tabii ki buz gibi soğuğu. az önce terminalde oturduk biraz, donduk vallahi.
bir çay alayım,* içim ısınır dedim. almaz olaydım. çok değişikti tadı. neyse.
kaç derece ile başlamıştık hâlbuki güne..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iki gıdım bir şey öğreniriz, varsa bir hayvanlığımız çeki düzen veririz diye girdiğimiz, yine ‘azizim kadın dediğin’ tandansında girdiler gördüğümüz başlık. allah sizi ıslah etsin gerçekten, diyecek söz bulamıyorum.
devamını gör...

anime olarak adlandırılan japon animasyonları, çizgi filmleri üreten stüdyodur.alanında birçok ilke imza atan, birçok çizere ve yapımcıya ilham olan hayao miyazaki, iş ortağı ısao takahata ile kurmuştur.başarıdan başarıya koşan adını duyuran bir stüdyo haline gelip büyük isimlerle -disney gibi- karşılaştırılmaya bile başlanmıştır.

çizmeyi ve çizenleri seven biri olarak, ghibli'nin özellikle çizimlerini hayranlıkla incelerim her gördüğümde.detayları sahnelerin arasında göze batmayacak şekilde harmanlayıp estetik bir şölen sunar.sanırım studio ghibli'yi kendisi yapan da bunlardır zaten: canlı sahneler ve göz yormayan ayrıntılar.son olarak, lütfen sizi gittikçe körleştiren ön yargılarınızı bir köşeye itip animelere bir şans verin.ghibli, yetişkin ve çocuklara aynı anda farklı mesajlar verebilen eserler koymuştur ortaya, tabi almasını bilene...

(dönüp bakıyorum da küçüklüğüm bu stüdyonun elinden çıkan filmler ile geçmiş...)
devamını gör...

(bkz: rakı koy la)
devamını gör...

topraklama yapmak için kullanılan elektrik kablosu.
devamını gör...

doğruluğu yanlışlığı tartışılır önerme.
iki yönüyle ele alalım.
doğrudur çünkü her gün uyuyoruz, uyanıyoruz, nefes alıyoruz ve yemek yiyoruz vs.
fakat bu görüş herakleitos'a göre de yanlıştır, bunu da o meşhur olan bir nehirde iki defa yıkanılmaz sözünden anlıyoruz.
evet aslında hayatın belli bir anını tekrar yaşama gibi bir şansımız da mevcut değil.
bu durumda hayat pratikte tekrardan ibaret, fakat teorikte tekrardan ibaret değildir gibi bir yargı çıkıyor.
devamını gör...

insanların çoğu kendileri için değil, başkaları için giyinir. daireye gelen pasaklı bir köylü ile iyi giyimli bir çiftlik ağası aynı muameleyi görmez. pasaklı köylüye bağırır çağırırlar; bugün git yarın gel derler. çiftlik ağası, general gibi itibar görür; işleri tıkır tıkır yürür. general deyince aklıma geldi. bir general kişiliğinden dolayı mı, yoksa omuzundaki yıldızlardan dolayı mı itibar görür?

(bkz: insancıklar)
devamını gör...

yine herkes çok güzel şarkılar seçti di mi? buna öyle eminim ki, arka köşede oturacak bir yer buldum, çöktüm oraya. dünyadan uzaklaşmaya da öyle bir ihtiyacım var ki.
devamını gör...

x mahlaslı yazar sizi özledi bildirimi daha acildir.
devamını gör...

kafa sözlükte küfüre izin verilmediği için bu başlık altına bir şey yazmam yasaklanmıştır.
devamını gör...

gaziantepte yaşayıp kızın çevresini de çocuğun ailesini de tanıdığım için bu konuda bir şeyler yazmak istiyorum.
bahsi geçen çocuk babasının evde çalışan kadını hamile bırakmasıyla dünyaya geliyor. tabi bunlar olurken adam evli. çocuğun annesi yabancı uyruklu. zaten psikolojik açıdan sağlıklı bir ortamda yetişmiyor. babasının parasıyla kendini adam yerine koyan gününü gün eden çocuk, bu olaydan önce gaziantepte 25 aralık hastanesinin orda ehliyetsiz araç kullanırken hamile bir kadına çarptı. kadın da bebek de öldü. sonra ne oldu? hiçbir şey.

atlantik halının sahibinin oğlu olunca böyle oluyor demek ki.

kız barışmak için gittiği evden ölü ayrılıyor. intihar diyor bir de ifadesinde. komşular kızın şiddet gördüğünü gelen seslerden dolayı doğruluyor. peki burda suç sadece çocuğun mu? yoksa o seslere kulak tıkayan, ilk hatasında ona ceza vermeyen, bir cana kıydığında serbest bırakan insanlarda da suç var mı?

soldurduğunuz çiçeklerin hepsi bahçenizin laneti olsun. bir daha ne yüzünüz gülsün, ne vicdanınız rahat uykularınız olsun.
devamını gör...

dünya sana hediye sunmaz, inan bana. bir yaşam istiyorsan çal onu.*
devamını gör...

vadesi dolmak.
devamını gör...

iki erkek kardeş ablası olarak benden hiç bir şey kaçmaz. hayatlarındaki hiç bir şeyi benden gizleyemezler. eskiden karıştırıp bulurdum artık benim için açık kitap gibiler. akıllarından geçeni anlarım ve kollarım. sırlarını, duygularını, düşüncelerini bilirim*.
devamını gör...

tanım: bazıları xx, bazıları da* xy kromozomlu olan insan.

doğarken ağladı kadın. erkek çocuk bekliyorlardı. ailesi memnun kalmadı. annesi babasına nasıl açıklardı bunu. doğan ilk çocuklarının erkek olması gerekiyordu. geçen ay komşuları bu yüzden dayak yemişti. annesi zaten bıkmıştı dayaktan, şiddetten. kadınların kaderiydi ama bu. dayak cennetten çıkmıştı, hele hele kocasıyken dayağı atan. kocam en doğrusunu bilir diye düşündü. bazılarını şaşırtırdı bu "y kromozomu" bu kadar mı fark eder vay anasını. tek bir harf yüzünden daha güçlü, daha zeki oluyorlar. her şeyde ama her şeyde daha iyi oluyorlar. çünkü kızlar aptal. ama bu onların istediği.

doğumdan hemen sonra dayak yedi annesi. bu beklenmedik değildi. ama bu sefer hastaneye kaldırdılar. hastane de küçük bir yer. doktorlar, hemşireler tanıyordu artık onları. of, nasıl özenirdi oradaki çalışan kadınlara. kıskanırdı, ayıplardı ama. kocalarını da. nasıl başka erkeklerle çalışmalarına izin veriyorlardı. kocaları yoksa daha ayıp allah bilir kimlerle yatıp kalkıyorlar, evde kalmışlar, gencecik kadınlar bir başlarına duruyorlar ne kadar ayıp. güler yüzle karşıladılar onları ama bu güler yüzlerinin altında gözlerinde bir acıma duygusu saklıydı. aman bana niye acıyorlar dedi. kendilerine acısınlar bu yaşta, kadın başlarına... kocası ne kadar iyi bir adamdı. hem döver hem severdi işte. ne kadar iyi koskoca hastaneye getirmişti onu. her sefer hastaneye gelmezlerdi, sadece çok ciddi zamanlarda. bu dayak hikayesi de böyle bitti.

bebeği büyüdü artık okul çağına gelmişti. kocası pek hevesli değildi ama kız kıza işte hocaya gitsinler diyordu. hoca erkekti ama bir şey olmazdı hocadan. nasıl olsa koskoca hoca. kız gitmeye başladı köyün kızları ile. gittiler geldiler bir süre böyle devam etti. ah ama 10 yaşında sıcak bir yaz gününde sona kalmıştı. ve sona kalan dona kalır. hoca başındaki kocaman sarığı çıkarmıştı. yavaş yavaş yaklaştı ona. ne olduğunu anlamadı ki açıklasın. ama canı çok acımıştı. hem de çok. kanamasından belli değil miydi zaten? işte bu da kızın "namusunu" kaybetme hikayesi. artık kadın mı desek?

ailesi ses etmedi nasıl olsa hocaydı o. hem zaten laf etmesinler adları çıkmasın. hocanın karısı, onun yaşında çocukları vardı. 3 adet kuması bile vardı. 5 karıyla olmazdı allah ona kızardı. evlendiremediler. kuzeniyle evlendirdiler onlar da. belli bir yaşa kadar kardeş gibi büyüdüğü kuzeni artık kocası olmuştu. babamın bir bildiği vardır dedi, kocasıydı artık onun. o ne derse doğruydu, ondan izin almadan yemek bile yapamazdı.

o gün evlendiler. belinde yapmacık bir kırmızı kurdele vardı. hediye paketi gibi. her şey bir yalandan ibaret değil miydi? aman elalem ne der kurdelesiydi o. ona tecavüz eden adam kıydı nikahlarını. gözlerinin içine baka baka. acısını bir daha hissetti. düğün bitti. herkes oynadı, yemek dağıtıldı. çok eğlendiler. cenazede böyle bir şey yaparlar mıydı ki acaba?

gerdeğe girdiler. kan yoktu. kocası çok kızdı ölesiye dövdü, belki öldürdü. bilinci kapalıydı. adı şimdi "orospuya" çıktı. o ölürken ailesi, akrabaları onu ayıplıyordu. kim inanırdı tecavüze. tecavüz diye bir kavram bile yoktu.

bir gün kurban bıçağıyla geldi eve kocası. ama kurban yoktu ortalıkta. ya da vardı. o görememişti. mantıken insan dışarıya bakarsa kendini göremez. önce karnına sapladı. gözündeki öfke... ah çok büyüktü. sonra boğazını kesti. ölmüştü zaten. karnındaki bebek de onunla ölmüştü. ama daha iyiydi böyle bir dünyaya gelmemek. ne kadar şanslı bir bebekmiş o. tecavüz bebeği. ölüsüne bile tecavüz etti kocası. rahat rahat ölemedi bile.

işte bu kadardı kadının hikayesi gayet basit ve sade. tabi bize ne ki...
devamını gör...

yazarlar yazar durur
huzursuzluk her gece beni bulur
itle köpekle uğraşamam
durduk yerde asabım bozulur.
devamını gör...

evet, okuyan kişilerin faydasına olacak bir içerik yazacağım. kaç kişi bilinçlenirse kardır. şimdi, faturasız paketlerin son zamanlarda çok pahalı olduğunu biliyoruz. eskiden faturasız paketler ucuzdu ama size pahalıymış gibi gösterilip faturalı avantajına geçelim diyerek mağaza kotasını doldurmaya çalışıyorlardı ama artık faturasız paketler gerçekten pahalı olmaya başladı. peki faturalıya geçince ne yapmalıyız, nasıl gereksiz ücretler ödemenin önüne geçebiliriz?

-öncelikle faturalı paketlerde mutlaka durduran tarifelere odaklanın, yani var olan internet paketiniz bittiği zaman, aşım olmasını istemediğinizi belirtin.

-gerekli gereksiz, telefona bir anda "bilmem ne bilmem ne sadece 5 tl ister misiniz" gibi çıkan bildirimlere dikkatli olun ve sakın onay vermeyin.

-diyelim ki akıllı telefon kullanmıyorsunuz ama internetten alışveriş yapılmış gibi gösterilerek ya da bir spor uygulaması aboneliği yapmışsınız gibi gösterilerek sizden ek ücret alınıyor, bunu dava edebilirsiniz. tüketici hakem heyetiyle de görüşebilirsiniz.

-bazen operatörler sizi arayarak ağzınızdan "evet" kelimesini duymak ya da "tamam" kelimesini duymak ister, laf cambazlığı arasında yanlışlıkla bir şeye "evet" derseniz, haberiniz olmadan yeni bir ek paket satın almış olabilirsiniz. size tavsiyem operatörlerin aramalarını hiçbir zaman açmayın işlemleri ya mobilden halledin ya da internet sitesinden. çünkü mağazaya gittiğiniz zaman da size mutlaka bir şeyler satmaya çalışılacaktır, sebebi de mağazalar da çalışanlarına baskı yapar, bu işler böyle yürüyor.

-şimdi en önemli kısıma geldik burası altın değerinde, dikkatle okuyun. diyelim ki fatura kesim tarihiniz ayın 15'i, operatörlerde işlem talepleri genellikle 4 gün sürer maksimum 5 gün, biz de bu 5 günü garanti olarak alacağız. evet devam ediyorum, taahhütünüzün son ayındasınız ve yeni geçiş paketleri çok pahalı, faturalıyı iptal etmek ya da farklı bir operatöre geçecekseniz ya da aynı operatörün, dışardan gelenlere yaptığı indirimlerden faydalanmak istiyorsunuz. evet tüm bunları yapabilmek için fatura kesiminizden 5 gün önce işlemleri başlatmalısınız. aksi takdirde hiç kullanmadığınız bir ayın faturasını da ekstra ödersiniz. nasıl mı? fatura kesim ayın 15'iydi, siz işlemi ayın 13'ünde yaptınız diyelim, işlem süresi 4 gün demiştim, 13'ten sonraki 4 gün ayın 17'sine denk gelir, yani 15'inden sonra size bir yeni dönem faturası daha gelecektir. işte bunun olmaması için mutlaka fatura kesim tarihinden 5 gün önce işlemlerinizi yapın, garantiye alın.

-şimdi aynı operatörün dışardan gelenlere uyguladığı paketten nasıl yararlanacağınızı bir önceki anlattığım olay üzerinden anlatacağım. turkcell'desiniz, başka bir operatöre hattınızı mutlaka "faturasız" olarak taşımalısınız, yine dediğim gibi taahhüt süresinin son ayında fatura kesiminden 5 gün önce bu taşıma işlemini gerçekleştirin, yine ayın 15inden örneklendireceğim. ayın 10'unda vodafone'a taşıdınız fakat işlem 4 gün sonra gerçekleşecek, bu süreçte halen normal turkcell hattınızı kullanıyor olacaksınız, 4 gün dolduktan sonra artık vodafone'a geçmiş olacak hattınız ve sinyal alamayacaksınız, daha sonra turkcelle giderek, numaramı size taşıyorum ve yeni gelenlere düzenlenen kampanyalardan yararlanmak istiyorum diyerek yeni kampanyalardan yararlanabilirsiniz. bu süreçte sizi zorlayacak olan süreç sadece turkcell'e yeniden geçtiğiniz süredeki o 4 gündür. o süreçte diğer operatörün hattını takmanız gerekecek. daha sonra yine turkcell hattınızı kullanabileceksiniz.

evet bunu neden anlattım, gerek var mıydı? bence gerekliydi çünkü çevremde defalarca boşu boşuna fatura ödemesi yapan insan oldu, onlara durumu anlattığımda direkt olarak anlaşılmadığını fark ettim, bazılarında başarılı oldum ve teşekkürler aldım. amaç, paranızı boş yere kaybetmemektir.
operatör isim/isimleri örneklendirmek amacıyla kullanılmıştır.
devamını gör...

alım gücümle karşılaştırınca bana da pahalı geliyor kitaplar fakat yurt dışında da daha ucuz olduğunu düşünmüyorum. bildiğim kadarıyla yurt dışında yazarlar daha fazla telif ücreti alıyor ve kitap ücretleri daha yüksek. yanılıyorsam, düzeltilmekten de memnun olurum.

burada çoğu yazarın kitap başına kazandığı para daha düşük öğrendiğim kadarıyla, basım maliyeti de ücretle önemli bir etken elbette. sözün özü kitapların pahalı olduğunu düşünmüyorum.
devamını gör...

canım izmir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim