bilgi çağı deniliyor ama cehalet çağı bence. yalan yanlış şeyler o kadar fazla ki insanlar bunlara çok rahat ulaşıyor ee tabi sorgulama falan da olmayınca maruz kalıyorlar bunlara. zaten insanların ilgisini de çoğunlukla bu tarz boş şeyler çekiyor. en basitinden pandemi buna güzel bir örnek oldu bence. çip takacaklar,virüs yok falan diyip saçma sapan komplo teorileri uyduranlar milyonlarca izleniyor.
devamını gör...

iki kere kanseri yendim. birincisi tedavi ile ikincisinde nakil oldum.
devamını gör...

radyoda takılan yazarlara artı karma puan verilmelidir.
çünkü bir sürü yazar ömrünü burada geçirecektir.
elinize emeğinize yüreğinize güzel kafanıza sağlık.
devamını gör...

alarmı; uyanmak istediğim saatten yarım saat önceye ve uyanmak istediğim saate kurup, normal saatten yarım saat önce uyanıp son yarım saatlik uykuyu daha güzel hale getirmek.
devamını gör...

sanıyorum infj'den sonra en az görülen kişilik tipi. ancak biraz zor tipler olabiliyorlar. aşağıya bazı özelliklerini bırakayım, bunların sayısı arttırılabilir elbette.

- bir işe başlamadan önce tüm detaylarıyla ele alır ve olası tüm sonuçlarını ortaya dökerler. profesyonel iş hayatında da böyle, bazı önemli işleri veya kendi geliştirmeye çalıştıkları projelerle ilgili de bu böyle.
- enerjileri genel olarak çok yüksektir. kendi alanlarına girmeyen ancak ilgilerini çeken bir konuda bile fazla meraklı davranırlar, onlarca farklı kaynak araştırıp okumaktan çekinmezler. hatta bu onlara büyük keyif verir.
- iflah olmaz bir hayalperest yapıları vardır. yaptıkları her işte veya ilişkilerinde kararlı davranırlar. eğer o işi ilk seferde yapamazlarsa genelde pes edip karalar bağlamak gibi huyları yoktur. tekrar deneyecek enerjiyi kendilerinde bulurlar.
- sosyal ortamlar onlara sıklıkla keyif verebilir ama aşırı kalabalık bir ortamda rahatsız hissederler. iş hayatında hele... yani kalabalık bir ortam ve takım çalışması pek onlara göre değil. daha çok bireysel çalışmayı, iş geliştirmeyi ve yeni fikirler çıkartmayı isterler. takım çalışmasında kendilerine denk seviyede düşünebilen kişiler bulduklarına inanırlarsa bazı konularda ortak çalışma gerçekleştirebilirler.
- yeni tanıştıkları kişilerin entelektüel bilgi birikimleri, dünya görüşleri veya herhangi bir ilgi alanı yoksa o kişilerle zaman geçirmemeyi tercih ederler. bunu yapacaklarına zamanlarını tek başına geçirmek bile yeğdir. zaten düzenli yalnızlığa ve kendilerine zaman ayırmaya ihtiyaç duyarlar.
- başka insanların fikirleri onlar için önemlidir, dinlemeyi severler. ama genellikle bunları uygulamak yerine kendi bildiklerini yapmak en doğrusudur. üstelik insanlar bunla ilgili eleştiriler getirse de pek sallamazlar.
- bir kişiyle ilgili direkt olarak "çok iyi" bir insan olduğu kanısı varsa bile gözlem yaparlar. gözlemleri sonucunda da pek yanılmazlar. nerede dürüst olup, nerede olmadığını belli bir zaman geçtikten sonra kolayca ayırt edebilirler. özellikle samimiyetsiz ve politik davranan tiplerden hazzetmezler.
- hiç bir zaman politik davranmazlar. katılmadıkları bir konu olursa ya da bir insanın eksik yönlerini görürsem açıkça söylemeyi tercih ederler. o yüzden de bazen ya çok sevilirler bazen hiç sevilmezler.
- stresli durumlar altında sakinliklerini koruyup, olası seçenekler üretmeye veya varsa bunları değerlendirmeyi tercih ederler. panik halinde oldukları pek görülmez.
- aldıkları kararların rasyonel olmasına dikkat ederler.
- kendilerini çok severler.

nereden mi biliyorum? bu kategoriye dahilim. bununla ilgili ilk kez test çözdüğümde beni tatmin etmediği için birkaç test daha bulup onlarda da intj çıkmıştım. aradan belli bir zaman geçtikten sonra yine çözdüm, yine intj çıktım.

şimdi bu özelliklerin iyi ya da kötü olması tamamen subjektif. yani bana kalsa intj'lerin çok kıl özellikleri var. hatta genel olarak çevresi tarafından duygusuz kişiler olarak nitelendirilirler.

normal bir insan kişisi, duygusal anlamda kendisini etkileyecek bir olay yaşadığı zaman bunu arkadaşlarıyla veya yakın çevresinden kişilerle paylaşır. ama intj'ler bu tarz durumları başkalarına anlatmak yerine kendi içlerinde yaşamak isterler, yalnız kalırlar. yalnız kaldıkları bu süre boyunca da zamanlarını yeni bir şeyler öğrenerek geçirip, odak noktalarını bir şekilde değiştirirler.

ortaya karışık bir şeyler yapma şansım olsa muhtemelen intj kategorisinde olmazdım. yine de kendimi seviyorum, o ayrı.

sadece kendimi duygu yönünden geliştirmeye ihtiyacım olduğu kanaatindeyim.
devamını gör...

teşekkürler efenim:)
umarım hep mutlu olursun, güzel şeyler seni bulsun.
devamını gör...

kenshin sevdiğimiz bir abimizdi. janti ve deli bir adamdı, güzel söz söylemeyi, kibarlığı ve adabı çok iyi bilirdi. mesela ben bilmem.
çok gülerdi, ben gülmem.
biri mesaj yazınca başkası gibi onu kuru kuru geri göndermezdi, adet gereği tabağı dolu gönderirdi. tabak her geri geldiğinde o yine dolu olarak geri gönderirdi. bu yüzden konuşmaları çok uzatırdı. ben uzatmam. biri yardım istediğinde kimseye sırtını dönmezdi. ben dönerim. herkese "siz, efendim" derdi. ben demem. sevdiği yazarlar için yeri gelir yıllardır eline almadığı gitarı ile şarkı çalar , geleceğin sözlük yazarı yeğeni ile mesajlar yollardı. ben yollamam. sabahın erken saatlerinde insanlar uyanınca mutlu olsun diye gökleri maviye boyayamazdı ama güzel nickaltları yazardı. ben yazmam.
konuşmayı, bol bol yazmayı, saçmalamayı seven bir abimizdi ama mesaj limit engeline takılırdı. ben takılmam. o herkese çok değer verirdi. ben sadece kendime değer veririm. her yazarı çok severdi #867382. ben sevmem.o fiyakalı fiyakalı düşünceler sahibiydi, herkesin iyiliğini düşünürdü ,kimse zarar görmesin, mutsuz olmasın isterdi. ben istemem. heyecanlı ve sınır çizmeyi bilmezdi. ben bilirim. ben sırtımı bir kaç sevdiğime yaslarım o bana yeter.
sözlük size kalsın kardeş, arkamda durmayın yeter.
devamını gör...

''yaşanmamış yaşamlar dünyadaki bütün savaşların ve kötülüklerin temelidir.''
erich fromm.

ebeveynlerin yaşayamadıkları yaşamı çocuklarına baskılaması ya da nasıl biri olmak istiyorlarsa çocuklarını da bu yönde katı bir şekilde yetiştirmeye çalışmaları çocuklarına yapacağı en büyük kötülüktür.

doğan cüceloğlu iki ortamın gelişimimiz için çok önemli olduğunu söyler: aile ve eğitim ortamı.
bu iki ortamdaki iletişim sağlıklı olursa, dünyaya parıltılarıyla gelen çocuklar yetişkinliklerinde de o ışıltıyı yansıtır. çocuk yetiştirmek onlarla ilgilenmeden büyümesine şahit olmak değildir. dinlemek, gözlemlemek, hissetmek, sevgi ve değer vermektir.
devamını gör...

acayip bir bilgi öğrenince yarın bir gün kim milyoner olmak ister yarışmasına katılırsam, bununla alakalı bir soru çıkarsa ve cevaplarsam çok havalı olurdu diye düşünmek.
devamını gör...

tüm gün 'susuzluk zor' diye gezecektir.
devamını gör...

bir insanın ağzından değil, ancak açık kalmış bir lağım çukurundan çıkabilecek türden bir cümle.

hepimiz adalete ve sisteme bilendik değil mi yıllardır? "neden tutuklanmıyor? neden serbest kalıyorlar sürekli? hakimler neden işini doğru yapmıyor?"

sanırım tam da istenen kıvama geldik. yakında başlar "bakın hukuk sistemi yetersiz, değiştirelim ki harika olsun memleket" çığırtkanlığı.

adaletin sadece a'sını dahi uygulayan bir toplum, yönetim şekli ne olursa olsun bu hale gelmez. bakmayın siz dindar olduğunu iddia eden "dini dar"lara. şeriat falan bahane... bunların sıkıntısı, cendereyi daha da sıkıştırmak, insanları canlarından daha fazla bezdirip kontrol altına almak.

sinirimden ağladım şurada iki dakikada. o annenin durumunu hiç düşünemiyorum şu an. allah yardımcıları olsun. hak edilen ceza da hak eden kişiye bir an önce dibine kadar uygulansın inşallah.
devamını gör...

bir tiyatro oyununun iç yüzünü gösteren tiyatro oyunudur.


oyunda ”çırılçıplak” adlı oyunu sahnelemek üzere provaya başlayan bir tiyatro grubunun, bu süreçte yaşadıkları zorluklar, terslikler, sıkıntı ve sevinçler anlatılmaktadır.

daha detaylı bilgi ve inceleme için
devamını gör...

gunlerdir debeleniyorum, cikamiyorum isin icinden.

bu isler gucler bu kadar zor olmamaliydi, risk almaktan bu kadar korkmamaliydim, bu kadar garantici olmamaliydim, bu kadar netligi savunmamaliydim, orta yolcu bir p** olmak istedigim bir an daha yok.

halledemiyorum.

sac uclarimdan ayak parmaklarima kadar stres icindeyim, naparsam yapayim ustumden atamiyorum.
arkadaslarla konusmak, icki icmek, uyumak, tavanla bakismak ya da baska bir aktivite kar etmiyor.

hayat yasadiklarindan ibaret ve bu yasanilanlar hayatimin bir parcasi olsun istemiyorum.

yoruldum lan, valla yoruldum.
*
devamını gör...

bir zamanlar bourdoux'da da oynarken galatasaray'a karşı güzel maç çıkarmıştır. wonderkid zamanlarıydı. ama gereken gelişimi gösteremeyen bir futbolcu oldu hep. türkiye liginde daima iş yapar, bileklerine hakim ve kıvrak bir futbolcu.
devamını gör...

katılmadığım önermedir. metallica, metal müziğe giriş 101’in bel kemiğidir. sonradan başka gruplar metallica’nın önüne geçebilir ama bu metallica’nın kötü olduğu anlamına gelmez.

ayrıca james hetfield’ın abartılan bir sesi, lars ulrich’in abartılan bir yeteneği olduğunu düşünüyorsanız siz de haklısınız, metallica şişirilmiş bir balon.
devamını gör...

höstttt ...
devamını gör...

başlıkta görüldüğünden ayrı olarak dönemindeki (تعشق طلعت و فتنت) yazımıyla okurlarla buluşmuş olan kitap. şemsettin sami tarafından kaleme alınmıştır. osmanlı alfabesiyle basılmış ilk türkçe romandır, batılı tarza yazılan ilk türkçe romanlar arasında yer alır. o dönem, takribî padişah abdülmecid'den beri süregelen; kadının toplum içindeki yeri, karı-kocaya mahsus hususlar gibi tatrışma konularını ele almıştır. kitabın adının günümüze uyarlanmış hâli "talât ve fitnat'ın aşkı"dır. konusu da isminden anlaşılacağı üzere iki gencin birbirine olan aşkıdır. aralarındaki aşk türlü türlü müdahalelere uğrar ve kitapta anlatısını bu müdahaleler üzerine kurar.

kitabın orijinal metninden ilk paragrafı aşağıya transkript edilmiş hâliyle aktarıyorum.


--! spoiler !--

ا. فتح كلام
آق سرايده اوفاجق بر اوده. طنطنـهلى دكل لكن پك تميز دوشنمش بر اوطـهده، يوزنده بر حسن و آنك خرابـهلرى نمايان، اللى اللى بش ياشنده بر قادين مندر اوستنه اوتوروب بر شى ديكيور ايدى. كوزى ديكشده الى اكنـهده لكن ذهنى بشقه يرده اولوب بر شى دوشونور و دوشدوندكچه محزون و مكدر اولور كبى كورينور ايدى. بيچاره اختيارلر كچمش شيلرى خاطرلرينه كتوردكچه محزون اولورلر. چونكه عمرلرنده كچورمش اولدوقلرى مسرت كونلرينى آكدقلرى وقتده او كونلرك بر دها عودت ايتميـهجكنه تأسف ايدرلر. و چكمش اولدقلرى كدرلرى ياد ايدكلرنده كوكللرينك ياره لرى تازه لنور.

1. feth-i kelâm
aksaray’da, ufacık bir oda tantanalı değil lakin pek temiz döşenmiş bir odada, yüzünde bir hüsn ü ânın harabeleri nümayan, elli, elli beş ya şında bir kadın minder üstüne oturup bir şey dikiyor idi. gözü dikişte, eli iğnede lakin zihni başka yerde olup bir şey düşünür ve düşündükçe mahzun ve mükedder olur gibi görünüyor idi. bi-çare ihtiyarlar geçmiş şeyleri hatırlarına getirdikçe mahzun olurlar. çünkü ömürlerinde geçirmiş oldukları meserret günlerini andıkları vakitte o günlerin bir daha avdet etmeyeceğine teessüf ederler ve çekmiş oldukları kederleri yad ettiklerinde gönüllerinin yaraları tazelenir.

--! spoiler !--
devamını gör...

(bkz: joel kovel) tarafından kaleme alınan, (bkz: ekososyalizm) temelli bir manifestodur. tam adı "doğanın düşmanı kapitalizmin sonu mu, dünyanın sonu mu?" olan kitap (bkz: metis yayınları)'ndan (bkz: gürol koca) çevirisi ile okuyucu ile buluşuyor. amerikalı akademisyen/siyasetçi olan kovel bu kitapla zor bir yola çıkıyor.

büyümenin sınırsız olması doğal mıdır? tek derdi kendi koyduğu sınırı aşmak onu sürekli geliştirmek olan kapitalizm kaynaklar tükenince ne yapacaktır? modern hayatta insanların hayatlarını öğüten, gençliklerinde borç yükü altına sokup uzun süreli hayaller satarak yıllarını bitiren bu sistem ekolojik midir?

okumak için biraz odaklanmak gereken bu kitap, aslında gözümüz önünde olan ama içinde sürüklendiğimiz bu hayat denen denizdeki gerçekleri suratımıza vuruyor. isteklerimizin sonu olmayan, sürekli bizi yapma hevesler peşinde koşturan, nesnelerle oyalayan kapitalist sistem değişmezse dünyanın sonu gelecektir.

karşı karşı olduğumuz iklim krizinde yapılması gereken şey artık bu trendlerden vazgeçmek ve büyümesiz bir refaha odaklanmaktan geçer. bunun yolunun ekososyalizm üzerinden olacağını tarifleyen yazar pek çok soruyu değerlendirmeyi okuyucuya bırakıyor.


gittikçe artan nüfusun ve kaynakların talanı ile ekolojik dengelerin insan eliyle tek taraflı bozulmasıyla birlikte ortaya kuvvetli salgın hastalıklar çıkma ihtimalinin çok yüksek olduğunu 2000li yılların başında kaleme alan yazarın doğruluğunu bu (bkz: covid) salgınında görmüş olduk. işte bu sebeple oldukça ciddiye alınması gereken bir eser.
devamını gör...

türk amatör astronom ve astrofotoğrafçılardan biri olan tunç tezel'in dünya astronomi literatürüne kazandırdığı, analemmanın bir versiyonu olan kelime.

tunç tezel, analemma çalışmasını, güneş tutulmasının türkiye'den izlenebildiği bir yıla denk getirmiş. bu nedenle karelerden birinde güneş'in tutulma anı yer alıyor. böylece analemma ve tutulma kelimelerinin bir bileşimi olan tutulemma kelimesi ortaya çıkmış.

ortaya çıkan görüntü şöyle:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

alternatif link:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"hakkını aramalısın. ben bunu bilir, bunu söylerim. sen kendi hakkını aramazsan kimse sana değer vermez!"

agatha christie dünyanın en çok okunan kadınıdır. kitapları benim gibi polisiye severler için mükemmeldir. onun hayatını okurken gördüğüm ve şaşırdığım bir olayı paylaşmak isterim.

"agatha christie'nin, archibald christie ile olan evliliği aynı zamanda o dönemin en garip ve doğrusu hâlâ daha tam netlik kazanmayan hikâyelerinden birinin ortaya çıkmasına zemin hazırladı. 1926'nın sonlarında archibald, agatha'ya başka bir kadına âşık olduğu için boşanmak istediğini söyledi ve agatha o gece kayboldu.
o zaman da zaten ünlü bir yazar olduğundan herkes onu bulmak için delirmişti. 10.000'in üzerinde polis memuru ve 15.000 gönüllü seferber oldu. gazeteler, bu haberi manşet yaptı ve arthur conan doyle (christie'nin hayranı olduğu sherlock holmes'un yazarı) bizzat ona ne olduğunu bulmaya çalıştı.
yaklaşık 10 gün sonra christie, teresa neele (kocasının aşığının soyadı, ne mizah ama) adıyla giriş yaptığı bir kaplıcada bulundu.
ancak hiçbir şey hatırlamadığını söyleyen agatha'ya doktorlar tarafından hafıza kaybı teşhisi konuldu.
numaradan mı yapmıştı, yoksa gerçekten kocasının anlattıklarından kaynaklanan travmatik bir şoka mı girmişti?
kimse gerçeği bilmiyordu tabii. ancak hikaye o kadar büyüleyiciydi ki onun hakkında yazmayı kesemeyen gazeteler, bu olaya sayfalarca yer verdi..."


tabii daha sonra boşanıyor ve ikinci eşi ile tanışıyor.
kendisi hakkında paylaştığım bu yazı 'kadın savaşçılar' adlı mükemmel illüstrasyonları ve dünyayı değiştiren 26 harika kadının hikayelerini barından kitaptandır. kesinlikle almanızı ve okumanızı da öneririm. kitapta da yazdığı gibi "kadın savaşçılar burada ve gitmek gibi bir niyetleri yok." kendini savaşçı gören bütün kadınlar -ki aslında bence hepimiz- buradayız ve gitmek gibi bir niyetimiz yok.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim