1.
hey there i am using whatsapp
son tanımları | başucu eserleri
2.
inanıyorsan da saygı duy
inanmıyorsan da saygı duy kalıbının inançlılar için geliştirilmiş versiyonu.
ramazan yaklaşıyor. aman ortalık yerde su içme, aman onun yanında yemek yeme. sanki bunların ağzına zorla yemek sokuyoruz. oruç tutmayı hobi olarak severim. (bu sene de tutmayı düşünüyorum, evet) çok zort şartlarda da tutmuşluğum vardır. tutmayan insanlara niye saygısızlık yapılıyor anlamıyorum. sanki squid game oynuyoruz ve bir takımız.
bunun ramazan hariç yapılanları da var. inançsız olana saygı duymayıp onu hemen en doğru yol için ikna etmeye çalışmak. güzel kardeşim, ben seni dinsiz olman için ikna etmeye çalışıyor muyum? çekil git.
ramazan yaklaşıyor. aman ortalık yerde su içme, aman onun yanında yemek yeme. sanki bunların ağzına zorla yemek sokuyoruz. oruç tutmayı hobi olarak severim. (bu sene de tutmayı düşünüyorum, evet) çok zort şartlarda da tutmuşluğum vardır. tutmayan insanlara niye saygısızlık yapılıyor anlamıyorum. sanki squid game oynuyoruz ve bir takımız.
bunun ramazan hariç yapılanları da var. inançsız olana saygı duymayıp onu hemen en doğru yol için ikna etmeye çalışmak. güzel kardeşim, ben seni dinsiz olman için ikna etmeye çalışıyor muyum? çekil git.
devamını gör...
4.
trt çocuk izleyen çocuk
sadece çocuk mu izliyor? ben de izliyorum onunla. tablet yasak, telefon zaten zinhaaar eline bile alamaz. çocuğun tek ekran bağlantısı o kaldı. bir de ben animasyon film açarsam onları izliyor.
en sevdiği çizgi film ibi.
benim favorim ise pırıl.
en sevdiği çizgi film ibi.
benim favorim ise pırıl.
devamını gör...
5.
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
(bkz: kar (kitap))
pambığım orhanımın kitabına başladım. çok mutluyum. hem kitabı bu soğuk günlerde okuduğum için hem de kars'a gittikten sonra okuyor olduğum için. kars'ı çok sevmiştim. * yaz mevsiminde gittim ama en sevdiğim mevsim kıştır ve şimdi ne kadar güzeldir. orhancığımı da çok severim. (bazı kitapları hariç)
tüm şubat'ı kendisiyle geçirmeyi planlıyorum.
pambığım orhanımın kitabına başladım. çok mutluyum. hem kitabı bu soğuk günlerde okuduğum için hem de kars'a gittikten sonra okuyor olduğum için. kars'ı çok sevmiştim. * yaz mevsiminde gittim ama en sevdiğim mevsim kıştır ve şimdi ne kadar güzeldir. orhancığımı da çok severim. (bazı kitapları hariç)
tüm şubat'ı kendisiyle geçirmeyi planlıyorum.
devamını gör...
6.
dünya lekesi
tam ortasındayken bir ömrün
bulaştı canıma dinmez bir masal
bir kalmak acısı
sonra sonra anladım
insan ancak güzel bir acıyla kalabilirmiş dünyada
bazen gidilirmiş
gitmekle ilgili şiirler okunurmuş ya da
uyudum uyandım uyudum uyandım
başkasının ayaklarıyla devam ettim dünyaya
devamını gör...
7.
canterbury hikayeleri
geoffrey chaucer tarafından yazılan 639 sayfalık başyapıt. bazı kitapları daha okumadan çok seversiniz. etkileneceğinizi bilirsiniz. bu kitabı zor zamanlar için saklıyorum.
içinde harika öyküler olduğunu ve kolay okunduğunu biliyorum. akıcı ve mizahi bir dili var. ayrıca kitaptan bir alıntıya denk gelip okumaya karar vermemi sağlayacak kadar beni etkileyen güzel çevirisi de nazmi ağıl'a aitmiş.
giriş kısmını aşağıya bırakalım.
içinde harika öyküler olduğunu ve kolay okunduğunu biliyorum. akıcı ve mizahi bir dili var. ayrıca kitaptan bir alıntıya denk gelip okumaya karar vermemi sağlayacak kadar beni etkileyen güzel çevirisi de nazmi ağıl'a aitmiş.
giriş kısmını aşağıya bırakalım.
devamını gör...
8.
yaşlandıkça hayat neden çabuk geçer
douwe draaisma tarafından yazılan metis yayınları'nın bastığı 312 sayfalık popüler bilim ve felsefe kitabı.
bu konular hakkında düşünmeyi çok severim. kitabın içeriğine bakınca ve ilk bölümün başlığını görünce sonsuz okuma listeme ekledim.
"bellek, canı nereye isterse oraya oturan bir köpek gibidir."
çocukluğumuz sanki tüm ömrümüzü kaplıyor gibiyken 20 ile 30 yaş arasında geçen o on yıl neden 10 gün gibi geliyor bize? zihminiz zamanı nasıl böyle değişik biçimlere sokuyor? üşenmediğim bir gün hepsini öğreneceğim.
bu konular hakkında düşünmeyi çok severim. kitabın içeriğine bakınca ve ilk bölümün başlığını görünce sonsuz okuma listeme ekledim.
"bellek, canı nereye isterse oraya oturan bir köpek gibidir."
çocukluğumuz sanki tüm ömrümüzü kaplıyor gibiyken 20 ile 30 yaş arasında geçen o on yıl neden 10 gün gibi geliyor bize? zihminiz zamanı nasıl böyle değişik biçimlere sokuyor? üşenmediğim bir gün hepsini öğreneceğim.
devamını gör...
9.
ağırbaşlı iki hanımefendi
jane bowles tarafından yazılmış önceden can yayınları'nın* bastığı şu an ise odipa yayınlarından çıkan 280 sayfalık roman.
neden önemli? yazıldığı tarihe göre kadın karakterlerin daha bağımsız, tekinsiz ve farklı olmaları. bayan goering ve bayan copperfield kitabın ismindeki gibi hiç de ağırbaşlı iki hanımefendi değiller.
kendisinden övgüyle bahsedildiği için dikkatimi çekti. bir süre sonra okuyacağım. *
neden önemli? yazıldığı tarihe göre kadın karakterlerin daha bağımsız, tekinsiz ve farklı olmaları. bayan goering ve bayan copperfield kitabın ismindeki gibi hiç de ağırbaşlı iki hanımefendi değiller.
kendisinden övgüyle bahsedildiği için dikkatimi çekti. bir süre sonra okuyacağım. *
devamını gör...
10.
beton ada
j.g. ballard tarafından yazılmış ilk olarak ayrıntı yayınları'nın bastığı sonra telifinin sel yayınları' nın almış olduğu ve şu an sel yayınları'nın bastığı 165 sayfalık roman.
zengin bir mimarın bir gün işe giderken yaptığı kaza ve otobanın kenarındaki bir araziye düşmesini anlatıyormuş. (okumadım daha)
adam orada kurtarılmayı veya fark edilmeyi beklerken bazı içsel hesaplaşmalar yaşıyor imiş.
bu kendi haline kalıp uzun uzun düşünme açısından hemen aklıma gemiden düşen adamı getirdi. okuyup bakacağız.
zengin bir mimarın bir gün işe giderken yaptığı kaza ve otobanın kenarındaki bir araziye düşmesini anlatıyormuş. (okumadım daha)
adam orada kurtarılmayı veya fark edilmeyi beklerken bazı içsel hesaplaşmalar yaşıyor imiş.
bu kendi haline kalıp uzun uzun düşünme açısından hemen aklıma gemiden düşen adamı getirdi. okuyup bakacağız.
devamını gör...
11.
demiseksüel
-ben demiseksüelim.
+sen de mi seksüelsin nerden bileyim kardeşim, bana niye soruyorsun?
-hayır öyle değil ya.
+sen de mi seksüelsin?
-evet, ben de aynı şeyi söyledim. ben demiseksüelim.
bu komik olmayan şakama bugün 10 dakika güldüm. böyle konuşanlar kim mi? emine ve pir. (zola dinleniyordu) teşekkürler.
+sen de mi seksüelsin nerden bileyim kardeşim, bana niye soruyorsun?
-hayır öyle değil ya.
+sen de mi seksüelsin?
-evet, ben de aynı şeyi söyledim. ben demiseksüelim.
bu komik olmayan şakama bugün 10 dakika güldüm. böyle konuşanlar kim mi? emine ve pir. (zola dinleniyordu) teşekkürler.
devamını gör...
12.
dünya lekesi
günde beş defa hiçbir şey yapmamaktansa
kalıp sana baktım
kalıp sana bakmak oldu dünya
elim ayağım
sen gittin yağmurun sürdü sonra
denediğim taş çarşıları oldu dünyanın
sabır bitkileri
kırk uykusunu uyuduğum doğu
kırk yolunu yürüdüğüm sokak
hayat hep tuhaf bir yapışkanlıkla kaldı boynumda
dedim kırk sesle yıkansam da gitmez kalbimden sesin
ben dik gölgem kambur
bu leke başka
diyebilirim ki her duası feciyle biten bir ibadetti yaşamak
devamını gör...
14.
bir insana hak ettiğinden fazla değer vermek
keşke elimden gelse. içimdeki en değerli şeyi verdiğimi bilmeme rağmen hak ettiğinin daha fazlası olduğunu düşünüyorum. peki ben bu değeri veremeyecek bir eksiklikte miyim? hayır, aksine çok tamamlanmış bir haldeyim. en yüksek değeri hak ediyor, yani beni. evet.
*
*
devamını gör...
15.
akıllı telefon
17.
sineklerin tanrısı (dizi)
meşhur sineklerin tanrısı kitabının zaten filmi varken bir de dizisini yapalım demişler. yapın bakalım.
marc munden yönetip senaryoyu da jack thorne hallediyormuş. beeen izlemem. sevenlerine hayırlı olsun. 8 şubat'ta geliyor.
marc munden yönetip senaryoyu da jack thorne hallediyormuş. beeen izlemem. sevenlerine hayırlı olsun. 8 şubat'ta geliyor.
devamını gör...
19.
odipa yayınları
henüz 4 tanecik kitapları bulunan yayınevi. seçimlerine bakılırsa uzun soluklu olacak gibiler.
şimdilik bastıkları 4 kitap şöyle:
gökyüzü düşerken
gençlik hazları
ağırbaşlı iki hanımefendi
bedenim ve ben

heyecanlandım.
şimdilik bastıkları 4 kitap şöyle:
gökyüzü düşerken
gençlik hazları
ağırbaşlı iki hanımefendi
bedenim ve ben

heyecanlandım.
devamını gör...
20.
disiplinli güzel günler
fleur jaeggy tarafından yazılan ülkemizde can yayınları'nın bastığı 96 sayfalık bir kitap. yazarın anlatımını beğendim. soğuk ve mesafeli bir anlatımda başarılı olmak zordur. bence yazar bu işi kotarmış gibi duruyor. çok acı verici bir durumu çok duygusuzca anlatmak ve okuru yine de etkilemek herkesin harcı değil. okur bu dandik yazar ne diyor diyerek kitabı bir kenara fırlatmamalı.
kitap avrupa'da savaş sonrası bir okulda yatılı eğitim gören öğrencileri anlatıyor. her yerde bir disiplin var. daha önce yatılı okulda kalmış olan ya da kısa süreli de olsa böyle bir katı disiplinin olduğu yerde bulunmak zorunda kalanlar kitaptaki olayların iç sıkıcılığını daha iyi hissedecektir. ama üzülmeyin, böyle bir deneyim yaşamadıysanız bile ruhunuz limon gibi sıkılacak.
çocukların ve ergenlerin büyüme süreçlerindeki o vahşi değişimleri, kızların ne kadar masum görünse de aslında korkunç oldukları, yatılı okullara ve böyle ortamlara has tüm o tespitler çok yerindeydi. bir kızın arkadaşına duyduğu aşk ve yıllar sonra bile bunun sürüyor olması, o acılar, o soğukluk ve ona rağmen yaşanan duygu yoğunlukları,... üstelik kitap bu kadar morg duygusuzluğu ile yazılmışken yine de insanı etkiliyor ve akıcı olmayı başarıyor.
yazarı okumaya devam edeceğim. bir de öykülerine bakalım.
ayrıca zengin ebeveynlerin çocukları başlarından savmaları ve en güzel yıllarını böyle okullarda geçirmelerine neden oldukları için hepsinin ******* ********. saygılar.
kitap avrupa'da savaş sonrası bir okulda yatılı eğitim gören öğrencileri anlatıyor. her yerde bir disiplin var. daha önce yatılı okulda kalmış olan ya da kısa süreli de olsa böyle bir katı disiplinin olduğu yerde bulunmak zorunda kalanlar kitaptaki olayların iç sıkıcılığını daha iyi hissedecektir. ama üzülmeyin, böyle bir deneyim yaşamadıysanız bile ruhunuz limon gibi sıkılacak.
çocukların ve ergenlerin büyüme süreçlerindeki o vahşi değişimleri, kızların ne kadar masum görünse de aslında korkunç oldukları, yatılı okullara ve böyle ortamlara has tüm o tespitler çok yerindeydi. bir kızın arkadaşına duyduğu aşk ve yıllar sonra bile bunun sürüyor olması, o acılar, o soğukluk ve ona rağmen yaşanan duygu yoğunlukları,... üstelik kitap bu kadar morg duygusuzluğu ile yazılmışken yine de insanı etkiliyor ve akıcı olmayı başarıyor.
yazarı okumaya devam edeceğim. bir de öykülerine bakalım.
ayrıca zengin ebeveynlerin çocukları başlarından savmaları ve en güzel yıllarını böyle okullarda geçirmelerine neden oldukları için hepsinin ******* ********. saygılar.
devamını gör...



