1.
çocuklar duymasın, seksenler, mandıra filozofu gibi birçok yapımın yönetmenliğini üstlenmiş tonton bey. mint akademi'nin de kurucusu aynı zamanda.
devamını gör...
2.
dizilerini toplum mühendisliğini amaç edinip kendi ifadesiyle ''bir misyon ifâ etmek'' için yapan yapımcı, yönetmendir. âile dizisi olarak takdim edilen dizilerinde yapımcı kendi dünya görüşünü yansıtmakla kalmaz, ''modern şehirli âile böyle olur! '' fikrini dikte ettirmeye çalışan gayreti de seyredenler ve tahlil edebilenler tarafından açık şekilde hissedilir.
meselâ ''seksenler'' dizisinde ''ptt, hastane, kahvehâne, sinemâ, karakol, esnâf'' gibi mahalleyi oluşturan kurumlar vurgulanırken her nedense bu kurumların içinde câmi'ye rastlanmaz. dizide ''câmi''den sadece bayram namazı kılınacağında söz edilmiştir. burda da yine hiç bir şekilde ''câmi'' figürü görüntü kadrajına girememiştir. eski mahallenin vazgeçilmezi olan ''câmi'' ye yönetmenin neden yer vermediği sorusu gerçekten merak edilen bir konudur.
yine yönetmenin, gerçekte eski mahallelerde genel itibâriyle hâkim olan islâmi ibâdet ve uygulamaları üstünkörü geçiştirmesini doğru bulmadığımı belirtmek istiyorum. dizideki müslümanlık vecibelerine âtıf, sadece dini bayramlarda bayram namazı kılınması, ölüm veya doğumlar gibi belli günlerde evde mevlüt okutulması, hacca gidilmesi ve ramazan ayında mahallelinin birlikte iftar etmesinden ibâret kalmıştır. meselâ yönetmenin mahallesinde kimse cuma namazına gitmemektedir. ben, ramazan ayında terâvih namazından da bahsedildiğine rastlamadım. halbuki hem şimdi hem de eskiden cuma namazına gitmek mahalle sâkinlerinin genelinin bir davranış şeklidir. seksenli yıllardaki yaşam biçimi ve sosyal ilişkileri anlatması beklenen bu dizide özellikle bu ayrıntıların gözden kaçırılması, toplum mühendisliği niyetinin bir tezâhürü olsa gerek diye düşünüyorum.
yine dizideki ''nazlı'' mahallenin bir esnâfı olan ''ergun plak'' ile ''nişan'', ''sözlenme'' gibi toplumun onayladığı herhangi bir sözleşme olmaksızın uzun bir müddet dükkânında konuşabilmiş, bu konuyu bilen ''nazlı'' nın ağabeyi ''ahmet'' yakın arkadaşı ''ergun'' un çelişkili davranışlarına ve kız kardeşiyle görüşmesine sesini çıkarmamıştır. dolayısıyla dizide senârize edilen manzara seksenli yılların gerçeği olmayıp yapımcının dikte etmek istediği kendi gerçeğidir.
türk âile yapısı ile bağdaşmadığını düşündüğüm pek çok öge barındıran ''çocuklar duymasın'' dizisi de ayrı bir tenkit yazısının konusu olabilecek malzemeler içermektedir. şimdi bu dizilerin neden tüm ulusal kanallarda paylaşılamayıp yayınlandığını, bu tahlilleri yaptıktan sonra daha iyi anlıyorum. esâsen böyle bir tahlile de ihtiyaç yoktur. çünkü yapımcı-yönetmenin kendisi açıklamıştır olayı. diziler, bir sanat kaygısıyla, ticâri kazanç maksadıyla yapılmamıştır. ''bir misyonu ifâ etmek'' amacıyla yapılmıştır.
meselâ ''seksenler'' dizisinde ''ptt, hastane, kahvehâne, sinemâ, karakol, esnâf'' gibi mahalleyi oluşturan kurumlar vurgulanırken her nedense bu kurumların içinde câmi'ye rastlanmaz. dizide ''câmi''den sadece bayram namazı kılınacağında söz edilmiştir. burda da yine hiç bir şekilde ''câmi'' figürü görüntü kadrajına girememiştir. eski mahallenin vazgeçilmezi olan ''câmi'' ye yönetmenin neden yer vermediği sorusu gerçekten merak edilen bir konudur.
yine yönetmenin, gerçekte eski mahallelerde genel itibâriyle hâkim olan islâmi ibâdet ve uygulamaları üstünkörü geçiştirmesini doğru bulmadığımı belirtmek istiyorum. dizideki müslümanlık vecibelerine âtıf, sadece dini bayramlarda bayram namazı kılınması, ölüm veya doğumlar gibi belli günlerde evde mevlüt okutulması, hacca gidilmesi ve ramazan ayında mahallelinin birlikte iftar etmesinden ibâret kalmıştır. meselâ yönetmenin mahallesinde kimse cuma namazına gitmemektedir. ben, ramazan ayında terâvih namazından da bahsedildiğine rastlamadım. halbuki hem şimdi hem de eskiden cuma namazına gitmek mahalle sâkinlerinin genelinin bir davranış şeklidir. seksenli yıllardaki yaşam biçimi ve sosyal ilişkileri anlatması beklenen bu dizide özellikle bu ayrıntıların gözden kaçırılması, toplum mühendisliği niyetinin bir tezâhürü olsa gerek diye düşünüyorum.
yine dizideki ''nazlı'' mahallenin bir esnâfı olan ''ergun plak'' ile ''nişan'', ''sözlenme'' gibi toplumun onayladığı herhangi bir sözleşme olmaksızın uzun bir müddet dükkânında konuşabilmiş, bu konuyu bilen ''nazlı'' nın ağabeyi ''ahmet'' yakın arkadaşı ''ergun'' un çelişkili davranışlarına ve kız kardeşiyle görüşmesine sesini çıkarmamıştır. dolayısıyla dizide senârize edilen manzara seksenli yılların gerçeği olmayıp yapımcının dikte etmek istediği kendi gerçeğidir.
türk âile yapısı ile bağdaşmadığını düşündüğüm pek çok öge barındıran ''çocuklar duymasın'' dizisi de ayrı bir tenkit yazısının konusu olabilecek malzemeler içermektedir. şimdi bu dizilerin neden tüm ulusal kanallarda paylaşılamayıp yayınlandığını, bu tahlilleri yaptıktan sonra daha iyi anlıyorum. esâsen böyle bir tahlile de ihtiyaç yoktur. çünkü yapımcı-yönetmenin kendisi açıklamıştır olayı. diziler, bir sanat kaygısıyla, ticâri kazanç maksadıyla yapılmamıştır. ''bir misyonu ifâ etmek'' amacıyla yapılmıştır.
devamını gör...
3.
yeni sinemalar genel müdürü olduğuna iliskin aciklama geldi.
(link: yapımcı birol güven sinema genel müdürü olarak atandı
bundle.app/fsWabEkm::buradan)
(link: yapımcı birol güven sinema genel müdürü olarak atandı
bundle.app/fsWabEkm::buradan)
devamını gör...
4.
kendi farklı olduğu ve yaşadığı halde, daş fırın erkekliği gözellemesiyle topluma popüler eğlencelik üreterek köşe olmayı marifet gören bir tip. yarattığı tip tiyatroya genel müdür olduysa onun patronu güven'de acık sebeplenecekti herhal..şaşırdık mı.. (adam rüştünü ispat etmiş, hizmette sınır tanımıyor sahiplerine."işi biliyor"!)
devamını gör...
5.
6.
#3211267 soldakinde abi bi rol de bana yok mu diyen gariban oyuncu bakışı,
sağdakinde ise sıranı bekle diyen zengin gülüşü var işte. yapımcı olan da o belli.
sağdakinde ise sıranı bekle diyen zengin gülüşü var işte. yapımcı olan da o belli.
devamını gör...
7.
cilki cikana kadar dizi uzatan kimse.
devamını gör...
8.
yakışıklı bir resmi ile başlamak gerekirse.

1 mayıs 1964, darıca kocaeli doğumlu yapımcı, yazar ve yönetmen.
23 şubat 2024 tarihinde türkiye cumhuriyeti kültür ve turizm bakanlığı'nda sinema genel müdürü olarak atanmıştır.
ilk zamanlar bir çok dizide adını duymama rağmen kendisini tanımazdım ama bir süre sonra artık göz alışmaya başlayınca kim bu adam diye düşünmeye başlamıştım artık. bu dönemlerde bile sürekli bir yerlerde görüyordum ama yüzünü görmediğim için tanımazdım. tanımak derken zaten bu insanları tanımamız imkansız televizyondan olduğu kadarıyla diyelim. neyse ilk olarak kendisini mandıra filozofu filminde küçük bir rolde gördüm ve sempatik bir yapısı olduğunu hemen anladım. kızların tabiri ile sempatik değil tabii gerçekten sempatik.
mint motion pictures etiketini nerede görsem artık onunda orada olduğunu bilirdiniz. dizilerini şöyle bir sıralayalım. kaygısızlar, ayrılsak da beraberiz, çocuklar duymasın, en son babalar duyar, çocuklar ne olacak, kadın isterse, anadolu kaplanı, oks anneleri, benden baba olmaz, havalimanı, yalancı romantik, komedi türk, iyi uçuşlar, arka sıradakiler, papatyam, bana bunlarla gel, öğretmen kemal, yerli malı yılbaşı, seksenler, zengin kız fakir oğlan, doksanlar, aşk emek ister, kalp hırsızı, hom ofis, rumuz cavidan, mayıs kraliçesi, sevda'nın bahçesi, keşke hiç büyümeseydik, ev yapımı, babam çok değişti, mükemmel eşleşme ve çocuklar duydu.
bunların içinde bazıları var ki halen açıp izlenen türden yakın zamandan seksenler mesela halen televizyonda görünce izliyoruz. çocuklar duymasın görünce helan takılıp izliyoruz. ayrılsa da beraberiz karakterlerini ezbere biliyoruz. arka sıradakiler kendi türünde çok önde bir dizi. zengin kız fakir oğlan hepimize yeniden sevginin emek istediğini öğretti ve benim için bir hayal kırıklığı olan aşk emek ister şu diziye biraz daha değer verilseydi keşke. güzel zamanların güzel dizileri olarak kaldılar bizde. şimdiki televizyonun bu izlenmez halinin sebebi de belki birol güven yok diyedir. böyle insanlar hep var olsun, bize verdiklerin için iyi ki varsın.

1 mayıs 1964, darıca kocaeli doğumlu yapımcı, yazar ve yönetmen.
23 şubat 2024 tarihinde türkiye cumhuriyeti kültür ve turizm bakanlığı'nda sinema genel müdürü olarak atanmıştır.
ilk zamanlar bir çok dizide adını duymama rağmen kendisini tanımazdım ama bir süre sonra artık göz alışmaya başlayınca kim bu adam diye düşünmeye başlamıştım artık. bu dönemlerde bile sürekli bir yerlerde görüyordum ama yüzünü görmediğim için tanımazdım. tanımak derken zaten bu insanları tanımamız imkansız televizyondan olduğu kadarıyla diyelim. neyse ilk olarak kendisini mandıra filozofu filminde küçük bir rolde gördüm ve sempatik bir yapısı olduğunu hemen anladım. kızların tabiri ile sempatik değil tabii gerçekten sempatik.
mint motion pictures etiketini nerede görsem artık onunda orada olduğunu bilirdiniz. dizilerini şöyle bir sıralayalım. kaygısızlar, ayrılsak da beraberiz, çocuklar duymasın, en son babalar duyar, çocuklar ne olacak, kadın isterse, anadolu kaplanı, oks anneleri, benden baba olmaz, havalimanı, yalancı romantik, komedi türk, iyi uçuşlar, arka sıradakiler, papatyam, bana bunlarla gel, öğretmen kemal, yerli malı yılbaşı, seksenler, zengin kız fakir oğlan, doksanlar, aşk emek ister, kalp hırsızı, hom ofis, rumuz cavidan, mayıs kraliçesi, sevda'nın bahçesi, keşke hiç büyümeseydik, ev yapımı, babam çok değişti, mükemmel eşleşme ve çocuklar duydu.
bunların içinde bazıları var ki halen açıp izlenen türden yakın zamandan seksenler mesela halen televizyonda görünce izliyoruz. çocuklar duymasın görünce helan takılıp izliyoruz. ayrılsa da beraberiz karakterlerini ezbere biliyoruz. arka sıradakiler kendi türünde çok önde bir dizi. zengin kız fakir oğlan hepimize yeniden sevginin emek istediğini öğretti ve benim için bir hayal kırıklığı olan aşk emek ister şu diziye biraz daha değer verilseydi keşke. güzel zamanların güzel dizileri olarak kaldılar bizde. şimdiki televizyonun bu izlenmez halinin sebebi de belki birol güven yok diyedir. böyle insanlar hep var olsun, bize verdiklerin için iyi ki varsın.
devamını gör...
