bedri rahmi eyüboğlu
eskiden yeterdim kendime
artardım bile
şimdi ne yapsam nafile! ...
ve
kim demiş 'can eskimez' diye
bu can tedirgin tende
can da eskimiş
ben de..
dizelerini yazan ve bir çok şiirine hayran olduğum usta şairdir kendisi.
artardım bile
şimdi ne yapsam nafile! ...
ve
kim demiş 'can eskimez' diye
bu can tedirgin tende
can da eskimiş
ben de..
dizelerini yazan ve bir çok şiirine hayran olduğum usta şairdir kendisi.
devamını gör...
başlayınca durdurulamayan şeyler
ağlamak.
devamını gör...
melih gökçek'in bilgisayar oyununu pençe operasyonu diye paylaşması
melih gökçek bey'in psikiyatristler tarafından araştırılması gerektiğine inanıyorum. belki psikiyatri dünyasına dinazor sendromu gibi bir şey kazandırabiliriz.
devamını gör...
pandemide kendimize kattığımız şeyler
kendime kattığım tek şey kilo oldu sanırım
devamını gör...
deplasmanda plasebo
murat menteş'in şiiridir. (bkz: murat menteş)
aynı zamanda kaan boşnak besteleyip şarkı haline getirmiştir. deplasmanda plasebo
--- alıntı ---
allah'ım kaderimde anarşi ve protesto
antidepresanlar ve içi boş bir gardırop
ne de çok yer kaplıyor mesela al pacino
yardımın gerekiyor kadıköy'deyim stop.
allah'ım kaderim bu sentimental ambargo:
alternatif referans potansiyel salvo yok,
sadece klostrofobi, hicran türbülans ve şok;
cariyeler çekilmiş yeraltına cumburlop.
allah'ım kaderimi sen yazdın sen bilirsin
kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor?
'deplasmandır bu dünya' diyor albino şeyhim
plasebo yutturuyor bana depresif doktor.
allah'ım kaderimden şikayetçi değilim
aksine bahtiyarım evrende bana da rol
verdiğin için şahsen, allah'ım bizler senin
falsolu kullarınız, n'olur bizden razı ol.
--- alıntı ---
aynı zamanda kaan boşnak besteleyip şarkı haline getirmiştir. deplasmanda plasebo
--- alıntı ---
allah'ım kaderimde anarşi ve protesto
antidepresanlar ve içi boş bir gardırop
ne de çok yer kaplıyor mesela al pacino
yardımın gerekiyor kadıköy'deyim stop.
allah'ım kaderim bu sentimental ambargo:
alternatif referans potansiyel salvo yok,
sadece klostrofobi, hicran türbülans ve şok;
cariyeler çekilmiş yeraltına cumburlop.
allah'ım kaderimi sen yazdın sen bilirsin
kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor?
'deplasmandır bu dünya' diyor albino şeyhim
plasebo yutturuyor bana depresif doktor.
allah'ım kaderimden şikayetçi değilim
aksine bahtiyarım evrende bana da rol
verdiğin için şahsen, allah'ım bizler senin
falsolu kullarınız, n'olur bizden razı ol.
--- alıntı ---
devamını gör...
aşk
kalbinde hapsolmuş, uçamayan kuş. içinden çıkmak için çırpındıkça telaşı artan ama hareketsiz de kalamayan bir kuş.
çok değişik bir sancı. insanı mahveden türden.
çok değişik bir sancı. insanı mahveden türden.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hobileri
çok eski tarihlerde yazılmış ansiklopedileri bulup okumak. özellikle tarihle ilgili olanları.
devamını gör...
yarasa
2 senedir eylül-ekim aylarında, bulduğu açık camdan evime giren ve çok sevimli bulduğum hayvan.
yavru yarasaların uçmayı öğrendiği aylar eylül-ekim aylarıymış sanırım.
girdiği odayı da dezenfekte etmeden kullanmamak gerekiyormuş.
yavru yarasaların uçmayı öğrendiği aylar eylül-ekim aylarıymış sanırım.
girdiği odayı da dezenfekte etmeden kullanmamak gerekiyormuş.
devamını gör...
sizin hiç babanız öldü mü
yüzümden ummazdım bunu kör oldum.
siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
diye biten cemal süreya şiiri. lisede duvara şinasi (kalp) yazan sıra arkadaşımı hatırlatmıştır. üniversite için edebiyat çalışmak ayrı, edebiyatı yaşamak ayrıydı. büyüdük, sadece çalışır olduk.
siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
diye biten cemal süreya şiiri. lisede duvara şinasi (kalp) yazan sıra arkadaşımı hatırlatmıştır. üniversite için edebiyat çalışmak ayrı, edebiyatı yaşamak ayrıydı. büyüdük, sadece çalışır olduk.
devamını gör...
yazarların kendilerini teselli etmek için kullandığı cümleler
tanrı sana kendiyle başbaşa kalabilen biri olma lüksünü bahşettiği için ona ne kadar şükretsen azdır.
devamını gör...
seks yapmadan önce uzak durmanız gereken besinler
devamını gör...
iskenderun
çocukluğumun geçtiği şehir. pek çok ilden büyüktür. balıkçıların ağ çektiği uçsuz bucaksız sahili, doğan çay bahçesinin çocuk parkı, petek pastanesinin künefesi, efesin dürümü, çocukluk arkadaşım rahmo, sıcak ve nem.
daha büyüdüğümde, babaannemi ziyarete gittiğimde, dışarı çıkmadan önce giyeceğim kıyafetleri derin dondurucuya koyardım. kot pantalon yarım saat idare ederdi dışarıda. hey gidi günler.
daha büyüdüğümde, babaannemi ziyarete gittiğimde, dışarı çıkmadan önce giyeceğim kıyafetleri derin dondurucuya koyardım. kot pantalon yarım saat idare ederdi dışarıda. hey gidi günler.
devamını gör...
misafirliğe gidildiğinde başkasının giydiği terliğin verilmesi
eğer ayağınızda çorap varsa sıkıntı olmayan bir durumdur.
çıplak ayakla başkasının terliğini giymem ama, giymenizi de tavsiye etmem.
çıplak ayakla başkasının terliğini giymem ama, giymenizi de tavsiye etmem.
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
"memleketi gezmeli, milleti tanımalı. eksiği nedir görüp göstermeli. milleti sevmek böyle olur. yoksa lafla sevgi fayda vermez.”
devamını gör...
normal sözlük'te profil fotoğrafı olan yazarları evlendirelim kampanyası
beni çok sevindiren kampanya. beceremiyordum çünkü kendime birini bulmayı. sırf başkası bana bulsun diye gittim önceki diplomaya ek olarak 4 sene daha okudum, bir sürü şey öğrendim, çalıştım çabaladım ki yazdıklarımla dikkat çekeyim, sonra profilime baksınlar, sonra beni beğenip bir başka fotoğraflı sözlükçüye layık görsünler. allah'ım; o kadar mesudum ki...
yalnız tabi sırf evlenebilmek için kuantum mekaniği falan öğreneceğim diye biraz yıprattım kafayı. kırdım yani. hafif kaçıklık var. ona göre birini bulursanız...
ne zaman belli olur sonuçlar? ona göre geleyim tekrar.
oldu o zaman şey yapalım... öyle yapalım, tamam.
edit: kendini övme muhabbeti bana yakıştırıldı ise bilin ki burada ironi yapılıyor. "insanların hiç işi gücü yoktu da bunun için profil fotoğrafı mı koyacaktı" temalı bir yazı bu. kendimi övecek bir yanım yok. bana gelene kadar neler var bu dünyada, ben bir hiçim. gösteri toplumu değil, tanımadığı insanlara bir şeyler yakıştırma toplumuyuz vesselam.
bunu da açıklattırmasaydınız iyiydi.
yalnız tabi sırf evlenebilmek için kuantum mekaniği falan öğreneceğim diye biraz yıprattım kafayı. kırdım yani. hafif kaçıklık var. ona göre birini bulursanız...
ne zaman belli olur sonuçlar? ona göre geleyim tekrar.
oldu o zaman şey yapalım... öyle yapalım, tamam.
edit: kendini övme muhabbeti bana yakıştırıldı ise bilin ki burada ironi yapılıyor. "insanların hiç işi gücü yoktu da bunun için profil fotoğrafı mı koyacaktı" temalı bir yazı bu. kendimi övecek bir yanım yok. bana gelene kadar neler var bu dünyada, ben bir hiçim. gösteri toplumu değil, tanımadığı insanlara bir şeyler yakıştırma toplumuyuz vesselam.
bunu da açıklattırmasaydınız iyiydi.
devamını gör...
funda arar şarkılarından bir alıntı
"sen uyuyor musun
uyuma... uyuma
kalk, cesur ol biraz
gel yanıma, yanıma...
sağ tarafa herkes, sen soluma kalbin yanına
aşk itiyor bizi, bu duruma onu suçlama
en azından hissedersin belki de bu şarkıyla gördüğün rüya bölünür of
daha önce ölmüş olsam,
inan bana senle tekrar ölünür, ölünür. "
<hafıza >
uyuma... uyuma
kalk, cesur ol biraz
gel yanıma, yanıma...
sağ tarafa herkes, sen soluma kalbin yanına
aşk itiyor bizi, bu duruma onu suçlama
en azından hissedersin belki de bu şarkıyla gördüğün rüya bölünür of
daha önce ölmüş olsam,
inan bana senle tekrar ölünür, ölünür. "
<hafıza >
devamını gör...
düşün ki kedin bunu okuyor
eğer ölürsem ve sen de aç kalırsan beni gönül rahatlığıyla yemene izin veriyorum. bir parçamın sende yaşamaya devam edeceğini bilmek güzel.
devamını gör...
hüzün
arapça kökenli bir kelimedir. arapça, huzn kelimesinden alıntılanmıştır. üzüntü manasına gelir.
tdk tarafından anlamına bakıldığında da gönül üzgünlüğü, sıkıntı manasına da gelir.
"biraz gülecek olsan, vay sen misin gülen ?
hemen yetişir hüzün." - behçet necatigil
tdk tarafından anlamına bakıldığında da gönül üzgünlüğü, sıkıntı manasına da gelir.
"biraz gülecek olsan, vay sen misin gülen ?
hemen yetişir hüzün." - behçet necatigil
devamını gör...
kişinin büyüdüğünü fark ettiği anlar
dolmanın dışınıda yemeye başladığım o ilk an.
devamını gör...
