1.
82 doğumlu yönetmen. sinemada telefon kullanımı ile ilgili yaptığı kısa filmi fazlaca tepki almıştır. +18 olduğunu söylemekte fayda var.
kısa film
baskın filmi ve iphone 11 ile çekilen çıplak dizisi izlemeye değer.
kısa film
baskın filmi ve iphone 11 ile çekilen çıplak dizisi izlemeye değer.
devamını gör...
2.
türkiye'de korku sineması adına yapılan en büyük şovlardan biri ama ne yazık ki içi pek dolu değil. adamın çektiği filmler bol bol atmosfer kasıp, bakın ben avangardım demekten öteye gidemiyor. baskın desen, türkiye’de benzeri az yapıldığı için övüldü ama aslında korkudan çok aşırı stilize edilmiş bir 'bakın ne kadar rahatsız ediciyim' şovu.
housewife keza tam bir arthouse olmak istedim ama olamadım vakası.
hikâye anlatımı dersen yok, karakter gelişimi sıfır, diyaloglar desen bazen o kadar yapmacık ki burada cool olmaya çalışıyor ama olmuyor diye utanıyorsun. ha, visual storytelling konusunda fena değil ama o da bir yere kadar.
bir de sosyal medyada sürekli kendi filmlerini anlatıp durması yok mu? yönetmen mi, kendi filmlerinin pr'ını yapan bir influencer mı belli değil. sinema dersi veriyor ama dersin sonunda filmlerini izleyince hocam siz de pek bilmiyorsunuz galiba diyorsun.
özetle, kendini aşırı ciddiye alan ama maalesef derinlikli bir şey sunamayan bir yönetmen. bol şans ama biraz da hikâye anlatımına yatırım yap lütfen!
housewife keza tam bir arthouse olmak istedim ama olamadım vakası.
hikâye anlatımı dersen yok, karakter gelişimi sıfır, diyaloglar desen bazen o kadar yapmacık ki burada cool olmaya çalışıyor ama olmuyor diye utanıyorsun. ha, visual storytelling konusunda fena değil ama o da bir yere kadar.
bir de sosyal medyada sürekli kendi filmlerini anlatıp durması yok mu? yönetmen mi, kendi filmlerinin pr'ını yapan bir influencer mı belli değil. sinema dersi veriyor ama dersin sonunda filmlerini izleyince hocam siz de pek bilmiyorsunuz galiba diyorsun.
özetle, kendini aşırı ciddiye alan ama maalesef derinlikli bir şey sunamayan bir yönetmen. bol şans ama biraz da hikâye anlatımına yatırım yap lütfen!
devamını gör...
3.
fransız usulü slasher kısa filmlerini zevkle izlediğim yönetmen.

fransız korku sinemasına büyük hayranlık duyuyor. öyle ki fransız yönetmenler "fransız aşırıcılığı" akımına kapılıp da çektikleri ultra kanlı ve şiddetli filmlerle, piyasayı bir dönem aşırı derece de kasıp kavurmuşlar.
(bkz: haute tension)
(bkz: inside)

2000'lerin ortalarında kanı kaynayan genç can abim de bu filmlerden oldukça etkilenmiş olacak ki, (bkz: kurban bayramı) ve (bkz: sandık) adlı iki kısa filmi çekmiş. ikisi de bu arada bu türün hakkını veren cinsten kısa filmler. mesela sandık filminde o bebeğin gövdesinden çıkan organlar birebir gerçekmiş. adam bildiğin sırf film için sakatat alıp gerçekçiliği hatsafhaya çıkartmak için elinden geleni yapmış. ayrıca fransız korku sineması hakkında çektiği koskocaman bir video vardır. buradan;
en beğendiğim kısa filmi sandık;
kısa filmlerde iyi dedik, ama uzun metrajda pek dikiş tutturamamış ve "nispeten" başarısız olmuş yönetmen. hakan muhafız'da zaten sıçmış sıvamış. çıplak dizisinden de her ne kadar iphone'la çektiği için övünse de, o da content bakımından oldukça sınıfta kalmış dizi. sinematografisi iyiydi ama dizinin, doğruya doğru. ama content tırt olunca sinematografinin de bir önemi kalmıyor can abim. baskın diye uzun metraj filmi de var, onu izlemediğim için yorum yapamıyorum şuan.
bir ara "the pencil" adlı 30 saniyelik kısa filmiyle de fazlaca tepki aldı. neymiş efendim kadına tecavüz ediyormuş, şiddet gösteriyormuş vs. arkadaşım film bu film! anlayın artık şunu. ayrıca fransız sinemasından çıkma, gaspar noe'nin filmi olan (bkz: irreversible) filminde çok daha sert bir tecavüz sahnesi mevcut. onu izleyince de mesela gaspar noe'yi de aynı can evrenol gibi topa mı tutalım kurgusal bir sahne için?
can evrenol aynı zamanda tarz sahibi. çektiği filmler, ilgilendiği alanlar, yaşadığı hayat vs. inanılmaz elit bir insan. bu elitliğin altı da boş değil. kesinlikle röportajlarını falan izlediğimde bunu net şekilde anlayabiliyorum. film türü konusunda da birbirimize çok benziyoruz. ben de tam bir fransız korku sineması aşığıyım. hatta o sinemaya bulaştığımdan beri neredeyse hiçbir hollywood korku filmi beklediğim tatminliği veremedi. ilk çekeceğim kısa filmim yoğun kan ve şiddet içerecek, kafaya koydum.
tüm defolarına rağmen saygı duyduğum, örnek aldığım bir yönetmen can evrenol. umarım daha iyi yerlere gelir.

fransız korku sinemasına büyük hayranlık duyuyor. öyle ki fransız yönetmenler "fransız aşırıcılığı" akımına kapılıp da çektikleri ultra kanlı ve şiddetli filmlerle, piyasayı bir dönem aşırı derece de kasıp kavurmuşlar.
(bkz: haute tension)
(bkz: inside)

2000'lerin ortalarında kanı kaynayan genç can abim de bu filmlerden oldukça etkilenmiş olacak ki, (bkz: kurban bayramı) ve (bkz: sandık) adlı iki kısa filmi çekmiş. ikisi de bu arada bu türün hakkını veren cinsten kısa filmler. mesela sandık filminde o bebeğin gövdesinden çıkan organlar birebir gerçekmiş. adam bildiğin sırf film için sakatat alıp gerçekçiliği hatsafhaya çıkartmak için elinden geleni yapmış. ayrıca fransız korku sineması hakkında çektiği koskocaman bir video vardır. buradan;
en beğendiğim kısa filmi sandık;
kısa filmlerde iyi dedik, ama uzun metrajda pek dikiş tutturamamış ve "nispeten" başarısız olmuş yönetmen. hakan muhafız'da zaten sıçmış sıvamış. çıplak dizisinden de her ne kadar iphone'la çektiği için övünse de, o da content bakımından oldukça sınıfta kalmış dizi. sinematografisi iyiydi ama dizinin, doğruya doğru. ama content tırt olunca sinematografinin de bir önemi kalmıyor can abim. baskın diye uzun metraj filmi de var, onu izlemediğim için yorum yapamıyorum şuan.
bir ara "the pencil" adlı 30 saniyelik kısa filmiyle de fazlaca tepki aldı. neymiş efendim kadına tecavüz ediyormuş, şiddet gösteriyormuş vs. arkadaşım film bu film! anlayın artık şunu. ayrıca fransız sinemasından çıkma, gaspar noe'nin filmi olan (bkz: irreversible) filminde çok daha sert bir tecavüz sahnesi mevcut. onu izleyince de mesela gaspar noe'yi de aynı can evrenol gibi topa mı tutalım kurgusal bir sahne için?
can evrenol aynı zamanda tarz sahibi. çektiği filmler, ilgilendiği alanlar, yaşadığı hayat vs. inanılmaz elit bir insan. bu elitliğin altı da boş değil. kesinlikle röportajlarını falan izlediğimde bunu net şekilde anlayabiliyorum. film türü konusunda da birbirimize çok benziyoruz. ben de tam bir fransız korku sineması aşığıyım. hatta o sinemaya bulaştığımdan beri neredeyse hiçbir hollywood korku filmi beklediğim tatminliği veremedi. ilk çekeceğim kısa filmim yoğun kan ve şiddet içerecek, kafaya koydum.
tüm defolarına rağmen saygı duyduğum, örnek aldığım bir yönetmen can evrenol. umarım daha iyi yerlere gelir.
devamını gör...
4.
sadece baskın: karabasan filmini izleyip çok beğendiğim yönetmen. başlığını açıp sözlükte tanıtmıştım ve sanırım 8/10 vermiştim. yani 9 veya 10 vermek de isterdim ama 8 alması da aklımı başımdan almadığı ama çok beğendiğim anlamına gelir. en sevdiğim yerli korku filmi budur hatta. ha, çok mu türk korku filmi izledim? hayır. zaten ilgimi çekmiyor çoğu. ama bu film bana göre global standartlarda da çok iyiydi. a dark song kadar iyiydi mesela.
devamını gör...
5.
devamını gör...
"can evrenol" ile benzer başlıklar
can can
3
hasan can kaya
341