geceye bir şarkı bırak
eski bir şarkı
devamını gör...
ışık kirliliği
iğrenç bir durumdur. o güzel gökyüzünü izlememizi, gözlem yapmamızı engeller.
sayın mejanın da dediği gibi köy, kasaba gibi yerlerde şehirlere nazaran daha az yaşanan bir durumdur bu sebeple gökyüzünü daha rahat izleyebilirsiniz.
sayın mejanın da dediği gibi köy, kasaba gibi yerlerde şehirlere nazaran daha az yaşanan bir durumdur bu sebeple gökyüzünü daha rahat izleyebilirsiniz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
karadeniz ve hırçın dalgaları ilham vermiştir.
devamını gör...
fotoğrafın hikayesi
(bkz: bulgaristan göçmenleri)
osmanlı döneminde bulgaristanı türkleştirme amacı ile anadolu'dan götürülmüşlerdi. osmanlı'nın bölgeden çekilmesi ile yakın bir tarihe kadar sürekli ırkçı güdüler ile insanlık dışı muameleye maruz kalmışlardı.
"1950'li yıllarda jack birns tarafından edirne'de çekilen fotoğraf"

görseldeki kadınların kürk giymesi zenginlikten değil fakirliktendi. çünkü geldikleri yerdeki yönetim tarafından sadece elbiseleri ile çıkmalarına izin verilmekteydi. gidecekleri yerde çaresiz kalmamak için tek yolları varlıklarını, satılabilecek kıyafete çevirmekti.
kaynak ve fotoğraf kaynağı
osmanlı döneminde bulgaristanı türkleştirme amacı ile anadolu'dan götürülmüşlerdi. osmanlı'nın bölgeden çekilmesi ile yakın bir tarihe kadar sürekli ırkçı güdüler ile insanlık dışı muameleye maruz kalmışlardı.
"1950'li yıllarda jack birns tarafından edirne'de çekilen fotoğraf"

görseldeki kadınların kürk giymesi zenginlikten değil fakirliktendi. çünkü geldikleri yerdeki yönetim tarafından sadece elbiseleri ile çıkmalarına izin verilmekteydi. gidecekleri yerde çaresiz kalmamak için tek yolları varlıklarını, satılabilecek kıyafete çevirmekti.
kaynak ve fotoğraf kaynağı
devamını gör...
yusuf göbbels
neyse ben kabuğuma çekileyim yine bizim kelleye hallenecek anlaşılan.*
devamını gör...
çabuk sinirlenen insan
bıkmıştır! birine bişeyler anlatmaktan ve karşılığı yerine tekrar aynı hataları görmekten ama ortamlarda çabuk sinirlenen diye adlandırılır hiç bu kişi bu hale nasıl geldi diye sorulmaz.
devamını gör...
bim haftanın fantezi ürünleri kataloğu
fantazi dünyasını evli çiftlerle, 2-3 parça kıyafete basitleştirmiş bim hiç yakıştıramadım...
buradan
üşenecek yazarlar için
buradan
üşenecek yazarlar için
devamını gör...
yazarların şu an olmak istedikleri yerler
devamını gör...
kişinin eski fotoğrafına bakıp kendini özlemesi
kendimi değil gittiğim yerleri özlüyorum daha çok. ben yine benim çünkü. hatta eskisinden daha çok şey görmüş, daha çok şey bilen benim. canım ben.*
devamını gör...
yazarların sevdiği küçük acılar
uzun süre spor yapmazsınız sonra tekrar başlarsınız ve ertesi gün et keser ya hah onun acısı hoşuma gidiyor.
devamını gör...
normal sözlük ayetleri
*kodlayan iko'nun adıyla yaz.!
devamını gör...
sevgilinin horlaması
dünyanın en sinir bozucu şeylerinden biridir, dayanılmazdır. o orda kıçında pireler horlaya horlaya uyurken hayat senin gözünde gittikçe anlamsızlaşır, manasını kaybeder, odaklanamazsın, sabah olmuştur uyuyamışsındır hala.
yastıklara gömersin kafanı ama o da kurtarmaz. en sonunda beyninin horlamayı algılayan bölümü uyuşup hissizleşir ve uykuya anca böyle dalabilirsin. tabi tekrar uyanman işten bile değildir.
yastıklara gömersin kafanı ama o da kurtarmaz. en sonunda beyninin horlamayı algılayan bölümü uyuşup hissizleşir ve uykuya anca böyle dalabilirsin. tabi tekrar uyanman işten bile değildir.
devamını gör...
nazım hikmet ran
ideolojik şiirleri pek ilgimi çekmese de geri kalan şiirlerinde dudak uçuklatacak kadar iyi olduğunu düşünürüm hep size bir şiirini bırakıyorum. nasiplenirsiniz:
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
- baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana...
ve artık
biliyorum:
toprağın
yüzü güneşli bir ana gibi
en son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kâbil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak...
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...
nazım hikmet - bir ayrılış hikayesi
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
- baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana...
ve artık
biliyorum:
toprağın
yüzü güneşli bir ana gibi
en son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kâbil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak...
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...
nazım hikmet - bir ayrılış hikayesi
devamını gör...
acarlar longozu
acarlar longozu türkiye’nin tek parça halindeki en büyük longoz ormanıdır. dünyanın da en büyük 2. longozudur. genişliği 250-1250, uzunluğu 7,5 km'dir. oluşumu açısından tipik bir kıyı set gölüdür. karadeniz’le 20–25 m yüksekliğinde kumullar, güneyinde ortalama 100 m yüksekliğinde alçak tepelerle sınırlanır. sakarya nehrinin 6 km batısında yer alır, fazla suları okçu deresiyle sakarya nehri’ne dökülür. türkiye'de nadir bulunan subasar orman, ekosistemiyle 1998 yılında bursa kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulunun aldığı kararla ile 1. derece doğal sit alanı olarak koruma altına alınmıştır. adapazarı toprak su teşkilatı 1971 yılında gölün gideğeni olan okçu deresini genişleterek kanala dönüştürmüştür. o zamandan günümüze gölün alanı %40’ı (9.443 km2) küçülmüştür. gölde bir kısmı endemik olan bitki ve hayvan türleri yaşar. özellikle göçmen kuşların üreme ve kışlama alanıdır. orman alanında dişbudak, kızılağaç, kayın, karaağaç türleri yaygındır. çocuk felci tedavisinde kullanılan göl soğanının ticareti kaynarca köylüleri tarafından yapılmaktadır. longozda yayın, kızılkanat, sazan balıkları, çevrede tavşan, tilki, yaban domuzu, gelincik, doğan ve sincap yaşar. kış aylarında yaban domuzları longozun turistik gezi amacıyla halka açılmış kısımlarına indiğinden dolayı kışın longoz ziyaret edilmemelidir. sakarya'daki tek yaban hayatı geliştirme sahasıdır. su menekşesi yurdumuzda endemik bir tür olarak yalnızca acarlar gölü’nde bulunur. ayrıca göl lalesi gibi nadir bir tür de acarlar gölü’nde bulunmaktadır.
longozla alakalı başlıca sorunlar longoz çevresi köylerin atık suları longoza karışabilmekte olması, bölgenin kaçak ağaç kesimleri ve avlanma faaliyetlerine maruz kalması, göçmen kuşların kuluçka döneminde motorlu tekneler kullanılarak kuşların rahatlarının bozulmasıdır. ülkemizde böyle doğal güzellikler varken korumamız lazım. gerçi salda gölüne ayakkabıyla bile girmeyin dendikten sonra biz inşaat yapıp gölün dengesini bozduk o ayrı konu.
longozla alakalı başlıca sorunlar longoz çevresi köylerin atık suları longoza karışabilmekte olması, bölgenin kaçak ağaç kesimleri ve avlanma faaliyetlerine maruz kalması, göçmen kuşların kuluçka döneminde motorlu tekneler kullanılarak kuşların rahatlarının bozulmasıdır. ülkemizde böyle doğal güzellikler varken korumamız lazım. gerçi salda gölüne ayakkabıyla bile girmeyin dendikten sonra biz inşaat yapıp gölün dengesini bozduk o ayrı konu.
devamını gör...
su altında sevişmek
suyun kaldırma kuvvetinin ekmeğini yemektir.
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında kitap okumak
benimdir. ama tabii ki de yazar arkadaşımızın da dediği gibi iğne atsan yere düşmeyecek kadar dolu olan metrolarda oldukça saçma olur kitap okumak. ben sadece çok dolu olmayan metrolarda okurum.
devamını gör...
el orfanato
2007 yılında yayınlanan ispanyol korku gerilim filmidir. fakat içinde dramda barındırır. filmi izlerken inan sonra görürsün sözünü cımbız ile çektim diyebilirim. hem gerilip hem hüzünlendiren tuhaf bir duygu karmaşası yaşattırıyor. acıların bir çesit intikam alması gibi bir şey bu... kapı pencere gıcırtısını duymayana aşk olsun.o anneye helal olsun daha ne diyeyim.
devamını gör...



