1986 yapımı, kartal tibet'in yönettiği , kemal sunal, melike zobu ve yaman okay gibi oyuncuları başrollerinde barındıran, cevat fehmi başkut'un buzlar çözülmeden isimli tiyatro oyununun sinema uyarlaması olan yerli komedi filmidir. akıl hastanesinden kaçan iki delinin, yolları kardan dolayı kapanmış olan bir kasabaya sığınmasını ve halk tarafından birinin kaymakam öbürünün ise hakim zannedilmesini konu edinmiştir. bu iki kişi, tefeciler ve karaborsacılar tarafından sömürülen kasaba halkının umudu mu olacaklardır?
yönetmen:
kartal tibet
oyuncular:
kemal sunal
melike zobu
yaman okay
reha yurdakul
yavuzer çetinkaya
ihsan yüce
sırrı elitaş
kartal tibet
oyuncular:
kemal sunal
melike zobu
yaman okay
reha yurdakul
yavuzer çetinkaya
ihsan yüce
sırrı elitaş
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "sanane ulan" tarafından 06.12.2020 18:22 tarihinde açılmıştır.
1.
kemâl sunal ile melike zobu'nun başrollerinde oynadığı, 1986 yapımı bir sinema filmi.
filmin senaryosunu osman fahir seden yazmış ve kartal tibet yönetmiştir.
cevat fehmi başkut'un "buzlar çözülmeden" adlı tiyatro oyununun sinema uyarlamasıdır.
film memleketim bolu'da çekilmiştir. hazır kar yağıyorken, izlenecek en güzel filmlerden biridir. kemâl sunal filmde bir deliyi canlandırmaktadır.
filmin senaryosunu osman fahir seden yazmış ve kartal tibet yönetmiştir.
cevat fehmi başkut'un "buzlar çözülmeden" adlı tiyatro oyununun sinema uyarlamasıdır.
film memleketim bolu'da çekilmiştir. hazır kar yağıyorken, izlenecek en güzel filmlerden biridir. kemâl sunal filmde bir deliyi canlandırmaktadır.
devamını gör...
2.
başarılı bir oyunun, başarılı bir uyarlaması. güldüren ve düşündüren bölümlerinin yer aldığı, yönetmenliğini kartal tibet'in yapmış olduğu, 1986 yılına ait farklı bir kemal sunal filmi.
cevat fehmi başkut'un buzlar çözülmeden isimli oyunu şehir tiyatrosu' nda uzun süre oynamış ve büyük başarı elde etmiş. 1965 yılında sinemaya uyarlanarak başrollerde fikret hakan ve selda alkor yer almıştı. deli deli küpeli de aynı oyunun ikinci sinema uyarlaması oluyor. filmin konusu, bir kasabaya yeni bir kaymakam tayin edilmesiyle başlar. yeni kaymakamın gelişi bazılarında endişe, bazılarında da umut duygusuna sebep olur. büyük bekleyiş sürerken, kaymakam yanında bir yakını ile çıkagelir. gelir gelmez makamına götürürler ve kaymakam ertesi gün işe başlar.
zamanla kaymakamın doğrudan, iyiden, güzellikten, dürüstlükten yana olduğu ortaya çıkar. bu özellikler, kasaba halkı arasında sevince sebep olur ama bu sevinç de çok uzun sürmez. çünkü kaymakam ve yardımcısı, gerçekte akıl hastanesinden firar etmişlerdir. diğer yandan, kar yolları kapattığından, hakiki kaymakamın gelişi epey gecikmeli olmuştur. buzlar çözülüp, kaymakam kasabaya ayak bastığında gerçek de ortaya çıkar.
cevat fehmi başkut'un buzlar çözülmeden isimli oyunu şehir tiyatrosu' nda uzun süre oynamış ve büyük başarı elde etmiş. 1965 yılında sinemaya uyarlanarak başrollerde fikret hakan ve selda alkor yer almıştı. deli deli küpeli de aynı oyunun ikinci sinema uyarlaması oluyor. filmin konusu, bir kasabaya yeni bir kaymakam tayin edilmesiyle başlar. yeni kaymakamın gelişi bazılarında endişe, bazılarında da umut duygusuna sebep olur. büyük bekleyiş sürerken, kaymakam yanında bir yakını ile çıkagelir. gelir gelmez makamına götürürler ve kaymakam ertesi gün işe başlar.
zamanla kaymakamın doğrudan, iyiden, güzellikten, dürüstlükten yana olduğu ortaya çıkar. bu özellikler, kasaba halkı arasında sevince sebep olur ama bu sevinç de çok uzun sürmez. çünkü kaymakam ve yardımcısı, gerçekte akıl hastanesinden firar etmişlerdir. diğer yandan, kar yolları kapattığından, hakiki kaymakamın gelişi epey gecikmeli olmuştur. buzlar çözülüp, kaymakam kasabaya ayak bastığında gerçek de ortaya çıkar.
devamını gör...
3.
kemal sunal'ın başrolünde oynadığı kendisini kaymakam olarak tanıtan ve yolların kapalı olması sebebiyle de gerçek kaymakam gelene dek kasabadaki halkı sömüren ağaları perişan eden bir deliyi konu almaktadır
devamını gör...
4.
aynı zamanda gerek buzlar çözülmeden gerekse de deliler boşandı/aziz nesin öyküsünden de izler taşıyan filmdir.
ayrıca leyla ile mecnun'da erdal bakkal'ın tımarhane sahnelerinde bu eserlere gönderme vardır.
bu zinciri başlatan emin olmamakla birlikte çehov'un altıncı koğuşu'nu gösterilebilir.
ayrıca leyla ile mecnun'da erdal bakkal'ın tımarhane sahnelerinde bu eserlere gönderme vardır.
bu zinciri başlatan emin olmamakla birlikte çehov'un altıncı koğuşu'nu gösterilebilir.
devamını gör...
5.
dondurucu soğuğa rağmen dağları tepeleri yürüyerek aşan, deli olmasına rağmen iyi ve kötüyü ayırt edebilen, kasabanın ve halkın sorunlarına bir şekilde çözüm bulup bu uğurda çalışıp çabalayan, gerekirse yılanoğlu gibi bir eşkıyanın karşısına çıkacak kadar yüreği olan, mert, dürüst, çalışkan ve gözü kara iki delinin kaymakamlık ve hakimlik macerasını anlatan bir filmdir.
"kim deli, kim akıllı orasını allah bilir"
"ben bunlardan şikayetçiyim hakimciğim"
"kim deli, kim akıllı orasını allah bilir"
"ben bunlardan şikayetçiyim hakimciğim"
devamını gör...
6.
film o kadar anlamlıki ne desek az kalır. hak yemediği sürece ve yanlış olana yanlış diyebilme kapasitesine sahip olduğu sürece bir deli bile bir yeri yönetebilir, demiş yönetmen resmen. ben böyle anladım en azından. kendi anlamak istediğim gibi anlıyor olabilirim fakat ben olumlamaları severim olumlu düşün olumlu oldun gibi.
iki deli karla kaplı bir yere geldiklerinde onları yetkili sanar insanlar ve onlara çalışacakları yere götürürler. saklanmaya ihtiyacı olan ikili ise bunu fırsat bilir tabii. bulundukları yerin sorunlarına giriştiklerinde ise işlerin çok farklı işlediğini anladıklarında düzeltmek için ellerinden geleni yaparlar. burada söz sahibi olan insanları umursamayıp olması gerekeni yapmaya başlarlar ve işleri rayına sokarlar tabii bu bazı insanların hoşuna gitmez onlar karşı atağa geçeçekken cebaplarını öyle bir alılarki, bir daha adamlara bulaşamazlar. uykulu bir halde yazmak ne zormuş az daha başka bir filmi yazıyordum. filmin sonunda karlar erimeye başlarken ikilimiz oradan ayrılmak zorundadır. başından beri filmin içinde olan filmin kızı ise sonda kahramanımız ile gider.
bu tür filmler çok iyi fimlerdir ve bir şey diyemeyecek ladar iyiler. izlemeyen olmadığını düşünerek o filme girmek istiyorun.
iki deli karla kaplı bir yere geldiklerinde onları yetkili sanar insanlar ve onlara çalışacakları yere götürürler. saklanmaya ihtiyacı olan ikili ise bunu fırsat bilir tabii. bulundukları yerin sorunlarına giriştiklerinde ise işlerin çok farklı işlediğini anladıklarında düzeltmek için ellerinden geleni yaparlar. burada söz sahibi olan insanları umursamayıp olması gerekeni yapmaya başlarlar ve işleri rayına sokarlar tabii bu bazı insanların hoşuna gitmez onlar karşı atağa geçeçekken cebaplarını öyle bir alılarki, bir daha adamlara bulaşamazlar. uykulu bir halde yazmak ne zormuş az daha başka bir filmi yazıyordum. filmin sonunda karlar erimeye başlarken ikilimiz oradan ayrılmak zorundadır. başından beri filmin içinde olan filmin kızı ise sonda kahramanımız ile gider.
devamını gör...
7.
kemal sunal filmleri içinde en sevdiğim beş taneden biridir.
bir akıl hastanesinden kaçan iki delinin kar nedeniyle dış dünya ile bağlantısı kesilmiş bir ilçeye sığınmaları ve ilçe halkı tarafından kaymakam ve hakim sanılmalarının ardından ilçede yaşananları ele alan film ağır bir sistem eleştirisidir.
kaybedecek bir şeyi olmayanları korkutamazsınız. kaymakam ve hakimin kaybedecekleri bir şeyleri yoktur. ne ilçenin ileri gelenleri ne de eşkıyasından sakınacakları olmadığından halkın yararına her türlü hizmeti onlara rağmen halka sunarlar.
valiyi arayan iktidar partisinin ilçe başkanı, kaymakamın koynuna sokulmak istenen hafifmeşrep kadın, eşkıya yılanoğlu hiçbiri kaymakamı durduramaz.
kesilen eşekler, ekmekten çıkan iplik yumağı, akşama kadar kahvede boş oturan erkekler hepsi filmin içinde başka bir mesaj vermektedir.
kaymakam ve hakimi tek anlayan kişinin deli çavuş olması eğlenceli bir sahnedir.
yukarıda film tanıtılırken üç başrolden bahsediliyor ama filmin asıl başrolü olan yavuzer çetinkaya ismi es geçilmiş. yavuzer çetinkaya yani hakimcim bu filmin az konuşan ama inanılmaz bir deli hakim portresi çizen unutulmaz aktörüdür.
kemal sunal bu ve benzeri pek çok filminde (kibar feyzo, zübük, öğretmen, düttürü dünya vb) içinde yaşanılan günleri eleştiren roller oynamıştır. sürekli siyasi olmamakla eleştirilmesinin bu yüzden haksızlık olduğunu düşünüyorum. hayat pahalılılığı, kırsalda yaşanan sorunlar, başlık parası, kan davası gibi acıklı konular da kemal sunal filmlerinde komediyle soslanarak seyirciye sunulur.
bu filmden benim anladığım üstteki yazar arkadaştan biraz farklı, bence filmin ana fikri, kanunlar ve kurallar kişiye özel hâle getirilmezse insanlar adil yönetilirse mutlu olurlar. bu adaleti de ancak deli diye tabir edilen gözükara insanlar sağlar.
özetle, hiç izlemediyseniz mutlaka izleyin. benim puanım bu filme, 8.5'tan 9.
bir akıl hastanesinden kaçan iki delinin kar nedeniyle dış dünya ile bağlantısı kesilmiş bir ilçeye sığınmaları ve ilçe halkı tarafından kaymakam ve hakim sanılmalarının ardından ilçede yaşananları ele alan film ağır bir sistem eleştirisidir.
kaybedecek bir şeyi olmayanları korkutamazsınız. kaymakam ve hakimin kaybedecekleri bir şeyleri yoktur. ne ilçenin ileri gelenleri ne de eşkıyasından sakınacakları olmadığından halkın yararına her türlü hizmeti onlara rağmen halka sunarlar.
valiyi arayan iktidar partisinin ilçe başkanı, kaymakamın koynuna sokulmak istenen hafifmeşrep kadın, eşkıya yılanoğlu hiçbiri kaymakamı durduramaz.
kesilen eşekler, ekmekten çıkan iplik yumağı, akşama kadar kahvede boş oturan erkekler hepsi filmin içinde başka bir mesaj vermektedir.
kaymakam ve hakimi tek anlayan kişinin deli çavuş olması eğlenceli bir sahnedir.
yukarıda film tanıtılırken üç başrolden bahsediliyor ama filmin asıl başrolü olan yavuzer çetinkaya ismi es geçilmiş. yavuzer çetinkaya yani hakimcim bu filmin az konuşan ama inanılmaz bir deli hakim portresi çizen unutulmaz aktörüdür.
kemal sunal bu ve benzeri pek çok filminde (kibar feyzo, zübük, öğretmen, düttürü dünya vb) içinde yaşanılan günleri eleştiren roller oynamıştır. sürekli siyasi olmamakla eleştirilmesinin bu yüzden haksızlık olduğunu düşünüyorum. hayat pahalılılığı, kırsalda yaşanan sorunlar, başlık parası, kan davası gibi acıklı konular da kemal sunal filmlerinde komediyle soslanarak seyirciye sunulur.
bu filmden benim anladığım üstteki yazar arkadaştan biraz farklı, bence filmin ana fikri, kanunlar ve kurallar kişiye özel hâle getirilmezse insanlar adil yönetilirse mutlu olurlar. bu adaleti de ancak deli diye tabir edilen gözükara insanlar sağlar.
özetle, hiç izlemediyseniz mutlaka izleyin. benim puanım bu filme, 8.5'tan 9.
devamını gör...
8.
bir kartal tibet filmidir.

filmin senaryosunu osman f. seden yazmıştır. bu senaryo cevat fehmi başkut'un buzlar çözülmeden isimli oyunundan sinemaya uyarlanmıştır. filmin başrollerinde büyük oyuncu kemal sunal, yavuzer çetinkaya, melike zobu, ihsan yüce, reha yurdakul, uluer süer, yaman okay, aynur aydan, sırrı elitaş, renan fosforoğlu ve oktay güzeloğlu rol almıştır.
kemal sunal'ın oynadığı tüm filmler arasında en iyi beş filmden biridir. benim için türk sinemasında çekilmiş en iyi filmler arasına girer. bu film belki de en çok izlediğim kemal sunal filmlerinden biridir. çok severim. çok izlerim.
akıl hastanesinden kaçan iki hasta karlar arasından geçerek bir kasabaya gelir. bu adamlardan biri kendini hakim sanmaktadır. diğeri ise kriz geldikçe muzaffer bir komutan zanneder kendini.
geldikleri kasabada bu iki adamı kaymakam ve hakim zanneden insanlar mutlu olurlar. zira bir çete gibi işleyen birkaç zengin kaymakamın da olmamasından yararlanıp halkı ezmektedir. bir de eşkıya yılanoğlu vardır bunlara yarım eden.
kaymakam ve hakim deli çavuş'un da yardımıyla buzlar çözülmeden halkı rahata erdirmek için savaş verir.
müthiş bir filmdir.

filmin senaryosunu osman f. seden yazmıştır. bu senaryo cevat fehmi başkut'un buzlar çözülmeden isimli oyunundan sinemaya uyarlanmıştır. filmin başrollerinde büyük oyuncu kemal sunal, yavuzer çetinkaya, melike zobu, ihsan yüce, reha yurdakul, uluer süer, yaman okay, aynur aydan, sırrı elitaş, renan fosforoğlu ve oktay güzeloğlu rol almıştır.
kemal sunal'ın oynadığı tüm filmler arasında en iyi beş filmden biridir. benim için türk sinemasında çekilmiş en iyi filmler arasına girer. bu film belki de en çok izlediğim kemal sunal filmlerinden biridir. çok severim. çok izlerim.
akıl hastanesinden kaçan iki hasta karlar arasından geçerek bir kasabaya gelir. bu adamlardan biri kendini hakim sanmaktadır. diğeri ise kriz geldikçe muzaffer bir komutan zanneder kendini.
geldikleri kasabada bu iki adamı kaymakam ve hakim zanneden insanlar mutlu olurlar. zira bir çete gibi işleyen birkaç zengin kaymakamın da olmamasından yararlanıp halkı ezmektedir. bir de eşkıya yılanoğlu vardır bunlara yarım eden.
kaymakam ve hakim deli çavuş'un da yardımıyla buzlar çözülmeden halkı rahata erdirmek için savaş verir.
müthiş bir filmdir.
devamını gör...