bazı insanlar bulunduğu durumu korumak ister. riske girmek göz korkutur.sonucu kestirememek,belirsizlik o insanları çok yorar.

kendini çok sevdiğin için olabilir mesela kimse üzmesin beni canım kendim,ben keyfim ve kahyası durumu. kendinden daha fazla başka birini düşünmek tehlikelidir kişinin rahatını bozabilir.

değişim korkusu.. alışık olmadığı bir duygu ise ne yapacağını bilemez. bilmediği yerden çıkan soru onun güvensiz hissetmesine sebep olacaktır.hayattaki dengesini başka bir yere savurma bilindik olmayan bir duyguya alışma süreci yıpratır. yeni düzene ayak uyduramayacağını düşünür.

doğru insanın karşısına hiçbir zaman çıkmayacağına emin olmak. bu hayata negatif bakmaktan gelir. iyi bir insan ya da olay ile karşılaşılmayacağı düşünülür. hayal kırıklığı duygusu kişiye ölüm gibi gelir. kişi bununla baş edemeyeceğinden sevmemeyi tercih edebilir.
devamını gör...

3 yaşında çocuğu olmayan * ve 3 yaşında çocuğu olanların imrendiği aynı zamanda bu kişilere içten içe kin besleyen tip insanlardır.
devamını gör...

çocukluğum radyo tiyatrosu dinleyerek geçti.
(gülmeyin, ben çocukken televizyon çoktan icat edilmişti)
çok güzel müzikleri ve seslendirmeleri olurdu radyo tiyatrolarının.şimdi storytel gibi uygulamalar bunu karşılayabilir belki, burada da sevdiklerim oldu.
keyiflidir,hayal dünyanızın kapılarını aralar.hele seri( arkası yarın) dinliyorsanız, bir sonraki bölümü dinlemek için hazır beklersiniz.
devamını gör...

bunun bir üst versiyonunu (bkz: ukde doldurup hâlâ ukdeyi anlamamak)
devamını gör...

dostoyevski aslında olayların iç yüzüne odaklanmış diyebiliriz. bazı şeyler dışardan göründüğünde o kadar kötü değildir. ama iç dünyası farklıdır olayın . o kişide uyandırdığı duygular farklıdır. ben baş karakterlerin dostoyevskinin iç dünyasını yansıttığını düşünüyorum. yaşadıkları karşısında ne hissettiği, ruh halini falan anlayabiliyoruz. onun dünyasında hava hep kapalı hep bulanık ve bunu okuyucuya geçirebiliyor. biz kitaplarını okurken yaşadığımız hissi kaldıramazken o ömrü boyunca o hislerle yaşamış . ve bu hislerini birer şaheserlere dönüştürmüş . ayakta alkışlıyorum.
devamını gör...

az önce valide hanımla aramızda geçen bir diyalogtan sonra aklıma damlayan sorunsaldır efendim. *

+ niye susuyorsun?
- niye konuşayım?
+ televizyon izlerken yorum yapmadan duramazsın sen. söyle ne oldu? psikolojin bozuldu kesin.
- ya yok, ne alakası var? dersleri düşünüyordum.

işte böyle. sırf biraz sessiz kaldım diye antidepresan kullandırtacaktı bu kadın bana. neymiş sessizmişim. *

sessiz insanlar ruh hastası değildir efendim. etraflarındaki kitlenin anlamsız gürültüsünün bir parçası olmak istemiyorlardır o kadar. lütfen, onları ötekileştirmeyin!
*
devamını gör...

genellikle ılımlı tavrıyla bilinse de özellikle sevmediği kişilere karşı sivri dille cevap verdiği görülmüştür. örneğin yıldızlarının bir türlü barışmadığı tevfik fikret, mehmet akif'in sakal bıraktığını görünce "ooo akif'ciğim, maymuna dönmüşsünüz." der. bunu üzerine karşısında duran tevfik fikret'e sırtını dönerek "o zaman duvara döneyim bari." şeklinde cevap verir.
devamını gör...

zekâsı pek gelişmemiş olan, alık, bön, budala, ahmak kimselere denir.
ama bir de uygun yerde aptal gibi davranmasını bilen insanlar vardır. işte onlar en zekilerinizdir.
devamını gör...

kehribar gözleri olan kadınla zencefil molası.

dün fırında şirket kavurması kodlarken, bariz bir şekilde blöf yaptığımı farkettim. bütün bunlar şeftali kuruntusu geçirdiğim için başıma geliyor. sabahları kaşarlı ahtapotla besleniyorum diye akşama kadar kariyerim ağrıyor. 3 boyutlu cinsellik çikolatası gibi eriyorum bu havalarda. üstümden metro istasyonu geçmişte gişelerimin haberi yokmuş minvalinde bahanelerle kendimi avutuyorum. ne yapayım organlarım halden anlamıyor, hormonlarımın omega bilmem kaç yağı aşermesine kayıtsız kalamıyorum.

annemle banka soymaya giderken yanında pazar arabası getirmesinden utanıyorum hala. galakside benim kadar şerefli bir keş olmadığına dair kendi üstüme tez yazıp bahis oynayacak kadar yolumu şaşırdım. biri omuzumdan tutup beni okula yazdırsa keşke. sevgilimi evde unutup sınavdan kalsaydımda bir şey değişmeyecekti. okuma engelli vatandaşlara kelime kolisi hazırlayıp yardımlayan yayın evlerindeki sobaların üzerinde mandalina kabuğu yakan teröristler kadar acımasız ve ozon düşmanı köpek balıklarına söyleyecek bir şey bulamıyorum diye oturup ağlayacak değilim ne yazıkki.

köylü biriyim ben, diğer insanlar gibi şehirlilikler yapamıyorum. ne kendime ne başkasına bir şehirliliğim yok. bütün köylülüğü kendime yapıyorum. tezek dolu kadehler kaldırıyoruz kızılay çadırında. dolum günü geçmiş bir yangın tüpü kadar çaresizim. başkentimin yüzünde patlayan sivilce kadar genç kalmak istiyorum. zaman porselen bir tabak gibi kırılıyor kalbimde, kehribar gözlü bir kadınla tam da şu havada müzelerden zencefil toplarken.
devamını gör...

çöpü market poşeti değil de çöp poşetiyle atmak. zengin gösteriyor bence.
devamını gör...

profilden çıkıp akışa dönüyorum. bazen akışı yeniliyorum, biraz stalk yapıyorum. günün şanslı yazarlarına salça oluyorum. arada girip tanimlarimi okuyorum. sonra en en sevdiğim bal porsuklarinin profiline giriyorum biraz da onların tanımlarını okuyorum. ben galiba 445 yazarın yerine de sözlükte takılıyorum.

(bkz: beni maaşa bağlayın)
devamını gör...

halbuki aşk,
başka ne olsundu hayatın mazereti

ismet özel
devamını gör...

uçurun kurtulalım kardeşim.

sonra hayalet şehir gibi takılırsınız burada.

o ordan çıkar böööööhh falan der, birbirinizi korkutursunuz, en son adını da "kafa forum" diye değiştirirsiniz tam olur.*
devamını gör...

kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.
tutunamayanlar (kitap)-oğuz atay
devamını gör...

bu artık son bulmasın mı ?

çocuk daha doğrusu bebek ağlıyor buna nasıl içiniz el veriyor ben anlayamıyorum. tek ''yapma'' deme şekli daha ağlamak. onu da avazı çıktığı kadar yapıyor daha nasıl tepki verebilir ? dile gelse ana bacı karıştıracak sülaleni anla artık şunu ya.

türk halkı hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da saygısızlığın sınırlarında. salyalı salyalı öpmeler, her tarafa dokunan ellerle sevmeler, havaya atıp tutmalar falan. bir garip sevgi gösterme şekli. kendi çocuğunuz olsa isterseniz kolunu kopartıp onunla oynayın kimse bir şey demez ama yolda bebek arabasında ki çocuğu böyle mıncırmayın arkadaşlar. zaten el kadar çocuk daha anası babası o kadar sevemedi. bak ısırmayı hiç söylemek bile istemiyorum. gerçekten birinin benim çocuğumu ısırdığını görsem köpek maskesi takarım çocuğuma yaklaşacağı zaman.

bir uzaktan akraba terörü yaşadım bu konuda. yeğenimi (1.5) havaya atıp tutarken yakaladım memeleri yere değen teyzeyi. ''bir daha yapma'' cümlemle etrafı buz kestirmiştim. yani bana açık açık diyor ki. ''harap olmuş reflekslerimle bu çocuğu havaya atarım.'' eeee ablacım ? ''tutamazsam da düşer'' mi diyorsun ? kadına nasıl bir enerji yolladıysam 2 aya düşüp kalçasını kırdı. geberesice.

bir de ''ben çocuğu böyle severim'' diye bir böbürlenmeleri yok mu? ağzına bir tane çarpacaksın ''ben de böyle insan seviyorum'' diye. şu çocukları doğru düzgün sevin. uzaktan uzaktan.
devamını gör...

fırın. yaptım, sokulmaması gerektiğini acı bir şekilde tecrübe ettim. siz sokmayın.
devamını gör...

kafamdaki proje;
0 yönetim.
herkes eşit.
herkes her konuda yazabilecek.
kimin ne yazdığı tespit edilemiycek.

tabi yönetim olmadığı için 2 kısıt lazım
dakkikada 1 tanım ve 1 yorum kısıtı.

ütopyalarımdan biri.
devamını gör...

kaynak olarak amerikan ve ingiliz dedektif romanlarından uyarlanmış olan, 1940'lı ve 1950'li dönemlerde çekilen psikolojik, gerilim, suç içerikli siyah beyaz filmlerdir.
devamını gör...

sözlükteki trollerin açtıkları başlıkları okuyup tüm laflarımı bir hışımla anında hazırlayıp tam yazacakken sanki elektrik çarpmış gibi bir anda kendime geliyorum ve parmaklarımı usulca klavyeden çekiyorum.
devamını gör...

evet yaşadığım durumdur. eskisi gibi akıcı ve kelimeleri yutmadan konuşamıyorum. geçen yüzyüze görüştüğüm bir arkadaşla iki çift laf edelim dedik konuşurken kelimeleri yutmam ve düşünerek konuşmamdan kendim rahatsız olup doya doya konuşamadığım durum. tabi pandeminin etkisi de büyük. öncesinde iki üç kişi görür konuşurduk.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim