#netflix dizisi
tea lindeburg tarafından yaratılan ve 2020 yılında izleyici ile buluşan netflix dizisidir. konu, 1999 yılında bir sınıfın gizemli şekilde ortadan kaybolmasıyla başlamaktadır. içlerinde kız kardeşi de bulunan astrid, 21 yıl sonra kaybolanlardan biriyle iletişim kurmasının üzerine 1999'da gerçekleşen olayı araştırmaya karar verir ve olaylar böylelikle gelişir.
yaratıcı:
tea lindeburg
oyuncular:
danica curcic
lars brygmann
fanny bornedal
viola martinsen
august carter
tea lindeburg
oyuncular:
danica curcic
lars brygmann
fanny bornedal
viola martinsen
august carter
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "sojourant" tarafından 15.04.2022 21:40 tarihinde açılmıştır.
1.
2020'de çıkmış olan, henüz iptal edilip edilmediği bilinmeyen danimarka dizisi. şimdilik tek sezon ve 6 bölümden oluşuyor. eğer iptal edilirse bile sorun edilmez; tek sezonluk bir dizi olarak da gideri var. oldukça iyi... epey karanlık... oyunculuklar da gayet başarılı. pagan kültürü, modern yaşama iyi entegre edilmiş; "kel alaka" dedirtmiyor. fantezi elementleri de dozunda kullanılmış yapımda. tek günde, uzun bir film izliyor gibi seyredebilirsiniz. bence hiç sıkıcı değil. 7.5/10
şapşal şemselettin'in bile tahmin edebileceği gibi equinox, ingilizcede ekinoks demek. (bkz: ingilizce bilmeden de anlaşılabilecek ingilizce kelimeler)
bir de gördüğümden anladığım kadarıyla equinox kullanıcı ismini kullanan bir yazarımız var sitede; onun bıraktığı ukdeyi de doldurmuş oluyorum. kendisine selam ederim. (bkz: tanışmasak da ölümüne kankayız)
şapşal şemselettin'in bile tahmin edebileceği gibi equinox, ingilizcede ekinoks demek. (bkz: ingilizce bilmeden de anlaşılabilecek ingilizce kelimeler)
bir de gördüğümden anladığım kadarıyla equinox kullanıcı ismini kullanan bir yazarımız var sitede; onun bıraktığı ukdeyi de doldurmuş oluyorum. kendisine selam ederim. (bkz: tanışmasak da ölümüne kankayız)
devamını gör...
2.
bu diziyi anlatmadan önce siz değerli sözlük okuyucularına rapunzel masalını anlatmak isterim. olaylar şöyle gelişiyor:
mutlu bir çift evlerinde otururken hamile kadın karşı bahçedeki marullara göz dikiyor. ah marul vah marul. keşke olsa da yesem hatta yemezsem mümkün değil doğuramam diyor. kocası da diyor ki madem o kadar marul sevdalısısın , dur gideyim ben sana alayım şurdan, sen yeter ki doğur içinde tutma çocuğu.
marul almaya gidiyor ama meğer bu marulların sahibi bir cadıymış. adam marulu alıp karısına götürüyor. iki gün sonra yine aynı terane. adam tekrar marul almaya gidiyor ama bu sefer cadıya yakalanıyor. yaşananları anlatıyor cadıya. karım hamile, aşerdi diyor. cadı bir güzel azarlıyor bu adamı, tamam aşerdi de izin alamaz mıydın diyor.
neyse nihayet izin veriyor adamın marulları alıp karısına götürmesine ama bunun bir bedeli var. doğduğu gün çocuğunu alırım diyor cadı. adam da hiç itiraz etmiyor. çocuk doğduğu gün cadı geliyor çocuğu alıp kuleye kapatıyor.
masalımız burada dursun, gelelim dizideki rapunzelliğe.
meğer dizideki abla kardeş, ida ve astrid kardeş değilmiş. ikisi de evlatlıkmış. anneleri olacak kadının çocuğu olmuyormuş ama kocasıyla birlikte çocuk sahibi olmak istiyorlarmış. bu kadın da gitmiş şeytanla anlaşma yapmış. anlaşma gereği şeytan kadına bir çocuk verecek, karşılığında da 18 yaşına geldiği gün çocuğu ondan alacakmış.
annesi yıkılmış. sen demiş boşver benim çocuğumu alma. benim çocuğum 18 yaşına gelince ondan bi çocuk yap, yaptığın çocuğu al götür. bak bak anlaşmaya bak... anaya bak...
kız da çocuğunu gidip aldırınca şeytan kızmış. ikinci anlaşma iptal olduğu için ilkini gerçekleştirmiş. bak sen. bu bildiğin rapunzel'in +18 versiyonu?
şimdi de diziyle ilgili eleştiri yumağım:
bu çocuklar büyü kitabı bulduktan sonra hiç sorgulamıyorlar. tamam kitap buldunuz içinde büyü var da, ne büyüsü bilmiyorsunuz. ne işe yarar size zarar verir mi bilmiyorsunuz. neden hemen koşup büyü yapmaya kalktınız?
bu kız da evden çıkıp adaya gidiyor. annesi o kadar baskıcı, buna rağmen adada geçiriyor geceyi. neyse hadi adaya gitti, ayin yapan insanları görüp hoop aralarına katıldılar. hiç sorgulamıyorlar neden bu ayin, biz neden katıldık, neyin ayinini yapıyoruz demiyorlar.
az sonra bu kızı soyup bekletiyorlar. belli ki az sonra kızın başına bir şeyler gelecek, hem de iğrenç şeyler gelecek... hiçbiri tepki göstermiyor. hiçbirinde ses yok. kalk gidelim demiyorlar. engellemeye kalkmıyorlar. sadece gergin bakışlar atıyorlar birbirlerine.
bu olaydan sonra eve döndüler, okula başladılar. hepsi kıza surat asıyor. kimse bakmıyor yüzüne, konuşmuyor. neden? kız sizin yüzünüzden nelere maruz kaldı, ses etmediniz. şimdi neden küsen siz oldunuz?
mutlu bir çift evlerinde otururken hamile kadın karşı bahçedeki marullara göz dikiyor. ah marul vah marul. keşke olsa da yesem hatta yemezsem mümkün değil doğuramam diyor. kocası da diyor ki madem o kadar marul sevdalısısın , dur gideyim ben sana alayım şurdan, sen yeter ki doğur içinde tutma çocuğu.
marul almaya gidiyor ama meğer bu marulların sahibi bir cadıymış. adam marulu alıp karısına götürüyor. iki gün sonra yine aynı terane. adam tekrar marul almaya gidiyor ama bu sefer cadıya yakalanıyor. yaşananları anlatıyor cadıya. karım hamile, aşerdi diyor. cadı bir güzel azarlıyor bu adamı, tamam aşerdi de izin alamaz mıydın diyor.
neyse nihayet izin veriyor adamın marulları alıp karısına götürmesine ama bunun bir bedeli var. doğduğu gün çocuğunu alırım diyor cadı. adam da hiç itiraz etmiyor. çocuk doğduğu gün cadı geliyor çocuğu alıp kuleye kapatıyor.
masalımız burada dursun, gelelim dizideki rapunzelliğe.
meğer dizideki abla kardeş, ida ve astrid kardeş değilmiş. ikisi de evlatlıkmış. anneleri olacak kadının çocuğu olmuyormuş ama kocasıyla birlikte çocuk sahibi olmak istiyorlarmış. bu kadın da gitmiş şeytanla anlaşma yapmış. anlaşma gereği şeytan kadına bir çocuk verecek, karşılığında da 18 yaşına geldiği gün çocuğu ondan alacakmış.
annesi yıkılmış. sen demiş boşver benim çocuğumu alma. benim çocuğum 18 yaşına gelince ondan bi çocuk yap, yaptığın çocuğu al götür. bak bak anlaşmaya bak... anaya bak...
kız da çocuğunu gidip aldırınca şeytan kızmış. ikinci anlaşma iptal olduğu için ilkini gerçekleştirmiş. bak sen. bu bildiğin rapunzel'in +18 versiyonu?
şimdi de diziyle ilgili eleştiri yumağım:
bu çocuklar büyü kitabı bulduktan sonra hiç sorgulamıyorlar. tamam kitap buldunuz içinde büyü var da, ne büyüsü bilmiyorsunuz. ne işe yarar size zarar verir mi bilmiyorsunuz. neden hemen koşup büyü yapmaya kalktınız?
bu kız da evden çıkıp adaya gidiyor. annesi o kadar baskıcı, buna rağmen adada geçiriyor geceyi. neyse hadi adaya gitti, ayin yapan insanları görüp hoop aralarına katıldılar. hiç sorgulamıyorlar neden bu ayin, biz neden katıldık, neyin ayinini yapıyoruz demiyorlar.
az sonra bu kızı soyup bekletiyorlar. belli ki az sonra kızın başına bir şeyler gelecek, hem de iğrenç şeyler gelecek... hiçbiri tepki göstermiyor. hiçbirinde ses yok. kalk gidelim demiyorlar. engellemeye kalkmıyorlar. sadece gergin bakışlar atıyorlar birbirlerine.
bu olaydan sonra eve döndüler, okula başladılar. hepsi kıza surat asıyor. kimse bakmıyor yüzüne, konuşmuyor. neden? kız sizin yüzünüzden nelere maruz kaldı, ses etmediniz. şimdi neden küsen siz oldunuz?
devamını gör...
