yazar: izak babel
yayım yılı: 2021
eser, stalin döneminde yazdıkları nedeniyle öldürülen ve kitapları yasaklanan rus asıllı gazeteci, oyun ve kısa öykü yazarı izak babel tarafından kaleme alınan, birbiriyle bağlantılı, genel bağlamda emek-yoksulluk kavramlarını işleyen dört hikayeden oluşmaktadır.
yayım yılı: 2021
eser, stalin döneminde yazdıkları nedeniyle öldürülen ve kitapları yasaklanan rus asıllı gazeteci, oyun ve kısa öykü yazarı izak babel tarafından kaleme alınan, birbiriyle bağlantılı, genel bağlamda emek-yoksulluk kavramlarını işleyen dört hikayeden oluşmaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "rene" tarafından 07.09.2022 22:18 tarihinde açılmıştır.
1.
okuduğum ilk izak babel öyküleri. can yayınları lacivert klasikler serisinde izak babel'e yanılmıyorsam üç kitapla yer vermiş. yazar odessa'da yaşamış bir yahudiymiş. 1940 yılında tutuklanıp kurşuna dizilerek hayatını kaybetmiş. öldürüldükten sonra da kitapları yasaklanmış. bu kitaptaki hikayeleri de bu odessa ve yahudilik bağlamında geçiyordu.
hikayeler birbiriyle bağlantılı ama kronolojik bir sırası yok. açıkçası 48 sayfalık bir kitap için çok yorucuydu. son hikayeyi okumadan önceki hikayelere doğru düzgün anlam veremedim bile. "baba" isimli son hikayeyi okuduktan sonra kafamda bir olay örgüsü ve karakter şeması belirdi. kitabın bu özelliği hem en iyi hem en kötü yönü olmuş sanki. iyi çünkü anlam verme isteği ve merak duygusuyla kitap kendini okutuyor; kötü çünkü karmaşıklık sıkıcı olabiliyor.
kitabın arka kapağına yazarla ilgili bilgiler yer alıyor ve açıkçası beni kitabı okumaya iten en büyük etken buydu. 1894 - 1940 yılları arasında yaşamış odessalı bir yahudi. tarihi açıdan ilginç gelmişti. bu kitap ilk izak babel hikayesi için iyi bir seçim değildi belki de, bilemiyorum. diğer hikayeleri de okuduktan sonra yazarın edebi yönüyle ilgili düşüncelerimi dile getirmem daha uygun olur.
kitaptaki hikayeler:
parantez içinde adalet
odessa'da bu nasıl oluyordu?
kazak lyubka
baba
hikayeler birbiriyle bağlantılı ama kronolojik bir sırası yok. açıkçası 48 sayfalık bir kitap için çok yorucuydu. son hikayeyi okumadan önceki hikayelere doğru düzgün anlam veremedim bile. "baba" isimli son hikayeyi okuduktan sonra kafamda bir olay örgüsü ve karakter şeması belirdi. kitabın bu özelliği hem en iyi hem en kötü yönü olmuş sanki. iyi çünkü anlam verme isteği ve merak duygusuyla kitap kendini okutuyor; kötü çünkü karmaşıklık sıkıcı olabiliyor.
kitabın arka kapağına yazarla ilgili bilgiler yer alıyor ve açıkçası beni kitabı okumaya iten en büyük etken buydu. 1894 - 1940 yılları arasında yaşamış odessalı bir yahudi. tarihi açıdan ilginç gelmişti. bu kitap ilk izak babel hikayesi için iyi bir seçim değildi belki de, bilemiyorum. diğer hikayeleri de okuduktan sonra yazarın edebi yönüyle ilgili düşüncelerimi dile getirmem daha uygun olur.
kitaptaki hikayeler:
parantez içinde adalet
odessa'da bu nasıl oluyordu?
kazak lyubka
baba
devamını gör...
