ukrayna'nın en başarılı futbol kulüplerinden biri. bu sezon takımı mircea lucescu çalıştırmaktadır.
devamını gör...
1927 yılında kurulmuş mavi-beyaz renklere sahip ukrayna takımı.

sovyetler birliği döneminde, seksenli yıllarda teknik direktör lobanovski idaresinde oynadıkları toplu hücum/toplu savunmaya dayalı kombinasyon futboluyla isim yapmış olan dinamo kiev, 2 kez de avrupa kupa galipleri kupasını kazanmıştır.

dinamo kiev, eski gücünde olmamasına karşın yine de ismini uluslararası turnuvalarda sıkça duyurmaktadır.
devamını gör...
eski gücünde değil ama buna rağmen aşağı yukarı her sene şampiyonlar liginde oynuyorlar.
devamını gör...
hafızam beni yanıltmıyorsa nazilerin kafayı iyiden iyiye kırdığı yıllardı. barbarossa harekatı işlevsel hale gelmiş, hitlerin psikopatları ukrayna kapılarına dayanmıştı. ortalık kan revan. hal böyle olunca dinamo kiev'li futbolcuların büyük bir bölümü cephenin yolunu tuttu. kimi bu direniş esnasında öldü, kimi esir düştü, kimi de kefeni kıl payı yırtıp geri döndü. anlayacağınız sovyetler tarihinin en başarılı takımlarından birisi olan dinamo kiev yok oldu gitti. kulüp kapandı. benim anlatacağım olaylara tanıklık etmem ise tamamen tesadüfi. elbette bizde yeteneğimiz üst düzeyde olsun, kiev'de top koşturalım isterdik ama konu futbol olunca tanrı vergi affına gitmiş ve bizi yeteneksizlik abidesi olarak kiev meydanına dikmiş, elimize de fırın küreğini tutuşturmuş. yani o dönemler yetenek tanımım fırına ekmek sürmekle sınırlı. hatta bazen ekmekleri geri çıkarırken sıkıntı bile yaşıyorum ancak konu bu değil. neyse bir gün çok sıkıldım ve fırının kapısına çıkıp bir sigara yaktım. bizim fırının sahibi kordik ise sigara düşmanı bir adam, henüz ilk nefesi ciğerlerime çekmiştim ki tepemde bitiverdi. at şu lanet şeyi diye bağırmaya başladı. tam panikle sigarayı söndürüyordum ki, gülerek yanımıza yaklaşan boylu poslu bir adam kurtarıcım oldu. kordik bana olan ilgisini kaybetmişti. şen bir kahkaha patlatarak fırına gelen adama sarıldı. sonradan öğrendim ki, bu adam dinamo kiev takımının efsane kalecisi nikolai trusevich'miş ve benim tarihe tanıklığım kendisinin benimle aynı fırında çalışmaya başlaması sayesinde gerçekleşti.

kordik, nikolai ile her gün ateşli şekilde bir şeyler konuşuyor ve onu dinamo kiev'i yeniden kurması konusunda ikna etmeye çalışıyordu. ben ise hamur yoğuruyor, fırına ekmek atıyor, fırından ekmek çekiyor ve sonrasında, evet takımı yeniden kurmalısınız diyerek çaktırmadan sigara içmeye kaçıyordum. bir kaç gün böyle geçtikten sonra nikolai baskılara dayanamadı ve takımı yeniden kurma konusunda öncülük etme kararı aldı. ancak eski kiev oyuncularının hepsine ulaşabilmek mümkün değildi. yukarıda da yazmış olduğum üzere bazıları ölmüş bazıları ise esir kamplarında hayatta kalmaya çalışıyordu. uzun uğraşlar sonunda nikolai 8 kişi toplamıştı. arkadaşları ile fırına gelmiş ve eksik üç kişiyi nereden bulacaklarını tartışıyorlardı. tabi ben durur muyum atladım hemen mevzuya, ben oynarım dedim. hepsi garip garip yüzüme baktı. kordik fırın küreği ile ağzıma vurmak ister gibi hareketler yapıyordu. olayı hemen üzerimden atmalıydım. ''peki takımın adı ne olacak?'' diye sordum. afallama sırası şimdi onlardaydı. onlar kem küm ederken, bu almanlar size dinamo kievi tekrar kurma imkanını vermezler biliyorsunuz değil mi? diye ekledim. nikolai doğru diyerek başıyla onayladı. işte o anda, tarihi elimde fırıncı küreği ile yazmaya başlamıştım. sonrasında kiev'de fırıncılar lakabı ile anılacak olan fc start kulübü, gizli dinamo kiev olarak, çalıştığım fırıncıda kurulmuş oldu. eksik üçlüyü ise lokomotiv takımından tamamladılar. ben ise üzerime düşen her görevi yapmaya ant içmiştim. birinci yedek ve top toplayıcı olarak ekibe dahil oldum.

yerel lige çok hızlı girdik. geleni geçeni dümdüz ediyorduk. macar ve romen garnizon takımlarını falan ezdik geçtik. bu maçlarda inanılmaz şekilde top topladığım için ziyadesiyle takdir edildim. yıldızım parlamaya başlamıştı. naziler fırıncıların yükselişinden rahatsızdı. haddimizi bildirmek niyetiyle bize maç teklifinde bulundular. vali, general, üstün insan eberhardt bizim çocuklarla maç yaparsanız size idman yapmanız için stat ayarlarım diyerek, gönlümüzü çaldı. tabi biz bu esnada bir kaç toplama işgalci takımı yendiğimiz için kulağımızın çekilmek istendiğinin farkındaydık. sonuç olarak adamlar karşımıza hava kuvvetlerinin yenilmez armadası flakelf'i çıkardılar. üstün alman teknolojisi olan bu takımı evire çevire 5-1 yendik ve ben o gün hiç yoksa 20-25 tane top toplayarak yine maçın yıldızı olmuştum. almanlar çok sinirlenmişlerdi. maçın sonucunun duyulmaması için hepimizi kulaklarımızdan tuttukları gibi evlerimize götürdüler. üç gün sonra ise sanki ilk kez oynanıyormuş gibi rövanş maçının duyurusunu yaptılar.

9 ağustos 1942 günü sahaya çıktık. tribünler alman askerleri ile doluydu. o, bu, değil de en çok zoruma giden şey hakemin ss subayı olduğunu görmek oldu. ama daha da fenası varmış. hakem yanımıza geldi ve seremonide bizden nazi selamı vermemizi istedi. işte bu ahval ve şerait içerisinde sovyet spor selamı vererek ''yaşa spor'' diye bağırdık. ben taç çizgisinin oradaydım ama sesim çok gürdür. bütün stat duymuştur diye düşünüyorum. adamlar maça bizimkileri döverek başladı. hakem ss subayı olunca, o gün saha da bizi rahat rahat dövdüler. ama üçün birini de aldılar zira ilk yarı 3-1 bizim lehimize bitti. hakem efendi soyunma odasına gelerek yenilmemiz gerektiğiniz yenilmezsek sonumuzun çalışma kampları olacağını söyledi ve ekledi; ''çalışmak özgürleştirir!'' bu haleti ruhiye içerisinde ikinci yarıya çıktık ve 35-40 top topladığım ikinci yarıyı da 5-3 önde tamamladık. ama asıl mevzu bu değil. asıl mevzu klimenko'nun yaptığı şeydi. nazileri tespih tanesi gibi ipe dizdi, alman kaleciyi de geçip, kale çizgisinden topu gerisin geriye vurdu. işte o an almanlara karşı asıl zafer kazanılmıştı. almanlar sözlerini tuttular, bazı oyuncular idam edildi. bazı oyuncular toplama kamplarına gönderildi, bazıları ise işkencelerden geçti.

onlar adına yapılan anıt; ''kazandığınız zafer unutulmayacak korkusuz kahramanlar.''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

işte o muhteşem 11... ben de oradayım ama kendimi ifşa etmeyi düşünmüyorum. bulabiliyorsanız bulun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tabi bu muazzam hikaye beyaz perdeye de ilham kaynağı oldu. escape to victory (zafere kaçış) ve ket felidö a pokolban (cehennemde iki devre) bu olaydan esinlenerek çekilmiştir. tabi her iki filme verdiğimiz katkıda yadsınamaz lakin konumuz bu değil.

hülasa; bu direniş dinamo kiev tarihine altın harflerle kazınmıştır.

tanım: dinamo kiev tarihine altın harflerle kazınan direniş *
devamını gör...
literatüre kiev karambolü adıyla giren bir pozisyonun baş kahramanı olan takım. diğer takımı söylemeye gerek yok sanırım.



(bkz: 3 kasım 2011 beşiktaş dinamo kiev maçındaki karambol)
devamını gör...
fenerbahçe'ye zorluk çıkarma ihtimalini çok yüksek görüyorum. bu arada ülkelerinde maç yok diye düşünmeyin. her hafta hazırlık maçı yapıyor. fenerbahçe'den bile daha hazır durumdalar.
devamını gör...
bunlara savaş var diye tolerans gösterildi ama acımayacaksın işte.
devamını gör...
boruyu istanbulda bir dosedi ki evlere senlik, yok cehennemis bilmem ne, samiyen mi sandiniz lan papazin cayirini diyerek bugun kutur kutur yemistir fenerbahceyi, putin diye bagiranlari ayrica agir kanirtmislardir. el fenerine saglam futbol dersi veren, savasin ortasindaki ukrayna takimi milyonluk fenerin esseklerine hanimkoyde dansoz kiyafeti giydirmistir.
devamını gör...
ilk puanını gs’den alacak bence.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"dinamo kiev" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim