sosyal medya mı yoksa asosyal medya mı bilinmez kız ve erkek tanıtı konuştu erkek kızı eve davet ettti.....

kapı açıldı.
erkek: gelsene bi kahve içelim.
kız: kahve mi? yoksa neoliberal kahve bahanesiyle patriyarkanın sıcak suyu mu?
o an apartmanın iç lambası titreşti. evren bile tedirgindi.

kız, ayakkabısını çıkarmadı. çünkü ayağındaki botlar ideolojik bir duruştu. rahat et diyen erkek, o cümleyi kurduğu anda aslında kendi rahatsızlığının temellerini atmıştı.


salonda ıkea sehpa, üzerinde nietzsche’nin böyle buyurdu zerdüşt kitabı ama ayraç hiç ilerlememiş. nihilist olduğunu gösterecek ya paşam.
erkek, kitapla poz vermiş bir figürandı sadece. kız bunu fark etti. çünkü sezgileri kadın düşmanlığına karşı altıncı his masterclass sertifikalıydı.

kahve cezvede fokurdu. erkek:

şekerli mi olsun, şekersiz mi?
kız:
ben hayatın kendisinden şekersiz bir kadınım.

işte o anda erkek, kapitalist erkekliğin klasik refleksiyle tatlı olmayı denedi. ama kelimeler kaza yaptı, dudaklarından cümle kırıntıları saçıldı:

yani şey... eee... istiyorsan film falan açarım.



kız, kahvesinden bir yudum aldı, sonra felsefi olarak geri püskürttü.

sen beni film açmak için mi çağırdın? yoksa kendi içindeki boşluğu doldurmak için mi?

erkek dondu.
o sırada duvardaki tablo soyut bir yüz erkeğe göz kırptı, kaç ulan kaç der gibi.
ama geç kalmıştı.
kız bir adım attı, sonra diğerini.
ve bam
kafa.
direkt alın hizasına, doğrudan patriyarkanın kafatasına giren bir başkaldırıydı bu.

kafa öyle güçlüydü ki apartman yöneticisi bile hissedip aidatı artırdı.


erkek yere düşerken televizyon kendi kendine açıldı. spiker, son dakika: kadın, erkek egemenliğine sert bir kafa attı, sistem sarsıldı diyordu.
alt yazı: kızın alnında lenin dövmesi belirdi.

kız, yere düşen kahve fincanını kaldırdı, bu kahve artık özgür dedi.
ardından ceketini düzeltti ve postmodern bir kahraman edasıyla kapıya yürüdü.
dönüp şöyle dedi:

bir kadını eve atamazsın, çünkü o zaten tarih boyunca hep evden atılmıştır.

kapıyı öyle bir çarptı ki, kapı kolu marksist bir sendika kurdu.


erkek, alnında buz torbasıyla düşünüyordu.

belki de... haklıydı?
ama sonra aklına tinder geldi.
ve insanlık yeniden sıfırdan başladı.


sokakta kız yürürken yanından geçen biri sordu:

ne oldu alnında parlıyor bi şey?
kız gülümsedi:
kafa attım, ama mesele sadece o değildi. bazen bir kadının alnı, bir sistemin duvarını yıkar.

gökyüzü alkışladı.
kediler feminist marşlar mırıldandı.
ve gece, kahve kokusuyla birlikte özgürleşti.
devamını gör...
wooow ! hardcore! en sevdiğim..
devamını gör...
abi güzel işler ama hikayelerindeki mantık hataları yüzünden ben okuyucun olamam ya.

erkek kızı eve davet ettti.....
kapı açıldı.
erkek: gelsene bi kahve içelim.

erkek eve davet ediyor, kapının önünde tanışmadılarsa zaten kadın otomatikmen teklifi kabul etmiş olup kapıya kadar da erkekle gelmiş oluyor.
kapı açılınca erkek niye "gelsene" diyor.


he bir de, erkek evi ayak kokusu sarmasın diye botlarını çıkartma rahat ol detayını sevdim.
böyle anlayışlı erkekler kaldı mı be?*
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"eve atılan kızın kızıp kafa atması" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim