normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
kayıp sembol dan brown
devamını gör...
23 aralık 2020 olay tv’nin kapanması
özgür ve demokratik ülkemizde, daha 30 kasım'da yenilenmiş kadrosuyla (nevşin mengü de kadrodaydı)istanbul'daki yeni ofisinde yayına başlayan olay tv apar topar kapanıyor. cavit çağlar’ın sahibi olduğu, genel yayın yönetmenliğini süleyman sarılar’ın yaptığı kanal, muhalif ve özgürlükçü bir duruş iddiası ile yola çıkmış hatta sofuoğlu’na sağlam bir ayar da vermişti. : twitter.com/tuckdigg/status...
ancak iktidar, cavit bey’e tmsf üzerinden selam yollamış, böyle giderlerse şirketlerine el konulabileceği iması yapılmıştı. e mal canın yongası olunca...
kaynak:
twitter.com/odatv/status/13...
zorunlu guncelleme:
bu bir iddia filan değildir, genel yayın yönetmeni süleyman sarılar haberi doğrulamıştır. ekip olarak kanaldan ayrıldık kendi kanalımızı aldık, ordan devam edeceğiz demiştir.
twitter.com/vaziyetcomtr/st...
bonus:
twitter.com/sahmetsahmet/st...
ancak iktidar, cavit bey’e tmsf üzerinden selam yollamış, böyle giderlerse şirketlerine el konulabileceği iması yapılmıştı. e mal canın yongası olunca...
kaynak:
twitter.com/odatv/status/13...
zorunlu guncelleme:
bu bir iddia filan değildir, genel yayın yönetmeni süleyman sarılar haberi doğrulamıştır. ekip olarak kanaldan ayrıldık kendi kanalımızı aldık, ordan devam edeceğiz demiştir.
twitter.com/vaziyetcomtr/st...
bonus:
twitter.com/sahmetsahmet/st...
devamını gör...
n
azot elementinin gösterimi olan harftir.
devamını gör...
çalıkuşu
reşat nuri güntekin'in kaleme aldığı bir kısmı günlük tarzında yazılan bir romandır.
romanaın baş karakteri feride,nişanlısı kamran tarafından ihanete uğramasının ardından yaşadığı olayları konu edinir.
kitabın aynı zamanda dizi ve sinema uyarlaması da vardır.
kitap kalın olmasına rağmen bir solukla okunabilecek sürükleyici bir kitaptır. ayrıca her evde bulunması gereken ve okunmasını mutlaka tavsiye ettiğim bir kitap.
kitabı okumayanlar veya bilgi sahibi olmak isteyenler için aşağıya özet bırakıyorum efendim.*
romanın baş kahramanı olan feride,küçük yaşta annesi ve babasını kaybetmiştir.teyzesinin korumasında fransız yatılı okulunda okur.
çalıkuşu lakabını yaramaz oluşunda ve yerinde duramayışundan alır.
başta kamran'ı sevmediğini söylemesine karşın kamran'a aşıktır.kamranın da ona bir takım hisleri vardır. kamran aynı zaman da da teyzesinin oğludur.zmanla birbirlerine açılır ve nişanlanırlar.
tam evlenecekleri gün bir kadın çıkagelir . kamranın bir zamanlar yurt dışında bir kadınla ilişkisi olduğunu öğrenir ve bu ona çok ağır gelir.herşeyi olduğu gibi bırakıp kaçar. feride anadoluda bir çok yerde öğretmenlik yapar. zeyniler'de munise adında yardıma ihtiyacı olan bir kızı evlat edinir. anne sevgisini daha önce tatmamasına rağmen çok şefkatli davranır.
güzelliği her yerde dedikodular çıkmasına sebep olur. munise hastalığından dolayı öldükten sonra o da kahrolur ve hastalanır.
zeyniler'de tanıştığı hayrullah bey ona yardımcı olur ve evinde bakar.
tabi dedikodular boş durur mu?
aralarında baba-kız ilişkisi olan bu ikili arasında bile böyle bir şey çıkartırlar.onlar da kağıt üzerinde evlilik yaparlar.
bir gün hayrullah bey,feridenin öğretmen olduğu günden beri yazdığı günlüğü okur olan biteni anlar ve saklar.
hastalandığında günlüğü içine koyduğu ve tüm olanları anlattığı bir mektup yazdığı kutuyu feride'den kamran'a vermesini ister. ölümünden sonra vasiyet yerine getirilir. kamaran olan biteni anlar ve feridenin yaşadığı olaylar karşısında üzülür.
romanın sonunda feride ile kamran evlenir.*
'' aynı duayı birbirinden habersiz eden iki insan, er ya da geç birbirlerine kavuşurlar. ''
çalıkuşu
romanaın baş karakteri feride,nişanlısı kamran tarafından ihanete uğramasının ardından yaşadığı olayları konu edinir.
kitabın aynı zamanda dizi ve sinema uyarlaması da vardır.
kitap kalın olmasına rağmen bir solukla okunabilecek sürükleyici bir kitaptır. ayrıca her evde bulunması gereken ve okunmasını mutlaka tavsiye ettiğim bir kitap.
kitabı okumayanlar veya bilgi sahibi olmak isteyenler için aşağıya özet bırakıyorum efendim.*
romanın baş kahramanı olan feride,küçük yaşta annesi ve babasını kaybetmiştir.teyzesinin korumasında fransız yatılı okulunda okur.
çalıkuşu lakabını yaramaz oluşunda ve yerinde duramayışundan alır.
başta kamran'ı sevmediğini söylemesine karşın kamran'a aşıktır.kamranın da ona bir takım hisleri vardır. kamran aynı zaman da da teyzesinin oğludur.zmanla birbirlerine açılır ve nişanlanırlar.
tam evlenecekleri gün bir kadın çıkagelir . kamranın bir zamanlar yurt dışında bir kadınla ilişkisi olduğunu öğrenir ve bu ona çok ağır gelir.herşeyi olduğu gibi bırakıp kaçar. feride anadoluda bir çok yerde öğretmenlik yapar. zeyniler'de munise adında yardıma ihtiyacı olan bir kızı evlat edinir. anne sevgisini daha önce tatmamasına rağmen çok şefkatli davranır.
güzelliği her yerde dedikodular çıkmasına sebep olur. munise hastalığından dolayı öldükten sonra o da kahrolur ve hastalanır.
zeyniler'de tanıştığı hayrullah bey ona yardımcı olur ve evinde bakar.
tabi dedikodular boş durur mu?
aralarında baba-kız ilişkisi olan bu ikili arasında bile böyle bir şey çıkartırlar.onlar da kağıt üzerinde evlilik yaparlar.
bir gün hayrullah bey,feridenin öğretmen olduğu günden beri yazdığı günlüğü okur olan biteni anlar ve saklar.
hastalandığında günlüğü içine koyduğu ve tüm olanları anlattığı bir mektup yazdığı kutuyu feride'den kamran'a vermesini ister. ölümünden sonra vasiyet yerine getirilir. kamaran olan biteni anlar ve feridenin yaşadığı olaylar karşısında üzülür.
romanın sonunda feride ile kamran evlenir.*
'' aynı duayı birbirinden habersiz eden iki insan, er ya da geç birbirlerine kavuşurlar. ''
çalıkuşu
devamını gör...
erdem ergün şarkı sözleri
"sorarlar derdin ne diye
derdim sana doymaz doymaz inan
bu efkârın bir tarifi yâr
kitaplara sığmaz sığmaz inan
alma alma ahımı
yalanım yok, yok günahım yok
gayrı duy figanımı
benim sensiz muradım yok
alma..."
[ güzel yazarımız fakat müzeyyen derin bir tutku mahlaslı kişiden öğrendiğim bu şarkıcı insanın içine işleyen güzel şarkıları bulunuyor.]
derdim sana doymaz doymaz inan
bu efkârın bir tarifi yâr
kitaplara sığmaz sığmaz inan
alma alma ahımı
yalanım yok, yok günahım yok
gayrı duy figanımı
benim sensiz muradım yok
alma..."
[ güzel yazarımız fakat müzeyyen derin bir tutku mahlaslı kişiden öğrendiğim bu şarkıcı insanın içine işleyen güzel şarkıları bulunuyor.]
devamını gör...
dünyanın en çabuk biten şeyi
kesinlikle mutluluk.
devamını gör...
shalom aleichem
yahudilerin kendi aralarında kullandıkları barış senin üzerine olsun. anlamına gelen selam verme şeklidir.
devamını gör...
heidi
ne çocukluğu denk geldikçe hala izlerim ki
dağları sevdik sayesinde..
dağları sevdik sayesinde..
devamını gör...
nefret edilen kelimeler
abisi ve bayan
devamını gör...
puslu kıtalar atlası
ihsan oktay anar'ın tarihi gibi gözüken fantastik romanıdır. birbirinden farklı karakterleriyle, gözünüzü kapatıp canlandırabileceğiniz kadar güzel betimlemeleriyle muhteşem bir kitap.
bazılarının sıkıcı ve anlamsız bulduğunu görünce kitabı kendim yazmışım gibi çok üzülüyorum. uzun zamandır en sevdiğim kitap olan rüzgarın gölgesi'ni geçerek bir numaraya ulaştı. bir kitap anca bu kadar tat verebilir.
bazılarının sıkıcı ve anlamsız bulduğunu görünce kitabı kendim yazmışım gibi çok üzülüyorum. uzun zamandır en sevdiğim kitap olan rüzgarın gölgesi'ni geçerek bir numaraya ulaştı. bir kitap anca bu kadar tat verebilir.
devamını gör...
kıskanmayan sevgili
"kendisinin" farkındadır.
saçma sapan genellemeler yapmak yerine partnerinizle aranızdaki güven durumunu sorgulayın.
saçma sapan genellemeler yapmak yerine partnerinizle aranızdaki güven durumunu sorgulayın.
devamını gör...
uçurum kenarından atlayacak kişiye söylenecek son söz
yaşadım ben bunu. lise sondaydım sanırım, oturduğum bir uçurum kenarına bir hışımla bir adam geldi. sol elinde sayfa sayfa faturalar vardı. rüzgar biraz daha şiddetli esse belki o faturaları alıp götürürdü. bir an için öyle olsun istemiştim. genç bir adam, üzerinde iş kıyafetleri. sanırım bu kadar ciddi durumlarda insanın bakışından duruşundan anlaşılıyor neye niyetlendiği. o an bir şeyler söylemek istedim. gerçekten işe yarar ne söyleyebilirim bilemedim. ben oturuyorum, adam elinde faturalar, suratında yıkılmış bir ifadeyle ayakta, her an kendini tek bir adımla boşluğa bırakacakmış gibi. değil son söz, ağzımdan çıkacak ilk sözü dahi bulamadım. adamın yüzünden kaç bulut, kaç acı geçti o kısa sürede. renk renk faturalar uçuşuyor. hiçbir şey söyleyemiyorum ama deli gibi korkuyorum atlayacak diye. adam derin bir nefes aldı, geldiği gibi hızla geri döndü. hemen arkasından ben de derin bir nefes aldım.
bu yüzden gerçekten uçurumdan atlayacak birine söylenebilecek son söz hakkında bir fikri olanları merakla okuyorum.
bu yüzden gerçekten uçurumdan atlayacak birine söylenebilecek son söz hakkında bir fikri olanları merakla okuyorum.
devamını gör...
eniyisipencere
herkesin hayata baktığı bir penceresi vardır derler ya "eniyisipencere" nin manzarası çok güzel.
kalemi alır sizi, başka diyarlara götürür. samimi üslubu sohbetinin içine alıverir.
sıcacıktır, naziktir, anlayışlıdır... ha bir yanı başıbozuktur ya o da yakışır.
iyi ki denk düşmüşüz dost.
kalemi alır sizi, başka diyarlara götürür. samimi üslubu sohbetinin içine alıverir.
sıcacıktır, naziktir, anlayışlıdır... ha bir yanı başıbozuktur ya o da yakışır.
iyi ki denk düşmüşüz dost.
devamını gör...
osman hamdi bey
osman hamdi bey’in 1880 yılında yaptığı kur'an okuyan kız tablosu 6.3 milyon sterline satılmıştır ve türkiye'nin en pahalı tablosu olmuştur. fakat en bilinen tablosu kaplumbağa terbiyecisidir. geçen sene kpss'de genel kültür kısmında 6.3 milyona satılan kur'an okuyan kız tablosunu sordu ösym. maalesef osman hamdi'yi gören herkes kaplumbağa terbiyecisine atladı.
devamını gör...
platon
felsefe ve bilimde bir çok tartışmanın temellerini atmış seyrini değiştirmiş, sokratesin en gözde öğrencisi diye belirttiği düşünürdür. bir çok eserini yaktığı için şu yarım kalmış dizelere sahiptir;
"seni görmek için, gök kubbe gibi,
göz, göz olmak isterdim."
"seni görmek için, gök kubbe gibi,
göz, göz olmak isterdim."
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
benim saniyelik salaklıklarımı, yanlış kişiye yanlış mesaj atmalarımı vs anlatmaya hem süre hem de küfürsüz sözlük izin vermeyeceğinden, masumane bir salaklığımı bırakıp kaçayım.
bir gece hem duygusal hem fiziksel aşırı yorgunluğun akabinde evime dönüşte, artık o sıralar neyin kafasını yaşıyor isem, evin bulunduğu sokağın başındaki martıya "gel pisi pisi" dedim. yaklaşık 15 saniye sonra apartman kapısındayken aklım geldi başıma. dönüp baktım. orada sadece bir martı vardı ve ben onu çağırmıştım pisi pisi diye. hayır yanlış anlamayın, kedi yerine farklı bir hayvana pisi pisi demedim. mevzubahis martı bir hayvan bile değildi, bir scooter'dı.
bir gece hem duygusal hem fiziksel aşırı yorgunluğun akabinde evime dönüşte, artık o sıralar neyin kafasını yaşıyor isem, evin bulunduğu sokağın başındaki martıya "gel pisi pisi" dedim. yaklaşık 15 saniye sonra apartman kapısındayken aklım geldi başıma. dönüp baktım. orada sadece bir martı vardı ve ben onu çağırmıştım pisi pisi diye. hayır yanlış anlamayın, kedi yerine farklı bir hayvana pisi pisi demedim. mevzubahis martı bir hayvan bile değildi, bir scooter'dı.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
fularımı takarım
tanımlarımı yazarım
bana entel diyenin
alnını karışlarım.
tanımlarımı yazarım
bana entel diyenin
alnını karışlarım.
devamını gör...


