benim nikim de güzel he.

tamam ben sevimsiz biriyim ama nikim gerçekten güzel.
benim nikimi de bi daha gelinse alınacak nikler başlığına yazasanız mutlu olabilirim. kendimi bu gibi başlıklarda görmek beni daha önemli biri gibi hissettiriyor. çünkü hani az sonra uyuyacak bir hayatsızım anladın mı? bu saatte uyuyan biri anca altı yaşında olmalı ama değilim. kocaman da bir adamım.
terapiye dönüştürmeyeyim giriyi.
ama nikim güzel.
miyav çünkü.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çevresinde gördüğü olumsuz evlilikler üzerine bu kararı vermiştir. zaten huzurlu ve mutlu bir aile ortamına sahip olmak binde bir olan bi ihtimaldir. bu riske girmeyi düşünmez.
devamını gör...

herkese iyi bayramlar. ailenizle sevdiklerinizle daha nice guzel bayramlar gecirmenizi dilerim.
devamını gör...

(bkz: ülkede aptal insan artışı)
devamını gör...

hafızam pek iyi olmadığından kitaplarda sevdiğim yerlerin altını çizip sonrasında üstüne düşünmek hem daha büyük bir etki yaratıyor, hem de aklımda daha iyi kalmasını sağlıyor. o yönden yapmayı çok sevdiğim bir eylemdir. ara sıra 'ulan ben burayı niye çizmişim acaba...' diye düşünüp o satırlarla zaman öldürmek de çok hoştur.
devamını gör...

tarihte ilk kez '' e = h.f '' şeklinde formülize edilen bir fizik sabitidir. farklı formülleri de vardır. madde, ışık, atomaltı ve atom aksiyonunun kuantumu için kullanılır. ısim babası max planck'dır. özellikle quantum dünyasında öncüdür.

ayrıca ;
(bkz: planck uzunluğu)
devamını gör...

ruhu boşluğa iten bir bitiş.

lise 1'de bir sınıf arkadaşım vardı. o zamanlar nöbetçilik olayı olurdu hala var mı bilmiyorum. neyse efem birbirimizi nöbet çizelgesi sayesinde tanıdık ve çok yakın arkadaş olduk. sınıfın çok sessiz, sakin bir beyefendisiydi kendisi.

nöbetçilikle başlayan serüven uzun muhabbetlere, çeşitli oyunlara, beraber ders çalışmalara dönüştü. birbirimize her şeyimizi anlatırdık. 2. sınıfa geçtiğimizde bir haber aldım. hemde o kadar ciddiyetsiz, lakayıt, sırıtarak aldığım bir haber. 'sevgilin ölmüş kız hahahah, annesi vurmuş başından.'

o an beynimden vurulmuşa döndüm. kimden bahsediyordu bu değişikler? ne demeye çalışıyorlardı? kim ölmüştü? kimi annesi beyninden vurmuştu? bu nasıl şakaydı? yanıma koşa koşa bir arkadaşım geldi o ara ağlaya ağlaya. 'banu, coşkun ölmüş' dedi. yerin ayağımın altından kaydığını hatırlıyorum. sonrası yok.

coşkun'un babası askerdi. annesi babasının beylik tabancasıyla önce yatakta uyuyan oğlunu sonra kendini vurmuş. nedenini hiç bilemedik. zaten bir problemlerinin olup olmadığını da bilmiyorduk. ara sıra annesiyle diyaloglarından bahsederdi. ama hiç dikkatimi çeken bir olay olmamıştı.

bu gidiş sorası günlerce kabus gördüm. 'coşkun' diye bağırarak uyandığım, sabahlara kadar uyuyamadığım gecelerim oldu. o iki pisliğin tavrı hep gözümün önündeydi.

hala düşündükçe çok üzülürüm. bu insanlar nasıl bu kadar kötü kalpli olabiliyor diye. gidene mi üzüleyim, kalanların pis, kokuşmuş kalbine mi?

aynı ikiliyi daha sonra müdür yardımcımızın vefat törenindede bu tarz bir tutumla anımsıyorum. hepimiz üzgün töreni beklerken onlar 'biz internet kafeye gidiyoruz kankalar siz burda ölü bekleyin puhahaha. ' diye uzaklaştı.

coşkun, benim ilk giden arkadaşım. o kadar yakın olup beni bırakan ilk arkadaşım. travmam. bu sene vefat eden sevgili veterinerim, abim de bir nevi arkadaşım sayılırdı. derdimi anlattığım, derdini dinlediğim. iki üç günde bir yanına uğrayıp, çayını kahvesini içtiğim. onun gidişi de çok hırpalamıştı beni.

ne denebilir ki? geriye sadece yaşanan güzel anılar ve özlem kalıyor.
hasretle... can arkadaşım ve güzel yürekli abim...
devamını gör...

bi anlık gafletle başlığı sağ kulağa götürüp alo denildiği takdirde sağ ayak üstünde zıplama suretiyle kulağa kaçırılan suyun çıkarılmasıyla sonuçlanacak hadisedir.
devamını gör...

nedeni, kabul görmeme korkusudur.
onun da nedeni kendini kabul etmeme durumudur.
kök neden yine özgüven.
devamını gör...

çok güzel tanımları olan yazar arkadaşımızdır kendileri.
devamını gör...

şimdi eğer türklere özgü eziklikler başlığına yazarsam herkes normal karşılayacak, ama eğer bu başlığa yazarsam “pis ırkçı”, “faşist” olacağım. o yüzden hiç yazmayacağım.*
devamını gör...

veee başlıyooor geleceğe dönüş.
her hafta içeceğimi alıp balkonumdan dinlediğim yayını bu hafta değişiklik yapıp yürüyüşte dinleyim dedim. bi de ne göreyim? yayıncımız da bu hafta ilk defa canlı yayın yapacakmış. e hadi dinleyelim o zaman.

canlı yayınınız mübarek olsun sayın yazarımız ve yayıncımız*.
şuraya da yazarlarımıza nehirde ay temalı bi fotoğraf bırakıvereyim:*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nişantaşı'nda bugün çektiğim fotoğraftir. yumostan yaratıcı bir reklam hareketi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merhaba arkadaşlar.

öncelikle yapılan devrim sonrası ekonominin pek de şahlanmadığını sözlükte de görmüş olduk. biz fakir halk olarak onları artı oy yağmuruna tutarsak adamlar deli gibi karma kasar. e bize kim bakacak?? şimdiden baktığım bütün modlar profillerine bişeyler koymuşlar. biz daha karnımızı zor doyuruyoruz.

demem o ki onları da açlığa terk edersek bu durumdan rahatsız olup indirim talebimizi belki karşılayabilirler. sizlere güveniyorum. iyi günler dilerim.
devamını gör...

mansur yavaş ankara'nın başkent olmasından sonra, ankara'nın başına gelen en iyi ikinci şey.

ankara'da yaşayan biri olarak mutlaka destekleyeceğim.
devamını gör...

pazar günü açıklandığı üzere 60 yaş üstü ve eşleri, immunsuprefis ilaç kullananlar ve down sendromlular risk gruplarına aşı sırası geldi denmesi üzerine hemen ertesi gün e-nabız aracılığı ile hem anne babama hem de kendime aşı randevusu aldım.

biontech'in uygulanmaya başlayacağı duyumu da dolaşıyordu o yüzden mantıken kapsamlı devlet hastaneleri ile eğitim araştırmalarda uygulanabilir olacağını düşünerek iki ayrı araştırma hastanesinden randevu oluşturdum(anne-baba'ya aynı hastane, kendime başka hastane ama ikiside eğitim araştırma).
sonra fark ettim ki randevu sayfasında sinovac olduğu yazıyordu.
bugün açıklandığı üzere aşı seçme olanağı olacak şeklinde söylemlere dayanarak 182'yi aradım ve değiştirip değiştiremeyeceğimi sordum. olur, dediler ve başka bir hastaneye değiştirildi randevularımız.
sonuç; ilk defa bir şeyi doğru söylediklerini söyleyebilirim ama henüz kanıtlayamam. tabi aşıyı olana kadar yine içimden acaba mı diyeceğim ama bilgilendirmek istedim ve aşıdan sonra editleyeceğim.
devamını gör...

sakinlerinin diğer yerlere göre biraz daha açık fikirli olmasının sebebi vakti zamanında burada bine yakın personelin hizmet verdiği kocaman bir amerikan üssünün olması ve amerikan askerleriyle o zamanlar nüfusu hepi topu yedi bin civarında olan şehir halkı arasında yıllarca süregelmiş ilişkilerin olmasından ileri gelen şehirdir. tabii amerikan askerlerini bizdeki uzun dönem erler gibi düşünmemek lazım.
devamını gör...

üsteki entry'deki linkle alakalı kısma itibar etmeyin pek. çünkü bıraktığı linkteki "spring waltz" adlı eser, chopin'e ait değildir. toplumdaki büyük yanılgılardan birisidir bu. sosyal medya insanları işte böyle yanlış bilgilerle donatıyor.

linkte mevcut olan eserin asıl ismi mariage d'amour, fransız besteci "paul de senneville" tarafından bestelendi. videonun açıklama kısmına baktığınızda neyin ne olduğunu söylüyor zaten.

yani kısacası chopin bu eseri bestelemedi diyor... ve özür diliyor açıklamayı yazan kişi vs.

burada bir chopinist (chopin çalan piyanist) olarak uzun uzadıya chopin'i anlatmak isterdim. hatta en sevdiğim ve en az bilinen eserlerini de paylaşmak isterdim. bazıları biliniyor örneğin: noktürnler gibi. fakat baladlar bilinmez pek örneğin. hatta chopin'in yazdıkları içinde en beğendiği "balad no. 1"dir. benimse balad no. 4.

liszt ile tanışıklığı vardır sonra. hatta liszt'in sevgilisiyle de bir ilişkisi vardı diye okumuştum bir yerde ama emin değilim. safsata da olabilir.

bir romantik dönem sanatçısı olan chopin hakkında şunları bilmenizde fayda var: chopin'in bütün besteleri piyano içerir. genelde solo piyanodur bunlar, ayrıca iki piyano konçertosu ve birkaç oda müziğinin yanında lehçe şarkılar bestelemiştir.

büyük bir romantiktir. hatta dostoyevski ile aynı zamanda, mekanda yaşasalardı çok büyük dost olurlar diye düşünürüm.

edit: bu entry'nin amacı üstteki entry'i kınamak, aşağılamak ve bizzat yazanı da aşağılamak değildir. haddime değil. itibar etmeyin derken, söylediğinin yanlış olduğu kastettim ki dediğim de doğruydu. lakin birisinin yanlışını belirtmek ve diğer insanların bu yanlıştan muzdarip olmamasını sağlamak erdemli bir davranıştır. diğer yandan, bu gerçeklere rağmen, kaba bir üslup olarak anılabileceğini varsayaraktan, başta dediğimi düzeltme yoluna gittim ve yumuşattım.
devamını gör...

acun bir yarışma yapsa, 1 ay boyunca odadan hiç çıkmadan ve kimseyle temas kurmadan yaşar mısınız diye meydan okusa 2 ay çıkmam odadan.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim