her sabah uyandığında
i am melting lannn melting diye bağırıyordu doğan güneşe.
allahsız gibi
dinsiz kitapsiz kafir gibi yakıyordu insanı bu güneş. güneşe isyan ritüelini tamamladıktan sonra büyücü
dahlvier'e adaklarını adamak için
plant based bir
emine pir zola kurban etti. normalde evin tanrısı
hestia idi ama bugünkü işleri başka bir ilaha ihtiyaç duyuyordu.
mavininiçindekiyeşildünya'ya çıktığında ilk iş
yoldaş benjamin franklin'in yanına ışınlanmak için
0000 kodunu girdi. portala düştüğünde yoldaş'ın sesi geliyordu:
insan olun biraz! olayı anlamak için ilerledi ve ülkenin ordusunun görüntülerini fark etti ekranda. kollarında
army suzy yazılı yamalarla
bubbles of death marşını söylüyorlardı. köşedeki
kiriktopuk'lu ayakkabılarını fark etti.
erkeksi bayan buse miyim ben? niye topuklarım hep kırılıyor ki diye söylenerek yoldaş'a baktı. yoldaş onu duymuyordu bile. geçen ay
tayini ağrı dağına çıkan ornitorenk'i aramakla meşguldu. orni dağın zirvesine giden yolda kaybolmuştu. bir
coup de grace diye düşündü. bu dünyada kaybolmak bir lükstü.
antrasit renkli koltuğa otururken öğlen bi
acılıvegankebabı söylesem diye düşünürken odaya bir anda bir
ayı daldı. hay allah kahretmesin yine mi?? ulan ayılar sizi atacağım bu diyarlardan. gerekirse
dostlarımızla geleceğiz yine de atacağız sizi!! yetmezse
clarkent'i çağıracağız x ışınları attıracağız...
devamını gör...