aslan ve leopardan bir farkıda, avını boğup öldürmeden, canlı canlı yemeye başlamalarıdır. o yüzden vahşi köpekler deniliyor.
devamını gör...

(bkz: don't feed the troll) *
devamını gör...

kant'a rağmen veya kant ile felsefe yapılır ancak kantsız felsefe olmaz denir. çünkü çok büyük bir devrim yapmıştır düşünce tarihinde. peki kendisinin tabiriyle nedir şu düşüncedeki kantçı kopernik devrimi? özetleyelim;
şimdi efendim bu zatın öncesinde düşünürler; doğayı, deneyden çektikleri verileri vs. tamamen olduğu gibi algılayabildikleri kanısında oldukları için, aklın ürettiği ve dışta varlığı olmayan "tanrı, ruh, sonsuzluk" gibi kavramları somutlaştırarak dünya içi sıfatlarla tanımladılar ve yıllarca böyle bir metafizik yaptılar. mesele rasyonel bir din inşa etmeye çalıştılar. tanrı gibi soyut ve akli bir kavramın içini dış dünyadaki somut elle tutulur sıfatlarla ve özelliklerle doldurdular. yani aristonun mantığı ile paralel bir hristiyanlık inşa çabasıydı bu ve bence sanıldığı kadar başarısız da değildi. kant gelene kadar tabi :) bizim 21.yy türkiye'sinde caner taslaman tarzı tiplerin yapmaya çalıştığı şeyi avrupa'da 15-16.yy'larda yapmaya çalışmışlardı.
her neyse sonra kant geldi ve dedi ki; bu yöntem arızalı, saçma ve anlamsız. çünkü bilgi denilen şey deney ve akılla oluşur. aklı bir fabrika gibi düşünün, dışardan deneyin verileri yani hammadde geliyor ve akıl onu işleyip size bilgi halinde sunuyor. bilgi dediğimiz şey aslında dışardan çekilen görülerin akli olarak belli kategorilerce işlenmesidir. bunlar 12 tanedir. sonrasında hegel bununla ciddi uğraşacak ama önemli değil o şu an. dediğimiz gibi aklın bu yapısal işleme tarzına kategoriler dedi; meşhur sözüdür;
"zihin kendisini doğaya dayatır"
şimdi o halde biz doğayı ve dış dünyayı olduğu gibi değil olduğumuz gibi algılıyoruz. kendinde şey bilinemez. akıl pembe bir gözlük gibidir ve biz dünyayı aklın gözlüğüyle görürüz.
kopernikçi devrim budur. artık bilgi oluşum sürecinde özne edilgen değil etken bir konuma gelmiştir. aklın kendisini doğaya dayatması önündeki gerçekliği kendisine göre bükmesidir. yani artık nesne merkezli bir epistemoloji değil, özneyi merkeze alan bir epistemoloji doğmuştur.
peki klasik metafiziği nasıl yıktı? ona bakalım;
usta kendisinden önceki metafizikçilere dedi ki; sizin yönteminiz gereği antinomilere düşmeniz kaçınılmaz.
çünkü akla giren bir duyu verisi olmadan onu boşa işletiyorsunuz. antinomiden kastı çelişki veya çatışkı diyebilirsiniz. yani zaman kadimdir demek veya hayır zamanın başlangıcı var demek aynı derecede hem doğru hem yanlıştır. bu tarz yargılara varmaya hakkınız yoktur. tanrı vardır veya tanrı yoktur demek saçmadır, aynı derece hem yanlış hem doğrudur. duyu verisi girmeden aklı işletirseniz antinomiden öteye gidemezsiniz diyerek sınırı kesin bir şekilde çekti. felsefesi zaten "kritik felsefe" diye anılır.
kendisi bilimsel bir metafizik kurmak istedi, yani metafiziği yıktı yaktı mahvetti değil, klasik metafiziğin aczini gösterdi ancak bunu yaparken amacı bilimsel bir metafizik kurmaktı, çünkü o da biliyor ki, kendisi her ne kadar kesin olarak sınırı çekip o alanda konuşmaya hakkınız yok dese de insanın bu tarz konulara ilgisiz kalması imkansızdı.
ne kadar başarılı oldu tartışılır, tartışmak da isterim ancak yaptığından çok yıktığından dolayı çok değerli benim gözümde.
şüphesiz çok büyük bir yol açmıştır kant, öyle ki kendisinden sonraki idealistler, romantikler, maddeciler vs hepsi kendilerini onun öğrencisi sayarlar.
büyük hayallerimden birisidir ustanın mezarına gidip bir karanfil bırakmak.
çok büyük dehadır. seviyoruz:)
yeri geldikçe tanım girilecek.
devamını gör...

bence siyaset başlıkları için ayrı etiketler olmalı,bu kadar siyaset midemi bulandırıyor.extra olarak din tartışması da ayrı etikette olmalı aslında direkt olarak tartışmalar için özel bir alan olabilir.
devamını gör...

günümüzde libya'da bulunan antik kent.

m.ö. 8. yüzyılda fenikelilerce koloni edilmiş. roma akdeniz'de yükselişe geçene kadar akdeniz ticaretini tekelinde bulunduran zengin bir devlettir. bulunduğu konum itibariyle deniz ticaretinde söz sahibi olmuştur. biri ticarî gemilere diğeri savaş gemilerine ait olmak üzere iki ayrı limana sahiplerdi. denizcilikte usta oldukları bilinmektedir. romalıların ilk gemilerini kartaca filosunu örnek alarak inşa ettiği söylenmektedir.

ordularında paralı asker ve filler kullandıkları bilinmekte. dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi kartaca'nın da yönetici sınıfı asil ve zenginlerden oluşmaktaydı. yerli halktan aldıkları acımasız vergiler ve diğer halkları köleleştirmelerinden dolayı "insan avcıları" lakabına mazhar olmuşlardır.

m.ö. 3. yüzyıl ortalarında roma ile çıkarları çatışınca ikili mücadeleler başlamış. bu mücadeleler aralıklı olarak 100 yıl kadar sürmüştür. sonuçta roma bu savaşlardan galip ayrılmış, kartaca'nın görkemli günlerinden geriye yakılmış, yıkılmış evler kalmıştır.
roma m.ö. 146'da burayı eyalet hâline getirince toprakları kutsal ilan etmiş ve işlenmesini, konut yapılmasını yasaklamış, eskinin bu görkemli topraklarını yıllarca çöl gibi kurutarak cezalandırmıştır.
devamını gör...

yaş ilerledikçe önemini yitiren durumlar.

kullanılmak için alınmış. ergen gibi çöpe mi atayım? ayrılık acısını hediyeden değil yüreğinizden çıkarın...
devamını gör...

doğduğum sene* çıkan
hoş gör sen şarkısı.
hiç bunları kendine dert etmeye değer mi?
şu kısacık ömürler yeter mi?

full motivasyon dolu şarkı.
dertlerle mücadelede birebir.
devamını gör...

japon kültürü beni her defasında özgünlüğü ile etkilemeyi başardığı için zamanında çok konuşulmuş bir korku ögesi keşfettim.bizdeki öcü , orta avrupa'daki krampus gibi japonların da kuchisake-onna adında bir şehir efsanesi var.

efsaneye göre ağzını tamamen gizleyen bir maske takan genç bir kadın, okuldan eve dönmekte olan bir çocuğa "ben güzel miyim?" diye sorar. "evet, güzelsin." cevabını duyduğunda "peki ya şimdi?” diyerek maskesini indirince ağzının kulaklarına kadar yarık olduğu görülür. "hayır, güzel değilsin." cevabını aldığında ise çocuğu bıçak veya makas saplayarak öldürür.
yoldan geçenin omzuna dokunur. dikkatsizlik edip dönerseniz, bıçaklar. sağ omzunuza dokunduğunda sola, sol omzunuza dokunduğunda sağa dönerseniz ondan kaçınabilirsiniz.

bu şehir efsanesi, ülkenin dört bir yanındaki ilkokul ve ortaokul öğrencileri arasında büyük bir korkuya neden olur ve öğrencilerin okuldan eve toplu halde dönmesi gibi durumlara neden olan efsane halk arasında paniğe yol açar.polisler bile o dönemde okulların etrafında nöbet tutmuştur.söylentiler ilk olarak 1978 yılı aralık ayında gifu vilayetinde başlamış ve 1979 yılının sonlarına kadar ihbarlar devam etmiştir .hatta bir kaç kadın bu olaylar dolayısıyla tutuklanmıştır.

efsanenin asıl temeli edo dönemindeki hayalet hikâyelerine dayanır. hikâyeye göre bugünkü tokyo’da gonsuke adlı 10 yaşındaki genç bir adam yağmurda şemsiyeyle yürürken karşısına sırılsıklam bir kadın çıkar. gonsuke şemsiyesini kullanabileceğini söylediğinde kadın ona doğru döner ve ağzının kulaklarına kadar yarılmış olduğu görülür. gonsuke korkudan yere düşer ve birdenbire yüzü dişleri düşmüş yaşlı bir adama dönüşür. hiçbir şey söyleyemez hale gelir ve ardından son nefesini verir.

bence bir seri katil edo dönemindeki bu efsaneyi yaşatmak ve korku salmak için kendisini yarık ağızlı kadın olarak tanıtmıştır.kuchisake-onna
devamını gör...

attack on titan, hajime ısayama tarafından çizilen bir manga serisidir. aynı zamanda animesi de vardır. manga olarak sona çok yaklaşmış ama animede bir süre daha gelecek sezonlar var.

seri çok güzel hem okuyup hem izliyorum ikisi de aşırı keyif veriyor. çok animeci biri değilim izlemeyi de düşünmüyordum ama geçen bir deneyeyim dedim inanılmaz ilerledi. tavsiye edilir. ayrıca levi ackerman kalbimizdesin.

ayrıca bugüne kadar nasıl bu başlığı açmamışsınız bilmiyorum ama bu sözlüğe benim elim değmesi lazımmış demek ki ehuehuheeuh.
devamını gör...

offf bee. cengiz kurtoğlu. arabesk devam ederse burası yıkılır...

not: damar bizim olayımız, damar bizim tarzımız, damar bizim güzelliğimiz...
devamını gör...

kıskanç biri değilimdir. kıskanma duygusunu da sevmem. ama kendisiyle barışık insanları kıslanıyorum. hem de çok.
keşke ben de onlar gibi kendimi sevebilse, kendimle barışık bir insan olabilseydim...
devamını gör...

neylik neylik dediğim başlıktır.
devamını gör...

"sevmiyorsan karışma" şeklinde kullanılması gereken cümle. bana mantıklı gelmeyen şeye saygı duymak zorunda olamam. çünkü herkes veya her düşünce saygıyı hak etmez. ancak sevmiyorsam ve başkaları seviyorsa onlara karışmamam gerekir, insanlar istediklerini yapmakta özgürler.
devamını gör...

aynen öyle çok ama çok şey söylemek geliyor insanın içinden samimiyetsiz ,kibirli ,şımarık insanlardan gına geldi. herkes kendini nimetten sanıyor ya da dünyada her şeyin onun üzerine kurulduğunu tek kelime lanet olsun! diyorsun başka da bir şey söyleyemiyorsun.
devamını gör...

benim gibi bilgisizin biriyle edebiyata dair sohbet ederek beni mutlu etmiş yazar.
devamını gör...

açılmasının nedenini bilmediğim, allah'ın emrini yerine getiren kızlardır.
(bkz: ben)
devamını gör...

çünkü sözler yerine kaba kuvvet kullanılabilse de kelimeler kudretini hep koruyacaktır ! kelimeler anlama ulaşmanın yollarını ve dinleyenlere hakikatin teleffuzu gösterir.
devamını gör...

bu beyanı anlamak için aşı nedir, bağışıklık nasıl kazanılır bunu anlamak gerekiyor. şimdi özet geçersem corona virüs adını taç şeklinden alıyor. diken gibi çıkıntılı bir dış yüzeyi var ve bunlara mızrak adı veriliyor. bu mızrak dokuya sağlandığı sırada genetik dizilişi vücut tarafından daha önceden tanındığı zaman bu genetik dizilişi oluşturan nükleotidleri bağışıklık sistemi parçalıyor.

eğer bu diziliş mutasyon geçirdiğinde ki geçirdi, farklılaşma yaşarsa o zaman daha önceden aşı ile gelen antikor bunları tanımıyor yani başlıkta geçtiği haliyle görmüyor.
devamını gör...

üniversite öğrencisi olduğum dönemde bedenimde var olan öfke. taki eş cinsel bir arkadaşım olana kadar.

edit. arkadaşlığım can yoldaşlığım devam ediyor. banane cinsel eğiliminden. ben dostluğuna bakarım.
devamını gör...

yatağa gitmekten korkmaktır. bu fobiye sahip kişiler, yatağa gitmekten korkarlar bunun en büyük sebebi de kabus göreceklerini düşünmeleridir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim