1.
fransızca kökenli bir edattır kendisi, bileceğiniz üzre canlılık,yaşam anlamları katıyor misalen; bioloji,biyografi,biyometrik,biyonik vs. gibi.
bu önekin kökeni eski yunanca aynı bağlamda bios-,onun kökeni ise hint-avrupa anadilinde(pie) /*g(w)eih-/ ya da /*g(w)eio-/ şeklinde ki yaşamak köküne bağlıdır
pie köklerindeki /*g(w)/ sesinin yunancaya /b/ şeklinde, latinceye /v/ şeklinde, iran ve hint dillerine /j/ şeklinde ya da /z/ şeklinde geçmesi tipiktir. bu yüzden yunanca bio-(yaşamak),biota(canlı);latince viv-(yaşamak), vita(canlı); gaelce beatha(canlı); sanskritçe jīvīta(canlı).
bu kökün /*g(w)e/ yerine /*g(w)i/ biçimide vardır eski yunanca ondan türeyen zóiō kelimesinden gelen zoê yani hayat,yaşam kelimesi büyük bir kök ağacı oluşturmuştur;zoo, zooloji,paleozoik,senozoik,zodyak,azot,azolit,zonta,zoolog vb.
aynı zamanda viski kelimesi de gaelce 'den türeyen /beatha/ yaşamak kelimesiyle uiga beatha anlamında yani can suyu anlamından gelir. yani bir bakıma diyebiliriz ki viski=ab-ı hayat
fransızca vital(hayata ait) kelimesi de bu kökün latincedeki hali vita'dan gelir; vitamin kelimesi de buradan gelir vita+amin² şeklinden bu amin bizim bildiğimiz amin değil kimyada herhangi bir bileşiği tanımlamak için de kullanılır bazen bir çok vitamin benzeri kelimede de aynı işlevi vardır (bkz: histamin) ,(bkz: melamin) bunun kökeni latince ammonia<ammoniakos(bkz: amonyak)<eski yunanca ammoniacus(amon tapınağı yakınlarında çıkarılan bir tuz)<ammon isminden türemiştir.
bu pie kökü /*g(w)eih-/ iranî dillerde g sesinin /j/ veya /z/ şeklinde değişmesiyle yer alır demiştim, bizim kullandığımız can<orta farsça gyân(ruh, yaşam)<sanskritçe vyana-(ruh) şeklinden gelir 2.basamakta gyân kelimesinin eş anlamlısı olarak zîvag veya zîvantag yer alıyor bunlar ise günümüzdeki farsçaya zinde şeklinde geçiyor, zinde=can şeklinde oluyor; hatta canavar da buradan gelir can+aver(sahip olan, -lı -li) eki ile olur. anlamı her çeşit hayvan, can taşıyan her bir yaratıktır.
bu önekin kökeni eski yunanca aynı bağlamda bios-,onun kökeni ise hint-avrupa anadilinde(pie) /*g(w)eih-/ ya da /*g(w)eio-/ şeklinde ki yaşamak köküne bağlıdır
pie köklerindeki /*g(w)/ sesinin yunancaya /b/ şeklinde, latinceye /v/ şeklinde, iran ve hint dillerine /j/ şeklinde ya da /z/ şeklinde geçmesi tipiktir. bu yüzden yunanca bio-(yaşamak),biota(canlı);latince viv-(yaşamak), vita(canlı); gaelce beatha(canlı); sanskritçe jīvīta(canlı).
bu kökün /*g(w)e/ yerine /*g(w)i/ biçimide vardır eski yunanca ondan türeyen zóiō kelimesinden gelen zoê yani hayat,yaşam kelimesi büyük bir kök ağacı oluşturmuştur;zoo, zooloji,paleozoik,senozoik,zodyak,azot,azolit,zonta,zoolog vb.
aynı zamanda viski kelimesi de gaelce 'den türeyen /beatha/ yaşamak kelimesiyle uiga beatha anlamında yani can suyu anlamından gelir. yani bir bakıma diyebiliriz ki viski=ab-ı hayat
fransızca vital(hayata ait) kelimesi de bu kökün latincedeki hali vita'dan gelir; vitamin kelimesi de buradan gelir vita+amin² şeklinden bu amin bizim bildiğimiz amin değil kimyada herhangi bir bileşiği tanımlamak için de kullanılır bazen bir çok vitamin benzeri kelimede de aynı işlevi vardır (bkz: histamin) ,(bkz: melamin) bunun kökeni latince ammonia<ammoniakos(bkz: amonyak)<eski yunanca ammoniacus(amon tapınağı yakınlarında çıkarılan bir tuz)<ammon isminden türemiştir.
bu pie kökü /*g(w)eih-/ iranî dillerde g sesinin /j/ veya /z/ şeklinde değişmesiyle yer alır demiştim, bizim kullandığımız can<orta farsça gyân(ruh, yaşam)<sanskritçe vyana-(ruh) şeklinden gelir 2.basamakta gyân kelimesinin eş anlamlısı olarak zîvag veya zîvantag yer alıyor bunlar ise günümüzdeki farsçaya zinde şeklinde geçiyor, zinde=can şeklinde oluyor; hatta canavar da buradan gelir can+aver(sahip olan, -lı -li) eki ile olur. anlamı her çeşit hayvan, can taşıyan her bir yaratıktır.
devamını gör...