gülün romantik bir çiçek olup devetabanının örselenmesi
başlık "kırk küp kırkının da kulpu kırık küp" tarafından 29.10.2025 21:38 tarihinde açılmıştır.
1.
birileri bir zamanlar çıkıp gül sevgi çiçeği dedi, biz de saf saf inandık. o gün bugündür gül, aşkın kırmızı ambalajlı versiyonu olarak elden ele geziyor. sevgiliye alınır, mezara konur, özür dilenirken verilir, hatta bazen sadece romantik görünmek için story'e konur. bir çiçek düşün ki; hem sevgiyi, hem ölümü, hem de yanlışlıkla annenin doğum gününde sevgiline aldığın buketi simgeleyebilsin. gül tam da bu ironinin doruk noktasıdır.
ama kimse sormuyor: devetabanı ne olacak?
o zavallı, büyük yapraklı, oksijen üretmekten ciğerleri yorulmuş bitki, evin köşesinde gölgede çürürken kimse ona aşkın sembolü demiyor. çünkü romantizm denince akla dikenli olan geliyor mantıken de doğru, aşk zaten dikenli, ama devetabanı da sessizliğin, sabrın, ve köklerinden gelen depresif bir dayanıklılığın sembolü. o, su verilmezse ölmez, ama kırılganlığını kimse görmez. bir bakıma hepimizin duygusal halidir: ayakta ama içten içe kurumuş.
bir gül seni seviyorum der, devetabanı ise ben bu ilişkide dekorum der.
bir gül fotoğraflanır, devetabanı perde arkasında oksijen sağlar.
bir gül solunca şiir olur, devetabanı solunca çöpe gider.
ve biz hala gülün romantikliğine methiyeler düzüyoruz; halbuki devetabanı, ilişkilerin gerçek halini temsil ediyor: fazla bakım isterse bozulur, az bakımda yaşar ama bir daha eski rengini bulamaz.
belki de modern aşkın simgesi artık gül değil, devetabanı olmalı. çünkü gül gibi kısa ömürlü tutkuların devri geçti;
şimdi insanlar uzun süreli, suskun, ama sosyal medya estetiğine uygun yapraklar arıyor.
sonuç:
gül alkış alırken devetabanı psikolojik destek arıyor.
romantizm adaletsiz bir sistemdir;
dikenli olan övülür, yeşil kalan unutulur.
ama merak etmeyin… bir gün gül solar, devetabanı hala köşede nefes alır.
sessizce, depresifçe, ama inadına canlı.
ama kimse sormuyor: devetabanı ne olacak?
o zavallı, büyük yapraklı, oksijen üretmekten ciğerleri yorulmuş bitki, evin köşesinde gölgede çürürken kimse ona aşkın sembolü demiyor. çünkü romantizm denince akla dikenli olan geliyor mantıken de doğru, aşk zaten dikenli, ama devetabanı da sessizliğin, sabrın, ve köklerinden gelen depresif bir dayanıklılığın sembolü. o, su verilmezse ölmez, ama kırılganlığını kimse görmez. bir bakıma hepimizin duygusal halidir: ayakta ama içten içe kurumuş.
bir gül seni seviyorum der, devetabanı ise ben bu ilişkide dekorum der.
bir gül fotoğraflanır, devetabanı perde arkasında oksijen sağlar.
bir gül solunca şiir olur, devetabanı solunca çöpe gider.
ve biz hala gülün romantikliğine methiyeler düzüyoruz; halbuki devetabanı, ilişkilerin gerçek halini temsil ediyor: fazla bakım isterse bozulur, az bakımda yaşar ama bir daha eski rengini bulamaz.
belki de modern aşkın simgesi artık gül değil, devetabanı olmalı. çünkü gül gibi kısa ömürlü tutkuların devri geçti;
şimdi insanlar uzun süreli, suskun, ama sosyal medya estetiğine uygun yapraklar arıyor.
sonuç:
gül alkış alırken devetabanı psikolojik destek arıyor.
romantizm adaletsiz bir sistemdir;
dikenli olan övülür, yeşil kalan unutulur.
ama merak etmeyin… bir gün gül solar, devetabanı hala köşede nefes alır.
sessizce, depresifçe, ama inadına canlı.
devamını gör...
2.
devamını gör...
3.
deve tabanının fiyatını duyunca şok olacak kişidir.
www.fidanburada.com/deve-ta...
www.fidanburada.com/deve-ta...
devamını gör...
4.
devamını gör...
"gülün romantik bir çiçek olup devetabanının örselenmesi" ile benzer başlıklar
gülün adı
25