yazar: ayça güçlüten
yayım yılı: 2018
toplum tarafından ötekileştirilen ancak herkes gibi olmak isteyen bir kadının öyküsü aktarılmaktadır.
yayım yılı: 2018
toplum tarafından ötekileştirilen ancak herkes gibi olmak isteyen bir kadının öyküsü aktarılmaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "emine pir zola" tarafından 11.01.2024 15:03 tarihinde açılmıştır.
1.
ayça güçlüten'in romanı. 144 sayfa ve şu an ithaki yayınları tarafından basılıyor.
kadın olmanın ne kadar zor olduğunu bize çok güzel anlatan, bildiğimiz şeyleri tekrar okusak bile ilk seferki gibi canımızı acıtan gerçekleri yazmış ayça güçlüten. üzülmekten helak olunan bir kitap. bence daha çok okunmalı.
kadın olmanın ne kadar zor olduğunu bize çok güzel anlatan, bildiğimiz şeyleri tekrar okusak bile ilk seferki gibi canımızı acıtan gerçekleri yazmış ayça güçlüten. üzülmekten helak olunan bir kitap. bence daha çok okunmalı.
devamını gör...
2.
bir ayça güçlüten kitabıdır.
ayça güçlüten de bu sene tanıştığım, yayımlanmış beş kitabı olan ve oldukça başarılı bulduğum bir yazar oldu. kendisi ile hiç denk gelmemiştim. açıkçası kitabın ismi de beni çok cezbetmedi okumak konusunda. ama bir kitabı kapağına göre yargılamamam gerektiğini bir kez daha anlamış olduğum kitabı okuduktan sonra.
önce bir tiyatro metini yazılan kitap yazar tarafından daha sonra romana dönüştürülmüş. roman halini çok sevmiş olsam da bu metni bir tiyatro sahnesinde de izlemek isterdim açıkçası.
içinde yazmakta olduğumuz sözlüğün ismi bile bazen rahatsız edici oluyor. normal diye nitelenen kavramın bir baskı aracına dönüşmesine şahit oluyoruz hem dünyada hem de minyatür dünyalarda. normal diye nitelenen her şey çoğunluğa uyma ön koşulunu dayatıyor bize sanki.
kitabın kahramanı olan kadın, kadın olmanın zorluklarının yanı sıra normal olmamanın dertlerini de çekiyor. o her şeyle konuşabiliyor. insanlarla da nesnelerle de. ama nedense başına gelmeyen kalmıyor kitap boyunca.
okurken hem güldüm hem hüzünlendim. bence çok başarılı bir eserdi.
ayça güçlüten de bu sene tanıştığım, yayımlanmış beş kitabı olan ve oldukça başarılı bulduğum bir yazar oldu. kendisi ile hiç denk gelmemiştim. açıkçası kitabın ismi de beni çok cezbetmedi okumak konusunda. ama bir kitabı kapağına göre yargılamamam gerektiğini bir kez daha anlamış olduğum kitabı okuduktan sonra.
önce bir tiyatro metini yazılan kitap yazar tarafından daha sonra romana dönüştürülmüş. roman halini çok sevmiş olsam da bu metni bir tiyatro sahnesinde de izlemek isterdim açıkçası.
içinde yazmakta olduğumuz sözlüğün ismi bile bazen rahatsız edici oluyor. normal diye nitelenen kavramın bir baskı aracına dönüşmesine şahit oluyoruz hem dünyada hem de minyatür dünyalarda. normal diye nitelenen her şey çoğunluğa uyma ön koşulunu dayatıyor bize sanki.
kitabın kahramanı olan kadın, kadın olmanın zorluklarının yanı sıra normal olmamanın dertlerini de çekiyor. o her şeyle konuşabiliyor. insanlarla da nesnelerle de. ama nedense başına gelmeyen kalmıyor kitap boyunca.
okurken hem güldüm hem hüzünlendim. bence çok başarılı bir eserdi.
devamını gör...
