kalbi çok iyi tanıdığımızı sanmıyorum. yalnızca bu coğrafya için değil iddiam. tüm dünya insanları olarak kalbimizi çok iyi tanımıyor ve anlamıyoruz. sevginin farklı, aşkın farklı şeyler olduğunu ayırt edemiyoruz. birtakım kimyasal tepkimelerin sonucunu yıllar boyu sürecek zannediyoruz. öyle olmuyor. aşkın etkileri geçmeye başladığında, halının altına süpürdüğümüz tüm sorunların ortaya döküldüğünü görüyoruz. o heyecandan uzaklaşmamak adına 'değişirim' ya da 'değiştiririm' diye kendimizi kandırmalarımızı fark etmiyoruz. nihayetinde gerçeklerle yüzleşince de hayatımız kararmışçasına hareket edebiliyoruz. zayıf bir varlık insan. her ne kadar güçlü gözükürse gözüksün.

mesela özlemek çok kıymetli bir duygu. ama özlemek istemiyoruz. hemen her şeyi elde etme dürtümüz var. tabii bu dürtüleri sonuna kadar kullanan bir çağın içindeyiz. özlemek yerine heyecanlanmayı tercih ediyoruz. çok çabuk tüketiyoruz. fakat sevgi, tükenen bir şey değil. aksine bağ kuran, yıllar geçtikçe oturan bir kavram. fakat orada da alışkanlıklarımızı sevgi zannettiğimiz olmuyor değil.

heyecanlanmayı seviyoruz. ancak heyecanlanmak için hep daha fazlasına ihtiyacımız oluyor. 40'ıma merdiven dayadım. içine dahil olduğum kuşak çok eski sayılmaz. fakat şimdiki gençlerin bahsedeceğim duyguyu hiç yaşamış olduğunu sanmıyorum. ilk aşkımı görmek için bir an önce sabah olmasını ve okula gitmeyi delicesine isterdim. okul ara tatile girmiş. 15 gün boyunca tek tesellim bende kalan fuları ve fulardaki kokusu. okulun açılışındaki ilk gün birbirimize sımsıkı sarılışımız... tarif edilebilir bir şey değil. üniversite yılları gelir, uzun yollar, ayrılıklar başlar. otogardan uğurlarken ardından sallanan el ile birlikte hayat sarsılır. düşünüyorum da bu duyguları tatmayalı yıllar oldu. bundan sonra da tadılabileceğini sanmıyorum. dedim ya değiştik, birbirine karıştırdık her şeyi. yatağa indirgenmiş aşk hayatlarımız var artık.

yaşadığımız nostaljinin ardına durumu özetleyecek olursak; kim aşkın heyecan ve tutkusunun yerine sevgiyi koyabilirse ancak o vakit mutlu olur. bu yüzden iki kavramı karşılaştırmak yerine vakti gelmeden yerini hazırlamaya gayretli olması önemli. çünkü aşk yerini sevgiye bırakınca sürdürülebilir bir mutluluk oluyor.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"aşk vs sevgi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim