bazen beni acayip kizdirsada canımı cok sıksada her zaman icinde bulundugum durum bu. o da her zaman bana gelir zaten. sadece bankasi da degil anneme karşı idare ederim onu, tartıştıklari zaman yatıştırırım. keske benimde boyle bi ablam olsaydi diyorum hep içimden..
devamını gör...

malesef fazlasıyla göze batan bir durum olmaya başlamıştır.

nickaltı diye bir şey var ne yazacaksan git oraya yaz kardeşim. arada biz de eğleniyoruz ama süreklilik arz edince boku çıkıyor.
devamını gör...

küçük yaşlardan itibaren büyüklere yöneltilen bir soru.
“kalbimizin içindedir yavrum” cevabı o gün bugündür teskin etmiştir beni.
devamını gör...

kıskanç biri değilimdir. kıskanma duygusunu da sevmem. ama kendisiyle barışık insanları kıslanıyorum. hem de çok.
keşke ben de onlar gibi kendimi sevebilse, kendimle barışık bir insan olabilseydim...
devamını gör...

japonya deprem öldürmez, devlet öldürür sözünün pozitif manada örneği bir ülkedir. bizim ülkemizi haritadan silecek depremleri hafif hasarla atlatabilen, japon kalitesinin her manada sözden ibaret olmadığının ispatı gıpta edilesi deprem teknolojilerine sahiptir.
devamını gör...

yatak örtüsünü katlayıp buzdolabına koymuştum.
devamını gör...

pharmaton değildir.
devamını gör...

eski kitapların ve dergilerin alınıp satıldığı bir dönem içinde kendimi kaybetmekten alamadığım şimdi gördüğümde ise içimde dört yanlışın bir doğruyu götürdüğü mekanlardır.

eskiden sahaflar çarşısı denilince içimde tatlı bir kıpırdanma olurdu. çünkü sahaflar çarşısı benim için ikinci el bir cenneti. yazımı okuyan bazı yazarların kelimelere yüklenen anlamlar konusunda hassas olduklarını bildiğim için açıklama gereği duyuyorum: ikinci el sözünü olumsuz bir anlam yükleyerek kullanmadım. aksine çok olumlu bir yönden yaklaşarak içinde bir yaşanmışlık barındıran kitapları ve benden önce kitabı okuyup kendi yaralarının altını çizmiş olan insanları kast ettim.

bir sahafın kokusu hiçbir şeye benzemezdi o zamanlar. eski kitapların tozlu kokusu olurdu sadece. ve kitapların üzerinde çıkmaz izler bırakan çay ve kahvenin kokusu, bazı sayfalarda okuyanın parmaklarına bulaşmış tütünün kokusu.

şimdi sahaflar çarşısı ösym tarafından fonlanan soğuk ve rahatsız edici kokusu poşetler içine hapsedilmiş test kitaplarının satıldığı bürokratik bir engel gibi uzanıyorlar önümde.

artık sahaflar çarşısına gitmiyorum, teknoloji bir nostaljiyi daha alt ederken bir yarış atı çaresizliğine düşmüş öğrenci milletini de yanına aldı.
devamını gör...

kişinin koku alamama durumudur. genel olarak grip nezle dönemlerinde rastlamakta olduğumuz durumdur lakin artık covid vesilesiyle çoğu hastanın yaşadığı durumdur.
devamını gör...

kankam. kankam.kankam .
başlıycam kankanıza. beğeni atacak misin ?nickalti girecek misin ? takip edecek misin ? savunacak misin? savunmayacak misin?
sanki 18 yaşında ergen.

t: muge anli gibi çıldırmamı sağlayan muhabbet. sanki bana brad pitt.
devamını gör...

kahramanmaraş pazarcık'ta 12 yaşındaki n.a adlı kız çocuğuna tehdit ve şantajla 1 yıl boyunca tecavüz eden karaktersiz aşağılıklar.

bu söylemek istediklerimin ufak bir kısmı küfür içerir.

bu da resimleri herkes görsün.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


buradan

edit: bir araştırsak bunlarında malum parti bayraklı fotoğrafı çıkar mı diye içinden geçirmeyen yoktur, eminim. hadi bunu da alının üstünüze de provokasyon diye şikayet edin moderatörlere :)
devamını gör...

başkası ne söylüyorsa davranışlarını ona göre uyduran, kendine has bir düşüncesi olmayan kişi.
devamını gör...

devamını gör...

çocukken oynayacak topumuz olmadığında kola kutusunu ayakkabımızın tabanıyla ezer onunla oynardık. top niyetine.
yokluk işte bir topun yerini tutmazdı ama napalım bir süre idare ederdi bizi.
ah bir topumuz olsa ne şutlar çeker ne paslar atardık.

şimdi bir düşünelim paramız olsa topumuz olsa uyduruk bir kola kutusuyla oynar mıyız? oynamayız elbet. yani akıllı insan eli yüzü düzgün bir topla icra eder oyun eylemini.

şimdi diyeceksiniz ki n'oldu aykut yaşlandın mı yoksa? yok yok şükürler olsun gencim. ama bazıları hiç yaşlanmayacağını zanneder ya ona şaşıyorum.

yaşlılık'ı bir kola kutusu gibi kullananlar var. kardeşim gençsin kuvvetlisin aklın başında, ne diye kola kutusuna tamah ediyorsun?
aklını fikrini zekanı kullansana. yap şöyle en afilisinden bir top.
artık ondan sonra sektirir misin, çalım mı atarsın yoksa aykut hoca'dan uyarı mı alırsın orasını ben bilemem.
çünkü bilirsiniz aykut hoca bazı oyuncuların takımın önüne geçmesini istemez. önemli olan takım oyununa sadık kalmak.
topu yapabilecek durumdasın, topu yaptın. bitti mi? bitmedi. sahaya çıkman lazım.
yıllardır şikayet ederiz türkiye'de top oynanmıyor diye? nedeni sürekli faul yapılması. neden faul yapıyorsun kardeşim topunu oynasana.
pas yap, rakip takımın kilidini aç. ama yok illa sert girilecek illa faul yapılacak illa hakem aldatılacak.
olmaz, oynayabiliyorsanız delikanlı gibi topunuzu oynayın!

t: yaşlı olma durumu.
devamını gör...

kesinlikle katıldığım söylem.

sadece para politikasına bakmaları yeterli. bunu örnek alıp uygulamazlarsa gelişmiş ülke olarak yollarına devam edebilirler. hatta diğer politikalara da gözatabilirlerse bırakın büyümeyi, kalkınmaya bile başlayabilirler.

örnek alın uygulamayın!
devamını gör...

sanılanın aksine sadece 'pop' olarak sınıflandırılmaması gereken, bünyesinde rap, hiphop, rock, trot, ballad vb. müzik türlerini de bulunduran korece şarkılara verilen genel isim.

aynı zamanda 'k-pop sektörü' olarak adlandırılan, bireysel sanatçıları veya erkek- kadın idol gruplarını içine alan bir sektör de var.
güney kore bazı konularda fazla muhafazakar bir ülke (dövmesi olan birini gangster olarak görmek gibi), hal böyle olunca bu idol gruplarındaki üyelerin ilk birkaç yıl (en azından grup tanınana ve fandom'ı oluşana kadar) sevgili yapmasına sıcak bakılmıyor. çünkü güney kore'deki fanlar saçma bir şekilde idolünü sahipleniyor. bu durum bizim ülkede hiçbir sanatçıya yapılmaz mesela. ki yapılmamalıdır bize ne insanların ilişkisinden*. neyse konuya devam, aslında sanılanın aksine sevgililerinin olmaması yasaktan dolayı değil, vakitleri olmadığından. tüm günlerini pratik, çekimler, katıldıkları programlarla vs. dolduran kişilerin vakitleri kalmıyor tahmin edilebileceği üzere.

inanç grubu gibi hareket etmek nasıl oluyor anlam veremedim. 'cinsiyetsizlik önermeleri' (?) hakkında açıklama yapmama gerek bile yok sanırım. kafasında beyin yerine saman olan kişi bile böyle saçma bir şeyi düşünmez fakat birkaç şey söylemezsem içim rahat etmeyecek. ha işte var öyle 3-5 kanal; araştırmaktan, bilimden, biyolojiden kısaca hiçbir şeyden haberi olmayıp saçma sapan haber yapanlar. arkadaşlar, cinsiyet öyle; aa bu lezbiyenmiş, gaymiş ya da aa bu feminen, bu maskülen giyiniyor, aa şu erkek makyaj yapmış bu gay, denecek ve bundan özenip 'cinsiyet değiştirecek' ya da 'cinsiyetsiz olacak' bir kavram değildir.
devamını gör...

filistin kurtuluş örgütü sol olduğu için islamcılar pek sevmez. mesela sarışın bir kız vardı fkö den, israil in serbest bıraktığı hani. kaç kere haber oldu yandaş kanallarda? sabah akşam filistin de filistin diyen ahmak çomar bilmez ki deniz gezmiş fkö saflarında eğitim görmüş. varsa yoksa katil terörist hede hödö. hayır, kimseyi öldürmemiş biri nasıl katil oluyor o da apayrı bir mevzu...neyse, kahramanı ogün samast olan ülkenin teröristi elbette denizler olur.
devamını gör...

sürekli sayfayı yenileme nedenim *
devamını gör...

pripyat, ukrayna'nın kuzeyinde, kiev oblastında, terkedilmiş bir şehirdir.
çernobil nükleer felaketi'nden önce hayat dolu muhteşem bir şehirdi. 1970 yılında çernobil nükleer santrali çalışanları için kurulmuştu. şimdi ise tam anlamıyla hayalet şehir konumunda. bugünlerde bile bölgedeki yüksek radyasyon oranından dolayı pripyat şehrine giriş yasak.
terkedilmiş pripyat şehrinden görüntüler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tüm aşkların temeli ilk görüşte başlar. beyninizde aşık olabileceğiniz kişi ile ilgili bir tanım bilmeseniz de bulunmaktadır. kişiyi ilk gördüğünüz anlarda bu tanıma uydurursanız. aşık olabileceğiniz anlamına gelir.

bu his karşılıklı ve yoğun ise ya mantığınızı dinleyip daha da tanımak isteyerek zamana yayarsınız ya da duygularınızı dinler kapılıp gidersiniz. mantık ile hareket edenler daha sürdürülebilir ilişki yaşarlar. ilk görüşte aşk ve zamanla aşk sizin mantık mı? yoksa duygu mu? seçiminizdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim