#netflix filmleri
2019 yılında izleyici ile buluşan bir netflix belgesel filmidir.
sıcak yoga kurucusu bikram choudhury'nin hayatında en popüler zamanları yaşarken hakkında çıkan taciz suçlamaları yüzünden bir anda nasıl düşüşe geçtiği anlatılmaktadır.
sıcak yoga kurucusu bikram choudhury'nin hayatında en popüler zamanları yaşarken hakkında çıkan taciz suçlamaları yüzünden bir anda nasıl düşüşe geçtiği anlatılmaktadır.
yönetmen:
eva orner
oyuncular:
larissa anderson
francesca asumah
sarah baughn
bikram choudhury
john dowd
eva orner
oyuncular:
larissa anderson
francesca asumah
sarah baughn
bikram choudhury
john dowd
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "i will kill her" tarafından 21.11.2022 23:50 tarihinde açılmıştır.
1.
bir belgesel. yoga tarikatının iç yüzünü çarpıcı çıplaklığıyla anlatıyor. çıplaklık diyorum çünkü olayların içinde taciz ve tecavüz de var. siz siz olun akılınızı hangi tarikat olursa olsun sakın kiraya vermeyin. ibretlik belgesel, aç izle!
devamını gör...
2.
2019 yapımı bir netflix belgesel filmi.
allahım izlerken ne düşüneceğimi bilemedim gerçekten. bir grup cahil amerikalıyı ve avrupalıyı (binlerce insan bir grup dediğim de) örseleye örseleye servet yapmış adam. daha ilginci de insanların bunu "istiyor" olması.
belgeselde yoga derslerinde kimi zaman şefkatli, kimi zaman sert ve aşağılayıcı bir üslupla, insanları limitlerinin sonuna dek zorladığı ve insanların da onu tam olarak bu nedenle tercih ettiği söyleniyor.
kendi çalıştığım projeleri de düşündüğüm zaman, gerçekten zor ve deli deli kişilerle bir arada bulundum. hiçbir zaman kötü bir muamelenin tercih edilebilir bir yanı olmadı benim için.
bir kadının taciz veya tecavüz anında donakalması, tepki verememesi inanılmaz anlaşılabilir bir durum. canlılar böyle durumlarda savaş - kaç veya don gibi bir otomatik davranış sergiler. zaten bu yüzden taciz / tecavüz davalarında kurbanın "bağırıp bağırmaması", "yardım isteyip istememesi" çok da sorgulanabilir olmamalı denir. ama bu kadınların bazıları, tacizkâr davranışlara maruz kalmalarına rağmen bu adamla zaman geçiriyorlar. odasına gidiyorlar, birlikte bir şeyler izliyorlar, masajlar yapılıyor, odada uyuyakalnıyor. bunu "o saatte orada ne işi varmış" gibi kadınları yargılayan bir zihniyetle değil gerçekten anlayamama dehşetiyle yazıyorum bu arada. ben gerçekten bir insanın tacizcisiyle oturup sosyalleşmesini hiçbir şekilde anlamlandıramıyorum ya, çok özür dilerim.
insanlar yoga eğitmeni olmak için bunlara göz yummak zorunda olduklarını söylüyorlar ama bir çoğunun yoga ile tanışması zaten bir sebepten yoga dersleri almaları ile başlıyor. bir kısmının yolu bu adamla hayatlarını buna adadıktan sonra kesişmiyor. bir yerde bulunmayı tercih etmekle, kendini orada bulunmaya mecbur hissetmek arasındaki fark nerede çiziliyor gerçekten çok da anlayamıyorum ve açıkçası izlerken şunu sorguladım, bu insanların bazıları acaba kendileri ile yüzleşmekten kaçınmak için "beynimiz yıkandı" diyor olabilir mi?
bu arada gerçekten bir anda tecavüz ettiği kadınlar var, odasına bir sebepten çağırıp üstüne çullanıvermiş kadının. ama bir de dediğim gibi önce flörtöz bir havada yaklaştığı, sonra dokunduğu, sonra daha çok dokunduğu, sonunda tecavüz ettiği kadınlar da var. buna müsaade ediyor olmak ya da ses çıkaramamak "rıza"dır demiyorum kesinlikle ve "kadın da kuyruk sallamış" anlamında söylemiyorum ama bu noktada bu istismara ses çıkarmayarak bu adamla ilişkisini sürdürmüş ve beyinlerinin yıkandığını beyan etmiş herkesin kendisine de en azından "ben neden beynimin yıkanmasına / istismara bu kadar açıktım" diye sorması gerektiğini düşünüyorum.
gerçekten tuhaf bir belseseldi.
ya adam da cidden salağın teki üstelik. karizmatik desen değil, zeki desen değil. kadınlar "her şey hakkında fikri vardı, her şeyi bilirdi" diyorlar, söylediği 10 şeyin 11i götten uydurmaymış zaten :d. daha çok cehaletlerinin de kurbanı olmuş gibi duruyor bu insanlar. hiç anlayamadım, ben de cehalet ve anlayamazlık içindeyim. asla empati kuramadım...
allahım izlerken ne düşüneceğimi bilemedim gerçekten. bir grup cahil amerikalıyı ve avrupalıyı (binlerce insan bir grup dediğim de) örseleye örseleye servet yapmış adam. daha ilginci de insanların bunu "istiyor" olması.
belgeselde yoga derslerinde kimi zaman şefkatli, kimi zaman sert ve aşağılayıcı bir üslupla, insanları limitlerinin sonuna dek zorladığı ve insanların da onu tam olarak bu nedenle tercih ettiği söyleniyor.
kendi çalıştığım projeleri de düşündüğüm zaman, gerçekten zor ve deli deli kişilerle bir arada bulundum. hiçbir zaman kötü bir muamelenin tercih edilebilir bir yanı olmadı benim için.
bir kadının taciz veya tecavüz anında donakalması, tepki verememesi inanılmaz anlaşılabilir bir durum. canlılar böyle durumlarda savaş - kaç veya don gibi bir otomatik davranış sergiler. zaten bu yüzden taciz / tecavüz davalarında kurbanın "bağırıp bağırmaması", "yardım isteyip istememesi" çok da sorgulanabilir olmamalı denir. ama bu kadınların bazıları, tacizkâr davranışlara maruz kalmalarına rağmen bu adamla zaman geçiriyorlar. odasına gidiyorlar, birlikte bir şeyler izliyorlar, masajlar yapılıyor, odada uyuyakalnıyor. bunu "o saatte orada ne işi varmış" gibi kadınları yargılayan bir zihniyetle değil gerçekten anlayamama dehşetiyle yazıyorum bu arada. ben gerçekten bir insanın tacizcisiyle oturup sosyalleşmesini hiçbir şekilde anlamlandıramıyorum ya, çok özür dilerim.
insanlar yoga eğitmeni olmak için bunlara göz yummak zorunda olduklarını söylüyorlar ama bir çoğunun yoga ile tanışması zaten bir sebepten yoga dersleri almaları ile başlıyor. bir kısmının yolu bu adamla hayatlarını buna adadıktan sonra kesişmiyor. bir yerde bulunmayı tercih etmekle, kendini orada bulunmaya mecbur hissetmek arasındaki fark nerede çiziliyor gerçekten çok da anlayamıyorum ve açıkçası izlerken şunu sorguladım, bu insanların bazıları acaba kendileri ile yüzleşmekten kaçınmak için "beynimiz yıkandı" diyor olabilir mi?
bu arada gerçekten bir anda tecavüz ettiği kadınlar var, odasına bir sebepten çağırıp üstüne çullanıvermiş kadının. ama bir de dediğim gibi önce flörtöz bir havada yaklaştığı, sonra dokunduğu, sonra daha çok dokunduğu, sonunda tecavüz ettiği kadınlar da var. buna müsaade ediyor olmak ya da ses çıkaramamak "rıza"dır demiyorum kesinlikle ve "kadın da kuyruk sallamış" anlamında söylemiyorum ama bu noktada bu istismara ses çıkarmayarak bu adamla ilişkisini sürdürmüş ve beyinlerinin yıkandığını beyan etmiş herkesin kendisine de en azından "ben neden beynimin yıkanmasına / istismara bu kadar açıktım" diye sorması gerektiğini düşünüyorum.
gerçekten tuhaf bir belseseldi.
ya adam da cidden salağın teki üstelik. karizmatik desen değil, zeki desen değil. kadınlar "her şey hakkında fikri vardı, her şeyi bilirdi" diyorlar, söylediği 10 şeyin 11i götten uydurmaymış zaten :d. daha çok cehaletlerinin de kurbanı olmuş gibi duruyor bu insanlar. hiç anlayamadım, ben de cehalet ve anlayamazlık içindeyim. asla empati kuramadım...
devamını gör...
