cloud number 9 şarkısının izmarit toplarken hüzünlendirmesi
başlık "bay_moris" tarafından 09.12.2024 22:48 tarihinde açılmıştır.
1.
yaklaşık 1.5 aydan beri hayatınızdan aniden uzaklaşıp adete farklı bir evrene gittiğinizde yaşayabileceğiniz bir durumdur. üniversite sonrası iş hayatına atılmak için hemen zorunlu askerliği bitirmek istedim ve hemen yazıldım. 18 ay normal askerlik yapmaktansa sekiz ay çabuk geçer diye kendimi avutup gözümü karartmıştım. anca filmlerde ve büyüklerimizden dinlediklerimizle gideceğim yeri kafamda üç aşağı beş yukarı tahmin etmiştim. büyük yanılgı (!)
kız arkadaşım beni kapıdan içeriye uğurladı anda ışınlmanın ne olduğunu anladım. önceki hayatın ve şimdiki hayatım diye ikiye ayrıldım. sivilde ne yaşadımsa unuttuğum bir evren vardı. kurallar, saatler, dört yüz kişilik koğuşlar, kimseyi tanımadığım bir yığın insanla ışığın kapandığı ve uyumaya çalıştığınız geceler. daha dün yumuşacık yatağında hayata naz yaptığım ortam rüya mıydı?
alışmak zorunda olduğunuz bir ortamı kanıksayıp yaşayıp gidiyorsunuz artık. radyo yasak, cep telefonu yasak. bir tv var, o da sizden önce kim geldiyse onun sözü geçiyor; artık ne dinlerse, türkü mü dersin, katil bulan program mı dersin.... tam bir kabus yani.. dinlediğin rock, metal, jazz parçalar uzak bir galaksi kadar yakın bana, yani hayal...
bir sabah yine izmarit toplayıp, temizlik yapmak için alana gittiğimizde, başımızdaki sorumlu radyoyu kurcalamaya başladı. bizden ufak bir çocuktu ama bizden daha önce geldiği için 15 kişilik bu grubu onun sorumluluğuna vermişlerdi. arabesk, türkü, kanalları arasında geçiş yapıyordu, kafasına göre bir şey bulamamış, aranıyordu sabahın altı buçuğunda. birden tanıdık bir tını geldi.. cennetten ses duyan meczup gibi atıldım:
- kalsın lütfen, radyom yok, dinleyeyim biraz.
- seviyor musun yabancı müzik abi?
- çok sevdiğim parça anısı var.
halbuki yoktu anısı manısı. sevdiğim bir parçaydı altı üstü. belki askerde olmasam benim de geçeceğim bir parça ama o sabah bana kendimi hatırlattı mutlu etti, tıpkı shawshank redemption filminde akşamüstü bira içen mahkunlar gibi o 5 dakika beni hayata tekrar bağlamıştı.
bryan adams hep aklımda kalacaksın adamım.
edit : imla
kız arkadaşım beni kapıdan içeriye uğurladı anda ışınlmanın ne olduğunu anladım. önceki hayatın ve şimdiki hayatım diye ikiye ayrıldım. sivilde ne yaşadımsa unuttuğum bir evren vardı. kurallar, saatler, dört yüz kişilik koğuşlar, kimseyi tanımadığım bir yığın insanla ışığın kapandığı ve uyumaya çalıştığınız geceler. daha dün yumuşacık yatağında hayata naz yaptığım ortam rüya mıydı?
alışmak zorunda olduğunuz bir ortamı kanıksayıp yaşayıp gidiyorsunuz artık. radyo yasak, cep telefonu yasak. bir tv var, o da sizden önce kim geldiyse onun sözü geçiyor; artık ne dinlerse, türkü mü dersin, katil bulan program mı dersin.... tam bir kabus yani.. dinlediğin rock, metal, jazz parçalar uzak bir galaksi kadar yakın bana, yani hayal...
bir sabah yine izmarit toplayıp, temizlik yapmak için alana gittiğimizde, başımızdaki sorumlu radyoyu kurcalamaya başladı. bizden ufak bir çocuktu ama bizden daha önce geldiği için 15 kişilik bu grubu onun sorumluluğuna vermişlerdi. arabesk, türkü, kanalları arasında geçiş yapıyordu, kafasına göre bir şey bulamamış, aranıyordu sabahın altı buçuğunda. birden tanıdık bir tını geldi.. cennetten ses duyan meczup gibi atıldım:
- kalsın lütfen, radyom yok, dinleyeyim biraz.
- seviyor musun yabancı müzik abi?
- çok sevdiğim parça anısı var.
halbuki yoktu anısı manısı. sevdiğim bir parçaydı altı üstü. belki askerde olmasam benim de geçeceğim bir parça ama o sabah bana kendimi hatırlattı mutlu etti, tıpkı shawshank redemption filminde akşamüstü bira içen mahkunlar gibi o 5 dakika beni hayata tekrar bağlamıştı.
bryan adams hep aklımda kalacaksın adamım.
edit : imla
devamını gör...
2.
metin ışık dinleseniz intihar ederseniz herhalde o zaman
devamını gör...
"cloud number 9 şarkısının izmarit toplarken hüzünlendirmesi" ile benzer başlıklar
izmarit
5