tanımlarını okumaktan büyük keyif aldığım bilgili yazar. severek takip ediyorum.
devamını gör...

hiçbir şeyi içimde bırakmadım belki pişman oldum ama iyi ki de yapmışım dedim. keşkelerle yaşamak zordur.
devamını gör...

osmanlı barok tarzının bir örneğidir. iki padişah döneminde tamamlandığı için bu ismi taşır. 18.yüzyıla ait olan bu eserin giriş kısmından kubbesine kadar kendine has bir havası vardır.
devamını gör...

kafamda kentsel dönüşümler ile yazımı keyiflendiren grup.
devamını gör...

o olmayınca ben yarım kalmıyormuşum.
devamını gör...

açıkçası bu yaşıma kadar elalem bana çok şey dedi. üniversitede kazandığım bölümü eleştirip dalga geçtiler, daha sonrasıda bölümümü beğenmeyenler o bölümü başka bir amaç için bırakmaya kalktığımda benden daha çok sever oldular, yapamazsın edemezsin dediler, yaptıktan sonra bu sefer hayata çok geç kaldın yazık dediler, yetmedi işe giremezsin dediler, kpss çok zor sen ilk bulduğun işe gir dediler, dediler de dediler.

sonuç derece, güzel bir iş, hayatta aldığım her karardan duyduğum gurur ve bir şeyleri başarmanın verdiği mutluluk.

kısaca çok yanlış yapan insandır hayallerinden başkası için vazgeçen.
devamını gör...

hayatı çok seven, kıpır kıpır, gerçekte tanımasam da çok güzel pozitif bir enerjiyle dolu olduğunu düşündüğüm, iyi niyetli kimseyi kırıp incitmeyen, ve sözlükte herkes tarafından çok sevilen tatlış yazarımızın doğum günüsü kutlu olsun o zaman.* nice mutlu yaşlara* dilerim çok huzurlu, mutlu bir yıl geçirir, yeni yaşı hayırlı olsun diyelim.*
devamını gör...

beni kıskandıran başlık.
şu müziğe de azıcık yeteneğim olsaydı keşke.
devamını gör...

evin her yerinden çıkma potansiyeli olan, kuru kalabalık yapan ve genellikle el ayağa dolaşan eşyalardır. işin garibi bazısı attıktan sonra lazım olur.

mesela teki olmayan çorap. başka bir tek olan çorapla eşleştirme yok, lazım olacağı yer yok. neden saklanır ki?
devamını gör...

neler yaşıyorsunuz siz yazık değil mi o kafaya be.
devamını gör...

evet kesinlikle okuyup oy vermeyen çok yazar olduğunu düşünüyorum,

bu tip yazarlar hem okuyor, hem beğeniyor, birde içinde bir şeye takılıyor, çünkü bu karakterler böyle, yemeyip içmeyip mesaj yazacak kadar ilgileniyor aslında yazdıklarınızla, sonra da diyorki mesela, yazıda bi açık yakalamış kendince, onu söylüyor, "ay o kadar öyle şeylermi yaşadınız" ya da "orda onu yapamadınızmı ahahahah, ehe ühe... "

ben oraya bütün olarak bir hikaye yazıyorum, adam bana parmağıyla düştüğüm yeri gösterip gülüyor, ben sanki bilmiyorum ne yazdığımı, ama o anlatmak istediğimi değilde, güya benim üzüleceğim, belki utanacağım kısımdan konuşmak istiyor... çünkü oralardan beslenen insanlar bunlar...
bence hayatta kendine yer edinememiş, kendi eksikliklerini, başkalarının güya eksikliklerinin yaygarasını yaparak bastıran, egosunu tatmin eden insanlar,
bu şekilde kendini önemli hisseden insanlar...

beğeni yapmıyor ama, mesaj yazmaya üşenmiyor, iyi niyetle okumuyorlar çünkü, ben yine de kendisini anlamak için soruyorum, "beğeni yapmamışsınız, beğenmediğiniz bir tanım için, neden bana mesaj yazıyorsunuz? beğenmediyseniz, neden üzerine düşünüyorsunuz? yorum yapıyorsunuz? öyleyse de eyvallah, neye katılmıyorsunuz filan diye soruyorum...
aldığım cevap şu;
ben herkese, her tanıma beğeni yapmıyorum, zor beğeniyorum...

okuyup, gülüp eğlenip, öğrenip, beğeni yapmıyorsun, yapılan şey tam olarak budur, aslında ayıptır da, bu da o yazarın karakteriyle alakalıdır, kibirdir bu, yapacak bir şey yok, çünkü maalesef bunlardan çok var...

benim önerim, watsup daki durum gibi, diğer uygulamalardaki hikayeler gibi, profile yada tanımlara girenler, bir şekilde teknik olarak mümkünmü onu bilmiyorum ama, ziyaretçi trafiği açık açık görülsün, sayfada kalma süresi filan, sayı olarak görülsün, bence yazarları çok motive edecektir,

okuyorlarsa görünsünler... öyle hem okuyup, hemde günahını vermeyenlerin, mecburen yazısını okuduğu yazara katkısı olsun...

yoldaşcım bunu bir düşünün derim nacizane, çünkü ben gerçekten iyi bir yazıyı sadece 20 kişinin, yada 50 kişinin okuduğuna ve beğendiğine inanmıyorum,

birde beğeni yapanların durumu var,
ben birkaç kez yaşadım, her ne kadar yazdıklarını seri olarak okuyup beğensemde, kendisini tanıyamadığım için, sanırım 3 kişinin filan nickaltı için yazdığı yazıyı "sadece beğeni yapmamdan" bahsettiği için silmelerini rica ettim,

ben seri beğeni aldığım zaman, telefondan kaçıyorum, mahcup oluyorum, tabiiki çok memnun oluyorum, ne biliyim o kişiyi gördüğümü belli etmek istemiyorum, rahat rahat okusun diye, daha sonra bende iadeyi ziyaret yapıp, onun yazdıklarını okuyorum, ve gerçekten beğenmezsem beğeni yapmıyorum yazdıklarına, ve "okuduğu için" teşekkür ettiğim bir mesaj yazıyorum, kendisi ile ilgili bir fikrim oluşursa da, nickaltı na yazıyorum, bu iş böyle olmalı,

profilinize girip yazdıklarınızı okuyan kişiyi, koşa koşa nickaltı na yazıp, anons etmek nedir, bu benim bütün tanımlarımı okudu, üst üste beğendi diye ilan edince ne oluyor, he çok beğendi seni, söyledin herkese, ne oldu, başın göğemi erdi, yazacak başka bir şeyin yok demekki...

maalesef bu yazarlar, hemen şaşırıyorlar, arkadaşım, hiçmi kimse yüzüne bakmadı senin, hiçmi takdir edilmedin hayatında, mesajları da bir tuhaf oluyor, sanki ben okuduğum için değilde, onun dikkatini çekmek için yaptım filan sanıyorlar, böyle bir üstüne alınmak yok yani, o zaman insan düşünüyor, bu yazıları yazan akıl, bu akıl olamaz diye, insanı düşündürüyorsunuz yani...

yoldaş bu nicaltı na da bi sınır bişey gerekiyor kesinlikle...
daha önce de önermiştim, takip ettiklerimiz, takip edenler, yada ne biliyim okuyorlarsa, burdan yazarlara söyliyim, yazarı anlayanlar, nickaltı yazsın,
bence bu da etkiliyor beğeni yapmayı,

birde bütün bunlarla ilgili sözlüğün girişinemi asarsınız, kabul ediyorum kısmınamı eklersiniz, başlığınımı sabitlersiniz artık bilemiyorum,
sanırım bu okumak, beğenmek, sözlük neydi, nasıl kullanılır gibi konuları, bi tabela şeklinde bir yerlere asmak lazım,

çünkü bir başlığa giriyorum, 150 tanımdan 35 tanesi farklı tanımlar, diğerleri hep aynı, bakıyorumki benim yazacağım yazılmış, uslu uslu çıkıyorum, evet ben de "eksik kalıyım" diyorum, çünkü birinin bana yada tabelaya yazıp duvara asması gerekmiyor...

"lütfen önce, beğendiğiniz başlıktaki birbirinden farklı kafaların yazdığı, birbirinden değerli yazarların, orjinal yorumlarını okuyunuz, çünkü 85 defa yazılmış bir tanımı 86. kez yazan kişi olabilirsiniz :)"

bu da okumayı azaltıyor, dolayısıyla okumadan yazanlar, başlıkların, bir sürü birbirinin aynı tanımla dolmasına sebep oluyor,

benim ilk yazarlığım olmasına rağmen, kişisel olarak sözlüğü böyle kullanıyorum, ama bazılarının, hem sözlük, hem genel ahlak kurallarını, girişte, akışta, bir yerlerde görmeye, öğrenmeye ihtiyacı var, maalesef.

edit : sadece kendi rekorumu değil, sözlükteki en uzun tanım rekorunu da kırdım galiba :)
devamını gör...

nors mitolojisi için adeta bir dönüm noktası, kilometre taşıdır. bir nevi titanlar- olympos tanrıları savaşıdır.

hikaye geliyor:*

her şey bir gün vanir'lerin kıymetli mi kıymetli freyja'sının asgard'a seidr yani büyü sanatını icra etmeye gitmesiyle başlar. freyja aesir'e seidr'i icra ederken aesir ok etkilenir vefreyja'ya arzuları doğrultusunda dua etmeye başlarlar. ilk başta kibar ve masum olan bu dualar zamanla yerini seviyesiz ve kaba dualara bırakır. bundan rahatsız olan freyja durumu dile getiri ama sinirlenen aesir freyja'yı bağlar ve asgard'ın meydanında ateşe verir. kül olan freyja her seferinde anka misali küllerinden doğdu hem de daha güzel bir şekilde. bu olay karşısında aesir freyja'dan korkmaya başladı ve vanir'e savaş ilan etti.

bu savaş yıllar boyunca sürdü, iki taraf da büyük kayıplar verdi. nihayet iki taraf da bir kazananın olmadığını anladı ve ateşkes yapmaya karar verdiler. bu ateşkesin devamlılığın sürmesi için de rehineler aldılar.
vanir aesir'e freyja, freyr ve njord'ü; aesir ise vanir'e hoenir denen üstün bilgisi olan birini ve yanında da yardımcısı olarak meşhur bilge mimir'i verdi. gel zaman git zaman vanir hoenir'in bilgeliğinden şüphe etmeye başladı. en sonunda aesir'in yaptığı sahtekarlığı cezalandırmak için mimir'in kafasını kesip aesir'e yolladılar.

bilgelik uğruna kendisine sağ gözünü teslim eden odin mimir'i göründe kahırlara gark olur ve mimir'in kafasını baharatlar ve bazı büyüler yapar, bir nevi sucuk olur mimir.* bu yapılan işlevler mimir'in kafasına konuşabilme özelliği verdi. odin bu kafayı yanından ayırmadı.
devamını gör...

katılmadığım başlıktır.

yazar arkadaş çevresindeki insanlara göre araştırma yapmış ve sonucu belirlemiş.
bir işe yaramaz olur mu hiç yahu tabela okumak bile çok işe yarar.

günümüzde zaten insanlar bir şeyler okumak istemiyorlar bırakalım okuyan bilinçli bilinçsiz bir şeyler okusun.
devamını gör...

80'li yıllarda trt'de yayımlanan fransız-japon ortak yapımı çizgi filmdir.
clementine adlı yatılı okulda okuyan kızımız, hemera isimli doğa üstü güçleri olan arkadaşın küresiyle zamanda yolculuk yaparak başı dertte olanlara yardım eder.

çizgi filmin özelliği, çocuklara çeşitli kültürlerin tanıtmasıdır. bir gün antik mısır'ın çöllerinde koşarken, bir diğer macerada japon geleneksel savaşçıları samuraylarla, bazen italya'da, bazen kızılderililerle, bazen de leonardo da vinci'nin hayatına bakış atarken izlersiniz.

fakat gelgelelim, her macerada kötü adamlar var. baş kötümüz alevden malmoth isimli yaratık. cehennemde yaşıyor ve karakteri kendisine uygun kişileri seçerek clementine'in başına sarıyor. elemanlar başarısız olunca da solucanımsı yılanımsı bir şeye çevirerek cehenneme atarak hesap soruyor.. kimileri için travma yaratmış olsa da aslında güzel çizgi filmdi. güzel bir giriş şarkısı vardı.
devamını gör...

mahkeme yoluyla adamın soyunu kurutma teşebbüsü.
devamını gör...

ösym'nin son yıllarda neredeyse hiç sormadığı konudur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim oyum somurtkan şirine.gözlüklü şirin'den nefret ederim.nefret etmektende nefret ederim.
devamını gör...

fıstık ezmesinin damağına yapışması ve boğularak ölme fobisi ( adı çok garipti bunu unuttum )
ördek tarafından izleniyor olduğu fobisi (anatidaefobi )
şişmanlardan korkmak ( obesofobi)
telefonsuz kalmaktan korkmak ( nomofobi )
ter kokusunun başkası tarafından alınması fobisi ( adını unuttum ama japonlarda çok rastlanıyormuş )
aklıma gelenler bunlar .
devamını gör...

alev alatlı bu ifadeye benzer bir ifadeyi rüya ve kabus serisinde ön insan şeklinde nitelendirmiştir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim