uzun bir süredir insanlardan kaçarak, saklanarak yaşıyorum. kimsenin beni aramasını, sormasını istemiyorum; çevremi zaman geçtikçe kaybediyorum.

normalde, yirmi altı yaşında bir delikanlının yapması gereken ortamlarda kahramanlıklarından bahsetmek, bir takım iyi özelliklerini sıradan cümlelerinin önüne koyarak toplum tarafından takdir edilmeye çalışmak ve dibi görünmeyen her türlü okyanusa dalmaktır. bense her şeyden vazgeçmenin eşiğinde geziyorum. etrafımda "işte uçurum, dikkatli ol" diyecek kimse kalmayınca, bizzat kendim fark etmek zorunda kaldım, bu ve bunun gibi şeyleri. "birileri kıçımı toplasın" rahatlığı yok artık, gençliğin kayıtsızlığı elimden çok erken gitti, çok sağlam bir kazık yedim bence hayattan.

neyse, zaten giden gitmiş, o epik aşk sahnelerinin kurulacağı yıllar geçip gitmiş, yastığa kafayı huzurla koyup uyuduğumuz zamanlar artık çok uzakta. bu saatten sonra ne yapmak lazımdır bilinmez ama bizim de bir gün tüketeceğimiz şiirler yazacağımız zamanlar gelecek, inanıyorum buna. eğer yeni trajedilerle hayatımız süslenmeye devam ederse ki kesinlikle hayat buna yönelik bir takım hazırlıklar içerisindedir; o zaman umut kırıntılarımızı da kaybedip, daha fazla dibi göremeyeceğimizi düşünerek her türlü riski alabilir hale geliriz sanıyorum. umarım o hale düşmeyiz, hala kaybedecek şeylerimizin olduğu bir hayatın temkinliğiyle yaşarız. umarım böyle boktan bir şey değil, bir hayat yaşarız.
devamını gör...

filmlerini izleyerek büyüdük güldük eğlendik. huzur içinde uyu güzel insan.
devamını gör...

kaderini cetvelle çizemezsin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yıl 1998 di galiba panasonic gd65 miydi tam hatırlamıyorum, 3 modeli vardı, ben en son çıkan modelini almıştım, heryerde afişleri filan var, patronumda da ericson un ilk modeli var o takozlardan, şirkette olay olmuştu, gidip gelip vay be onistanbul da nasıl bir zenginse artık son model telefonu var diyordu patronum, utandığımı hatırlıyorum, daha sonra nokia 6110 sony ericson un metalik gri havalı bir modelini kullandım, babam aşırı kızmıştı cep telefonu alınca, ikide bir "sanki fabrikaları var, çok önemli işleri varda cep telefonu almış" diyordu, hey gidi günler...
devamını gör...

hepsi iyi güzel insanlar. ama (bkz: hi my i run) bazılarına çalı süpürgesi ile saldırmış olabilir diye düşünüyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sgdhcjhkvjvkvjcjbkd.*
devamını gör...

kimseler görmedi ömür hanım, bu dünyadan bir ben geçtim...
devamını gör...

angelina jolie’nin oynadığı 2014 yapımı fantastik film.

fantastik edebiyata nedense mesafeli olsam da fantastik filmlerden izlemediğim yoktur sanırım. atmosferden midir bilmem ama insanı içine çekiyor ve aklın ve hayalin sınırlarının nerelere vardığını gösteriyor. sanki bir rüya gibi . saçma sapan rüyalar gören benim gibi kişiler de , uyanıkken rüya görme imkanı yakalıyorlar böylece.

angelina jolie’yi ancak bu kadar çirkinleştirebilmişler. kadın , her koşulda , kafasında boynuzlarl bile güzel. ama onunla oynayacak küçük çocuklar, ondan korktuğu için, küçük kız rolünü kızı kapmış. anne-kız da için de iyi bir anı olmuştur bu.

malefiz boynuzlu, malefiz farklı,malefiz korkunç. ee bir günde olmadı malefiz böyle. iyi kalpli, yardımsever olunca insanlar bir süre sonra sana değer vermemeye,seni küçük görmeye ve harcamaya meyilli oluyorlar. malefiz de bu kişilerden biri. iyi bir periyi, kötü bir peri yapan insanlar ve aşık olduğu adam. şan şöhret uğruna malefizi harcayınca, intikam almak farz oluyor yani.

uyuyan güzel masalına gönderme dense de benzer yanlarından çok benzemeyen yönü çok. burada başta kötü sandığımız malefiz aslında iyi. bu da kötü cadı , kötü karakter klişesini yıkıyor.

fişmin görselliğine gelirsem, ben masalsı dünyayı ekranda görmeyi seviyorum ve bu konuda da başarılı buldum. masal dünyasına özgü renk geçişleri ve atmosfer iyi yansıtılmış. uzun zaman etkisinde kalınacak bir film değil . zaten bu tür filmlerde amaç daha çok masalsı ve hayal gücünü tatmin eden bir dünya yaratmak. bu konuda da başarılı buldum ben. izleyenlere selam, izlmeyenlere iyi seyirler.
devamını gör...

ukdeyi bırakıp yazmamak olmaz şimdi, yazalım madem.

eşref ruşen
ivanmilinski
zed's dead baby
ateist kaplumbağa
kafa 1500
sadrazam ikaryus
domestic hıyar
örnek vatandaş

yagami light
kaşkolnikov
karanliktakimum
meja
hazall
whisper




aslında melting de vardı ama beni yazmadığı için onu devre dışı bıraktım, ocak dışısın yavru kurt*.
devamını gör...

her buluşmamızda manit ödüyor. adam tutturmuş centilmen olacağım diye. ne gerek var? bırak bir sen bir ben ödeyelim, ne sana ne bana yük olmasın bu durumlar. vallahi bana batıyor elimi cebime attırmaması. eşitlik olmalı kardeşlerim.
devamını gör...

dünya'nın manyetik alanı son 1 milyon yıl içinde birçok kere yön değiştirmiştir. bunun için gerekli kanıtı demir içeren bir çeşit taş olan bazalt vermektedir. bazalt taşı okyanus tabanındaki volkanik fışkırmalarla ortaya çıkar. lavlar soğurken bazalt katılaşır ve yerin manyetik alanı yönünde şekil alır. bu taşların farklı yöntemlerle yaşları belirlenerek manyetik alanın periyodik olarak yön değiştirmesi hakkında kanıtlar toplanmış olur.
devamını gör...

eğer içinizde hala ona karşı duygular varsa, mükemmel bir haberdir.
ayağınızdaki bir prangayı daha çözdünüz demektir. arasam mı aramasam mı, acaba bana geri döner mi, bir gün tekrar olur mu sorularından kurtulmaktır.
gece yatarken onu düşünerek, arada bir eski fotoğraflara denk gelip bakarak, eski mesajları okuyarak, boş boş hayaller kurarak geçireceğiniz zamanın artık size kalacağını gösterir.
şimdiye kadar çok boş vaktim oldu da ne oldu, daha mı mutlu oldum diye sorabilirsiniz. haklısınız da. ama böyle düşünmek zorundasınız. yoksa hayat geçmez.
devamını gör...

sevdik de ne oldu efes bizden zengin oldu.
yazarken utandığım tanım.
devamını gör...

bir modern sabahlar * jingle'ı sayesinde haberdar olduğum şarkı, son derece ilginç bir aranjman.

söz konusu jingle şurada:
devamını gör...

erkek için ense kısmını almak imkansıza yakındır yapana saygı duyarım
devamını gör...

çoğu türk annesine çocuğunu doğurduğun için bakıyorsun ve bu seni kutsal yapmıyor derseniz bu sefer 9 aylık süreç ve doğum sancısından bahsederek kendisini kutsal ilan eder. böbrek taşı düşürenler yine kutsal o zaman. o da ağrılı bir sürecmiş çünkü. kolay da değil, öyle bir anda düşmüyor sanırım. bu durumda böbrek ağrısı çeken herkes kutsal mıdır?

16 sene boyunca çocuğu için bir sabah bile uyanmamış, kahvaltıyı kendisi acıktığı zaman hazırlamış, çocuğu sokağa salıp akşam ezanı okunmadan önce eve almış, bir kez olsun çocuğu ile ders çalışmamış, çocuğu ile özel hiçbir şey paylaşmamış anneler çocuklarına çok ciddi bir şiddet uyguluyor ve annedir yapar mantığı ile buna kimse ses çıkarmıyor. çünkü annelik dediğim gibi çocuk olmaktan daha büyük haklar veriyor size.

bunu dediğim zaman allah inşallah sana çocuk nasip etmesin ve allah belanı versin tepkilerini görmüş bir kadın olarak, anne olduğum için kutsal görülüp toplum tarafından belirli haklara sahip olabilmek yerine, tüm çocukları kendimden daha üstün bir yere koyuyorum. kimse beni doğurabileceğim için yükseğe koymasın, kutsal olduğumu düşünmesin, çocuğumu kutsal görsün istiyorum. bu da beni şimdiden kötü anne yapıyorsa yapacak bir şey yok.

gerçekleri görmek isteyen insanların pembe dünyasından çıkmasını öneririm. annesi evde pembe dizi izleyen çocuklar sokaklarda mendil satıyor, etraf şiddet gören ve istismara uğrayan çocuk dolu, çoğu çocuk aç bırakılıyor, anne ve babaları tarafından öldürülüyor, hatta çoğu camdan atılıyor, sonra çocuk kendi düştü diyorlar. kendini koruyamayan ve seslerini duyuramayan bu kadar çok çocuğun olma sebebi de anne kutsaldır, baba kutsaldır, anne ve babası başındadır anlayışıdır.

ayrıca çocukların olanlardan etkilenmediğini düşünmek için çok romantik olmak lazım. çocukluk cağı travmalarını ilerleyen yaşlara taşıyıp öyle bir gelecek kuruyorsun kendine. yetişkinler gider kendi ayağı ile tedavisini olur, bir çocuğun tedavi olmayı tercih etmesi için bile yetişkin olmayı beklemesi gerekiyor. yetişkin bir şekilde olanların mantığını kurabilir, çocuklar kuramaz. çocuk olmak başlıbaşına zavallı olmaktır.

sevgiliden ayrılıp 2 ay boyunca kendimizi toparlayamıyoruz ama çocuklar bizden daha güçlüdür. peki.
devamını gör...

konuşmayı bilenler, hep kısa konuşur.
dostoyevski
devamını gör...

mısır’da bir kadının, penis ve iç çamaşırı gibi süslediği mini kekler hazırlaması dolayısıyla tutuklanması olayıdır.
--- alıntı ---

üst düzey dini yetkililer bu tür pastaların yenmesinin islam’a aykırı olduğunu ifade ederken tutuklanan kadın, kekleri hazırladığını kabul etmedi.

ismi açıklanmayan kadın 2 bin 400 lira kefalet karşılığı serbest bırakılırken, partiye katılan diğer kadınların araştırıldığı bildirildi.

--- alıntı ---
www.diken.com.tr/misirli-ka...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim