esogü tıp öğrencilerinin sınav mağduriyeti
esogü yine şaşırtmadı. bu okul benim ömrümü yedi arkadaşlar, belirli bir sistemi oturtamadılar yıllarca. ya yaz okulu olur, ya büt olur. bu okulda ya ikisi birden oluyor ya da ikisi de olmuyor. öbs, enformatik gibi web sistemleri her zaman hata verir. kampüs desen koca bir şantiyedir zaten. mühendislik bölümleri kampüsün sonunda olduğu halde bir ara ringleri kaldırdı bu adamlar.
devamını gör...
yarın anne olacağını düşünmeden yaşayan kadın
biyolojik atıkların, sözlükte yazar olmaya başlamasının canlı kanıtı olan başlık.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
kalbim yerinden çıkacak! conjuring izlemekteyim. evdeki tek yetişkin olarak ödüm brokoliye karıştı. ikinci kez izleyeceğim yiaaa nolcak ki. hij bişi olmaz demiştim sabah kendime. oluyormuş vatandaşlar!
sheldon cooper’ın sorun çözülene kadar dizlerinin üzerine çöküp, ellerini birleştirip, tavana doğru bakarak dua ettiği pozisyondayım.
ayrıca (bkz: someone call the doctor)!
sheldon cooper’ın sorun çözülene kadar dizlerinin üzerine çöküp, ellerini birleştirip, tavana doğru bakarak dua ettiği pozisyondayım.
ayrıca (bkz: someone call the doctor)!
devamını gör...
saatler olsun
doğrusu sıhhatler olsun olan ancak yanlış telaffuz edile edile galat-ı meşhur olmuş bir söz öbeği. banyodan henüz çıkmış insanlara denir. ben yine de doğusunu söyleyerek hayata karşı tavrımı koruyorum.
devamını gör...
suzan suzi
diyarbakır'da geçen bir halk hikayesidir. süryani çift abraham ile mariam'ın çocukları olmamaktadır. her türlü kiliseye adak adarlar. fayda etmez. sonunda komşuların da ısrarıyla bir müslüman türbesine kırklar dağı'ndaki kırklar ziyareti'ne giderler. çünkü bu türbeye giden herkesin çocuğu olmuştur diyarbakır ahalisine göre. zengin bir aile olduğundan yüklü bir adak adarlar. miktarını heredot cevdet kırk gün kırk gece kırk kurban olduğunu söylüyor. tabi ki zenginlikleri vurgulanmak için söylenen abartı bir cümle. bu adaklar fayda vermesinden ötürü yakın bir süre sonra çocukları olur. ona ateşli yakıcı anlamında suzan (suzi) ismini verirler. tabi bir sevinç havası olur üstüne titrerler kızın. her doğum gününde de suzan'ı dağa götürüp adak adarlar. suzan gel git zaman büyür. cidden ismini tam manasıyla karşılayacak bir kız haline gelir. müslüman komşularının oğlu adil'e aşık olur. bunlar gizli gizli buluşurlar. suzan'ın gene bir doğum gününde kırklar dağı'na gidiyorlar fakat mariam gelmiyor. çünkü kadın haliyle yaşlandığından ötürü dağa çıkamıyor. hizmetçileriyle beraber kızını gönderir. hizmetçiler kurban keserken suzan hemen aradan fırlayıp adil'e söz verdiği yere ongözlü köprünün yakınlarına kırklar dağı'nın arkasına geçmiş. adil ile suzan orada sevişmişler. dağ kendisine yapılan saygısızlığı kaldıramamış. ziyaret suzan'ı çarpınca suzan kendini diclenin sularına ongözlü köprünün üstünden bırakır. adil de arkasından atlar. dilden dolaşarak zamanla anonim bir halk türküsüne dönüşür. daha gerçekçi bir anlatıma göre uzun süre bunlar gizli gizli buluşurlar. sonra bu evlilik dışı ilişki açığa çıkar. kız kendini bilerek ve isteyerek köprüden atar.
devamını gör...
ilk kez deniz görüldüğünde hissedilenler
orhan veli’nin “gemlik'e doğru denizi göreceksin; sakın şaşırma“ (en kısa) şiirini aklıma getiren başlık.
yoksa denizin dibinde doğup büyümüş biri olarak, ilk gördüğümde ne tepki verdim hiç bilmiyorum. sadece, denizden epey uzak kaldığım (2 ay kadar) bir dönem ankara tarafından dönerken, izmit-yalova arasında otobüsün camına yapışıp öylece denizi izlediğimi hatırlıyorum.
yoksa denizin dibinde doğup büyümüş biri olarak, ilk gördüğümde ne tepki verdim hiç bilmiyorum. sadece, denizden epey uzak kaldığım (2 ay kadar) bir dönem ankara tarafından dönerken, izmit-yalova arasında otobüsün camına yapışıp öylece denizi izlediğimi hatırlıyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarları mutlu mu sorunsalı
denk gelince mutluyuz. gelmezse de canı sağ olsun.
devamını gör...
ben küçükken sarışınmışım
bir de şey var doğduğumda gözlerim maviymiş... sonra bakıyorsun adam kapkara tenli, kahverengi gözlü . nasıl bir kısa süreli evrilmedir insan hayret ediyor.
devamını gör...
lgbt bireylerin evlat edinme hakkı
desteklediğim haktır.
anne ya da babası eşcinsel olan çocuk yok mu sanki? neyini garipsiyorsunuz anlamıyorum. tam olarak size ne onu da anlamıyorum. herkes kendi işine baksa ne güzel olacak.
anne ya da babası eşcinsel olan çocuk yok mu sanki? neyini garipsiyorsunuz anlamıyorum. tam olarak size ne onu da anlamıyorum. herkes kendi işine baksa ne güzel olacak.
devamını gör...
psikoloğa yalan söyleme sorunsalı
madem yalan söyleyeceksin niye gidiyorsun? o kadar parayı niye veriyosun ki? yalan dinlesin diye mi?
devamını gör...
geceye bir alıntı bırak
kimseyle hiç bir konuda yarış halinde değilim. kimseden güzel, kimseden akıllı ya da kimseden iyi olmak gibi bir iddiam yok. kimse için "en" değilim,"daha" değilim. bu devasa iddiasızlığın verdiği özgürlüğe hayranım...
devamını gör...
entelektüel sözcüğünü dahi doğru yazamayan insan
kimse bir sözcüğü doğru/yanlış yazmakla büyük veya küçük olmaz fakat fernando pessoa "isa'nın ayaklarına dokunmuş olmak, noktalama işaretlerini yanlış kullanmayı affettirmez." de der.
bildiğiniz tek şey entelektüel sözcüğünün doğru yazımı ise bilmedikleriniz daha kıymetli olabilir. buradaki bilgi okuduğunu, duyduğunu aktarma yetisi değil. biz bilgiyi ortaya çıkarıldığı gibi öğrenmediğimizden tersine bir yol izliyor ve sağlıklı bir biçimde bilgiye kavuşamıyoruz. haliyle birçok şey daha zor. bilgi ile hafızada tutma yeteneğini bir tutuyorsak çok daha zor. bilge insan bilgili insan ama bilgili her insan bilge insan diyemiyoruz. kavram karmaşası yaşıyoruz.
herkes ne olduğu, kim olduğu hatta kim olmadığı ile ilgili bir iddiada bulunup karara varabilir halde. ben entelektüelim diyen insan, olduğunu iddia ettiği şeyin doğru yazımını biliyordur. bu kadar.
bildiğiniz tek şey entelektüel sözcüğünün doğru yazımı ise bilmedikleriniz daha kıymetli olabilir. buradaki bilgi okuduğunu, duyduğunu aktarma yetisi değil. biz bilgiyi ortaya çıkarıldığı gibi öğrenmediğimizden tersine bir yol izliyor ve sağlıklı bir biçimde bilgiye kavuşamıyoruz. haliyle birçok şey daha zor. bilgi ile hafızada tutma yeteneğini bir tutuyorsak çok daha zor. bilge insan bilgili insan ama bilgili her insan bilge insan diyemiyoruz. kavram karmaşası yaşıyoruz.
herkes ne olduğu, kim olduğu hatta kim olmadığı ile ilgili bir iddiada bulunup karara varabilir halde. ben entelektüelim diyen insan, olduğunu iddia ettiği şeyin doğru yazımını biliyordur. bu kadar.
devamını gör...
şeyma subaşı'nın sevgilisinin uçak kapatması
firavun bile mısırdan böyle faydalanmamıştır.
devamını gör...
müslüman zengin olmalıdır
allaha inanmak için paraya gerek yok
allahın bize inanması için de bizim müslüman olmamıza gerek yok.
allahın bize inanması için de bizim müslüman olmamıza gerek yok.
devamını gör...
rütbesiz yazarların yaşama hakkının olmaması
zor iştir efenim. nereye gitsem normal sözlük rütben ne diye soruyorlar. mahçup oluyorum efenim. sahip çıkalım dedeye. *
devamını gör...
endometriyum kanseri
gelişmiş ülkelerde en sık rastlanılan jinekolojik kanserdir.
özellikle yaşlı,postmenopozal kadınların hastalığıdır.jinekolojik kanser içinde prognozu en iyi olan kanserdir.
2 tipi vardır:
tıp 1 endometriyum kanseri:daha sık görülür. östrojen bağımlıdır.östrojen ve progesteron reseptörleri genellikle pozitiftir.iyi histolojik tip ve düşük gradelidir.
pten gen mutasyonu ve mikrosatellit instabilite de bu tipin göstergelerindendir.
tip2 endometriyum kanseri daha çok yaşlılarda görülen,östrojenden bağımsızdır.kötü histolojik tip(berrak hücreli karsinom,papiller seröz karsinom)
prognoz kötüdür genellikle p53 mutasyonu içerir.
özellikle yaşlı,postmenopozal kadınların hastalığıdır.jinekolojik kanser içinde prognozu en iyi olan kanserdir.
2 tipi vardır:
tıp 1 endometriyum kanseri:daha sık görülür. östrojen bağımlıdır.östrojen ve progesteron reseptörleri genellikle pozitiftir.iyi histolojik tip ve düşük gradelidir.
pten gen mutasyonu ve mikrosatellit instabilite de bu tipin göstergelerindendir.
tip2 endometriyum kanseri daha çok yaşlılarda görülen,östrojenden bağımsızdır.kötü histolojik tip(berrak hücreli karsinom,papiller seröz karsinom)
prognoz kötüdür genellikle p53 mutasyonu içerir.
devamını gör...
yaralı diz katliamı
lakota siyularıadlı kızılderili kabilesi ile amerika birleşik devletleri arasında gerçekleşen ve 150'den fazla kızılderili ile 20'den fazla süvarinin ölümüyle sonuçlanan çatışma. çatışmanın nedeni, yerlilerin yaptığı hayalet dansının birleşik devletlerce savaş dansı sanılması.
bana biraz bahane etmişler gibi geldi, bu insanlara saldırmak için.
bana biraz bahane etmişler gibi geldi, bu insanlara saldırmak için.
devamını gör...
dünyanın en mutlu ülkeleri listesi'nde türkiye'nin gerilemesi
malûm kişiler gitmediği sürece bu böyle gerilemeye devam eder zaten.
devamını gör...
bergen
acıklı hayat hikayesini okuduktan sonra uzun süre etkisinden çıkamamıştım.
kısaca özet geçmem gerekirse asıl adı belgin sarılmışer veya bilinen sahne adıyla bergen, türk arabesk-fantezi şarkıcısıdır.15 temmuz 1958 yılında doğmuştur. birincilikle konservatuvara girmiştir. daha sonra sahnelere çıkmaya başlayacak ve okulu bırakacaktır.yaşını büyüttükten sonra norveç’in bergen şehrinden esinlendi ve kendisine bu ismi taktı. adana’dan sahne teklifi aldı ve hayatının yönünün değişeceğinden habersiz yola çıktı. olaylı aşkı yalçın'ın onu terketmesi sonucu, adana'da sahne alırken onu izlemeye gelen halis onun bir şekilde gönlünü kazanmış ve halis ile nişanlanmıştır.
her şey de bundan sonra başlamıştır zaten. halis, sürekli ona dayak atıyor,eziyet ediyor ve şiddet uyguluyordu. derken halis artık eve gelmemeye başlar. evliliklerinin de bir senaryo olduğunu öğrenir. halis zaten evlidir ve üstelik 3 tane de çocuğu vardır. nikah memuru, evlilik cüzdanları, her şey sahtedir.bunun üzerine annesinin yanına ankara'ya döner. ama halis o evde yokken ankaradaki evde yangın çıkarmıştı. her ne kadar halis, ben yapmadım dese de (ki yangını o çıkarmıştı)bergen yine inandı ve bir şans daha verdi halis'e. hatta yıllar sonra hayatını anlatmasını sağlayan yeğenine;
"bazen insanlar hiddetli sever, ölesiye sever, yaşadıkları kötü olaylar sevgisinden bir şey götürmez.” demiştir.
halis bir şekilde ikna eder bergen'i , hatta ona karısından boşanacağını söyler ve boşanır da. şimdi gerçekten evlenirler. fakat bir şart koşar halis. "bergen’in sahneye çıkmasını istemiyordu". bergen bir şekilde bu şartı kabul eder ve evlenirler. tabi eski günler yine kendini gösterir. halis yine ona işkence ediyor, dayak atıyordu. sonunda bergen dayanamaz ve bu kez kaçıp izmir’e gider. yeniden sahnelere döner. bu artık bir inada döner. halis sahneye çıkmasına deliriyor, bergen de inadına çıkıyordu. bu artık bergen’in kaçtığı halis’in kovaladığı bir ilişkiye dönmüştü. hiddet sınırını aştı ve halis, bergen’e ‘ üç gün sonra bütün gazeteler senden bahsedecek’ demişti.
31 ekim 1982'de halis tarafından yüzüne atılan kezzap sonucu iki gözünü de kaybetti, daha sonra sol gözü görme yetisi kazandı ve sağ gözünün hasarı yüzünden saçlarını sağ gözünün üzerine atmasıyla, bazense güneş gözlüğüyle olan imajıyla akıllarda kaldı.
1986'da yayınladığı üçüncü stüdyo albümü "acıların kadını albümü ve kendi hayat hikayesini anlatan albümle aynı adlı filmde oynamasının ardından "acıların kadını" olarak anılmaya başladı. sanat yaşamı boyunca sen affetsen ben affetmem, kader diyemezsin, benim için üzülme, elimde duran fotoğrafın, neden dönmesin gibi pek çok şarkı bıraktı.
14 ağustos 1989’da, kayseri’deki bir konserinin ardından evine gitmek için taksiye biner. yanında annesi de vardır. önlerini kesen bir araç ve içinden halis'in çıkıp silahla ateş etmesi sonucu 30 yaşını dolduramadan hayatını kaybeder.
kısaca özet geçmem gerekirse asıl adı belgin sarılmışer veya bilinen sahne adıyla bergen, türk arabesk-fantezi şarkıcısıdır.15 temmuz 1958 yılında doğmuştur. birincilikle konservatuvara girmiştir. daha sonra sahnelere çıkmaya başlayacak ve okulu bırakacaktır.yaşını büyüttükten sonra norveç’in bergen şehrinden esinlendi ve kendisine bu ismi taktı. adana’dan sahne teklifi aldı ve hayatının yönünün değişeceğinden habersiz yola çıktı. olaylı aşkı yalçın'ın onu terketmesi sonucu, adana'da sahne alırken onu izlemeye gelen halis onun bir şekilde gönlünü kazanmış ve halis ile nişanlanmıştır.
her şey de bundan sonra başlamıştır zaten. halis, sürekli ona dayak atıyor,eziyet ediyor ve şiddet uyguluyordu. derken halis artık eve gelmemeye başlar. evliliklerinin de bir senaryo olduğunu öğrenir. halis zaten evlidir ve üstelik 3 tane de çocuğu vardır. nikah memuru, evlilik cüzdanları, her şey sahtedir.bunun üzerine annesinin yanına ankara'ya döner. ama halis o evde yokken ankaradaki evde yangın çıkarmıştı. her ne kadar halis, ben yapmadım dese de (ki yangını o çıkarmıştı)bergen yine inandı ve bir şans daha verdi halis'e. hatta yıllar sonra hayatını anlatmasını sağlayan yeğenine;
"bazen insanlar hiddetli sever, ölesiye sever, yaşadıkları kötü olaylar sevgisinden bir şey götürmez.” demiştir.
halis bir şekilde ikna eder bergen'i , hatta ona karısından boşanacağını söyler ve boşanır da. şimdi gerçekten evlenirler. fakat bir şart koşar halis. "bergen’in sahneye çıkmasını istemiyordu". bergen bir şekilde bu şartı kabul eder ve evlenirler. tabi eski günler yine kendini gösterir. halis yine ona işkence ediyor, dayak atıyordu. sonunda bergen dayanamaz ve bu kez kaçıp izmir’e gider. yeniden sahnelere döner. bu artık bir inada döner. halis sahneye çıkmasına deliriyor, bergen de inadına çıkıyordu. bu artık bergen’in kaçtığı halis’in kovaladığı bir ilişkiye dönmüştü. hiddet sınırını aştı ve halis, bergen’e ‘ üç gün sonra bütün gazeteler senden bahsedecek’ demişti.
31 ekim 1982'de halis tarafından yüzüne atılan kezzap sonucu iki gözünü de kaybetti, daha sonra sol gözü görme yetisi kazandı ve sağ gözünün hasarı yüzünden saçlarını sağ gözünün üzerine atmasıyla, bazense güneş gözlüğüyle olan imajıyla akıllarda kaldı.
1986'da yayınladığı üçüncü stüdyo albümü "acıların kadını albümü ve kendi hayat hikayesini anlatan albümle aynı adlı filmde oynamasının ardından "acıların kadını" olarak anılmaya başladı. sanat yaşamı boyunca sen affetsen ben affetmem, kader diyemezsin, benim için üzülme, elimde duran fotoğrafın, neden dönmesin gibi pek çok şarkı bıraktı.
14 ağustos 1989’da, kayseri’deki bir konserinin ardından evine gitmek için taksiye biner. yanında annesi de vardır. önlerini kesen bir araç ve içinden halis'in çıkıp silahla ateş etmesi sonucu 30 yaşını dolduramadan hayatını kaybeder.
devamını gör...
