iltifat etmeyi beceremeyen erkek
başlık "gulmekicinyaratilmis" tarafından 08.03.2026 00:30 tarihinde açılmıştır.
1.
yoktur.
boyle bir erkek olduguna inanmadıgım.
zaten duygular varsa o iltifatlar siz farkında olmadan cıkıyor agzınızdan beyler.
boyle bir erkek olduguna inanmadıgım.
zaten duygular varsa o iltifatlar siz farkında olmadan cıkıyor agzınızdan beyler.
devamını gör...
2.
3.
kapatılsın.
devamını gör...
4.
ben iltifat edemeyen bir adamım. yani edememekten kastım, fiziksel olarak ağzımdan çıkmıyor değil… çıkıyor da, çıktığı anda ortama hafif bir karabasan yayılıyor. sanki biri romantizmin fişini çekmiş gibi.
mesela bir gün bir kadınla buluştum. gayet güzel hazırlanmış gelmiş. saçı yapılmış, makyaj var, elbise falan… belli ki bir iltifat bekleniyor. ben de düşündüm:
sedat , bu sefer başaracaksın. insan gibi konuşacaksın.
kadın sordu:
nasıl olmuşum?
normal bir erkek ne der?
harika görünüyorsun.
çok güzelsin.
büyüleyicisin.
ben ne dedim peki ?
yani… yüzün simetrik duruyor.
kadın bana öyle bir baktı ki sanki bir estetik cerrahla ilk randevuya çıkmış.
bir başka buluşmada daha da iyisini yaptım. kadın saçını kestirmiş. insanlar genelde çok yakışmış falan der. ben uzun uzun baktım ve dedim ki:
başının aerodinamik yapısı ortaya çıkmış.
kadın çatalı bıraktı. ben de o an fark ettim ki romantizmle havacılık mühendisliği gibi bir şey değilmiş.
ama benim anlamadığım şu: kadınlar neden iltifata bu kadar takılıyor? yani sonuçta gerçekler var. ben dürüst bir adamım. gözlerin yıldız gibi diyemem mesela. çünkü yıldızlar aslında devasa gaz kütleleri ve milyonlarca kilometre uzakta yanıyor. bu bilimsel olarak çok karmaşık bir metafor.
bir keresinde denedim yine de.
gözlerin yıldız gibi dedim.
kadın sevindi.
devamını getirdim:
tabii bazı yıldızlar ölmek üzere olur ya… kızıl dev falan…
o buluşma da burada sona erdi.
bir seferinde işi garantiye almak için internetten romantik iltifatlar diye baktım. yazıyor:
kadına kendini özel hissettir.
ama nasıl? kadın zaten özel. her insan biyolojik olarak benzersiz. dna kombinasyonu falan… bunu anlattım bir buluşmada.
biliyor musun, dedim, senin genetik dizilimin istatistiksel olarak çok düşük bir olasılıkla oluşmuş.
kadın bana baktı ve şöyle dedi:
sen bana güzel olduğumu söyleyemiyor musun yani?
düşündüm.
gerçekten söyleyemiyorum.
çünkü ben iltifat etmeye kalkınca romantik cümle çıkmıyor ağzımdan; sanki belgesel anlatıcısı konuşuyor.
mesela bir keresinde kadına uzun uzun baktım. içimden çok güzelsin demek geçiyor. ama ağızdan çıkan şu oldu:
yüz kemiklerin sağlam bir yapı sergiliyor.
kadın o an çantasını aldı.
garson bana acıyarak baktı.
ben de çayıma bakıp düşündüm:
belki de kadınlar iltifat sevmiyor değildir.
belki de ben iltifat etmiyorumdur.
ben… kadına arkeolojik eser inceler gibi yorum yapıyorumdur.
mesela bir gün bir kadınla buluştum. gayet güzel hazırlanmış gelmiş. saçı yapılmış, makyaj var, elbise falan… belli ki bir iltifat bekleniyor. ben de düşündüm:
sedat , bu sefer başaracaksın. insan gibi konuşacaksın.
kadın sordu:
nasıl olmuşum?
normal bir erkek ne der?
harika görünüyorsun.
çok güzelsin.
büyüleyicisin.
ben ne dedim peki ?
yani… yüzün simetrik duruyor.
kadın bana öyle bir baktı ki sanki bir estetik cerrahla ilk randevuya çıkmış.
bir başka buluşmada daha da iyisini yaptım. kadın saçını kestirmiş. insanlar genelde çok yakışmış falan der. ben uzun uzun baktım ve dedim ki:
başının aerodinamik yapısı ortaya çıkmış.
kadın çatalı bıraktı. ben de o an fark ettim ki romantizmle havacılık mühendisliği gibi bir şey değilmiş.
ama benim anlamadığım şu: kadınlar neden iltifata bu kadar takılıyor? yani sonuçta gerçekler var. ben dürüst bir adamım. gözlerin yıldız gibi diyemem mesela. çünkü yıldızlar aslında devasa gaz kütleleri ve milyonlarca kilometre uzakta yanıyor. bu bilimsel olarak çok karmaşık bir metafor.
bir keresinde denedim yine de.
gözlerin yıldız gibi dedim.
kadın sevindi.
devamını getirdim:
tabii bazı yıldızlar ölmek üzere olur ya… kızıl dev falan…
o buluşma da burada sona erdi.
bir seferinde işi garantiye almak için internetten romantik iltifatlar diye baktım. yazıyor:
kadına kendini özel hissettir.
ama nasıl? kadın zaten özel. her insan biyolojik olarak benzersiz. dna kombinasyonu falan… bunu anlattım bir buluşmada.
biliyor musun, dedim, senin genetik dizilimin istatistiksel olarak çok düşük bir olasılıkla oluşmuş.
kadın bana baktı ve şöyle dedi:
sen bana güzel olduğumu söyleyemiyor musun yani?
düşündüm.
gerçekten söyleyemiyorum.
çünkü ben iltifat etmeye kalkınca romantik cümle çıkmıyor ağzımdan; sanki belgesel anlatıcısı konuşuyor.
mesela bir keresinde kadına uzun uzun baktım. içimden çok güzelsin demek geçiyor. ama ağızdan çıkan şu oldu:
yüz kemiklerin sağlam bir yapı sergiliyor.
kadın o an çantasını aldı.
garson bana acıyarak baktı.
ben de çayıma bakıp düşündüm:
belki de kadınlar iltifat sevmiyor değildir.
belki de ben iltifat etmiyorumdur.
ben… kadına arkeolojik eser inceler gibi yorum yapıyorumdur.
devamını gör...
5.
işlerine gelmiyor
devamını gör...
6.
bunun üstüne tanımam:
devamını gör...
7.
tatlıs:)
ama cok guzel bakıyor. ben anlıyorum.
ama cok guzel bakıyor. ben anlıyorum.
devamını gör...
8.
''muhteşem sevimsiz'' diyorum..
hatta bazen çıtayı çok yükseltip,
''hayatımda gördüğüm en muhteşem çirkinsin'' diyorum.
hatta bazen çıtayı çok yükseltip,
''hayatımda gördüğüm en muhteşem çirkinsin'' diyorum.
devamını gör...
9.
ilişki başlarında benim de dahil olduğum erkektir. zamanla açılıyoruz efendim. bu zaman biraz uzun sürüyor ama.
devamını gör...
10.
"götün tam ısırmalık" dedim diye mi kızdınız?
devamını gör...
11.
iltifat edeyim derken ayağı takılır yere düşer ve sümük gibi yapışır ıyy
devamını gör...
