kendime söylediklerimi, dünya üzerindeki herhangi biri bana söylemiş olsaydı, onu parça pinçik ederdim herhalde... insanın en büyük düşmanı kendisidir, net!
devamını gör...

romanının çıkmasını istediğim başlık.
devamını gör...

mantıklı bir istek.
önce çoraplarını giy, hava buz gibiyse ikinci çorabı da giy. sonra içlik giy, pantolon giy, atlet giy, kazak giy, kaşkolunu tak, şapkanı/bereni tak, montunu giy, botları giy, hava yağmurluysa şemsineni al. zor iş mirim.
oysa ki yaz öyle mi? giy tişört pantolon ,çık dışarı.
devamını gör...

ilk mesajı beklediğimi öğrendiğim başlık oldu. teşekkürler sözlük.
devamını gör...

kokpit fotoğrafı, kapak fotoğrafı ve nicki arasındaki uyum ile dikkat çeken şimdinin çaylağı geleceğin yazarı. hoş gelmiş, umarım tez zamanda yazar olur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

anavatanın, çin olduğu yönünde de
anadolu olduğu yönünde de görüşler olan meyvedir.

uygur destanında fındık ağacından bahsedilmektedir.

eski çin kaynaklarında ‘ tanrının ihsan eylediği beş kutsal meyveden biri’ diye geçer.

evliya çelebi trabzon için ‘dağları taşlarında cümle ormanları fındıklıktır. ‘ der.

eski beri kıymetli görülen meyve, çikolata hayatımıza girdikten sonra daha da kıymetlenmiştir.

türkiye, dünya fındık üretimin yaklaşık yüzde yirmisini sağlamaktadır.

fındık yetiştirilen yerler için, her sene ağustos ayı, fındık zamanı olarak geçer.
fındık, çay gibi hemen satılabilecek bir ürün değildir.

toplandıktan sonra kurutulması, tanelerine ayrılması, sonra da tanelerinin iyice kurutulması gerekir.

iyice kurutulmayan fındık, nemli havası ile nam salmış karadeniz bölgesinde, çok çabuk çürüyebilir ve tüm ürün zayi olabilir.

eylül gibi satışa hazır hale gelen fındık, devletin açıkladığı fiyatla satışa sunulur.
eskiden bir çok ailenin bir yıllık geçim kaynağı olan fındık bu, zamanda ek gelir olarak görülmektedir.

fındık psödomaki türünde bir bitkidir.
boyları 3 metre civarı, beş on tane daldan oluşan ocakların, sıra sıra dizildiği fındıklıklarda yetişir. her fındık zamanı sonrası, yaşlı dallar genç dalların ocakta rahatça büyümesi için kesilir, bu işleme seyrekleme adı verilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


fındık ocakları çapalanırsa ve gübrelenirse verim de ona göre artar.

yaşlıların fındıklıkta gördüğü her tane ile gözlerine nur indiren, aynı yaşlıların fındığa özen göstermeyen gençleri çeneleri ile canından bezdirmesine sebep meyvedir.

aslında, kafa dengi olunca, oyun masasında oyun oynar gibi sohbeti bol bir eyleme sebep olabilecek bir meyvedir. *

ezcümle; bir iki güne benim de maruz kalacağım ağustos ayının tatlı çilesidir.
devamını gör...

ulu önder duygu asena nın füzesi kitap

müthiş bir kadındır,
kendisi çocuk gelişimi okumuş ve bu alanda çalıştığı yıllarda, çocuk sahibi olmamaya
"karar vermiş"

bir röportajında diyorki;
"çocuk sahibi olmamak, benim üzerinde düşünüp, değerlendirip, bilinçli olarak karar verdiğim bir konudur..."

kaç kadın çocuk istemediğini anlama, çocuk yapmama, hakkının olduğunun, farkında acaba..

bunun ayıp değil, kendi tercihi olduğunun, oturup bunu düşünebileceğinin, karar verme yetkisinin, hakkının kendisinde olduğunu bilen kadın varmı acaba,
çünkü düşünse çocuk yapmaz birçok kişi,
ama düşünse..
insanların uzun uzun düşünmeye vaktide yok sabrıda, hep kısa süren aktivitelerle meşgul herkes, kısa süren ve kolay şeylerle...
düşünmek cesur insanlara özgü bir şey bence, ve düşünmeye vakit ayırmak, önem vermek, öncelikleri arasına koymak...

çağının, zamanının çok ilerisinde bir insan duygu asena,

"insan yaşamında eksik olanı herşey sanıyor"

diyerek bilinmeyene (x) yüklenen, aslında "herşey" kadar da değerli olmayana, nasıl gereğinden fazla değer yüklediğimizi, hesap edebilecek kadar iyi bir matematiği vardı bence...

ve
"hep verici olmak da doğru değil, hep almak da"

derken de yine hakkaniyetini, matematiğini ve adaletini görüyorum...

iyiki bunları düşünmüş, iyiki bukadar düşünmüş, iyiki yazmış...
devamını gör...

ben bu adamı sevimli bulmaya başladım. diğer trollerle arasındaki mesafeyi uzak ara açmaya başladı.

meriçlerle olan problemini çözerse -ki onlara saplanıp kaldıği için yelpazesi daralıyor.- gülümseten, zülfi yâre dokunan bir trole dönüşür.

bunun da sözlüğe katkısı olur, egosal buhranları bük sen ermolettin, meriçlerle arana mesafe koy. inan bir yıldız gibi parlayacaksın sözlükte.
devamını gör...



"kendimi kış zannederken işte yemyeşil bir ağaç olduğumu anlıyorum"

tam aksini iddia edebilirim aslında. yemyeşil bir ağaç olduğumu zannederken bla bla... kış ağaçtan büyüktür desem, neden olmasın ki. yahut ağaç kışın alt kümesi olduğu halde kış geçer ağaç kalır da diyebilirim, çünkü bu da neden olmasın.

kış ve ağaç konusu ile kış ve yeşil bir ağaç konusunda bambaşka şeyler yazılabilir. fakat gerek var mı? tüm bunların bu şarkıyla hiçbir ilgisi yok. ve bu karmaşa benimle ilgili.

beynim milim milim parçalanıyor sanki, ben günlere gülümserken.

en iyisi şarkıyı dinleyelim.

"kendimi kış zannederken işte yemyeşil bir ağaç olduğumu anlıyorum"
devamını gör...

düşünüyorum da ne kadar cahilce ne kadar kötü bir dönemdi o. ben hiç dayak yemesem de ilkokul beşe kadar sınıfımda bazı öğretmenlerimin sınıf arkadaşlarıma şiddet göstermesini çokça gördüm. hele bazıları o kadar acımasız ve gaddardı ki penceren sarkıtmıştı ufacık özgürü. din öğretmeni hiç unutmam kafasını tutup sıraya vurmuştu defalarca anıl diye bir çocuğun. müdür yardımcımız yaşar,başka sınıftan birinin dilinin ucunu çakmakla yakmıştı.şimdi söylerken bile tüylerim ürperiyor.hiçbir çocuğa annesi babası dahil hiçkimse bu şekilde bir şiddet uygulayamaz hele ki sen kimsin,tamam öğretmenlik kutsaldır ama öğretmen yol gösterendir,öğretendir.içindeki vahşiliği kimsenin çocuğuna gösteremez. başkasının çocuğuna dokunamaz,temas edemez. bak yine sinirlendim neler oluyordu bu ülkede bir dönem,gerçii hala olmaya devam ediyor da en azından twitter adalet sarayı var. ordan seslerini duyurabiliyor insanlar.
devamını gör...

eskiden bir ağaç kütüğü oyularak oluşturulan ve ormanlardaki yüksek ağaçların tepe dallarına yerleştirilen karakovanlar olurmuş. sonra bu zahmete katlanamayanlar ve daha fazla, daha ucuz bal isteyenler fenni kovanları icat etmiş. arıyı yormayacak ve karakovandaki doğal peteklerin yerine parafin ile desteklenmiş petekler bulmuşlar. hani silah icat edilince mertliğin elden gitmesi gibi.
ballar, çiçek nektarlarından ziyade şeker şurubundan imal ediliyor. ürün, bala benzese bile hakiki bal değil. daha kötüsü, piyasada bal diye satılan gıdaların yüzde 70 ya da 80 kadarının bu hileli ürün olması.
devamını gör...

yanlış olan önermedir.

daha geçen gün konuştum kendisiyle, ben erzincansporluyum dedi.
devamını gör...

çok görmüş ve geçirmiş, tecrübesi sağlam, bu sebeple kandırılması zor kişiler için söylenen söz.
devamını gör...

''iyi insanlar kırıldıkları zaman sevmeyi bırakmazlar, göstermeyi bırakırlar.''
keşke bu kadar kırıldığım anlaşılsaydı...
devamını gör...

(bkz: beatrix kiddo)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeterince çalışmıyor olmak.
devamını gör...

emek hırsızlığı ibaresi sadece günümüz yazarları* için geçerlidir çünkü günümüzdeki yazarların hepsi kitaplarını ticari kaygı güterek para kazanma amaçlı yazıyorlar. şayet yazar olsaydım asla ne kadar satıldığına değil ne kadar okunduğuna ne kadar erişilebilir olduğuna bakardım çünkü benim fikirlerim ve düşüncelerim asla ama asla satılık değil.
devamını gör...

capgras sendromu en kısa tanımıyla; tanıdık kişilerin yerine, onlara çok benzeyen sahtekarların geçmiş olduğuna dair sanrılarla karakterize bir sendromdur. bu sendrom nadir olarak görülür ve daha çok şizofreni kavramı içinde yer alır. beyinde hayalet görüntüler ortaya çıkar.
devamını gör...

arkama bile bakmadan direkt uzaklaşma sebebi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

düşüncesiz davranması.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim