bak dışarıda yağmur var
görüyor musun
çabuk geçer bilirsin
kirpiklerin ıslak ağlıyor musun
hiç değişmemişsin...*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ama kafamız nasıl güzel saat 23'te bekleriz efenim...
devamını gör...

ilk duyduğum şarkıya günlerce yaptığım.
d vitamini gibi depoluyorum.
son favorim olan emir can iğrek'in son şarkısını, en az iki hafta non stop dinlerim
devamını gör...

gelsin o teyzeler yanıma, yakınıma dediğim başlıktır.
gelsin o teyzeler, tanışalım ki şöyle ağız tadıyla muhabbet edelim. eskiyi yaad edelim, y kuşağı olduğumuzun tadını çıkaralım.
hepsi de baştacıdır o teyzelerin.
devamını gör...

başlığın tam hali "hatay'da satırla saldırıya uğrayan kadının, erkek arkadaşından şikayetçi olmaması" olacaktı lakin yine karakter sınırlamasına takıldım.


hatay'da tavla oynayan 5 kişinin gözü önünde, kız arkadaşı elif d.’yi (17) satırla darbettiği suçlamasıyla gözaltına alınan oğuzhan k. (24) adliyeye sevk edildi. erkek arkadaşından şikayetçi olmayan elif d.'yi, sevk sırasında oğuzhan k.’ye sarılmak isterken polis engelledi. elif d., polis memurlarına, “kurban olayım lütfen. hakimle görüşmem lazım. tutuksuz yargılansın” dedi.


bir kadına uygulanan fiziki ya da psikolojik şiddeti savunacak kadar alçak değilim lakin böylesine bir vakanın her şeyi hak ettiğini düşünüyorum. "kocamdır ne yapsa yeridir" söyleminin bir başka versiyonu sanırım, gerçekten trajikomik.

kaynak 1

kaynak 2

kaynak 3
devamını gör...

bir jacqueline raoul-duval kitabıdır.

franz kafka en çok milena’yla olan ilişkisi ile bilinir özel hayatında. babası ile olan fırtınalı ve her daim mağlup olduğu baba-oğul ilişkisi bambaşka bir mevzudur. milena tek gerçek gibidir hayatta kafka için. ama aslında mevzu göründüğü kadar romantik değil. çünkü kafka tam dört kez nişanlanmış ama nedense bir türlü evlenememiştir.

bu kitapta da dört kere evlenen ve dört büyük roman yazan kafka’nın hikayesini okuyor kitabı eline alıp biraz daha kafka kazımak isteyen okur.

ilk isim felice. felice’i başta hiç beğenmese de ona yazdıkça aşık olmaya başladığını düşünüyor kafka. bu belki bir yanılsama ama kafka yazdıkça aşkı depreştikçe depreşir ama felice ile iki kez nişanlanmasına rağmen evlenemez kafka. bir keresinde bu nişan kafkanın ihaneti yüzünden son bulur.

evliliğe en çok yaklaştığı kişi julie’dir. hatta yaşayacakları ev bile bellidir. ikisi de nişanlıların da yeni ayrılmış olan çift evliliğe bu kadar yaklaşmışken kafka hastalığını bahane edip bu ilişkiyi bitirir.

sonra milena çıkar gelir. milena ile ilgili hikayeyi herkes bilir bence. ama bu ilişki başladığında milena evlidir, başına buyruktur, uyuşturucuya düşkündür ve ilişki yine yürümez ve bir nişan daha bozgunla biter.

son isim ise dora’dır. çok gözü pek bir kadın olan dora bir o kadar da gençtir ama kafka artık ölmek üzeredir. bu evlilik de gerçekleşmez, belki de böyle bir niyet bile yoktur.

kafka bir nişanlı olarak yaşar ve ebediyete bir nişanlı olarak gider.
devamını gör...

çok cimri olduklarını gösteren belgedir.
devamını gör...

güney afrika cumhuriyeti'nin doğusunda, swaziland ve mozambik ile sınırları olan eyaletidir.
yüzölçümü 76.495 km²'dir.
kruger milli parkı'nın bir kısmı bu eyalettedir.
nelspruit en büyük şehridir.
devamını gör...

devletin bir dili olur. devlette posta koymak hem usülen hem de esasen mümkün değildir. bu durum devlet adabına da uygun değildir.

t_1: posta koyma içermediği için yanlış kelimelerle açılan başlıktır.

t_2: devlet içinde iletişimsizlik olduğunun karinesini barındıran açıklamalardır.
devamını gör...

mesele çok konuşmaktan ziyade boş konuşmaktır. bazı insanlar konuşur, ağızlarından resmen marmaris balı damlar, sabahlara kadar dinlemek istersiniz, uyku bir türlü gelmek bilmez.
bazı insanlar da konuşur. çok boş, çok gereksiz, çok anlamsız ve bize katkısı olmayan şeyler anlatırlar ki daha başlar başlamaz uyku getirirler, gece olmasını bile bekleyemezsiniz.
devamını gör...

tutan içerikler:
-doğum günü kutlamak
-kulüpleri öven tanımlar
-nickaltından yazar öven tanımlar
-günaydın sözlük başlığına tanımlar
-anın fotoğrafı başlığına fotoğraf içeren tanımlar. daha detaylı bir tasvir için #1198121 no'lu tanıma bakabilirsiniz.
devamını gör...

hem acı hem de garip bir şekilde mutluluk veren bir duygudur. belli aralıklarla yaşadığım bir karın ağrısıdır.
iştahsızlık, dalgınlık, okuduğunu anlayamama, dış dünyadan kopma, durduk yere otuz iki diş sırıtma gibi yan etkileri vardır.

lakin abartmamak, takıntı haline getirmemek lazımdır. zira bir süre sonra verdiği acı gittikçe artmakta, kurtulayım şu illetten dedirtmektedir.
devamını gör...

... dünyanın gidişatını göre göre çocuk yapıyorlar.

... müge anlı'nın programındaki hayatları yaşıyorlar.

... hayatlarını dedikodu, yeni gelin sunumları ve iftiralarla falan geçirip mutlu olabiliyorlar.

... "kadınların şusu busu" konuları üzerinden trollük yapıyorlar.

türünden daha tonla şey yazılabilecek başlık.
devamını gör...

saçmalık.
aynı sıkıcı başlıklara, yazmaktan sıkılanlara alternatif işte.
güncelleme diye düşünün.
düşün ki kedin bunu okuyor, başlığına her gün yeni ne yazılabilir?
kediler okuma bilmiyor, farkında mısınız?
kedilerin umurunda değilsiniz,
kedilerin sizin hakkında ne düşündüğünü de umursamıyorum.
dört ayaklı, sevimli bir canlı kedi, o kadar.
aman neyse, benimde aklıma başlık gelmiyor bu akşam.
hadi düşünün siz kediyi, o sizi düşünüyormuş gibi.
devamını gör...

makyaj yapsın ya da yapmasın, diğer insanlara tercihleri yüzünden karışmadığı ve hakaret etmediği sürece bir şey söyleme hakkına sahip olmadığımız kadındır.
ek olarak, söylesek bile bu onun tercihleri ile alakalı olmamalıdır.
devamını gör...

genelde burnuma asit kaçtığı için gözüm yaşarır. ama ağlamam.
devamını gör...

sıcak havaları sevmediğim için etkisini fazlasıyla hissettiğim yorgunluktur. çalışmak, uyumak, bir şeyler izlemek, ya da herhangi bir şey yapmak oldukça zordur kendisi yüzünden. çözümü de aşağıdaki yazıda görebileceğiniz gibi hepimizin bildiği şeylerdir ancak insanın yorgunluktan dolayı bunları yapası gelmez. *


bahar yorgunluğu sendromu insanlar arasında oldukça popülerdir. doktorlar, bu yorgunluğun vücudumuzun bize yorgun olduğunu ve bazı önemli unsurlardan yoksun olduğunu bildirmek için gönderdiği bir sinyal olduğunu söylüyorlar. bahar yorgunluğu çok yaygındır çünkü insanlar kıştan sonra genellikle vitamin, mikro ve makro elementlerden yoksundur - çünkü kış boyunca daha az meyve, daha az sebze ve daha az güneş vardır. bu yüzden daha yorgun, daha zayıfızdır ve enerji seviyemiz düşmüştür. ayrıca, baharın ilk ayında meydana gelen ani değişiklikler, vücudumuzu daha fazla enfeksiyon kapma riskiyle karşı karşıya bırakır. doktorlar, bağışıklık sistemimizin yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı yılın bu döneminde en zayıf halinde olduğunu söylüyorlar.

peki bahar yorgunluğuyla mücadele etmek için ne yapabiliriz?

dinlenme
öncelikle biraz dinlenin. insanların uykuya ihtiyacı var, bu çok yaygın bir bilgidir. şimdi, muhtemelen eskisinden daha yorgun olduğunuz için, özellikle uyku miktarına odaklanmalısınız. gecelik en az 6-7 saat uyumaya çalışın ve vücudunuzun yenilenmesine izin verin. yine de, bazen bahar yorgunluğunun, her gün daha yorgun hissettiğiniz için, dinlenme miktarının önemli olmadığını hissettirebileceğini unutmayın. bunun sizi kandırmasına izin vermeyin, yeterince uyumaya ne kadar odaklanırsanız, bu yorgunluk aşamasının üstesinden o kadar çabuk gelirsiniz.

rahatlayın
tabii ki uyumanın yanı sıra rahatlamanın da bir yolunu bulmalısınız. ister köpük banyosu, ister yüz maskesi yapma, yürüyüşe çıkma ya da kitap okuma... bir süreliğine istediğiniz bir aktiviteyle kendinize odaklanmaya çalışmalısınız. bu, vücudunuzun yenilenmesine ve biraz daha güçlenmesine izin verecektir. ek olarak, zihinsel olarak daha iyi hissedeceksiniz - rahatlamış bir zihin sağlıklı bir zihindir.

spor
hareket çok önemlidir, bunu size herkes söyleyecektir. haftada birkaç kez kısa bir egzersiz bile vücudunuz için harikalar yaratabilir. spor derken, spor salonuna gidip ağırlık kaldırmayı kastetmiyoruz. ne sporu yapacağınıza siz karar verin! 30 dakikalık bir koşu mu? tenis, basketbol, voleybol maçı mı? hareket içeren her şey sizin için iyi olacaktır. neden? metabolizmanızı iyileştirecek, kan dolaşımını artıracaktır. dahası, vücudunuz daha fazla serotonin salgılayacak ve bu da sizi daha enerjik ve motive edecektir.

beslenme
yediklerinize odaklanmadan yorgunluktan daha çabuk kurtulamama riskiniz çok yüksektir. dengeli bir beslenme gerçekten her şeydir. kış aylarında vücudunuz vitamin ve diğer önemli elementlerden yoksun olduğu için, hepsini vücudunuza hemen vermelisiniz. günlük öğünlerinizde ne kadar sağlıklı yiyecek varsa, vücudunuz o kadar iyi beslenir.

bedeninizi dinleyin
herkes kesinlikle ama kesinlikle farklıdır. gerçek şu ki, vücutlarımız harikadır ve neye ihtiyaç duyduklarını bize bildirirler. sadece vücudunuzu dinleyin - birdenbire elma arzularsanız, gidin ve kendinize bir elma alın! muhtemelen bu meyvenin sahip olduğu vitamin ve mikro elementlerden yoksun olduğunuz için canınız çekmiştir. diğer yiyecekler için de aynı şey geçerli- çok özel bir şey istiyorsanız, muhtemelen vücudunuz o yiyeceğin içinde bulunan besinlerden yoksundur. unutmayın, vücudunuz sizinle kolayca iletişim kurabilir, sadece dinlemeniz ve konuşmasına izin vermeniz gerekir.



kaynak
devamını gör...

yaşınızın; isteklerinize engel olmayacağını anlamanız gerektiğini ifade eder.
bir yerde okumuştum; 80 yaşındaki bir kadın, çocukluğundan beri keman çalmak istermiş. buna ancak 50 yaşında zaman ve para ayırabilmiş. yaşının çok geç olduğunu düşünerek vaz geçmiş. şimdilerde ise;

keşke o zamanlar çalmayı öğrenseydim şimdi 30 yıldır keman çalıyor olacaktım
, diye çok pişman.
devamını gör...

evet inanıyorum gün gelecek bu başlık (bkz: hiv) olarak güncellenecek.
daha önce (bkz: hiv) başlığı açıp yazmıştım ama ısrarla burası yürüyor. o zaman benzer şeyleri buraya da yazalım, ne yapalım. orayı okuyan burayı okumayıversin, benzer bilgiler.
tüm tanımları okudum. buna değinen (bkz: mahakali)ve (bkz: mademoiselle) isimli yazarlara da teşekkürü borç bilirim.
nasıl tbmm meclisi, itü üniversitesi diye söylemiyorsak hiv virüsü de demeyelim. ufak takıntıları olanlar var hem doğrusu da bu.
öte yandan çok değerli bilgiler veren yazarlara da teşekkürler ancak hem genel bilgilendirme hem de eksik bilinenler için birkaç şey söyleyelim. sözlükteki şu başlıklarda da güzel tanımlar var.
(bkz: aids)
(bkz: virüs)
bu virüs şempanzelerden insana geçmiş. nasıl geçmiş diye merak ediyorsanız, yemişler öyle geçmiş.
insan insanı yerse de geçebilir.
peki insandan insana nasıl bulaşır?
1.kan yoluyla %100 bulaşır. hiv+ birinden kan alırsanız bulaşır. kızılayda bile oldu. geçmişte örnekleri var.
#614857 şu güzel tanımda paylaşılan linkte tüm sayılar var. psy active e sormuştum hatta bu sayılar güvenilir mi diye?
2. anneden hamilelikte ve doğum sonrası emzirme ile geçer.
3. cinsel sıvılar ile geçer. korunmasız cinsel ilişki ile geçer. hiv+ partner ile korunmasız ilişki yaşayan diğer partnere ilk seferde %100 geçecek diye bir durum yok. ne kadar çok birliktelik o kadar yüksek bulaşma riski.
virüs bulaşınca ne yapıyor?
kuluçka süresi var. birçok dokuya yerleşse de ölümcül etkisini bir tür beyaz kan hücresi üzerinde (t lenfosit) gösteriyor. bu hücrenin içine girip çoğalıyor. hiv sayısı arttikça t lenfoit sayısı azalıyor. bağışıklık zayıflıyor. çünkü bu hücreler yabancı hücrelere karşı (bakteri-kanser hücresi hatta organ nakli ile gelen hücreler) savaşıyor. hastalığın (aids) oluşması zaman alıyor. yıllarca sürebilir. sonuçta normal koşullarda tedavi edilebilen ishal, menenjit, verem, zatürre gibi hastalıklar vücuda ciddi zararlar vermeye başlıyor, bazı durumlarda ise kanserler görülebiliyor.
tedavisi var mı?
hiv için geliştirilen ilaçlar virüsün vücutta çoğalmasını ve bağışıklığı baskılayıcı etkisini önleyerek, hiv + kişilerin uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamaktadır. bunun için tedaviye erken başlanması ve doktor kontrolünde düzenli olarak devam edilmesi önemlidir.
bazı istatistikler:
dünyada yaklaşık 40 milyon hiv + birey olduğu düşünülüyor. acaba kaçı tedavi görüyor?
türkiye'de ise yaklaşık 20 bin hiv + birey varmış ve 1/10'u aids.
aids'in yaygın olduğu ülkelerden biri değiliz.
bizde ilk hiv+ vaka 1985'te ortaya çıkmış.
hastalıktan ölenleri anmak ve farkındalık yaratmak için 1 aralık dünya aids günü olarak kabul edilmiştir.
son olarak incir reçeli diye bir film olmasaydı anlaşılan çok kişi bihaber olacakmış.
devamını gör...

aramda bir bağ vardı geçmişle
hatırladıklarım eksikti
bundandı resimde aradıklarım
kim ne zaman, nerede
silinmiş hatıralarım.
devamını gör...

kimse aynı imkanlarla doğmuyor, ailesinden aynı derecede sevgi, ilgi ve destek görmüyor çok iyi biliyorum fakat kadınların kendine güvenmemesine tahammül edemiyorum. fazlasıyla üzülüyorum. sosyolojik birçok nedeni var bunun, iyi biliyorum. her zaman küçük görülmeye çalışılan kadınlar çok fazla. kendilerine güvensizliğin nedenlerinden biri de bu. kendi ayaklarının üzerinde durup kimseye ihtiyacı olmadığını (en azından ona kötü davrananlara, aşağılayanlara) vurgulayan kadınlara bayılıyorum. ayaklarının üzerinde duruyor demem de sadece okumakla bağdaştırılmasın fakat okuyup meslek sahibi olmak çok önemli. bundan sonrası da kişinin karakterine ve kendine duyduğu saygıya bağlı tabii. umarım hiçbir hemcinsimi kırmamışımdır fakat samimi düşüncelerim böyle.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim