bugün sözlükte gelen bayram mesajlarıyla yaşadığım güzel his. nedense hiç beklemiyordum. tişikkirler herkese tekrar.
devamını gör...

dinlemedeyiz efendim.
devamını gör...

karşısındakine "senin için şunu yaptım" dedirtecek kadar kör kimselerin vermiş olduğu nankör karşılıktır. takdir edilmesi gereken tek bir yan vardır, o da tutarlılık.
devamını gör...

çekiciliği ve güzelliği temsil eden çiçek.
kokusu çok hoştur. bu yüzden kolonya veya parfüme çok yakışır.
bir de yeşil çayın kekremsi tadını uzaklaştırdığı için favorimdir.
devamını gör...

çocuğu okul müsabakalarında üstün başarı göstermiş ebeveyn gibi hissettirmiş, mutlu etmiş hadisedir*.
online listesine güneş gibi doğmuş olmasına aldırmayınız, had bildirimi isteyenlere acımayacağını, kırbacı vuracağını düşünmekteyim*.
devamını gör...

kendime aldığım doğum günü hediyem geldi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çeşitli tarifleri, uğraşları, didinmeleri nafile bırakıp yine de yolunu bulamadığını iddia eden yazar. ben nickin yalancısıyım. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


yolunu bulamamış ama benim nickaltımı bulmuş şükür. eee baya da kıyak cümleler bırakmış. düşündüm taşındım, taşındım düşündüm tabağı boş göndermeyeyim dedim. *
#1096945 hayat isteyen değil 'hayatı yaşayan' olarak düzeltebilirim.
hayatı, yaşamayı, insanları, hayvanları, doğayı, kainatı yahu... kendince yaşayan, kendince yorumlayan... banuca yaşayan işte.

kendimi bir kenara bırakıp sayın yazara gelmem gerekirse pek analizci bir birey. biraz da mübalağayı seven bir yazar. * onure olduk efem. *
eeee dedik ama sataşırız, uğraşırız, canını sıkarız diye. * *

pek naif, pek kibar bir yazar kendileri. bir süredir minik minik konuşmalarımız. tanımlar üzerine fikir münakaşalarımız oluyor. henüz nezaket çizgisinden çıkartamadım pekte niyeti yok gibi. yahu ne kadanda zor şuradaki insanları kendi çamuruma çekmek. *

oynamıyorum arkadaşım ben ağız tadıyla bir mahalle kavgası yaptırtmadınız insana. * *
neyse tamam seni de böyle kabul ettim sevgili yazar. tüm güzel cümlelerini gördüm, kabul ettim. ee benden de anca bu kadar idare et.

hep yaz çok yaz hadi ben bu sefer kaçar.
saygılar efem.
devamını gör...

tanım: hangi mezhebe mensupsun? diye sorsan, şafii veya hanefi diyecek olan, hoca görünümlü cahil birinin, küçücük çocukları fişlemesi.

bilmez ki, imam şafii'nin*;" ehlibeyt'i sevmek rafızilik ise eğer, tüm dünya duysun rafiziyim ben!" dediğini.


imam şafii ye ehlibeyt sevgisi sorulduğunda; "ehlibeyti namazda anmadan, namaz kabul olmaz!" dediğini.

bilmez ki;

imam hanefi* nin alevilerin altıncı imamı caferi sadık (as) a öğrencilik yaptığı dönemi kastederek; "son iki yılım olmasaydı, numan helak olurdu!" dediğini.
devamını gör...

30 yaş altı, şehirli yazar başlığı.
derdin bu olsun.
benim öyle bir derdim yok çünkü benim zamanında anaokulu yoktu.
bazen ben bu sözlüğe bir kaç baden büyük müyüm diye düşünüyorum.
devamını gör...

kanaatimce doğru insan bulunmaz, doğru insan olunur.
iki insanın birbirini sevmesi sebebiyle sevginin kişileri birbirlerine göre adeta heykel traş edasıyla şekillendirdiğini ve birbirleri için doğru insan haline geldiklerini düşünüyorum
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: tantuni sultan süleyman)
devamını gör...

sürekli yeni çalgı, yeni enstrümanlar icat edip durmayın artık sizin yüzünüzden kıyamet erken kopacak. *

bonus olarak da polis ve güvenliklerin de kıyamet kopmasında büyük katkısı varmış, bunların hesabını kime verecek. *

ülke olarak delirmeye devam ediyoruz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ısrarlı cahillere laf anlatmak. artık tamam sen haklısın demeyi tercih ediyorum.
devamını gör...

her an kart bilgileri gidecekmiş gibi bir link değil mi?
devamını gör...

eğer pencereden bakmaya devam edersem kar utanır ve yağmaz.
devamını gör...

şu sıralar muzdaribi olduğum hastalıktır. sözlüğe telefondan girerken yazmaya üşeniyor ve taslak kaydediyorum, bilgisayara geçince o taslağı da unutup uzay boşluğunda yok olmasına izin veriyorum. çoğunlukla sonrasında okuyup beğenmiyor ve yayınlamaktan vazgeçiyorum. bu özelliği bir kere aktif edince öz kontrolünüz tavan yapıyor. mesela bundan da vazgeçmemek adına anında yayınlayacağım şu an.
devamını gör...

"insan doğası gereği bilmek ister." yanlış hatırlamıyorsam aristotales'in bir eseri bu cümleleyle başlıyordu. küçük kara balık da bilmek istiyor. doğasına uygun olanı yapmak istiyor. hayatın anlamını öğrenmede buluyor ve bunun macerasız olmayacağını biliyor. bunun aksi anlayış neden sonra oldu bilinmez -belki de yerleşik yaşamın sağladığı rahatlıktandır- insan öğrenmekten korkar oldu. hatta başkalarının da öğrenmesini istemedi. ne olursa olsun gücünü unuttu. tembelleşti. işte küçük kara balık da bunu anlatan en güzel eserlerden ve unutulmaz kahramanlardandır.

bir sabah annesine dünya ne kadar, neresidir? dünyayı merak ediyorum, bana anlatır mısın? gibi sorduğu sorularla onu çok seven annesini bir hayli korkutmuştu. çünkü dünya işte "bu kadar" dı. yaşadıkları yer kadardı. başka dünya aramaya ne gerek vardı. dışarısı tehlikelerle doluydu. en iyisi hep yerinde kalmaktı. ancak tüm bunlar küçük kara balık'ın aklına yatmıyordu. dünya bu kadar küçük olamazdı. keşfedilecek okyanuslar, kurulacak arkadaşlıklar, öğrenilecek şeyler vardı. yaşanacak bir yaşam vardı. burada kalırsa yaşayamayacaktı. o da gitmeye karar verdi. salyangoz dostuyla da konuşurdu bunları. bulundukları bölgedeki yaşlı balıklar sevmezdi onu. aklında kötücül, zararlı düşünceler vardı. genç balıkların aklını çeliyordu. bu zararlıydı. balıklar sadece balıklarla arkadaş olmalıydı. küçük kara balık ise şöyle diyecekti:" bir balığın salyangozla dost olamadığını nereden biliyorsunuz. ben de böyle bir şey hiç duymadım. " sonuç olarak bu tek düze yaşama karşı çıktı, suçlandı ve hatta ortadan kaldırılmak istendi. birkaç balık arkadaşı onu koruyarak ona akıntıya kadar eşlik etti. küçük kara balık serüvenine atıldı. tam bu noktada iki farklı metin arasında bağlantı kurarak puslu kıtalar atlası'ndan bir alıntı yapmak isitiyorum:


uzun ihsan efendi oğluna, "buradan gitmek istediğini biliyorum oğlum" dedi, " kendime hakim olabilseydim belki de seni, çoktan içine girdiğin bu maceraya bırakmazdım. sana olan sevgim biricik oğlumu tehlikeye atmama engel oluyor. ama bilmek ve şahit olmak en büyük mutluluktur. macera ise en büyük ibadettir; çünkü o'nun eserini tanımanın başka bir yolu olduğunu görebilmiş değilim. kendi payıma ben, dünyayı rüyalarımla keşfetmeye çalıştım. bu, yeterince cesur olmadığımın bir göstergesi olabilir. aynı hatayı senin de yapmana yol açmak istemiyorum. sana izin veriyorum, git. git ve benim göremediklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek. dünyadan ve onun hiçbir halinden korkma.


iki eserde de aynı düşünce savunulmaktadır. sonuç olarak öğrenmek ve tanıma arzusu şu yaşamı anlamlı kılan yegane unsur olmaktadır. bu yolculukta destekleyici, güven verici tutumlar olduğu sürece mutlu bireyler, mutlu toplumlar olacaktır kanaatindeyim. baskılayıcı tutumlar bir yere kadar sürer ve istenmeyen çıktıları bazen baş edilemez olur. en iyisi keşfetmenin, öğrenmenin önüne geçmeye çalışmamaktır çünkü su akar yolunu bulur ve dirençle akan bir suyun önünde ne durabilir?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim