işsizlik
istihdam alanı yaratılmaması sonucu bireylere yüklenilen sıfat.
haziran 2018' de mezun oldum. askerlik ile beraber 2 seneyi geçti işsizliğim. 2020 kpss hazırlandım ancak istediğim puanı alamadım. özel sektör deneyim istiyor. deneyim yok. ya da referans isteniyor. yeni başlayan çalışana asgari ücret teklif ediliyor. olağan haftalık çalışma saatlerinin üzerinde çalışma saatleri sunuluyor. devlet istihdam alanı yaratmıyor. üniversiteden mezun olmak artık kriter olarak sayılmıyor. üniversite bitirmenin yanında kendinizi geliştirmeniz isteniyor, program bilmeniz isteniyor, tecrübe şartı aranıyor, az maaş veriliyor, esnek çalışma saatleri sunuluyor. sonra gençler iş beğenmiyor deniliyor. çalışanların birçoğu da mezun olduğu bölümün dışındaki işlerde çalışıyor. insan ister istemez umutsuzluğa ve boşluğa düşüyor. insan bir süre geçtikten sonra ne iş olsa çalışırım demeye başlıyor. kenarda para biriktiririm veya hobilerim için paramı kullanayım fikirlerini kenara bırakıp artık sırf bir işe yaradığını hissetmek adına karnını doyurmak uğruna asgari ücretle bir yerlerde işe giriyorlar. artık doğru ile yanlış birbirine girmiş durumda. istihdam mı yaratılmıyor biz mi iş beğenmiyoruz? bizler mi sertifika almadığımız için, hem okuyup hem tecrübe edinmediğimiz için işsiziz? ilkokuldan beri hayatım sınavlarlz geçti hala daha sınavlarla cebelleşiyorum. velhasıl sınavlara girmekle bitmiyor. arz talep dengesinin sağlanması gerekiyor artık bir şekilde. bu sağlanana kadar bizim hayatımız geçip gidiyor.
edit: kötünün örnek olarak gösterilmesi zaten durumun gözler önüne serilmesine yetiyor. ben istiyorum ki herkes iyi şartlarda çalışsın, verdiği emeğin karşılığını alabilsin. iş sahibi olmaktaki amaç yalnızca para kazanmak değildir. türlü türlü işler yapılabilir. önemli olan insanın yıllarını verdiği, dirsek çürüttüğü, emek harcadığı, sevdiği meslekte çalışabilmesi. yeri geliyor evde geçirilen vakitten daha fazla vakit işte geçiyor. eşinizin çocuğunuzun yüzünü gördüğünüzden çok iş arkadaşlarınızın yüzünü görüyorsunuz. bu yüzden insanların çalışma koşullarının iyi olmasını istemesinde herhangi bir sakınca yok. sunulan çözüm önerisi insanların kendisini geliştirmesi mi? bunun işsizliğe çözüm olması mümkün değildir. bu toplumu değil bireyleri kurtarır. herkes üniversite okusun, herkes sertifika alsın, herkes tecrübe edinsin. bir sonraki işe alma kriteri ne olacak peki? suyun altında 10 dakika nefessiz kalabilmek mi? sistemin insanları yarış atı gibi kullanmasının önüne geçmek gerekli. bu süreç böyle devam ettikçe yarın başka yetkinlikler istenecek ertesi gün başka yetkinlikler. böyle devam ettiği sürece işsizlik sorunu hep bir sorun olarak kalmaya devam edecektir. bu bireysel bir sorun değildir.
memurlar yatıyor algısını genelleme yapmayı da doğru bulmuyorum. birçok memur da yoğun mesai harcayarak evlerine ekmek götürüyor. polis de doktor da bir memur. yatıyor diyebilir miyiz? ayrıca kimi insanların hayali gayet tabii memur olmak olabilir. bu hayalin; memuriyetin "memur olayım da yatayım." zihniyetinden kaynaklandığı anlamına gelmez. bu söylediğim böyle düşünenlerin olmadığı anlamına da gelmez.
iş bulamamaktan veya bana sunulan işlerden mızmızlandığımda yok. kendimi geliştirmeyip iş bana altın tepside sunulsun diye de bir isteğim yok. her insan gibi benimde hatalarım eksiklerim var. ancak bu sorunun çözülmesi için benim veya herhangi birinin ekstra çaba sarfetmesi yetmez, yetmeyecek. benim canım yanmazsa başkasının canı yanacak. bencilce değil kolektif olarak düşünmemiz gerek.
haziran 2018' de mezun oldum. askerlik ile beraber 2 seneyi geçti işsizliğim. 2020 kpss hazırlandım ancak istediğim puanı alamadım. özel sektör deneyim istiyor. deneyim yok. ya da referans isteniyor. yeni başlayan çalışana asgari ücret teklif ediliyor. olağan haftalık çalışma saatlerinin üzerinde çalışma saatleri sunuluyor. devlet istihdam alanı yaratmıyor. üniversiteden mezun olmak artık kriter olarak sayılmıyor. üniversite bitirmenin yanında kendinizi geliştirmeniz isteniyor, program bilmeniz isteniyor, tecrübe şartı aranıyor, az maaş veriliyor, esnek çalışma saatleri sunuluyor. sonra gençler iş beğenmiyor deniliyor. çalışanların birçoğu da mezun olduğu bölümün dışındaki işlerde çalışıyor. insan ister istemez umutsuzluğa ve boşluğa düşüyor. insan bir süre geçtikten sonra ne iş olsa çalışırım demeye başlıyor. kenarda para biriktiririm veya hobilerim için paramı kullanayım fikirlerini kenara bırakıp artık sırf bir işe yaradığını hissetmek adına karnını doyurmak uğruna asgari ücretle bir yerlerde işe giriyorlar. artık doğru ile yanlış birbirine girmiş durumda. istihdam mı yaratılmıyor biz mi iş beğenmiyoruz? bizler mi sertifika almadığımız için, hem okuyup hem tecrübe edinmediğimiz için işsiziz? ilkokuldan beri hayatım sınavlarlz geçti hala daha sınavlarla cebelleşiyorum. velhasıl sınavlara girmekle bitmiyor. arz talep dengesinin sağlanması gerekiyor artık bir şekilde. bu sağlanana kadar bizim hayatımız geçip gidiyor.
edit: kötünün örnek olarak gösterilmesi zaten durumun gözler önüne serilmesine yetiyor. ben istiyorum ki herkes iyi şartlarda çalışsın, verdiği emeğin karşılığını alabilsin. iş sahibi olmaktaki amaç yalnızca para kazanmak değildir. türlü türlü işler yapılabilir. önemli olan insanın yıllarını verdiği, dirsek çürüttüğü, emek harcadığı, sevdiği meslekte çalışabilmesi. yeri geliyor evde geçirilen vakitten daha fazla vakit işte geçiyor. eşinizin çocuğunuzun yüzünü gördüğünüzden çok iş arkadaşlarınızın yüzünü görüyorsunuz. bu yüzden insanların çalışma koşullarının iyi olmasını istemesinde herhangi bir sakınca yok. sunulan çözüm önerisi insanların kendisini geliştirmesi mi? bunun işsizliğe çözüm olması mümkün değildir. bu toplumu değil bireyleri kurtarır. herkes üniversite okusun, herkes sertifika alsın, herkes tecrübe edinsin. bir sonraki işe alma kriteri ne olacak peki? suyun altında 10 dakika nefessiz kalabilmek mi? sistemin insanları yarış atı gibi kullanmasının önüne geçmek gerekli. bu süreç böyle devam ettikçe yarın başka yetkinlikler istenecek ertesi gün başka yetkinlikler. böyle devam ettiği sürece işsizlik sorunu hep bir sorun olarak kalmaya devam edecektir. bu bireysel bir sorun değildir.
memurlar yatıyor algısını genelleme yapmayı da doğru bulmuyorum. birçok memur da yoğun mesai harcayarak evlerine ekmek götürüyor. polis de doktor da bir memur. yatıyor diyebilir miyiz? ayrıca kimi insanların hayali gayet tabii memur olmak olabilir. bu hayalin; memuriyetin "memur olayım da yatayım." zihniyetinden kaynaklandığı anlamına gelmez. bu söylediğim böyle düşünenlerin olmadığı anlamına da gelmez.
iş bulamamaktan veya bana sunulan işlerden mızmızlandığımda yok. kendimi geliştirmeyip iş bana altın tepside sunulsun diye de bir isteğim yok. her insan gibi benimde hatalarım eksiklerim var. ancak bu sorunun çözülmesi için benim veya herhangi birinin ekstra çaba sarfetmesi yetmez, yetmeyecek. benim canım yanmazsa başkasının canı yanacak. bencilce değil kolektif olarak düşünmemiz gerek.
devamını gör...
about time
2. kez izlediğim,bana zamanın ve anı yaşamanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteren hafif romantik film.
filmde ailedeki erkek bireylerin zamanda geriye gidebilme yetenekleri var ve ana karakterimiz hayatta her şey yolunda gitmesi için sürekli olarak geriye gidip sorunları tek tek düzeltmeye çalışıyor.
ve babasının nasihatiyle birlikte normal akışında yaşamanın mutluluk için önemli olduğunu öğreniyor.
filmde margot robbie de oynamasına rağmen rachel mcadams kakülü ve güzelliğiyle bir kez daha beni etkilemiştir.
hayatı doya doya ve hissederek yaşamanın önemini gösteren bu filme bir şans kesinlikle vermelisiniz.
keyifli seyirler.
filmde ailedeki erkek bireylerin zamanda geriye gidebilme yetenekleri var ve ana karakterimiz hayatta her şey yolunda gitmesi için sürekli olarak geriye gidip sorunları tek tek düzeltmeye çalışıyor.
ve babasının nasihatiyle birlikte normal akışında yaşamanın mutluluk için önemli olduğunu öğreniyor.
filmde margot robbie de oynamasına rağmen rachel mcadams kakülü ve güzelliğiyle bir kez daha beni etkilemiştir.
hayatı doya doya ve hissederek yaşamanın önemini gösteren bu filme bir şans kesinlikle vermelisiniz.
keyifli seyirler.
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
yaa kafa sözlük yönetimini bol bol kucaklayıp, öpüyorumm, çok hoş bir jest.
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
devamını gör...
büyük çekici
evrende bulunan kütle çekimsel bir anomali. laniakea bunun etrafında, neredeyse bunu saracak şekilde konumlandığından, büyük çekici bir kara delik sanılsa da, tam olarak ne olduğu henüz bilinmiyor.
samanyolu galaksisi de dahil olmak üzere gözleyebildiğimiz tüm galaksiler, büyük çekici adlı bölgeye doğru çekilir. buna sebep olan şey büyük bir kütlenin varlığı. ne kadar büyük bir kütleden bahsediyoruz? güneş kütlesinin 1 katrilyon katı kadar!
bu kütlenin kaynağının ne olduğunu anlamak pek de kolay değil çünkü bahsi geçen bölge, galaksimizin diskinin arkasında kalıyor. yani bunu doğrudan gözlemleme şansımız yok. ancak tabii dolaylı olarak görebiliyoruz, x ışın teleskoplarıyla ve bu gözlemler gösteriyor ki büyük çekici'nin de arkasında çok daha büyük kütleye sahip bir bölge var: shapley çekicisi. bu bölge, büyük çekici'den 10 kat daha fazla kütleye sahip.
ilginç olan kısım bunların hiçbiri değil. hatta evren bir taraftan genişlediği için belki de hiçbir zaman büyük çekici'ye ulaşamayacağız. ilginç durum, tüm bunların bulunduğu yönün 180 derece zıt yönüne doğru baktığınızda ortaya çıkıyor. orada adına dipole repeller denen bir bölge var ve görünüşe göre galaksiler o bölgeden uzağa, shapley'e doğru itiliyorlar. yani sanki gözlemlenebilir evrende kocaman bir mıknatıs var ve galaksiler bu devasa mıknatısın bir kutbundan diğerine doğru itilen yüklü parçacıklarmış gibi bir manzara var karşımızda.

görselin kaynağı
samanyolu galaksisi de dahil olmak üzere gözleyebildiğimiz tüm galaksiler, büyük çekici adlı bölgeye doğru çekilir. buna sebep olan şey büyük bir kütlenin varlığı. ne kadar büyük bir kütleden bahsediyoruz? güneş kütlesinin 1 katrilyon katı kadar!
bu kütlenin kaynağının ne olduğunu anlamak pek de kolay değil çünkü bahsi geçen bölge, galaksimizin diskinin arkasında kalıyor. yani bunu doğrudan gözlemleme şansımız yok. ancak tabii dolaylı olarak görebiliyoruz, x ışın teleskoplarıyla ve bu gözlemler gösteriyor ki büyük çekici'nin de arkasında çok daha büyük kütleye sahip bir bölge var: shapley çekicisi. bu bölge, büyük çekici'den 10 kat daha fazla kütleye sahip.
ilginç olan kısım bunların hiçbiri değil. hatta evren bir taraftan genişlediği için belki de hiçbir zaman büyük çekici'ye ulaşamayacağız. ilginç durum, tüm bunların bulunduğu yönün 180 derece zıt yönüne doğru baktığınızda ortaya çıkıyor. orada adına dipole repeller denen bir bölge var ve görünüşe göre galaksiler o bölgeden uzağa, shapley'e doğru itiliyorlar. yani sanki gözlemlenebilir evrende kocaman bir mıknatıs var ve galaksiler bu devasa mıknatısın bir kutbundan diğerine doğru itilen yüklü parçacıklarmış gibi bir manzara var karşımızda.

görselin kaynağı
devamını gör...
seni düşünmek
bir nazım hikmet armağanıdır.
devamını gör...
mitoloji
okullarda zorunlu olması gereken bir dersin adı. mitolojinin bir diğer adı efsane bilimidir. toplumların efsanelerini araştırır.
devamını gör...
bilemiyorum altan
mükemmelim. evet.
devamını gör...
sözlükteki bütün yazarların erkek olması
ben cyborgum. cinsiyetim var sayılmaz.
devamını gör...
wroclaw
ikinci dünya savaşı'nda varşova gibi büyük bir kısmı yıkılan polonya şehri.
sadece 1 gün gezme fırsatı bulabildim ama özellikle bir kısmı müze olan wrocław üniversitesi'ne hayran kalmıştım. güzel bir şehir.
bir de burası cüceler şehri. evet. şehrin her yerinde önünüze farklı farklı cüce heykelleri çıkıyor.
sadece 1 gün gezme fırsatı bulabildim ama özellikle bir kısmı müze olan wrocław üniversitesi'ne hayran kalmıştım. güzel bir şehir.
bir de burası cüceler şehri. evet. şehrin her yerinde önünüze farklı farklı cüce heykelleri çıkıyor.
devamını gör...
kadın düşmanı normal sözlük yazarları
galiba bunları bir kadın doğurmamış, ya da zamanında bir hatundan tekme yemişler kuyruk acısı nedeniyle kadınlara düşmanlık yapıyorlar.
zinhar eğitilmezsiniz lan siz ahaha, ezik kekolar. alıyorum bazılarından haberlerinizi, aşırı vasatsınız bilin istedim. *
zinhar eğitilmezsiniz lan siz ahaha, ezik kekolar. alıyorum bazılarından haberlerinizi, aşırı vasatsınız bilin istedim. *
devamını gör...
dünyanın en eski yalanı
çocuğunuz çok zeki ama çalışmıyor.
devamını gör...
regl oldum demenin alternatif yolları
regl oldum. regl oldum. alternatif yola ihtiyaç duyulmayan regl oldum diye ifade edilecek durumdur.
devamını gör...
17 şubat 2021 porto juventus maçı
juventus'un banko bir şekilde alacağını düşündüğüm maçtır.
devamını gör...
türk insanının suratsız olması
suratsızlık değil de alışkanlık. bu coğrafya gülümsemeyi kaldırmaz. kuyruk sallıyor der, iş atıyor der, yollu der... der de der. hiç dikkat ettiniz mi; kadınların çoğunda "aman yanlış anlaşılmayayım" kaygısıyla ergenliğinden beri kaş çatmaktan ötürü oluşmuş alın kırışıklıkları vardır.
devamını gör...
türk dizilerinin olmazsa olmazları
lüks hayatı sadece şerefsizler elde edebilecek gibi göstermek.
fakirlik kutsalmış gibi göstermek.
fakirlik kutsalmış gibi göstermek.
devamını gör...
hastaneye yavrularını getiren kedi
izmir'de bir anne kedi, enfeksiyon kaptığı için gözleri açılmakta zorlanan yavrularını belediyenin sağlık işleri müdürlüğüne getirdi. doktor ve hemşireler tarafından ilk müdahaleleri yapılan kediler, veteriner işleri müdürlüğünde tedavi edildikten sonra sahiplendirildi.
buradan
devamını gör...
geceye psikolojik bir telkin bırak
acı çekiyorsan tadını çıkar,yeterli gücü bulduğunda zaten ayağa kalkacaksın.
devamını gör...
intihar etmek
pek çok kez düşünürsün ama gerçekleştirmek biraz totoş ister
devamını gör...
yorgunluktan uyuyamamak
bunu ilk duyduğumda olur mu lan öyle şey külçe gibi yatar insan diyordum. taa ki kendim aynı duruma gelene kadar. yorulduğunuz için bedeninizi rahat bırakıp uykuya adapte olamıyorsunuz çünkü. vücut hacı beni bi sal dese de beyin buna müsaade etmeyip canınız çıkana kadar çalışıp sıktığınız kaslarınızı gevşetmiyor bir türlü. taa ki beyniniz kendinizin gerçekten yatakta ve rahat olduğunu anlayana kadar.
devamını gör...
