayamam. ret ederse, ikinci kez teklif etme uğraşına hiç girmem. olur da kendi gelirse de ret ederim. bu işler oyuncak değil. kimsenin peşinde koşmam, kimseyi peşimde koşturmam. koşmayın, koşturmayın. kimsenin zevkine, tatmin edici malzeme olacak bir insan olmayınız.

son olarak, genelde çabaladıkların seni istemez, çabalamadıkların seni ister.
devamını gör...

gümüş tozu, civa ve kalay metallerinin karışımı ile elde edilen, kolay işlenip şekillendirilen, çok kısa sürede kullanıma hazır hale gelen, uzun ömürlü diş dolgu malzemesidir. özellikle civanın sağlık üzerine olumsuz etkileri düşünülerek ab ülkelerinde belli yaş altı gruplar ve hamilelerde kullanımı yasaklanmıştır.

ülkemizde dr. suat arusan kullanımının karşısında duran uzmanlardan biridir. gerek kullanımı sırasında, gerekse ömrünü tamamladığında dişten sökümü esnasında zerrecikler halinde vücuda alınan civanın, mide ve bağırsağa yerleştiğini, hamilelikte fetusa geçtiğini, yıllarca vücuttan atılamadığını, kullanımının yasaklanması gerektiğini savunmaktadır.
devamını gör...

peşin not: bu tanımı yazdım ancak komunist veya sosyalist bir görüşe sahip değilim. tanımın içerisinde kullandığım dil sizi yanıltmasın.

vladimir ilyiç ulyanov. sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği'nin öncüsü, sovyet federatif cumhuriyetler birliği'nin kurucusu, ekim devrimi kahramanı ünlü sosyalist devlet adamı. daha sonra komunist olarak nitelemiştir.

"lenin" soyadını alışı hakkında birçok iddia vardır. bunlardan en bilindik olanı 1912 yılında sibirya'da lena nehri'nin yanında öldürülen işçileri görüp, onların anısına bu soyadı kullanması. bazen de devrim'in başlangıç yeri lena ırmağı olarak kabul edildiğinden (aslında leningrad'tır,(st. petersburg) fakat biraz sembolik bir olay bu) lenin soyadını almıştır denir.
fakat gerçek şu ki lenin bu soyadı bu olaylardan önce de kullanmıştır. 1900 yılında sibirya'da sürgünden döndüğünde 1901 yılında acilen yurtdışına çıkmak ister. fakat pasaportu yoktur. bunun üzerine devlet müşaviri n. lenin'in oğlu o. lenin gizlice babasının pasaportu vladimir ilyiç'e verir ve lenin bu pasaportla yurtdışına çıkar. daha sonra adının başındaki "n" ibaresini kaldırır ve lenin olarak kalır.

lenin 22 nisan 1870'de simbirsk'te doğdu. simbirsk'in adı daha sonra onun hatırasına ulyanovsk olarak değiştirildi. sovyetler yıkıldığında tıpkı leningrad'ın adının yeniden st. petersburg yapılması gibi, ulyanovsk'un adının da simbirsk yapılmasına karar verildi. fakat ulyanovsk halkının verdiği büyük tepkiler sonucu bu engellendi. bugün ulyanovsk hala ulyanovsk olarak durmakta.

lenin'in ailesi serfliğin (köleliğin) kaldırılması ile özgürlüğüne kavuşmuş bir soydan gelir. (ilya ulyanov, maria alexandrova) babası fizik öğretmeniydi. 1869'da simbirsk okullarına müfettiş olarak atandı. lenin bu sırada doğdu. daha sonra simbirsk ilköğretim müdür oldu ve 1886'da beyin kanamasından öldü. bu lenin'in hayatında yaşadığı üç büyük trajediden ilkidir. buraya da bir parantez açmak istiyorum, lenin türk'tü söylemleri aslında kısmen doğrudur. babası çoğunlukla türklerin bulunduğu astrakhan'da doğmuştur. hakkındaki görsellerde de hafif çekik gözlü olduğu görülmekte. ancak lenin'in soyu sadece orta asya türkleri'ne değil onlarca ırka dayanıyor. yahudi, iskandinav, türk, oyrat, rus vb. bu olayı incelerken şöyle düşünmemiz gerekiyor. astrakhan bir türk şehri (idi) fakat bu ilya ulyanov'u kesinlikle türk yapmaz, çünkü astrakhan o dönem rusya'daydı ve oradaki herkes ruslaşmıştı. tıpkı atatürk'ün selanik'te doğup, yunan olmaması gibi düşünün bu olayı.
yani lenin rus'tur. atatürk de türk'tür.

neyse, annesi de öğretmendir ve ekim devrimini göremeden ölmüştür. (1 yıl önce).

lenin'in 6 kardeşi vardır. bunlardan 2'si kendisinden büyüktür, diğerleri küçüktür. büyük olan ağabeyi alexandr ulyanov "narodnaya volya" (halkın iradesi) örgütüne üyeydi ve çara düzenlenen bir suikaste adı karıştı. 19 yaşındayken idam edildi. bu lenin'in yaşadığı 3 büyük trajediden ikincisi idi. daha sonra kardeşi olga ulyanov, st. petersburg'ta eğitim alırken, aniden tifodan hayatını kaybetti. bu da yaşadığı üç trajediden üçüncüsüdür.

lenin'in devrimci fikirleri ağabeyi alexandr'dan aldığı düşünülüyor. fakat lenin'in ailesindeki herkes devrimcidir. mesela öğretmen olan babası ilya ulyanov eğitimin herkese eşit ve bedava sunulması gerektiği savunuyordu. diğer kardeşleri de pravda ve iskra'nın kuruluşunda rol oynamış, çeşitli devrimci faaliyetlerde bulunmuştur. bu alexandr'dan önce de alexandr'dan sonra da böyle devam etmiştir. yani lenin'e ailece devrimci diyebiliriz.

lenin de o devrimcilerden biri idi ve marksist-devrimci faaliyetlerinden ötürü kazan üniversitesinden atıldı. daha sonra st. petersburg hukuk fakültesine kayıt oldu ve avukatlık yapmak için lisans aldı. (1891) daha sonra (1891) samara'ya çalışmaya gitti ve 1893'te yeniden st. petersburg'a geldi. artık çalışmak veya kariyer yapmak istemiyordu. marksizm üzerine ilgileniyordu. bu bağlamda 1895'te arkadaşlarıyla birlikte "işçi sınıfının kurtuluşu için mücadele derneği"'ni kurdu. işçilere yapılan zorbalığa son verilmesini, çalışma saatlerinin kısaltılması gerektiğini haykırdı. bunun üzerine 7 aralık 1895'te tutuklandı. 14 ay hapis yattıktan sonra sibirya'ya sürüldü. burada kendisi gibi devrimci olan nadejda krupskaya ile 1898 yılında evlendi. 1900 yılında sürgünden döndü ve 1901 yılında yurtdışına çıktı. prag, zürih, münih, londra gibi birçok yerde markiszm üzerine çalışmalarını sürdürdü. burada daha sonradan rakibi olacak olan (bkz: julius martov) ile karşılaştı ve beraber iskra'yı kurdular. daha sonra (bkz: rusya sosyal demokrat işçi partisi)ni kurdular. fakat lenin'in 1903 yılında çıkarttığı (bkz: şto delat) (bkz: ne yapmalı) kitabı ile parti içinde ayrışmalar yaşandı. lenin'e göre parlementer sistem işçileri oyalamak için oluşturulmuş bir yönetimdi. çünkü burjuva kesimin oyları ile seçilmiş parlemento üyeleri halka hiçbir şey sunmayacak ve burjuvaya yaranacaktı. bu da çok doğru. ama lenin yine de sisteme tam olarak karşı değildi. işcileri temsil eden görevliler olursa ve işçiler de oy kullanabilirse sistem kabul edilebilirdi. öteki türlü hiçbir sorun çözüme kavuşmuyordu. ki halkın nasıl bu durumdan bıkkın olduğu 1905 ayaklanması açık ve net bir şekilde görüldü.

parlementer sistemi ve martov'u destekleyen menşevik (azınlık) lenin'i destekleyenler ise bolşevik (çoğunluk) olarak ayrıldı. fakat devrim sırasında menşeviklerin birçoğu da bolşeviklere katıldı. örnek vermek gerekirse (bkz: lev trotsky)

tüm bunların üzerine 1906'da lenin rusya sosyal demokrat işçi partisi'nin başkanlığına seçildi. 1907 yılında finlandiya'ya orada prag'a daha sonra paris'e ve en son zürih'e gitti. burada çeşitli toplantılara, konferanslara katıldı. lenin'in paris'te kaldığı dönemi anlatan, (bkz: lenin paris'te) adlı bir film vardır.

1. dünya savaşı çıktığında isviçre'deydi. savaş sırasında avrupa'nın diğer sosyal demokrat, sosyalist partileri emperyalist savaşa destek verdi ve emperyalizm'e hizmet verdiler. bunun üzerine lenin partisinin adını rusya sosyal demokrat işçi partisi iken (bkz: komunist parti) olarak değiştirdi. (nisan 1917.) (nisan tezlerinin yayınlanması ile birlikte) ve kendilerini onlardan ayrı tuttu. çünkü lenin'e göre askerler silahlarını hiç tanımadıkları diğer masum askerlere değil, onlara bu cinayetleri işlettiren emperyalist liderlerine ve efendilerine doğrultmaydı. tüm bunların ışığında 2. enternasyonel'den ayrıldı.

savaş devam ederken, şubat 1917'de st. petersburg'ta ağır çalışma koşullarına, fakirliğe vb. birçok şeye karşı bir isyan başladı. kadınların başlattığı isyan, büyüdü ve işçiler de katıldı. daha sonra rus ordusundan askerler de isyana başladı. bu isyanın başlamasında müttefik kuvvetlerin rusya'ya gıda yardımı gönderememesi de etkilidir. bu bağlamda 1915'te (bkz: çanakkale cephesi) açıldı, baltık denizi'nden teşebbüslerde bulunuldu fakat başarısız oldu. rusya'da insanlar açlıktan kırılmaya başladı. bir tarafta virüs, ağır çalışma koşulları, açlık, fakirlik, yaşanmamış hayatlar diğer tarafta zengin züppeler. burjuvalar...
isyan'ın üzerine (bkz: çar 2. nikolai) tahttan çekildi ve tahtı prens mihail'e bıraktı. fakat mihail isyancılara, olan korkusundan dolayı tahta geçemedi. böylelikle monarşi bitti ve geçici hükümet kuruldu.

isyan ve yeni hükümetin kurulması haberlerini alan lenin, hemen isviçre'den (bkz: uzaktan mektuplar)ı gönderdi. burada partiye izlenecek yolu çiziyordu. geçici hükümete kesinlikle destek verilmemesi gerektiğini belirtti. devrim büyümeli ve tam bağımsız bir işçi devleti kurulmalıydı. bu nedenle rusya'ya geri dönmeliydi fakat 1. dünya savaşı'nın ortasında, isviçre'de sıkışıp kalmıştı. bunun üzerine isviçreli komunist (bkz: fritz platten) alman hükümeti ile lenin'in ve yoldaşlarının rusya'ya trenle seyahat edebilmesi için anlaşmaya vardı. almanya'nın bu teklifi kabul etmesinin nedeni doğu cephesi'ni kapatıp, bir an önce tüm birlikleri batıya çekerek, 1. dünya savaşı'nı kazanmasıydı. lenin bu durumdan istifade ederek almanya'dan feribotla isveç'e geçti. buradaki yolculuğu da yine komunist yoldaşları tarafından hazırlanmıştı. isveç'ten de sonra finlandiya'ya daha sonra da nisan 1917'de leningrad'a (st. petersburg'a) geldi. (o dönemki adı petrograd'tı) tren istasyonunda halka bir konuşma yaptı. geçici hükümete kesinlikle ve kesinlikle destek verilmemesi gerektiğini bildirdi. hemen ardından yayınladığı (bkz: nisan tezleri) ile izlenecek yolu gösterdi. bu tezlerde burjuva hükümetinin devrilmesi gerektiğini, işçi ve köylüleri temsil edecek sovyet iktidarının kurulması gerektiğini, 1. dünya savaşı (emperyalist savaş olarak adlandırır.) sırasında avrupa’daki neredeyse bütün sosyal demokratların kendi hükümetlerinin savaş politikalarını desteklemelerinden ötürü sosyal demokrasinin önemini yitirdiğini, bu nedenle rusya sosyal demokrat işçi partisi olan partinin adının komünist parti olarak değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

lenin'in almanlarla anlaşıp, rusya'ya gelmesi almanlara kötü durumdan dolayı verilen tavizlerden ötürü, (bkz: alexandr kerenski) ve lenin muhalifleri, lenin'i ve diğerlerini alman uşağı olarak yaftaladı. bunun üzerine 17 temmuz'da troçki şöyle bir konuşma yaptı:

"öyle dayanılmaz bir hava yaratıldı ki artık ne siz ne de biz nefes alamıyoruz. lenin’e ve zinoviev’e alçakça iftiralar atılmakta. lenin devrim için otuz yıldır mücadele ediyor. ben yirmi yıldır halkın ezilmesine karşı mücadele verdim. bunun sonucunda alman militarizmine karşı, nefretten başka bir duygu beslememiz söz konusu bile olamaz. alman militarizmine karşı mücadelem nedeniyle bir alman mahkemesi tarafından sekiz ay hapis cezasına çarptırıldım. bunu herkes bilir. bu salonda bulunan kimse bizim almanların paralı uşağı olduğumuzu söylemesin."

bu sıralarda gösteriler ve isyanlar artarak devam etti. alexadr kerenski önderliğindeki geçici hükümet bu gösterileri çok acımasız bir şekilde bastırdı. bu da isyanların daha da büyümesine yol açtı. (bkz: pravda) gazetesi basıldı, sol görüşlü matbaalar kapatıldı, lenin hakkında idam kararı verildi ve ortam iyice gerildi. güvenlik amaçlı lenin kılık değiştirdi ve finlandiya'ya gitti. ancak çalışmalar devam ediyordu. temmuz ayı sonunda (bkz: devlet ve devrim) adlı eserini yayınladı. gizlice yapılan 6. kongre'de enternasyonalistler bolşeviklere katıldı.
lenin yeniden petrograd'a geldi ve merkez komite'de devrim'in gerekli olduğunı vurguladı. devrime karşı direnenleri tehdit etti. 16 ekim günü yapılan oylamada 10-2 oyla devrim kararı alındı ve bolşevik ihtilali başladı.

silahlı mücadeleler 7 kasım 1917'de petrograd/st. petersburg/leningrad artık hangi adı kullanmak istiyorsanız, orada başladı :) aslında o dönemki adı petrograd'tır. devrimden sonra leningrad olmuştur ancak şehrin asıl st. petersburg'tur. 10.000 kadar kızıl muhafız 8 kasım'da kışlık sarayı'nı ele geçirdi. aslında devrim kasım'da başlamasına rağmen ekim devrimi olarak adlandırılıyor, bunun nedeni merkez komite oylamasının tarihi değildir (16 ekim). bunun nedeni (bkz: jülyen takvimi)nde 7 kasım'ın ekim ayına denk gelmesi.

iktidarın devrilmesi ile lenin çarlık döneminden kalma borçların ödenmesini reddetti. bir dizi reform ve yenilik yaptı. çocuk işçi çalıştırılmasını yasakladı, soyluluk ünvanlarını kaldırdı, çalışma saatlerini 8 saate indirdi. "komünizm, sovyet iktidarı ile tüm ülkeye elektriğin ulaştırılmasıdır." dedi. "sanayinin modern ve ileri teknoloji üzerinde örgütlenmesinin ve kent ile kırsal arasında bağlantı sağlayacak olan elektriğin yaygınlaştırılmasının kent ile kırsal arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağını, kırsaldaki kültür düzeyini yükseltmeye olanak sağlayacağını ve ülkenin en ücra köşelerinde bile geri kalmışlığı, cehaleti, yoksulluğu, hastalığı ve barbarlığı yok edeceğini köylülere göstermeliyiz." dedi. ücretsiz evrensel bir sağlık sistemi önerdi. tüm bunlara "ama onlar dinsiz, ama onlar komunuk." diyerek karşı çıkan anadolu insanı da ezilmeyi sonuna kadar hak ediyor. kısacası lenin ruslara güneşli günler gösterecekti fakat henüz iç savaş bitmemişti.

(bkz: bretz-litowski antlaşması) imzalanmak zorunda kalındı. almanlara ve osmanlı'ya önemli tavizler verildi. bu bazılarını huzursuz etti. parti içi bölünmler başladı. bir dizi kötü olay yaşandı. fakat bu tavizler geri alınacaktı. daha sonra yabancı güçler sovyetler'i yıkmak için örgütlendi, sovyetler de daha sonra adı (bkz: kgb) olacak olan (bkz: çeka) adlı güvenlik kurumunu kurdu. sonrasında troçki'nin yönettiği beyaz ordu, polonya, ukrayna savaşları derken lenin 21 ocak 1924'te öldü. iç savaşa fazla değinmeden sadece iç savaş ile ilgili kızıl ordu'nun bir marşını buraya bırakmak istiyorum:


lenin'in ölüm nedeni almanlara verdiği tavizlerden ötürü bir rus tarafından suikaste uğraması ve kurşunun omuriliğine gelmesi ile ilintilidir. lenin o saldırıdan sağ kurtulmuş ancak kurşun o dönemin yetersiz imkanlarından ötürü çıkartılamamıştır. daha sonra kurşun ilerlemiş ve lenin geçici felç geçirmiştir. ilk felçten sonra iyileşmiş, yeniden felç geçirmiştir. ikinci felçte sağ tarafını kısmen kullanamaz hale gelmişti. yine de ayaktaydı derken üçüncü felci geçirdi ve tamamen yatalak oldu. bu sürede karısına vasiyetlerini yazdırdı. vasiyetlerinde stalin'in engellenmesi gerektiğini bildirdi. bu vasiyetname karısı tarafından duyurulmaya çalışıldı fakat stalin bunu engelledi ve halkın bilmesinin önüne geçti, daha sonra troçki'yi de sürgüne yolladı ve çarlık rejimini resmen geri getirdi
devamını gör...

sende dursun akrep ve yelkovan.
içimdeki en acı suların bile şimdi tadı var
uykular masal uykular sapsarı
şimdi güz yüzünün en güzel yanı
ay gümüş geceler şarkılarda mey
ah teninle konuşur tenim, uyanır
uykular büyü uykular bilmece
şimdi gül diken için bi kül hece
ay tutuklu geceler yürekte kör
ah ne fayda gün ayaz
tenim adını üşüyor
devamını gör...

bilimsel gerçekliği pek de olmayan bir iddia.
devamını gör...

(bkz: adalet sarayı)
devamını gör...

gece gece aklıma düşen yiğitler yiğidi gerçek bir kahraman.
çin sarayını basan kür-şad gibi, mübariz gibi, muhteşem bir ruh, bir inanç abidesi. fotoğraflarına bakınca yüzünden bile anlaşılıyor ne kadar yürekli olduğu, türk milletinin ölümsüz evladı.
ruhun şad, durağın uçmağ olsun.
devamını gör...

marilyn monroe ve kraliçe elizabeth aynı yıl doğdu. * monroe 36 yaşındayken hayata veda etti. elizabeth ise şu anda 95 yaşında.

aşağıdaki fotoğrafta ikisi de 30 yaşında. the battle of the river plate galasına monroe eşiyle birlikte katılmış ve kraliçenin elini sıkıyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

yazık yazmış uğraşmış o kadar, ne diyor anlamadım bile ama olsun varsın, kesin güzel bir şey yazıyordur, maksat etkileşim olsun niyeti ile yapılan tuşlamadır.
devamını gör...

ohaaaa ben zengin miyim? nasıl hiç haberim olmaz? çok mutlu oldum şuan.
devamını gör...

çay bardağımı buzdolabına koyup unutmak.
devamını gör...

tıbbın en sofistike, diğer branş hekimleri tarafından en az hakim olunan alanıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tribünlerden takip edip sahaya inmeyen, ayda yılda bir yazan yazarlar nedeniyle böyle bir his var. her başlıkta gördüğüm bazı yazarlarla tanış olmuşuz gibi hissediyorum mesela ben de bu yüzden. ya da gerçekten sadece biz varız başka kimse yok. e sen bensen, ben sensem ben kimim? biz şimdi neyiz?
devamını gör...

isa ile aynı gün, isa'nın doğduğu evin karşısındaki evde doğmuş olan brian’ın hayatını konu alan 1979 yapımı monty python filmi.

--! spoiler !--


centurion: hail caesar!
pontius pilatus: hail.
centurion: only one survivor, sir.
pontius pilatus: ah. thwow him to the floow.
centurion: what, sir?
pontius pilatus: thwow him... to the floow.

[centurion brian’ı yere atar]

pontius pilatus: now... what is youw name, jew?
brian: brian, sir.
pontius pilatus: bwian, eh?
brian: no no, brian.

[centurion brian’ı tokatlar]

pontius pilatus: the little wascal has spiwit.
centurion: has what, sir?
pontius pilatus: spiwit.
centurion: yes, he did, sir.
pontius pilatus: no no, spiwit's, um... bwavado... a touch of dewwing-do...
centurion: oh, um, about eleven, sir.

pontius pilatus: so... you dawe to waid us?
brian: to what, sir?
pontius pilatus: stwike him, centuwion, vewy woughly!

[centurion brian’ı tokatlar]

centurion: thwow him to the floow, sir?
pontius pilatus: what?
centurion: thwow him to the floow again, sir?
pontius pilatus: oh yes, thwow him to the floow, please.

[centurion brian’ı yere atar]

pontius pilatus: now, jewish wapscallion...
brian: i'm not jewish, i'm a roman.
pontius pilatus: a woman?
brian: no no, roman.

[centurion brian’ı bir kez daha tokatlar]

pontius pilatus: so! youw fathew was a woman. who was he?
brian: he was a centurion... in the jerusalem garrisons.
pontius pilatus: weally? what was his name?
brian: naughtius maximus.

[centurion gülmeye başlar]

pontius pilatus: centuwion, do we have anyone with that name in the gawwison?
centurion: well, no sir.
pontius pilatus: well, you sound vewy suwe. have you checked?
centurion: well, no, sir, um... i think it's a joke, sir. like, uh, sillius soddus or biggus dickus, sir.
pontius pilatus: ...what's so funny about biggus dickus?
centurion: well, it's a joke name, sir.
pontius pilatus: i have a vewy gweat fwiend in wome called biggus dickus.

[lejyonerlerden biri kıkırdar]

pontius pilatus: silence! what is all this insolence? you will find youwself in gladiatow school vewy quickly with wotten behaviouw like that!
brian: can i go now, sir?

[centurion brian’ı bir kez daha tokatlar]

pontius pilatus: wait 'til biggus dickus hears of this...

[lejyonerler kahkasını tutamaz]

pontius pilatus: wight! take him away!
centurion: oh, sir, he...
pontius pilatus: no, no, i want him fighting wabid wild animals within the week!
centurion: yes, sir. come on, you.

[centurion gülen lejyoneri dışarı çıkarır]

pontius pilatus: i will not have my fwiends widiculed by the common soldiewy! anybody else feel like a little... giggle... when i mention my fwiend... biggus dickus?

[lejyonerler gülmemek için kendilerini zor tutarlar]

pontius pilatus: what about you? do you find it... wisible... when i say the name... biggus... dickus?

[lejyonerler kendilerine hakim olmakta zorlanırlar]

pontius pilatus: he has a wife, you know. you know what she's called? she's called... incontinentia... incontinentia buttocks...

[lejyonerler kendilerini daha fazla tutamaz, gülmeye başlarlar]

pontius pilatus: shut up! what is all this?! i've had enough of this wowdy, webel, sniggewing behaviouw! silence! you call youwselves centuwion guawds!

[pontius pilatus brian’ın kaçtığını fark eder]

pontius pilatus: seize him! seize him! blow youw noses and seize him!


--! spoiler !--
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim