üfff. bana sinir basıyor. bir siz biliyorsunuz geçip geçmeyeceğini. biz malız ya? kardeşim çekil kenara. senden teselli isteyen mi oldu? yok. hadsiz insan sevmem. bunların bir diğer versiyonu da ağlarken ağlama diyenidir.
sonra aynaya bakıp dedim ki, emine sen salak mısın? şu güzelliğe, şu tatlılığa bak. bugün sakın ağlama dedim. emine de bana tamam dikkat edeceğim abla sakin ol dedi. yaa, öyle işte. kurabiye ister misin? ayrıca geçen gün bana dedi ki *******************. ben de tamam dedim. söyle bakalım şimdi kim haklı? kardeşim, haklının ne önemi var? sen de bir boktan anlamıyorsun? dur yav, nereye? konuşuyorduk şurada.
gel bizim eve götüreyim seni. akşama sofraya misafir ol. sevmez misin hiç pilavın üzerine uzanmayı falan? hı? kaçma.
senden nefret ediyorum. keşke kafamı çıkarıp bir sehpanın üzerine koyabilsem. geri takmaya da gerek yok. öyle kalsın. şöyle bir tedavi de iyi olabilir.
deveye sormuşlar boynun neden eğri diye. o da anlatmaya başlamış.
uzun zamandır çölde gezer dururdum ve çok açtım. bir gün bir dikenin tadına baktım. acı veriyordu ama yedikçe ağzımdan akan kanla daha lezzetli gelmeye başladı. bana zarar verse de yemeye devam ediyordum. hem çok mutluydum hem de sürekli kan kaybediyordum. böyle giderse ölme olasılığım yüksekti. ya mutlu bir şekilde ölecek ya da artık dikeni yemeyi bırakıp yoluma devam edip kan tadı olmadan yaşayacaktım. işte, kan tadı midemi bulandırmaya başladı ve hareseyi terk ettim. boynum da düzelecek zamanla.
deve şimdi bir gün elma, bir gün armut yiyecek, canı isterse ananas yer. canı isterse de açlık grevine girer. deve bu, ölecek değil ya!
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.